EKONOMİ
Kırmızı et üretimi 1 milyon 885 bin 130 ton oldu 05 Mayıs 2026 Salı - 10:27:58 Kırmızı et üretimi 2025 yılında yüzde 10,5 azalarak 1 milyon 885 bin 130 ton oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Kırmızı Et Üretim İstatistikleri’ni açıkladı. Kırmızı et üretim tahmini, Tarımsal İşletmelerde Hayvansal Üretim Araştırmasından elde edilen demografik verilere dayalı olarak belirlenen ‘Kasaplık Güç Oranı’ ile hesaplanan ‘iç popülasyondan kesilen hayvan sayısı’ ile ‘ithalattan kesilen hayvan sayısı’nın ortalama karkas ağırlıkları ile çarpılması suretiyle elde ediliyor. Buna göre 2024 yılında 2 milyon 105 bin 895 ton olan kırmızı et üretimi, 2025 yılında yüzde 10,5 azalarak 1 milyon 885 bin 130 ton olarak tahmin edildi. Bu kapsamda bir önceki yıla göre sığır eti üretimi yüzde 11,5 azalarak 1 milyon 313 bin 7 ton, koyun eti üretimi yüzde 8,1 azalarak 468 bin 470 ton, keçi eti üretimi yüzde 8,8 azalarak 90 bin 744 ton, manda eti üretimi ise yüzde 6,3 azalarak 12 bin 909 ton oldu. Son on yıla ilişkin kırmızı et üretim tahminleri incelendiğinde, toplam kırmızı et üretiminin 2016 yılında 1 milyon 303 bin 648 ton iken 2025 yılında 1 milyon 885 bin 130 ton olarak gerçekleştiği görüldü. Kırmızı et üretiminin, 2024 yılında yüzde 70,4’ünü sığır eti, yüzde 24,2’sini koyun eti, yüzde 4,7’sini keçi eti ve yüzde 0,7’sini manda eti oluştururken; 2025 yılında yüzde 69,7’sini sığır eti, yüzde 24,9’unu koyun eti, yüzde 4,8’ini keçi eti ve yüzde 0,7’sini manda eti oluşturdu.
05 Mayıs 2026 Salı - 10:27 BTÜ Akdeniz’in baklagillerini yeni nesil gıdalara dönüştürüyor BTÜ ve 9 ülkeden bilim insanı yeni nesil bitki bazlı gıdalar geliştirmek için bir araya geliyor. Üç yıl sürecek çalışma kapsamında baklagiller, geleneksel Akdeniz tahıllarıyla birleştirilerek burger, atıştırmalık ve protein bar gibi hem çevresel etkisi düşük hem de besin değeri yüksek yeni gıda ürünleri ortaya konacak. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), Avrupa Birliği destekli (European Commission PRIMA-Section 2) LEGACY (Legume-Based Innovation for a Sustainable and Culturally Rooted Mediterranean Protein Transition with Resilient Yield - Sürdürülebilir ve Kültürel Temellere Dayanan Akdeniz Protein Dönüşümü İçin Dayanıklı Verimli Baklagil Temelli Yenilikçi Yaklaşımlar) projesinde yer alarak sürdürülebilir gıda sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağlıyor. Proje, Akdeniz bölgesinde bitki bazlı protein alternatiflerinin geliştirilmesini ve geleneksel baklagillerin yeniden değerlendirilmesini hedefliyor. İtalya koordinasyonunda yürütülen projede Türkiye ile birlikte İspanya, Yunanistan, Tunus, Cezayir, Fas, Mısır ve Portekiz’den üniversiteler ve araştırma kurumları yer alıyor. Türkiye’yi temsilen projede yürütücü olarak BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Araştırma Dekanı Doç. Dr. Furkan Türker Sarıcaoğlu ve araştırmacı olarak Doç. Dr. Ayşe Neslihan Dündar bulunuyor. Çevre dostu gıda işleme teknolojileri geliştirilecek LEGACY çalışması kapsamında nohut, bakla, mercimek ve acı bakla gibi Akdeniz’e özgü baklagiller kullanılarak sürdürülebilir ve besin değeri yüksek bitki bazlı gıda ürünleri ortaya konulacak. Proje çerçevesinde çevre dostu gıda işleme teknolojileri geliştirilecek, yeni bitki bazlı gıda prototipleri üretilecek ve bu ürünlerin besin değeri ile sağlık etkileri bilimsel olarak değerlendirilecek. Ayrıca tüketici farkındalığını artırmaya yönelik eğitim ve yaygınlaştırma faaliyetleri de yürütülecek. Yaklaşık üç yıl sürecek LEGACY projesiyle, Akdeniz bölgesinde sürdürülebilir tarımın desteklenmesi, yerel protein kaynaklarının güçlendirilmesi ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının teşvik edilmesi sağlanacak. Akdeniz’in geleneksel baklagilleri geleceğin protein kaynağına dönüşüyor LEGACY projesinin özellikle son yıllarda hızla büyüyen bitki bazlı protein alanına Akdeniz’e özgü bir yaklaşım kazandırmayı hedeflediğini kaydeden Doç. Dr. Furkan Türker Sarıcaoğlu, "Proje ile hem çevresel etkisi düşük hem de besin değeri yüksek yeni gıda ürünlerinin geliştirilmesini planlıyoruz. Baklagilleri geleneksel Akdeniz tahıllarıyla birleştirerek burger, atıştırmalık ve protein bar gibi yeni nesil bitki bazlı gıdalar geliştireceğiz. Bu ürünlerin besin değeri, sindirilebilirliği ve sağlık üzerindeki etkileri bilimsel olarak test edilecek" dedi. İthal protein kaynaklarına bağımlılık azaltılacak Projenin yalnızca yeni gıda ürünleri geliştirmeyi değil, aynı zamanda tarım ve üretim süreçlerini de kapsadığını vurgulayan Doç. Dr. Sarıcaoğlu, "Baklagil üretiminde verimi artıracak sürdürülebilir tarım yöntemleri geliştireceğiz. Çevre dostu gıda işleme teknolojileri uygulayacağız. Yeni bitki bazlı gıda prototipleri üreteceğiz ve bunların sağlık ve beslenme etkilerini araştıracağız. Tüketici farkındalığını arıtacak ve eğitim programları düzenleyeceğiz. Bu çalışmalar sayesinde hem yerel tarım desteklenecek hem de ithal protein kaynaklarına bağımlılığı azaltmış olacağız" diye konuştu. Rektör Çağlar’dan tebrik BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ise üniversitenin uluslararası araştırma projelerinde yer almasının önemine dikkat çekerek, "Dünyanın her yerinden görünen bir üniversite olma hedefimiz doğrultusunda Avrupa Birliği’nin önemli araştırma programlarından biri olan PRIMA kapsamında yürütülen bu projede yer almaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu tür uluslararası iş birlikleri hem bilimsel kapasitemizin gelişmesine hem de üniversitemizin küresel ölçekte görünürlüğünün artmasına önemli katkı sağlıyor. Sürdürülebilir gıda sistemleri ve bitki bazlı protein kaynakları gibi geleceğin kritik alanlarında gerçekleştirilen bu çalışma, bilimsel üretimin yanı sıra toplumsal fayda açısından da büyük değer taşıyor. Projede ülkemizi ve üniversitemizi başarıyla temsil eden değerli akademisyenimiz Doç. Dr. Furkan Türker Sarıcaoğlu’nu ve proje ekibini tebrik ediyorum" dedi.
05 Mayıs 2026 Salı - 10:22 Çiğ süt üretimi 21 milyon 379 bin 88 ton oldu Çiğ süt üretimi, 2025 yılında yüzde 4,9 azalarak 21 milyon 379 bin 88 ton oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Çiğ Süt Üretim İstatistikleri’ni açıkladı. Çiğ süt üretim istatistikleri Tarımsal İşletmelerde Hayvansal Üretim Araştırması’ndan elde ediliyor. Buna göre, 2024 yılında 22 milyon 487 bin 757 ton olan çiğ süt üretim tahmini, 2025 yılında yüzde 4,9 azalarak 21 milyon 379 bin 88 ton oldu. Bir önceki yıla göre inek sütü üretimi yüzde 4,0, manda sütü üretimi yüzde 33,0, koyun sütü üretimi yüzde 11,9 ve keçi sütü üretimi yüzde 29,8 azaldı. Çiğ süt üretiminin 2025 yılında yüzde 94,5’ini inek sütü, yüzde 3,7’sini koyun sütü, yüzde 1,6’sını keçi sütü ve yüzde 0,2’sini manda sütü oluşturdu. Tarımsal işletmeler tarafından 2025 yılında üretilen çiğ sütün yüzde 60,9’u süt toplama merkezlerine ve süt işleme tesislerine (süt fabrikaları, mandıralar vb.), yüzde 17,1’i ise doğrudan tüketiciye veya sokak sütçüsü, tüccar, pastane, dondurmacı vb. yerlere satıldı. Üretilen çiğ sütün yüzde 14,1’i "hanehalkı" niteliğindeki tarımsal işletmeler tarafından süt ürünü üretmek için kullanıldı. Sağıldıktan sonra hayvan besleme amacıyla kullanılan çiğ süt oranı yüzde 4,8, hanede tüketilen ve ücretsiz olarak verilen çiğ süt oranı yüzde 1’dir. Üretim ve işleme sürecinde meydana gelen kayıplar (bozulma vb.) toplam üretimin yüzde 0,1’ini oluşturuyor. Kullanım alanı bilinmeyen çiğ süt oranı ise yüzde 2.
05 Mayıs 2026 Salı - 10:16 Otomobil satışlarında elektrikli payı yüzde 19’a yükseldi Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,13 oranında daralarak 369 bin 696 adet olarak gerçekleşti. Elektrikli otomobil satışları 54 bin 892 adetle yüzde 18,9 pay alırken, yerli otomobil Togg, Nisan ayında 3 bin 821 adet satış gerçekleştirdi. Otomotivde 2026’da büyüme yavaşladı, elektrikli araç satışı katladı. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,13 oranında daralarak 369 bin 696 adet olarak gerçekleşti. Elektrikli otomobil satışları 54 bin 892 adetle yüzde 18,9 pay aldı. Otomobil satışları, 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde geçen yıla göre yüzde 5,93 oranında daralarak 290 bin 870 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 8,83 artarak 78 bin 826 adet oldu. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2026 Nisan ayında yüzde 1, otomobil pazarı yüzde 6,12 daralırken hafif ticari araç pazarı yüzde 20,94 oranında artış gösterdi. 2026 yılı Nisan ayı otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2025 yılı Nisan ayına göre yüzde 1 oranında daralarak 104 bin 298 adet oldu. 2026 Nisan ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,12 daralarak 80.182 adet, hafif ticari araç pazarı yüzde 20,94 artarak 24 bin 116 adet oldu. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık Nisan ayı ortalama satışlara göre yüzde 51,2 arttı. Otomobil pazarı, 10 yıllık Nisan ayı ortalama satışlara göre yüzde 47,6 artış gösterdi. Hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık Nisan ayı ortalama satışlara göre yüzde 64,3 arttı. Otomobil pazarı segmentlere göre; pazarın yüzde 85,1’ini vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu. C segmenti otomobiller 157 bin 162 adetle yüzde 54 pay, B segmenti otomobiller 89 bin 709 adetle yüzde 30,8 pay aldı. Otomobil pazarı gövde tiplerine göre; gövde tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen gövde tipi SUV otomobiller (yüzde 64 pay, 186 bin 299 adet) oldu. SUV otomobilleri, yüzde 20 pay ve 58 bin 32 adet satış ile sedan, yüzde 15,7 pay ve 45 bin 669 adet satış ile H/B otomobiller takip etti. Otomobil pazarı motor tipine göre; benzinli otomobil satışları 122 bin 808 adetle yüzde 42,2 pay, hibrit otomobil satışları 94 bin 441 adetle yüzde 32,5 pay, elektrikli otomobil satışları 54 bin 892 adetle yüzde 18,9 pay ve dizel otomobil satışları 17 bin 398 adetle yüzde 6 pay, otogazlı otomobil satışları bin 331 adetle yüzde 0,5 pay aldı. Elektrikli otomobil pazarı elektrik motor gücüne göre; 160 kW altındaki elektrikli otomobil satışları yüzde 37,1 artarak yüzde 16,9 pay, 160 kW üstü elektrikli otomobil satışları yüzde 20,9 azalarak yüzde 1,9 pay aldı. Otomobil pazarı motor hacmine göre; 1400cc altındaki otomobil satışları yüzde 25,2 azalarak yüzde 27,7 pay, 1400-1600cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 12,3 azalarak yüzde 20,3 pay, 1600-2000cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 6,8 azalarak yüzde 0,6 pay, 2000cc üstü otomobil satışları yüzde 26 azalarak yüzde 0,2 pay aldı. Otomobil pazarı emisyon seviyelerine göre; 120-140 gr/km arasındaki otomobiller 85 bin 602 adetle yüzde 29,4 pay, 100-120 gr/km arasındaki otomobiller 60 bin 207 adetle yüzde 20,7 pay aldı. Otomatik şanzımanlı otomobiller; 283 bin 503 adetle yüzde 97,5 pay alırken, manuel şanzımanlı otomobiller 7 bin 367 adetle yüzde 2,5 pay aldı. Hafif ticari araç pazarı gövde tipine göre; van gövde tipi yüzde 76,5 pay ve 60 bin 269 adet ile en çok tercih edilen gövde tipi olurken; kamyonet gövde tipi yüzde 9 pay ve 7 bin 132 adetle 2’nci sırada yer aldı. Nisan ayında en çok satan ilk 10 marka şöyle: Renault: 13 bin 547 adet Volkswagen: 10 bin 912 adet Fiat: 8 bin 401 adet Ford: 7 bin 928 adet Peugeot: 6 bin 473 adet Toyota: 6 bin 339 adet Citroen: 6 bin 116 adet Hyundai: 5 bin 700 adet Opel: 5 bin 178 adet Togg: 3 bin 821 adet Nisan ayında Tesla 880 adet satış rakamına ulaşırken, Çinli otomobil markası Chery, 2 bin 227 adet adet satış gerçekleştirdi. Diğer bir Çinli marka olan BYD ise 447 adet satış yaptı.
MÜSİAD Muğla Şubesi ile Muğla Ticaret Odası arasında ortak projeler görüşüldü
29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:10 MÜSİAD Muğla Şubesi ile Muğla Ticaret Odası arasında ortak projeler görüşüldü Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Muğla Şubesi ve Muğla Ticaret Odası tarafından gerçekleştirilen toplantıda, Muğla’nın ortak sorunları, çözüm önerileri ve iş birliği içerisinde hayata geçirilebilecek projeler ele alındı. MÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Aykaç ve yönetim kurulu ile MUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Karakuş ve yönetim kurulunun katıldığı toplantıda kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi ve Muğla iş dünyasına katkı sağlayacak ortak çalışmalar değerlendirildi. Verimli geçen görüşmede, bölgenin ekonomik ve ticari gelişimine katkı sağlayacak adımlar üzerine fikir alışverişinde bulunuldu. Toplantıda ayrıca yürütülen çalışmalar ve üyelere sunulan katkılar hakkında bilgilendirme yapılarak, karşılıklı değerlendirmeler gerçekleştirildi. 2012 yılında kuruluşu gerçekleştirilen MÜSİAD Muğla Şubesinin 14 yılda Muğla ekonomisine ve üyelerine katkı sunmaya devam ettiğini belirten MÜSİAD Muğla Şube Başkanı Nevzat Aykaç, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasının ortak akıl çerçevesinde hareket etmesinin önemine dikkat çekti. Aykaç, Muğla’nın sahip olduğu turizm, tarım ve ticaret potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, sürdürülebilir kalkınma için yerel aktörler arasında güçlü bir iş birliği kurulmasının şart olduğunu ifade etti.
Şanlıurfa’da zeytin üreticilerine kritik uyarı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:50 Şanlıurfa’da zeytin üreticilerine kritik uyarı Şanlıurfa’da zeytin üreticilerine bahar döneminde ilaçlama, budama ve bakım yapılırken dikkat edilmesi gereken önemli konular hakkında sahada uygulamalı olarak bilgilendirme yapıldı. Bahar ayının gelmesiyle birlikte Şanlıurfa’daki badem, fıstık, nar ve zeytin üreticilerini budama, ilaçlama ve bakım telaşı sardı. Ağaçların bahar bakımını yapan üreticiler, bu yılki yağışlardan sonra yüksek verim elde etmeyi planlıyor. Sahada aktif olarak çalışan ziraat mühendisleri de çiftçileri bilgilendirerek budama, bakım ve zararlılara karşı mücadele etmelerine yardımcı oluyor. Bölgede faaliyet gösteren Ziraat Mühendisi Mehmet Bilgin, üreticilerle bir araya gelerek budama ve zararlılarla mücadele konusunda sahada uygulamalı bilgi verdi. Gerçekleştirilen çalışmada, zeytin bahçelerinde doğru budama uygulamalarının verim ve ağaç sağlığı üzerindeki etkileri detaylı şekilde anlatıldı. Özellikle bu dönemde sıkça görülen pamuklu bit, koşnil ve zeytin dip kurdu gibi zararlılara karşı erken teşhis ve doğru müdahalenin önemi vurgulandı. Uygulamalı eğitim kapsamında çiftçilere sahada birebir budama teknikleri gösterilirken, yanlış uygulamaların ürün kaybına ve ağaçların zayıflamasına yol açabileceğine dikkat çekildi. Ayrıca zararlılarla mücadelede doğru zamanlama ve bilinçli ilaçlama yöntemlerinin kritik rol oynadığı ifade edildi. Ziraat Mühendisi Mehmet Bilgin yaptığı açıklamada, "Yağışların artmasıyla kök bölgesinde çıkan yeni sürgünler var. Bu sürgünler ağacın besinine ortak oluyor. Dolayısıyla bu ağacın gelişimi zayıflatıyor. Biz de yeni sürgünleri budayarak ortadan kaldırıyoruz. Bu sene çok çıkmış, geçen senelerde az vardı. Biz kontrole geldiğimizde pamuklu bit zararlısının zararlarını üreticimize anlatmaya çalıştık. Bakımsız arazilerde, bakımsız bahçelerde sık olan dalların içerisinde ürüyorlar ve bunlar yeni mahsul olacak olan salkımların içlerine nüfuz ediyorlar. Bu da o salkımların tutmamasına, onun bitki özünü emerek zayıf kalmasına ve verim kaybına neden oluyor. Çiftçiler bu noktada dikkat etse bile kabuklu bit dediğimiz koşnil noktasına da dikkat etsinler" dedi. Dip kurtlarının ağaçlara verdiği zararı da aktaran Bilgin, "Şimdi yaklaşık 30 yıllık bir zeytin ağacının kök yapısını size gösteriyoruz. Buradaki oyukları görüyorsunuz. Bunlar zeytin dip kurtlarının verdiği bir zarardır. Az önce bunları çıkarttık. Bu dip kurtları kök yapısına zarar veriyor ve iletim damarlarını ortadan kaldırıyor. Zeytin dip kurtlarıyla alakalı çitçimizi bilgilendirdik" diye konuştu. Öte yandan uzmanlar, pamuklu bit zararlısının yaprak, sürgün ve meyvelerde ciddi zararlar oluşturduğunu belirterek, çiçeklenme öncesinde yapılacak doğru müdahalelerin hem verimi artırdığını hem de ekolojik dengenin korunmasına katkı sağladığını ifade ediyor.
AJet’ten yurt dışı indirimli bilet kampanyası
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:50 AJet’ten yurt dışı indirimli bilet kampanyası Türkiye’nin erişilebilir fiyatlı hava yolu şirketi AJet, yurt dışı hatlarında geçerli indirimli bilet kampanyası başlattı. Kampanya ile Türkiye çıkışlı biletler, vergi dahil 60 dolardan başlayan fiyatlarla satışa sunuldu. AJet, yurt dışı kampanyası ile misafirlerine; Londra’dan, Amsterdam’a Stockholm’den Viyana’ya, Taşkent’ten Cezayir’e uzanan geniş destinasyon ağında seyahatlerini planlama fırsatı sunuyor. Kampanya biletleri; 29 Nisan 2026 tarihinde saat 11.00’den, 30 Nisan 2026 saat 23.59’a kadar satışta olacak. İndirimli biletler, 4 Mayıs - 30 Haziran 2026 tarihleri arasındaki seyahatlerde kullanılabilecek. 50 bin indirimli koltuk satışta Kampanya kapsamında; vergi dahil Türkiye çıkışlı ‘Basic’ biletler 60 dolardan başlayan fiyatlarla, Türkiye varışlı ‘Basic’ biletler ise 50 eurodan başlayan fiyatlarla alınabilecek. Kampanya ile 50 bin koltuk satışa sunuldu. İndirimli bagaj fırsatı Kampanya ile seçili tüm hatlarda bagajlar da indirimli olacak. Ek hizmet olarak; kabin bagajı 9 euroya ve ‘Basic’ bilete özel 10 kg uçak altı bagajı 9 euroya alınabilecek. Biletler; AJet.com, AJet Mobil, çağrı merkezi ve yetkili satış acentelerinden alınabilecek. Kampanyanın geçerli olduğu ülkeler; Almanya, Avusturya, İngiltere, Hollanda, İsviçre, Belçika, Macaristan, Danimarka, İsveç, İspanya, İtalya, Fransa, Çek Cumhuriyeti, Arnavutluk, Romanya, Sırbistan, Kosova, Bosna Hersek, Kuzey Makedonya, Azerbaycan, Gürcistan, Rusya, Kırgızistan, Özbekistan, Kazakistan, Cezayir, Mısır.
Atakumlu çiftçiye 100 bin sebze fidesi
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:31 Atakumlu çiftçiye 100 bin sebze fidesi Samsun’un Atakum ilçesinde belediye, çiftçiye 100 bin adet sebze fidesi desteğinde bulundu. Atakum Belediyesi ile Atakum Kent Konseyi iş birliğinde kentte tarımsal üretimi yaygınlaştırmak ve çiftçiye ekonomik destek vermek amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında 100 bin adet sebze fidesinin üreticilere dağıtımına başlandı. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel öncülüğünde hazırlanan projeyle domates, biber, patlıcan gibi yazlık sebzelerden oluşan fideler, kentin kırsal mahallerindeki ailelere teslim ediliyor. Çiftçiye nefes aldıracak fideler, ilk olarak Karaoyumca Mahallesi’nde yaşayan ailelerle buluştu. Atakum Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yıldız, Atakum Belediye Meclis Üyesi Murat Akar, Belediyenin Kırsal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri ile Atakum Kent Konseyi Tarım ve Kırsal Kalkınma Komisyonu üyelerinin katıldığı fide dağıtımı, mahalle halkı tarafından sevinçle karşılandı. Sebze fidelerini teslim alan vatandaşlar, belediyenin ziraat mühendisleri ve ziraat teknikerleri tarafından fidelerin dikimi ve bakımı hakkında detaylı şekilde bilgilendirildi. "Kendi seralarımızda üreteceğiz" Atakum Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yıldız tarımsal üretimi destekleme çalışmalarının kesintisiz devam edeceğini belirterek, 0"Atakum Belediyesi olarak, üreticiye destek olmak amaçlı 31 tane mahallemizde 100 bin adet sebze fidesi dağıtımı yapacağız. Kırsal Müdürlüğü ekiplerimiz ve Atakum Kent Konseyi iş birliğinde, bu işlemleri yapıyoruz. Salatalık, domates, biber ve patlıcan fidesi dağıtacağız. Bu fideleri muhtarlarımız, köylerdeki üretici sayısına göre ayarlayacak. Biz bugün burada Karaoyumca Mahallesi’nde ilk açılışı, kendimiz yapalım istedik. Nasip olursa çiftçilerimize, biz kendimiz dağıtacağız. Bundan sonraki fidelerimizi, kendi seralarımızda üreteceğiz. Kırsal Hizmetler Müdürümüz Eylem Hanım ve ekibi seranın hazırlığına başladı. Çok yakında, fide üretim seramız da faaliyete geçecek. Belki bu dağıttığımızdan çok daha fazla fideyi, kendimiz yetiştirip kendimiz büyütüp sizlerin hizmetine sunacağız" dedi. Atakum Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürü Eylem Oktay Aktaş, programda vatandaşların fidelerden en iyi verim alınması için dikkat edilmesi gereken noktalara dikkat çekti. Aktaş "Domates, biber, salatalık ve patlıcan fidelerimizi vereceğiz. Ekonominize de, sofranıza da destek olur diye umuyoruz. Toprak hazırlığı çok önemli. Bu sene, biraz havalar geç ısınıyor. Fidelerimizi dağıtacağız ama toprak ve hava sıcaklığını siz takip ederek, belki birkaç gün öteleyerek toprağa dikebilirsiniz. Sizlere vereceğimiz yazılara dikkat ederek, topraktaki gübrelemeyi ve sulamayı kontrol altında tutarak fideleri yetiştirirseniz maksimum miktarda ürün alırsınız. Tekrar bereketli olsun" diye konuştu. "Her zaman çiftçimizin yanındayız" Atakum Belediye Meclis Üyesi Ziraat Mühendisi Murat Akar çalışmalar hakkında "Atakum Belediyesi olarak, her zaman çiftçimizin yanındayız. Bugün de burada değişik türde sebze fidelerini, kırsal mahallelerimizde dağıtarak çiftçimize destek olmaya çalışıyoruz" derken Atakum Kent Konseyi Tarım ve Kırsal Kalkınma Komisyonu Üyesi emekli Veteriner Hekim Harun Pir "Atatürk’ün dediği gibi ‘Çiftçi milletin efendisidir.’ Biz, bugün efendilerimizin yanındayız. Türkiye’nin en temel sorunları üretim ve israftır. Atakum Belediyesi, üreticinin yanındadır. Bunu göstermek için de 100 bin tane fide dağıtımı yapılmaktadır ve ciddi bir şekilde aile ekonomisine katkıda bulunmaktadır" ifadelerini kullandı. Atakum Kent Konseyi Tarım ve Kırsal Kalkınma Komisyonu Üyesi emekli Ziraat Teknikeri Süleyman Taş da "Köylüye gelir kaynağı temin etmek için, hem yardım hem ekonomiye katkı hem de insanların doğal beslenmesini sağlamak için bu hizmeti vermekteyiz. Atakum Belediyesinin varlığı Kent Konseyi için büyük hizmet alanı oluşturuyor. Bundan sonraki hizmetlerimizi de, bu şekilde devam ettireceğiz" şeklinde konuştu. Fide desteğinin ülke olarak geçirilen ekonomik süreçte kendileri için çok önemli olduğunu belirten üreticiler, Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel’e desteğinden dolayı teşekkür etti.
İş dünyasında devir değişti: Nitelikli personel arayan işveren öğrencinin ayağına gidiyor
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:25 İş dünyasında devir değişti: Nitelikli personel arayan işveren öğrencinin ayağına gidiyor Sanayi kenti Kocaeli’de nitelikli iş gücü bulmakta zorlanan sektör temsilcileri, çözümü öğrencilerin yanına gitmekte buldu. İşletmelerinde beklemek yerine meslek liselerine adeta çıkarma yapan iş dünyası, öğrencileri daha okul sıralarındayken istihdama kazandırmak için yoğun çaba harcıyor. Körfez Ticaret Odası (KTO) öncülüğü ve Körfez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi iş birliğiyle, "Körfez Mesleklerinde Yıldızlarını Yetiştiriyor" sloganıyla "3. Sektör ve Öğrenci Kariyer Buluşması" düzenlendi. Etkinlikte öğrenciler, farklı sektörlerden gelen temsilcilerle birebir görüşerek staj, istihdam ve kariyer planlaması hakkında bilgi aldı. Buluşmada mesleki eğitimin önemi ve nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine yönelik ihtiyaçlar da ele alındı. Etkinlikte yapılan görüşmelerin, hem öğrencilerin kariyer yolculuklarına yön vermesi hem de sanayinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının karşılanmasına katkı sağlaması hedeflendi. "Körfez’de 4 bin öğrenci meslek liselerinde eğitim görüyor" İlçe Milli Eğitim Müdürü Sergülen Kurt, Körfez’de lise düzeyinde eğitim gören 10 bin öğrencinin yaklaşık 4 bininin meslek liselerinde olduğunu söyleyerek, "Bu oran yeterli değil. Hedefimiz, bu oranı yüzde 50’lerin üzerine, hatta yüzde 60’lara çıkarmaktır" dedi. "Mezun olan 90 öğrenciden 70’ini istihdama kazandırıyoruz" Öğrencileri geleceğin aranan personeli olarak yetiştirmeyi hedeflediklerini belirten Körfez Ticaret Odası Başkanı Recep Öztürk, "Yürüttüğümüz çalışmalarla her yıl ortalama 90 öğrencimizi mezun ediyoruz ve yaklaşık 70’ini istihdama kazandırıyoruz. Bu gençlerimizin 60’ının yani 3’te 2’sinin üye iş yerlerimizde görev alması, kurduğumuz güçlü iş birliğinin en somut göstergesidir. Yaklaşık 15’i üniversite öğrenimine devam ederken, 5’i farklı alanlarda kariyer yolculuğunu sürdürmektedir. Bizler sadece öğrencilerimizin değil, onları yetiştiren öğretmenlerimizin de gelişimini önemsiyoruz" diye konuştu. "İşletmeler öğrencilerle birebir buluşuyor" Etkinliğin temel hedefinin iyi yetişmiş öğrenciler ile işletmelerin birbirini yakından tanımasını sağlamak olduğunu vurgulayan Öztürk, "Bu senaryoda işletmeler öğrencilerle birebir buluşuyor. Öğrenciler işverenlerini, işverenler de öğrencileri seçerek gelecekteki çalışma arkadaşlarını belirleme imkanı buluyor. Öğrencilerimiz ile işletmeler arasında staj yapabilecekleri, birbirlerini tanıyabilecekleri bir ortam oluşturuyoruz. Buradaki amacımız, iyi yetişmiş öğrencilerimiz ile işletmelerimizin karşılıklı olarak birbirini tanımasını sağlamaktır" şeklinde konuştu. Körfez Kaymakamı Uğur Kalkar da, teknolojinin ve yapay zekanın ilerlemesine rağmen gerçek meslek sahibi insanlara geçmişte olduğundan çok daha fazla ihtiyaç duyulacağını vurguladı. Kalkar, "Yapay zekadan sonra meslek çok fazla ihtiyaç kalmayacak gibi bir şey söyleniyor ama bu söylenen şey herhalde meslek liselerimiz için geçerli değil. Dünyanın bundan sonraki dönemde gerçek meslek sahibi insanlara geçmişte olduğundan daha fazla ihtiyacı olacak" ifadelerini kullandı. Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Alan Şefi Süleyman Özecik, elektrik, makine ve kimya gibi bölümlere ilginin fazla olduğunu ancak metal ve mobilya gibi alanların daha az tercih edildiğini dile getirdi. Öğrencilerin zaman zaman bilinçsiz tercihlerle bu alanlara yerleştiğini ve devamsızlık oranlarının olduğunu aktaran Özecik, "Bölümümde dönem başında 70 öğrencim vardı, bunların yaklaşık 32’si şu an hiç okula gelmiyor. Bunun nedenlerinden birinin, öğrencilerin ortaokul döneminde yaşadığı pandemi süreci olduğunu düşünüyoruz" dedi. Programa Körfez Kaymakamı Uğur Kalkar, Körfez Belediye Başkan Vekili İbrahim Çırpan, Körfez Ticaret Odası Başkanı Recep Öztürk, İlçe Milli Eğitim Müdürü Sergülen Kurt, ilçe protokolü, oda üyeleri, sektör temsilcileri, okul idarecileri ve rehberlik servisleri ile meslek lisesi öğrencileri ve öğretmenleri katıldı.
Akademisyen çiftçinin 7 yıl süren emekleriyle 120 dönüm alana yaydığı enginar üretiminde hasat başladı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:15 Akademisyen çiftçinin 7 yıl süren emekleriyle 120 dönüm alana yaydığı enginar üretiminde hasat başladı Hatay’da akademisyen çiftçi Elif Ovalı tarafından 5 dönüm arazide ekimi başlayan ve 7 yıl süren ürün geliştirme süreciyle birlikte 120 dönüm arazide ekimi yapılan enginarda bereketli hasat başladı. Uzun yıllar akademisyen olarak Mustafa Kemal Üniversitesi’nde görev yapan Elif Ovalı, Antakya ilçesi Arpahan Mahallesi’nde aile çiftliğinde tarımsal faaliyetleri kardeşi Adnan Murat Teoman ile birlikte yürütüyor. Bölgede alışılagelmişin dışına çıkarak katma değerli ürün üretmeyi hedefleyen akademisyen çiftçi Ovalı, 7 yıl önce 5 dönüm araziye enginar ekimi gerçekleştirdi. Ürün geliştirme ve pazar oluşturma süreciyle birlikte Ovalı, enginar üretimini 120 dönüm alana yaydı. Baharın gelmesiyle aile çiftliğinde ekimi yapılan enginarın hasadı başladı. Ovalı ve kardeşi Teoman tarafından aile çiftliğinde üretilen enginarda 250 bin adet hasat hedeflenirken ürünler; Adana, Gaziantep, Bursa, İstanbul ve çevre iller başta olmak üzere işlenerek yurt dışına gönderiliyor. "Burada alışılmışın dışında aslında çok eskilerde bilinen bir ürün olup sonradan terk edilen enginarı yetiştiriyoruz" 7 yıl önce 5 dönüm arazide deneme süreciyle enginar üretimine başladıklarını belirterek, 120 dönüme ektiği enginarda hasat başladığını söyleyen çiftçi Elif Ovalı, "Amik Ovası’ndasınız ve burası bereketli hilal denilen, dünyada ilk defa tarıma geçilen bölgenin bir ucundayız. Arpahan Mahallesi’ndeyiz. Burada alışılmışın dışında aslında çok eskilerde bilinen bir ürün olup sonradan terk edilen enginarı yetiştiriyoruz. Burada tamamen buğday, mısır ve soyanın egemenliği sürerken biz katma değerli ürünler üretmek için enginarı 7 yıl önce ekmeye başladık. İlk önce 5 dönüm arazide çeşit geliştirmeye başladık. Bu bölgede hangi çeşit daha iyi olur, çünkü alışılagelmiş sakız, Bayrampaşa ve hibrit cinsleri var. Hatay enginarı dediğimizde de eskiden beri bilinen bugün Roma enginar olarak da geçen mor enginarlar da var" dedi. "Öncelikle 5 dönümde bir deneme olarak başlayan üretimimiz şu anda 120 dönüme ulaştı" Deneme sürecinde 5 dönüm alanda enginar üretimi yaptıklarını ve ürün geliştirme süreciyle birlikte 120 dönüm alanda enginar üretimini sürdürdüklerini belirten Ovalı, "Uzun zamandır bakımına devam ediyoruz. Şu anda artık olgunluk dönemine geldi. Bir konserve fabrikasıyla bunu katma değerli yüksek ürüne dönüştüreceğiz. Umarım bu bölge için bir yenilik, kümelenme ve bölgeye istihdam oluşturacak. Gelir getirecek bir yeni bir ürüne dönecek. Biz de bu enginar kültürünü tekrar bu bölgeye kazandırarak çevre illerde de daha fazla tüketilmesi sağlayarak; Gaziantep, Adana, Bursa, İstanbul, ve çevre illerde bunların daha fazla oraları sevk etmek üzere harekete geçiyoruz. Enginar, iç pazarda da bilinsin istiyoruz ve yurt dışına da gönderiyoruz. Şu anda enginarı işlemeye yönelik çalışmalarımız başladı. Burada ihracatta büyük bir kalem değil henüz ama ürün geliştirmeleri devam ediyor. Öncelikle 5 dönümde bir deneme olarak başlayan üretimimiz şu anda 120 dönüme ulaştı. Kendi içimizde katma değere dönüştürecek bir ürüne döndü. Umarım bereketli olur, bugün hasadın ilk günüydü" ifadelerini kullandı.
Trendyol, ’’Gel-Al’’ noktalarını 81 ile yayıyor: 10 bin noktada esnek teslimat
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:10 Trendyol, ’’Gel-Al’’ noktalarını 81 ile yayıyor: 10 bin noktada esnek teslimat Trendyol, teknolojik lojistik ağı Trendyol Express ve Trendyol Express’in anlaşmalı olduğu kurumlar aracılığıyla sağladığı ’’Gel-Al’’ hizmetini bu yıl itibarıyla Türkiye’nin 81 ilinde 10 bin noktaya ulaştırdı. Türkiye’nin önde gelen e-ticaret platformlarından Trendyol, müşteri deneyimini en üst seviyeye taşıyacak yenilikçi çözümler üretmeyi sürdürüyor. Platform, alışveriş sonrası teslimat sürecini kullanıcı tercihlerine göre esnetmek amacıyla lojistik altyapısı Trendyol Express (TEX) ve Trendyol Express’in anlaşmalı olduğu kurumlar ile akıllı gönderi hizmeti ’’Gel-Al’’ hizmetini her geçen gün genişletiyor. Türkiye’nin 81 ilinde 10 bin noktaya ulaşan ’’Gel-Al’’ hizmeti, hastaneler, yurtlar, iş merkezleri ve benzeri merkezi lokasyonlarda bulunan teslimat noktalarıyla pratik bir teslimat seçeneği sunuyor. 7/24 erişim ve güvenli teslimat Yapılan açıklamaya göre müşteriler, sipariş ödeme adımında veya paketleri dağıtıma çıktığında ’’Gel-Al’’ seçeneğini tercih ederek kendilerine en yakın noktayı harita üzerinden seçebiliyor. Ayrıca 26 ilde bulunan 500’ü Trendyol Express’e ait olmak üzere toplam bin 800 akıllı locker (kilitli dolap) üzerinden 7/24 kesintisiz erişim imkânı sunulurken; teslimat ağı 7 bin 300 esnaf noktasıyla destekleniyor. Akıllı dolaplarda paketler kişiye özel tek kullanımlık kodlarla kilitli bölmelerde, esnaf noktalarında ise esnaf zimmetine alınarak güvenli şekilde muhafaza edilir. Müşteriler, kendilerine iletilen tek kullanımlık kod ile paketlerini 5 gün içinde diledikleri an teslim alabildikleri gibi, iade süreçlerini de yine bu noktalar üzerinden kolayca gerçekleştirebiliyor. Hem müşteriye, hem esnafa kazandırıyor Açıklamaya göre, ’’Gel-Al’’ hizmetini tercih eden müşteriler, standart teslimat seçeneklerine kıyasla özel kargo fiyatlarından yararlanıyor. Paketlerini 5 gün içinde teslim alabilme esnekliğine sahip olan müşterilerin verilere göre en yoğun teslimat trafiği, 16.00-19.00 saatleri arasında gerçekleşiyor. Sistem aynı zamanda esnaflar için de ek bir gelir kapısı oluşturarak yerel ekonomiyi destekliyor.
Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda ödüller 19. kez sahiplerini buldu
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:09 Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda ödüller 19. kez sahiplerini buldu Garanti BBVA’nın Ekonomist Dergisi ve KAGİDER iş birliğiyle hayata geçirdiği ve bu yıl 19. kez düzenlenen Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması sonuçlandı. 28 Nisan’da düzenlenen gala gecesinde açıklanan sonuçlarla birlikte, başarılı kadın girişimciler beş farklı kategoride ödüllerini aldı. Garanti BBVA’nın, Ekonomist Dergisi ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) iş birliğiyle bu yıl 19’uncusunu gerçekleştirdiği Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nın sonuçları açıklandı. 28 Nisan akşamı gerçekleştirilen ödül töreninde, beş kategorinin birincileri ödüllerini aldı. Yarışmada, Gurvita kurucusu Bahar Şamhili Tanju, "Türkiye’nin Kadın Girişimcisi" seçildi. Bahar Alan, Novavera girişimiyle "Türkiye’nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimcisi", Hülya Tomak Blueit girişimiyle "Türkiye’nin Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi" oldu. İpek Tüysüzoğlu, Yugen girişimiyle "Türkiye’nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi" seçilirken, "Türkiye’nin Kadın Kooperatifi" ödülünü ise Tekfındık Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi adına Sıla Elevli aldı. "Her hikaye kendi içinde eşsiz ve değerli" Ödül töreninde konuşan Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, "Bu akşam sadece bir ödül töreni için değil, 20 yıla yayılan güçlü bir dönüşümün parçası olarak buradayız. Kadın girişimciliğini geçmişten bugüne hep bütünsel bir yaklaşımla ele aldık. Finansman, eğitim, pazar erişimi ve cesaretlendirme olmak üzere dört temel alanda kurguladığımız modelimizle somut etki oluşturmayı hedefledik ve bu yolda emin adımlarla yürüyoruz. Son beş yılda kadın girişimcilere sağladığımız finansman 350 milyar TL’yi aştı. Türkiye Kadın Girişimci Akademisi ile 6 bin kadın girişimciye ulaştık; Ticaretin Kadınları platformu ile onları yeni pazarlara taşıdık. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması da bu yaklaşımımızın en güçlü yansımalarından biri. 2007 yılında 103 başvuruyla başlayan bu yolculuk bugün 50 bini aşkın başvuruya ulaşarak ekosistem içinde başlı başına bir markaya dönüştü. Başvuruların ve ilginin her geçen gün artması, bize bu alanda yapacak daha çok işimiz olduğunu da gösteriyor. Bugün girişimcilik daha erken başlıyor, yeni nesil girişimciler ise daha en başından global düşünüyor. Verdiğimiz desteklerin yanı sıra, kadın girişimcileri küresel ağlarla buluşturarak uluslararası başarı hikâyelerine katkı sağlamayı da hedefliyoruz. İnanıyoruz ki kadınların ekonomiye eşit katılımı yalnızca bir eşitlik meselesi değil, aynı zamanda güçlü bir kalkınma meselesi. Bu akşam burada gördüğümüz tüm girişimciler yalnızca kendi başarılarını değil, başka kadınlara ilham veren güçlü hikâyeleri temsil ediyor. Biz de bu yolculuğun bir parçası olmaktan büyük bir gurur duyuyor, ‘Birlikte yaparız’ diyerek bu hikâyeyi birlikte büyütmeye devam ediyoruz" dedi. KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, "Garanti BBVA ve Ekonomist Dergisi ile birlikte sürdürdüğümüz iş birliğinin, kadın girişimciliğini destekleyen güçlü ve sürdürülebilir bir etki alanına dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması, 19 yılı geride bırakırken bir yarışma olmanın ötesine geçerek; kadınların potansiyelini görünür kılan, ilham veren ve cesaretlendiren güçlü bir platform haline gelmiştir. 2007 yılında 103 kadının ‘ben de varım’ diyerek başvurduğu bu yolculuk, bugün 50 bini aşkın girişimcinin hikâyesine ev sahipliği yapıyor. Bugün her başvuruyla birlikte karşımıza çıkan hikâyeler, kadınların üretme gücünü, kararlılığını ve dönüşüm oluşturma kapasitesini açıkça ortaya koyuyor. Kadın girişimciler yalnızca ekonomik değer üretmekle kalmıyor; geliştirdikleri yenilikçi, sürdürülebilir ve kapsayıcı iş modelleriyle de toplumsal fayda oluşturarak daha kapsayıcı bir geleceğin inşasına katkı sağlıyor. Ödüllendirdiğimiz her başarı; cesaretin, azmin ve istikrarlı emeğin güçlü bir yansıması olurken, başka kadınlara ilham veren ve "ben de yapabilirim" duygusunu pekiştiren çok kıymetli örnekler de sunuyor. KAGİDER olarak inancımız çok net: Kadınların iş dünyasında daha güçlü temsil edilmesi sürdürülebilir kalkınmanın en önemli anahtarlarından biridir. Bu nedenle kadın girişimcilerin yolculuklarını desteklemeye, onları görünür kılmaya ve başarı hikâyelerini çoğaltmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki; kadınların güçlenmesi yalnızca bugünü değil, geleceği de dönüştürür" dedi. Ekonomist Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Talip Yılmaz, "Ekonomist Dergisi, kadın konusuna ayrıca önem veren, önceliklendiren bir yayın politikası izliyor. Kadının iş hayatındaki yerini önceliklendiren haber ve araştırmalar hazırlıyor. Etkinlikler düzenliyor. Bu kapsamda Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması, alanında Türkiye’nin en uzun soluklu çalışması. Garanti BBVA ve KAGİDER gibi çok değerli iki kuruluşla birlikte hayata geçirdiğimiz ve 19 yaşında olan bu yarışma, Türkiye’nin kadın girişimciliği ekosisteminin gelişmesine büyük katkı sundu. Bu güne kadar 50 binin üzerinde kadın girişimci yarışmaya katıldı. Kadın girişimciliği ekosisteminin girişimcilik ekosisteminden aldığı pay yüzde 3-4’erden aradan geçen yıllar içinde yüzde 18’lere yükseldi. Yine kadın girişimciliğinde geleneksel sektörlerin yanında bugün e-ticaret, oyun teknoloji, bilimin farklı dallarında alanında işler olduğunu görüyoruz. Bu başarıda muhakkakki topluma rol model olan yarışmanın ve yarışmacılarımızın büyük etkisi oldu" dedi. Kazananlar: Bahar Şamhili Tanju - "Türkiye’nin Kadın Girişimcisi" / Gurvita Gurvita, geleneksel üretim yöntemlerini modern tüketim alışkanlıklarıyla buluşturarak katma değerli gıda ürünleri geliştiren bir girişim olarak öne çıkıyor. Kemik suyu gibi yüksek besin değerine sahip ürünleri daha erişilebilir ve sürdürülebilir bir modelle Türkiye’de ve yurt dışında sunuyor. Bahar Alan - "Türkiye’nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimcisi" / Novavera Zeytinyağı Novavera, sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla yüksek kaliteli zeytinyağı üretimi gerçekleştirerek hem yerel kalkınmaya katkı sağlıyor hem de uluslararası pazarlarda Türkiye’yi temsil ediyor. Hülya Tomak - "Türkiye’nin Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi" / Blueit Blueit, su tüketimi ve yönetimi konusunda farkındalık oluşturmayı hedefleyen teknoloji tabanlı çözümleriyle sürdürülebilir kaynak kullanımına ve daha yaşanılabilir bir dünyaya katkı sunuyor. İpek Tüysüzoğlu - "Türkiye’nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi" / Yugen Yugen, nar kabuğu gibi doğal atıklardan alternatif deri üretimi gerçekleştirerek döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir üretim alanında yenilikçi bir model ortaya koyuyor. Sıla Elevli - "Türkiye’nin Kadın Kooperatifi" / Tekfındık Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi Fındık tarımını geleneksel sınırlarının ötesine taşıyarak modern teknolojiler ve sürdürülebilir üretim modelleriyle yeniden kurgulayan bir yapı sunuyor. Yürütülen çalışmalarla bölge tarımını veri odaklı ve yüksek verimli bir yapıya dönüştürürken, kadın üreticilerin ekonomik hayata katılımını güçlendiren ve yerel kalkınmaya somut katkı sağlayan kapsayıcı bir model geliştiriyor.