EKONOMİ
Demirci 2. El Oto Pazarı kapılarını açtı 26 Nisan 2026 Pazar - 14:06:05 Manisa’nın Demirci ilçesinde belediye tarafından hayata geçirilen 2. El Oto Pazarı, ilk gününde yoğun katılımla kapılarını açtı. Çevre il ve ilçelerden gelen vatandaşlar ve galerici esnafının akın ettiği pazar, bölgenin yeni ticaret merkezi olma yolunda önemli bir adım attı. Demirci Belediyesi’nin ilçeye ekonomik hareketlilik kazandırmak amacıyla hayata geçirdiği proje kapsamında, açık pazaryeri alanı 2. El Oto Pazarı olarak hizmete sunuldu. Vatandaşların araç alım-satım işlemlerini daha düzenli ve profesyonel bir ortamda gerçekleştirmesini amaçlayan pazarda, ilk gün adeta izdiham yaşandı. Komşu il ve ilçeler Demirci’de buluştu İlçede bir ilk olma özelliği taşıyan pazara yalnızca Demirci’den değil; Selendi, Gördes, Köprübaşı gibi Manisa ilçelerinin yanı sıra Balıkesir’in Sındırgı ve Kütahya’nın Simav ilçelerinden de çok sayıda vatandaş katıldı. Geniş bir coğrafyaya hitap eden pazar, bölgedeki ikinci el araç ticaretinin yeni merkezi olarak öne çıktı. Demirci Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, pazarda standardizasyonu sağlamak amacıyla araç sahiplerine üzerinde marka, model, kilometre, takas ve vade seçeneklerinin yer aldığı bilgi kartları dağıttı. Araçların camlarına asılan bu kartlar sayesinde alıcılar için daha şeffaf bir alışveriş ortamı oluşturuldu. Demirci İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri de pazar alanında devriye gezerek güvenliği sağladı. Vatandaşlara dolandırıcılık olaylarına karşı uyarılarda bulunan ekipler, bilgilendirici broşürler dağıttı. "İlçemize ekonomik dinamizm kazandıracağız" Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara, AK Parti İlçe Başkanı Nurullah Akgün ve MHP İlçe Başkanı Ümit Kanyılmaz ile birlikte pazar alanını ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Vatandaşlarla sohbet eden Başkan Kara, satıcı ve alıcıların taleplerini dinledi. Başkan Kara yaptığı açıklamada, "İlçemizde önemli bir eksikliği daha gidererek 2. El Oto Pazarı’nı hizmete açtık. Amacımız vatandaşlarımızın güvenli ve düzenli bir ortamda ticaret yapmasını sağlamak. Katılımın bu denli yoğun olması bizleri memnun etti. Tüm esnafımıza hayırlı ve bereketli kazançlar diliyorum" dedi. Demirci Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı İrfan Aksu ise pazarın ilçe ekonomisine katkı sağlayacağını belirterek, "Bu organizasyon ilçemizde ticari hareketliliği artıracak önemli bir adım oldu" diye konuştu. Gördes’ten gelen vatandaşlardan Cengiz Çakmak da pazarın konum avantajına dikkat çekerek, "Birçok ilçenin ortasında yer alıyor. Her hafta kurulması bölge ekonomisine ciddi katkı sağlar" ifadelerini kullandı. İlk gününde çok sayıda araç satışının ve takas işleminin gerçekleştirildiği Demirci 2. El Oto Pazarı’nın, önümüzdeki süreçte her hafta pazar günleri düzenli olarak kurulması ve bölgedeki ticari sirkülasyonu artırılmasının hedeflendiği öğrenildi.
26 Nisan 2026 Pazar - 13:51 Anzerli Başkan’dan ’sahte Anzer balı’ sitemi Rize’nin dünyaca ünlü Anzer balının, sahte ürünlerin artışı ve üretici kooperatiflerin birlik sağlayamaması nedeniyle hem güven hem de marka değerini hızla kaybettiğine dikkat çekildi. Her yıl bu zamanlarda sezon hazırlıklarına başlanan ve yaz sonunda satışa çıkan dünyaca ünlü Anzer balı sahteleri nedeniyle güven kaybetmeye başladı. Artık ülkenin hemen her bölgesinde ’Anzer balı’ ibaresiyle birçok balın piyasaya sürüldüğünden şikayet eden Anzer balı kooperatifleri, insan sağlığının tehlikeye atıldığını ifade ediyor. Anzer Çiçekli Köy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı İsak Yılmaz, Anzer Balı üreticilerinin kooperatiflerinin bir araya gelemediği için piyasada çok sayıda balın Anzer balı gibi satılmasına neden olduğunu dile getirerek sitem etti. Bu durumun Anzer balı markasına zarar verdiğini öne süren Yılmaz "Dünya markası, çöp markası oldu" dedi. Anzer balı üreticilerini bağlı olduğu 12 kooperatif olduğunu ancak bu kooperatiflerin ballarının marka değerini korumak için bir araya gelemediğini dile getiren Yılmaz "Anzer’de 12 tane kooperatif var, yakında 112 tane olurlar. 12 kooperatif bir araya gelemiyoruz. Neden bir araya gelemiyoruz? Sıkıntı ne? Gelelim bir araya bu işleri hep beraber çözelim. Şu an yanımda iki muhtar da yok. Neredesiniz? Gelin yanımıza, beraber mücadele verelim. Hukuki süreçte bir araya toplanamadık. 12 kooperatif olarak da bir araya gelemedik dedi. "Bir insan biraz düşünecek ya; bu kadar Anzer balı bu Türkiye’de olur mu?" Anzer Yaylası’nda üretilen 18 ton balın analizden geçtiğini ancak piyasada 200 tona yakın Anzer balı diye bal satıldığını sözlerine ekleyen Yılmaz, "Anzer’den 12 kooperatiften 18 tona yakın Anzer balı analizden geçti. Türkiye’de toplam Anzer balı 200 tona yakın vardır. Her mağazada 81 ilde Anzer balı var, her ilçede Anzer balı var; o yetmemiş gibi Kuzey Irak’a sıçradı. Bir insan biraz düşünecek ya; bu kadar Anzer balı bu Türkiye’de olur mu? Bu neyin nesi? Türkiye’de bu kadar reçel yok ya biraz mantıklı olacak, insan hesap kitap yapacak. Kooperatiflerde de bal bitmiyor. Ne yapıyor bunlar? Dünya markası çöp markası oldu işte buyur" ifadelerini kullandı. "Anzer balının marka değerine sahip çıkılsın" Anzer balının marka değerine sahip çıkılması gerektiğini ve Türk Patent Enstitüsü’nün Anzer balını çağrıştıracak hiçbir ibareye izin vermemesi gerektiğini ifade eden Yılmaz sözlerini devamında, "Biz ne yaptık? Güzel bir dilekçe hazırladık. Bu dilekçelerimizde ’Anzer balı’nı çağrıştıracak hiçbir kişi ya da kuruma patent vermemesi için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.’ Dilekçelerimizi güzel bir şekilde hazırladık. Muhtarlara diyorum ki; ya beraber çıkalım bakanımızın yanına bu Anzer ibaresini bir koruma altına alalım. Bunu da kabul etmediler. Bir araya gelelim yeter! Rize’mizin markası. Sahte coğrafi işaret var, Anzer ibaresi var. 260 tane Anzer ibaresi var; bu 260 tane Anzer ibareli balın içerisindeki 150 tanesi Anzer’in içindeki aracıların, 100 tanesi de dışarıdaki Malatyalının, Urfalının başka bölgelerin" şeklinde konuştu.
26 Nisan 2026 Pazar - 12:24 KTO Başkanı Selçuk Öztürk: "Sorunların takipçisiyiz" KTO 67. İdari Destek Hizmetleri Meslek Komitesi İstişare Toplantısı’nda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, toplantıda dile getirilen sorunların ve taleplerin ilgili kurum ve kuruluşlara iletilerek, çözüm süreçlerinin takipçisi olacaklarını söyledi. Konya Ticaret Odası (KTO) Meslek Komiteleri ile istişare toplantılarını sürdürüyor. Bu kapsamda son olarak KTO 67. İdari Destek Hizmetleri Meslek Komitesi İstişare Toplantısı KTO Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk’ün başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, KTO üyelerinin sorunları ve talepleriyle ilgili istişarelerde bulunuldu. Toplantıda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, üyelerle bir araya gelerek sektörel sorunları masaya yatırdıklarını söyledi. Toplantıların oldukça verimli geçtiğini dile getiren Başkan Öztürk, "Konya Ticaret Odamızın bünyesinde bulunan 70 Meslek Komitesi bu anlamda üyelerimizin ve sektörlerimizin sorunlarına dönük çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmalar ışığında komitelerimiz tarafından bizlere iletilen sektörel sorunlar konusunda bizler de üzerimize düşeni yapma gayretiyle çalışıyoruz" dedi. "Konya, ülkemizin ekonomisine güçlü bir katkı sunuyor" Başkan Öztürk, güncel ekonomideki gelişmeler üzerine de değerlendirmelerde bulundu. Dünya ekonomisinin, belirsizliklerin ve risklerin arttığı bir dönemden geçtiğine dikkat çeken Başkan Öztürk, "Küresel ölçekte yaşanan savaşlar, jeopolitik gerilimler ve ticaret hatlarındaki kırılmalar; enerji maliyetlerinden lojistik süreçlere kadar birçok alanda ciddi etkiler oluşturmaktadır. Tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar ve maliyet artışları, tüm sektörler gibi hizmet sektörlerini de doğrudan etkilemektedir. Ancak Türkiye ekonomisi, üretim gücü, girişimci yapısı ve dinamik iç pazarı ile bu zorlu süreçte direnç göstermeye devam etmektedir. Ülkemizin ihracat odaklı büyüme stratejisi, yeni pazarlara açılma kabiliyeti ve sanayi altyapısı, küresel dalgalanmalara karşı önemli bir avantaj sağlamaktadır. Bu noktada Konya’mız, sahip olduğu üretim kültürü, sanayi altyapısı ve ticaret tecrübesi ile Türkiye ekonomisine güçlü katkı sunan şehirlerin başında gelmektedir. Sanayiden tarıma, ticaretten hizmet sektörüne kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren Konya iş dünyası, her türlü zorluğa rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ihracatını artırmaya devam etmektedir. İdari destek hizmetleri sektörü de bu yapının önemli bir parçasıdır. İş dünyasının arka plandaki en önemli destek mekanizmalarından biri olan bu sektör; temizlikten güvenliğe, organizasyondan ofis destek hizmetlerine kadar birçok alanda ekonominin sürdürülebilirliğine katkı sağlamaktadır" şeklinde konuştu. "Dile getirilen sorunların takipçisi olacağız" Toplantıda dile getirilen her görüş ve öneriyi titizlikle takip edeceklerini vurgulayan Başkan Öztürk, "Bugün burada dile getireceğiniz her görüş, her öneri bizim için son derece değerlidir. Bu toplantıdan çıkacak sonuçları ilgili kurum ve kuruluşlara iletecek, çözüm süreçlerinin takipçisi olacağız. Konya Ticaret Odası olarak bizler; sizlerin sesi olmaya, haklı taleplerinizi en güçlü şekilde ifade etmeye ve sektörlerimizin gelişimi için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu. KTO 67. İdari Destek Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı İsmail Yıldız ise meslek komitesi olarak sektör temsilcilerinin sorunlarına dönük çalışmaya devam edeceklerini kaydetti. Yıldız, gerçekleştirilen toplantının sektörün sorunları ve çözüm önerileri adına oldukça kıymetli olduğuna değinerek KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk ve Yönetim Kuruluna teşekkür etti. Konuşmaların ardından KTO üyelerine söz verilerek sektörel sorunlar ve talepler konusunda istişarelerde bulunuldu.
26 Nisan 2026 Pazar - 11:56 Demirci’de 800 bin kiraz ağacı çiçek açtı Türkiye’nin önemli kiraz üretim merkezlerinden biri olan Manisa’nın Demirci ilçesinde, baharın gelişiyle birlikte kiraz bahçeleri beyaza büründü. 800 bin ağacın bulunduğu ilçede bu yıl yaklaşık 20 bin tonluk rekolte hedeflenirken, üreticiler zirai don riskine karşı gece boyunca nöbet tutarak ürünlerini korudu. Demirci’de 600 ile bin 300 rakım arasındaki geniş bir coğrafyada üretimi yapılan kirazda, bu yıl rekoltenin yüksek olması bekleniyor. Demirci’de geçtiğimiz hafta etkili olan olumsuz hava şartları ve zirai don riskine karşı üreticiler teyakkuza geçti. Kiraz ve badem ağaçlarını korumak isteyen çiftçiler, tarlalarında saman ve badem kabukları yakarak dumanlama sistemi uyguladı. Gece boyu süren duman nöbetiyle ağaçların soğuktan zarar görmesi engellenirken, nisan ayı itibarıyla çiçekler meyveye dönmeye başladı. Demirci’de 18 bin dekar alanda dev üretim Kiraz üretimi ilçede toplamda 18 bin dekar alanda, 800 bin ağaçla yapılan üretim, bölge ekonomisinin can damarını oluşturuyor. Farklı rakımlarda yapılan üretim sayesinde hasat süreci uzun bir döneme yayılırken, meyvelerin kalitesi de artıyor. Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt, kiraz üretiminin yoğun olarak yapıldığı Küçükoba, Esenyurt ve Ören mahallelerini ziyaret ederek üreticilerle bir araya geldi. Bahçeleri tek tek gezen Şenyurt, çiçeklenme durumu ve meyve tutumu hakkında incelemelerde bulunarak, çiftçilere hasat süreci ve yapılması gereken çalışmalar hakkında teknik bilgilendirmeler yaptı. Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt yaptığı açıklamada, "İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak Demirci kirazımızın durumunu tespit için sahadayız. Kirazımız gayet güzel çiçek durumunda. Kirazımız bizim ürün çeşitliliğimizde önemli bir yere sahip. İhracat oranının en fazla olduğu, kalibresi ve aroması ile tercih edilen bir ürün. Coğrafi işaretli Demirci kirazımızın Akdeniz meyve sineğinden ari bir bölgeyiz. Ülkemizde mahalle bazında ari alanlar var ama Demirci ilçe olarak tek ilçedir. İhracatta bu kriter önemli. Bu yıl inşallah güzel bir rekolte hedefimiz var. İlçemizde meyvede olan 800 bin kiraz ağacı var. Bu yıl 20 bin ton kiraz üretim rekolte hedefimiz var" dedi. Küçükoba Mahallesi’nde 60 yıldır kiraz üreticiliği yapan Nurullah Ceylan’da, "Kirazın bakımını güzel yapıyoruz. Geçtiğimiz yıl Kiraz’da badem de don sebebiyle olmadı. Şu anda ağaçlarımızın çiçek verimi çok güzel. 23 dönümde bin ağacımla kiraz üretimi yapıyorum. Geçtiğimiz kiraz olmadı elma çok oldu. Memleketimizin rakımı yüksek olması sebebiyle, toprağın verimi çok güzel. Kirazımızın kalitesi çok güzel" dedi.
Kastamonu’da kadınlara güç veren proje: 38 bin fide dağıtımı yapıldı
24 Kasım 2025 Pazartesi - 14:46 Kastamonu’da kadınlara güç veren proje: 38 bin fide dağıtımı yapıldı Kastamonu Üniversitesi tarafından kurulan serada yetiştirilen 38 bin ekinezya ve oğul otu fidesi, kırsalda yaşayan kadın girişimcilere ücretsiz dağıtıldı. Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi tarafından hazırlanan proje kapsamında Cumhurbaşkanlığı Bütçe Dairesi Başkanlığından sağlanan 7,5 milyon TL fonla 3 adet 250 metrekarelik sera ve 1 adet 500 metrekarelik sundurma kuruldu. "Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Ekonomiye Kazandırılması" ihtisas projesi kapsamında yetiştirilen fideler, Hanönü ve Daday’da toplam üç kadın girişimciye teslim edildi. Yaklaşık 30 bin ekinezya ve 8 bin oğul otu fidesi toprakla buluşturuldu. Fidelerin dikim programına İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç ile Proje Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney de katıldı. Üreticilere bitki yetiştiriciliği, işleme süreçleri ve ekonomik getiriler konusunda bilgilendirme yapıldı. Proje ile gelir seviyesi düşük köylülerinin istihdam edilebilirliğinin artırılması, sosyal girişimciliğin desteklenmesi ve bölgesel ekosistemin korunması amaçlanıyor. "Cumhurbaşkanlığı Bütçe Dairesi Başkanlığından 7,5 milyonluk fonuyla 3 adet 250 metrekare, 1 adet 500 metrekare sera kurduk" 25 yıldır Kastamonu’da tıbbi aromatik bitkiler üzerine araştırmalar yaptığını söyleyen Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney, "Bu süre içerisinde yapmış olduğumuz araştırmalarla Kastamonu bölgesindeki biyolojik çeşitliliğin özellikle floral noktada çok yüksek seviyede olduğunu gördük. Çalışma alanlarımız özellikle flora ve vejetasyondu. Bunların ekonomiye nasıl kazandırılabileceği noktasında çeşitli projeler ortaya koyduk. Araştırma noktasında da çalışmalarımızı tamamladık. YÖK’ün bölgesel kalkınma ve misyon farklılaşması stratejisi dahilinde üniversitelere vermiş olduğu çeşitli görevler olmuştu. Bu görevlerden üniversitemize düşeni Ormancılık ve Tabiat Turizmi noktasında oldu. Biz, üniversite olarak 25 yıllık tecrübelerimizi, deneyimimizi çeşitli projelere aktardık. Bu projelerden bir tanesi de Kastamonu’da tıbbi ve aromatik bitkilerin ekonomiye kazandırılması projesiydi. Yaptığımız bu çalışmada yaklaşık 3 tane 250 metrekarelik polikarbon akıllı seramız yani ısınmasından sulamasına kadar kurulumu tamamlandı. Yaklaşık 2 yıl önce seralarımızda çeşitli tıbbi aromatik bitkilerin üretimlerine başladık. Ada çayı, kekik, ekinezya, mentollü nane fidesi yetiştirdik. Bunları daha öncesinden ihtimale dayalı olmadan altlıklarını biz araştırma olarak çalışmış ve hazırlamıştık. Dolayısıyla da bunun kitlesel üretimi ve bölgesel kalkınmaya destek olması noktasına bu proje sayesinde getirdik. Cumhurbaşkanlığı Bütçe Dairesi Başkanlığından ayrılmış olan fonla yaklaşık 7,5 milyon liraya 250 metrekare 3 adet seramızla 500 metrekare sundurmayı yaptık. Burada tıbbi aromatik bitki fidelerini ürettik. Ürettiğimiz bu fideleri Hanönü’nde 2 çiftçimize, Daday’da da bir çiftçimize dağıtmak nasip oldu. Bundan sonraki süreçlerde biz, bu fidelerin bulundukları coğrafyalarda büyümelerini takip edeceğiz" dedi. "Uçucu yağların şişelenerek piyasaya ulaşmasına aracılık edecek projelerde oluşturacağız" Çiftçilerin talepleri doğrultusunda yeni fideler üreteceklerini söyleyen Güney, "Çiftçilerimizden geri dönüşler olduğunda yeni tıbbi aromatik bitki fidelerine yönelik üretimleriyle ilgili stratejileri gündeme getireceğiz. Yine bunlarla ilgili fidelerimizi üreteceğiz. Tıbbi aromatik bitkiler noktasında Kastamonu’da bir ürün gamı oluşturmaya çalışacağız. Özellikle kadın girişimcilerin oluşturdukları kooperatifler bu işe çok hevesli, işin pazarlanmasının önünü de açmış oluyor. İşin pazar boyutunda da son tüketiciye ulaşmasına vesile olabilecek. Hanönü’nde bunu gördük. Bu bizi memnun etti. Bu ürettiğimiz tıbbi aromatik bitkilerin bir kısmının uçucu yağları var. Bu uçucu yağların şişelenerek piyasaya ulaşmasına aracılık edecek projelerde oluşturmayı düşünüyoruz. Hanönü’nde dağıttığımız fideler esnasında kadın çiftçilerimiz bunlarla da ilgili beklentilerini sundular. Bize düşen bundan sonraki süreçte bu üretimlerin biomass (kütle) açısından ne kadar toprak üstünde bir artım yaptıklarını gözlemlemek ve bu konuda yeni projelerle onların bu ürünlerini katma değerlendirecek noktalara doğru taşımak" diye konuştu. "Orman köylümüze ekonomik anlamda gelir kapısı sağlayacak" Hazırladıkları projelerinin kısa, orta ve uzun vadeli çıktılarının olduğunu söyleyen Güney, "Amacımız hastalanmadan önce destekleyici ürünlerle halk hekimliğinde de kullanılan çeşitli bitkilerle toplumda bir sağlıklı nesil yetiştirme politikasını oluşturmaya çalışmak. Bu noktada da kendi coğrafyamız içinde yetişen tıbbi aromatik bitkilerin bilinçli bir şekilde kullanımını, bunlardan katma değerli ürünler yapılmasını ve hastalanmadan önce bunların nasıl kullanılması gerektiğini bilinçli bir şekilde insanlara anlatacak çeşitli programlar, modüller oluşturarak bunları da halkımızla paylaşmayı düşünüyoruz. Özellikle kırsalda çiftçimize veya orman köylümüze ekonomik anlamda bir gelir kapısı sağlayacak oluşuma imza atmaktı. Başta Sayın Rektörümüz Ahmet Hamdi Topal olmak üzere ihtisaslaşma sürecindeki ilk projelerimizden bir tanesi. Desteklerinden ötürü teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "Halkımıza aromatik bitkilerin hasadı ve üretimiyle ilgili kurslar düzenledik" Serada ürettikleri 38 bin fideyi ücretsiz kadın girişimcilere dağıttıklarını belirten Güney, şöyle konuştu: "Burada 30 bin civarında ekinezya fidesi ürettik. Aynı zamanda 8 bin civarında da oğul otu fidesi ürettik. Bunları bedelsiz olarak çiftçilerimize dağıttık. İlerleyen zamanda Hanönü’nde kadın girişimciler, ada çayı ve kekik noktasında da beklentilerinin olduğunu söylediler. Sahip oldukları arazileri hesaplayıp önümüzdeki dönemlerde de benzer fideler üretip onların bu konuda önlerini açıp, gelir kapısı sağlayacakları çeşitli türleri buralara tedarik etme hazırlığı içerisine gireceğiz. Elimizde hala bu fidelemeyi gerçekleştirecek olan alt yapılarımız mevcut. Onlar istedikleri sürece bizler de buranın iklim şartlarında, ekolojik şartlarına uygun adaptif türleri üretip, onlara vermeyi düşünüyoruz. Yapılmış olan bu seralar hem ihtisas projelerinin altlığını oluşturmak üzere hem bölgesel anlamda hizmet içi eğitim verecek, mühendislerimizin gelip tıbbi aromatik bitkilerin yetiştirdiğini, nasıl yetiştirildiğini yerinde görmek açısından da bizim için önem arz ediyor. Bunların eğitimlerini bu süreçte verdik. Halkımıza da hasatla ve üretimle ilgili çeşitli kurslar düzenledik" "2 dönüm alandan 200 kilogram ürün almayı hedefliyoruz" Daday’ın Uzbanlar köyünde eşi ile birlikte tarım ve çiftçilikle uğraşan Hilmi Oğuz ise, "Bizler ekinezya ve oğul otu üzerinde inşallah bu tarlada hem ekim yapacağız hem de bizlere faydalı ve bereketli olur. Ekinezya ve oğul otunu son yıllardaki hastalık ve mikrop oluşumlarında hem anti inflamatuar (ödem azaltma) etki ekinezyanın ve oğul otunun da sakinleştirici etkide bulunması üzerine bizler de bu alanda ticari faaliyet düşünmüş olduk. Şu an 2.2 dönüm bir alanda ekim yapıyoruz. 12 bin kök oğul otu ve ekinezya dikeceğiz. Buradan nasip olursa 200 kilogram arasında ürün almayı hedefliyoruz. Şu an fiyatı 80 TL civarında ama paketlenir ise bunlar 200 ila 250 TL civarında satılıyor" ifadelerini kullandı.
Kasım ayı e-ticaretinde rekor: 13 milyonun üzerinde e-fatura kesildi
24 Kasım 2025 Pazartesi - 14:42 Kasım ayı e-ticaretinde rekor: 13 milyonun üzerinde e-fatura kesildi Türkiye’de e-ticaret, Kasım ayında yılın en yoğun dönemini geride bıraktı. Black Friday ve yıl sonu kampanyalarının etkisiyle sipariş akışı hızlanırken, dijital operasyonlar kritik bir sınavdan geçti. BirFatura verilerine göre Kasım 2025 döneminde 13 milyonun üzerinde e-fatura kesildi. Geçen yıl aynı dönemde bu sayı 10 milyon seviyesindeydi. Türkiye’de e-ticaret, Kasım ayında bir kez daha yılın en yoğun dönemine ulaştı. Black Friday ve yıl sonu kampanyalarının etkisiyle sipariş akışı hızlanırken, dijital operasyonlar kritik bir sınavdan geçti. BirFatura verilerine göre Kasım 2025 döneminde 13 milyonun üzerinde e-fatura kesildi. Geçen yıl aynı dönemde bu sayı 10 milyon seviyesindeydi. BirFatura’nın müşteri sayısındaki artıştan bağımsız olarak yapılan bu karşılaştırma, aynı işletme grubunun e-ticaret hacminde yaklaşık yüzde 30’luk bir büyüme yaşandığını ortaya koydu. BirFatura CEO’su İbrahim Bayır, Kasım döneminin kazananlarını üç başlıkta topladı. Bayır, dijitalleşen e-ticaretçilerin yoğun sipariş dönemlerinde avantaj sağladığını vurgulayarak, "Kasım ayında telefonla, excel’le veya manuel süreçlerle bu hacmi yönetmek imkansız. Tamamen dijitalleşmiş işletmeler, siparişten stok takibine, fatura ve entegrasyon süreçlerine kadar her adımı sorunsuz yürüttü. Bu yıl çok net gördük, dijitalleşen e-ticaretçiler kazandı" dedi. Dijital altyapısı olmayan veya eski sistemler kullanan işletmelerin Kasım yoğunluğunda büyük zorlanma yaşadığını da belirten Bayır, Kasım kampanyalarının sadece satış hacmi değil, aynı zamanda nakit akışı baskısı oluşturduğunu da belirtti. Bayır, "Satış sipariş demektir, tahsilat değil. Kasım’da ödeme döngüsünü doğru planlayan ve tedarik zincirini buna göre ayarlayan işletmeler sorunsuz ilerledi. Planı olmayanlar stok, kargo, tedarik ve iade süreçlerinde ciddi sıkışmalar yaşadı. Sadece pazaryerine güvenen değil, kendi markasına yatırım yapanlar öne çıktı. Bu yıl öne çıkan bir diğer unsur ise marka değeri oldu. Kasım’da gördük ki kendi markasına yatırım yapan, sosyal medya ve sadakat kanallarını geliştiren işletmeler çok daha dirençliydi. Müşterisine doğrudan ulaşabilen marka, kampanya dönemlerinde kontrolü elinde tutar" diye konuştu. Türkiye’nin, e-ticarette güçlü bir büyüme ivmesi yakaladığına da değinen Bayır, "BirFatura’nın verilerine göre geçen yıl aynı işletme grubunun Kasım ayındaki e-fatura sayısı 10 milyon civarındaydı. Bu yıl aynı satıcı kitlesinin 13 milyon fatura kesmesi, Türkiye’de e-ticaret hacminin yapısal bir şekilde büyüdüğünü ortaya koyuyor. Bu sadece bir sayı değil; Türkiye’nin dijital ticarette ne kadar hızlı ölçeklendiğinin göstergesi. İşletmeler, dijital operasyon yapısını güçlendirdikçe e-ticaret hacmi doğal olarak artıyor. Türkiye dijital ticarette büyüyor; doğru planlayan daha hızlı büyüyor. Kasım ayına ilişkin veriler, Türkiye’nin e-ticarette güçlü bir büyüme ivmesi yakaladığını gösteriyor. Bu dönemin asıl mesajı, büyümenin hangi işletmeler tarafından doğru yönetildiğiyle ilgili. Dijitalleşen kazandı. Nakit akışını planlayan kazandı. Kendi markasına yatırım yapan kazandı. Kasım, e-ticarette artık neyin işe yaradığını çok net gösterdi" ifadelerini kullandı.
Serap Kocaoğlu: ‘’Şiddetin her türlüsü insanlık suçudur"
24 Kasım 2025 Pazartesi - 14:09 Serap Kocaoğlu: ‘’Şiddetin her türlüsü insanlık suçudur" TOBB Antalya Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Serap Kocaoğlu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Haklı şiddet olmaz" diyerek kadına yönelik her türlü şiddetin insanlık suçu olduğunu vurguladı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Antalya Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Serap Kocaoğlu, yaptığı açıklamada şiddetin her türlüsünün insanlık suçu olduğunu belirterek, "Şiddetin her türlüsü insanlık suçudur ve sebeplerin haklılığı kabul edilemez Kadına yönelik fiziksel, psikolojik, ekonomik şiddetle yaşam hakkını, güvenliğini, onurunu, özgürlüğünü ve bedensel bütünlük hakkını ihlal etmek insan hakkı ihlalidir" dedi. "Kadınlar şiddeti çoğu zaman toplumsal baskılar nedeniyle gizliyor" Kocaoğlu, şiddete maruz kalan kadınların yaşam döngüsünde karşılaştığı engeller olduğunu belirterek, "Şiddete maruz kalan kadınların yaşam haritasına baktığımızda eğitimi ve ekonomik özgürlüğü olmayan kadınların geleneksel toplum baskısı yaşamamak, çocuklarını korumak, ailesine geri dönmemek düşüncesiyle ve maddi yetersizlikler nedeniyle yaşadığı travmaları normalleştirirken, eğitimli ve ekonomik hayatta aktif kadınların da aile bütünlüğünü bozmamak çabası yanında, toplumsal algı, itibar kaybetme korkusu gibi nedenlerle yaşadığı şiddeti yıllarca itiraf edememiş profiller ortaya çıkıyor. Şiddet ve çaresizlik fiziksel ve ruhsal travmalar oluştururken aynı zamanda kadının özgüvenini, hak arama arzusunu yok ediyor’’ diye konuştu. "Yasal düzenlemeler kâğıt üzerinde kalmamalı" Kadının haklarını koruyan yasaların etkin uygulanmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Kocaoğlu, "Kadının hukuksal haklarını koruyan yasal düzenlemelerin kağıt üzerinde kalmaması hayata geçirilmesini bir kez daha tekrar ve talep ediyoruz. Koruyucu politikalarının aktif işleyişinin önemi yanında, şiddeti gören kadar şiddeti uygulayanın bu eğilimini azaltmak için bilinçlendirme eğitim programlarının arttırılması, bu bilincin küçük yaştan itibaren kazandırılması için okullarda toplumsal cinsiyet eşitliği içeriğinin ders konusu olması, var olanın yaygınlaştırılması talebimizi yineliyoruz. Maalesef şiddetin yaşandığı ailede yetişen çocukların gelecekteki aile ve toplumsal yaşam algısı da bu yönde şekilleniyor" ifadelerini kullandı. "Kadının güçlenmesi eğitim ve ekonomik bağımsızlıktan geçiyor" Kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımının önemine değinen Kocaoğlu, "Geleneksel toplum yapısı ve kadına verilen sorumluluk algısı kadının eğitim ve ekonomik kazanımlardan yoksun kalmasına ve fırsat eşitliği için mücadele etmesi gerekliliğine dönüşüyor. Kurul çalışmalarımızı, kadının hayatın her alanında saygınlık kazanmasının eğitimi, ekonomik özgürlüğü, özgüveni, cesareti, iş dünyasında aktif rolü ve sosyal yaşam kalitesi ile doğru orantılı arttığı gerçeği ile hayata geçiriyoruz" diye konuştu. "Kadınların her alanda var olabilmesi için çalışıyoruz" TOBB Antalya Kadın Girişimciler Kurulu’nun çalışmalarından da söz eden Kocaoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bizler, yerelde TOBB Antalya Kadın Girişimciler kurulumuz adına eğitim ve ekonomik kazanım şansını kendi oluşturmuş, iş dünyasında aktif söz sahibi kadın girişimci üyelerimizle kadının ekonomide, istihdamda ve sosyal yaşamda donanım ve kazanımları elde etmesi için mesleki eğitim, mentörlük, ekonomik kalkınma yönünde geliştirdiğimiz projelerimizle destek ve ihtiyaç talepleri doğrultusunda tecrübe paylaşımı ile yol arkadaşlığı yapmaya, kadınları bu yönde bilinçlendirmek üzere yerelde farkındalık oluşturmaya devam ediyoruz." "Haklı şiddet olmaz" Kadına yönelik her türlü şiddete karşı durmaya devam edeceklerini belirten Serap Kocaoğlu, "Kadınların her alanda özgür ifade ile tam anlamıyla var olmalarını sağlamak, uluslararası konulan hedeflere ulaşmak ve kadınların, ailelerin, toplumların yaşam kalitesini artırmak için ‘Haklı Şiddet Olmaz’ diyoruz ve insanlığa yapılan her türlü şiddetin karşısındayız" dedi. Kocaoğlu, "25 Kasım Kadın Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde bir kez daha tüm kadınlar adına şiddetsiz, adil, eşitlik anlayışının toplumsal olarak benimsendiği bir dünya istiyoruz" ifadelerine yer verdi.
Başkan Sadıkoğlu: "Mücbir Sebep hali devam etmeli"
24 Kasım 2025 Pazartesi - 13:55 Başkan Sadıkoğlu: "Mücbir Sebep hali devam etmeli" Mücbir sebep süresinin 30 Kasım’da sonra sona ereceğini hatırlatan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, konteynerlerde ve geçici işyerlerinde faaliyet yürüten binlerce esnaf ve tacir varken mücbir sebep halinin sona ermemesi gerektiğini söyledi. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 2022 yılı cirosu 2,5 milyon TL’nialtında olan mükellefler için devam eden mücbir sebep süresinin 30Kasım’da yani 5 gün sonra sona ereceğini hatırlatarak, devam etmesinin şart olduğunu vurguladı. Konteynerlerde ve geçici işyerlerinde faaliyet yürüten binlerce esnaf ve tacir varken mücbir sebep halinin sona ermemesi gerektiğini kaydeden Başkan Sadıkoğlu, "6 Şubat asrın felaketinin üzerinden 34 ay geçti. Depremden büyük yaralar alan Malatya’mızda hala 4 binden fazla esnafımız 21 metrekare konteynerde ayakta kalma mücadelesi veriyor. Birçoğu siftah dahi yapamadan kepenk kapatan esnafımızın binlercesi ay sonunda bir asgari ücret kadar dahi kazanç sağlayamıyor. Bugüne kadar 5-6 aylık sürelerle 5 kez uzatılan mücbir sebep hali, 2022 yılı cirosu 2,5 milyon TL’nin altında olan esnaflarımız ve tacirlerimiz için devam ediyor. Birkaç gün içinde bu süre de sona erecek. Vergi ve prim borçları ile karşı karşıya kalacak esnafımızın bu borçları ödeyebilecek durumu yok. İlk günden bu yana mücbir sebep süresinin iş yerleri tamamen teslim edilene kadar devam etmesini savunduk ve yine aynı söylemi tekrarlıyoruz. Tamamlanan iş yerleri teslim edilip, konteynerlerdeki firmalarımız yeni iş yerlerinde faaliyete geçene kadar mücbir sebep devam etmeli" dedi.
Yenişehir’e bakanlıktan büyük destek
24 Kasım 2025 Pazartesi - 13:28 Yenişehir’e bakanlıktan büyük destek Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından sağlanan 10 milyon lira değerindeki ekskavatör ve çöp konteynırları Yenişehir Belediyesi’ne ulaştı. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, katkı sağlayan herkese teşekkür ederken, Devletimizin Yenişehir’e yapmayı planladığı desteğe karşı çıkan meclis üyelerini halkın takdirine bıraktı. Yenişehir Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından sağlanan yaklaşık 10 milyon TL değerindeki ekskavatör ve çöp konteynırlarını teslim aldı. Aylar boyunca Yenişehir ve Bursa kamuoyunun gündeminde Devletin yapmış olduğu hibe desteğinin belediye meclisinde kabul edilmeyişi ele alınmıştı. bugün itibarıyla o devlet desteği belediyeye ulaştı. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, hibenin özellikle ekskavatör kısmının hizmet kapasitesini önemli ölçüde artıracağını belirtti. Ekskavatörün yol açma ve bakım-onarım çalışmalarından dere ve kanal temizliğine, acil durum müdahalelerinden kırsal mahallelerin ihtiyaçlarına kadar geniş bir alanda kullanılacağını ifade eden Başkan Özel, "Artık birçok çalışmayı dışarıdan hizmet alımıyla değil, kendi imkânlarımızla çok daha hızlı ve ekonomik şekilde yapabileceğiz" dedi. Hibe kapsamında teslim edilen yeni çöp konteynırlarıyla birlikte temizlik hizmetlerinde modernizasyon hedeflediklerini söyleyen Özel, mahallelerde daha düzenli, sağlıklı ve temiz bir çevre oluşturulacağını kaydetti. Yenişehir Belediyesi olarak ilçeye değer katacak her fırsatı değerlendirdiklerini vurgulayan Başkan Özel, kaynakların doğru ve vatandaş ihtiyaçlarına göre planlandığını belirtti. Özel, "Hizmetlerimizi güçlendirmek adına tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz" ifadelerini kullandı. Başkan Ercan Özel, hibenin Yenişehir’e kazandırılmasında emeği geçen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a, Bursa milletvekillerine, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan’a ve belediye meclisinde hibenin kabulüne destek veren üyeler ile çalışma arkadaşlarına teşekkür etti. Açıklamasında, hibe desteğine karşı çıkan meclis üyelerine de değinen Özel, "Devletimizin ilçemize sağladığı bu önemli katkıyı reddeden meclis üyelerini halkımızın takdirine bırakıyoruz" dedi. Başkan Özel, belediye olarak hizmet ve eser belediyeciliğini öne çıkarmaya devam edeceklerini ifade ederek, "Yenişehir için çalışmaya, üretmeye ve ilçemize değer katacak projeleri hayata geçirmeye kararlıyız" dedi.
Gaziantep’te yeşil zeytin fiyatları sabit kaldı
24 Kasım 2025 Pazartesi - 13:21 Gaziantep’te yeşil zeytin fiyatları sabit kaldı Gaziantep’te zeytin üreticisi, don nedeniyle üründe ciddi oranda düşüş yaşandığını fiyatların ise geçen yıla göre değişmediğini belirtti. Gaziantep’te 30 yıldır zeytincilik yapan Halil Akın bu yıl yeşil zeytin üretiminin don olayı nedeniyle ciddi oranda düştüğünü söyledi Akın, bölgede hem verimin azaldığını hem de hasadın erken bittiğini söyledi. Rekoltenin düşük olması ve yaşanan kuraklığa rağmen zeytinin bu yıl yağ oranının yüksek olduğunu ifade eden Akın, fiyatların ise geçen yıla göre değişmediğini dile getirdi. Akın, soğuk ve donun sadece zeytini değil ceviz, badem ve fıstığı da olumsuz etkilediğini belirterek, "Bazı bölgelerde hiç zeytin olmadı, olan yerlerde de çok az çıktı. Bu nedenle zeytinler erken karardı ve hasat kısa sürede bitti" dedi. "Değişen bir şey yok, fiyatlar aynı seviyede gidiyor" Halil Akın, "Zeytini bu sene soğuk da vurdu. Bazı bölgelerde hiç zeytin olmadı, olan yerlerde de az çıktı. Bu yüzden zeytinler çabuk karardı, hasat da bir anda bitti. Fazla bir gelişme yok, çok da iyi bir sezon geçmiyor açıkçası. Evet, az. Hatta oldukça az. Asıl sorun yağmur değil. Tam çiçek döneminde yaşanan soğuk ve don olayı her şeyi etkiledi. Ne ceviz oldu, ne badem, ne fıstık, ne de zeytin. Antep ve tüm Güneydoğu bölgesi bu durumdan etkilendi. Şu anda 95 ile 110 lira arasında değişiyor. Ortalama 100 lira civarında diyebiliriz. Tabii alıyor. Zaten Antep bölgesi zeytine çok hakim. Birinci sınıf zeytinimiz var, başka yerde bu kalite pek yok. Evet, yağlı. Az olmasına rağmen yağ oranı iyi. Geçen sene de hemen hemen aynıydı. Değişen bir şey yok, fiyatlar aynı seviyede gidiyor. Kimsenin de çok bir itirazı yok, fiyatlar makul kabul ediliyor" diye konuştu. "Zeytinden biz Gaziantepliler vazgeçmeyiz" Her yıl zeytin aldığını söyleyen vatandaş Halil Yılmaz, "Ben zeytin çok severim. Bu yıl 10 kilo aldım. Yetmez, en az 10 kilo daha almam lazım. Börek yaparım, sabah kahvaltısında yerim. Zeytinden biz Gaziantepliler vazgeçmeyiz" ifadelerini kullandı.
AXA Türkiye’den yeni Tamamlayan Özel Sağlık Sigortası
24 Kasım 2025 Pazartesi - 13:12 AXA Türkiye’den yeni Tamamlayan Özel Sağlık Sigortası AXA Türkiye, yeni ürünü Tamamlayan Özel Sağlık Sigortası’nı duyurdu. AXA Türkiye, Tamamlayan Özel Sağlık Sigortası’nı duyurdu. Ürünün, özel sağlık sigortasına ilk kez adım atmak isteyen ancak maliyet nedeniyle tereddüt yaşayan ve kaliteli sağlık hizmeti almak isteyen bireyler için bir alternatif oluşturduğu belirtildi. Yapılan açıklamaya göre; ürün, SGK destekli yapısıyla özel hastane kalitesini bir araya getirerek, tamamlayan özel sağlık sigortası deneyimi sunuyor. Hem ayakta hem yatarak tedavi giderlerini içeren yapısıyla dikkat çeken ürün, kapsamlı teminatları sayesinde özel sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırıyor. Tamamlayan Özel Sağlık Sigortası’ndaki ayakta tedavi teminatı, SGK ile anlaşmalı özel sağlık kurumlarında geçerli olurken; yatarak tedavi teminatı ise tamamlayıcı anlaşmalı kurumlara ek olarak AXA Türkiye’nin genişletilmiş özel hastane ağı (NW3) kapsamında limitsiz olarak sunuluyor. Sigortanın özellikle çocuklu aileler ve özel sağlık sigortası olmayan ama Tamamlayıcı Sağlık Sigortası deneyimi yaşayan kişiler için fayda sağlaması hedefleniyor. AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı ve İcra Kurulu Üyesi Sanem Çıngay Buçukoğlu, ürün hakkında şunları söyledi: "Günümüzde sağlık hizmetlerine erişimde kalite ve maliyet dengesini kurmak hiç olmadığı kadar önemli. AXA Türkiye olarak; ‘Özel sağlık sigortası pahalıdır’ algısını kırmak ve daha fazla insanın nitelikli sağlık hizmetine ulaşmasını sağlamak istiyoruz. Tamamlayan Özel Sağlık Sigortası’nı bu anlayışla tasarladık. Ürünümüz sadece teminat sunan bir yapı olmakla kalmıyor; aynı zamanda insanların hayatındaki gerçek ihtiyaçları ve beklentileri anlayan bir yaklaşımı temsil ediyor. ‘Tamamlayan’ kelimesi bizim için ürün isminden ötesini ifade ediyor; sağlık yolculuğunda kişilerin yanında duran, süreçleri kolaylaştıran ve destekleyen anlayışımızın göstergesi konumunda bulunuyor. AXA Türkiye’nin sağlık sigortacılığındaki uzmanlığıyla geliştirdiğimiz bu çözümün, özel sağlık sistemine güvenle adım atmak isteyen ancak tereddütleri olan pek çok kişi için güçlü ve erişilebilir bir seçenek olacağına inanıyoruz."
Gaziantep’te yeşil zeytin fiyatları sabit kaldı
24 Kasım 2025 Pazartesi - 13:11 Gaziantep’te yeşil zeytin fiyatları sabit kaldı Gaziantep’te 30 yıldır zeytincilik yapan Halil Akın, yeşil zeytin üretiminde don olayı nedeniyle ciddi oranda düşüş yaşandığını söyledi. Gaziantep’te bu yıl yeşil zeytin üretiminin don olayı nedeniyle ciddi oranda düştüğünü söyleyen zeytin satan esnaf Halil Akın, bölgede hem verimin azaldığını hem de hasadın erken bittiğini söyledi. Rekoltenin düşük olması ve yaşanan kurak havaya rağmen zeytinin bu yıl yağ oranının yüksek olduğunu ifade eden Akın, fiyatların ise geçen yıla göre değişmediğini dile getirdi. Akın, soğuk ve donun sadece zeytini değil ceviz, badem ve fıstığı da olumsuz etkilediğini belirterek, "Bazı bölgelerde hiç zeytin olmadı, olan yerlerde de çok az çıktı. Bu nedenle zeytinler erken karardı ve hasat kısa sürede bitti" dedi. "Değişen bir şey yok, fiyatlar aynı seviyede gidiyor" Gaziantep’te zeytincilik yapan usta Halil Akın, "Zeytini bu sene soğuk da vurdu. Bazı bölgelerde hiç zeytin olmadı, olan yerlerde de az çıktı. Bu yüzden zeytinler çabuk karardı, hasat da bir anda bitti. Fazla bir gelişme yok, çok da iyi bir sezon geçmiyor açıkçası. Evet, az. Hatta oldukça az. Asıl sorun yağmur değil. Tam çiçek döneminde yaşanan soğuk ve don olayı her şeyi etkiledi. Ne ceviz oldu, ne badem, ne fıstık, ne de zeytin. Antep ve tüm Güneydoğu bölgesi bu durumdan etkilendi. Şu anda 95 ile 110 lira arasında değişiyor. Ortalama 100 lira civarında diyebiliriz. Tabii alıyor. Zaten Antep bölgesi zeytine çok hakim. Birinci sınıf zeytinimiz var, başka yerde bu kalite pek yok. Evet, yağlı. Az olmasına rağmen yağ oranı iyi. Geçen sene de hemen hemen aynıydı. Değişen bir şey yok, fiyatlar aynı seviyede gidiyor. Kimsenin de çok bir itirazı yok, fiyatlar makul kabul ediliyor" dedi. "Zeytinden biz Gaziantepliler vazgeçmeyiz" Her yıl zeytin aldığını söyleyen vatandaş Halil Yılmaz, "Ben zeytin çok severim. Bu yıl 10 kilo aldım. Yetmez, en az 10 kilo daha almam lazım. Börek yaparım, sabah kahvaltısında yerim. Zeytinden biz Gaziantepliler vazgeçmeyiz" diye konuştu.
Akcoat ve SAÜ’den kadınlar için birlikte güçlüyüz mesajı
24 Kasım 2025 Pazartesi - 12:43 Akcoat ve SAÜ’den kadınlar için birlikte güçlüyüz mesajı Akcoat, Sakarya Üniversitesi iş birliğiyle 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında "Kadınlar İçin Birlikte Güçlüyüz" temalı bir panel gerçekleştirdi. Kadınların iş hayatı, sosyal yaşam ve toplumsal alanda oluşturduğu etkiyi görünür kılmayı amaçlayan panelde katılımcılar, kadınların güçlenmesi, toplumsal farkındalık, istihdam, kadının iş hayatındaki yeri, konumu, güvenli yaşam ve dayanışma ağları gibi başlıklarda görüşlerini sundu. Akkök Holding iştiraklerinden, yaklaşık yarım asırdır seramik, emaye, cam ve ileri kimyasallar alanında üretim yapan Akcoat, geçen yıl kendi bünyesinde düzenlediği "Kadınlar İçin Birlikte Güçlüyüz" panelini bu yıl daha geniş bir toplumsal etki oluşturacak şekilde üniversite ortamına taşıdı. Kadına yönelik şiddetle mücadeleyi sürdürülebilir bir kültüre dönüştürme hedefiyle hareket eden şirket, Sakarya Üniversitesi Toplumsal Katkı ve Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü (TOKAS) iş birliğiyle 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında iki oturumdan oluşan kapsamlı bir panel gerçekleştirdi. Sakarya Üniversitesi Turgut Özal Kültür ve Kongre Merkezi’nde yapılan etkinlik; öğrencilerden öğretim üyelerine, kamu temsilcilerinden özel sektör çalışanlarına kadar geniş bir katılımcı kitlesini bir araya getirerek, yerel deneyimlerden yola çıkarak kadınların toplumsal ve ekonomik alandaki görünürlüğünü artırmayı amaçlayan güçlü bir paylaşım zemini sundu. Etkinlikte Akkök Holding ve grup şirketlerinin toplumsal fayda, kadın istihdamı ve eşitlik odaklı projeleri de örnekleriyle ele alındı. Panel; Sakarya Üniversitesi Toplumsal Katkı Koordinatörü Doç. Dr. Gözde Sezen Gültekin, Akkök Holding CHRO’su Duygu Erzurumlu Cengiz, Armaş Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Asna ve Direktörü Gonca Doğan, Sakarya ŞÖNİM’den Sosyolog Hilal Zulal Kaya, Sakarya Üniversitesi SESAM Müdürü Ümmügülsüm Zor ve Akcoat Tartım Operatörü Havva Kamış’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Prof. Dr. Köseoğlu: "İnsan haklarını ihlal eden çok boyutlu bir sorun" Panelin ilk oturumunda açılış konuşmasını yapan Sakarya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özer Köseoğlu, 25 Kasım’ın dünyanın her yerinde, kadına şiddetin hiçbir biçimde kabul edilemeyeceğini, toplumsal vicdanın bu konuda sıfır toleransla hareket etmesi gerektiğini hatırlatan oldukça önemli bir gün olduğunu söyledi. Kadına yönelik şiddeti bireysel bir mesele olarak değil, insan haklarını ihlal eden çok boyutlu bir sorun olarak gördüklerini belirten Köseoğlu, bu konuda hukuki düzenlemeler, sosyal politikalar, eğitim süreçleri, iş dünyası ve tüm paydaşların birlikte hareket etmesinin gerekli olduğunun altını çizdi. Sosyolog Hilal Zulal Kaya ise Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi ŞÖNİM’in Sakarya’da 2016’dan bu yana 7/24 hizmet verdiğini söyledi. ŞÖNİM’e şiddete maruz kalan veya bu risk altında olan herkesin başvuruda bulunabileceğini belirten Kaya, "Şiddeti önleme merkezi olarak barınma hizmeti de sunuyoruz. Şiddete maruz kalan, yüksek can güvenliği riski olan 6284 sayılı kanun kapsamında hakkında barınma tedbiri verilen kişilerle ilgili olarak, kadınlar ve beraberindeki çocuklara barınma hizmeti sunuyoruz. Bu hizmetten şiddete maruz kalan kişiler 6 ay süreyle hizmet alabiliyor" dedi. Polifoni grubundan unutulmaz performans İlk oturumun ardından Sakarya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Polifoni Grubu, seyircilerin arasından başlayarak sahneye taşıdıkları çok sesli performansla salonda özel bir atmosfer oluşturdu. Öğrencilerin "Ünzile", "Adım Kadın" ve "Kırım Türküsü" eserlerini seslendirdiği bu kısa performans, panelin duygusal tonunu güçlendirerek katılımcılardan yoğun alkış aldı. "Kadın güçlenirse toplum güçlenir" Akkök Holding CHRO’su Duygu Erzurumlu Cengiz, holding ve grup şirketlerinin kadın istihdam oranları, mentorluk programları, "Eşitliğin Kimyası" ve "Kadın Enerjisi" projeleri ile çalışma ortamında farkındalık ve güvenliği artıran uygulamaları paylaştı. Cengiz, konuşmasının başında "Bugün ‘Birlikte Güçlüyüz’ diyerek buluşmamızın çok önemli bir nedeni var: Kadına yönelik şiddetin önlenmesi. Bu yıl Akcoat olarak bu etkinliğin ikincisini gerçekleştiriyoruz. Amacımız, toplumsal farkındalığı yalnızca bir günün konusu olmaktan çıkarıp sürdürülebilir bir kültüre dönüştürmek ve bu buluşmayı geleneksel hale getirmek" diyerek etkinliğin çerçevesini aktardı. "Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde en güçlü koruyucu kalkanın ekonomik bağımsızlık olduğunu biliyoruz" diyen Cengiz, "Akkök Holding olarak enerji, kimya ve ileri malzemeler gibi erkek yoğun sektörlerde kadın istihdamını artırmayı stratejik öncelik haline getirdik. Çünkü biliyoruz ki kadın güçlenirse toplum güçlenir, geleceğimiz güçlenir" dedi. "Akcoat’ta işimi severek yapıyorum" Panele katılan Akcoat Tartım Operatörü Havva Kamış da şöyle konuştu: "Akcoat’a ilk başladığımda büyük bir iş yerinde çalışacak olmanın getirdiği tedirginliklerim vardı; hem uyum sağlayıp sağlayamayacağımı hem de görevlerimi hakkıyla yerine getirip getiremeyeceğimi düşünüyordum. Ancak ilk günden itibaren karşılaştığım destekleyici çalışma ortamı, tüm bu kaygılarımın yersiz olduğunu gösterdi. Üretim sahasında kadın çalışanlara sağlanan ekipman, eğitim ve pozitif ayrımcı uygulamalar sayesinde erkeklerin yaptığı işleri aynı şekilde yapabildiğimi görmek özgüvenimi güçlendirdi. İş makineleri eğitimleriyle yetkinliklerimizin artırılması da bizim için önemli bir fırsat oldu. Akcoat’ın kadın çalışanlara verdiği değer, benim işimi severek yapmamın en büyük nedeni."
"Değer artış payı yönetmeliği sektöre adalet getirecek"
24 Kasım 2025 Pazartesi - 12:29 "Değer artış payı yönetmeliği sektöre adalet getirecek" İSTANBUL (İHA) – Geçtiğimiz gün yayımlanan "Değer Artış Payı (DAP)" yönetmeliğini değerlendiren Emlak Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, yeni düzenlemenin sektörde adil ve dengeli bir paylaşım sağlayacağını söyledi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından düzenlenen ve imar planı değişikliği sonucu taşınmazların değer kazanmasından doğan kazancın bir bölümünün kamuya aktarılmasını öngören İmar Planı Değişikliğine Dair Değer Artış Payı Uygulama Yönetmeliği, 22 Kasım 2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yapılan bilgilendirmeye göre; yeni düzenleme kapsamında ayrıca, 2942 sayılı kamulaştırma kanunu kapsamındaki; özel mülkiyette olup daha önce resmi kurum, idari tesis, okul, sağlık tesisi gibi kamu hizmet alanı olarak planlanan ancak kamulaştırılamayan taşınmazlar için de çözüm üretildi. Eğer kamu kurumları bu alanlara artık ihtiyaç duymuyorsa ve ilgili idare de onay verirse, bu alanlarda plan değişikliği yapılabilecek. "Adil ve dengeli bir paylaşım sağlayacak" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "Yeni düzenlemeyle şehirlerin plansız büyümesinin ve keyfi imar değişikliklerinin önüne geçilecek. Böylece hem şehircilik ilkeleri güçlendirilecek hem de kamu yararı esas alınarak adil ve dengeli bir kaynak paylaşımı sağlanacak. Ayrıca imar planı değişikliklerinden doğan değer artışları artık çok daha net bir çerçeveye kavuşmuş olacak" diye konuştu. Özelmacıklı, "Değer Artış Payı’na konu olacak plan değişiklikleri, belli metrekare kriterlerinde ve parsel bazında konut kullanımı hariç sadece fonksiyon değişikliklerinde söz konusu olacak. İmar Kanunu’nun 18’inci maddesinin uygulanması kapsamında arazilerin arsaya dönüştürülmesi bu kapsamda değil. Ayrıca bu düzenleme sadece vatandaşın talebiyle gerçekleştirilen plan değişikliklerinde söz konusu olacak. Yani kamu tarafından gerçekleştirilen değişikliklerde geçerli olmayacak" ifadelerini kullandı. "Değer artışının yüzde 90’ı kamuya" Özelmacıklı, şöyle devam etti: "Yeni yönetmelik ile taşınmazın, vatandaşın talebiyle gerçekleştirilecek bir imar planı değişikliği sonucu değerinde meydana gelen artışın yüzde 90’ının kamuya aktarılması hüküm altına alındı. Ayrıca değerleme için iki ayrı lisanslı değerleme kuruluşu tarafından rapor hazırlanması zorunlu hâle getirildi. Nihai karar ise Kıymet Takdir Komisyonu tarafından kesinleştirilecek. Bununla birlikte kentsel dönüşüm alanları, kamu taşınmazları ve vakıf mülkiyetleri istisna tutulacak" dedi. Ödeme nasıl olacak? Ödeme süreçlerine de değinen Özelmacıklı, "Değer artış payının peşin ödenmesi hâlinde yüzde 10 indirim uygulanacak. Taksit tercih edenler için dört taksit imkânı sunuldu. Ancak ödeme tamamlanıncaya kadar taşınmaz üzerinde devir, satış ve ruhsat işlemleri yapılamayacak. Bu durum tapuya da şerh olarak işlenecek" açıklamasında bulundu. "Öngörülebilir ve güvenli bir yapı" Özelmacıklı, "Öte yandan kamulaştırılamayan alanlarda plan değişikliğinin önünü açan düzenleme ile de mülkiyet üzerindeki kısıtlamalar kaldırılarak vatandaş mağduriyetinin önüne geçilecek. Kamu ile mülk sahipleri arasındaki hukuki anlaşmazlıkların dava sürecine taşınmadan çözülebilmesi sağlanacak. Böylece bu yeni düzenlemelerle sektör daha öngörülebilir ve güvenli bir yapıya kavuşacak" diyerek sözlerini noktaladı.
Emeklilere sağlanan nakit destek miktarı artıyor, yeni destek başvuruları 24 Kasım’da başlıyor
24 Kasım 2025 Pazartesi - 11:56 Emeklilere sağlanan nakit destek miktarı artıyor, yeni destek başvuruları 24 Kasım’da başlıyor Sivas Belediyesi, kentteki dar gelirli emeklilere yönelik sağladığı aylık 2 bin TL’lik nakit desteğini 2026 yılı itibarıyla 2 bin 500 TL’ye yükseltecek. Sivas Belediyesi’nin geçtiğimiz yıl başlattığı ve dar gelirli emeklilerin yaşam standartlarını iyileştirmek amacıyla hayata geçirdiği nakit destek ödemeleri 2026 yılında da devam edecek. Mevcut destekten yararlanan emekliler, herhangi bir başvuru yapmadan ödemelerini almayı sürdürecek. Bahse konu imkândan yararlanmak isteyen yeni emekliler için başvurular 24-28 Kasım tarihleri arasında alınacak. Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun tarafından geçtiğimiz yıl başlatılan nakit destek tutarı, yeni yılda 2 bin 500 TL olacak. "2026 yılında da bu desteklerimiz artarak devam edecek" Konu hakkında açıklamaya yapan Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, "Dar gelirli emeklilerimize her ay maddi destek sağlayacağımıza dair sözümüz vardı. Buna istinaden 2025 yılı Ocak ayından itibaren her ay 2 bin TL maddi destek sağlamaktayız. 2026 yılında da bu desteklerimiz artarak devam edecek. Ödemelerimizi 2 bin 500 liraya çıkarıyoruz. Bizden şu anda destek alan emeklilerimiz başvuru yapmayacaklar. Çünkü onların destekleri önümüzdeki yıl da devam edecek" dedi. Başvurular 24 Kasım’da başladı Yeni emekliler için de başvuruların alınmaya başladığını kaydeden Başkan Uzun, "Emeklilerimiz için başvurularımızı tekrar açtık. Bu başvurular, belediyemizin internet sitesindeki sosyal destek bölümü üzerinden gerçekleştirilecek. Başvurularımız, 24 Kasım Pazartesi günü başlayıp 28 Kasım Cuma günü sona erecek. Belediyemiz Sosyal Hizmetler Müdürlüğü tarafından yapılacak değerlendirmenin ardından belirlenecek dar gelirli emeklilerimize Gülkartlarını vereceğiz ve Ocak ayı itibarıyla aylık 2 bin 500 TL ödemelerimizi yapmaya başlayacağız. Yapmış olduğumuz çalışmanın dar gelirli emeklilerimiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.