Son Dakika
|
Pitbull saldırısına uğrayan Onur Akay o anları anlattı: "Ölümden döndüm"
Galatasaray ile Fenerbahçe 406. randevuda
Bakanlık harekete geçti! 638 faili meçhul dosya yeniden incelemede
AVM’de dehşet: 3 yaşındaki çocuk parmağını kaybetti
Beyaz Saray, ABD'li heyetin yarın Pakistan'da İran tarafıyla görüşeceğini teyit etti
Erdoğan: "İmalatçı ihracatçılarımızda vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz"
26 yıl hapis cezası bulunan kadın, gizli bölmede yakalandı
Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ‘ev hapsi’ şartıyla tahliye edildi
Netanyahu, prostat kanseri tedavisi gördüğünü açıkladı
Michael Eneramo hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Ankara’da feci kaza: Kamyonun ezdiği 4 yaşındaki çocuk kurtarılamadı
Galatasaray’da derbide hedef galibiyet
Fenerbahçe’de tek hedef; derbi galibiyetiyle yarışa tutunmak
Arakçi, Pakistan Genelkurmay Başkanı Munir ile görüştü
Saldırının yaşandığı okul önünde Kur’an-ı Kerim okuyup gözyaşı döktü
Antalya’da patates üretim tesisinde yangın
ABD, Doğu Pasifik’te uyuşturucu taşıyan bir tekneyi daha vurdu: 2 ölü
EKONOMİ
Malatya Büyükşehir Belediyesi’nden üreten kadınlara büyük destek
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:55:36
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı kurslarda üreten kadınların el emeği göz nuru ürünlerinin hem Kernek Vahap Küçük Külliyesi’nde kurulacak satış ofisinde hem de internet üzerinden satışa sunulacağını, kursa gelen kadınların bu sayede aile bütçelerine katkı sağlanacağını söyledi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, eşi Sevgi Er ile birlikte Kernek Vahap Küçük Külliyesi Kadın Kültür Sanat ve Spor Merkezini ziyaret etti. Kadınlara yönelik faaliyet gösteren giyim, mefruşat, el sanatları, saç bakım ve tasarım, biçki dikiş kurslarını ziyaret ederek, kursiyerlerle bir araya gelen Başkan Er, Büyükşehir Belediyesi olarak yaptıkları hizmetlerden insanların hoşlanmasının, fayda görmesinin kendilerini mutlu ettiğini belirtti. Kadınlara yönelik kursları artıracaklarını kaydeden Başkan Er, "Kernek Vahap Küçük Külliyesi içerisinde bir satış yeri oluşturuyoruz. Bize böyle bir talep gelmişti. Kadınlarımız "Üretiyoruz, bizim için terapi oluyor, sosyalleşiyoruz ama evimize de katkımız olsun" dediler. Yaptığınız el emeği göz nuru ürünlerin satışı için burada bir yer oluşturuyoruz. Bu ürünler, sizin adınıza satılacak" dedi. Başkan Er, kadınların üretime katılmaları ve aile bütçesine katkı sağlamalarını önemsediklerini ifade ederek, "Kernek Vahap Küçük Külliyesinde satış ofisi kuruyoruz; kadınlarımız el emeği göz nuru ürünlerini burada sergileyecekler. Bu ürünleri onlar adına satacağız. Aynı zamanda online da satış yapılacak ve hesaplarına aktarılacak" şeklinde konuştu. Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı kurslardan faydalanarak hem üreten hem de sosyalleşen kursiyerler, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e teşekkür ederek, "Kurs günlerini iple çekiyoruz. Bizim için terapi oluyor. Allah sizden ve hocalarımızdan razı olsun. Yapılan bu çalışmadan memnunuz" dediler.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:40
Burhaniye’de 60 yıllık hayal gerçek oluyor
Burhaniye ilçesinde, yaklaşık 60 yıl önce gündeme gelen ve 10 yıl önce yapımına başlanan Reşitköy Barajı, su tutulmaya başlandı. Yaklaşık 49 bin dekar alanı sulayacak olan barajda su tutulmaya başlanması yöre çiftçilerini sevindirdi. Burhaniyelilerin yaklaşık 60 yıldır beklediği Reşit Köy Barajı inşaatı tamamlanırken, su tutulmaya da başlandı. 2015 yılı ek yatırım programına alınan baraj inşaatı tamamlanırken, su kanalarının da yapımına başlandı. Barajda su tutulmaya başlanması çiftçileri de sevindirdi. Barajın, Türkiye’nin önemli zeytin üretim merkezlerinden olan Burhaniye’ de zeytin üretimine de büyük katkı sağlayacağı açıklandı. Baraj sahasını ziyaret eden vatandaşlarda mutluluklarını dile getirdi. Baraj için emeği geçenlere teşekkür eden 62 yaşındaki Hamdi Mengi, "Çocukluğumuzdan beri hep baraj konuşuluyordu. Bugün barajda su tutulmaya başladığını görünce çok sevindik. Burhaniyelilerin 60 yıllık hayali gerçek oluyor. Yöremize çok şey katacağına inanıyorum. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz" dedi. Baraj sahasına ilk kez geldiğini kaydeden Kemal İşi de, "Reşitköy barajının adını çok duydum. Ancak, bu gün barajı ilk kez gördüm. İlçemize ve çiftçilerimize hayırlı olsun" dedi.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:32
Bakan Uraloğlu: "Son 24 yılda havalimanlarımızın yıllık yolcu kapasitesini 55 milyondan 397,4 milyonun üzerine çıkardık"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Son 24 yılda havalimanlarımızın yıllık yolcu kapasitesini 55 milyondan 397,4 milyonun üzerine çıkardık. Böylece yıllık kapasitemiz, 26 Avrupa Birliği ülkesinin toplam nüfusundan daha fazla yolcuya hizmet verebilecek düzeye ulaştı" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, son 24 yılda Türkiye’nin sivil havacılık alanında yakaladığı büyümeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin havalimanı altyapısı, yolcu kapasitesi ve uçuş ağıyla dünya ölçeğinde dikkat çeken bir seviyeye ulaştığını belirtti. "Terminallerin yıllık yolcu kapasitesi 26 ab ülkesinin toplam nüfusunu aştı" Türkiye genelinde havalimanı sayısının son 24 yılda 26’dan 58’e yükseldiğini belirten Uraloğlu, terminal alanlarının da 541 bin metrekareden 4,1 milyon metrekareye ulaştığını söyledi. Uraloğlu, bu doğrultuda havalimanlarının yıllık yolcu kapasitesinin de arttığını dile getirerek "Son 24 yılda havalimanlarımızın yıllık yolcu kapasitesini 55 milyondan 397,4 milyonun üzerine çıkardık. Böylece yıllık kapasitemiz, 26 Avrupa Birliği ülkesinin toplam nüfusundan daha fazla yolcuya hizmet verebilecek düzeye ulaştı" değerlendirmesinde bulundu. "Günlük uçuş sayısı 6 bin 800’ü aştı" Son 24 yılda hizmet verilen yolcu sayısının yaklaşık 34 milyondan 247,1 milyona yükseldiğini kaydeden Uraloğlu, günlük yolcu trafiğinin ise 92 binlerden 677 bin seviyesine ulaştığını belirtti. Uçak trafiğinde de benzer bir sıçrama yaşandığını ifade eden Uraloğlu, "Toplam uçuş sayımız 532 binden 2,5 milyonun üzerine çıktı, günlük uçuş sayısı ise 6 bin 800’ü aştı" bilgisini paylaştı. "Küresel havacılıkta üst sıralara yükseliş" Türkiye’nin havacılıkta sadece kapasite değil, küresel sıralamalarda da önemli bir yükseliş yakaladığını belirten Uraloğlu, "Dünya yolcu trafiğinde 18. sıradan 7. sıraya, Avrupa’da ise 7. sıradan 3. sıraya yükseldik" ifadelerini kullandı. Genişleyen filo ve uçuş ağı Uraloğlu, toplam hava aracı sayısının 626’dan 2 bin 218’e çıktığını, büyük gövdeli uçak sayısının ise 150’den 800’e ulaştığını belirtti. Havayolu koltuk kapasitesinin 25 binlerden 157 binin üzerine çıktığını aktaran Uraloğlu, kargo kapasitesinin de 303 tondan 2 bin 903 tona yükseldiğini söyledi. "Uçuş yolları 80 bin kilometreye yükseldi" Yurt dışı uçuş noktası sayısının 60’tan 356’ya ulaştığını kaydeden Uraloğlu, Türkiye’nin hava ulaştırma anlaşması bulunan ülke sayısının da 81’den 175’e çıktığını belirtti. Uraloğlu, "Hava sahasında tanımlı uçuş yollarımız da yüzde 91 artışla 41 bin 901 kilometreden 80 bin kilometreye yükseldi. Yani, bugün uçaklarımız, dünya üzerinde 80 bin kilometreyi bulan dev bir hava koridoru üzerinden uçuş gerçekleştiriyor" dedi. "Pist uzunluğumuz 241,4 kilometreye ulaştı" Uçak park pozisyonlarının 332’den 1.739’a, seyrüsefer yardımcı cihazlarının ise 215’ten 589’a çıktığını belirten Uraloğlu, "Yaptığımız yatırımlarla 2002 yılında sivil havacılığımıza hizmet veren yaklaşık 149 kilometrelik pist uzunluğuna 92,4 kilometre daha ekledik. Pist uzunluğumuz 241,4 kilometreye ulaştı; bu da Ankara-Çorum arasındaki mesafeye denk geliyor." diye konuştu. Türkiye’nin havacılıkta ulaştığı bu kapasitenin sadece bugünün değil, geleceğin de altyapısını oluşturduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Bu büyüme ile ülkemizi küresel hava ulaşım ağının merkezlerinden biri haline getirdik" ifadelerine yer verdi.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:25
Ayakkabı şikayetleri zirvede: Sinop’ta tüketici başvurularında dikkat çeken artış
Sinop’ta tüketici ile satıcılar arasında yaşanan uyuşmazlıklarda "ayakkabı" ürünleri yine ilk sıraya yerleşti. Mart ayı verileri, hem başvuru sayısında hem de karar süreçlerinde dikkat çeken bir tablo ortaya koydu. Sinop İl Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığı’nın 2026 yılı Mart ayı raporuna göre, toplam 2 milyon 91 bin 505 TL’lik uyuşmazlık için 147 başvuru yapıldı. Başvuruların büyük bölümü dijital kanallardan gelirken, yüzde 75,51’inin e-Devlet üzerinden gerçekleştirilmesi dikkat çekti. Bu durum, vatandaşların hak arama süreçlerinde dijital platformlara yöneldiğini bir kez daha ortaya koydu. Tüketici hakem heyetleri, 1995 yılından bu yana yargı dışı çözüm mekanizması olarak faaliyet gösterirken, uyuşmazlıkların hızlı ve düşük maliyetle sonuçlandırılmasına katkı sağlıyor. Aynı zamanda mahkemelerin iş yükünü azaltan önemli bir rol üstleniyor. Mart ayında yapılan başvurularda en fazla şikâyet konusu 14 başvuru ile ayakkabı ürünleri oldu. Onu kredi kartı üyelik ücretleri, perakende ürünler ve giyim sektörü izledi. Elektronik ürünlerden cep telefonuna, abonelik hizmetlerinden mobilyaya kadar birçok alanda tüketici şikâyetlerinin sürdüğü görüldü. Aynı dönemde heyet tarafından toplam 128 karar verildi. Kararlarda da en çok uyuşmazlık yaşanan alan ayakkabı olurken, kıyafet, cep telefonu ve kredi kartı aidatları öne çıkan diğer başlıklar arasında yer aldı. Sektörel bazda bakıldığında ise en fazla kararın verildiği alan perakende ticaret sektörü oldu. Karara bağlanan dosyaların 78’inde tüketiciler lehine, 47’sinde ise tüketiciler aleyhine hüküm verildi. Üç başvuruda ise görevsizlik kararı alındı. Bu tablo, tüketicilerin önemli bir kısmının hakem heyetleri aracılığıyla lehine sonuç elde ettiğini gösterdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Nisan 2026 Cuma- 10:51
İzmir’de kuyumculukta suistimalleri önlemek için ’Mavi Kart’ zorunluluğu getirildi
2
22 Nisan 2026 Çarşamba- 14:23
Başkan Güler: "Ordumuza yeni bir sektör hazırlıyoruz"
3
24 Nisan 2026 Cuma- 11:39
Kütahya iş dünyası ’sürdürülebilirlik’ için bir araya geldi
4
23 Nisan 2026 Perşembe- 11:59
11. Uluslararası Altın Kalite Ödülleri sahiplerini buldu
5
24 Nisan 2026 Cuma- 10:02
Evlilik için biriktirdikleri para ile restoran açtılar
27 Kasım 2025 Perşembe - 13:45
Söke TARİŞ Pamuk Kooperatifi mali genel kurul toplantısı yapıldı
TARİŞ Söke 131 No’lu Pamuk ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifi 2024-2025 yılı olağan mali genel kurul toplantısı yapıldı. Tariş Söke tesislerinde yapılan genel kurula bakanlık temsilcileri ve üretici ortaklar katılırken, diban başkanlığını A. Kaan Akın, divan katipliklerini ise Mustafa Balıkçı ve Zihni Karalar yaptı. Saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasının ardından genel kurulda açılış konuşmasını Kooperatif Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Özer yaptı. İklimsel ve fiyat olarak son yılların en kötü sezonunu yaşadıklarını belirten Başkan İsmail Özer, TARİŞ Söke Pamuk Kooperatifi olarak ellerinden gelen tüm cefakarlık ve fedakarlığı gösterdiklerine inandığını söyledi. Tüm Ege’de tahminlerin en az yüzde 15 altında rekolte düşüşü olmasına rağmen tatmin edici bir pamuk alımı gerçekleştirdiklerini belirten Söke Pamuk ve Yağlı Tohumlar Kooperatifi Başkanı İsmail Özer, "Hepimiz aynı gemideyiz. Üç yıldır aynı fiyata pamuk satıyoruz. Girdi maliyetlerimiz ise çok yükseldi. Ancak biz Söke Kooperatifi olarak her zaman üretici ortağımızın yanında olmaya, destek vermeye devam edeceğiz. Kısa bir süre önce yaptığım açıklamada belirtmiştim; devlet bir an önce yeni bir destekleme modeli geliştirmeli ve pamuk üreticisine destek vermelidir" dedi. "Buğday üreticisi dert etmesin" Önümüzdeki sezon için Söke’de 200 bin dekarı aşan bir buğday ekimi yapıldığını belirten Başkan Özer, "Söke için buğday kaçınılmaz oldu. Hakkaniyet çerçevesinde üreticilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Ayçiçeği alımına da devam edeceğiz. Buğday kısmında üreticilerin şüphesi olmasın, ana sözleşmeye buğday ile ilgili bir madde eklenmesi için çalışmamız var. Ayrıca buğday üreticisine gübrede destek olacağız. Gübre düşünceniz olmasın" dedi. "Birlik bizi yok saymaya çalışıyor ama nafile" TARİŞ Pamuk Birliği ile yaşanan sıkıntılara da değinen TARİŞ Söke Pamuk Kooperatifi Başkanı İsmail Özer; Söke’nin sadece TARİŞ Birliğin en büyük kooperatifi olmasının yanında Türkiye’deki en büyük kooperatif olduğunun altını çizdi. ‘Pamuk Birliği Söke’yi dışlarken, adeta Söke’ye eziyet ediyor’ diyen Başkan Özer, "Sıra yokken çekirdeklerimizi bekletiyor. Şoförlerimize yemek dahi vermiyor. Yandaş kooperatiflere bir iki delege çıkarmak için destek verenler, Söke’yi kapatmaya çalışıyor. Yıllardır Birliği Söke ayakta tutmasına rağmen, nedir bu Söke düşmanlığı anlamak mümkün değil. Bir çırçır fabrikasına milyonlarca lira avans verirken, en büyük kooperatifine bir lira destek yok. Bunu söyleyince ‘istemediniz ki’ diyorlar" dedi. "Söke’deki muhalefete de seslendi" Söke’de kendilerine muhalif olan kesime ‘İzmir seviciliğini bırakın’ diyerek seslenen Pamuk Kooperatifi Başkanı İsmail Özer, "Birliğin Söke’ye yaptıklarını görmezden gelmeyin. Muhalefet yaparken, Söke’ye zarar vermeyin. Ocak ayında yapılacak birlik genel kurulunda gelin hep beraber Söke çiftçisi ve ortağı olarak hesap soralım" dedi. Konuşmanın ardından gündemde yer alan maddeler görüşüldü. Kooperatifin faaliyet, finansman tabloları ve denetim raporları okundu ve oy birliği ile kabul edildi. Genel kurulda bazı işletmelerin üzerine güneş enerji panelleri kurulması gibi yeni yatırımlar için yönetim kuruluna yetki verildi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 13:20
ADSYB Başkanı Güngör, şap vakalarını değerlendirdi
Aydın İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği (ADSYB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sedat Güngör, ülke genelinde etkili olan şap vakalarının yetiştiricide yaklaşık 4 milyar dolar zarara neden olduğunu belirterek hastalıktan etkilenen yetiştiricilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan kredi borçlarının ertlenmesini talep petti. ADSYB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sedat Güngör, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi tarafından 2025 yılı içinde yayınlanan ‘Şap Hastalığı Ekonomik Etki Raporu’unda da belirtildiği gibi, "Hastalık nedeniyle oluşan kaybın içinde özellikle yetiştiricileri etkileyen; et üretim kaybı, süt verimindeki düşüş, tedavi ve ilaç giderleri ile buzağı ölümleri toplamda 3,62 milyar dolarlık bir zarar oluştuğu belirtilmektedir. Bu bulgular, şap hastalığının yalnızca biyolojik bir tehdit olmadığını; doğrudan yetiştiricinin üzerinde kendi imkanlarıyla karşılanamayacak ölçüde bir ekonomik yük oluşturduğunu göstermektedir. Yetiştiriciler, bir yandan gelir kaybıyla karşı karşıya kalırken, diğer yandan hızla artan giderlerin baskısı altında üretimlerini sürdürmeye çalışmaktadır. Bu nedenle hastalıktan etkilenen yetiştiricinin kredi borçlarının ertelenmesini talep ediyoruz" dedi. Açıklamasında hastalığın süreci hakkında da bilgi veren Başkan Güngör, "Türkiye, 2025 yılının başında komşu ülkelerde hızla yayılan şap vakalarının ardından, hastalığın doğu sınırlarından giriş yapmasıyla birlikte ciddi bir salgınla karşı karşıya kalmıştır. Son derece bulaşıcı yapıya sahip virüs; sınır ticareti, hayvan hareketliliği ve yabani çift tırnaklı türler üzerinden kısa sürede birçok ile taşınmış, büyükbaş hayvancılığın yoğun olduğu bölgelerde hızlı bir yayılım göstermiştir. Şap salgınının yol açtığı akut enfeksiyon ve üretim kayıpları, ülkenin hayvansal üretim kapasitesini tehdit eden önemli bir kriz haline gelmiştir" dedi. Hastalığın çok yüksek bulaşıcılığı nedeniyle, karantina tedbirlerinin sıkı uygulanması ve hastalık çıkan işletmelerin yakınlarındaki işletmelerin, o bölgede görülen tip ve şap enstitüsünde üretilen aşı ile önerilen sürede (21-28 gün) rapelleri beraber uygulanması gerektiğini kaydeden ADSYB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sedat Güngör, "Sahadan gelen bilgiler, şap salgınının özellikle süt ve et üretimiyle geçimini sağlayan aile işletmelerini derinden etkilediğini göstermektedir. Verim düşüşleri, artan tedavi giderleri ve buzağı kayıpları nedeniyle birçok yetiştirici borçlarını ödeyemez durumdadır. Devletin sorumluluğunda olan bu hastalıkla mücadelede meydana gelen kayıplar, yetiştiriciyi ekonomik olarak ağır mağduriyete uğratmıştır. Şap hastalığı sebebiyle ortaya çıkan bu zarar yetiştiricinin tek başına taşıyabileceği bir yük değildir" diyerek yetiştiricin kredi borçlarının ertelenmesini ve desteklenmesini talep etti. Bu yıl görülen şap vakasına karşı üreticilerin ellerinden geldiğince biyogüvenlik önlemleri almasına rağmen hastalıktan kaçamadığını da belirten Başkan Güngör, tarım alanında politika geliştirme, ekonomik etki analizi ve stratejik araştırmalar yapan bağımsız bir düşünce kuruluşu TARPOL (Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi) tarafından 2025 yılı içinde yayınlanan ‘Şap Hastalığı Ekonomik Etki Raporu’, Türkiye’de büyükbaş hayvan varlığının yalnızca yüzde 30’unun etkilenmesi durumunda dahi toplam ekonomik kaybın 4,1 milyar dolara ulaşabileceğini ortaya koymaktadır. Bu kaybın içinde özellikle yetiştiricileri etkileyen; et üretim kaybı, süt verimindeki düşüş, tedavi ve ilaç giderleri ile buzağı ölümleri toplamda 3,62 milyar dolarlık bir zarar oluşturmaktadır. Bu bulgular, şap hastalığının yalnızca biyolojik bir tehdit olmadığını; doğrudan yetiştiricinin üzerinde kendi imkanlarıyla karşılanamayacak ölçekte bir ekonomik yük oluşturduğunu göstermektedir. Yetiştiriciler, bir yandan gelir kaybıyla karşı karşıya kalırken, diğer yandan hızla artan giderlerin baskısı altında üretimlerini sürdürmeye çalışmaktadır. Devletimiz, yakın zamanda meydana gelen don afetinde üreticilerin zararlarını üstlenerek önemli bir destek örneği göstermiştir. Şap hastalığı ile mücadele devletin doğrudan sorumluluğunda yürütülen bir süreçtir ve don afetindeki aynı koruyucu yaklaşımın burada da uygulanması yetiştirici mağduriyetinin giderilmesi açısından büyük önem taşımaktadır" dedi. Açıklamasında alınması gereken önlemlerden de söz eden ADSYB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sedat Güngör, "Yetişticilerimizin borç ödeme kapasitesi fiilen ortadan kalkmış durumdadır. Şap salgını mücbir sebep ve doğal afet benzeri bir durum olarak değerlendirilmelidir. Bu nedenle hastalığın görüldüğü bölgelerde Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçların en az bir yıl süreyle faizsiz ertelenmesi zorunludur. Bu erteleme, işletmelerin nakit akışını koruması ve üretime devam edebilmesi için hayati önemdedir. Şap çıkan işletmelerde süt ve et verim kayıpları mutlaka karşılanmalıdır. Tedavi giderleri, ilaç maliyetleri ve buzağı kayıpları da destek kapsamına alınmalıdır. Don afetlerinde uygulanan gelir kaybı desteği bunun güçlü bir örneğidir. Aynı yaklaşımın, hatta daha kapsamlı biçimde, şap salgını mağduriyetlerinde de devreye alınması sürdürülebilir hayvansal üretim açısından bir gerekliliktir. Tüm ülkenin etkilendiği bu salgında süte ve ete verilen destek artırılmalı konulan kriterlere bakmaksızın tüm işletmelere acilen destek verilmelidir. Bu çözüm önerilerinin hızla uygulanması, hem mevcut krizin etkilerini azaltmak hem de yetiştiricinin üretimden kopmasını önlemek açısından büyük önem taşımaktadır. Ülkemizin hayvansal üretimi, kırsal istihdamı ve gıda güvencesi açısından da stratejik öneme sahiptir" ifadelerine yer verdi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 13:05
Bakan Bolat: ‘‘Bu yıl hizmet İhracatı 121 milyar doları aşacak’’
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ‘‘Hizmetler sektöründe istihdam sayısı 21 milyona ulaştı. Bu yıl hizmet ihracatı 121 milyar doları aşacak. Türkiye’ye yaklaşık 62 milyar dolar net dış ticaret fazlası elde edecek’’ dedi. "Hizmet İhracatının Şampiyonları" yedinci kez düzenlenen törende ödüllendirildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Başkanı Şekib Avdagiç’in de katılımlarıyla gerçekleşen törende en fazla ihracat gerçekleştiren 60 firmaya ödülleri takdim edildi. Törende konuşan Ticaret Bakanı Bolat, hizmet ihracatının da mal ihracatı kadar değerli olduğunu belirterek bu yıl hizmet ihracatının 121 milyar doları aşacağını vurguladı. 2025’in üretim, istihdam, mal ve hizmet ihracatı noktasında dengeli ve olumlu yönde ilerleyen bir yıl olduğunu belirten Bolat, ‘‘Türkiye yaklaşık 17 bin dolar kişi başına düşen milli geliri olan bir ülke olarak 2025’i tamamlayacak’’ ifadelerini kullandı. Finansman maliyetlerinin düşmeye devam edeceğini de söyleyen Bolat, ‘‘Enflasyondaki azalışa paralel olarak finansman maliyetlerinin düşüş trendi 2025 ortalarından itibaren başladı. Finansman maliyetlerindeki azalmanın 2026’da düzenli bir şekilde devam etmesini tahmin ediyoruz’’ dedi. ‘‘Bu yıl hizmet İhracatı 121 milyar doları aşacak’’ 2025 yılı için 390 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedefinin olduğunu da hatırlatan Bakan Bolat, ‘‘390 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatını aşmayı hedefliyoruz. Hizmetler sektöründe istihdam sayısı 21 milyona ulaştı. Bu yıl hizmet ihracatı 121 milyar doları aşacak. Türkiye’ye yaklaşık 62 milyar dolar net dış ticaret fazlası elde edecek’’ diye konuştu. Hizmetler sektörünün dış ticaret fazlası veren bir sektör olduğunu vurgulayan Bolat, ‘‘Türkiye hizmetler ticaretinde fazla sağlayan 5’inci dünya ülkesi konumunda. Yani 62 milyar dolar dünyada bizi 5’inci sıraya yükseltiyor hizmetler dengesi fazlasında. Aynı zamanda da dış ticaret açığımızı azaltarak cari işlemler dengemizde iyi bir tablo oluşmasını sağlıyor. Geçen yılı 10,5 milyar dolar cari açıkla kapattık. Bu yıl da 21-22 milyar dolar bir cari açığımız olacak. Tolere dilebilir, makul bir denge olarak nitelendirmek mümkündür. Gönül ister ki cari işlemler fazlamız olsun. Onun için de hep birlikte mücadele ediyoruz’’ şeklinde konuştu. Hizmetler sektörünün istihdamdaki payına ilişkin de bilgi paylaşan Bolat, ‘‘Hizmetler sektörünün istihdamdaki payı yüzde 65. Hizmetler sektöründe istihdam sayısı 21 milyon. Sektörün milli gelirdeki payı yüzde 60’a yaklaştı’’ sözlerini ifade etti. Avdagiç: "Türk markaları güven sembolüne dönüştü" 2024 yılında 117 milyar 189 milyon dolar hizmet ihracatı gerçekleştiğini hatırlatan Hizmet İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç ise ‘‘2024 yılı, küresel ekonomideki tüm belirsizliklere ve sıkıntılara rağmen Türk hizmet sektörünün direncini, kabiliyetini, yeni çıkış yolları üretme yeteneğini ve uyum gücünü bir kez daha ispatladığı bir yıl oldu. Türk markaları güven sembolüne dönüştü. Bu bizim hizmet ihracatı gücümüzün ve azmimizin göstergesidir. HİB üyeleri adına iftiharla söylemek isterim ki, 61 milyar 369 milyon dolarlık cari fazla ile ülkemize, hizmetler sektörü olarak tarihinin en yüksek net katkısını sağlamış bulunuyoruz. Bu tablo, sadece rakamlardan ibaret değildir. Burada aynı zamanda yüz binlerce çalışan, milyonlarca hizmet deneyimi ve güçlü bir inanç var" dedi. Turizmden taşımacılığa, bilişimden sağlık hizmetlerine, eğitimden finansal hizmetlere, dizilerden müteahhitlik projelerine kadar pek çok alanda Türk markasının artık dünya çapında bir güven sembolüne dönüşmüş durumda olduğuna dikkat çeken Avdagiç, "Her ne kadar rekabet zorlaşsa da biz HİB olarak tüm ihracatçı üyelerimizle birlikte, sektörlerimizin küresel rekabetteki yerini güçlendirmek, ülkemizin imajını daha üst noktalara taşımak ve dünya hizmet ihracatından daha fazla pay almak için hiç durmaksızın çalışıyoruz. Memnuniyetle ifade edeyim ki, bu çalışma ve gayretler sayesinde, ekonomimize ve cari dengemize sağladığımız olumlu katkıyla, hizmet ihracatı Türkiye’nin küresel pazardaki iddiasının yeni sembolü olmuştur. Bu başarının, Türkiye’nin her sektörüne olumlu katkısı oldu. Türkiye’nin ekonomisi büyüdü, üretimi arttı. Buradan aldığımız güçle ifade edeyim ki, HİB üyeleri olarak Bakanlığımızın 2025 yılı için belirlediği hizmet ihracatı hedefine ulaşmaya çok yakınız" ifadelerini kullandı.
27 Kasım 2025 Perşembe - 12:51
Çilek üreticilerinin tarlada hummalı çalışması devam ediyor
Denizli’nin Buldan ilçesinde bin 980 dekar alanda, bir dekarda 1 ton çilek üretimi gerçekleştirildiği yüksek kesimlerdeki çilekler için üreticiler tarlalarda hummalı bir çalışma yürütülüyor. Denizli’nin Buldan ilçesinde yüksek kesimlerinde yetişen organik çileklerin dikim çalışmaları başladı. Yayla Mahallesi, Kovanoluk, Süleymanlı, Kaşıkçı, Alandız, Kurudere Mahalleleriyle birlikte 10 mahallede yetiştirilen ve lezzeti, kokusuyla ünlü çilekler için üreticiler tarlalarda hummalı bir çalışma yürütüyor. "Çilek yetiştirmeciliği için tüm işlemleri yapıyoruz" Buldan Yayla Mahallesi’nde çilek yetiştiriciliği yapan Gülgün Karakaş, tarlalarda çilek yetiştirmek için toprak işleme çalışmaları yaptıklarını belirterek; "Çilek dikimine şu günlerde başladık. Toprağımızı çilek üretimine uygun hale getirdik. Hazırladığımız toprağın üzerine naylon örtüyoruz. Naylon örtülere açtığımız deliklere yetiştirdiğimiz çilek fidelerimizi dikiyoruz. Kasım ayında çektiğimiz naylonlar beş yıl dayanıklıdır. Damlama sulama yapmaktayız. Ziraat çileği ve yediveren cinsi dikiyoruz. Mart ayında çilekler çiçek açar, Haziran ayında çilekler döküme başlar. Bizde üreticiler olarak içindeki yaban otlarını temizleriz. Yetiştirmek için tüm işlemleri yapıyoruz. Allah bol bereketli ürün versin inşallah" dedi. Buldan’da üreticiler tarafından bin 980 dekar alanda, bir dekarda 1 ton çilek üretimi gerçekleştiriliyor. Çilek çeşitleri olarak, ziraat çileklerinin çeşitleri ile yediveren cinsi üretiliyor.
27 Kasım 2025 Perşembe - 12:31
Düzce’de ihracat rakamı ithalat rakamını geçti
DÜZCE(İHA) – TÜİK verilerine göre Düzce’de Eylül ayı verilerine göre ihracat rakamı ithalat rakamı geçti. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Düzce’de eylül ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 34 milyon 361 bin dolar, ithalat 17 milyon 820 bin dolar olarak gerçekleştiği bildirildi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 12:29
İkinci el araç alırken dikkat edilmesi gereken 7 ayrıntı
İkinci el araç almak isteyenlere uyarılarda bulunan Koçaslanlar Motorlu Araçlar Genel Müdürü Didem Aras, dikkat etmesi gereken 7 maddeye dikkat çekti. Sorunsuz ikinci el araçları müşterileri ile buluşturmayı misyon edinen Renew markası çatısı altında ikinci el faaliyetlerini yürüttüklerini belirten Koçaslanlar Motorlu Araçlar Genel Müdürü Didem Aras, 2. el araçların showroomda ve dijital mecralarda satışa sunmadan önce 150 noktaya kadar kontrolden geçirildiğini söyledi. Aras, kontrol noktalarının, mekanik, kaporta, iç mekân ve süspansiyonlar ve benzeri alanları kapsadığını hatırlattı. Ayrıca bu kontroller sonucunda mekanik tüm sorunlar ile beraber, sürüş güvenliğini tehdit edebilecek diğer kusurların da giderildiğini sözlerine ekleyen Didem Aras, böylelikle Renew markasıyla güvenilir ve sorunsuz 2. el araca sahip olunabileceğini belirtti. Aras, son olarak güvenli yatırım ve sürpriz masrafların minimize edilebilmesini sağlamak için, ikinci el araç alırken dikkat edilmesi gereken 7 altın unsura dikkat çekti. Aras 7 maddeyi ise şu şekilde sıraladı; "İlk sırada, araç fiyatı, sigorta, vergiler, bakım masrafları, yakıt tüketimi, kullanım amacı. tercih edilen modellerin piyasa değeri, benzer kilometre ve durum değerleri. ikinci sırada, trafik geçmiş raporu, hasar geçmişi, kilometre tutarlılığı, değişen parçalar. Her yıllık muayene ve servis kayıtları ile karşılaştırın. Düzenli bakımlar, önemli onarımlar ve kronik sorunlar. Kaç sahip olduğu, aracın kullanımı, kiralık, filo veya bireysel. Üçüncü sırada, harici muayene, boya hataları, pas, çizikler, çarpışma izi gibi. Dördüncüsü, motor sesi ve çalışmasıdır. Düz rölanti, düzensiz ses yok; soğukta ve ısındığında performans. Sızdırmazlık, yağ, yakıt, soğutma sıvısı sızıntıları. Daha sonra ise 5’inci madde, test sürüşü. Yol tutuşu ve direksiyon, boşluk, titreşim ve sapma. Vites geçişleri, özellikle manuel de geçişlerin temizliği. 6. madde de ise, satıcı garantisi, yetkili servis garantisi, uzatılmış garanti. Yetkili servisler tarafından yapılan bakımlar. Son olarak ise, finansman ve maliyet analizi. Toplam sahip olma maliyeti. Vergi, sigorta, bakım, yakıt ve amortisman."
27 Kasım 2025 Perşembe - 12:25
Havran Mandalinası’nda hasat vakti
Balıkesir’de coğrafi işaretli Havran mandalinasında hasat tüm hızıyla devam ediyor. Madra ve Kazdağları’nın ortasında oluşan özel mikroklima sayesinde yetişen coğrafi işaretli Havran mandalinasında (Satsuma) üreticilerin hasat mesaisi sürüyor. İl Tarım ve Orman Müdürü Dr. Hüseyin Düzgün, devam eden hasada katılarak üreticilere kolaylıklar diledi. Yıllardır bölgeyle özdeşleşen ve marka değerine dönüşen Havran mandalinasının; lezzeti, aroması, ince kabuğu ve yüksek kalitesiyle bölge ekonomisine önemli katkı sağladığı belirtildi. Yetkililer, tüm üreticilere bereketli bir sezon temennisinde bulundu.
27 Kasım 2025 Perşembe - 12:14
Ayvalık’tan Edremit Ticaret Odasına ziyaret
Ayvalık Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Uçar ve eşi Balıkesir Kadın Girişimciler İl İcra Kurulu Üyesi Emel Uçar, Edremit Ticaret Odası’nı ziyaret etti. Ziyarette bölgenin iki güçlü ticaret odası başkanları özellikle lisanslı depoculuk çalışmaları başta olmak üzere ortak projeler ve bölgesel ticari gelişmeler hakkında karşılıklı görüş alışverişinde bulundu. Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, nazik ziyaretlerinden dolayı Ali Uçar ve Emel Uçar’a teşekkür etti.
27 Kasım 2025 Perşembe - 12:11
Makine sektörünün küresel buluşması için geri sayım başladı
Makine ve teknoloji sektörünün yenilikçi platformu Makine ve Teknolojileri Fuarı (MEEXX), Makine İmalatçıları Birliği (MİB) ve BTSO iştiraki KFA Fuarcılık A.Ş. iş birliğiyle 3-6 Aralık 2025 tarihlerinde Bursa Fuar Merkezi’nde sektör profesyonelleriyle buluşuyor. İmalat sanayi, otomasyon, robotik, kalıp ve prototipleme, dijital fabrikalar ve endüstriyel çözümler gibi birçok alanı kapsayan MEEXX, Türkiye’nin önde gelen sanayi buluşmalarından biri olarak kabul ediliyor. Türkiye’nin makine ve üretim teknolojilerindeki en kapsamlı buluşmalarından biri olan MEEXX için geri sayım başladı. Makine üreticileri, teknoloji sağlayıcıları, yatırımcılar ve tedarik zincirinin tüm paydaşlarını aynı platformda bir araya getirerek uluslararası iş birliklerine zemin hazırlamaya hazırlanan MEEXX, 6 ayrı salonda 28 bin metrekarelik alanda düzenlenecek. Fuara 110’dan fazla sektör temsilcisi katılacak. Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Asya’dan profesyonel katılımcılar da fuarı ziyaret edecek. BTSO’nun sektörel kümelenme ve ihracat odaklı büyüme vizyonu kapsamında KFA Fuarcılık tarafından organize edilen MEEXX, Bursa sanayisinin makine alanındaki güçlü altyapısını görünür kılmayı ve Türkiye’nin makine ihracatının artırılmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Fuar; torna, freze ve CNC tezgâhlarının yer aldığı talaşlı imalat teknolojilerinden gaz altı, TIG, MIG ve punta sistemlerini kapsayan kaynak teknolojilerine kadar birçok alanda en yeni çözümleri bir araya getirecek. Bilgisayar destekli tasarım ve üretimi geliştiren CAD/CAM uygulamaları, mekanik bakım ve arıza giderme teknolojileri, otomasyon ve robotik sistemler ile hidrolik ve pnömatik çözümler de fuarın öne çıkan teknoloji başlıkları arasında yer alacak. Fuar alanında sergilenecek son teknoloji ürünlerin yanı sıra, canlı demo alanları, uygulamalı gösterimler ve seminerler ziyaretçilere dinamik bir deneyim sunacak.
27 Kasım 2025 Perşembe - 12:09
Sarıgöl’de üzüm hasadı aralıksız sürüyor
Dünyaca ünlü Sultani çekirdeksiz üzümünün yetiştirildiği Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde kış aylarına girilmesine rağmen üzüm hasadı devam ediyor. Sarıgöl Ovası’nın dünyaca ünlü çekirdeksiz Sultaniye üzümlerinde hasat yoğun tempoda devam ediyor. Temmuz ayında erkenci üzümle başlayan kesim süreci, Kasım ayının sonuna gelinmesine rağmen ilçe genelinde hız kesmeden sürüyor. Bağlarda yaklaşık bin ton civarında üzümün hâlâ kesim aşamasında olduğu belirtiliyor. Sarıgöl Ovası’nda 113 bin dekarlık alanda başta Sultaniye olmak üzere dokuz çeşit üzüm yetiştiğini ifade eden Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen, hasadın Aralık ayı ortalarına kadar süreceğini söyledi. Ülgen, üreticinin bu sezon fiyatlardan memnun olmadığını vurgulayarak şu bilgileri paylaştı: "Bu yıl üreticiler beklediği satış fiyatını bulamadı. Sezon başında yal üzüm fiyatı kilosu 65 liraya kadar çıkmıştı. İhracatta durgunluk yaşandı, iç piyasa nispeten hareketliydi. Şu an Sarıgöl Ovası’nda tahminlerimize göre yaklaşık 1000 ton üzüm bulunuyor. Kaliteli olanlar 40 liradan, genel olarak ise 20-30 lira arasında satılıyor. Pazarcılar iç piyasa için alım yapıyor. Çıkıntı üzümler bile kilosu 20 liradan alıcı buluyor." Üreticilerin yüksek girdi maliyetlerinden ve düşen fiyatlardan dolayı bu sezon sıkıntılı oldukları ifade edildi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 12:01
Edremit de Bal Ormanı arıcılığa destek olacak
Edremit İlçesinde, 3 yıl önce 206 hektarlık alanda hayata geçirilen Türkiye’nin en büyük bal ormanı projelerinden biri olan ’Kazdağları Bal Ormanı ve Balköy’ projesi, yörede arıcılığı geliştirdi. Proje kapsamında eğitimler başlarken, Kazdağları Dereli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve Edremit Halk Eğitim Müdürlüğünün işbirliği ile 5.Arıcılık Kursu da başladı. Proje kapsamında düzenlenen 5. Arıcılık Kursuna 6’sı kadın 20 arıcı katılıyor. İki ay devam edecek kursu arıcılık teknikeri Yusuf Aslantekin veriyor. Bal Ormanının yöredeki arıcılığı geliştireceğini kaydeden Kazdağları Dereli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı İlhan Deveci, "Kooperatifimizin 82 üyesi bulunmaktadır. Bunlarnda8rn 22’si arıcılardan oluşmaktadır. Kazdağları arıcılık için çok uygun. Yörede arıcılığın gelişmesini istiyoruz. Bunun için geçtiğimiz aylarda Uluslararası Kazdağları Bal Hasat Şenliğini yaptık. Geçtiğimiz yıl hazırladığımız 3 adet projemiz Tübitak tarafından kabul edildi. Hedefimiz doğal bal üretmek. Böyle eğitimler verilerek arıcılık faaliyetleri geliştirilecek" dedi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:56
Her bir GES hem sürdürülebilir enerji üretimine hem de çevresel iyileşmeye anlamlı bir katkı
Fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden CW Enerji, Kayseri’de faaliyet gösteren bir firmanın çatısına 5560,87 kWp gücünde güneş enerji santrali (GES) kurulumunu tamamladı. Güneş enerji santrali ile yılda yaklaşık 545 adet ağacın atmosferden uzaklaştırdığı miktara eşit olan 3.611.985 kg karbondioksit salınımı önlenecek. CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz, hayata geçirdikleri her bir güneş enerji santrali ile hem sürdürülebilir enerji üretimine hem de çevresel iyileşmeye anlamlı bir katkı sunduklarını ve bununla gurur duyduklarını söyledi. Üretim süreçlerinden sahadaki uygulamalarına kadar tüm adımlarını çevreci bir yaklaşımla planladıklarını belirten Yılmaz, "Bizler için her GES projesi aynı zamanda bir çevre yatırımı anlamına geliyor. Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesini artırmak, teknolojiyi doğru kullanarak verimliliği yükseltmek ve geleceğe daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için çalışıyoruz. Bu doğrultuda; Kayseri’de faaliyet gösteren bir firmanın çatısına 5560,87 kWp gücündeki GES’in kurulumunu tamamladık. Güneş enerji santrali ile yılda yaklaşık 545 adet ağacın atmosferden uzaklaştırdığı miktara eşit olan 3.611.985 kg karbondioksit salınımı önlenecek" dedi. Her yeni yatırımda sadece elektrik üretmeyi değil; karbon ayak izini azaltan, geleceğe daha temiz bir çevre bırakan çözümler sunmayı hedeflediklerini ifade eden Yılmaz, yenilenebilir enerji teknolojilerindeki uzmanlıkları sayesinde Türkiye’nin dört bir yanında nitelikli GES projeleri gerçekleştirmeye devam ettiklerini kaydetti. Panel teknolojimizi sürekli geliştiriyoruz CW Enerji’nin geliştirdiği yüksek verimli güneş panellerinin projelerin enerji üretim kapasitesini önemli ölçüde artırdığını ve uzun vadede yatırımcılara daha yüksek verimlilik sağladığını dile getiren Yılmaz, "AR-GE merkezimizde alanında uzman çalışma arkadaşlarımızla yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde panel teknolojimizi sürekli geliştiriyoruz. Daha güçlü hücre yapısı ve daha yüksek dayanıklılık sunan ürünlerimizle rekabet gücümüzü artırıyoruz. Bu teknoloji altyapısı, hayata geçirdiğimiz tüm GES projelerinin performansını ve sürdürülebilirliğini doğrudan güçlendiriyor. Yatırımlarımız hem enerji maliyetlerini düşürüyor hem de karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlıyor" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder