Son Dakika
|
Almanya'da "muharebeye hazır asker sayısını 460 bine çıkarma" hedefi
Merkez Bankası faizi değiştirmedi, yüzde 37’de sabit bıraktı
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
Kan donduran torun dehşetine rekor ceza
İzmir’de taksi şoförü cinayetinin iddianamesi kabul edildi
Avcılar kıyılarında tedirgin eden görüntü
Diyarbakır’da yolcu otobüsü devrildi: 1 ölü, 13 yaralı
Adalet Bakanı Gürlek: "Takipsizlik verilen tüm dosyalar incelenecek"
Bahçeli: "Okullarımızdaki saldırılar çok yönlü ele alınmalıdır''
Romanya'da enerji santralinde patlama
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Barrack: "S-400 krizi aylar içinde çözülebilir"
Suriye Devlet Başkanı Eş-Şara, BAE'de
Pezeşkiyan’dan ABD’ye: "Dünya ikiyüzlü söylemlerinizi görüyor"
Aziz Yıldırım: "Fenerbahçe Başkanı’nı belirlemek gibi bir isteğim ya da misyonum olamaz"
Bakan Kurum, Almanya Başbakanı Merz ile bir araya geldi
Trump: "İran'da idam edilmesi beklenen 8 kadının cezaları geri çekildi"
İran’dan "bölünme" iddialarına yalanlama: "Düşmanların propaganda oyunu"
EKONOMİ
THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Şeker, Tokyo’da yatırımcılarla buluştu
22 Nisan 2026 Çarşamba - 23:42:43
Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, 20-22 Nisan tarihleri arasında Japonya’nın başkenti Tokyo’da THY adına bir dizi yatırımcı görüşmesi gerçekleştirildiğini açıkladı. THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, Japonya’nın Tokyo şehrinde yatırımcılarla bir araya geldi. THY Yönetim Kurulu Başkanı Şeker, yapılan görüşmelerde 150’den fazla Japon öz sermaye yatırımcısı ve finansal kuruluş ile bir araya geldi. "Her bir çalışma arkadaşımızın özverisi, başarılarımızın en büyük gücüdür" Japonya’da gerçekleşen görüşmelerle ilgili sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Şeker, "Havacılıkta küresel rekabet her geçen gün artarken, sektörümüzü ve markamızı ileriye taşıyacak güçlü iş birliklerine daha fazla önem veriyoruz. Bu doğrultuda, gökyüzündeki öncü konumumuzu pekiştirmek ve stratejik hedeflerimize ilerlemek adına 20-22 Nisan tarihlerinde Tokyo’da verimli bir dizi yatırımcı görüşmesi gerçekleştirdik. Finans yönetimimizden arkadaşlarımızın katılımıyla, BNP Paribas, Development Bank of Japan ve SMBC’nin yanı sıra; SMFL, ORIX Corporation ve JP Lease aracılığıyla 150’den fazla Japon özsermaye yatırımcısı ve finansal kuruluş ile bir araya geldik. Bu temaslarda Ortaklığımızın finansal gücünü, sürdürülebilir büyüme vizyonumuzu ve gelecek projeksiyonlarımızı paylaştık. Türk Hava Yolları olarak katma değer üretmeye ve başarı hikayelerimizi küresel ölçekte sürdürmeye devam edeceğiz. Dünyanın önemli finans merkezlerinden biri olan ve Ortaklığımız için stratejik öneme sahip Japonya’da, son 20 yılda yaklaşık 9 milyar dolar kaynak sağlayarak 100’den fazla uçağımızı finanse ettik. Yatırımcıların gösterdiği ilgi ve güven, küresel marka değerimizin sağlam temellere dayandığını bir kez daha teyit etti. Bu organizasyon kapsamında Tokyo ofisimizi ziyaret ederek 10 yılın üzerinde görev yapan 4 çalışma arkadaşımıza kıdem rozetlerini takdim ettik. Her bir çalışma arkadaşımızın özverisi, başarılarımızın en büyük gücüdür" dedi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 23:39
DGC’den Denizli OSB yönetimine hayırlı olsun ziyareti
Denizli Gazeteciler Cemiyeti (DGC) Başkanı Özkan Tokmak ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Denizli Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu ve Yönetim Kurulu Üyelerine hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. DGC Başkanı Özkan Tokmak, Denizli OSB’nin üretim gücüyle sadece Denizli’nin değil Türkiye ekonomisinin de önemli merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekerek; "Denizli OSB, sanayicilerimizin alın teriyle büyüyen, istihdam üreten ve ülke ekonomisine ciddi katkı sağlayan bir yapıdır. Bizler basın mensupları olarak bu değerin görünürlüğünü artırmayı, başarı hikâyelerini kamuoyuna doğru ve etkili şekilde aktarmayı görev biliyoruz" dedi. Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Denizli OSB olarak önceliğimiz üretimi, istihdamı ve ihracatı artırmak. Aynı zamanda sanayicimizin rekabet gücünü yükseltecek projeleri hayata geçirmek için yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Basın mensuplarımızın desteği ve doğru bilgilendirme çabası bizim için çok kıymetli. Sanayimizin gelişimini, başarılarını ve karşılaştığı zorlukları kamuoyuna aktaran basın, bu sürecin vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu nazik ziyaretiniz için teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 22:55
Samsun’a 150 milyonluk HASDÖV yatırımı
Samsun Yeni Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Toplantısı’nda, 150 milyon TL bütçeli Hassas Sıcak Dövme (HASDÖV) Uygulama Merkezi projesi görüşüldü. Samsun Valisi Orhan Tavlı başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, Yeni OSB Müdürlüğü yürütücülüğünde hayata geçirilmesi planlanan ve yıllık 800 bin parça üretim kapasitesine sahip olacak HASDÖV Uygulama Merkezi hakkında kurul üyelerine detaylı bilgi verildi. Projenin, bölgenin ileri teknoloji üretim kapasitesine önemli katkı sunması hedefleniyor. Toplantıda ayrıca, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) tarafından yürütülen "2025 Yılı Cazibe Merkezleri Destekleme Programı" kapsamındaki çalışmalar değerlendirildi. Yeni OSB’de yürütülen mevcut iş ve işlemler de ele alındı. Öte yandan, bölgede faaliyet gösterecek mesleki ve teknik eğitim kurumları ile teknoloji kolejlerinde öğrenim görecek öğrencilerin teorik ve uygulamalı eğitim süreçleri, nitelikli iş gücü yetiştirilmesi ve sanayinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının karşılanmasına yönelik planlamalar da görüşüldü. Toplantıya Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Vali Yardımcısı Vekili ve Tekkeköy Kaymakamı Enver Hakan Zengince, Tekkeköy Belediye Başkanı Mustafa Candal, Yeni OSB Müdürü Oğuz Keleş ve Mimar Salih Köksal da katıldı.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 22:04
Bakan Uraloğlu ’Eğer Kalkınma Yolu Projesi’nin önemine vurgu yaptı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Eğer Kalkınma Yolu Projesi’ni bugün bitirmiş olsaydık, Hürmüz Boğazı bu kadar dünya gündemine oturmamış olacaktı" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Nisan Ayı Meclis Toplantısı ve Türk Telekom ile İSO arasında imzalanacak olan stratejik iş birliği protokolü imza törenine katıldı. Burada bir konuşma yapan Uraloğlu, 5G’nin artık lüks bir teknoloji olmadığını, sanayinin geleceği olduğunu belirterek, "Tam da bu nedenle Türk Telekom ile İstanbul Sanayi Odası arasında imzalayacağımız iş birliği protokolü büyük stratejik önem taşımaktadır. Bu protokol kapsamında Türk Telekom, güçlü teknoloji altyapısı, yenilikçi dijital çözümleri ve mühendislik birikimiyle İstanbul Sanayi Odası üyelerimizin dijital dönüşümünü hızlandıracak, verimlilik, rekabetçilik ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkılar sağlayacaktır. Gerçek zamanlı veri akışı, makineler arası kesintisiz iletişim, otonom sistemler, yapay zeka destekli kalite kontrol ve robotik uygulamalar gibi alanlarda yeni çağların kapısını aralamaktır. Demo günleri, eğitimler, pilot projeler ve stratejik yol haritaları ile 5G’yi fabrikalarımızın kalbine yerleştireceğiz. Bu işbirliği, Bakanlığımız ile Türk Telekom’un sanayimize sunduğu en somut dijital desteklerden birisi olacaktır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde son 24 yılda ülkemiz siyasi istikrar ve vizyoner yönetim sayesinde ekonomik alanda önemli mesafeler katetmiştir. 2025 yılında mal ihracatımız 273,4 milyar dolara ulaşarak, Cumhuriyet tarihimizin rekorunu tazelemiş olduk. Ekonomimiz yüzde 3,6 büyüme kaydederek OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ilk üç ekonomi arasında, G20 ülkeleri arasında ise üst sıralarda yerini almıştır" dedi. "Son 24 yılda ulaşım ve haberleşme altyapımıza yaklaşık 355 milyar dolar yatırım yaptık" Tam 22 çeyrektir kesintisiz süren bu büyüme performansının üretim, yatırım, istihdam ve ihracata odaklanan politikaların somut sonucu olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, "İstanbul’umuz ise 95 milyar dolarlık ihracatla her yıl olduğu gibi açık ara liderliğini sürdürdü. Bu ekonomik başarılarda hiç şüphesiz ulaştırma ve altyapı alanına yapılan devasa yatırımların büyük rolü vardır. Çünkü burada bulunan herkes çok iyi biliyor ki ulaştırma ve haberleşme yatırımları ekonominin can damarlarını oluşturan, üretimi harekete geçiren, ticareti hızlandıran, istihdamı arttıran ve refahı yaygınlaştıran kritik altyapılardır. Modern ve etkin bir ulaştırma sistemi sayesinde lojistik maliyetler düşmekte, tedarik zincirleri kısalmakta, sanayicilerimiz ve ihracatçılarımız küresel pazarlara daha rekabetçi imkanlarla ulaşmaktadır. Bu kapsamda son 24 yılda ulaşım ve haberleşme altyapımıza yaklaşık 355 milyar dolar yatırım yaparak bu gerçeği hayata geçirdik" diye konuştu. "Dijital altyapıda fiber optik ağımızı 657 bin kilometreye ulaştırdık" Bölünmüş yol ağını 6 bin 101 kilometreden 30 bin 51 kilometreye, otoyol ağını bin 714 kilometreden 3 bin 796 kilometreye çıkardıklarını söyleyen Bakan Uraloğlu, "Sadece 6 ilimiz bölünmüş yollarla bağlıyken, bugün 77 ilimizi modern yol ağıyla buluşturduk. Demiryolu ağımızı 13 bin 919 kilometreye ulaştırdık; bunun 2 bin 251 kilometresi Yüksek Hızlı Tren hattıdır. Havacılıkta aktif havalimanı sayımızı 58’e, dış hat uçuş noktalarımızı 133 ülkede 356 noktaya yükselttik. Denizcilikte filomuz dünya sıralamasında ilk 10 arasına girdi. Limanlarımız küresel konteyner trafiğinde güçlü konumlarını sürdürüyor. Dijital altyapıda fiber optik ağımızı 657 bin kilometreye ulaştırdık. Yerli uydumuz TÜRKSAT 6A’yı hizmete aldık ve 5G teknolojisini başarıyla hayata geçirdik. Bu yatırımlarımız, sanayi sektörümüzün dijital dönüşümünü ve yüksek katma değerli üretimini de desteklemektedir" ifadelerini kullandı. "Orta Koridor ile Çin’den Avrupa’ya taşıma süresi, geleneksel rotalara göre önemli ölçüde kısalmıştır" İran-ABD-İsrail savaşıyla özellikle Hürmüz Boğazı’nda ortaya çıkan belirsizliklerin küresel ticaretin ana arterlerinde önemli kırılmalara yol açtığını, deniz taşımacılığında ciddi aksamalara neden olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, "Bu durum, küresel ticarette alternatif rota arayışını hızlandırmış ve alternatif ulaştırma güzergahlarının önemini yeniden gündeme taşımıştır. Tam da bu noktada, coğrafi konumu itibarıyla Asya-Avrupa ve Afrika’nın kesişiminde yer alan ülkemiz, sunduğu güvenli, hızlı ve rekabetçi koridorlarla küresel ticaretin yeni omurgalarından biri haline gelmektedir. Özellikle Orta Koridor bu süreçte öne çıkan başlıca hatlar olarak dikkat çekmektedir. Cumhurbaşkanımızın vizyonu doğrultusunda ilerlettiğimiz Orta Koridor ile Çin’den Avrupa’ya taşıma süresi, geleneksel rotalara göre önemli ölçüde kısalmıştır. Süveyş Kanalı üzerinden ortalama 35 gün, Ümit Burnu üzerinden ise yaklaşık 45 gün süren taşımalar, Orta Koridor üzerinden 18 güne kadar inmektedir. Hedefimiz bunu 14 güne düşürmektir. Orta Koridor’u güçlendirmek için Zengezur Koridoru bağlantısını sağlayacak Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu demiryolu hattı çalışmalarına da başladık" diye konuştu. "İstanbul’u hem ulusal üretimimizin hem de küresel ticaretin en önemli merkezlerinden biri haline getiriyoruz" Kuzey-güney ekseninde şekillenen Kalkınma Yolu Projesi ile Irak’taki Fav Limanı’ndan başlayarak yaklaşık bin 200 kilometrelik hat üzerinden Türkiye’ye ve buradan Avrupa’ya uzanan yeni bir ticaret omurgası oluşturduklarını ifade eden Bakan Uraloğlu, "Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Irak’ın ortaklığında yürütülen bu proje sayesinde Fav Limanı’na gelen yükler hem yurt içimize hem de Avrupa’ya alternatif ve rekabetçi bir koridorla taşınacaktır. Eğer bu projeyi bugün bitirmiş olsaydık, bu proje bugün işliyor olsaydı, biraz önce bahsettiğim süreler bu koridorla 15 güne inecek ve Hürmüz Boğazı bu kadar dünya gündemine oturmamış olacaktı. Proje bitti. Finansman modeline karar verdik. Ancak yaklaşık bir yıldır Irak’taki seçim sürecinden dolayı henüz bir adım atamadık. İnşallah orada hükümet kurulduktan sonra çok hızlı bir şekilde bunun finansmanı ve yapım çalışmalarına başlamayı da hedefliyoruz. Tıpkı bu uluslararası koridorları güçlendirdiğimiz gibi Türkiye’nin kalbi İstanbul’umuzun ulaşım ve iletişim altyapısını da devasa yatırımlarla güçlendirerek şehrimizi hem ulusal üretimimizin hem de küresel ticaretin en önemli merkezlerinden biri haline getiriyoruz. İstanbul’umuzda; Marmaray, Avrasya Tüneli, İstanbul Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu, İstanbul-İzmir Otoyolu ve İstanbul-Ankara Yüksek Hızlı Tren Hattı gibi mega projeleri hayata geçirerek İstanbul’u modern ve efektif bir ulaşım altyapısı ile hayallerin ötesinde bambaşka bir noktaya taşıdık. Son 24 yılda İstanbul’un ulaşım ve iletişim altyapısı için 2 trilyon lirayı aşan yatırım gerçekleştirdik. Yani yaklaşık 45 milyar dolar. Bu da Malta’dan Kongo’ya, İzlanda’dan Butan’a, Gambiya’dan San Morino’ya 65 ülkenin 2025 yılı gayri safi yurt içi hasılasından büyük bir rakam. Kuzey Marmara Otoyolumuzun son kısmını oluşturan Nakkaş-Başakşehir kesimindeki yapım çalışmalarımız tüm hızıyla ilerliyor" ifadelerini kullandı. Sarıyer-Kilyos Tüneli’nin yapım çalışmalarını da bu yıl tamamlama hedefiyle 7 gün 24 saat aralıksız sürdürdüklerini ifade eden Bakan Uraloğlu, "Projemizle Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne Sarıyer, Maslak ve Levent bölgelerinden erişimi 5 dakikaya indireceğiz. Şu anda da Halkalı-İstanbul Havalimanı hattının Halkalı-Arnavutköy kesimi ve Yavuztürk-Ümraniye Spor metro inşaatları dahil toplam 27 kilometrelik yeni hat çalışmalarımız da hızla devam ediyor. Bu çalışmalar tamamlandığında İstanbul genelinde inşa ettiğimiz toplam hat uzunluğu 189 kilometreye ulaşacak. Halkalı-Arnavutköy metromuzu da yakında hizmete açıyoruz. Yine Kuzey Çevre Demiryolu Projesi ile İstanbul’u uluslararası lojistik için vazgeçilmez kılacak tarihi bir adımın da eşiğindeyiz. Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinde hayata geçireceğimiz demiryolu bağlantısı ile İstanbul Boğazı üzerinde Marmaray’a alternatif çift hatlı yeni bir demiryolu hattına daha kavuşacağız. İhale sürecinin ardından bu yıl içinde inşa çalışmalarına başlamayı hedefliyoruz. İstanbul Havalimanımız da dev kapasitesiyle Türkiye’yi uluslararası bir aktarma merkezi yapmış ve ülkemizi küresel havacılıkta zirveye taşıdı" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
22 Nisan 2026 Çarşamba- 12:56
Kütahya’da "Arıya Can Arıcıya Nefes" projesi hayata geçirildi
2
21 Nisan 2026 Salı- 11:39
YÖREX’TE Edremit rüzgarı esecek
3
20 Nisan 2026 Pazartesi- 16:55
İhlas Vakfı vekaleten kurban hisse bedellerini açıkladı
4
22 Nisan 2026 Çarşamba- 14:00
Merkez Bankası faizi değiştirmedi, yüzde 37’de sabit bıraktı
5
21 Nisan 2026 Salı- 16:02
Başkan Oral: "Birliktelik ve kümelenme ile Erzurum ticaretine yeni bir ufuk açıyoruz"
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:10
Türkiye ekonomisi 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 büyüdü
Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı üçüncü çeyrek Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla verilerini açıkladı. Buna göre, GSYH 2025 yılı üçüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,7 arttı. İnşaat sektörü 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 13,9 arttı GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2025 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; inşaat yüzde 13,9, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 10,8, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 10,1, ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar yüzde 9,6, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 7,1, sanayi sektörü yüzde 6,5, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 6,3, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 4,4, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 4,2, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 2,1 arttı. Tarım sektörü ise yüzde 12,7 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,4 arttı. GSYH 2025 yılının üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla 17 trilyon 424 milyar 718 milyon TL oldu Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 41,6 artarak 17 trilyon 424 milyar 718 milyon TL oldu. GSYH’nin üçüncü çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 432 milyar 880 milyon olarak gerçekleşti. Hanehalkı nihai tüketim harcamaları 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 4,8 arttı Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2025 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 4,8 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 0,8, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 11,7 arttı. Mal ve hizmet ihracatı 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 0,7 azalırken ithalatı yüzde 4,3 arttı Mal ve hizmet ihracatı, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 0,7 azalırken ithalatı yüzde 4,3 arttı. İşgücü ödemeleri 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 41,1 arttı İşgücü ödemeleri, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 41,1 arttı. Net işletme artığı/karma gelir yüzde 43,5 arttı. İşgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı yüzde 35,0 oldu İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 35,0 iken, bu oran 2025 yılında da yüzde 35,0 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 46,0 iken yüzde 46,7 oldu.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:10
15 Aralık’ta okullarda "Coğrafi İşaret Günü" kutlanacak
Türk Patent ve Marka Kurumu (TPE) Coğrafi İşaretler Dairesi Başkanı Hakan Kızıltepe, ilk "Coğrafi İşaret Günü"nün ilk ve orta okullarda 15 Aralık’ta gerçekleştirileceğini ifade etti. Kızıltepe, katıldığı bir toplantıda, Türkiye’de 1788 tescilli ürün bulunduğunu belirterek, 900’e yakın başvuruyla ilgili işlemlerin de sürdüğünü söyledi. Başvurunun genellikle 600’lü rakamlarda olduğunu dile getiren Kızıltepe, bilinç düzeyinin artmasıyla bu ivmelenmenin sürekli farkkılık gösterdiğini anlattı. Kızıltepe, 2017’de çıkan kanunla getirilen kolaylaştırmalarla ciddi bir artış yaşandığını belirterek, "Öncesinde 150-160 tescilimiz varken bu rakam hızla arttı ve 2 bine doğru gidiyor." dedi. Tescilli olanların markalaşması ve korunmasının önemine işaret eden Kızıltepe, şunları söyledi. "Avrupa Birliğinde tescilli ürünümüz 43’e ulaştı. Bunun 35’i son 3 yılda gerçekleşti. AB’ye giden ürünlerin Malatya kayısısı olarak AB tescili ambleriyle kullanılmasını bekliyoruz ama bunu halen sağlayamadık. AB tescilinin çok ciddi faydaları var. AB’ye ihratacının artırmasının ötesinde bakıyorsunuz tescil almış ürünün Japonya’daki ihracatı artıyor. AB tescili yurt dışında önemli prestij sağlıyor. Tescilli ürünlerimizin yurt içi ve dışında ticarileşmesi yolunda önemli destekler sağlıyoruz, birçok çalışma yürütüyoruz." Türkiye İhracatçılar Meclisi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile çalışmalar yürüttüklerine dikkati çeken Kızıltepe, şöyle devam etti: "Milli Eğitim Bakanlığı ile coğrafi işaret günü olarak yerli hafta içinde bir gün olacak. İlk ve orta okullarda tanıtım yapılacak. Görselleri, videoları, öğretmenlerin yapacağı, vereceği eğitimde kullanacakları malzemeler, içerikler hazırlanıyor. İlk coğrafi işaret günü ilk ve orta okullarda 15 Aralık’ta gerçekleştirilecek. İnşallah başarılı şekilde gerçekleştiririz."
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:02
Türkiye ekonomisi 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 büyüdü
Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 arttı.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 09:49
SYS Grup savunmadaki ihracat değerini üçe katlamayı hedefliyor
Türk savunma sanayii bünyesinde 80’den fazla ülkeye ihracat yapmayı başaran Samsun Yurt Savunma (SYS Grup), yaptığı stratejik yatırımların katkısıyla savunma ve havacılık sanayisindeki ihracat kilogram değerini 250 dolara çıkarmaya hazırlanıyor. Türk savunma sanayisinin önde gelen silah sistemleri üreticilerinden SYS Grup, yüksek teknolojiye dayalı üretimi ve güncel tehditlere karşı geliştirdiği modern çözümlerle, ürünlerinin katma değerini artırıyor. SYS Grup Genel Müdürü Cahit Utku Aral, savunma sanayi alanında 1998 yılından bu yana gösterdikleri gelişimi, ihracat başarılarını ve 2026 hedeflerini değerlendirdi. Aral, Türkiye savunma sanayisinin 2024 yılı ortalama kilogram başı ihracat değerinin 67 dolar seviyesinde olduğunu, SYS Grup’un bu rakamı 125 dolara çıkarmayı başardığını vurguladı. Aral, SYS Grup’un önümüzdeki yıllardaki hedefinin ise 250 dolar bandına ulaşmak olduğunu belirtti. SYS Grup olarak savunma sanayisine girişlerinin tabanca üretimiyle başladığını hatırlatan Aral, 2017’ye kadar yürürlükte olan özel sektöre uzun namlulu silah üretim yasağı nedeniyle, özel sektörün yalnızca yivsiz av tüfeği ve tabanca üretebildiğine işaret etti. Aral, "Tabanca üretiminde günümüzde de yüksek katma değer bulunmasına karşın SYS Grup olarak 2012 senesinde daha da yüksek katma değerli ürünlere geçiş kararını aldık. Tabi ilk olarak tabancalarımızın hitap ettiği segmenti üst segmente taşımak için önemli hamleler yaptık. Spor atıcılık alanına girme kararı ile önemli atıcıları kadromuza katarak geleceğin silahlarını tasarladık ve ürünlerimizin pazardaki konumunu A segmente taşıdık ve satış fiyatlarını arttırdık. Yine hafif silahta çok kritik olan aksesuar programımızı kendi bünyemizde geliştirdik. Bu sayede kullanıcılarımız için çok derin ve güvenli bir aksesuar portföyü oluşturduk, bu da kullanıcıların silahlarımız ile aksesuarlarımızı da tedarik etmesinin imkanını sağladı. Örnek olarak tabanca ile refleks nişangahı (optik) bir araya getiren ilk üreticilerden biriyiz ve silahlarımız ile bugün yılda 70 bin adetten fazla optik satışı gerçekleştirmekteyiz" dedi. Hafif silah üretiminde yatırım maliyetlerinin düşük ve dünyada rekabetin fazla olması dolayısıyla orta kalibre alanına yatırım yapmaya karar verdiklerini dile getiren Aral, bu konuda izledikleri stratejiyle ilgili, "O dönemki yasaklar sebebi ile ilk etapta orta kalibre silahların platformlara entegrasyonu altyapısını kazanmak amacıyla yatırım yaptık. Amerikan ve İngiliz silah üreticilerinin mümessilliklerini alarak ürünlerini kara, deniz ve hava platformlarına mekanik ve elektro mekanik çözümler ile entegre etmeye başladık. Bu girişimimiz bize gelecekte silah üretimine başladığımızda edinmemiz gereken bir kabiliyeti önden kazandırdı. Bu stratejik hamle ile de pazarı tanıdık ve sattığımız ürünlerin entegre lojistik desteklerini vermemiz sebebi ile kullanıcılar ile iletişim sürekliliğini sağladık. 2017 yılında yasakların kalkması ile de ilk olarak 12,7mm ağır makineli tüfeğin geliştirme süreçlerine başladık. 2018 yılı Ocak ayında başladığımız geliştirme sürecini 2022 Aralık ayında tamamladık. Aynı tarihlerde yine orta kalibre alanında önemli üreticilerden iş ortağımız İngiliz AEI Systems’ın da SYS Grup bünyesine alımını gerçekleştirdik. Bu alım ile ürün portföyümüze 20, 25 ve 30mm silahlar da dahil olmuş oldu" diye konuştu. SYS Grup bünyesinde İstanbul merkezli olarak faaliyet gösteren UNIROBOTICS’in de bu silahlara uzaktan kumandalı atış kontrol sistemleri (UKSS) geliştirip üretmesinin Grubu önemli bir noktaya taşıdığını vurgulayan Aral, bu sayede kilogram başı ihracat bedelini 125 dolardan 250 doların üzerine çıkaracak bir portföye ulaştıklarını belirtti. Aral, "Örnek olarak SYS Grup bugün, 30x113mm silahı üretebilen 3 firmadan biri ve kendi bünyesinde bu silaha UKSS üreten 2 firmadan biri olma konumuna yükseldi. Bu sayede bugün açık deniz karakol gemilerinde, insanlı ve insansız kara ve deniz platformlarında, döner ve sabit kanatlı hava araçlarında sistemlerimiz, yapay zeka tabanlı en sofistike yazılımlar ile görev yapıyor" şeklinde konuştu. Hafif silah üretiminde üst segment ürün gruplarına yönelmenin, orta kalibre alanına yapılan yatırımların ve mekatronik entegrasyon çözümlerinin SYS Grup’un katma değerini arttırdığını vurgulayan Aral, bundan sonra da teknoloji firması olmanın gereği olarak yatırımlar yapmaya ve ürünlerimizin katma değerlerini arttırmaya devam edeceklerini kaydetti.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 09:47
İstanbul simidini üretecek ve satacak fırınlar belirleniyor
Coğrafi işaret tescilli İstanbul simidini satacak fırınları belirleme sürecinin devam ediyor. İstanbul Ticaret Borsası Genel Sekreter Yardımcısı İsmail Şen, coğrafi işaret tescilli İstanbul simidini satacak fırınları belirleme sürecinin devam ettiğini belirterek, "Bizim hazırladığımız reçeteye uygun üretenlere coğrafi işaretli İstanbul simidini satma izni vereceğiz" dedi. Şen, İstanbul simidine coğrafi işaret için 13 Ağustos 2024’te Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuruda bulunduklarını hatırlatarak, 8 Ekim 2025’te tescil belgesinin alındığını söyledi. Kaynaklara göre Osmanlı saray mutfağında da yer alan simidin İstanbul’da 1525 yılından itibaren üretildiğini aktaran Şen, şimdi ise coğrafi işaret tescili ile bu lezzeti koruma altına aldıklarını ve markalaşma yolunda önemli adım attıklarını kaydetti. İstanbul simidiyle ilgili hazırlıklarının başvuru yapıldığından bu yana sürdüğünü dile getiren Şen, "Tescillendikten sonra ise daha hızlı çalışmaya başladık. Bizim hazırlıklarımız sürüyor. Coğrafi işaretli simit konusunda hangi fırınlarla çalışacağımıza dair çalışmalarımız ve görüşmelerimiz devam ediyor. Birkaç fırına verdiğimizde duyurusunu yapacağız. İstanbul’da birçok fırın var ancak bizim hazırladığımız reçeteye uygun üretenlere coğrafi işaretli İstanbul simidini satma izni vereceğiz" ifadesini kullandı. Türk Patent ve Marka Kurumunca verilen tescil belgesine göre ürünün tanımı ve ayırt edici özellikleri şöyle: "İstanbul simidi, buğday unu, su, tuz, yaş maya, pekmez ve susam kullanılarak İstanbul ilinde üretilen simittir. Hamur, un, su, maya ve tuz karıştırılarak hazırlanıp 45 dakika yoğrulduktan sonra 20-25 dakika oda sıcaklığında mayalanmaya bırakılır. 110-140 gram ağırlığında koparılan hamur parçaları mermer üzerinde açılır ve çift fitil örgü şeklinde bağlanarak şekillendirilir. Şekil verilen simitler, soğuk (oda sıcaklığındaki) pekmeze batırılır, ardından susama bulanır. Pekmezleme ve susamlama işlemlerinden sonra simitler fırında pişirilir. İstanbul simidini karakterize eden başlıca unsurlar, soğuk pekmezleme yöntemiyle hazırlanması ve hamurunun çift fitil örgü formunda şekillendirilmesidir. Pekmezleme işleminde keçiboynuzu, incir, üzüm veya dut pekmezi kullanılır. Pekmez çözeltisi, doğrudan suyla seyreltilerek hazırlanabilir ya da önce kaynatılıp, su eklenerek tekrar kaynatıldıktan sonra soğutularak kullanılabilir. Her iki yöntemde de pekmezleme işlemi soğuk olarak yani pekmez çözeltisi oda sıcaklığındayken uygulanır. Üretiminde mutlaka yaş maya kullanılır. Pekmezleme işleminde, pekmez kaynatılmadan yapılan simitlerin pişmiş ağırlığı 120-130 gram, pekmez kaynatılıp soğutulduktan sonra yapılan simitlerin ağırlığı ise 100-105 gramdır. İstanbul simidi, dış halkasıyla birlikte 12-15 santimetre çapında ve yuvarlak şekildedir."
30 Kasım 2025 Pazar - 15:51
Konya Büyükşehir’den üreticiye sumak fidanı desteği
Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Konyalı çiftçiye ve üreticiye tarımsal desteklemeleri artarak devam ediyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Türkiye’nin en önemli tarımsal üretimin merkezlerinden biri olan Konya’da, tarımsal üretimde sürdürülebilirliği güçlendirmek ve üreticilerin yeni gelir kaynaklarına ulaşmasına katkı sağlamak amacıyla çalıştıklarını ifade etti. Yüzde 75 hibe desteğiyle çiftçiye kolaylık sağlanıyor Konyalı üreticiye diğer desteklere ilave olarak sumak desteğinin bu yıl da devam ettiğini kaydeden Başkan Altay, "Katma değeri yüksek, kuraklığa dayanıklı tarımsal ürünlerin üretilmesi için çiftçilerimize sunduğumuz destekleri her yıl çeşitlendiriyoruz. Sumak, su kısıtı olan ve eğimli arazilerde yetiştirilebilen, üreticiye ciddi gelir sağlayan kıymetli bir tıbbi-aromatik bitki. 2024 yılında 13 ilçemizde 5 bin 720 adet sumak fidanı desteklemesi yapmıştık. 2025 yılı için ise bu miktarı 19 ilçemizde 6 bin 370 fidana çıkardık. Geçen yıl ve bu yıl yaptığımız desteklerle toplam 12 bin 90 adet sumak fidanını hemşehrilerimize ulaştırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Sumak fidanı için başvuruda bulunan üreticilerimize yüzde 75 oranında destek sağlıyoruz. Amacımız, birim alandan elde edilen geliri artırmak ve çiftçimizin alternatif ürünlerle daha güçlü bir gelir yapısına kavuşmasını sağlamak. Bereketli olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Sumak bitkisinin kuraklığa dayanıklı yapısıyla bölge şartlarına son derece uygun olduğunu vurgulayan Altay, Konyalı üreticiye sağladıkları desteklerin önümüzdeki yıllarda da artarak devam edeceğini sözlerine ekledi. Üretici Konya Büyükşehir’e teşekkür etti Desteklemeden faydalanan üreticiler de sumak bitkisinin bölge yapısına en uygun ve geliri yüksek bitkilerden birisi olduğunu dile getirerek, desteklerinden dolayı Konya Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.
30 Kasım 2025 Pazar - 14:08
Başkan Büyüksimitci: "Çin’e karşı ülke olarak politika oluşturmalıyız"
Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı; Meclis Başkanı Abidin Özkaya Başkanlığında, meclis başkanlık divanı, meclis üyeleri, meslek komiteleri, disiplin kurulu, yüksek istişare kurulu ve il genç girişimciler icra kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya; Azerbaycan dönüşü uçak kazasında şehit olan askerlerimize rahmet dileyerek sözlerine başladı. Küresel ekonominin uzun süredir görülmemiş ölçüde belirsizliklerle karşı karşıya olduğunu belirten Özkaya, "Coğrafyamızın hemen yanı başındaki jeopolitik gerilimlere ve sıcak çatışmalara ilaveten, ABD başkanının akşam başka sabah başka söylemleri de dünyada gerilimleri ve belirsizlikleri artırmaktadır. Bu ve buna benzer streslerin dünyada ve ülkemizde üretim ve ticari faaliyetlere olumsuz etkisi, ülkelerin korumacı gümrük vergilerini arttırmasıyla yeni bir hal almıştır" dedi. Özkaya; bu ve buna benzer aksiyonların, dünya ticaret iştahını azalttığını, yatırım iştahını törpülediği, ayrıca yüksek seyreden faizlerin küresel büyümeyi olumsuz etkilediğini belirterek; "Tüm bu olumsuzluklardan ülkemizde fazlasıyla nasibini almaktadır. Mevcut yüksek seyreden faizlerin ve enflasyonu da belirli bir çıtanın altına indirmekte çok zorlandığımız bu günlerde, gelecek planlarımızı bu yeni ekonomik veriler altında yeniden inşa etmek ve düşünmek zorundayız. Maliyetlerimizi, üretim süreçlerimizi, yatırımlarımızı, ürün yelpazemizi, insan kaynaklarımızı, pazarlama ve satış kanallarımızı, stok ve duran varlıklarımızı kısaca iş yapma şeklimizi yeniden şekillendirmeli ve mevcut şartlara yani yeni normale göre işletmelerimizi gözden geçirmeliyiz. Çünkü artık dünyada yeni normal diye bir tabir edilen gerçek bu." diye konuştu. Özkaya; son yıllarda sanayinin GSMH’deki payının yüzde 28’den yüzde 17’lere kadar düştüğünü belirterek, "Bu rakamlar ekonomimizin, üretim, ihracat ve istihdamda kan kaybettiğinin göstergesidir." dedi. Emek yoğun sektörlerde üretim ve istihdam kayıplarının yoğunlaştığını ifade eden Özkaya, sözlerini şu şekilde tamamladı; "Yoğunlaşmış olup, bazı firmalarımızın ya faaliyetine son verdiği ya da rekabetçi maliyetlerin olduğu ülkelere yatırımlarını kaydırdığını görmekteyiz. Artan girdi maliyetleri, yüksek faizler, finansmana erişimindeki zorluklar, iç ve dış talepteki zayıflıklar firmalarımızı zorlamaktadır. Mavi yaka ve ara eleman sıkıntısının hat safhada olduğu tüm işletmelerimiz tarafından bilinen bir gerçektir. Personel konusunda kamunun özel şirketlere rakip olduğu, emekli sayısının çalışan sayısından fazla olduğu bir dönemden geçmekteyiz. Önümüzdeki dönemlerde bu ve buna benzer zorluklarımızın dikkate alınarak üretimi ve istihdamı destekleyeceği ek önlemler alınmalıdır." Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C130 tipi askeri kargo uçağında şehit olan askerlere Allah’tan rahmet diledi. Başkan Büyüksimitci, küresel ölçekte belirsizliklerin hâlâ güçlü şekilde hissedildiğini ifade ederek şunları söyledi; "Dünya genelinde büyüme hızları pandemi öncesi seviyelerin altında seyrediyor. Jeopolitik riskler, korumacılık eğilimleri ve tedarik zincirlerindeki kırılganlık, küresel ticareti baskı altında tutmaya devam ediyor. Böylesi bir ortamda, stratejik üretim gücüne sahip ülkeler ön plana çıkıyor. Tedarikin çeşitlendiği, üretimin yeniden konumlandığı bu dönemde; sanayi altyapısı güçlü, coğrafi olarak avantajlı ve esnek üretim kabiliyeti olan ülkeler daha fazla fırsat yakalıyor." Çin’in dünya üretimindeki ağırlığının giderek arttığına dikkat çeken Başkan Büyüksimitci; "Çin’le ilgili karşımızda gerçekten çok ciddi bir rekabet baskısı var. Çin’in olağanüstü bir üretim kapasitesine sahip olduğu artık herkesin malumu. Üstelik yoğun devlet destekleriyle birçok üretim alanında açık ara öne geçmiş durumdalar. Bu tabloyu görmezden gelmek mümkün değil. Ülke olarak Çin’e karşı kapsamlı ve güçlü bir politika oluşturmamız gerekiyor. Hangi alanlarda rekabet edeceğiz, hangi alanlarda iş birliği yapacağız, bunu net bir şekilde belirlemeliyiz. Özellikle ara mamul ve hammadde gibi dışa bağımlılığımızın yüksek olduğu konularda çok daha etkin pazarlık mekanizmalarına ihtiyacımız var" dedi. "Bu dönem bir şekilde sanayicinin önünün açılması gerekiyor" Bu dönem sanayicinin önünün bir şekilde açılması gerektiğini vurgulayan Büyüksimitci; "Gerçek yatırımcıyı destekleyecek düşük faizli finansman modelleri, yatırımı teşvik eden vergisel avantajlar ve üretimi güçlendirecek mekanizmalar hayata geçirilmelidir. Kamu ihalelerinde yerli firmalarımızın daha güçlü korunması artık kaçınılmazdır. Bu dönem bir şekilde sanayicinin önünün açılması gerekiyor. Sanayimizin korunması gerekiyor. Biz pandemi döneminde ayakta kaldıysak, bunu sanayimizle, üretim gücümüzle başardık. Dolayısıyla sanayiyi desteklemek ülke ekonomisinin sigortasıdır. Özellikle istihdam üzerindeki yüklerin hafifletilmesi, enerji maliyetlerinin gözden geçirilmesi ve lojistik giderlerinin makul seviyelere çekilmesi hayati önem taşıyor. Sanayicinin nefes alması, üretimin güçlenmesi, ihracatın artması için adım atılması gereken bir dönemdeyiz" dedi. "Döviz dönüşüm desteği en az yüzde 5 olmalı" Merkez Bankası tarafından alınan döviz dönüşüm desteğinin 30 Nisan 2026’ya kadar uzatıldı ve destek oranı yeniden yüzde 3 olarak belirlendiğini açıklayan Büyüksimitci; "Bizler ise uzun süredir bu oranın yüzde 5’e çıkarılmasını talep ediyor, bunun ihracatçımıza çok daha güçlü bir katkı sağlayacağını her platformda dile getiriyorduk. Bu beklentimiz henüz karşılanmamış olsa da, sanayicimizin rekabet gücünü daha da artıracak bu düzenlemenin hayata geçmesi için girişimlerimizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Mevcut ekonomik şartlar, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve küresel rekabetin giderek sertleşmesi dikkate alındığında, bu desteğin en az yüzde 5’e yükseltilmesi, ihracatçımıza ciddi anlamda nefes aldıracak; üretimin, yatırımın ve istihdamın sürdürülebilirliğine önemli katkılar sağlayacaktır. Büyüksimitci, Kayseri ekonomisini daha sağlıklı ve objektif şekilde analiz etmeyi amaçlayan araştırma çalışmanın TOBB öncülüğünde ve Odamızın destekleriyle TEPAV tarafından kasım ayı itibarıyla başladığını açıklayarak; "Türkiye genelinde TCMB’nin yaptığı çalışmalara benzer şekilde, Kayseri için de Reel Kesim Güven Endeksi, İl Ekonomik Görünümü, PMI ve ulusal-bölgesel beklenti endeksleri oluşturulacak. Böylece şehrimizin ekonomik nabzını aylık bazda takip edebileceğimiz, bilimsel ve düzenli bir veri setine kavuşmuş olacağız. Saha araştırması ise, Erciyes Üniversitesi’nden yüksek lisans öğrencilerimiz tarafından yürütülüyor. Öğrencilerimiz firmalarımızı ziyaret ederek yaklaşık 10-15 dakikalık kısa görüşmeler yapıyorlar. Şimdilik üçer aylık dönemler halinde raporlanacak bu çalışmada, her periyotta 375 firma ile birebir görüşülerek endeks hesaplamaları oluşturulacak" şeklinde konuştu. Son olarak TOBB Nefes Kredisi’nin ikinci paketinde, kredi hacmi 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye yükseltildiğini açıklayan Başkan Büyüksimitci; "Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin koordinasyonunda, Kredi Garanti Fonu ve bankaların desteğiyle uygulamaya alınan ikinci "Nefes Kredisi" paketinin kapsamının genişletilmesini oldukça kıymetli buluyoruz. Nefes Kredisi’nin, özellikle KOBİ ölçeğindeki işletmelerimize kısa vadede de olsa ciddi bir rahatlama sağlayacağına inanıyoruz. Finansmana erişimde karşılaşılan zorlukların hafifletilmesine katkı sunacaktır. Bu süreçte bizlerin sesine kulak veren, iş dünyamıza her zaman güçlü destek sağlayan TOBB Başkanımız, Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na şükranlarımı sunuyorum" şeklinde konuşmasını tamamladı.
30 Kasım 2025 Pazar - 13:11
Kars’ta şaşırtan denge: Merkez nüfus 100 bin, araç sayısı 54 bini geçti
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Kars merkezde kaydedilen nüfus ve araç sayısı arasındaki dikkat çekici denge, kent gündemine oturdu. Resmi verilere göre yaklaşık 100 bin civarında merkez nüfusa sahip olan Kars’ta trafiğe kayıtlı araç sayısının 54 bini geçmesi, kişi başına düşen araç oranını yükselterek büyük şehirleri aratmayan bir yoğunluk oluşturdu. "Merkez nüfusuna neredeyse yarı yarıya araç düştü" Son verilere göre; Ekim ayında Kars’ta trafiğe kayıtlı motorlu araç sayısının 54 bin 138’e ulaşması, merkez nüfusuna oranla neredeyse her iki kişiden birine bir araç düştüğü anlamına geliyor. Bu durum, özellikle kent merkezindeki cadde ve sokaklarda park ve trafik sorununu da beraberinde getiriyor. Sürücüler, özellikle işlek caddelerde kendilerine park yeri bulmakta zorlanırken, araçların gelişi güzel park edilmesi ve çift sıra parklar trafiği olumsuz etkiliyor. Park sorununu çözmek için bazı vatandaşların cadde ve sokaklara duba veya çeşitli malzemeler koyarak yer kapma çabaları ise ayrı bir karmaşaya neden oluyor. Kars’ın bölgesindeki diğer illere göre de araç sayısı bakımından öne çıkması dikkat çekiyor. TUİK’in verilerine göre araç sayısında Kars 54 bin 138 ile ilk sırada yer alırken, Kars’ı Ağrı 36 bin 501 araçla takip ediyor. Iğdır 33 bin 238 ile 3’üncü sırada ve Ardahan ise 22 bin 33 araç ile 4’üncü sırada yer alıyor. Hal böyle olunca yetkililerin artan araç sayısının oluşturduğu trafik ve otopark sorunlarına çözüm bulmak için yeni stratejiler geliştirmesi bekleniyor. Kars, tarihi ve kültürel zenginliklerinin yanı sıra, bu şaşırtıcı araç-nüfus oranıyla da dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor.
30 Kasım 2025 Pazar - 12:30
Oltu’da örtü yangını korkuttu
Erzurum’un Oltu ilçesine bağlı Süleymanlı Mahallesi’nde çıkan örtü yangını, ekiplerin hızlı ve koordineli müdahalesi sayesinde büyümeden kontrol altına alındı. Yangına jandarma ekipleri, Oltu Belediyesi İtfaiyesi, Orman İşletme Şefliği ve yangın söndürme ekipleri kısa sürede müdahale etti. Alevlerin yerleşim yerine sıçramaması için yoğun çaba harcanırken, Mahalle Muhtarı Selçuk Polat ile mahalle sakinleri de söndürme çalışmalarına destek vererek ekiplere büyük katkı sağladı. Yangının çıkış nedeni ile ilgili incelemelerin devam ettiği öğrenilirken, ekipler bölgede soğutma çalışmalarını tamamladı. Olayla ilgili herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadı. Oltu’da benzer yangınlara karşı vatandaşların dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor.
30 Kasım 2025 Pazar - 12:20
ETSO’dan gençlere kariyer planlama desteği
Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO); Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Erzurum Kadın ve Genç Girişimciler Kurulları iş birliğiyle, İŞKUR Erzurum İl Müdürlüğü ortaklığında kapsamlı bir eğitim programı gerçekleştirdi. Programa; TOBB Erzurum KGK Yönetim Kurulu Başkanı M. Kübra Alioğulları, TOBB Erzurum GGK Yönetim Kurulu Başkanı ve ETSO Meclis Üyesi İsmail Suci, İŞKUR İş ve Meslek Danışmanı Dr. Mahire Emel Olgun, üniversiteden mezun olan ve eğitimine devam eden çok sayıda genç girişimci adayı katılım sağladı. Sunumu gerçekleştiren Dr. Mahire Emel Olgun, şu başlıklar üzerinde durdu: İş arama sürecinde kendini tanıma, Etkili mülakat teknikleri, Doğru ve stratejik iş arama yöntemleri, TOBB Kadın ve Genç Girişimci Kurullarının faaliyet ve çalışma alanları, Profesyonel CV hazırlama VE İŞKUR hizmet ve faaliyetlerine dair bilgilendirmeler. Konu ile ilgili yapılan değerlendirmede, "Girişimci adaylarımızla verimli ve motive edici bir program gerçekleştirdik. Katılım sağlayan tüm gençlere teşekkür ediyor, kariyer yolculuklarında başarılar diliyoruz" denildi.
30 Kasım 2025 Pazar - 11:30
Miran: "1’inci dereceye 3600 ek gösterge yıl sonuna kadar yasalaşmalı"
Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, 500 binden fazla memurun faydalanacağı 1’inci dereceye gelen tüm memurlar için 3600 ek gösterge düzenlemesinin yıl sonuna kadar yasalaşması gerektiğini söyledi. Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, 4 milyon kamu görevlisi ve 2 milyon memur emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde kamu çalışanlarının taleplerinin karşılanamadığını belirterek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ’1. dereceye inen ve şartları tutan tüm memurlarımızın 3600 ek gösterge hakkından yararlanabilmesini sağlayacağız’ sözü hafızalarımızda; önceki yasada kapsam dışında kalan memur, şef, tekniker, veri hazırlama kontrol işletmeni ve diğer birinci dereceye ulaşan tüm kamu görevlilerini kapsayacak şekilde yeniden düzenleme yapılmasını bekliyoruz. Bu düzenleme sayesinde 500 binden fazla memur faydalanacak. Emekli memurların aylıklarında artış sağlanacak. Yıl sonuna kadar bu düzenlemenin hayata geçmesini umut ediyoruz" dedi.
30 Kasım 2025 Pazar - 11:06
ESOB’ta başkanlık seçimlerine doğru
Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odasi (ESOB), 2026 kongresinde yeniden başkan adayı olduğunu açıklayan İskender Alihaanoğlu, basınla bir araya geldi. Kahvaltı programında basın mensupları ile buluşan başkan Alihanoğlu, başkanlığındaki mevcut yönetimin 4 yıllık görev süresince yaptığı çalışmalar ve yeni yılda yapılacak seçim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Görev süresince odanın birikmiş borçlarını kapattığını da sözlerine ekleyen Alihanoğlu, "2022 yılında yönetim kurulu üyelerimizle birlikte Ardahan esnafımızın oylarıyla göreve geldik. 4 yıldır bu görevi sürdürmekteyiz. Ancak yönetim kurulu olarak bizim şansızlığımız 3 personelimizin emekliliğe ayrılması nedeniyle yüklü miktarlarda tazminat ödemek zorunda kaldık. Ayrıca Odanın bizim yönetimimizden önce başlattığı Avrupa Birliği projesini de borçlu bir şekilde devraldık. Bu projenin öz kaynağı yatırılmamış ve projeden kullanılan parayı kendi imkanlarımla ödedim. Bu borcu ödemezsem ilimiz bundan sonra yapılacak AB projelerinden mahrum kalacaktı" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder