EKONOMİ
Bakan Bayraktar: "Pakistan’a Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz" 27 Şubat 2026 Cuma - 18:11:02 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Pakistan’da geçtiğimiz yıl anlaşmalarını yaptığımız sahalarda da sismik çalışmayla alakalı denizlerde bir hedefimiz var. Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen ‘Külliye’de Ramazan’ etkinliklerine katıldı. Bakan Bayraktar burada stantları gezip, çocuklarla sohbet etti. Burada basın mensuplarına açıklamalarda da bulunan Bayraktar, ‘Külliye’de Ramazan’ etkinliklerine ilginin her geçen gün daha da arttığını söyledi. Bayraktar, Bakanlık olarak da etkinliklerde yer aldıklarını söyleyerek, "Özellikle Bakanlığımızla ilgili kurumlarımızı burada, çocuklarımızla, gençlerimizle, ailelerle buluşturmak adına burada daha yoğun bir şekilde varız. Ramazan zaten çok özel bir zaman, çok bereketli bir zaman. Dolayısıyla bunun milletin evinde, milletle buluşması ayrı bir anlam ifade ediyor. Ve dediğim gibi her geçen yıl buradaki yoğunluk artmaya devam ediyor. Tabii özellikle bizim açımızdan biz insana dair, aslında çocuklarımıza, gençlerimize, geleceğimize dair bir iş yapıyoruz. Enerji dediğimiz iş, evet bugüne dair çok önemli bir iş çünkü her an 7 gün 24 saat enerjiye ihtiyaç duyuyoruz. Ama aslında çocuklarımızın geleceği için de önümüzdeki 30-40-50 yılları planladığımız bir süreci işletiyoruz. Ama yaptığımız işlerin kavranması, anlatılması açısından aslında burası da bizim için bir anlamda önemli bir platform oldu" açıklamasında bulundu. "Çalışmalarımızı adeta bir oyun gibi sergiliyoruz" Etkinlikte yer alan stantları da gezdiğini söyleyen Bayraktar, "çocuklarımıza onların anlayabileceği dilden, biraz da böyle onları işin içerisine katmak suretiyle anlatmaya gayret ediyoruz. İşte maden tarafından başlıyoruz, Türkiye Petrolleri’nin petrol-doğalgaz işlerimiz, nükleerle alakalı yaptığımız çalışmalar. Onlar çocuklarımıza burada anlatılıyor. Adeta bir oyun gibi sergiliyoruz. Dediğim gibi yaptığımız işin toplumun bütün kesimlerince ama özellikle geleceğimizi aydınlatacak gençlerimize, çocuklarımıza buluşması açısından hakikaten güzel bir ortam olmuş oldu burada" ifadelerine yer verdi. "Pakistan’a Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz" Bakan Bayraktar, basın mensuplarının Pakistan’da yapılması planlanan sismik aramalara ilişkin sorunu da yanıtlayarak, şu ifadelere yer verdi: "Şu anda sıcak bir durum var, gelişme var, savaş durumu var. Şimdi burada gemilerimizin maketleri var. Malumunuz biz Türkiye olarak petrol ve doğalgaz aramacılığında kendi gemilerimizle, kendi sismik ve sondaj gemilerimizle çok yoğun bir faaliyet yürütüyoruz. Somali’de tabii özellikle nisan ayında inşallah gemimiz Çağrı Bey gemisi oraya varacak ve oradaki çalışmalara başlayacak. Oradan oldukça ümit var. Libya’da çalışıyoruz. Pakistan’da geçtiğimiz yıl anlaşmalarını yaptığımız sahalarda da sismik çalışmayla alakalı denizlerde bir hedefimiz var. Şu anda biz programda devam ediyoruz. Elbette ki Pakistan ve Afganistan’ın arasındaki bu çatışmaların bir an önce barışla neticelenmesi ve durması bizim için öncelikli konu. Ama yaptığımız iş esas itibariyle zorlu bir iş. Buna ilave zorluk çıkmaması bizim tabii ki beklentimiz, isteğimiz. Biz şu anda planladığımız şekilde devam ediyoruz. Bu sene için Pakistan’da bir sismik çalışma hedefimiz vardı. Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz. İnşallah bunu gerçekleştireceğiz." "Enerjide dünyada yaşanan değişiklikleri vatandaşlarımıza yansıtmadık" Afganistan ile Pakistan arasında yaşanan çatışmaların doğal gaz ve akaryakıt fiyatlarına yansımasına ilişkin de konuşan Bakan Bayraktar, "Malumunuz dünyada şekillenen bir petrol ve doğal gaz piyasası var. Fiyatlar vesaire burada belirleniyor. Ve buradaki en önemli etkenlerden bir tanesi arzın nasıl etkilendiği. Elbette ki talep tarafı da önemli. Ama arz tarafında bugün farklı jeopolitik riskler var. İran’a müdahale konuşuluyor. Burası tabii petrol kaynaklarının dünya piyasalarıyla buluştuğu önemli lokasyonlardan bir tanesi. Ümit ediyoruz bunlar sıcak çatışmaya dönmeden, farklı bir yöne evrilmeden daha makul bir düzeyde ve piyasayı etkilemeyecek şekilde neticelenir. Ve normal bir dengede bir petrol piyasası ve doğal gaz piyasası görürüz. Ama onun ötesinde özellikle doğal gaz ve elektrik tarafında malumunuz bizim vatandaşlarımıza desteklememiz devam ediyor. Zaten biz çok uzun zamandır dünyada yaşanan bu kırılganlık, bu değişiklikleri vatandaşlarımıza yansıtmadık. İnşallah bundan sonra da bununla devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.
27 Şubat 2026 Cuma - 17:55 Bakan Yumaklı, Eskişehir’de TMO’nun yeni binasını açılışını gerçekleştirdi Eskişehir’e bir takım ziyaretler için gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Eskişehir Başmüdürlüğü’nün yeni hizmet binasının açılış törenine katıldı. Açılışta, Bakan Yumaklı’nın yanı sıra, Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez ve AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak da yer aldı. Açılışta konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Biz Türkiye’de taşra teşkilatı en yaygın bakanlık olarak, ülkemizin dört bir tarafında kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına bütün kurumlarımızla beraber, merkez teşkilatımızla beraber vatandaşımıza en iyi hizmeti nasıl verebiliriz, nasıl yapabiliriz onun derdindeyiz. Bunun için elbette kadim kurumlarımız var. Toprak Mahsulleri Ofisi de bu kadim kurumlarımızdan bir tanesi. Ülkemizde üretilen ve bizler için iftihar vesilesi olan her bir ürünü, Toprak Mahsulleri Ofisi, çiftçinin ve üreticinin dostu olarak alım garantisi veriyor biliyorsunuz, özellikle stratejik ürünler başta olmak üzere. Bu hizmeti verebilmek için de hem depolama tesisleri hem idari tesisler mutlaka ki gerekiyor. Ama şunu söylüyoruz, çok basit, bu tesisler, bu binalar benim arkadaşlarımın, beraber görev yaptığım, vatandaşlarımıza hizmet etmek için beraber görev yaptığım arkadaşlarımın çalışması için bir ortam ama buralar üreticilerimizin, çiftçimizin, vatandaşımızın yerleri. İnşallah hayırlı hizmetlere vesile olsun diliyorum. Buradaki verilecek olan hizmetin üretim olarak, üreticilerimizin emeklerine bir gösterge olarak da bizleri götürmeyi nasip etsin diyorum. Hep beraber kurdeleyi kesmek üzere, bu binanın açılışını yapmak üzere sizleri davet ediyorum" dedi. Konuşmamanın ardından dua edildi. Dua akabinde kurdele kesimi yapıldıktan sonra protokol üyeleri, yeni hizmet binasını gezmek için içeri girdi.
Pegasus ile Air Canada’dan Türkiye-Kuzey Amerika hattında stratejik iş birliği
20 Şubat 2026 Cuma - 12:48 Pegasus ile Air Canada’dan Türkiye-Kuzey Amerika hattında stratejik iş birliği Pegasus Hava Yolları ile Air Canada arasında imzalanan interline anlaşması sayesinde Kuzey Amerika çıkışlı yolcular, Avrupa aktarmalı olarak İstanbul ve İzmir’e tek biletle ve entegre seyahat ile ulaşabilecek. Pegasus Hava Yolları ile Kanada’nın ulusal havayolu Air Canada, Türkiye ile Kuzey Amerika arasındaki hava ulaşımını güçlendirecek stratejik bir iş birliğine imza attı. İki havayolu arasında yapılan anlaşma sayesinde yolcular, Avrupa’daki önemli aktarma noktaları üzerinden İstanbul ve İzmir’e tek biletle ve entegre seyahat kolaylığıyla ulaşabilecek. Anlaşmaya göre, Air Canada yolcuları; Amsterdam, Frankfurt, Kopenhag, Münih, Cenevre, Viyana, Zürih ve Atina üzerinden Pegasus’un İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’na gerçekleştirdiği uçuşlara bağlanabilecek. Ayrıca Frankfurt üzerinden İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na erişim imkânı sunulacak. Yolcular, tek rezervasyon ve bagajın son varış noktasına kadar etiketlenmesi gibi avantajlardan da yararlanacak. Pegasus Hava Yolları Ticaret Genel Müdür Yardımcısı Onur Dedeköylü iş birliğine ilişkin yaptığı açıklamada, "Air Canada ile başlattığımız bu iş birliği, Pegasus’un uluslararası ağını güçlendirme ve Türkiye’yi daha fazla küresel yolcuyla buluşturma vizyonumuzun güçlü bir yansımasıdır. İstanbul ve İzmir’i Kuzey Amerika çıkışlı yolcular için daha erişilebilir hale getirirken, misafirlerimize esnek ve entegre bir seyahat deneyimi sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde bu iş birliğini, kod paylaşımı ve sadakat programı entegrasyonuyla daha da ileri taşımayı hedefliyoruz" dedi. Air Canada Gelir Yönetimi, Ortaklıklar ve Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Mary-Jane Lorette de iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Air Canada’nın stratejisi, insanları, pazarları ve fırsatları dünya genelinde birbirine bağlamak üzerine kurulu. Pegasus ile yaptığımız bu ortaklık, Türkiye’deki erişimimizi genişleterek müşterilerimize dünyanın en dinamik bölgelerinden birini keşfetmeleri için daha fazla seçenek sunuyor."
Muradiye OSB’de iş ve yaşamı buluşturan dev adım
20 Şubat 2026 Cuma - 12:21 Muradiye OSB’de iş ve yaşamı buluşturan dev adım Manisa’da sanayi altyapısıyla öne çıkan Muradiye Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB), iş dünyası ile sosyal yaşamı aynı çatı altında buluşturacak Work&Life Projesi’nin ilk etabının temeli törenle atıldı. Proje, bölgeyi klasik üretim anlayışının ötesine taşıyacak modern bir yaşam kampüsü modeli sunuyor. Manisa’da sanayinin önemli merkezlerinden biri olan Muradiye Organize Sanayi Bölgesi, üretim alanlarının ötesine geçerek çalışanların ve yatırımcıların yaşam kalitesini artıracak bütüncül bir projeyi hayata geçiriyor. "İş ve yaşamı birleştiren projeler" vizyonuyla geliştirilen Work&Life, yalnızca ticari alanlardan oluşan bir yapı değil; modern bir kampüs konseptiyle tasarlandı. Modern kampüs konsepti Projenin ilk etabında 62 ofis, 48 ticari dükkân ve 4 restoran alanı yer alacak. İş yerlerinin hemen yanı başında sosyal donatı alanları, yeme-içme mekânları ve ticari birimlerin bulunacağı kampüs; çalışanlara zaman kazandırmayı, firmalara ise prestijli bir iş ortamı sunmayı hedefliyor. Fonksiyonel mimarisi ve modern çizgileriyle dikkat çeken proje, günümüz iş dünyasının ihtiyaçlarına uygun olarak planlandı. Work Life Plus’ta geri sayım Projenin devamı niteliğindeki Work Life Plus etabının da bayram sonrasında düzenlenecek törenle temelinin atılacağı bildirildi. Böylece iş ve yaşam konseptini büyütecek ikinci aşama için de somut adım atılmış olacak. Ekonomiye ve istihdama katkı Work&Life’ın yalnızca OSB’ye değil, Manisa ekonomisine de önemli katkı sağlaması bekleniyor. Yeni ofis ve ticari alanların yatırımcılara fırsatlar sunacağı, aynı zamanda istihdamı artıracağı ifade edildi. Yetkililer, projenin etap etap planlanan takvim doğrultusunda ilerleyeceğini ve yatırımcı ilgisinin yüksek olduğunu belirtti. Güçlü altyapı üzerine yükseliyor Muradiye OSB’de son yıllarda tamamlanan atık su, yağmur suyu, temiz su ve iletişim hatları gibi altyapı yatırımları, bölgenin büyüme ivmesini desteklerken Work&Life gibi projelerin de sağlam bir teknik zemin üzerinde yükselmesini sağlıyor. Temel atma töreniyle birlikte somutlaşan Work&Life Projesi, Muradiye OSB’de iş dünyasının yeni buluşma noktası olmaya aday gösteriliyor. Üretim gücünü sosyal yaşamla entegre eden bu dönüşümün, bölgenin marka değerini artırması hedefleniyor. Muradiye OSB’de atılan bu adımın, yalnızca bir inşaat başlangıcı değil; sanayi bölgesinde yeni bir yaşam kültürünün inşası olduğu vurgulandı.
Bakan Kacır: "Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında 2026 başvuru dönemi başlıyor"
20 Şubat 2026 Cuma - 12:05 Bakan Kacır: "Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında 2026 başvuru dönemi başlıyor" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye’nin üretim altyapısını güçlendiren, illerimizin potansiyelini katma değerli yatırımlara dönüştüren Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında 2026 Başvuru Dönemi başlıyor" dedi. Bakan Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ’Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’ kapsamında ‘2026 Başvuru Dönemi’nin başladığını duyurdu. Kacır, program kapsamında ‘her bir yatırım için 301 milyon liraya kadar nakdi destek ve yatırımın yüzde 50’si kadar vergi indirimi’ desteklerinin verileceğini açıkladı. "Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında 2026 başvuru dönemi başlıyor" Bakan Kacır, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Doğudan batıya, kuzeyden güneye topyekün kalkınma. Türkiye’nin üretim altyapısını güçlendiren, illerimizin potansiyelini katma değerli yatırımlara dönüştüren Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında 2026 Başvuru Dönemi başlıyor. 81 ilde 324 yatırım konusu, her bir yatırım için 301 milyon liraya kadar nakdi destek ve yatırımın yüzde 50’si kadar vergi indirimi. İl bazlı belirlenen öncelikli yatırım alanlarını destekleyeceğiz. Katma değerli üretimi ve nitelikli istihdamı artıracağız. Yerel kalkınma vizyonunu sürdürülebilir ve somut projelerle hayata geçireceğiz." Başvuru sürecine ilişkin detaylara ‘yerelkalkinmahamlesi.sanayi.gov.tr’ adresinden ulaşılabilecek.
ATO Başkanı Baran: "Kağıt ve baskı sektörü 20 bin işletme ve 200 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlıyor"
20 Şubat 2026 Cuma - 11:57 ATO Başkanı Baran: "Kağıt ve baskı sektörü 20 bin işletme ve 200 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlıyor" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Kağıt ve baskı sektörü, eğitimin, ticaretin, gıdanın, reklam ve tanıtımın, lojistiğin temel taşı niteliğinde. Ülke genelinde sektörde faaliyet gösteren yaklaşık 20 bin işletme, 200 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlıyor" dedi. ATO 10 No’lu Basın-Yayın Meslek Komitesi ile Ankara Sanayi Odası (ASO) 8 No’lu Kağıt Ürünleri ve Baskı İşleri Sanayi Meslek Komitesi ve Ankara Matbaacılar Odası’nın da katılımıyla, ATO Duatepe Salonu’nda ortak istişare toplantısı gerçekleştirdi. Nitelikli işgücü ihtiyacı, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm süreci, ham maddeye erişim, artan üretim maliyetleri ve ihracat potansiyeli başta olmak üzere sektörün gündemindeki konuların ele alındığı toplantıya, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ve ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal ile ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç ve Ankara Matbaacılar Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Gürbüz katıldı. "Kağıt ve baskı sektörü 20 bin işletme ve 200 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlıyor" Toplantının açılışında konuşan ATO Başkanı Baran, kağıt ve baskı sektörünün stratejik önemine dikkat çekerek, "Kağıt ve baskı sektörü, eğitimin, ticaretin, gıdanın, reklam ve tanıtımın, lojistiğin temel taşı niteliğinde. Ülke genelinde sektörde faaliyet gösteren yaklaşık 20 bin işletme, 200 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlıyor. Sektör; ambalaj, karton, oluklu mukavva ve baskılı ürünler başta olmak üzere, dünyada yıllık milyarlarca dolarlık bir ekonomik hacim üretiyor" açıklamalarında bulundu. "Kağıt ve baskı sektöründeki firmalarımız, yüksek katma değerli üretimleriyle ihracata da katkı sağlıyor" Son yıllardaki dijitalleşme sürecinin gazete, dergi ve kitap baskılarını azalttığına, buna rağmen e-ticaretin büyümesiyle ambalaj talebinin arttığını ifade eden Baran, "E-ticaretin büyümesi, ambalajlı ürün talebinin artması, sürdürülebilir ve geri dönüştürülebilir ambalaj çözümlerinin önem kazanması sektörü bir yandan büyütürken, bir yandan da dönüştürmeye başladı. Kağıt ve baskı sektöründe faaliyet gösteren firmalarımız, yüksek katma değerli üretimleriyle yalnızca iç pazara değil, ihracata da katkı sağlıyor. ABD, Almanya, Çin, Fransa, Kanada gibi ülkeler en fazla basım sanayi ürünü ithal eden ülkeler olarak dünyada öne çıkıyor. Türkiye’nin bu alandaki ihracatı henüz sınırlı olmakla birlikte, önümüzde önemli bir ihracat potansiyeli bulunuyor" şeklinde konuştu. Ankara’da bölgesel depolama alanı ihtiyacı var Kağıt ve baskı işleri sektörünün yaşadığı sorunlara dikkat çeken Baran, "Bu kapsamda, firmalarımızın dijitalleşme ve yeşil dönüşüm yatırımlarını destekleyecek teşvik mekanizmalarının güçlendirilmesi, içeride üretilebilecek hammaddelerin yeterli ve kaliteli şekilde üretilmesinin sağlanması, emek yoğun yapıya sahip basım işlerinde ihtiyaç duyulan nitelikli teknisyen ve operatör açığının kapatılması, yurt içi ve yurt dışı fuarlara katılımın kolaylaştırılması ve sektörün küresel gelişmeleri yakından takip edebilmesinin sağlanması, Ankara’da ham maddeye erişimi kolaylaştıracak bölgesel depolama ve lojistik çözümlerin geliştirilmesi ve kümelenme modellerinin hayata geçirilmesi, kayıt dışılıkla ve korsanla mücadele, vergi uygulamaları ve işletmelerimizin güç birliği yaparak ölçek büyütmeleri gibi başlıklar da sektörümüzün gündeminde önemini koruyor" diye konuştu. "2025 yılı itibarıyla kağıt hamuru ve bazlı ürün ihracatımız 3,4 milyar dolar düzeyinde" Kağıt ve ambalaj ekosisteminin imalat sanayinin sessiz ama güçlü taşıyıcılarından biri olduğunu belirten ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, "2024 yılı verilerine göre kağıt ve kağıt ürünleri imalat sanayiinde 3 bin 681 girişim faaliyet gösteriyor ve yaklaşık 100 bin kişiye istihdam sağlanıyor. 2025 yılı itibarıyla kağıt hamuru ve bazlı ürün ihracatımız 3,4 milyar dolar düzeyinde. Basım sanayiinde ise 12 binin üzerinde girişim ve 60 bin civarında istihdam söz konusu" ifadelerinde bulundu. "Ambalaj standardı ve güvenlikli basım süreçleri ekosistemin omurgasını oluşturuyor" Ankara’nın savunma, havacılık, makine, medikal ve elektronik gibi alanlarda güçlenen sanayi kimliğinin arkasında ambalaj ve basım kapasitesinin vazgeçilmez bir tamamlayıcı rol üstlendiğini vurgulayan Ardıç, "Savunmadan medikale, eğitimden e-ticarete kadar pek çok alanda sertifikasyon, izlenebilirlik, ambalaj standardı ve güvenlikli basım süreçleri bu ekosistemin omurgasını oluşturuyor. Bu ekosistem yalnızca iç pazara çalışmıyor dış destinasyonlarla rekabet ediyor ve net döviz kazandırıyor. Enerji maliyetleri, hammadde fiyatlarındaki oynaklık ve finansmana erişim güçlükleri rekabet gücünü doğrudan etkiliyor" diye konuştu. Yeşil dönüşümün bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Ardıç, enerji verimliliği, geri dönüşüm altyapısı ve modernizasyon yatırımlarına erişilebilir finansman sağlanmasının kritik olduğunu ifade etti. Toplantıda, Başkent’in matbaa sektörünün bulunduğu Kazım Karabekir bölgesinde işletmelerin, kentsel dönüşüm nedeniyle taşınma baskısı altında bulundukları ancak, ağır sanayi niteliği taşıyan matbaa makinelerinin taşınma maliyetinin yüksekliği nedeniyle sıkıntı yaşadıkları belirtildi. Nitelikli iş gücü temininde yaşanan zorlukların da gündeme geldiği toplantıda, mesleki eğitimin güçlendirilmesi, okul-sanayi iş birliğinin artırılması ve sektörde ölçek ekonomisini destekleyecek kümelenme ve güç birliği modellerinin geliştirilmesi başlıkları öne çıktı.