POLİTİKA - 03 Nisan 2026 Cuma 13:55

Adalet Bakanı Gürlek: ''Sosyal medyaya kimlikle girilecek''

A
A
A

Adalet Bakanı Akın Gürlek Diyarbakır’da katıldığı bir programda yaptığı açıklamada, ’’Sosyal medyada bir kişi bir hakaret ediyorsa ya da bir itibar suikastı yapıyorsa bunun sonuçlarına katlanması lazım. Biz inşallah bu 12. yargı paketinde bunu etik kimliğe büründüreceğiz. Yani bir kişi sosyal medyaya giriyorsa kimliği belli olacak. Yani orada yazdıklarından da ettiği hakaretten de itibar suikastından de sorumlu olacak. ’Yani sosyal medyaya kişisel kimlikle girilecek. Bu konuda zaten sosyal medya sunucularıyla da anlaştık. Onlar da bunu kabul ettiler. 3 aylık sürede herkes sosyal medya gerçek kimliği ile girmiş olacak" dedi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek Diyarbakır’da TÜGVA İhtisas Akademisi 26 Lansmanı programına katıldı. Burada öğrencilerin sorularını yanıtlayan Bakan Gürlek, ’’Ben 2005 mezunuyum. Biz de sizin gibi öğrencilik yıllarından geçtik. Öğrenciliği dolu dolu yaşadık. Benim size tavsiyem siz de öğrencilik dolu dolu yaşayın. TÜGVA gerçekten çok güzel projelere imza atıyor, ben takip ediyorum. Bizim zamanımızda bu kadar ayrıcalıklar yoktu. Yani devlet yurtları olsun, şu an özellikle TÜGVA’nın sağlamış olduğu imkanlar, yurtlar, burslar, krediler yani bu onda şu an çok fazla imkanlar var. Devletimiz gerçekten özellikle AK Parti hükümeti iktidara geldiğinden beri öğrenciye çok fazla yatırım yapıyor. Ben dediğim gibi şu an öğrenciler şanslı. Sadece ders çalışmak değil hayatı yaşamaları gerekiyor. Geleceklerine katkı sunmaları gerekiyor. Kendilerine bir aktivite bulmaları gerekiyor. Kültür faaliyetlerine katılmaları gerekiyor. Diyarbakır bu konuda yaşayan bir şehir, tarihi bir şehir, kalbi bir şehir, her türlü imkana rahatlıkla erişebilirler’’ diye konuştu.

Bir öğrencinin, "Kamuoyu baskısıyla hukuksal karar vermek çok ince bir çizgi. O çizgide neler düşünüyorsunuz? Özellikle öğrencilere bu yolda yürüyecek öğrencilere bu kararı verirken nelere dikkat etmeli? O ince çizgide ne yapmak lazım" sorusuna Bakan Gürlek, "Şimdi hukukçuluk gerçekten çok zor bir meslek. Hukuk fakültesine girdiğiniz zaman gerçekten hukukun çok kıymetli olduğunu görüyorsunuz. Hukuk yaşamın her alanında var. Yani gündelik hayatınızda da var. Daha sonra mesleğe başlayınca da var. Hukuk konusunda ben arkadaşlara tavsiyem şu, yani mutlaka kanunlar, kitaplar bunlar zaten ulaşabiliyorsunuz. Önemli olan bu hukuk mantığını bulmanız ve vicdanını dinlemeniz. Birinci önceliğimiz bu olması lazım. Hakim zaten karar verirken sadece hukuka göre karar vermiyor, dosyadaki delillere göre karar vermiyor. Vicdani kanaatine de yeterli kanaat gelmesi gerekiyor" şeklinde cevap verdi.

"Gençlerimizin influencerlara, youtuberlere özenmemesini istiyorum"

Başka bir öğrencinin, sosyal medyaya ilişkin sorusuna Bakan Gürlek, "Sosyal medyada öyle bir dünya anlatılıyor ki şimdi de biz İstanbul’da eskiden başsavcılık görevini yapıyorduk. Oradaki arkadaşlar hayatların hepsi yalan hayatlardır. İşte orada yayınlanan diziler, influencerlar, işte youtuberlar orada şaşaalı hayatlar, böyle bir hayat yok. Ben gençlere özellikle biz çok davalara bakmak nasip oldu. Uyuşturucu operasyonları yapmak nasip oldu. Bunlar Allah’ın bir takdiriydi. Biz bu şekilde görevimizi yaptık. Bunlara gençlerin özenmemesini istiyorum. Yani sosyal medyada anlatılanlar gerçek dünyada böyle bir şey yok. Burada dediğim gibi bizim emek gücümüz her anlamda gelişmiş. Eğitim anlamında da çok gelişmiş. Artık biliyorsunuz Türkiye bir oyun kurucu modeline döndü. Yerli savunmamızı yapıyoruz. Yerli silahı hep üretiyoruz. Mühendislerimiz çok gelişti. Bilim adamlarımız gelişti. Ben sosyal medyadaki yalana kapılmamalarını özellikle gençlerimize tavsiye ederim. Orada bir yalan var. Orada bir gerçeklik yok. Orada bir özenti var ama gerçek anlamda böyle bir hayat yok. Ya burada da Diyarbakır canlı şehir. İstanbul bizim gözbebeğimiz. Buralara gidin, gezin ama mutlaka dediğim gibi ülkemizin gerçeklerinden, ülkemizin geleneklerinden kopmayalım. Burada batıyı gördük. Biz batı her zaman iki yüzlü. Yani yanı başında savaş var. Ukrayna, Rusya savaşı var. Müdahale etmiyorlar. Sadece işte bize bir şey olmasın diye kendi güvendiklerini düşünüyorlar. Biz memleket olarak, millet olarak, tarih olarak her zaman mazlumun yanında durduk. Bakın, Cumhurbaşkanımız her zaman her ortamda Gazze’nin yanında durduğunu dile getirdi. Yani dünya liderlerinden bunu dile getirdi. Ben bunun özellikle altını çizmek istiyorum" diyerek cevapladı.

"Bir kişi bir hesap açıyorsa bunun sorumluluğu katlanacak"

Sosyal medyada sahte hesapların açıldığına değinen Bakan Gürlek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"İtibar suikastlığı yapılıyor. Burada muhtemelen milletvekillerimiz var, valimiz var, rektörümüz var. Bu herkese yapılıyor. Sosyal medyada bir kişi eğer bir hesap açıyorsa, bir suç işliyorsa bunun mutlaka bir karşılığı olması lazım. Biz bunu istiyoruz. Sosyal medyanın da bir hukuku, bir kuralı olmasını istiyoruz. Yani bir kişi bir hesap açıyorsa bunun sorumluluğu katlanacak. Şimdi sahte hesap açıyorlar. Olayları farklı anlatıyorlar. Bizim burada birçok meslektaşımız var. Hakim savcı, arkadaşlarımız var. Yani sosyal medyada yargılamalar yapılıyor, kararlar veriliyor, hükümler veriliyor. Gerçekten öyle değil. Sosyal medyada bir kişi bir hakaret ediyorsa ya da bir itibar suikastı yapıyorsa bunun sonuçlarına katlanması lazım. Biz inşallah bu 12. yargı paketinde bunu etik kimliğe büründüreceğiz. Yani bir kişi sosyal medyaya giriyorsa kimliği belli olacak. Yani orada yazdıklarından da, ettiği hakaretten de, itibar suikastından de sorumlu olacak. Burada kimseye suikast yapılmayacak. Kimse itibarsızlaştırılmayacak. Burada yani çok kıymetli burada hakimlerimiz var. Yani gecesini gündüzünü fedakarca ailesinden gerekirse ödün veriyor, dosyalara bakıyor. Ama sosyal medyada öyle bir şey yapıyor ki dosyalardan haberi yok. Adam hüküm vermiş, yargılama yapmış. İşte niye bu servis bırakıldı? Bu neden tutuklanmadı? Böyle bir sosyal medyada şey başlatılıyor. İnşallah bunu sosyal medya sitesine çok önem veriyorum ben. Ben bunu zaten zaman zaman da taahhüt olarak kamuoyunda da açıkladım. Yani sosyal medyada artık gerçek bir girer de kişisel kimlikle girilecek. Bu konuda zaten sosyal medya sunucularıyla da anlaştık. Onlar da bunu kabul ettiler. TC kimlik de olacak. Tabii geçiş süreci olacak. Yani bu sahte hesapların kapatılması için bir geçiş süreci olacak. Yani burada sosyal medya hesabını gerçek kimliğiyle kullanmayan sahte hesaplar ya da bot hesaplar dediğimiz hesapların da kapatılması için bir geçiş süreci olacak. Onlar da bu kurallara uymuyorsa uyumadıkları takdirde sosyal medya platformlarında bunları kapatacaklar. Biz hazırlıyoruz paketi meclise sunuyoruz. İnşallah mecliste milletvekillerimiz de bu konuya çok önem veriyor. Bunun kısa sürede yasalaşması gerekiyor. Yasalaştıktan sonra da bir geçiş süreci var. Çünkü bunun altyapısının sağlanması gerekiyor. 3 aylık sürede herkes sosyal medya gerçek kimliği ile girmiş olacak."   

Rıdvan Kılıç - Mehmet Ali Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum ETÜ, 9. uluslararası egzersiz ve spor psikolojisi kongresine ev sahipliği yaptı Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ), Egzersiz ve Spor Psikolojisi Derneği iş birliğiyle düzenlenen 9. Uluslararası Egzersiz ve Spor Psikolojisi Kongresi’ne ev sahipliği yapıyor. "Spor ve Performansın Nöropsikolojisi" temasıyla gerçekleştirilen kongrenin açılış programına ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak ve rektör yardımcılarının yanı sıra Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar, Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Yılmaz, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serhat Özbay, Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Erdoğan Dönmez ve İl Kültür Müdürü Ahmet Yer ile çok sayıda akademisyen, araştırmacı ve öğrenci katıldı. Rektör Çakmak: ETÜ’nün Spordaki Başarısı Spor Kültürüne Verdiği Önemin Ve Spor Bilimleri Alanındaki Akademik Birikiminin Güçlü Bir Göstergesidir Fen Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen kongrenin açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Bülent Çakmak, ETÜ olarak böylesine önemli bir bilimsel organizasyona ev sahipliği yapmaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını ifade ederek, Erzurum’un spor bilimleri alanında ulusal ve uluslararası ölçekte önemli organizasyonlara ev sahipliği yapan güçlü bir merkez konumunda olduğunu vurguladı. Daha önce düzenlenen uluslararası spor bilimleri kongrelerinin şehrin bilimsel altyapısını ve potansiyelini ortaya koyduğunu belirten Çakmak, bu tür organizasyonların sürdürülebilirliğinin büyük bir emek ve özveri gerektirdiğine dikkat çekti. Üniversite olarak hem akademik hem de sportif alanda önemli başarılara imza attıklarını ifade eden Çakmak, 2024-2025 sezonunda Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu tarafından düzenlenen Üniversiteler Ligi’nde elde edilen başarıya da değindi. Çakmak, ETÜ’nün 35 altın, 17 gümüş ve 24 bronz olmak üzere toplam 76 madalya kazanarak 182 üniversite arasında Türkiye şampiyonu olduğunu hatırlatarak, bu başarının üniversitenin spor kültürüne verdiği önemin ve spor bilimleri alanındaki akademik birikiminin güçlü bir göstergesi olduğunu dile getirdi. Spor bilimleri ile akademik üretimin birbirini besleyen iki önemli alan olduğunu vurgulayan Çakmak, bu tür bilimsel organizasyonların söz konusu başarıların sürdürülebilirliğine katkı sunduğunu ifade etti. Kongre Başkanı Doç. Dr. Deniz Bedir ise konuşmasında, kongrenin ana temasının "Spor ve Performansın Nöropsikolojisi" olarak belirlenmesinin, son yıllarda nörobilim ve teknoloji alanında yaşanan gelişmelerle doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti. Sporcu performansının artık yalnızca fiziksel değil, bilişsel ve duygusal boyutlarıyla birlikte ele alındığını belirten Bedir, bu yaklaşımın spor bilimlerinde yeni bir perspektif ortaya koyduğunu dile getirdi. Kongre Başkanlarından Prof. Dr. Sevinç Namlı da sporun yalnızca fiziksel performansla sınırlı olmadığını, zihinsel süreçler ve psikolojik dayanıklılığın da performans üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı. Namlı, kongrenin farklı üniversitelerden ve ülkelerden gelen bilim insanlarını bir araya getirerek bilgi paylaşımını güçlendirdiğini ve spor psikolojisi alanına önemli katkılar sunacağını ifade etti. İki gün sürecek olan kongrede toplam 81 bilimsel çalışma sunulacak ve 49 sözlü, 2 poster ve 30 çevrimiçi bildiri yer alacak.
Zonguldak Havladığı için 4 kurşunla vurulan köpek hayata tutundu; Adını "Kurşun" koydular Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde bir araca havladığı iddiasıyla tabancayla vurularak 4 kurşunla ağır yaralanan sokak köpeği, 2,5 aylık yaşam mücadelesini kazandı. Mahallelinin maskotu olan ve sağlığına kavuşan köpeğe "Kurşun" adı verildi. Olay, geçen 25 Ocak’ta Çatalağzı beldesi Cumayanı Mahallesi’nde meydana geldi. Mahalle sakinlerinin 14 yıldır beslediği sahipsiz köpek, yoldan geçen bir araca havladığı iddiasıyla silahlı saldırıya uğradı. Silah sesleri üzerine sokağa koşan vatandaşlar, köpeği kanlar içinde bularak veteriner kliniğine ulaştırdı. Yapılan muayenede köpeğin boynuna bir, ön patilerine ise üç kurşun isabet ettiği tespit edildi. Yaşına bağlı yüksek enzimleri ve yoğun enfeksiyonu kontrol altına alınarak durumu stabil hale getirilen köpek, başarılı geçen ameliyatın ardından 2,5 aylık tedaviyle yeniden ayağa kalktı. Veteriner hekim ve mahalleli tarafından köpeğe "Kurşun" ismi verildi. Tedavi sürecini anlatan Veteriner Hekim Gökmen Koç, boyundaki kurşunun ameliyatla çıkarıldığını belirterek, "Ayak parçalandığı için bir hafta genel toparlanma tedavisi uyguladık. Başarılı bir ameliyat geçirdi. Kırık kemik kaynadığında onu daha güzel bir hayat bekliyor. Şu an koşup oynamaya başladı, beslenmesi ve temel fonksiyonları yerinde. Böylesi kasten yaralama vakalarıyla sık karşılaşmıyoruz. Bunu yapanları Allah’a havale ediyorum. Caydırıcı yaptırımlar olursa insanlar bu kadar gaddar olamazlar" ifadelerini kullandı.
Erzurum Uçar, "Kul hakkını rakamların ardına saklamayın" Demokrat Büro Çalışanları Sendikası Genel Teşkilat Sekreteri Yusuf Uçar, yaptığı yazılı açıklamada; TÜİK’in Mart ayı enflasyon rakamları ilgili yazılı basın açıklamasında; "Kamu çalışanlarının ve emeklilerinin sefalet girdabı Tüik’in rakam oyunları memurun ve emeklinin tenceresini kaynatmıyor. Tüik rakamlarda hırsızlık yapıyor" dedi. Yusuf Uçar, "Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her ay olduğu gibi bugün de sokağın gerçekliğinden kopuk, çarşı-pazarın ateşinden bihaber bir rakamla karşımıza çıkmıştır. Bu Rakamları tesbit edenlerinde birer memur olduğu gerçeğinden hareket ederek açıklanan rakamların gerçeği yansıtmadığı gibi rakamlarda hırsızlık yapıldığı aşikardır" dedi. DEB-SEN Genel Teşkilat Sekreteri Yusuf Uçar açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Mart ayı için açıklanan yüzde 1,94’lük enflasyon oranı, ne yazık ki memur ve emeklinin yaşadığı ekonomik yıkımı perdeleme gayretinden öteye geçmemektedir. Buradan açıkça ifade ediyoruz TÜİK’in yüzde 1,94 dediği yerde, milletin enflasyonu yüzde 10’dur, yüzde 20’dir. Mutfaktaki Yangın İstatistikle Sönmez. Açıklanan bu komik oranlar, kamu çalışanlarının alım gücünün nasıl sistematik bir şekilde eritildiğinin belgesidir. Memurumuz Emeklimiz kirasını, kredi kartlarını ödeyemez ve ay sonunu getiremez hale gelmişken raflardaki etiketler her gün değişirken, TÜİK’in "enflasyon düştü, dengelendi" masallarına karnımız toktur. İstatistik oyunlarıyla rakam hırsızlığı ile enflasyonu düşük göstererek, temmuz ayında yapılacak maaş artışlarından çalmaya çalışmak, milyonlarca kamu görevlisinin ve Emeklisinin hakkına girmektir. Demokrat Büro-Sen olarak haykırıyoruz; refah payı lütuf değil, haktır memur maaşları açlık sınırına dayanmıştır. Enflasyon farkı bir zam değildir, sadece geçmiş kayıpların yarım yamalak telafisidir. Acilen seyyanen zam ve refah payı verilmelidir. Vergi dilimi zulmüne son verilmelidir. cebimize giren üç kuruş zam, daha elimize değmeden vergi dilimi aracılığıyla geri alınmaktadır. Memur, devletin vergi kasası değildir! Gerçek Enflasyon Masaya Yatırılmalıdır: Sözde düşük tutulan bu rakamlar üzerinden yapılan hesaplamalar hükümsüzdür. Bizim için esas olan TÜİK’in steril laboratuvar sonuçları değil, memurun boş kalan filesidir." Demokrat Büro-Sen Genel Teşkilat Sekreteri Uçar, açıklamasında ayrıca; "Üyelerimizin ve tüm kamu çalışanlarının uğradığı bu ekonomik şiddete karşı sessiz kalmayacağız. Hak gasplarına, rakam cambazlıklarına "memuru ve emekliyi enflasyona ezdirmiyoruz" edebiyatına artık kimsenin tahammülü kalmamıştır. Ekonomi yönetimini gerçeklerle yüzleşmeye, TÜİK’i ise sokağa inmeye davet ediyoruz. Alın terimizin emeğimizin hakkını rakam oyunlarına kurban ettirmeyeceğiz" diye konuştu.