Son Dakika
|
Mücteba Hamaney, iki aracı ülkenin ilettiği teklifi reddetti
Sultangazi’de kuyumcu soygunu girişimi kamerada
Ümraniye’de araca çarpan beton mikseri devrildi: 1 yaralı
İran, İsrail'in merkezini balistik füze ile vurdu
Usta sanatçı Orhan Gencebay, hastaneye kaldırıldı
Antalya Kepez Kaymakamlığında silah sesleri duyuldu
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten İsrail'e Mescid-i Aksa tepkisi!
Liverpool - Galatasaray maçını Szymon Marciniak yönetecek
İsrail’den Lübnan’a "hedefli kara operasyonu"
İsrail ordusu: "Son 24 saatte İran’daki 200’ü aşkın hedef vuruldu"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Kabil'deki hastane saldırısında can kaybı 408'e yükseldi
Netanyahu, İranlı Laricani’nin öldürüldüğünü söyledi
Bakan Fidan, Rus mevkidaşı Lavrov ile görüştü
Beyaz Saray Ekonomi Konseyi Direktörü: "Petrol tankerleri Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye başladı"
Taksici, meslektaşının önünü kesip tehdit etti
SOLOTÜRK Çanakkale’de nefesleri kesti
NATO’nun Dijital Sinir Sistemi Türk mühendislerine emanet
EKONOMİ
Malatya’da taksi ücret tarifesi güncellendi
17 Mart 2026 Salı - 17:39:53
Malatya’da ticari taksi ücret tarifesi, artan maliyetler nedeniyle güncellendi. Malatya Büyükşehir Belediye Meclisi’nde alınan karar doğrultusunda, T plaka ticari taksi taşıma ücret tarifesi yeniden belirlendi. Malatya Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın teklifi üzerine yapılan düzenlemede, taksici esnafının talepleri ve ekonomik veriler dikkate alındı. Aynı zamanda Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı olan Şevket Keskin, uzun süredir tarife değişikliği yapılmadığını belirterek artan işletme giderlerinin esnafı zorladığını ifade etti. Keskin, "Taksici esnafımız uzun süreden beri ücret güncellemesi yapmıyordu. Artan maliyetler ve giderler maalesef ücret tarifesinin güncellenmesini zorunlu kılmıştır" dedi. Keskin ayrıca süreçte destek veren Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, meclis üyeleri ve bürokratlara teşekkür etti. Yeni tarifeye göre taksimetre açılış ücreti 60 TL, kilometre ücreti 60 TL, 100 metre birim ücret 6 TL, 60 dakika bekleme ücreti 150 TL, 1 dakika bekleme ücreti 2,50 TL ve indi-bindi ücreti 200 TL olarak belirlendi.
17 Mart 2026 Salı - 16:49
Çankırı’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 75 bin 369 oldu
Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı (TÜİK), Motorlu Kara Taşıtları, Şubat 2026 haber bültenini açıkladı. TÜİK Başkanlığı tarafından verilen bilgiye göre; Çankırı’da trafiğe kayıtlı araç sayısı Şubat ayı sonu itibarıyla 75 bin 369 oldu. Çankırı’da Şubat ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı toplam 75 bin 369 adet taşıtın yüzde 36,2’sini otomobil, yüzde 23,4’ünü traktör, yüzde 22,0’sini motosiklet, yüzde 13,1’ini kamyonet, yüzde 3,2’sini kamyon, yüzde 0,9’unu minibüs, yüzde 0,7’sini otobüs, yüzde 0,5’ini ise özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Şubat Ayında 230 Adet Taşıtın Trafiğe Kaydı Yapıldı. Çankırı’da Şubat ayında 230 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Trafiğe kaydı yapılan toplam 230 adet taşıt içinde yüzde 48,3 ile motosiklet ilk sırada yer aldı. Bunu yüzde 26,5 ile otomobil, yüzde 13,0 ile kamyonet, yüzde 8,7 ile traktör takip etti. Devri yapılan toplam bin 329 adet taşıt içinde otomobil 770 adet ile ilk sırada yer aldı. Otomobili sırasıyla 211 adet ile kamyonet, 181 adet ile traktör, 115 adet ile motosiklet takip etti. Şubat ayında devri yapılan taşıtların 52 adedini ise minibüs, otobüs, kamyon ve özel maksatlı taşıt oluşturdu.
17 Mart 2026 Salı - 16:36
GSO Mart ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi
Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Mart Ayı Meclis Toplantısı, GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu’nun başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Meclis ve Meslek Komite Üyelerinin katılımıyla yapıldı. Toplantıda, bölgede yaşanan savaş ve artan jeopolitik risklerin yanı sıra firmaların yaşadığı sıkıntılar ve sektörel gelişmeler değerlendirildi; ayrıca Gaziantep Sanayi Odası tarafından yürütülen faaliyetler, projeler ve planlanan çalışmalar hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Toplantının açılış konuşmasını yapan GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, yaklaşan Ramazan Bayramı’nın birlik, beraberlik ve dayanışma duygularının en güçlü şekilde hissedildiği müstesna günlerden biri olduğunu belirterek, ülkemizin ve İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı kutladı. Konuşmasında sanayi sektörünün mevcut ekonomik ve bölgesel gelişmeler karşısındaki durumuna değinen Konukoğlu, sanayicilerin bölgede yaşanan savaş hali, küresel piyasalardaki dalgalanmalar ve artan maliyet baskılarına rağmen üretim gücünü korumak için büyük bir gayret gösterdiğini vurguladı. Sanayicilerin tüm zorluklara rağmen üretim ve ihracata devam ettiğini belirten Konukoğlu, ülke ekonomisinin sürdürülebilirliği ve bu süreci atlatabilmesi için sanayi sektörünün rekabet gücünün artırılmasının büyük önem taşıdığını kaydetti. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de toplantıda yaptığı konuşmada, geçmişte olduğu gibi bugün de ülke olarak birçok alanda mücadele verildiğini belirtti. Ünverdi, "Ülkemizin hemen yanı başında geçmişten bugüne savaş ve krizler maalesef devam ediyor. Daha önce Irak-İran savaşı, Irak’taki siyasi istikrarsızlıklar ve Suriye’deki iç savaşın etkilerini yaşamıştık. 18 gün önce başlayan ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş bugün tüm dünyayı etkisi altına almış durumdadır. Savaştan herkes etkileniyor, ancak en büyük zorluğu bölgeye yakınlığımız sebebiyle bizler yaşıyoruz" dedi. Gaziantep’in bölgesinin en büyük sanayi ve ticaret hacmine sahip şehri olduğunu vurgulayan Ünverdi, kentin komşu ülkeler başta olmak üzere Kuzey Afrika, körfez ülkeleri ve tüm Orta Doğu ülkeleriyle güçlü ticari bağlara sahip olduğunu ifade etti. Ünverdi, "Özellikle Irak bizim en önemli pazarlarımızdan biridir ve geçtiğimiz yıl yaptığımız 1 milyar 758 milyon 523 bin dolarla şehrimizin ihracatında ilk sırada yer almaktadır. Ancak savaşla birlikte Irak’a ihracatımızda ciddi düşüş ve aksamalar yaşıyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi bölge ülkelerine yapılan ihracatımız da bu süreçten olumsuz etkilenmeye devam etmektedir" diye konuştu. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte petrol ve gaz fiyatlarında olağanüstü artışlar yaşandığını dile getiren Ünverdi, "Navlun ve sigorta maliyetleri de buna bağlı olarak yükseldi. Petrol fiyatlarındaki artış yalnızca akaryakıtı değil, lojistik ve enerji maliyetleri üzerinden tüm üretimi etkiliyor. Devletimiz Eşel Mobil sistemiyle akaryakıttaki fiyat artışlarının önüne geçti ancak bu nereye kadar devam edebilecek öngörmek mümkün değil" ifadelerini kullandı. Savaş ortamının dünya ticaretini ve özellikle üretim ile ihracat yapan kesimi etkilediğini belirten Ünverdi, "Sanayiciler olarak girdi maliyetlerimiz yüksek oranlarda arttı. Hammadde tedarikinde çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Konteyner ve gemi taşımacılığında navlun fiyatları önemli ölçüde yükseldi. Karayolu taşımacılığında da maliyet artışları ve gümrüklerde çeşitli sorunlar yaşanıyor" dedi. "Biz ülkemizin, devletimizin gücüne inanıyoruz, bugünleri de atlatacağımıza inancımız tamdır" diyen Ünverdi, "Ancak bu süreçte finansman maliyetleri başta olmak üzere, sanayicilerimizin girdi maliyetlerini azaltacak, tedarik süreçlerimizdeki aksamaların önüne geçecek adımların atılmasını beklediğimizi belirtmek istiyorum. Bununla birlikte, ihracatçılarımızı olumsuz etkileyen enflasyon ve döviz kuru arasındaki makasın kapanması ve dengelenmesi dış ticaretimiz açısından önem taşıyor. İş dünyası olarak bölgemizi ateş çemberine çeviren ve ticaretimize ağır darbe vuran savaşın son bulması bizim en büyük beklentimizdir" şeklinde konuştu. Gaziantep’in ekonomik verileri hakkında meclis üyelerine bilgi veren Ünverdi, "2026 yılı şubat ayında 808 milyon 768 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. En çok ihracat yapılan ülkelerin başında Irak ve ABD geliyor. İhracatın sektörlere göre dağılımında ise yüzde 35,2 ile tekstil ürünleri ilk sırada yer alırken, yüzde 35 ile tarımsal sanayi ve hububat ürünleri ikinci, yüzde 12,9 ile kimya ve plastik ürünleri üçüncü sırada bulunuyor" diye konuştu. Meclis toplantısının son bölümünde, Sani Konukoğlu Vakfı Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Naci Boran, Sani Konukoğlu Vakfı’nın yürüttüğü proje ve çalışmaları sunum eşliğinde anlatarak meclis üyelerinin sorularını yanıtladı. Meclis toplantısı, görüş alışverişinin ardından dilek ve temennilerin paylaşılmasıyla sona erdi.
17 Mart 2026 Salı - 15:57
İkinci el otoda çoklu etkilerin altında temkinli ilerleme
Şubat ayında 15 yaş ve 350 bin km sınırına kadar olan ikinci el oto satışları, 2025 Şubat ayına göre yüzde 6 düşerken, geçen aya göre ise de yüzde 11 yükseliş kaydetti. Bu dalgalı seyirde, sıfır oto pazarındaki cazip fiyatlı araç kampanyaları nedeniyle takasa gelen ikinci el araç sayısındaki artışın da etkili olduğu tahmin ediliyor. İkinci el oto satışlarında da altının servet etkisi hissediliyor. Quick Finans’ın yayınladığı 2’nci El Oto Raporu’nun Şubat ayına ait verilerinin yer aldığı güncel sayısında, sektöre dair en yeni trendler paylaşıldı. Türkiye 0 Km Otomobil ve Hafif Ticari araç satışları, 2026 yılı Şubat ayında geçen yıl Şubat ayına göre yüzde 2,97 azalarak 88 bin 39 adet olarak gerçekleşti. 2024 yılında gördüğü rekor seviyeden sonra son 2 yıldır gerileme göstermesine karşın, son 10 yıllık ortalamanın yüzde 50 üzerindeki tüm zamanların en iyi üçüncü Şubat ayı satışı gerçekleşti. Gövde tipi SUV araçların payı geçen yıl Şubat ayına göre iki puan artışla yüzde 61.7 oldu ve yıllara göre süren artış trendini korudu. Hibrit ve elektrikli araçların pay artışı da devam ederken, geçen yıl Şubat ayında yüzde 41.8 olan pazar payları 2026 Şubat ayında yüzde 51.1’e yükselerek yıllara göre çarpıcı yükselişini devam ettirdi. Bu gelişmeler, tüketici tercihindeki teknoloji, konfor ve ekonomik etkilerin yönlendirici olduğunu gösterdi. Benzer etkilerin, 2026 yılı Ocak-Şubat dönemi dikkate alındığında, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2.52 oranında artışla genellik kazandığı gözlemlendi. Ayrıca, bu etkiler son dönemde yatırımcısına yüksek kazançlar sağlayan altının servet etkisi ile güçlenmeye devam ediyor. 15 yaş ve 350 bin km sınırına kadar olan ikinci el oto satışları ise; 2025 Şubat ayına göre yüzde 6 düşerken, geçen aya göre ise de yüzde 11 yükseliş kaydetti. Bu dalgalı seyirde, sıfır oto pazarındaki cazip fiyatlı araç kampanyaları nedeniyle takasa gelen ikinci el araç sayısındaki artışın da etkili olduğu tahmin ediliyor. İkinci el oto satışlarında da altının servet etkisi hissedilmektedir. İkinci el oto satıcıları ise, Şubat ayı satışlarının geçen aya göre artış gösterse de, geçen yılın altında kalarak beklentileri karşılamadığını ifade etti. Avrupalı distribütör firmalarının, daralan Avrupa Birliği otomobil pazarında ortaya çıkan arz fazlasını, dönem dönem Avrupa’nın arka pazarı olarak görülen Türkiye pazarına kaydırmasıyla oluşan stokların cazip kampanyalarla iç pazara sürülmesinin ikinci el oto pazarında satış adetleri ve fiyatlar üzerinde oluşturduğu baskının devam ettiği gözlendi. Ocak’taki düşüşten sonra Şubat’ta kısmi geri dönüş: Yavaş seyir sürüyor Rapora göre, ikinci el otomobil pazarında, Ocak ayındaki sert düşüşün ardından Şubat’ta kısmi bir geri dönüş yaşandı. Ocak ayı Aralık’a göre yüzde 20 gerilemiş, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 10 düşüş kaydedilmişti. Şubat ayında satışlar 334 bin 123 adede ulaşarak Ocak’a göre yüzde 11 toparlandı. Buna karşın pazar, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6 daha düşük kaldı. Veriler, yılbaşı geçişi sonrası yaşanan düzeltmenin bir bölümünün geri alındığını gösterse de, yıllık bazdaki zayıf görünüm İkinci El pazarında yavaş seyrin sürdüğüne ve talebin hâlâ fiyat seviyeleri yanında sıfır araçtaki cazip kampanyalara duyarlı ilerlediğine işaret ediyor. Şubat’ta stok devir hızı iyileşti: Ortalama bekleme 47 günden 45 güne indi Şubat ayında ikinci el pazarında stok devir hızında sınırlı bir iyileşme görüldü. Pazar ortalamasında stokta kalma süresi Ocak’taki 47 günden 45 güne gerileyerek 2 gün kısaldı. Kırılımlara bakıldığında; binek araçlarda 47’den 45 güne düşüş izlenirken, ticari araçlarda 47’den 44 güne gerileme dikkat çekti. Bu tablo, Şubat ayında satış tarafındaki kısmi toparlanmayla birlikte araçların elde kalma süresinin azaldığını ve piyasanın temkinli de olsa daha hızlı döndüğünü gösteriyor. Şubat’ta hafif ticaride kısmi normalleşme İkinci el hafif ticari pazarında Şubat ayında toparlanma görüldü. Satış adetleri 49 bin 567 olarak gerçekleşerek Ocak ayındaki 45 bin 595 seviyesinin üzerine çıktı. Buna karşın Şubat performansı, geçen yılın aynı ayına göre (58 bin 910) yaklaşık yüzde 16 daha düşük kaldı. Veriler, yılın başındaki zayıf seyrin ardından Şubat’ta kısmi bir iyileşme yaşandığını; ancak talebin genel olarak hâlâ temkinli ilerlediğini gösteriyor. Fiyatlar reel bazda enflasyona paralel seyrederken euro bazında gerileme kaydediyor İkinci El fiyatlarında yıllık değişim, para birimine göre ayrışıyor. TL bazında fiyatlar B segmentinde yüzde 28,6, C segmentinde yüzde 33,2, D segmentinde yüzde 32,0 artış gösterirken; euro bazında ise en yüksek gerileme B segmentinde yüzde 6.3 ile görülürken C ve D segmentlerinde sırasıyla yüzde 2.9 ve yüzde 3.8 gerileme kaydedildi. Bu görünüm, döviz bazında fiyatların görece ucuzladığı bir dönemi yansıtıyor. 15 yaş üzeri araçlarda hareketlilik artıyor Şubat ayında 15 yaş üzeri binek araç pazarında bir önceki aya göre fiyatlar seviyesi paralel seyrederken adetler yükselip stokta kalma süresi azaldı. Ocak döneminde yaklaşık 110 bin adet seviyesinde olan ilan kapanma sayısı, Şubat itibarıyla 124 bin adedin üzerine çıkarak yüzde 12’nin üzerinde artış kaydetti. Aynı dönemde ortalama fiyatlar 412 bin TL seviyesinden 415 bin TL’ye sınırlı bir yükseliş gösterirken, araçların ilanda kalma süresi 53 günden 51 güne geriledi. Bu tablo, piyasaya daha fazla araç girmesine rağmen talebin güçlü kaldığını ve özellikle düşük bütçeli mobilite ihtiyacının ikinci el pazarının yaşlı segmentini canlı tuttuğunu gösteriyor. Verilen bilgiler ve yorumlar, SmartIQ tarafından geçmiş dönem verilerden ve piyasa araştırması sonuçlarından faydalanılarak oluşturulmuş olup, taşıtların özelliklerine veya bölgesine göre değişkenlik gösterebilir.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
16 Mart 2026 Pazartesi- 13:49
Bayramın popüler ikramlığı ‘şeker’
2
17 Mart 2026 Salı- 11:06
Gaziantep’te baklavacılarda bayram yoğunluğu: Günlük üretim 20 tona ulaştı
3
15 Mart 2026 Pazar- 23:12
İkinci el oto pazarında buruk bayram
4
17 Mart 2026 Salı- 10:57
Ulaştırma Bakanlığı’ndan Yenişehir’e dev yatırımlar
5
16 Mart 2026 Pazartesi- 10:41
Ev kiraları şehirden kaçırdı, köyde "gezen tavuk" çiftliği kurdu
20 Ocak 2026 Salı - 14:44
IF Wedding Fashion İzmir 19. kez kapılarını açtı
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğinde düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı kapılarını açtı. Gelinlik, damatlık ve abiye giyim sektörünün kalbinin attığı organizasyon; İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğiyle Fuar İzmir’de başladı. Fuarın açılış törenine; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, çeşitli dernek, sivil toplum kuruluşu ve oda başkanları, moda sektörü profesyonelleri, tasarımcılar, yabancı sektör temsilcileri, meclis üyeleri ve bürokratlar katıldı. Üç gün boyunca sürecek olan fuar kapsamında ticari görüşmeler, defileler, tasarım yarışmaları ve sektörel buluşmalar gerçekleştirilecek. Bu yıl 19.’su düzenlenen organizasyonda; 11 şehirden 185’i yerli, 8 ülkeden 18’i yabancı olmak üzere toplam 203 firma yer alıyor. Tugay: "Fuarı gerçekleştiriyor olmak bizim için büyük bir mutluluk" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 19. IF Wedding Fashion Gelinlik, Damatlık ve Abiye Fuarı’nın açılışında yaptığı konuşmada, "Bugün geleceğimize yön veren kıymetli tasarımcılarımız, yurt içinden ve uzak coğrafyalardan şehrimize teşrif eden değerli konuklarla birlikte; 19. kez IF Wedding Fashion Gelinlik, Damatlık ve Abiye Fuarı’nı açıyoruz. Bu fuara başlangıcından bugüne kadar emek veren, bugünlere gelmesini sağlayan herkese, şehrimizin belediye başkanı olarak yürekten teşekkür ediyorum. Bugün Ticaret Bakanlığımızın destekleri, İZFAŞ’ın imkanları ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği’nin iş birliği ile bu fuarı gerçekleştiriyor olmak bizim için büyük bir mutluluk. İzmir Ticaret Odamızın bu fuara bu sene sağlamış olduğu ve geçen yıla göre daha yüksek olan desteğinin ben özel bir teşekkürü hak ettiğini düşünüyorum." dedi. "Moda ve hazır giyim sektörü dünyada kabuk değiştiriyor" Sektörün başarısına ve küresel pazardaki durumuna dikkat çeken Başkan Tugay, "İzmir’in emeğini, başarma gücünü ve 19 yıldır ilmek ilmek işlediğimiz bir başarı öyküsünü hep birlikte kutluyoruz. Gelinlik, damatlık ve abiye giyim sektöründe artık bir dünya markası haline gelen IF Wedding Fashion İzmir’deki bu büyük buluşmaya hepiniz hoş geldiniz. Moda ve hazır giyim sektörü dünyada kabuk değiştiriyor. Artık sadece üretmek yetmiyor; tasarım, özgünlük ve yaratıcılık asıl katma değeri belirliyor. Bakın, rakamlar çok açık: Küresel düğün kıyafetleri pazarı 80 milyar doları aşmış durumda ve kısa sürede 100 milyar dolarlık dev bir sektör haline gelecek." ifadelerini kullandı. "Aradığımız formül, katma değer" Ekonomik veriler üzerinden katma değerin önemini vurgulayan Tugay, sözlerine şöyle devam etti: "Ülkemiz maalesef genel ihracatta zorlu bir dönemden geçiyor. Biraz önce Genel Müdürümüz de ifade etti; tüm dünyada ticaret savaşlarının sebep olduğu bir durum bu belki de. Ancak bu darboğazdan çıkış yolumuz, tam da bu salonda, bu stantlarda gördüğümüz tablodur. Türkiye’nin ortalama ihraç birim fiyatı 1,6 dolar iken, Ege Hazır Giyim İhracatçıları Birliği üyelerimizin ortalaması 21 doların üzerine çıkıyor. Söz konusu gelinlik ve abiye olduğunda ise bu rakam kilogram başına 100 dolar düzeyinde. İşte aradığımız formül budur, Katma değer. Tasarımın, emeğin ve estetiğin olduğu yerde katma değer yükselir." "Ülkemizdeki gelinlik üretiminin yüzde 70’i güzel İzmir’imizde" İzmir’in üretimdeki lider konumuna ve fuarın detaylarına değinen Cemil Tugay, "Gururla ifade etmeliyim ki; İzmir bu sektörün sadece Türkiye’deki lokomotifi değil, aynı zamanda küresel bir üretim merkezidir. Ülkemizdeki gelinlik üretiminin yüzde 70’i güzel İzmir’imizde, bini aşkın firmamızın alın teriyle gerçekleşiyor. Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Amerika’dan Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanındaki gençlerin en mutlu günlerinde İzmir imzası taşıyor. On binlerce hemşehrimize aş ve iş imkanı sağlayan bu dev ekosistemi korumak ve büyütmek hepimizin önceliği olmalıdır. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ailesi olarak, Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğiyle bu yıl çıtayı biraz daha yukarıya taşıdık. 11 şehirden ve 8 ülkeden 203 firma katıldı. 60’tan fazla ülkeden profesyonel alıcıyı ağırlayacağız. En önemlisi, 2025 koleksiyonları dünyada ilk kez bu koridorlarda görücüye çıkacak" şeklinde konuştu. "IF Wedding Fashion İzmir’in kentimize ve ülkemize bereketli olmasını diliyorum" Başkan Tugay, genç tasarımcılara verilen destek ve gelecek vizyonuyla ilgili olarak ise konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Ayrıca 16 yıldır sürdürdüğümüz Gelinlik Tasarım Yarışması ile genç yeteneklerimizin elinden tutuyor, modanın geleceğini İzmir’den inşa ediyoruz. Gençlerimizin yaratıcılığı, İzmir’in tasarım ve moda kenti vizyonunun en somut nişanesidir. Bu başarıda emeği olan tüm üreticilerimize, ihracatçı birliklerimize, paydaş kurumlarımıza ve İzmir’in gücüne inanan tüm firmalarımıza yürekten teşekkür ediyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üretimi, tasarımı ve ihracatı odak noktasına alan kalkınma anlayışımızın her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. IF Wedding Fashion İzmir’in kentimize ve ülkemize bereketli olmasını diliyorum. Modanın kalbi İzmir’de atmaya devam edecek."
20 Ocak 2026 Salı - 14:40
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, "AB-Türkiye İş Diyaloğu 2 Projesi 2027’ye kadar devam edecek"
Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu II Projesi’nin tanıtım toplantısında konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "AB-Türkiye İş Diyaloğu 2 Projesi 2027’ye kadar devam edecek. Proje kapsamında, Türk ve AB üyesi ülkelerden oda ve borsaların eşleştirilmesiyle, 18 proje uygulanacaktır. Uygulanacak projeler, enerji verimliliği, yeşil ve dijital dönüşüm, sürdürülebilir büyüme, tarım, turizm, start-up ekosistemi ve AB müktesebatı gibi stratejik alanlara odaklanacaktır. Ayrıca, proje Avrupa Komisyonu tarafından 6 milyon avro finansmanla destekleniyor" dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Eurochambres iş birliğinde yürütülen Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu II (TEBD II) Projesi’nin tanıtım toplantısı İstanbul’da yapıldı. Toplantıya, TOBB Başkanı ve Eurochambres Başkan Yardımcısı Hisarcıklıoğlu, Eurochambres Başkanı Vladimir Dlouhy, Merkezi Finans ve İhale Birimi Direktörü Barbaros Murat Köse, AB Türkiye Delegasyonu Ticaret ve Ekonomi Bölüm Başkanı Dominik Olewinski ve Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan katıldı. "Türkiye ile AB iş dünyası arasında işbirliğini geliştirip, deneyim paylaşımı ve diyaloğu kurumsal hale getirmek istiyoruz" Projenin tanıtım toplantısında açıklamalarda bulunan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Rifat Hisarcıklıoğlu, "Proje, Avrupa Komisyonu tarafından finanse ediliyor. Projenin toplam tutarı 6 milyon euro. Bu projenin uygulanmasında Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (Eurocchambres) ile birlikte çalışıyoruz. Esasen, bu projeleri 2002 yılından beri gerçekleştiriyoruz. 2002 yılında ‘Türk-Oda Geliştirme Programı’ adıyla başladığımız projeler serisinin iki hedefi var. Oda ve Borsalarımızın hizmet kapasitesini geliştirip, üyelerimize, dünya standartlarında daha fazla hizmet sunmak. Türkiye ile AB iş dünyası arasında işbirliğini geliştirip; deneyim paylaşımı ve diyaloğu kurumsal hale getirmek. Son yıllarda, ICC Dünya Odalar Birliği tarafından yapılan "en iyi uygulama" yarışmalarında, Oda ve Borsalarımızın aldıkları ödüller, bu konudaki çabaların meyveleridir. Uygulanan projeler, çarpan etkisiyle, yapılan yatırım tutarının kat be kat üzerinde fayda sağlamaktadır" şeklinde konuştu. "AB-Türkiye İş Diyaloğu 2 Projesi 2027’ye kadar devam edecek" AB-Türkiye İş Diyaloğu 2 Projesi 2027’ye kadar devam edeceğini belirten Hisarcıklıoğlu, "Proje kapsamında, Türk ve AB üyesi ülkelerden oda ve borsaların eşleştirilmesiyle, 18 proje uygulanacaktır. Proje sahibi oda ve borsalarımız da aramızda. Uygulanacak projeler, enerji verimliliği, sürdürülebilir büyüme, yeşil ve dijital dönüşüm, start-up eko sisteminin geliştirilmesi, tarım, gıda, kırsal kalkınma, sürdürülebilir turizm ve Avrupa Birliği müktesebatı gibi güncel ve stratejik alanlara odaklanacaktır. Ayrıca, oda ve borsaların kurumsal ve hizmet kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik, çok sayıda eğitim, saha ziyareti ve Oda/Borsa Akademisi de, proje kapsamında yer almaktadır. Dünyanın genelinde çatışmaların ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçiyoruz. Pek çok coğrafyada karmaşa ve savaşlar yaşanıyor. Dünya ticareti de, eski yapısından uzaklaşmış durumda. Kurala dayalı ticaret düzeni artık yok. Ticarette korumacılık her yerde artıyor. Ticaret ve tarife savaşları daha çok öne çıkıyor. Bu tabloya, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin, ticaret ve sanayi üzerindeki dönüştürücü etkisi de eklenmektedir" ifadelerini kullandı. Yapay zekanın üretim süreçlerinden lojistiğe, dış ticaret operasyonlarından pazarlamaya kadar, birçok alanda iş yapış biçimlerini köklü şekilde değiştirdiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Bu dönüşüm, beraberinde uyum, yetkinlik ve erişim sorunlarıyla birlikte, ciddi fırsatlar da getirmektedir. Belirsizliklerin bu kadar arttığı, dönüşümün baş döndürücü hızla geliştiği bir dönemde, iş dünyamızın "güvenilir pusulaya" ihtiyacı vardır. İşte biz, Oda ve Borsalarımızın, bu "güvenilir pusula rolünü" yerine getirmesinin çok önemli olduğuna inanıyoruz. Bu bizim görevimizdir. Hizmet kapasitemizi bu anlayışla sürekli olarak geliştirmeliyiz. Odalar ve borsalar, üyelerini küresel ticaret politikalarındaki değişiklikler ve tarife uygulamaları konusunda zamanında bilgilendiren, yapay zekâ ve dijitalleşme alanında farkındalık, eğitim ve rehberlik hizmetleri sunan, üyelerin yeni pazarlara erişimini kolaylaştıran, Avrupa ve küresel değer zincirlerine entegrasyonlarını destekleyen, stratejik aktörler olmalıdır. Türkiye-AB İş Diyaloğu Projesi, bu anlamda, oda ve borsaların sadece temsil eden değil; yönlendiren, dönüştüren ve güçlendiren kurumlar olarak konumlanmasına, katkı sağlamayı hedeflemektedir" dedi. "Türkiye’nin imalat ve savunma sanayii, AB’nin hem rekabetçiliğini hem de güvenliğini artırabilir" Hisarcıklıoğlu sözlerine şöyle devam etti: "Uzun vadeli rekabet gücümüzü ancak daha derin ve dayanıklı ortaklıklarla korunabilir. Aday ülke statüsündeki Türkiye, AB değer zinciri içinde kritik bir konumdadır. Türkiye, dinamik bir üretim altyapısına sahiptir. Genç ve nitelikli iş gücümüz bulunmaktadır. Ayrıca, Avrupa’yı Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya bağlayan stratejik bir coğrafyadayız. Yeşil ve dijital dönüşüm hedeflerine ulaşmak isteyen AB, kritik ham maddelere bağımlıdır. Ancak, nadir toprak elementlerinin yüzde 90’ı tek bir ülkeden temin edilmektedir. Bu kırılganlığın sürdürülebilir bir şekilde azaltılması, Türkiye ile daha yakın iş birliğini gerektirir. Türkiye’nin imalat ve savunma sanayii, AB’nin hem rekabetçiliğini hem de güvenliğini artırabilir. Fintek, yapay zekâ ve dijital inovasyon gibi alanlarda da birlikte büyük atılımlar yapabiliriz. Bu alanlarda Ufuk Avrupa ve Digital Europe gibi AB programları yoluyla iş birliğimizi güçlendirmeliyiz. Bu iş birliğini derinleştirecek en önemli adım, Gümrük Birliği’nin güncellenmesidir. Mevcut çerçeve, artık, günümüz ticaret ve yatırım ilişkilerine yanıt verememektedir. Modern bir Gümrük Birliği, Hizmetler, tarım, kamu alımları ve e-ticareti kapsamalı" diye konuştu. "Türk iş insanlarının, AB üyesi ülkelere seyahatte yaşadığı vize sorunları, ticaretin önünde ciddi bir engel haline gelmiştir" Türk iş insanlarının, AB üyesi ülkelere seyahatte yaşadığı vize sorunlarına dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, "Türk iş insanlarının, AB üyesi ülkelere seyahatte yaşadığı vize sorunları, ticaretin önünde ciddi bir engel haline gelmiştir. Uzun randevu bekleme süreleri ve sürece dair belirsizlikler, iş insanlarımızın fuarlara katılımını ve tedarik ilişkilerini zorlaştırmaktadır. Bu sorunun çözülmesi, ticaretimizi artıracak ve karşılıklı güveni pekiştirecektir. Türkiye-AB ilişkileri açısından bir diğer önemli konu ise karayolu taşıma kotalarıdır. Türkiye-AB ticaretinde karayolu taşımacılığı, hızlı teslimat ve tedarik zinciri açısından büyük avantaj sağlamaktadır. Ancak mevcut kota uygulamaları, malların teslimatını geciktirmekte ve maliyetleri artırmaktadır. Bu sorunu çözüme kavuşturarak, ticaretimizi daha verimli hale getirmeliyiz. Bir diğer önemli husus olarak, Avrupa Birliği’nde son dönemde öne çıkan, "Made in EU ve Made in Europe" yaklaşımı da, dikkatle takip edilmelidir. Avrupa sanayisinin dayanıklılığını artırma hedefi anlaşılır olmakla birlikte, bu yaklaşımın korumacı ve dışlayıcı bir çerçeveye dönüşmemesi gerekir. Türkiye, Gümrük Birliği ile Avrupa sanayi imalat piyasasına 30 yıldır entegredir "Made in EU" anlayışının; kapsayıcı, tamamlayıcı ve ortak faydayı esas alan bir bakış açısıyla ele alınması, ortak rekabet gücü açısından daha sağlıklı olacaktır" dedi.
20 Ocak 2026 Salı - 14:14
Yarını inşa eden ‘Mühendis Kızlar’ Davos gündeminde
Bu yıl 56’ncı kez düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) resmi programı kapsamında Limak Holding, iki yıl üst üste akredite panel düzenleyen ilk Türk şirketlerinden oldu. Kadınların STEM alanındaki stratejik rolünün ele alındığı ‘Yarını İnşa Etmek’ (Engineering Tomorrow) başlıklı panelde 11 yıldır aralıksız olarak sürdürülen Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) ve projenin yurt dışı yapılanması Global Engineer Girls (GEG) girişimi Davos gündemine bir kez daha taşındı. İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun yıllık toplantısı kapsamında Limak Holding, akredite resmi programda yer alan ‘Yarını İnşa Etmek: Yapay Zekâ Çağında Kadın STEM Yeteneklerini Besleme, Geliştirme ve Elde Tutma Stratejileri’ (Engineering Tomorrow: Strategies for Nurturing, Upskilling, and Retaining Top Female STEM Talent in the Age of AI) başlıklı panel ile küresel iş dünyası liderlerini bir araya getirdi. Davos’taki TPC House’ta 20 Ocak 2026 tarihinde düzenlenen oturuma; Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir ile birlikte Suudi Arabistan’ın iddialı projelerinden NEOM’un Baş Yatırım Sorumlusu (CIO) Dr. Manar AlMoneef ve Schneider Electric Orta Doğu ve Afrika (MEA) Bölge Başkanı Walid Sheta konuşmacı olarak katıldı. Dünya çapında kadınların iş hayatında ve liderlik pozisyonlarında ilerlemesini destekleyen en köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olan Catalyst Now iş birliğinde, moderatörlüğünü KPMG Küresel Altyapı ve Ulaştırma Başkanı Lisa Kelvey’in gerçekleştirdiği panelde, yapay zekânın iş gücü üzerindeki etkileri ve dijital uçurumun derinleşmemesi için kadınların süreçlere eşit katılımı konuları ele alındı. Yetenek yönetimi stratejisi Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, paneldeki konuşmasında özellikle gelişmekte olan ekonomilerdeki kadınların büyük veri, yapay zekâ ve yeşil teknoloji alanlarında eğitilmesi ve istihdama kazandırılmasının küresel bir ‘yatırım getirisine’ dönüşeceğini belirtti. Özdemir, Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) ve projenin küresel ayağı Global Engineer Girls (GEG) gibi Limak Vakfı’nın mühendislik alanındaki öncü çalışmalarına değinerek, ‘yarını inşa etme vizyonunu’ katılımcılarla paylaştı. Özdemir, "Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) ile edindiğimiz tecrübeyi Global Engineer Girls (GEG) çatısı altında uluslararası projelere taşıyor, gelişmiş ve gelişmekte olan piyasalar arasındaki yetenek yönetimi farklarını çalışıyor ve kadınların küresel ölçekte güçlenmesini sağlıyoruz. Kadınları odağa alan yatırım hayır işi değil, geleceğin ekonomisi için rasyonel sermaye yatırımı" dedi. Yapay zekâda cinsiyet uçurumu İş dünyasının, özellikle de mühendislik ve inşaat sektörünün yapay zekâ okuryazarlığını vakit kaybetmeden yaygınlaştırması gerektiğini ifade eden Ebru Özdemir, "Yapay zekâ çağında, basit kodlama kamplarının çok daha ötesine geçmek zorundayız. Sadece temel eğitim yeterli değil; özellikle inşaat, müteahitlik ve altyapı sektörlerinde gerçek kariyerlere ve katma değere dönüşen kapsamlı bir ’yapay zekâ okuryazarlığı’ oluşturmalıyız" dedi. Yapay zekâdaki cinsiyet uçurumu 2030’a kadar kapatılmazsa, inşaat ve altyapı başta olmak üzere pek çok sektörde telafisi imkânsız ’inovasyon riskleri’ ile karşı karşıya kalınacağını belirten Özdemir, "Özel sektör olarak hedefimiz sadece bugünü kurtarmak değil; yapay zekânın etik, kapsayıcı ve adil bir şekilde geliştirilmesini sağlayacak stratejik bir yol haritasını hayata geçirmek olmalı. Eğer kadınlar bu teknolojik dönüşümün sadece kullanıcısı değil, tasarımcısı ve karar vericisi olursa; herkes için daha adil bir gelecek inşa edebiliriz" ifadelerini kullandı. İş dünyasından somut örnekler Panelde ayrıca NEOM ve Schneider Electric’in üst düzey yöneticileri somut vaka çalışmalarını katılımcılarla paylaştı. NEOM Baş Yatırım Sorumlusu Dr. Manar AlMoneef, geleceğin şehirlerini tasarlarken sermayenin, kadınların sadece çalışan değil, sistem tasarımcısı olarak yer almasını sağlamak için ne gibi yöntemler kullanması gerektiğinden bahsetti. Schneider Electric Orta Doğu ve Afrika (MEA) Bölge Başkanı Walid Sheta ise, geleneksel mühendislik rollerindeki kadınların yapay zekâ dönüşümünde geride kalmaması için uyguladıkları ‘yetkinlik kazandırma’ uygulamalarını paylaştı. Özdemir, aynı gün Dünya Ekonomik Forumu resmi programında yer alan ve devlet başkanı seviyesinde gerçekleşen Avrasya (Eurasia) panelinde özel sektörü temsil etti. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in de konuşmacı olarak yer aldığı panelde; ticaret, enerji ve stratejik bağlantı yollarının kesişim noktasındaki Avrasya’nın rolü ile iş dünyası ve yatırımlar açısından önemi ele alındı.
20 Ocak 2026 Salı - 13:57
Aralık ayında 2,51 trilyon TL tutarında ödeme kartla yapıldı
Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Aralık ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 48 artarak 2,51 trilyon TL oldu. Bankalararası Kart Merkezi (BKM), Aralık ayına ilişkin kartlı ödeme verilerini açıkladı. Buna göre, 2,51 trilyon TL tutarında 1,8 milyar adet kartlı ödeme işlemi gerçekleşti. Mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız gerçekleşti. İnternetten kartlı ödeme tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 46 büyüme ile 760,4 milyar TL oldu. Kart sayıları gelişimi Aralık ayı itibarıyla Türkiye’de kredi kartı sayısı 142,1 milyon, banka kartı sayısı 209,0 milyon ve ön ödemeli kart sayısı 109,5 milyon adet oldu. 2024 yılının Aralık ayı ile kıyaslandığında kredi kartı adedinde yüzde 10’luk, banka kartı adedinde yüzde 8’lik artış, ön ödemeli kart adedinde ise yüzde 2’lik düşüş yaşandı. Toplam kart sayısı ise 460,6 milyon adede ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 artış gösterdi. Kartlı ödeme tutarı gelişimi Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Aralık ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 48 artarak 2 trilyon 511,1 milyar TL oldu. Kartlı ödemelerin 2.143,6 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 359,7 milyar TL’sinde banka kartları, 7,8 milyar TL’sinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartı ile yapılan ödemelerde önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı yüzde 50, banka kartı ile yapılan ödemelerde yüzde 55 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödemelerde ise bu oran yüzde -76 oldu. Kartlı ödeme işlem adedi gelişimi Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Aralık ayında yapılan toplam ödeme adedi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artarak 1,8 milyar adet oldu. Kartlı ödemelerin 1.044,5 milyon adedi kredi kartları ile yapılırken 716,6 milyon adedinde banka kartları, 34,5 milyon adedinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartları ile yapılan ödeme adetlerinde büyüme oranı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13, banka kartları ile yapılan ödeme adetlerinde yüzde 27 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödeme adetlerinde ise bu oran yüzde -74 oldu. İnternetten kartlı ödeme tutarı gelişimi İnternetten kartlı ödemeler, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 46 artarak 760,4 milyar TL’ye yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 31 oldu. İnternetten kartlı ödeme adedi gelişimi İnternetten kartlı ödeme adedi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 artarak 250,4 milyon adede yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 14. Temassız ödeme tutarı gelişimi Kartlarla yapılan temassız ödeme adedi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artarak 1.190,9 milyon adet oldu. Temassız ödeme tutarı ise geçen yılın aynı dönemine yüzde 52 artarak 768,5 milyar TL oldu. Aralık ayında mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız gerçekleşti.
20 Ocak 2026 Salı - 13:54
Honaz’a 32 milyon TL’lik yatırım
Denizli’nin Honaz ilçesinde 7 mahalleyi kapsayan 32 milyon TL’lik yatırımla içme suyu iletim hattını yeniliyor. Denizli’nin Honaz ilçesine bağlı Haydar, Cumhuriyet, Hürriyet, Afşinbey, Hisar, Emirazizli ve Menteşe mahallelerini kapsayan önemli bir içme suyu yatırımı hayata geçiriliyor. Proje kapsamında kullanım ömrünü tamamlayan ve sık sık arızalara neden olan toplam 4 bin 850 metre uzunluğundaki mevcut içme suyu iletim hattı, modern altyapı standartlarına uygun şekilde yenileniyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte, uzun süredir yaşanan su sıkıntısının kalıcı olarak çözülmesi amaçlanırken, yenilenen iletim hattı sayesinde arıza ve patlaklardan kaynaklanan su kayıpları da önemli ölçüde azalacak.
20 Ocak 2026 Salı - 13:51
E-ticarette 2025 analizi
BirFatura CEO’su İbrahim Bayır, 2025 yılının e-ticaret sektörü için "bilanço yılı" olduğunu belirterek, sürecini yöneten ve markasına yatırım yapan şirketlerin rekabette öne çıktığını aktardı. İbrahim Bayır, Türkiye’de e-ticaretin 2025 yılı performansına ilişkin yaptığı değerlendirmede, sektörde büyüme devam ederken iş modelleri arasındaki makasın açıldığına dikkati çekti. Kazanan şirketlerin ortak noktasının satış sonrası süreci doğru kurgulamaları olduğunu vurgulayan Bayır, sipariş hacmi artarken operasyon, stok akışı ve finansal süreçleri entegre yöneten işletmelerin yılı daha kontrollü geçirdiğini ifade etti. "Tek pazaryerine sıkışanlar zorlandı" Satışlarını tek bir pazaryeri kanalına dayandıran işletmelerin, artan komisyonlar ve platforma bağlı yapı nedeniyle hareket alanının daraldığını aktaran Bayır, şunları kaydetti: "2025’te kendi e-ticaret kanallarını güçlendiren ve markasına yatırım yapan şirketler, yalnızca satış değil dayanıklılık kazandı. Müşteriyle doğrudan ilişki kurabilen bu işletmeler, fiyat baskısı ve maliyet artışlarına karşı daha esnek hareket edebildi. Kendi markasını güçlendiren şirketler, neyi neden yaptığını daha net görebiliyor. 2025’te zorlanan şirketlerin önemli bir kısmını ise satışlarını tek bir pazaryeri kanalına dayandıran işletmeler oluşturdu. Artan komisyonlar ve platforma bağlı operasyon yapısı, bu şirketlerin hareket alanını daralttı. Pazaryerleri e-ticaret için vazgeçilmez bir kanal. Ancak tüm ticareti tek bir yapıya bağlamak, şirketleri kırılgan hale getirebiliyor. Sürecini daha görünür ve yönetilebilir hale getiren şirketler öne çıkarken, büyümeyi tek başına başarı göstergesi olarak görenler zorlandı." "Tek kanala sıkışan modeller geride kalıyor" Bayır, 2025’te cirodan çok iş modelinin belirleyici olduğunu belirterek, "Artık soru ’ne kadar sattık?’ değil, ’bu satışları ne kadar sağlıklı yönettiğimiz?’ oldu. Modeli güçlü olmayan büyüme, uzun vadede risk üretiyor. 2025 itibarıyla Türkiye’de e-ticaret, hacim odaklı büyümeden daha dengeli ve kontrollü bir yapıya doğru evriliyor. Markasına yatırım yapan, sürecini yöneten ve kontrol alanını genişleten şirketler öne çıkarken, tek kanala sıkışan modeller geride kalıyor. Kazananlar daha çok satanlar değil, büyürken kontrolü kaybetmeyenler olacak" dedi.
20 Ocak 2026 Salı - 13:46
Ölçü aletlerinde son uyarı: Süreyi kaçıranlara ceza
Ölçü ve ölçü aletlerinin periyodik muayenesi konusunda önemli bir uyarı yapıldı. 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu kapsamında muayene süresi dolan ölçü ve ölçü aletleri için 2 Mart 2026 Pazartesi günü mesai bitimine kadar başvuru yapılması gerektiği bildirildi. Süresi içinde işlem yaptırmayanlar hakkında yasal işlem uygulanacağı belirtildi. İl Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, iki yıllık periyodik muayene süresini doldurmuş akaryakıt, LPG ve tanker sayaçları, CNG ölçüm sistemleri, motorlu taşıt lastiklerinin hava basıncı ölçüm cihazları, hassas kütle ölçüleri, 5 kilogramın üzerindeki kütle ölçüleri, demiryolu yük ve sarnıçlı vagonları ile 2000 kilogramın üzerinde kapasiteye sahip otomatik olmayan tartı aletleri ve aks kantarlarını kullanan kişi ve kuruluşların Türk Standardları Enstitüsü’ne başvurmalarının zorunlu olduğu hatırlatıldı. Uzunluk ölçüleri, hacim ölçüleri, 5 kilograma kadar olan hassas olmayan kütle ölçüleri ile pazar yerlerinde kullanılan ve elektronik bağlantı özelliği bulunmayan 2000 kilograma kadar kapasiteli mekanik ve elektronik tartı aletleri için başvuruların, bağlı bulunulan Grup Merkezi Belediye Ölçüler ve Ayar Memurluklarına yapılacağı kaydedildi. Birinci ve ikinci sınıf otomatik olmayan tartı aletleri ile otomatik tartı aletleri ve 2 bin kilograma kadar kapasiteye sahip üçüncü ve dördüncü sınıf otomatik olmayan elektronik tartı aletleri için ise Bakanlıkça yetkilendirilmiş muayene servislerine müracaat edilmesi gerektiği vurgulandı. Her yıl periyodik muayenesi zorunlu olan egzoz gazı emisyon ölçüm cihazları ile beş yıllık muayene süresini doldurmuş ısı sayaçları için de yetkili servislerin görevli olduğu belirtildi. Naklimetre ve hububat muayene aletlerinin muayenelerinin ise Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlükleri tarafından gerçekleştirileceği ifade edildi. Açıklamada, kullanımda olan elektrik, su ve gaz sayaçlarına ait listelerin, ilgili dağıtım şirketleri ve su idareleri tarafından 2 Mart 2026 Pazartesi günü mesai bitimine kadar Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüklerine bildirilmesi gerektiği vurgulandı. On yıllık periyodik muayene süresini doldurmuş elektrik, su ve gaz sayaçlarının ise 31 Aralık 2026 tarihine kadar sökülerek yerine geçerli muayenesi bulunan sayaçların takılmasının zorunlu olduğu hatırlatıldı. Taksimetrelerin periyodik muayene geçerlilik süresinin istisnai durumlar dışında en fazla bir yıl olduğu, bu süre dolmadan yetkili muayene servislerinde muayene ve damgalama işlemlerinin yapılması gerektiği ifade edildi. Takograf cihazlarının muayene geçerlilik süresinin iki yıl olduğu, trafikte kullanılan radar ve ortalama hız ölçüm cihazlarının ise her yıl Türk Standardları Enstitüsü tarafından muayene edilmesi gerektiği bildirildi. Yetkililer, periyodik muayenesi yaptırılmayan ya da muayenesiz ölçü aleti kullananlar hakkında 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu kapsamında yasal işlem uygulanacağını belirterek, ilgililerin mağduriyet yaşamamaları için belirtilen süreleri dikkate almaları çağrısında bulundu.
20 Ocak 2026 Salı - 13:44
Erzurum’da 2025 yılında üreticiye güçlü destek
2025 yılında Erzurum genelinde tarım ve hayvancılığın gelişmesi amacıyla 1 milyar 656 milyon TL tarımsal destekleme ödemesi yapıldı. Erzurum Valiliği tarafından konu ile ilgili yapılan açıklamada tarımsal destekleme ödemesi kapsamında; 671 milyon TL hayvancılık, 898 milyon TL bitkisel üretim, ve 84,5 milyon TL kırsal kalkınma destekleri üreticilere aktarıldı. İşletmelere 18 bin 632 denetim yapıldı Gıda üretim, satış ve toplu tüketim yerlerinde 18 bin 632 denetim gerçekleştirilirken, yol kontrolleriyle birlikte toplam 35 bini aşkın denetim yapıldı. Nohut, fasulye, sebze üretimi ve sera projeleriyle yüzlerce üretici desteklendi; 24 ton sertifikalı nohut tohumu, 164 bin 700 adet sebze fidesi, 17,8 ton sera naylonu üreticilere ulaştırıldı. Ayrıca 40 bin 347 üretici, 3,5 milyon dekar alan ile Tarım Bilgi Sistemi’ne kayıt altına alındı. İlimizde 936 bin ton çiğ süt üretimi yapılırken, 2,8 milyon aşılama gerçekleştirildi. Güçlü üretici ve kırsal kalkınma hedefi Su ürünleri alanında denetimler artırıldı, baraj ve göletlere 967 bin sazan yavrusu bırakıldı. 20 ilçede düzenlenen 375 eğitim faaliyetiyle 5 bin 500’ün üzerinde üreticiye ulaşıldı. Tarım Sigortaları kapsamında 18 bin 22 poliçe düzenlenerek 42 milyon TL hasar ödemesi yapıldı. Tarıma Dayalı İhtisas OSB, Tarım Konseyi çalışmaları, süt soğutma tankları ve sağım makineleriyle üretim altyapısı güçlendirildi. Yapılan açıklamada, "Erzurum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak; sürdürülebilir tarım, güçlü üretici ve kırsal kalkınma hedefleri doğrultusunda çalışmalarımız kararlılıkla sürmektedir "denildi.
20 Ocak 2026 Salı - 13:37
Aralık ayında Afyonkarahisar’da bin 680 konut satıldı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Afyonkarahisar’da 2025 yılı Aralık ayında bin 680 konut satıldı. TÜİK verilerine göre, 2025 yılında kentte toplamda 12 bin 137 konut satıldığı belirtildi. Açıklanan verilere göre 2025 yılı Aralık ayında ise bin 680 konut satıldı. Satışı yapılan bu konutların 160’nın ipotekli satış olduğu, bin 520’sinin ise diğer şekilde satıldığı kaydedildi. Satılan konutlardan 671’nin sıfır, bin 9’nun ise ikinci el olduğu belirtildi.
20 Ocak 2026 Salı - 13:31
Altının ons fiyatı rekor tazeledi
Altının ons fiyatı 4 bin 737 dolar seviyesine çıkarak rekor tazeledi. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı satın alma yönündeki açıklamaları ile birlikte altın fiyatları rekor tazeledi. Altının ons fiyatı 4 bin 737 dolar seviyesine çıktı. Buna bağlı olarak iç piyasada da altın rekor kırdı. Gram altın 6 bin 590 lira seviyelerine kadar çıktı. Altına paralel olarak gümüş fiyatları da yükseldi. Gümüşün ons fiyatı 95 dolara çıkarken, gram gümüş fiyatı ise 132 liraya yükseldi.
20 Ocak 2026 Salı - 13:22
Gençlere iş imkanı sağlanacak
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın, gençleri üretimin merkezine almayı hedefleyen "GÜÇ-Gençliğin Üretim Çağı" Programı kapsamında düzenlenen bilgilendirme toplantısı, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirildi. Toplantıya; Erzurum İŞKUR İl Müdürü Abdulkadir Mutlu, İş ve Meslek Danışmanları Muammer Yerlikaya ve Ali Haydar Kolik, TOBB Erzurum KGK Başkanı M. Kübra Alioğulları, ETSO Meclis Üyesi ve TOBB GGK Erzurum Başkanı İsmail Suci, ETSO Yönetim Kurulu Üyesi Celalettin Çetinkaya ile TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Başkanı Saim Özakalın katıldı. Toplantıda, Türkiye’nin en büyük gücünün genç nüfusu olduğu vurgulanarak bu potansiyelin istihdama kazandırılmasının önemi ifade edildi. Genç İstihdam Hamlesi - GÜÇ Programı ile gençlerin erken yaşta iş deneyimi kazanmaları, becerilerinin iş gücü piyasasının ihtiyaçlarıyla uyumlu hâle getirilmesi ve nitelikli istihdama yönelmeleri hedefleniyor. 1 milyon üniversite öğrencisine ulaşılması hedefleniyor Program kapsamında: 3 yılda mevcut kapasiteye ilave 800 bin genç stajla iş hayatına hazırlanacak. Staj desteği için 26,2 milyar TL kaynak ayrıldı. "Geleceğim Meslekte" Programı ile her yıl 250 bin, 3 yılda 750 bin öğrenciye ulaşılacak. "İşe İlk Adım" Programı kapsamında 2028’e kadar 215,8 milyar TL kaynakla 750 bin genç desteklenecek. NEET İşgücü Uyum Programı (NIUP) ile 450 bin genç eğitim ve istihdamla yeniden buluşturulacak. İŞKUR Gençlik Programı ile 1 milyon üniversite öğrencisine ulaşılması hedefleniyor. Toplamda 3 milyon genç için 445,1 milyar TL kaynak ayrıldı. Öğrenciler haftada 1-3 gün esnek çalışma modeliyle yaklaşık 30 farklı alanda deneyim kazanacak, gelir elde ederken iş disiplini ve mesleki tecrübe edinecek.
20 Ocak 2026 Salı - 13:13
Kars’ta konut satışları şaha kalktı: Aralık ayında rekor artış!
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Kars’ta konut satışları yılın son ayında adeta patlama yaptı. Kasım ayında 595 olan konut satış sayısı, Aralık ayında bin 115’e yükselerek bölgedeki liderliğini perçinledi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Aralık ayına ilişkin konut satış istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Verilere göre, Serhat şehri Kars’ta gayrimenkul piyasası yılın son ayında tarihi bir hareketlilik yaşadı. Kasım ayında 595 konutun el değiştirdiği kentte, Aralık ayında bu rakam yaklaşık 2 kat artarak bin 115’e ulaştı. "Bölge illerini geride bıraktı" Kars, elde ettiği bu satış rakamıyla kendi sorumluluk alanındaki komşu illeri de geride bırakarak bölgenin gayrimenkul lokomotifi olduğunu bir kez daha kanıtladı. TÜİK Kars Bölge Müdürlüğü verilerine göre; Kars’ta bin 115 konut satılırken, bölgedeki diğer illerden Ağrı’da bin 81, Iğdır’da 424 ve Ardahan’da Aralık ayında 172 konut satıldı. Buna göre bölge illeri konut satış rakamları ile Kars’ın oldukça gerisinde kaldı. "Artışın arkasında "Yıl Sonu Etkisi" var Sektör temsilcileri ve uzmanlar, Kars’taki bu dev artışı birkaç temel nedene bağlıyor: Yıl Sonu Kapanışları: Firmaların ve bireysel satıcıların yıl bitmeden tapu işlemlerini tamamlama gayreti. Yatırım İştahı: Kira fiyatlarındaki artışın, vatandaşları yatırım amaçlı konut alımına yönlendirmesi. Bölgesel Cazibe: Kars’ın kış turizmi ve lojistik merkez olma yolundaki adımlarının emlak piyasasına pozitif yansıması. "İkinci el konutlar revaçta" Ayrıca konut satışlarının detaylarına bakıldığında, Kars’ta özellikle 2’inci el konut satışlarının ağırlıkta olduğu görüldü. Vatandaşların bir kısmı banka kredisi yerine nakit birikimlerini gayrimenkule dönüştürmeyi tercih ederken, şehir merkezindeki yeni projeler de alıcıların yakın markajında kalmaya devam etti. Kars’taki bu hareketliliğin 2026 yılının ilk çeyreğinde nasıl bir seyir izleyeceği merak ediliyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder