Son Dakika
|
Sultangazi’de kuyumcu soygunu girişimi kamerada
Ümraniye’de araca çarpan beton mikseri devrildi: 1 yaralı
İran, İsrail'in merkezini balistik füze ile vurdu
Usta sanatçı Orhan Gencebay, hastaneye kaldırıldı
Antalya Kepez Kaymakamlığında silah sesleri duyuldu
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten İsrail'e Mescid-i Aksa tepkisi!
Liverpool - Galatasaray maçını Szymon Marciniak yönetecek
İsrail’den Lübnan’a "hedefli kara operasyonu"
İsrail ordusu: "Son 24 saatte İran’daki 200’ü aşkın hedef vuruldu"
Son sözü Arda Güler söyledi, Real Madrid farklı kazandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "(İran savaşı) Kimse bu savaşa aktif olarak dahil olmak istemiyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kadir Gecesi mesajı
İstanbul’da vatandaşlar Kadir Gecesi’nde Eyüpsultan Camii’ne akın etti
İstanbul Okmeydanı Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nde yangın paniği
Hizbullah’tan İsrail’e roket saldırısı: 3 yaralı
İstanbul’da oynanacak UEFA Avrupa Ligi final maçı bilet satışı başladı
Starmer: "Piyasada istikrarı sağlamak için Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmamız gerekiyor"
EKONOMİ
Ramazan’ın son günlerinde balığa ilgi azaldı, fiyatlar düştü
16 Mart 2026 Pazartesi - 18:03:03
Bolu’da Ramazan ayının son günlerinde balık tezgahlarına ilgi azalırken, fiyatlarda da düşüş yaşandı. Bolu’nun İhsaniye Mahallesi’nde kurulan balık tezgahlarında Ramazan ayının son günlerinde hareketlilik azaldı. Vatandaşların balığa olan ilgisinin azalması fiyatlara da yansıdı. Özellikle Ramazan’ın son günlerinde hamside bolluk yaşanırken, talebin azalması nedeniyle hamsinin kilo fiyatı 150 liraya geriledi. Uzun yıllardır pazarda balıkçılık yapan İlhan Başaran, Ramazan ayında balığın pek tercih edilmediğini, bu nedenle fiyatların düştüğünü ifade etti. "Balık çok az satılıyor" Ramazan ayının başlamasıyla balığın çok az satıldığını belirten Başaran, "İşlerimiz kandil dolayısıyla bugün zayıf olur. Artık bayram da geliyor. İnsanlar evde bayram temizliği yapıyor. Ramazan dolayısıyla balığın susattığını söylüyorlar. Balık çok az satılıyor. Zaten mevsimin de sonuna geliyoruz. Ramazan dolayısıyla herkes tüketmediği için balığın fiyatı düştü. Normalde nisan ayının birinci günü yasağa giriyoruz. Ama bazen havalar soğuk olunca nisan ayının 15. gününe kadar uzatabiliyorlar" dedi. Pazar tezgahlarında kilogram başına hamsi 150 lira, istavrit 200 lira, Karadeniz somon 450 lira, çupra 500 lira ve levrek 600 liradan satışa sunuluyor.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:33
BAKA, Batı Akdeniz Kırsal Turizmini Küresel Pazara Taşıyor: 2.5 Milyon Euro’luk "CReSInMed" projesi başlıyor
Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA), Antalya, Burdur ve Isparta’daki kırsal turizm potansiyelinin uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmak ve yerel işletmelerin rekabet gücünü güçlendirmek amacıyla CReSInMed Avrupa Birliği projesinde ülkemizi temsil ediyor. Avrupa Birliği’nin Interreg NEXT MED Programı kapsamında finanse edilen "CReSInMed – Akdeniz’de Kırsal Turizm KOBİ’lerinin Rekabet Gücü ve Uluslararasılaşması" projesi, BAKA’nın öncülüğünde Batı Akdeniz Bölgesi için sürdürülebilir kırsal kalkınmada yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Akdeniz Havzası’nda sınır ötesi iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan CReSInMed projesi, farklı ülkelerden kurumları ortak bir çalışma platformunda buluşturuyor. Proje kapsamında yürütülecek ortak çalışmalar ve bilgi paylaşımı sayesinde Batı Akdeniz’de faaliyet gösteren kırsal turizm işletmelerinin uluslararası deneyimlerden faydalanması ve yeni iş birlikleri geliştirmesi hedefleniyor. Hedefimiz turizmi 12 aya yaymak CReSInMed projesinin Batı Akdeniz Bölgesi’nde sürdürülebilir kırsal kalkınma için önemli bir fırsat sunduğunu vurgulayan BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı olarak önceliklerimiz; turizmi yılın 12 ayına yaymak, kırsal alanlardaki turizm faaliyetlerini çeşitlendirmek ve yerel KOBİ’lerin uluslararası pazarlara erişimini güçlendirmektir. Bu proje ile turizm faaliyetlerinde sunulan çeşitliliğin artırılmasının yanı sıra turizm gelirlerinin bölge geneline daha dengeli bir şekilde yayılması hedeflenmektedir. Aynı zamanda kırsal yerleşimlerde yaşayan vatandaşlarımızın turizme yönelik ekonomik faaliyetlere katılımının artırılması ve turizm gelirlerinden aldıkları payın yükseltilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirilecektir." Güler ayrıca, proje kapsamında turizm alanında faaliyet gösteren paydaşlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine de önem verdiklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Bölgemizde turizme yönelik faaliyetlerde paydaşlar arası koordinasyon ve entegrasyonun güçlendirilmesiyle somut sonuçlar elde edileceğine inanıyoruz. Projedeki uluslararası ortaklarımızla eşgüdüm içerisinde çalışarak karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımı gerçekleştireceğiz. Bizdeki uygulamalarla diğer ülkelerdeki uygulamalar arasındaki farkları değerlendirme imkânı bulacağız. Özellikle yöresel ürünlerin kırsal turizm anlamında markalaştırılması ve pazarlanması konusunda farklı ülkelerin deneyimlerini inceleyerek bölgemiz için yeni fırsatlar ortaya çıkarmayı hedefliyoruz." Filistin dahil yedi ülkeden yerel KOBİ’ler projede yer alacak Yerel işletmelere ve topluluklara somut faydalar sağlaması hedeflenen proje; İtalya, Yunanistan, Türkiye, Ürdün, Tunus, İspanya ve Filistin’den kuruluşları bir araya getiren geniş bir Akdeniz iş birliği ağı oluşturuyor. Proje kapsamında kırsal alanlarda faaliyet gösteren 50 KOBİ merkeze alınacak. Bu işletmelere yönelik olarak özel eğitim programları, kişiselleştirilmiş uluslararasılaşma planları, ağ oluşturma faaliyetleri, turizm kümelenmesi çalışmaları ve yenilikçi dijital araçlar sunulacak. Böylece kırsal turizm işletmelerinin yönetim, pazarlama ve uluslararası iş birlikleri konularında kapasitelerinin artırılması hedefleniyor. Projenin açılış toplantısı İtalya’da yapılacak 2026 yılının Ocak ayında başlayan proje 36 ay boyunca devam edecek ve 2029 yılının Ocak ayında tamamlanacak. Toplam bütçesi 2milyon 561 bin 648,80 Euro olan projenin 2 milyon 279 bin 867,43 Euro’luk kısmı, yani yaklaşık yüzde 89’u, Avrupa Birliği tarafından finanse ediliyor. CReSInMed projesinin resmi başlangıç toplantısı 23–25 Mart 2026 tarihleri arasında İtalya’nın Sardinya adasındaki Cagliari şehrinde gerçekleştirilecek. Program kapsamında proje faaliyetlerine yönelik operasyonel, teknik ve finansal planlamaların yapılacağı Yönlendirme Komitesi toplantıları düzenlenecek. Bunun yanı sıra halka açık bir proje tanıtım etkinliği gerçekleştirilecek ve İtalya’daki kırsal turizm alanında faaliyet gösteren kurumlara saha ziyaretleri yapılacak.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:25
Sinop’ta trafiğe kayıtlı araç sayısı 85 bin 410’a ulaştı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Motorlu Kara Taşıtları Şubat 2026 verilerine göre, Sinop’ta trafiğe kayıtlı araç sayısı Şubat ayı sonu itibarıyla 85 bin 410 oldu. Kentte en büyük payı otomobiller oluştururken, Şubat ayında 288 yeni taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. TÜİK verilerine göre Sinop’ta trafiğe kayıtlı 85 bin 410 taşıtın yüzde 46,5’ini (39 bin 734) otomobil, yüzde 22,6’sını motosiklet, yüzde 12,6’sını traktör, yüzde 12,6’sını kamyonet oluşturdu. Araçların yüzde 2,8’i kamyon, yüzde 2,1’i minibüs, yüzde 0,4’ü otobüs ve yüzde 0,4’ü özel amaçlı taşıtlardan oluştu. Şubat ayında kentte 288 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Bu taşıtların yüzde 50’sini motosikletler oluştururken, yüzde 36,8’i otomobil, yüzde 5,9’u kamyonet ve yüzde 4,5’i traktör olarak kayıtlara geçti. Trafiğe yeni kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre artış gösterdi. Sinop’ta Şubat ayında trafiğe kaydı yapılan toplam taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre 27 adet arttı. Şubat ayında kentte 24 farklı markadan toplam 106 otomobil trafiğe kaydedildi. Öte yandan Şubat ayında Sinop’ta toplam 1 bin 768 taşıtın devri gerçekleştirildi. Devri yapılan taşıtların 1 bin 160’ını otomobil oluştururken, 229’unu kamyonet, 202’sini motosiklet ve 105’ini traktör oluşturdu. Kalan 72 taşıt ise minibüs, otobüs, kamyon ve özel amaçlı araçlardan oluştu.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:21
Yatırımcılar dikkat: Altındaki düşüş büyük yükselişin habercisi olabilir
Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimler ve enerji piyasalarındaki riskler küresel finans piyasalarında dikkat çekici hareketlere yol açıyor. Petrol fiyatları hızla yükselirken, altın ve gümüşte kısa vadeli geri çekilme yaşanması yatırımcıların odağını değerli metallere çevirdi. Orta Doğu’da giderek genişleyen İsrail-ABD-İran gerilimi küresel piyasalarda belirsizliği artırırken, enerji arzına yönelik riskler de büyüyor. Petrol fiyatlarının hızla yükselmesine rağmen altın ve gümüşte kısa vadeli geri çekilme yaşanması piyasalarda dikkat çekici bir tablo oluşturdu. Savaşın ilk günlerinde ons altın yaklaşık 5 bin 200 dolar seviyelerinde işlem görürken, son günlerde 5 bin doların altına geriledi. Gümüş fiyatı ise savaşın başındaki yükselişin ardından geri çekilerek 26,79 dolar seviyelerine kadar indi. Petrol fiyatlarının hızla yükselmesine ve enerji arzı risklerinin artmasına rağmen değerli metallerde görülen bu kısa vadeli geri çekilme yatırımcılar açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. "Kısa süreli çekilmeler, yeniden fiyatlanma süreci olarak değerlendirilir" Uzmanlara göre değerli metallerde görülen bu hareketler kısa vadeli dalgalanma niteliği taşıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde benzer fiyat hareketlerinin görülebileceğine dikkat çekti. Kitiş, "Jeopolitik risklerin yükseldiği dönemlerde değerli metallerde görülen kısa süreli geri çekilmeler çoğu zaman daha büyük bir yükselişin öncesindeki yeniden fiyatlama süreci olarak değerlendirilir" dedi. Enerji piyasalarında risk büyüyor Enerji piyasalarında ise daha ciddi bir risk tablosunun oluştuğuna dikkat çekiliyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanma ihtimali ve Körfez bölgesindeki güvenlik risklerinin artması, enerji arzını tehdit eden gelişmeler arasında gösteriliyor. Uluslararası ekonomi çevrelerinde yapılan değerlendirmelerde, muhtemel bir enerji krizinin küresel ekonomiyi yeni bir resesyon riskine sürükleyebileceği ifade ediliyor. Kitiş, enerji fiyatlarındaki artışın küresel ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Enerji fiyatlarının hızla yükseldiği bir dönemde dünya ekonomisi kırılgan bir zeminde ilerliyor. Enerji krizi yalnızca fiyat artışı anlamına gelmez; aynı zamanda küresel büyümenin yavaşlaması ve yeni bir ekonomik daralma riskini de beraberinde getirir" diye konuştu. Petrodolar sistemi yeniden tartışılıyor 1970’li yıllarda altın standardından petrodolar sistemine geçilmesiyle küresel finans sisteminin temelinin atıldığını hatırlatan uzmanlar, son dönemde enerji ticaretinde alternatif ödeme yöntemlerinin gündeme gelmesinin yeni kırılmaların habercisi olabileceğini değerlendiriyor. İran’ın enerji taşımacılığında yuan ile ödeme yapan gemilere geçiş kolaylığı sağlaması, enerji ticaretinde dolar dışındaki alternatiflerin güçlenebileceğine işaret ediyor. Uluslararası siyasette yaşanan gelişmeler de küresel finans sistemini etkileyen önemli faktörler arasında yer alıyor. ABD’de siyasi dengelerin değişmesi ve uluslararası kurumların etkisinin zayıflaması, mevcut ekonomik düzenin sorgulanmasına yol açıyor. Kitiş, bu sürece ilişkin değerlendirmesinde, "Uluslararası kurumların etkisinin zayıfladığı bir dönemde ekonomik sistemler de belirsizlikle karşı karşıya kalıyor. Kurallara dayalı düzenin aşınması, yatırımcıların güvenli liman arayışını hızlandırıyor ve bu noktada altın yeniden sistemin merkezine yaklaşıyor" şeklinde konuştu. Altın için 10 bin dolar senaryosu Küresel borçluluk seviyelerinin artması, merkez bankalarının para politikaları ve jeopolitik riskler altının uluslararası finans sistemindeki rolünü yeniden güçlendiriyor. Birçok ülkenin rezervlerinde altının payını artırması da bu eğilimi destekleyen gelişmeler arasında gösteriliyor. Altın fiyatlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Kitiş, yıl sonuna yönelik dikkat çeken bir öngörüde bulunarak, "Küresel para sisteminde yaşanan dönüşüm ve jeopolitik risklerin artması dikkate alındığında altının ons fiyatında çok daha yüksek seviyelerin konuşulması sürpriz olmayacaktır. Piyasalarda yıl sonuna doğru 10 bin dolar seviyesinin konuşulması artık uç bir senaryo olarak görülmemeli" dedi. Uzmanlar, enerji krizi, jeopolitik rekabet ve küresel para sistemindeki dönüşümün bir araya gelmesiyle altının yalnızca bir yatırım aracı değil, aynı zamanda uluslararası finans sisteminde güvenli bir referans varlık olarak yeniden öne çıkabileceğini belirtiyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
16 Mart 2026 Pazartesi- 13:49
Bayramın popüler ikramlığı ‘şeker’
2
15 Mart 2026 Pazar- 23:12
İkinci el oto pazarında buruk bayram
3
16 Mart 2026 Pazartesi- 10:41
Ev kiraları şehirden kaçırdı, köyde "gezen tavuk" çiftliği kurdu
4
16 Mart 2026 Pazartesi- 12:05
Samsun’da 200 bin ürün denetlendi, 420 ürüne işlem yapıldı
5
16 Mart 2026 Pazartesi- 11:01
ETİ’de yeni dönem
21 Ocak 2026 Çarşamba - 11:06
Türk Telekom mobil sektörde sıralamayı değiştirdi
Türk Telekom, fiber altyapısını 5G çağında avantaja dönüştürerek; devam eden stratejik yatırımları ve dijital çözümleriyle mobil pazardaki istikrarlı büyümesini tescilledi. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) yayımladığı Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü Üç Aylık Pazar Verileri Raporu’na göre, 2025 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla müşteri sayısına göre mobil pazarda ikinciliği elde eden Türk Telekom, mobil sektörde oyun kurucu rolünü sağlamlaştırdığını duyururken, Mobil Numara Taşıma pazarında da en çok müşteri kazanan operatör olduğunu açıkladı. Fiber altyapısı ve teknoloji birikimi ile Türkiye’nin dijital geleceğinin inşasına katkı sağlayan Türk Telekom, stratejik yatırımları ve müşteri deneyimini merkeze alan yaklaşımıyla çalışmalarını sürdürüyor. Sabit internetteki gücünü mobil iş koluna aktararak, uzun vadeli müşteri odaklı strateji yürüten Türk Telekom, mobilde rekorlarla dolu bir çeyreği geride bırakarak tarihi bir performansa imza attığını duyurdu. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) açıkladığı Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü Üç Aylık Pazar Verileri Raporu’na göre; 2025 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla mobil müşteri sayısında pazarda ikinciliği elde eden Türk Telekom, mobil sektörde oyun kurucu rolünü pekiştirdi ve mobil Numara Taşıma pazarında da en çok müşteri kazanan operatör oldu. 535 bin km fiber altyapısı ve yüzde 58’i fiberle bağlı baz istasyonlarıyla şirket, 1 Nisan 2026’dan itibaren tüm müşterilerine en hızlı ve en güvenli 5G hizmetini sağlamayı hedeflediğini duyurdu. "Fiber altyapıdaki gücümüz, mobilde oyun kurucu performansa dönüştü" Türk Telekom’un mobil pazarda yükselen büyüme ivmesini değerlendiren Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin şunları ifade etti: "Sabit internet pazarındaki gücümüzü mobil iş koluna taşıma yönündeki stratejimize emin adımlarla devam ediyor, mobilde sürdürülebilir büyüme sağlayarak pazarda oyun kurucu rolümüzü güçlendiriyoruz. Son dört yıldır sektörün en çok yatırım yapan şirketi olarak, güçlü değer önermelerimiz, müşteri deneyimine odaklanan yaklaşımımız ve markamızın güçlü itibarı sayesinde 2025 yılının üçüncü çeyreğini, tarihimizin en yüksek mobil müşteri kazanımını elde ettiğimiz güçlü bir performansla tamamladık. BTK’nın açıkladığı 2025 yılı üçüncü çeyrek verileri, 5G çağında Türk Telekom’un mobildeki istikrarlı yükselişini ve oyun kurucu konumunu bir kez daha teyit ediyor. Bu yükseliş bir anlık bir sıçrama değil; stratejik ve istikrarlı bir değer artışıdır. Tercihleriyle teveccüh gösteren değerli müşterilerimize teşekkür ediyoruz. Mobil sektördeki oyun kurucu rolümüzde her daim yanımızda olan müşterilerimize hafta sonunda (24-25 Ocak) geçerli olacak 20 GB mobil internet paketi hediye ediyoruz. Müşterilerimizin Türk Telekom’da değerli hissetmesi, bizlere güven duyması ve bizi uzun vadeli yol arkadaşı olarak görmesiyle stratejimizin kalıcı bir değere dönüşmesi hepimizi mutlu ediyor. Türkiye’nin dijital dönüşümünün lideri Türk Telekom olarak, yapay zekâ destekli müşteri deneyimi yönetimiyle müşterilerimizin ihtiyaçlarını öngörerek, proaktif bir anlayışla bu ihtiyaçlara yönelik ürün ve teklifler tasarlamaya ve her temas noktasında müşterilerimize değerli hissettiren bir ekosistem sunmaya devam edeceğiz" dedi. 535 bin km fiber altyapı, yüzde 58’i fiberle bağlı baz istasyonları 5G’de müşteri başına en yüksek bant genişliğine sahip olduklarından bahseden Şahin, "Türkiye’nin 81 ilini uçtan uca fiber ağlarla örerken 535 bin km uzunluğundaki güçlü fiber altyapımızı mobil şebeke ile bir araya getiriyor, 5G’nin yapı taşı olan fiberle bağlı baz istasyonu sayımızı her geçen gün artırıyoruz. Bugün mobil baz istasyonlarımızın yüzde 58’ini fiberle bağlayarak bu alanda dünya için 2030 hedeflerini şimdiden aşmış durumdayız. Sağlık, spor, tarım, turizm ve ulaşım gibi sektörlerde hayata geçirdiğimiz öncü 5G çalışmaları hem ağ kabiliyetlerimizi hem de yeni nesil teknolojileri etkin biçimde uygulama yetkinliğimizi açıkça gösteriyor. Türk Telekom olarak 5G frekans ihalesinde elde ettiğimiz müşteri başına en yüksek 5G kapasitesiyle 1 Nisan’dan itibaren müşterilerimize Türkiye’nin her köşesinde gerçek 5G deneyimini yaşatmayı amaçlıyoruz" dedi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 11:00
Alaçatı’dan Hatay’a dayanışma köprüsü
Çeşme Alaçatı Gıda Topluluğu, "Dalından Sofraya, El Birliğiyle Hatay’a" sloganıyla anlamlı bir dayanışma kampanyası başlattı. Hatay’daki narenciye üreticilerinden ürün sipariş eden Alaçatı gönüllüleri, hem üreticilere katkı sundu hem de ürünleri depremzedelere ulaştırdı. Hatay’daki küçük ölçekli narenciye üreticileri, soğuk hava depolarının olmaması nedeniyle ürünlerini dalından satmak zorunda kalıyor. Satılamayan ürünler ise çöp olma riskiyle karşı karşıya. Bu tablo karşısında Alaçatı Gıda Topluluğu (AGT), üreticilerle depremzedeler arasında bir dayanışma köprüsü kurdu. "Dalından Sofraya, El Birliğiyle Hatay’a" sloganıyla düzenlenen destek kampanyası kapsamında, topluluk üyelerinin kendi ihtiyaçları için verdikleri siparişlerle üreticilere doğrudan destek sağlandı. Ayrıca bağışlar yoluyla oluşturulan bütçeyle yapılan alımlar hem üreticilere katkı sundu hem de konteyner kentlerde yaşayan Hataylılara ulaştırıldı. Kampanya, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneğinin yürüttüğü "Hatay için birlikte" projesi kapsamında gerçekleştirildi. Proje çerçevesinde iki yıl boyunca üreticilere agrotarım eğitimi verilerek, zehirsiz ve sağlıklı ürün yetiştirmeleri desteklendi. Bu çalışmanın, yalnızca bölge için değil, ülke genelinde sürdürülebilir ve sağlıklı tarım adına da önemli bir örnek oluşturduğu vurgulandı. Bağışlar karşılığında satın alınan mandalinalar, Yatko Aşevi aracılığıyla konteyner kentte yaşayan çocuklara dağıtıldı. Topluluk üyelerinin kendi gereksinimleri için temin edilen narenciye ürünleri ise Alaçatı Turizm Derneği’nin bahçesinde alıcılarına teslim edildi. Alaçatı Gıda Topluluğu, bir yandan kendi çevresindeki üreticilere destek olmayı sürdürürken, diğer yandan Türkiye’nin farklı bölgelerinde üretim yapan çiftçilere de ulaşmayı hedefliyor. Zehirsiz, güvenilir ve temiz gıdaya erişimi temel amaç olarak benimseyen AGT, Topluluk Destekli Tarım uygulamalarını Çeşme ve çevresinde yaygınlaştırmak için çalışmalarına devam ediyor.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 10:53
GetirBüyük analizli meyve ve sebzeleri Anadolu’ya taşıdı
Dünya genelinde sağlıklı beslenme ve sürdürülebilir tarıma yönelik ilgi artmaya devam ederken, tüketiciler taze, güvenilir ve izlenebilir gıdaya daha kolay erişmek istiyor. Bu doğrultuda Türkiye’nin önde gelen online marketlerinden GetirBüyük, kent tarımı ve onarıcı tarım odaklı modeliyle hayata geçirdiği "Analizli Meyve & Sebze" ve "24 Saatte Tarladan Sofraya" kategorileriyle nüfusun yüzde 60’ından fazlasına erişim sağladığını duyurdu. Dünya genelinde tüketicilerin sağlıklı beslenme yönündeki tercihleri, son 5 yıldır hızla yükselmeye devam ediyor. Uluslararası pazar araştırması şirketi Nielsen IQ’nun yaptığı bir araştırma, konu taze gıda olduğunda tüketicilerin yüzde 92’sinin, bir markayı seçerken sürdürülebilirliğin önemli bir faktör olduğunu belirttiğini ortaya koyarken, sürdürülebilirlik kavramının da evrim geçirdiğini gösteriyor. Tüketicilerin talepleri, insana ve çevreye zarar vermemenin ötesine geçerek, tarım uygulamalarının iyileştirmeye odaklı olmasına uzanıyor. Toprak sağlığını iyileştiren, karbon tutan ve biyoçeşitliliği artıran tarım yöntemleri daha fazla öne çıkıyor. Haftalık ve planlı alışveriş yapan kullanıcılar için 5 binden fazla ürün çeşidi sunan GetirBüyük, bu dönüşüme yanıt veren analizli ürün, kent tarımı ve onarıcı tarım odaklı modeliyle tazeliği ve güvenilirliği merkeze aldığını açıkladı. Meyve-sebze kategorisindeki tazelik taahhüdünü "Nereden bu tazelik? GetirBüyük’ten" sloganlı filmiyle duyuran GetirBüyük, "Analizli Meyve & Sebze" ve "24 Saatte Tarladan Sofraya" kategorilerini İstanbul’un ardından Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgelerine genişletti. Toplam 32 ildeki Getir kullanıcıları, pestisit analizleri yapılmış taze meyve-sebze ürünlerine GetirBüyük üzerinden erişebiliyor. Marmara, Ege ve İç Anadolu’ya yayıldı GetirMarket Genel Müdürü Elif Çar, "GetirBüyük’te meyve-sebze kategorisini yalnızca tazelikle değil, güven ve sürdürülebilir üretim ilkeleriyle ele alıyoruz. Pestisit limitlerine uygun ve analizleri yapılmış ürünleri kullanıcılarımızla buluşturmak için üreticiden depoya kadar tüm süreci kapsayan titiz bir operasyon yürütüyoruz. Kullanıcılarımıza sağlıklı ve taze gıda ulaştırma taahhüdümüz çerçevesinde, GetirBüyük’te yer alan meyve ve sebzeler, periyodik olarak bağımsız laboratuvarlar tarafından pestisit analizinden geçiyor. ‘Analizli Meyve & Sebze’ kategorisindeki ürünler için üst standartlarda üretim yapan üreticilerle çalışıyoruz. Kalite ekiplerimizin tüm kategoriler için yaptığı analizlerin yüzde 80’i meyve sebzeye ayrılıyor. İstanbul’da başlattığımız bu modeli kısa sürede Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgelerine taşıyarak, taze ve güvenilir tarım ürünlerine erişimi 32 ilde mümkün hale getirdik. Uygulama üzerinden özel bir kategori oluşturarak kullanıcılarımızın ‘Analizli Meyve & Sebze’ ve ‘24 Saatte Tarladan Sofraya’ ürünlerine kolayca ulaşmasını sağlıyoruz" dedi. Tüketicilerin analizli meyve-sebzeye ilgisi artıyor Proje kapsamında tarım il ve ilçe müdürlükleriyle birlikte üreticilerle sahada çalıştıklarını belirten Elif Çar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu projeyi yalnızca bir ürün genişlemesi olarak görmüyoruz. Üreticilerin daha temiz üretim yapabilmeleri için bilgilendirme ve yönlendirme desteği sağlıyor, yerel üreticilerle doğrudan çalışarak üretim kapasitelerinin artmasını sağlıyoruz. Kısa bir süre içinde iş birliği yaptığımız yerel üreticilerin kapasitelerini yaklaşık 3 katına çıkarmalarına destek olduk, böylece bölge ekonomisinin gelişmesine katkı sağladık. Mayıs 2025’te 5 ürünle başladığımız "Analizli Meyve & Sebze" kategorimiz, mevsimsel olarak değişkenlik gösteren 54 ürüne ulaştı. Aynı dönemde bu kategoriden verilen siparişlerin iki katına çıkması, kullanıcılarımızın temiz, güvenilir ve analizli ürünlere olan talebinin hızla arttığını gösteriyor. GetirBüyük olarak tazeliği ileri taşıyan bu modelle sektöre örnek olmaktan mutluluk duyuyor ve sürdürülebilir şekilde işimizi büyütmeyi hedefliyoruz."
21 Ocak 2026 Çarşamba - 10:46
Davos’tan dünyaya mesaj: Küresel ekonominin merkezinde Avrasya olacak
Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) yıllık toplantısında devlet başkanı seviyesinde gerçekleşen Avrasya’nın Ekonomik Kimliğini Tanımlamak (Defining Eurasia’s Economic Identity) paneli, bölgenin güçlü liderlerini ve iş dünyasını bir araya getirdi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in konuşmacı olarak yer aldığı panelde iş dünyasını Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir temsil etti. İsviçre’nin Davos kasabasında 19-23 Ocak tarihleri arasında ‘Diyalog Ruhu’ temasıyla 56’ncısı düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu kapsamındaki ‘Avrasya’nın Ekonomik Kimliğini Tanımlamak’ başlıklı panelde, Türkiye’yi de kapsayan coğrafyanın gelecek vizyonu tartışıldı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in katıldığı panelde iş dünyasını Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir temsil etti. Panelde, Avrasya’nın küresel sanayi ve enerji ekosistemi açısından stratejik bir üretim ve hammadde merkezi olacağı öngörüleri öne çıktı. ’’Yatırımlar barış ikliminde hayat bulur’’ İş dünyasının Avrasya coğrafyasıyla ilgili değerlendirmelerini aktaran Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, Doğu-Batı hattındaki stratejik konumu ve Orta Asya ülkeleri ile ekonomik-siyasal ilişkileri dolayısıyla Türkiye’nin bölgede önemli bir oyuncu olduğunu söyledi. Özdemir, şöyle devam etti: "Yatırımlar ancak barış ve uzun vadeli istikrarın tesis edildiği bir güven ikliminde hayat bulabilir. Bugün Davos’ta bölge liderlerinin kalıcı huzur ve refah yolunda sergilediği kararlılık, biz yatırımcılar için en somut davettir. Altyapıyı sadece yollardan veya demiryollarından ibaret görmemeliyiz; Orta Koridor gibi projeler dijital ağları, enerji hatlarını, lojistik merkezleri ve yeni yaşam alanlarını kapsayan devasa bir ekosistemi temsil ediyor. Eğer her ülkenin paydaş olduğu, çıkarların ortak bir zeminde buluştuğu güçlü bir ekonomik yapı inşa edebilirsek, bu barışı sarsılmaz ve kalıcı hale getiririz. İş dünyasının temsilcileri olarak bizler, barışı sadece yatırımlarımız için bir zemin olarak görmüyoruz. Ayrıca, hayata geçirdiğimiz her projeyle bu barış iklimini kalıcı kılacak ekonomik bağları ve ortak refahı inşa etmeyi bir sorumluluk kabul ediyoruz." Türkiye’nin Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinde üstlendiği garantör ve kolaylaştırıcı rolün Orta Koridor’un gerçek potansiyeline ulaşması için hayati bir önem taşıdığını da sözlerine ekleyen Özdemir, "Bölge ülkeleri olarak artık daha entegre bir vizyonla hareket etmeli ve yerel potansiyeli küresel ölçekte bir iş birliğine dönüştürmeliyiz. Sınırların açıldığı, ticaretin dijitalleştiği ve verinin maldan daha hızlı hareket ettiği bir sistem kurduğumuzda, Avrasya küresel ekonominin merkezine oturacaktır. İş dünyasının liderleri olarak geleceğe iyimserlikle bakmak zorundayız; çünkü bölgemizde yükselen bu yeni barış ve istikrar zeminini kalıcı eserlerle yükseltecek olan bizleriz. Türkiye’nin birleştirici gücüyle yeni köprüler kurmaktan ve bu stratejik resmin bir parçası olmaktan büyük gurur duyuyoruz" dedi. Liderlerden barış vurgusu Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev panelde yaptığı konuşmada, Azerbaycan ile Ermenistan arasında barışa yönelik atılan adımların artık somut sonuçlar üretmeye başladığını söyledi. Geçen yıl Washington’da varılan mutabakatın tarihi bir eşik olduğunu belirten Aliyev, barışın yalnızca iki ülke için değil, tüm Güney Kafkasya’nın istikrarı ve ekonomik entegrasyonu açısından kritik önemde olduğunu vurguladı. Ulaşım ve bağlantı hatlarının açılmasının bölgesel iş birliğini güçlendireceğini ifade eden Aliyev, barış ortamının günlük hayata ve ekonomiye olumlu yansımalarının giderek daha görünür hale geleceğini dile getirdi. Ermenistan Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan ise kısa süre önce savaşın gölgesinde olan iki ülkenin bugün barış ve iş birliğine odaklandığı bir sürece girmiş olmasını olağanüstü bir sonuç olarak değerlendirdi. Geçmişe takılmak yerine ileriye bakmanın önemine vurgu yapan Haçaturyan, Ermenistan ve Azerbaycan vatandaşlarının ticaret ve karşılıklı etkileşimle günlük yaşamlarında normalleşmeyi hissedecekleri bir dönemin yakın olduğuna dikkat çekti. Haçaturyan paneldeki konuşmasında ayrıca, Türkiye ile sınırların yeniden açılmasının her iki ülke için de yararlı olacağını sözlerine ekledi. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic de Avrasya’nın ekonomik kimliğinin ancak kalıcı bir siyasi istikrarla anlam kazanabileceğine dikkat çekti. Bölgedeki ulaşım ve enerji koridorlarının başarısının, ülkeler arasındaki ‘barış iklimine’ bağlı olduğunu belirten Vucic, barışın sadece diplomatik bir söylem değil, yabancı yatırımları bölgeye çekmek ve Orta Koridor’u işler kılmak için en temel ‘altyapı taşı’ olduğunu söyledi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 10:44
TKDK’dan 2025’te 61 projeye 123 milyon TL hibe
Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Samsun-Sinop Koordinatörlüğü, 2025 yılında 61 projeye toplam 123 milyon TL hibe desteği sağladı. Desteklenen projelerle bölgede 245 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirildi. TKDK Samsun-Sinop Koordinatörlüğü tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türkiye-Avrupa Birliği eş finansmanıyla yürütülen IPARD Programı kapsamında 2011 yılından bu yana rekabet gücü yüksek ve modern teknolojilerle donatılmış işletmelerin artırılmasına yönelik önemli destekler sağlandı. 2023 yılı sonuna kadar Türkiye genelinde 42 ilde hizmet veren TKDK, 2024 yılı itibarıyla 39 ilde kurduğu il irtibat ofisleriyle IPARD Programı’nı ülke geneline yaydı. Bu kapsamda Sinop ili, Samsun İl Koordinatörlüğünün sorumluluk sahasına dâhil edildi. 2025 yılında Samsun ilinde yatırım tutarı 245 milyon TL olan 61 projeye 123 milyon TL hibe ödemesi yapıldı. Bu desteklerle Samsun’da çoğunluğu yeni olmak üzere; Tekkeköy Gıda İhtisas OSB’de günlük 40 ton çiğ süt işleme kapasitesine sahip 1 süt işleme tesisi, Ladik ilçesinde 1 büyükbaş besi çiftliği, Bafra Sera İhtisas OSB’de 19 dekar kapalı alana sahip 1 gül serası, Bafra ilçesinde 1 çeltik kurutma sistemi, Çarşamba ilçesinde 1 fındık işleme tesisi modernizasyonu hayata geçirildi. Ayrıca Atakum, Terme ve Çarşamba ilçelerinde 3 arıcılık projesi ile Asarcık, Havza, Kavak ve Ladik ilçelerinde toplam 41 yem bitkisi üretimine yönelik tarımsal makine ve ekipman projesi desteklendi. Sinop ilinde ise tamamı Merkez OSB’de bulunan 2 su ürünleri işleme tesisi modernizasyonu ve 1 güneş enerji santrali olmak üzere 3 proje için 2025 yılında hibe ödemesi yapıldı. Yerel Kalkınma Stratejilerinin Uygulanması (LEADER Yaklaşımı) kapsamında 2025 yılında Samsun’da başvuru yapan 8 Yerel Eylem Grubu ile Sinop’ta yeni kurulan 1 Yerel Eylem Grubu desteklendi. 2026-2030 yılları için toplam 128 milyon TL bütçe tahsis edildi. Paydaş katkılarıyla birlikte yerelde en az 150 milyon TL’lik bir kaynağın oluşması öngörüldü. TKDK Samsun Sinop Koordinatörlüğü tarafından bugüne kadar bölgede desteklenen proje sayısı bin 568’e ulaştı. Bu projelerle bölgede yapılan yatırım miktarı deflatörlü olarak 4 milyar TL’yi aştı. TKDK desteklerinin 2026 yılında da devam etmesi planlanırken, IPARD-III Programı çağrı takviminin Şubat ayı içerisinde açıklanması hedeflendi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 10:41
Kasko ile tamir olmayı bekleyen yüzbinlerce araçta parça krizi
Bursa’da sigorta şirketlerinin çalıştığı tedarikçi firmalar yıl sonu ve sayımı bahane edip araçların parçalarını zamanında temin etmeyince yüzbinlerce araç sürücüsü mağdur oldu. Günlerdir oto servislerinde parçası gelmediği için yatan araçlar tamir edilmeyi beklerken müşteri ile sigorta şirketi arasında kalan oto tamirciler ise kendilerinin bir suçu olmadığını söyledi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 10:09
Eksim Holding’in ‘Genç Enerji İşe Alım Programı’ yeni dönem başvuruları başladı
Eksim Holding, genç yeteneklere yönelik Genç Enerji Yeni Mezun İşe Alım Programı için 2026 dönemi başvuruları başladı. Program, üniversite son sınıf öğrencileri ile yeni mezunlara mezuniyet öncesinde tam zamanlı işe alım imkanı sunuyor. Bugüne kadar 265 genç profesyonelin hayata adım attığı program kapsamında başvurular Şubat ayı sonuna kadar sürecek. Eksim Holding’in, genç yetenekleri iş hayatına kazandırmak amacıyla yürüttüğü Genç Enerji Yeni Mezun İşe Alım Programı için yeni dönem başvuruları başladı. Üniversite son sınıf öğrencileri ile yeni mezunlara yönelik olarak hazırlanan özel program, adaylara tam zamanlı işe alım imkanı sunuyor. Bugüne kadar 265 genç profesyoneli Eksim Holding bünyesinde iş hayatına kazandıran programın başvuruları Şubat ayının sonuna kadar sürecek. "Staj değil, tam zamanlı işe alım süreci" Genç yeteneklerin kuruma kazandırılmasını yalnızca bir işe alım süreci değil, uzun soluklu bir gelişim ve liderlik yolculuğu olarak ele aldıklarını belirten Eksim Holding İnsan Kaynakları Direktörü M. Fatih Korkut şunları söyledi: "Genç Enerji Programı’yla, genç profesyonelleri iş hayatına hazırlamaya yönelik bütüncül bir model sunuyoruz. Programla, gençlerin potansiyellerini ortaya koyabilecekleri, sorumluluk üstlenebilecekleri ve değer üretebilecekleri bir çalışma ortamı sunmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda adayları, geleneksel staj süreçlerinden farklı olarak doğrudan işe alım sürecine dahil ediyoruz. Böylece gençlerimiz, eğitimlerini tamamlamalarının ardından profesyonel kariyerlerine hızlı bir başlangıç yapma şansına sahip oluyor. Önceki yıllarda yoğun ilgi gören Genç Enerji Programımızın bu yıl da çok sayıda başvuru almasını bekliyoruz. Şimdiden programımıza başvuracak adaylarımıza başarılar diliyoruz." 2025’te 8 bin kişi başvurdu Genç Enerji Programı için adaylar, 28 Şubat 2026 tarihine kadar başvuruda bulunabilecek. Programa olan ilgi yıllar içinde istikrarlı biçimde artarken sadece 2025 yılında 8 bin genç programa başvurdu. Program kapsamında geçen yıl işe alınanların şirkette kalma oranı ise yüzde 100’e yakın oldu. Program kapsamında adaylar, genel yetenek ve İngilizce testleri, video mülakatlar, kişilik envanteri uygulamaları ile İK ve iş birimi görüşmelerini içeren çok aşamalı bir değerlendirme sürecinden geçiyor. Bu süreçleri başarıyla tamamlayan adaylar, yaklaşık 5 aylık bir eğitim sürecinin ardından tam zamanlı olarak Eksim Holding bünyesinde görev almaya başlıyor. Programa başvuru ve detaylı bilgiye eksimgencenerji.com adresinden ulaşılabiliyor.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 10:07
Maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamaları 5 trilyon 645 milyar TL olarak gerçekleşti
Maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamaları 2024 yılında 5 trilyon 645 milyar TL olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılına ilişkin Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistikleri Yatırım Harcamaları verisini açıkladı. Buna göre, maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamaları 2024 yılında 5 trilyon 645 milyar TL olarak gerçekleşti. Maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamalarının 1 trilyon 737 milyar TL’si imalat sektöründe, 885 milyar TL’si toptan ve perakende ticaret sektöründe, 617 milyar TL’si ulaştırma ve depolama sektöründe faaliyet gösteren girişimler tarafından yapıldı. Makine ve teçhizata yapılan gayri safi yatırım harcamaları 2024 yılında 2 trilyon 822 milyar TL olarak gerçekleşti 2024 yılında maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamalarının 2 trilyon 822 milyar TL’si makine ve teçhizata, 1 trilyon 620 milyar TL’ si mevcut bina ve yapılara, 721 milyar TL’si inşaatların ve binaların büyük tadilatlarına, 443 milyar TL’si araziye ve 39 milyar TL’si diğer maddi mallara yatırım harcamaları olarak gerçekleşti. Maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamalarının yüzde 50,0’ı 2024 yılı içinde makine ve teçhizata yapılmıştır Maddi mallara ilişkin gayri safi yatırım harcamaları içerisinde en yüksek pay, makine ve teçhizata yapılan yatırımlar oldu. 2023 yılında makine ve teçhizat yatırımlarının maddi mallara ilişkin gayrisafi yatırım harcaması içindeki payı yüzde 52,3 iken 2024 yılında yüzde 50,0 olarak gerçekleşti. 2024 yılında Maddi mallara ilişkin gayrisafi yatırım harcaması içindeki payının en yüksek olduğu ikinci alan ise yüzde 28,7 ile mevcut bina ve yapılardaki yatırımlar oldu.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 09:59
Altın tüm zamanların rekorunu kırdı
ABD ve AB’nin Grönland konusunda anlaşmazlığa düşmesiyle birlikte altın tüm zamanların rekorunu kırdı. Altının ons fiyatı ilk kez 4 bin 800 doları aştı. Amerika Birleşik Devletleri ile Avrupa Birliği (AB) arasında Grönland konusunda yaşanan görüş ayrılığı ile birlikte altın fiyatları tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Altının ons fiyatı ilk kez 4 bin 800 doları aşarak rekor seviyeye ulaştı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı hedef almasının yanında güvenli liman talebi ve doların değer kaybetmesiyle yükselişi hızlanan altının ons fiyatı 4 bin 888 dolara kadar çıktı. İç piyasada da rekor seviyelere tırmanan gram altın fiyatı 6 bin 804 liraya kadar çıktı. İç piyasada çeyrek altın 11 bin 114 liradan, yarım altın 22 bin 259 liradan, tam altın 44 bin 296 liradan işlem görüyor.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 09:43
SOCAR Türkiye ve TAV Havalimanları’ndan entegre enerji yönetimi alanında iş birliği
SOCAR Türkiye, TAV Havalimanları ile yürüttüğü iş birliğini uzun süredir devam eden elektrik tedarikine ek olarak doğal gaz tedarikiyle de güçlendirerek, Gas-to-Power vizyonu doğrultusunda entegre enerji yönetiminde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. SOCAR Türkiye, doğal gaz ve elektriği tek bir entegre değer zinciri içinde yöneten enerji stratejisiyle, Türkiye enerji piyasasında öne çıkıyor. Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin dünyadaki lider markası TAV Havalimanları ile yürütülen iş birliğinin elektrik, doğal gaz ve toplayıcılık faaliyetleriyle entegre enerji yönetimine taşınması, SOCAR Türkiye’nin ‘Gas-to-Power’ vizyonunun sahadaki en güncel ve somut yansımalarından biri olarak öne çıkıyor. Yapılan açıklamaya göre, 2020 yılında Milas-Bodrum Havalimanı, Gazipaşa-Alanya Havalimanı ve TAV Havalimanları merkez ofisi lokasyonlarında elektrik tedariğiyle başlayan iş birliği, 2025 yılı itibarıyla Ankara Esenboğa Havalimanı ve İzmir Adnan Menderes Havalimanı tesislerinin de dahil edilmesiyle genişletildi. Bu kapsamda TAV Havalimanları’nın yıllık 75 bin MWh seviyesindeki elektrik ihtiyacı SOCAR Türkiye tarafından karşılanmaya başlandı. İş birliğinde yeni dönem: Doğal gaz ve entegre portföy yönetimi Açıklamaya göre, 2026 yılı itibarıyla her iki şirket arasındaki stratejik iş birliği yeni bir aşamaya taşındı. Bu doğrultuda Ankara Esenboğa Havalimanı’ndaki tesisinin doğal gaz tedariği SOCAR Türkiye tarafından karşılanmaya başlandı. Sabit fiyatlı kontrat yapısıyla desteklenen bu yeni dönem, arz güvenliğini güçlendirirken TAV Havalimanları’nın operasyonel sürekliliğine ve maliyet öngörülebilirliğine de önemli katkı sağlıyor. Söz konusu tesislerin şirketin toplayıcılık portföyüne dâhil edilmesiyle yalnızca elektrik ve doğal gaz tedariği sağlanmakla sınırlı kalınmıyor; aynı zamanda kojenerasyon tesisinin de entegre, etkin ve verimli bir şekilde yönetilmesi mümkün hâle geliyor. Gaz ve elektriğin birlikte optimize edildiği bu yapı, sistem dengesinin güçlendirilmesine katkı sunarken, çok katmanlı portföy yönetimi yaklaşımıyla operasyonel verimliliği artıran bütüncül bir enerji çözümü sunuyor. SOCAR Türkiye Doğal Gaz İş Birimi Başkanı Fuad Ibrahimov, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Enerji piyasaları artık gaz ve elektriğin birbirinden bağımsız yönetildiği yapılardan uzaklaşıyor. Günümüzde rekabet avantajı, bu iki kaynağı birlikte ve etkin biçimde optimize edebilen entegre yapılardan geçiyor. TAV Havalimanları ile geliştirdiğimiz bu iş birliği, şirketimizin entegre enerji ve Gas-to-Power vizyonunun sahadaki güçlü bir yansımasıdır. Güçlü tedarik altyapımız, sabit fiyatlı kontrat yapımız ve toplayıcılık portföyümüz sayesinde yalnızca enerji arzı sağlamakla kalmıyor; sistem dengesini ve operasyonel sürekliliği destekleyen katma değerli çözümler sunuyoruz." TAV Havalimanları Havalimanlarından Sorumlu Grup Başkanı Mete Erna yaptığı değerlendirmede, "Havalimanları sürekli hizmet sunan kritik ulaşım altyapıları arasında. Operasyonlarımızın sürekliliği için enerji güvenliği büyük önem arz ediyor. Şirketle gerçekleştirdiğimiz anlaşmayla iş birliğimizi daha ileri bir seviyeye taşımaktan mutluluk duyuyoruz. Önceliğimiz her zaman yolcularımız ve iş ortaklarımız için en iyi seyahat deneyimini sunmak. Şirketin enerji alanındaki uzmanlığı ve sunduğu entegre yapı operasyonel sürekliliğimiz açısından önem taşıyor’’ dedi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 09:27
Palandöken Ekonomi Forumu ve Turizm Başkenti’ne değerlendirme
Erzurum’da 2025 yılında gerçekleştirilen Palandöken Ekonomi Forumu ve Turizm Başkenti etkinlikleri değerlendirildi. Erzurum’un 2025 yılı Turizm Başkenti etkinlikleri kapsamında bugüne kadar gerçekleştirilen 48 program ile 2026 yılında ikincisi düzenlenmesi planlanan Palandöken Ekonomi Forumuna ilişkin değerlendirme ve planlamalar, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi ile Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda ele alındı. Toplantıda, yürütülen çalışmalar kapsamlı şekilde değerlendirilirken; önümüzdeki döneme yönelik organizasyon takvimi, kurumsal iş birliği olanakları ve koordinasyon süreçleri istişare edildi. Erzurum’un turizm potansiyelinin artırılması, ekonomik kapasitesinin güçlendirilmesi ve uluslararası alanda görünürlüğünün daha da yükseltilmesi amacıyla hayata geçirilen bu organizasyonların, şehrin marka değerine ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine sağlayacağı katkılar üzerinde duruldu. İstişare toplantısına; 2025 Turizm Başkenti Koordinatörü Muharrem Çığlık, Vali Yardımcısı Mustafa Berk Çelik ve Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı da katıldı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 09:18
Erzurum’da besi organize tarım bölgesine doğru
Erzurum Besi Organize Tarım Bölge kurulum ve yer seçimi toplantısı gerçekleştirildi. Ülkemizde tarım ve hayvancılık açısından önemli potansiyellere sahip olan Erzurum’da "Besi Organize Tarım Bölgesi"nin kurulumu ile ilgili bir adım daha atıldı. Erzurum Besi OTB kurulum ve yer seçim süreç değerlendirmesi için ilgili kurumların temsilcileri bir araya geldi. Erzurum İl Tarım Ve Orman Müdürlüğü tarafından konu ile ilgili yapılan paylaşımda, " Vali Mustafa Çiftçi’nin önderliğinde "Ben" değil, "Biz" dedik. Birlikte üretmeye, birlikte kazanmaya karar verdik. Yılların hayalini gerçeğe dönüştürdük. Müdürlüğümüzün başkanlığında Bakanlık temsilcilerinin, kurucu üyelerin ve sektör bileşenlerinin katılımı ile Erzurum Besi OTB kurulum ve yer seçim süreç değerlendirmesi yapıldı. Artık Erzurum’da Besi OTB ile "Geleceğimiz Ortak Heyecanımız Ortak". Sürece kurucu ortak olarak dahil olan Erzurum Valiliği, Erzurum Büyükşehir Belediyesi, Yakutiye Belediyesi, Palandöken Belediyesi, Aziziye Belediyesi, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası, Erzurum Ticaret Borsası, ile sektörün tüm bileşenleri ile yatırımcı olma konusunda irade gösteren sanayicilerimize ve yetiştiricilerimize teşekkür ederiz" denildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder