EKONOMİ
Yaş çay için 35+3 TL fiyat talebi 19 Nisan 2026 Pazar - 22:09:37 Trabzon’un Of Ziraat Odası Başkanı Berkant Saral, artan maliyetler karşısında üreticinin ayakta kalabilmesi için fiyat ve desteklemenin ayrı ayrı açıklanmasını istedi. Saral, "Çay fiyatına en az 35 TL taban fiyat ve 3 TL destekleme verilmelidir" dedi. Of Ziraat Odası Başkanı Berkant Saral, yaklaşan sezon öncesinde üreticilerin beklentilerini paylaşarak, artan maliyetler karşısında çay üretiminin sürdürülebilirliğinin tehlikeye girdiğini ifade etti. Saral, kilogram başına 35 TL taban fiyat ve buna ek olarak 3 TL destekleme verilmesi gerektiğini belirterek, üreticinin eline geçecek toplam rakamın en az 38 TL olması gerektiğini dile getirdi. Destekleme ödemesi çiftçiyi rahatlatıyor Saral, çaya verilen desteklemenin halk arasında "artı para" olarak bilindiğini hatırlatarak, bu ödemenin zamanlamasının da büyük önem taşıdığını ifade etti. Destekleme ödemelerinin her yıl gübre alım dönemine denk geldiğini belirten Saral, bu sayede üreticinin ekonomik olarak bir nebze nefes aldığını söyledi. Desteklemenin özellikle gübre temininde çiftçinin elini rahatlattığını belirten Saral, kredi kartı borçları ve diğer gider kalemleri üzerindeki baskının bu ödemelerle hafiflediğini dile getirdi. Bu sistemin devam etmesinin üretici açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Saral, gübre fiyatları başta olmak üzere işçilik giderleri, hasat ekipmanları ve nakliye masraflarındaki yükselişin üreticiyi ekonomik olarak zorladığını ifade etti. Çayın bölge için tek geçim kaynağı olduğuna dikkat çeken Saral, mevcut ekonomik şartlarla üretimin sürdürülebilirliğinin risk altına girdiğini belirtti. Desteklemenin taban fiyata dahil edilmesi sorun oluşturuyor Desteklemenin taban fiyat içine dahil edilerek açıklanmasının geçmişte çeşitli sorunlara yol açtığını söyleyen Saral, "Bu uygulama özel sektör alımlarında kayıt dışılığı artırıyor. Ürünlerin tamamının borsalara tescil edilmemesine neden oluyor. Kamuda stopaj kaybı oluşturuyor. Gerçek rekoltenin tespit edilmesi zorlaşıyor. Arz-talep dengesini bozuyor. Gelecek yıllar için sağlıklı planlama yapılmasını engelliyor" diye konuştu. Çiftçilerin talepleri takip ediliyor Bölgedeki ziraat odalarının üreticilerin sesi olmaya devam ettiğini belirten Saral, taleplerin ilgili bakanlık nezdinde iletildiğini ve sürecin yakından takip edildiğini ifade etti. Saral, "Bakanlık nezdinde, temsiliyet ve yetki noktasında bütün dinamiklerle bölge Ziraat Odaları Başkanlıkları olarak çiftçilerimizin taleplerini kıymetli yetkililerimize ilettik ve takibini sürdürmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Otomotiv ihracatı kasımda ayında yüzde 16 artışla 3,7 milyar dolar oldu
07 Aralık 2025 Pazar - 11:25 Otomotiv ihracatı kasımda ayında yüzde 16 artışla 3,7 milyar dolar oldu Türkiye otomotiv endüstrisinin kasım ayı ihracatı yüzde 16 artışla 3 milyar 752 milyon dolar oldu. Yılın bitmesine bir ay kala endüstrinin ocak-kasım dönemi ihracatı da yüzde 12 artarak 37 milyar 765 milyon dolara ulaştı. Kasım ayında dikkat çeken artışlar arasında, eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatı yüzde 64, otobüs minibüs midibüs ihracatı yüzde 45, çekiciler ihracatı yüzde 101 olarak gerçekleşti. Almanya ve Birleşik Krallık’a yüzde 45, Fransa’ya yüzde 30, Romanya’ya da yüzde 40 ihracat artışı oldu. Türkiye ihracatının lider sektörü otomotiv endüstrisinin kasım ayı ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 16 artışla 3 milyar 752 milyon dolar oldu. Türkiye ihracatından aldığı pay yüzde 16,5 olan endüstri, yine birinci sırada yer aldı. Kasımda en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı yüzde 1 düşüşle 1 milyar 309 milyon dolar oldu. Binek Otomobiller ihracatı yüzde 8 artarak 1 milyar 230 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 64 artışla 644 milyon dolar, otobüs-minibüs-midibüs ihracatı yüzde 45 artışla 342 milyon dolar ve Çekiciler ihracatı da yüzde 101 artışla 182 milyon dolar olarak gerçekleşti. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke olan Almanya’ya ihracat yüzde 7 arttı. Romanya’ya yüzde 10, İtalya’ya yüzde 11, Slovenya’ya yüzde 17 ihracat artışı yaşanırken, ABD’ye yüzde 15, Birleşik Krallık’a yüzde 10, Rusya Federasyonu’na yüzde 35, Fas’a yüzde 17 ihracat düşüşü oldu. Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya ihracat yüzde 12 artarken, önemli pazarlardan İspanya’ya yüzde 25, Birleşik Krallık’a yüzde 92, Almanya’ya yüzde 40, Romanya’ya yüzde 287 ihracat artışı, İtalya’ya yüzde 17, Polonya’ya yüzde 20, Belçika’ya yüzde 19, İrlanda’ya yüzde 40, Hollanda’ya yüzde 34 ihracat düşüşü kaydedildi. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Birleşik Krallık’a yüzde 37, Almanya’ya yüzde 352, İtalya’ya yüzde 51, Fransa’ya yüzde 91, İspanya’ya yüzde 52 ihracat artışı oldu. Otobüs-Minibüs-Midibüslerde Fransa’ya yüzde 35, Almanya’ya yüzde 257, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yüzde 100, Romanya’ya yüzde 368 ihracat artışı, Çekicilerde Almanya, Fransa, Belçika ve Hollanda’ya üç haneli artış görüldü. Ülke grubu pazarında en fazla ihracat yapılan ülke olan Almanya’ya ihracat yüzde 45 artışla 571 milyon dolar oldu. Fransa’ya yüzde 30 artışla 512 milyon dolar, Üçüncü büyük Pazar konumunda yer alan Birleşik Krallık’a ise yüzde 45 artışla 427 milyon dolar olarak gerçekleşti. Kasım ayında önemli pazarlardan İspanya’ya yüzde 19, Romanya’ya yüzde 40, Hollanda’ya yüzde 30, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yüzde 327 ihracat artışı yaşanırken, ABD’ye yüzde 17, Rusya’ya yüzde 38 ihracat düşüşü yaşandı. Kasımda yüzde 73 pay ile ülke grubu bazında lider olan Avrupa Birliği ülkelerine yüzde 18 artışla 2 milyar 744 milyon dolar ihracat yapıldı. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 13,4 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer alırken, bu ülke grubuna yönelik ihracat yüzde 40 arttı. Orta Doğu Ülkelerine yüzde 22 ihracat artışı yaşanırken Bağımsız Devletler Topluluğuna yüzde 23, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesine yüzde 15 düşüş oldu.
Sosyal politika uzmanı vatandaşlık maaşının detaylarını açıkladı
07 Aralık 2025 Pazar - 10:53 Sosyal politika uzmanı vatandaşlık maaşının detaylarını açıkladı Türkiye’de gündeme gelen vatandaşlık maaşı, dar gelirli vatandaşlara umut oldu. Sosyal politika uzmanı Doç. Dr. Abdulkadir Yüksel, hayata geçirilmesi planlanan uygulama için, "Bir hane için belirli bir gelir garantisi verilmesi olarak düşünebiliriz" dedi. AK Parti hükümetinin seçim beyannamesinde yer alan vatandaşlık maaşı, Cumhurbaşkanlığı’nda görüşülmeye başlandı. Dar gelirli vatandaşların yaşam standartlarını artırmayı amaçlayan proje heyecanlandırırken, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdulkadir Yüksel vatandaşlık maaşının detaylarını anlattı. "Uluslararası düzeyde yıllardır üzerinde çalışılan bir konu" Vatandaşlık maaşının önemli bir sosyal politika uygulaması olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Yüksel, "Biz sosyal politikacılar aslında bu konuların sadece bilimsel yayınlar dışında gündeme geleceğini çok düşünmez, hatta birçoğumuz biraz da ütopik olduğunu ifade ederiz. Son günlerde basında yer alan ‘vatandaşlık maaşı’ kavramı, sosyal politika literatüründe uluslararası düzeyde yıllardır üzerinde çalışılan bir konudur. Aslında literatür karşılığı ‘evrensel temel gelir’ veya ‘vatandaşlık geliri’ olarak ifade edilmektedir. Vatandaşlık geliri ya da evrensel temel gelir; hiçbir şart gözetmeksizin devletin vatandaşlara bireysel olarak vatandaş olma gerekçesiyle yaptığı düzenli ödemedir. Bu uygulama bazı ülkelerde denenmiştir ama tam anlamıyla ulusal düzeyde uygulanan hiçbir ülke bulunmamaktadır" dedi. Gelir garantisi sağlanacak Uygulamanın AK Parti’nin seçim beyannamesinde yer aldığını ifade eden Doç. Dr. Abdulkadir Yüksel, "2026 yılını da kapsayan Orta Vadeli Program’da ve Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından yayımlanan Türkiye Yüzyılı için Doğru Adımlar 2023 Seçim Beyannamesi’nde ‘vatandaşlık maaşı’ kavramı iki yerde ifade edilmektedir. Vatandaşlık maaşı kavramı beyannamenin ‘sosyal adalet’ ve ‘aile’ başlığı altında yapılacaklar listesinde yer almaktadır. Aile başlığında daha kapsamlı bir şekilde açıklanmıştır. Bir hane için belirli bir gelir garantisi verilmesi olarak düşünebiliriz. Örneğin hane için belirlenen gelir garantisi 20 bin TL olsun. Hane geliri 20 bin TL altında olan haneler için aradaki fark devlet tarafından verilecektir. Yapılmak istenen uygulama tam olarak bu şekildedir. Fakat örnekte 20 bin TL olarak ifade ettik ama bu sınırın ne olacağı henüz belli değil. Benim bu konudaki tavsiyem; aile bazlı vatandaşlık maaşı miktarının asgari ücrete endekslenmesi ve her yıl belirlenen asgari ücretle güncellenmesidir. Bu sosyal politikanın kazanımları ne olacaktır diye baktığımızda; öncelikle gelir dağılımı arasındaki eşitsizlikleri iyileştirmenin hedeflendiğini, gelir dağılımı makasının daraltılmaya çalışıldığını söyleyebiliriz. Bunun yanı sıra yoksullukla mücadele için de önemli bir sosyal politika uygulaması olacağı aşikardır. Yine bu uygulamanın sosyal yardım sistemini sadeleştireceğini söyleyebiliriz" diye konuştu. Pilot bölge olarak deprem bölgesinde uygulanacak İşgücü piyasasının etkilenmemesi için uygun bir rakam belirleneceğine vurgu yapan Yüksel, "Bazı uzmanlar, özellikle liberal ekonomistler bu uygulamanın işsizliği ve kayıt dışılığı arttıracağı kaygısını ifade etmektedirler. Burada önemli bir nokta belirtilmektedir ki aile bazlı vatandaşlık maaşı uygulaması iş gücüne katılımı etkilemeyecek düzeyde olacaktır. Vatandaşlık maaşı üzerine Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın çalışma yürüttüğü ifade edilmektedir. Aldığımız duyumlara göre pilot uygulamalar yapılacak, sonrasında ülke genelinde uygulanması gündeme gelecektir. Öncelikle pilot bölge olarak deprem bölgesi ve yoksulluğun daha derin olduğu büyük şehirlerde başlamasıdır. Önümüzdeki günlerde bir açıklama yapıldığında daha ayrıntılı değerlendirme yapabiliriz" dedi.
Türkiye’nin tek yerli acil durum gıdası ve suyu Trabzon’da deprem çantasına giriyor
07 Aralık 2025 Pazar - 09:43 Türkiye’nin tek yerli acil durum gıdası ve suyu Trabzon’da deprem çantasına giriyor Son yıllarda yaşanan büyük depremlerin ardından acil durum çantalarının önemi bir kez daha ortaya çıkarken, Türkiye’de deprem çantasında yer alması gereken en kritik ürünler Trabzon’da üretiliyor. Acil durum gıdası, acil durum suyu ve ilk yardım setiyle birlikte 72 saatlik yaşam desteği sunan yerli deprem çantası uluslararası standartlarda hazırlanıyor. Beşikdüzü Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Akana Deniz Teknolojileri’nde görevli Endüstri Mühendisi Mehmet Saygın, Türkiye’de hem acil durum gıdasını hem acil durum suyunu üreten tek firma olduklarını söyledi. Saygın, "Deprem çantalarının içinde mutlaka acil durum suyu ve acil durum gıdası bulunmalı. Bu ürünlerin raf ömrü 5 yıl ve bir kişinin 72 saatlik temel ihtiyacını karşılıyor. Son depremlerle birlikte bu konuda ciddi farkındalık oluştu" dedi. Deprem çantaları standart ve VIP olarak ikiye ayrılıyor Deprem çantalarının standart ve VIP olarak iki çeşide ayrıldığını belirten Saygın, "Deprem çantasının içeriğinde acil durum gıdası ve suyun yanı sıra ilk yardım seti, termal battaniye, dinamolu el feneri, düdük gibi temel ekipmanları yer alıyor. Standart olan çantamızın yüzde 70’i dolu, yüzde 30’u ise kullanıcının kendi inisiyatifine göre boş bırakılmış ve bu şekilde tasarlanmıştır. VIP modelde ise bu ekipmanlara ek olarak solar el feneri, powerbank, saç yıkama bonesi, dezenfektan ve termal koruyucu kıyafet bulunuyor" diye konuştu. Acil durum gıdasının uluslararası kurallara uygun olarak üretildiğini ifade eden Saygın, "Çantamızda bulunan acil durum gıdasını bir kişinin 3 günlük protein, karbonhidrat, yağ, tuz ve enerji ihtiyacını karşılayacak seviyede üretiyoruz. Fabrikamızda yüzde 75 kadın istihdamıyla bu üretimi gerçekleştiriyoruz" şeklinde konuştu.
500’den fazla kişinin istihdam edileceği organize tarım bölgesindeki çalışmalarda sona yaklaşıldı
06 Aralık 2025 Cumartesi - 14:06 500’den fazla kişinin istihdam edileceği organize tarım bölgesindeki çalışmalarda sona yaklaşıldı Kastamonu’nun Devrekani ilçesinde inşa edilen ve 500’den fazla kişinin istihdam edileceği Kastamonu-Devrekani Besi Organize Tarım Bölgesi’nde çalışmalarda sona yaklaşıldı. Devrekani Belediyesi’nin girişimiyle Tarım ve Orman Bakanlığınca ihale edilen, Kastamonu-Devrekani Besi Organize Tarım Bölgesi’nde altyapı ve üstyapı çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Yüzde 80 gerçekleşmenin sağlandığı bölgede, 2026 yılının Mart ayından itibaren işletmelerin faaliyetlerine başlaması hedefleniyor. 95 parsele sahip bölgede, ilk etapta 45 parsel için başvuruda bulunan yatırımcılara tahsisler yapıldı. Tahsisi yapılan parsellerde yatırımcılar inşaat çalışmalarını sürdürüyor. "Bin 290 dekar alanda Organize Tarım Bölgesini oluşturduk" Kastamonu-Devrekani Besi Organize Tarım Bölgesi’ndeki çalışmalarla ilgili bilgi veren Devrekani Belediye Başkanı Engin Altıkulaç, "2018 yılında Organize Tarım Bölgemizin hikayesi başladı. 7-8 yıldan beri hummalı bir şekilde bu büyük mega yatırımın hem Kastamonu özelinde hem Batı Karadeniz özelinde Organize Tarım Bölgemizin devam eden hikayesi Allah’ın izniyle yılbaşı itibariyle sonlanmış olacak. Kurtşeyh Mahallemizin sınırları içerisinde bin 290 dekar alanda Organize Tarım Bölgesini oluşturduk. Yerinde gerçekleşmeye baktığımızda yüzde 80 aşamasındayız. 12 ay içerisinde yüzde 90-95 oranında altyapı programımız bitecek. Toplam işletme ve sanayi parselleri ile birlikte 95 tane parselimizin olduğu bir organize tarım bölgesi. Bunlardan şu ana kadar 45 tanesini biz işletmelerimize tahsis ettik. Tahsis ettiğimiz parseller fiili olarak an itibariyle 19 tanesinin inşa faaliyetleri başladı ve hummalı bir şekilde devam ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığımızın Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Destekleme Programı kapsamında bu 19 tane yatırımımızın tamamı destek aldı ve yüzde 50 oranında desteklenecek" dedi. "Yol çalışmalarımız devam ediyor" Organize Tarım Bölgesinde altyapı çalışmalarının bittiğini söyleyen Başkan Altıkulaç, "Yağmur suyu, elektrik işleri, içme suyu hattı, parsellerin kota işlemleri tamamen bitti. Bir taraftan da parke döşeme ve kaldırım oluşturma işlemlerine devam ediyoruz. Sokak aydınlatmayla ilgili bütün iş ve işlemlerimiz bitti. Yüksek gerilim hattından alçak gerilim hattına indirgeyecek trafo merkezimizi de inşa etmeye başladık ve bu da öyle tahmin ediyorum ki bir ay içerisinde bitecek" diye konuştu. "Organik gübreyi ekonomiye kazandırmayı planlıyoruz" Tesisteki gübrelerin ekonomiye kazandırılacağını dile getiren Altıkulaç, "İşletme sahiplerimiz bize telefonla ulaştıkları takdirde gübre çukurlarından gübreleri alacağız. Ön gübre toplama havuzunda biriktireceğiz. Biz, daha sonra bunu sıvı ve katı olarak birbirinden ayıracağız. Sıvı ve katı birbirinden ayrıldıktan sonra kompost işlemi yakma işlemi geliyor. Kompost ünitesini de kurduktan sonra o üniteden geçireceğiz. Paket haline getirip ülkemizde ihtiyacı olan işletmelere bunları satmayı planlıyoruz. Elde edilen gübrenin sıvı kısmını ise bölgedeki tarım arazilerine, mera alanlarına serperek zirai üretimde organik gübreyi ekonomiye kazandırmayı planlıyoruz. Bununla alakalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın koordinesinde bir Avrupa Birliği projesi var. Yüzde 90 hibeli bir proje. Biz bakanlığımıza bununla alakalı projemizi yazdık. İleriki günlerde de onun onaylanmasının akabinde bu meselemizi de halletmiş olacağız" şeklinde konuştu. "İlk etapta 500’den fazla kişinin istihdam edilmesini hedefliyoruz" Organize Tarım Bölgesinin içerisinde 70 bin metrekarelik bir parselin olduğunu ifade eden Altıkulaç, "Kıymetli Bakanımız İbrahim Yumaklı sayesinde, Et ve Süt Kurumunun bir işleme ve entegre tesisini de Organize Tarım Bölgemize kazandırmaya çalışacağız. Gerek ilçemiz için gerek Kastamonu gerek bölge için önemli bir proje. Türkiye’deki 19 bölgeden Devrekani’de olması bizi çok mutlu ediyor. Organize Tarım Bölgesinin kurulması sadece orada işletme sahibi olan insanları ekonomik girdi sağlayacak hem istihdamı arttıracak. Minimum olarak ilk etapta biz, 500 kişinin orada istihdam edileceğini düşünüyoruz. İleriki günlerde bu istihdam sayısı kesinlikle artacaktır. Devrekani ilçemizin tarım anlamında ciddi toprakları var. Mevcut olan toprakların çok ciddi bir kesimi de sulanabiliyor. Bölge çiftçimizin de çarpan etkisiyle ekonomisinin bu anlamda buranın sayesinde Organize Tarım Bölgemizin sayesinde bayağı bir hareketleneceğini öngörüyoruz. Devrekanimize, Kastamonumuza, bölgemize ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kılıç hediye etti
06 Aralık 2025 Cumartesi - 13:12 Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kılıç hediye etti Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin, Yerel Yönetimlerde Kadın Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a kılıç hediye ederek, "Kılıcın keskin olsun reisim" dedi. İstanbul’da AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığınca düzenlenen ’Kadınla Yükselen Şehirler’ temalı Uluslararası Yerel Yönetimlerde Kadın Zirvesi’nde Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin, deneyimi ve güçlü mesajlarıyla dikkatleri üzerine çekti. Türkiye’nin dört bir yanından kadın belediye başkanları, yerel yönetim temsilcileri ve uluslararası konukların katıldığı zirvede konuşan Başkan Tekin, kadınların karar mekanizmalarındaki varlığının toplumların gelişmişlik seviyesinin en önemli göstergelerinden biri olduğunu vurguladı. "Kadının eli değen her yer güzelleşir" Pazaryeri’nde hayata geçirdikleri projelerde kadın istihdamına, üretimine ve sosyal yaşama katılımına özel önem verdiklerini ifade eden Başkan Tekin, "Bizler sahada, belediyede, üretimde, her alanda var oldukça şehirler daha güvenli, daha üretken, daha güçlü hale geliyor. Kadının eli değen her yer güzelleşir, değer kazanır" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü Zirve kapsamında AK Parti Genel Başkanı aynı zamanda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile de bir araya gelen Başkan Tekin, Pazaryeri’nde yürütülen çalışmalar ve ilçeye kazandırılan yeni projeler hakkında bilgi vererek, kılıç hediye etti. Erdoğan’ın yerel yönetimlerde kadınların artan başarısından duyduğu memnuniyeti ifade ettiği görüşme, programın en dikkat çeken anlarından biri oldu. Pazaryeri’nin vitrini zirvede parladı Pazaryeri Belediyesi’nin stant alanı ise üretim, kültür ve yerel değerleriyle katılımcılardan tam not aldı. Başkan Tekin, ilçenin hem vizyonunu hem de kadın emeğini temsil eden çalışmaları uluslararası katılımcılara tanıtarak Pazaryeri’nin adını güçlü şekilde duyurdu. Kadınların yerel yönetimlerdeki gücünün ve başarısının konuşulduğu zirvede Başkan Zekiye Tekin, hem sözleri hem de temsil ettiği değerlerle dikkatleri üzerine çekerek Pazaryeri’nin gururu oldu.
Bakan Uraloğlu: "Kasım ayında limanlarımızda elleçlenen yük miktarı 46 milyon 863 bin 236 ton olarak gerçekleşti"
06 Aralık 2025 Cumartesi - 12:49 Bakan Uraloğlu: "Kasım ayında limanlarımızda elleçlenen yük miktarı 46 milyon 863 bin 236 ton olarak gerçekleşti" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Kasım ayında limanlarımızda elleçlenen yük miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,8 artışla 46 milyon 863 bin 236 ton olarak gerçekleşti. Böylece Kasım ayları arasında tüm zamanların yük elleçlemesi rekorunu kırdık." dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 2025 yılı kasım ayı istatistiklerini değerlendirdi. Türkiye’nin deniz ticaretinden daha fazla pay alması için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Uraloğlu, "Kasım ayında limanlarımızda elleçlenen yük miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,8 artışla 46 milyon 863 bin 236 ton olarak gerçekleşti. Böylece Kasım ayları arasında tüm zamanların yük elleçlemesi rekorunu kırdık. Ocak-Kasım döneminde limanlarımızda elleçlenen yük miktarı ise toplam 503 milyon 413 bin 154 tona ulaştı" ifadelerini kullandı. Uraloğlu, Kasım ayında limanlarda elleçlenen konteyner miktarının ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,5 artarak 1 milyon 144 bin 131 TEU’ya; yılın ilk 11 ayında ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,2 artarak 12 milyon 822 bin 997 TEU’ya ulaştığını kaydetti. "Kasım ayında yurt dışı yük taşımaları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,5 arttı" Kasım ayında limanlardan yurt dışı limanlarına giden yük miktarının 11 milyon 271 bin 195 ton olarak gerçekleştiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, "Yurt dışı limanlarından limanlarımıza gelen yük miktarı ise 22 milyon 996 bin 485 ton olarak gerçekleşti. Kasım ayında yurt dışı yük taşımaları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,5 artarak 34 milyon 267 bin 680 ton olarak gerçekleşti." açıklamasında bulundu. Aliağa bölge liman başkanlığı zirvede Bölge liman başkanlıkları bazında ise Kasım ayında en fazla yük elleçlemesinin 7 milyon 387 bin 879 ton yük ile Aliağa Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde gerçekleştiğini ifade eden Bakan Uraloğlu, "Aliağa Bölge Liman Başkanlığını 6 milyon 779 bin 262 ton ile Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı ve 5 milyon 505 bin 421 ton ile İskenderun Bölge Liman Başkanlığı takip etti" değerlendirmesinde bulundu. Uraloğlu, Kasım ayında limanlarda deniz yoluyla yapılan transit yük taşımalarının 6 milyon 231 bin 99 ton, kabotajda taşınan yük miktarının ise 6 milyon 364 bin 457 ton olarak gerçekleştiğini ifade etti. En fazla artış gösteren yük cinsi sıvılaştırılmış doğal gaz Uraloğlu, Kasım ayında taşınan yük cinsleri bazında 892 bin 627 tonluk artış ile bir önceki aya göre en fazla artış gösteren yük cinsinin LNG (Sıvılaştırılmış doğal gaz) olduğunu kaydederek, limanlarda 1 milyon 358 bin 562 ton LNG elleçlemesi gerçekleştirildiğini belirtti. Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Kasım ayında portland çimento 972 bin 366 ton ile limanlarımızdan yurt dışına gitmek üzere gemilerle en fazla taşınan yük cinsi oldu. Söz konusu yük cinsini klinker ile feldispat yük cinsleri takip etti. Briketlenmemiş taşkömürü, yurt dışından limanlarımıza gelen gemilerde 2 milyon 816 bin 275 ton ile taşınan yükler arasında ilk sırada yer aldı. Bunu sırasıyla, ham petrol ve hurda demir yük cinsleri takip etti." ’En fazla yük Rusya’dan geldi’ Uraloğlu, deniz yolu ile yurt dışına gitmek üzere yapılan yüklemelerde en fazla yük taşımasının İtalya’ya yapılan taşımalarda gerçekleştirildiğini, bunu ABD’ye ve Mısır’a yapılan taşımaların takip ettiğini kaydetti. Uraloğlu ayrıca deniz yolu ile limanlara gelen en fazla yükün Rusya’dan yapılan taşımalar olduğunu da bildirdi.