Son Dakika
|
Gaziantep’te 4 yaşındaki Asiye Ateş’e pitbull saldırısı davasında karar
10 yıldır aranan FETÖ üyesi çatı katında yakalandı
Putin'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür
Bakan Kurum’dan tarihi kentsel dönüşüm müjdesi
Maltepe’de minibüs araca çarptı: Kaza anı kamerada
Adalet Bakanı Gürlek: ''Sosyal medyaya kimlikle girilecek''
Mert Hakan Yandaş tahliye edildi!
İstanbul Valisi Gül, "Bu yılın ilk üç ayında 37 çete çökertildi, 873 şahıs yakalandı"
İzmir’de parkta oynayan 2 yaşındaki çocuğa bıçaklı saldırı
Malatya’da tır ile otomobil kafa kafaya çarpıştı: 3 ölü, 1 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
NASA, Artemis II görevinden Dünya’nın yeni fotoğrafını paylaştı
10 yıldır aranan FETÖ üyesi çatı katında yakalandı
SEDAŞ’ın kazdığı çukura belediye aracı düştü
Kolluk kuvvetleri, basın kartını ibraz eden gazetecilerden ayrı bir kimlik talep etmeyecek
Define ararken yakalandı, hırsızlıktan gözaltına alındı
Maltepe’de minibüs araca çarptı: Kaza anı kamerada
Can pazarının yaşandığı sahilde boğulan genç yüzündeki egzama için denize girmiş
EKONOMİ
EPDK: Elektrik ve doğalgaza yüzde 25 oranında artış yapıldı
03 Nisan 2026 Cuma - 21:01:34
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 4 Nisan’dan itibaren geçerli olmak üzere elektrik ve doğalgaza yüzde 25 oranında artış yapıldığını açıkladı. EPDK tarafından yapılan açıklamada, "Elektrik üretim ve dağıtım maliyetlerinde yaşanan artış nedeniyle nihai elektrik perakende satış fiyatlarında mesken abone grubu için yüzde 25, alçak gerilimden bağlı kamu ve özel hizmetler sektörü abone grubu için yüzde 17,5, orta gerilimden bağlı sanayi abone grubu için yüzde 5,8 ve orta gerilimden bağlı tarımsal faaliyetler abone grubu için yüzde 24,8 oranında artış yapılmıştır. Bu artışla beraber 100 kWh elektrik tüketimi olan bir mesken abonesi için ödenecek tutar 323,8 TL olmuştur" denildi. Tarifelerin yarından itibaren geçerli olacağı söylenen açıklamada, "BOTAŞ’ın internet sitesinde ilan ettiği BOTAŞ doğal gaz toptan satış fiyatları ışığında, nihai doğal gaz satış fiyatlarında konut tüketicileri (evsel tüketiciler) için ortalama yüzde 25, sanayi tüketicileri için ortalama yüzde 18,61, elektrik üretim santralleri için ise ortalama yüzde 19,42 oranında artış söz konusudur. Ayrıca konut tüketicileri (evsel tüketiciler) için kademeli fiyat uygulamasına da geçilmiştir. Tarifeler 4 Nisan 2026 tarihi itibariyle geçerli olacaktır" ifadelerine yer verildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 20:24
ATSO’nun 144. yılında ekonomi ve Antalya uyarısı: "Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım"
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, küresel gerilimlerin tarım, turizm ve sanayi üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, "Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım" dedi. ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri Töreni, ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Törende konuşan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile eski Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, küresel gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkilerinden Antalya’nın üretim gücüne, turizmden altyapı ihtiyacına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Programın sonunda 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim edildi. "Küresel gerilimler bugün askeri müdahalelere yol açtı" Açılış konuşmasını yapan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, 144. yılın önemine dikkat çekerek bölgede yaşanan savaş, huzursuzluk ve gerilimlerin Türkiye ekonomisini de doğrudan etkilediğini söyledi. Hacısüleyman, "Şu anda bölgemizde cereyan eden savaş, huzursuzluk, türbülans, gerilim adına ne derseniz deyin bizleri de etkiliyor. İnşallah kısa sürede ateşkes sağlanır ve ekonomiyi etkileyen bazı konulara tekrar çözüm üretme şansımız olur. Ama görünen şu ki, ticaret savaşları olarak başlayan, gümrük tarifeleriyle başlayan gerilimler bugün askeri müdahalelere yol açtı ve şu an da dünya ekonomisinde jeopolitik riskler giderek artıyor" dedi. Artan petrol fiyatlarının üretimden ulaştırmaya, lojistikten hizmet sektörüne kadar tüm alanlarda girdi maliyetlerini yükselttiğini ifade eden Hacısüleyman, bu durumun Antalya’nın üç ana lokomotif sektörü olan tarım, turizm ve sanayiyi doğrudan etkilediğini kaydetti. Hacısüleyman, "Petrol fiyatlarının artması başlı başına bütün hizmetlerde, üretimde, ulaştırmada ve lojistikte girdi maliyetlerinin artmasına sebep oluyor. Bu da hem tarımı etkiliyor, hem turizmi etkiliyor hem de sanayiyi etkiliyor" diye konuştu. "Gübreye erişimde yaşanan sıkıntı pahalılığı artırıyor" Hacısüleyman, gübre sektöründe yaşanan küresel kısıtlamalara değinerek, "Tarımsal üretimin ana faktörlerinden bir tanesi, fidenin ve tohumun dışında gübredir. Gübre ihracatının hem Çin hem Rusya tarafından yasaklanması, gübrenin bileşenlerini oluşturan ürünlerin ve yapı taşlarının kısıtlanması Türkiye’de de tarımsal faaliyetlerde ve ürünlerde pahalılığa yol açmaya başlıyor" ifadelerini kullandı. Turizm sektörünün de savaş ve risk ortamından etkilendiğini belirten Hacısüleyman, lojistik giderleri ile sigorta maliyetlerindeki artışın paket tur fiyatlarına kadar yansıdığını söyledi. Hacısüleyman, "Turizmde lojistik dediğimiz bir unsur var. O da esas olarak taşıyıcılarımızın, uçaklarımızın yakıt fiyatlarının artmasıdır. Bu da bilet fiyatlarının artması, paket tur fiyatlarının yükselmesi anlamına geliyor. Sadece bununla kalmıyor. Savaş ve riskler sigorta maliyetlerini de artırıyor. Hem gemi taşımacılığında hem uçak taşımacılığında hem de karayolu taşımacılığında birçok maliyet yükseliyor" dedi. "Turizmin yüzde 63’ü Antalya’da gerçekleşiyor" Antalya’nın turizmdeki ağırlığına işaret eden Hacısüleyman, kentin Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Hacısüleyman, "Antalya turistik bir kent. Ana lokomotifi ihracat gelirleri 18 milyar dolarla ülkemizdeki başkent ve lokomotif üretici durumdadır. Türkiye’nin 150 milyon gecelemelik bir turist kapasitesi var. Bunun 95 milyonu Antalya’da gerçekleşiyor. Yani turizmin yüzde 63’ü Antalya’da gerçekleşiyor. Turizm neden ana lokomotif? Çünkü turizm her sektörden mal ve hizmet alıyor. Hepimiz turizme mal veya hizmet üretiyoruz. Ürettiğimizin fazlasını ülkemizin diğer bölgelerine gönderiyoruz. Bir kısmını da ihracat şeklinde yapılandırıyoruz. Ama bu lokomotifte en küçük bir titreme dahi herkesi etkileyebiliyor" diye konuştu. "Mart ayında başlayan huzursuzluk rezervasyon akışlarını yavaşlattı" Mart ayında başlayan huzursuzluğun rezervasyon akışlarında yavaşlamaya neden olduğunu belirten Hacısüleyman, sezon içinde tam toparlanma sağlanamaması halinde kayıpların tek haneli oranlarda hissedilebileceğini söyledi. Hacısüleyman, "Biz diliyoruz ki turizmde hiç kayıp vermeden hareket edelim. Ancak Mart ayında başlayan bu huzursuzluk rezervasyon akışlarında yavaşlamaya sebebiyet verdi. Bu yavaşlama, eğer sezon içerisinde tam toparlanma olmazsa tek haneli eksilmelere sebep olabilir. Bunlara hazırlıklı olmalıyız" dedi. Tarım, turizm ve sanayiye destek çağrısı Bu süreçte ekonomi yönetiminin sektörlere destek vermesinin önemine işaret eden Hacısüleyman, sağlanacak desteklerin ekonomiye katlanarak geri döneceğini söyledi. Hacısüleyman, "Turizm sektörünü bir şekilde destekleyebilirsek, tarım sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek, sanayi sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek, teşvikler oluşturabilirsek, destekler çıkarabilirsek bu alanda kat ve kat geri dönüşümüz olacak. Vereceğiniz destek boşa gitmeyecek, bize ekonomi olarak geri dönecek" ifadelerini kullandı. Yıl sonu enflasyon hedefleri ile faiz politikalarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Hacısüleyman, yaşanan gelişmelerin ekonomik beklentiler üzerinde etkili olabileceğini vurguladı. Hacısüleyman, "Yıl sonu için hedeflediğimiz enflasyon değerlerinden bir miktar feragat etmek zorunda kalabiliriz. Yine meclis konuşmalarımızda söylediğimiz gibi faizlerin daha iyi bir ortama doğru geri gelmesi anlamında da Merkez Bankamızın alacağı kararlarda bir miktar gecikme olabilir. Bunlara da hazırlıklı olmalıyız. Beklemediğimiz bu durum bize finansmana ihtiyacımız konusunda tekrar düşünmeye sebebiyet veriyor" dedi. "Deniz trafiğini artırarak karayolu sıkışıklığını azaltalım" Antalya’nın geleceğine ilişkin yürüttükleri "Antalya 2050 vizyonu" çalışmasına da değinen Hacısüleyman, kentte nüfus ve turist sayısının hızla arttığını, ancak altyapının aynı hızla gelişmediğini söyledi. Hacısüleyman, 25 yıl önce Antalya’nın nüfusunun 1 milyon 700 bin, turist sayısının ise 3 milyon 400 bin olduğunu, bugün ise nüfusun 2 milyon 700 bine, turist sayısının da 17 milyona ulaştığını belirtti. Kentin özellikle trafik yoğunluğu açısından yeni çözümlere ihtiyaç duyduğunu ifade eden Hacısüleyman, "Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak ve oluşturarak karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım. Tabii ki birçok sebep olabilir. Ama bizi en çok sıkıştıran trafik ne zaman? Yaz aylarında. O yüzden burada devlet olarak birlikte hareket edersek o zaman bunu yapma şansımız var. Çünkü yerel yönetimlerin bunlara kaynak ayırması mümkün gözükmüyor. O nedenle bunu ülkemizin, Antalya’mızın projesi olarak görmekte fayda var" dedi. Hisarcıklıoğlu: "ATSO, Avrupa’nın güçlü odalarıyla aynı standartta hizmet veriyor" TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu da, ATSO’nun Antalya’nın marka şehir haline gelmesinde çok önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Odamız kendini sürekli geliştirmekte, gelecek nesillere daha güçlü ve rekabetçi bir Antalya bırakmak için projeler hayata geçirmektedir. Antalya’da iş dünyamızın nabzını en iyi şekilde tutarak üyelerimizin sesine tercüman olmaktadır. Sorunlarının çözümü için devreye girmekte ve bunları sonuçlandırmaktadır" diye konuştu. KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak için geçen yıl KGF kefaletli Nefes Kredisi’nin yeniden başlatıldığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, küresel gelişmelerin reel sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Şu günlerde zor bir dönemden geçiyoruz. Kuzeyimizde ve güneyimizdeki savaşın ateşi giderek büyüyor. Küresel ekonomide belirsizlikler ve maliyetler artıyor. Tedarik zincirleri bozuluyor, öngörülebilirlik azalıyor. Enerji arzı açısından kritik önemde olan ve dünya petrol ticaretinin yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda bekleyen gemi sayısının 2 bine ulaştığı tahmin ediliyor" ifadelerini kullandı. Dünya genelinde fiyatların yükseldiğini, büyümenin yavaşladığını ve stagflasyon riskinin arttığını belirten Hisarcıklıoğlu, "Bu tür küresel şoklar kaçınılmaz olarak ülkemizi de etkiliyor. Girdi maliyetlerimiz artıyor, krediye erişim zorlaşıyor ve faizler yükseliyor. Belki de ilk defa hem yurtiçi hem de yurtdışı talebin birlikte daralacağını hesaba katmamız gerekiyor. Reel sektör olarak özellikle nakit akışını çok daha iyi yönetmemiz gerekiyor. Bilançolarımızda döviz cinsinden borç-alacak dengesinde de dikkatli olunması gerekiyor" dedi. Türkiye özel sektörünün krizlere uyum sağlama kapasitesinin yüksek olduğunu da vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Türkiye, dinamik, esnek ve kriz tecrübesi olan bir özel sektöre sahiptir. Bu sayede şoklara uyum sağlama kapasitesi yüksektir. Geçmişte de bunun örnekleri yaşanmıştır. Milletimiz de sakin bir tutum sergilemiş, panik hareketlere tevessül etmemiştir" diye konuştu. Çavuşoğlu:"Antalya diplomaside, bilimde ve küresel kararlarda da merkez olacak" AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu ise Antalya’nın yalnızca turizm ve tarımda değil, diplomasi, bilim ve küresel organizasyonlar bakımından da öne çıkan bir şehir olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, "144 yıl bir şehrin ticari hafızasıdır, Antalyamızın ekonomik olarak teminatıdır. Antalya Türkiye’nin turizme açılan kapısıdır. Nisan ayında Antalya Diplomasi Forumu ile Antalya, küresel diplomasinin yeniden kalbi olacak. Ekim ayında Uluslararası Uzay Kongresi ile bilim ve teknolojinin merkezi haline gelecek. Dünyanın en büyük zirvesi KOP-31 İklim Zirvesi ile içeriden ve dışarıdan 100 bin insanın katılacağı, dünyanın geleceğine yön veren kararların alındığı bir şehir olacak" dedi. Antalya’nın ekonomik büyüklüğüne ve vergi performansına da dikkat çeken Çavuşoğlu, "Türkiye’nin altıncı büyük ekonomisiyiz. Diğer taraftan 60 bini aşkın kurumlar vergisi mükellefi ve 300 bini aşan gelir vergisi mükellefi bulunmaktadır. Bu, üretimin yaygınlığını ve ticaretin de derinliğini göstermektedir. Antalya sadece kazanan bir şehir değildir. Kazandığının karşılığını ülkesine fazlasıyla ödeyen bir şehirdir. Ve vergi kaçakçılığının en düşük olduğu illerden bir tanesidir Antalya. Antalya kendisine yapılan yatırımı fazlasıyla ülkenin ekonomisine katma değer olarak sağlayan bir şehirdir" dedi. Devletin de Antalya’nın değerinin farkında olduğunu belirten Çavuşoğlu, "Özellikle tüm bu kriz ortamında, tasarruf döneminde de Antalya’mıza hükümetimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yatırımları getirmek için çalışıyoruz. Antalya’nın altyapısı çok önemli. Yollar ve otoyolların yapılması ve yenilenmesi, onkoloji merkezi gibi hastaneler ve sağlık hizmetleri, genişletilen havalimanları, gençlerimize yönelik spor salonları, yurtlar, gençlik merkezleri, tarımı destekleyen göletler, barajlar ve sulama sistemleri gibi önemli yatırımları Antalya’mıza getirmek için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya milletvekilleri, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, STK temsilcileri ve iş insanlarının katıldığı törende konuşmaların ardından ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim edildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 19:23
Fahiş fiyat ve yanıltıcı etiketlere sıkı denetim
Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, Mart ayında il genelinde gerçekleştirdiği denetimlerde yüzlerce ürünü mercek altına aldı. Tüketiciyi korumaya yönelik çalışmalarda ihlal tespit edilen firmalara idari para cezası uygulandı. 01-31 Mart 2026 tarihleri arasında merkez ve ilçelerde toplam 146 firmada 4 bin 430 ürün denetlendi. Yapılan kontrollerde 4 ihlal belirlenirken, firmalara toplam 15 bin 892 TL idari para cezası kesildi. Yetkililer, özellikle haksız fiyat artışları ve etiketlerde yer alan göstermelik indirimlerin tüketicileri mağdur ettiğine dikkat çekerek, denetimlerin aralıksız sürdürüleceğini vurguladı. Vatandaşların fahiş fiyat veya yanıltıcı etiket uygulamalarıyla karşılaşmaları halinde Alo 175 Tüketici Destek Hattı, Haksız Fiyat Artışı Mobil Uygulaması ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi üzerinden ya da doğrudan Ticaret İl Müdürlüğü’ne başvurarak şikâyette bulunabilecekleri hatırlatıldı.
03 Nisan 2026 Cuma - 19:11
Bakan Işıkhan: "Türkiye’nin potansiyelini sosyal diyalog, istişare kültürü ve ortak akılla zirveye taşıyacağız"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, iş dünyası dinamizminin, Türkiye’nin büyüme potansiyelinin en güçlü teminatı olduğunu belirterek, "Bu dinamizmi sosyal diyalogla, istişare kültürüyle ve ortak akılla, inşallah bunu zirveye taşıyacağız" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, çeşitli ziyaretlerde bulunmak ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) Çalışma Hayatı İstişare Toplantısı’na katılmak üzere İzmir’e gitti. İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen toplantıda konuşan Bakan Işıkhan, dünya üretim olanakları, çalışma koşulları ve endüstriyel anlamda büyük bir değişim ve dönüşüm yaşarken bölgesel ve küresel anlamda da büyük bir insanlık sınavından geçtiğine değinerek, "Bu kritik atmosferin olumsuz etkilerine rağmen Türkiye; işçisiyle, işvereniyle, yatırımcısıyla, üreticisiyle, devlet millet el ele, Türkiye Yüzyılı hedeflerine emin adımlarla yürümektedir. Ayrıca çalışma hayatını tüm unsurlarıyla birlikte, ilmek ilmek örmeye, emek emek büyütmeye devam ediyoruz. Sadece istikrarlı büyüme sürecini değil, aynı zamanda, işgücü piyasalarının uyum kapasitesini artırarak, yeni çalışma modellerinin mevcut potansiyelimizle entegrasyonunu gerçekleştirerek, daha dayanıklı ve pozitif yönde rekabetçi bir ekonomik yapıyı inşa etmenin gayreti içerisindeyiz" ifadelerini kullandı. Işıkhan, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, stratejik konumu ve dinamik iş dünyasıyla avantajlı bir durumda olduğuna vurgu yaparak, "Özellikle İzmir gibi, yüksek işgücü potansiyeline, güçlü ihracat kapasitesine ve dinamik çalışma hayatına sahip şehirlerimiz, ülkemizin bu avantajlı konumunu daha da güçlendirmektedir. Bu yönüyle İzmir, Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda her daim öncü bir rol üstlenmiştir. Biz; girişimcilerimizin, işverenlerimizin ve ülkemizin potansiyeline güveniyoruz. Elbette bu güven ve kapasite, her birimize ayrı ayrı sorumluluklar da yüklemektedir" diye konuştu. "Yeni düzenleme ile İSG eğitimleri çalışma hayatının dinamiğine uygun hale getirildi" Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik çalışmalarının Resmi Gazete’de yayımlandığını hatırlatan Bakan Işıkhan, "Yeni düzenleme ile İSG eğitimleri çalışma hayatının dinamiğine uygun bir şekilde uzaktan, yüz yüze veya iki yöntemle verilebilecek hale gelmiş durumda. Eğitimlerde yangın, acil durum gibi konuların ağırlığı artırılmış, eğitimlerin iş ve işyerinin risk düzeyine göre hazırlanmasına gerekli olan altyapı sağlanmıştır. Çağın gerektirdiği koşullara hakim, olası risklere karşı dayanıklı, değişime ve gelişime açık, herkesin refahtan pay aldığı, yatırım, üretim ve istihdam odaklı bir çalışma hayatını birlikte gerçekleştirmemiz elzemdir. Bilhassa yatırım-üretim-istihdam arasındaki güçlü bağ, işverenlerimizin, sosyal kalkınmamız ve toplumsal refahımızın akıbeti hususundaki etkin rolünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Sizler, yatırım, üretim ve istihdam konusunda ne kadar cevval olursanız, Türkiye’nin gelecek yüzyıla liderlik etme potansiyeli de o kadar artacaktır" dedi. "Türkiye’nin potansiyelini sosyal diyalog, istişare kültürü ve ortak akılla zirveye taşıyacağız" Işıkhan, iş dünyası dinamizminin, Türkiye’nin büyüme potansiyelinin en güçlü teminatı olduğuna dikkati çekerek, "Bu dinamizmi sosyal diyalogla, istişare kültürüyle ve ortak akılla, inşallah bunu zirveye taşıyacağız. Çünkü inanıyoruz ki; birlikte konuştuğumuz, birlikte karar verdiğimiz ve birlikte uyguladığımız politikalar daha güçlü, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir olacaktır. Bu husustaki en önemli referansımız, hiç kuşkusuz, bugüne kadar başarmış olduğumuz ortak işlerdir" şeklinde konuştu. Nitelikli işgücü ve istihdam olanakları gelişmiş, yatırım ortamı refahı sağlanmış, yeni çalışma modellerine hakim ve tüm paydaşların haklarının korunduğu, standartları yüksek, ideal bir çalışma hayatını inşa etmek için hep birlikte çalışmaya devam edeceklerini kaydeden Bakan Işıkhan, "İzmir’den yükselen bu güçlü iş birliği ve istişare kültürünün, ülkemizin tamamına yayılacağına da yürekten inanıyorum. İnanıyorum ki, bugün burada yapacağımız değerlendirmeler, yalnızca bugünü değil, geleceğin çalışma hayatını da şekillendirecek önemli çıktılar üretecektir. Sizlerden beklentimiz; yatırım, üretim, istihdam hedefimize daha fazla katkı sunmanız ve Türkiye’nin gücüne güvenmenizdir. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde; Bakanlık olarak bizler de hem çalışanlarımızın hem de işverenlerimizin, sorunlarının, ihtiyaç ve taleplerinin en yakın takipçisi olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Nisan 2026 Perşembe- 09:46
Adana şalgamı, karnavalda damakları şenlendiriyor
2
01 Nisan 2026 Çarşamba- 16:00
Burhaniye’de emekli bankacı 500 çeşit bitki yetiştirdi
3
02 Nisan 2026 Perşembe- 17:55
Sinop’ta bahar aylarının lezzeti: Zılbıt pazarlarda ilgi görüyor
4
02 Nisan 2026 Perşembe- 10:55
Devlet destekli kanola üretimi Adanalı çiftçinin yüzünü güldürdü
5
02 Nisan 2026 Perşembe- 09:23
Bursa’da yüzlerce dönüm şeftali ve armut bahçesi su altında
23 Aralık 2025 Salı - 20:38
ASO Başkanı Ardıç: "2026 yılı için açıklanan asgari ücretin tüm çalışanlara ve işverenlere hayırlı olmasını diliyorum"
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 2026 yılı için yüzde 27 artışla net 28075 TL olarak belirlediği asgari ücretin tüm çalışanlara ve işverenlere hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Ankara Sanayi Odası Başkanı Ardıç’ın 2026 yılı asgari ücretine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, "Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 2026 yılı için yüzde 27 artışla net 28075 TL olarak belirlediği asgari ücretin tüm çalışanlara ve işverenlere hayırlı olmasını diliyorum. Enflasyonla mücadele politikalarının kararlılıkla uygulanması ve fiyat istikrarının sağlanmasıyla tüm çalışanların alım gücünün kalıcı biçimde artmasını ve refah artışının sürdürülebilir hale gelmesini umuyorum" ifadeleri yer aldı.
23 Aralık 2025 Salı - 20:34
Türk-İş Genel Başkanı Atalay: "Açıklanan rakam bizim taleplerimizin hiçbirini yerine getirmiyor"
Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, "Açıklanan rakam 28 bin 75 TL bu bizim taleplerimizin hiçbirini yerine getirmiyor" dedi. Asgari ücretin açıklanmasının ardından Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, yaptığı açıklamada, "Bugün bakanlıktan bir yazı geldi, dediler ki saat 18.00’de komisyon toplanacak. Bu sene bize gelen 3. yazı bu. Biz 3 yazıya da cevap vermedik. Bugünkü rakamı gördükten sonra ne kadar haklı olduğumuzu, nasıl katılmamamız gerektiğini gördük. Talebimiz şuydu: Bu ücret geçim ücreti oldu. Bundan 1 sene evvel gıdanın fiyatı ne, eğitimde, kirada, ulaşımda ne artış olmuş, bunları TÜİK göz önüne getirsin. Bu dediğimiz dört beş kalemi göz önünde bulundursunlar. Açıklanan rakam 28 bin 75 TL bu bizim taleplerimizin hiçbirini yerine getirmiyor. Bu açıklanan rakam, ne asgari ücretlinin, ne kamuoyunun ne de bizim kabul edeceğimiz bir rakam değil" şeklinde konuştu.
23 Aralık 2025 Salı - 19:52
Bakan Işıkhan açıkladı: 2026 yılı asgari ücret belli oldu
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere net asgari ücret 28 bin 75 lira, brüt asgari ücret tutarı ise 33 bin 30 lira olarak belirlenmiştir" dedi. Çalışanları ve dolaylı olarak toplumun tamamını ilgilendiren yeni asgari ücretin belirlenmesine yönelik süreç sona erdi. İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2026’da geçerli olacak asgari ücreti belirleme çalışmaları kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında üçüncü toplantısını gerçekleştirdi. Toplantı, Bakan Işıkhan’ın başkanlığında saat 18.00’de başladı. Toplantının ardından Işıkhan, 2026 yılı için geçerli olacak asgari ücreti açıkladı. "Talep ve tekliflere kulaklarımızı kapatma lüksümüz bulunmamaktadır" Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 12 Aralık’ta başlattığı müzakerenin tamamlandığını ve yeni Asgari Ücret miktarının tespit edildiğini belirten Işıkhan, "Bakanlık olarak çalışma hayatımızda, sosyal diyaloğun bir gereği olarak, tüm istişare mekanizmalarını aktif bir şekilde işlettik. Tabii bu süreçte, sizin de çok yakından takip ettiğiniz gibi, bakanlık olarak biz, her iki taraf arasındaki hakemlik rolümüzün gerektirdiği şekilde, hem işçi temsilcilerimizle hem de işveren temsilcilerimizle görüşmelerimizi kararlılıkla sürdürdük. Bu süreçte işçi konfederasyonlarımızla da, işveren temsilcileriyle de görüşmelerimizi yaparak, fikirlerini aldık ve onları, karar alma sürecine dahil ettik. Şartlar ne olursa olsun, nihai karar nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, bizim devlet olarak; sosyal paydaşlarımızla iletişimi kesme, talep ve tekliflere kulaklarımızı kapatma lüksümüz bulunmamaktadır. Ortak hareket, uzlaşı ve istişare kültürü oluşturan sosyal diyalogun çalışma hayatımızın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesinin, ön şartı olduğuna inanıyoruz" diye konuştu. "Satın alma gücünün korunması ve yaşam kalitesinin geliştirmesini hedeflemekteyiz" İşçilerin de işverenlerin de çalışma hayatının asli unsurlar olduğunu ifade eden Bakan Işıkhan, "Bugüne kadar ülkemizin ve milletimizin istikbali için, nasıl birlikte çalışıp birlikte alın teri döktüysek Türkiye’yi, nasıl el ele verip birlikte büyüttüysek; bundan sonra da aynı birlik ve beraberlik ruhuyla aynı hedeflere yürümeye devam edeceğiz. Bu ülke çok kısa süreler içinde ekonomik saldırılar, büyük depremler yaşadı, dünya çapında pandemi yaşadı, küresel krizler yaşadı, bölgemizdeki savaşların, enerji krizlerinin ve tedarik zinciri kırılmalarının tam ortasında kaldı. Geçmişte nasıl olduysa, bundan sonra da her iyileşme, her ilerleme, her büyüme ve kalkınma, vatandaşımıza refah artışı olarak dönmeye devam edecektir. Bu bizim en temel anlayışımız, en temel yaklaşımımızdır. Asgari ücrette de, diğer meselelerde de esas olan, yapılan artışların; çarşıda, pazarda, market raflarında, etiketlerde eriyip gitmemesidir. Yapılan artışlarla; vatandaşımızın satın alma gücünün korunması ve yaşam kalitesinin geliştirmesini hedeflemekteyiz" şeklinde konuştu. "Hiçbir zaman muhalefetin popülist yaklaşımlarını da ciddiye almadık" Popülist olmadıklarını dile getiren Işıkhan, "Hiçbir zaman muhalefetin popülist yaklaşımlarını da ciddiye almadık. Biz işimize baktık, çalıştık, ve projelerimizle, eserlerimizle vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına en uygun, en reel politikaları geliştirdik ve hayata geçirdik. Biz 23 yıldır, AK Parti olarak, günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir anlayışla hareket ediyoruz. Türkiye Yüzyılı’nı; emeğin kıymet gördüğü, çalışanın hakkının korunduğu, büyümenin tabana yayıldığı bir yüzyıl yapmakta da kararlıyız. Bakanlık olarak gerçekleştirdiğimiz tüm çalışmalarımızda, hedef ve önceliklerimizde Türkiye’nin küresel dönüşümde; güçlü, rekabetçi, üretim odaklı ve aynı zamanda ’kimseyi dışarıda bırakmayan’ bir çalışma hayatı vizyonu inşa etme çabamız vardır" ifadelerini kullandı. "Temel hedefimiz işçilerimizi de, işverenlerimizi de memnun edecek, bir denge seviyesinin tespit edilmesidir" Türkiye’nin yarınlarının, bugünün emek ve üretim gücünü daha nitelikli hale getirerek güvence altına alınabileceğini vurgulayan Işıkhan, "Bu anlayışla, asgari ücrette de çalışanlarımızın hakkını ve emeğini enflasyona ezdirmeyecek, işverenlerimizi mağdur etmeyecek; en doğru ve en makul, ortak noktada fikir birliğine varmak, sadece mali kazanımlar için değil aynı zamanda toplumsal barış ve dayanışma şuurumuz bakımından da hayati bir öneme sahiptir. Burada temel hedefimiz işçilerimizi de işverenlerimizi de memnun edecek, bir denge seviyesinin tespit edilmesidir. Bu sebeple bugün açıklayacağımız kararın bu dengeyi gözetecek nitelikte olması için yoğun çaba harcadığımızı özellikle vurgulamak isterim. Bu süreçte olumlu yaklaşımları dolayısıyla tüm sosyal paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. "1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere; net asgari ücret 28 bin 75 lira olarak belirlenmiştir" Son olarak asgari ücreti açıklayan Bakan Işıkhan, şu ifadelere yer verdi: "1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere net asgari ücret 28 bin 75 lira, brüt asgari ücret tutarı ise 33 bin 30 lira olarak belirlenmiştir. Yaptığımız bu artışla asgari ücreti; geçtiğimiz yıla göre yüzde 27 oranında artırmış oluyoruz. Asgari ücrette 2002 yılına göre nominal olarak 171 kat, reel olarak ise yüzde 251’lik bir artış sağlamış bulunuyoruz. Ayrıca geçtiğimiz yıl bin lira olarak uyguladığımız asgari ücret desteğini önümüzdeki yıl bin 270 lira olarak uygulamaya devam edeceğiz. Yeni ücret ile birlikte çalışanlarımızı; enflasyona ezdirmeme sözümüzün arkasında olduğumuzu bir kez daha vurgulamak isterim. Devletimiz; tüm kurum ve kuruluşlarıyla işçimizin, işverenimizin ve vatandaşımızın yanında olmaya devam edecektir."
23 Aralık 2025 Salı - 18:45
Bakan Işıkhan “2026 asgari ücret 28 bin 75 lira oldu”
Bakan Işıkhan “2026 asgari ücret 28 bin 75 lira oldu”
23 Aralık 2025 Salı - 18:41
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan: "1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak asgari net ücreti 28 bin 75 lira, brüt 33 bin 30 lira olarak belirlemiş bulunuyoruz"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan: "1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak asgari net ücreti 28 bin 75 lira, brüt 33 bin 30 lira olarak belirlemiş bulunuyoruz"
23 Aralık 2025 Salı - 18:06
Çayeli Bakır’da 3. seviye acil durum tatbikatı gerçekleştirildi
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı koordinasyonunda, kamu kurumları ve özel sektörün katılımıyla Çayeli Bakır İşletmeleri’nde 3. Seviye Acil Durum Tatbikatı başarıyla gerçekleştirildi. Tatbikatla, kamu ve özel sektör kurumlarının muhtemel maden kazalarına yönelik müdahale kapasitesi, kurumlar arası koordinasyon ve iletişim altyapısı test edildi. Tatbikat kapsamında, yeraltı çalışma alanında hafif aracın üzerine göçük düşmesi sonucu katın kapanması ve telsiz ile iletişim hatlarının devre dışı kalması senaryosu canlandırıldı. Senaryo üzerinden acil müdahale ekiplerinin koordinasyon yetkinliği, iletişim altyapısının dayanıklılığı ile kurtarma ve tahliye süreçleri uygulamalı olarak gözlemlendi. Kurumlar arası koordinasyon kusursuz çalıştı Tatbikatın temel hedefleri arasında; Çayeli Bakır Acil Durum Kontrol Grubu ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Acil Durum Merkezi arasındaki koordinasyonun sağlanması, teknolojik iletişim altyapısının test edilmesi ve Acil Durum Yönetim Ekibi’nin (ADKG) eşgüdüm kabiliyetinin geliştirilmesi yer aldı. Ayrıca AFAD, Valilik ve yerel kurumlarla ortak müdahale uyumunun ölçülmesi, kurtarma, tahliye ve tıbbi müdahale süreçlerinin değerlendirilmesi ile paydaşlara yönelik doğru ve güvenilir bilgilendirme kapasitesinin güçlendirilmesi hedeflendi. Kamu ve özel sektörün geniş katılımıyla gerçekleştirildi Tatbikata Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG), AFAD, UMKE, Jandarma, JAK ve İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri katıldı. Bunun yanı sıra Çoruh EDAŞ, Çayeli Bakır ve Artmin Madencilik gibi özel sektör temsilcileri ile TTK, TKİ, Eti Maden ve MTA da tatbikatta yer aldı. Bakanlık ve MAPEG temsilcileri ise video konferans yöntemiyle sürece dahil olarak tatbikatı eş zamanlı takip etti.
23 Aralık 2025 Salı - 17:39
Edremit Tarıma Dayalı OTB’de dev adım
Balıkesir Edremit Tarıma Dayalı İhtisas (Jeotermal Kaynaklı Sera) Organize Tarım Bölgesi’nde (OTB) bölge ekonomisi ve tarıma dayalı sanayinin gelişimine önemli katkılar saylayacak büyük ölçekli yatırım için parsel tahsis sözleşmesi imza töreni gerçekleştirildi. Türkiye’nin köklü gıda firmalarından Burcu Gıda Konservecilik ve Salça Sanayi A.Ş, Edremit Tarıma Dayalı OTB’de büyük ölçekli sanayi parseli tahsis talebinde bulunarak önemli bir yatırım kararına imza attı. İmza törenine Edremit Kaymakamı Ahmet Odabaş, Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, Belediye Başkan Yardımcısı Cavit Cebeci, Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, Edremit Ziraat Odası Başkanı Ali Yılmaz Diker ile Burcu Gıda Yönetim Kurulu üyeleri; Cemil Bahadır, Özcan Bahadır ve Burcu Bahadır Savaş katıldı. Gerçekleşen imza töreninde Edremit Tarıma Dayalı OTB’nin bölge için taşıdığı stratejik öneme vurgu yapılırken, gerçekleştirilen yatırımın uzun vadede Edremit ve çevresine önemli ekonomik katkılar sunacağı ifade edildi. 1992 yılında Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde kurulan Burcu Gıda, salça ve konserve ürünleri başta olmak üzere geniş ürün yelpazesiyle hem yurt içinde hem de uluslararası pazarlarda güçlü bir konuma sahip bulunuyor. Yaklaşık bin kişinin üzerinde istihdam sağlayan firma, Edremit Tarıma Dayalı OTB’de gerçekleştireceği bu yeni yatırımla üretim kapasitesini artırmayı, tarımsal ürünlerin katma değerli şekilde işlenmesini ve bölge tarımının sanayi ile entegrasyonunu güçlendirmeyi hedefliyor. İmza töreninde açıklama yapan Burcu Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Bahadır; "Edremit Tarıma Dayalı İhtisas OTB, bizim için son derece kıymetli bir yatırım alanıdır. Bu bölgede yer almaktan ve Edremit’e değer katacak bir yatırımın parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Planladığımız bu yatırımla birlikte, ilk etapta en az 500 kişiye doğrudan istihdam sağlamayı hedefliyoruz. Üretime geçtiğimizde bu sayının artarak devam edeceğine inanıyoruz." dedi. İmza töreninde açıklama yapan Edremit TDİOTB Yönetim Kurulu Başkanı Edremit Kaymakamı Ahmet Odabaş, Edremit Tarıma Dayalı İhtisas Organize Tarım Bölgesi’nin yalnızca bir tarım alanı değil, tarım sanayi entegrasyonunu sağlayan, aynı zamanda bölgenin geleceğini şekillendirecek stratejik bir kalkınma projesi olduğunu vurguladı. Edremit Tarıma Dayalı İhtisas OTB’nin, tarımın sanayiyle buluştuğu, katma değerin üretildiği ve istihdamın artırıldığı çok kıymetli bir kalkınma hamlesidir. Bugün Burcu Gıda gibi güçlü ve köklü bir markanın bölgemize yatırım kararı alması, Edremit’in yatırım güvenilirliğinin ve potansiyelinin açık bir göstergesidir." dedi. Törende ayrıca, tahsis edilen sanayi parsellerinin 2026 yılının ilk yarısında yatırımcıya teslim edilmesinin planlandığı belirtilirken, bu sürecin Edremit ve çevresinde yatırım ortamının geliştirilmesini ve ekonomik canlılığı artıracağı konusunda görüş birliğine varıldı. Katılımcılar, Burcu Gıda’nın Edremit Tarıma Dayalı OTB’de hayata geçireceği yatırımın bölgeye hayırlı olmasını temenni ederek, kamu-özel sektör iş birliğiyle katma değerli yatırımların artarak devam edeceğini ifade etti.
23 Aralık 2025 Salı - 17:34
DTO’da iş insanlarına yeni bakış açıları anlatıldı
Denizli Ticaret Odası (DTO), ünlü televizyon sunucusu Ekonomist Sami Altınkaya ile Yönetim Danışmanı Selma Akdoğan’ı, Meslek Komiteleri Ortak İstişare Toplantısı’nda misafir etti. Sorunlara Yeni Nesil Çözümler ve Fikir Üretmenin Kuralları başlığıyla gerçekleştirilen eğitimde, DTO meclisi ve meslek komitesi üyeleri ile ailelerine seslenen konuklar, iş dünyasında karşılaşılan sorunlara farklı çözümler üretmenin yollarını anlattılar. Toplantının açış konuşmasını yapan DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli ekonomisini ve iş dünyasını geliştirmek için farklı alanlarda yeni projelere imza attıklarını söyledi. Başkan Erdoğan, "Denizli’mizin ve sektörlerimizin gelişimi için mücadele ediyoruz Denizli Ticaret Odası olarak, üyelerimizi dünyanın dört bir tarafındaki fuarlara gönderiyoruz. Amacımız, Denizli’mizin ihracatını daha da artırmak ve ülke ekonomisine katkı sağlamak. Denizli’de teknik tekstilin gelişmesi için hazırladığımız projemizle, Avrupa Birliği fonlarından 10 milyon euroya yakın destek aldık ve Denizli Teknik Tekstil Merkezimizi açtık. Burada katma değeri yüksek ürünler üretip sektörümüze yeni bir yön çizmeyi ve ivme kazandırmayı hedefledik. İlimiz için farklı projeler üretmeye, aynı zamanda da mesleki ve kişisel gelişim eğitimleri vermeye, 2026 yılında da devam edeceğiz" dedi. Ardından konuşmacılar Altınkaya ile Akdoğan, Sorunlara Yeni Nesil Çözümler ve Fikir Üretmenin Kuralları ile ilgili söyleşiyi gerçekleştirdi. Akdoğan: "Denizli iş insanlarıyla horoz metaforunu özdeşleştiriyorum" Ekonomist Altınkaya, "İşi yapıyorum, üretiyorum, satıyorum; sorun yok. Ama tedarikçilerimizden bir türlü parayı alamıyorum. Neler yapmalıyım?" sorusu ile konuya giriş yaptı. Yönetim Danışmanı Akdoğan ise öncelikle sorunun tespit edilmesi gerektiğini ifade etti. Akdoğan, "İş dünyasında yanlış yatırımlar, parayı doğru yönetememek, insanı doğru yönetememek gibi sorunlar çıkabiliyor. Öncelikle hangi yöne, nasıl gideceğimizi belirlememek bile büyük sıkıntı oluşturuyor. Ancak Denizli öyle değil Ben, Denizli iş insanlarıyla horoz metaforunu özdeşleştiriyorum. Erken kalkan, çok çalışkan, farkındalığı yüksek olan, zamanını doğru kullanan ve iyi planlayan, disiplinli insanlarsınız. Denizli deyince en başta çalışkanlık, farkındalık ile girişimcilik ve tabii ki havlu bornoz aklıma geliyor" dedi. Akdoğan: "Hedeflerinizi çalışanlarınızla belirleyin" Altınkaya, Akdoğan’ın büyük global enerji yatırımlarında görev yaptığını ve önemli birçok şirkette yatırımlara yön veren bir isim olduğunu anlattı. Altınkaya, "Kendisi, patronların hem çok sevdiği hem de çok kızdığı bir isimdir. Çünkü patronun karşısında masaya yumruğunu vurduğuna da şahit oldum. Aslında yöneticilerimizi seçerken de buna dikkat etmeliyiz değil mi?" diye sordu. Yönetim Danışmanı Akdoğan ise "Bence bu çok önemli Yöneticileriniz elini masaya vurmuyorsa o yönetici aslında değildir. Kusura bakmayın ama o sadece dalkavuktur. ‘Haklısınız efendim. Çok doğru buyurdunuz efendim. Ben bunu nasıl düşünemedim efendim’ diyen yöneticiyi, bir dakika şirketinizde tutmayın. Bence sizi yanlış yönlendirir. Oysaki yönetici, sizin başlattığınız girişimi, bayrağı alıp daha ileriye taşıyacak, yeni fikirler üretecek ve açılımlar yapacak kişidir. Şirketlerde öncelikle stratejilerimizi belirlememiz gerekiyor... Benim için strateji, hayallerle gerçeklerin bir araya gelmesi ve gelecek için yol haritamızın belirlenmesi anlamına geliyor. Bu yol haritasının 3 yıllık, 5 yıllık olması gerekir. Arkasından da hedeflerimizi ortaya koymamız lazım. Birçok şirkette bu hata yapılıyor ve hedeflerimizi doğru tanımlamıyoruz. Ben bu yola gireceğim ama neyle gideceğim, hangi araçları kullanacağım, nelerle yol alacağım? Tüm bunları iyi tanımlamalıyız. Hatta o da yetmiyor. Bu tanımlamayı, şirketinizdeki tüm çalışanlarınızla birlikte yapmanızı öneriyorum. Çünkü hepimizde bir beyin var. O beyinler ile akıllar bir araya geldikçe çoğalıyor. Bir artı bir iki değil üç, beş, on bir bile yapar. Onun için hep beraber yapmayı ve hedefleri aşağıya doğru yaymayı öneriyorum. Onun arkasından da nakit akışı planlamasını yapmamız gerekiyor. Bütçe raporlama gerçekten çok önemlidir... Biz şirketlerde ekim, kasım gibi yıllık iş planlarımızı yapıyoruz ve bütçelerimizi hazırlıyoruz. Aylık takip yapıyorduk ama bugün geldiğimiz noktada çalışanların ekranlarına satış hedeflerini günlük bildirebiliyoruz. Bunu, size de tavsiye ediyorum. Mutlaka bu sistemi kurun. Bu arada, eğer varsa olursa sinirinizi çalışanlarınızdan değil spordan çıkarın. Çalışanlarınızla beraber iyi bir şekilde, güzel bir ortamda çalışın. Bu, verimi artırır" uyarısında bulundu. Altınkaya: "Bir artı bir, on bir olmalı" Ekonomist Altınkaya da çalışanlarla birlikte hareket etmenin ve yapıcı olmanın önemi ile iş verimliliğine katkısına dikkat çekti. Altınkaya, "Zaten bu toplantılardaki amacımız da bir artı biri yan yana getirip 11 yapabilmek. 11 olduğu zaman, katma değerli üretim ve yeni fikirler ortaya çıkıyor. Bizim ilk olarak sistem sorunumuz var; ikinci olarak da büyük bir planlama sorunumuz. Örneğin şirketin iyi genel müdürü ya da iyi finans müdürü o şirkete bankalardan ucuz faizli kredi bulan ve finans kaynağı oluşturan çalışan olarak yönetici olarak görülüyor. Halbuki böyle olmaması gerekiyor" diye konuştu. Akdoğan: "Aile şirketleri sistemle çalışmalı" Akdoğan, aile şirketlerinde iş bölümünün de planlanması gerektiğinin altını çizdi. Akdoğan, "Aile bireyleri, şirket içinde farklı görevlerde bulunuyorlar ve bu kişiler genelde bireysel çalışmayı tercih ediyorlar. Yani bütün bilgileri beyinlerinde topluyorlar ve bunu teknolojiye aktarmıyorlar. Aile arasında sıkıntı olduğunda da şirketin geçmişe dair bilgilerini kaybediyorsunuz. Aile bireyleri, şirkette belli sistemlere ve prosedürlere bağlı olarak çalışmalıdır. Ben bunu özellikle ikinci ve üçüncü nesiller için söylüyorum. Tabii ki her anne baba, çocuğunun şirketi devam ettirmesini ister. Ancak size tavsiyem, çocuklarınızı önce başka bir şirkette çalıştırın. Çocuklarınızı mutlaka farklı şirketlerde, özellikle de kurumsal şirketlerde çalışmaya teşvik ettiğinizde, orada öğrendiklerini sizin şirketinizde uygulayabilir hale gelirler. Aile şirketlerinde kurumsallık dediğim zaman hemen patronu işten çıkarma akla geliyor. Hayır; şirketi kuran her zaman şirketin başında olmalı. Karı koca aynı şirkette çalışıyorsanız, eve girdikten sonra şirketi unutacaksınız ve evde iş konuşmayacaksınız. Bu çocuklar için de geçerli olmalı. Maalesef Türkiye’de şirketlerin ortalama ömrü 12,5 sene ve ikinci kuşağa devreden şirket sayısı çok az. Devredememenin en önemli sorunu da sistem. Onun için de yazılım ve teknoloji diyoruz. Teknolojiyi nasıl kullanırız? İşimizi, yazılıma nasıl adapte ederiz? Bunları, çok iyi tanımlamak gerekiyor. Önce kağıt üzerinde tanımlamak, sonra da yazılıma geçirmek gerekiyor" dedi. İkili, konferansın sonunda salondaki katılımcıların sorularını da yanıtladı.
23 Aralık 2025 Salı - 17:32
DSO’da yılın son meclis toplantısı gerçekleştirildi
Denizli Sanayi Odası’nın (DSO) 2025 yılı Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı, 22 Aralık’ta Odamız Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Yılın son Meclis Toplantısında; geride kalan yılın ekonomik görünümü, 2026 yılı bütçe görüşmeleri, sanayicinin karşı karşıya olduğu sorunlar ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler ele alındı. Toplantı, DSO Meclis Başkanı Okan Konyalıoğlu’nun başkanlığında gerçekleştirilirken, DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu Oda faaliyetleri ve Ankara görüşmelerine ilişkin üyeleri bilgilendirdi. Toplantının açılış konuşmasını yapan DSO Meclis Başkanı Okan Konyalıoğlu, son iki yıldır uygulanan ekonomi politikalarının üretici üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu ve uygulanan hamlelerin ağırlıklı olarak sanayicinin sırtına yüklendiğini belirtti. Günü kurtarmaya odaklanan ekonomik ortamın firmaların uzun vadeli planlama ve strateji geliştirme kabiliyetini zayıflattığını söyledi. "Denizli sanayisi zorlu sürece rağmen ayakta" DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu konuşmasında, küresel ve ulusal ölçekte yaşanan ekonomik zorlukların sanayi üzerindeki etkilerinin giderek daha belirgin hale geldiğini söyledi. 2026 yılına ilişkin beklentilerin temkinli olduğunu ifade eden Kasapoğlu, yılın ilk yarısında mevcut sıkıntıların devam edebileceğini ancak ikinci yarıda kademeli bir toparlanma öngördüklerini kaydetti. Denizli ihracatının aylık değişimi Meclis Üyeleriyle paylaşılırken, ihracatın sektörel dağılımı, istihdamdaki değişim ve sanayi üretimine ilişkin güncel görünüm Sanayi Üretim Endeksi Ekim 2025 verileri üzerinden değerlendirildi. Denizli sanayisinin güçlü sermaye yapısı ve iş yapma kültürü sayesinde daha dirençli bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, sanayicinin bu dönemde de üretimden ve istihdamdan vazgeçmeden yoluna devam edeceğini ifade etti. Ankara’daki kritik görüşmeler Meclis’te değerlendirildi Başkan Kasapoğlu, TOBB bünyesinde gerçekleştirilen Ticaret ve Sanayi Konseyleri toplantıları kapsamında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile yapılan görüşmelere de değinerek, başta tekstil sektörü olmak üzere Denizli sanayisinin yaşadığı sorunların ilgili makamlara doğrudan aktarıldığını belirtti. Bu görüşmelerde hükümetin genel ekonomik yaklaşımının da net şekilde ortaya konulduğunu ifade etti. 2026 yılına girerken sanayicinin büyük ölçüde kendi gücüne, dayanıklılığına ve iş birliği kültürüne dayanmak zorunda olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, DSO olarak sorunları dile getirmeye ve çözüm arayışlarını sürdürmeye devam edeceklerini söyledi. DSO’nun projeleri sahada karşılık buluyor Toplantıda, Denizli Sanayi Odası’nın son dönemde yürüttüğü faaliyetler hakkında Meclis Üyelerine bilgi verildi. Model Fabrika çalışmalarının sahada somut ve olumlu sonuçlar verdiğini belirten Kasapoğlu, komite toplantılarının Model Fabrika’da yapılmasının ve daha fazla üyenin bu uygulamalarla tanıştırılmasının önemine dikkat çekti. Teşvik Ofisi faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen üye ziyaretleri, Ankara’daki üst düzey ziyaretler, Avrupa Birliği Başkanlığı, yerel yönetimlerle yürütülen sanayi odaklı çalışmalar ile Denizli Su Zirvesi ve Terspektif Fikir Maratonu programı toplantının öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Ayrıca savunma sanayii iş birlikleri, TUSAŞ ziyaretleri, sertifikasyon ve kalite standartlarına yönelik çalışmalar ile Şirinköy arazisine ilişkin yürütülen hazırlıklar Meclis Üyeleriyle paylaşıldı. "Model Fabrika sanayiciye doğrudan katkı sağlıyor" Toplantıda söz alan DSO Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Sarı, savunma sanayiine yönelik yatırım şartları önceki yıllara kıyasla önemli ölçüde değiştiğini ifade etti. TUSAŞ ve TEI tarafından sunulan 5-10 yıllık iş garantili sözleşmeler ile ortaklık ve finansman desteklerinin bu alanı sanayiciler açısından daha öngörülebilir hale getirdiğini belirten Sarı, Kayseri ve Kahramanmaraş’ta uygulanan modelin Denizli için de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yılın son Meclis Toplantısında, DSO 2026 bütçesi de Meclis tarafından onaylandı. Toplantı, meclis üyelerinin yeni yıla ilişkin temennilerin paylaşılması ve sanayinin tüm zorluklara rağmen üretimden ve umuttan vazgeçmeyeceği mesajıyla sona erdi.
23 Aralık 2025 Salı - 17:21
Altının yükselişi devam ediyor
Altının ons fiyatı 4.498 dolar seviyesine çıktı. Ons altının yükselişiyle iç piyasada gram altın 6 bin 190 lira seviyesine yükseldi. Altın fiyatları son dönemde rekor kırmaya devam ediyor. ABD’de faiz indirimlerinin süreceğine yönelik artan beklentiler ve ABD ile Venezuela arasında artan gerilimle birlikte altının ons fiyatı 4.498 dolara kadar çıktı. Buna bağlı olarak iç piyasada da rekor kırmaya devam eden altının gramı 6 bin 190 lira seviyesine kadar çıktı. Gram altın 6 bin 165 liradan, çeyrek altın 10 bin 120 liradan, yarım altın 20 bin 885 liradan, tam altın ise 40 bin 385 liradan satılıyor.
23 Aralık 2025 Salı - 17:21
Mersin Uluslararası Limanı ile Port Sudan arasında kardeş liman mutabakatı imzalandı
Mersin Uluslararası Limanı (MIP) ile Sudan’ın Port Sudan Limanı arasında iş birliğini kapsayan ’kardeş liman mutabakatı’ imza altına alındı. Sudan’ın Kızıldeniz Eyaleti Valisi Mustafa Mohamed Nour Mahmoud, beraberindeki heyet ve iş insanlarıyla birlikte çeşitli temaslarda bulunmak üzere Mersin’e geldi. Program kapsamında Mahmoud ve beraberindeki heyet, ilk olarak Mersin Valisi Atilla Toros’u makamında ziyaret etti. Ziyarette Valilik Şeref Defterini imzalayan Mahmoud, Vali Toros ile bir süre görüştü. Sudan heyeti, ziyaretin ardından Mersin Uluslararası Limanı’na geçerek liman sahasında incelemelerde bulundu. MIP yetkililerinin katılımıyla düzenlenen programda, limanın teknik altyapısı, operasyonel kapasitesi ve faaliyetlerine ilişkin heyete sunum yapıldı. Sunumun ardından düzenlenen imza töreninde, MIP ile Port Sudan Limanı arasındaki iş birliğini kapsayan ‘kardeş liman mutabakatı’; MIP Kurumsal, İnsan Kaynakları ve Kamu İlişkileri Grup Müdürü Yüksel Nuri Peker ile Sudan Limanlar İşletmeciliği Şirketi Genel Müdür Yardımcısı Hamida Al-Hajj Mahjoub tarafından imzalandı. İmza törenine; Mersin Vali Yardımcısı Murat Çağrı Erdinç, MIP Genel Müdürü Ajay Kumar Singh, Sudan heyeti, iş insanları ve davetliler katıldı. Törenin sonunda taraflar arasında günün anısına plaket takdimi gerçekleştirildi.
23 Aralık 2025 Salı - 16:29
Köprü ve otoyol ücretlerine zam oranı yüzde 25,49 olacak
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yeni yılda köprü ve otoyol ücretlerine yapılacak zamma ilişkin konuştu. Bakan Uraloğlu, yeniden değerleme oranında (yüzde 25,49) zam yapılacağını açıkladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder