EKONOMİ
Savunma sanayiinde üretim seferberliği 02 Nisan 2026 Perşembe - 19:03:53 Manisa’da düzenlenen 8. Kalıp Zirvesi’ne katılan ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Yaman, artan mühimmat ihtiyacı ve değişen savaş dinamiklerinin savunma sanayiinde büyük bir üretim seferberliğini zorunlu kıldığını söyledi. Manisa’da gerçekleştirilen 8. Kalıp Zirvesi programına katılan ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı ve Radar-Elektronik Harp Sektör Başkanı Mustafa Yaman, savunma sanayiinde son yıllarda yaşanan dönüşüme dikkat çekti. Yaman, pandemiyle başlayan tedarik zinciri sorunlarının, savaşlarla birlikte üretim ve stok yönetimini kökten değiştirdiğini ifade etti. Pandemi sürecinde üretimin yavaşladığını ve tedarikte ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten Yaman, bu dönemin sanayiye önemli dersler verdiğini söyledi. Yaman, "Yalın üretim anlayışıyla stoksuz ilerlemek mümkün görünüyordu ancak pandemiyle birlikte stoklu çalışmanın zorunluluğu ortaya çıktı. Tedarikçilerin çeşitlendirilmesi ve lojistiğin güvence altına alınması gerektiği net şekilde görüldü" dedi. "Malzemelerin yurt içinde üretilmesi artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi" Yurt dışı tedarikte yaşanan zorlukların yerli üretimin önemini artırdığını vurgulayan Yaman, "Malzemelerin yurt içinde üretilmesi artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi. Aynı zamanda insan bağımlılığını azaltan otomasyon ve dijitalleşme süreçleri hız kazandı" diye konuştu. Savaş teknolojilerindeki değişime de değinen Yaman, özellikle Ukrayna-Rusya savaşıyla birlikte dronların ve elektronik harbin öne çıktığını belirtti. Yaman, "Ucuz ve çok sayıda sistemle karşı tarafı doyuma ulaştırmak yeni bir strateji haline geldi. Ancak sadece dronlar yeterli değil. İleri teknoloji sistemlerle birlikte hibrit bir yapı gerekiyor" ifadelerini kullandı. Hindistan-Pakistan gerilimi ve Orta Doğu’daki çatışmaların da bu gerçeği ortaya koyduğunu belirten Yaman, hem düşük maliyetli hem de yüksek teknolojili sistemlerin birlikte kullanılmasının zorunlu hale geldiğini söyledi. "Savunma sanayiinde üretim seferberliği var" Artan ihtiyaçların üretim kapasitesini doğrudan etkilediğini dile getiren Yaman, "Bundan 10 yıl öncesine göre mühimmat tüketimi inanılmaz seviyelere ulaştı. 12 günde ya da bir ayda harcanan mühimmat çok yüksek rakamlara çıktı. Bu da daha fazla üretimi zorunlu kılıyor. Şu anda savunma sanayiinde tam anlamıyla bir üretim seferberliği var" dedi. Klasik üretim yöntemleriyle bu talebin karşılanmasının zor olduğunu vurgulayan Yaman, seri üretim tecrübesine sahip sektörlerin devreye girmesi gerektiğini ifade etti. Yaman, "Otomotiv, beyaz eşya ve iklimlendirme sektörlerindeki üretim tekniklerinin savunma sanayine entegre edilmesi gerekiyor. Bu sayede maliyetler düşürülebilir ve üretim hızlandırılabilir" diye konuştu. Manisa sanayisinin bu noktada önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Yaman, firmaların savunma sanayi şirketleriyle iş birliğini artırması gerektiğini söyledi. Yaman, "Doğru yatırımlar ve doğru iş birlikleriyle Manisa, savunma sanayine ciddi katkı sağlayabilir. Önümüzde çok büyük bir üretim ihtiyacı var" dedi.
02 Nisan 2026 Perşembe - 18:05 Manisa sanayisinin yeni hedefi yüksek teknoloji ve savunma atağı Manisa’da düzenlenen 8. Kalıp Zirvesi’nde konuşan Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Mehmet Yılmaz, Manisa’nın mevcut sanayi gücünü daha ileriye taşıyarak yüksek teknoloji ve savunma sanayinde söz sahibi bir şehir haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası ve Manisa Kalıp Makine İmalatçıları Derneği iş birliğinde gerçekleştirilen 8. Kalıp Zirvesi, Manisa CBÜ Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Yerleşkesi’nde yapıldı. Programa akademisyenler, sanayiciler ve sektör temsilcileri yoğun katılım gösterdi. Zirvenin açılışında konuşan Manisa Kalıp Makine İmalatçıları Derneği Başkanı Abdurrahim Arslan, organizasyonun yalnızca bir etkinlik değil, aynı zamanda sanayide dönüşümün başlangıcı olduğunu vurguladı. Arslan, Manisa sanayisinin beyaz eşya üretimindeki güçlü altyapısına dikkat çekerek, savunma ve havacılık sektörünün yeni fırsatlar sunduğunu ifade etti. Savunma sanayinin önde gelen kuruluşları olan ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN ve HAVELSAN gibi kurumlarla iş birliğinin önemine değinen Arslan, Manisalı sanayicilerin bu dönüşümde aktif rol alması gerektiğini söyledi. MTSO Başkanı Mehmet Yılmaz ise konuşmasında, sanayinin artık yalnızca üretim değil, teknoloji ve strateji anlamına geldiğini belirterek şunları kaydetti: "Manisa bugün; ihracatta ve sanayi üretiminde ülkemizin lokomotif şehirlerinden biridir. Ancak bizim hedefimiz sadece bu başarıyı korumak değil. Manisa’yı yüksek teknoloji üreten, savunma sanayine yön veren ve küresel tedarik zincirlerinde stratejik bir aktör haline getirmek istiyoruz." Yılmaz, son yıllarda savunma sanayi ve ileri teknoloji alanında önemli adımlar attıklarını belirterek, üniversite-sanayi iş birliği kapsamında yürütülen AKÜM ve MASTEK projeleriyle üretim kabiliyetlerinin güçlendirildiğini ifade etti. "Birlikte başarı sınırsızdır" anlayışıyla hareket ettiklerini söyleyen Yılmaz, Manisa’nın artık sadece üretim yapan değil, stratejik üretim gerçekleştiren bir şehir konumuna geldiğini vurguladı. Zirvede konuşan Manisa CBÜ Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar da üniversite olarak savunma ve havacılık sektöründe güçlü bir merkez olmayı hedeflediklerini belirtti. Kibar, dijitalleşme, yapay zeka ve Endüstri 4.0’ın üretim anlayışını kökten değiştirdiğini ifade ederek kalıpçılık sektörünün bu dönüşümde kritik rol üstlendiğini söyledi. Programda yer alan ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Yaman ise şirketin son yıllardaki büyüme performansına dikkat çekerek, 2025 yılında yüzde 27 büyüme kaydettiklerini ve 95 ülkeye ihracat yaptıklarını açıkladı. Yaman, Türkiye’nin hava savunma sistemleri kapsamında geliştirilen "Çelik Kubbe" projesinin de hızla ilerlediğini belirtti. Zirvenin öğleden sonraki bölümünde firmalar, fuaye alanında kurulan stantlarda ikili iş görüşmeleri gerçekleştirerek iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.
SOCAR Türkiye, GAMA Enerji’nin Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’ni satın aldı
24 Aralık 2025 Çarşamba - 09:40 SOCAR Türkiye, GAMA Enerji’nin Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’ni satın aldı SOCAR Türkiye ile GAMA Enerji arasında yürütülen görüşmeler sonucunda, Kırıkkale’de bulunan İç Anadolu Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin satışı tamamlandı. SOCAR Türkiye ve GAMA Enerji A.Ş. arasında akdedilen satış sözleşmesi, Azerbaycan Başbakanı Ali Asadov ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımlarıyla, 23 Aralık tarihinde Bakü’de düzenlenen 2’nci Azerbaycan-Türkiye Yatırım Forumu kapsamında düzenlenen törende imzalandı. Sözleşme kapsamında, taraflar arasında Türkiye’nin Kırıkkale şehrinde bulunan İç Anadolu Kombine Çevrim Doğal Gaz Elektrik Santrali’nin alım-satım süreci tamamlandı. 870 MW üretim kapasitesine sahip İç Anadolu Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali, Türkiye’nin stratejik enerji merkezlerinden biri olarak, elektrik arz güvenliği açısından büyük önem taşıyor. Şirket bu satın almayla mevcut enerji tedarik ve ticaret faaliyetlerini güçlendirerek, üretim faaliyetleriyle entegre, sürdürülebilir ve rekabetçi bir değer zinciri oluşturma hedefini kararlılıkla sürdürüyor. SOCAR Başkanı Rovshan Najaf konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Şirket dost ve kardeş Türkiye’deki yatırım kararlarımızın tamamını uzun vadeli stratejik hedefler ve sürdürülebilir değer oluşturma ilkesi doğrultusunda şekillendiriyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu satın almanın, şirketimizin piyasa dayanıklılığını uzun vadede artıracağına inanıyoruz. Bu yatırım sayesinde doğal gazdan elektrik üretimi stratejimiz kapsamında önemli bir adım atarak, doğal gazın hem Türkiye ekonomisine katkı sağlamasını hem de grup şirketimiz için daha verimli bir yapıya kavuşturulmasını hedefliyoruz." Yapılan açıklamaya göre, bu yatırımla birlikte SOCAR Türkiye’nin enerji piyasasındaki konumunun, üretimden son kullanıcıya kadar uzanan değer zinciri kapsamında güçlendirilmesi öngörülüyor. Aynı zamanda portföy yönetimi, operasyonel gereksinimler ve ölçek ekonomilerinde optimizasyon sağlanması hedefleniyor.
Samsun-Sinop bölgesinde 9 YEG, IPARD desteği almaya hak kazandı
24 Aralık 2025 Çarşamba - 09:21 Samsun-Sinop bölgesinde 9 YEG, IPARD desteği almaya hak kazandı Samsun ve Sinop’ta kırsal kalkınmanın yerelden planlanmasını hedefleyen IPARD Programı kapsamında önemli bir başarıya imza atıldı. Samsun’da faaliyet gösteren 8 Yerel Eylem Grubunun (YEG) tamamı ile Sinop’ta yeni kurulan 1 YEG, LEADER Yaklaşımı çerçevesinde desteklenmeye hak kazandı. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından "Yerel Eylem Grupları" destekleniyor. Kırsal kalkınmada yerel katılımı esas alan IPARD Programı’nın LEADER Yaklaşımı, yerel paydaşların oluşturduğu Yerel Eylem Grupları aracılığıyla bölgelerin kendi kalkınma stratejilerini hazırlamasını ve uygulamasını amaçlıyor. Yenilikçi bir model olarak öne çıkan bu yaklaşım, yerel aktörlerin karar alma süreçlerine aktif katılımını teşvik ediyor. IPARD II uygulama döneminde Samsun’da 9 ilçede faaliyet gösteren 8 Yerel Eylem Grubu ile sözleşme imzalanmış ve bu kapsamda yaklaşık 40 milyon TL hibe desteği kırsal kalkınmaya kazandırılmıştı. IPARD III Programı ile birlikte programın kapsamı 81 ile genişletilirken, yeni kurulan YEG dernekleri de başvuru yapma hakkı elde etti. Bu doğrultuda Samsun’dan Ayvacık, Asarcık, Alaçam-Yakakent, 19 Mayıs, Salıpazarı, Ladik, Kavak ve Havza Yerel Eylem Grupları ile Sinop’tan Gerze Yerel Eylem Grubu, hazırladıkları Yerel Kalkınma Stratejileri ile programa başvurdu. Değerlendirme Komitesi tarafından yapılan incelemeler sonucunda Samsun’daki 8 grubun tamamı ile Sinop’taki 1 Yerel Eylem Grubu destek kapsamına alındı. Destek almaya hak kazanan 9 YEG’in proje ve faaliyetleri için 5 yıla yayılacak şekilde toplam 128 milyon TL bütçe tahsis edilmesi planlanıyor. Paydaş katkılarıyla birlikte yerelde oluşacak toplam kaynağın en az 150 milyon TL’ye ulaşması öngörülüyor. Yerel Eylem Grupları, 2026 yılı itibarıyla faaliyetlerine başlayacak ve 2030 yılına kadar IPARD Programı kapsamında finanse edilecek. LEADER Yaklaşımı çerçevesinde belirlenen temalara uygun olarak yürütülecek yetenek kazandırma faaliyetleri ve küçük ölçekli projeler, yerel paydaşların katılımıyla hayata geçirilecek. Bu süreçle birlikte yerel aktörlerin kendi kalkınma süreçlerine daha fazla dahil olması sağlanacak ve kalkınmanın yalnızca merkezden değil, yerelden de planlanmasına yönelik önemli bir deneyim kazanılacak. Programın finansmanı Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından sağlanırken, Program Yönetim Otoritesi görevini Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü yürütüyor. Programın sahadaki uygulanması, başvuru, ödeme ve izleme süreçleri ise Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından gerçekleştiriliyor. Başvuru çağrılarının yayımlanmasıyla başlayan süreçte, başvuruların alınması ve idari kontrolleri TKDK tarafından yürütülüyor. Uygun bulunan Yerel Kalkınma Stratejileri değerlendirilmek üzere IPARD Yönetim Otoritesi’ne iletiliyor ve değerlendirme sürecinin ardından seçilen Yerel Eylem Gruplarıyla sözleşmeler yine TKDK tarafından imzalanıyor. Uygulama sürecinde üç ayda bir sunulan ödeme talepleri idari ve yerinde kontrollerin ardından karşılanırken, uygulama döneminin tamamlanmasını izleyen 5 yıllık izleme sürecinde de projelerin sürdürülebilirliği TKDK tarafından denetlenmeye devam ediyor.
İTO Başkanı Avdagiç’ten ’yeni asgari ücret’ açıklaması
24 Aralık 2025 Çarşamba - 09:21 İTO Başkanı Avdagiç’ten ’yeni asgari ücret’ açıklaması İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, "Özellikle Gelir Vergisi dilimlerinin son yıllardaki kayıpları giderecek şekilde güncellenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Böylelikle brüt ücretle net gelir arasında açılan makas, makul seviyelere gerileyecek ve yıllık toplam net ücrette artış sağlanacaktır" dedi. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere net asgari ücret 28 bin 75 lira olarak açıklandı. Hayırlı olsun. Bu süreçte çalışanlarımızı ve işverenlerimizi rahatlatacak mekanizmaların devreye alınması, istihdam piyasamızın bütününe destek verecektir" dedi. Avdagiç, özellikle Gelir Vergisi dilimlerinin son yıllardaki kayıpları giderecek şekilde güncellenmesi gerektiğini düşündüklerini belirterek, "Böylelikle brüt ücretle net gelir arasında açılan makas, makul seviyelere gerileyecek ve yıllık toplam net ücrette artış sağlanacaktır" ifadelerini kullandı. "Bu noktada yeni teşvikler önemlidir" Şekib Avdagiç, mesajının devamında şunları söyledi: "Bu dönemde primini düzenli ödeyen işverenin daha fazla teşvik edilmesinin yararlı olacağı kanaatindeyiz. İşveren Sigorta Prim Teşvikinin 2026 yılı Ocak ayından itibaren 2 puana indirilmesi ve SGK üst limitinin asgari ücretin 9 katına çıkarılması gibi uygulamalar işverene ek maliyetler oluşturacaktır. Bu noktada yeni teşvikler önemlidir. Bu, hem işverenin istihdam kabiliyetinin korunması hem de çalışanın refahının desteklenmesi bakımından değer taşımaktadır."
Dicle’de çiftçilere yüzde 75 hibeli 7 adet süt soğutma tankı dağıtıldı
24 Aralık 2025 Çarşamba - 09:20 Dicle’de çiftçilere yüzde 75 hibeli 7 adet süt soğutma tankı dağıtıldı Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde ’Sütümü Koruyorum’ Projesi kapsamında Çavlı Hayvancılık Kooperatifine 7 adet 500 litre kapasiteli süt soğutma tankı, süt analizleri için 7 adet PH metre ve 7 adet refraktometre dağıtımı yapıldı. Dağıtım törenine Dicle Kaymakamı Mustafa Atış, Diyarbakır Tarım ve Orman İl Müdürü Adil Alan, birçok kurum amiri ve çok sayıda çiftçi katıldı. Çavlı Hayvancılık Kooperatifinin çalışmaları hakkında bilgi veren Dicle İlçe Tarım ve Orman Müdürü Deniz Yıldırım "2006 yılında 50 üye ve her üyeye 6 adet gebe düve toplam 300 adet hayvan temini ile kurulan Çavlı Hayvancılık Kooperatifinin kuruluşunda, uzun vadeli sübvansiyonlu kredi kullanıldı. 2025 yılı itibariyle kooperatif hayvan sayısı bin 100 adettir. Günlük ortalama 6 bin litre süt üretimi var. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak 2021 yılında kooperatif üyelerine yüzde 75 hibeli olarak 15 adet süt sağım makinası dağıtımı yapılarak bugünlere gelindi. Kooperatif üyelerine Bakanlıkça düzenli olarak buzağı destek ödemesi yapılmaktadır. Bu bağlamda 2024 yılı için 437 bin lira buzağı destek ödemesi yapıldı. Ayrıca İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğümüzce sağlık taramaları, aşılama ve kimliklendirme çalışmaları program kapsamında rutin olarak yapılmaktadır. Proje kapsamında alınan ekipmanların toplam bedeli 899 bin 500 liradır. Proje bütçesinin yüzde 75’i olan 674 bin 625 lira Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hibe olarak yüzde 25 olan 224 bin 875 lira ise çiftçi katkısı olarak karşılandı. Proje ile süt kalitesinin arttırılması ve kaliteli çiğ sütün pazarlanma sürecinde muhafaza süresinin uzatılması ile hayvansal üretimin sürdürülmesi hedeflenmektedir" dedi. Konuşmaların ardından tankların dağıtımı gerçekleştirildi.
HAK-İŞ: "Mevcut asgari ücret tespit komisyonundan sağlıklı bir ücret çıkmaz"
23 Aralık 2025 Salı - 23:34 HAK-İŞ: "Mevcut asgari ücret tespit komisyonundan sağlıklı bir ücret çıkmaz" HAK-İŞ Konfederasyonu Yönetim Kurulundan, asgari ücretin açıklanmasının ardından yapılan açıklamada, "Mevcut asgari ücret tespit komisyonundan sağlıklı bir ücret çıkmaz" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu Yönetim Kurulundan yapılan açıklamada, "HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun mevcut yapısından çalışanları memnun edecek ve toplumu rahatlatacak sağlıklı bir asgari ücret çıkarılmayacağını her platformda dile getirdik. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun mevcut yapısı, 1970’li yılların koşullarına göre şekillenmiş, çağın gerisinde kalmış ve çoğulcu temsilden uzak bir yapıdır. Milyonlarca emekçiyi ilgilendiren ve bu yönüyle Türkiye’nin en büyük toplu iş sözleşmesi olarak değerlendirilebilecek asgari ücretin, çok daha güçlü, kapsayıcı ve temsil kabiliyeti yüksek bir komisyon yapısı içerisinde belirlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Komisyonun; konfederasyonların temsil gücünü yansıtan, sosyal diyalogu esas alan ve toplumsal uzlaşıyı önceleyen bir yapıya kavuşturulması, sürecin sağlıklı işlemesi açısından zorunludur" ifadelerine yer verildi. Asgari ücretin Türkiye’de çalışanların yaklaşık yarısının geçim ücreti olduğuna değinilerek, "Asgari ücret, ülkemizde artık yalnızca ‘asgari’ bir ücret değil; çalışanların yaklaşık yarısının geçim ücreti haline gelmiştir. HAK-İŞ olarak asgari ücretin; bir kişiyi değil, dört kişilik bir ailenin insanca yaşam koşullarını esas alması gerektiğini savunuyoruz. Gıda, kira, ulaşım, enerji ve eğitim gibi zorunlu harcamaların merkeze alındığı, gerçekçi ve kapsayıcı kriterlere dayanan bir yaklaşım ile daha güçlü, daha gerçekçi ve daha adil kriterlere ihtiyaç olduğu açıktır. Öte yandan, asgari ücrete endeksli olarak kamuda yer alan çok sayıda düzenleme, ücret artışlarını baskılayan bir mekanizma haline gelmiştir. Mevcut bağlantılar ortadan kaldırılmadan, asgari ücretin özgür, gerçekçi ve çalışanların ihtiyaçlarını karşılayacak bir düzeyde belirlenmesi mümkün değildir. Asgari ücret, emeğin yaşam standardını koruyan temel bir güvence olarak ele alınmalıdır" denildi. Komisyonun yapısının yeniden ele alınması beklentisine dikkat çekilen açıklamada, "HAK-İŞ Konfederasyonu olarak beklentimiz; Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısının demokratik, katılımcı ve çoğulcu bir anlayışla yeniden ele alınmasıdır. Asgari ücreti belirleme yetkisinin, dünyadaki örneklerde olduğu gibi işçi ve işveren temsilcilerinde olduğu, objektif ve güvenilir verilerle çalışan bağımsız bir mekanizmanın oluşturulması talebimizi yineliyoruz. Ancak bu şekilde hem çalışanların beklentilerini karşılayan hem de toplumsal huzuru güçlendiren bir asgari ücret politikasının hayata geçirilmesi mümkün olacaktır. 2026 yılı için belirlenen asgari ücretin emek camiamıza, çalışma hayatımıza ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyoruz" ifadeleri kullanıldı.
Bakan Işıkhan açıkladı: 2026 yılı asgari ücret belli oldu
23 Aralık 2025 Salı - 19:52 Bakan Işıkhan açıkladı: 2026 yılı asgari ücret belli oldu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere net asgari ücret 28 bin 75 lira, brüt asgari ücret tutarı ise 33 bin 30 lira olarak belirlenmiştir" dedi. Çalışanları ve dolaylı olarak toplumun tamamını ilgilendiren yeni asgari ücretin belirlenmesine yönelik süreç sona erdi. İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2026’da geçerli olacak asgari ücreti belirleme çalışmaları kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında üçüncü toplantısını gerçekleştirdi. Toplantı, Bakan Işıkhan’ın başkanlığında saat 18.00’de başladı. Toplantının ardından Işıkhan, 2026 yılı için geçerli olacak asgari ücreti açıkladı. "Talep ve tekliflere kulaklarımızı kapatma lüksümüz bulunmamaktadır" Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 12 Aralık’ta başlattığı müzakerenin tamamlandığını ve yeni Asgari Ücret miktarının tespit edildiğini belirten Işıkhan, "Bakanlık olarak çalışma hayatımızda, sosyal diyaloğun bir gereği olarak, tüm istişare mekanizmalarını aktif bir şekilde işlettik. Tabii bu süreçte, sizin de çok yakından takip ettiğiniz gibi, bakanlık olarak biz, her iki taraf arasındaki hakemlik rolümüzün gerektirdiği şekilde, hem işçi temsilcilerimizle hem de işveren temsilcilerimizle görüşmelerimizi kararlılıkla sürdürdük. Bu süreçte işçi konfederasyonlarımızla da, işveren temsilcileriyle de görüşmelerimizi yaparak, fikirlerini aldık ve onları, karar alma sürecine dahil ettik. Şartlar ne olursa olsun, nihai karar nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, bizim devlet olarak; sosyal paydaşlarımızla iletişimi kesme, talep ve tekliflere kulaklarımızı kapatma lüksümüz bulunmamaktadır. Ortak hareket, uzlaşı ve istişare kültürü oluşturan sosyal diyalogun çalışma hayatımızın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesinin, ön şartı olduğuna inanıyoruz" diye konuştu. "Satın alma gücünün korunması ve yaşam kalitesinin geliştirmesini hedeflemekteyiz" İşçilerin de işverenlerin de çalışma hayatının asli unsurlar olduğunu ifade eden Bakan Işıkhan, "Bugüne kadar ülkemizin ve milletimizin istikbali için, nasıl birlikte çalışıp birlikte alın teri döktüysek Türkiye’yi, nasıl el ele verip birlikte büyüttüysek; bundan sonra da aynı birlik ve beraberlik ruhuyla aynı hedeflere yürümeye devam edeceğiz. Bu ülke çok kısa süreler içinde ekonomik saldırılar, büyük depremler yaşadı, dünya çapında pandemi yaşadı, küresel krizler yaşadı, bölgemizdeki savaşların, enerji krizlerinin ve tedarik zinciri kırılmalarının tam ortasında kaldı. Geçmişte nasıl olduysa, bundan sonra da her iyileşme, her ilerleme, her büyüme ve kalkınma, vatandaşımıza refah artışı olarak dönmeye devam edecektir. Bu bizim en temel anlayışımız, en temel yaklaşımımızdır. Asgari ücrette de, diğer meselelerde de esas olan, yapılan artışların; çarşıda, pazarda, market raflarında, etiketlerde eriyip gitmemesidir. Yapılan artışlarla; vatandaşımızın satın alma gücünün korunması ve yaşam kalitesinin geliştirmesini hedeflemekteyiz" şeklinde konuştu. "Hiçbir zaman muhalefetin popülist yaklaşımlarını da ciddiye almadık" Popülist olmadıklarını dile getiren Işıkhan, "Hiçbir zaman muhalefetin popülist yaklaşımlarını da ciddiye almadık. Biz işimize baktık, çalıştık, ve projelerimizle, eserlerimizle vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına en uygun, en reel politikaları geliştirdik ve hayata geçirdik. Biz 23 yıldır, AK Parti olarak, günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir anlayışla hareket ediyoruz. Türkiye Yüzyılı’nı; emeğin kıymet gördüğü, çalışanın hakkının korunduğu, büyümenin tabana yayıldığı bir yüzyıl yapmakta da kararlıyız. Bakanlık olarak gerçekleştirdiğimiz tüm çalışmalarımızda, hedef ve önceliklerimizde Türkiye’nin küresel dönüşümde; güçlü, rekabetçi, üretim odaklı ve aynı zamanda ’kimseyi dışarıda bırakmayan’ bir çalışma hayatı vizyonu inşa etme çabamız vardır" ifadelerini kullandı. "Temel hedefimiz işçilerimizi de, işverenlerimizi de memnun edecek, bir denge seviyesinin tespit edilmesidir" Türkiye’nin yarınlarının, bugünün emek ve üretim gücünü daha nitelikli hale getirerek güvence altına alınabileceğini vurgulayan Işıkhan, "Bu anlayışla, asgari ücrette de çalışanlarımızın hakkını ve emeğini enflasyona ezdirmeyecek, işverenlerimizi mağdur etmeyecek; en doğru ve en makul, ortak noktada fikir birliğine varmak, sadece mali kazanımlar için değil aynı zamanda toplumsal barış ve dayanışma şuurumuz bakımından da hayati bir öneme sahiptir. Burada temel hedefimiz işçilerimizi de işverenlerimizi de memnun edecek, bir denge seviyesinin tespit edilmesidir. Bu sebeple bugün açıklayacağımız kararın bu dengeyi gözetecek nitelikte olması için yoğun çaba harcadığımızı özellikle vurgulamak isterim. Bu süreçte olumlu yaklaşımları dolayısıyla tüm sosyal paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. "1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere; net asgari ücret 28 bin 75 lira olarak belirlenmiştir" Son olarak asgari ücreti açıklayan Bakan Işıkhan, şu ifadelere yer verdi: "1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere net asgari ücret 28 bin 75 lira, brüt asgari ücret tutarı ise 33 bin 30 lira olarak belirlenmiştir. Yaptığımız bu artışla asgari ücreti; geçtiğimiz yıla göre yüzde 27 oranında artırmış oluyoruz. Asgari ücrette 2002 yılına göre nominal olarak 171 kat, reel olarak ise yüzde 251’lik bir artış sağlamış bulunuyoruz. Ayrıca geçtiğimiz yıl bin lira olarak uyguladığımız asgari ücret desteğini önümüzdeki yıl bin 270 lira olarak uygulamaya devam edeceğiz. Yeni ücret ile birlikte çalışanlarımızı; enflasyona ezdirmeme sözümüzün arkasında olduğumuzu bir kez daha vurgulamak isterim. Devletimiz; tüm kurum ve kuruluşlarıyla işçimizin, işverenimizin ve vatandaşımızın yanında olmaya devam edecektir."
Çayeli Bakır’da 3. seviye acil durum tatbikatı gerçekleştirildi
23 Aralık 2025 Salı - 18:06 Çayeli Bakır’da 3. seviye acil durum tatbikatı gerçekleştirildi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı koordinasyonunda, kamu kurumları ve özel sektörün katılımıyla Çayeli Bakır İşletmeleri’nde 3. Seviye Acil Durum Tatbikatı başarıyla gerçekleştirildi. Tatbikatla, kamu ve özel sektör kurumlarının muhtemel maden kazalarına yönelik müdahale kapasitesi, kurumlar arası koordinasyon ve iletişim altyapısı test edildi. Tatbikat kapsamında, yeraltı çalışma alanında hafif aracın üzerine göçük düşmesi sonucu katın kapanması ve telsiz ile iletişim hatlarının devre dışı kalması senaryosu canlandırıldı. Senaryo üzerinden acil müdahale ekiplerinin koordinasyon yetkinliği, iletişim altyapısının dayanıklılığı ile kurtarma ve tahliye süreçleri uygulamalı olarak gözlemlendi. Kurumlar arası koordinasyon kusursuz çalıştı Tatbikatın temel hedefleri arasında; Çayeli Bakır Acil Durum Kontrol Grubu ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Acil Durum Merkezi arasındaki koordinasyonun sağlanması, teknolojik iletişim altyapısının test edilmesi ve Acil Durum Yönetim Ekibi’nin (ADKG) eşgüdüm kabiliyetinin geliştirilmesi yer aldı. Ayrıca AFAD, Valilik ve yerel kurumlarla ortak müdahale uyumunun ölçülmesi, kurtarma, tahliye ve tıbbi müdahale süreçlerinin değerlendirilmesi ile paydaşlara yönelik doğru ve güvenilir bilgilendirme kapasitesinin güçlendirilmesi hedeflendi. Kamu ve özel sektörün geniş katılımıyla gerçekleştirildi Tatbikata Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG), AFAD, UMKE, Jandarma, JAK ve İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri katıldı. Bunun yanı sıra Çoruh EDAŞ, Çayeli Bakır ve Artmin Madencilik gibi özel sektör temsilcileri ile TTK, TKİ, Eti Maden ve MTA da tatbikatta yer aldı. Bakanlık ve MAPEG temsilcileri ise video konferans yöntemiyle sürece dahil olarak tatbikatı eş zamanlı takip etti.
Edremit Tarıma Dayalı OTB’de dev adım
23 Aralık 2025 Salı - 17:39 Edremit Tarıma Dayalı OTB’de dev adım Balıkesir Edremit Tarıma Dayalı İhtisas (Jeotermal Kaynaklı Sera) Organize Tarım Bölgesi’nde (OTB) bölge ekonomisi ve tarıma dayalı sanayinin gelişimine önemli katkılar saylayacak büyük ölçekli yatırım için parsel tahsis sözleşmesi imza töreni gerçekleştirildi. Türkiye’nin köklü gıda firmalarından Burcu Gıda Konservecilik ve Salça Sanayi A.Ş, Edremit Tarıma Dayalı OTB’de büyük ölçekli sanayi parseli tahsis talebinde bulunarak önemli bir yatırım kararına imza attı. İmza törenine Edremit Kaymakamı Ahmet Odabaş, Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, Belediye Başkan Yardımcısı Cavit Cebeci, Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, Edremit Ziraat Odası Başkanı Ali Yılmaz Diker ile Burcu Gıda Yönetim Kurulu üyeleri; Cemil Bahadır, Özcan Bahadır ve Burcu Bahadır Savaş katıldı. Gerçekleşen imza töreninde Edremit Tarıma Dayalı OTB’nin bölge için taşıdığı stratejik öneme vurgu yapılırken, gerçekleştirilen yatırımın uzun vadede Edremit ve çevresine önemli ekonomik katkılar sunacağı ifade edildi. 1992 yılında Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde kurulan Burcu Gıda, salça ve konserve ürünleri başta olmak üzere geniş ürün yelpazesiyle hem yurt içinde hem de uluslararası pazarlarda güçlü bir konuma sahip bulunuyor. Yaklaşık bin kişinin üzerinde istihdam sağlayan firma, Edremit Tarıma Dayalı OTB’de gerçekleştireceği bu yeni yatırımla üretim kapasitesini artırmayı, tarımsal ürünlerin katma değerli şekilde işlenmesini ve bölge tarımının sanayi ile entegrasyonunu güçlendirmeyi hedefliyor. İmza töreninde açıklama yapan Burcu Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Bahadır; "Edremit Tarıma Dayalı İhtisas OTB, bizim için son derece kıymetli bir yatırım alanıdır. Bu bölgede yer almaktan ve Edremit’e değer katacak bir yatırımın parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Planladığımız bu yatırımla birlikte, ilk etapta en az 500 kişiye doğrudan istihdam sağlamayı hedefliyoruz. Üretime geçtiğimizde bu sayının artarak devam edeceğine inanıyoruz." dedi. İmza töreninde açıklama yapan Edremit TDİOTB Yönetim Kurulu Başkanı Edremit Kaymakamı Ahmet Odabaş, Edremit Tarıma Dayalı İhtisas Organize Tarım Bölgesi’nin yalnızca bir tarım alanı değil, tarım sanayi entegrasyonunu sağlayan, aynı zamanda bölgenin geleceğini şekillendirecek stratejik bir kalkınma projesi olduğunu vurguladı. Edremit Tarıma Dayalı İhtisas OTB’nin, tarımın sanayiyle buluştuğu, katma değerin üretildiği ve istihdamın artırıldığı çok kıymetli bir kalkınma hamlesidir. Bugün Burcu Gıda gibi güçlü ve köklü bir markanın bölgemize yatırım kararı alması, Edremit’in yatırım güvenilirliğinin ve potansiyelinin açık bir göstergesidir." dedi. Törende ayrıca, tahsis edilen sanayi parsellerinin 2026 yılının ilk yarısında yatırımcıya teslim edilmesinin planlandığı belirtilirken, bu sürecin Edremit ve çevresinde yatırım ortamının geliştirilmesini ve ekonomik canlılığı artıracağı konusunda görüş birliğine varıldı. Katılımcılar, Burcu Gıda’nın Edremit Tarıma Dayalı OTB’de hayata geçireceği yatırımın bölgeye hayırlı olmasını temenni ederek, kamu-özel sektör iş birliğiyle katma değerli yatırımların artarak devam edeceğini ifade etti.