Son Dakika
|
Dağıstan'daki selde 6 kişi hayatını kaybetti
MHP İstanbul İl ve 39 İlçe teşkilatı feshedildi
Tokat merkezli 12 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 64 gözaltı
Narin cinayetinde Nevzat Bahtiyar’ın yeniden yargılanmasına başlandı
İran Devrim Muhafızları’ndan Hürmüz Boğazı açıklaması
Netanyahu’dan Trump’a kurtarma operasyonu tebriği
ABD ve İsrail’in gece boyunca İran’a düzenlediği saldırılarda can kaybı 34’e yükseldi
Antalya’da feci kaza: 2 kişi hayatını kaybetti
Trump: "İran’ın cehennemi yaşamasına 48 saat kaldı"
ABD'de ortalama benzin fiyatı 2022'den bu yana ilk kez 4 doların üzerinde
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
1., 2. ve 3. Lig’de play-off tarihleri belli oldu
UEFA Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final heyecanı
Nevzat Bahtiyar davasında mahkeme Güran ailesini dışarı çıkarttı
Van'da 5.2 büyüklüğündeki depremde korku dolu anlar
Pes dedirten dolandırıcılık: Topladığı ürünleri seyyar tezgahta sattı
Yediği cezaya şaşırdı: "Korktum 40 bin lira yerim diye"
"Dur" ihtarına uymayıp 3 polisi darbeden alkollü sürücünün ceza belli oldu: Tam 646 bin lira
EKONOMİ
Akbank, Wings kredi kartına yeni özellik eklediğini duyurdu
06 Nisan 2026 Pazartesi - 13:54:56
Akbank, Wings kart sahiplerinin biriktirdikleri Mil Puanları ücretsiz olarak paylaşabilecekleri Mil Puan transferi özelliğini hayata geçirdi. Akbank, Wings kredi kartına yeni bir özellik ekledi. Wings kart sahipleri, Mil Puan transferi özelliği sayesinde biriktirdikleri Mil Puanları yakınlarına transfer edebiliyor. Kart sahipleri Mil Puan transferini Akbank Mobil üzerinden gerçekleştirebiliyor. "Mil Puanlar artık paylaşılabilen bir deneyim" Akbank Dijital Çözümler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Dağ Güven, "Wings’te biriken Mil Puanların değeri artık yalnızca kullanıldığı anda değil, paylaşıldığı anda da ortaya çıkıyor. Mil Puan transferi özelliği ile Wings sahipleri kazandıkları bu değeri sevdikleriyle paylaşabiliyor, biriktirdikleri Mil Puanlar bir yolculuğa, bir sürprize ya da bir hatıraya dönüşebiliyor. Müşterilerimizin beklenti ve ihtiyaçları doğrultusunda Wings’in ayrıcalıklar dünyasını zenginleştirmeye devam edeceğiz" dedi.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 13:50
Salihli’de halı yıkama ücretlerine zam yapıldı
Manisa’nın Salihli ilçesinde halı yıkama ücretlerine zam yapıldı. Salihli Esnaf ve Sanatkarlar Odası tarafından alınan karar doğrultusunda, tekstil ürünlerinin yıkama fiyatları güncellendi. Oda Başkanı Emre Demir başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, halı yıkamacı esnafı bir araya gelerek yeni fiyat tarifesini belirledi. Yapılan düzenlemeye göre makine halısı metrekare yıkama ücreti 80 lira, makine yün halısı metrekare yıkama ücreti ise 120 lira olarak güncellendi. Toplantıda ayrıca kilim, halıfleks, koltuk, perde, yorgan ve battaniye gibi tekstil ürünlerinin yıkama fiyatlarının da yeniden düzenlendiği bildirildi. Başkan Demir, artan işletme maliyetleri nedeniyle fiyat güncellemesine gidildiğini belirterek, alınan kararın hem esnafın sürdürülebilirliği hem de hizmet kalitesinin korunması adına önemli olduğunu ifade etti.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 13:28
IPARD III kapsamında 155 Yerel Eylem Grubuna 35 milyon avro destek
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, IPARD III Programı kapsamında 155 Yerel Eylem Grubuna toplam 35 milyon avro hibe desteği sağlanacağını açıkladı. Destekle kırsal kalkınmanın yerel aktörlerle güçlendirilmesi hedefleniyor. Bakan Yumaklı, IPARD III LEADER yaklaşımı kapsamında düzenlenen 155 Yerel Eylem Grubuna 35 milyon avro destek paketi tanıtım programında yaptığı konuşmada, kırsal kalkınmanın yalnızca tarımsal üretimle sınırlı olmadığını belirtti. Yumaklı, Anadolu’nun dört bir yanındaki köy ve kasabaların potansiyelini harekete geçirmeyi amaçladıklarını ifade etti. "Kırsal kalkınma artık sadece bir tarımsal üretim meselesi değildir" IPARD III Programı kapsamında sağlanacak 35 milyon avroluk desteğin, yerel dinamiklere duyulan güvenin göstergesi olduğunu vurgulayan Yumaklı, "Kırsal kalkınma artık sadece bir tarımsal üretim meselesi değildir. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzda kırsal; ekonominin, sosyal dokunun, kadim kültürün, çevrenin ve yetişmiş insan kaynağının harmanlandığı bir yaşam alanıdır. IPARD serüvenimizde de üretimi ve insanı merkeze alan bir anlayışı rehber edindik. 42 ilde başarıyla tamamladığımız IPARD I ve II süreçlerinden aldığımız güçle, bugün IPARD III Programını 81 ilimizin tamamına yaygınlaştırmış olmanın gururunu yaşıyoruz. IPARD desteklerimizin sağladığı faydayı, sadece ekonomik bir büyüme olarak görmüyoruz. Türkiye’nin her bir köşesindeki girişimcinin, kadının ve gencin Avrupa standartlarında destekle buluşması, fırsat eşitliğinin kırsala taşınması olarak görüyoruz" dedi. Öte yandan tarım sektörüne sağlanan desteklere de değinen Yumaklı, 2025 yılında toplam 706 milyar lira, 2026 yılında ise 938 milyar liralık bütçenin sektöre sunulduğunu aktardı. "101 bin projeye 237 milyar lira destek" Son 23 yılda kırsal kalkınma alanında önemli yatırımlar yapıldığını belirten Yumaklı, "IPARD, Kırsal Kalkınma Yatırımları, Uzman Eller ve Genç Çiftçi projeleriyle 101 bin projeye toplam 237 milyar TL destek sağladık. Bu sayede yaklaşık 287 bin kişiye istihdam oluşturduk. Orman köylerimizin kalkınması için ORKÖY kapsamında 300 bine yakın projeye 47 milyar lira hibe ve kredi verdik. Bu rakamlar sadece birer istatistik değildir. Türkiye’nin gıda arz güvenliğine sağladığımız destek ve çiftçimizin alın terine duyduğumuz hürmettir. Ayrıca kırsal kalkınma alanında elde ettiğimiz bu tecrübeyle TKDK, ülkemizin en etkili ve en yaygın uygulayıcı kurumlarından biri haline gelmiştir" ifadelerini kullandı. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) aracılığıyla yürütülen IPARD destekleri kapsamında ise bugüne kadar 27 binden fazla projeye destek verildiğini aktaran Yumaklı, 129 milyar lira hibe sağlandığını ve 273 milyar liralık yatırımın hayata geçirildiğini söyledi. "Kalkınma merkezden yazılmaz, yerelde inşa edilir" LEADER yaklaşımının kırsal kalkınmada önemli bir model olduğuna dikkat çeken Yumaklı, bu sistemin kamu, özel sektör ve sivil toplumun ortak hareket ettiği bir yapı sunduğunu belirtti. Yumaklı, "Kalkınma merkezden yazılmaz, yerelde inşa edilir. Yerel halkımızın, çiftçimizin, girişimcinin, kadın ve gençlerin bu sürece doğrudan katıldığı bir yapı olmadan sürdürülebilir kalkınmadan söz etmek mümkün değildir. LEADER yaklaşımı, yerel aktörleri bir araya getirerek, kamu, özel sektör ve sivil toplumun ortak akılla hareket ettiği yeni bir kalkınma kültürü oluşturmuştur. Bu yaklaşım sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel kalkınmayı da destekleyen güçlü bir araç konumundadır" diye konuştu. "241 milyon avro destek vereceğiz" Yumaklı ayrıca, IPARD III Programı 2026 yılı çağrı takvimi kapsamında yatırımcılara yapılacak desteklerini şu şekilde açıkladı: "Yatırımcılarımıza 85 milyon avro, Kırsal altyapı projelerine 156 milyon avro olmak üzere, toplamda 241 milyon avro destek vereceğiz. İnanıyoruz ki, birlikte üreten, birlikte yöneten ve birlikte büyüyen bir kırsal yapı, ülkemizin geleceğinin en sağlam temellerinden biri olacaktır."
06 Nisan 2026 Pazartesi - 13:23
"Dünyada Çimsa’yı All-Star yapacağız"
Çimsa olarak Türkiye’ye son 5 yılda 250 milyon doların üzerinde yatırım yaptıklarının altını çizen Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, "Küreselde büyümek bizim için önemli ama basketbol tabiriyle bizim pivot ayağımız Türkiye’de. Biz Çimsa ile 5 yıl öncesine kadar lokal ligde mücadele ediyorduk. Bunol ve Mannok ile Euroleague’e geçtik. ABD’deki beyaz ve gri çimento yatırımlarımızla birlikte NBA oyuncusu haline geldik" dedi. Son yıllarda stratejik yatırımlarla ihracatçı bir çimento şirketinden küresel bir yapı malzemeleri oyuncusuna dönüşen Çimsa, kararlı büyümesine devam ediyor. Bugün dünyanın 3 farklı kıtasındaki üretim tesislerinde 15 milletten 2 binin üzerinde kişiye istihdam sağlayan şirketin büyüme yolculuğunun merkezinde ise Türkiye yer alıyor. Mersin fabrikası başta olmak üzere Türkiye’deki tesislerinden dünyada 80’e yakın ülkeye ihracat gerçekleştiren şirket, bir yandan da İspanya, İrlanda ve ABD’deki tesisleriyle dünyanın en rekabetçi pazarlarında lokal üretici olarak faaliyet gösteriyor. "Ciro 6 yılda dolar bazında 4 katına çıktı" Konuyla ilgili düzenlenen basın buluşmasında konuşan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, şirketin son yıllarda önemli bir dönüşüm sürecine girdiğini hatırlatırken, "Bu dönüşümü üç ayak üzerine inşa ettik. ‘Yerelden Küresele’, ‘Griden Yeşile’ ve ‘Çimentodan Malzeme Teknolojilerine’ olarak çerçevelediğimiz bu dönüşüm süreci kapsamında, şirketi bugün küresel yapı malzemeleri sektöründe çok önemli bir oyuncu haline getirdik. Türkiye’deki fabrika ağımızda optimizasyona giderken, stratejimizle uyumlu alanlara odaklandık. 2019 yılı sonunda yaklaşık 300 milyon dolar seviyesinde olan satışlarımızı 2025 yılı sonunda 1,1 milyar dolara taşıdık. Diğer bir ifadeyle ciromuzu 6 yılda dolar bazında neredeyse 4 katına çıkardık. Aynı dönemde FAVÖK’ümüz 55 milyon dolardan 200 milyon doları aşan bir seviyeye yükseldi. Tüm bunları yaparken; Türkiye’de ve dünyada büyük yatırımlara imza atarken, şirketimizin sağlıklı bilançosunu da iyileştirmeye devam ettik. Son yıllarda yapılan tüm yatırımlara rağmen 2025 yılı sonu itibarıyla net borç/FAVÖK oranımız 2,2x ile sektördeki küresel standartların dahilinde kalmıştır. Tüm bunlar hisse fiyatlarımıza da olumlu şekilde yansıyor. 2019 sonundan bugüne baktığımızda da şirket hissesindeki değer artışı dolar bazında yüzde 460 oldu" dedi. "Önceliğimiz Türkiye, bu hiçbir zaman değişmeyecek" Son yıllarda yapılan küresel yatırımlara rağmen, Türkiye’nin Sabancı ve şirket için her zaman en büyük öncelik olduğunu sözlerine ekleyen Umut Zenar, "Bu hiçbir zaman değişmeyecek. Evet, küreselde büyümek bizim için önemli ama basketbol tabiriyle bizim pivot ayağımız Türkiye’de. Türkiye büyüme yolculuğumuzun merkezinde olmaya devam edecek. Biz Çimsa ile 2021’e kadar kadar lokal ligde mücadele ediyorduk. Ürünlerimizi Türkiye’den dünya pazarlarına ihraç ederek değer üretiyorduk. Ardından Euroleague’e geçtik. Bunol ve Mannok bize Avrupa’da gerçekten çok büyük güç kattı. ABD’deki tesislerimizle birlikte artık NBA oyuncusuyuz. Ülkemizi bu pazarda, hem gri hem de beyaz çimento üretimiyle temsil eden tek Türk oyuncuyuz. Ama bunu da yeterli görmüyoruz. Buradaki gücümüzü, etkinliğimizi daha da artırmak istiyoruz. Madem ABD’ye geldik; All-Star olmadan bir anlamı yok. Şimdi hedefimiz bu; All-Star olup, yapı malzemeleri liginin en üst seviyesinde Türk bayrağını gururla dalgalandırmak" dedi. "Üçlü büyüme formülünü pusula kabul ediyoruz" Sabancı’nın yol haritasında üç önemli unsur olduğunun altını çizen Zenar, "Sabancı’nın stratejik istikameti ‘sürdürülebilirlik’, ‘dijital’ ve ‘ölçeklenebilir büyüme’ odağında şekilleniyor. Çimsa da aslında Topluluğun bu vizyonunun en güçlü temsilcilerinden biri. Yani şirketimizin rotasında, bu ‘üçlü formül’ bir pusula görevi görüyor. Bugün ‘griden yeşile’ olarak tanımladığımız stratejik dönüşümle birlikte, sürdürülebilirliği operasyonlarımızın merkezine yerleştiriyoruz. Bu alanda son yıllarda yaptığımız yatırımlar ve iyileştirmelerle, klinker kullanım oranımızı düşürürken, yenilenebilir enerji kullanım oranımızı yüzde 66’ya yükselttik. Yine dünyadaki tüm tesislerimize baktığımızda, gri klinker alternatif yakıt kullanımımız ortalama yüzde 28 seviyesinde. Türkiye’deki sektör ortalamalarına baktığımızda, Çimsa’nın farkını daha iyi görebilirsiniz. Bugün Türkiye’de yenilenebilir enerji kullanımı hâlâ yüzde 10, alternatif yakıt kullanımı ise yüzde 13 seviyesinde. Bu veriler, şirketimizin sadece ürün portföyünü dönüştürmekle kalmadığını; aynı zamanda da üretim teknolojilerinde sektöre ışık tuttuğunun bir göstergesi. Diğer yandan, şirketimizin ‘küresel şirket’ konumunu ülkemiz için de çok büyük bir fırsat olarak görüyoruz. Özellikle yurt dışı tesislerimizde uyguladığımız başarılı sürdürülebilirlik çalışmalarını ülkemizdeki fabrikalarımıza da taşıyarak, Türkiye’nin yeşil sanayi dönüşümüne de önemli bir katkı sunuyoruz. Ayrıca, artan dijital kaslarımızla birlikte bugün fabrikalarımızda üretim planlamasından, iş güvenliğine, lojistikten kalite kontrole kadar her alanda yapay zekanın en iyi uygulamalarını kullanıyoruz. Özellikle Avrupa ve ABD’de yaptığımız yatırımlarla da ölçeklenebilir büyümenin izindeyiz" şeklinde konuştu. "Mersin’deki 31,8 milyon dolarlık CAC yatırımı ilk yarıda tamamlanacak" Türkiye’de gerçekleştirdikleri yatırımlarda, CAC’ın ayrı bir yeri olduğunu sözlerine ekleyen Zenar, "CAC, dünyada çimentodan yapı malzemelerine geçişte köprü görevi gören çok önemli bir malzeme. Biz bugün CAC’da dünyanın en büyük üçüncü üreticisiyiz. Aynı zamanda Türkiye’de CAC üretme kabiliyetine sahip tek şirketiz. 2024 yılında yaptığımız kapasite artırımıyla, Mersin’deki üretim kapasitemizi yıllık 65 bin tondan 131 bin tona yükseltmiştik. Buradaki kapasitemizi yüzde 50 daha artırarak 200 bin tona yaklaştıracağız. Şu anda Mersin’de devam eden, toplam 31,8 milyon dolarlık ilave CAC yatırımımızın bu senenin ilk yarısında tamamlanmasıyla birlikte, Çin hariç pazarlardaki küresel CAC tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine yanıt verebilecek bir kapasiteye sahip olacağız" şeklinde konuştu. "Yeni yatırım için odağımız Türkiye, Avrupa ve ABD’de" 2030 yol haritası kapsamında şirketin cirosunun 2,5 milyar dolara ulaştırmak istediklerinin de altını çizen Umut Zenar, büyüme stratejileriyle uyumlu gördükleri satın almalar konusunda ‘iştahlı’ olacaklarını ifade etti. 2024 yılında tamamlanan Mannok alımıyla, Sabancı Topluluğu tarihinin en büyük yurt dışı satın alımını yaptıklarını hatırlatan Zenar, "Önümüzdeki dönem için de yeni yatırım fırsatlarını her zaman takip ediyoruz. Burada en büyük kriterimiz, bizim stratejimizle uyumlu olması. Türkiye, Avrupa ve ABD yeni yatırımlar için odaklandığımız bölgeler" dedi. "İspanya’da ‘kontratı bağladık’, şirketler kepenk indirirken rekabet avantajı yakaladık" İran coğrafyasında devam eden savaşın tüm dünyada maliyetleri ciddi şekilde artırdığını ifade eden Zenar, "Bölgede yaşananlar, tedarik zinciri kısmında tabii bütün dengeleri değiştiriyor. Navlun fiyatlarında yıl başından bu yana ciddi artışlar var. Teslim süreleri de önemli ölçüde artıyor. Şirket olarak buradaki en büyük avantajımız, uzun vadeli bağlayıcı kontratlarla çalışmamız. Biz geçen sene tedarik tarafında dünyanın en büyük şirketlerinden biri ile uzun vadeli bir anlaşma yaptık. Yani bizim bu seneki navlun fiyatlarımız geçtiğimiz seneki anlaşmayla aslında belirlendi. Bu bize çok ciddi bir maliyet avantajı sağlıyor. Bugün çok kamuoyuna yansımasa da yine dünya ölçeğinde elektrik fiyatları da önemli miktarda artabilir. Biz bu alanlarda da bağlayıcı kontratlarla çalışıyoruz. Biz bu kontratların ne kadar önemli olduğunu 2023 yılında İspanya’da gördük. O dönemde biz uzun dönemli bir bağlayıcı kontrat yapmıştık, elektrik alımı için. Sonrasında 2023 yılında İspanya’da elektriğe inanılmaz zamlar geldi. Birçok çimento şirketi İspanya’da kepenk indirirken, biz yolumuza devam ettik. Burada önemli olan öngörü yeteneği. Türk şirketlerinin bu alandaki kasları gerçekten çok kuvvetli. Belirsizliğin bu kadar normalleştiği bir ortamda, bu yetkinliğimiz, adaptasyon yeteneklerimiz bize büyük avantaj sağlıyor" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
04 Nisan 2026 Cumartesi- 11:01
Şehitkamil Belediyesi uygun fiyatlı baklava üretip satarak her ay bir şehit yakınına ev alacak
2
04 Nisan 2026 Cumartesi- 12:38
Kars’ta dolmuş ücretlerine tepki
3
03 Nisan 2026 Cuma- 18:30
Muğla üretiyor, büyükşehir destekliyor
4
05 Nisan 2026 Pazar- 16:01
Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar:
5
05 Nisan 2026 Pazar- 11:15
Trabzon’da balıkçılar "paydos" dedi
19 Aralık 2025 Cuma - 10:54
Büyükşehir Belediyesi seralarında kışlık sebze hasadı başladı
Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından Eyyübiye İşletmesi bünyesinde bulunan belediye seralarında, kış sezonu kapsamında dikimi yapılan sebzelerin hasadına başlandı. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin kendi imkanlarıyla ürettiği sebzeler, Sosyal İşler Daire Başkanlığı aracılığıyla dar gelirli ailelere dağıtılıyor. Bu uygulamayla, üretimden tüketime uzanan sosyal destek zincirinin güçlendirilmesi ve yerel üretimin sosyal dayanışmaya dönüştürülmesi amaçlanıyor. Ziraat Teknikeri Bakır Arslan, belediye seralarında yürütülen üretim faaliyetlerinin hem tarımsal sürdürülebilirliğe hem de sosyal yardımlaşmaya önemli katkı sağladığını belirtti. Arslan, "Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi olarak seralarımızda, belediyemizin imkânlarıyla yetiştirdiğimiz yedikule marul, göbek marul ve aysberg marulların hasadına başlamış bulunuyoruz. Toplanan ürünler Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığımız aracılığıyla ihtiyaç sahibi ailelerimize ulaştırılıyor. Amacımız, üretimi ve sosyal dayanışmayı güçlendirmektir" dedi. 08 Ekim 2025 tarihinde gerçekleştirilen dikim çalışmalarıyla birlikte, kış döneminde de serada sebze üretiminin mümkün olduğu uygulamalı olarak ortaya konuldu. Bu süreçte, sezon boyunca çiftçilere, emeklilere ve öğrencilere yönelik düzenlenen eğitim programlarında sera üretimi yerinde anlatılarak, modern tarım teknikleri tanıtıldı. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi bu çalışmalarıyla hem yerel tarımın desteklenmesi hem de sağlıklı ve güvenilir gıdanın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması hedeflenirken, sürdürülebilir tarım ve sosyal belediyecilik anlayışına da güçlü bir katkı sunuyor.
19 Aralık 2025 Cuma - 10:37
Yılın ilk 11 ayında kurulan şirket sayısı yüzde 1,8 azaldı
Yılın ilk 11 ayında kurulan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,8 azaldı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Kasım ayına ilişkin Kurulan ve Kapanan Şirket İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, 2025’in ilk 11 ayında, 2024’ün ilk 11 ayına göre kurulan şirket sayısı yüzde 1,8 kurulan kooperatif sayısı yüzde 32,3 oranında azalmış olup kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 11,7 oranında arttı. 2025’in ilk 11 ayında, 2024’ün ilk 11 ayına göre kapanan şirket sayısı yüzde 8,9 kapanan kooperatif sayısı yüzde 10,6 oranında artmış olup kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 7,6 azalış oldu. Kurulan şirket sayısında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,9 azalış oldu Kasım 2025’te, Kasım 2024’e göre kurulan şirket sayısı yüzde 5,9 kurulan kooperatif sayısı yüzde 33 oranında azalmış olup kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 0,6 oranında arttı. Kasım 2025’te, kapanan şirket sayısı 2024 yılının aynı ayına göre yüzde 5,7 kapanan kooperatif sayısı yüzde 2,9 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 13,7 oranında azaldı. Kasım 2025’te kurulan şirketlerin sayısında bir önceki aya göre yüzde 9,6 azalış oldu Bir önceki aya göre kurulan şirket sayısı yüzde 9,6 kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 12,4 kurulan kooperatif sayısı yüzde 1,4 oranında azaldı. Bir önceki aya göre kapanan şirket sayısı yüzde 7,7 kapanan kooperatif sayısı yüzde 1 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 4,6 oranında azaldı. Kasım 2025’te tüm illerde şirket kuruluşu gerçekleşti Kasım 2025’te kurulan toplam 9 bin 636 şirket ve kooperatifin yüzde 87,8’i limited şirket, yüzde 10,7’si anonim şirket, yüzde 1,5’i ise kooperatif. Şirket ve kooperatiflerin yüzde 35,9’u İstanbul, yüzde 11,1’i Ankara, yüzde 5,8’i İzmir’de kuruldu. Bu ay tüm illerde şirket kuruluşu gerçekleşti. Kasım 2025’te kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı, bir önceki aya göre yüzde 38,3 oranında arttı. 2025 yılında toplam 102 bin 666 şirket ve kooperatif kuruldu. Bu dönemde kurulan toplam 89.978 limited şirket, toplam sermayenin yüzde 62,1’ini 10.997 anonim şirket ise yüzde 37,9’unu oluşturdu. Kasım ayında kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı, Ekim ayına göre yüzde 38,3 oranında arttı. Kasım 2025’te şirket ve kooperatiflerin 3 bin 152’si ticaret, bin 486’sı inşaat ve bin 159’u imalat sektöründe kuruldu. Kasım 2025’de kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin; 669’u inşaat, 374’ü toptan ve perakende ticaret motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 113’ü imalat faaliyetleri sektöründe. Bu ay kapanan şirket ve kooperatiflerin; 909’u toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 356’sı imalat, 232’si inşaat faaliyetleri sektöründe. Bu ay kapanan gerçek kişi ticari işletmelerinin 482’si toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 220’si inşaat, 141’i imalat faaliyetleri sektöründe. Kasım 2025’te kurulan 140 kooperatifin 104’ü konut yapı kooperatifi, 21’i işletme kooperatifi 4’er adet olmak üzere motorlu taşıyıcılar kooperatifi ve üretim ve pazarlama kooperatifi olarak kuruldu. Kasım 2025’te kurulan 773 yabancı ortak sermayeli şirketin 589’u Türkiye, 22’si İran, 12’si Azerbaycan ortaklı olarak kuruldu. Kurulan 773 yabancı ortak sermayeli şirketin 67’si anonim, 706’sı limited şirketi. 2025 yılında kurulan şirketlerin 965’i Uzmanlaşmamış toptan ticaret, 367’si İkamet amaçlı olan ve ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı, 310’u Diğer posta ve kurye faaliyetleri sektöründe kuruldu. Kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerin toplam sermayelerinin yüzde 82,2’sini yabancı sermayeli ortak payını oluşturuyor.
19 Aralık 2025 Cuma - 10:22
Net UYP açığı Ekim ayında 323,3 milyar dolar oldu
Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) 2025 yılı Ekim ayı itibarıyla eksi 323,3 milyar dolar oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı Ekim ayı Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmeleri’ni açıkladı. Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu 2025 yılı Ekim ayı itibarıyla -323,3 milyar ABD doları oldu. Ekim ayı itibarıyla Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, bir önceki ay sonuna göre yüzde 0,9 oranında artışla 399,2 milyar ABD doları, yükümlülükleri ise yüzde 0,2 oranında azalışla 722,5 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Rezerv varlıklar, 3,5 milyar ABD doları artarak 183,6 milyar ABD doları ile tarihsel olarak en yüksek değere ulaştı. Varlık kalemleri bir önceki ay sonuna göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi yüzde 1,3 oranında artarak 73,5 milyar ABD doları ve diğer yatırımlar kalemi ise yüzde 0,5 oranında azalarak 137,3 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Bankaların yabancı para efektif ve mevduat varlıkları yüzde 4,2 oranında azalarak 40,9 milyar ABD doları oldu. Yükümlülükler altındaki portföy yatırımları alt kalemlerinden diğer sektörlerin yurt dışında ihraç ettiği tahvil stokundan yurt dışı yerleşiklerin satın aldığı tutar yüzde 7,2 oranında artarak 16,5 milyar ABD doları oldu. Yükümlülükler alt kalemleri bir önceki aya göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi yüzde 1,9 oranında azalışla 209,6 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Portföy yatırımları kalemi yüzde 0,1 oranında artarak 131,0 milyar ABD doları ve diğer yatırımlar kalemi yüzde 0,7 oranında artarak 381,9 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti.
19 Aralık 2025 Cuma - 10:20
Ankara’nın kadim değeri tiftik keçisi yeniden gözde: Ayaş’ta 3 bin baş yetiştiriliyor
Ankara’nın Ayaş ilçesinde dededen toruna aktarılan tiftik keçisi yetiştiriciliği, yaklaşık 3 bin başlık sürüyle yaşatılıyor. Kuşaklar boyunca süren bu emek, Ankara tiftiğini yeniden dünya sahnesinde marka olma yoluna taşıyor. Ayaş’ta 3 bin tiftik keçisi, nesilden nesile aktarılan üretim kültürüyle yetiştirilmeye devam ediyor. Osmanlı’dan bugüne uzanan Ankara tiftiği geleneği, üreticilerin emeğiyle hem bölge ekonomisine katkı sağlıyor hem de dünya ile rekabet eden bir değer olarak öne çıkıyor. Dededen toruna aktarılan mesleği sürdüren üreticiler Mesut Eroğlu ve Numan Çinkaya, tiftik keçisinin hangi şartlarda yetiştirildiğini, bozkırda dahi nasıl varlığını sürdürebildiğini, üretim sürecinde en fazla emek isteyen dönemleri ile elde edilen tiftiğin tekstilden lüks giyime uzanan kullanım alanlarını İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı. "15 sene içerisinde bu vaziyete geldik" Mesleğin dededen gelme olduğunu belirten Eroğlu, "Çocuklukta gözümüzü açtık, bunu gördük. Onunla da devam ediyoruz. Sonradan öğrenme değil. Aşağı yukarı 5-6 yaşlarımda babamın yanında başladım. Yaş 58, devam ediyorum. Kuzu gibi her sene satarak değil de biz onun tiftiğini sattığımızdan dolayı sürü büyütmek kolay. Biz de koyun da var. Koyunla beraber bunu destekliyoruz. Ondan dolayı, bir 15 sene içerisinde bu vaziyete geldik. Bu çok güzel bir hayvan. Öbür hayvanlardan temiz, doğal bir hayvan. Biz çok seviyoruz, ondan dolayı şimdiye kadar bundan devam ettik. Keçiden farkı, zengin bir mera istememesi. Her şartlarda kendini idam ettirebilen bir hayvan. Özel bir yer istemeyen, bozkırda dahi kendini muhafaza eden, karnını doyurabilen bir hayvan. En çok emek isteyen dönemi bunun mart, nisan, mayıs. 3 ayıdır. O zaman hem üstünden tiftiğini alıyoruz hem de oğlakları aynı anda oluyor. Ondan sonra çoban kendi güdüyor. Geriye kalan 10 veya 9 ayı çok rahat. O dönemde de verimini alıyorsun, ondan sonra çok rahat" dedi. "Kazaktır, eldivendir, biz yöresel olarak bunları yapıyoruz" Tiftiğin kalitesine dair konuşan Eroğlu, "Tiftiği, üzerimde gördüğünüz gibi kazaktır, eldivendir, biz yöresel olarak bunları yapıyoruz. Dışarıda bunun sof kumaşını yapıp güzel bir ürün elde ediliyor. Lüks giyim onlarınki, oralarda satılıyor. Tiftiğinin özelliğinden dolayı tercih ediliyor. Yün, pamuk ve ipekten ayıran özelliği üzerinde bakteri barındırmadığından. Yıkandığı anda yeni, sıfır giymiş gibi bir özelliği var. Tercih edilmesi ondan dolayı" diye konuştu. "Birbirine üstünlük sağlamak için kafa tokuştururlar, inatlaşırlar" Keçileri neden birkaç sürüye böldüklerini anlatan Mesut Eroğlu, "Birbirine üstünlük sağlamak için tabii ki birbiriyle kafa tokuştururlar, inatlaşırlar. Onun üstünlüğünü kabul ettiği zaman bir daha ona zaten kafa tutmaz o da. Şu anda 6-7 tane çobanımız var, 4-5 parçada. Biz çoğalttıkça bu birbirinin düşmanı olur. Biz 700’den fazla sürüyü tutmamaya uğraşırız. Genelde en fazlası bin olur bunun. Bin tanesinden üstü zarar eder. Yani zayıfı telef olur. Ondan dolayı böyle gördüğünüz 3-4 parçaya böleriz ve öyle güderiz. Oğlağı, keçisi, erkeçi, tekesi ayrı gibi" ifadelerini kullandı. "Dünyanın en iyi tiftiğini üretiyoruz" Devlet tarafından destek yapıldığını ifade eden Eroğlu, "Bunun devamını ve dünya konjonktüründeki tiftiğin geldiği yere kadar desteklenmesini ve ondan sonra bizim pazarlarda önümüzü açmasını istiyoruz. Çünkü dünya konjonktüründeki ile yarışmamız lazım. Ki dünyanın en iyi tiftiğini üretiyoruz. Coğrafi bakımından biliyoruz bunu. Çünkü dışarıdan gelen tiftikleri de ölçtük, ellerimize geçti, onları da gördük. Parlaklık olsun, elastik bakımından olsun. Saflık da bizim elimizde. Biz bunun en iyisini yaparız" şeklinde konuştu. "Sadece Hint kumaşıyla yarışabilir Ankara sofu" Yapılan kumaşların kalitesini değerlendiren Mesut Eroğlu, "Ankara sofuyla, normal sofu karıştırmamak lazım. Dünyada başka bir kumaş yok üzerine. Sadece Hint kumaşıyla yarışabilir Ankara sofu. Kütahya’da sadece yıkanması var. Yetiştirme sadece Ankara. En iyi verim burada alınmış. Kalite Ayaş’tır. Lojistiğin burada olması lazım. Üretimi burada" ifadelerine yer verdi. "Osmanlı’nın birinci yatırımı buydu" Aklının erdiğinden beri bu işi yürüttüğünü söyleyen Numan Çinkaya, "62 yaşındayım. Bayağı, 50 senedir yapıyorum bu işi. Çok mücadele verdim. Şu bütün köyleri, dağları hep bana sor. Her köye gittim. Eskişehir’e gittim, Kızılcahamam tarafındaki dağlara gittim. Her tarafı aynı Yörük usulü gezdim. Tiftik keçisinin özelliği çok. Bunun özelliğine kıymet biçilmez. Sadece bunun 2 ay bir zorlanması var. Kırkımı ile yavrulaması aynı vakte denk geliyor. Bir o zaman zorlanıyoruz. Ondan sonra zorlanma diye bir şey yok. Sayıyı arttıramayız da düşürmeyi düşünüyoruz. Bölge ekonomisine katkısı, katma değeri sırtındaki yün, tiftik. Aslında Osmanlı’dan gelen bir şey bu. Osmanlı’nın birinci yatırımı buydu. Tiftik, gelir kaynağı. Geleneksel tabii" ifadelerini kullandı. Yaklaşık 3 bin tiftik keçisiyle yapılan üretimin, Ankara tiftiğini yeniden dünya markası haline getirmesi hedefleniyor.
19 Aralık 2025 Cuma - 10:19
MediaMarkt yılın son mağazasını Antalya’da açtı
MediaMarkt, yeni mağazasını Antalya’da açtı. ÖzdilekPark AVM’de tüketicilerin yeni teknolojileri deneyimleyebileceği bin 800 metrekarelik bir alanda hizmet vermeye başlayan mağazada 51 kişi istihdam ediliyor. MediaMarkt Türkiye, ülke genelinde mağaza yatırımlarına devam ediyor. Yeni mağazasını 18 Aralık’ta Antalya’da açan MediaMarkt, 1.800 metrekarelik geniş bir alanda hizmete başlayan yeni mağazasında yarısından fazlası kadın olmak üzere 51 kişiye istihdam sağlıyor. Şehrin merkezinde Antalyalıların buluşma noktalarından ÖzdilekPark’ta kapılarını açan mağazada cep telefonundan buzdolabına, bilgisayardan televizyona, çok geniş bir yelpazede binlerce teknolojik ürün tüketicilerle buluşacak. Yapılan açıklamaya göre; MediaMarkt’ın mağaza açılışına özel olarak düzenlediği kampanyaya büyük ilgi gösteren Antalyalılar, son teknoloji ürünleri de deneyimleme fırsatı buldu. "Antalyalıları keyifli bir alışveriş deneyimine davet ediyoruz" Online alışveriş kanallarının yanı sıra fiziksel mağaza yatırımlarına da aralıksız devam ettiklerini söyleyen MediaMarkt Türkiye CEO’su Hulusi Acar, "Antalya’da yepyeni mağazamızda Antalyalılarla buluşmaktan son derece mutluyuz. Online kanallarımız ve mağazalarımızla müşterilerimize bütünleşik, diledikleri şekilde alışveriş yapabilecekleri, pürüzsüz bir deneyim sunmak en büyük önceliklerimizden biri. Yeni mağazamızı da tüketicilerin teknolojiyi daha rahat deneyimleyebileceği ve keşfedebileceği konforlu bir mekâna dönüştürdük. Antalyalıları keyifli bir alışveriş deneyimine davet ediyoruz" dedi.
19 Aralık 2025 Cuma - 10:14
Sosyal korumaya 4 trilyon 964 milyar 532 milyon TL harcandı
Sosyal koruma harcaması 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 84,1 artış göstererek 4 trilyon 964 milyar 532 milyon TL oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı Sosyal Koruma İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, sosyal koruma harcaması 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 84,1 artış göstererek 4 trilyon 964 milyar 532 milyon TL oldu. Bu harcamanın yüzde 98,2’sini 4 trilyon 875 milyar 751 milyon TL ile sosyal koruma yardımları oluşturdu. Sosyal koruma yardımlarında ise en büyük harcama 2 trilyon 276 milyar 594 milyon TL ile emekli/yaşlılara yapılan harcamalar oldu. Bunu 1 trilyon 528 milyar 756 milyon TL ile hastalık/sağlık bakımı harcamaları takip etti. GSYH’nin yüzde 11,1’ini sosyal koruma harcamaları oluşturdu Sosyal koruma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) içindeki payı 2024 yılında yüzde 11,1 oldu. Sosyal koruma yardımlarının GSYH içindeki payı ise yüzde 10,9 olarak gerçekleşti. Risk/ihtiyaç grupları bazında bakıldığında, emekli/yaşlılara yapılan harcamaların yüzde 5,1 ile en büyük paya sahip olduğu görüldü. Bunu, yüzde 3,4 ile hastalık/sağlık bakımı harcamaları ve yüzde 1,1 ile dul/yetim harcamaları takip etti. Sosyal koruma yardımlarının yüzde 11,3’ü şartlı olarak verildi Şartlı yardımlar içinde en büyük payı yüzde 51,2 ile aile/çocuk yardımları oluşturdu. Bunu yüzde 19,3 ile engelli/malul yardımları ve yüzde 12,3 ile hastalık/sağlık bakımı yardımları takip etti. Sosyal koruma yardımlarının yüzde 62,5’i nakdi olarak verildi Nakdi yardımlarda en büyük payı yüzde 74,2 ile emekli/yaşlılara yapılan yardımlar oluşturdu. Bunu yüzde 16,1 ile dul/yetim yardımları ve yüzde 4,1 ile aile/çocuk yardımları takip etti. Sosyal koruma gelirlerinin yüzde 41,8’ini devlet katkıları oluşturdu Sosyal koruma gelirlerinin yüzde 41,8’ini devlet katkıları, yüzde 29,4’ünü işveren sosyal katkıları ve yüzde 21,6’sını koruma kapsamındaki bireyler tarafından yapılan sosyal katkılar oluşturdu. Sosyal koruma kapsamında maaş alan kişi sayısı 17 milyon 477 bin kişi oldu Ülkemizde sosyal koruma kapsamında emekli/yaşlı, dul/yetim ve engelli/malul maaşı alan kişi sayısı 2023 yılında 16 milyon 893 bin iken, yüzde 3,5 artarak 2024 yılında 17 milyon 477 bin kişiye yükseldi. Sosyal koruma kapsamında maaş yardımı sayısı 2023 yılında 17 milyon 719 bin iken, 2024 yılında 18 milyon 344 bine yükseldi.
19 Aralık 2025 Cuma - 10:09
MATSO’nun yeni hizmet binası için arsa protokolü
Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Seydi Tahsin Güngör, yeni hizmet binası için planlanan arsanın imzalanan protokol ile odaya kazandırıldığını açıkladı. Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Seydi Tahsin Güngör, MATSO’nun yeni hizmet binası binası arsasına ilişkin protokolün tamamlandığını ve arsanın odaya kazandırıldığını söyledi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Güngör, AK Parti Antalya Milletvekili Dr. Tuba Vural Çokal ile birlikte T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürü Veli Tunçez’i makamında ziyaret ettiklerini belirterek, "Odamıza kazandırmayı planladığımız yeni hizmet binası arsasını, düzenlediğimiz protokol ile odamıza kazandırdık. Manavgat iş dünyamıza hayırlı olsun" dedi.
19 Aralık 2025 Cuma - 10:07
AKTOB Başkanı Kavaloğlu: "Önümüzde yine bizi çok zorlayacak, kolay geçmeyecek bir 2026 yılı var"
Ekonomi Muhabirleri Derneği Antalya üyeleriyle bir araya gelen AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, Antalya turizminde 2026 yılını bir geçiş dönemi olarak değerlendirdiklerini belirterek, "Büyük sıçramalar beklemiyoruz, çift haneli büyümelerin kolay olmadığı bir süreçten geçiyoruz.Önümüzde yine bizi çok zorlayacak, kolay geçmeyecek bir 2026 yılı var" dedi. Ekonomi Muhabirleri Derneği Antalya üyelerini ağırlayan Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, Antalya turizm sektörünün mevcut durumu, pazar dinamikleri ve 2026 yılına yönelik beklentilere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. "Antalya 17 milyon eşiğine yaklaşıyor" Antalya turizminin mevcut durumu hakkında konuşan Kavaloğlu, kente gelen ziyaretçi sayısının 16 milyon 800 bini geçtiğini belirterek, bu rakamın geçen yıla göre yaklaşık yüzde 1,5’lik artış anlamına geldiğini söyledi. 17 milyon seviyesinin önemli olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, Rusya-Ukrayna Savaşı ile İsrail-Filistin geriliminin devam etmesinin yüksek oranlı büyümeleri zorlaştırdığını ifade etti. Kavaloğlu, "Bu şartlar altında 18-20 milyon gibi hedeflere kısa vadede ulaşmak kolay değil. 2026 yılına baktığımızda da benzer bir tablo görüyoruz. Yüzde 1-2’lik artı ya da eksi değişimler olabilir ancak büyük sıçramalar beklemiyorum" dedi. "2026 yılı bir geçiş dönemi olacak" Pazar dinamiklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavaloğlu, önümüzdeki yıla yönelik rezervasyonların önceki yıllara benzer seviyelerde seyrettiğini, tur operatörlerinin de çift haneli büyüme hedeflemediğini aktardı. 2026 yılının sektör açısından bir geçiş yılı olacağını belirten Kavaloğlu, "kış aylarındayız, yılbaşı yaklaşıyor. Ama önümüzdeki sene ile ilgili rezervasyonların da bir önceki seneki gibi geldiğini görüyoruz. Çok büyük artışları gözlemlemiyoruz. Demek ki bu rakam sabit bir şekilde devam edecek. Jeopolitik konumumuz nedeniyle şu anda bir dezavantaj yaşıyoruz. Ancak Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona erme ihtimali durumunda, turizm açısından bambaşka bir sezona evrilme ihtimali de bulunuyor. Bunu özellikle vurgulamak isterim. Rusya, uzun bir aranın ardından 2019 yılında Antalya için yaklaşık 6 milyon seviyesine yaklaşmıştı. Bu yıl ise ilk kez yeniden 4 milyon seviyesinin yakalanması bekleniyor. Bu rakamın aşılmasının ardından, ikinci sıradaki Almanya, üçüncü sıradaki İngiltere ve dördüncü sıradaki Polonya pazarlarında çift haneli büyüme ihtimali artık oldukça sınırlı görünüyor. Tur operatörleriyle yaptığımız görüşmelerde de, planlanan uçuş kapasitelerinde çift haneli bir büyümenin ne beklendiğini ne de hedeflendiğini görüyoruz. Bu çerçevede 2026 yılının, 2025 yılına benzer bir seyir izleyeceğini öngörüyoruz. 2026 yılının bizim açımızdan temel özelliği ise bir geçiş yılı olmasıdır. Çünkü sıçrama beklenmeyen dönemlerde, en küçük makro ya da mikro olumsuzlukta, risklerin çok daha belirgin hale geldiği ve sektörün zorlandığı süreçler yaşanabiliyor" diye konuştu. "Krizleri yönetmeyi bilen bir sektörüz" Sektörün geçmişte yaşadığı zorluklara da değinen Kavaloğlu, 2019 yılında Thomas Cook’un iflasının ve ardından yaşanan pandemi sürecinin turizm sektörü üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu hatırlattı. 2024 yılında yaşanan tur operatörü iflasları ve uluslararası organizasyonların yüksek sezona denk gelmesine rağmen sezonun başarılı geçtiğini belirten Kavaloğlu, 2025 yılının ise ekonomik şartlar nedeniyle zor bir yıl olduğunu söyledi. Kavaloğlu, "Deprem sonrası yaşanılan finansal kriz, enflasyon baskısı, kur sabitlemesinin oluşturduğu baskı, bizi çok zorlayan bir döneme neden oldu. 2025 yılını da çok kolay atlattık diyemeyeceğim. Sektör için uzun zamandır bu kelimeyi kullanıyorum, dirayet kelimesini çok seviyorum. Dirayetin altında krizi yönetmeyi bilen, zor şartlarda bir araya gelmeyi bilen özellikle kamu, özel sektör endeksinde çok doğru işleri doğru zamanda yapabilen bir sektörüz. Dolayısıyla bu dirayetle 2025 yılını da atlattık. 2026 yılına da olumlu bakmaya çalışıyoruz ama önümüzde yine bizi çok zorlayacak, kolay geçmeyecek bir 2026 yılı var" dedi. "2026’nın ilk ayları zor geçebilir" Mevsimsellik konusuna da değinen Kavaloğlu, kış aylarının Antalya turizmi açısından en zor dönem olduğunu belirtti. Aralık ve Ocak aylarında doluluk oranlarının düştüğünü, yılbaşı ve Noel dönemlerinde kısa süreli bir hareketlilik yaşandığını aktaran Kavaloğlu, 2026 yılında özellikle Nisan ve Mayıs aylarının iklim geçişi nedeniyle zor geçmesini beklediğini söyledi. Kavaloğlu, "Haziran itibarıyla yüksek sezon başlıyor. Kurban Bayramı ile birlikte 2026’da tam anlamıyla yüksek sezona girileceğini öngörüyoruz" ifadelerini kullandı. "İlk dört pazar değişmeyecek" Antalya’nın ana kaynak pazarlarının Rusya, Almanya, İngiltere ve Polonya olduğunu belirten Kavaloğlu, bu sıralamanın önümüzdeki dönemde değişmesini beklemediğini ifade etti. Ukrayna pazarında savaş sonrası yeniden toparlanma yaşandığını belirten Kavaloğlu, Avrupa’da yaşayan Ukraynalıların tatil tercihlerinde Antalya’nın öne çıktığını söyledi. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının Antalya turizmi için önemli bir kaynak olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, bu grubun uzun süreli konaklamalarıyla sektöre ciddi katkı sağladığını ifade etti. İç pazarın da giderek daha bilinçli hareket ettiğini belirten Kavaloğlu, erken rezervasyon alışkanlığının iç pazarda yaygınlaştığını söyledi. "Rekabetçi kalmak zorundayız" Fiyat politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavaloğlu, Türkiye’nin artık düşük fiyatlı bir destinasyon olmadığını, hem yabancı hem de yerli turistten hak ettiği geliri elde etmeyi hedeflediğini belirtti. 2026 yılında çift haneli fiyat artışlarına gitmediklerini vurgulayan Kavaloğlu, "Farklı ülkelerle karşılaştırmalar yapılıyor, özellikle Yunanistan ile kıyaslamalar gündeme geliyor. İç pazarın Yunanistan’a kayıp kaymadığı yönünde değerlendirmeler oluyor. Ancak elmayla elmayı kıyasladığımızda ve ülkemizde fayda-maliyet analizi yapıldığında, tüketicinin durumu belirleyici oluyor. Türkiye artık eskisi kadar indirimli bir ülke değil. Avrupalıya, Rusya pazarına ve iç pazara yönelik olarak hak ettiği geliri elde etme sürecinde olan bir ülkeyiz. Fiyatların sürekli çift haneli oranlarda artırılması halinde rekabetçi olma özelliğinin kaybedilmesi riski ortaya çıkıyor. Bu riski yaşamamak için dikkatli hareket ediyoruz. Bu nedenle 2026 yılında çift haneli bir fiyat artışı yapmamayı tercih ettik. 2025 yılının kolay geçmemiş olması ve kur dezavantajı da bu kararda etkili oldu. Hem Türkiye’de hem de Avrupa’da alım gücünün azaldığı bir dönemde, fiyatları gereğinden fazla artırmanın dengeleri bozacağını görüyoruz. Bu nedenle fiyat artışlarını sınırlı tuttuk. 2026 yılına daha umutlu bakabilmemizin nedenlerinden biri de rekabetçi olma özelliğimizi korumaya yönelik bu yaklaşımımızdır" dedi. Geceleme gelirlerinin son dört yılda 85-87 dolardan 110 dolar seviyelerine yaklaştığını belirten Kavaloğlu, rakip ülkeler Fransa ve İspanya’nın bu alanda daha yüksek seviyelerde olduğunu ifade etti. "Turizm milli bir sektördür" Turizmin milli bir sektör olduğunun altını çizen Kavaloğlu, sektöre yönelik finansal desteklerin artırılması gerektiğini belirtti. Özellikle restorasyon ve yenileme yatırımları için uygun maliyetli kredi imkanlarının önemine dikkat çeken Kavaloğlu, "Kamu ve özel bankalar ile finans kuruluşlarının turizm sektörüne yönelik kredi imkânlarını artırmasını bekliyoruz. Özellikle otellerde restorasyon ve yenileme çalışmalarına yönelik finansmana ihtiyaç var. Turizm, ülkemiz için milli bir sektör ve yatırımların büyük bölümü öz kaynaklarla yapılıyor. Bu nedenle sektörün daha güçlü şekilde desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Rakip ülkeler bu tür kredilere çok düşük maliyetlerle ulaşabilirken, kur politikası nedeniyle kârlılıkların azaldığı bir dönemde bu durum sektörü zorluyor. Bu süreçte özellikle kış aylarında finansal olarak desteklenmeye ihtiyaç duyuyoruz; fonlar, indirimler ve teşvikler bu açıdan önem taşıyor. Milli bir sektörün rekabetçi olabilme özelliğini kaybetmemesi için, geçiş yılı olarak gördüğümüz 2026’yı ilave bir vergi yükü altında kalmadan tamamlamamız gerekiyor. Sektör, ekstra bir vergi yükünü kolaylıkla kaldıramaz. Paramızın değerli olmasını elbette isteriz. Enflasyonist bir baskı olmadığı bir dönemde bizim için kurun hiç artmasına ihtiyacımız yoktur. Dolayısıyla yeter ki enflasyon olmasın. Ancak enflasyonun sürdüğü ve istihdam maliyetlerinin arttığı bir dönemde fiyatları aynı oranda artırmak mümkün olmuyor. Turizm sektörü kazandığını yine sektör içinde değerlendiren, yatırımlarını büyük ölçüde kendi kaynaklarıyla yapan yapısıyla gerçek anlamda milli bir sektördür" ifadelerini kullandı. "COP31 ve Dünya Uzay Kongresi önemli fırsat" Antalya’nın 2026 yılında ev sahipliği yapacağı Dünya Uzay Kongresi ve COP31’e de değinen Başkan Kavaloğlu, bu organizasyonların Expo alanının yeniden değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti. Expo alanının COP31’e hazırlanması gerektiğini belirten Kavaloğlu, ilgili bakanlıklardan bu konuda geri dönüş beklendiğini söyledi. "Bir Damla Bir Dünya bir farkındalık çağrısıdır" AKTOB’un sürdürülebilirlik kampanyası "Bir Damla Bir Dünya" hakkında da bilgi veren Kavaloğlu, su tasarrufuna dikkat çekerek, tarım ve turizm politikalarının dengeli yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Kavaloğlu, doğal kaynakların korunmasının gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
19 Aralık 2025 Cuma - 10:06
Aralık ayında tüketici güven endeksi 83,5 oldu
Tüketici güven endeksi, Kasım ayında 85,0 iken Aralık ayında yüzde 1,8 oranında azalarak 83,5 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Kasım ayında 85,0 iken Aralık ayında yüzde 1,8 oranında azalarak 83,5 oldu.
19 Aralık 2025 Cuma - 10:00
Pegasus Hava Yolları, CFM LEAP-1B motor siparişini duyurdu
Pegasus Hava Yolları ve CFM International, şirketin gelecekteki Boeing 737-10 model filosunu güçlendirecek 300 adede kadar LEAP-1B motoru için bir anlaşma yaptıklarını duyurdu. Sözleşme ayrıca yedek motorları ve uzun vadeli bir bakım anlaşmasını da içeriyor. Pegasus Hava Yolları ile CFM International, Pegasus’un gelecekteki Boeing 737-10 filosunu güçlendirecek 300 adede kadar LEAP-1B motoru için bir anlaşma imzaladı. Yedek motorlar ve uzun vadeli bakım hizmetlerini de kapsayan anlaşma, daha yüksek yakıt verimliliği ve düşük emisyon hedefleriyle şirketin sürdürülebilir büyüme stratejisini desteklerken, Aralık 2024’te duyurulan Pegasus Hava Yolları’nın bugüne kadarki en büyük uçak siparişi kapsamındaki uçak teslimatlarını da destekleyecek. Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk yaptığı açıklamada, "Operasyonlarımıza başladığımız 1990 yılından bugüne kadar CFM motorları, Pegasus’un yolcularına hizmet veren güvenilir ve daha verimli bir filo oluşturmasında önemli bir rol üstlendi. LEAP motor ailesinin operasyonel performansından son derece memnunuz ve aynı performansla operasyonel istikrarı Boeing 737-10 filomuza da taşımayı hedefliyoruz. LEAP-1B motorunun daha düşük emisyon değerleri ve daha yüksek yakıt verimliliği hem 2030 karbon azaltım hedefimize hem de sektörün 2050 net sıfır emisyon hedefine önemli katkı sağlayacaktır" dedi. CFM International Başkanı ve CEO’su Gaël Méheust, "Bu anlaşma Pegasus Hava Yolları ile uzun yıllara dayanan ve son derece başarılı iş birliğimizin önemli ölçüde genişletilmesini temsil ediyor. Pegasus’un bugüne kadar CFM International’dan beklediği ve güvendiği destek seviyesini sağlamayı sürdürecek olmaktan memnuniyet duyuyoruz. LEAP motorları ile donatılmış 737 MAX 10 uçaklarının, daha uzun menzil, daha düşük emisyon değerleri, üstün yakıt verimliliği ve eşsiz güvenilirlik sağlayarak Pegasus Hava Yolları’nın devam eden büyüme stratejisine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz" açıklamasını yaptı. Yapılan açıklamaya göre; şirket, LEAP motorunu dünyada kullanan ilk operatör olarak Temmuz 2016’da İstanbul-Antalya hattında ilk ticari uçuşunu gerçekleştirdi. CFM56-3 motorları ile ticari operasyonlarına başlayan hava yolu firması, CFM56-5B ve CFM56-7B motorları ile güçlendirilmiş filoları da bünyesine dahil ederek büyümesini sürdürdü. Şirket, bugün hem LEAP-1A hem de LEAP-1B motorlarıyla çalışan en yeni nesil uçaklarla büyümeye devam ediyor. Hava yolu şirketinin filosunda bulunan uçakların ortalama yaşının 4.9 olmasının, Türkiye’nin en genç filolarından biri ve dünyanın en genç ikinci filosu olmasını sağladığı belirtildi. CFM LEAP motorları, 4 binden fazla uçağın teslim edilmesi ile ticari havacılık tarihindeki en hızlı devreye alma süreçlerinden birine imza attı. Kompozit fan kanatları ve seramik matris kompozitler gibi ileri üretim teknolojileri sayesinde, önceki nesil CFM56 motorlarına kıyasla yüzde 15 daha yüksek yakıt verimliliği ve aynı oranda daha düşük karbon emisyonu sağlıyor. Gelişmiş durum izleme sistemleri ve açık bir MRO ağıyla desteklenen LEAP motorları, kanıtlanmış kalkış güvenilirliği sunarak dar gövdeli uçaklar için en yüksek operasyonel kullanım oranlarına ulaşıyor.
19 Aralık 2025 Cuma - 09:55
Vergi borcunu ödemeyen Uşak Belediyesi kara listeye girdi
UŞAK (İHA) – Uşak Belediyesi, 18 milyonu aşan vergi borcuyla Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan borcu 5 milyon TL’yi aşan mükelleflerin listesinde yer aldı. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında Uşak Vergi Dairesine kayıtlı olup 5 milyon TL ve üzeri vergi borcu bulunan mükelleflerin listesini açıkladı. 27 Kasım 2025 tarihi itibarıyla borç tutarı 5 milyonluk sınırı aşan firmaların yer aldığı askıda, Uşak’ta 84 kurum, kuruluş ve işletmeler yer aldığı görüldü. 86 mükellefin toplam vergi borcunun 2,33 milyar TL’ye ulaştığı listede tekstil, akaryakıt, inşaat, madencilik, gıda, nakliye, kimya, deri, plastik geri dönüşüm ve petrol ürünleri ticareti gibi birçok sektörün yanı sıra kamu kurumları da olduğu görüldü. Toplam vergi borcu 18 milyon 703 bin 883,01 TL’ye ulaşan Uşak Belediyesine bağlı Uşak Belediyesi Personel Ltd. Şti. listenin 27’inci sırasında yer alarak, vergi yükümlülüğünü yerine getirmeyen işletmeler arasında üst sıralarda yer aldı.
19 Aralık 2025 Cuma - 09:46
Adalı Kart’ın indirim ağı tüm kenti sarıyor
Kuşadası Belediyesi’nin vatandaşların çeşitli avantajlardan yararlanabilmesi amacıyla yaşama geçirdiği Adalı Kart’ın kullanıcılarına sağladığı indirim ağı, üye iş yeri sayısının artmasıyla her geçen gün büyüyor. Kuşadalılara ekonomik kolaylık sağlayan, işletmelere de canlılık getiren uygulamaya Yaylaköy Mahallesi’nde bulunan bir kahvaltı evi de katıldı. Başkan Ömer Günel döneminde sosyal belediyecilik alanında geliştirilen projelerle her alanda yaşayan kent sakinleri ile iş yerlerinin Adalı Kart’a gösterdiği ilgi sürüyor. Kuşadası’nda ikamet edenler için 27 Ocak 2024 tarihinde yaşama geçirilen Adalı Kart’ın kullanıcı sayısı aradan geçen sürede 58 bin 762’ye, üye iş yeri sayısı da 92’ye yükseldi. Bugüne kadar 1 milyon 162 bin 459 kez işlemin yapıldığı Adalı Kart, kullanıcılarına da toplam 59 milyon 773 bin 770 lira indirim sağladı. Kuşadalılara ekonomik kolaylık sunan, işletmelere de canlılık getiren uygulamaya Yaylaköy Mahallesi’nde bulunan kahvaltı evi de katıldı. İşletme Adalı Kart sahiplerine yüzde 15 oranında indirim sağlıyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder