EKONOMİ
ESOB Başkanı Keskin’den Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a esnaf raporu 01 Mart 2026 Pazar - 17:49:06 Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a sunduğu kapsamlı raporla esnafın sorun ve taleplerini iletti. TESK Yönetim Kurulu Üyesi ve MESOB Başkanı Şevket Keskin, 6 Şubat depremlerinin ardından yaklaşık üç yıldır ekonomik sıkıntılarla mücadele eden esnaf ve sanatkârların yaşadığı sorunları içeren raporu Malatya’ya ziyarette bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a sundu. Keskin, Malatya ticari hayatının bel kemiği olan esnafın halen hayatta kalma mücadelesi verdiğini belirterek, şehrin ekonomik ve sosyal olarak yeniden ayağa kalkmasının küçük işletmelerin desteklenmesiyle mümkün olacağını ifade etti. Raporda deprem bölgesine özel düşük vergi oranları uygulanması, konteyner iş yerlerinden kalıcı iş yerlerine geçecek esnafa uzun vadeli faizsiz kredi ve geri ödemesiz hibe sağlanması, ulaşım sektöründe ÖTV’siz ticari araç alım hakkının yeniden verilmesi ve belediye encümen kararıyla süresiz verilen M, T ve S plakaların mülkiyet hakkının yasal güvence altına alınması talepleri yer aldı. Depremde zayi olan hammadde ve stokların tazmini için ödeme takvimi açıklanması, artan maliyetler nedeniyle yerinde dönüşüm desteğinin en az 3 milyon TL’ye çıkarılması ve TOKİ ile Emlak Konut projelerinde kullanılacak malzemelerin Malatya esnafından temin edilmesi gerektiği de raporda vurgulandı. Ayrıca esnafın emekliliği için gerekli 9 bin prim gününün 7 bin 200’e düşürülmesi, vergi kaydı olup Bağ-Kur kaydı açılmamış esnafa geriye dönük borçlanma hakkı tanınması, zincir marketler ve AVM’lere karşı esnafı koruyacak Perakende Yasası’nın hayata geçirilmesi ve 2026 itibarıyla büyükşehirlerde basit usulden gerçek usule geçiş kararının deprem bölgesi için en az 3 yıl ertelenmesi istendi. Raporda son olarak KOSGEB desteklerinin tüm meslek kollarına açılması ve deprem sonrası verilen kredilerin geri ödeme süresinin en az 1 yıl uzatılması, sanayi esnafı için modern ve teknolojik altyapıya sahip yeni bir sanayi sitesinin kampüs modeliyle inşa edilmesi ve mevcut küçük sanayi sitelerinde kiracı esnafa mülkiyet önceliği tanınması taleplerine yer verildi.
01 Mart 2026 Pazar - 16:09 Ceylanpınar’da gümrük kapısı nöbeti Suriye ile Türkiye arasındaki ticarette önemli bir yere sahip olan Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesindeki gümrük kapısının operasyonel yetersizlik gerekçesiyle kapatılacağı iddiaları üzerine toplanan yüzlerce vatandaş kapının kapatılmamasını istedi. Suriye ile Türkiye arasındaki ticarette önemli bir yere sahip olan Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesindeki gümrük kapısının kapatılacak olması ilçe halkı, esnaf, oda başkanları ve muhtarları harekete geçirdi. Esnaf ve Sanatkarlar Odası önünde toplanan kalabalık gümrük kapısı nöbetine başladı. Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Bülent Çelik, Mevlana Mahallesi Muhtarı Ahmet Akkurt ve Suriyeli tüccarlar adına Abu Arap, kapının kapatılmasının Ceylanpınar için ekonomik idam anlamına geleceğini vurguladı. Ceylanpınar ilçesinin yeniden çıkmaz sokak haline geleceğini belirten Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkan Bülent Çelik, "Bir tarafımız TİGEM arazileri, diğer tarafımız sınır. Ceylanpınar zaten bir dar koridora sıkışmış durumda. Mevcut gümrük kapısı bizim tek nefes borumuzdur. Madem Suriye’nin imkanları ve operasyonel hareket kabiliyeti yetersiz deniliyor, o halde neden başka bölgelerde yeni kapılar açılıyor. Biz yeni kapılara karşı değiliz ama bir tarafı ihya ederken Ceylanpınar’ı imha etmenize, burayı bir ’çıkmaz sokak’ haline getirmenize asla razı değiliz" dedi. Muhtarlar adına konuşan Mevlana Mahalle Muhtarı Ahmet Akkurt ise, "Suriye iç savaşı boyunca mermilerin gölgesinde yaşayan, tarlasını ekemeyen, dükkanını açamayan ama devletine sadakatten ödün vermeyen bu halk, bugün cezalandırılmayı değil ödüllendirilmeyi bekliyor. Kapının kapatılması fikri derhal rafa kaldırılmalıdır" ifadelerini kullandı. Bölgedeki Suriyeli tüccarlar adına söz alan Abu Arap ise ticaretin devamlılığının her iki halk için de hayati olduğunu belirtti. Abu Arap, "Bu kapı sadece bir geçiş noktası değil, binlerce insanın rızık kapısıdır. Ticaretin durması demek, her iki taraftaki mazlum halkın daha da fakirleşmesi demektir. Biz Ceylanpınar’ın ticaret merkezi olarak kalmasını istiyoruz" diye konuştu. Kalabalık, gümrük kapısı ile ilgili olumlu bir karar alınıncaya kadar toplanmaya devam edeceklerini belirtti.
01 Mart 2026 Pazar - 15:49 Mersin tarımı faydalı böcekle biyolojik mücadeleye odaklandı Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) koordinesinde yürütülen Odak Mersin Projesi kapsamında faaliyet gösteren Mersin Tarım-Gıda-Hayvancılık Odak Çalışma Kurulu, şubat ayı toplantısını Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nde gerçekleştirdi. MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın yanı sıra kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, üniversiteler ve özel sektör temsilcilerinin katıldığı toplantıda, enstitünün yapılanması ve yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verildi. Program kapsamında, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü katkılarıyla kurulan Faydalı Böcek Üretim Laboratuvarı da incelendi. Yılda 400 bin faydalı böcek üretilecek Mersin ve Akdeniz Bölgesinin önemli tarımsal ürünleri arasında yer alan turunçgillerde zararlılarla mücadele amacıyla kurulan laboratuvarda yılda 400 bin faydalı böcek üretilmesi hedefleniyor. Üretilen böceklerin sahada çiftçilerin kullanımına sunulması planlanıyor. Bu uygulamayla kimyasal ilaç kullanımının azaltılması, insan sağlığının korunması, bitki koruma ürünlerine yapılan harcamaların düşürülmesi ve daha sağlıklı, kaliteli ürün elde edilmesi amaçlanıyor. Yetkililer, biyolojik mücadelenin yaygınlaştırılmasıyla çevre dostu üretim modelinin güçleneceğini ifade etti. Narenciye süreçleri bilimsel modelle ele alınıyor Kurul üyeleri ayrıca, Çukurova Kalkınma Ajansı destekleriyle MTSO, Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) ve Mersin Büyükşehir Belediyesi paydaşlığında kurulan Turunçgil Hasat ve Hasat Sonrası Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Merkezi’nde de incelemelerde bulundu. Bilimsel bir narenciye işleme tesisi olarak planlanan merkezde, hasattan depolama ve sarartma süreçlerine kadar tüm aşamalar simülasyon modeliyle değerlendiriliyor. Yapılan çalışmalarla narenciyede kayıpların azaltılması ve süreç verimliliğinin artırılması hedefleniyor.
Başkan Aras: "Kırsalda üretim varsa, kentte bereket vardır"
14 Şubat 2026 Cumartesi - 12:14 Başkan Aras: "Kırsalda üretim varsa, kentte bereket vardır" Muğla Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimin devamlılığını sağlamak, kırsal kalkınmayı desteklemek ve üreticilerin maliyet yükünü azaltmak amacıyla kent genelinde destek projelerine devam ediyor. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi, Seydikemer ilçesinde üreticilere balık yemi ve fidan desteği verdi. Sağlanan desteklerle kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi, katma değeri yüksek tarımsal ürünlerin yaygınlaştırılması ve aile ekonomisine katkı sunulması hedefleniyor. Seydikemer Boğalar Mahallesi üreticilerinden Yusuf Siper, verilen desteklerin kırsal üretim açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Ahmet Başkanımız, kırsalda yaşayan vatandaşlarımıza tohum, mineral taşı, fidan desteğinin yanı sıra süt soğutma tankı, süt transfer tankı ve jenaratör desteği sağlayarak çok önemli katkılar sunuyor. Kırsalda üretim yapan vatandaşlarımızın katma değerini artırmaya yönelik bu destekler, diğer illere örnek olabilecek niteliktedir. Yapılan destekler sayesinde üretim maliyetlerimiz düşerken, katma değeri yüksek ürünler üretme imkânı da bulduk" dedi. Muğla Alabalık Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Yıldırım su ürünleri sektöründe verilen desteklerin önemine dikkat çekerek, "Muğla Büyükşehir Belediyemizle birlikte küçük aile işletmelerimize balık yemi desteğinde bulunuyoruz. Hem devletimizin hem de yerel yönetimlerimizin sağladığı destekler büyük önem taşıyor. Üreticilerimize dağıtılan balık yemleri, Büyükşehir Belediyemizin üreticiye verdiği değerin somut bir göstergesidir" dedi. Seydikemer Muhtarlar Derneği Başkanı ve Seydiler Muhtarı Mehmet Güven, geçmişte Muğla’nın büyükşehir olmasının ilçeye hizmet getirme konusunda endişe oluşturduğunu belirterek, bugün gelinen noktada bu kaygıların tamamen ortadan kalktığını söyledi. Muhtarlar Derneği Başkanı Güven, "Önceden Muğla Büyükşehir olunca buraya nasıl hizmet gelecek diye bir endişemiz vardı. Ancak bugün son derece sıcak ve üreticiyi merkeze alan bir ortam görüyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’ın destekleriyle üreticilerimize balık yemi, fidan, süt soğutma tankı, süt transfer tankı ve jenaratör desteği destekleri sağlandı ve ayrıca kreşimizin açılışı yapıldı" dedi. Başkan Aras: "Üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, üreticilere verilen desteklerle ilgili yaptığı açıklamada, kırsalda üretimin güçlendirilmesinin öncelikleri arasında yer aldığını vurguladı. Başkan Aras, "Muğla’mızda toprağına, suyuna ve emeğine sahip çıkan üreticilerimizin her zaman yanında olduk ve olmaya da devam ediyoruz. Balık yemi, fidan, süt soğutma tankı, süt transfer tankı ve jenaratör desteklerimizle hem üretim maliyetlerini azaltmayı hem de üreticimizin emeğinin karşılığını almasını istiyoruz. Kırsalda üretim varsa, kentte bereket vardır." dedi. Üretimin sürdürülebilirliğine dikkat çeken Başkan Aras, "Amacımız, gençlerin ve ailelerin kırsalda üretimden kopmamasını sağlamak. Bölgeye uygun, katma değeri yüksek ürünlerle hem doğamızı koruyacağız hem de üreticimizin gelirini artıracağız. Seydikemer’de olduğu gibi Muğla’nın tüm ilçelerinde üreticimizin yanında olmaya, tarımsal desteklerimizi artırarak sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Pegasus, Sabiha Gökçen’de uçak bakım merkezi yatırımının ilk fazını devreye aldı
14 Şubat 2026 Cumartesi - 12:09 Pegasus, Sabiha Gökçen’de uçak bakım merkezi yatırımının ilk fazını devreye aldı Pegasus Hava Yolları, Sabiha Gökçen Havalimanında gerçekleştirdiği uçak bakım merkezi yatırımının ilk fazını hizmete açarak teknik kapasitesini ve kabiliyetlerini genişletti. İlk fazda beş dar gövde uçağa aynı anda bakım imkânı sunan hangarların; dijitalleşme, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı altyapısıyla şirketin operasyonel gücünü önemli ölçüde artıracağı açıklandı. Pegasus Hava Yolları, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda hayata geçirmekte olduğu dar gövde uçak bakım hangarlarından oluşan yeni uçak bakım merkezinin ilk fazını hizmete alarak, teknik bakım kapasitesini ve kabiliyetlerini önemli ölçüde artırdı. Pegasus, ilk etapta 40 milyon dolarlık yatırımla hayata geçen hangar yatırımıyla bakım süreçlerinde zaman ve kaynak optimizasyonu sağlayarak, operasyonel verimliliğini güçlendirmeyi ve uçakların bakım kaynaklı yerde kalma süresini azaltmayı hedefliyor. Uçtan uca bakım ve teknik operasyon altyapısı 29 Ocak 2025’te başlatılan proje, bir yıl içinde tamamlanarak ilk fazıyla faaliyete geçti. İlk faz olarak, aynı anda beş dar gövde uçağın hat ve üs bakımının yapılacağı iki bakım hangarı ve bir boya hangarı devreye alındı. 2026 yılı son çeyreğinde tamamlanacak ikinci fazla birlikte ilave beş dar gövdeli uçağa üs bakımı yapılabilecek diğer bir hangar hizmete girecek. Üçüncü fazda ise bu hangar on dar gövdeyi alabilecek şekilde genişletilecek ve uçak bakım merkezi yatırımı tamamlanmış olacak. Hat ve üs bakım faaliyetlerini aynı çatı altında toplayacak bu ilk faz hangarları, günlük operasyonu destekleyen hat bakım faaliyetlerinden motor ve iniş takımı değişimlerine, aviyonik ve yapısal modifikasyonlardan üs bakım uygulamalarına, komple uçak boyama işlemlerinden dış gövde tasarım ve kaplama uygulamalarına, komponent bakımından eğitim faaliyetlerine kadar geniş bir yelpazede operasyon yürütecek şekilde tasarlandı. "Yeni hangar yatırımı, daha hızlı ve daha optimize operasyon için stratejik bir adım" Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk yeni yatırıma ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Teknik altyapıya yaptığımız her yatırım, operasyonel gücümüzü bir adım daha ileri taşıyor. Sabiha Gökçen’de yaptığımız uçak bakım merkezi yatırımı da Pegasus’un sürdürülebilir büyüme yolculuğunda stratejik bir kilometre taşı niteliğinde. Yeni hangarlarımız hem artan filomuzun bakım ihtiyaçlarını daha etkin yönetmemizi sağlayacak hem de dijitalleşme ve verimlilik odağındaki dönüşümümüzü hızlandıracak. Uçaklarımızın bakım süreçlerini daha hızlı ve daha optimize bir şekilde yöneterek misafirlerimize kesintisiz bir uçuş deneyimi sunmayı hedefliyoruz." Pegasus, birinci faz hangarlarıyla bakım ve operasyonel gücünü artırıyor Beş dar gövde uçağa eş zamanlı hizmet verebilen bu hangarlar, Boeing 737 NG ve Airbus A320/A321 ailesinin CEO ve NEO modelleri yetkisi ile tüm dar gövde uçak tiplerine uygun altyapıya sahip bulunuyor. Tesis, bakım ve modifikasyon faaliyetlerinin yapılacağı iki hangarın yanı sıra uçak boyama için özel olarak inşa ve teçhiz edilmiş ayrı bir hangarı bünyesinde barındırıyor. Toplam 18 bin metrekare kapalı alanda konumlanan yapı, 25 bin metrekarelik apronla destekleniyor ve Sabiha Gökçen Havalimanı’nın iki pisti arasındaki stratejik geçiş noktasında yer alıyor. Yaklaşık 40 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen ilk faz hangarları, teknik kapasitenin yanı sıra yaklaşık 200 kişilik ek istihdam oluşturuyor. Tesis, Pegasus’un büyüyen filosuna öncelikli olarak hizmet verecek; ilerleyen dönemde kapasite uygunluğuna bağlı olarak diğer hava yolu şirketlerine ait uçakları da kabul edilebilecek. Yeni hangarda dijitalleşme ve sürdürülebilirlik bir arada Hangar, Pegasus’un dijital bakım ve sürdürülebilirlik vizyonunun da önemli bir halkasını oluşturuyor. Kağıtsız bakım süreçleri, dijital depo ve takım hane, insansız Kişisel Koruyucu Donanım otomatları ve yapay zekâ destekli iş sağlığı çözümleri gibi uygulamalar sayesinde süreçler daha hızlı ve verimli ilerliyor. Önleyici bakım faaliyeti ve veri analitiği sistemleri ise bakım ihtiyaçlarının önceden öngörülmesine imkân tanıyarak operasyonların kesintisiz devamını destekliyor. Sürdürülebilirlik boyutunda ise hangar yapımında enerji verimliliğine ve atık yönetimine odaklanan bir altyapı tercih edildi.
Araç Kiralamacıları Konfederasyonu Başkanı Kızmaz: "Hatalı kullanımda sigorta şirketleri mal sahibini değil aracı kiralayan kişiyi sorumlu tutmalı"
14 Şubat 2026 Cumartesi - 12:03 Araç Kiralamacıları Konfederasyonu Başkanı Kızmaz: "Hatalı kullanımda sigorta şirketleri mal sahibini değil aracı kiralayan kişiyi sorumlu tutmalı" Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik Taslağı’nı değerlendiren Araç Kiralamacıları Konfederasyonu Asım Kızmaz, "Suçu kim işliyorsa o kişiye sigorta firmasının rücu etmesini istiyoruz. Yani mal sahiplerine değil kiralayan kişiye mal edilmeli. Nasıl trafik cezasında kiralayan kişi sorumluysa bu gibi işlerde de kiralayanın sorumlu olmasını ve taslakta yer almasını istiyoruz" dedi. Ticaret Bakanlığı tarafından ülke ekonomisi için stratejik öneme sahip olan motorlu kara taşıtı kiralama sektöründe, hizmet kalitesini artırmak, kayıt dışılığı önlemek ve tüketici mağduriyetlerini ortadan kaldırmak amacıyla ‘Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik Taslağı’ hazırlandı. Kamuoyunun ve sektör paydaşlarının görüşüne sunulan taslakla ticari faaliyet doğrultusunda taşıt kiralayan her işletmenin, yetki belgesi alması zorunlu olacak. Yetki belgesi verilmesi için işletmelerin meslek odasına kayıtlı olması, iş yerinin ikamet veya başka bir mesleki ya da ticari faaliyet amacıyla kullanılmaması ve vergi mükellefi olması gerekecek. Ayrıca, kiralama sorumlularının en az ilköğretim mezunu olması, belirli suçlardan hüküm giymemesi, Mesleki Yeterlilik Kurumu onaylı ‘Seviye 4’ belgesini taşıması şartı da bulunacak. Bu çerçevede, motorlu kara taşıtı kiralama faaliyetleri ile kiralamaya konu taşıtların, takip ve kontrolü amacıyla Bakanlıkça ‘Motorlu Kara Taşıtı Kiralama Bilgi Sistemi’ kurulacak. Yetki belgesi başvuruları ve diğer belgelendirme işlemleri, bu sistem üzerinden gerçekleştirilecek. Klasik taşıtlar hariç olmak üzere, 100 bin kilometrenin üzerinde veya 5 yaşından büyük taşıtlar kiraya verilemeyecek. İşletmelerin en az 5’inin, kendine ait olmak üzere, toplam en az 10 taşıta sahip olması gerekecek. Öte yandan Büyükşehirlerde faaliyet gösteren işletmeler için birinin Türkiye’de üretilmesi şartıyla, en az 2 hibrit veya elektrikli taşıtı, filolarında bulundurma zorunluluğu getirilerek, çevre dostu ulaşım teşvik edilecek ve yerli üretim desteklenecek. "2 yıl-100 bin kilometre yıpranma payını karşılamıyor" Bakanlık tarafında hazırlanan taslağa ilişkin konuşan Araç Kiralamacıları Konfederasyonu Başkanı Asım Kızmaz, Ticaret Bakanlığı’nın yapmış olduğu taslakla sil baştan bir düzenleme getireceğini kaydetti. Kızmaz, "Bu taslak çok dar kapsamlı yapılmış. Biz Araç Kiralamacıları Konfederasyonu olarak ‘rent a car’ firmalarımızı da düşünerek taslağın genişletilmesini istiyoruz. Neden derseniz çünkü bir araç maliyeti bizler de 2 yılda yüz bin kilometrede amortisman etmiyor. Bunu amortisman edebilmek için bu büyük firmalara, kurumsal firmalara uygulanan fiyat politikası bizim üyelerimize ve meslektaşlarımıza da açılması lazım. Taslağın içerisine bu girerse bu anca o zaman amortisman edebilir" dedi. "Mesleki Yeterlilik Belgesi olmazsa olmaz" Taslakta yar alan ‘Mesleki Yeterlilik Belgesi’ bulundurulmasının zorunlu kılınmasının olumlu olduğunu kaydeden Kızmaz, "Mesleki yeterlilik belgeleri bizim zaten başından belli olmazsa olmazımız. Yani Ticaret Bakanlığı’na da buradan da teşekkürlerimizi sunuyoruz bu konuyu dikkate aldıkları için. Ama yine dar kapsamlı yapılmış. Üniversite mezunu olma şartı konulmuş. Biliyorsunuz ki bu işi 25-30 senedir yapan kiralama firmalarımız var. Maalesef ilkokul mezunu olan var, lise mezunu olan var. Bunların da göze bulundurulması gerekmektedir. Taslağın içerisine bunu da yerleştirmemiz lazım" ifadelerine yer verdi. "Hatalı kullanımda sigorta şirketleri mal sahibini değil aracı kiralayan kişiyi sorumlu tutmalı" Kızmaz, kiralanan araçlarda kiralayan kişinin hatalı olmasına rağmen kiralama şirketlerinin sorumlu tutulduğunu ve bunu yeni taslağa eklenerek düzeltilmesi gerektiğini belirterek, "Müşteriye verdiğimizde araç alkolü bir kazaya karıştığında tamamıyla kiralama firmalarına rücu ediliyor. Bu sigorta kanununun da bu taslağın içerisinde yeniden değerlendirilip, anayasa maddesinin 38’inci maddesine göre suçu kim işliyorsa o kiralayan kişiye sigorta firmasının rücu etmesini istiyoruz. Yani mal sahiplerine değil kiralayan kişiye mal edilmeli. Nasıl trafik cezasında kiralayan kişi sorumluysa bu gibi işlerde de onların sorumlulu olmasını istiyoruz. Bu taslağın içerisinde bunu da koymak istiyoruz" ifadelerine yer verdi. Kızmaz, konfederasyonlarının bünyesinde bulunan tüm firmaların en yakın zamanda Mesleki Yeterlilik Belgesi’ni aldığını ifade etti.
Osmangazi Belediyesi’nden fırınlara ve tatlıcılara Ramazan denetimi
14 Şubat 2026 Cumartesi - 11:32 Osmangazi Belediyesi’nden fırınlara ve tatlıcılara Ramazan denetimi Osmangazi Belediyesi Zabıta ekipleri, Ramazan öncesinde fırın, pastane ve tatlı imalathanelerinde denetimlerini artırarak hijyen, ruhsat ve fiyat kontrollerine ilişkin ilçe genelinde kapsamlı incelemelerde bulundu. Osmangazi Belediyesi’ne bağlı İş Yeri ve Çevre Sağlığı Denetim Birimi ile Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Ramazan ayı öncesinde vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşabilmesi amacıyla ilçe genelinde kapsamlı denetimler gerçekleştirdi. Tatlı imalathaneleri, pastaneler, fırınlar ve gıda satış noktaları tek tek kontrol edilerek işletmelerin mevzuata uygunluğu detaylı şekilde incelendi. Ramazan hazırlıkları kapsamında çalışmalarını yoğunlaştıran ekipler, denetimlere işletmelerin ruhsat ve belge kontrolleriyle başladı. Ardından üretim alanları, depolar ve satış bölümlerinde hijyen standartları mercek altına alındı. Çalışanların kişisel temizliği, kullanılan ekipmanların uygunluğu ve üretim yapılan yerler titizlikle değerlendirildi. İmalathanelerde kullanılan hammaddelerin saklama alanları ile ürünlerin gramajları kontrol edilirken, tüketici haklarının korunması amacıyla fiyat etiketleri ve satış kuralları da denetlendi. Ayrıca gıda satışı yapılan marketlerde fahiş fiyat uygulamaları, gramaj eksiklikleri ve iştigal dışı ürün satışı gibi konularda incelemelerde bulunuldu. Gerçekleştirilen kontrollerde mevzuata aykırı durum tespit edilen işletmeler hakkında gerekli yasal işlemler uygulanırken, eksikliklerin giderilmesi için uyarılar yapıldı. Denetimi yapılan ve mevzuatlara uyduğu belirlenen imalathanenin müdürü Enes Osman, denetimlerin sıklıkla yapılması gerekliliğine işaret ederek, "Osmangazi Belediyesi’nin yaptığı denetimlerden gayet memnunuz. Daha sık olması gerekiyor tabii ki biz de işimizi doğru yaptığımızı gösterebilelim. Müşterilerde bunu güvence altında görebilsin." ifadelerini kullandı. Osmangazi Belediyesi’nin ilçe sakinlerinin sağlığını gözeterek yaptığı denetimler Ramazan ayı boyunca da devam edecek.
Sevgililer Günü esnafa yaradı: Satışlar 2 katına çıktı
14 Şubat 2026 Cumartesi - 11:21 Sevgililer Günü esnafa yaradı: Satışlar 2 katına çıktı MUŞ (İHA) – Muş’ta 14 Şubat Sevgililer Günü dolayısıyla takı ve aksesuar mağazalarında yoğunluk yaşanırken, satışların ise iki kat arttığı belirtildi. 14 Şubat Sevgililer Günü’nü ile birlikte Muş’ta hediye alışverişi hareketliliği arttı. Kent genelinde takı ve aksesuar satışı yapan mağazalar, gün boyu yoğunluk yaşadı. Vatandaşlar, sevdiklerine anlamlı bir hediye almak için mağazaları dolaşarak bütçelerine uygun ürünleri tercih etti. Özellikle bijuteri mağazalarında yaşanan yoğunluk dikkat çekerken, gümüş takılarının yanı sıra küpe, kolye ve bileklik gibi ürünler en çok ilgi görenler arasında yer aldı. Sevgililer Günü’nün oluşturduğu alışveriş hareketliliği, Muş’ta esnafın yüzünü güldürdü. Vatandaşların bütçelerine uygun hediyelere yönelmesiyle birlikte takı ve aksesuar mağazalarında yoğunluğun gün boyunca devam etmesi bekleniyor. Evren Öztürkçü isimli esnaf, bu özel günün hem küçük işletmeler hem de sektör genelinde canlanma sağladığını belirterek, "Yaklaşık bir buçuk yıldır Muş merkezde, İstasyon Caddesi üzerinde takı ve aksesuar alanında hizmet vermekteyiz. Sevgililer Günü dolayısıyla Muş’ta son üç-dört gündür yoğunluk yaşıyoruz. Mağazamızda binlerce çeşit ürün bulunuyor. Yaklaşık 3-4 bin kalem ürünümüz var. Bu ürünler; gençlere, orta yaş grubuna ve yaşlılara hitap eden geniş bir yelpazeye sahip. Her bütçeye uygun ürün seçeneklerimiz mevcut. Altın ve gümüş fiyatlarının yükselmesiyle birlikte bijuteri ürünlere olan rağbet arttı. Bu durum işlerimize de olumlu yansıdı ve satışlarımız iki-üç katına yükseldi" dedi. Sevgililer Günü’nü ile birlikte mağazada son günlerde belirgin bir hareketlilik yaşandığını söyleyen Sılanaz Erkoç da, "Sevgililer Günü sebebiyle son bir haftadır mağazamızı erken saatlerde açıp geç saatlere kadar hizmet veriyoruz. Sevgililer Günü’ne özel olarak hazırladığımız özel hediye paketlerimiz de bulunmaktadır. Beyler eşleri için çanta, takı, cüzdan, yüzük ve kolye gibi ürünleri tercih edebilmektedir. Hanımlar ise eşleri için saat, bileklik, tespih ve yüzük gibi bijuteri ürünlerimizden satın alabiliyor. En çok satılan ürünlerimizin başında kolyeler ve küpeler yer alıyor. Son dönemde trend olan pandora setlerimiz de yoğun ilgi görüyor. Bunun yanı sıra Z kuşağına hitap eden takı, bijuteri ve çanta modellerimiz de ürün çeşitliliğimiz arasında bulunuyor. Ekip arkadaşlarımızla birlikte, vatandaşlarımıza en iyi hizmeti sunabilmek için yoğun bir tempoyla çalışıyoruz" şeklinde konuştu.
Ticaret Bakanlığı’ndan Ramazan’da indirim anlaşması: Zincir marketler ile mutabakat sağlandı
14 Şubat 2026 Cumartesi - 10:46 Ticaret Bakanlığı’ndan Ramazan’da indirim anlaşması: Zincir marketler ile mutabakat sağlandı Ramazan ayı öncesinde gıda arzı ve fiyat istikrarını sağlamak amacıyla harekete geçen Ticaret Bakanlığı, gıda toptancı kuruluşları, zincir marketlerin üst yönetimleri, sektör temsilcileri ve ilgili meslek odalarıyla indirim konusunda mutabakata varıldığını duyurdu. Ticaret Bakanlığı, Ramazan ayı öncesinde gıda arzı ve fiyat istikrarının sağlanmasına yönelik kapsamlı tedbirleri kamuoyuna duyurdu. Bakanlık, temel gıda ürünlerine uygun fiyatla ve kolay erişimin sağlanması amacıyla sektör temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdiğini ve indirim kampanyaları konusunda mutabakata varıldığını açıkladı. Bakanlık tarafında yapılan açıklamada, "Ticaret Bakanlığı, Ramazan ayında gıda arz ve talebinin uygun fiyatlı ve kolay erişilebilir olmasına yönelik olarak kapsamlı çalışmalar yürütmüş, gıda toptan ve perakende sektörlerinin yöneticileriyle görüşmüş ve indirim kampanyaları yapmaları konusunda mutabık kalınmıştır" ifadelerine yer verildi. Bu kapsamda gıda toptancı kuruluşları, yerel market yöneticileri, zincir marketlerin üst yönetimleri, sektör temsilcileri ve ilgili meslek odalarıyla bir dizi görüşme yapıldığı belirtilerek, özellikle temel gıda ve ihtiyaç ürünlerinde fiyat istikrarının korunması, kampanya ve indirimlerin artırılması, arz sürekliliğinin sağlanması ve fırsatçılığa izin verilmemesi konusunda uzlaşı sağlandığı aktarıldı. "Haksız fiyat artışı, stokçuluk ve spekülatif girişimlere karşı denetimler kararlılıkla sürdürülecektir" Açıklamada, gıda erişimini daha ekonomik hale getirecek adımların atıldığı vurgulanarak, "Sürekli yapılan ve devam etmekte olan Ticaret ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın koordineli iş birliği içindeki yoğun denetimleri Ramazan ayı boyunca daha sıkı şekilde devam edecek, piyasalar yakından kontrol edilecek, haksız fiyat artışı, stokçuluk ve spekülatif girişimlere karşı denetimler kararlılıkla sürdürülecektir" denildi. Ayrıca vatandaşların fahiş fiyat artışı ve haksız ticari uygulamalarla karşılaşmaları halinde başvuru kanalları da hatırlatılan açıklamada, "Vatandaşlarımızın fahiş fiyat artışı ve haksız ticari uygulamalarla karşılaşmaları halinde; Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), Ticaret Bakanlığımızın Haksız Fiyat Artışı (HFA) Bildirim Uygulaması, Ticaret İl Müdürlüklerimiz ve Alo 175 Tüketici Danışma Hattı aracılığıyla durumu bildirmeleri önem arz etmektedir. İlgili başvurular titizlikle incelenecek, gerekli idari işlemler ivedilikle tesis edilmektedir" ifadeleri kullanıldı.
Hayvancılıkta Samsun farkı: 19 bin 495 manda ile ilk sırada
14 Şubat 2026 Cumartesi - 10:28 Hayvancılıkta Samsun farkı: 19 bin 495 manda ile ilk sırada Samsun, 19 bin 495 manda varlığı ile Türkiye’de ilk sırada yer alarak ülke genelindeki toplam manda popülasyonunun yüzde 12,3’ünü tek başına karşılıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre Samsun’un hayvan varlığı istatistikleri belli oldu. Buna göre Türkiye genelinde 162 bini aşkın manda bulunurken, Samsun sahip olduğu 19 bin 495 manda ile bu alanda lider konumda bulunuyor. İl genelinde ayrıca 98 bin 392 kültür sığırı, 200 bin 755 melez sığır ve 39 bin 799 yerli sığır yer alıyor. Mandalarla birlikte Samsun’daki toplam büyükbaş hayvan varlığı 358 bin 441’e ulaşıyor. Samsun, yerli sığır sayısında Türkiye üçüncüsü, melez sığır varlığında dokuzuncu, kültür sığırı varlığında ise 27’nci sırada bulunuyor. Küçükbaş hayvan varlığına bakıldığında ise il genelinde 232 bin 315 koyun ve 24 bin 849 keçi olmak üzere toplam 257 bin 164 küçükbaş hayvan bulunuyor. Samsun, koyun varlığında ülke genelinde 51’inci, keçi varlığında ise 61’inci sırada yer alıyor. Kanatlı hayvan varlığı 3 milyon 899 bine ulaşan Samsun, Türkiye toplamının yüzde 1,01’ine sahip olarak bu alanda 25’inci sırada bulunuyor. Bal üretiminde de ilk 25 il arasında yer alan Samsun’da yıllık 926 ton bal üretiliyor. İl genelindeki 94 bin 885 kovan sayısı ile Samsun, kovan varlığı bakımından Türkiye’de 32’nci sırada yer alıyor.
Kocaeli’de balık tezgahlarındaki son durum
14 Şubat 2026 Cumartesi - 09:47 Kocaeli’de balık tezgahlarındaki son durum Kocaeli’de geçtiğimiz günlerde etkili olan olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılan tekne sayısı azalırken, bu durum tezgahlardaki balık miktarına da yansıdı. Kocaeli’de geçtiğimiz günlerde Marmara Denizi ve Karadeniz kıyılarında etkili olan fırtına ve sağanak, balıkçılığı da etkiledi. Şiddetli rüzgar nedeniyle tekneler limanlara demirlemek zorunda kalınca, tezgahlardaki balık miktarı azaldı. Tezgahlarda hamsinin kilogramı 300-400 lira arasında değişirken; istavrit 200, sardalya 200-250, mezgit, levrek ve çupra ise 300-350 liradan satılıyor. Balıkçı esnafı Özcan Sevimli, balığın az gelmesine rağmen fiyatların vatandaşın alabileceği seviyelerde olduğunu söyledi. Kötü hava nedeniyle avlanmanın zorlaştığını belirten Sevimli, rüzgarlı ve fırtınalı günlerde teknelerin denize açılamadığını ifade etti. Hava şartlarının balık arzını doğrudan etkilediğini dile getiren Sevimli, denize çıkan tekne sayısının azalmasının fiyatlara yansıdığını ancak buna rağmen tezgahlarda aşırı bir pahalılık olmadığını kaydetti. "Hava estiği zaman kayıklar çıkamıyor" Özcan Sevimli, bu sezon hamsinin her zamanki gibi kaliteli ve yağlı geldiğini ancak miktar olarak az olduğunu söyledi. Sevimli, vatandaşların bazen fırtına ile balık fiyatları arasındaki ilişkiyi sorguladığını da belirterek, "İnsanlar bazen ’Fırtınanın balıkla ne alakası var?’ diyor ama çok alakası var. Hava estiği zaman kayıklar çıkamıyor, süreç zorlaşıyor. Kayık az çıkınca balık ister istemez değere biniyor. Normal şartlarda hamsinin kasasını 2 bin liraya alıyoruz. Hava estiğinde bu rakam 5-6 bin liraya kadar çıkıyor. Biz de isteriz balık ucuz olsun, halk gelsin balık yesin ama bu bizim elimizde olan bir durum değil. Denize çıkanların da işleri zor, onlar da kötü bir süreçten geçiyor" diye konuştu. "200 liraya bugün ne alıp da karnını doyurabilirsiniz" Fiyatların sanıldığı kadar yüksek olmadığını vurgulayan Sevimli, "İstavritin kilosu 200 lira, hamsi 350 lira, mezgit 300-350 lira arasında değişiyor. Levrek ve çipura da genelde 300-350 lira civarında. 400 liraları çok görmüyoruz. 200 liraya bugün ne alıp da karnınızı doyurabilirsiniz?" şeklinde konuştu. Ayrıca Sevimli, tezgahlardaki balık çeşitliliğine de değinerek, "Uskumrunun omegası yüksektir. Biz kılçığını ayıklayıp yaprak açıyoruz, çok güzel oluyor. Turna mezgiti de bu ara bol, gönül rahatlığıyla yiyebilirler. Levrek, çipura, istavrit ve mezgit 12 ay boyunca lezzetli balıklardır. Şu an hamsi de çok güzel geliyor ama az olduğu için fiyat farkı oluşuyor. Biz isteriz 100-150 liraya satalım ama bu bizim elimizde değil. Yine de balık hala uygun ve vatandaş gönül rahatlığıyla tüketebilir" ifadelerini kullandı.