EKONOMİ
23 Nisan 2026 Perşembe - 15:00 Marble İzmir’i 50 bini aşkın kişi ziyaret etti Doğal taş sektörünün küresel buluşma noktası Marble İzmir-Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 4 bin 10’u yabancı ve 46 bin 973’ü yerli olmak üzere toplam 50 bin 983 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. Marble İzmir, ortaya çıkardığı ticaret hacminin yanı sıra tasarım, sanat ve bilgi paylaşımını bir araya getiren yapısıyla dikkat çekti. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından bu yıl 31. kez düzenlenen Marble İzmir, 14-17 Nisan tarihleri arasında dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini İzmir’de ağırladı. Marble İzmir, her yıl olduğu gibi bu yıl da hem sektöre hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sağladı. Türkiye’nin 41 ilinden ve 28 farklı ülkeden katılımcıyla 150 bin metrekareyi aşan alanda gerçekleştirilen Marble İzmir’de, Ege Maden İhracatçıları Birliği ve İZFAŞ koordinasyonunda düzenlenen alım heyeti programları, B2B görüşmelerle farklı ülkelerden gelen alıcılar katılımcı firmalarla buluşturularak, binlerce nitelikli iş görüşmesi yapıldı. Fuar hem mevcut ticari ilişkilerin güçlendirildiği hem de yeni pazarlara açılma fırsatlarının değerlendirildiği bir platform olarak öne çıktı. Gerçekleştirilen ticari görüşmelerin sektöre milyonlarca dolar hacminde katkı sunması öngörülüyor. Tasarım, sanat ve ticaret D-esign Arena’da buluştu D Holü, bu yıl "D-esign Arena" konseptiyle yeniden düzenlendi ve fuarın en dinamik alanlarından biri haline geldi. Tasarım, sanat ve ticaretin buluştuğu bu alanda mimar, akademisyen ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Marble Talks oturumları, iş görüşmeleri ve etkinlikler gerçekleştirildi. 31. yıla özel açılış performansı ve paneller büyük ilgi gördü. 50’yi aşkın uzman deneyimlerini paylaştı. Heykel Çalıştayı’nda üretilen eserler fuar boyunca sergilendi ve İzmir’in çeşitli noktalarına yerleştirildi. 67 üniversiteden 724 projenin katıldığı 8. Uluslararası Doğal Taş Tasarım Yarışması’nda 19 tasarım finale kalırken, ödüller sahiplerini buldu. "Gelecek yıl için çalışmalarımıza şimdiden başladık" Fuarla ilgili değerlendirmede bulunan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Marble İzmir’in sektörle birlikte büyüyen güçlü yapısına dikkat çekerek, "Marble İzmir’i başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. 31 yıldır Marble İzmir sektörü büyütürken, sektör de fuarı büyütmeye devam ediyor. Türkiye’nin sahip olduğu doğal taş rezervleri, fuarı küresel ölçekte güçlü kılıyor. Yabancı katılımcı ve ziyaretçilerimizin, burada yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın dört bir yanından taş çeşitliliğini bir arada görme fırsatı bulduklarını ifade etmeleri bizim için büyük bir memnuniyet kaynağı. Bu yılki organizasyon, küresel ölçekte yaşanan zorluklara rağmen bir araya gelmenin ve iş birliği üretmenin her zamankinden daha önemli hale geldiğini bir kez daha gösterdi. Bine yakın katılımcı ve 50 bini aşkın ziyaretçiyle Marble İzmir, artık sadece bir ticaret platformu değil; fikirlerin buluştuğu, iş birliklerinin geliştiği ve sektörün geleceğinin şekillendiği güçlü bir buluşma noktası olduğunu bir kez daha kanıtladı. Marble İzmir gerçekten çok güçlü bir fuar ve bu güç sektöre doğrudan yansıyor. Önümüzdeki yıl bu gücü daha da büyüterek sürdürmek istiyoruz. Gelecek yıl için çalışmalara şimdiden başladık" dedi. Nitelikli alıcı vurgusu TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ise Marble İzmir’in sektörel açıdan verimli geçtiğini belirterek, organizasyonun hem ulusal hem de uluslararası düzeyde güçlü bir iş birliğiyle yürütüldüğünü söyledi. Şimşek, "Türkiye ile ticaret yapmak isteyen herkes buradaydı. Yoğunluk vardı, ama daha önemlisi nitelikli bir katılım vardı. Aldığımız geri bildirimler de fuarın geçen seneye göre daha iyi geçtiğini gösteriyor. 2027’nin çok daha iyi olacağını düşünüyorum. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’a özellikle teşekkür etmek istiyorum. Fuara çok büyük destek veriyor. Aynı şekilde İZFAŞ Genel Müdürümüz Tuğçe Cumalıoğlu ile çok uyumlu bir çalışma yürütüyoruz. Bu güçlü iş birliği sayesinde fuar her yıl daha da gelişiyor" diye konuştu. Marble İzmir doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ediyor İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile yapılan iş birliği çerçevesinde fuarda yer alan Konfederasyonun Onursal Başkanı Flavio Marabelli ise, organizasyonun küresel ölçekteki konumuna dikkat çekerek, "Bu fuara en başından beri katılıyorum, hatta fuar şehir merkezindeyken de buradaydım. Bu özel ve harika fuar alanının kuruluşuna tanıklık ettim. Son katılımımdan beş yıl sonra yeniden burada olmak benim için önemli. Dünyada uluslararası durum oldukça karmaşık ancak buna rağmen bu fuarda çok sayıda ziyaretçi gördüm ve Türk şirketlerinin katılımı oldukça başarılı ve memnuniyet vericiydi. Bu, fuarın doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ettiğinin göstergesi. Marble İzmir yalnızca Türkiye için değil, farklı coğrafyalar için de önemli bir platform" ifadelerini kullandı. "Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta" Fuara Hindistan’dan katılan Toshniwal Stones temsilcisi Akhil Toshniwal, Marble İzmir’in doğal taş sektöründeki güçlü konumuna ve uluslararası etkisine dikkat çekerek, "Bu yıl gerçekten çok iyi. Çok farklı ülkelerden çok sayıda insan görüyorum. Özellikle Orta Doğu’dan ve Rusya’dan yoğun katılım var. O kadar yoğunduk ki öğle yemeği yiyecek vaktimiz bile olmadı. Burada olduğumuz ve katıldığımız için çok mutluyuz. Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta. Çünkü herkes Türk taşıyla çalışıyor. Her yıl yeni mermerler ve yeni taşlar görüyoruz. Bu işi yapan herkesin Türkiye’ye, bu fuara gelmesi gerekir" dedi. "Marble İzmir bizim için vazgeçilmez bir buluşma noktası" Aslanlar Mermer temsilcisi Deniz Fazlılar, fuarın hem ticari hem de marka değeri açısından önemini vurgulayarak, "İzmir firması olduğumuz için burada olmak bize ayrı bir avantaj sağladı. İzmir Fuarı bizim için hem satış hem prestij hem de tanıtım açısından çok önemli bir nokta. Yaklaşık 15 yıldır katılıyoruz, pandemi dışında her yıl buradayız ve genel olarak çok memnunuz. Bu yıla baktığımızda ziyaretçi sayısından çok niteliğin arttığını düşünüyoruz. Bu yıl gelenler daha net, ne istediğini bilen, daha hızlı karar alabilen ve işi sonuca götürebilen kişilerdi. Bu da özellikle bizim gibi butik çalışan ocaklar ve fabrikalar için büyük bir avantaj oldu" şeklinde konuştu. "23 yıldır Marble İzmir’e geliyoruz" Mısır’dan fuara katılan Alex Tiles&Alex Marmo temsilcisi Yasser Rashed, "23 yıldır Marble İzmir’e geliyoruz. Bizim için burası dünyanın en iyi yerlerinden biri. Bu sektörde çalışan herkes için çok önemli olduğu için biz de her zaman burada olmayı tercih ediyoruz. Fuar, uluslararası ticaret açısından bize ve tüm katılımcılara önemli katkı sağlıyor. Burada çok farklı ülkelerden alıcılarla bir araya geliyoruz. Özellikle Orta Doğu’dan gelen ziyaretçiler için önemli bir buluşma noktası. Türk mermeri ve taş çeşitliliği bizim için çok değerli. Türkiye ve İzmir’in bu zenginliğini görmekten memnunuz. Burada kurduğumuz karşılıklı ilişkiler, ticaretimizi geliştiriyor. Önümüzdeki yıllarda da burada olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. 32. Marble İzmir, 13-16 Nisan 2027 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
23 Nisan 2026 Perşembe - 14:51 18 ülkeden 200’ü aşkın yabancı alıcı işbirliği için Bursa’da Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde KFA Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı, sektör temsilcilerini Bursa Fuar Merkezi’nde bir araya getirirken, fuar kapsamında 18 ülkeden 200’ü aşkın yabancı alıcı da işbirliği için Bursalı firmalarla işbirliği masasında buluştu. Türkiye’nin üretim üssü Bursa, fuarcılıkta ve kongrede marka etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. İnşaat ve gayrimenkul sektörünü buluşturan Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı, Bursa Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. 26 Nisan 2026 tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlayacak fuarın açılış töreni, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın yanı sıra Vali Yardımcısı Salih Altun, İMSİAD Başkanı Şeref Demir, Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, BTSO Yönetim Kurulu, meclis ve komite üyeleri, ilçe oda ve borsaların başkanları ile sektör temsilcileri katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı’nın Bursa’nın fuarcılık vizyonunu güçlendiren önemli organizasyonlardan biri olduğunu söyledi. Fuarın her geçen sene katılımcı ve metrekare olarak kapasitesini artırdığını dile getiren Başkan Burkay, "Uzun bir aradan sonra geçtiğimiz yıl güzel bir fuara imza atmıştık. Bu sene de geçen yıla göre metrekare ve katılımcı ilgisi arttı. Sektörümüz fuara büyük önem veriyor. Bu bizim için çok değerli" dedi. Kalkınmış ve medeni toplumların en önemli göstergesinin inşa ettiği şehirler olduğunu belirten Başkan Burkay, dünyada yaşanan şartlara rağmen sektörün ciddi potansiyele sahip olduğunu ifade etti. BTSO olarak sektörün potansiyelini artırmak adına önemli organizasyonlar gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Burkay, fuarda 18 ülkeden 200’ü aşkın nitelikli yabancı alıcıları firmalarla buluşturduklarını söyledi. Türkiye’nin farklı şehirlerinden de ziyaretçileri Bursa’da ağırladıklarını vurgulayan Başkan Burkay, "Sektörümüz 200’ün üzerinde farklı alanı doğrudan etkileyen bir yapıya sahip. Bu sektörde paydaşlarımızın desteğini önemsiyorum. Bizim de Bursa’da akademik odalarla ve sektörel derneklerimizle birlikte yaptığımız çalışmalar şehrimizin önümüzdeki süreçte sadece kalkınma değil, gelişmesinin sağlayacak adımların atılmasını kapsamaktadır" ifadelerini kullandı. Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı ile aynı zamanda Bursa Fuar Merkezi’nde Karavan Show Bursa Fuarı’nın da düzenlendiğini belirten Başkan Burkay, her iki fuarın kent için hayırlı olmasını diledi. Vali Yardımcısı Salih Altun, Bursa’nın Türkiye ekonomisine değer katan büyük bir şehir olduğunu belirterek, "Dünyanın farklı coğrafyalarından birçok firmayı Bursa’da ağırlıyoruz. Güzel bir fuara imza atıldığını görüyoruz. Bursa’da görev yaptığım süre içerisinde BTSO’nun liderlik ettiği çok sayıda fuara katıldım. Sadece protokol icabı kurdele kesmek değil, bu fuarlar kente önemli bir değer kattığını görüyorum. Burada da güzel bir sinerji var. Bursa’mız makro ekonomik rakamlardaki başarısını ve liderliğini şehirleşme ile kentleşmede gösterir. Bu konuda kamu ve özel sektör arasında büyük bir uyum var." ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından protokol üyeleri fuarda stant açan firmaları ve kurumları ziyaret etti. Yerli ve yabancı yatırımcıları, sektör profesyonellerini ve nitelikli alıcıları bir araya getiren Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı; konut projelerinden yapı teknolojilerine, mimari çözümlerden inşaat malzemelerine kadar geniş bir yelpazede ürün ve hizmetlerin sergilendiği önemli bir platform olma özelliği taşıyor. Bursa Fuar Merkezi’nde İMSİAD ile Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin de iş birliğiyle düzenlenen fuar aynı zamanda yeni iş birliklerinin kurulmasına ve sektörün uluslararası bağlantılarının güçlenmesine katkı sağlıyor.
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:43 Gaziantep’in 109 coğrafi işaretli ürünü YÖREX’te gövde gösterisi yaptı Gaziantep’in zengin mutfak kültürü ve coğrafi işaretli ürünleri, Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’te ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) ve Gaziantep Ticaret Odası (GTO) iş birliğinde açılan "Gaziantep Standı", fuarın en yoğun ilgi gören alanlarından biri oldu. Antalya ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenen fuarda; Gaziantep’in 109 coğrafi işaretli ürünü, Avrupa Birliği tescilli lezzetleri ve köklü gastronomi mirası tek çatı altında sergilenirken, düzenlenen tadım etkinlikleri ile ziyaretçilere unutulmaz bir lezzet deneyimi sunuldu. Gün boyunca standı ziyaret eden binlerce misafir, Gaziantep mutfağının eşsiz tatlarıyla buluştu. Gaziantep standında; GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Arif Seçkin, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Oya Alpay, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Kenan Seçkin, GTB meclis ve yönetim kurulu üyeleri ile GTO temsilcileri yer aldı. Ziyaretçilere ürünlerin üretim süreçleri, tescil hikâyeleri ve gastronomi değerleri hakkında kapsamlı bilgiler verildi. Standı; Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. M. Zeki Durak, 81 ilden gelen oda ve borsa başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, gazeteciler ve çok sayıda yerli-yabancı ziyaretçi gezdi. "Gaziantep, toprağın hafızasını lezzete dönüştüren bir medeniyettir" GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Gaziantep’in coğrafi işaretli ürünlerdeki liderliğine dikkat çekerek, "Gaziantep, sadece üretim yapan bir şehir değil; toprağın bereketini, tarihin izlerini ve medeniyetlerin birikimini lezzete dönüştüren köklü bir kültür merkezidir. Bugün ulaştığımız 109 coğrafi işaretli ürün, bu toprakların hafızasının, emeğinin ve ustalığının tescillenmiş halidir. Coğrafi işaretler; yalnızca bir ürünün adı değil, o ürünün hikâyesidir, kimliğidir, geçmişten geleceğe uzanan bir kültür köprüsüdür. Gaziantep olarak bu alandaki öncülüğümüzü kararlılıkla sürdürüyor, gastronomi gücümüzü her platformda daha görünür kılmaya devam ediyoruz" dedi. "Coğrafi işaretler, bu toprakların emeğini ve değerini koruma altına alıyor" GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ise borsanın yürüttüğü coğrafi işaret tescil çalışmalar hakkında şu değerlendirmede bulunarak, "Gaziantep Ticaret Borsası olarak bugüne kadar 24 ürünümüzü coğrafi işaretle tescilleyerek bu alanda öncü bir rol üstlendik. Bu ürünlerimizden Antep Lahmacunu ve Antep Fıstık Ezmesini Avrupa Birliği nezdinde de tescilleyerek uluslararası koruma altına aldık. Coğrafi işaretler, üreticinin emeğini koruyan, ürünün katma değerini artıran ve yerel kalkınmayı destekleyen stratejik bir araçtır. Bizler de bu anlayışla, Gaziantep’in tarımsal üretim gücünü ve gastronomi mirasını geleceğe taşımak için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. YÖREX gibi organizasyonlar ise bu değerlerin tanıtılması, yeni pazarlara açılması ve uluslararası bilinirliğin artırılması açısından son derece kıymetlidir" ifadelerini kullandı. "Gaziantep, gastronomide küresel bir marka" Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Kenan Seçkin de yaptığı açıklamada Gaziantep’in gastronomide ulaştığı noktaya vurgu yaparak, "Mutfağıyla uluslararası bir marka haline gelen Gaziantep, bugün 109 coğrafi işaretli ürünüyle Türkiye’deki liderliğini sürdürmektedir. Araban Sarımsağı, Antep Baklavası, Menengiç Kahvesi, Antep Fıstık Ezmesi ve Gaziantep Lahmacunu’nun Avrupa Birliği nezdinde tescillenmesi, bu başarıyı uluslararası düzeye taşımıştır. Katma değeri ve istihdamı artırmak amacıyla; Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak ilgili kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte yeni ürünlerin tesciline yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Oğuzeli Nar Ekşisi, Antep Muskası, Antep Bulguru, Nizip Nanesi ve Nizip Mızar Havucu için Avrupa Birliği tescil süreçleri devam etmektedir. Amacımız; bu topraklara ait değerleri koruyarak gelecek kuşaklara aktarmak ve Gaziantep’in gastronomi gücünü küresel ölçekte daha da görünür kılmaktır" diye konuştu.
Akçay-Midilli seferleri yaz sezonunda başlayacak
28 Kasım 2025 Cuma - 17:17 Akçay-Midilli seferleri yaz sezonunda başlayacak Ağustos ayında Balıkesir Deniz Otobüsleri (BADO) Ayvalık-Midilli seferlerini başlatan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, önümüzdeki yaz sezonunda da Akçay-Midilli seferlerini başlatmaya hazırlanıyor. "1. yılımızda Büyük Balıkesir Buluşması" lansmanında söz verdiği Midilli seferlerini geride bıraktığımız Ağustos ayında faaliyete alarak Balıkesir Deniz Otobüsleri AŞ (BADO) adı altında Ayvalık seferlerini başlatan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, ikinci etap olarak da Akçay seferlerini başlatmaya hazırlanıyor. 2026 yılı yaz sezonuna yetiştirilmesi planlanan Akçay-Midilli seferleri kapsamında ilk olarak 1954 yılında daimi deniz hudut kapısı olarak ilan edilerek Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı kayıtlarında hâlihazırda aktif statüsünü koruyan Akçay İskelesi, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından Balıkesir Büyükşehir Belediyesine devredildi. İnşaat süreci başladı Balıkesir Büyükşehir Belediyesi iştiraki Balıkesir Toplu Taşıma AŞ tarafından işletilecek olan Akçay İskelesi’nden gerçekleştirilecek uluslararası denizyolu yolcu taşımacılığına hizmet verecek gümrük binasının konumu ve koordinatları, Ticaret Bakanlığı ve ilgili diğer paydaş kurumlar nezdinde yapılan teknik ve idari değerlendirmeler sonucunda kesinleştirildi. Gümrük hizmet alanının yer alacağı kıyı tesisi gerisindeki saha, üzerinde ilgili birimlerden gerekli izinler alınarak gümrük binası projelendirildi ve yapı ruhsatı temin edilerek 24 Kasım tarihi itibarıyla inşaat sürecine başlandı. Süreç en kısa sürede tamamlanıyor Ayrıca gümrük faaliyetlerinin yürütülmesine yönelik idari yapılanma kapsamında Pasaport Polisi ile Gümrük Muhafaza personeli görevlendirilerek Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı nezdinde işletme izni süreci ile deniz güvenliği için gerekli olan ISPS (Uluslararası Gemi ve Liman Tesisi Güvenlik Kodu) uyumluluk ve izin süreçleri eşzamanlı olarak devam ediyor. Akçay-Midilli deniz ulaşım hizmeti için süreç en kısa sürede tamamlanarak vatandaşların kullanımına sunulacak. Edremit Körfezinde hızlı ve konforlu deniz taşımacılığı hizmetinin geliştirilmesi ile Balıkesir’in ulusal ve uluslararası alanda ön plana çıkarılmasını hedefleyen BADO seferleri bölge turizmine katkı sağlayacak.
SASKİ’nin 2026 bütçesi 10,3 milyar TL
28 Kasım 2025 Cuma - 17:11 SASKİ’nin 2026 bütçesi 10,3 milyar TL Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (SASKİ) 2025 yılı olağan genel kurulu tamamlandı. Komisyondan gelen 6 madde karara bağlanırken, kurumun 2026 yılı bütçesi 10 milyar 325 milyon TL olarak belirlendi. SASKİ 2. Olağan Genel Kurul Toplantısı 2. Birleşimi, meclis binasında Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk başkanlığında yapıldı. İlgili komisyonlardan havale edilen 6 maddenin görüşüldüğü toplantıda CHP grubu, yatırım bütçesine devlet desteğinin çok az olduğunu savunarak, insani bir hak olan suyun ilk 3 metreküpünün bedelsiz verilmesini ve Samsun Doğu İlleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi ve Derin Deniz Deşarjı’nın yapımı nedeniyle kullanılan dövizli kredi nedeniyle hala 29 milyon euro borç olduğunu dile getirdi. AK Parti Grup Başkanvekili Recep Kemal Certel, suyun ve su kullanımının sadece Samsun ve Türkiye özelinde değil tüm dünyada çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Suyun değeri üzerinde devamlı konuşma yapılıyor. Burada mutabık olmadığımızı düşünüyorum. Mutabık olduğumuz yer su, insani bir üründür. Tüm insanların ulaşması gereken bir ürün ve hayattır. Ancak suyun siyasi ve ticari bir argüman olmadığı noktasına katılmıyorum. Şu anda dünyada ‘su savaşları’ olacak kadar önemli bir hale gelmiştir. Dolayısıyla bunu bu çerçevede değerlendirmek önemlidir" dedi. "Doğu İlleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi ve Derin Deniz Deşarjı iyi ki yapıldı" 11 yıl önce hayata geçirilen Doğu İlleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi ve Derin Deniz Deşarjının Karadeniz’in tek atık su tesisi olduğuna dikkat çeken Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk ise "2010’larda atık su tesisi ile alakalı süreç başladığında o günkü muhalefet durumunda bulunan meclis üyesi arkadaşlarımızın da bu kadar borçlanma, yükün altına girerek yatırımın yapılmasının Samsun’u yorabileceği konusunda görüşler bildirmişti. Şimdi gelinen noktada Karadeniz’de bir tek Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin atık su arıtma tesisi vardır. SBB’nin atık su arıtma tesisinin Karadeniz’de tek olması önemli bir husustur. Şehrimizde tüketilen ve atık su noktasına gelen suyun temizlenerek denize deşarjı önemlidir. Ayrıca 16 mavi bayraklı plajımız var. Bu da şehir için önemli bir kazanımdı. Dolayısıyla Atık su tesisi iyi ki yapılmıştır. Eğer bu tesis bugün yapılmış olsaydı daha büyük bütçelerle önümüze gelmiş olacaktı. Bugün itibariyle bugünkü siyasilerimiz de farklı ihtiyaçları olan kısımlara merkezi hükümetin de desteklerini almaları suretiyle SASKİ’ye SBB’ye ve Samsun’a katkı sağlamaktadırlar. Geçmişte bu işleri yapanlara, emeği olanlara teşekkür ediyorum. Bugün de Samsun adına gayret gösteren siyasilerimize, belediye başkanımıza ve SASKİ çalışanlarına gayretlerinden dolayı şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca bütçenin Samsun ve SASKİ’ye hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. SASKİ’nin 2026 bütçesi 10 milyar 325 milyon TL olarak belirlendi Öte yandan kapanış toplantısında SASKİ’nin 2026 yılında kullanacağı gider ve gelir bütçeleri de belli oldu. Buna göre SASKİ’nin 2026 gider bütçesi 10 milyar 325 milyon TL, gelir bütçesi ise 7 milyar 825 milyon TL olarak belirlendi. Ayrıca 2,5 milyar TL’lik de iç borçlanma öngörüldü.
ODTÜ ve Maxis’ten üniversite süreklilik fonu
28 Kasım 2025 Cuma - 15:58 ODTÜ ve Maxis’ten üniversite süreklilik fonu Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) tarafından Türkiye İş Bankası iştiraki Maxis’in yöneticiliğinde kurulan ODTÜ 70’inci Yıl Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, üniversite bünyesinde kurulan ilk süreklilik (endowment) fonu oldu. Üniversitenin 70’inci yılı kapsamında hayata geçirilen ve ODTÜ70 olarak adlandırılan yatırım fonu, Türkiye’nin derin teknoloji alanlarındaki inovasyon kapasitesini değerlendirip küresel liderlik hedefleyen erken aşama ve büyüme aşamasındaki teknoloji girişimlerine sabırlı ve disiplinli finansman sağlamayı hedefliyor. Fon; yapısı, yatırım stratejisi ve oluşturduğu model itibarıyla Türkiye’de öncü bir rol üstleniyor. "Aynı amaç için yüreği çarpan kurumların birlikteliği bir şeyleri değiştirir" Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Fonun tanıtıldığı toplantıda yaptığı konuşmada, kendisinin de ODTÜ mezunu olduğunu belirtti. Kurumlar arasındaki güç birliği ile etki alanlarının genişletilmesine işaret eden Aran, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Eğer dünyayı değiştirmekten bahsediyorsak, bu ancak iş birlikleriyle olur. Bireyler olarak ne kadar başarı gösterirsek gösterelim ne kadar büyük kurumların başında olursak olalım etki alanımız sınırlı. Ama güç birlikteliği olursa, aynı vizyon doğrultusunda yol alan, aynı amaç için yüreği çarpan kurumlar bir araya gelirse o zaman bir şeyler değişmeye başlıyor; kurumlarımız değişmeye başlıyor, ülke değişmeye başlıyor, dünya değişmeye başlıyor. Ben en sağlıklı ilerlemenin; etki alanlarımızı genişleterek, iş birlikleriyle ODTÜ 70’inci Yıl Girişim Sermayesi Fonu gibi başarılı projelere imza atarak mümkün olabileceğini düşünüyorum." "Gönüllü katkılar kıymetli. Biz de birikimin yüzde 10’u kadar katkı sunacağız" Fonun, Türkiye’nin ilk üniversite süreklilik fonu olduğunu vurgulayan Aran, "Umarım bu fon amacına ulaşır ve ODTÜ’nün gelişerek dünyanın büyük üniversiteleri arasında hak ettiği yeri almasına vesile olacak finansman kaynağının bulunmasına öncülük eder, o kapıyı aralar" diye konuştu. ODTÜ Geliştirme Vakfı, ODTÜ Teknokent, İş Bankası ve iştiraki Maxis’in Fon’da harcı bulunan kurumlar olduğunu ifade eden Aran, ülkemizin girişimcilik dünyası açısından verimlilik ve sinerji yaratacağına inandığı Fonun kurulmasına katkı sağlayan ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil başta olmak üzere tüm paydaş ekiplerine teşekkür etti. Hakan Aran, bazı fonların ilk yola çıkışında ve birikmesinde gönüllü katkıların çok kıymetli olduğunun altını çizerek, şöyle dedi: "Biz de banka olarak, 70’inci Yıl Fonu’nda ne kadar para birikirse yüzde 10’u kadar Fon’a katkı sunacağız. Oradaki hayal 100 milyon dolara ulaşmaksa, 10 milyon dolar da üzerine biz koyacağız. Hedeflere daha hızlı, daha sağlam adımlarla ulaşılmasında İş Bankası’nın bu mütevazı katkısı umarım katalizör görevi görür." "Pek çok ‘ilk’e imza atmış ODTÜ, yine bir dönüşüm başlatıyor" ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ise, "Yetmiş yıl önce kurulan ODTÜ, yalnızca bilim üretmeyi değil; cesaret eden, risk alan, yenilik geliştiren kuşakları yetiştirmeyi hedefliyordu. Bugün geriye baktığımızda, ODTÜ’nün bir üniversiteden öte, Türkiye’nin en geniş ve en etkili inovasyon ekosisteminin merkezine dönüştüğünü görüyoruz. Şimdi bu 70 yıllık birikimi yeni bir aşamaya taşıyoruz. Bugün bu adımı atmanın tam zamanı; çünkü Türkiye’nin yenilikçilik kapasitesi tarihte hiç olmadığı kadar yüksek. Dünyada endowment fonları üniversitelerin kaderini belirlerken, Türkiye’de bu adımı ilk kez biz atıyoruz. Dünya standartlarında üniversitelerin kaderini belirleyen bu modelde, Türkiye’de öncülüğü ODTÜ üstleniyor. Pek çok ‘ilk’e imza atmış ODTÜ, yine sizlerle birlikte ülkemizde bir dönüşüm başlatıyor. 1966’da ülkemizin ilk yerli roketini ateşledik. 1993’te Türkiye’yi internete bağladık. Bugün ise ülkemizin geleceğini finanse edecek yeni bir modeli birlikte ateşliyoruz. Bu fon, bir girişim sermayesi fonundan çok daha fazlası. Bu, ODTÜ’nün önümüzdeki otuz yıla nasıl hazırlanacağının ve Türkiye’ye nasıl daha güçlü katkı vereceğinin somut bir kararıdır" dedi. "Yüzde 70’i ODTÜ ekosistemine geri dönecek" Toplanan sermayenin en az yüzde 70’inin ODTÜ ekosistemine yatırım olarak geri döneceğini ifade eden Yozgatlıgil, "ODTÜ 70’inci Yıl Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nu Maxis ile iş birliği içinde kuruyoruz. Amacımız ilk aşamada 70 milyon dolar, devamında ise 100 milyon dolarlık bir yapıyı oluşturmaktır. 2035’te ODTÜ’nün 80’inci yılı ile bu hacmi büyütmeyi; 100. yılında ise 1 milyar dolarlık bir endowment fonuna ulaşmayı hedefliyoruz. Bu model Türkiye’de ilk kez uygulanıyor. Bugün sizleri yalnızca bir yatırıma değil; Türkiye’de yükseköğretimin finansman modelini dönüştürmeye davet ediyoruz. Fonun ilk ayağı, elde edilen gelirlerin yüzde 20’sinin doğrudan ODTÜ Geliştirme Vakfı’na aktarılmasıdır. Böylece üniversite için kalıcı ve sürdürülebilir bir kaynak yapısı oluşturacağız. Türkiye’de hiçbir üniversitenin bugüne kadar gerçekleştiremediği bir dönüşümden söz ediyoruz. Modelin ikinci ayağı ise bir o kadar stratejik: Toplanan sermayenin en az yüzde 70’i ODTÜ ekosistemine yatırım olarak geri dönecek" şeklinde konuştu. Hedef 70 milyon dolar Yapılan açıklamaya göre, bağış ve yatırım gelirlerini aynı çatı altında birleştiren fon, yapacağı yatırımların çıkışlarından elde edeceği getirinin yüzde 20’sini ODTÜ Geliştirme Vakfı’na aktaracak. Bu yönüyle ODTÜ70, Türkiye’de üniversite sürdürülebilirliği için tasarlanmış ilk model olma özelliğini taşıyor. Fon, Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi A.Ş. iş birliğiyle yönetiliyor ve 70 milyon dolar hedef büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor. Fonun yatırım odağı, yüzde 70 ODTÜ ekosistemi girişimleri, yüzde 30 stratejik fırsatlar olarak belirlendi. Öncelikli alanlar arasında yapay zekâ, ileri malzemeler, biyoteknoloji, sağlık teknolojileri, savunma, mobilite ve iklim teknolojileri bulunuyor. Türkiye’deki tüm exit’lerin yüzde 11’i ODTÜ mezunu Açıklamaya göre, ODTÜ’nün akademik gücü, araştırma kapasitesi ve Teknokent’teki 400’ü aşkın teknoloji şirketi ile birlikte oluşturduğu ekosistem ve dünyanın dört bir yanına yayılmış mezunların gücü fonun yatırım stratejisinin merkezinde yer alıyor. Mezun girişimcilerin başarıları da fonun arkasındaki güçlü potansiyeli ortaya koyuyor. Türkiye’deki tüm exit’lerin yüzde 11’i ODTÜ mezunları tarafından gerçekleştirildiği bildirilirken, en yüksek yatırım alan ilk 100 girişimin yüzde 17’sinde yine ODTÜ’lü kurucuların yer aldığı belirtildi. 2024 yılında gerçekleşen 524 yatırımın 50’si ODTÜ mezunlarına ait. ODTÜ70, üniversitenin bilgi birikimi, mezun ağı ve girişimcilik ekosistemini bir araya getirerek yerli teknoloji girişimlerinin küresel pazarlara açılmasını hızlandırmayı hedefliyor. Etkinlik kapsamında ODTÜ70’in vizyonu, hedefleri ve Türkiye’nin teknoloji ekosistemine sağlayacağı katkılar detaylı biçimde kamuoyuyla paylaşıldı.
Fındık fiyatları, ihracat, döviz kuru ve hava şartlarına bağlı
28 Kasım 2025 Cuma - 15:53 Fındık fiyatları, ihracat, döviz kuru ve hava şartlarına bağlı Serbest piyasada uzun süredir 280-290 lira bandında işlem gören fındık fiyatlarının, döviz kurunda önemli bir değişiklik yaşanmadığı takdirde yıl sonuna kadar stabil seyretmesi bekleniyor. Fındık fiyatlarının ihracat ve döviz kuru doğrultusunda belirlendiğini ifade eden fındık sanayicisi Mustafa Demirci, geçen yıla göre ihracatta yaklaşık yüzde 50 düşüş yaşandığını söyledi. Demirci, bu düşüşün Avrupalı alıcıları farklı tedarikçilere yönelttiğini belirtti. Demirci, mevcut tabloya ilişkin yaptığı açıklamada, "Yıl sonuna yaklaşırken fındık fiyatlarının 290 lira seviyesinin üzerine çıkması için ya döviz artışı ya da ihracatın yükselmesi gerekir. Öngördüğümüz tabloya göre fındık fiyatları 15 Ocak 2026’ya kadar stabil devam edecektir. Bu tarihten sonra hava şartları fiyatların yeniden şekillenmesinde belirleyici olacaktır" dedi. Hava koşullarının rekolte üzerindeki etkisine de dikkat çeken Demirci, "15 Ocak 2026’dan sonra hava şartlarının kuraklık ya da mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklık gibi etkileri rekolteyi düşürebilecek olumsuzluklardır. Bu durumda fındık fiyatları 300 liranın üzerine çıkması muhtemeldir. Bununla beraber hava şartları mevsim normallerinde seyrederse fındık için olumsuz bir durum yaşanmazsa fındık fiyatları yine stabil durumda pek bir değişiklik yaşanmaz. Dolaysıyla bundan sonraki süreçte fındık fiyatlarını ihracat rakamları, döviz kuru ve hava şartları belirleyecek" diye konuştu.
Malatya’nın helal sertifikalı ürünleri büyük ilgi gördü
28 Kasım 2025 Cuma - 15:50 Malatya’nın helal sertifikalı ürünleri büyük ilgi gördü Malatya’nın helal gıda potansiyeli, 30 bin ziyaretçinin ilgi odağına dönüşerek küresel pazara güçlü bir mesaj verdi. Cumhurbaşkanlığı Yüksek Himayelerinde, 26-29 Kasım 2025 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen 11. Dünya Helal Zirvesi & İİT Helal Expo Uluslararası Ticaret Fuarına bu yıl tek konuk il olarak davet edilen Malatya, helal gıda ve yenilikçi ürünleriyle uluslararası arenada kendini tanıtma fırsatı buldu. İslam İş Birliği Teşkilatı’nın (İİT) ilgili kuruluşu SMIIC ve ICDT iş birliğiyle, Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen organizasyona 40 ülkeden 500 firma ve söz konusu firmalar adına 1000’den fazla satın alma elemanı ile 110 ülkeden yaklaşık 30 bin ziyaretçiyi ağırlayarak helal ekonomisinin küresel büyümesine katkı sundu. Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan stantlarda, kente özgü helal sertifikalı ve coğrafi işaretli ürünler ziyaretçilere tanıtıldı. Malatya’nın sarı altını olarak bilinen günkurusu ve sarı kayısı çeşitleri, lezzeti ve kalitesiyle fuarın en çok ilgi gören ürünleri arasında yer aldı. Tamamen Malatya’da üretilen, yaklaşık 20 doğal bitki ve meyve içeren helal sertifikalı "Hibiscus Milli Şerbeti" de uluslararası misafirlerin beğenisine sunularak önemli bir tanıtım fırsatı oluşturdu. Kayısı Araştırma Enstitüsü’nden yenilikçi glütensiz ürün tanıtımı Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü, Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde yer aldığı fuarda glütensiz ürün grubunu tanıttı. Fuara katılım sağlayan ziyaretçilere, Nohut unu, Mısır unu, Çiğ karabuğday unu, Pirinç unu, Teff unu, Malatya Gevreği, Kayısı çekirdeği bisküvisi gibi ürünler sunularak hem ulusal hem uluslararası pazarlara yönelik yeni iş bağlantıları kuruldu. Enstitü temsilcileri, fuarın bölgesel üretim kapasitesinin tanıtılması açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Esenlik, 12 helal sertifikalı ürünüyle uluslararası görüşmeler yaptı Malatya Büyükşehir Belediyesi iştiraki Esenlik İmar İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi fuara 12 çeşit helal sertifikalı kendi ürettiği ürünlerle fuara katıldı. Standı yoğun ilgi gören Esenlik, ulusal ve uluslararası firmalarla ihracat ve ticari iş birliği görüşmeleri gerçekleştirme fırsatı yakaladı. Malatya, helal sektöründe büyüyen bir merkez olma yolunda Bu yılki organizasyonda tek konuk il olarak yer alan Malatya, helal sertifikalı ürün çeşitliliği, güçlü üretim potansiyeli ve coğrafi işaretli değerleriyle fuarda öne çıkan şehirlerden biri oldu. Fuar boyunca yapılan görüşmeler, Malatya’da üretilen helal gıdaların dünya pazarlarına açılmasına yönelik önemli bir zemin oluşturdu. Her yıl Cumhurbaşkanlığı Himayelerinde düzenlenen Dünya Helal Zirvesi ve İİT Helal Expo’nun 12’ncisi, 25-28 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Tüm İslam ülkelerinin, kurum ve kuruluşların bu önemli organizasyonu güçlü şekilde sahiplenmesi bekleniyor.
DTO, 30 üyesiyle Shanghai Automechanika 2025’TE
28 Kasım 2025 Cuma - 15:45 DTO, 30 üyesiyle Shanghai Automechanika 2025’TE Denizli Ticaret Odası (DTO)Başkanı Uğur Erdoğan’ın Denizli iş dünyası için benimsediği dünya pazarlarını yakından izleme, teknolojiyle bütünleşmiş çalışma ve ihracatı artıracak yeni pazarları proaktif şekilde araştırma odaklı vizyonu, DTO’nun uluslararası fuar katılımlarını destekleme politikasının temel dayanağı hâline geldi. DTO; otomotiv yan sanayi, servis ekipmanları ile hizmetleri sektöründen iş insanlarıyla, Shanghai Automechanika 2025’e katıldı; stratejik temaslarda bulundu. Yeni enerji ve akıllı araç teknolojilerinde küresel gelişmelerin arenası ve göstergesi haline gelen Shanghai Automechanika 2025, otomotiv sektörünün geleceğine de ışık tuttu. DTO; otomotiv yan sanayi, servis ekipmanları ile hizmetlerinde faaliyet gösteren 30 üyesiyle, dünyanın en büyük otomotiv tedarik, teknoloji ve yeni enerji ekosistemi buluşmalarından biri olan Shanghai Automechanika 2025’te yer aldı. 383.000 m’lik devasa bir alanda 7.465 katılımcıyla gerçekleştirilen fuar, özellikle yeni enerji teknolojileri, batarya sistemleri, akıllı araç bileşenleri ve üretim ekipmanlarıyla dikkat çekti. Denizlili iş insanlarından oluşan DTO heyeti, sektörün küresel oyuncularıyla birebir temaslar kurarak önemli bağlantılar geliştirdi. Başkan Erdoğan’ın stratejik yaklaşımı, sektörlerin önünü açıyor Fuarlara yönelik organizasyonlarıyla ilgili bir değerlendirmede bulunan DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, üyelerinin küresel trendleri yerinde takip etmesi, teknolojik dönüşümü içselleştirmesi ve yeni pazar fırsatlarına erişim sağlaması gerektiğini söyledi. Başkan Erdoğan’ın bu düşüncesiyle hazırlanan DTO’nun Shanghai Automechanika iş programı, sektördeki Denizli firmalarının rekabet gücünü artırmaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendirildi. DTO üyesi firmalar, ekonomik ve teknolojik kazanımlarla dönüyor Başkan Erdoğan’ın sektörel gelişimi önceleyen yaklaşımının bir yansıması olan DTO’nun organizasyonu, Denizli iş dünyasının küresel pazarlardaki konumunu güçlendirmesi beklenen stratejik temaslarla sonuçlandı. DTO heyetinin fuar süresince yürüttüğü temaslarla, sektörde yeni müşteri ve tedarik ağlarının oluşturulması, ileri teknoloji ve üretim ekipmanlarının yakından incelenmesi, küresel pazarların güncel dinamiklerine uyum, servis hizmetlerinde dijitalleşme ve verimlilik artışı ile yeni enerji odaklı dönüşüm fırsatlarının değerlendirilmesi gibi alanlarda firmalara önemli bir katkı sağlandı. Denizli için stratejik değer üreten bir organizasyon oldu DTO’nun üyelerinin fuara katılabilmeleri için verdiği destek, Denizli’deki otomotiv yan sanayi, servis ekipmanları ile hizmetlerinde faaliyet gösteren firmaların, uluslararası rekabet gücünü artırmaya yönelik uzun vadeli bir yatırım niteliği taşıyor.
MÜSİAD Kayseri heyetinden Rusya temasları
28 Kasım 2025 Cuma - 15:22 MÜSİAD Kayseri heyetinden Rusya temasları Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Kayseri Şubesi; uluslararası ticaret ağını genişletmek, yeni iş fırsatlarını değerlendirmek ve üyelerinin küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmak amacıyla Rusya’nın başkenti Moskova’da iş ziyareti gerçekleştirdi. Şube Başkanı Ferhat Akmermer öncülüğünde, yönetim kurulu ve üyelerden oluşan iş heyeti, 3 gün boyunca çeşitli diplomatik ve sektörel temaslarda bulundu. Ziyaret programı kapsamında heyet; Türkiye Cumhuriyeti Moskova Büyükelçiliği’ni ziyaret ederek Büyükelçi ile verimli bir görüşme gerçekleştirdi. Toplantıda, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler, yatırım imkanları ve Kayseri iş dünyasının Rusya pazarındaki potansiyeli üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Türk iş insanlarının Rusya’daki faaliyetlerini güçlendirecek iş birliği adımları da masaya yatırıldı. Heyet, ardından T.C. Moskova Ticaret Müşavirliği yetkilileriyle bir araya gelerek Rusya ekonomisinin güncel durumu, ticaret düzenlemeleri, ihracat süreçleri ve sektör bazlı yeni fırsatlar hakkında detaylı bilgiler aldı. Bu görüşmeler, Kayseri iş dünyasının Rusya ile daha güçlü, sürdürülebilir ve stratejik ticari bağlar kurması açısından önemli bir yol haritası niteliği taşıdı. Programın bir diğer önemli ayağı ise, Kayseri’den katılan 30 kişilik iş heyetinin Moskova’da düzenlenen Mebel 2025 Fuarı’nı ziyaret etmesi oldu. Mobilya sektörünün önde gelen global firmalarını bir araya getiren fuarda, sektördeki güncel trendler yerinde incelendi, üreticilerle karşılıklı görüşmeler yapıldı ve Kayseri’nin güçlü mobilya üretim altyapısına uygun yeni iş birlikleri için somut adımlar atıldı. MÜSİAD Kayseri Şubesi; gerçekleştirdiği bu kapsamlı Moskova programıyla, uluslararası ticaret ilişkilerini daha da güçlendirme, üyelerinin dış pazar erişimlerini artırma ve Kayseri iş dünyasının küresel vizyonuna katkı sağlama hedefini kararlılıkla sürdürüyor.
Çankırı’da Ekim ayında ihracat 40 milyon 940 bin dolar oldu
28 Kasım 2025 Cuma - 14:31 Çankırı’da Ekim ayında ihracat 40 milyon 940 bin dolar oldu Türkiye İstatistik Kurumu tarafından verilen bilgiye göre, Çankırı’da 2025 yılı Ekim ayında ihracat 40 milyon 940 bin dolar oldu. Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı (TÜİK) ‘Dış Ticaret İstatistikleri’ni açıkladı. Paylaşılan verilere göre, 2025 yılının Ekim ayında Çankırı’da yapılan ihracat 40 milyon 940 bin dolar oldu. Gerçekleşen ihracatın ISIC Rev4 ürün sınıflamasına göre dağılımı incelendiğinde ilk sırada 27 milyon 58 bin dolar ile "İç ve Dış Lastik imalatı" ürün grubu bulundu. Bu ürün grubunu 6 milyon 929 bin dolar ile "Makarna, Şehriye, Kuskus vb. Unlu Mamullerin imalatı" ve 2 milyon 555 bin dolar ile "Ana demir ve çelik imalatı" ürün grubu takip etti. Ekim ayında Çankırı’dan ISIC Rev4 sınıflamasına göre 46 farklı ürün grubundan ihracat gerçekleşti. Ekim ayında Çankırı’dan 86 farklı ülkeye ihracat yapılmış olup ilk sırada 9 milyon 325 bin dolar ile Almanya yer aldı. En fazla ihracatın gerçekleştiği ikinci ülke 4 milyon 767 bin dolar ile Birleşik Krallık olurken üçüncü sırada 3 milyon 138 bin dolar ile Fransa bulundu. Çankırı’nın 2025 yılı Ekim ayındaki ithalatı ise 16 milyon 468 bin dolar oldu. 68 farklı ürün grubunda gerçekleştirilen ithalatta ilk üç sırada, 3 milyon 466 bin dolar ile "birincil formda plastik ve sentetik kauçuk imalatı" ürün grubu, 2 milyon 750 bin dolar "başka yerde sınıflandırılmamış diğer fabrikasyon metal ürünlerin imalatı" ve 2 milyon 432 bin dolar ile "temel kimyasal maddelerin imalatı" ürün grubu yer aldı. Ekim ayında 33 farklı ülkeden Çankırı’ya yapılan ithalatta ise ilk sırada 2 milyon 326 bin dolar ile Avusturya yer aldı. İkinci sırada 1 milyon 535 bin 996 dolar ile Tayland ve 1 milyon 535 bin 647 dolar ile Japonya takip etti. Öte yandan, Çankırı’da, Ekim ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 248,6 oldu.
Bakan Işıkhan: "İşsiz sayısı, Ekim ayında bir önceki aya göre 27 bin kişi azalarak 3 milyon 33 bin kişiye geriledi"
28 Kasım 2025 Cuma - 14:15 Bakan Işıkhan: "İşsiz sayısı, Ekim ayında bir önceki aya göre 27 bin kişi azalarak 3 milyon 33 bin kişiye geriledi" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "İşsiz sayısı, Ekim ayında bir önceki aya göre 27 bin kişi azalarak 3 milyon 33 bin kişiye geriledi. İşsizlik oranı da bir önceki aya göre 0,1 puan, bir önceki yıla göre 0,3 puan azalarak yüzde 8,5 seviyesinde gerçekleşti" dedi. Bakan Işıkhan, sosyal medya hesabından işsizlikle mücadeleye dair paylaşım yaptı. Işıkhan, ekim ayında bir önceki aya göre işsiz sayısının 27 bin kişi azaldığını ve 3 milyon 33 bin kişiye gerilediğini açıkladı. Aynı zamanda Işıkhan, işsizlik oranının bir önceki aya göre 0,1 puan, bir önceki yıla göre ise 0,3 puan azalarak yüzde 8,5 seviyesinde gerçekleştiğini bildirdi. "İşsiz sayısı, Ekim ayında bir önceki aya göre 27 bin kişi azalarak 3 milyon 33 bin kişiye geriledi" İşsizlikle kararlı mücadelenin olumlu sonuçlarının devam ettiğini vurgulayan Işıkhan, şu ifadelere yer verdi: "Orta Vadeli Program ile uyumlu olarak hazırladığımız Ulusal İstihdam Stratejimizin de etkisiyle işsizlik oranı, 30 aydır tekli hanelerde seyrediyor. İşsiz sayısı, Ekim ayında bir önceki aya göre 27 bin kişi azalarak 3 milyon 33 bin kişiye geriledi. Böylelikle işsizlik oranı da bir önceki aya göre 0,1 puan, bir önceki yıla göre 0,3 puan azalarak yüzde 8,5 seviyesinde gerçekleşti. İstihdam sayımız, aynı dönemde 185 bin kişi artarak 32 milyon 772 bin kişiye, istihdam oranı ise 0,2 puan artarak yüzde 49,2’ye ulaştı. İşgücümüz, 157 bin kişi artışla 35 milyon 804 bin kişiye, işgücüne katılma oranı ise 0,2 puan artışla yüzde 53,8’e yükseldi. Kadınlarda işsizlik oranı, bir önceki yıla göre 0,8 puan azalarak yüzde 11,3 olarak gerçekleşti. Başta İş Pozitif olmak üzere istihdamı destekleyici programlar sayesinde kadınlarda istihdam oranı bir önceki aya göre 0,6 puan artarak yüzde 32,4, işgücüne katılma oranı ise 0,7 puan artarak yüzde 36,5 olarak gerçekleşti. Gençlerimizin kariyer adımlarını her zaman destekliyoruz. Gençlerde işsizlik oranı, bir önceki yıla göre 0,8 puan azalarak yüzde 15,6’ya geriledi. Ülkemiz için hayalleri olan gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Özellikle son dönemde yeşil ve dijital dönüşümün çalışma hayatı üzerindeki etkisinin farkındayız. Ülkemizin şartlarına uygun, insanı ve emeği merkeze alan politikalarımızı sürdüreceğiz. Daha güçlü bir istihdam yapısı ve çalışma hayatı için gayretle çalışacağız."
Bolu’nun doğa harikası Gölcük’teki işletmeler 3’üncü kez ihaleye çıkıyor
28 Kasım 2025 Cuma - 13:35 Bolu’nun doğa harikası Gölcük’teki işletmeler 3’üncü kez ihaleye çıkıyor Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP), Bolu’nun gözde turizm merkezlerinden Gölcük Tabiat Parkı’nda yer alan üç tesis için 3’üncü kez ihaleye çıkacak. Bolu’nun doğa harikası Gölcük Tabiat Parkı için daha önce iki kez gerçekleştirilen ancak sonuçlandırılamayan ihalenin üçüncüsü, 10 Aralık Çarşamba günü Ankara’da düzenlenecek. DKMP Genel Müdürlüğü, 9. Bölge Müdürlüğü ve Bolu DKMP Şube Müdürlüğü sorumluluk alanında bulunan kır lokantası, kır kahvesi ve büfe işletmeleri, 5+5 yıllığına kiralanmak üzere kapalı teklif usulüyle ayrı ayrı ihale edilecek. İstenen yıllık muhammen bedel belirlendi İhale, Tarım ve Orman Bakanlığı DKMP Genel Müdürlüğü’nün Beştepe’deki hizmet binasında saat 14.00’te gerçekleştirilecek. Üç tesisin ihalesi aynı gün ve aynı saatte yapılacak. Katılımcılar dilerse tüm işletmeler için ya da sadece biri veya ikisi için teklif verebilecek. İhaleye esas yıllık kır lokantası için 3 milyon 210 bin TL, kır kahvesi için 1 milyon 805 bin TL ve büfe için 925 bin TL muhammen bedel belirlendi. Geçici teminat tutarları ise muhammen bedelin yüzde 10’u üzerinden hesaplandı. İsteklilerin teminatları nakit veya banka teminat mektubu olarak ayrı ayrı sunması gerekiyor. Ankara DKMP Genel Müdürlüğü Satın Alma ve İhale Şubesi, Bolu DKMP Şube Müdürlüğü adreslerinden 5 bin TL bedelle temin edilebilecek. Teklif dosyalarının son teslim tarihi de ihale günü olan 10 Aralık saat 14.00 olarak belirlendi.