EKONOMİ - 30 Kasım 2025 Pazar 14:08

Başkan Büyüksimitci: "Çin’e karşı ülke olarak politika oluşturmalıyız"

A
A
A
Başkan Büyüksimitci: "Çin’e karşı ülke olarak politika oluşturmalıyız"

Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı; Meclis Başkanı Abidin Özkaya Başkanlığında, meclis başkanlık divanı, meclis üyeleri, meslek komiteleri, disiplin kurulu, yüksek istişare kurulu ve il genç girişimciler icra kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi.


Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya; Azerbaycan dönüşü uçak kazasında şehit olan askerlerimize rahmet dileyerek sözlerine başladı. Küresel ekonominin uzun süredir görülmemiş ölçüde belirsizliklerle karşı karşıya olduğunu belirten Özkaya, "Coğrafyamızın hemen yanı başındaki jeopolitik gerilimlere ve sıcak çatışmalara ilaveten, ABD başkanının akşam başka sabah başka söylemleri de dünyada gerilimleri ve belirsizlikleri artırmaktadır. Bu ve buna benzer streslerin dünyada ve ülkemizde üretim ve ticari faaliyetlere olumsuz etkisi, ülkelerin korumacı gümrük vergilerini arttırmasıyla yeni bir hal almıştır" dedi. Özkaya; bu ve buna benzer aksiyonların, dünya ticaret iştahını azalttığını, yatırım iştahını törpülediği, ayrıca yüksek seyreden faizlerin küresel büyümeyi olumsuz etkilediğini belirterek; "Tüm bu olumsuzluklardan ülkemizde fazlasıyla nasibini almaktadır. Mevcut yüksek seyreden faizlerin ve enflasyonu da belirli bir çıtanın altına indirmekte çok zorlandığımız bu günlerde, gelecek planlarımızı bu yeni ekonomik veriler altında yeniden inşa etmek ve düşünmek zorundayız. Maliyetlerimizi, üretim süreçlerimizi, yatırımlarımızı, ürün yelpazemizi, insan kaynaklarımızı, pazarlama ve satış kanallarımızı, stok ve duran varlıklarımızı kısaca iş yapma şeklimizi yeniden şekillendirmeli ve mevcut şartlara yani yeni normale göre işletmelerimizi gözden geçirmeliyiz. Çünkü artık dünyada yeni normal diye bir tabir edilen gerçek bu." diye konuştu. Özkaya; son yıllarda sanayinin GSMH’deki payının yüzde 28’den yüzde 17’lere kadar düştüğünü belirterek, "Bu rakamlar ekonomimizin, üretim, ihracat ve istihdamda kan kaybettiğinin göstergesidir." dedi. Emek yoğun sektörlerde üretim ve istihdam kayıplarının yoğunlaştığını ifade eden Özkaya, sözlerini şu şekilde tamamladı;


"Yoğunlaşmış olup, bazı firmalarımızın ya faaliyetine son verdiği ya da rekabetçi maliyetlerin olduğu ülkelere yatırımlarını kaydırdığını görmekteyiz. Artan girdi maliyetleri, yüksek faizler, finansmana erişimindeki zorluklar, iç ve dış talepteki zayıflıklar firmalarımızı zorlamaktadır. Mavi yaka ve ara eleman sıkıntısının hat safhada olduğu tüm işletmelerimiz tarafından bilinen bir gerçektir. Personel konusunda kamunun özel şirketlere rakip olduğu, emekli sayısının çalışan sayısından fazla olduğu bir dönemden geçmekteyiz. Önümüzdeki dönemlerde bu ve buna benzer zorluklarımızın dikkate alınarak üretimi ve istihdamı destekleyeceği ek önlemler alınmalıdır."


Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C130 tipi askeri kargo uçağında şehit olan askerlere Allah’tan rahmet diledi. Başkan Büyüksimitci, küresel ölçekte belirsizliklerin hâlâ güçlü şekilde hissedildiğini ifade ederek şunları söyledi; "Dünya genelinde büyüme hızları pandemi öncesi seviyelerin altında seyrediyor. Jeopolitik riskler, korumacılık eğilimleri ve tedarik zincirlerindeki kırılganlık, küresel ticareti baskı altında tutmaya devam ediyor. Böylesi bir ortamda, stratejik üretim gücüne sahip ülkeler ön plana çıkıyor. Tedarikin çeşitlendiği, üretimin yeniden konumlandığı bu dönemde; sanayi altyapısı güçlü, coğrafi olarak avantajlı ve esnek üretim kabiliyeti olan ülkeler daha fazla fırsat yakalıyor."


Çin’in dünya üretimindeki ağırlığının giderek arttığına dikkat çeken Başkan Büyüksimitci; "Çin’le ilgili karşımızda gerçekten çok ciddi bir rekabet baskısı var. Çin’in olağanüstü bir üretim kapasitesine sahip olduğu artık herkesin malumu. Üstelik yoğun devlet destekleriyle birçok üretim alanında açık ara öne geçmiş durumdalar. Bu tabloyu görmezden gelmek mümkün değil. Ülke olarak Çin’e karşı kapsamlı ve güçlü bir politika oluşturmamız gerekiyor. Hangi alanlarda rekabet edeceğiz, hangi alanlarda iş birliği yapacağız, bunu net bir şekilde belirlemeliyiz. Özellikle ara mamul ve hammadde gibi dışa bağımlılığımızın yüksek olduğu konularda çok daha etkin pazarlık mekanizmalarına ihtiyacımız var" dedi.



"Bu dönem bir şekilde sanayicinin önünün açılması gerekiyor"


Bu dönem sanayicinin önünün bir şekilde açılması gerektiğini vurgulayan Büyüksimitci; "Gerçek yatırımcıyı destekleyecek düşük faizli finansman modelleri, yatırımı teşvik eden vergisel avantajlar ve üretimi güçlendirecek mekanizmalar hayata geçirilmelidir. Kamu ihalelerinde yerli firmalarımızın daha güçlü korunması artık kaçınılmazdır. Bu dönem bir şekilde sanayicinin önünün açılması gerekiyor. Sanayimizin korunması gerekiyor. Biz pandemi döneminde ayakta kaldıysak, bunu sanayimizle, üretim gücümüzle başardık. Dolayısıyla sanayiyi desteklemek ülke ekonomisinin sigortasıdır. Özellikle istihdam üzerindeki yüklerin hafifletilmesi, enerji maliyetlerinin gözden geçirilmesi ve lojistik giderlerinin makul seviyelere çekilmesi hayati önem taşıyor. Sanayicinin nefes alması, üretimin güçlenmesi, ihracatın artması için adım atılması gereken bir dönemdeyiz" dedi.



"Döviz dönüşüm desteği en az yüzde 5 olmalı"


Merkez Bankası tarafından alınan döviz dönüşüm desteğinin 30 Nisan 2026’ya kadar uzatıldı ve destek oranı yeniden yüzde 3 olarak belirlendiğini açıklayan Büyüksimitci; "Bizler ise uzun süredir bu oranın yüzde 5’e çıkarılmasını talep ediyor, bunun ihracatçımıza çok daha güçlü bir katkı sağlayacağını her platformda dile getiriyorduk. Bu beklentimiz henüz karşılanmamış olsa da, sanayicimizin rekabet gücünü daha da artıracak bu düzenlemenin hayata geçmesi için girişimlerimizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Mevcut ekonomik şartlar, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve küresel rekabetin giderek sertleşmesi dikkate alındığında, bu desteğin en az yüzde 5’e yükseltilmesi, ihracatçımıza ciddi anlamda nefes aldıracak; üretimin, yatırımın ve istihdamın sürdürülebilirliğine önemli katkılar sağlayacaktır. Büyüksimitci, Kayseri ekonomisini daha sağlıklı ve objektif şekilde analiz etmeyi amaçlayan araştırma çalışmanın TOBB öncülüğünde ve Odamızın destekleriyle TEPAV tarafından kasım ayı itibarıyla başladığını açıklayarak; "Türkiye genelinde TCMB’nin yaptığı çalışmalara benzer şekilde, Kayseri için de Reel Kesim Güven Endeksi, İl Ekonomik Görünümü, PMI ve ulusal-bölgesel beklenti endeksleri oluşturulacak. Böylece şehrimizin ekonomik nabzını aylık bazda takip edebileceğimiz, bilimsel ve düzenli bir veri setine kavuşmuş olacağız. Saha araştırması ise, Erciyes Üniversitesi’nden yüksek lisans öğrencilerimiz tarafından yürütülüyor. Öğrencilerimiz firmalarımızı ziyaret ederek yaklaşık 10-15 dakikalık kısa görüşmeler yapıyorlar. Şimdilik üçer aylık dönemler halinde raporlanacak bu çalışmada, her periyotta 375 firma ile birebir görüşülerek endeks hesaplamaları oluşturulacak" şeklinde konuştu.


Son olarak TOBB Nefes Kredisi’nin ikinci paketinde, kredi hacmi 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye yükseltildiğini açıklayan Başkan Büyüksimitci; "Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin koordinasyonunda, Kredi Garanti Fonu ve bankaların desteğiyle uygulamaya alınan ikinci "Nefes Kredisi" paketinin kapsamının genişletilmesini oldukça kıymetli buluyoruz. Nefes Kredisi’nin, özellikle KOBİ ölçeğindeki işletmelerimize kısa vadede de olsa ciddi bir rahatlama sağlayacağına inanıyoruz. Finansmana erişimde karşılaşılan zorlukların hafifletilmesine katkı sunacaktır. Bu süreçte bizlerin sesine kulak veren, iş dünyamıza her zaman güçlü destek sağlayan TOBB Başkanımız, Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na şükranlarımı sunuyorum" şeklinde konuşmasını tamamladı.



Başkan Büyüksimitci: "Çin’e karşı ülke olarak politika oluşturmalıyız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Finansal hizmetler güven endeksi Nisan ayında arttı Nisan ayında finansal hizmetler güven endeksi, bir önceki aya göre 8,2 puan artış kaydederek 167,3 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Nisan ayına ilişkin Finansal Hizmetler İstatistikleri ve Finansal Hizmetler Güven Endeksi (FHGE) verisini açıkladı. Finansal Hizmetler Anketi sonuçları, finansal sektörde faaliyet gösteren 146 kuruluşun yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi. 2026 yılı Nisan ayında FHGE, bir önceki aya göre 8,2 puan artış kaydederek 167,3 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, son üç aydaki iş durumu ile hizmetlere olan talebin FHGE’yi artış yönünde etkilediği, gelecek üç aydaki hizmetlere olan talep beklentisinin ise FHGE’yi azalış yönünde etkilediği görüldü. İş durumu ve hizmetlere olan talebe ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda iş durumunda iyileşme olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya kıyasla güçlendiği gözlendi. Son üç ayda hizmetlere olan talepte artış olduğu yönündeki değerlendirmelerin güçlendiği, gelecek üç ayda hizmetlere olan talepte artış olacağı yönündeki beklentilerin ise zayıfladığı görüldü. İstihdama ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda istihdamda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin sınırlı zayıfladığı, gelecek üç ayda istihdamda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin ise sınırlı arttığı gözlendi. Kârlılığa ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda kârlılıkta artış olduğunu bildirenler ile gelecek üç ayda kârlılıkta artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin bir önceki döneme kıyasla zayıfladığı gözlendi. 2026 yılı Nisan ayında, NACE Rev.2 sektör sınıflamasına göre ‘Finans ve Sigorta Faaliyetleri’ sektöründe güven endeksleri alt sektörler itibarıyla değerlendirildiğinde, bir önceki aya göre ‘64-Finansal Hizmet Faaliyetleri (sigorta ve emeklilik fonları hariç)’, ‘65-Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Fonları (zorunlu sosyal güvenlik hizmetleri hariç)’ ve ‘66-Finansal Hizmetler ile Sigorta Faaliyetleri için Yardımcı Faaliyetler’ sektörlerinde sırasıyla 8,7, 0,1 ve 0,7 puanlık artış olduğu gözlendi.
Adıyaman Depremzede çocuklar müzikle moral buluyor Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından desteklenen "Müzikle Umut Projesi", Adıyaman’da depremzede çocukların moral bulmasını sağlıyor. Gençlik ve Spor Bakanlığının Öğrenci İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) 3. dönem projeleri kapsamında hibe almaya hak kazanan "Müzikle Umut Projesi" ile öğrenciler için çeşitli etkinlik gerçekleştiriliyor. Adıyaman Üniversitesi Okul Öncesi Eğitim Topluluğu üyeleri Vatan İlkokulunda müzik odaklı bu etkinliği gerçekleştirdi. Yaklaşık 30 üniversite öğrencisi bugüne kadar 4 okulda yaklaşık bin öğrenciyle buluştu. Bundan sonra iki okul daha bu etkinlik gerçekleştirilecek. Çeşitli oyunlarında oynandığı etkinlikte, üniversiteli gençler tarafından seslendirilen şarkılar ve gerçekleştirilen müzik etkinlikleriyle çocuklar keyifli anlar yaşıyor. Deprem bölgesinde yaşayan çocukların müzik aracılığıyla moral ve motivasyonlarını artırmak ve onların deprem sonrası psikolojilerini müzik ile aşmalarını sağlamak amaçlanıyor. Etkinlikle ilgili bilgi veren Gençlik Merkezi Lideri Onur Coşkun, "Okuldaki öğrencilerle buluşuyoruz. Mini konser tarzında, keman gitar. Üniversite bünyesinde ki bütün öğrenci arkadaşlarımız gelip burada kendilerince konser yapıyorlar. Ayrıca bunlar haricinde yüz boyama, mini okçuluk, boks, el baskısı yüz boyama buna benzeyen bir çok faaliyetimiz oluyor. Burada ki asıl amacımız deprem sürecini atlattıktan hemen sonra psikolojik açıdan iyi olmaya çalışan insanlara destek vermek" diye konuştu.
Gaziantep Türkiye-Irak İş Konseyi Başkanı Halit Acar’dan 23 Nisan mesajı Türkiye-Irak İş Konseyi Başkanı Halit Acar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajda "Milli egemenliğimizin sembolü olan bu özel günü, toplumsal dayanışmanın en yüksek olması gereken bir dönemde kutluyoruz" dedi. Türkiye-Irak İş Konseyi Başkanı Halit Acar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, "Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 106. yıl dönümünü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı, milli irademizin gücüne olan sarsılmaz inancımızla kutluyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dünya çocuklarına armağan ettiği bu müstesna gün, sadece bir bayram değil, aynı zamanda tam bağımsızlık ve ekonomik kalkınma yolundaki kararlılığımızın da en güçlü sembolüdür. Milli egemenliğimizi gururla kutlarken, toplumsal dayanışmanın önemini bir kez daha derinden idrak ediyoruz. Kahramanmaraş ve Siverek’te yaşanan müessif olayların hüznünü yüreğimizde taşırken bu acıların; ancak birlik, beraberlik ve yardımlaşma ruhuyla iyileşebileceğine inanıyoruz. İş dünyasının temsilcileri olarak bizlerin temel sorumluluğu, sadece ekonomiyi büyütmek değil, aynı zamanda bu toprakların her bir evladı için daha güvenli, huzurlu ve müreffeh bir gelecek inşa etmektir. Unutulmamalıdır ki milli egemenliğin en güçlü dayanağı, ekonomik bağımsızlık ve bölgesel istikrardır. DEİK bünyesinde yürüttüğümüz çalışmalarla Türkiye’nin komşularıyla olan ticari bağlarını güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu vizyon ile çocuklarımıza sınırların ötesine uzanan fırsatlar ve barış içinde bir dünya bırakmaktır. Cumhuriyetimizin teminatı olan evlatlarımızın küresel ölçekte rekabet edebilen, donanımlı bireyler olarak yetişmesi, bizlerin iş dünyasındaki en büyük motivasyon kaynağıdır. Gaziantep’ten Siverek’e, Kahramanmaraş’tan ülkemin her köşesine kadar, tüm çocuklarımızın bayramını en içten dileklerimle kutluyor, kayıplarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerimize sabır diliyorum. Geleceğin liderleri ve vizyonerleri olacak çocuklarımız için barışın, üretimin ve sevginin hâkim olduğu bir dünyada, daha güçlü bir Türkiye idealine emin adımlarla yürüyeceğiz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun" dedi.