EKONOMİ
23 Nisan 2026 Perşembe - 15:00 Marble İzmir’i 50 bini aşkın kişi ziyaret etti Doğal taş sektörünün küresel buluşma noktası Marble İzmir-Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 4 bin 10’u yabancı ve 46 bin 973’ü yerli olmak üzere toplam 50 bin 983 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. Marble İzmir, ortaya çıkardığı ticaret hacminin yanı sıra tasarım, sanat ve bilgi paylaşımını bir araya getiren yapısıyla dikkat çekti. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından bu yıl 31. kez düzenlenen Marble İzmir, 14-17 Nisan tarihleri arasında dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini İzmir’de ağırladı. Marble İzmir, her yıl olduğu gibi bu yıl da hem sektöre hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sağladı. Türkiye’nin 41 ilinden ve 28 farklı ülkeden katılımcıyla 150 bin metrekareyi aşan alanda gerçekleştirilen Marble İzmir’de, Ege Maden İhracatçıları Birliği ve İZFAŞ koordinasyonunda düzenlenen alım heyeti programları, B2B görüşmelerle farklı ülkelerden gelen alıcılar katılımcı firmalarla buluşturularak, binlerce nitelikli iş görüşmesi yapıldı. Fuar hem mevcut ticari ilişkilerin güçlendirildiği hem de yeni pazarlara açılma fırsatlarının değerlendirildiği bir platform olarak öne çıktı. Gerçekleştirilen ticari görüşmelerin sektöre milyonlarca dolar hacminde katkı sunması öngörülüyor. Tasarım, sanat ve ticaret D-esign Arena’da buluştu D Holü, bu yıl "D-esign Arena" konseptiyle yeniden düzenlendi ve fuarın en dinamik alanlarından biri haline geldi. Tasarım, sanat ve ticaretin buluştuğu bu alanda mimar, akademisyen ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Marble Talks oturumları, iş görüşmeleri ve etkinlikler gerçekleştirildi. 31. yıla özel açılış performansı ve paneller büyük ilgi gördü. 50’yi aşkın uzman deneyimlerini paylaştı. Heykel Çalıştayı’nda üretilen eserler fuar boyunca sergilendi ve İzmir’in çeşitli noktalarına yerleştirildi. 67 üniversiteden 724 projenin katıldığı 8. Uluslararası Doğal Taş Tasarım Yarışması’nda 19 tasarım finale kalırken, ödüller sahiplerini buldu. "Gelecek yıl için çalışmalarımıza şimdiden başladık" Fuarla ilgili değerlendirmede bulunan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Marble İzmir’in sektörle birlikte büyüyen güçlü yapısına dikkat çekerek, "Marble İzmir’i başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. 31 yıldır Marble İzmir sektörü büyütürken, sektör de fuarı büyütmeye devam ediyor. Türkiye’nin sahip olduğu doğal taş rezervleri, fuarı küresel ölçekte güçlü kılıyor. Yabancı katılımcı ve ziyaretçilerimizin, burada yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın dört bir yanından taş çeşitliliğini bir arada görme fırsatı bulduklarını ifade etmeleri bizim için büyük bir memnuniyet kaynağı. Bu yılki organizasyon, küresel ölçekte yaşanan zorluklara rağmen bir araya gelmenin ve iş birliği üretmenin her zamankinden daha önemli hale geldiğini bir kez daha gösterdi. Bine yakın katılımcı ve 50 bini aşkın ziyaretçiyle Marble İzmir, artık sadece bir ticaret platformu değil; fikirlerin buluştuğu, iş birliklerinin geliştiği ve sektörün geleceğinin şekillendiği güçlü bir buluşma noktası olduğunu bir kez daha kanıtladı. Marble İzmir gerçekten çok güçlü bir fuar ve bu güç sektöre doğrudan yansıyor. Önümüzdeki yıl bu gücü daha da büyüterek sürdürmek istiyoruz. Gelecek yıl için çalışmalara şimdiden başladık" dedi. Nitelikli alıcı vurgusu TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ise Marble İzmir’in sektörel açıdan verimli geçtiğini belirterek, organizasyonun hem ulusal hem de uluslararası düzeyde güçlü bir iş birliğiyle yürütüldüğünü söyledi. Şimşek, "Türkiye ile ticaret yapmak isteyen herkes buradaydı. Yoğunluk vardı, ama daha önemlisi nitelikli bir katılım vardı. Aldığımız geri bildirimler de fuarın geçen seneye göre daha iyi geçtiğini gösteriyor. 2027’nin çok daha iyi olacağını düşünüyorum. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’a özellikle teşekkür etmek istiyorum. Fuara çok büyük destek veriyor. Aynı şekilde İZFAŞ Genel Müdürümüz Tuğçe Cumalıoğlu ile çok uyumlu bir çalışma yürütüyoruz. Bu güçlü iş birliği sayesinde fuar her yıl daha da gelişiyor" diye konuştu. Marble İzmir doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ediyor İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile yapılan iş birliği çerçevesinde fuarda yer alan Konfederasyonun Onursal Başkanı Flavio Marabelli ise, organizasyonun küresel ölçekteki konumuna dikkat çekerek, "Bu fuara en başından beri katılıyorum, hatta fuar şehir merkezindeyken de buradaydım. Bu özel ve harika fuar alanının kuruluşuna tanıklık ettim. Son katılımımdan beş yıl sonra yeniden burada olmak benim için önemli. Dünyada uluslararası durum oldukça karmaşık ancak buna rağmen bu fuarda çok sayıda ziyaretçi gördüm ve Türk şirketlerinin katılımı oldukça başarılı ve memnuniyet vericiydi. Bu, fuarın doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ettiğinin göstergesi. Marble İzmir yalnızca Türkiye için değil, farklı coğrafyalar için de önemli bir platform" ifadelerini kullandı. "Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta" Fuara Hindistan’dan katılan Toshniwal Stones temsilcisi Akhil Toshniwal, Marble İzmir’in doğal taş sektöründeki güçlü konumuna ve uluslararası etkisine dikkat çekerek, "Bu yıl gerçekten çok iyi. Çok farklı ülkelerden çok sayıda insan görüyorum. Özellikle Orta Doğu’dan ve Rusya’dan yoğun katılım var. O kadar yoğunduk ki öğle yemeği yiyecek vaktimiz bile olmadı. Burada olduğumuz ve katıldığımız için çok mutluyuz. Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta. Çünkü herkes Türk taşıyla çalışıyor. Her yıl yeni mermerler ve yeni taşlar görüyoruz. Bu işi yapan herkesin Türkiye’ye, bu fuara gelmesi gerekir" dedi. "Marble İzmir bizim için vazgeçilmez bir buluşma noktası" Aslanlar Mermer temsilcisi Deniz Fazlılar, fuarın hem ticari hem de marka değeri açısından önemini vurgulayarak, "İzmir firması olduğumuz için burada olmak bize ayrı bir avantaj sağladı. İzmir Fuarı bizim için hem satış hem prestij hem de tanıtım açısından çok önemli bir nokta. Yaklaşık 15 yıldır katılıyoruz, pandemi dışında her yıl buradayız ve genel olarak çok memnunuz. Bu yıla baktığımızda ziyaretçi sayısından çok niteliğin arttığını düşünüyoruz. Bu yıl gelenler daha net, ne istediğini bilen, daha hızlı karar alabilen ve işi sonuca götürebilen kişilerdi. Bu da özellikle bizim gibi butik çalışan ocaklar ve fabrikalar için büyük bir avantaj oldu" şeklinde konuştu. "23 yıldır Marble İzmir’e geliyoruz" Mısır’dan fuara katılan Alex Tiles&Alex Marmo temsilcisi Yasser Rashed, "23 yıldır Marble İzmir’e geliyoruz. Bizim için burası dünyanın en iyi yerlerinden biri. Bu sektörde çalışan herkes için çok önemli olduğu için biz de her zaman burada olmayı tercih ediyoruz. Fuar, uluslararası ticaret açısından bize ve tüm katılımcılara önemli katkı sağlıyor. Burada çok farklı ülkelerden alıcılarla bir araya geliyoruz. Özellikle Orta Doğu’dan gelen ziyaretçiler için önemli bir buluşma noktası. Türk mermeri ve taş çeşitliliği bizim için çok değerli. Türkiye ve İzmir’in bu zenginliğini görmekten memnunuz. Burada kurduğumuz karşılıklı ilişkiler, ticaretimizi geliştiriyor. Önümüzdeki yıllarda da burada olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. 32. Marble İzmir, 13-16 Nisan 2027 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
23 Nisan 2026 Perşembe - 14:51 18 ülkeden 200’ü aşkın yabancı alıcı işbirliği için Bursa’da Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde KFA Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı, sektör temsilcilerini Bursa Fuar Merkezi’nde bir araya getirirken, fuar kapsamında 18 ülkeden 200’ü aşkın yabancı alıcı da işbirliği için Bursalı firmalarla işbirliği masasında buluştu. Türkiye’nin üretim üssü Bursa, fuarcılıkta ve kongrede marka etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. İnşaat ve gayrimenkul sektörünü buluşturan Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı, Bursa Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. 26 Nisan 2026 tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlayacak fuarın açılış töreni, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın yanı sıra Vali Yardımcısı Salih Altun, İMSİAD Başkanı Şeref Demir, Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, BTSO Yönetim Kurulu, meclis ve komite üyeleri, ilçe oda ve borsaların başkanları ile sektör temsilcileri katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı’nın Bursa’nın fuarcılık vizyonunu güçlendiren önemli organizasyonlardan biri olduğunu söyledi. Fuarın her geçen sene katılımcı ve metrekare olarak kapasitesini artırdığını dile getiren Başkan Burkay, "Uzun bir aradan sonra geçtiğimiz yıl güzel bir fuara imza atmıştık. Bu sene de geçen yıla göre metrekare ve katılımcı ilgisi arttı. Sektörümüz fuara büyük önem veriyor. Bu bizim için çok değerli" dedi. Kalkınmış ve medeni toplumların en önemli göstergesinin inşa ettiği şehirler olduğunu belirten Başkan Burkay, dünyada yaşanan şartlara rağmen sektörün ciddi potansiyele sahip olduğunu ifade etti. BTSO olarak sektörün potansiyelini artırmak adına önemli organizasyonlar gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Burkay, fuarda 18 ülkeden 200’ü aşkın nitelikli yabancı alıcıları firmalarla buluşturduklarını söyledi. Türkiye’nin farklı şehirlerinden de ziyaretçileri Bursa’da ağırladıklarını vurgulayan Başkan Burkay, "Sektörümüz 200’ün üzerinde farklı alanı doğrudan etkileyen bir yapıya sahip. Bu sektörde paydaşlarımızın desteğini önemsiyorum. Bizim de Bursa’da akademik odalarla ve sektörel derneklerimizle birlikte yaptığımız çalışmalar şehrimizin önümüzdeki süreçte sadece kalkınma değil, gelişmesinin sağlayacak adımların atılmasını kapsamaktadır" ifadelerini kullandı. Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı ile aynı zamanda Bursa Fuar Merkezi’nde Karavan Show Bursa Fuarı’nın da düzenlendiğini belirten Başkan Burkay, her iki fuarın kent için hayırlı olmasını diledi. Vali Yardımcısı Salih Altun, Bursa’nın Türkiye ekonomisine değer katan büyük bir şehir olduğunu belirterek, "Dünyanın farklı coğrafyalarından birçok firmayı Bursa’da ağırlıyoruz. Güzel bir fuara imza atıldığını görüyoruz. Bursa’da görev yaptığım süre içerisinde BTSO’nun liderlik ettiği çok sayıda fuara katıldım. Sadece protokol icabı kurdele kesmek değil, bu fuarlar kente önemli bir değer kattığını görüyorum. Burada da güzel bir sinerji var. Bursa’mız makro ekonomik rakamlardaki başarısını ve liderliğini şehirleşme ile kentleşmede gösterir. Bu konuda kamu ve özel sektör arasında büyük bir uyum var." ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından protokol üyeleri fuarda stant açan firmaları ve kurumları ziyaret etti. Yerli ve yabancı yatırımcıları, sektör profesyonellerini ve nitelikli alıcıları bir araya getiren Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı; konut projelerinden yapı teknolojilerine, mimari çözümlerden inşaat malzemelerine kadar geniş bir yelpazede ürün ve hizmetlerin sergilendiği önemli bir platform olma özelliği taşıyor. Bursa Fuar Merkezi’nde İMSİAD ile Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin de iş birliğiyle düzenlenen fuar aynı zamanda yeni iş birliklerinin kurulmasına ve sektörün uluslararası bağlantılarının güçlenmesine katkı sağlıyor.
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:43 Gaziantep’in 109 coğrafi işaretli ürünü YÖREX’te gövde gösterisi yaptı Gaziantep’in zengin mutfak kültürü ve coğrafi işaretli ürünleri, Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’te ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) ve Gaziantep Ticaret Odası (GTO) iş birliğinde açılan "Gaziantep Standı", fuarın en yoğun ilgi gören alanlarından biri oldu. Antalya ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenen fuarda; Gaziantep’in 109 coğrafi işaretli ürünü, Avrupa Birliği tescilli lezzetleri ve köklü gastronomi mirası tek çatı altında sergilenirken, düzenlenen tadım etkinlikleri ile ziyaretçilere unutulmaz bir lezzet deneyimi sunuldu. Gün boyunca standı ziyaret eden binlerce misafir, Gaziantep mutfağının eşsiz tatlarıyla buluştu. Gaziantep standında; GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Arif Seçkin, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Oya Alpay, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Kenan Seçkin, GTB meclis ve yönetim kurulu üyeleri ile GTO temsilcileri yer aldı. Ziyaretçilere ürünlerin üretim süreçleri, tescil hikâyeleri ve gastronomi değerleri hakkında kapsamlı bilgiler verildi. Standı; Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. M. Zeki Durak, 81 ilden gelen oda ve borsa başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, gazeteciler ve çok sayıda yerli-yabancı ziyaretçi gezdi. "Gaziantep, toprağın hafızasını lezzete dönüştüren bir medeniyettir" GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Gaziantep’in coğrafi işaretli ürünlerdeki liderliğine dikkat çekerek, "Gaziantep, sadece üretim yapan bir şehir değil; toprağın bereketini, tarihin izlerini ve medeniyetlerin birikimini lezzete dönüştüren köklü bir kültür merkezidir. Bugün ulaştığımız 109 coğrafi işaretli ürün, bu toprakların hafızasının, emeğinin ve ustalığının tescillenmiş halidir. Coğrafi işaretler; yalnızca bir ürünün adı değil, o ürünün hikâyesidir, kimliğidir, geçmişten geleceğe uzanan bir kültür köprüsüdür. Gaziantep olarak bu alandaki öncülüğümüzü kararlılıkla sürdürüyor, gastronomi gücümüzü her platformda daha görünür kılmaya devam ediyoruz" dedi. "Coğrafi işaretler, bu toprakların emeğini ve değerini koruma altına alıyor" GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ise borsanın yürüttüğü coğrafi işaret tescil çalışmalar hakkında şu değerlendirmede bulunarak, "Gaziantep Ticaret Borsası olarak bugüne kadar 24 ürünümüzü coğrafi işaretle tescilleyerek bu alanda öncü bir rol üstlendik. Bu ürünlerimizden Antep Lahmacunu ve Antep Fıstık Ezmesini Avrupa Birliği nezdinde de tescilleyerek uluslararası koruma altına aldık. Coğrafi işaretler, üreticinin emeğini koruyan, ürünün katma değerini artıran ve yerel kalkınmayı destekleyen stratejik bir araçtır. Bizler de bu anlayışla, Gaziantep’in tarımsal üretim gücünü ve gastronomi mirasını geleceğe taşımak için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. YÖREX gibi organizasyonlar ise bu değerlerin tanıtılması, yeni pazarlara açılması ve uluslararası bilinirliğin artırılması açısından son derece kıymetlidir" ifadelerini kullandı. "Gaziantep, gastronomide küresel bir marka" Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Kenan Seçkin de yaptığı açıklamada Gaziantep’in gastronomide ulaştığı noktaya vurgu yaparak, "Mutfağıyla uluslararası bir marka haline gelen Gaziantep, bugün 109 coğrafi işaretli ürünüyle Türkiye’deki liderliğini sürdürmektedir. Araban Sarımsağı, Antep Baklavası, Menengiç Kahvesi, Antep Fıstık Ezmesi ve Gaziantep Lahmacunu’nun Avrupa Birliği nezdinde tescillenmesi, bu başarıyı uluslararası düzeye taşımıştır. Katma değeri ve istihdamı artırmak amacıyla; Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak ilgili kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte yeni ürünlerin tesciline yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Oğuzeli Nar Ekşisi, Antep Muskası, Antep Bulguru, Nizip Nanesi ve Nizip Mızar Havucu için Avrupa Birliği tescil süreçleri devam etmektedir. Amacımız; bu topraklara ait değerleri koruyarak gelecek kuşaklara aktarmak ve Gaziantep’in gastronomi gücünü küresel ölçekte daha da görünür kılmaktır" diye konuştu.
ATO Başkanı Baran: "Muhtemel deprem riskine karşı sanayi tesislerini, Ankara merkezde olacak şekilde İç Anadolu Bölgemize taşıyalım"
28 Kasım 2025 Cuma - 13:32 ATO Başkanı Baran: "Muhtemel deprem riskine karşı sanayi tesislerini, Ankara merkezde olacak şekilde İç Anadolu Bölgemize taşıyalım" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, sanayi tesislerinin deprem riskine karşı güvenli İç Anadolu Bölgesi’ne kaydırılmasının sanayi sektörünün sürdürülebilirliği ve üretim güvenliği açısından önemli olduğunu söyledi. ATO’nun 29. Dönem Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı, ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal’in başkanlığında ATO Meclis Salonu’nda yapıldı. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, yaptığı konuşmada İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde yoğunlaşan sanayi tesislerinin Ankara merkez olmak üzere İç Anadolu Bölgesi’ne taşınmasının ülkede sanayi sektörünün sürdürülebilirliği ve üretim güvenliği açısından önemine dikkat çekti. Baran, "Bildiğiniz üzere deprem sarsıntıları devam ediyor ve uzmanlar zaman zaman İstanbul, zaman zaman Balıkesir ya da Marmara Bölgesi’nde başka bir merkezde gerçekleşebilecek depremin tüm bölgeyi olumsuz etkileyeceğini belirtiyor. Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’nın yaklaşık yüzde 30’u İstanbul’da üretilirken; deprem riskinin yüksek olduğu Marmara Bölgesi dikkate alındığında bu oran yüzde 60’lar seviyesine yükseliyor. İstanbul’da ya da o bölgede gerçekleşecek ve İstanbul’un da etkileneceği bir depremin vereceği zarar çok büyük olacaktır. Marmara Bölgesi’ndeki sanayi tesislerini Ankara merkezde olacak şekilde, İç Anadolu Bölgemize taşıyalım. Ankara’mız sanayi bölgeleriyle, yetişmiş insan gücüyle, altyapısıyla, çevresindeki il ve ilçelerle sanayinin kalbi olmaya hazır bir şehirdir" açıklamasında bulundu. Odaı olarak konuyu daha önce de gündeme getirdiklerini hatırlatan Baran, "Üretim merkezlerinin Ankara ve çevresine taşınması, İstanbul üzerindeki ekonomik ve sosyal yükü hafifletecektir" diye konuştu. "Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, hem ülkemize hem AB’ye fayda sağlar" Baran, Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesinin de gündemde olduğunu ifade ederek, 1996 yılında yürürlüğe giren anlaşmanın Türkiye’nin sanayi üretimi ve ihracat kapasitesini geliştirdiğini, küresel tedarik zincirlerine entegrasyonunu hızlandırdığını ifade ederek, şu ifadelere yer verdi: "Ancak yaklaşık 30 yılı geride bırakan, ekonomik ve teknolojik açıdan geride kalan anlaşmanın artık güncellenmesi gerekiyor. Mevcut anlaşma sanayi ürünleri ve işlenmiş tarım ürünlerini kapsıyor. Modernizasyonla birlikte tarımın tamamı, hizmetler, kamu alımları, e-ticaret gibi alanların da dâhil edilmesi isteniyor. Bu sayede Türkiye’nin AB kamu ihalelerine erişiminin genişlemesi, hizmet ihracatının artması, taşımacılık ve lojistikteki kota kısıtlamalarının azalması bekleniyor. Ayrıca, Avrupa Birliği’nin üçüncü ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarına Türkiye’nin otomatik olarak taraf olması da söz konusu. Özetle Gümrük Birliği’nin modernizasyonu Türkiye için ticaret anlaşması güncellemesinden öte, yatırımı güçlendiren, ihracatı büyüten, Türkiye’nin yeşil dönüşümünü hızlandıran bir adım olacak. Diğer yandan Amerika ve Çin karşısında rekabet gücünü kaybetme riski taşıyan Avrupa Birliği de bu modernizasyondan fayda sağlayacaktır." "Dünya ekonomisi risklerin etkisi altında, bir geçiş sürecinde" Baran, dünya ekonomisinin bir geçiş sürecinde olduğunu belirterek, "Bu sürecin bizi nereye götüreceği şimdilik belirsiz. Jeopolitik dengelerin hızla değiştiği, tedarik zincirlerinin yeniden yapılandığı, dijitalleşmenin ve yeşil dönüşümün rekabeti yeniden inşa ettiği bir dönemden geçiyoruz" dedi. Baran, ‘enflasyon ve buna bağlı sıkı para politikaları’, ‘deglobalizasyon olarak da ifade edilen parçalanmış tedarik zincirleri’, ‘enerji ve yeşil dönüşüm maliyetleri’ ile gümrük vergileri üzerinden devam eden ticaret savaşları ve dünyanın çeşitli bölgelerinde süren savaş ve çatışmaların küresel ekonomide risk oluşturmaya devam ettiğini belirterek, "Dünyanın içinden geçtiği bu süreçte Türkiye ekonomisi, tüm sancılara rağmen büyüme seyrini sürdürüyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Gayrisafi Yurtiçi Hâsıla (GSYH) 2025 yılının ikinci çeyreğinde, yıllık bazda yüzde 4,8 büyüme kaydederek, piyasa beklentilerinin üzerinde bir büyüme gerçekleştirdi. Bu gelişme IMF ve Dünya Bankası’nın yılsonu için büyüme beklentilerini de yükseltti. IMF yılsonu tahminini yüzde 2,7’den 3’e yükseltirken, Dünya Bankası bu yıl için yüzde 3,1 oranında büyüme öngördü" şeklinde konuştu.
CarrefourSA, dijital cüzdan Payfour’u kullanıma sundu
28 Kasım 2025 Cuma - 13:21 CarrefourSA, dijital cüzdan Payfour’u kullanıma sundu CarrefourSA, alternatif ödeme çözümleri sunarak alışveriş deneyimini iyileştirecek yeni Dijital Cüzdan uygulamasını hayata geçirdi. Müşteriler, Payfour ile puan kampanyalarından ve kendilerine özel fiyat, indirim ve marka iş birliği fırsatlarından yararlanabilecek. Sabancı Holding ve Carrefour Grup iştiraki CarrefourSA, dijital dönüşümünü güçlendirmeye devam ediyor. CRM alanındaki yatırımlarına yenisini ekleyen şirket, alışveriş deneyimini kişiselleştirmek ve iyileştirmek amacıyla yeni dijital cüzdan uygulaması Payfour’u hizmete sundu. Değişen ihtiyaçları göz önünde bulundurarak müşterilerine yenilikçi çözümler sunmayı sürdürdüklerini söyleyen CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu, "32 yıllık deneyimimizden aldığımız güç ve ‘Yeni Nesil Market’ vizyonumuzla geliştirdiğimiz süreçlerle, müşterilerimize ‘Doğru’ çözüm ortağı oluyoruz. Yeni Dijital Cüzdan uygulaması olarak hayata geçirdiğimiz Payfour; mağazalarımız, online market uygulamamız ve internet sitemiz üzerinden yapılacak alışverişlerde müşterilerimize alternatif ödeme yöntemleri ve finansal çözümler sunuyor. Kredi kartı olmayan, nakit ya da kredi kartı limitini kullanmak istemeyen müşterilerimiz, uygulama ile sunduğumuz ve finansman hizmetlerinin Dgfin Finansman A.Ş tarafından sağlandığı Alışveriş Kredisi sayesinde alışverişlerini Şimdi al Sonra Öde seçeneği ile tamamlayabiliyor. Aynı zamanda uygulamada da kişiye özel oluşturulacak Hazır Limit, çeşitli vade seçenekleri ile ödeme yapılmasına imkân sağlıyor" dedi. Payfour’a özel kampanyalar ve fırsatlar Hızlı ve güvenli alışveriş hizmeti sunan Payfour uygulamasının, ödeme kolaylıkları sağlamakla sınırlı kalmadığını belirten Kartallıoğlu, şöyle devam etti: "Uygulamamızla, kişiselleştirilmiş ödeme kolaylıklarının yanı sıra alışverişleri keyifli hale getirecek uygulamaya özel kampanyalar, kişiye özel fırsatlar, puanlar, hazır limit, alışveriş kredisi, ödeme erteleme, taksit seçenekleri ve indirim kazanma fırsatları sunuyoruz. Harcamaların kontrol altında tutulmasını ise uygulama içerisinde yer alan, Payfour ile yapılan alışverişleri gösteren ilave bölümüyle kolaylaştırıyoruz. Ayrıca uygulama kullanıcılarının, farklı markalarda geçerli avantajlara da erişebilmesini sağlıyoruz. Böylece müşterilerimize çok yönlü fırsatlar sunuyoruz. Şirket olarak, müşteri deneyimini daha da iyileştirmek için doğru adımları atmaya ve teknolojiye olan yatırımlarımıza devam edeceğiz."
Bolu’nun doğa harikası Gölcük’teki işletmeler 3’üncü kez ihaleye çıkıyor
28 Kasım 2025 Cuma - 13:04 Bolu’nun doğa harikası Gölcük’teki işletmeler 3’üncü kez ihaleye çıkıyor Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP), Bolu’nun gözde turizm merkezlerinden Gölcük Tabiat Parkı’nda yer alan üç tesis için 3’üncü kez ihaleye çıkacak. Bolu’nun doğa harikası Gölcük Tabiat Parkı için daha önce iki kez gerçekleştirilen ancak sonuçlandırılamayan ihalenin üçüncüsü, 10 Aralık 2025 Çarşamba günü Ankara’da düzenlenecek. DKMP Genel Müdürlüğü, 9. Bölge Müdürlüğü ve Bolu DKMP Şube Müdürlüğü sorumluluk alanında bulunan Kır Lokantası, Kır Kahvesi ve Büfe işletmeleri, 5+5 yıllığına kiralanmak üzere kapalı teklif usulüyle ayrı ayrı ihale edilecek. İstenen yıllık muhammen bedel belirlendi İhale, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı DKMP Genel Müdürlüğü’nün Beştepe’deki hizmet binasında, saat 14.00’te gerçekleştirilecek. Üç tesisin ihalesi aynı gün ve aynı saatte yapılacak. Katılımcılar dilerse tüm işletmeler için ya da sadece biri veya ikisi için teklif verebilecek. İhaleye esas yıllık kır Lokantası için 3.210.000 TL, kır Kahvesi için 1.805.000 TL ve büfe için 925.000 TL muhammen bedel olarak belirlendi. Geçici teminat tutarları ise muhammen bedelin %10’u üzerinden hesaplandı. İsteklilerin teminatları nakit veya banka teminat mektubu olarak ayrı ayrı sunması gerekiyor. Ankara DKMP Genel Müdürlüğü Satın Alma ve İhale Şubesi Bolu DKMP Şube Müdürlüğü adreslerinden 5.000 TL bedelle temin edilebilecek. Teklif dosyalarının son teslim tarihi de ihale günü olan 10 Aralık saat 14.00 olarak belirlendi.
Şanlıurfalı kadınlar tarımsal üretime katılıyor
28 Kasım 2025 Cuma - 13:04 Şanlıurfalı kadınlar tarımsal üretime katılıyor Şanlıurfalı kadınlar, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Dünya Bankası ve Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde yürütülen SEECO Projesi kapsamında tarımsal üretime katılarak ekonomik hayata dahil oluyor. Şanlıurfalı kadınlar, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Dünya Bankası iş birliğinde yürütülen Sosyal Girişimcilik, Güçlendirme ve Uyum Projesi (SEECO) kapsamında tarımsal üretime katılarak ekonomik hayata dahil olacak. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin Karacadağ Kalkınma Ajansı’na yaptığı başvuru sonucu destek almaya hak kazanan "Tarımsal Üretim Yolu ile Kadınların Ekonomik Hayata Katılımını Artırmaya Yönelik Geçim Kaynağı Tesisi Projesi" ile kadınların üretimle güçlenmesi hedefleniyor. Proje; Karacadağ Kalkınma Ajansı ile Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan Alt Hibe Sözleşmesi kapsamında yürütülüyor. Proje bütçesi 130 bin Euro - Dünya Bankası Destekli yüzde 100 hibe ile sağlandı. Proje kapsamında ihtiyaç duyulan tüm makine ve ekipmanlar Dünya Bankası kaynaklı yüzde 100 hibe ile temin edildi. Bu yatırımlar arasında; Tohum Eleme ve Paketleme Tesisi, İsot Üretim Tesisi, Torf Karıştırma ve Doldurma Makinesi, Kadınlara yönelik prefabrik sosyal alan ve proje kapsamında çalışan kadınların çocukları için oyun grubu bulunuyor. Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Halil Hatipoğlu, "Büyükşehir Belediyemize hibe yoluyla kazandırdığımız proje ile kadınların tarımsal üretime katılımını artırmayı hedeflediklerini ve aynı zamanda Büyükşehir Belediyesinin Tarımsal Hizmetler teknik kapasitesini güçlendirmiş olduk. Bu yatırımlar sayesinde üretim kapasitemiz yükseliyor ve kadın odaklı yerel kalkınma çalışmalarını daha güçlü bir şekilde destekliyoruz" dedi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, kadınların üretim süreçlerinde daha etkin rol almasını sağlayacak projelere destek vermeyi amaçlıyor.
Ekim ayında 2,21 trilyon TL tutarında ödeme kartla yapıldı
28 Kasım 2025 Cuma - 12:12 Ekim ayında 2,21 trilyon TL tutarında ödeme kartla yapıldı Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Ekim ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 49 artarak 2,21 trilyon TL oldu. Bankalararası Kart Merkezi (BKM), Ekim ayına ilişkin kartlı ödeme verilerini açıkladı. Buna göre Ekim ayı itibarıyla Türkiye’de kredi kartı sayısı 140,4 milyon, banka kartı sayısı 215,6 milyon ve ön ödemeli kart sayısı 107,2 milyon adet oldu. 2024 yılının Ekim ayı ile kıyaslandığında kredi kartı adedinde yüzde 10’luk, banka kartı adedinde yüzde 12’lik artış, ön ödemeli kart adedinde ise yüzde 2’lik düşüş yaşandı. Toplam kart sayısı ise 463,2 milyon adede ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artış gösterdi. Kartlı ödeme tutarı gelişimi Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Ekim ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 49 artarak 2.210,4 milyar TL oldu. Kartlı ödemelerin 1.873,1 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 313,7 milyar TL’sinde banka kartları, 23,6 milyar TL’sinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartı ile yapılan ödemelerde önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı yüzde 50, banka kartı ile yapılan ödemelerde yüzde 53 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödemelerde ise bu oran yüzde -23 oldu. Kartlı ödeme işlem adedi gelişimi Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Ekim ayında yapılan toplam ödeme adedi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artarak 1,8 milyar adet oldu. Kartlı ödemelerin 1.026,6 milyon adedi kredi kartları ile yapılırken 714,1 milyon adedinde banka kartları, 58,8 milyon adedinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartları ile yapılan ödeme adetlerinde büyüme oranı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11, banka kartları ile yapılan ödeme adetlerinde yüzde 24 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödeme adetlerinde ise bu oran yüzde -54 oldu. İnternetten kartlı ödeme tutarı gelişimi İnternetten kartlı ödemeler, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 51 artarak 653,7 milyar TL’ye yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 29 oldu. İnternetten kartlı ödeme adedi gelişimi İnternetten kartlı ödeme adedi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1 artarak 239,5 milyon adede yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 14’tür. Temassız ödeme tutarı gelişimi Kartlarla yapılan temassız ödeme adedi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artarak 1.208,4 milyon adet oldu. Temassız ödeme tutarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 54 artarak 728,1 milyar TL oldu. Ekim ayında mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız gerçekleşti.
Bakan Bolat: ‘‘2024 yılında Türkiye-Fas dış ticaret hacmi 5 milyar dolar olarak gerçekleşti’’
28 Kasım 2025 Cuma - 12:03 Bakan Bolat: ‘‘2024 yılında Türkiye-Fas dış ticaret hacmi 5 milyar dolar olarak gerçekleşti’’ Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ‘‘Türkiye-Fas Serbest Ticaret Anlaşması’sının yürürlükte olduğu son 18 yılda Fas’ın Türkiye’ye ihracatı 9 kat, Türkiye’nin Fas’a ihracatı ise 8 kat artmıştır. 2024 yılında iki ülke arasındaki dış ticaret hacmi 5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu ticaretin dengeli ve "kazan-kazan" anlayışıyla sürmesini arzu ediyoruz’’ dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Fas İşletmeleri Genel Konfederasyonu (CGEM) işbirliğiyle düzenlenen Türkiye-Fas İş ve Yatırım Forumu’na katıldı. Bakan Bolat, forumda yaptığı konuşmada iki ülke arasındaki ticari işbirliklerini değerlendirdi. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 5 milyar dolara ulaştığına dikkat çeken Bolat, bu ticaretin ‘kazan-kazan’ anlayışıyla dengeli şekilde sürdürüldüğünü ifade etti. ‘‘Türkiye-Fas ilişkileri son 20 yılda büyük ilerleme kaydetti’’ Türkiye ve Fas’ın stratejik konumları olduğuna dikkat çeken Bolat, ‘‘Türkiye-Fas ilişkileri son 20 yılda büyük ilerleme kaydetti. 2006 yılında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın ardından iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler hız kazandı. Fas ve Türkiye, hem AB ile yaptıkları anlaşmalar hem de stratejik konumları itibarıyla yatırım, sanayi ve ticaret alanlarında önemli bir ortaklık içindedir. Fas; AB, Afrika ve ABD’ye açılım açısından, Türkiye ise Ortadoğu, Afrika ve Asya ülkelerine erişim bakımından kritik bir konuma sahiptir. Her iki ülke de aldıkları uluslararası yatırımlar sayesinde endüstri alanında entegre değer zincirlerine dahil eklemlenmiştir’’ ifadelerini kullandı. ‘‘2024 yılı itibarıyla Türkiye - Fas ticaret hacmi 5 milyar dolara ulaştı’’ Son 20 yılda Afrika ülkeleri ile ticaret hacminde önemli bir artış olduğunu ifade eden Bakan Bolat, ‘‘Türkiye olarak 2003 yılından bu yana Afrika ülkeleriyle ekonomik ilişkileri geliştirme stratejisini uygulamaktayız. Türkiye-Afrika ülkeleri arasındaki dış ticaret hacmi 2003 yılında 5,5 milyar dolar iken, 2024 sonunda 37 milyar dolara yükselmiş ve 6,5 kat artış göstermiştir. Türkiye-Fas Serbest Ticaret Anlaşması’sının yürürlükte olduğu son 18 yılda Fas’ın Türkiye’ye ihracatı 9 kat, Türkiye’nin Fas’a ihracatı ise 8 kat artmıştır. 2024 yılı itibarıyla iki ülke arasındaki dış ticaret hacmi 5 milyar dolara ulaşmıştır. Bu ticaretin dengeli ve ‘kazan-kazan’ anlayışıyla sürmesini arzu ediyoruz’’ şeklinde konuştu. ‘‘Fas’ta yaklaşık 200 yatırımcımız 1 milyar dolar civarında ekonomik katkı sunmaktadır’’ Türk iş insanlarının Fas’ta gerçekleştirdiği yatırımlardan da bahseden Bolat, ‘‘Ticaretin yanı sıra yatırımlar da ilişkilere önemli katkı sağlamaktadır. Yatırımlardan çekinmemek gerekir; yatırımlar arttıkça dış ticaret de hızlanmaktadır. Fas’ta yaklaşık 200 yatırımcımız 1 milyar dolar civarında ekonomik katkı sunmaktadır. Bu toplantı, Türk ve Faslı iş insanlarının yatırım ve ticaret görüşmeleri yapacağı önemli bir buluşmadır. Otomotiv, tekstil ve müteahhitlik sektörlerinin temsilcileri burada yer almaktadır’’ diye konuştu. Fas’ın Dünya Kupası hazırlık sürecinde de Türk iş insanlarının katkı sağlamasını arzuladıklarını ifade eden Bolat, ‘‘Fas’ın 2030 yılında İspanya ve Portekiz ile ortak ev sahipliği yapacak olması önemli bir gelişmedir ve kardeş ülke Fas’ın kalkınmasına güçlü katkı sağlayacaktır. Bu kapsamda, karayolu, demiryolu ulaşım ağlarının yaygınlaştırılması ve kapasitelerinin arttırılması, havalimanlarının kapasitelerinin arttırılması, yeni stadyum inşaatları ve mevcut statların modernizasyonu, sağlık altyapısının güçlendirilmesi ve yeni hastanelerin inşası, yeni otellerin inşası ön plana çıkan alanlardır. Türk müteahhitlik firmalarının sahip oldukları geniş tecrübelerle bu çalışmalara da katkı yapmasından memnuniyet duyacağız’’ açıklamalarında bulundu.
Akbank, Ticari AKON Sistemi ile taşıt kredilerinde yeni bir dönem başlatıyor
28 Kasım 2025 Cuma - 11:50 Akbank, Ticari AKON Sistemi ile taşıt kredilerinde yeni bir dönem başlatıyor Akbank’ın KOBİ müşterileri için hayata geçirdiği Ticari AKON Sistemi’nin, taşıt kredisi süreçlerini iyileştirerek finansmana erişimi kolaylaştırdığı açıklandı. Buna göre şahıs şirketleri, minimum belgeyle dakikalar içinde taşıt kredisi kullanabiliyor. Akbank, taşıt kredisi süreçlerini kolaylaştıran ve hızlandıran AKON Taşıt Kredisi Sistemi’ni artık şahıs şirketlerinin kullanımına da sunuyor. Yapılan açıklamaya göre, Ticari AKON Sistemi ile şahıs şirketleri, uçtan uca dijital bir süreçle, anlaşmalı AKON bayileri üzerinden kredi başvurusu yapabiliyor ve işlemlerini dakikalar içinde tamamlayabiliyor. Ticari AKON Sistemi; bayiler ile bankanın dijital kanal altyapısı arasındaki entegrasyonla hızlı, güvenli ve minimum belge gerektiren bir süreç sunuyor. Böylece şahıs şirketine sahip müşteriler hem zaman kaybetmeden araç sahibi olabiliyor hem de operasyonel yüklerini azaltarak işlerine odaklanabiliyor. Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Türkiye ekonomisinin üretim gücünün önemli bölümünü üstlenen şahıs şirketlerinin hızlı, kolay ve güvenilir finansmana erişimi büyük önem taşıyor. Bu bilinçle geliştirdiğimiz Ticari AKON Sistemi ile müşterilerimizin krediye ulaşma deneyimini yeniden tasarladık. Bayi ekranları üzerinden dakikalar içinde tamamlanan süreç hem yatırım kararlarını hızlandırıyor hem de ticari hayatın dinamizmine uyum sağlıyor. Akbank olarak KOBİ’lerimizin ve tüm ticari işletmelerimizin büyüme yolculuklarında yanında olmaya, dijital çözümlerimizle işlerini kolaylaştırmaya devam edeceğiz." Banka, Ticari AKON ile ticari taşıt kredisi pazarındaki dijital dönüşümü hızlandırırken, KOBİ’lerin nakit akışlarını planlamalarını ve yatırımlarını zamanında hayata geçirmelerini desteklemeyi amaçlıyor.
Trendyol, ‘Efsane Günler’i başlattı
28 Kasım 2025 Cuma - 11:36 Trendyol, ‘Efsane Günler’i başlattı Trendyol, 27 Kasım-2 Aralık tarihleri arasında Türkiye ile birlikte 15 ülkede eş zamanlı olarak gerçekleştirdiği ‘Efsane Günler’ kampanyasıyla milyonlarca kullanıcıya ulaşmayı, satıcılarının e-ihracat hacmini büyütmeyi ve "Made in Türkiye" ürünlerini küresel ölçekte daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyor. Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen e-ticaret platformlarından Trendyol, Kasım ayının ikinci büyük kampanya dönemi Efsane Günler’i başlattı. 27 Kasım-2 Aralık tarihleri arasında Türkiye ile birlikte 15 ülkede eş zamanlı olarak gerçekleşen Efsane Günler, e-ticaret platformunun geniş ürün yelpazesini kullanıcılarla indirimli ve peşin fiyatına 6 ila 12 taksite uzanan ödeme seçenekleriyle buluşturuyor. Efsane Günler boyunca kullanıcılar moda, teknoloji, ev tekstili, kişisel bakım ve kozmetik gibi birçok kategoride indirimler ve binlerce üründe geçerli kuponlarla avantajlı alışveriş yapma imkânına sahip oluyor. Satıcılar e-ihracatla yeni pazarlara erişiyor Yapılan açıklamaya göre e-ticaret platformu, Kasım kampanyalarını Türkiye ile eş zamanlı olarak faaliyet gösterdiği pazarlarda hayata geçirerek yerli üretici ve satıcıların e-ihracat hacimlerini artırmalarına destek olurken, ‘Made in Türkiye’ etiketli ürünlerin uluslararası pazarlarda daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlıyor. Pazarlama, teknoloji ve lojistik alanlarına yaptığı yatırımlarla satıcılarının operasyonlarını daha verimli biçimde yönetmelerine destek olan e-ticaret platformu, stok planlamasını kolaylaştıran ve nakit akışını destekleyen finansal çözümlerle de kampanya dönemlerinde iş süreçlerinin sürdürülebilirliğine katkı sağlıyor. Platform, Efsane Günler döneminde de Trendyol karşılamalı kampanyalar, pazarlama destekleri, finansman çözümleri ve tek tuşla kullanıma açılabilen reklam modelleri gibi kapsamlı araçlarla satıcıların ticari performansını artırmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Kasım ayına güçlü başlangıç: 1 milyar ziyaret, 65 milyon ürün gönderimi Açıklamaya göre, Kasım ayının ilk kampanyası olan Süper Alışveriş Günleri’ni hem Türkiye’de hem uluslararası pazarlarda başarıyla tamamlayan e-ticaret platformu, dönem boyunca dikkat çekici bir ivme yakaladı. Platformun toplam ziyaret sayısı, 280 milyonu yurt dışından olmak üzere 1 milyara yaklaşırken, Trendyol satıcılarının 65 milyon ürünü müşterilere gönderildi. Kampanya sürecinde Trendyol, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Romanya, Yunanistan, Bulgaristan ve Moldova’da en çok indirilen alışveriş uygulaması konumuna yükseldi.