Son Dakika
|
Gülistan Doku ve Mekiye Akyel’in ailesi Diyarbakır'da bir araya geldi
Pitbull saldırısına uğrayan Onur Akay o anları anlattı: "Ölümden döndüm"
Galatasaray ile Fenerbahçe 406. randevuda
Bakanlık harekete geçti! 638 faili meçhul dosya yeniden incelemede
AVM’de dehşet: 3 yaşındaki çocuk parmağını kaybetti
Beyaz Saray, ABD'li heyetin yarın Pakistan'da İran tarafıyla görüşeceğini teyit etti
Erdoğan: "İmalatçı ihracatçılarımızda vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz"
26 yıl hapis cezası bulunan kadın, gizli bölmede yakalandı
Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ‘ev hapsi’ şartıyla tahliye edildi
Netanyahu, prostat kanseri tedavisi gördüğünü açıkladı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Galatasaray taraftarı, Taksim’de derbiyi bekliyor
Şanlıurfa'da kahreden olay! Kayıp çocuk ölü bulundu
İsrail Lübnan'da ateşkesi ihlal etti: 7 ölü
Nehre düşen çocuk için arama çalışmaları 6 gündür sürüyor
Zelenskiy: "Kırk yıl önce dünya, en büyük nükleer felaketlerden biriyle karşı karşıya kaldı"
Trump, saldırganın fotoğrafını yayınladı
Netanyahu’dan Lübnan’a yönelik "güçlü saldırı" emri
EKONOMİ
Edirne’de bahar yoğunluğu: Yerli ve yabancı turist akını
26 Nisan 2026 Pazar - 16:54:48
Edirne’de havaların ısınmasıyla birlikte kent genelinde yoğunluk yaşanmaya başladı. Güzel havayı fırsat bilen vatandaşlar, başta Saraçlar Caddesi olmak üzere tarihi mekânlar ve çarşılarda kalabalık oluşturdu. Özellikle komşu ülkeler Bulgaristan ve Yunanistan başta olmak üzere Balkan ülkelerinden gelen ziyaretçilerin kenti tercih etmesi, şehirdeki hareketliliği artırdı. Yoğunluktan memnun olan esnaf, yaşanan canlılığın hem şehir hem de ülke ekonomisine katkı sağladığını belirtti. Saraçlar Caddesi esnafından Ömer Tuzcu, Edirne’nin ticari açıdan önemli bir çekim merkezi olduğunu belirterek, "Havaların iyileşmesiyle birlikte başta Bulgaristan, Yunanistan ve diğer Balkan ülkelerinden çok yoğun bir ziyaretçi akınına uğradık. Bugün oldukça güzel bir kalabalık vardı. Bu durum hem şehrin hem de ülkemizin ekonomisine katkı sağlıyor, biz esnafı da mutlu ediyor" dedi. Edirneli vatandaşlardan Arif Kale ise havaların ısınmasıyla birlikte Bulgaristan ve çevre illerden gelen ziyaretçilerin kentte yoğunluk oluşturduğunu ifade etti. Bir diğer vatandaş Sultan Yazgan da baharın gelişiyle birlikte özellikle Bulgar ve Yunan turistlerin kentte belirgin bir kalabalık oluşturduğunu dile getirdi.
26 Nisan 2026 Pazar - 14:06
Demirci 2. El Oto Pazarı kapılarını açtı
Manisa’nın Demirci ilçesinde belediye tarafından hayata geçirilen 2. El Oto Pazarı, ilk gününde yoğun katılımla kapılarını açtı. Çevre il ve ilçelerden gelen vatandaşlar ve galerici esnafının akın ettiği pazar, bölgenin yeni ticaret merkezi olma yolunda önemli bir adım attı. Demirci Belediyesi’nin ilçeye ekonomik hareketlilik kazandırmak amacıyla hayata geçirdiği proje kapsamında, açık pazaryeri alanı 2. El Oto Pazarı olarak hizmete sunuldu. Vatandaşların araç alım-satım işlemlerini daha düzenli ve profesyonel bir ortamda gerçekleştirmesini amaçlayan pazarda, ilk gün adeta izdiham yaşandı. Komşu il ve ilçeler Demirci’de buluştu İlçede bir ilk olma özelliği taşıyan pazara yalnızca Demirci’den değil; Selendi, Gördes, Köprübaşı gibi Manisa ilçelerinin yanı sıra Balıkesir’in Sındırgı ve Kütahya’nın Simav ilçelerinden de çok sayıda vatandaş katıldı. Geniş bir coğrafyaya hitap eden pazar, bölgedeki ikinci el araç ticaretinin yeni merkezi olarak öne çıktı. Demirci Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, pazarda standardizasyonu sağlamak amacıyla araç sahiplerine üzerinde marka, model, kilometre, takas ve vade seçeneklerinin yer aldığı bilgi kartları dağıttı. Araçların camlarına asılan bu kartlar sayesinde alıcılar için daha şeffaf bir alışveriş ortamı oluşturuldu. Demirci İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri de pazar alanında devriye gezerek güvenliği sağladı. Vatandaşlara dolandırıcılık olaylarına karşı uyarılarda bulunan ekipler, bilgilendirici broşürler dağıttı. "İlçemize ekonomik dinamizm kazandıracağız" Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara, AK Parti İlçe Başkanı Nurullah Akgün ve MHP İlçe Başkanı Ümit Kanyılmaz ile birlikte pazar alanını ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Vatandaşlarla sohbet eden Başkan Kara, satıcı ve alıcıların taleplerini dinledi. Başkan Kara yaptığı açıklamada, "İlçemizde önemli bir eksikliği daha gidererek 2. El Oto Pazarı’nı hizmete açtık. Amacımız vatandaşlarımızın güvenli ve düzenli bir ortamda ticaret yapmasını sağlamak. Katılımın bu denli yoğun olması bizleri memnun etti. Tüm esnafımıza hayırlı ve bereketli kazançlar diliyorum" dedi. Demirci Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı İrfan Aksu ise pazarın ilçe ekonomisine katkı sağlayacağını belirterek, "Bu organizasyon ilçemizde ticari hareketliliği artıracak önemli bir adım oldu" diye konuştu. Gördes’ten gelen vatandaşlardan Cengiz Çakmak da pazarın konum avantajına dikkat çekerek, "Birçok ilçenin ortasında yer alıyor. Her hafta kurulması bölge ekonomisine ciddi katkı sağlar" ifadelerini kullandı. İlk gününde çok sayıda araç satışının ve takas işleminin gerçekleştirildiği Demirci 2. El Oto Pazarı’nın, önümüzdeki süreçte her hafta pazar günleri düzenli olarak kurulması ve bölgedeki ticari sirkülasyonu artırılmasının hedeflendiği öğrenildi.
26 Nisan 2026 Pazar - 13:51
Anzerli Başkan’dan ’sahte Anzer balı’ sitemi
Rize’nin dünyaca ünlü Anzer balının, sahte ürünlerin artışı ve üretici kooperatiflerin birlik sağlayamaması nedeniyle hem güven hem de marka değerini hızla kaybettiğine dikkat çekildi. Her yıl bu zamanlarda sezon hazırlıklarına başlanan ve yaz sonunda satışa çıkan dünyaca ünlü Anzer balı sahteleri nedeniyle güven kaybetmeye başladı. Artık ülkenin hemen her bölgesinde ’Anzer balı’ ibaresiyle birçok balın piyasaya sürüldüğünden şikayet eden Anzer balı kooperatifleri, insan sağlığının tehlikeye atıldığını ifade ediyor. Anzer Çiçekli Köy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı İsak Yılmaz, Anzer Balı üreticilerinin kooperatiflerinin bir araya gelemediği için piyasada çok sayıda balın Anzer balı gibi satılmasına neden olduğunu dile getirerek sitem etti. Bu durumun Anzer balı markasına zarar verdiğini öne süren Yılmaz "Dünya markası, çöp markası oldu" dedi. Anzer balı üreticilerini bağlı olduğu 12 kooperatif olduğunu ancak bu kooperatiflerin ballarının marka değerini korumak için bir araya gelemediğini dile getiren Yılmaz "Anzer’de 12 tane kooperatif var, yakında 112 tane olurlar. 12 kooperatif bir araya gelemiyoruz. Neden bir araya gelemiyoruz? Sıkıntı ne? Gelelim bir araya bu işleri hep beraber çözelim. Şu an yanımda iki muhtar da yok. Neredesiniz? Gelin yanımıza, beraber mücadele verelim. Hukuki süreçte bir araya toplanamadık. 12 kooperatif olarak da bir araya gelemedik dedi. "Bir insan biraz düşünecek ya; bu kadar Anzer balı bu Türkiye’de olur mu?" Anzer Yaylası’nda üretilen 18 ton balın analizden geçtiğini ancak piyasada 200 tona yakın Anzer balı diye bal satıldığını sözlerine ekleyen Yılmaz, "Anzer’den 12 kooperatiften 18 tona yakın Anzer balı analizden geçti. Türkiye’de toplam Anzer balı 200 tona yakın vardır. Her mağazada 81 ilde Anzer balı var, her ilçede Anzer balı var; o yetmemiş gibi Kuzey Irak’a sıçradı. Bir insan biraz düşünecek ya; bu kadar Anzer balı bu Türkiye’de olur mu? Bu neyin nesi? Türkiye’de bu kadar reçel yok ya biraz mantıklı olacak, insan hesap kitap yapacak. Kooperatiflerde de bal bitmiyor. Ne yapıyor bunlar? Dünya markası çöp markası oldu işte buyur" ifadelerini kullandı. "Anzer balının marka değerine sahip çıkılsın" Anzer balının marka değerine sahip çıkılması gerektiğini ve Türk Patent Enstitüsü’nün Anzer balını çağrıştıracak hiçbir ibareye izin vermemesi gerektiğini ifade eden Yılmaz sözlerini devamında, "Biz ne yaptık? Güzel bir dilekçe hazırladık. Bu dilekçelerimizde ’Anzer balı’nı çağrıştıracak hiçbir kişi ya da kuruma patent vermemesi için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.’ Dilekçelerimizi güzel bir şekilde hazırladık. Muhtarlara diyorum ki; ya beraber çıkalım bakanımızın yanına bu Anzer ibaresini bir koruma altına alalım. Bunu da kabul etmediler. Bir araya gelelim yeter! Rize’mizin markası. Sahte coğrafi işaret var, Anzer ibaresi var. 260 tane Anzer ibaresi var; bu 260 tane Anzer ibareli balın içerisindeki 150 tanesi Anzer’in içindeki aracıların, 100 tanesi de dışarıdaki Malatyalının, Urfalının başka bölgelerin" şeklinde konuştu.
26 Nisan 2026 Pazar - 12:24
KTO Başkanı Selçuk Öztürk: "Sorunların takipçisiyiz"
KTO 67. İdari Destek Hizmetleri Meslek Komitesi İstişare Toplantısı’nda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, toplantıda dile getirilen sorunların ve taleplerin ilgili kurum ve kuruluşlara iletilerek, çözüm süreçlerinin takipçisi olacaklarını söyledi. Konya Ticaret Odası (KTO) Meslek Komiteleri ile istişare toplantılarını sürdürüyor. Bu kapsamda son olarak KTO 67. İdari Destek Hizmetleri Meslek Komitesi İstişare Toplantısı KTO Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk’ün başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, KTO üyelerinin sorunları ve talepleriyle ilgili istişarelerde bulunuldu. Toplantıda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, üyelerle bir araya gelerek sektörel sorunları masaya yatırdıklarını söyledi. Toplantıların oldukça verimli geçtiğini dile getiren Başkan Öztürk, "Konya Ticaret Odamızın bünyesinde bulunan 70 Meslek Komitesi bu anlamda üyelerimizin ve sektörlerimizin sorunlarına dönük çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmalar ışığında komitelerimiz tarafından bizlere iletilen sektörel sorunlar konusunda bizler de üzerimize düşeni yapma gayretiyle çalışıyoruz" dedi. "Konya, ülkemizin ekonomisine güçlü bir katkı sunuyor" Başkan Öztürk, güncel ekonomideki gelişmeler üzerine de değerlendirmelerde bulundu. Dünya ekonomisinin, belirsizliklerin ve risklerin arttığı bir dönemden geçtiğine dikkat çeken Başkan Öztürk, "Küresel ölçekte yaşanan savaşlar, jeopolitik gerilimler ve ticaret hatlarındaki kırılmalar; enerji maliyetlerinden lojistik süreçlere kadar birçok alanda ciddi etkiler oluşturmaktadır. Tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar ve maliyet artışları, tüm sektörler gibi hizmet sektörlerini de doğrudan etkilemektedir. Ancak Türkiye ekonomisi, üretim gücü, girişimci yapısı ve dinamik iç pazarı ile bu zorlu süreçte direnç göstermeye devam etmektedir. Ülkemizin ihracat odaklı büyüme stratejisi, yeni pazarlara açılma kabiliyeti ve sanayi altyapısı, küresel dalgalanmalara karşı önemli bir avantaj sağlamaktadır. Bu noktada Konya’mız, sahip olduğu üretim kültürü, sanayi altyapısı ve ticaret tecrübesi ile Türkiye ekonomisine güçlü katkı sunan şehirlerin başında gelmektedir. Sanayiden tarıma, ticaretten hizmet sektörüne kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren Konya iş dünyası, her türlü zorluğa rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ihracatını artırmaya devam etmektedir. İdari destek hizmetleri sektörü de bu yapının önemli bir parçasıdır. İş dünyasının arka plandaki en önemli destek mekanizmalarından biri olan bu sektör; temizlikten güvenliğe, organizasyondan ofis destek hizmetlerine kadar birçok alanda ekonominin sürdürülebilirliğine katkı sağlamaktadır" şeklinde konuştu. "Dile getirilen sorunların takipçisi olacağız" Toplantıda dile getirilen her görüş ve öneriyi titizlikle takip edeceklerini vurgulayan Başkan Öztürk, "Bugün burada dile getireceğiniz her görüş, her öneri bizim için son derece değerlidir. Bu toplantıdan çıkacak sonuçları ilgili kurum ve kuruluşlara iletecek, çözüm süreçlerinin takipçisi olacağız. Konya Ticaret Odası olarak bizler; sizlerin sesi olmaya, haklı taleplerinizi en güçlü şekilde ifade etmeye ve sektörlerimizin gelişimi için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu. KTO 67. İdari Destek Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı İsmail Yıldız ise meslek komitesi olarak sektör temsilcilerinin sorunlarına dönük çalışmaya devam edeceklerini kaydetti. Yıldız, gerçekleştirilen toplantının sektörün sorunları ve çözüm önerileri adına oldukça kıymetli olduğuna değinerek KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk ve Yönetim Kuruluna teşekkür etti. Konuşmaların ardından KTO üyelerine söz verilerek sektörel sorunlar ve talepler konusunda istişarelerde bulunuldu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
25 Nisan 2026 Cumartesi- 14:25
Ayakkabı şikayetleri zirvede: Sinop’ta tüketici başvurularında dikkat çeken artış
2
24 Nisan 2026 Cuma- 11:39
Kütahya iş dünyası ’sürdürülebilirlik’ için bir araya geldi
3
24 Nisan 2026 Cuma- 10:51
İzmir’de kuyumculukta suistimalleri önlemek için ’Mavi Kart’ zorunluluğu getirildi
4
25 Nisan 2026 Cumartesi- 08:34
Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi
5
24 Nisan 2026 Cuma- 09:36
Karbasan köyüne yatırım için Avrupa Birliği Yatırım Fonundan yeşil ışık
24 Kasım 2025 Pazartesi - 11:42
Domaniç’te çiftçilere yüzde 75 hibeli 3 bin adet ahududu fidanı dağıtıldı
Kütahya’nın Domaniç ilçesinde İyi Tarım Uygulamaları kapsamında yürütülen proje ile 3 çiftçiye yüzde 75 devlet destekli 3 bin ahududu fidanı teslim edildiği bildirildi. İlçeye bağlı Safa köyünde İyi Tarım Uygulamaları kapsamında yürütülen ahududu yetiştiriciliği projesi ile 3 çiftçiye, toplam 3 dekar alana dikilmek üzere yüzde 75 hibeli 3 bin adet ahududu fidanı dağıtımı gerçekleştirildi.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 11:19
MATSO’dan geleceğin tarımcılarına destek
MATSO, Growtech’i ziyareti için Akdeniz Üniversitesi Manavgat Meslek Yüksekokulu (MYO) Organik Tarım Bölümü öğrencilerine destek sağladı. Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO), Akdeniz Üniversitesi Manavgat Meslek Yüksekokulu (MYO) ile yürüttüğü ortak proje kapsamında, Organik Tarım Bölümü öğrencilerinin Growtech 2025 Uluslararası Sera, Tarım Teknolojileri ve Hayvancılık Ekipmanları Fuarı’nı ziyaret edebilmesi için gerekli desteği sağladı. Öğrencilere sektörü yerinde tanıma fırsatı Dünyanın en önemli tarım fuarlarından biri olan Growtech 2025, öğrencilerin yenilikçi tarım teknolojilerini yerinde inceleyebilmesine imkan tanırken, sektördeki güncel gelişmeleri doğrudan gözlemlemeleri için de önemli bir fırsat sundu. Öğrenciler, fuar kapsamında stantları ziyaret ederek üretim süreçleri hakkında kapsamlı bilgiler edindi. MATSO Yönetim Kurulu Başkanı Seydi Tahsin Güngör, dünyanın en önemli tarım fuarlarından biri olan Growtech’in öğrencilere önemli bir ufuk kazandırdığını belirterek şunları söyledi: "Geleceğimizin teminatı olan öğrencilerimiz, Growtech’te yenilikçi tarım teknolojilerini yerinde inceleme fırsatı elde etti. Ayrıca bir standı ziyaret ederek üretim süreçlerine ilişkin kapsamlı bilgi aldılar. Ziyaret sırasında öğrencilerimizle sohbet ederek merak ettikleri konuları dinledik, sektöre dair görüşlerini ve kariyer hedeflerini konuştuk. Bu tür fuar ve organizasyonlar, gençlerimizin mesleki deneyim kazanması açısından büyük önem taşıyor." Başkan Güngör, yürütülen proje ile hem öğrencilerin istihdam süreçlerine katkı sağlamayı hem de sektörün nitelikli teknik personel ihtiyacına çözüm üretmeyi hedeflediklerini vurguladı. Güngör açıklamasının sonunda, fuar boyunca öğrencilere rehberlik eden MYO Organik Tarım Bölümü akademisyenleri Dr. Öğretim Üyesi Halil İbrahim Yolcu, Öğretim Üyesi Sabriye Atmaca ve Öğretim Görevlisi Dr. Fatma Akdeniz’e teşekkür etti.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 11:19
Fırıncıdan öğretmenlere ücretsiz simit jesti
Manisa’nın Demirci ilçesinde fırıncı Harun Çınar, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla anlamlı bir jest yaparak öğretmenlere ücretsiz simit dağıttı. Demirci’nin Çamlıca Mahallesi’nde 25 yıldır fırıncılık yapan Harun Çınar, eşi Tuğba Çınar ile birlikte hazırladıkları simitleri gün boyunca öğretmenlere hediye etti. Fırına gelen öğretmenler simitlerini ücretsiz alırken, talep eden okullara da simitler bizzat ulaştırıldı. Fırıncı Harun Çınar’ın eşi Tuğba Çınar öğretmenlere verdikleri değeri vurgulayarak, "Öğretmenler Günü kutlu olsun. Bizleri ve çocuklarımızı yetiştiren öğretmenlerimize özel olarak bugün fırınımızda ürettiğimiz simitleri ücretsiz yaptık. İsteyen öğretmenlerimizin okullarına kadar simitleri ulaştırıyoruz. Fırınımıza gelen öğretmenlerimiz ücretsiz olarak simitlerimizden alabiliyor. Öğretmenler bizim baş tacımız" dedi.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 11:17
Nippon Paint-Betek yeni su bazlı üretim tesisini devreye aldı
Dünyanın önde gelen boya şirketlerinden Japonya merkezli Nippon Paint Holding ile gerçekleştirdiği güç birliğinin ardından Nippon Paint-Betek, 15 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirdiği yeni su bazlı üretim tesisini devreye aldı. Filli Boya ve Dalmaçyalı gibi güçlü markalarını Türkiye’ye kazandıran Betek, 2019 yılında Japonya merkezli Nippon Paint Holding ile gerçekleştirdiği güç birliğinin ardından bölgesel güçlerden biri olma yolunda ilerliyor. Sorumluluk coğrafyasında üretim, inovasyon, Ar-Ge ve teknoloji üslerinden biri olarak konumlanan şirket, bu doğrultuda ileri teknoloji yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Tüm süreçlerin uçtan uca otomasyonla yönetildiği, sektörün en ileri üretim altyapılarından biri olarak tasarlanan 2’nci Su Bazlı Üretim Tesisi’ni devreye alan şirket, 15 milyon dolara mal olan yeni yatırımıyla üretim süreçlerini daha hassas ve hızlı hale getiriyor. Yapılan açıklamaya göre, yıllık 225 bin ton üretim kapasitesiyle şirketin toplam kapasitesini 345 bin tona çıkaran ve 2004 yılından bu yana faaliyet gösteren Gebze Üretim Tesisi’ne ek olarak kurulan yeni tesis ile üretim ve ürün kalitesinde hassasiyetin artırılması, şirketin inovasyon odaklı büyüme vizyonunun da güçlendirilmesi hedefleniyor. Enerji optimizasyonu sayesinde elektrik tüketiminde yaklaşık yüzde 20 oranında azalma ve süreç verimliliğiyle atık miktarında düşüş sağlaması ise şirketin sürdürülebilirlik hedeflerini destekliyor. 2’nci Su Bazlı Üretim Tesis ile daha esnek ve daha hızlı bir üretim kabiliyeti kazanan şirket, pazardaki değişimlere, müşteri taleplerine ve yeni ürün geliştirme süreçlerine çok daha hızlı karşılık vermeye hazırlanıyor. "Türkiye’ye olan inancının güçlü bir simgesi" Törene katılan Nippon Paint-Betek Yönetim Kurulu Başkanı Yaw Seng Heng, Betek’in Nippon Paint Holding için önemine dikkat çekerek, "Bugün burada açılışını gerçekleştirdiğimiz bu yeni tesis, sadece bir üretim yatırımı değildir. Bu tesis, şirketimizin Türkiye’ye olan inancının güçlü bir simgesidir. Aynı zamanda Türkiye’nin bölgesel üretim ve inovasyon üssü olma yolunda yükselişinin somut bir göstergesidir. Büyümeye, yeniliklere ve liderlik etmeye devam edeceğiz; Betek, Nippon Paint ve Türkiye için daha parlak ve sürdürülebilir bir geleceği birlikte şekillendireceğiz" dedi. "Ülkemizin bölgesel üretim üssü olma vizyonuna katkı sağlıyoruz" Betek Türkiye Grubu CEO’su Tayfun Küçükoğlu ise, "Holding için ülkemizin bölgesel üretim ve lojistik üssü olma vizyonuna katkı sağlıyoruz. Kuruluşumuzdan bu yana bu vizyonun taşıyıcısı olabilecek bilgi, birikim ve iradeye sahibiz. Bu doğrultuda, sürdürülebilir büyümeye katkı sağlayacak her adımı kararlılıkla atıyoruz. Bugün açılışını yaptığımız yeni tesisimiz gibi yatırımlar, bölgesel güç olma yolunda üstlendiğimiz bu yeni görevde gücümüze güç katacaktır" diye konuştu. "Tesis, Betek’in gelecek 10 yıllık ihtiyacını karşılayacak" 2’nci Su Bazlı Üretim Tesisi’nin şirketin üretim anlayışında yeni bir sayfa açtığını kaydeden şirketin Genel Müdürü Gökhan Güner, "Betek’i sadece bugünün değil, geleceğin de sektör lideri olarak konumlandırıyor ve bizi daha ileriye taşıyacak stratejik adımlar atıyoruz. Bu doğrultuda şirketimizin ana lokomotifi olan dekoratif boyalar segmentinin en büyük hacmini oluşturan su bazlı boyalarımızı yeni bir faza taşıyacak, şirketimizin gelecek 10 yıllık ihtiyacını karşılamak üzere hizmet verecek 2’nci Su Bazlı Üretim Tesisi’miz, şirketimizin son yıllardaki en büyük yatırım hamlesi oldu. Bu fabrika ile otomasyonda güç kazanarak verimliliğimizi ve üretim kapasitemizi daha da artıracağız. Yeni tesisimiz, sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda attığımız önemli bir adım olup elektrik tüketimimizi yaklaşık yüzde 20 oranında azaltacak. Scope 2 emisyonlarını düşürmeye de katkı sağlayacak bu yatırım, üretim süreçlerimizdeki dönüşümün güçlü bir göstergesi olacak" açıklamasında bulundu.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 11:07
Yenilenmiş telefon hizmetinde satış hacmi 6 ayda yüzde 100 arttı
MediaMarkt, yenilenmiş telefon hizmetiyle tüketicileri de hem erişilebilir hem de sürdürülebilir teknolojiye teşvik ediyor. Bugüne dek 200 bin eski cihazı ekonomiye kazandırarak, yaklaşık 37 bin yenilenmiş cihazı tüketicilerle buluşturan marka, satış hacmini son 6 ayda yüzde 100 oranında artırdı. Yenilenmiş telefona en çok ilgi gösteren iller ise sırasıyla Kayseri, Bursa, Ankara, Adana ve Sakarya. Sürdürülebilir ve ekonomik bir alternatif olarak öne çıkan yenilenmiş cihazlara talep tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızla artıyor. Bu değişimin Türkiye’deki öncülerinden biri olan MediaMarkt Türkiye, yenilenmiş cihaz hizmetiyle kullanılmış akıllı telefonları yenileyerek yeniden piyasaya sunuyor ve döngüsel ekonomiye katkı sağlıyor. Eski cihazlar TSE onaylı BTK denetimli merkezlerde yenileniyor Türkiye’de her yıl yaklaşık 6 milyon ikinci el telefon el değiştiriyor. Tüketicilerin güvenilir, garantili, uygun fiyatlı cihaza olan ihtiyacı, bu segmentin büyümesini tetikliyor. Yenilenmiş telefon pazarının ise önümüzdeki iki yıl boyunca yıllık yüzde 15-20 bandında büyümesi bekleniyor. Bu büyüme trendine paralel şekilde operasyonlarını genişleten marka, eski cihazları TSE onaylı, BTK denetimli merkezlerde yenileterek 12 ay garantili şekilde satışa sunuyor. Adet bazlı büyümede yüzde 100 artış Son teknolojiyi hem erişilebilir hem de sürdürülebilir kılan bu hizmete tüketicilerin de ilgisi hızla artıyor. Nisan 2025’te aylık ortalama satış adedine göre yüzde 100 büyüyerek satış hacmini genişleten MediaMarkt Türkiye, her ay büyüme trendini sürdürüyor. Markanın satış verilerine göre yenilenmiş telefonların en çok satıldığı iller Kayseri, Bursa, Ankara, Adana ve Sakarya olarak sıralanıyor. 200 bin cihaz döngüsel ekonomiye kazandırıldı MediaMarkt Türkiye’nin sürdürülebilir ürün yaşam döngüsü stratejisi; ürün kiralama, eskisini getir yenisini götür, onarım ve yenilenmiş ürünler olmak üzere dört bacaktan oluşuyor. Sürdürülebilir ürünleri tüketiciyle buluşturarak kullanım ömrünü uzatan marka, bugüne dek 200 bin kullanılmış cihazı geri alarak yaklaşık 37 bin yenilenmiş cihazı yeniden tüketicilerle buluşturdu.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 10:58
Eti Gübre, Growtech Antalya 2025’te sürdürülebilir tarımın geleceğini tanıttı
Cengiz Holding grup şirketlerinden Eti Bakır’ın gübre üretim markası Eti Gübre, 18-21 Kasım 2025 tarihleri arasında Antalya Anfaş Fuar Merkezi’nde düzenlenen Growtech Antalya Uluslararası Tarım Fuarı’na katılarak, döngüsel üretim anlayışına dayalı sürdürülebilir tarım vizyonunu sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Eti Bakır’ın gübre üretim markası Eti Gübre, dünyanın en kapsamlı tarım fuarlarından biri olarak kabul edilen Growtech Antalya’da yerini aldı. Bu yıl da modern tarım teknolojileri, sera sistemleri, tohum ve gübre inovasyonlarıyla tarım sektörünün kalbinin attığı buluşma noktası olan fuarda Eti Gübre, ziyaretçilerine yerli kaynaklarla üretilen yüksek verimli gübre çözümlerini ve çevreci üretim teknolojilerini tanıttı. Güçlü üretim altyapısıyla sürdürülebilir büyüme Eti Gübre, Mardin ve Samsun’daki entegre tesislerinde, toplam 800 bin ton DAP ve 1 milyon 400 bin ton DAP eşleniği kompoze gübre üretim kapasitesiyle Türkiye’nin gübre arz güvenliğine katkı sağlıyor. Kendi bünyesinde ürettiği Amonyak, Sülfürik Asit ve Fosforik Asit gibi ara mamuller sayesinde dışa bağımlılığı azaltan şirket, sektörde rekabetçi ve sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturuyor. Bu sayede hem Türkiye’nin gübre tedarik zincirinde istikrar hem de Türk çiftçisinin uygun fiyatlı gübreye ulaşması sağlanıyor, tarımsal üretimin geleceği için çevre dostu bir değer zinciri kuruluyor. "Tarımın geleceğini sürdürülebilir çözümlerle destekliyoruz" Eti Gübre Satış ve Pazarlama Direktörü Kürşat Akın, fuarda yaptığı değerlendirmede, "Growtech Antalya, tarım sektörünün geleceğini şekillendiren yeniliklerin bir arada görülebildiği, uluslararası ölçekte çok değerli bir platform. Eti Gübre olarak biz de bu fuarda, ülkemizin bereketli topraklarında üretimin devamlılığını destekleyen yenilikçi çözümlerimizi tanıtma fırsatı bulduk. Tarımsal üretimde verimliliği artırmanın yolu, doğal kaynakları koruyarak sürdürülebilir bir üretim modeli geliştirmekten geçiyor. Biz doğadan aldığımızı yeniden doğaya kazandırıyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda, gübre üretiminde kullandığımız ara mamullerin yine gübre üretiminin hammaddesi olarak değerlendirilmesiyle sıfır atık hedeflerimize de önemli bir katkı sağlıyoruz. Geleceğin tarımını şekillendirecek inovatif gübre teknolojilerine ve yerli kaynaklara yatırım yapmayı sürdüreceğiz" ifadelerinde bulundu.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 10:47
Bilişim sektörü BTSO Akademi’de geleceğin kodlarını yazdı
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), üyelerini teknolojideki hızlı dönüşüme hazırlamak amacıyla BTSO Akademi kapsamında gerçekleştirdiği eğitim ve gelişim programlarına bir yenisini daha ekledi. BTSO Bilgi İşlem ve Otomasyon Teknolojileri Konseyi tarafından düzenlenen "Bilişim Sektöründe Geleceği Kodla: Global Başarı ve Finansal Dönüşüm" programı, bilişim sektörünün güncel eğilimlerini katılımcılarla buluşturdu. BTSO Akademi çatısı altında hayata geçirilen program; yazılım teknolojileri, veri yönetimi, yeni nesil yatırım modelleri ve küresel teknolojik gelişmeler gibi alanlarda kapsamlı bilgiler sunarak katılımcıların sektördeki değişimi yakından takip etmelerine imkân sağladı. BTSO Hizmet Binası’nda düzenlenen toplantıya BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Bilgi İşlem ve Otomasyon Teknolojileri Konseyi Başkanı Osman Akın, Konsey Başkan Yardımcısı İdris Doğrul, konsey üyeleri ve sektör temsilcileri katıldı. Katılımcılar, alanında uzman isimlerin aktardığı içeriklerle hem işletmelerinde kullanabilecekleri yeni bakış açıları edindi hem de dijital dönüşüm süreçlerine yönelik önemli kazanımlar elde etti. BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz dijital dönüşümün tüm sektörler açısından belirleyici hâle geldiğini ifade ederek, "Artık teknoloji, üretim süreçlerinin destekleyici bir unsuru olmaktan çıkıp; geleceğin ticaretini, finans sistemlerini, tedarik zincirlerini ve kentlerin gelişim dinamiklerini belirleyen temel bir güç hâline geldi. Dolayısıyla "geleceği kodlamak", yeni dünyanın ihtiyaç duyduğu dijital yetkinlikleri kazandırmak kadar, bu yetkinlikleri stratejik bir vizyona dönüştürmek anlamına geliyor. Önümüzdeki on yıl içinde küresel ekonomide oluşacak toplam değerin yaklaşık yüzde 70’inin dijital dönüşüm temelli olması öngörülüyor. Bu tablo, teknoloji üreticilerinden KOBİ’lere, inovatif girişimlerden geleneksel sektörlerde faaliyet gösteren tüm işletmelere kadar geniş bir alanda yeni fırsatlar bir süreci işaret ediyor." dedi. Yeni nesil üretim süreçlerindeki değişimi yakalayamayan şehirlerin çağın gerisinde kalacağının altını çizen Hakan Batmaz, "Ürün kadar verinin, makine kadar algoritmanın, sermaye kadar yazılım kabiliyetinin öne çıktığı bir dönemdeyiz. Rekabet artık teknolojiyi geliştirme, süreçleri dijitalleştirme ve tüm bu birikimi uluslararası pazara taşıma becerisiyle şekilleniyor. Bu nedenle geleceği kodlamak; tek başına yazılım üretmek değil, dijital dönüşümü kurum kültürünün bir parçası hâline getirmek, iş gücünü dönüştürmek, yatırım modellerini yeniden tasarlamak ve kentlerin gelişimine teknoloji eksenli bir yön vermek demektir." açıklamasında bulundu. Başta TEKNOSAB olmak üzere BUTEKOM, GUHEM, Bursa Model Fabrika ve BUTGEM gibi dev projelerle Bursa’da güçlü bir dönüşüm hamlesi başlattıklarını belirten Hakan Batmaz, şöyle devam etti: "Ayrıca bugün olduğu gibi iş dünyamız için adeta butik bir üniversite platformu olan BTSO Akademiyle de özellikle yönetici kadrolarımızın gelişimi açısından önemli bir boşluğu dolduruyoruz. Bursa’nın köklü üretim kültürünü bilişim teknolojileriyle bir araya getirdiğimizde, şehrimizin hem ülkemizde hem de uluslararası ölçekte yenilik üreten merkezlerden biri hâline geleceğine inanıyorum." Bilgi İşlem ve Otomasyon Teknolojileri Konseyi Başkanı Osman Akın da Bursa’nın üretim gücünün bilgi teknolojileriyle desteklenmesi gerektiğini belirterek, "Bursa, 17 organize sanayi bölgesiyle dünyanın sayılı üretim merkezlerinden biri. Veri merkezleri yeni üretim tesisleri olarak tanımlanıyor. Yazılım üreticileri ve veri merkezleriyle yeni nesil üretim modellerinin sanayiye entegre edilmesi gerekiyor. BUTEKOM bünyesinde bir yapay zekâ merkezi kurulmasına yönelik çalışmalarımız sürüyor. Bursa’nın yazılım ve veri merkezi alanında bölgesel bir üs hâline gelmesi hedefliyoruz." ifadesini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından program kapsamında planlanan oturumlara geçildi. İlk oturumunda Teknoloji ve İş Stratejisti Refik Tuncer, "Global Pazarda Teknoloji Satmak ve Yatırımcı Ekosistemi" başlıklı sunumunda, teknoloji ihracatı, yatırım süreçleri ve küresel rekabet kriterlerine ilişkin bilgiler paylaştı. Konsey Başkanı Osman Akın moderatörlüğünde düzenlenen "Yeni Nesil Yatırım Modelleri ve Start-Up Hukuku" başlıklı ikinci oturumda ise Cengiz Aydemir ve Esra Aydın Ekici, girişimcilik ekosisteminde karşılaşılan hukuki çerçeveler ile yeni nesil yatırım modellerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 10:20
İmalat sanayi kapasite kullanım oranı Kasım ayında arttı
İmalat sanayi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış Kapasite Kullanım Oranı (KKO-MA), bir önceki aya göre 0,1 puan artarak yüzde 74,1 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Kasım ayı İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı (KKO) verisini açıkladı. İmalat sanayinde faaliyet gösteren 1791 iş yeri tarafından İktisadi Yönelim Anketi’ne verilen yanıtlar toplulaştırılarak değerlendirildi. İmalat sanayi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış Kapasite Kullanım Oranı (KKO-MA), bir önceki aya göre 0,1 puan artarak yüzde 74,1 seviyesinde gerçekleşti. Mevsimsel etkilerden arındırılmamış Kapasite Kullanım Oranı (KKO), bir önceki aya göre 0,2 puan artarak yüzde 74,4 seviyesinde gerçekleşti.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 10:15
Reel Kesim Güven Endeksi Kasım ayında 1,2 puan arttı
Kasım ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya göre 1,2 puan artarak 103,2 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Kasım ayı İktisadi Yönelim İstatistikleri ve Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) verilerini paylaştı. İktisadi Yönelim Anketi sonuçları, imalat sanayinde faaliyet gösteren 1791 iş yerinin yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi. 2025 yılı Kasım ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya göre 1,2 puan artarak 103,2 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, mevcut toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki üretim hacmi ve gelecek üç aydaki toplam istihdama ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, mevcut mamul mal stoku, genel gidişat ve sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi. Mevsimsellikten arındırılmamış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) bir önceki aya göre değişmeyerek 100,8 seviyesinde gerçekleşti. Son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacminde ve ihracat sipariş miktarında artış bildirenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre güçlendiği, iç piyasa sipariş miktarında azalış bildirenler lehine olan seyrin artış bildirenler lehine döndüğü görüldü. Mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya göre zayıfladığı görüldü. Mevcut mamul mal stokları seviyesinin mevsim normallerinin altında olduğunu bildirenler lehine olan seyrin ise mevsim normallerinin üstünde olduğunu bildirenler lehine döndüğü gözlendi. Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi ve iç piyasa sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre zayıfladığı, ihracat sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyrin ise güçlendiği görüldü. Gelecek üç aydaki istihdama ilişkin azalış yönlü beklentiler ile gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin artış yönlü beklentilerin zayıfladığı gözlendi. Ortalama birim maliyetlerde, gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin güçlendiği, son üç ayda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin zayıfladığı görüldü. Gelecek üç aydaki satış fiyatına ilişkin artış yönlü beklentilerin ise güçlendiği gözlendi. Gelecek on iki aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak yüzde 33,5 seviyesinde gerçekleşti. İçinde bulunduğu sanayi dalındaki genel gidişat konusunda, bir önceki aya kıyasla daha kötümser olduğunu belirtenler lehine olan seyrin güçlendiği görüldü.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 10:07
Güven endeksleri arttı
Güven endeksi hizmet sektöründe yüzde 1,0 arttı, perakende ticaret sektöründe yüzde 0,9 arttı, inşaat sektöründe yüzde 1,5 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kasım ayı Hizmet, Perakende Ticaret ve İnşaat Güven Endeksleri verisini açıkladı. Buna göre, Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Kasım ayında bir önceki aya göre; hizmet sektöründe yüzde 1,0 oranında artarak 111,8 değerini, perakende ticaret sektöründe yüzde 0,9 oranında artarak 114,2 değerini ve inşaat sektöründe yüzde 1,5 oranında artarak 84,9 değerini aldı.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 09:58
Şap yüzünden beside yüzde 30 kayıp tahmin ediliyor
Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Başkanı Müslüm Doğru, şap hastalığı yüzünden beside yüzde 30, süt sığırlarında ise yüzde 15-20 kayıp tahmin ettiklerini belirterek, şu anda ülkede sıkıntı olduğunu, kesime giden hayvanın azaldığını vurgulayarak "Et fiyatları yükselecek" dedi. Bursa İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğinin 22 Kasım fiyatlarına göre, 400 kilogram ve üzerindeki holstein cinsi danaların kesim ücretleri 30 lira artarak 490 liraya çıktı. Bütün holstein cinsi danalarda kesim ücretleri 30 lira artarak, 250 ve altı kilogramda olanlar için 390 liraya, 251-350 kilogram arasındakilerde 440 liraya ve 351-400 kilo arasındakilerde ise 470 liraya çıktı. Diğer dana ırklarında da 30 liralık bir artış yaşandı ve kesim fiyatları 250 ve altındakilerden 400 kilogram ve üzerindekilere kadar 420 ile 520 liraya çıktı. İnek kesim fiyatlarında da kilogram başına 30 liralık artışla 350 ila 440 lira arasında fiyatlara çıktı. Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Başkanı Müslüm Doğru, şap hastalığının ülkede derin yaralar açtığını ve bıraktığı hasarın etkisinin çok süreceğini söyledi. Türkiye’de şap hastalığının girmediği şehir olmadığına dikkati çeken Doğru, "En çok besi çiftçliklerinden hayvanlar kesime gitti. 250-300 kilogram hatta 200 kilogram karkas veren hayvanlar bile erkenden kesildi." dedi. Besi çiftliklerinde süt sığırcılığı yapılanlara oranla daha çok hayvanın kaybedildiğini dile getiren Doğru, şöyle konuştu: "İnekler damızlık olduğu için hemen gitmez, mücadele edersiniz ama ayağı kötü olmuş, memeleri sağılmaz olmuş hayvanlar kesime gitti. Aşıyı geç yapanlar daha çok zarar gördü. Aşı çalıştı; aşı yaptıranlar az hasarla atlattı. Birinci şap aşısını yaptırdığınız zaman bir süresi var. 21 gün geçince ikinciyi yaptıracaksınız. ikinci aşı yaptırıldıktan sonraki 42’nci günde yüzde 80-85 koruma sağlıyor. Uyarılar ve açıklamalar yaptık. Aşı yaptırılmasını istedik, aşı yaptıranlar oldu yaptırmayanlar oldu. ’Aşı yaptırdım hastalandı’ diyenler oldu. 2 aşı yaptırdıktan sonra şapın girdiği çiftlikler var ama az hasarla atlattılar." Şapın etkisi 6 Şubat depremi gibi olacak Doğru, şapa yakalanan hayvanın aşılı olmasının yanında beslenmesinin ve diğer güç verecek etkenlerinin de iyi olmasının önemine işaret etti. Şap hastalığının bazı çiftliklerde "yıkım" oluşturduğuna dikkati çeken Doğru, şunları söyledi: "Pandemi benzetmesi çok doğru ama oluşturduğu etki 6 Şubat depremi gibi olacak. 6 Şubat depremi kaç yıl oldu halen acısını çekiyoruz. Şapın da etkisi sürecek, acısını uzunca süre çekeceğiz. Sadece et verimi değil süt verimi de düşüyor. Şapa yakalandığı zamanki verimi aynı laktasyon içinde bulamazsınız. Bir hayvanın gebe kalıp doğum yapması lazım ki aynı verimi yakalasın." Şap hastalığının döl verimini de etkilediğini vurgulayan Doğru, "Hayvanlar gebe kalmıyor. Öyle bir hastalık ki içerde de hasar bırakıyor. Gebe kalmaması ne demek? Hayvanın verimi düşük ve doğması gereken buzağıların doğmayacak olması demek ve bizi kötü zamanlar bekliyor." dedi. "Beside yüzde 30, süt sığırında yüzde 15-20 kayıp tahmin ediliyor" Doğru, şap hastalığının Türkiye’nin her yerinde görüldüğünü, girmediği şehir bulunmadığını belirterek, "Bundan ders çıkarmamız gerekiyor. Bu ne ilkti ne son olacak. Çünkü gerçekten kovid pandemisi gibi oldu ülkede girmedği şehir kalmadı. Beside yüzde 30, süt sığırlarında ise yüzde 15-20 kayıp tahmin ediyoruz. Bunlar çok ciddi oranlar. Hızlıca kesime gittiği dönemde et fiyatlarının yükselmesi durdu. Arz fazlalığı fiyatları sabit tuttu." diye konuştu. Şu anda kesime giden hayvanın azaldığını belirten Doğru, şunları kaydetti: "Normalde bu aylarda kesime gelecek hayvanlar önceden kesime gitti. Şu anda dana sıkıntısı var. Kırmızı ette bizi ne bekliyor? Fiyatların yükselmesi gayet doğal kabul edilmesi lazım. Saece Türkiye’de değil ABD’de etçil hayvan çok var. Çevresinde üretici ülkeler bulunuyor. Buna rağmen tarihinde görülmemiş şekilde et fiyatları yükseliyor. Bizde de yükselecek. Bunun önüne geçmek çok zor gibi. Bunu ithalatta önleyecekseniz palyatif çözüm olur. Palyatif çözüm hayvancılığı öldürür. Et ve süt fiytlarını baskılamayı bırakırsak bir süre tüketici sıkıntı çekecek ama üretici üretimden vazgeçmeyecek biraz olsun para kazanmaya başlayacak içindeki umut yeşerecek."
24 Kasım 2025 Pazartesi - 09:30
Denizi olmayan Malatya’da balık ihracatı
Malatya’da Karakaya Baraj Gölü’nde avlanan balıklar Diyarbakır üzerinden Ortadoğu ülkelerine ihraç ediliyor. Battalgazi ilçesi Kırkgöz Sahil Park Hasırcılar mevkiinde bulunan Karakaya Baraj Gölü’nde faaliyet gösteren yaklaşık 30 tekne günlük 1,5 ila 2 ton arasında çeşitli türlerde balık avlıyor. Avlanan balıklar kooperatif aracılığıyla Diyarbakır’a gönderilirken buradan da Ortadoğu ülkelerine ihraç ediliyor. Bölgede uzun yıllardır balıkçılık yapan Mehmet Çetin başta sazan olmak üzere farklı türlerde balık avladıklarını belirtti. Çetin sazan balığının kilogramının 80 TL’den işlem gördüğünü ifade ederek "Avladığımız balıkları Diyarbakır üzerinden ihracata gönderiyoruz" dedi. Balıkçı Bekir Aslan ise geçim kaynaklarının balıkçılık olduğunu kaydederek artan girdi maliyetlerine rağmen avlanmaya devam ettiklerini söyledi. Aslan özellikle kış aylarında balıkçılığın oldukça zorlaştığını belirtti. Bir diğer balıkçı Batuhan Özfırat da balıkçılık dışında başka bir işle uğraşmadıklarını ifade ederek "Balık fiyatları uygun ancak elde ettiğimiz kazanç beklentilerimizin altında kalıyor" diye konuştu
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder