Son Dakika
|
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı
Bursa’da tekmeli sopalı kavga
Endonezya'da tren kazası: 14 ölü, 84 yaralı
Yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 81 şüpheli adliyeye sevk edildi
Sahte vekâletle 770 milyon liralık vurguna suçüstü
Almanya: "BM'nin yenilenmesi gerekmektedir"
Arnavutköy sahilinde erkek cesedi bulundu
Ayasofya’da dev restorasyonda kritik aşama: Kubbe kapatılıyor
Kene kabusu geri döndü, 21 yaşındaki genç hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Ederson, PFDK’ya sevk edildi
Trump’tan Merz’e: "Ne hakkında konuştuğunu bilmiyor"
Bulgaristan İçişleri Bakanı Emil Dachev Selimiye Camii’ne hayran kaldı
ABD’den İran’ın "gölge bankacılık" sistemine yaptırım
Dışişleri Bakanı Fidan, Hırvat mevkidaşı Grlic-Radman ile bir araya geldi
Bakan Çiftçi: "Madenci eyleminin sağduyu ve ve nezaket içinde sona ermesi anlamlı bir tablo ortaya koymuştur"
Okul saldırısında hayatını kaybeden Belinay’ın babası konuştu
EKONOMİ
Bakan Bolat, Bursa’da iş adamlarıyla bir araya geldi
28 Nisan 2026 Salı - 23:02:10
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Nisan ayı meclis toplantısında iş adamlarıyla bir araya geldi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Nisan ayı meclis toplantısı BTSO Ana Hizmet Binası’nda Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, meclis üyeleri, sanayici ve iş adamlarının katılımıyla gerçekleşti. Bursa’nın ekonomisine yön veren sanayicilere ve iş adamlarına seslenen Bolat, "Bursa, üretim gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biridir. Tarım, turizm, ticaret, teknoloji ve sanayiyi bir arada barındıran nadir şehirlerimizden biridir. Bu yönüyle ülke ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır" dedi. Türkiye’nin stratejik konumuna dikkat çeken Bolat, "Ülkemiz, bulunduğu coğrafyada güvenilir bir liman, üretim ve lojistik merkezi olarak öne çıkmaktadır. Özellikle küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar Türkiye’nin önemini daha da artırmıştır. Küresel zorluklara rağmen Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor. Önümüzdeki dönemde jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte daha güçlü bir büyüme süreci yaşayacağımıza inanıyoruz. Enflasyonla mücadelede önemli mesafe kat edildi. Enflasyon oranını yüzde 80’lerin üzerinden yüzde 30 bandına indirmeyi başardık. Ancak finansmana erişim ve maliyetler konusunda çalışmalarımız devam ediyor" diye konuştu. İhracatçılara yönelik desteklerin sürdüğünü ifade eden Bolat, "Amacımız üretimi, istihdamı ve ihracatı daha da güçlendirmektir. Bursa’nın ihracatı geçen yıl yaklaşık yüzde 10 artarak 20 milyar dolara ulaştı. Bu yıl da artış eğiliminin devam ettiğini görüyoruz" şeklinde konuştu. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay ise, "Türkiye’nin sahadaki caydırıcı askeri varlığı ve siyasi iradesiyle, bu zorlu coğrafyada oyun kurucu bir güç olduğunu tüm dünyaya ilan etmiştir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yükselen bu kararlı duruş, Türkiye’yi bölgesel bir aktör olmaktan çıkarıp küresel sistemin merkezine yerleştirmiştir. Bu stratejik çerçevede, Ticaret Bakanlığımızın liderliğinizde yürüttüğü çalışmalar; sahadaki siyasi ve askeri kazanımlarımızı kalıcı bir ekonomik yapıya kavuşturmak adına çok önemli bir temel teşkil etmektedir. Özellikle Irak ile hayata geçirilen Kalkınma Yolu Projesi, Ukrayna’nın yeniden inşa sürecinde Türk müteahhitlik sektörüne açılan kapılar ve komşularımızla artan ticaret hacmi, bu vizyonun sahadaki en somut yansımalarıdır. Zorlu küresel tabloya rağmen sergilediğimiz direnç ve performans hepimiz için büyük bir övünç kaynağıdır. Geçtiğimiz yıl ekonomimiz yüzde 3,6 oranında büyüme yakalarken; mal ve hizmet ihracatında ise 396 milyar dolarlık rekor performans yakaladık. Bursa iş dünyası olarak bizler de bu tarihi yükselişin en güçlü parçalarından biriyiz" dedi. Burkay, "20 milyar doların üzerindeki ihracatımız ve 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmimizle, ülkemizin küresel rekabet gücünün sürükleyici gücü konumundayız. Ürettiğimiz mal ve hizmeti dünyanın 200’den fazla ülkesine ve gümrük bölgesine taşırken, 120’den fazla ülkeyi ardımızda bırakan bir ihracat performansına sahibiz. Üstelik bunu; yüksek enflasyon, finansmana erişim zorlukları ve küresel ticarette artan korumacılığa rağmen başardık. Rekor ihracat rakamlarımızın arkasında firmalarımızın azmi kadar, Ticaret Bakanlığı’nın da sağladığı desteklerin de büyük payı var. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak, ’kendine inan, ülkene güven’ anlayışıyla üretim ve ihracat ekosistemimizi dünya pazarlarına açıyoruz" diye konuştu.
28 Nisan 2026 Salı - 20:51
Zafer Kalkınma Ajansının yönetim kurulu toplantısı Uşak’ta yapıldı
Zafer Kalkınma Ajansı’nın yönetim kurulu toplantısı Uşak’ta gerçekleştirildi. Zafer Kalkınma Ajansı’nın yönetim Kurulu Toplantısı Kütahya Valisi ve Zafer Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Musa Işın başkanlığında Uşak’ta gerçekleştirildi. Toplantıya, Kütahya Valisi ve Zafer Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Musa Işın, Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş, Uşak Valisi Serdar Kartal, Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, Uşak Belediye Başkan Vekili Hatice Terekeci Özkan, Kütahya İl Genel Meclisi Başkanı Muammer Özcura, Uşak İl Genel Meclisi Başkanı Aynur Yurtsever, Afyonkarahisar İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Siper, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hüsnü Serteser, Uşak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Selim Kandemir ve Zafer Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Kutlu Eser katıldı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Yönetim Kurulu Başkanı Musa Işın; "Cam ve Plastik Geri Dönüşüm Araştırma Sonuçları, bölgemizin yeşil dönüşüm vizyonu için kritik bir çalışmadır. Atıkları bir çöp değil sanayimiz için değerli bir ham madde ve enerji kaynağı olarak görmeliyiz. Bu araştırma, döngüsel ekonomi modeline geçişte tesislerimizin kapasite artışından yerel yönetimlerimizin stratejilerine kadar farklı alanlarda çeşitli öneriler sunacaktır." dedi. KOBİ’lere faizsiz kredi desteğiyle yeşil dönüşümü hızlandırmayı hedeflediklerini dile getiren Işın; "En stratejik adımlarımızdan biri olarak, 25 Mart’ta ilan ettiğimiz 315 Milyon TL bütçeli SoGreen Projesi ile imalat ve turizm sektöründeki KOBİ’lerimize can suyu olacak büyük bir finansman desteği başlattık. 7,5 Milyon TL üst limitli ve faizsiz bu kredi desteği, bölgemizin yeşil dönüşümüne ivme kazandıracaktır. Sosyal kapsayıcılığı merkeze alan bu programla mayıs ayındaki başvuru süreci sonrasında yatırımların hızla hayata geçmesini bekliyoruz." dedi. Konuşmanın ardından toplantı basına kapalı devam etti.
28 Nisan 2026 Salı - 19:52
Aydın Sanayi Odası Başkanı Maraş rengini açıkladı: Mavi liste ile seçime giriyoruz
Aydın Sanayi Odası’nın müşterek komite toplantısı oda salonunda yapılan programla gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Aydın Sanayi Odası Başkanı Gökhan Maraş, göreve devam edeceklerini ve önümüzdeki aylarda yapılacak seçime mavi renkle gireceklerini açıkladı. Geçtiğimiz hafta Çin’e yapılan ve katılımcı firmaların tamamının masrafının Ticaret Bakanlığı tarafından karşılanan Uluslararası Rekabeti Geliştirme (URGE) projesine katılan sanayicilerin de katıldığı toplantıda, katılımcılar Çin’deki kazanımlarından söz ederek projenin gerçekleştirilmesinde emeği geçenlere teşekkür ettiler. Toplantı sonunda gündem dışı konuşarak yeni dönem için adaylığını açıklayan Aydın Sanayi Odası Başkanı Gökhan Maraş göreve devam edeceklerini belirterek "Yııl sonuna doğru yapılması planlanan AYSO olağan seçimlerinde mavi liste ile seçime gireceğiz. Rengimiz mavi olacak" diyerek adaylığını açıklamış oldu.
28 Nisan 2026 Salı - 19:44
Başkan Gülsoy: "Dünya ekonomisindeki bu devasa dalgalanmalar ülkemizi ve her bir sanayicimizi etkiliyor"
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Nisan Ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmasında, "Dünya ekonomisindeki bu devasa dalgalanmalar ülkemizi ve her bir sanayicimizi etkiliyor" dedi. KTO Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantıya, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, yönetim kurulu üyeleri ve oda üyeleri katıldı. Küresel ekonominin çağın en büyük sınavlarından birini verdiğini söyleyen Başkan Gülsoy, "İçinde bulunduğumuz dönemde küresel ekonomi, belki de modern çağın en çetin sınavlarından birini veriyor. Artık öyle bir noktadayız ki; bir iş insanı olarak sabah uyandığınızda sadece döviz kurlarına, enflasyon verilerine veya merkez bankalarının faiz kararlarına bakmanız ne yazık ki yetmiyor. Bugün artık haritayı önümüze açıp, jeopolitik dengeleri de titizlikle analiz etmek ve dünyadaki güç savaşlarını yakından izlemek zorundayız. Özellikle Orta Doğu’da aylardır süren ve hepimizi kaygılandıran gerginlik, bizlere bir gerçeği çok sert ve çıplak bir şekilde hatırlattı: Huzurun olmadığı yerde, hesap da tutmuyor. Küresel ölçekte yaşanan bu tür gelişmeler, ekonomideki belirsizliği maalesef daha da derinleştiriyor. Şunu net bir şekilde ifade etmeliyim ki; bugün dünya ekonomisinin önündeki en büyük engel ’belirsizliktir.’ Küresel ölçekte karar alıcılar dahi ertesi gün neyle karşılaşacaklarını öngörmekte zorlanıyor. Bu öngörülemezlik durumu sadece siyaseti değil, sermaye hareketlerinden tedarik zincirlerine kadar tüm piyasaları doğrudan ve derinden etkiliyor. Ortadoğu’da yaşanan sıcak gelişmeler ve devam eden ateşkes süreçleri, piyasalar tarafından son derece temkinli bir şekilde takip ediliyor. Özellikle petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar; enflasyon rakamları ve üretim maliyetlerimiz üzerinde en belirleyici unsur olmaya devam ediyor. Petrolün 100 dolar seviyesinin üzerine çıkması, tüm maliyet zincirimizi kırarak enflasyonu tetiklerken; bu seviyenin altında kalması küresel ekonomiye bir nebze olsun nefes aldıracaktır. Ancak mesele sadece matematiksel bir veri meselesi değildir. Rakamların bu denli savrulmasının ardında yatan asıl neden; küresel sistemin koruyucusu olduğunu iddia eden ABD gibi güçlerin, uluslararası kural ve kaideleri hiçe sayan keyfi tavırlarıdır. Bu tavırlar, maalesef uluslararası ticaretin güven zeminini yerle bir etmiştir. Artık karşımızda hukukun üstünlüğüyle işleyen bir piyasa değil; ’güçlü olanın kuralı o an yazdığı’, jeopolitik çıkarlar uğruna küresel refahın feda edildiği kaotik bir düzen vardır. Öte yandan, çoğumuz enerji krizini sadece ’akaryakıt zammı’ ya da ’ısınma maliyeti’ olarak görüyoruz. Oysa bu kriz, kullandığımız yapay zekayı ve içinde bulunduğumuz dijital dünyayı da doğrudan vuruyor. Bugün devasa veri merkezleri o kadar yüksek enerji tüketiyor ki, enerji fiyatlarındaki her artış dijital işlem maliyetlerimizi de sessizce yukarı çekiyor. Yani kriz sadece fabrikamızdaki çarkları değil, cebimizdeki telefonun işlem gücünü dahi derinden etkiliyor. Bölgesel gerginlikler; mutfağımızdaki enerji maliyetinden, finansal varlıklarımıza kadar hayatın her alanına sirayet etmiş durumdadır" dedi. Başkan Gülsoy, savaşların bitmediğini sadece duraksadığını söyleyerek, "Peki, bu devasa küresel dalgalanma Türkiye’ye nasıl yansıyor? Bugün yaşananlar bize şunu açıkça gösteriyor: Savaşlar bitmiş değil, sadece duraksamış durumda. Enflasyon ise henüz tamamen kontrol altına alınmış değil; şu an yaşadığımız sadece geçici bir dengelenme sürecidir. Bu nedenle hem küresel hem de ulusal ölçekte gelişmeleri büyük bir dikkatle takip etmeli, her türlü senaryoya karşı hazırlıklı olmalıyız. Enerji ithalatçısı bir ülke olarak, küresel petrol ve gaz fiyatlarındaki her kuruşluk artış; dış ticaret dengemizi ve enflasyonla mücadelemizi doğrudan zorlaştırıyor. Ancak Türkiye, bu süreci sadece kenardan izleyen değil, aktif şekilde ’yöneten’ bir aktör olmak zorundadır. Sahip olduğumuz esneklik ve stratejik avantajlara odaklanmalıyız. Türkiye ekonomisi tam 22 çeyrektir aralıksız büyüyor; kuşkusuz bu önemli bir başarıdır. Ancak 2026 yılında bu ivmeyi sürdürmek çok daha büyük bir çaba gerektiriyor. Bölgedeki savaş ve gerginlikler, büyüme yolumuzu ciddi anlamda ’engebeli’ hale getirmiştir. Bu yılki büyümenin kalıcılığı; tamamen krizlerin süresine ve bizim dış şoklara vereceğimiz tepkiye bağlıdır. Bu fırtınayı hasarsız atlatmanın tek yolu; gerçekçi bir ekonomi yönetimidir. Küresel türbülansın etkilerini asgariye indirmek için; sıkı para politikasının kararlılıkla sürdürülmesi ve mali disiplinden asla taviz verilmemesi, dış dünyaya karşı güvenilirliğimizin en büyük teminatıdır. Riskler büyük olsa da elimizde çok güçlü enstrümanlar var. Dünya enerji yolları krizlerle boğuşurken Türkiye; boru hatları ve lojistik altyapısıyla ’güvenli liman’ ve ’enerji merkezi’ olma vizyonunu her zamankinden daha güçlü bir şekilde ortaya koymalıdır. Aynı şekilde savunma sanayiimiz de artık sadece bir güvenlik meselesi değil; yüksek teknoloji üreten ve ihraç eden devasa bir ekonomik güce dönüşmüştür. Bu sektör, Türkiye’ye küresel masada çok stratejik bir ’diplomatik kaldıraç’ ve ciddi bir döviz girdisi sağlamaktadır. Bununla birlikte, Uzak Doğu’dan gelen lojistik hatlarının riskli hale gelmesi, Avrupalı dev markalar için ülkemizi vazgeçilmez bir merkez kılmaktadır. Lojistikte yaşanan aksamalar, birçok sektörde Türkiye’yi Avrupa’nın en büyük ve en hızlı üretim alternatifi haline getirebilir. Şunu bir kez daha hatırlatmak isterim: Enerji fiyatlarındaki artışın sadece ulaşım ve ısınma maliyetlerimizi etkilediğini düşünmek büyük bir yanılgı olur. Bu kriz aslında dijital dünyayı ve geleceği de derinden sarsıyor. Bugün devasa veri merkezlerinin yıllık enerji tüketimi, bazı orta ölçekli ülkelerin toplam tüketimini aşmış durumdadır. Bu yüzden enerji güvenliği, aynı zamanda dijital güvenliğimiz ve teknolojik geleceğimiz demektir" ifadelerini kullandı. Ekonomideki dalgalanmaların hem Türkiye’yi hem de her iş insanını doğrudan etkilediğini söyleyen Ömer Gülsoy, "Dünya ekonomisindeki bu devasa dalgalanmalar, kuşkusuz ülkemizi ve her bir sanayicimizi doğrudan etkiliyor. Ancak bu noktada bir gerçeğin altını özellikle çizmek istiyorum: Bizim sanayicimiz, bu zorlu süreçte gerçekten büyük bir direnç ve feraset gösteriyor. Küresel ticaretin zayıfladığı, belirsizliklerin her geçen gün derinleştiği böylesine bir fırtınalı ortamda; çarkları döndüren her tesis, yapılan her üretim ve gerçekleştirilen her kuruşluk ihracat, ülkemiz ekonomisinin en büyük, en sağlam kalesidir. İş dünyamızın temsilcileri olan sizler, sadece ticaret yapmıyor; aynı zamanda bu ülkenin ekonomik bağımsızlığı için birer nefer gibi sahada mücadele ediyorsunuz. Bu zorlu süreçte reel sektörü, yani üreten elleri destekleyecek her adım, hayata geçirilecek her kolaylaştırıcı düzenleme hayati derecede kıymetlidir. Bizler de Odamız olarak, bu mücadelenizde her zaman yanınızda olmaya, sesinizi gür bir şekilde duyurmaya ve üretimin önündeki engelleri kaldırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Tam da bu noktada; geçtiğimiz Cuma günü Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı" ve beraberinde gelen yeni vergi düzenlemeleri, iş dünyamızda çok güçlü bir yankı uyandırmış, adeta yeni bir şahlanış döneminin müjdecisi olmuştur. Bildiğiniz üzere biz iş dünyası temsilcilerinin en büyük arzusu; öngörülebilir bir ekonomi, üretim üzerindeki yüklerin hafifletilmesi ve küresel rekabette elimizi güçlendirecek teşviklerdir. Cumhurbaşkanımızın açıkladığı bu program; imalatçımızdan ihracatçımıza, teknoloji odaklı girişimlerimizden dev sanayi tesislerimize kadar hepimizi kapsayan, üretim odaklı bir vizyonu ortaya koymaktadır. Bu tarihi adımı esasen üç temel boyutta değerlendirmek gerekiyor. Birincisi, doğrudan yatırım çekmek için atılan radikal adımlardır. İstanbul Finans Merkezi’ni odak noktasına alan bu düzenlemeyle; küresel şirketler bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye getirip İstanbul Finans Merkezi’nde açarlarsa, yurt dışı kazançlarında 20 yıl boyunca tam vergi muafiyeti sağlayabilecekler. Ayrıca "Tek Durak" sistemiyle bürokrasinin tek merkezde toplanması, yabancı yatırımcı için en büyük engel olan zaman kaybını ortadan kaldıracaktır. İkincisi, üretim ve ihracatçımıza kazandırılacak güçlü ivmedir. Yeni düzenlemeyle imalatçı-ihracatçılarımız için kurumlar vergisi oranının yüzde 9’a, sadece imalatçılarımız için ise yüzde 14’e indirilmesi öngörülmektedir. Bu durum, kendi üretimini ihraç eden firmalarımız için muazzam bir destek anlamına gelmektedir. Hizmet ihracatında ise mimarlık, mühendislik ve yazılım gibi alanlarda vergi indirimi yüzde 100’e çıkarılmaktadır. Üçüncüsü ise terse göçü ve fon girişini teşvik eden vizyondur. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın birikimlerini ve tecrübelerini ülkemize getirmesi için sağlanan 20 yıllık vergi muafiyeti, sermaye girişine büyük bir dinamizm katacaktır" dedi. Açıklanan reform paketinin ekonomik dayanıklılığını arttıracağını söyleyen Gülsoy, sözlerine şu şekilde devam etti: "Tabii bir noktayı da gerçekçi bir şekilde meclisimizde dile getirmeliyiz. Bugün küresel konjonktür nedeniyle kârlılığı düşük olan, maliyetine yakın fiyatlarla dünyaya mal satan ihracatçılarımız var. Bu firmalarımız için vergi indirimlerinin beklenen yüksek faydayı sağlayabilmesi adına; bu desteklerin mutlaka sanayi reformu ve işletme sermayesinin korunması gibi yapısal adımlarla perçinlenmesi gerektiğine inanıyoruz. İş dünyası temsilcileri olarak bizlerin en çok ihtiyaç duyduğu bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi yönündeki bu güçlü irade, Kayseri gibi üretim iştahı yüksek şehirler için yeni bir yatırım iklimi demektir. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde açıklanan bu reform paketi; sanayicimizin önünü açacak, sürdürülebilir büyüme hedefimizi güçlendirecek ve ekonomimizin dayanıklılığını artıracaktır. Ülkemizi yatırımın merkezi yapma hedefiyle açıklanan bu paketin, Kayseri’mizin bereketli topraklarında yeni yatırımlara ve yeni istihdam kapılarına vesile olmasını temenni ediyorum. İş dünyası olarak el ele vererek, bu destekleri üretime ve ihracata dönüştürme vaktidir. Bu vesileyle; her zaman sanayicimizin, tüccarımızın ve üretenin yanında durarak bizlere bu vizyonu sunan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şahsım, Odamız ve tüm üyelerimiz adına şükranlarımı sunuyorum. Yeni ekonomi paketinin şehrimize ve ülkemize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Açıklanan bu değerli paketi bir başlangıç kabul ediyor, ancak içinden geçtiğimiz bu fırtınalı dönemde daha ileri adımlara ihtiyaç duyduğumuzu da ifade etmek istiyorum. Özellikle bölgemizdeki savaşların ve jeopolitik gerilimlerin küresel dengeleri altüst ettiği bu yeni dönemde, ekonomik programımızın "reel sektör odaklı" bir revizyonla daha da güçlendirilmesini bekliyoruz. Bölgesel çatışmaların ticaret rotalarını ve enerji maliyetlerini doğrudan etkilediği bu süreçte, sanayicimizi bu şoklara karşı koruyacak "esnek ve dinamik" bir destek kalkanı oluşturulmalıdır. Vergi indirimleri kadar, artan maliyetler altında eriyen işletme sermayelerini takviye edecek; uygun maliyetli ve uzun vadeli finansman kanalları yeniden yapılandırılmalıdır. Bu noktada reel sektörümüzün beklediği en acil ve somut adımlardan biri de Merkez Bankası’nın "Döviz Dönüşüm Desteği" uygulamasıdır. Bildiğiniz üzere bu destek 30 Nisan’da sona ermektedir. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde; bu desteğin en az bir yıl daha uzatılmasına, mevcut yüzde 3’lük oranın piyasa gerçeklerine göre artırılmasına ve uygulama şartlarının sanayicimiz için daha sade ve erişilebilir hale getirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Ekonomik programımız, sadece bugünün değil, yarının değişen dünya şartlarına göre güncellenmeli; teşvik sistemi sektörel ve bölgesel ihtiyaçlara göre daha spesifik bir yapıya kavuşturulmalıdır. Bilinmelidir ki; sanayicinin derdi sadece kâr etmek değil, bu ülkenin üretim çarklarını her şartta ayakta tutmaktır. Bu nedenle, ekonomik programda yapılacak her "reel sektör dokunuşu", Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını daha da perçinleyecektir. Bizim beklentimiz; büyümenin lokomotifi olan imalat sanayimizin, bu yeni dönemde ekonomik programın tam merkezine yerleştirilerek desteklerin bu eksende güncellenmesidir." Başkan Gülsoy, iklim değişikliğinin sadece bir çevre sorunu olarak görülmesinin artık bırakılması gerektiğini söyleyerek, "Değinmemiz gereken bir diğer hayati başlık ise; artık kapımıza dayanan, hatta içeri giren İklim Değişikliği konusudur. Bugün küresel ısınmayı ve iklim krizini durdurmak için çaba göstermek, bizler için bir tercihten öte, kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir. Şunu hepimiz kabul etmeliyiz ki; iklim değişikliği artık geleceğin bir öngörüsü değil, bugünün yakıcı bir sorunudur. Bu süreç, sadece çevresel bir değişim değil; aynı zamanda ekonomik, sınai ve ticari yapılarımızı kökten değiştirecek bir dönüşümdür. Bizler Kayseri iş dünyası olarak bu değişime en üst düzeyde hazırlıklı olmak zorundayız. Üretim süreçlerimizden lojistik ağlarımıza, enerji kullanımımızdan atık yönetimimize kadar her alanda sürdürülebilir yöntemlere hızla geçmeliyiz. Aksi takdirde; küresel ölçekte rekabet gücümüzü kaybetme ve özellikle Avrupa gibi en büyük pazarlarımıza erişimde ciddi engellerle, ek vergilerle karşılaşma riskimiz bulunmaktadır. İklim değişikliğini sadece bir çevre sorunu olarak görmeyi artık bırakmalıyız. Bu konu, geleceğimizin temel ekonomik şartıdır. Buradan tüm işletmelerimizi; şimdiden önlem almaya, verimliliğinizi yükseltecek olan yeşil dönüşüme ve yapay zekaya yatırım yapmaya ve sürdürülebilir büyüme yolunda bizlerle birlikte ilerlemeye davet ediyorum. Unutmayalım ki; tarihin her döneminde değişime direnenler değil, değişimi doğru analiz edip yönetenler kazanmıştır" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Nisan 2026 Pazartesi- 09:12
Tozlu arşivlerde unutulan bir gerçek: Hollandalı girişimciye Erzurum, Palandöken ve Toroslar’da petrol izni
2
27 Nisan 2026 Pazartesi- 17:13
Erzurum’da mesleki eğitimde yeni dönem: ETSO ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü protokol kararı aldı
3
28 Nisan 2026 Salı- 16:16
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
4
25 Nisan 2026 Cumartesi- 08:34
Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi
5
25 Nisan 2026 Cumartesi- 14:25
Ayakkabı şikayetleri zirvede: Sinop’ta tüketici başvurularında dikkat çeken artış
21 Kasım 2025 Cuma - 09:35
Çiçekçilerde Öğretmenler Günü yoğunluğu: Buket yerine saksı çiçekleri tercih ediliyor
Adana’da 24 Kasım Öğretmenler Günü öncesi çiçekçilerde hareketlilik başlarken, bu yıl kesme yerine daha çok saksı çiçeklerinin tercih edildiği öğrenildi. Yurt genelinde olduğu gibi Adana’da da Öğretmenler Günü dolayısıyla çiçek üreticilerinde yoğunluk başladı. Bu yıl 200 ile 800 TL arasında satışa sunulan mevsim salon bitkilerinin buket çiçekler yerine daha fazla talep gördüğü öğrenildi. Kozan ilçesinde çiçek üretimi yapanlar, gelen talebe yetişmeye çalıştıklarını söylediler. Çiçek üretimi yapan Ömer Çeri, özel günlerde genellikle buket ve kesme çiçeklerin yoğun talep gördüğüne ancak son yıllarda kalıcı saksı bitkilerine ilginin arttığına dikkat çekti. Çeri, "Öğretmenler Günü dolayısıyla vatandaşlar artık daha uzun ömürlü balkon ve salon çiçeklerini tercih ediyor. Özellikle kasımpatı, sıklamen, dua çiçeği gibi mevsim çiçekleri çok talep görüyor. Buket çiçekler daha çok tanışma veya yıl dönümü gibi özel günlerde ilgi çekiyor" dedi. 8 yaşındaki Zeynep Miray Atik adlı öğrenci, öğretmenine sürekli hatırlanacak renkli bir çiçek almak istediğini, o yüzden seraya geldiklerini ifade etti. Çocuklarıyla serayı ziyaret eden Hümeyra Budak da, kalıcı hediyelerin daha anlamlı olduğunu kaydetti. Budak "Buket çiçekler çabuk soluyor. Bu tarz saksı çiçekleri hem daha uzun ömürlü hem de fiyat olarak daha uygun. O yüzden tercihimiz kalıcı çiçeklerden yana" şeklinde konuştu.
21 Kasım 2025 Cuma - 09:35
Zeytin alırken nelere dikkat etmeli!
Balıkesir Üniversitesi Edremit Meslek Yüksekokulu Zeytincilik Bölümü Doktor Öğretim Üyesi Mücahit Kıvrak, sofralık zeytin alırken çekirdeklerinden etin tam olarak ayrılmasına, çekirdek renginin kahverengi olmasına ve kabuğunun ağızda kolay parçalanmasına dikkat edilmesini tavsiye etti.
21 Kasım 2025 Cuma - 09:22
Serbest piyasada döviz fiyatları
Dolar 42,4440 liradan, euro ise 49,0020 liradan güne başladı. İstanbul Kapalıçarışı’da 42,4420 liradan alınan dolar 42,4440 liradan, 49,0000 liradan alınan euro ise 49,0020 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 42,36 liradan, euro ise 48,99 liradan satılmıştı.
21 Kasım 2025 Cuma - 08:33
Van’ın güneş potansiyeli avantaja dönüşüyor
Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, Van’ın güneş potansiyelini avantaja dönüşmek istediklerini belirterek, "Van OSB’nin yaklaşık yüzde 40’ında güneş enerji sistemleri kuruldu ve sanayicimiz kendi elektriğini üretmeye başladı" dedi. Van’ın istihdam ve üretim üssü olarak bilinen Van OSB’de çalışmalar hummalı bir şekilde devam ediyor. Başkan Memet Aslan, sanayicinin en büyük yükü olan enerji maliyetlerini azaltmak ve dışa bağımlılığı minimize etmek için yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırdıklarını söyledi. Aslan, özellikle güneş enerji sistemlerinin bölgenin geleceğinde kritik rol oynadığını vurguladı. "Sanayide en büyük girdi maliyeti enerji" Memet Aslan, enerji maliyetlerinin hem işletmelerin rekabet gücünü hem de Türkiye’nin dış ticaret dengesini doğrudan etkilediğini belirtti. Aslan, "Organize sanayi bölgelerinde üretimin en büyük girdisi enerjidir. Hem çalışma kapasitesi hem maliyet açısından en yüksek yükü oluşturuyor. Enerjide ciddi oranda dışa bağımlı olmamız da ülke ekonomisini zorlayan bir unsurdur. Bu nedenle alternatif, yerli ve yenilenebilir kaynaklara yönelmek zorundayız" dedi. Van’ın güneş potansiyeli avantaja dönüşüyor Van’ın Türkiye’nin en yüksek güneş ışınım değerlerine sahip illerinden biri olduğunu hatırlatan Aslan, bu doğal avantajın artık sanayiye doğrudan katkı sunduğunu ifade etti. Aslan, "İlimiz güneş alma kalitesi bakımından ülkenin en iyi bölgelerinden biridir. Biz de bu avantajı değerlendirmek için güneş enerji sistemlerine yöneldik. Hem girdi maliyetlerini düşürmek hem çevresel etkileri azaltmak hem de ülkenin dış ticaretine katkı sunmak açısından bu yatırım çok değerli" diye konuştu. "Van OSB’nin yüzde 40’ı artık güneşle üretiyor" Aslan, güneş enerjisi yatırımlarının hızla büyüdüğüne dikkat çekerek, konuşmasına şöyle devam etti: "Şu anda Van OSB’nin yaklaşık yüzde 40’ında güneş enerji sistemleri kuruldu. Sanayicimiz kendi elektriğini üretmeye başladı. Böylece hem uygun maliyetli hem de verimli enerji üretim hatlarına dâhil edildi. Yenilenebilir enerjiye yapılan bu yatırım, önümüzdeki yıllarda OSB’nin enerji bağımsızlığını güçlendirecek ve işletmelerin rekabet gücünü artıracak." "Gelecek stratejisi: Daha çok güneş, daha az maliyet" Van OSB olarak hedeflerini de açıklayan Memet Aslan, "Hedefimiz; güneş enerjisi kullanım oranını daha da artırarak hem çevresel sürdürülebilirliği güçlendirmek hem de sanayiciyi enerji maliyetleri karşısında korumaktır. Bölgemiz gelecekte yenilenebilir enerji merkezlerinden biri olmaya doğru hızla ilerliyor. Sanayici uygun maliyetli enerji ürettikçe, hem rekabet gücü artıyor hem de ülke ekonomisi kazanıyor" şeklinde konuştu.
20 Kasım 2025 Perşembe - 20:02
Yenişehir’de ekmeğe zam geliyor
YESAŞ Ekmek Fabrikası, artan maliyetler nedeniyle Bursa’nın Yenişehir ilçesinde ekmek fiyatlarına zam yapılacağını açıkladı. Fabrikadan yapılan duyuruda, Bursa ve ilçelerinde yüksek gramajlı en ucuz ekmeğin halen Yenişehir’de satıldığı vurgulanarak, yeni fiyat düzenlemesinin zorunlu hale geldiği ifade edildi. YESAŞ Ekmek Fabrikası’ndan yapılan açıklamada, Bursa’da 200 gram ekmeğin 15 liradan satıldığı hatırlatılarak, "Bursa’da 200 gram ekmek 15 liradan satılırken Yenişehir’de 300 gram ekmek 15 liradan satılıyor. İlçemizde 100 gram fazla ekmek Bursa ve ilçeleri ile aynı fiyata yani 15 liraya satıyor. Şubat 2025 tarihinde yapılan son ekmek zammından sonra Un, maya, elektrik, doğalgaz, akaryakıt işçi maliyeleri ve diğer giderler eklendiğinde zam kaçınılmaz olmuştur. Bursa il ve ilçelerinde ekmeğin kilosu 75 liradan satılırken Yenişehir’de 50 liradan satılmaktadır. 24 Kasım 2025 Pazartesi gününden geçerli olmak üzere Yenişehir ilçemizde 300 gram ekmek 20 liradan satışa sunulacaktır. Yapılan zamla beraber İlçemizde ekmeğin kilosu 66 lira olacak ve bu zam ile birlikte yine gramaj olarak en ucuz ekmek bizde satılacaktır. Önümüzdeki yılın başında Bursa ve ilçelerinde ekmeğe tekrar zam yapılacağı bilinmektedir. Bu açıklama halkımızı en doğru şekilde bilgilendirmek adına yapılmıştır" ifadelerine yer verildi.
20 Kasım 2025 Perşembe - 19:03
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi 2026 yılı bütçesi onaylandı
Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin 2026 yılı bütçesi 21 milyar 500 milyon TL olarak oy birliğiyle kabul edildi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı 2. Birleşimi gerçekleştirildi. 2026 yılı bütçe görüşmelerinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, gerçekleşmesi hedeflenen proje ve yatırımlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasına yönelik faaliyetlere öncelik verdiklerini dile getiren Başkan Akın, bütçenin rakamların ötesinde bilim, akıl ve en önemlisi halkın önceliklerinin bir araya getirilerek hazırlandığını dile getirdi. Her kuruşunun hesabını veren, şeffaf ve güçlü bir mali yönetim sözü veren Akın, kent güvenliğinden sürdürülebilir ulaşım imkanlarına, kent güvenliğinden sosyal yardımlara kadar her kalemi ayrı ayrı düşünerek bütçe oluşturduklarını dile getirdi. Şeffaf ve hesap verilebilir bir yönetim anlayışıyla öncelikli hedeflerinin kent yoksulluğuyla mücadele etmek olduğunu söyleyen Başkan Akın, "2026 yılı Balıkesir Büyükşehir Belediyemizin bütçesi öncelikle hepimize hayırlı uğurlu olsun. Kuvayımilliye şehrimiz Balıkesir’imizin geleceğini de şekillendirecek en önemli yol haritasını 2026 mali yılı bütçemizi görüşüyoruz. Bu bütçe sadece rakamlardan ibaret değildir. Bilimin, aklın ve en önemlisi halkımızın önceliklerinin bir araya getirilmiş olan halinin toplamıdır. Bu bütçe kentimizin 2025-2029 Stratejik Planının ikinci yılındaki kararlılığının ve 10 numara kent vizyonuna ulaşma azmimizin de en güçlü taahhütlerinden bir tanesidir. Biliyoruz ki içinde bulunduğumuz ekonomik şartlar, özellikle dar gelirli ve sabit gelirli hemşehrilerimize sıkıntı oluşturuyor. Bu nedenle 2026 bütçemizin temel felsefesi; sosyal adaleti sağlamak, eşitsizlikle mücadele etmek ve halkımızın refahını artırmak üzerine inşa edilmiştir. 2026 yılı için Balıkesir’imize yakışır, yatırım odaklı ve güçlü bir bütçe hazırlamaya çalıştık. Her kuruşun hesabını veren, şeffaf ve güçlü bir mali yönetim sözünü de buradan hepimize ve tüm milletimize vermek isterim. Söz veriyoruz" dedi. "Kentimizi dirençli ve güvenli hale getirmek boynumuzun borcu" Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin 2026 yılı toplam bütçe teklifinin 21 milyar 500 milyon TL olarak belirlendiğini dile getiren Akın, "Bu bütçe; şehircilik, ulaşım, çevre yönetimi, sosyal destekler, afet yönetimi, kültür-sanat, spor, tarım ve temel belediye hizmetleri de kapsayan geniş bir hizmet ve yatırım yelpazesini içinde barındırmaktadır. Bütçemizin en büyük payını kentin geleceğine yön verecek, hayat kalitesini doğrudan artıracak programlara ayırdık. Balıkesir’imizde yaşayan her vatandaşımın öncelikli beklentisi konforlu, hızlı ve güvenli ulaşım.Bu nedenle 2026 bütçemizde en büyük payı da bu alana tahsis etmiş olduk. Afetlere karşı dirençli ve güçlü bir Balıkesir inşa etmek bizim ertelenemez bir görevimiz. Kentimizi yaşanabilir kılmanın da olmazsa olmazı. Bu kenti dirençli ve güvenli bir hale getirmek de boynumuzun borcudur. Bununla ilgili de çalışmalarımızı ortaya koyduk, koymaya da devam ediyoruz. Çevre ve halk sağlığını koruma altına alan, yeşil altyapıyı güçlendiren düzenlemeler için de ciddi kaynaklar ayırdık" ifadelerini kullandı. "Güçlü bir sosyal destek kalkanı oluşturuyoruz" İtfaiye hizmetleri ve yangına müdahale faaliyetleri için toplamda ayrılan ödenek ile kent güvenliğine ve esenliğine verdikleri önemi de ortaya koyan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Riskli yapı stokunun yenilenmesi ve güvenli yaşam alanlarının oluşturulması için kentsel dönüşüm uygulamalarına kaynak tahsis ediyoruz. Balıkesir tarımın başkentidir. Üreticilerimizi baş tacı yapmak, yerel ekonomiyi güçlendirmek için de gitmemiz gereken yolların en başında gelmektedir üretmek. 2026 bütçemizde üretimi artırmak amacıyla çiftçinin, köylünün, tüm vatandaşlarımızın toprakla barışması için gelirine destek olup maliyetlerini düşürmek için de bütçemizde bunlara yer verdik. 2026 bütçemizde tohum, fide, ekipman ve hayvancılık desteklerimizi artırıyoruz ve çiftçimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Hiçbir vatandaşımızı geride bırakmayacağız. Bütçemizin önemli bir bölümü sosyal hizmet ve yardımlaşmaya ayrılmış durumdadır. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yönelik ayni yardımlar, beslenme ihtiyaçlarının karşılanması için de güçlü bir sosyal destek kalkanını oluşturuyoruz" dedi. "Her bir rakam halkımıza verdiğimiz hizmet sözünün teminatıdır" "Ailenin güçlendirilmesi programı kapsamında aileye yönelik eğitim ve danışmanlık hizmetleri ile kreş ve gündüz bakım hizmetleri için de ödenekler ayırdık" diyen Akın, "Sporun geliştirilmesi ve desteklenmesi programı altında sporcu, kulüp ve federasyonun desteklenmesi ve amatör spor kulüplerine destekler sağlayıp Balıkesir’i sporun merkezi yapma kararlılığımızı gösteriyoruz. Bu bütçe yatırım, sosyal destek, çevre koruma, afet hazırlığı, tarım, kültür ve ulaşım gibi tüm alanlarda dengeli bir yerel kalkınmayı esas almaktadır. 2026 bütçemiz; Balıkesir’imizin ihtiyaçlarını gözeten, gelecek nesillere daha güçlü bir şehir bırakmayı amaçlayan bir anlayışla hazırlanmıştır. Bu bütçe; yol, su ve yeşil alan demektir. Bu bütçe; sosyal destek, spor ve kültür anlamına gelmektedir. Bu bütçe, ‘Depreme Dirençli Balıkesir’ anlamına gelmektedir. Ve Balıkesir’in depreme dayanıklı, tarımda güçlü ve kent yaşamında ulaşılabilir bir kent olma hedefine giden en sağlam adımlardan bir tanesidir. Sunmuş olduğumuz 2026 Mali Yılı Bütçe Cetvelindeki her bir rakam, halkımıza verdiğimiz hizmet sözümüzün de teminatıdır" ifadelerini kullandı. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi 2026 yılı bütçesinin oy birliğiyle kabul edilmesinin ardından Başkan Akın, bütçenin hayırlı olması temennisinde bulunarak tüm meclis üyelerine teşekkür etti.
20 Kasım 2025 Perşembe - 17:41
Çarşamba’da 180 gramlık kivi tescillendi
Son dönemde kivinin gözde merkezi haline gelen Samsun’un Çarşamba Ovası’nda kivi üreticiliği yapan Kadir Engin, noter huzurunda 180 gram ağırlığındaki kivisini tescilletti. Çarşamba’da kivi üreticiliği yapan Kadir Engin, Çarşamba Ziraat Odası Başkanı Muammer Aydemir ve Çarşamba İlçe Tarım ve Orman Müdürü İrfan Öztürk’ün katılımıyla, kendi yetiştirdiği 180 gramlık kivisini notere onaylattı. "Kivi üretmek kolay bir iş" Çarşamba’da kivi üretici olan Kadir Engin tarıma olan ilgisini ve sadece Türkiye’de değil yurt dışında da bu işle ilgilendiğini söyleyerek, "Ben kendim Amerika’da bile kivinin nasıl üretildiğini ve toplandığını gördüm. Ben tarımı seviyorum. 500-700 ton kivi, 20 ton da fındık üretirim. Kivi üretmek kolay bir iş, mükemmel bir bitki. Su ve gübresini doğru bir şekilde verdiğin sürece kendi kendine büyüyor. Türkiye geneli kiviler 90-110 gram arasında. Bu iş çok farklı bir iş. Organik toprak bakımdan aslında Çarşamba verimsiz ama biz kiviyi burada yetiştirebiliyoruz. Benim ortalamam 125-130 gram" şeklinde konuştu. "Türkiye aslında kiviyi çok iyi üreten bir bölge" Ortalama kivilerden kendi ürettiği kivilerin tadı bakımından çok farklı olduğunu ve kivi konusunda Türkiye’nin başarılı olduğunu vurgulayan kivi üreticisi Kadir Engin, "Türkiye aslında kiviyi çok iyi üreten bir bölge. Ama dünyada bu kiviyi satamazsınız. Ben bu kiviyi yurt dışına da götürdüm. Oralarda 80-100 gramlık kiviler satılıyor. Bu kivinin diğer özelliği ise küçük kivilere göre tadı çok başka. Zamanla yumuşadığında tadı daha da güzel oluyor. Kivide gereken her şeyi zamanında verilmesi gerekiyor. Geç verirsen hiçbir anlamı kalmaz. Çarşamba Ovası bereketli bir ova, umarım kivicilik burada da yaygınlaşacak" dedi. Çarşamba’da tescillenen kivi sayesinde, diğer kivi üreticilerinin veya kivi üretimi yapmak isteyen çiftçiler içinde kiviye olumlu yaklaşmalarını sağlarken, kivi piyasasının da değerinin gün geçtikçe artacağı anlamına geliyor.
20 Kasım 2025 Perşembe - 17:15
ADASO’da KOBİ’lere dijitalleşme fırsatları anlatıldı
Adana Sanayi Odası (ADASO) ev sahipliğinde "KOBİ’ler için Dijitalleşme Fırsatları" etkinliği gerçekleştirildi. ADASO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, dijitalleşmenin artık bir tercih değil, rekabetin temel şartı olduğunu vurguladı. KOBİ’ler için Dijitalleşme Fırsatları ADASO tarafından düzenlenen etkinlikte Adanalı sanayicilere anlatıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK ve KOSGEB’in üst düzey temsilcileri sanayicilerle bir araya gelerek ulusal ve uluslararası destek mekanizmalarını anlattı. ADASO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, KOBİ’lerin Türkiye’nin üretim gücünün omurgası olduğunu belirtti. Başkan Kıvanç, "Dijitalleşme artık sadece bir tercih değil; rekabet gücünün, verimliliğin, sürdürülebilirliğin ve küresel pazarlara erişimin temel belirleyicisidir" dedi. ADASO bünyesinde kurulan ’Sanayi Kampüsü’nün bölgesel kalkınmaya güç kattığını ifade eden Başkan Kıvanç, "Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi (Model Fabrika) ile üretimde verimlilik ve yalın dönüşüm uygulamalarını yaygınlaştırıyoruz. Ayrıca Türkiye’den seçilen yalnızca 5 projeden biri olan Avrupa Dijital İnovasyon Merkezi Anadolu Projesi (EDIH Anadolu) ile bugüne kadar 15 firmanın dijital olgunluk analizini gerçekleştirdik. 2026 yılında Model Fabrikamızın dijital dönüşüm altyapısını tamamen tamamlamayı hedefliyoruz" diye konuştu. "KOBİ’lerin rekabetçiliği için kaçınılmaz yol" Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Hande Merçan Aygen ise 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi kapsamında dijital ekonomiye geçişin hızlandırılmasının ana hedef olduğunu belirtti. Aygen, "Dijital Avrupa Programı kapsamında süper bilgisayarlar ve yapay zeka test tesisleri gibi kritik altyapılar kuruluyor. Adana Sanayi Odası liderliğindeki konsorsiyum, Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri (ADİM) ağının Türkiye’deki en güçlü parçalarından biri. Bu ağ sayesinde KOBİ’lerimiz uluslararası fonlara ve teknolojiye daha kolay erişecek" şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından etkinlik, uzmanların teknik sunumlarıyla gün boyu devam etti. Katılımcılara Dijital Avrupa Programı ve EDIH Anadolu Projesi, EuroHPC Ortak Girişimi Süper Bilgisayar Kaynaklarına Erişim ve Hibe Fırsatları, Ufuk Avrupa Programı Dijitalleşme Çağrıları, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Dijital Dönüşüm Programı, Dijitalleşme Destekleri hakkında bilgiler verildi.
20 Kasım 2025 Perşembe - 17:13
Verimli ve yüksek katma değerli üretim vizyonu masaya yatırıldı
Bursa sanayisine yönelik politika ve stratejileri belirlemek, sorunları ele almak ve çözüm üretmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Sanayi ve Teknoloji İş Birliği Kurulu (SANTEK) tarafından düzenlenen "Geleceğin Üretim Teknolojileri: Sürdürülebilirlik ve Dijitalleşme" programı, Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi’nde (BUTEKOM) gerçekleştirildi. Zirvenin açılışına, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Dr. Çetin Ali Dönmez, Bursa Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Aydın Bakoğlu ile kamu kurumları, üniversiteler, özel sektör temsilcileri ve Bursa’daki oda ile borsa başkanları katıldı. Yenişehir Ticaret ve Sanayi Odası’nı (YTSO) ise Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Torun temsil etti. Programda yapay zekâ uygulamaları, enerji verimliliği, akıllı fabrika sistemleri ve dijital dönüşüm başlıkları çerçevesinde sürdürülebilir, verimli ve yüksek katma değerli üretim vizyonu ele alındı. YTSO’dan zirveye ilişkin açıklama YTSO Başkanı Orhan Torun, zirveye ilişkin yaptığı değerlendirmede, "SANTEK Zirvesi, sanayimizin dönüşümü açısından son derece önemli bir platform oldu. Üretim teknolojilerinde sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamaları artık kaçınılmaz bir gereklilik hâline geldi. İlçemizdeki sanayicilerimizin de bu dönüşüme ayak uydurması, rekabet gücümüzü artıracaktır. Burada paylaşılan bilgi ve tecrübelerin bölgemize değer katacağına inanıyoruz. YTSO olarak bu sürecin her aşamasında üyelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 16:54
Elazığ Hayvan Pazarı yeniden açılıyor
Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, yaklaşık 5 aydır kapalı olan Hayvan Pazarı’nın 21 Kasım Cuma günü itibariyle yeniden açılacağını duyurdu. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Kurban Bayramı sonrası yurt genelinde artan ŞAP hastalığı vakalarına karşı aldığı önlemler kapsamında, 1 Temmuz 2025 tarihinde geçici olarak kapatılan Elazığ Hayvan Pazarı 21 Kasım Cuma günü itibariyle yeniden hizmete açılıyor. Pazarın gerekli kontrollerin tamamlanması ve risklerin ortadan kalkmasıyla birlikte 21 Kasım itibarıyla yeniden açılacağını aktaran Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, besici ve üreticilere hayırlı olmasını diledi. Başkan Dumandağ, "Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından şap hastalığına yönelik ülke genelinde alınan tedbirler gereği 1 Temmuz itibariyle geçici olarak kapatılan Elazığ Hayvan Pazarımız, gerekli kontrollerin tamamlanması ve risklerin ortadan kalkmasıyla birlikte 21 Kasım itibarıyla yeniden açılacaktır. Üreticilerimizin mağduriyet yaşamaması için süreç boyunca ilgili kurumlarla koordineli şekilde çalıştık. Besicilerimize ve üreticilerimize hayırlı olsun" Açılış sonrası pazar alanında gerekli dezenfeksiyon ve kontrol çalışmalarının düzenli olarak devam edeceğini vurgulayan Başkan Dumandağ, üreticilerin daha sağlıklı ve güvenli koşullarda ticaret yapabilmesi için tüm tedbirlerin alındığının da altını çizdi.
20 Kasım 2025 Perşembe - 16:53
Başkan Doğan: "Samsun, canlı kaz sayısı bakımından Türkiye’de 7’nci sırada"
"7. Türkiye Kaz Çalıştayı ve Kaz Günü" etkinliği, Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde başladı. Samsun’un tarım ve kaz yetiştiriciliğindeki rolüne dikkat çeken Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Samsun, canlı kaz sayısı bakımından Türkiye’de 7’nci sırada. Amacımız her alanda çiftçimizi, üreticimizi destekleyerek tarımsal üretim ve hayvancılık noktasında şehrimizi bir üst seviyeye taşımaktır" dedi. Verimli toprakları, bereketli ovaları ve üretken insanıyla Karadeniz’in medarıiftiharı Samsun, son yıllarda kaz yetiştiriciliğinde gösterdiği yükselişle öne çıkarken, şimdi de Türkiye’de kaz yetiştiriciliğine yön verecek önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapıyor. 7. Türkiye Kaz Çalıştayı ve Kaz Günü etkinliği, Samsun’da Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde başladı. Samsun Valiliği, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) ve Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) iş birliği ile düzenlenen etkinlik üreticileri, akademisyenleri ve sektör paydaşlarını buluşturdu. "Samsun, canlı kaz sayısı bakımından Türkiye’de 7’nci sırada" Kaz yetiştiriciliği noktasında Samsun’un rolüne dikkat çeken Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Türkiye, yaklaşık 1 milyon 328 bin 175 kaz varlığıyla dünya sıralamasında 11’inci sırada yer alıyor. Samsun’umuz ise canlı kaz sayısı bakımından Türkiye’de 7’nci sırada bulunarak bu alanda önemli bir potansiyele sahip. Bu potansiyeli, sadece bir istatistik olmaktan çıkarıp bölge ekonomimizin itici gücü yapmayı hedefliyoruz. İlgili kurumlarımızla iş birliği halinde önemli destekler sunuyoruz. Şimdi bu çalıştayla da bunu bilimle buluşturmuş olduk. Bu 2 gün sürecek çalıştayımız, sadece teorik bilgi paylaşımı değil, bizzat üretime ve çözüme odaklanacaktır. Ülkemizin en değerli bilim kurumları burada. Hep birlikte, Samsun bölgesinde ve Türkiye genelinde kaz yetiştiriciliğinin mevcut durumunu değerlendirecek, sektörün geliştirilmesine yönelik görüş ve önerileri paylaşacağız" diye konuştu. "Amacımız şehrimizi bir üst seviyeye taşımak" Başkan Doğan, Kavak, Havza, Ladik ve Vezirköprü başta olmak üzere birçok ilçede yürüttükleri saha çalışmalarında, üreticilerin düşük yumurta verimi ile kuluçka makinelerinin yetersizliği gibi önemli sorunlarla karşılaştıklarını ve desteklerin artacağını belirterek, "Yerel yönetim olarak görevimiz, sorunları tespit etmek ve çözümü üreticilerimize ulaştırmaktır. Bu doğrultuda 2025 yılı itibariyle, Kavak ve Havza ilçelerinde yaklaşık 300 baş kaz yetiştiriciliği yapan üreticilerimize, kazların yumurtlama sonrası bakım, büyüme ve gelişme dönemlerinde kullanılmak üzere makine ve ekipman desteği sağladık. Daha da önemlisi, bu üreticilerimizin üreteceği civcivler sözleşmeli üretim modeliyle belediyemiz tarafından satın alınarak yeniden dağıtılacaktır. Daha da önemlisi, üreticilerimiz tarafından elde edilecek civcivler sözleşmeli üretim modeli kapsamında belediyemiz tarafından satın alınarak dağıtılacaktır. Civcivlerin dağıtımı ise çalıştaya katılıp sertifika almaya hak kazanan üreticilerimiz arasından yapılacaktır. Bu modelle hem üreticilerimize alım garantisi sunuyor hem de eğitimi teşvik ederek bölgesel kaz yetiştiriciliğinin sürdürülebilirliğini güçlendiriyoruz. Amacımız her yıl Samsun’u kaz yetiştiriciliği noktasında bir üst seviyeye taşımaktır" ifadelerine yer verdi. Mekanizasyonun Yaygınlaştırılması Projesi 7.Türkiye Kaz Çalıştayı’nın ardından Samsun Büyükşehir Belediyesi ile DOKAP iş birliği ile uygulanan ‘Mekanizasyonun Yaygınlaştırılması Projesi’ kapsamında bir program düzenlendi. Programda konuşan Belediye Başkanı Halit Doğan, "DOKAP ile ortaklaşa yürüttüğümüz Mekanizasyonun Yaygınlaştırılması Projesinin lansmanını da bugün gerçekleştirdik. Bu projenin temel amacı küçük tarımsal işletmelerin yüksek üretim girdi maliyetlerini düşürerek net karlılık oranlarını artırmak ve tarımsal üretimin sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlamaktır. Biz, bu proje ile bölgeler arası gelişmişlik farkının azaltılmasını ve milli ekonomimize katkı sağlamayı amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı. Üreticilere destekler sağlanacak Proje kapsamında Kavak, Ladik ve Yakakent ilçelerinde üreticilere traktör arkası silaj paketleme makinası, çift kıyım ot silaj biçme makinası, katı gübre dağıtma römorku desteği sağlanacak. 2 gün sürecek etkinliğin açılış programına ayrıca, Tarım ve Orman İl Müdürü Kemal Yılmaz Kavak Belediye Başkanı Şerif Ün, Havza Belediye Başkanı Murat Ekiz, Çalıştay Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Musa Sarıca, protokol üyeleri, akademisyenler ve davetliler de katıldı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 16:27
Başkan Alan, "Nitelikli eleman bulamazsak yatırımın bir anlamı kalmıyor"
Nitelikli iş gücünün üretim ve yatırım süreçlerindeki öneminde değinen Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, "En modern tesisleri kurabilir, sermayemizi ortaya koyabiliriz; ancak bu tesisleri çalıştıracak nitelikli eleman bulamazsak yatırımın bir anlamı kalmıyor" dedi. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası, Türkiye İş Kurumu Elazığ İl Müdürü Abdullah Balcı ve kurum yetkililerini ağırladı. Türkiye İş Kurumu ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği arasında imzalanan "Nitelikli İşgücü Yetiştirme Programı İşbirliği Protokolü" kapsamında düzenlenen bilgilendirme toplantısı, Elazığ iş dünyasının katılımıyla gerçekleşti. Toplantıda, kentin üretim gücünü artıracak nitelikli eleman yetiştirme süreçleri ele alındı. Nitelikli iş gücünün üretim ve yatırım süreçlerindeki hayati rolüne vurgu yapan Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, "Bir işletmenin üç temel unsuru var. Sermaye, hammadde ve nitelikli iş gücü bir araya geldiğinde yatırım değer kazanır. En modern tesisleri kurabilir, sermayemizi ortaya koyabiliriz; ancak bu tesisleri çalıştıracak nitelikli eleman bulamazsak yatırımın bir anlamı kalmıyor. Üyelerimizi ziyaret ettiğimizde en sık duyduğumuz sorun, nitelikli eleman eksikliği oluyor. Mesleki eğitime önem veriyoruz. TOBB öncülüğünde birçok meslek lisesi açıldı. Elazığ Organize Sanayi Bölgesi’nde de bir meslek lisesi faaliyete geçirildi. İŞKUR ve TOBB işbirliğiyle yürütülen Nitelikli İş Gücü Yetiştirme Programı (NİYEP) sayesinde iş dünyasının ihtiyaç duyduğu elemanlar yetiştiriliyor. 23 Eylül 2024’te hayata geçirilen bu programla hedefimiz; ihtiyaç duyulan niteliklere sahip bireyler yetiştirerek istihdamı artırmak ve işsizlerimizin mesleki yetkinliklerini geliştirmek. Bu mücadeleyi hep birlikte veriyoruz" diye konuştu. Programın işverenlere büyük kolaylık sağladığını belirten İŞKUR Elazığ İl Müdürü Abdullah Balcı, "TSO ile yürüttüğümüz bu çalışma, oda ve borsalarımıza özel bir proje. İşverenlerimize son derece esnek şartlarda nitelikli eleman yetiştirme imkanı sunuyor. Başkanımızın güçlü desteğiyle sahada bu sorunu çözmek için yoğun bir çaba içerisindeyiz. Bir tek eleman bile yetiştirsek bizim için çok büyük kazançtır" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder