EKONOMİ
Alaşehir’de asfalt sezonu açıldı 22 Mart 2026 Pazar - 13:18:04 Manisa’nın 100 bin nüfusu geçen ilçelerinden biri olan Alaşehir’de belediye tarafından asfalt sezonu açıldı. Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu çalışmaları yerinde inceleyerek bilgi aldı. Alaşehir Belediyesi bu yıl yaklaşık 25 kilometrelik asfalt hedefiyle çalışmalarına başladı. Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarını yerinde takip etti. Başkan Öküzcüoğlu’na vatandaşlar teşekkür ederek, çalışmalardan çok memnun olduklarını dile getirdi. Başkan Ahmet Öküzcüoğlu da işçilerle sohbet ederek çalışmalarında başarılar diledi. "Maliyetler artsa da hedefimize ulaşacağız" Çalışmaların yapıldığı İstasyon Mahallesi’nde incelemelerde bulunan Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, "Alaşehir’in İstasyon Mahallesi’ndeyiz. Bu mahallemizde doğalgaz çalışmalarını bitirdi. İnternet ve telefon hatları çalışmalarını bitirdi. Yer yer MASKİ’nin altyapı çalışmaları da tamamlandı. Artık bozulan yollarımız yama tutmaz hale gelmişti ve hedefimiz bu sene Alaşehir’e 20-25 kilometre asfalt kazandırmak ve yollarımızı cilalı asfalt haline getirmek. Ortadoğu’daki savaşın, İran savaşının etkilerini hissetmemize rağmen yaklaşık yüzde 100 maliyetlerimiz değişti. Buna rağmen biz hedefimize ulaşmayı umuyoruz. Şu anda Vatan Caddemizi, 1 No’lu Gazi Sokak, 2 No’lu Gazi Sokak ve 3 No’lu Gazi Sokak’ı tren yoluna kadar olan bölümünü, eski Akaçiliğe kadar olan bölümünü önce tamamlayıp hava şartları müsaade ettiği müddetçe bu sezon asfalt sezonumuz olacak ve çalışmalarımız devam edecek. Ben bu vesileyle başta Manisa Büyükşehir Belediyemize ve Fen İşleri Müdürlüğümüze bağlı ekiplerimize teşekkürlerimi sunuyorum." dedi.
22 Mart 2026 Pazar - 11:58 Sarp Sınır Kapısı’nda bayram tatili yoğunluğu Ramazan Bayramı tatilini yurt dışında geçirmek isteyen vatandaşlar, Sarp Sınır Kapısı’nda yoğunluğa neden oldu. Bayram tatilini fırsat bilen çok sayıda kişi Gürcistan’a geçiş yapmak için sınır kapısına akın etti. Türkiye’nin Kafkaslar’a açılan en önemli kara hudut kapılarından biri olan Sarp Sınır Kapısı’nda, bayram tatilinin başlamasıyla birlikte hem araç hem de yaya geçişlerinde dikkat çeken artış yaşandı. Özellikle Batum’a gitmek isteyen tatilciler sabahın erken saatlerinden itibaren sınır kapısında yoğunluk oluşturdu. Batum’a günübirlik geçişler arttı Vizesiz geçiş imkanı bulunması ve Batum’un yakınlığı nedeniyle birçok vatandaş tatil için Gürcistan’ı tercih etti. Sınır kapısında zaman zaman uzun kuyruklar oluşurken, yoğunluğun bayram süresince devam etmesi bekleniyor. Geçiş sayılarında dikkat çeken yükseliş Sınır kapısındaki hareketlilik son yılların verilerine de yansıdı. Pandemi etkisinin hissedildiği 2021 yılında 958 bin 338 olan yolcu sayısı, kısıtlamaların kaldırıldığı 2022 yılında 5 milyon 60 bin 994’e yükseldi. Hareketliliğin zirveye ulaştığı 2023 yılında ise 6 milyon 261 bin 289 yolcu ile tüm zamanların en yüksek geçiş sayısına ulaşıldı. Yoğunluk sonraki yıllarda da devam etti. 2024 yılında 5 milyon 555 bin 125 kişinin kullandığı sınır kapısından, 2025 yılında 5 milyon 42 bin 675 yolcu giriş-çıkış yaptı. Sarp Sınır Kapısı’nda özellikle bayram ve tatil dönemlerinde benzer yoğunlukların yaşandığı, Gürcistan’ın vizesiz olması ve Batum’un yakınlığı nedeniyle bölgenin en çok tercih edilen yurt dışı rotalarından biri olmaya devam ediyor. Yoğunluk sonrası bölgede trafik tedbirleri artırıldı. Bayram tatili nedeniyle Karadeniz Sahil Yolu ile Sarp Sınır Kapısı güzergahında yaşanan hareketlilik sonrası Hopa İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik ekipleri, bölgede denetim ve bilgilendirme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yetkililer, bayram süresince sürücülerin hız kurallarına uymaları, emniyet kemeri takmaları ve uzun yolda dikkatli olmaları konusunda uyarılarda bulunurken, trafik güvenliğinin sağlanması için uygulamaların tatil boyunca devam edeceğini belirtti.
Altın ve gümüş ikinci el otomobili solladı
09 Ocak 2026 Cuma - 09:32 Altın ve gümüş ikinci el otomobili solladı Altın ve gümüş fiyatlarında geçen yıldan bu yana yaşanan artışlar ve sürekli yeni rekorların gelmesi ikinci el otomobil piyasasındaki hareketliliği düşürdü, Bursa’daki oto galericilerde sessizlik hakim oldu. Bursa Oto Galericiler Odası Başkanı Hakan Yanık, yaptığı açıklamada, otomobillerin özellikle pandemiden sonra yatırım aracı olarak daha çok değerlendirildiğini söyledi. Altın ve gümüşteki yükselişlerin ikinci el araç piyasasını olumsuz etkilediğini dile getiren Yanık, nakit paranın bir süredir otomobil yerine altın ve gümüşe aktığını anlattı. Yanık, altın ve gümüşteki artışların vatandaşları başka bir yatırım aracı düşünmesine engel olduğunu vurgulayarak, "Birçok kişi yatırımlarını altın, gümüş ve platine yapıyor. Bunlarda yükseliş durmadığından değer kaybına uğrarız endişesiyle ikinci el otomobilden uzak duruyor." dedi. Talep azlığı nedeniyle ikinci el piyasasında alışverişin stabil gittine dikkati çeken Yanık, şöyle devam etti: "Geçen yıl talep düşüktü bu yıl da henüz yeni girdik ama aynı gidiyor. Genellikle de 800 bin lira ile 1,5 milyon lira arasındaki otomobillerde alım satım oluyor. Kredilerdeki yüksek faizler de piyasayı olumsuz etkiliyor. Krediyle yüksek faizle kimse otomobil almak istemiyor. Yüksek oranda nakit dönüyor piyasada o da olursa. Altın ve gümüş biraz durağanlaşırsa belki bizde hareketlilik başlar." Bursa Oto Galericiler Odası Başkan Vekili Mehmet Özdemir de ikinci el piyasasının geçen yıl çok kötü geçtiğini ve bu yılki umutlarını ilk haftada yitirdiklerini söyledi. "Altın ve gümüş yükseliyor, nakit oraya kayıyor. Araçlarda fiyatlar ve vergiler yükseliyor. Kredi faiz oranları çok yüksek." diyen Özdemir, bu kadar engel varken ikinci el araç alım satımının iyi olmasının beklenemeyeceğini kaydetti. Özdemir, kredi faiz oranları düşmeden, değerli madenlerdeki yükseliş durmadan ikinci el piyasasının açılmasını beklemediklerini belirterek, "Ne çok pahalı ne de ucuzu ilgi görüyor. Ortalama 1 milyon ile 1,5 milyon arasındaki araçlarda genelde alışveriş oluyor. Bunda da kar marjlarımız çok düştü. Para dönsün, piyasa hareketli olsun diye bir şeyler yapmaya çalışıyoruz" dedi.
Mersin’de dronla gübreleme ve ilaçlama çiftçinin zayiatını sıfıra indirdi, zamandan tasarruf sağladı
09 Ocak 2026 Cuma - 09:24 Mersin’de dronla gübreleme ve ilaçlama çiftçinin zayiatını sıfıra indirdi, zamandan tasarruf sağladı Türkiye’nin tarımda önemli üretim merkezlerinden Mersin’de dronla yapılan gübreleme ve ilaçlama çalışmaları çiftçinin hem maliyetini düşürmeye, hem de ürün zayiatını sıfıra indirerek önemli bir katkı sağlamaya başladı. Çukurova’nın bereketli topraklarında ekilen ürünler, son yıllarda dron teknolojisiyle ilaçlanıp gübrelenmeye başladı. Bu sayede tarlaya işçi girmeden yapılan uygulamalar, yeni ekilen veya boy atma aşamasında olan ürünlerin ezilmesini önleyerek verimliliğin de artmasını sağladı. Adana’dan Mersin’e kadar bir çok tarlada dronla ilaçlama ve gübreleme uygulamaları gerçekleştirilirken, hem zaman hem üründen kazançlı olan üreticiler durumdan memnun olduklarını ifade etti. Bu çerçevede Mersin’in Tarsus ilçesinde bulunan 200 dönümlük pırasa tarlasında dronla gübreleme çalışması gerçekleştirildi. 50 kilo taşıma kapasiteli dronlara yüklenen gübreler, kısa sürede ve dengeli şekilde araziye uygulandı. 2 işçinin 3-4 saatte yapabileceği işi yarım saatte yapan dronun dönüm başına üreticiye ise yaklaşık 120 TL civarında maliyeti olduğu öğrenildi. "Dron bizim için iyi" İnsan gücüyle gübrelemenin zor ve riskli olduğunu belirten üreticilerden Cahit Çiçek dron kullanımının büyük avantaj sağladığını söyledi. Çiçek, "İnsan gücü yerine dronla gübre atmak daha iyi. Dron olmasa gübreyi bu şekilde dengeli atamayız. Kaç kilo dersek ona göre ayar yapılıp, atlıyor. Dron bizim için maddi olarak da iyi, malımız ezilmiyor, düzgün bir şekilde gübre atılıyor. İşçi içine giremez, girse malı bozar" dedi. İşçinin 3 saatte yapacağı işi dron sıfır zayiatla 30 dakika yapıyor Dron pilotu Serkan Balaban ise yaklaşık 4 yıldır çiftçilere dronla ilaçlama ve gübreleme hizmeti verdiğini anlattı. Balaban, "İlaçlamada zaman tasarruf yanı sıra maddi açıdan çok ciddi tasarruf oluyor. En önemlisi ürünlerin ezilmemesi. Şimdi biz maddi boyutuna girdiğimiz zaman ürün zayiatında hiçbir zaman bahsetmiyoruz. Ama en büyük maliyet oluşumu ürün zayiatında çıkar. Fiyat farkı bir, ikincisi süre. Kısaca 20 dekarlık bir ilaçlama dron ile 20 veya 30 dakikada bitirecekken, 2 işçi girmiş olsa yaklaşık olarak 3 veya 4 saatte bitirebilir" diye konuştu. Zaman ve ürün zayiatı sıfır olması nedeniyle dron ile gübreleme ve ilaçlama gibi işlerin avantajlı olduğunun altını çizen Balaban ayrıca, Türkiye genelinde tarım arazilerinin geçen yıl yalnızca yüzde 8’inin dronla ilaçlandığını, bu alanda daha fazla yaygınlaşmaya ihtiyaç olduğuna dikkat çekti.
Van’da pide ve çörek fiyatına zam
08 Ocak 2026 Perşembe - 23:11 Van’da pide ve çörek fiyatına zam Van Lokantacılar ve Fırıncılar Odası Başkanı Sabri Işık, artan maliyetler üzerine özel üretim olan 200 gram pidenin 15 TL, 125 gram çöreğin ise 20 TL olduğunu söyledi. Açıklamalarda bulunan Başkan Sabri Işık, maliyet giderlerinin yüzde 40’a yakın artması sonucu fırıncı esnafının çok zor duruma düştüğünü belirtti. Işık, "Türkiye genelinde yaklaşık 40 ilimizde aylardır 200 gram somun ekmek 15 TL’ye satılmaktadır. Federasyon tarafından bize gönderilen son listede bazı illerin 200 gram somun ekmek için 17.50 TL’ye kadar talepte bulundukları tespit edilmiştir. Gerek un fiyatı 800 TL’den bin 100 TL’ye, bir koli mayanın 600 TL’den bin 100 TL’ye, asgari ücretin 28 bin TL’ye, mazot fiyatının 50 TL’den 60 TL’yi geçmesi ve bunun yanında 20’ye yakın diğer gider kalemlerinin yüzde 40 kadar artmıştır. Girdi maliyetlerine gün ve gün zam gelmektedir. Somun ekmek icmalimiz de 45 gün önce bakanlığa iletilmiş olup, dün itibari ile istenen gerekçeler de tekrar bakanlığa iletilmiştir. Şimdiye kadar alınan rayiçlerde hem vatandaşımız hem de esnafımız göz önünde tutularak rayiç talebinde bulunduk. Somun ekmek üretiminde bulunan esnafımızın kaliteli ürün çıkarabilmesi için ve zararının önlenmesi amacıyla gerekli bütün girişimler hassasiyetle takip edilmektedir. Bir diğer konu ürettiğimiz ekmeğin yaklaşık yüzde 75’ini bayiler üzerinden satmaktayız. Fırıncı esnafı olarak şu anda 12 TL olan ekmeği bayilere 10 TL’ye vermekteyiz. Van genelinde bayiler yüzde 15 ile yüzde 18 iskonto verilmektedir. Bir bardak çayın 20 TL olması ile girdi maliyetlerinin bu kadar yüksek olan ekmek fiyatının 12 TL’de kalması fırıncı esnafını mağdur etmektedir. Bu maliyetler göz önüne alınarak özel üretim olan pide ve çörek fiyatını arttırmış bulunmaktayız. 200 gram pide 15 TL, 125 gram çörek 20 TL olmuştur" dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: ‘‘Enflasyon temel meselemiz’’
08 Ocak 2026 Perşembe - 20:44 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: ‘‘Enflasyon temel meselemiz’’ Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Enflasyonla mücadele sadece para politikasıyla olmaz. Maliye politikası ve yapısal dönüşümle enflasyonla mücadele edilir. Biz de OVP planlarımızı bu şekilde planladık’’ dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı’na katıldı.Küresel ekonomide yaşanan gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, Türkiye’nin ekonomik görünümüne ilişkin de bilgi paylaştı. Küresel ekonomide belirsizliklerin arttığını belirten Yılmaz, "Küresel ekonomideki gelişmeleri görüyoruz. Siyasette ve ekonomide uluslararası kurumların zayıfladığı bir dönemden geçiyoruz. Dünyada kuralların aşıldığı, uluslararası hukukun zayıfladığı bir dönemdeyiz. Tek taraflı karar alma mekanizmaları ortaya çıkıyor ve bu durum riskleri ve belirsizlikleri artırıyor. Dünyada ekonomik güç dengeleri değişiyor’’ ifadelerini kullandı. ‘‘İstikrar ve doğru politikalar eskisinden daha kıymetli’’ Yılmaz, ‘‘Farklı bir dönem başladı, bölgemizde bunun yansımalarını görüyoruz. Eskisine göre çok daha ihtiyatlı bir şekilde yolumuza devam etmemiz lazım. İstikrar ve doğru politikalar eskisinden daha kıymetli. Cumhurbaşkanımızın ‘iç cepheyi güçlendirme’ vurgusu boş yere yapılmış bir vurgu değil" diye konuştu. Türkiye ekonomisindeki gelişmeler hakkında da konuşan Yılmaz, son 20-25 yılda dünya büyümesinin ortalama yüzde 3,5 civarında, Türkiye ekonomisinin büyümesinin ise ortalama yüzde 5 civarında olduğunu belirtti. Yılmaz, "Dünya ticareti genelde dünya büyümesinden daha yüksek olurdu. Şimdi ise ticaret, artış hızı olarak büyümenin gerisine düştü. Daha kapalı bir dünya ve tarife savaşlarının yaşandığı bir dönemden geçiyoruz" dedi. Türkiye’nin ekonomik büyümesindeki yükselişe de dikkat çeken Yılmaz, "1,5 trilyon doların üzerinde ekonomik büyüklüğe ulaştık. Satın alma gücüne göre 11’inci büyük ekonomi olacağız. IMF tahminlerine göre satın alma gücünde Avrupa’da 5’inci sıradayız" açıklamasını yaptı. Reel ekonominin güçlü seyrettiğini ifade eden Yılmaz, "Dünyadaki duruma göre reel ekonomimiz çok daha iyi durumda. Finansal piyasalarda ise daha fazla istikrara ihtiyacımız var’’ diye konuştu. İstihdama ilişkin değerlendirmede bulunan Yılmaz, "31 aydır tek haneli işsizlik var. İş gücü bulamama sorunu yaşayan sektörlerimiz mevcut. Atıl iş gücü oranı, işsizlik oranından daha yüksektir. Mesleki eğitimi geliştirmek ve kadınların iş gücüne katılımını artırmak, atıl iş gücünü azaltma açısından önemlidir. Üretim kültürünü yeni nesillere anlatmamız gerekiyor" şeklinde konuştu. 2025 bütçe hedeflerine değinen Yılmaz, "Bütçe açığımızın milli gelire oranını yüzde 3,6 olarak öngörmüştük. Gerçekleşmenin yüzde 3 civarında olmasını bekliyoruz. 2026’da da bu çabayı devam ettireceğiz" dedi. Yılmaz, enflasyonla mücadeleye ilişkin ise OVP kapsamında uygulanan stratejiden bahsetti. Yılmaz, "Enflasyonla mücadele sadece para politikasıyla olmaz. Maliye politikası ve yapısal dönüşümle enflasyonla mücadele edilir. Biz de OVP planlarımızı bu şekilde planladık’’ sözlerini ifade etti. ‘‘Enflasyon temel meselemiz’’ Enflasyonu düşürmenin öncelikleri arasında olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Enflasyon temel meselemiz. 2025 enflasyon tahminimiz yüzde 30,9. 2024 Mayıs ayında enflasyon yüzde 75,5 seviyesindeydi. Zirveden sonra 44,6 puanlık bir düşüş yaşandı. Şubat ayında yüzde 30’un altında enflasyon göreceğiz. 2026’da da enflasyonu yüzde 20’nin altına düşürmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Enflasyon beklentilerini ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, ‘‘Beklentilerde piyasa aktörlerine göre gelecek yıl için yüzde 23 tahmini var. Reel sektör enflasyonu 34-35 tahmin ediyor. Geldiğimiz noktada daha düşük enflasyon oranı var. Beklentileri de iyileştirmemiz gerekiyor. Beklentileri iyileştirmemiz lazım ki enflasyonda daha güçlü sonuç almamız mümkün olsun. Reel sektörün; piyasa aktörlerine ve hükümet beklentilerine yakınsaması gerekiyor’’ açıklamasında bulundu. 2026 yılının reform yılı ilan edildiğini hatırlatan Yılmaz, "Maliye ve para politikalarının yanında yapısal reformlar da hayata geçiriliyor. 2026 yılı reform yılı ilan edildi. Yapısal reformlarda hem gerçek sonuçlar hem de beklenti etkileri çok önemlidir" diye konuştu. Faiz politikasına ilişkin Yılmaz, "Politika faizi aşağı geldikçe piyasa faizlerine de yansıyor, ancak bu biraz gecikmeli olabiliyor. Genel finansal koşullar iyileşecek" diye konuştu. Selektif kredi uygulamalarına değinen Yılmaz, "Esnafa, çiftçiye ve ihracatçılara yönelik kredi desteklerimiz sürüyor. Özel kredi mekanizmalarıyla belli sektörleri desteklemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Manyas’ta tarımsal üretim planlaması ve iklim değişikliği konuları ele alındı
08 Ocak 2026 Perşembe - 18:03 Manyas’ta tarımsal üretim planlaması ve iklim değişikliği konuları ele alındı Balıkesir İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce 2026 yılının ilk Tarım ve Hayvancılık Sektör İştirak Toplantısı Manyas ilçesinde yapıldı. Toplantıda tarımsal üretim planlaması, iklim değişikliği, su kullanımı, desteklemeler, tarım sigortası, TKDK başvuruları, çeltik üretimi, sivrisinek ile mücadele ve sütün değerlendirilmesi konuları ele alındı. Manyas Atatürk Kültür Salonu’nda yapılan Tarım ve Hayvancılık Sektör İştirak Toplantısı’na Manyas Kaymakamı Mustafa Salih Bayram, Manyas Belediye Başkanı Ahmet Duru, Balıkesir Tarım ve Orman İl Müdürü Dr. Hüseyin Düzgün, şube müdürleri, DSİ Balıkesir Bölge Müdür Yardımcısı Abdülkadir Yılmaz, Tarım ve Hayvancılık Birlik Başkanları ile çiftçiler ve üreticiler katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Manyas Tarım ve Orman İlçe Müdürü Volkan Zeren, ilçedeki tarımsal ve hayvancılık ile ilgili faaliyetleri sundu. Balıkesir Tarım ve Orman İl Müdürü Dr. Hüseyin Düzgün, il genelindeki çalışmalar ile ilgili özet bilgiler verdi. Düzgün, ülkemizde tarımsal üretim planına iki yıl önce geçildiğini, dünyada iklim değişikliği ile karşı karşıya olunduğunu vurguladı. Bu nedenle suyu merkeze alan bir üretim planının oluşturulduğunu söyleyen Düzgün, "İkinci ekim için Şubat ayı ortalarında yapılacak kuraklık toplantısında karar vereceğiz, o güne kadar yağışlar bunu belirleyecek. Üretim planlaması ile gübrede yüzde 100, mazotta ise yüzde 50 destek ödemesi sağlandı. Bugüne kadar ilimiz genelinde 44 bin çiftçimize iki milyar lira destek verdik. Ancak sizlerden ürünlerinize tarım sigortası yaptırın. Bir de TKDK başvurularına talep oldukça az, 44 bin çiftçimizin olduğu ilimizde sadece 30 başvuru olmuş. Bu destekleme fonlarından yararlanalım" dedi. Toplantıya katılan sektör temsilcilerinin sorularını da yanıtlayan Dr. Hüseyin Düzgün’ün ardından kapanış konuşmasını yapan Manyas Kaymakamı Mustafa Salih Bayram ise, "Geçtiğimiz yıl Gönen ilçesinde susuzluk nedeniyle çeltikte kısıtlama getirildi, bu yıl yağış durumuna göre bizde de kısıtlama getirilebilir. Bir de çeltikte dron ile ilaçlama da çevresindeki sebze ve yonca tarlalarına zarar verildiği, bunun da bir kul hakkı olduğu unutulmamalı" dedi. Kaymakam Bayram, "Çeltik ile birlikte Manyas’ta özellikle sivrisinek konusunda vatandaşımızın çok şikayeti var, buna hakkımız yok. Bu yıl sivrisinek ile mücadelede etkin mücadele yapacağız. Yine sütümüzün değerlendirilmesi noktasında sütü ürün haline getirerek daha fazla katma değer kazanmak zorundayız. Ben her türlü projelerinizde kurumlarımızla birlikte yanındayım" ifadelerini kullandı.
Hakkari’de yüksek doğal gaz faturalarına tepki
08 Ocak 2026 Perşembe - 17:17 Hakkari’de yüksek doğal gaz faturalarına tepki Hakkari’de son iki ayda yüksek gelen doğal gaz faturaları vatandaşları isyan noktasına getirdi. Binlerce liralık faturalar karşısında geçim sıkıntısı yaşayan vatandaşlar, yetkililerden acil inceleme ve açıklama talep ediyor. Hakkari’de kış şartlarının etkili olduğu bir dönemde, gelen yüksek doğal gaz faturaları vatandaşların tepkisine neden oldu. Akmercan Hakkari Şırnak Doğal Gaz Dağıtım Sanayi Ve Ticaret A.Ş. tarafından kendisine gönderilen son faturanın 8 bin 848 TL olduğunu belirten Naif Önal, bu rakamın kabul edilemez olduğunu söyledi. Önal, aralık ayına ait faturada 717 metreküp doğal gaz kullandığının iddia edildiğini, metreküp birim fiyatının 11,85 TL olarak yansıtıldığını ifade etti. Toplam tüketim bedelinin 15 bin 334 TL olarak hesaplandığını, bunun 6 bin 555 TL’sinin devlet tarafından karşılandığını, geriye kalan tutarın ise kendisine fatura edildiğini belirten Önal, "Hakkari’de bir hanenin en fazla 200-300 metreküp gaz tüketmesi gerekirken 700-800 metreküp tüketim gösterilmesini anlamıyoruz. Bu faturalar nerede, nasıl hesaplanıyor" diyerek tepki gösterdi. Kış mevsiminin Hakkari’de mayıs-haziran aylarına kadar sürdüğünü vurgulayan Önal, bu şekilde devam etmesi halinde bir hanenin birkaç ayda on binlerce liralık fatura ile karşı karşıya kalacağını söyledi. Doğalgazın bir ısınma hakkı olduğunu belirten Önal, "Bu bir ticaret alanı olmamalı. Bu faturalar mutlaka incelenmeli. İnsanlar artık evine ekmek götürmekte zorlanıyor" ifadelerini kullandı. Hanife Derviş Mahallesi’nde yaşayan Hamit Öztürk ise işsiz olduğunu ve 13 bin TL kira ödediğini belirterek, bu ay gelen 14 bin TL’lik doğal gaz faturasının kendisini çaresiz bıraktığını dile getirdi. 2+1 dairede, dış yalıtım olmasına rağmen kombiyi düşük derecede çalıştırdığını söyleyen Öztürk, "Geçen ay 40 derecede yaktım, 9 bin 200 TL fatura geldi. Bu ay sadece 5 derece artırdım, fatura 14 bin TL oldu. Van ile kıyasladığımızda neredeyse yarı yarıya fark var. Bunun sebebi nedir" diye konuştu. Öztürk, yetkililere seslenerek bu durumun araştırılmasını istedi. Gazi Mahallesi’nde ikamet eden Adem Özel de, benzer şikâyetleri dile getirdi. Evinde ısı yalıtımı olmasına rağmen 9 bin 300 TL fatura geldiğini belirten Özel, "Sıcak suyu kombiden bile kullanmıyorum. Buna rağmen bu fatura neye göre geliyor, muhatap bulamıyoruz" dedi. Kent genelinde binlerce kişinin sosyal medya üzerinden faturalarını paylaşarak tepki gösterdiğini ifade eden Özel, batı illerinde 3-4 bin TL civarında gelen faturalarla Hakkari’deki rakamlar arasındaki farkın açıklanmasını istedi. "Biz 37 derecede yakıyoruz, batı illerinde 45-50 derecede yakıp daha az fatura ödüyorlar. Bu kabul edilemez" diyen Özel, doğal gazı ödeyemeyen vatandaşların kesinti tehdidiyle karşı karşıya kaldığını da sözlerine ekledi. Vatandaşlar, Hakkari’de kış ve ekonomik şartlar göz önünde bulundurularak doğal gaz faturalarının acilen incelenmesini, kamuoyuna şeffaf bir açıklama yapılmasını ve mağduriyetlerin giderilmesini talep ediyor. Doğal gaz hizmeti veren Akmercan Hakkari Şırnak Doğal Gaz Dağıtım Sanayi Ve Ticaret A.Ş. tarafından da konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapılmadı.
THY’den 100 milyar TL’lik yatırım hamlesi
08 Ocak 2026 Perşembe - 16:59 THY’den 100 milyar TL’lik yatırım hamlesi Türk Hava Yolları (THY), Türkiye’nin havacılık altyapısını güçlendirecek ve küresel rekabet gücünü ileri taşıyacak yatırım hamlesini hayata geçirdi. İstanbul Havalimanı başta olmak üzere birçok noktada toplam yatırım değeri 100 milyar TL’yi aşan sekiz yeni tesisin temel atma töreni gerçekleştirildi. Türk Hava Yolları, Türkiye’nin havacılık altyapısını güçlendirecek ve küresel rekabet gücünü ileri taşıyacak kapsamlı bir yatırım hamlesini hayata geçirdi. THY’nin 2033 vizyonu doğrultusunda şekillenen bu stratejik adım kapsamında İstanbul Havalimanı başta olmak üzere birçok noktada toplam yatırım değeri 100 milyar TL’yi aşan sekiz yeni tesisin temeli törenle atıldı. İstanbul Havalimanı’nda düzenlenen törene Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, Türk Hava Yolları ve iştiraklerinin üst düzey yöneticileri ile Türk havacılığının önde gelen isimleri katıldı. Bakan Uraloğlu, Avrupa’nın en büyük geniş gövde uçak motoru bakım tesisi, dünyanın en büyük uçak ikram tesisi ve dünyanın en büyük kargo terminali olacak SmartIST’in ikinci fazının da aralarında bulunduğu toplam sekiz dev projenin temelinin atılmasıyla Türkiye’nin havacılıkta yeni bir eşiği geride bırakacağının altını çizdi. "2033’te ülke ekonomisine katkı hedefi 144 milyar dolar" Yeni yatırımlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat ise, "2033 hedeflerimiz doğrultusunda yalnızca filomuzu değil, bu filoyu taşıyacak güçlü bir altyapıyı da aynı kararlılıkla geliştiriyoruz. Kargo operasyonlarımızdan teknik bakım kapasitemize, ikram merkezlerimizden entegre operasyon çözümlerine uzanan ve 100 milyar TL’yi aşan bu yatırım hamlesi, küresel rekabet gücümüzü pekiştirirken Türkiye’yi dünyanın en önemli havacılık merkezlerinden biri haline getirme vizyonumuzun da somut bir göstergesidir. 2026 yılında 26 bin kişilik yeni istihdamla başlayacak bu yatırımlar, tüm fazları tamamlandığında 36 binin üzerinde istihdam sağlayacaktır. Bu adımlarla sadece tesisler değil, ülkemiz ekonomisi ve havacılığının geleceği için güçlü bir ekosistem inşa ediyoruz. Bugün şirketimizin ülkemiz ekonomisine olan katkısı 65 milyar dolarken, 2033’te hedeflediğimiz zirveye ulaştığımızda bu rakam 144 milyar dolara ulaşacak" dedi. 8 yeni yatırımın temelleri atıldı Yıllık 4,5 milyon ton kapasiteye ulaşacak altyapısıyla dünyanın en büyük hava kargo merkezlerinden biri olan ve 2027-2028 döneminde kademeli olarak tamamlanması planlanan Turkish Cargo SmartIST Faz-2 projesi ve günlük 500 binden fazla kişiye hizmet verecek kapasitede dünyanın en büyük uçak içi ikram tesislerinden biri olarak konumlanan ve 2027-2028 döneminde faaliyete geçmesi öngörülen Türk Hava Yolları Ana İkram Binası başta olmak üzere toplam 8 yatırımın temeli atıldı.
DTO Meclisi 2026 gündemiyle toplandı
08 Ocak 2026 Perşembe - 16:41 DTO Meclisi 2026 gündemiyle toplandı Denizli Ticaret Odası (DTO) Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı, DTO’nun Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan yılın ilk toplantısında hem Türkiye ekonomisine ilişkin güncel verileri hem de Denizli iş dünyasının son bir yıllık performansını meclis üyeleriyle paylaştı. DTO Meclis Başkanı Salih Sarıkaya’nın idaresinde gerçekleştirilen toplantıda, aylık gündem görüşülerek oy birliğiyle kabul edildi. Daha sonra aylık değerlendirme konuşmasına yeni yıl dileklerini dile getirerek başlayan Başkan Erdoğan, DTO meclis üyelerine "2026 yılında da el birliğiyle sektörlerimiz ve Denizli’miz için çalışmaya devam edeceğiz" diye seslendi. Başkan Erdoğan ayrıca, önceki toplantıdan bu yana vefat eden oda üyeleri ve yakınlarını anarak başsağlığı dileklerini iletti. Yalova’da terörle mücadele operasyonunda şehit olan polisleri de rahmetle andı; yaralı güvenlik güçlerinin ise acil şifa bulması temennisinde bulundu. "Ekonomide, olumlu göstergeler öne çıktı Konuşmasında Türkiye ekonomisindeki son gelişmelere de değinen Başkan Erdoğan, ülkede dezenflasyon sürecinin sürdüğünü belirterek, Aralık 2025’te TÜFE’nin son 49 ayın en düşük seviyesine gerilediğini söyledi. Temel mal, giyim, hizmet ve kira enflasyonunda da son yılların en düşük oranlarının görüldüğünü ifade etti. Erdoğan, ihracatın ise 2025 yılında Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını, işsizliğin de 31 aydır tek haneli seyrini koruduğunu hatırlattı. Öte yandan, Türkiye’nin kredi risk primi olan CDS’in son 7 yılın en düşük seviyesine indiğini belirtti. Başkan Erdoğan, Merkez Bankası’nın verilerine göre piyasa ve reel sektörün enflasyon beklentilerinde düşüş yaşandığını da kaydetti. İSO Türkiye İmalat PMI verilerinin de üst üste ikinci ay artış gösterdiğini ifade eden Erdoğan, cari işlemler hesabının son 4 aydır pozitif seyrettiğini vurguladı. Denizli ihracatıyla iller arasında 9’uncu sırada Bu arada, şehrin ekonomisine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Başkan Erdoğan, Denizli’nin 2025 yılında 4 milyar 677 milyon 703 bin dolarlık ihracatla Türkiye’nin en çok ihracat yapan 9’uncu ili olduğunu açıkladı. Denizli ihracatının yıllık bazda yüzde 6,74 arttığını belirten Erdoğan, en fazla ihracat yapılan ülkelerin başında sırasıyla Birleşik Krallık, ABD, İtalya, Almanya, Hollanda ve Fransa’nın geldiğini, bunlar arasında en yüksek artışın ise yüzde 23,66 ile İtalya’ya yapılan ihracatta gerçekleştiğini söyledi. Sektörel bazda tekstil ve hazır giyimde sınırlı düşüşler yaşanırken; elektrik-elektronik, demir-çelik, metal ve madencilik ürünlerinde artış kaydedildiğini aktaran Erdoğan, ithalatın ise geçen yılın ilk 11 ayında yüzde 0,41 artarak 1 milyar 890 milyon 405 bin dolar seviyesine çıktığını ifade etti. DTO’nun üye sayısı, 23 bini aştı Meclis üyeleri ile DTO’nun üye yapısına ilişkin bilgileri de paylaşan Başkan Erdoğan, 2025 yılında odaya 1.693 yeni üye kazandırdıklarını, bu sayede üye sayılarının 23 bin 444’e ulaştığını açıkladı. Üye sayısında bir yılda net 979 artış sağlandığını da belirten Erdoğan, bunların 422’sinin yabancı ortaklı firmalar olduğunu, toplam yabancı sermaye payının ise yüzde 42 seviyesinde gerçekleştiğini anlattı. "Fuarlar ve yurtdışı organizasyonlarımızla şehrimizde lideriz" DTO’nun uluslararası faaliyetlerine de değinen Erdoğan, Nisan ayında Çin’in Guangzhou kentinde düzenlenecek Canton Fuarı ile Hong Kong Hediyelik Eşya ve Dekorasyon Fuarı’nı kapsayan iş seyahatine 50 üyelerinin şimdiden ön kayıt yaptırdığını, Almanya’daki Heimtextil Fuarı’na da DTO olarak 100 üyeleriyle katılım sağlayacaklarını duyurdu. 2025’te DTO’nun faaliyetleri ile hizmetlerinde artış yaşandı Geçen yıl oda tarafından yüzlerce belge ve rapor düzenlendiğini de belirten Başkan Erdoğan, verilen hizmetlerde özellikle evrak işlemlerinde yüzde 61,68’lik artış yaşandığını ifade etti. Ayrıca, geçen yılın son ayında üyesi olduğu UND Genişletilmiş Yönetim Kurulu Toplantısı’na da katıldıklarını aktaran Erdoğan, toplantıda geride kalan yıl açısından sektördeki üyelerinin içinde bulunduğu durumu değerlendirdiklerini belirtip önemi ve etkinliğini pandemi ve deprem döneminde tüm dünyaya gösterdiğini söylediği Türkiye’nin lojistik ve taşımacılıkta stratejik konumunun her geçen gün daha da güçlendiğine dikkat çekti. Başkan Erdoğan, toplantının sonunda DTO meclis üyeleri ile personeline "Odamızın 100’üncü yılında da ilk günkü heyecan ve azimle üyelerimize en üst seviyede hizmet etmeye devam edeceğiz" diye seslendi.