EKONOMİ
OYAK Çimento, 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı 27 Şubat 2026 Cuma - 22:19:40 OYAK Çimento, 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. 2025 yılı genelinde toplam 56,5 milyar TL net satış elde eden OYAK Çimento, karlılığını korumayı başardı ve 2025 yılında 8,8 milyar TL net kar elde etti. Operasyonel verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarıyla başarılı performansını sürdüren OYAK Çimento sektör ortalamasının üzerinde kar marjı yakalarken; sahip olduğu yüksek likit pozisyonu ve sağlam bilanço yapısıyla önümüzdeki dönemde yeni büyüme ve genişleme yatırımlarına hız vereceğinin sinyalini verdi. 2025 yılı genelinde toplam 56,5 milyar TL net satış elde eden OYAK Çimento, karlılığını koruyarak, 2025 yılında 8,8 milyar TL net kar elde etti. Yıl boyunca devam eden hacimsel büyüme ve etkin maliyet yönetimi sayesinde FAVÖK rakamı 14,8 milyar TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı ise yüzde 26,3 seviyesinde kaydedildi. OYAK Çimento, 2025 yılına ait finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıkladı. Açıklanan verilere göre şirket, 2025 yılında toplam 56,5 milyar TL net satış rakamına ulaştı. Yıl boyunca devam eden hacimsel büyüme ve etkin maliyet yönetimi sayesinde FAVÖK rakamı 14,8 milyar TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı ise yüzde 26,3 seviyesinde kaydedildi. OYAK Çimento finansal dayanıklılığını ve operasyonel gücünü koruyarak 2025’te de Çimento sektöründe olumlu olarak ayrıştı. İhracat hacmi yılın son çeyreğinde yüzde 30 oranında arttı 2025’te şirketin satış gelirleri, sınırlı fiyat artışlarının etkisine rağmen hacimlerdeki büyümenin etkisiyle 56,5 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, çimento ve hazır beton hacmi de bir önceki yıla göre (yıllık bazda yüzde 3 ve yüzde 25) artış gösterdi. Türkiye’nin yedi bölgesinde faaliyet gösteren OYAK Çimento’nun toplam beton hacmi, 60 adet beton tesisinin sektördeki güçlü konumuna paralel olarak ikinci ve üçüncü çeyrekteki çift haneli büyümesi sonrasında, yılın son çeyreğinde de yüzde 4 oranında arttı. İhracat hacmi ise yılın son çeyreğinde yüzde 30 oranında artış gösterdi. 2025 yılında Türkiye’nin yedi bölgesindeki yaygın tesis ağı ve lojistik gücüyle fark oluşturan OYAK Çimento, özellikle beton ve agrega operasyonlarında yakaladığı çift haneli büyüme ivmesini yıl geneline yayarak pazar liderliğini pekiştirdi. "Finansal gücümüzü yeni yatırımlarla taçlandıracağız" Yıl sonu finansal sonuçlarını değerlendiren OYAK Çimento Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CIMPOR Global CFO’su Eralp Tunçsoy, "Sağlam bilanço yapımız ve güçlü likidite pozisyonumuzla desteklenen; TCC ve OYAK’ın bütünleşik sinerjisi ve CIMPOR’un global çimento pazarındaki gücü, OYAK Çimento’nun sınır ötesi büyüme yolculuğunda yatırım stratejisini hızlandıran ve ölçeklendiren belirleyici bir kaldıraç görevi görmektedir. 2025 yılı, küresel ve yerel piyasalardaki tüm zorlu şartlara rağmen operasyonel gücümüzü kanıtladığımız bir yıl oldu. Etkin maliyet yönetimimiz ve verimlilik odaklı stratejimiz sayesinde sektörde yine en yüksek kâr marjını yakalayarak liderliğimizi perçinledik. Enerji verimliliği yatırımlarımıza hız kesmeden devam ederken, asıl heyecan verici olan nokta ulaştığımız finansal olgunluktur. Sahip olduğumuz güçlü bilanço ve yüksek likit pozisyonumuz, bize ilerleyen dönemlerde büyüme yatırımlarına hız verme noktasında güçlü bir hareket alanı sağlıyor. Yeni döneme hazırız; sadece mevcut konumumuzu korumakla kalmayacak, stratejik yatırımlarla büyüme hamlemizi bir üst seviyeye taşıyacağız" dedi "Türkiye çimento pazarındaki tartışmasız liderliğimizi koruduk" 2025 yılı genelinde, enflasyonun altında kalan fiyat hareketlerine karşın etkin maliyet yönetimi ve operasyonel çeviklik sayesinde OYAK Çimento’nun performansını en üst seviyede tuttuğunu belirten Tunçsoy, şöyle devam etti: "Türkiye çimento pazarındaki tartışmasız liderliğimizi korurken, çevre coğrafyalardaki potansiyel büyüme alanlarına odaklanarak bölgesel bir güç olma vizyonumuz doğrultusunda emin adımlarla ilerledik. Yıl genelinde karbon nötr yolculuğumuzun en kritik halkası olan sürdürülebilir enerji projelerimize odaklandık. Alternatif yakıt kullanım oranımızı yüzde 30 seviyelerine taşırken, 115 MW kapasiteli güneş enerjisi ve atık ısı geri kazanım sistemlerine yönelik yatırımlarımızla yüzde 70 sürdürülebilir enerji hedefimize bir adım daha yaklaştık." Finansal şeffaflık ve kurumsal disiplinin altını çizen Tunçsoy, WisdomTree’nin yedi küresel endeksine dahil edilmelerini, GRI onaylı ilk entegre raporun yayımlanmasını ve Ekim ayında gerçekleştirilen 4,9 milyar TL’lik temettü ödemesini hatırlatarak, "2025 yılını, finansal dayanıklılığımızı ve operasyonel gücümüzü bir kez daha kanıtlayarak geride bırakıyoruz. Önümüzdeki dönemde de güçlü bilanço yapımızla sektördeki öncü konumumuzu daha da sağlamlaştırmaya kararlıyız" ifadelerini kullandı. "Geleceğe güvenle bakıyoruz" OYAK Çimento Ülke CEO’su Murat Sela, 2025 yılı finansal sonuçlarına ilişkin şunları kaydetti: "CIMPOR-OYAK Çimento’nun, 2024 yılında küresel çimento devi TCC Group Holdings çatısı altında güçlerini birleştirerek tarihi bir adım atması ile başlayan sürecin devamında, dayanıklı finansal performansımızı 2025 yılında da devam ettirmenin gururunu yaşıyoruz. Türkiye’nin yedi bölgesindeki entegre tesis ağımız ve küresel bilgi birikimimizle sadece finansal değil, toplumsal ve çevresel sorumluluk alanlarında da sektöre yön veriyoruz. OYAK Çimento’nun sergilediği sağlam finansal tablo ve sürdürülebilir nakit üretme gücü, uluslararası sermaye piyasalarında gördüğümüz güvenle 2025 yılında da teyit edilmeye devam etti. Küresel arenada karşılık bulan bu başarımızın odağında, verimlilik temelli büyüme stratejimiz yer alıyor. Bu doğrultuda Türkiye ekonomisine olan sarsılmaz inancımızla hem yerel hem de küresel pazarlardaki varlığımızı güçlendirmeyi 2025 yılında da sürdürdük. Tavizsiz mali disiplinimiz, küreselleşme ve yatırımlarımız konusundaki kararlılığımız, sürdürülebilirlik taahhütlerimizle tüm paydaşlarımız için kalıcı değer oluşturmaya devam edeceğiz. Bu istikrarlı yolculuğumuza emekleri ve güvenleriyle katkı sağlayan tüm çalışanlarımıza ve iş ortaklarımıza teşekkürlerimi sunuyorum."
27 Şubat 2026 Cuma - 18:11 Bakan Bayraktar: "Pakistan’a Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Pakistan’da geçtiğimiz yıl anlaşmalarını yaptığımız sahalarda da sismik çalışmayla alakalı denizlerde bir hedefimiz var. Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen ‘Külliye’de Ramazan’ etkinliklerine katıldı. Bakan Bayraktar burada stantları gezip, çocuklarla sohbet etti. Burada basın mensuplarına açıklamalarda da bulunan Bayraktar, ‘Külliye’de Ramazan’ etkinliklerine ilginin her geçen gün daha da arttığını söyledi. Bayraktar, Bakanlık olarak da etkinliklerde yer aldıklarını söyleyerek, "Özellikle Bakanlığımızla ilgili kurumlarımızı burada, çocuklarımızla, gençlerimizle, ailelerle buluşturmak adına burada daha yoğun bir şekilde varız. Ramazan zaten çok özel bir zaman, çok bereketli bir zaman. Dolayısıyla bunun milletin evinde, milletle buluşması ayrı bir anlam ifade ediyor. Ve dediğim gibi her geçen yıl buradaki yoğunluk artmaya devam ediyor. Tabii özellikle bizim açımızdan biz insana dair, aslında çocuklarımıza, gençlerimize, geleceğimize dair bir iş yapıyoruz. Enerji dediğimiz iş, evet bugüne dair çok önemli bir iş çünkü her an 7 gün 24 saat enerjiye ihtiyaç duyuyoruz. Ama aslında çocuklarımızın geleceği için de önümüzdeki 30-40-50 yılları planladığımız bir süreci işletiyoruz. Ama yaptığımız işlerin kavranması, anlatılması açısından aslında burası da bizim için bir anlamda önemli bir platform oldu" açıklamasında bulundu. "Çalışmalarımızı adeta bir oyun gibi sergiliyoruz" Etkinlikte yer alan stantları da gezdiğini söyleyen Bayraktar, "çocuklarımıza onların anlayabileceği dilden, biraz da böyle onları işin içerisine katmak suretiyle anlatmaya gayret ediyoruz. İşte maden tarafından başlıyoruz, Türkiye Petrolleri’nin petrol-doğalgaz işlerimiz, nükleerle alakalı yaptığımız çalışmalar. Onlar çocuklarımıza burada anlatılıyor. Adeta bir oyun gibi sergiliyoruz. Dediğim gibi yaptığımız işin toplumun bütün kesimlerince ama özellikle geleceğimizi aydınlatacak gençlerimize, çocuklarımıza buluşması açısından hakikaten güzel bir ortam olmuş oldu burada" ifadelerine yer verdi. "Pakistan’a Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz" Bakan Bayraktar, basın mensuplarının Pakistan’da yapılması planlanan sismik aramalara ilişkin sorunu da yanıtlayarak, şu ifadelere yer verdi: "Şu anda sıcak bir durum var, gelişme var, savaş durumu var. Şimdi burada gemilerimizin maketleri var. Malumunuz biz Türkiye olarak petrol ve doğalgaz aramacılığında kendi gemilerimizle, kendi sismik ve sondaj gemilerimizle çok yoğun bir faaliyet yürütüyoruz. Somali’de tabii özellikle nisan ayında inşallah gemimiz Çağrı Bey gemisi oraya varacak ve oradaki çalışmalara başlayacak. Oradan oldukça ümit var. Libya’da çalışıyoruz. Pakistan’da geçtiğimiz yıl anlaşmalarını yaptığımız sahalarda da sismik çalışmayla alakalı denizlerde bir hedefimiz var. Şu anda biz programda devam ediyoruz. Elbette ki Pakistan ve Afganistan’ın arasındaki bu çatışmaların bir an önce barışla neticelenmesi ve durması bizim için öncelikli konu. Ama yaptığımız iş esas itibariyle zorlu bir iş. Buna ilave zorluk çıkmaması bizim tabii ki beklentimiz, isteğimiz. Biz şu anda planladığımız şekilde devam ediyoruz. Bu sene için Pakistan’da bir sismik çalışma hedefimiz vardı. Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz. İnşallah bunu gerçekleştireceğiz." "Enerjide dünyada yaşanan değişiklikleri vatandaşlarımıza yansıtmadık" Afganistan ile Pakistan arasında yaşanan çatışmaların doğal gaz ve akaryakıt fiyatlarına yansımasına ilişkin de konuşan Bakan Bayraktar, "Malumunuz dünyada şekillenen bir petrol ve doğal gaz piyasası var. Fiyatlar vesaire burada belirleniyor. Ve buradaki en önemli etkenlerden bir tanesi arzın nasıl etkilendiği. Elbette ki talep tarafı da önemli. Ama arz tarafında bugün farklı jeopolitik riskler var. İran’a müdahale konuşuluyor. Burası tabii petrol kaynaklarının dünya piyasalarıyla buluştuğu önemli lokasyonlardan bir tanesi. Ümit ediyoruz bunlar sıcak çatışmaya dönmeden, farklı bir yöne evrilmeden daha makul bir düzeyde ve piyasayı etkilemeyecek şekilde neticelenir. Ve normal bir dengede bir petrol piyasası ve doğal gaz piyasası görürüz. Ama onun ötesinde özellikle doğal gaz ve elektrik tarafında malumunuz bizim vatandaşlarımıza desteklememiz devam ediyor. Zaten biz çok uzun zamandır dünyada yaşanan bu kırılganlık, bu değişiklikleri vatandaşlarımıza yansıtmadık. İnşallah bundan sonra da bununla devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.
27 Şubat 2026 Cuma - 17:55 Bakan Yumaklı, Eskişehir’de TMO’nun yeni binasını açılışını gerçekleştirdi Eskişehir’e bir takım ziyaretler için gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Eskişehir Başmüdürlüğü’nün yeni hizmet binasının açılış törenine katıldı. Açılışta, Bakan Yumaklı’nın yanı sıra, Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez ve AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak da yer aldı. Açılışta konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Biz Türkiye’de taşra teşkilatı en yaygın bakanlık olarak, ülkemizin dört bir tarafında kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına bütün kurumlarımızla beraber, merkez teşkilatımızla beraber vatandaşımıza en iyi hizmeti nasıl verebiliriz, nasıl yapabiliriz onun derdindeyiz. Bunun için elbette kadim kurumlarımız var. Toprak Mahsulleri Ofisi de bu kadim kurumlarımızdan bir tanesi. Ülkemizde üretilen ve bizler için iftihar vesilesi olan her bir ürünü, Toprak Mahsulleri Ofisi, çiftçinin ve üreticinin dostu olarak alım garantisi veriyor biliyorsunuz, özellikle stratejik ürünler başta olmak üzere. Bu hizmeti verebilmek için de hem depolama tesisleri hem idari tesisler mutlaka ki gerekiyor. Ama şunu söylüyoruz, çok basit, bu tesisler, bu binalar benim arkadaşlarımın, beraber görev yaptığım, vatandaşlarımıza hizmet etmek için beraber görev yaptığım arkadaşlarımın çalışması için bir ortam ama buralar üreticilerimizin, çiftçimizin, vatandaşımızın yerleri. İnşallah hayırlı hizmetlere vesile olsun diliyorum. Buradaki verilecek olan hizmetin üretim olarak, üreticilerimizin emeklerine bir gösterge olarak da bizleri götürmeyi nasip etsin diyorum. Hep beraber kurdeleyi kesmek üzere, bu binanın açılışını yapmak üzere sizleri davet ediyorum" dedi. Konuşmamanın ardından dua edildi. Dua akabinde kurdele kesimi yapıldıktan sonra protokol üyeleri, yeni hizmet binasını gezmek için içeri girdi.
ATO Başkanı Baran: "Kağıt ve baskı sektörü 20 bin işletme ve 200 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlıyor"
20 Şubat 2026 Cuma - 11:57 ATO Başkanı Baran: "Kağıt ve baskı sektörü 20 bin işletme ve 200 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlıyor" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Kağıt ve baskı sektörü, eğitimin, ticaretin, gıdanın, reklam ve tanıtımın, lojistiğin temel taşı niteliğinde. Ülke genelinde sektörde faaliyet gösteren yaklaşık 20 bin işletme, 200 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlıyor" dedi. ATO 10 No’lu Basın-Yayın Meslek Komitesi ile Ankara Sanayi Odası (ASO) 8 No’lu Kağıt Ürünleri ve Baskı İşleri Sanayi Meslek Komitesi ve Ankara Matbaacılar Odası’nın da katılımıyla, ATO Duatepe Salonu’nda ortak istişare toplantısı gerçekleştirdi. Nitelikli işgücü ihtiyacı, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm süreci, ham maddeye erişim, artan üretim maliyetleri ve ihracat potansiyeli başta olmak üzere sektörün gündemindeki konuların ele alındığı toplantıya, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ve ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal ile ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç ve Ankara Matbaacılar Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Gürbüz katıldı. "Kağıt ve baskı sektörü 20 bin işletme ve 200 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlıyor" Toplantının açılışında konuşan ATO Başkanı Baran, kağıt ve baskı sektörünün stratejik önemine dikkat çekerek, "Kağıt ve baskı sektörü, eğitimin, ticaretin, gıdanın, reklam ve tanıtımın, lojistiğin temel taşı niteliğinde. Ülke genelinde sektörde faaliyet gösteren yaklaşık 20 bin işletme, 200 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlıyor. Sektör; ambalaj, karton, oluklu mukavva ve baskılı ürünler başta olmak üzere, dünyada yıllık milyarlarca dolarlık bir ekonomik hacim üretiyor" açıklamalarında bulundu. "Kağıt ve baskı sektöründeki firmalarımız, yüksek katma değerli üretimleriyle ihracata da katkı sağlıyor" Son yıllardaki dijitalleşme sürecinin gazete, dergi ve kitap baskılarını azalttığına, buna rağmen e-ticaretin büyümesiyle ambalaj talebinin arttığını ifade eden Baran, "E-ticaretin büyümesi, ambalajlı ürün talebinin artması, sürdürülebilir ve geri dönüştürülebilir ambalaj çözümlerinin önem kazanması sektörü bir yandan büyütürken, bir yandan da dönüştürmeye başladı. Kağıt ve baskı sektöründe faaliyet gösteren firmalarımız, yüksek katma değerli üretimleriyle yalnızca iç pazara değil, ihracata da katkı sağlıyor. ABD, Almanya, Çin, Fransa, Kanada gibi ülkeler en fazla basım sanayi ürünü ithal eden ülkeler olarak dünyada öne çıkıyor. Türkiye’nin bu alandaki ihracatı henüz sınırlı olmakla birlikte, önümüzde önemli bir ihracat potansiyeli bulunuyor" şeklinde konuştu. Ankara’da bölgesel depolama alanı ihtiyacı var Kağıt ve baskı işleri sektörünün yaşadığı sorunlara dikkat çeken Baran, "Bu kapsamda, firmalarımızın dijitalleşme ve yeşil dönüşüm yatırımlarını destekleyecek teşvik mekanizmalarının güçlendirilmesi, içeride üretilebilecek hammaddelerin yeterli ve kaliteli şekilde üretilmesinin sağlanması, emek yoğun yapıya sahip basım işlerinde ihtiyaç duyulan nitelikli teknisyen ve operatör açığının kapatılması, yurt içi ve yurt dışı fuarlara katılımın kolaylaştırılması ve sektörün küresel gelişmeleri yakından takip edebilmesinin sağlanması, Ankara’da ham maddeye erişimi kolaylaştıracak bölgesel depolama ve lojistik çözümlerin geliştirilmesi ve kümelenme modellerinin hayata geçirilmesi, kayıt dışılıkla ve korsanla mücadele, vergi uygulamaları ve işletmelerimizin güç birliği yaparak ölçek büyütmeleri gibi başlıklar da sektörümüzün gündeminde önemini koruyor" diye konuştu. "2025 yılı itibarıyla kağıt hamuru ve bazlı ürün ihracatımız 3,4 milyar dolar düzeyinde" Kağıt ve ambalaj ekosisteminin imalat sanayinin sessiz ama güçlü taşıyıcılarından biri olduğunu belirten ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, "2024 yılı verilerine göre kağıt ve kağıt ürünleri imalat sanayiinde 3 bin 681 girişim faaliyet gösteriyor ve yaklaşık 100 bin kişiye istihdam sağlanıyor. 2025 yılı itibarıyla kağıt hamuru ve bazlı ürün ihracatımız 3,4 milyar dolar düzeyinde. Basım sanayiinde ise 12 binin üzerinde girişim ve 60 bin civarında istihdam söz konusu" ifadelerinde bulundu. "Ambalaj standardı ve güvenlikli basım süreçleri ekosistemin omurgasını oluşturuyor" Ankara’nın savunma, havacılık, makine, medikal ve elektronik gibi alanlarda güçlenen sanayi kimliğinin arkasında ambalaj ve basım kapasitesinin vazgeçilmez bir tamamlayıcı rol üstlendiğini vurgulayan Ardıç, "Savunmadan medikale, eğitimden e-ticarete kadar pek çok alanda sertifikasyon, izlenebilirlik, ambalaj standardı ve güvenlikli basım süreçleri bu ekosistemin omurgasını oluşturuyor. Bu ekosistem yalnızca iç pazara çalışmıyor dış destinasyonlarla rekabet ediyor ve net döviz kazandırıyor. Enerji maliyetleri, hammadde fiyatlarındaki oynaklık ve finansmana erişim güçlükleri rekabet gücünü doğrudan etkiliyor" diye konuştu. Yeşil dönüşümün bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Ardıç, enerji verimliliği, geri dönüşüm altyapısı ve modernizasyon yatırımlarına erişilebilir finansman sağlanmasının kritik olduğunu ifade etti. Toplantıda, Başkent’in matbaa sektörünün bulunduğu Kazım Karabekir bölgesinde işletmelerin, kentsel dönüşüm nedeniyle taşınma baskısı altında bulundukları ancak, ağır sanayi niteliği taşıyan matbaa makinelerinin taşınma maliyetinin yüksekliği nedeniyle sıkıntı yaşadıkları belirtildi. Nitelikli iş gücü temininde yaşanan zorlukların da gündeme geldiği toplantıda, mesleki eğitimin güçlendirilmesi, okul-sanayi iş birliğinin artırılması ve sektörde ölçek ekonomisini destekleyecek kümelenme ve güç birliği modellerinin geliştirilmesi başlıkları öne çıktı.
Yemeksepeti ve Kızılay’ın "Birlikten Lezzet Doğar" projesi devam ediyor
20 Şubat 2026 Cuma - 11:47 Yemeksepeti ve Kızılay’ın "Birlikten Lezzet Doğar" projesi devam ediyor Yemeksepeti, Ramazan ayının birleştirici ruhunu teknoloji ve dayanışmayla harmanlayarak "Birlikten Lezzet Doğar" projesini dördüncü yılında da sürdürüyor. Kızılay iş birliğiyle yürütülen kampanya kapsamında platform kullanıcıları, uygulama veya web sitesi üzerinden verecekleri siparişlerle ihtiyaç sahiplerine destek olabilecek. Online yemek sipariş markası Yemeksepeti, Kızılay iş birliğiyle gelenekselleşen "Birlikten Lezzet Doğar" projesini bu Ramazan ayında da hayata geçiriyor. 2023 yılında yaşanan deprem felaketinin ardından başlayan ve bu yıl dördüncü kez düzenlenen proje, toplumsal dayanışmayı sürdürülebilir bir iyilik hareketine dönüştürüyor. Kullanıcılar, Yemeksepeti üzerinden verecekleri iftar menüsü ve çorba siparişleriyle, tüm Türkiye’deki Kızılay aşevleri aracılığıyla ihtiyaç sahiplerinin sofralarına konuk olacak ve paylaşmanın keyfini yaşatacak. 2023’ten bugüne sürdürülebilir dayanışma 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve tüm Türkiye’yi yasa boğan deprem felaketinin hemen ardından bölge halkına destek olmak amacıyla başlatılan proje, aradan geçen yıllarda düzenli bir yardım geleneğine dönüştü. Platform, afetin gerçekleştiği günden bu yana her Ramazan ayında projenin kapsamını genişleterek, yardımlaşmanın sürdürülebilir bir sorumluluk olduğu bilinciyle hareket ediyor. Kampanya, sadece dönemsel bir destek olmanın ötesine geçerek toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Destek menüleriyle sofralar kuruluyor Yapılan açıklamaya göre Yemeksepeti kullanıcıları, "Birlikten Lezzet Doğar" projesi kapsamında iki farklı menü seçeneğiyle bağışta bulunabiliyor. Kullanıcılar, 240 TL değerindeki İftar Menüsü veya 50 TL değerindeki Çorba seçeneklerinden dilediklerini sepetlerine ekleyerek, ihtiyaç sahiplerinin sıcak bir öğüne ulaşmasına katkı sağlıyor. Kızılay aşevleriyle Türkiye genelinde iftar bereketi Açıklamaya göre toplanan destekler, Kızılay’ın Türkiye genelindeki yaygın ve köklü aşevi ağı aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak. Başta depremden etkilenen illerdeki vatandaşlar olmak üzere, ülke genelindeki ihtiyaç sahipleri, Kızılay’ın titizlikle yürüttüğü operasyon sayesinde iftar sofralarında buluşacak. Yemeksepeti ve Kızılay, "Birlikten Lezzet Doğar" hareketiyle Ramazan ayı boyunca yardımlaşma ve paylaşma duygularını pekiştirirken, teknoloji ve iyiliğin gücünü bir kez daha aynı sofrada buluşturuyor. Platform kullanıcıları, platform üzerinden kolayca erişebilecekleri bu menülerle, mesafeleri aşarak tanımadıkları sofralara bereket katmaya ve keyiflerin yerine gelmesine vesile olmaya davet ediliyor.
Fortis Energy, EBRD ile yetki mektubu imzaladığını duyurdu
20 Şubat 2026 Cuma - 11:37 Fortis Energy, EBRD ile yetki mektubu imzaladığını duyurdu Fortis Enerji ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Sırbistan’daki Sremska Mitrovica Güneş Enerjisi ve Depolama Projesi için yetki mektubu imzaladı. Fortis Renewable Energy BV, Sırbistan’da 270 MWp gücünde bir güneş enerjisi santrali ile 72 MWh kapasiteli bataryalı enerji depolama sisteminin (BESS) potansiyel finansmanı için Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile bir yetki mektubu (mandate letter) imzaladı. Sremska Mitrovica projesinin, Sırbistan’ın enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi, dekarbonizasyon hedeflerinin desteklenmesi ve bölgenin Avrupa iklim ve enerji politikalarına uyumunun hızlandırılması açısından kritik bir dönüm noktasını temsil ettiği aktarıldı. Fortis Enerji’den yapılan açıklamaya göre proje, ulusal şebekeye önemli bir yenilenebilir kapasite ekleyerek uzun vadeli enerji güvenliğini artıracak ve Avrupa’nın Yeşil Dönüşümü kapsamında kritik bir altyapı varlığı olarak bölgesel dekarbonizasyon hedeflerine katkıda bulunacak. Bu yatırım, bölge için sadece stratejik bir kilometre taşı olmakla kalmayıp, aynı zamanda Güneydoğu Avrupa’daki büyük ölçekli güneş enerjisi projelerinin uluslararası çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik standartlarına uygun olduğunu kanıtlayarak "finanse edilebilirlik" (bankability) açısından bir model teşkil ediyor. Fortis Enerji, EBRD ile olan ortaklığın önemini vurgulayarak; kurumun özel sermayeyi mobilize etme, piyasa istikrarını artırma ve Batı Balkanlar genelinde sürdürülebilir altyapıyı destekleyerek yeşil dönüşümü ilerletme konusundaki öncü rolüne dikkat çekti. Belgrad’ın yaklaşık 80 km kuzeybatısında yer alan Sremska Mitrovica, bir zamanlar Roma İmparatorluğu’nun en önemli merkezlerinden biri olan antik imparatorluk başkenti Sirmium üzerine kurulmuş, Sırbistan’ın tarihi açıdan en köklü şehirlerinden biri olarak öne çıkıyor. Sırbistan ve Batı Balkanlar’ın en büyük güneş enerjisi santrallerinden birine ev sahipliği yapmaya hazırlanan bölge, hem ulusal enerji güvenliğini pekiştiriyor hem de Sremska Mitrovica’yı sürdürülebilir büyümenin modern bir merkezi konumuna taşımayı hedefliyor. Projenin yılda 365 GWh’den fazla temiz elektrik üretmesi beklenirken, bu miktarın her yıl 105 binden fazla hanenin elektrik ihtiyacını karşılamaya ve yaklaşık 182 bin ton karbondioksit emisyonunu engellemeye eşdeğer olduğu aktarıldı. İnşaatın 2026 yılının üçüncü çeyreğinde başlaması ve tesisin 2028 yılının ilk çeyreğinde işletmeye alınması hedefleniyor.
Enerjisa Enerji, 7 yıl vadeli 10 milyar TL tutarındaki tahvil ihracını Ak Yatırım aracılığıyla tamamladı
20 Şubat 2026 Cuma - 11:23 Enerjisa Enerji, 7 yıl vadeli 10 milyar TL tutarındaki tahvil ihracını Ak Yatırım aracılığıyla tamamladı Türkiye’nin önde gelen elektrik dağıtım ve perakende şirketlerinden Enerjisa Enerji, 7 yıl vadeli ve 10 milyar TL tutarındaki tahvil ihracını Ak Yatırım aracılığıyla tamamladı. Söz konusu kaynak, Enerisa Enerji’nin hizmet verdiği üç dağıtım bölgesi Ayedaş, Başkent ve Toroslar’ın dağıtım altyapısının modernizasyonu ve daha dayanıklı enerji sistemlerine yönelik yatırımlarda kullanılacak. Enerjisa Enerji, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklama ile 7 yıl vadeli ve 10 milyar TL tutarındaki tahvil ihracını duyurdu. Bu işlemle birlikte şirketin tedavüldeki toplam tahvil tutarı 34,6 milyar TL seviyesine yükseldi. Şirket, 2025 yılı içerisinde reel sektörde tahvil ihraç büyüklüğü açısından iki kez kırdığı rekoru, bu yeni ihraçla bir kez daha yenilediğini duyurdu. Ak Yatırım aracılığıyla, ikinci yılın sonundan itibaren her yıl sonu bir kez kısmi ana para ödemeli olarak toplam 7 yıl vadeli yapılandırılan ihraç, BİST TLREF endeksi değişimi + 150 baz puan fiyatla gerçekleşti. Yeni tarife dönemine başlangıç "Daha İyi Bir Gelecek" vizyonu doğrultusunda yatırımlarını sürdüren Enerjisa Enerji, 5. tarife dönemine önemli bir finansal zeminle girdi. Artan elektrifikasyon, dijitalleşme ve enerji güvenliğinin, daha akıllı ve daha dayanıklı dağıtım şebekelerini zorunlu kıldığı bu dönemde şirket; altyapısını güçlendirme ve büyütme yönündeki çalışmalarına odaklanarak Türkiye’nin enerji dönüşümünde kritik bir rol üstlenerek kârlı büyümesini sürdürüyor. Şirketin yıllık yatırım hacminin yaklaşık üçte birine denk gelen bu ihraç, dağıtım iş kolunun öngörülebilir nakit akışı oluşturma kapasitesi ile de uyum içerisinde bulunuyor. Pınar: "Uzun vadeli büyüme stratejimize duyulan güvenin açık bir göstergesi" Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar, gerçekleştirilen tahvil ihracına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Beşinci tarife döneminin başında gerçekleştirdiğimiz bu uzun vadeli ve büyük ölçekli ihraç, yalnızca bir finansman işlemi değil; yatırım modelimizle uyumlu bir finansal çerçeve oluşturmaktadır. Dağıtım iş kolumuzun öngörülebilir ve düzenlemeye tabi gelir yapısına uygun olarak tasarlanan bu finansman modeli, bilanço gücümüzü pekiştiriyor. Bu sayede yatırımlarımızı daha istikrarlı ve sürdürülebilir bir zeminde büyütebiliyoruz. Küresel ve yerel dalgalanmaların sürdüğü bir dönemde bu vade ve büyüklükte bir işlemi başarıyla tamamlamamız, Enerjisa’nın disiplinli finansal yönetimine ve uzun vadeli büyüme stratejisine duyulan güvenin açık bir göstergesidir. Sağladığımız bu kaynakla, dağıtım altyapımızı güçlendirmeye ve Türkiye için daha dirençli ve verimli bir enerji altyapısına katkı sunmaya devam edeceğiz." Ulbrich: "Sermaye piyasalarındaki güçlü kredibilitemizi bir kez daha teyit etmiş olduk" Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich, bu tahvil ihracının önemini vurgulayarak, şunları ekledi: "7 yıl vade, 10 milyar TL büyüklük ile gerçekleştirdiğimiz bu ihraç, hem tutarı hem de vadesi itibarıyla reel sektörde rekor niteliğindedir. TLREF endeksi değişimi + 150 baz puan gibi oldukça rekabetçi bir fiyatlama ile başarıyla gerçekleştirdiğimiz bu tahvil ihracı, şirketimizin güçlü bilançosu ve sağlam finansal performansı sayesinde, zorlu makroekonomik koşullara rağmen, yatırımcıları nezdinde sahip olduğu yüksek güvenilirliğin altını çiziyor. Bu ihraç Enerjisa’nın sağlam bilanço yapısının yanı sıra dağıtım iş kolumuzun öngörülebilir nakit akışı oluşturma kapasitesi ile de yatırımcılarımız tarafından oldukça cazip bulundu. Türkiye piyasasında gerek kredi ve tahviller yoluyla gerek ise sürdürülebilirlik stratejimizle desteklenen yapımız sayesinde Uluslararası Finans Kuruluşları kaynaklı fonlamalar aracılığıyla, çeşitli finansman araçlarına erişim kabiliyetimizi bir kez daha ortaya koymuş olduk. 5.tarife dönemine ilişkin regülasyon çerçevesi uygun bir iş ortamı sağlayacak şekilde kurgulanmış olup, günümüzdeki yüksek reel faiz ortamında dahi karlı yatırımların yapılabilmesini mümkün kılıyor. Ölçeklenebilir ve disiplinli finansman yaklaşımımızla Enerjisa Enerji’yi sağlıklı ve karlı biçimde büyütmeye devam edecek; müşterilerimize her an güvenli enerji erişimi sağlama hedefi doğrultusunda Türkiye’nin enerji altyapısına yönelik gerekli yatırımları kararlılıkla sürdüreceğiz." Erdoğmuş: "7 yıl vadeli ve kademeli anapara geri ödemesine sahip tahvil ihracı ile 2 yeni rekora imza attık" Enerjisa Enerji ile bugüne kadar çok sayıda başarılı ihraç yaparak birçok ilki gerçekleştirdiklerini belirten Ak Yatırım Genel Müdürü Mert Erdoğmuş, "1 Ağustos 2017 tarihinde Türkiye’nin ilk 5 yıl vadeli özel sektör tahvil ihracını tamamladığımız Enerjisa Enerji’nin 18 Temmuz 2025 tarihindeki 5 milyar 250 milyon TL tutarlı tahvil ihracıyla da tüm zamanların en büyük reel sektör tahvil ihracı rekorunu elde etmiştik. Şimdi gerçekleştirdiğimiz 10 milyar TL tutarında ve 2 bin 548 gün vadeli yeni ihraç ile tüm zamanların hem en büyük hem de en uzun vadeli reel sektör borçlanma aracı ihracını gerçekleştirmiş olduk. Ayrıca, bu ihraç eşit taksitler halinde anapara geri ödemesine sahip ilk borçlanma aracı olması açısından da önem taşıyor. Yenilikçi ve hem vade hem de tutar bakımından rekorlara imza attığımız bir borçlanma aracı ihracına daha aracılık etmekten gurur duyuyoruz. Ak Yatırım olarak özel sektör borçlanma aracı ihraçlarındaki lider konumumuzu kesintisiz olarak sürdürmeye kararlıyız" dedi.
İş Bankası’ndan kredi kullanımlarında yapay zeka teknolojisi
20 Şubat 2026 Cuma - 11:20 İş Bankası’ndan kredi kullanımlarında yapay zeka teknolojisi Kullanıcılar, Türkiye İş Bankası’nın İşCep’teki üretken yapay zekâ teknolojisiyle geliştirilen asistanlarına eklediği "Maxi Kredi Asistanım" ile kredisini hızlı, kolay ve doğal bir diyalog içerisinde kullanabiliyor. Müşterilerle iletişimde önemli bir rol üstlenerek İş Bankası mobil bankacılık uygulaması İşCep’te yılda 11 milyon kullanıcıyla 110 milyona yakın diyalog kuran kişisel asistan Maxi, üretken yapay zekâ ile geliştirilip insan etkileşimine daha yakın hale getirildi. Maxi Yatırım Asistanım, yatırımla ilgili günlük piyasa özeti, hisse fiyatları, döviz ve altın fiyatları gibi soruları yanıtlarken, Maxi Karşılama Asistanı ise bankanın ürün ve hizmetleri konusunda bilgi veriyor. Banka, Maxi Kredi Asistanım ile İşCep’ten kredi kullanımını bir adım ileriye taşıdı. Üretken yapay zekâ ile uçtan uca bir kredi işleminin tamamlanabildiği uygulama olan Maxi Kredi Asistanım ile müşteriler karşılarında şube çalışanı veya temsilci varmış gibi diyalog kurarak işlemini yapabiliyor, kredi ile ilgili sorularına Maxi Kredi Asistanım’dan yanıt alabiliyor. Hazır kredi limiti bulunan bireysel müşteriler, İşCep’ten gönderilen anlık bildirim aracılığıyla Maxi Kredi Asistanım’a yönlendiriliyor. Müşterilerin kullanmayı talep ettiği kredi tutarı ve vade üzerinden taksit hesaplaması yapabilen Maxi Kredi Asistanım ile kredi kullanım işlemleri kesintisiz şekilde sonuçlandırılıyor.
37. ‘Vergi Haftası’ kutlama etkinlikleri düzenleniyor
20 Şubat 2026 Cuma - 11:12 37. ‘Vergi Haftası’ kutlama etkinlikleri düzenleniyor 37. ‘Vergi Haftası’ kutlama etkinlikleri 23 Şubat-1 Mart 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Her yıl Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından, şubat ayının son haftasında kutlanan Vergi Haftası çerçevesinde vergi bilincinin; çocuklarda ve genç nesillerde oluşturulması, topluma benimsetilmesi, mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunun sağlanması hedefleniyor. Yıl boyunca yürütülen bu bilinçlendirme çalışmaları ile Vergi Haftası süresince ülke genelinde çeşitli etkinlikler gerçekleştiriliyor. Vergi Haftası kapsamında hazırlanan ‘Vergi, savunur’, ‘Vergi Kavuşturur’, ‘Vergi Korur’, ‘Vergi Aydınlatır’, ‘Vergi Birleştirir’, ‘Vergi Kurtarır’, ‘Vergi Geliştirir’ sloganlarından oluşan bir seri dijital afiş çalışmalarında; savunma, güvenlik, adalet, eğitim, sağlık, ulaşım ve teknoloji gibi alanlarda sunulan kamu hizmetlerinin, vatandaşların vergileriyle mümkün olduğu ifade edildi. Eğitimden adalete, güvenlikten teknolojiye kadar her alanda hizmetler sağlıyor Vergi; devlet yapısının, sürdürülebilir kalkınmanın ve toplumsal refahın temel dayanağı olduğu belirtildi. Eğitimden adalete, güvenlikten teknolojik gelişime kadar her alanda sağlanan hizmetler, Türkiye’yi geleceğe taşıyacağı ifade edildi. Vergi bilincinin artırılması ve gönüllü uyumun teşvik edilmesi amacıyla hazırlanan dijital afişler ile toplumda farkındalık oluşturulması hedefleneceği vurgulandı. Hazırlanan dijital 81 ildeki defterdarlıkların internet sitelerinde ve kamu kurumlarının ‘Outdoor TV’ ekranlarında yer alacağı açıklandı. Çocuklarda da bilinç oluşturulması hedefleniyor Çocuklarda vergi bilincini geliştirmek ve benimsetmek için ‘Vergi Hayallerinizi Gerçekleştirir’ sloganı ile dijital öğrenci afişi hazırlandığı vurgulandı. Ayrıca gazete editörlerine ve ekonomi yazarlarına vergi ile ilgili toplum bilincini arttırmaya yönelik bilgilendirme metni gönderileceği ifade edilirken, üniversitelerde panel, konferans gibi çeşitli etkinlikler gerçekleştirileceği, Gelir İdaresi Başkanlığı hakkında kurumsal tarihçe hakkında bilgilendirmeler yapılacak. Spor müsabakalarında da yer alacak Vergi Haftası süresince oynanan Trendyol Süper Lig ve Trendyol 1. Lig futbol müsabakalarında, ‘Geleceğin Garantisi Verginizdir, Vergi Haftası Kutlu Olsun’ yazılı brandaların tribünlere asılacağı, Vergi Haftası dijital afişleri kamu kurumları, meslek odaları, üniversiteler ve diğer kurumların Outdoor TV ekranlarında yayınlanacağı ifade edildi. Bankaların ATM ekranlarında Vergi Haftası süresince kutlama mesajları yer alarak görünürlüğün artırılması hedefleniyor.
Gaziantep’te meyan şerbeti iftar sofralarındaki yerini aldı
20 Şubat 2026 Cuma - 11:12 Gaziantep’te meyan şerbeti iftar sofralarındaki yerini aldı Osmanlı mutfağının vazgeçilmez içeceklerinden meyan şerbeti, Gaziantep’te iftar sofralarındaki yerini aldı. UNESCO’nun gastronomi dalında "fark oluşturan şehirler" ağında olan Gaziantep’te meyan şerbeti sindirimi kolaylaştırıcı özelliğiyle Ramazan ayında da rağbet görüyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde özellikle de yaz aylarında bolca tüketilen meyan şerbeti, Ramazan ayı kış aylarına denk gelmesine rağmen iftar sofralarında bulunduruluyor. Kendine has aroma, tadı ve lezzetiyle sağlık açısından pek çok faydası bulanan meyan şerbeti, iftara doğru Gaziantep’te hemen her köşe başında satılıyor. Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmez içecekleri arasında Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmez içecekleri arasında yer alan, Gaziantep, Şanlıurfa, Kilis Diyarbakır ve Mardin gibi İllerde yetişen ve şerbet olarak hazırlanan meyan şerbeti, Ramazan ayında büyük bir ilgi görüyor. Susuzluğu giderici, serinletici ve hazmettirici özelliğinin yanı sıra böbreklere iyi gelmesi ve bağışıklık sistemini güçlendirmesi dolayısıyla tüketilen meyan şerbeti, iftar sofralarının vazgeçilmez içecekleri arasında bulunuyor. Hazırlanması saatler sürüyor Meyan şerbetinin zorlu yolculuğu sabahın erken saatlerinden itibaren başlarken, meyan bitkisi dev kazan ve ahşap haznelere dolduruluyor, üzerine ise buz bırakılarak damla damla akıtılıyor ve şerbet kıvamına getiriliyor. Bol buzla demlenerek şerbet haline getirilen ve daha sonrada poşet ya da şişelere konularak satılan meyan şerbeti, iftar saatine dakikalar kala meyan şerbeti satılan iş yerlerinin yolunu tutuyor. Litresi 50 TL’ye satılıyor Doğal yollarla elde edilmesi ve koyu rengi nedeniyle halk arasında "doğal kola" olarak bilinen meyan şerbetinin litresi 50TL’ye satılıyor. Suyla karıştırıldığında 2 litreye ulaşan ve uygun fiyatıyla her kesime hitap eden meyan şerbeti, iftara davet edilen misafirler tarafından hediye olarak da götürülüyor. Meyan şerbetçiliğini 6’ıncı kuşak olarak devam ettiriyor Kentte meyan şerbetçiliğini 6’ıncı kuşak olarak devam ettiren Halil Gezer, meyan şerbetinin çok sevildiğini ve Ramazan ayının kış mevsimine denk gelmesine rağmen büyük bir ilgi gördüğünü belirtti. Faydaları saymakla bitmeyen meyan şerbetine Ramazan ayı nedeniyle talebin arttığını belirten Gezer, "Ramazan ayı başladı ve bizim de yoğun mesaimiz başladı. Ramazan ayı olunca meyan şerbetine halk büyük bir ilgi gösteriyor. Meyan şerbeti Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmezidir" dedi. "Meyan şerbeti birçok hastalığa iyi geliyor" Meyan şerbetinin sağlığa faydalarından bahseden Gezer, "Ramazan geldiği zaman vatandaşlar, meyan şerbetini sofralarından eksik etmez. Meyan şerbeti mideyi rahatlatır, mide ilaçlarının yüzde 70’inde vardır. Börek taşlarına, idrar yolu enfeksiyonuna iyi gelmesiyle bilinir. Meyan şerbetinin Ramazan aylarında apayrı bir özelliği var. Yaz aylarından ziyade Ramazan ayında daha çok talep görüyor. Meyan kökü, Karkamış ilçesi Fırat nehri kenarından geliyor fakat Batman, Şırnak, Birecik ve Hatay’da da var. Genellikle bizler sulak yerin meyanını tercih ediyoruz. Çünkü sulak arazilerde yetişen meyan daha tatlı olur, lezzetli olur. Vatandaşlar doğal olduğu için yoğun ilgi gösteriyor. Benim ürettiğim şerbet tansiyon yapmaz. Şerbeti hazırlarken meyan dışında sadece tarçın kullanıyoruz. Başka bir şey yok. Teknelerin içine meyanı koyuyoruz, üzerine buz atıyoruz ardından devir daim ederek bir çay nasıl demlenirse, meyan şerbetini de aynı şekilde demliyoruz. Ondan sonra paketleme işleminden geçiriyoruz ve gelen müşterilerimizde ikram ediyoruz" dedi. "Düzenli olarak meyan şerbeti içiyoruz" Meyan şerbetini sofralarından eksik etmediklerini, iftarda ve sahurda düzenli olarak tükettiklerini söyleyen vatandaşlardan Murat Kaya, "Meyan şerbeti yaz-kış içtiğimiz bir içecektir. Özellikle yazın daha çok içiyoruz. Sahurda ve iftarlarda muhakkak sofralarımızda bulunduruyoruz. Çok güzel bir içecek. Mideye iyi gelmesiyle biliniyor, ağrılarını gideriyor. Böbrek taşlarına çok faydası var. Düzenli olarak içiyoruz. Herkese de tavsiye ediyoruz" diye konuştu.
Ocak ayında kurulan şirketlerin sayısında yüzde 13,1 azalış oldu
20 Şubat 2026 Cuma - 11:11 Ocak ayında kurulan şirketlerin sayısında yüzde 13,1 azalış oldu Ocak 2026’da kurulan şirketlerin sayısında bir önceki aya göre yüzde 13,1 azalış oldu. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Ocak ayına ilişkin Kurulan ve Kapanan Şirket İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, bir önceki aya göre kurulan şirket sayısı yüzde 13,1, kurulan kooperatif sayısı yüzde 29,5, kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 15 oranında azaldı. Bir önceki aya göre kapanan şirket sayısında yüzde 78 kapanan kooperatif sayısında yüzde 84,3 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 24,4 oranında azalış oldu. Kurulan şirket sayısında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,7 artış oldu. Ocak 2026’da, Ocak 2025’e göre kurulan şirket sayısı yüzde 0,7 kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 1,4 oranında artmış olup, kurulan kooperatif sayısı yüzde 29,9 azaldı. Ocak 2026’da kapanan şirket sayısı 2025 yılının aynı ayına göre yüzde 18 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 10,8 kapanan kooperatif sayısı yüzde 26,8 oranında azaldı. Ocak 2026’da tüm illerde şirket kuruluşu gerçekleşti Ocak 2026’da kurulan toplam 11 bin 232 şirket ve kooperatifin yüzde 90,2’si limited şirket, yüzde 8,8’i anonim şirket, yüzde 1’i ise kooperatiftir. Şirket ve kooperatiflerin yüzde 36’sı İstanbul, yüzde 11,2’si Ankara, yüzde 5,7’si İzmir’de kuruldu. Bu ay tüm illerde şirket kuruluşu gerçekleşti Ocak 2026’da kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı, bir önceki aya göre yüzde 39,9 oranında azaldı Ocak 2026’da 11 bin 232 şirket ve kooperatif kuruldu. Bu dönemde kurulan toplam 10 bin 126 limited şirket, toplam sermayenin yüzde 87,1’i, 989 anonim şirket ise yüzde 12,9’unu oluşturdu. Ocak ayında kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı, Aralık ayına göre yüzde 39,9 oranında azaldı. Ocak 2026’te şirket ve kooperatiflerin 3 bin 861’i toptan ve perakende ticaret, bin 644’ü inşaat ve bin 466’sı imalat sektöründe kuruldu. Ocak 2026’da kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin; 768’i inşaat, 489’u toptan ve perakende ticaret, 141’i imalat faaliyetleri sektöründe. Bu ay kapanan şirket ve kooperatiflerin; 562’si toptan ve perakende ticaret, 237’si imalat, 141’i inşaat sektöründedir. Bu ay kapanan gerçek kişi ticari işletmelerinin 899’u toptan ve perakende ticaret, 379’u inşaat, 229’u imalat sektöründe. Ocak 2026’da kurulan 117 kooperatifin 77’si konut yapı kooperatifi Ocak 2026’da kurulan 117 kooperatifin 77’si konut yapı kooperatifi 18’i işletme kooperatifi, 12’si motorlu taşıyıcılar kooperatifi olarak kuruldu. Ocak 2026’da 818 adet yabancı ortak sermayeli şirket kuruldu Ocak 2026’da kurulan 818 yabancı ortak sermayeli şirketin 400’ü Suriye, 122’si Türkiye, 42’si Almanya ortaklı olarak kuruldu. Kurulan 818 yabancı ortak sermayeli şirketin 60’ı anonim, 758’i limited şirket. Ocak 2026’te kurulan şirketlerin 144’ü Uzmanlaşmamış toptan ticaret, 79’u İkamet amaçlı olan ve ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı, 33’ü İşletme ve diğer idari danışmanlık faaliyetleri sektöründe kuruldu. Kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerin toplam sermayelerinin yüzde 83,7’si yabancı sermayeli ortak payını oluşturuyor. Ocak 2026’da kurulan anonim şirketlerin ortaklarının yüzde 14,1’i kadın girişimci Ocak 2026’da kurulan şirket türüne göre ortaklar arasındaki kadın girişimci oranı anonim şirketlerde yüzde 14,1 limited şirketlerde yüzde 16,7 kooperatiflerde ise yüzde 26,4 oldu. Gerçek kişi ticari işletmelerin ise yüzde 14,2’si kadın girişimciler tarafından kuruldu. Ocak 2026’da kurulan anonim şirketlerin ortaklarının yüzde 31,27’sini 35-44 yaş aralığında Ocak 2026’da kurulan şirket türüne göre ortakların yaş dağılımında; anonim şirket ortakların yüzde 31,27’sini 35-44 yaş aralığı, limited şirketlerde yüzde 32,32’sini 25-34 yaş aralığı, kooperatiflerde yüzde 28,41’i 35-44 yaş aralığı ve gerçek kişi ticari işletmelerde yüzde 30,01’i 25-34 yaş aralığı oluşturdu.
Elektrikli araç sahiplerinin beklediği düzenleme kabul edildi
20 Şubat 2026 Cuma - 11:05 Elektrikli araç sahiplerinin beklediği düzenleme kabul edildi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Enerji Dönüşüm Dairesi Başkanı İbrahim Öz, elektrikli araç şarj hizmetlerine ilişkin yeni düzenlemelerin kabul edildiğini açıkladı. Öz, Gelecek Enerji programında sektördeki son gelişmeleri ve rakamları paylaştı. Elektrikli araç şarj hizmetlerine ilişkin yeni düzenlemelerin kabul edildiği Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Enerji Dönüşüm Dairesi Başkanı İbrahim Öz tarafından açıklandı. Yeni düzenlemeye göre, işletmeciler AC üniteler için tek fiyat, DC üniteler için tek fiyat belirlemekle yükümlü olacak. Böylece kullanıcılar karmaşık tarife yapıları yerine daha net, karşılaştırılabilir ve öngörülebilir bir ücret yapısıyla karşılaşacak. Öte yandan, şirketler artık belirli saatlerde veya belirli lokasyonlarda indirim uygulayabilecek. Bu düzenlemenin özellikle talebin düşük olduğu zaman dilimlerinde daha avantajlı fiyatların oluşmasına imkân tanıyacağı ve rekabeti güçlendireceği belirtildi. Ödeme kolaylığı kapsamında ise 1 Temmuz’dan sonra otoyol ve devlet yollarında kurulacak tüm DC şarj ünitelerinde kredi kartı entegrasyonu zorunlu olacak. Böylece kullanıcılar uygulama indirmeden veya üyelik oluşturmadan ödeme yapabilecek. Şarj tüketimi rekor kırdı Ocak ayında şarj istasyonlarındaki toplam tüketimin 60 gigavat-saati aşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığı bildirildi. Geçen yılın aynı ayında bu rakamın yaklaşık 19 gigavat-saat seviyesinde olduğu, araç sayısında ise 400 bine yaklaşıldığı ifade edildi. Türkiye’de her yeni satılan 5 araçtan 1’inin elektrikli olduğu kaydedildi. Soket sayısının 40 bine ulaştığı, bunun yaklaşık 22 bin 900’ünün AC, 17 bin 100’ünün DC olduğu aktarıldı. Bu verilerin elektrikli araç ve şarj piyasasının güçlü bir büyüme evresine girdiğini gösterdiği belirtildi. Elektrikli araçlarda maliyet avantajı Elektrikli araçlarda ortalama tüketimin 100 kilometrede 15-18 kilovat-saat seviyesinde olduğu belirtilirken, halka açık AC şarj ünitelerinde kilometre maliyetinin yaklaşık 1,4-1,8 lira, DC hızlı şarj ünitelerinde ise ortalama 2-2,4 lira aralığında gerçekleştiği kaydedildi. Benzinli araçlarda 100 kilometrede ortalama maliyetin 400-450 lira, dizel araçlarda 300-350 lira, LPG’li araçlarda ise 280-300 lira seviyelerinde olduğu ifade edildi. Bu çerçevede elektrikli araçların özellikle AC şarj kullanıldığında belirgin maliyet avantajı sunduğu vurgulandı. Tavan fiyat gündemde yok Şarj hizmeti piyasasının serbest piyasa esasına göre işlediği belirtilirken, şu aşamada tavan fiyat uygulamasının gündemde olmadığı ifade edildi. Bununla birlikte piyasa dengesinin bozulduğu durumlarda gerekli çalışmaların yapılabileceği bildirildi. 2035 projeksiyonu Elektrikli araç ekosistemindeki ivmenin Türkiye’nin ölçek büyütme dönemine girdiğini gösterdiği belirtilirken, 2030’da elektrikli araç sayısının 1,5-2 milyon bandında, 2035’te ise 4 milyonu aşan seviyeye ulaşmasının öngörüldüğü kaydedildi. Yeni düzenlemeyle şarj hizmetleri piyasasının daha şeffaf, daha rekabetçi, daha güvenli ve kullanıcı odaklı bir yapıya kavuşturulmasının amaçlandığı ifade edildi.