EKONOMİ
05 Mayıs 2026 Salı - 13:55 Denizli’nin Nisan ayı ihracatı yüzde 26,5 artışla 458 milyon Dolara ulaştı Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Osman Uğurlu, nisan ayı ihracat verilerini açıkladı. Denizli ihracatı nisan ayında yüzde 26,5 artışla 458 milyon dolara yükselirken, ilin Türkiye ihracatındaki 8’inci sıradaki konumu korundu. Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Osman Uğurlu, nisan ayına ilişkin ihracat rakamlarını kamuoyuyla paylaştı. Uğurlu, Türkiye’nin nisan ayı ihracatının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolar olarak gerçekleştiğini söyledi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Denizli’nin nisan ayı ihracatının yüzde 26,5 artışla 458 milyon dolara ulaştığını belirten Uğurlu, Denizli’nin şubat ve mart aylarında yükseldiği Türkiye ihracat sıralamasındaki 8’inci konumunu nisanda da koruduğunu ifade etti. DENİB kayıtlarına göre ise nisan ayında ihracat yüzde 30,7 artış göstererek 367 milyon dolara çıktı. Ocak-Nisan döneminde 1,6 milyar dolarlık ihracat Yılın ilk dört ayına ilişkin verileri de değerlendiren Osman Uğurlu, ocak-nisan döneminde Denizli ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,9 artarak 1 milyar 601 milyon dolar olarak gerçekleştiğini kaydetti. Mart ayında bayram nedeniyle yaşanan iş günü kaybı ile jeopolitik gerilimlerin ihracat üzerinde geçici bir yavaşlamaya neden olduğunu belirten Uğurlu, Denizli ihracatçısının hızlı adaptasyon kabiliyeti sayesinde bu dalgalanmanın etkilerinin dengelendiğini söyledi. Geçen yılın nisan ayına göre iş günü fazlası ve parite etkisinin de ihracata olumlu katkı sunduğunu ifade eden Uğurlu, nisan ayında yakalanan performansın yılın geri kalanında artarak sürmesini temenni ettiklerini dile getirdi. Önde gelen sektörlerde çift haneli artış Nisan ayında Denizli’nin önde gelen sektörlerinde dikkat çekici artışlar yaşandı. Tekstil ve konfeksiyon ihracatı yüzde 20,5 artışla 129 milyon dolar olurken, elektrik-elektronik sektörü yüzde 31,7 artışla 109 milyon dolara ulaştı. Demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 38 artışla 83 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde 27,1 artışla 37 milyon dolar, madencilik ihracatı ise yüzde 26,5 artışla 28 milyon dolar olarak kaydedildi. Uğurlu, nisan ayında önde gelen tüm sektörlerde ihracat artışı yaşandığını vurgulayarak, son dönemde daralma yaşayan tekstil-konfeksiyon sektöründe yeniden çift haneli büyüme görülmesinin ayrıca memnuniyet verici olduğunu söyledi. İhracatta zirve İngiltere’nin Nisan ayında Denizli’nin en fazla ihracat yaptığı ülke İngiltere oldu. İngiltere’ye yapılan ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 51 artışla 72 milyon dolara yükseldi. İngiltere’yi yüzde 30,5 artışla 41 milyon dolarlık ihracatla İtalya izledi. ABD’ye ihracat yüzde 32,7 artışla 36,4 milyon dolar, Almanya’ya ihracat yüzde 27,4 artışla 36,3 milyon dolar, Hollanda’ya ihracat ise yüzde 20,5 artışla 25 milyon dolar olarak gerçekleşti. Uğurlu, Almanya’nın yeniden dördüncü sıraya gerilediğine dikkat çekerken, en fazla ihracat yapılan ilk 10 ülkenin tamamında çift haneli artış kaydedildiğini vurguladı. Küresel imalat PMI geriledi İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Küresel İmalat PMI verilerine de değinen Uğurlu, mart ayında endeksin 51,3 seviyesine gerilediğini belirtti. Savaşın ilk etkilerinin tedarik zincirleri, girdi fiyatları ve beklentiler üzerinde görüldüğünü ifade eden Uğurlu, tedarikçi teslim sürelerinin uzadığını ve girdi maliyetlerinde hızlı artış yaşandığını söyledi. Türkiye İmalat PMI verisinin ise mart ayında 1,4 puan düşüşle 47,9’a gerilediğini belirten Uğurlu, üretim, yeni siparişler, istihdam ve satın almalarda düşüşlerin hızlandığını, özellikle girdi maliyetlerinde enflasyonist baskının arttığını dile getirdi. Döviz dönüşüm desteği uzatıldı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yurt dışı kaynaklı dövizlerin Türk lirasına dönüşümünü destekleyen uygulamasının süresinin 31 Temmuz 2026’ya kadar uzatıldığını hatırlatan Uğurlu, bu kararın ihracatçılar açısından olumlu bir gelişme olduğunu söyledi. Kur istikrarı, maliyet yönetimi ve nakit akışı açısından firmalara nefes aldıran desteğin üretim ve ihracat kapasitesinin korunmasına katkı sunduğunu belirten Uğurlu, özellikle emek yoğun sektörlerde rekabet gücünün korunabilmesi için destek oranının en az yüzde 5 seviyesinde uygulanmasının daha etkin olacağını ifade etti. Yeni vergi düzenlemesi ihracatçıya destek olacak Uğurlu, yeni vergi düzenlemesi kapsamında ihracatçı firmalar için kurumlar vergisi oranının yüzde 14’e, imalatçı ihracatçılar için ise yüzde 9’a indirildiğini hatırlattı. Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler ve belirsizliklerin ticaret üzerindeki etkilerinin hissedildiği bir dönemde bu düzenlemenin uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artıracağını kaydetti. Finansmana erişim beklentisi sürüyor Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın son Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttuğunu belirten Uğurlu, bu kararın beklentiler doğrultusunda geldiğini söyledi. Enflasyonla mücadele önceliğinin sürdüğünü ancak mevcut faiz seviyesinin kredi maliyetleri ve finansmana erişim açısından reel sektör üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğini ifade eden Uğurlu, ihracatçıların rekabet gücünün korunabilmesi için finansman şartlarının daha öngörülebilir ve erişilebilir hale gelmesini beklediklerini belirtti. Osman Uğurlu, tüm bu gelişmeler ışığında Denizli’nin üretim gücü, ihracat tecrübesi ve değişen küresel şartlara hızlı uyum kabiliyetiyle yoluna kararlılıkla devam ettiğini vurgulayarak, yılın geri kalanında daha güçlü bir performans hedeflediklerini söyledi.
05 Mayıs 2026 Salı - 13:44 Laboratuvar sonuçları "pestisit yok" dedi, başarı tescillendi Manisa’nın Alaşehir ilçesinde üretim yapan Mete ve Müşerref Üründü çifti, 2026 sezonunda zorlu iklim şartlarına rağmen kimyasal pestisit kullanmadan gerçekleştirdikleri üretimle dikkat çekti. Yapılan laboratuvar analizlerinde asma yapraklarında "pestisit kalıntısı tespit edilmedi (N.D.)" sonucu elde edildi. Soğuk ve yağışlı geçen sezonun bağlarda hastalık riskini artırdığı, birçok üreticinin kimyasal mücadeleye yöneldiği süreçte Üründü çifti, doğaya saygılı üretim anlayışından taviz vermedi. Özellikle asma yaprağının hassas yapısına dikkat çeken üreticiler, elde edilen sonucun büyük bir emeğin karşılığı olduğunu ifade etti. Müşerref Üründü, "Yaprak bitkinin en hassas bölgesidir. Uygulanan herhangi bir kimyasal en hızlı burada kendini gösterir. Buna rağmen tertemiz bir sonuç almak bizim için sadece bir analiz değil, büyük bir emeğin karşılığı" dedi. Sezonun son yılların en zorlu dönemlerinden biri olduğuna dikkat çeken Üründü, iklim şartlarının ve hastalık baskısının kendilerini zorladığını belirterek, "Birçok üretici çözümü kimyasallarda aradı. Biz ise doğaya, toprağa ve insan sağlığına zarar vermeden üretmenin mümkün olduğunu göstermek istedik" diye konuştu. "Sözlere değil, doğaya kulak verdik" Üretim sürecinde yalnızca doğa şartlarıyla değil, çevreden gelen olumsuz söylemlerle de mücadele ettiklerini ifade eden Üründü, "Sürekli olarak, ‘Bu iş ilaçsız olmaz’, ‘Bu kadar hastalık baskısında nasıl yapacaksınız?’ gibi sözler duyduk. Bu söylemler zaman zaman bizi yordu ancak doğru bildiğimiz yoldan vazgeçmedik" ifadelerini kullandı. Üretim anlayışlarının organik (bio) temelli ve doğaya saygılı bir sistem olduğunu vurgulayan Üründü çifti, kimyasal içerikli yaygın üretim modelinin ise konvansiyonel tarım olarak adlandırıldığını belirtti. Aldıkları analiz sonucunun yalnızca bir belge olmadığını dile getiren üreticiler, "Bu sonuç; sabrın, inancın ve emeğin karşılığı. Bizim için bu sadece bir başarı değil, aynı zamanda bir sorumluluk" dedi. Elde edilen bu başarının, sürdürülebilir tarım ve kalıntısız üretim açısından önemli bir örnek oluşturduğu değerlendirilirken, Üründü çifti aynı hassasiyetle üretime devam edeceklerini ifade etti.
Şanlıurfa’da zeytin üreticilerine kritik uyarı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:50 Şanlıurfa’da zeytin üreticilerine kritik uyarı Şanlıurfa’da zeytin üreticilerine bahar döneminde ilaçlama, budama ve bakım yapılırken dikkat edilmesi gereken önemli konular hakkında sahada uygulamalı olarak bilgilendirme yapıldı. Bahar ayının gelmesiyle birlikte Şanlıurfa’daki badem, fıstık, nar ve zeytin üreticilerini budama, ilaçlama ve bakım telaşı sardı. Ağaçların bahar bakımını yapan üreticiler, bu yılki yağışlardan sonra yüksek verim elde etmeyi planlıyor. Sahada aktif olarak çalışan ziraat mühendisleri de çiftçileri bilgilendirerek budama, bakım ve zararlılara karşı mücadele etmelerine yardımcı oluyor. Bölgede faaliyet gösteren Ziraat Mühendisi Mehmet Bilgin, üreticilerle bir araya gelerek budama ve zararlılarla mücadele konusunda sahada uygulamalı bilgi verdi. Gerçekleştirilen çalışmada, zeytin bahçelerinde doğru budama uygulamalarının verim ve ağaç sağlığı üzerindeki etkileri detaylı şekilde anlatıldı. Özellikle bu dönemde sıkça görülen pamuklu bit, koşnil ve zeytin dip kurdu gibi zararlılara karşı erken teşhis ve doğru müdahalenin önemi vurgulandı. Uygulamalı eğitim kapsamında çiftçilere sahada birebir budama teknikleri gösterilirken, yanlış uygulamaların ürün kaybına ve ağaçların zayıflamasına yol açabileceğine dikkat çekildi. Ayrıca zararlılarla mücadelede doğru zamanlama ve bilinçli ilaçlama yöntemlerinin kritik rol oynadığı ifade edildi. Ziraat Mühendisi Mehmet Bilgin yaptığı açıklamada, "Yağışların artmasıyla kök bölgesinde çıkan yeni sürgünler var. Bu sürgünler ağacın besinine ortak oluyor. Dolayısıyla bu ağacın gelişimi zayıflatıyor. Biz de yeni sürgünleri budayarak ortadan kaldırıyoruz. Bu sene çok çıkmış, geçen senelerde az vardı. Biz kontrole geldiğimizde pamuklu bit zararlısının zararlarını üreticimize anlatmaya çalıştık. Bakımsız arazilerde, bakımsız bahçelerde sık olan dalların içerisinde ürüyorlar ve bunlar yeni mahsul olacak olan salkımların içlerine nüfuz ediyorlar. Bu da o salkımların tutmamasına, onun bitki özünü emerek zayıf kalmasına ve verim kaybına neden oluyor. Çiftçiler bu noktada dikkat etse bile kabuklu bit dediğimiz koşnil noktasına da dikkat etsinler" dedi. Dip kurtlarının ağaçlara verdiği zararı da aktaran Bilgin, "Şimdi yaklaşık 30 yıllık bir zeytin ağacının kök yapısını size gösteriyoruz. Buradaki oyukları görüyorsunuz. Bunlar zeytin dip kurtlarının verdiği bir zarardır. Az önce bunları çıkarttık. Bu dip kurtları kök yapısına zarar veriyor ve iletim damarlarını ortadan kaldırıyor. Zeytin dip kurtlarıyla alakalı çitçimizi bilgilendirdik" diye konuştu. Öte yandan uzmanlar, pamuklu bit zararlısının yaprak, sürgün ve meyvelerde ciddi zararlar oluşturduğunu belirterek, çiçeklenme öncesinde yapılacak doğru müdahalelerin hem verimi artırdığını hem de ekolojik dengenin korunmasına katkı sağladığını ifade ediyor.
AJet’ten yurt dışı indirimli bilet kampanyası
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:50 AJet’ten yurt dışı indirimli bilet kampanyası Türkiye’nin erişilebilir fiyatlı hava yolu şirketi AJet, yurt dışı hatlarında geçerli indirimli bilet kampanyası başlattı. Kampanya ile Türkiye çıkışlı biletler, vergi dahil 60 dolardan başlayan fiyatlarla satışa sunuldu. AJet, yurt dışı kampanyası ile misafirlerine; Londra’dan, Amsterdam’a Stockholm’den Viyana’ya, Taşkent’ten Cezayir’e uzanan geniş destinasyon ağında seyahatlerini planlama fırsatı sunuyor. Kampanya biletleri; 29 Nisan 2026 tarihinde saat 11.00’den, 30 Nisan 2026 saat 23.59’a kadar satışta olacak. İndirimli biletler, 4 Mayıs - 30 Haziran 2026 tarihleri arasındaki seyahatlerde kullanılabilecek. 50 bin indirimli koltuk satışta Kampanya kapsamında; vergi dahil Türkiye çıkışlı ‘Basic’ biletler 60 dolardan başlayan fiyatlarla, Türkiye varışlı ‘Basic’ biletler ise 50 eurodan başlayan fiyatlarla alınabilecek. Kampanya ile 50 bin koltuk satışa sunuldu. İndirimli bagaj fırsatı Kampanya ile seçili tüm hatlarda bagajlar da indirimli olacak. Ek hizmet olarak; kabin bagajı 9 euroya ve ‘Basic’ bilete özel 10 kg uçak altı bagajı 9 euroya alınabilecek. Biletler; AJet.com, AJet Mobil, çağrı merkezi ve yetkili satış acentelerinden alınabilecek. Kampanyanın geçerli olduğu ülkeler; Almanya, Avusturya, İngiltere, Hollanda, İsviçre, Belçika, Macaristan, Danimarka, İsveç, İspanya, İtalya, Fransa, Çek Cumhuriyeti, Arnavutluk, Romanya, Sırbistan, Kosova, Bosna Hersek, Kuzey Makedonya, Azerbaycan, Gürcistan, Rusya, Kırgızistan, Özbekistan, Kazakistan, Cezayir, Mısır.
Atakumlu çiftçiye 100 bin sebze fidesi
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:31 Atakumlu çiftçiye 100 bin sebze fidesi Samsun’un Atakum ilçesinde belediye, çiftçiye 100 bin adet sebze fidesi desteğinde bulundu. Atakum Belediyesi ile Atakum Kent Konseyi iş birliğinde kentte tarımsal üretimi yaygınlaştırmak ve çiftçiye ekonomik destek vermek amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında 100 bin adet sebze fidesinin üreticilere dağıtımına başlandı. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel öncülüğünde hazırlanan projeyle domates, biber, patlıcan gibi yazlık sebzelerden oluşan fideler, kentin kırsal mahallerindeki ailelere teslim ediliyor. Çiftçiye nefes aldıracak fideler, ilk olarak Karaoyumca Mahallesi’nde yaşayan ailelerle buluştu. Atakum Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yıldız, Atakum Belediye Meclis Üyesi Murat Akar, Belediyenin Kırsal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri ile Atakum Kent Konseyi Tarım ve Kırsal Kalkınma Komisyonu üyelerinin katıldığı fide dağıtımı, mahalle halkı tarafından sevinçle karşılandı. Sebze fidelerini teslim alan vatandaşlar, belediyenin ziraat mühendisleri ve ziraat teknikerleri tarafından fidelerin dikimi ve bakımı hakkında detaylı şekilde bilgilendirildi. "Kendi seralarımızda üreteceğiz" Atakum Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yıldız tarımsal üretimi destekleme çalışmalarının kesintisiz devam edeceğini belirterek, 0"Atakum Belediyesi olarak, üreticiye destek olmak amaçlı 31 tane mahallemizde 100 bin adet sebze fidesi dağıtımı yapacağız. Kırsal Müdürlüğü ekiplerimiz ve Atakum Kent Konseyi iş birliğinde, bu işlemleri yapıyoruz. Salatalık, domates, biber ve patlıcan fidesi dağıtacağız. Bu fideleri muhtarlarımız, köylerdeki üretici sayısına göre ayarlayacak. Biz bugün burada Karaoyumca Mahallesi’nde ilk açılışı, kendimiz yapalım istedik. Nasip olursa çiftçilerimize, biz kendimiz dağıtacağız. Bundan sonraki fidelerimizi, kendi seralarımızda üreteceğiz. Kırsal Hizmetler Müdürümüz Eylem Hanım ve ekibi seranın hazırlığına başladı. Çok yakında, fide üretim seramız da faaliyete geçecek. Belki bu dağıttığımızdan çok daha fazla fideyi, kendimiz yetiştirip kendimiz büyütüp sizlerin hizmetine sunacağız" dedi. Atakum Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürü Eylem Oktay Aktaş, programda vatandaşların fidelerden en iyi verim alınması için dikkat edilmesi gereken noktalara dikkat çekti. Aktaş "Domates, biber, salatalık ve patlıcan fidelerimizi vereceğiz. Ekonominize de, sofranıza da destek olur diye umuyoruz. Toprak hazırlığı çok önemli. Bu sene, biraz havalar geç ısınıyor. Fidelerimizi dağıtacağız ama toprak ve hava sıcaklığını siz takip ederek, belki birkaç gün öteleyerek toprağa dikebilirsiniz. Sizlere vereceğimiz yazılara dikkat ederek, topraktaki gübrelemeyi ve sulamayı kontrol altında tutarak fideleri yetiştirirseniz maksimum miktarda ürün alırsınız. Tekrar bereketli olsun" diye konuştu. "Her zaman çiftçimizin yanındayız" Atakum Belediye Meclis Üyesi Ziraat Mühendisi Murat Akar çalışmalar hakkında "Atakum Belediyesi olarak, her zaman çiftçimizin yanındayız. Bugün de burada değişik türde sebze fidelerini, kırsal mahallelerimizde dağıtarak çiftçimize destek olmaya çalışıyoruz" derken Atakum Kent Konseyi Tarım ve Kırsal Kalkınma Komisyonu Üyesi emekli Veteriner Hekim Harun Pir "Atatürk’ün dediği gibi ‘Çiftçi milletin efendisidir.’ Biz, bugün efendilerimizin yanındayız. Türkiye’nin en temel sorunları üretim ve israftır. Atakum Belediyesi, üreticinin yanındadır. Bunu göstermek için de 100 bin tane fide dağıtımı yapılmaktadır ve ciddi bir şekilde aile ekonomisine katkıda bulunmaktadır" ifadelerini kullandı. Atakum Kent Konseyi Tarım ve Kırsal Kalkınma Komisyonu Üyesi emekli Ziraat Teknikeri Süleyman Taş da "Köylüye gelir kaynağı temin etmek için, hem yardım hem ekonomiye katkı hem de insanların doğal beslenmesini sağlamak için bu hizmeti vermekteyiz. Atakum Belediyesinin varlığı Kent Konseyi için büyük hizmet alanı oluşturuyor. Bundan sonraki hizmetlerimizi de, bu şekilde devam ettireceğiz" şeklinde konuştu. Fide desteğinin ülke olarak geçirilen ekonomik süreçte kendileri için çok önemli olduğunu belirten üreticiler, Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel’e desteğinden dolayı teşekkür etti.
İş dünyasında devir değişti: Nitelikli personel arayan işveren öğrencinin ayağına gidiyor
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:25 İş dünyasında devir değişti: Nitelikli personel arayan işveren öğrencinin ayağına gidiyor Sanayi kenti Kocaeli’de nitelikli iş gücü bulmakta zorlanan sektör temsilcileri, çözümü öğrencilerin yanına gitmekte buldu. İşletmelerinde beklemek yerine meslek liselerine adeta çıkarma yapan iş dünyası, öğrencileri daha okul sıralarındayken istihdama kazandırmak için yoğun çaba harcıyor. Körfez Ticaret Odası (KTO) öncülüğü ve Körfez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi iş birliğiyle, "Körfez Mesleklerinde Yıldızlarını Yetiştiriyor" sloganıyla "3. Sektör ve Öğrenci Kariyer Buluşması" düzenlendi. Etkinlikte öğrenciler, farklı sektörlerden gelen temsilcilerle birebir görüşerek staj, istihdam ve kariyer planlaması hakkında bilgi aldı. Buluşmada mesleki eğitimin önemi ve nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine yönelik ihtiyaçlar da ele alındı. Etkinlikte yapılan görüşmelerin, hem öğrencilerin kariyer yolculuklarına yön vermesi hem de sanayinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının karşılanmasına katkı sağlaması hedeflendi. "Körfez’de 4 bin öğrenci meslek liselerinde eğitim görüyor" İlçe Milli Eğitim Müdürü Sergülen Kurt, Körfez’de lise düzeyinde eğitim gören 10 bin öğrencinin yaklaşık 4 bininin meslek liselerinde olduğunu söyleyerek, "Bu oran yeterli değil. Hedefimiz, bu oranı yüzde 50’lerin üzerine, hatta yüzde 60’lara çıkarmaktır" dedi. "Mezun olan 90 öğrenciden 70’ini istihdama kazandırıyoruz" Öğrencileri geleceğin aranan personeli olarak yetiştirmeyi hedeflediklerini belirten Körfez Ticaret Odası Başkanı Recep Öztürk, "Yürüttüğümüz çalışmalarla her yıl ortalama 90 öğrencimizi mezun ediyoruz ve yaklaşık 70’ini istihdama kazandırıyoruz. Bu gençlerimizin 60’ının yani 3’te 2’sinin üye iş yerlerimizde görev alması, kurduğumuz güçlü iş birliğinin en somut göstergesidir. Yaklaşık 15’i üniversite öğrenimine devam ederken, 5’i farklı alanlarda kariyer yolculuğunu sürdürmektedir. Bizler sadece öğrencilerimizin değil, onları yetiştiren öğretmenlerimizin de gelişimini önemsiyoruz" diye konuştu. "İşletmeler öğrencilerle birebir buluşuyor" Etkinliğin temel hedefinin iyi yetişmiş öğrenciler ile işletmelerin birbirini yakından tanımasını sağlamak olduğunu vurgulayan Öztürk, "Bu senaryoda işletmeler öğrencilerle birebir buluşuyor. Öğrenciler işverenlerini, işverenler de öğrencileri seçerek gelecekteki çalışma arkadaşlarını belirleme imkanı buluyor. Öğrencilerimiz ile işletmeler arasında staj yapabilecekleri, birbirlerini tanıyabilecekleri bir ortam oluşturuyoruz. Buradaki amacımız, iyi yetişmiş öğrencilerimiz ile işletmelerimizin karşılıklı olarak birbirini tanımasını sağlamaktır" şeklinde konuştu. Körfez Kaymakamı Uğur Kalkar da, teknolojinin ve yapay zekanın ilerlemesine rağmen gerçek meslek sahibi insanlara geçmişte olduğundan çok daha fazla ihtiyaç duyulacağını vurguladı. Kalkar, "Yapay zekadan sonra meslek çok fazla ihtiyaç kalmayacak gibi bir şey söyleniyor ama bu söylenen şey herhalde meslek liselerimiz için geçerli değil. Dünyanın bundan sonraki dönemde gerçek meslek sahibi insanlara geçmişte olduğundan daha fazla ihtiyacı olacak" ifadelerini kullandı. Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Alan Şefi Süleyman Özecik, elektrik, makine ve kimya gibi bölümlere ilginin fazla olduğunu ancak metal ve mobilya gibi alanların daha az tercih edildiğini dile getirdi. Öğrencilerin zaman zaman bilinçsiz tercihlerle bu alanlara yerleştiğini ve devamsızlık oranlarının olduğunu aktaran Özecik, "Bölümümde dönem başında 70 öğrencim vardı, bunların yaklaşık 32’si şu an hiç okula gelmiyor. Bunun nedenlerinden birinin, öğrencilerin ortaokul döneminde yaşadığı pandemi süreci olduğunu düşünüyoruz" dedi. Programa Körfez Kaymakamı Uğur Kalkar, Körfez Belediye Başkan Vekili İbrahim Çırpan, Körfez Ticaret Odası Başkanı Recep Öztürk, İlçe Milli Eğitim Müdürü Sergülen Kurt, ilçe protokolü, oda üyeleri, sektör temsilcileri, okul idarecileri ve rehberlik servisleri ile meslek lisesi öğrencileri ve öğretmenleri katıldı.
Akademisyen çiftçinin 7 yıl süren emekleriyle 120 dönüm alana yaydığı enginar üretiminde hasat başladı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:15 Akademisyen çiftçinin 7 yıl süren emekleriyle 120 dönüm alana yaydığı enginar üretiminde hasat başladı Hatay’da akademisyen çiftçi Elif Ovalı tarafından 5 dönüm arazide ekimi başlayan ve 7 yıl süren ürün geliştirme süreciyle birlikte 120 dönüm arazide ekimi yapılan enginarda bereketli hasat başladı. Uzun yıllar akademisyen olarak Mustafa Kemal Üniversitesi’nde görev yapan Elif Ovalı, Antakya ilçesi Arpahan Mahallesi’nde aile çiftliğinde tarımsal faaliyetleri kardeşi Adnan Murat Teoman ile birlikte yürütüyor. Bölgede alışılagelmişin dışına çıkarak katma değerli ürün üretmeyi hedefleyen akademisyen çiftçi Ovalı, 7 yıl önce 5 dönüm araziye enginar ekimi gerçekleştirdi. Ürün geliştirme ve pazar oluşturma süreciyle birlikte Ovalı, enginar üretimini 120 dönüm alana yaydı. Baharın gelmesiyle aile çiftliğinde ekimi yapılan enginarın hasadı başladı. Ovalı ve kardeşi Teoman tarafından aile çiftliğinde üretilen enginarda 250 bin adet hasat hedeflenirken ürünler; Adana, Gaziantep, Bursa, İstanbul ve çevre iller başta olmak üzere işlenerek yurt dışına gönderiliyor. "Burada alışılmışın dışında aslında çok eskilerde bilinen bir ürün olup sonradan terk edilen enginarı yetiştiriyoruz" 7 yıl önce 5 dönüm arazide deneme süreciyle enginar üretimine başladıklarını belirterek, 120 dönüme ektiği enginarda hasat başladığını söyleyen çiftçi Elif Ovalı, "Amik Ovası’ndasınız ve burası bereketli hilal denilen, dünyada ilk defa tarıma geçilen bölgenin bir ucundayız. Arpahan Mahallesi’ndeyiz. Burada alışılmışın dışında aslında çok eskilerde bilinen bir ürün olup sonradan terk edilen enginarı yetiştiriyoruz. Burada tamamen buğday, mısır ve soyanın egemenliği sürerken biz katma değerli ürünler üretmek için enginarı 7 yıl önce ekmeye başladık. İlk önce 5 dönüm arazide çeşit geliştirmeye başladık. Bu bölgede hangi çeşit daha iyi olur, çünkü alışılagelmiş sakız, Bayrampaşa ve hibrit cinsleri var. Hatay enginarı dediğimizde de eskiden beri bilinen bugün Roma enginar olarak da geçen mor enginarlar da var" dedi. "Öncelikle 5 dönümde bir deneme olarak başlayan üretimimiz şu anda 120 dönüme ulaştı" Deneme sürecinde 5 dönüm alanda enginar üretimi yaptıklarını ve ürün geliştirme süreciyle birlikte 120 dönüm alanda enginar üretimini sürdürdüklerini belirten Ovalı, "Uzun zamandır bakımına devam ediyoruz. Şu anda artık olgunluk dönemine geldi. Bir konserve fabrikasıyla bunu katma değerli yüksek ürüne dönüştüreceğiz. Umarım bu bölge için bir yenilik, kümelenme ve bölgeye istihdam oluşturacak. Gelir getirecek bir yeni bir ürüne dönecek. Biz de bu enginar kültürünü tekrar bu bölgeye kazandırarak çevre illerde de daha fazla tüketilmesi sağlayarak; Gaziantep, Adana, Bursa, İstanbul, ve çevre illerde bunların daha fazla oraları sevk etmek üzere harekete geçiyoruz. Enginar, iç pazarda da bilinsin istiyoruz ve yurt dışına da gönderiyoruz. Şu anda enginarı işlemeye yönelik çalışmalarımız başladı. Burada ihracatta büyük bir kalem değil henüz ama ürün geliştirmeleri devam ediyor. Öncelikle 5 dönümde bir deneme olarak başlayan üretimimiz şu anda 120 dönüme ulaştı. Kendi içimizde katma değere dönüştürecek bir ürüne döndü. Umarım bereketli olur, bugün hasadın ilk günüydü" ifadelerini kullandı.
Trendyol, ’’Gel-Al’’ noktalarını 81 ile yayıyor: 10 bin noktada esnek teslimat
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:10 Trendyol, ’’Gel-Al’’ noktalarını 81 ile yayıyor: 10 bin noktada esnek teslimat Trendyol, teknolojik lojistik ağı Trendyol Express ve Trendyol Express’in anlaşmalı olduğu kurumlar aracılığıyla sağladığı ’’Gel-Al’’ hizmetini bu yıl itibarıyla Türkiye’nin 81 ilinde 10 bin noktaya ulaştırdı. Türkiye’nin önde gelen e-ticaret platformlarından Trendyol, müşteri deneyimini en üst seviyeye taşıyacak yenilikçi çözümler üretmeyi sürdürüyor. Platform, alışveriş sonrası teslimat sürecini kullanıcı tercihlerine göre esnetmek amacıyla lojistik altyapısı Trendyol Express (TEX) ve Trendyol Express’in anlaşmalı olduğu kurumlar ile akıllı gönderi hizmeti ’’Gel-Al’’ hizmetini her geçen gün genişletiyor. Türkiye’nin 81 ilinde 10 bin noktaya ulaşan ’’Gel-Al’’ hizmeti, hastaneler, yurtlar, iş merkezleri ve benzeri merkezi lokasyonlarda bulunan teslimat noktalarıyla pratik bir teslimat seçeneği sunuyor. 7/24 erişim ve güvenli teslimat Yapılan açıklamaya göre müşteriler, sipariş ödeme adımında veya paketleri dağıtıma çıktığında ’’Gel-Al’’ seçeneğini tercih ederek kendilerine en yakın noktayı harita üzerinden seçebiliyor. Ayrıca 26 ilde bulunan 500’ü Trendyol Express’e ait olmak üzere toplam bin 800 akıllı locker (kilitli dolap) üzerinden 7/24 kesintisiz erişim imkânı sunulurken; teslimat ağı 7 bin 300 esnaf noktasıyla destekleniyor. Akıllı dolaplarda paketler kişiye özel tek kullanımlık kodlarla kilitli bölmelerde, esnaf noktalarında ise esnaf zimmetine alınarak güvenli şekilde muhafaza edilir. Müşteriler, kendilerine iletilen tek kullanımlık kod ile paketlerini 5 gün içinde diledikleri an teslim alabildikleri gibi, iade süreçlerini de yine bu noktalar üzerinden kolayca gerçekleştirebiliyor. Hem müşteriye, hem esnafa kazandırıyor Açıklamaya göre, ’’Gel-Al’’ hizmetini tercih eden müşteriler, standart teslimat seçeneklerine kıyasla özel kargo fiyatlarından yararlanıyor. Paketlerini 5 gün içinde teslim alabilme esnekliğine sahip olan müşterilerin verilere göre en yoğun teslimat trafiği, 16.00-19.00 saatleri arasında gerçekleşiyor. Sistem aynı zamanda esnaflar için de ek bir gelir kapısı oluşturarak yerel ekonomiyi destekliyor.
Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda ödüller 19. kez sahiplerini buldu
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:09 Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda ödüller 19. kez sahiplerini buldu Garanti BBVA’nın Ekonomist Dergisi ve KAGİDER iş birliğiyle hayata geçirdiği ve bu yıl 19. kez düzenlenen Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması sonuçlandı. 28 Nisan’da düzenlenen gala gecesinde açıklanan sonuçlarla birlikte, başarılı kadın girişimciler beş farklı kategoride ödüllerini aldı. Garanti BBVA’nın, Ekonomist Dergisi ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) iş birliğiyle bu yıl 19’uncusunu gerçekleştirdiği Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nın sonuçları açıklandı. 28 Nisan akşamı gerçekleştirilen ödül töreninde, beş kategorinin birincileri ödüllerini aldı. Yarışmada, Gurvita kurucusu Bahar Şamhili Tanju, "Türkiye’nin Kadın Girişimcisi" seçildi. Bahar Alan, Novavera girişimiyle "Türkiye’nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimcisi", Hülya Tomak Blueit girişimiyle "Türkiye’nin Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi" oldu. İpek Tüysüzoğlu, Yugen girişimiyle "Türkiye’nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi" seçilirken, "Türkiye’nin Kadın Kooperatifi" ödülünü ise Tekfındık Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi adına Sıla Elevli aldı. "Her hikaye kendi içinde eşsiz ve değerli" Ödül töreninde konuşan Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, "Bu akşam sadece bir ödül töreni için değil, 20 yıla yayılan güçlü bir dönüşümün parçası olarak buradayız. Kadın girişimciliğini geçmişten bugüne hep bütünsel bir yaklaşımla ele aldık. Finansman, eğitim, pazar erişimi ve cesaretlendirme olmak üzere dört temel alanda kurguladığımız modelimizle somut etki oluşturmayı hedefledik ve bu yolda emin adımlarla yürüyoruz. Son beş yılda kadın girişimcilere sağladığımız finansman 350 milyar TL’yi aştı. Türkiye Kadın Girişimci Akademisi ile 6 bin kadın girişimciye ulaştık; Ticaretin Kadınları platformu ile onları yeni pazarlara taşıdık. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması da bu yaklaşımımızın en güçlü yansımalarından biri. 2007 yılında 103 başvuruyla başlayan bu yolculuk bugün 50 bini aşkın başvuruya ulaşarak ekosistem içinde başlı başına bir markaya dönüştü. Başvuruların ve ilginin her geçen gün artması, bize bu alanda yapacak daha çok işimiz olduğunu da gösteriyor. Bugün girişimcilik daha erken başlıyor, yeni nesil girişimciler ise daha en başından global düşünüyor. Verdiğimiz desteklerin yanı sıra, kadın girişimcileri küresel ağlarla buluşturarak uluslararası başarı hikâyelerine katkı sağlamayı da hedefliyoruz. İnanıyoruz ki kadınların ekonomiye eşit katılımı yalnızca bir eşitlik meselesi değil, aynı zamanda güçlü bir kalkınma meselesi. Bu akşam burada gördüğümüz tüm girişimciler yalnızca kendi başarılarını değil, başka kadınlara ilham veren güçlü hikâyeleri temsil ediyor. Biz de bu yolculuğun bir parçası olmaktan büyük bir gurur duyuyor, ‘Birlikte yaparız’ diyerek bu hikâyeyi birlikte büyütmeye devam ediyoruz" dedi. KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, "Garanti BBVA ve Ekonomist Dergisi ile birlikte sürdürdüğümüz iş birliğinin, kadın girişimciliğini destekleyen güçlü ve sürdürülebilir bir etki alanına dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması, 19 yılı geride bırakırken bir yarışma olmanın ötesine geçerek; kadınların potansiyelini görünür kılan, ilham veren ve cesaretlendiren güçlü bir platform haline gelmiştir. 2007 yılında 103 kadının ‘ben de varım’ diyerek başvurduğu bu yolculuk, bugün 50 bini aşkın girişimcinin hikâyesine ev sahipliği yapıyor. Bugün her başvuruyla birlikte karşımıza çıkan hikâyeler, kadınların üretme gücünü, kararlılığını ve dönüşüm oluşturma kapasitesini açıkça ortaya koyuyor. Kadın girişimciler yalnızca ekonomik değer üretmekle kalmıyor; geliştirdikleri yenilikçi, sürdürülebilir ve kapsayıcı iş modelleriyle de toplumsal fayda oluşturarak daha kapsayıcı bir geleceğin inşasına katkı sağlıyor. Ödüllendirdiğimiz her başarı; cesaretin, azmin ve istikrarlı emeğin güçlü bir yansıması olurken, başka kadınlara ilham veren ve "ben de yapabilirim" duygusunu pekiştiren çok kıymetli örnekler de sunuyor. KAGİDER olarak inancımız çok net: Kadınların iş dünyasında daha güçlü temsil edilmesi sürdürülebilir kalkınmanın en önemli anahtarlarından biridir. Bu nedenle kadın girişimcilerin yolculuklarını desteklemeye, onları görünür kılmaya ve başarı hikâyelerini çoğaltmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki; kadınların güçlenmesi yalnızca bugünü değil, geleceği de dönüştürür" dedi. Ekonomist Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Talip Yılmaz, "Ekonomist Dergisi, kadın konusuna ayrıca önem veren, önceliklendiren bir yayın politikası izliyor. Kadının iş hayatındaki yerini önceliklendiren haber ve araştırmalar hazırlıyor. Etkinlikler düzenliyor. Bu kapsamda Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması, alanında Türkiye’nin en uzun soluklu çalışması. Garanti BBVA ve KAGİDER gibi çok değerli iki kuruluşla birlikte hayata geçirdiğimiz ve 19 yaşında olan bu yarışma, Türkiye’nin kadın girişimciliği ekosisteminin gelişmesine büyük katkı sundu. Bu güne kadar 50 binin üzerinde kadın girişimci yarışmaya katıldı. Kadın girişimciliği ekosisteminin girişimcilik ekosisteminden aldığı pay yüzde 3-4’erden aradan geçen yıllar içinde yüzde 18’lere yükseldi. Yine kadın girişimciliğinde geleneksel sektörlerin yanında bugün e-ticaret, oyun teknoloji, bilimin farklı dallarında alanında işler olduğunu görüyoruz. Bu başarıda muhakkakki topluma rol model olan yarışmanın ve yarışmacılarımızın büyük etkisi oldu" dedi. Kazananlar: Bahar Şamhili Tanju - "Türkiye’nin Kadın Girişimcisi" / Gurvita Gurvita, geleneksel üretim yöntemlerini modern tüketim alışkanlıklarıyla buluşturarak katma değerli gıda ürünleri geliştiren bir girişim olarak öne çıkıyor. Kemik suyu gibi yüksek besin değerine sahip ürünleri daha erişilebilir ve sürdürülebilir bir modelle Türkiye’de ve yurt dışında sunuyor. Bahar Alan - "Türkiye’nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimcisi" / Novavera Zeytinyağı Novavera, sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla yüksek kaliteli zeytinyağı üretimi gerçekleştirerek hem yerel kalkınmaya katkı sağlıyor hem de uluslararası pazarlarda Türkiye’yi temsil ediyor. Hülya Tomak - "Türkiye’nin Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi" / Blueit Blueit, su tüketimi ve yönetimi konusunda farkındalık oluşturmayı hedefleyen teknoloji tabanlı çözümleriyle sürdürülebilir kaynak kullanımına ve daha yaşanılabilir bir dünyaya katkı sunuyor. İpek Tüysüzoğlu - "Türkiye’nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi" / Yugen Yugen, nar kabuğu gibi doğal atıklardan alternatif deri üretimi gerçekleştirerek döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir üretim alanında yenilikçi bir model ortaya koyuyor. Sıla Elevli - "Türkiye’nin Kadın Kooperatifi" / Tekfındık Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi Fındık tarımını geleneksel sınırlarının ötesine taşıyarak modern teknolojiler ve sürdürülebilir üretim modelleriyle yeniden kurgulayan bir yapı sunuyor. Yürütülen çalışmalarla bölge tarımını veri odaklı ve yüksek verimli bir yapıya dönüştürürken, kadın üreticilerin ekonomik hayata katılımını güçlendiren ve yerel kalkınmaya somut katkı sağlayan kapsayıcı bir model geliştiriyor.
Kolay İK ve İş Bankası’ndan iş birliği
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:08 Kolay İK ve İş Bankası’ndan iş birliği Türkiye İş Bankası’nın DijiKolay platformuna üye olan işletmeler, ilk kez kullanacak olmaları halinde Kolay İK ‘Personel Yönetimi’ uygulamasından bir yıl boyunca 50 çalışana kadar ücretsiz yararlanabilecek. Özlük bilgileri, izin, harcama, puantaj, PDKS, mesai takibi, zimmet, avans ve eğitim gibi süreçleri içeren uygulama, bu operasyonlardaki iş yükünü yüzde 76’ya kadar azaltırken hata payını ve zaman kaybını da en düşük seviyeye çekiyor. Şirketlerin insan kaynakları süreçleri önemli bir zaman ve iş gücü yükü oluşturuyor. Bu süreçlerin dijitalleşmesi ise hem işletmelerin hem de çalışanların verimliliğine katkı sağlıyor. Kolay İK ve İş Bankası bu anlayışla işletmelerin İK süreçlerini dijitalleştirmeyi kolaylaştıracak bir iş birliğini hayata geçirdi. Kolay İK’nın ‘Personel Yönetimi’ uygulamasını ilk kez kullanacak olan DijiKolay üyesi şirketlere, uygulama bir yıl boyunca İş Bankası tarafından hediye edilecek; şirketler 50 çalışana kadar hiçbir ücret ödemeyecek. Çalışan sayısı daha yüksek olan işletmeler ise 50 çalışandan sonrası için ödeme yaparak kampanyadan yararlanabilecek. "KOBİ’ler için dijitalleşmeyi erişilebilir hale getiriyoruz" Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, iş dünyasında rekabetin giderek hızlandığına dikkat çekerek, KOBİ’ler için pratik, hızlı ve maliyet avantajı sağlayan çözümlerin bir zorunluluk olduğunu belirtti. KOBİ’lerin işlerini büyütürken operasyonel yüklerini azaltmaları ve kaynaklarını daha verimli kullanmalarının her zamankinden daha önemli hale geldiğini vurgulayan Sezgin Yılmaz, DijiKolay platformunu KOBİ’lerin farklı alanlardaki iş süreçlerini kolayca dijitalleştirebilecekleri bütüncül bir çözüm merkezi olarak konumlandırdıklarını ifade etti. Kolay İK ile DijiKolay üzerinden hayata geçirdikleri uygulamanın, KOBİ’lerin dijitalleşme sürecini kolaylaştıracak bir adım olduğunu belirten Yılmaz konuşmasını şöyle sürdürdü: "Küçük ve orta ölçekli işletmelerde insan kaynakları süreçleri, doğru araç ve yöntemlerle daha verimli hale getirilebilecek operasyonel alanlardan biri. Bu doğrultuda dijital insan kaynakları çözümleri, süreçleri optimize ederek işletmelerin verimlilik ve maliyet avantajı elde etmesine yardımcı oluyor. Kolay İK ile hayata geçirdiğimiz bu uygulama, KOBİ’lerdeki insan kaynakları süreçlerinin dijitalleşmesi ve verimliliğin artırılması için önemli bir adım. Çalışmalarımızla KOBİ’lerin büyüme yolculuklarına eşlik etmeye devam edeceğiz." "Organizasyonlara hız ve şeffaflık kazandırıyoruz" Şirketlerin İK tarafında yaşadıkları zorlukların başında manuel verilerin oluşturduğu hata payı ve operasyonel iş yükünün getirdiği zaman kaybının geldiğini söyleyen Kolay İK CEO’su Çağlar Yalı, "Şirket olarak kurulduğumuz günden bu yana temel amacımız; şirketlerin işe alımdan bordroya, izin yönetiminden performans değerlendirmeye kadar tüm İK süreçlerini tek bir merkezden, uçtan uca yönetmelerini sağlamak. Özellikle elektronik tablolar üzerinden yürütülen geleneksel yöntemlerin oluşturduğu hantal yapıyı ortadan kaldırarak, organizasyonlara hız ve şeffaflık kazandırıyoruz. Özlük bilgileri, izin, harcama, puantaj, PDKS, mesai takibi, zimmet, avans ve eğitim gibi birçok sürecin tek bir yerden yönetilmesini sağlayan Personel Yönetimi uygulamamız da bu alandaki iş yükünü yüzde 76’ya kadar azaltarak, ekiplerin zamanını ve enerjisini kurum kültürü gibi daha stratejik alanlara kaydırmasına olanak tanıyor" açıklamasında bulundu. Yalı, iş birliğini ise şöyle değerlendirdi: "Bu iş birliği, sunduğumuz teknolojik gücü ve verimlilik avantajını çok daha geniş bir kitleyle buluşturmamıza katkı sunacak. Böylece daha fazla işletme, dijitalleşmeyi bir ‘proje’ olmaktan çıkarıp günlük işleyişinin ve şirket kültürünün sürdürülebilir bir parçası haline getirebilecek. Ülkemizdeki işletmelerin rekabet gücünü artırmaya ve çalışan-işveren arasındaki güven ilişkisini hatasız, şeffaf veri akışıyla güçlendirmeye olanak tanıyan uygulamamızı işletmelere hediye eden Türkiye İş Bankası’na teşekkür ediyoruz."
TTI İzmir, 20. yıla hazırlanıyor
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:50 TTI İzmir, 20. yıla hazırlanıyor İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TÜRSAB iş birliğinde düzenlenen TTI İzmir-Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi, 2-4 Aralık tarihlerinde Fuar İzmir’de 20’nci kez kapılarını açacak. Fuarın öncesi İZFAŞ ve TÜRSAB tarafından düzenlenen programda konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, "İzmir’in gücü birlikte üreten, paylaşan ve geleceğe inanan insanlarında. Bu kent hepimizin ve inanıyoruz ki İzmir’in turizmdeki gücünü birlikte büyütmeye devam edeceğiz" dedi. Fuar İzmir, turizm sektörünü 2-4 Aralık tarihlerinde 20’nci TTI İzmir - Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi’nde buluşturacak. Fuar kapsamında, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, TÜRSAB İzmir Bölge Temsil Kurulu Başkanı Hakkı Karadeveci, TÜRSAB Yöneticileri Kıvanç Meriç ve Şebnem Urgancıoğlu, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Turizm ve Fuarcılık Komisyonu Başkanı Seyhan Müşerref Kuralı, fuar paydaşları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde İzmirli acenteler buluşması gerçekleştirildi. Tanıtım programında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, "İzmir’in turizmdeki konumunu güçlendirmek ve bunu somut iş birliklerine dönüştürmek ortak hedefimiz. Kurulan bu güçlü iş birliği, fuarımızın gelişmesinde ve uluslararası ölçekte daha görünür hale gelmesinde çok önemli bir rol üstleniyor. Bu sene acentelerin katılımı ve desteği ile birlikte güçlü bir çalışmayla çok daha iyi bir fuarda bir araya geleceğimize inanıyorum. İzmir’in gücü, birlikte üreten, paylaşan ve geleceğe inanan insanlarında. Bu kent hepimizin ve inanıyoruz ki İzmir’in turizmdeki gücünü birlikte büyütmeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Markalaşma, kamu-özel sektör iş birliği ve ortak aklın oluşturulması" Zafer Levent Yıldır, "Uluslararası çok ciddi belirsizliklerin olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Yaptığınız iş ne kadar değerliyse bir o kadar da bu belirsizliğe çok duyarlı. Yaptığınız, çok emek isteyen ince bir iş. Bu yüzden ayrıca takdir etmek isterim. Bu süreci bütün paydaşlarla daha güçlü bir yapı kurmak için de değerlendirmek mümkün. Bunun için gerekli olanlar markalaşma, kamu-özel sektör iş birliği ve ortak aklın oluşturulması diye düşünüyorum. Kriz dönemlerinde acenteler, talebi yönlendiren ve yeniden şekillendiren kritik aktör rolünü oynuyor. Seyahat acenteleri, aynı zamanda olumsuz seyri tersine çeviren ve canlandırmayı sağlayabilen ekonomik aktörler. Bu nedenle sektörün yeniden ivme kazanmasında sizlerin katkısı her zamankinden daha fazla olacak. Fuarın, bu yıl 20’nci kez yapılması, ciddi bir sorumluluktur. Sizler bu sorumluluğa sahip insanlarsınız. Yaptığınız işin hassasiyetini göz önüne tutarsak bizim size her zamankinden daha fazla destek olmamız gerektiğini anlıyoruz. Bu süreçte fuarın paydaşı olan TÜRSAB ve TÜRSAB Ege Bölge Temsil Kurulu en büyük destekçimiz" ifadelerini kullandı. "Birbirimize sahip çıkarsak çok daha güçlü oluruz" TÜRSAB İzmir Bölge Temsil Kurulu Başkanı Hakkı Karadeveci ise "Fuarın 20’nci yılına yaklaşırken şunu çok net söyleyebiliriz; bu fuar sadece bir organizasyon değil, bizim emeğimizin, birikimimizin ve birlikte üretme gücümüzün bir yansıması. İzmir her zaman turizmin önemli merkezlerinden biri oldu, ama bu gücü gerçekten hissettiren sizlersiniz. Sahada olan, misafirle birebir temas eden, bu sektörü omuzlayan acentelerimiz, en özenli şekilde konuk eden otelcilerimiz... Bazen en büyük güç aynı masada oturabilmekten geçiyor. Önümüzde yeni bir dönem ve değişen bir turizm dünyası var ama şuna inanıyorum; birlikte olursak, birbirimize sahip çıkarsak sadece ayakta kalmayız, çok daha güçlü oluruz" açıklamasında bulundu. "20 yıllık bir özveri, 20 yıllık bir gayret" İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu da şunları söyledi: "Bu sene fuarımızın 20’nci yılını kutlayacağız. Bu bizler için çok kıymetli. Çünkü 20 yıllık bir emek, 20 yıllık bir özveri, 20 yıllık bir gayret söz konusu. Sadece İzmir turizmi için değil hem Türkiye’nin uluslararası turizm arenasındaki görünürlüğü ve bilinirliği için hem de bu emeği ve bu fuarı daha da büyütmek için sektörün değerli temsilcilerinin destekleri bizler için kıymetli. Bu sene fuarın uluslararası ve dijital tarafta güçlenmesi için elimizden gelen gayreti ortaya koymaya devam edeceğiz. Bir önceki seneye göre geçen yılı çok daha başarılı verilerle tamamladık. Burada önemli olan sadece sayılar değil. Fuarlar artık bütün dünyada aynı zamanda bir deneyim alanı olarak algılanıyor. O yüzden bu buluşmalar çok kıymetli. Biz 20’nci yılda sizlere aynı emek ve özveri ile geçen her yıldan daha iyi hizmet üretmeye, ticaret hacmi oluşturacak ziyaretçileri İzmir’e taşımaya devam edeceğiz. İzmir de TTI İzmir de hepimizin. Biz sektörün değerli temsilcilerinin bu fuarımızda bizimle birlikte gayretini ortaya koyacağına eminiz." Lansmanda indirim sürprizi açıklandı İZFAŞ Fuarlar Koordinatörü Elif Akşahin ise fuara ilişkin sunum yaptı. İZFAŞ ve TÜRSAB olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı, İzmir Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Ticaret Odası’nın destekleri, TÜRSAB İzmir Bölge Temsil Kurulu, Ege Turistik İşletmeciler ve Konaklamalar Birliği, İzmir Turist Rehberleri Odası, SKAL İzmir Kulübü ve tüm sektör paydaşlarıyla 20’nci yıla hazırlandıklarını kaydeden Akşahin, lansmanda bir sürpriz de paylaştı. Buna göre, sektör paydaşlarını ekonomik olarak desteklemek ve en yüksek katılıma ulaşmak için 31 Ağustos’a kadar ödemesini tamamlayan katılımcılar, geçen senenin metrekare fiyatları ile fuarda yer alma şansı yakalayacak. Ayrıca, İzmir Ticaret Odası üyesi firmaların yararlandığı yurt içi fuar katılım teşvikleri İzmirli katılımcılara önemli ölçüde maddi destek sağlayacak. Teşvik kapsamında teşvike esas metrekare bedeli, KDV hariç azami 2 bin 500 TL/metrekare olarak uygulanacak. Kademeli destek oranları ise 1-80 metrekare arası katılımlarda yüzde 50, 81-200 metrekare arası katılımlarda yüzde 60 olacak. Her yıl daha da büyüyor İzmir Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi, 2025 yılında katılımcı sayısında yüzde 39 artış gösterdi. Yabancı katılımcı sayısında ise 2,5 kat artış yaşandı. Yerli ve yabancı ziyaretçi sayısında yüzde 20’nin üzerinde artış oldu. Acente/tur operatörleri, havayolu, konaklama, destek hizmetleri, teknoloji ve DMC katılımcı sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 50’nin üzerinde arttı. Bu artış, net katılımcı metrajına 2 bin 83 metrekare net büyüme sağladı. 64 ülkeden 12 bin 527 profesyonel ziyaretçi ve 381 katılımcı İzmir’de buluştu. Bu yıl İzmir’e direkt uçuşu bulunan destinasyonlar başta olmak üzere Avrupa, Balkanlar, Türki Cumhuriyetler ve Latin Amerika bölgelerine odaklanılıyor.
Mart ayında işsizlik oranı yüzde 8,1 oldu
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:20 Mart ayında işsizlik oranı yüzde 8,1 oldu İşsiz sayısı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 96 bin kişi azalarak 2 milyon 873 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puan azalarak yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mart ayı İşgücü İstatistikleri’ni açıkladı. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 96 bin kişi azalarak 2 milyon 873 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puan azalarak yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8 iken kadınlarda yüzde 10,7 olarak tahmin edildi. Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı yüzde 48,5 oldu İstihdam edilenlerin sayısı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 226 bin kişi artarak 32 milyon 425 bin kişi, istihdam oranı ise 0,3 puan artarak yüzde 48,5 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,0 iken kadınlarda yüzde 31,5 olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı yüzde 52,8 olarak gerçekleşti İşgücü, 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 129 bin kişi artarak 35 milyon 298 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 52,8 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,8 iken kadınlarda yüzde 35,3 oldu. Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 15,3 oldu 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak yüzde 15,3 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 12,8, kadınlarda ise yüzde 20,4 olarak tahmin edildi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 41,7 saat oldu İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 0,8 saat azalarak 41,7 saat olarak gerçekleşti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış atıl işgücü oranı yüzde 31,5 oldu Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 1,6 puan artarak yüzde 31,5 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 21,0 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 20,4 olarak tahmin edildi.