EKONOMİ
30 Mart 2026 Pazartesi - 15:52 Türk Ticaret Bankası’nın Erzurum şubesi hizmete açıldı Türkiye’nin ihracat odaklı büyümesinde etkin rol alma hedefiyle faaliyetlerine yeniden başlayan Türk Ticaret Bankası’nın Erzurum Şubesi hizmete açıldı. İhracatçının ana bankası olma hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Türk Ticaret Bankası, hizmet alanını genişletmeye devam ediyor. Bu yıl ihracatçılara 110 milyar TL finansman desteği vermeyi hedefleyen Türk Ticaret Bankası, açılışı gerçekleştirilen Erzurum Şubesi ile bölgedeki ihracatçılara hizmet sunacak. Açılış törenine, Erzurum Valisi Aydın Baruş, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı ve Türk Ticaret Bankası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mustafa Gültepe, Türk Ticaret Bankası Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü İlker Yeşil ile Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB) Başkanı Ethem Tanrıver, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, ETSO Başkanı Saim Özakalın, Erzurum Merkez 1 OSB Yönetim Kurulu Başkanı Murat Urkuç’un yanı sıra bölgede faaliyet gösteren çok sayıda ihracatçı katıldı. Mustafa Gültepe konuşmasında, üretim ve ihracatın Türkiye ekonomisi için taşıdığı önemin altını çizdi. İlker Yeşil ise sadece bir finansal kurum olmanın ötesinde stratejik bir yol arkadaşı olarak her adımda ihracatçının yanında yer almayı planladıklarını söyledi. Yeşil, bankanın 2025’te 76,3 milyar TL’ye ulaşan toplam finansman desteğini bu yıl 110 milyar TL’ye yükseltmeyi hedeflediklerini bildirdi. Ethem Tanrıver: "İhracatçılarımız artık doğrudan finansmana erişebilecek" DAİB Başkanı Ethem Tanrıver de, bölgenin ihracat potansiyelini en üst seviyeye taşıma hedefiyle çalıştıklarını söyledi. Tanrıver, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu hedefe yürürken, güçlü bir paydaş olarak gördüğümüz Türk Ticaret Bankası’nın hizmet binamız çatısı altında şube açmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu önemli adım sayesinde ihracatçılarımız artık doğrudan finansmana erişecek; dış ticaret süreçlerinde ihtiyaç duydukları çözümlere vakit kaybetmeden ulaşabilecekler. İhracat ailemiz ile finans dünyasını omuz omuza çalışır hale getiren bu iş birliğinin, bölgemizin rekabet gücüne ivme kazandıracağına yürekten inanıyor, tüm üyelerimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum."
30 Mart 2026 Pazartesi - 15:39 Denizli’de 1 Nisan itibariyle ekmek 17,50 TL, simit ise 20 TL’den satışa sunulacak Denizli’de Fırıncılar Esnaf Odası, esnafının artan maliyet baskıları sonrası fiyat düzenlemesinin gerçekleştiğini duyurdu. 1 Nisan 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak yeni tarifeye göre, 200 gram ekmek 17,50 TL’den 100 gram simit ise 20 TL’den satışa sunulacak. Denizli Fırıncılar Esnaf Odası, un, enerji ve işçilik maliyetlerinde yaşanan artışlar nedeniyle ekmek ve simit fiyatlarında zorunlu bir fiyat düzenlemesine gidildiğini duyurdu. Oda tarafından yapılan açıklamada, fırıncı esnafının üretim gücünü korumak ve halkın kaliteli ekmeğe ulaşımını sürdürülebilir kılmak amacıyla yeni fiyatların belirlendiği ifade edildi. Fırıncı esnafının uzun süredir ciddi bir maliyet yükü altında olduğunu belirten Denizli Fırıncılar Esnaf Odası Başkanı Bekir Karadaban, üretimin devamlılığı için bu adımın atılmasının kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, "Özellikle un, enerji, işçilik ve diğer tüm üretim giderlerinde yaşanan sürekli artışlar, ekmeğin arkasındaki emeği her geçen gün daha da ağırlaştırmaktadır. Sektörümüzün sürdürülebilirliği için çözüm odaklı adımlar atılmıştır" denildi. Yeni Tarife 1 Nisan’da Yürürlüğe Giriyor Alınan karara göre, Denizli il genelinde 1 Nisan 2026 Çarşamba günü itibarıyla yeni fiyat tarifesi şu şekilde uygulanacak: 200 gram ekmek: 17,50 TL, 100 gram simit: 20 TL. Oda yönetimi, vatandaşları usulsüz uygulamalara karşı dikkatli olmaya çağırarak, tarifesi olmayan satışlar veya eksik gramaj gibi durumlarla karşılaşılması halinde ilgili kurumlara bildirilmesini istedi. Şikayetlerin İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri, belediyeler ve fırıncılar odasına yapılabileceği belirtilirken, 0532 760 96 56 numaralı WhatsApp Şikayet Hattı’nın da aktif olduğu hatırlatıldı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 15:30 Erzincan’da KOBİ’lere dijital dönüşüm desteği Vakıf Katılım ile Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası arasında, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) dijital dönüşüm süreçlerini desteklemek amacıyla iş birliği protokolü imzalandı. Vakıf Katılım iş birliğiyle, Erzincan TSO üyeleri e-dönüşüm hizmetlerinden ücretsiz yararlanabilecek. Platform, bankacılık işlemlerini ön muhasebe uygulamalarıyla entegre ederek işletmelere operasyonel kolaylık sağlarken, zaman ve maliyet tasarrufu sunmayı hedefliyor. Vakıf Katılım Karadeniz Bölge Müdürü Ekrem Aydın, iş birliğine ilişkin yaptığı değerlendirmede, KOBİ’lerin rekabet gücünü artırmanın ve dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlamanın öncelikleri arasında yer aldığını belirtti. Aydın, geliştirdikleri platform sayesinde işletmelerin finansal ve muhasebe süreçlerini tek uygulama üzerinden yönetebildiğini ifade ederek, Erzincan’daki işletmelerin dijitalleşme sürecinin bu iş birliğiyle hız kazanacağını kaydetti. Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tanoğlu ise üyelerin dijital dönüşüm süreçlerini hızlandıracak ve maliyetlerini azaltacak iş birliklerine önem verdiklerini vurguladı. Tanoğlu, söz konusu platformun üyelerin finansal ve muhasebe süreçlerini daha etkin ve güvenli şekilde yönetmelerine imkan sağlayacağını belirterek, iş birliğinin hem kurumlar hem de üyeler açısından hayırlı olmasını temenni etti.
Ordu’da yumurta üretimi, verilen destekler ile zarardan kara dönüştü: İlin ekonomisine yıllık 500 milyon lira gelir
25 Aralık 2025 Perşembe - 14:52 Ordu’da yumurta üretimi, verilen destekler ile zarardan kara dönüştü: İlin ekonomisine yıllık 500 milyon lira gelir Ordu Yumurta Üreticileri Birliği Başkanı Celal Sezgi, Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan destekler ile ilde yumurta üretiminin arttığını belirterek, "2014’ten 2019’a kadar 75 yumurta işletmesinden 65’i batmıştı. Başkan Güler gelince ayakta kaldık ve bugün 85 işletme bulunuyor. Aylık 35 milyon, yıllık 500 milyon lira gelir sağlanıyor. Yılda 50 milyona yakın yumurta üretiyoruz. Hedefimiz 100 milyon adet yumurta üretmek" dedi. Geçen yıllarda yıllık 5 milyon civarında yumurta üretiminin yapıldığı Ordu’da, Büyükşehir Belediyesi’nin üreticilere verdiği desteklerle bu sayı 50 milyona yaklaştı. Sektörde yaşanan gelişmeler hakkında açıklamalarda bulunan Ordu Yumurta Üreticileri Birliği Başkanı Celal Sezgi, sektörün ayağa kalkmasındaki en önemli etkenin Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler olduğunu söyledi. "Destekler sektörü ayağa kaldırdı" Sezgi, yapılan destekler ile sektörün zarardan kurtulduğunu belirterek, "Yumurta tavukçuluğu işine 2014 yılında başladık. O dönem pazar konusunda ciddi sıkıntılar yaşadık, organik yumurta sertifikamız yoktu ve üreticiler olarak büyük zararlar ettik. Bu süreçte kurulan işletmelerin çoğu kapandı. 2019 yılına gelindiğinde Ordu’da yumurta sektörü neredeyse tamamen bitmişti. Başkanımızın göreve gelmesiyle birlikte bize çok önemli destekler verildi. Yaklaşık 30 bin yarka dağıtımı yapıldı, yüzde 80 hibeli yem desteği sağlandı. Bu destekler sayesinde üretici yavaş yavaş toparlandı, geçmişte yaptığı zararları telafi etmeye başladı. Aynı zamanda yeni işletmeler kuruldu ve sektör yeniden büyümeye geçti" diye konuştu. "Ordu yumurtası ihracata açıldı" Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in pazarlama konusunda da önemli adımlar attığını ifade eden Sezgi, Ordu yumurtalarının zincir market raflarında yer alarak Türkiye’nin dört bir yanına ulaştığını söyledi. Sezgi, "Destekler ile Birleşik Arap Emirlikleri’ne ciddi sayıda ürün gönderdik. Şu anda iç piyasadaki ihtiyaca yetişmeye çalışıyoruz, talebi ancak karşılayabildiğimiz için ihracata ürün gönderemez olduk. Bundan sonra da projelerle daha da büyüyerek ihracatımızı da yapmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu. "Hedef 100 milyon adet yumurta üretmek" Büyükşehir Belediyesi’nin hali hazırda yapımına devam ettiği yatırımların sektöre daha çok katkısı olacağını aktaran ve hedeflerinin yıllık 100 milyon yumurta üretimi olduğuna dikkat çeken Sezgi, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Gelecekte de Büyükşehir Belediyemizin bu sektöre 50 milyonluk yatırımı olacak. Fatsa ilçemizde 45 binlik yarka üretim tesisi, günlük 25 bin yumurta üretim ve 70 günde bir 15 ton et kapasiteli bir kombine tesisi inşa ediliyor. Sektör bölgede hedefine ulaşmak için koşarcasına ilerliyor. Yıllık 45 milyon olan üretimimizi en kısa sürede 100 milyona çıkarmayı hedefliyoruz."
Aksa Siirt Batman Doğalgaz, ikinci etap kaçak tarama faaliyetlerini tamamladı
25 Aralık 2025 Perşembe - 14:02 Aksa Siirt Batman Doğalgaz, ikinci etap kaçak tarama faaliyetlerini tamamladı Aksa Siirt Batman Doğalgaz, güvenli ve kesintisiz doğal gaz arzı için yılda iki kez gerçekleştirdiği kaçak tarama çalışmaları kapsamında bin 500 kilometrelik doğal gaz şebekesini tarayarak şebeke güvenliğinin kontrolünü sağladı. Bin 500 kilometreyi aşkın şebeke uzunluğu ile 200 binden fazla aboneye doğal gaz hizmeti veren Aksa Siirt Batman Doğalgaz, şebeke unsurlarına verilmiş olabilecek muhtemel hasarların tespit edilebilmesi amacıyla yılda en az iki kez gerçekleştirdiği tarama çalışmalarının ikinci etabını da başarıyla tamamladığını açıkladı. Aksa Siirt Batman Doğalgaz Şirket Müdürü Adnan Doğan, "Üçüncü taraf kazı çalışmalarından kaynaklanabilecek olası şebeke hasarlarını tespit etmek amacıyla yılda iki kez kaçak tarama çalışması gerçekleştiriyor, dağıtım şebekemizi oluşturan tüm yer altı ve yer üstü unsurları kontrol ediyoruz. Siirt ve Batman illerindeki ikinci etap çalışmamızı, yasal prosedürler çerçevesinde 20 günlük sürede tamamladık" diye konuştu. Uluslararası standartlar Dağıtım şebekesinin malzeme, ekipman ve kalite açısından üst standartlara sahip olduğunu belirten Doğan, çalışmaların tüm teknik usul ve esasların uluslararası normlara uygun şekilde yürütüldüğünün altını çizdi. Doğan, "Boru hatları, vanalar, vana odaları, servis kutuları, şehir giriş ve ölçüm istasyonlarını detaylı şekilde kontrol ediyoruz. İncelemelerimizi motorlu araçlara entegre edilen özel optik teknolojisine sahip cihazların yanı sıra lazer sensör teknolojisiyle çalışan hassas el tipi kaçak arama cihazlarıyla da detaylı biçimde yapıyor, gerekli noktalara anında müdahale ediyoruz" dedi. 160 hat hasarından 9 bin 832 abone etkilendi Şirket, il merkezleri ile Baykan, Beşiri, Kozluk, Kurtalan, Sason, Tillo ilçelerinin yanı sıra Gökçebağ, Kayabağlar ve Veyselkarani beldelerindeki vatandaşları doğal gazla buluşturuyor. İzinsiz gerçekleştirilen kazı çalışmaları doğal gaz altyapısı bulunan lokasyonlarda hat hasarına neden olabildiği gibi can ve mal güvenliği açısından da risk oluşturuyor. Doğan, "İzinsiz kazı çalışmaları nedeniyle 2025 Ocak-Kasım aylarında 160 hat hasarı yaşandı. Bu hasarlar nedeniyle 9 bin 832 abonemiz ortalama 240 dakika boyunca doğal gazdan faydalanamadı" dedi. Şüpheli durumlar için 187 Doğal Gaz Acil Hattımızı arayın Güvenli ve kesintisiz gaz arzını prosedürler çerçevesinde büyük bir titizlikle gerçekleştirdiklerinin altını çizen Doğan, şunları söyledi: "Can ve mal güvenliğinin sağlanması, emniyet risklerinin önlenmesi için su, elektrik ve internet altyapı çalışmaları, bahçe düzenlemeleri, ağaç dikimi ve çocuk parkı yapımı gibi kazı çalışmaları Altyapı Koordinasyon Merkezi’nin (AYKOME) yönetmeliği ve bağlı kalınan diğer mevzuatlar kapsamında doğal gaz dağıtım şirketinin bilgisi dahilinde yapılmalı, bunun için 444 4 187 numaralı Aksa Doğalgaz Çözüm Merkezimiz ile iletişime geçilmelidir. Herhangi bir şüpheli kazı çalışmasıyla karşılaşan vatandaşlarımız 7 gün 24 saat hizmet veren 187 Doğal Gaz Acil hattımızı arayabilir."
Genç Memur-Sen tarafından Türk Dünyası Akademisi Ödül Töreni gerçekleştirildi
25 Aralık 2025 Perşembe - 14:01 Genç Memur-Sen tarafından Türk Dünyası Akademisi Ödül Töreni gerçekleştirildi Türk Dünya’sının geçmişinin ve gelecek projeksiyonunun gençlerle paylaşılması amacıyla düzenlenen Türk Dünyası Akademisi kapsamında ödül töreni gerçekleştirildi. Genç Memur-Sen tarafından düzenlenen ve TİKA ve YTB iş birliğiyle hayata geçirilen Türk Dünyası Akademisi programı gerçekleştirildi. Yapılan Program ile Türk Dünya’sının geçmişinin ve gelecek projeksiyonunun gençlerle paylaşılması amaçlandı. "Genç Memur-Sen’in cazibesi de ortada" Program çerçevesinde bir açılış konuşması gerçekleştiren İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Bilal Erdoğan, "Genç Memur-Sen’le tanışmam Türkiye Gençlik STK’ları Platformu’nda (TGSP) beraber çalıştığımız döneme dayanıyor. Gerçekten 10 yıla yaklaşan bir gençlik STK’larını bir araya getiren platformda benim de herhalde 4-5 sene kadar yönetimde bulunduğum dönemde gençlik üzerine çalışan bütün sivil toplum kuruluşlarının beraber çalışmasını sağladık. Çok da mesafe aldık. Genç memur sende önemli paydaşlarımızdan bir tanesi olarak önceki Başkan Mustafa kardeşim döneminde çok yoğun çalıştılar, faal çalıştılar. Gerçekten sadece Memur-Sen’in genç üyelerine değil daha geniş anlamda okullarda öğrencilere kampüslerde hitap eden, kitap okuma grupları ondan sonra medeniyete dair çalışmalar ve bu akademi çalışmalarıyla da güzel bir çizgiyi ortaya koydular. Çok daha güçlü olacağına da inanıyorum. Çünkü Memur-Sen’in potansiyeli çok yüksek Genç Memur-Sen’in cazibesi de ortada" açıklamasında bulundu. Erdoğan, yaklaşık 15 yıldır Türkiye’de sivil toplum alanında, eğitim alanında gençlikle ilgili çalışmalar yaptığını Belirterek, asıl meselenin Türkiye’de insanların kendi kimliğini, kültürünü ihya edilerek yeni nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılması olduğunu sözlerine ekledi. Programda konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Genç Memur-Sen’in büyük bir heybet ve kapasiteye sahip olduğunu ifade etti. Yalçın, "35 yaş altı kamudaki görevliler olduğu gibi üniversitedeki gençler ve dışarıdaki gençlerin tamamını kuşatan geniş bir yelpazeye sahibiz. Bu çalışmalar içerisinde Genç Memur-Sen’imiz az önce burada ifade edilen uluslararası öğrencilerimize yönelik misafirlerimize yönelik liderlik akademisinden tutun, Kudüs Akademisi, Balkan Akademisi, Aile Akademisi, şimdi Türk Dünyası Akademisi gibi çalışmaların yanında 2 milyonu bulan kitabı 500 bini aşan 600 bine varan öğrenciyle buluşturduğumuz kitabı okuyup üzerinde kritikler yapıp makaleleri yazıp daha sonra ödüllendirme süreçlerini yaptığımız 60 binden fazla öğretmenin içerisinde görev aldığı bir bilen ve bilge nesil çalışmasıyla Türkiye genelinde yoğun bir çalışma trafiği yürütüyor. Genç Memur-Sen’imiz yine 7 güzel adam kütüphaneleri diyerek 7 bölgede 7 güzel adam kütüphanesi diye başladığı çalışmasını 81 ilin tamamına yaymayı başarmış ve bu konuda hakikaten ilme, kültüre dokunuş noktasında çok kıymetli kayıtlar düşmüş bir teşkilatımız" ifadelerini kullandı. "Memur Sen’imizin çalışmalarıyla gençlerle birlikte öğreniyoruz. Onlardan çok biliyoruz iddiamız yok" Genç Memur-Sen’in afetler için yaptığı hazırlıklardan bahseden Yalçın, "Deprem için, afet için, felaket için ülkemizin sıkıntılı günleri için hazırlık yapmış ve 270 kişilik arama kurtarma ekibiyle devasa bir müdahale ekibi acil müdahale ekibi oluşturduğu gibi 6 Şubat depreminde bir fiil sahaya ilk intikal eden ekip olmanın yanında onlarca canı kurtarabilmiş ve yüreklerimizi rahatlatabilmiş vatani görevini mesuliyet duygusuyla yapan bir teşkilatımız. Onun için Genç Memur-Sen’in çalışması, çalışma yelpazesi geniş. Emek mücadelemiz içerisinde hakikaten lider kadro yetiştirmeye yönelik. Yüreğe dokunan değerle ilişkin sorumluluk alabilecek düzeyde kendini hazırlayan bir gençlik yetiştirme konusunda iddiası olan bir teşkilatımız. Onun için biz burada gençlerle öğreniyoruz aslında. Genç Memur Sen’imizin çalışmalarıyla gençlerle birlikte öğreniyoruz. Onlardan çok biliyoruz iddiamız yok. Beraber çalışma yapalım, birlikte öğrenelim diye bir ortak gayretimiz var. Bu çalışmaların genelini takip eden ve hakikaten takdirlerimizi ifade etmekte de asla cimri davranmayan bir yönetimimiz var. Genel başkanlarımız var, genel yönetimlerimiz var. Bu açıdan bu gayret devam edecek. Bu bereket devam edecek. Çünkü burası Cahit Zarifoğlu’nun ifadesiyle 7 güzel adam diye son devrin münevverlerinden aksiyoner kimlik ve kişiliğiyle nüfuz etmiş emek mücadelemizin yolbaşçısı, şair, yazar, iyi bir öğretmen, sözlerinden bütün hatiplerin ilham aldığı iyi bir hatip olan Akif İnan gibi bir münevverin başlattığı bir teşkilat burası. Onun için emek mücadelemiz sadece salt ücret mücadelesi değil ücret mücadelesini de içerisinde barındıran bir hizmet sendikacılığı mefkûresiyle yolculuğuna devam eden bir mesuliyetle bu bugüne kadar geldi. Bundan sonra da aynen istikamette yürüyor" dedi. "Bu bereket, bu heybet devam edecek" Anadolu’nun bir mesuliyet yurdu olduğunu ifade eden Yalçın, "Bunun farkındayız. Bu geniş yelpazede yaptığımız çalışmalar aslında bu mesuliyet yurdunda mesuliyeti taşıyabilecek liyakatte kabiliyette donanımda ve altyapıda gençlerle bu yolculuğu sürdürme iddiamızın ortaya çıkışı halidir. Yaptığımız tüm çalışmalar. Onun için gayretimiz sürecek. Bu bereket, bu heybet devam edecek. Ben bu vesileyle bizim bu çalışmalarımızla YTB’ye, TİKA’ya Türk Dünyası Teşkilatımıza ve bütün çalışmalarımızda destek aldığımız sendikalarımıza, üniversitelerle birlikte hareket ettiğimiz çalışmalardaki rektörlerimize, sivil kuruluşlarımıza hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Buldan’ın tescilli üzümlerinin yetiştiği asmalar yeni sezona hazırlanıyor
25 Aralık 2025 Perşembe - 13:44 Buldan’ın tescilli üzümlerinin yetiştiği asmalar yeni sezona hazırlanıyor Denizli’nin tescilli sofralık üzümlerinin yetiştiği Buldan’da bağlarda çalışmalar başladı. Yeni sezon için bağlarına giren üreticiler, asmalarda iplik sökme ve budama işlemleri devam ediyor. Turfanda çekirdeksiz Sultaniye ve Süperior üzümleriyle ünlü Buldan’da Temmuz ayında başlayacak hasat sezonuna hazırlık yaptıklarını dile getiren budamacılar, sabahın ilk saatleriyle birlikte çalışmalara başladıklarını ifade ettiler. Manisa Sarıgöl Dindarlı mahallesinden, Buldan ovasına budama işi yapmak için geldiğini belirten İsmet Çelebi "Sabah 06.30 evimden çıkıyorum. Uzayan ve kuruyan çubukları keserek asmayı temizliyoruz" dedi. Buldan Kadıköy mahallesinden gelerek üzüm bağlarında budama işi yaptığını belirten Şahin Atalay "Sabah sekizde başlayıp öğle molasının ardından akşam dörde kadar budama yapıyoruz. Gelecek sezona daha iyi verim alabilmek için bu işlemleri yapmaktayız" dedi. Buldan Bölmekaya mahallesinde üzüm üreticiliği yapan Ramazan Uğuz, erkenci çeşitlerinden olan Süperior cinsi üzüm yetiştirdiğini belirterek " Şu anda budama mevsimindeyiz. İlkbaharda bağladığımız ipleri keserek budama işlemlerini yapıyoruz. Kuru dalları kesip tazeleme yapıyoruz. Daha sonra uzayan dalları iple bağlayacağız. Temmuz ayında da üzüm hasadımızı yapacağız. Bu arada gübreleme işlemlerini de yapacağız. Ben bağlarımda toprak işlemesiz tarım yapmaktayım. Ayrıca modern file tenteneleriyle asmalarımı doludan ve sıcaktan koruyorum. Aynı zamanda toprak işlemesiz tarım yaptığım için yüzde elli su tasarrufu sağlıyoruz. Böylelikle suyumuzu koruyoruz. Toprağımızın azot ihtiyacını bu şekilde organik olarak karşılıyoruz. Bu uygulamayla maliyetlerimizi düşürüyoruz. Üreticilerimizin de bu uygulamayla hem toprağımızı hem de suyumuzu koruyacaklarını düşünüyorum. Bunu tavsiye ediyorum" dedi. Edinilen bilgilere göre Buldan’da 2025 yılında 2 bin 800 dekar alanda 7 bin 840 ton sofralık çekirdekli üzüm, 32 bin 199 dekar alanda 51 bin 518 ton sofralık çekirdeksiz üzüm yetiştirildi. Bin 215 dekar alanda da 432 ton ton kurutmalık çekirdeksiz üzüm üretimi gerçekleştirildi.
Başkan Öztürk: "Sanayide enerji verimliliğini merkeze alan bir anlayışla yolumuza devam edeceğiz"
25 Aralık 2025 Perşembe - 13:19 Başkan Öztürk: "Sanayide enerji verimliliğini merkeze alan bir anlayışla yolumuza devam edeceğiz" Konya Ticaret Odası (KTO) Enerji Verimliliği Merkezi, sanayinin enerji dönüşümüne rehberlik edecek Enerji Verimliliği Danışmanlık (EVD) Belgesi ile yetkilendirildi. Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, 2026 yılına girerken sanayi ve üretim dünyasının en önemli gündem maddelerinden birinin enerji verimliliği olacağını belirterek, "Enerji verimliliği, sanayicimizin rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir zorunluluktur" dedi. Konya Ticaret Odası Teknoloji ve Eğitim Merkezi (KTOTEK) bünyesinde 2023 yılından itibaren hizmet veren Enerji Verimliliği Merkezi’nin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından verilen Enerji Verimliliği Danışmanlık (EVD) Yetki Belgesi’ni almaya hak kazandığını açıklayan Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, yetkilendirmenin Konya sanayisi açısından önemli bir kazanım olduğunu vurguladı. Türkiye’nin enerji ithalatına dayalı yapısının, üretim maliyetleri ve cari denge üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğuna dikkat çeken Öztürk, "Enerjide dışa bağımlılığı azaltmanın en hızlı ve en etkili yolu, mevcut kaynakları daha verimli kullanmaktan geçiyor. Enerji verimliliği; hem ülke ekonomisi hem de Konya sanayisi açısından sürdürülebilir büyümenin anahtar unsurlarından biridir" ifadelerini kullandı. Sanayi işletmelerinde enerji maliyetlerinin toplam üretim giderleri içindeki payının her geçen gün arttığını belirten Başkan Öztürk, "Verimlilik odaklı enerji yönetimi; firmalarımızın maliyetlerini düşürürken karlılıklarını artırmakta, ulusal ve uluslararası pazarlarda rekabet güçlerini kalıcı biçimde yükseltmektedir. 2026 vizyonumuzda sanayide verimlilik, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik birlikte ele alınmaktadır" şeklinde konuştu. EVD Yetki Belgesi ile birlikte Konya Ticaret Odası Enerji Verimliliği Merkezi’nin; sanayi işletmeleri ve hizmet sektörüne yönelik enerji etütleri gerçekleştirebildiğini, verimlilik artırıcı projelerin geliştirilmesi ve uygulanmasına danışmanlık sunduğunu, enerji yönetim sistemlerinin kurulumu ve geliştirilmesi ile enerji performansını iyileştirmeye yönelik stratejik yol haritaları hazırladığını ifade eden Öztürk, "Merkezimiz, firmalarımıza artık ulusal mevzuata tam uyumlu, yetkilendirilmiş ve güçlü bir teknik altyapıyla hizmet sunmaktadır" dedi. Detaylı enerji etüt hizmetleri, yeşil dönüşüm stratejik yol haritaları, mentorluk ve giriş danışmanlığı hizmetleri ile enerji verimliliğine yönelik periyodik ölçüm çalışmaları gibi birçok alanda faaliyet gösteren Enerji Verimliliği Merkezi’nin, Mevlana Kalkınma Ajansı destekleriyle hayata geçirildiğini hatırlatan Başkan Öztürk, "Enerji verimliliği odaklı dönüşüm yolculuğunda üyelerimizin yanında olmayı, sanayimizin rekabet gücünü artıracak katma değerli ve çözüm odaklı hizmetler sunmayı kararlılıkla sürdüreceğiz" diye konuştu. Başkan Öztürk, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bu önemli yetkilendirmenin Konya iş dünyasının sürdürülebilirlik, kaynak verimliliği ve maliyet yönetimi hedeflerine güçlü bir katkı sağlayacağına inanıyoruz. 2026’nın gündemini belirlerken, sanayide enerji verimliliğini merkeze alan bir anlayışla yolumuza devam edeceğiz."
Yatağan Mermer İhtisas OSB’ye yer tahsisi resmi gazetede yayımlandı
25 Aralık 2025 Perşembe - 12:55 Yatağan Mermer İhtisas OSB’ye yer tahsisi resmi gazetede yayımlandı Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, Yatağan Mermer İhtisas Organize Sanayi Bölgesi projesinin yer tahsisinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla Resmi Gazete’de yayımlandığını duyurdu. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, Regaip Kandili vesilesiyle paylaştığı açıklamada Yatağan için önemli bir müjde verdi. Akbıyık, Yatağan Mermer İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (OSB) projesinin yer tahsisinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanarak Resmi Gazete’de yayımlandığını açıkladı. Vali Akbıyık, çevreci bir anlayışla hayata geçirilecek Yatağan Mermer İhtisas OSB ile mermer atıklarının ekonomiye kazandırılacağını, üretim ve lojistik süreçlerinde verimliliğin artırılacağını belirtti. Projenin, Muğla ekonomisine ve istihdama önemli katkılar sunmasının hedeflendiğini vurguladı. Muğla Valisi Akbıyık, Yatağan İhtisas Mermer OSB’ye destek verenlere teşekkür etti. Vali Akbıyık, "Yatağan Mermer İhtisas OSB Projesi’nin önemli kilometre taşlarından biri olan yer tahsisi sürecinde desteklerini esirgemeyen Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kaçır’a, Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı’ya, Orman Genel Müdürümüz Sayın Bekir Karacabey’e ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı.
Dünyaca ünlü Manisa Çekirdeksiz Sultaniye Üzümü AB tesciline gün sayıyor
25 Aralık 2025 Perşembe - 12:32 Dünyaca ünlü Manisa Çekirdeksiz Sultaniye Üzümü AB tesciline gün sayıyor Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, Manisa’nın dünyaca ünlü Çekirdeksiz Sultaniye Üzümü için 2022 yılında Avrupa Birliğine yaptıkları tescil başvurusunda son aşamaya gelindiğini açıkladı. Özkasap ayrıca askı AB Tescili aldıktan sonra bir ilki gerçekleştirerek İngiltere’de coğrafi işaret almak için başvuruda bulunacaklarını söyledi. Manisa’nın dünyaca ünlü Çekirdeksiz Sultaniye Üzümü’nün Avrupa Birliği coğrafi işaret tescili için geri sayım başladı. Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, 2022 yılında yapılan AB tescil başvurusunda son aşama olan 3 aylık askı sürecinin başladığını açıklarken, AB Tescilinin hemen ardından İngiltere’de coğrafi işaret almak için başvuruda bulunacaklarını açıkladı. Askı sürecinin tamamlanmasının ardından Manisa Çekirdeksiz Sultaniye Üzümü AB tescili alan Manisa’nın Mesir Macunu ve Kırkağaç Kavunundan sonra 3’üncü, Türkiye’nin ise 45’inci ürünü olacağı öğrenildi. "İngiltere bir ilk olacak" Manisa Çekirdeksiz Sultaniye Üzümü için AB Tescil sürecinin son aşaması olan 3 aylık askı sürecinin başlamasının kendilerini fazlasıyla mutlu ettiğini kaydeden Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, "Bizim için büyük bir mutluluk oldu. 2019 yılında Türkiye’de coğrafi işaretimizi aldık. Daha sonra 2022 yılında Avrupa Birliği coğrafi işaret için başvurduk. Tabii bu konuda ciddi bir titizlik, bir çalışma oldu. Avrupa coğrafi işaretini tescilini alabilmemiz için istekler vardı. Bunun son aşaması olan 3 aylık askı süreci başladı. Bu zamandan sonra da inşallah hayırlısıyla 3 ay sonra askı tarihi bittikten sonra da coğrafi işaretimizi almış bulunacağız. Tabii biz bununla da kalmayacağız. Bir ilki daha yaşatacağız. İngiltere coğrafi işaretini almak için, Avrupa coğrafi işaretini almak için yine bir başvurumuzu olacak. Bildiğiniz üzere Manisa, Türkiye’de yüzde 90 üzümü üreten bir ilimiz. Yüzde 85’i de ihracat gidiyor. Bu ihracatımızın ağırlıklı kısmı da Avrupa Birliği’dir. Üreticilerimizin alın terini, tüccarlarımızın üzüm işletmelerimizin ve ihracatçılarımızın bu ürünü daha fazla katma değerli olarak satabilmesi ve üreticilerimizin de tüccarlarımızın daha büyük bir gelire kazanması için bu çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Dünyada tanınan bir ürün. Bu ürünü biz yeniden başlatıp tanıtmıyoruz. Ama bu ürünün izlenebilir, güvenilir bir ürün olduğunu anlatmak ve oradaki pazar payını arttırmak bizim için en önemlisi olacaktır. Aşağı yukarı yılda 270-280 bin ton civarında ihracat gerçekleştiriyoruz. Bundan da 500 milyon doların üzerinde de bir ülkemize döviz girdisi sağlıyoruz. Bazı hava iklim şartlarının ne olacağını tespit edemiyoruz. Bu yıl yaşadığımız iklim sorunundan dolayı büyük sıkıntı içinde kaldı üreticilerimiz. Avrupa’daki pazar payında da bir kayıplar oldu geçen seneye göre 17-18 bin ton. Şu an aynı tarihe baktığımız zaman daha aşağıdayız. İnşallah inanıyoruz ki önümüzdeki sezon iyi bir sezon olsun. Tekrar yine ürünümüzün bol olduğu, ihracatımızın yüksek olduğu, üreticilerimizin gelirinin yüksek olduğu bir sezon yaşarız diye umut ediyoruz" dedi. Avrupa coğrafi işareti Manisa’nın da hakkıdır" "Artık iklimi de pek açıkçası tahminde bulunmak çok zor" diyen Özkasap açıklamasını şöyle tamamladı: "Dediğimiz gibi don, dolu, iklim krizi, susuzluk, tarımda çok çok önemli konu bunlar. Bunlar için gerekli çalışmaları mutlaka şimdiden yapmamız gerekiyor. Damlama sulama sistemlerine girmemiz gerekiyor ki önümüzdeki sıkıntıları, gelecek olan sıkıntıları öngörebilmek, önümüzü görmekte çok büyük bir desteği olacağına inanıyoruz. Dediğimiz gibi üzümümüzde de bu çalışma tek başına bir çalışma olmadı. Burada sağ olsun ki yine tarım bakanımız, tarım il müdürümüz, başta Sayın Valimiz, Celal Bayar Üniversite’deki çok değerli hocalarımız, bağcılık araştırma, yine bir ekip olarak çalıştık. Çünkü üzümün tarihini geleceğinle beraber önümüzde bugüne getirmenin mücadelesini verdik. Çünkü coğrafi işaret almak çok kolay değil. Ama coğrafi işaret de Manisa’nın Avrupa coğrafi işareti Manisa’nın da hakkıdır. Neden derseniz artık üzümle özleşmiş bir ilimizdir. Yani Türkiye’de başka yerde üretilmiyor. Manisa’da üretiliyor dediğimiz gibi ve artık rakiplerimiz de dünyada çok fazla olmaya başladı. Eskiden daha rahattık. Pazarlamamız da daha büyük rahatlık içinde devam ediyorduk ama şimdi artık Güney Afrika dediğimiz zaman İran, Özbekistan tarafları artık dünyada yine Amerika, yine Amerika kendi içindeki üzümünü kendi tüketiyor. Orada sıkıntımız yok. Ama artık rakiplerimiz de var. Fiyat istikrarı oluşturmamız. Biz bunlardan bir adım öne geçerek bu ürünümüzü daha iyi tanıtmak, daha iyi değerlendirmek istiyoruz. Sağ olsunlar üreticilerimizin bilgi ve tecrübesi bu konuda çok önemli. Tüccarlarımızın desteği, ihracatçılarımızın bu ürünü alıp dünya pazarında açmış oldukları stantlarda tanıtabilmeleri, bunlar hepsi üstüne düşen görevi layıkıyla yerine getiriyorlar."
"Dijital Refah İçin Yapay Zekâ Çözümleri" hackathon’u sonuçlandı
25 Aralık 2025 Perşembe - 12:32 "Dijital Refah İçin Yapay Zekâ Çözümleri" hackathon’u sonuçlandı Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği, "Yapay Zekâ Yıldızları" projesi kapsamında yeni bir hackathon düzenledi. "Dijital Refah İçin Yapay Zekâ Çözümleri" temasıyla gerçekleştirilen ve 10 takımın yarıştığı hackathon’u İzmir’den BALAL Wasp Coding takımı kazandı. Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği işbirliğiyle hayata geçirilen "Yapay Zekâ Yıldızları" projesi kapsamında yeni bir hackathon düzenlendi. "Dijital Refah İçin Yapay Zekâ Çözümleri" temasıyla düzenlenen hackathon’a 9 ilden 10 lise takımı katıldı. Yarışmayı İzmir’den BALAL Wasp Coding takımı birinci, İstanbul’dan VFLAI takımı ikinci ve Gaziantep’ten Us to Us takımı üçüncü olarak tamamlarken, Hatay’dan katılan AI of All takımı da Toplumsal Etki Ödülü aldı. Hackathon süresince 15 Vodafone Gönüllüsü katılımcılara mentorluk desteği verdi. Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, şunları söyledi: "Ülkemizin toplumsal gereksinimleri doğrultusunda şekillendirdiğimiz Vakıf projelerimize hız kesmeden devam ediyoruz. Habitat Derneği ile birlikte başlattığımız ‘Yapay Zekâ Yıldızları’ projesinde amacımız, genç nesillerin teknolojik bakımdan donanımlı olmalarını sağlamak, günümüzde her alanda gördüğümüz yapay zekâ teknolojisini öğrenip kullanarak üretici fikirlerini yeni teknolojilerle birleştirmelerini mümkün kılmak. Son olarak, ülke genelinde ‘Dijital Refah İçin Yapay Zekâ Çözümleri’ temasıyla gerçekleştirdiğimiz hackathon ile gençlere ulaştık. Bu yarışmayla, potansiyelini desteklediğimiz tüm katılımcıların yalnızca teknik bilgilerini değil, aynı zamanda tutkularını, yenilikçi bakış açılarını ve fikirleri etkili çözümlere dönüştürme becerilerini de teşvik etmiş olduk. Yarışma için fikir üreten, proje geliştiren tüm öğrencileri içtenlikle kutluyorum." Habitat Derneği Genel Başkanı Bora Caldu ise şöyle konuştu: "Dijital refah kavramını yalnızca teknolojiye erişimle değil, teknolojiyi bilinçli, etik ve toplumsal fayda odağında kullanabilme becerisiyle birlikte ele alıyoruz. ‘Yapay Zekâ Yıldızları’ hackathonu, bu yaklaşımın sahadaki en güçlü yansımalarından biri oldu. Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen lise öğrencilerimiz, iki gün boyunca yapay zekâyı bir araç olarak kullanarak dijital refaha katkı sunabilecek çözümler geliştirdi; problem tanımlamadan prototip fikrine uzanan gerçek bir üretim sürecinin parçası oldular. Hackathon boyunca gençlerimizin analitik düşünme, takım çalışması ve toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket ettiklerine tanıklık etmek bizler için son derece ilham vericiydi. Yapay zekânın geleceğini konuşurken, bu geleceği şekillendirecek gençlerin bugünden böylesi deneyimlerle desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Habitat Derneği olarak, Vodafone Vakfı iş birliğiyle yürüttüğümüz Yapay Zekâ Yıldızları projesiyle, gençlerin yalnızca teknoloji tüketicisi değil, topluma değer üreten çözüm geliştiriciler olarak yetişmelerine katkı sunmaya devam edeceğiz." Dijital yaşamın sorunlarına çözüm geliştirildi Hackathon’da birinci gelen BALAL Wasp Coding takımının geliştirdiği "Nexus AI v5.0" projesi, kamera destekli yapay zekâ ile kullanıcının duruşunu, göz durumunu ve beden hareketlerini anlık analiz ederek farkındalık oluşturan uyarılar veren; interaktif, kişiselleştirilebilir ve ücretsiz bir dijital sağlık asistanı sunmayı amaçlıyor. Yarışmanın ikincisi VFLAI takımının tasarladığı API tabanlı ve Türkçe odaklı "ArbitrA" etik filtreleme platformu, dijital ortamlarda içerikleri yayınlanmadan önce denetleyip gerekli düzeltmeleri önererek şirketler için yayın öncesi güvenli bir dijital kalkan görevi görüyor. Yarışmada üçüncü sıraya yerleşen Us to Us takımının geliştirdiği "BizBize" adlı oyunlaştırılmış mobil uygulama, ebeveynlerin telefon kullanımına yönelik farkındalığını artırmayı ve aile bireyleri arasında yüz yüze, nitelikli iletişimi yeniden güçlendirmeyi amaçlıyor. Yarışmada "Toplumsal Etki Ödülü" alan AI of All takımının geliştirdiği "Datia" yapay zekâ destekli asistan, özel gereksinimli çocuklar için VR teknolojisiyle güvenli bir sanal dünya kurgulayarak, gerçek hayatta zorlandıkları durumları herhangi bir risk olmadan ve diledikleri kadar tekrar edebilmelerini sağlıyor. Hedef 55 bin öğrenciye ulaşmak Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği’nin dijital geleceğe hazır nesiller yetiştirme hedefiyle 1,5 yıl önce başlattığı "Yapay Zekâ Yıldızları" dijital eğitim projesiyle, Türkiye’nin 81 ilinde 11-14 yaş arası ortaokul ve 14-18 yaş arası lise öğrencilerine yapay zekâ eğitimleri veriliyor. Bugüne kadar 90 bini aşkın öğrenciye ulaşılan projenin bu dönemki hedefi ise 55 bin öğrenciye ulaşmak.
Migros, Erzincan’ın yerel ürünlerini tüm Türkiye’ye ulaştırıyor
25 Aralık 2025 Perşembe - 12:32 Migros, Erzincan’ın yerel ürünlerini tüm Türkiye’ye ulaştırıyor Yerel ürünlerin üretim ve satışına verdiği katkıları sürdüren Migros, bu kez de Türkiye’nin tarım ve hayvancılıktaki en önemli üretim merkezlerinden biri olan Erzincan’ın yerel üretim değerlerini raflarına taşıyor. Migros, Erzincanlı üreticilerin İyi Tarım ve Organik Tarım uygulamalarıyla ürettiği ürünleri raflarına taşımak üzere önemli bir iş birliğini hayata geçirdi. Migros, yerli ürünlerin üretim ve satışına verdiği katkılara bir yenisini ekledi. Türkiye’nin tarım ve hayvancılıktaki en önemli üretim merkezlerinden biri olan Erzincan’ın İyi Tarım ve Organik Tarım kriterlerine uygun şekilde üretilen yerel ürünlerini müşterileriyle buluşturuyor. Migros, bu proje kapsamında; Erzincan Valiliği ve Erzincan Belediye Başkanlığı koordinasyonunda, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İl Özel İdaresi, Ticaret ve Sanayi Odası, ZZEF ve Gürata ile bir iş birliği toplantısı gerçekleştirdi. Proje çerçevesinde, Erzincan’da yerel üreticiler, birlikler, kooperatifler ve işletmeler tarafından üretilen; meşhur Erzincan dermason fasulyesi, Erzincan tulum peyniri, Bögert maden suyu, kuzu eti, patates, domates başta olmak üzere meyve ve sebze ürünleri Migros’un 81 ildeki mağazalarında satışa sunuluyor. Migros ayrıca üretim süreçlerinin geliştirilmesi, kalite standartlarının yükseltilmesi için de üreticilere destek veriyor. Üretim planlaması ve teknik süreçler ise İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yürütülüyor. Bu iş birliği ile sürdürülebilir üretimin desteklenmesi, küçük aile işletmelerinin güçlendirilmesi, Erzincan’ın tarımsal üretim gücünün ulusal ölçekte değer kazanması hedefleniyor. "Erzincan adı raflarda daha güçlü, daha görünür olacak" Toplantıda konuşan Erzincan Valisi Doç. Dr. Hamza Aydoğdu, "Gıda meselesi artık sadece ticari bir konu değil. Gıda; güven, sağlık ve gelecek meselesidir. Doğal, izlenebilir, kaynağı belli ürünlerin değeri her geçen gün daha da artıyor. Bugün Erzincan’da üretilen ürünler; aracısız, üreticiden doğrudan, Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara ulaşıyor. Bu çok kıymetli bir modeldir. Üretici kazanıyor, şehir kazanıyor, tüketici güvenle alışveriş yapıyor. Migros, yerel üretime verdiği destekle sadece bir market zinciri olmanın ötesine geçiyor. Anadolu’nun emeğine, yerel ürünün değerine sahip çıkan bu yaklaşım için Migros ailesine gönülden teşekkür ediyorum. Bugün uğurlayacağımız her tır; Erzincan’ın toprağından çıkan emeğin, Türkiye’ye açılan yoludur. Önümüzdeki dönemde bu ürünlerin hem çeşidi hem miktarı artacak, Erzincan adı raflarda daha güçlü, daha görünür olacak" dedi. "Erzincan’ın coğrafi işaretli ve bölgeye has üretim değerleri Türkiye’nin 81 iline ulaşıyor" Migros Grubu İcra Başkanı Özgür Tort, "Kamu ve özel sektör iş birliğiyle yapılan bölgesel çalışmalar daha çok üreticiye ulaşma imkânı sunuyor. Ayrıca bu projeler, bölgelerin üretim potansiyelinin artması ve verimliliği açısından da kıymet oluşturuyor. Migros olarak bugüne kadar yerelleşme çalışmalarımız kapsamında 50 ilde yaklaşık 330 farklı üreticiden 1.600’e yakın yerel ürün tedarik ettik ve bunları öncelikli olarak kendi bölgesinde satışa sunduk. Bunun yanında valilikler ve belediye başkanlıkları koordinasyonunda kooperatifler ve birlikler altında toplanan üreticilerin alım garantimizle güçlenen yerel üretim değerlerini Türkiye’nin dört bir yanındaki mağazalarımızda satışa sunmak üzere çalışmalarımızı genişletiyoruz. Bu kapsamda, Türkiye’nin önemli havzalarından oluşan 10 şehirde faaliyetlerimizi başlattık. Bugün de Türkiye’nin tarım ve hayvancılıktaki en önemli üretim merkezlerinden biri olan Erzincan’ın coğrafi işaretli ve bölgeye has kıymetli üretim değerlerini 81 ildeki mağazalarımızda müşterilerimizle buluşturuyoruz. Çalışma kapsamında Erzincan’da birlikler ve kooperatifler kanalı ile 250’ye yakın üreticiye ulaştık. İlk aşamada da yaklaşık 200 milyon TL’lik bir alım yaptık. İlerleyen dönemlerde bu hacmi ve satışımıza aldığımız ürün çeşitliğimizi artıracağız. Başta Valimiz Doç. Dr. Hamza Aydoğdu olmak üzere bu kıymetli projeyi hayata geçiren tüm proje ortaklarımıza, kooperatiflerimize ve üreticilerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. GürAta ve ZZEF Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Gürkan, yerel üreticilerin ulusal pazarda kalıcı yer edinebilmesi için desteğin önemine vurgu yaparak, "GürAta ve ZZEF’in himaye ve koordinasyonunda birlikler ve kooperatifler aracılığıyla üreticileri perakendecilerle doğrudan buluşturuyoruz. Üreticilere sürdürülebilir destek sağlıyoruz. Daha önce bu çalışmaları yaptığımız Bingöl, Ordu, Kayseri, Samsun ve Niğde’de elde ettiğimiz çıktılar, oluşturduğumuz bu modelin ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. Erzincan’da da çok başarılı bir çalışma yürütüyoruz. Yerel üretimi destekleyen projeleri yaygınlaştırmaya devam edeceğiz" dedi.