EKONOMİ
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:33 BAKA, Batı Akdeniz Kırsal Turizmini Küresel Pazara Taşıyor: 2.5 Milyon Euro’luk "CReSInMed" projesi başlıyor Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA), Antalya, Burdur ve Isparta’daki kırsal turizm potansiyelinin uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmak ve yerel işletmelerin rekabet gücünü güçlendirmek amacıyla CReSInMed Avrupa Birliği projesinde ülkemizi temsil ediyor. Avrupa Birliği’nin Interreg NEXT MED Programı kapsamında finanse edilen "CReSInMed – Akdeniz’de Kırsal Turizm KOBİ’lerinin Rekabet Gücü ve Uluslararasılaşması" projesi, BAKA’nın öncülüğünde Batı Akdeniz Bölgesi için sürdürülebilir kırsal kalkınmada yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Akdeniz Havzası’nda sınır ötesi iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan CReSInMed projesi, farklı ülkelerden kurumları ortak bir çalışma platformunda buluşturuyor. Proje kapsamında yürütülecek ortak çalışmalar ve bilgi paylaşımı sayesinde Batı Akdeniz’de faaliyet gösteren kırsal turizm işletmelerinin uluslararası deneyimlerden faydalanması ve yeni iş birlikleri geliştirmesi hedefleniyor. Hedefimiz turizmi 12 aya yaymak CReSInMed projesinin Batı Akdeniz Bölgesi’nde sürdürülebilir kırsal kalkınma için önemli bir fırsat sunduğunu vurgulayan BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı olarak önceliklerimiz; turizmi yılın 12 ayına yaymak, kırsal alanlardaki turizm faaliyetlerini çeşitlendirmek ve yerel KOBİ’lerin uluslararası pazarlara erişimini güçlendirmektir. Bu proje ile turizm faaliyetlerinde sunulan çeşitliliğin artırılmasının yanı sıra turizm gelirlerinin bölge geneline daha dengeli bir şekilde yayılması hedeflenmektedir. Aynı zamanda kırsal yerleşimlerde yaşayan vatandaşlarımızın turizme yönelik ekonomik faaliyetlere katılımının artırılması ve turizm gelirlerinden aldıkları payın yükseltilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirilecektir." Güler ayrıca, proje kapsamında turizm alanında faaliyet gösteren paydaşlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine de önem verdiklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Bölgemizde turizme yönelik faaliyetlerde paydaşlar arası koordinasyon ve entegrasyonun güçlendirilmesiyle somut sonuçlar elde edileceğine inanıyoruz. Projedeki uluslararası ortaklarımızla eşgüdüm içerisinde çalışarak karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımı gerçekleştireceğiz. Bizdeki uygulamalarla diğer ülkelerdeki uygulamalar arasındaki farkları değerlendirme imkânı bulacağız. Özellikle yöresel ürünlerin kırsal turizm anlamında markalaştırılması ve pazarlanması konusunda farklı ülkelerin deneyimlerini inceleyerek bölgemiz için yeni fırsatlar ortaya çıkarmayı hedefliyoruz." Filistin dahil yedi ülkeden yerel KOBİ’ler projede yer alacak Yerel işletmelere ve topluluklara somut faydalar sağlaması hedeflenen proje; İtalya, Yunanistan, Türkiye, Ürdün, Tunus, İspanya ve Filistin’den kuruluşları bir araya getiren geniş bir Akdeniz iş birliği ağı oluşturuyor. Proje kapsamında kırsal alanlarda faaliyet gösteren 50 KOBİ merkeze alınacak. Bu işletmelere yönelik olarak özel eğitim programları, kişiselleştirilmiş uluslararasılaşma planları, ağ oluşturma faaliyetleri, turizm kümelenmesi çalışmaları ve yenilikçi dijital araçlar sunulacak. Böylece kırsal turizm işletmelerinin yönetim, pazarlama ve uluslararası iş birlikleri konularında kapasitelerinin artırılması hedefleniyor. Projenin açılış toplantısı İtalya’da yapılacak 2026 yılının Ocak ayında başlayan proje 36 ay boyunca devam edecek ve 2029 yılının Ocak ayında tamamlanacak. Toplam bütçesi 2milyon 561 bin 648,80 Euro olan projenin 2 milyon 279 bin 867,43 Euro’luk kısmı, yani yaklaşık yüzde 89’u, Avrupa Birliği tarafından finanse ediliyor. CReSInMed projesinin resmi başlangıç toplantısı 23–25 Mart 2026 tarihleri arasında İtalya’nın Sardinya adasındaki Cagliari şehrinde gerçekleştirilecek. Program kapsamında proje faaliyetlerine yönelik operasyonel, teknik ve finansal planlamaların yapılacağı Yönlendirme Komitesi toplantıları düzenlenecek. Bunun yanı sıra halka açık bir proje tanıtım etkinliği gerçekleştirilecek ve İtalya’daki kırsal turizm alanında faaliyet gösteren kurumlara saha ziyaretleri yapılacak.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:25 Sinop’ta trafiğe kayıtlı araç sayısı 85 bin 410’a ulaştı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Motorlu Kara Taşıtları Şubat 2026 verilerine göre, Sinop’ta trafiğe kayıtlı araç sayısı Şubat ayı sonu itibarıyla 85 bin 410 oldu. Kentte en büyük payı otomobiller oluştururken, Şubat ayında 288 yeni taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. TÜİK verilerine göre Sinop’ta trafiğe kayıtlı 85 bin 410 taşıtın yüzde 46,5’ini (39 bin 734) otomobil, yüzde 22,6’sını motosiklet, yüzde 12,6’sını traktör, yüzde 12,6’sını kamyonet oluşturdu. Araçların yüzde 2,8’i kamyon, yüzde 2,1’i minibüs, yüzde 0,4’ü otobüs ve yüzde 0,4’ü özel amaçlı taşıtlardan oluştu. Şubat ayında kentte 288 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Bu taşıtların yüzde 50’sini motosikletler oluştururken, yüzde 36,8’i otomobil, yüzde 5,9’u kamyonet ve yüzde 4,5’i traktör olarak kayıtlara geçti. Trafiğe yeni kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre artış gösterdi. Sinop’ta Şubat ayında trafiğe kaydı yapılan toplam taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre 27 adet arttı. Şubat ayında kentte 24 farklı markadan toplam 106 otomobil trafiğe kaydedildi. Öte yandan Şubat ayında Sinop’ta toplam 1 bin 768 taşıtın devri gerçekleştirildi. Devri yapılan taşıtların 1 bin 160’ını otomobil oluştururken, 229’unu kamyonet, 202’sini motosiklet ve 105’ini traktör oluşturdu. Kalan 72 taşıt ise minibüs, otobüs, kamyon ve özel amaçlı araçlardan oluştu.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:21 Yatırımcılar dikkat: Altındaki düşüş büyük yükselişin habercisi olabilir Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimler ve enerji piyasalarındaki riskler küresel finans piyasalarında dikkat çekici hareketlere yol açıyor. Petrol fiyatları hızla yükselirken, altın ve gümüşte kısa vadeli geri çekilme yaşanması yatırımcıların odağını değerli metallere çevirdi. Orta Doğu’da giderek genişleyen İsrail-ABD-İran gerilimi küresel piyasalarda belirsizliği artırırken, enerji arzına yönelik riskler de büyüyor. Petrol fiyatlarının hızla yükselmesine rağmen altın ve gümüşte kısa vadeli geri çekilme yaşanması piyasalarda dikkat çekici bir tablo oluşturdu. Savaşın ilk günlerinde ons altın yaklaşık 5 bin 200 dolar seviyelerinde işlem görürken, son günlerde 5 bin doların altına geriledi. Gümüş fiyatı ise savaşın başındaki yükselişin ardından geri çekilerek 26,79 dolar seviyelerine kadar indi. Petrol fiyatlarının hızla yükselmesine ve enerji arzı risklerinin artmasına rağmen değerli metallerde görülen bu kısa vadeli geri çekilme yatırımcılar açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. "Kısa süreli çekilmeler, yeniden fiyatlanma süreci olarak değerlendirilir" Uzmanlara göre değerli metallerde görülen bu hareketler kısa vadeli dalgalanma niteliği taşıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde benzer fiyat hareketlerinin görülebileceğine dikkat çekti. Kitiş, "Jeopolitik risklerin yükseldiği dönemlerde değerli metallerde görülen kısa süreli geri çekilmeler çoğu zaman daha büyük bir yükselişin öncesindeki yeniden fiyatlama süreci olarak değerlendirilir" dedi. Enerji piyasalarında risk büyüyor Enerji piyasalarında ise daha ciddi bir risk tablosunun oluştuğuna dikkat çekiliyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanma ihtimali ve Körfez bölgesindeki güvenlik risklerinin artması, enerji arzını tehdit eden gelişmeler arasında gösteriliyor. Uluslararası ekonomi çevrelerinde yapılan değerlendirmelerde, muhtemel bir enerji krizinin küresel ekonomiyi yeni bir resesyon riskine sürükleyebileceği ifade ediliyor. Kitiş, enerji fiyatlarındaki artışın küresel ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Enerji fiyatlarının hızla yükseldiği bir dönemde dünya ekonomisi kırılgan bir zeminde ilerliyor. Enerji krizi yalnızca fiyat artışı anlamına gelmez; aynı zamanda küresel büyümenin yavaşlaması ve yeni bir ekonomik daralma riskini de beraberinde getirir" diye konuştu. Petrodolar sistemi yeniden tartışılıyor 1970’li yıllarda altın standardından petrodolar sistemine geçilmesiyle küresel finans sisteminin temelinin atıldığını hatırlatan uzmanlar, son dönemde enerji ticaretinde alternatif ödeme yöntemlerinin gündeme gelmesinin yeni kırılmaların habercisi olabileceğini değerlendiriyor. İran’ın enerji taşımacılığında yuan ile ödeme yapan gemilere geçiş kolaylığı sağlaması, enerji ticaretinde dolar dışındaki alternatiflerin güçlenebileceğine işaret ediyor. Uluslararası siyasette yaşanan gelişmeler de küresel finans sistemini etkileyen önemli faktörler arasında yer alıyor. ABD’de siyasi dengelerin değişmesi ve uluslararası kurumların etkisinin zayıflaması, mevcut ekonomik düzenin sorgulanmasına yol açıyor. Kitiş, bu sürece ilişkin değerlendirmesinde, "Uluslararası kurumların etkisinin zayıfladığı bir dönemde ekonomik sistemler de belirsizlikle karşı karşıya kalıyor. Kurallara dayalı düzenin aşınması, yatırımcıların güvenli liman arayışını hızlandırıyor ve bu noktada altın yeniden sistemin merkezine yaklaşıyor" şeklinde konuştu. Altın için 10 bin dolar senaryosu Küresel borçluluk seviyelerinin artması, merkez bankalarının para politikaları ve jeopolitik riskler altının uluslararası finans sistemindeki rolünü yeniden güçlendiriyor. Birçok ülkenin rezervlerinde altının payını artırması da bu eğilimi destekleyen gelişmeler arasında gösteriliyor. Altın fiyatlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Kitiş, yıl sonuna yönelik dikkat çeken bir öngörüde bulunarak, "Küresel para sisteminde yaşanan dönüşüm ve jeopolitik risklerin artması dikkate alındığında altının ons fiyatında çok daha yüksek seviyelerin konuşulması sürpriz olmayacaktır. Piyasalarda yıl sonuna doğru 10 bin dolar seviyesinin konuşulması artık uç bir senaryo olarak görülmemeli" dedi. Uzmanlar, enerji krizi, jeopolitik rekabet ve küresel para sistemindeki dönüşümün bir araya gelmesiyle altının yalnızca bir yatırım aracı değil, aynı zamanda uluslararası finans sisteminde güvenli bir referans varlık olarak yeniden öne çıkabileceğini belirtiyor.
Altın ve gümüşte sert yükseliş
20 Ocak 2026 Salı - 23:19 Altın ve gümüşte sert yükseliş Altın ons fiyatının 4 bin 700 doların üzerine, gümüş ons fiyatının ise 94,40 dolar seviyelerine yükselmesi, küresel piyasalarda alışılmışın dışında bir sürece girildiğini ortaya koydu. Uzmanlara göre bu yükseliş, sadece fiyat artışı değil, küresel ekonomik ve finansal sisteme duyulan güven kaybının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, değerli metallerde yaşanan yükselişin klasik piyasa dinamikleriyle açıklanamayacağını belirterek, altın ve gümüşteki değişimin geçici bir dalgalanma olmadığını küresel sistemin kendi kırılganlığının fiyatlandırmasının neticesi olduğunu vurguladı. Son dönemde altın ve gümüşte yaşanan sert yükselişlerin arkasında birçok güçlü faktörün bulunduğunu ifade eden Kitiş, jeopolitik risklerin artması, merkez bankalarının rezerv politikalarındaki değişim, doların geleceğine dair belirsizlikler ve enflasyonun kalıcı hale gelmesinin yatırımcıyı güvenli limanlara yönlendirdiğini söyledi. Bu süreçte değerli metallerin sadece bir yatırım aracı değil, sistemsel risklere karşı bir koruma unsuru haline geldiğine dikkat çekti. "Piyasalar artık bugünü değil, yaklaşan riskleri satın alıyor" Mevcut fiyat seviyelerinin geçmiş dönemlerdeki kısa vadeli yükselişlerden ayrıştığını vurgulayan Kitiş, "Bugün altın ve gümüşte ulaşılan seviyeler, geçmişteki kısa vadeli ralli dönemlerinden net biçimde ayrışıyor. Önceki yükselişler genellikle faiz kararları ya da sınırlı krizlerle tetiklenirken, mevcut fiyatlama küresel finansal sisteme duyulan güvenin zayıflamasına dayanıyor. Piyasalar artık bugünü değil, yaklaşan riskleri satın alıyor. Son dönemde dikkat çeken bir diğer unsur ise fiziki altın ve gümüş talebindeki belirgin artış" dedi. Gümüş cephesinde de dikkat çekici bir yükseliş potansiyeli bulunduğunu ancak bu hareketin altına kıyasla daha spekülatif bir zeminde ilerlediğini belirten Kitiş, "Altın ve gümüş, spekülatif kazançtan çok, satın alma gücünü koruma aracı olarak değerlendirilmelidir. Bugün konuştuğumuz rakamlar bir zirve değil, yeni bir dönemin eşiğidir. Değerli metaller, sabırlı ve bilinçli yatırımcı için önümüzdeki süreçte de güvenli bir liman olmayı sürdürecektir" ifadelerini kullandı.
Fiyatlardaki artışlar, yatırım ve düğün takılarını değiştirdi: Altın bileziklerin yerini gümüş bilezikler alıyor
20 Ocak 2026 Salı - 23:18 Fiyatlardaki artışlar, yatırım ve düğün takılarını değiştirdi: Altın bileziklerin yerini gümüş bilezikler alıyor Gümüşteki yükseliş, yatırım ve takı tercihlerini de değiştirdi. Geleneksel altın bileziklerin yerini, işçiliği güçlü ve estetik görünüme sahip gümüş bilezikler almaya başladı. Geçen seneye kıyasla altının yaklaşık 2 kat gümüşün ise 4 kat artması, vatandaşların da yatırım ve tarı tercihini değiştirmeye başladı. Özellikle 9,25 ayar gümüş bilezikler, şık tasarımlarıyla tüketicilerin yeni gözdesi oldu. Hem yatırım hem de kullanım amacıyla tercih edilen gümüş bilezikler, geniş bir ürün yelpazesiyle satışa sunuluyor. Gümüş bileziklerin fiyatları; gramaj, tasarım ve işçilik kalitesine göre değişiklik gösteriyor. Elazığ’daki gümüşçülerde gümüş bilezik fiyatları 1.750 TL’den başlayarak 10 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. Yaz aylarında nişan ve düğünlerde gümüşe ilginin arttığını dile getiren gümüşçü esnafı Cemal Şahin, vatandaşların beyaz altın yerine gümüşü tercih ettiğini ifade etti. "Yaz aylarında nişan ve düğünlerde gümüşe ilgi arttı" Şahin, son dönemde yaşanan fiyat artışlarının tüketici davranışlarını değiştirdiğini belirterek, "Son zamanlarda yaşanan artışlardan dolayı vatandaşlar takıdan çok yatırımlık ürünleri soruyor. Adeta karaborsa gibi bir durum oluştu. Özellikle bin ayar ve üzeri ürünler daha çok düşünülüyor. Vatandaşlar külçe olarak saklamak yerine, bilezik şeklinde taşımanın daha mantıklı olduğunu düşünüyor. İşçilik altınla neredeyse aynı. Ancak gümüşte has oranı biraz düşük, işçilik yüksek olabiliyor ve bu da maliyeti artırıyor. Bin ayar gümüş olduğunda ise bilezik olarak rahatlıkla taşınabiliyor. Gümüş setlerimiz 4 bin liradan başlayıp 10 bin liraya kadar çıkıyor. Gram ve işçilik fiyatları belirliyor. Yaz aylarında nişan ve düğünlerde gümüşe ilgi arttı. Vatandaşlarımız beyaz altın yerine gümüşü tercih ediyor" dedi.
Bursa’da toplu ulaşıma yüzde 15 zam geldi
20 Ocak 2026 Salı - 21:30 Bursa’da toplu ulaşıma yüzde 15 zam geldi Bursa’da toplu ulaşıma büyükşehir meclisinde alınan kararla yüzde 15 oranında zam yapıldı. Büyükşehir Meclisi Ocak ayı meclis toplantısı ana binada yapıldı. Plan ve Bütçe Komisyonları ile Ulaşım Komisyonu tarafından hazırlanan ücret tarifelerinin belirlenmesine ilişkin müşterek rapor, meclis üyelerinin oy çokluğuyla kabul edildi. Buna göre toplu ulaşıma yüzde 15 oranında zam yapıldı. Zam sonrası yeni tarifeyle tek biniş ücreti 5 TL artarak 35 TL’den 40 TL’ye yükseldi. Gündem maddelerinin tek tek görüşülerek oylandığı toplantıda; Ulaşım Komisyonu’nun Osmangazi ilçesinde, Orhan Bey Mahallesi, 6. Uçak Sokak’ta yer alan ve Tarihi Belediye Binasının altındaki meydana "Zehra Budunç Meydanı" isminin verilmesi ile ilgili raporu da oy birliğiyle kabul edildi. Meclis toplantısında, Plan ve Bütçe Komisyonu ile Hukuk Komisyonu’nun, Nilüfer ilçesi, Beşevler Mahallesi, İzmir Yoluna cephe Koca Yunus Sokak üzeri toplam 2819 metrekare tescil harici alanın "Park Et - Devam Et" sistemi ile vatandaşa ücretsiz olarak kullandırılmak üzere Belediye iştiraklerinden BURULAŞ’a otopark olarak işletme hakkının devredilmesi ve sözleşme imzalanması için Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e yetki verilmesi ile ilgili müşterek raporu da oy birliğiyle kabul edildi. Plan ve Bütçe-Ulaşım Komisyonlarının, ücret tarifelerinin belirlenmesi ile ilgili müşterek raporunun da görüşüldüğü mecliste, ulaşıma yapılması planlanan yüzde 15’lik fiyat güncellemesi teklifi de oy çokluğuyla kabul edildi. Meclis üyelerinin gündeme getirdiği konulara da açıklık getiren Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, su faturalarıyla ilgili yorumlarda niyet okuma algıladığını dile getirdi. Merkezi hükümetin elektrik faturalarında uyguladığı sübvanse işlemini Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin de su faturalarında uyguladığını vurgulayan Başkanvekili Gazioğlu, "Bizler de çok farklı bir şey yapmıyoruz. Artışlar hiç birimizin keyfiyetinden olmuyor. Enflasyon hepimizi zorluyor. BUSKİ’nin temel girdi maliyetleri o gün için yüzde 150 artıyordu. Bugün yüzde 200’lere dayanmış durumda. Sadece boru maliyetlerinden bahsediyorum. BUSKİ’yi hep birlikte ayağa kaldırmaya çalışıyoruz" dedi.
Başkan Yüceer: Çorlu’ya raylı sistemden kreşe kapsamlı yatırım
20 Ocak 2026 Salı - 16:52 Başkan Yüceer: Çorlu’ya raylı sistemden kreşe kapsamlı yatırım TEKİRDAĞ (İHA) – Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, "Raylı sistem projemizin ilk etabı için bu yıl içerisinde ihaleye çıkıyoruz. Çorlu Otogarı, Tren İstasyonu ve Hastane hattını hayata geçireceğiz" dedi. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, Çorlu’da görev yapan mahalle muhtarları ve basın mensuplarıyla kahvaltı programında bir araya geldi. Programda kentin öncelikli ihtiyaçları, devam eden yatırımlar ve planlanan projeler ele alındı. Çorlu’nun hızla büyüyen bir kent olduğunu belirten Yüceer, ulaşım ve altyapı yatırımlarına ağırlık verdiklerini ifade ederek toplu taşıma filosunun 443 yeni araçla güçlendirildiğini, kırsal mahallelerin ulaşım ağının genişletildiğini söyledi. Raylı sistem projesinin bu yatırımların en önemli ayağı olduğunu vurgulayan Yüceer, "Raylı sistem projemizin ilk etabı için bu yıl içerisinde ihaleye çıkıyoruz. İlk etapta Çorlu Otogarı, Tren İstasyonu ve Hastane hattını hayata geçireceğiz" dedi. Afet hazırlıkları kapsamında itfaiye yatırımlarının sürdüğünü kaydeden Yüceer, Çorlu’da mülkiyet sorununun çözüldüğünü ve itfaiye istasyonu için yakın zamanda temel atılacağını belirtti. Deprem hazırlıkları kapsamında geçici barınma alanlarının altyapısının tamamlandığını da aktardı. Sosyal belediyecilik projelerine de değinen Yüceer, "11 ilçeye 11 kreş" hedefi doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü, Kent Lokantalarının ise vatandaşlardan yoğun ilgi gördüğünü ifade etti. İçme suyu, kanalizasyon ve yol çalışmalarının devam ettiğini belirten Yüceer, Çorlu’ya modern bir Sebze-Meyve Toptancı Hali kazandırılacağını, projenin ihalesine çıkıldığını açıkladı.
Bursa’da yılın ilk fuarı Junioshow kapılarını açtı
20 Ocak 2026 Salı - 16:36 Bursa’da yılın ilk fuarı Junioshow kapılarını açtı Bebe ve çocuk konfeksiyonu sektöründe Türkiye’nin küresel vitrini konumundaki Junioshow Bursa Uluslararası Bebe, Çocuk Hazır Giyim & Çocuk İhtiyaçları Fuarı kapılarını açtı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonuyla; BEKSİAD, UTİB ve UHKİB destekleriyle düzenlenen fuar, 20-22 Ocak 2026 tarihleri arasında sektör temsilcilerini uluslararası alıcılarla buluşturuyor. Bu yıl 21’incisi gerçekleştirilen Junioshow, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenleniyor. Fuarda, 0-12 yaş grubuna yönelik tüm sezonları kapsayan yeni koleksiyonlar, tek tip ve özel dekorasyonlu stantlarda sergileniyor. Fuarda stant açan 80’e yakın firma, organizasyona yurt içinden nitelikli alıcıların yanı sıra yurt dışından 30’dan fazla ülkeden gelen 200’ü aşkın yabancı alıcı ile iş görüşmeleri gerçekleştiriyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Junioshow’un sürdürülebilirlik ve uluslararası etkisine dikkat çekti. 2026 yılının ilk önemli fuarında, bebe ve çocuk konfeksiyonu sektöründe dünyanın birçok ülkesinden gelen alıcılarla, sektörün güçlü oyuncularını Bursa’da buluşturduklarını ifade eden Başkan Burkay, "Fuarın 21. kez düzenlenmesi ve kesintisiz şekilde devam etmesi, sektörümüzün ve ekosistemimizin gücünün en somut göstergesidir." dedi. Bursa’nın bebe ve çocuk konfeksiyonunda Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biri olduğuna vurgu yapan Burkay, "Bu fuar artık yalnızca bir üretim buluşması değil aynı zamanda moda ve trendlerin belirlendiği uluslararası bir platformdur. Bugün dünyanın birçok ülkesindeki raflarda Bursa’da üretilen ürünler yer alıyor" ifadelerini kullandı. BTSO olarak uluslararası fuarcılığa büyük önem verdiklerini kaydeden Burkay, "Merinos AKKM ve Bursa Fuar Merkezi’nde her yıl uluslararası ölçekte yaklaşık 20 büyük organizasyona ev sahipliği yapıyoruz. 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmine sahip, 117’den fazla ülkeye ticaret yapan bir şehir için bu organizasyonlar büyük değer üretiyor." dedi. Küresel ekonomik görünüme de değinen Burkay, 2026 yılıyla birlikte dünya genelinde enflasyonist baskıların azalmasının ve özellikle Avrupa’da talebin güçlenmesinin beklendiğini belirterek, Dünya Bankası ve OECD raporlarında büyüme beklentilerinin yukarı yönlü olduğunu ve bu gelişmelerin sektöre pozitif yansıyacağına inandığını vurguladı. BEKSİAD Başkanı Mehmet Bayezit ise BTSO iş birliğiyle düzenlenen Junioshow’un sektöre sağladığı katkıya dikkat çekerek, "200’ün üzerinde alıcının ziyaret ettiği fuarımızın sektörümüze hayırlı olmasını diliyorum. Junioshow, Bursa’nın uluslararası ticaretteki gücünü bir kez daha ortaya koyuyor." ifadelerini kullandı. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Junioshow’un artık geleneksel hale geldiğini belirterek, sürekliliğini ispat etmiş organizasyonun Bursalı iş insanları için bereketli geçmesini temenni etti. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Orkun Gazioğlu ise bebe ve çocuk konfeksiyonu sektöründe Bursa’nın lider konumda olduğunu vurgulayarak, "Fuar, sektörün inovasyon gücünü ve Bursa’nın bu alandaki öncülüğünü net şekilde ortaya koyuyor." değerlendirmesinde bulundu. Vali Yardımcısı Salih Altun fuardaki firmaların stantlarını gezdiklerini belirterek, "Katılımcı profili ve ürün çeşitliliği açısından son derece etkileyici bir organizasyon. Bursa, kalite ve moda açısından dünya ile rekabet edebilen bir şehir. Valilik olarak tüm üreticilerimizin yanındayız." ifadelerini kullandı.