Son Dakika
|
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı
Bursa’da tekmeli sopalı kavga
Endonezya'da tren kazası: 14 ölü, 84 yaralı
Yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 81 şüpheli adliyeye sevk edildi
Sahte vekâletle 770 milyon liralık vurguna suçüstü
Almanya: "BM'nin yenilenmesi gerekmektedir"
Arnavutköy sahilinde erkek cesedi bulundu
Ayasofya’da dev restorasyonda kritik aşama: Kubbe kapatılıyor
Kene kabusu geri döndü, 21 yaşındaki genç hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Ederson, PFDK’ya sevk edildi
Trump’tan Merz’e: "Ne hakkında konuştuğunu bilmiyor"
Bulgaristan İçişleri Bakanı Emil Dachev Selimiye Camii’ne hayran kaldı
ABD’den İran’ın "gölge bankacılık" sistemine yaptırım
Dışişleri Bakanı Fidan, Hırvat mevkidaşı Grlic-Radman ile bir araya geldi
Bakan Çiftçi: "Madenci eyleminin sağduyu ve ve nezaket içinde sona ermesi anlamlı bir tablo ortaya koymuştur"
Okul saldırısında hayatını kaybeden Belinay’ın babası konuştu
EKONOMİ
Bakan Bolat, Bursa’da iş adamlarıyla bir araya geldi
28 Nisan 2026 Salı - 23:02:10
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Nisan ayı meclis toplantısında iş adamlarıyla bir araya geldi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Nisan ayı meclis toplantısı BTSO Ana Hizmet Binası’nda Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, meclis üyeleri, sanayici ve iş adamlarının katılımıyla gerçekleşti. Bursa’nın ekonomisine yön veren sanayicilere ve iş adamlarına seslenen Bolat, "Bursa, üretim gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biridir. Tarım, turizm, ticaret, teknoloji ve sanayiyi bir arada barındıran nadir şehirlerimizden biridir. Bu yönüyle ülke ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır" dedi. Türkiye’nin stratejik konumuna dikkat çeken Bolat, "Ülkemiz, bulunduğu coğrafyada güvenilir bir liman, üretim ve lojistik merkezi olarak öne çıkmaktadır. Özellikle küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar Türkiye’nin önemini daha da artırmıştır. Küresel zorluklara rağmen Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor. Önümüzdeki dönemde jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte daha güçlü bir büyüme süreci yaşayacağımıza inanıyoruz. Enflasyonla mücadelede önemli mesafe kat edildi. Enflasyon oranını yüzde 80’lerin üzerinden yüzde 30 bandına indirmeyi başardık. Ancak finansmana erişim ve maliyetler konusunda çalışmalarımız devam ediyor" diye konuştu. İhracatçılara yönelik desteklerin sürdüğünü ifade eden Bolat, "Amacımız üretimi, istihdamı ve ihracatı daha da güçlendirmektir. Bursa’nın ihracatı geçen yıl yaklaşık yüzde 10 artarak 20 milyar dolara ulaştı. Bu yıl da artış eğiliminin devam ettiğini görüyoruz" şeklinde konuştu. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay ise, "Türkiye’nin sahadaki caydırıcı askeri varlığı ve siyasi iradesiyle, bu zorlu coğrafyada oyun kurucu bir güç olduğunu tüm dünyaya ilan etmiştir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yükselen bu kararlı duruş, Türkiye’yi bölgesel bir aktör olmaktan çıkarıp küresel sistemin merkezine yerleştirmiştir. Bu stratejik çerçevede, Ticaret Bakanlığımızın liderliğinizde yürüttüğü çalışmalar; sahadaki siyasi ve askeri kazanımlarımızı kalıcı bir ekonomik yapıya kavuşturmak adına çok önemli bir temel teşkil etmektedir. Özellikle Irak ile hayata geçirilen Kalkınma Yolu Projesi, Ukrayna’nın yeniden inşa sürecinde Türk müteahhitlik sektörüne açılan kapılar ve komşularımızla artan ticaret hacmi, bu vizyonun sahadaki en somut yansımalarıdır. Zorlu küresel tabloya rağmen sergilediğimiz direnç ve performans hepimiz için büyük bir övünç kaynağıdır. Geçtiğimiz yıl ekonomimiz yüzde 3,6 oranında büyüme yakalarken; mal ve hizmet ihracatında ise 396 milyar dolarlık rekor performans yakaladık. Bursa iş dünyası olarak bizler de bu tarihi yükselişin en güçlü parçalarından biriyiz" dedi. Burkay, "20 milyar doların üzerindeki ihracatımız ve 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmimizle, ülkemizin küresel rekabet gücünün sürükleyici gücü konumundayız. Ürettiğimiz mal ve hizmeti dünyanın 200’den fazla ülkesine ve gümrük bölgesine taşırken, 120’den fazla ülkeyi ardımızda bırakan bir ihracat performansına sahibiz. Üstelik bunu; yüksek enflasyon, finansmana erişim zorlukları ve küresel ticarette artan korumacılığa rağmen başardık. Rekor ihracat rakamlarımızın arkasında firmalarımızın azmi kadar, Ticaret Bakanlığı’nın da sağladığı desteklerin de büyük payı var. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak, ’kendine inan, ülkene güven’ anlayışıyla üretim ve ihracat ekosistemimizi dünya pazarlarına açıyoruz" diye konuştu.
28 Nisan 2026 Salı - 20:51
Zafer Kalkınma Ajansının yönetim kurulu toplantısı Uşak’ta yapıldı
Zafer Kalkınma Ajansı’nın yönetim kurulu toplantısı Uşak’ta gerçekleştirildi. Zafer Kalkınma Ajansı’nın yönetim Kurulu Toplantısı Kütahya Valisi ve Zafer Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Musa Işın başkanlığında Uşak’ta gerçekleştirildi. Toplantıya, Kütahya Valisi ve Zafer Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Musa Işın, Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş, Uşak Valisi Serdar Kartal, Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, Uşak Belediye Başkan Vekili Hatice Terekeci Özkan, Kütahya İl Genel Meclisi Başkanı Muammer Özcura, Uşak İl Genel Meclisi Başkanı Aynur Yurtsever, Afyonkarahisar İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Siper, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hüsnü Serteser, Uşak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Selim Kandemir ve Zafer Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Kutlu Eser katıldı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Yönetim Kurulu Başkanı Musa Işın; "Cam ve Plastik Geri Dönüşüm Araştırma Sonuçları, bölgemizin yeşil dönüşüm vizyonu için kritik bir çalışmadır. Atıkları bir çöp değil sanayimiz için değerli bir ham madde ve enerji kaynağı olarak görmeliyiz. Bu araştırma, döngüsel ekonomi modeline geçişte tesislerimizin kapasite artışından yerel yönetimlerimizin stratejilerine kadar farklı alanlarda çeşitli öneriler sunacaktır." dedi. KOBİ’lere faizsiz kredi desteğiyle yeşil dönüşümü hızlandırmayı hedeflediklerini dile getiren Işın; "En stratejik adımlarımızdan biri olarak, 25 Mart’ta ilan ettiğimiz 315 Milyon TL bütçeli SoGreen Projesi ile imalat ve turizm sektöründeki KOBİ’lerimize can suyu olacak büyük bir finansman desteği başlattık. 7,5 Milyon TL üst limitli ve faizsiz bu kredi desteği, bölgemizin yeşil dönüşümüne ivme kazandıracaktır. Sosyal kapsayıcılığı merkeze alan bu programla mayıs ayındaki başvuru süreci sonrasında yatırımların hızla hayata geçmesini bekliyoruz." dedi. Konuşmanın ardından toplantı basına kapalı devam etti.
28 Nisan 2026 Salı - 19:52
Aydın Sanayi Odası Başkanı Maraş rengini açıkladı: Mavi liste ile seçime giriyoruz
Aydın Sanayi Odası’nın müşterek komite toplantısı oda salonunda yapılan programla gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Aydın Sanayi Odası Başkanı Gökhan Maraş, göreve devam edeceklerini ve önümüzdeki aylarda yapılacak seçime mavi renkle gireceklerini açıkladı. Geçtiğimiz hafta Çin’e yapılan ve katılımcı firmaların tamamının masrafının Ticaret Bakanlığı tarafından karşılanan Uluslararası Rekabeti Geliştirme (URGE) projesine katılan sanayicilerin de katıldığı toplantıda, katılımcılar Çin’deki kazanımlarından söz ederek projenin gerçekleştirilmesinde emeği geçenlere teşekkür ettiler. Toplantı sonunda gündem dışı konuşarak yeni dönem için adaylığını açıklayan Aydın Sanayi Odası Başkanı Gökhan Maraş göreve devam edeceklerini belirterek "Yııl sonuna doğru yapılması planlanan AYSO olağan seçimlerinde mavi liste ile seçime gireceğiz. Rengimiz mavi olacak" diyerek adaylığını açıklamış oldu.
28 Nisan 2026 Salı - 19:44
Başkan Gülsoy: "Dünya ekonomisindeki bu devasa dalgalanmalar ülkemizi ve her bir sanayicimizi etkiliyor"
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Nisan Ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmasında, "Dünya ekonomisindeki bu devasa dalgalanmalar ülkemizi ve her bir sanayicimizi etkiliyor" dedi. KTO Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantıya, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, yönetim kurulu üyeleri ve oda üyeleri katıldı. Küresel ekonominin çağın en büyük sınavlarından birini verdiğini söyleyen Başkan Gülsoy, "İçinde bulunduğumuz dönemde küresel ekonomi, belki de modern çağın en çetin sınavlarından birini veriyor. Artık öyle bir noktadayız ki; bir iş insanı olarak sabah uyandığınızda sadece döviz kurlarına, enflasyon verilerine veya merkez bankalarının faiz kararlarına bakmanız ne yazık ki yetmiyor. Bugün artık haritayı önümüze açıp, jeopolitik dengeleri de titizlikle analiz etmek ve dünyadaki güç savaşlarını yakından izlemek zorundayız. Özellikle Orta Doğu’da aylardır süren ve hepimizi kaygılandıran gerginlik, bizlere bir gerçeği çok sert ve çıplak bir şekilde hatırlattı: Huzurun olmadığı yerde, hesap da tutmuyor. Küresel ölçekte yaşanan bu tür gelişmeler, ekonomideki belirsizliği maalesef daha da derinleştiriyor. Şunu net bir şekilde ifade etmeliyim ki; bugün dünya ekonomisinin önündeki en büyük engel ’belirsizliktir.’ Küresel ölçekte karar alıcılar dahi ertesi gün neyle karşılaşacaklarını öngörmekte zorlanıyor. Bu öngörülemezlik durumu sadece siyaseti değil, sermaye hareketlerinden tedarik zincirlerine kadar tüm piyasaları doğrudan ve derinden etkiliyor. Ortadoğu’da yaşanan sıcak gelişmeler ve devam eden ateşkes süreçleri, piyasalar tarafından son derece temkinli bir şekilde takip ediliyor. Özellikle petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar; enflasyon rakamları ve üretim maliyetlerimiz üzerinde en belirleyici unsur olmaya devam ediyor. Petrolün 100 dolar seviyesinin üzerine çıkması, tüm maliyet zincirimizi kırarak enflasyonu tetiklerken; bu seviyenin altında kalması küresel ekonomiye bir nebze olsun nefes aldıracaktır. Ancak mesele sadece matematiksel bir veri meselesi değildir. Rakamların bu denli savrulmasının ardında yatan asıl neden; küresel sistemin koruyucusu olduğunu iddia eden ABD gibi güçlerin, uluslararası kural ve kaideleri hiçe sayan keyfi tavırlarıdır. Bu tavırlar, maalesef uluslararası ticaretin güven zeminini yerle bir etmiştir. Artık karşımızda hukukun üstünlüğüyle işleyen bir piyasa değil; ’güçlü olanın kuralı o an yazdığı’, jeopolitik çıkarlar uğruna küresel refahın feda edildiği kaotik bir düzen vardır. Öte yandan, çoğumuz enerji krizini sadece ’akaryakıt zammı’ ya da ’ısınma maliyeti’ olarak görüyoruz. Oysa bu kriz, kullandığımız yapay zekayı ve içinde bulunduğumuz dijital dünyayı da doğrudan vuruyor. Bugün devasa veri merkezleri o kadar yüksek enerji tüketiyor ki, enerji fiyatlarındaki her artış dijital işlem maliyetlerimizi de sessizce yukarı çekiyor. Yani kriz sadece fabrikamızdaki çarkları değil, cebimizdeki telefonun işlem gücünü dahi derinden etkiliyor. Bölgesel gerginlikler; mutfağımızdaki enerji maliyetinden, finansal varlıklarımıza kadar hayatın her alanına sirayet etmiş durumdadır" dedi. Başkan Gülsoy, savaşların bitmediğini sadece duraksadığını söyleyerek, "Peki, bu devasa küresel dalgalanma Türkiye’ye nasıl yansıyor? Bugün yaşananlar bize şunu açıkça gösteriyor: Savaşlar bitmiş değil, sadece duraksamış durumda. Enflasyon ise henüz tamamen kontrol altına alınmış değil; şu an yaşadığımız sadece geçici bir dengelenme sürecidir. Bu nedenle hem küresel hem de ulusal ölçekte gelişmeleri büyük bir dikkatle takip etmeli, her türlü senaryoya karşı hazırlıklı olmalıyız. Enerji ithalatçısı bir ülke olarak, küresel petrol ve gaz fiyatlarındaki her kuruşluk artış; dış ticaret dengemizi ve enflasyonla mücadelemizi doğrudan zorlaştırıyor. Ancak Türkiye, bu süreci sadece kenardan izleyen değil, aktif şekilde ’yöneten’ bir aktör olmak zorundadır. Sahip olduğumuz esneklik ve stratejik avantajlara odaklanmalıyız. Türkiye ekonomisi tam 22 çeyrektir aralıksız büyüyor; kuşkusuz bu önemli bir başarıdır. Ancak 2026 yılında bu ivmeyi sürdürmek çok daha büyük bir çaba gerektiriyor. Bölgedeki savaş ve gerginlikler, büyüme yolumuzu ciddi anlamda ’engebeli’ hale getirmiştir. Bu yılki büyümenin kalıcılığı; tamamen krizlerin süresine ve bizim dış şoklara vereceğimiz tepkiye bağlıdır. Bu fırtınayı hasarsız atlatmanın tek yolu; gerçekçi bir ekonomi yönetimidir. Küresel türbülansın etkilerini asgariye indirmek için; sıkı para politikasının kararlılıkla sürdürülmesi ve mali disiplinden asla taviz verilmemesi, dış dünyaya karşı güvenilirliğimizin en büyük teminatıdır. Riskler büyük olsa da elimizde çok güçlü enstrümanlar var. Dünya enerji yolları krizlerle boğuşurken Türkiye; boru hatları ve lojistik altyapısıyla ’güvenli liman’ ve ’enerji merkezi’ olma vizyonunu her zamankinden daha güçlü bir şekilde ortaya koymalıdır. Aynı şekilde savunma sanayiimiz de artık sadece bir güvenlik meselesi değil; yüksek teknoloji üreten ve ihraç eden devasa bir ekonomik güce dönüşmüştür. Bu sektör, Türkiye’ye küresel masada çok stratejik bir ’diplomatik kaldıraç’ ve ciddi bir döviz girdisi sağlamaktadır. Bununla birlikte, Uzak Doğu’dan gelen lojistik hatlarının riskli hale gelmesi, Avrupalı dev markalar için ülkemizi vazgeçilmez bir merkez kılmaktadır. Lojistikte yaşanan aksamalar, birçok sektörde Türkiye’yi Avrupa’nın en büyük ve en hızlı üretim alternatifi haline getirebilir. Şunu bir kez daha hatırlatmak isterim: Enerji fiyatlarındaki artışın sadece ulaşım ve ısınma maliyetlerimizi etkilediğini düşünmek büyük bir yanılgı olur. Bu kriz aslında dijital dünyayı ve geleceği de derinden sarsıyor. Bugün devasa veri merkezlerinin yıllık enerji tüketimi, bazı orta ölçekli ülkelerin toplam tüketimini aşmış durumdadır. Bu yüzden enerji güvenliği, aynı zamanda dijital güvenliğimiz ve teknolojik geleceğimiz demektir" ifadelerini kullandı. Ekonomideki dalgalanmaların hem Türkiye’yi hem de her iş insanını doğrudan etkilediğini söyleyen Ömer Gülsoy, "Dünya ekonomisindeki bu devasa dalgalanmalar, kuşkusuz ülkemizi ve her bir sanayicimizi doğrudan etkiliyor. Ancak bu noktada bir gerçeğin altını özellikle çizmek istiyorum: Bizim sanayicimiz, bu zorlu süreçte gerçekten büyük bir direnç ve feraset gösteriyor. Küresel ticaretin zayıfladığı, belirsizliklerin her geçen gün derinleştiği böylesine bir fırtınalı ortamda; çarkları döndüren her tesis, yapılan her üretim ve gerçekleştirilen her kuruşluk ihracat, ülkemiz ekonomisinin en büyük, en sağlam kalesidir. İş dünyamızın temsilcileri olan sizler, sadece ticaret yapmıyor; aynı zamanda bu ülkenin ekonomik bağımsızlığı için birer nefer gibi sahada mücadele ediyorsunuz. Bu zorlu süreçte reel sektörü, yani üreten elleri destekleyecek her adım, hayata geçirilecek her kolaylaştırıcı düzenleme hayati derecede kıymetlidir. Bizler de Odamız olarak, bu mücadelenizde her zaman yanınızda olmaya, sesinizi gür bir şekilde duyurmaya ve üretimin önündeki engelleri kaldırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Tam da bu noktada; geçtiğimiz Cuma günü Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı" ve beraberinde gelen yeni vergi düzenlemeleri, iş dünyamızda çok güçlü bir yankı uyandırmış, adeta yeni bir şahlanış döneminin müjdecisi olmuştur. Bildiğiniz üzere biz iş dünyası temsilcilerinin en büyük arzusu; öngörülebilir bir ekonomi, üretim üzerindeki yüklerin hafifletilmesi ve küresel rekabette elimizi güçlendirecek teşviklerdir. Cumhurbaşkanımızın açıkladığı bu program; imalatçımızdan ihracatçımıza, teknoloji odaklı girişimlerimizden dev sanayi tesislerimize kadar hepimizi kapsayan, üretim odaklı bir vizyonu ortaya koymaktadır. Bu tarihi adımı esasen üç temel boyutta değerlendirmek gerekiyor. Birincisi, doğrudan yatırım çekmek için atılan radikal adımlardır. İstanbul Finans Merkezi’ni odak noktasına alan bu düzenlemeyle; küresel şirketler bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye getirip İstanbul Finans Merkezi’nde açarlarsa, yurt dışı kazançlarında 20 yıl boyunca tam vergi muafiyeti sağlayabilecekler. Ayrıca "Tek Durak" sistemiyle bürokrasinin tek merkezde toplanması, yabancı yatırımcı için en büyük engel olan zaman kaybını ortadan kaldıracaktır. İkincisi, üretim ve ihracatçımıza kazandırılacak güçlü ivmedir. Yeni düzenlemeyle imalatçı-ihracatçılarımız için kurumlar vergisi oranının yüzde 9’a, sadece imalatçılarımız için ise yüzde 14’e indirilmesi öngörülmektedir. Bu durum, kendi üretimini ihraç eden firmalarımız için muazzam bir destek anlamına gelmektedir. Hizmet ihracatında ise mimarlık, mühendislik ve yazılım gibi alanlarda vergi indirimi yüzde 100’e çıkarılmaktadır. Üçüncüsü ise terse göçü ve fon girişini teşvik eden vizyondur. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın birikimlerini ve tecrübelerini ülkemize getirmesi için sağlanan 20 yıllık vergi muafiyeti, sermaye girişine büyük bir dinamizm katacaktır" dedi. Açıklanan reform paketinin ekonomik dayanıklılığını arttıracağını söyleyen Gülsoy, sözlerine şu şekilde devam etti: "Tabii bir noktayı da gerçekçi bir şekilde meclisimizde dile getirmeliyiz. Bugün küresel konjonktür nedeniyle kârlılığı düşük olan, maliyetine yakın fiyatlarla dünyaya mal satan ihracatçılarımız var. Bu firmalarımız için vergi indirimlerinin beklenen yüksek faydayı sağlayabilmesi adına; bu desteklerin mutlaka sanayi reformu ve işletme sermayesinin korunması gibi yapısal adımlarla perçinlenmesi gerektiğine inanıyoruz. İş dünyası temsilcileri olarak bizlerin en çok ihtiyaç duyduğu bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi yönündeki bu güçlü irade, Kayseri gibi üretim iştahı yüksek şehirler için yeni bir yatırım iklimi demektir. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde açıklanan bu reform paketi; sanayicimizin önünü açacak, sürdürülebilir büyüme hedefimizi güçlendirecek ve ekonomimizin dayanıklılığını artıracaktır. Ülkemizi yatırımın merkezi yapma hedefiyle açıklanan bu paketin, Kayseri’mizin bereketli topraklarında yeni yatırımlara ve yeni istihdam kapılarına vesile olmasını temenni ediyorum. İş dünyası olarak el ele vererek, bu destekleri üretime ve ihracata dönüştürme vaktidir. Bu vesileyle; her zaman sanayicimizin, tüccarımızın ve üretenin yanında durarak bizlere bu vizyonu sunan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şahsım, Odamız ve tüm üyelerimiz adına şükranlarımı sunuyorum. Yeni ekonomi paketinin şehrimize ve ülkemize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Açıklanan bu değerli paketi bir başlangıç kabul ediyor, ancak içinden geçtiğimiz bu fırtınalı dönemde daha ileri adımlara ihtiyaç duyduğumuzu da ifade etmek istiyorum. Özellikle bölgemizdeki savaşların ve jeopolitik gerilimlerin küresel dengeleri altüst ettiği bu yeni dönemde, ekonomik programımızın "reel sektör odaklı" bir revizyonla daha da güçlendirilmesini bekliyoruz. Bölgesel çatışmaların ticaret rotalarını ve enerji maliyetlerini doğrudan etkilediği bu süreçte, sanayicimizi bu şoklara karşı koruyacak "esnek ve dinamik" bir destek kalkanı oluşturulmalıdır. Vergi indirimleri kadar, artan maliyetler altında eriyen işletme sermayelerini takviye edecek; uygun maliyetli ve uzun vadeli finansman kanalları yeniden yapılandırılmalıdır. Bu noktada reel sektörümüzün beklediği en acil ve somut adımlardan biri de Merkez Bankası’nın "Döviz Dönüşüm Desteği" uygulamasıdır. Bildiğiniz üzere bu destek 30 Nisan’da sona ermektedir. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde; bu desteğin en az bir yıl daha uzatılmasına, mevcut yüzde 3’lük oranın piyasa gerçeklerine göre artırılmasına ve uygulama şartlarının sanayicimiz için daha sade ve erişilebilir hale getirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Ekonomik programımız, sadece bugünün değil, yarının değişen dünya şartlarına göre güncellenmeli; teşvik sistemi sektörel ve bölgesel ihtiyaçlara göre daha spesifik bir yapıya kavuşturulmalıdır. Bilinmelidir ki; sanayicinin derdi sadece kâr etmek değil, bu ülkenin üretim çarklarını her şartta ayakta tutmaktır. Bu nedenle, ekonomik programda yapılacak her "reel sektör dokunuşu", Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını daha da perçinleyecektir. Bizim beklentimiz; büyümenin lokomotifi olan imalat sanayimizin, bu yeni dönemde ekonomik programın tam merkezine yerleştirilerek desteklerin bu eksende güncellenmesidir." Başkan Gülsoy, iklim değişikliğinin sadece bir çevre sorunu olarak görülmesinin artık bırakılması gerektiğini söyleyerek, "Değinmemiz gereken bir diğer hayati başlık ise; artık kapımıza dayanan, hatta içeri giren İklim Değişikliği konusudur. Bugün küresel ısınmayı ve iklim krizini durdurmak için çaba göstermek, bizler için bir tercihten öte, kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir. Şunu hepimiz kabul etmeliyiz ki; iklim değişikliği artık geleceğin bir öngörüsü değil, bugünün yakıcı bir sorunudur. Bu süreç, sadece çevresel bir değişim değil; aynı zamanda ekonomik, sınai ve ticari yapılarımızı kökten değiştirecek bir dönüşümdür. Bizler Kayseri iş dünyası olarak bu değişime en üst düzeyde hazırlıklı olmak zorundayız. Üretim süreçlerimizden lojistik ağlarımıza, enerji kullanımımızdan atık yönetimimize kadar her alanda sürdürülebilir yöntemlere hızla geçmeliyiz. Aksi takdirde; küresel ölçekte rekabet gücümüzü kaybetme ve özellikle Avrupa gibi en büyük pazarlarımıza erişimde ciddi engellerle, ek vergilerle karşılaşma riskimiz bulunmaktadır. İklim değişikliğini sadece bir çevre sorunu olarak görmeyi artık bırakmalıyız. Bu konu, geleceğimizin temel ekonomik şartıdır. Buradan tüm işletmelerimizi; şimdiden önlem almaya, verimliliğinizi yükseltecek olan yeşil dönüşüme ve yapay zekaya yatırım yapmaya ve sürdürülebilir büyüme yolunda bizlerle birlikte ilerlemeye davet ediyorum. Unutmayalım ki; tarihin her döneminde değişime direnenler değil, değişimi doğru analiz edip yönetenler kazanmıştır" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Nisan 2026 Pazartesi- 09:12
Tozlu arşivlerde unutulan bir gerçek: Hollandalı girişimciye Erzurum, Palandöken ve Toroslar’da petrol izni
2
27 Nisan 2026 Pazartesi- 17:13
Erzurum’da mesleki eğitimde yeni dönem: ETSO ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü protokol kararı aldı
3
28 Nisan 2026 Salı- 16:16
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
4
25 Nisan 2026 Cumartesi- 08:34
Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi
5
25 Nisan 2026 Cumartesi- 14:25
Ayakkabı şikayetleri zirvede: Sinop’ta tüketici başvurularında dikkat çeken artış
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:07
Trakya’da taşıt sayıları açıklandı
Trakya’da motorlu kara taşıtlarına ilişkin Ekim ayı verileri bölgedeki artışı bir kez daha gözler önüne serdi. Ülke genelinde Ekim ayında toplam 178 bin 481 adet taşıtın trafiğe kaydı yapılırken Trakya’da da dikkat çeken bir hareketlilik yaşandı. Edirne’de trafiğe kayıtlı araç sayısı Ekim ayı sonu itibarıyla 206 bin 482’ye ulaştı. Tekirdağ’da trafiğe kayıtlı araç sayısı artış trendini sürdürerek 379 bin 257 oldu. Kırklareli’nde ise 176 bin 736 araç trafiğe kayıtlı durumda bulunuyor. Bölgede özellikle Tekirdağ’ın sanayi, liman ve ticaret hacmine paralel olarak taşıt sayısında her yıl düzenli bir artış gözleniyor. Edirne’nin sınır kapıları nedeniyle yoğun araç giriş çıkışına sahip olması, Kırklareli’nin ise şehir içi ve kırsal bağlantılarındaki hareketlilikle öne çıkması dikkat çekiyor.
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:06
Tarım-GFE yıllık yüzde 34,60 arttı
Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) yıllık yüzde 34,60 arttı, aylık yüzde 2,16 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, Tarım-GFE’de Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 2,16 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 26,48 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 34,60 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,19 artış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 2,29 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 1,35 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 36,01 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 26,60 artış gerçekleşti. Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 56,97 artış ile veteriner harcamaları, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 6,76 artış ile tohum ve dikim materyali oldu.
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:03
Kasım ayında tüketici güven endeksi 85,0 oldu
Tüketici güven endeksi, Ekim ayında 83,6 iken Kasım ayında yüzde 1,6 oranında artarak 85,0 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) iş birliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Ekim ayında 83,6 iken Kasım ayında yüzde 1,6 oranında artarak 85,0 oldu.
20 Kasım 2025 Perşembe - 09:50
Salep toprakla buluşturuldu
Kahramanmaraş dondurmasının olmazsa olmazı endemik salep bitkisi bahçelere ekildi. Her yıl düzenli olarak toprakla buluşturulan salep bitkisiyle üretim kapasitesinin artırılması hedeflenirken, MADO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kanbur, 10 yıl alım garantisi verdi. Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesinde MADO’ya ait çiftlikte hem küçükbaş hayvan yetiştiriciliği hem de dondurma üretiminde kullanılan hammaddelerin tedariki yoğun şekilde devam ediyor. Çiftlikte bulunan küçükbaş hayvanlardan elde edilen sütler, Maraş dondurmasının üretim sürecinde değerlendirilirken, endemik bir tür olan salep bitkisinin ekim çalışmaları da her yıl düzenli olarak sürdürülüyor. Endemik yapısı nedeniyle kontrol altında üretilen salebin korunması ve üretim kapasitesinin artırılması amacıyla yürütülen çalışmalarda, Türkoğlu bölgesindeki arazilerde üretiliyor. Proje kapsamında salep bitkisi her yıl toprakla buluşturularak hammadde temini güçlendirilirken, yerel üreticilere tarımsal destekte sağlanıyor. Çiftlikte yetiştirilen küçükbaş hayvanlardan elde edilen sütlerin dondurmanın ana hammadde kaynaklarından biri olduğu belirtilirken, üretimin yıl boyunca sürdürülebilir şekilde devam ettirildiği ifade edildi. Bölgedeki hayvancılığın desteklenmesi ve geleneksel dondurma üretiminin doğal yapısının korunması hedefleniyor. "Şimdi salebi de dünya markası yapmak istiyoruz, 10 yıl alım garantisi veriyorum" Kanbur, "Salep olmaz ise bu dondurma olmaz. Bizim sevdamız bu dondurmayı dünya markası yapmaktı ve başardık. Şimdi salebi de dünya markası yapmak istiyoruz. İyi bir dondurma yapabilmeniz için sizin iyi bir salebiniz, iyi bir sütünüz ve iyi bir de ustanız olması lazım. Zaten dondurmanın hammaddesi salep ve bu olmasaydı olmazdık. Onun için bizim buna sahip çıkmamız lazım ve üretim yapıp bitkileri toprakla buluşturduk. Aynı zamanda 10 yıl alım garantisi veriyorum. Keçi sütüne her türlü desteği vermeye de hazırız. Bu dondurmayı yapabilmemiz için de salebi yapmamız lazım. Eğer salebi yapmıyorsanız bu dondurmayı da yapmıyorsunuz demektir. Her dondurma dondurma değildir diyoruz" diye konuştu.
20 Kasım 2025 Perşembe - 09:45
Sigortada pozitif ayrımcılık: SEDDK’dan engellilere yüzde 20’ye varan indirim
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımını artırmayı ve finansal yüklerini azaltmayı amaçlayan önemli bir düzenlemeyi hayata geçiriyor. Zorunlu Trafik Sigortası primlerinde mevcut indirimlere ek olarak yüzde 20’ye kadar ilave indirim sağlayacak uygulama, 1 Şubat 2026 tarihinde yürürlüğe girecek. SEDDK tarafından yayımlanan ’Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ ile sigorta şirketlerine, Ulusal Engelli Veri Sistemine (UEVS) kayıtlı kişiler adına düzenlenecek poliçelerde ek indirim yetkisi verildi. Sektör temsilcileri, söz konusu düzenlemenin sosyal devlet anlayışının güçlü bir yansıması olduğuna dikkat çekti. Özhedef Sigorta Kurucu Ortağı Abdulcelil Alkış, kararın sigortacılık sektöründe ’pozitif ayrımcılık’ dönemini başlattığını belirtti. Alkış, Türkiye’de en az bir engeli bulunan vatandaş sayısının 9 milyonu aştığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Engelli bireyler için araç sahibi olmak, sosyal hayata katılım ve mobilite açısından çoğu zaman zorunluluk. Her yıl 100 binin üzerinde sıfır ÖTV muafiyetli araç satışı yapılan bu büyük kitle için SEDDK’nın yüzde 20’lik tavan indirim kararı, hem engelli bireylere hem de ailelerine doğrudan ekonomik katkı sağlayacaktır." "İndirimi müşterilerimize azami oranda yansıtmayı vicdani bir yükümlülük olarak görüyoruz" Düzenlemenin ’Yüzde 20’ye kadar’ şeklinde esneklik tanıdığına dikkat çeken Alkış, sigorta şirketlerine tavan indirim oranını uygulama çağrısı yaparak, "SEDDK, sektörün sosyal fayda üretme sorumluluğunu net bir şekilde ortaya koymuştur. Biz Özhedef Sigorta olarak bu indirimi müşterilerimize azami oranda yansıtmayı vicdani bir yükümlülük olarak görüyoruz" dedi. Alkış, indirimin Zorunlu Trafik Sigortası ile başlamasını önemli bir adım olarak değerlendirirken, ilerleyen süreçte uygulamanın kasko gibi diğer branşlara genişletilebileceğini ve bunun engelli bireylerin risk yönetiminde daha kapsayıcı bir yapı sağlayacağını kaydetti. Yeni uygulamadan yararlanmak için sigorta poliçesinin, Engelli Kimlik Kartı sahibi ve Ulusal Engelli Veri Sistemine (UEVS) kayıtlı kişiler adına düzenlenmesi gerekiyor. Sigorta şirketleri poliçe hazırlarken sistem üzerinden sorgulama yaparak indirim hakkını doğrulayacak.
20 Kasım 2025 Perşembe - 09:42
Türkiye’de tek ve 40 yıldır gözü gibi bakıyor
Türkiye’de tek olduğu belirtilen 1966 model 21 camlı Volkswagen Samba’yı 40 yıl önce alan iş adamı Tuncay Sönmez, aracına gözü gibi bakıyor. İngiltere’de uzun yıllar eşiyle tekstil işiyle uğraşan Sönmez, çevresinde klasik otomobil merakıyla biliniyor. Rolls Royce’dan 6 model, Mercedes’ten birkaç model aracı bulunan Sönmez’in en çok sevdiği araçlarından biri de dünyada çok nadir bulunan 21 camlı Volkswagen Samba. "Yenge satmıyor" 1966 model bu aracı 40 yıl önce alırken çok zorlandığını dile getiren Sönmez, şunları söyledi: "40 yıl önce Hürriyet Mahallesi’nde gördük, çok bakımsızdı. Sahibini bulduk satmadı. Sürekli almayı istedik, görüştük ama bizi hep "yenge satmıyor" diye geri çevirdi. Bir gün karar verdik farklı yaklaşmak üzere plan yaptık. Yoksul gibi giyindik. Dağ köylerinden yumurta toplayıp şehirde satacağız, iş yapacağız ekmek parası için satın dedik. Bu sefer yenge ’tamam, çocuk iş yapacak madem satalım’ dedi. Bugünün parasıyla 55 bin liraya aldık ama çok bakımsızdı." Benzinli motoruyla dikkat çekiyor Benzinli motora sahip Samba’yı bugüne kadar 3 kez toplattıklarını anlatan Sönmez, "21 camlı ve üste açılıyor. Dünyada çok az üretilmiş zamanında ve şu anda nadir bulunuyor. Türkiye’de ise tek, sadece bende var" dedi. Yurtdışında 120 bin Euro’ya satılıyor Yurt dışında iyi halde olanlarının 100 ila 10 bin avro arasında değiştiğini vurgulayan Sönmez, "Türk parasıyla 5 milyon lirayı geçiyor. Belçika’da 120 bin avro civarında. Bunu Türkiye’de Volkswagen etkinliklerinde bile göremezsiniz. Orijinal 21 camlı yok piyasada. İsviçre’de Almanya’da doğ gezisi yaparken bununla görememişler araç içinden yukarıyı. 21 camlı o yüzden yapmışlar. Alpler’i rahat görsünler diye yapılmış ve üzeri açılmış. Bir yıl üretilmiş zamanında, en az üretilen modellerden biri." diye konuştu. Sönmez, Bursa’da şehir içinde kullanmanın son derece zor olduğunu belirterek, "Görenler hayranlıkla bakıyor, izliyor. Trafikte giderken sürücüler önüne değil bizim araca bakıyor. Seviyorum bu aracımı. Kullanması, motor sesi, klasik yapısıyla farklı benim için" ifadesini kullandı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 09:33
Erzurum’da araç sayısı 150 bini geçti
Ülkemizde Ekim ayında 178 bin 481 adet taşıtın trafiğe kaydı yapılırken, Erzurum’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 150 bin 754 oldu. Türkiye’de trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Ekim ayı sonu itibarıyla 33 milyon 193 bin 636 oldu. Ülkemizde Ekim ayında 178 bin 481 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Ekim ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 49,1’ini otomobil, yüzde 34,5’ini motosiklet, yüzde 11,4’ünü kamyonet, yüzde 2,1’ini traktör, yüzde 1,8’ini kamyon, yüzde 0,7’sini minibüs, yüzde 0,3’ünü otobüs ve yüzde 0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 9,1 azaldı. Ekim ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre kamyonette yüzde 18,3, otomobilde yüzde 9,0, kamyonda yüzde 7,1, traktörde yüzde 3,9 artarken minibüste yüzde 44,2, motosiklette yüzde 30,8, otobüste yüzde 19,0 ve özel amaçlı taşıtta yüzde 12,0 azaldı. Traktör ve motosiklet sayısında artış var Erzurum, 178 bin 481 kayıtlı araçla Türkiye sıralamasında 49. basamakta yer aldı. Ekim ayında 4 bin 613 araç devrinin yapıldığı Erzurum, ülke sıralamasında 40’ıncı oldu. Erzurum’da trafiğe kayıtlı araçlarda otomobil 77 bin 101 ile ilk sırada yer alırken, minibüs sayısı 2 bin 358, otobüs sayısı bin 368, kamyonet sayısı 31 bin 398, kamyon sayısı 6 bin 688, motosiklet sayısı 8 bin 570, özel amaçlı araç sayısı 785 ve traktör sayısı 22 bin 486 oldu. Ekim 2025 döneminde Erzurum’da 4 bin 613 aracın devri yapıldı. Bunlardan 2 bin 493’ü otomobil, minibüs 60, otobüs 19, kamyonet 996, kamyon 109, motosiklet 116, özel amaçlı araç 11 ve traktör 359 adet olarak gerçekleşti.
20 Kasım 2025 Perşembe - 09:13
Çöpler Altın Madeni’nin kapalı kalması İliç’te hayatı durma noktasına getirdi
Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çöpler Altın Madeni’nin 21 aydır kapalı olması, ilçe ve bölge ekonomisini olumsuz etkiledi. İşsizlik artarken, göç alan ilçe göç verir hale geldi. Esnaf ve firmalar iş yapamamaktan, gençler iş bulamamaktan şikayetçi. Şirket ise yeni sistemle 6 aydır üretime hazır olduğunu açıkladı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 08:48
Samsun, savunma sanayisinin yeni üretim üssü oluyor
Türk savunma sanayisinin öncü kuruluşlarından Makine ve Kimya Endüstrisi(MKE) A.Ş.’nin Çarşamba’da 2 milyar TL yatırım bedeliyle kurma çalışmalarını sürdürdüğü Samsun Üretim Kampüsü, bölgenin savunma sanayisinde kritik bir üretim merkezine dönüşmesini sağlayacak. Tesiste Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaç duyduğu stratejik savunma ürünleri tamamen yerli imkanlarla üretilecek. MKE’nin yeni kampüsünün; mühimmat, hassas makine parçaları, savunma amaçlı özel bileşenler ve ileri malzeme teknolojilerine yönelik kapasitesiyle Karadeniz Bölgesi’nin savunma sanayi ekosistemine önemli bir ivme kazandırması bekleniyor. Yatırımın, nitelikli istihdama katkı sunması, yan sanayi ağını genişletmesi ve bölgesel sanayiyi savunma teknolojilerine entegre etmesi hedefleniyor. Savunma sanayisine destek verecek üniversite–sanayi işbirliği altyapısı genişliyor Savunma teknolojilerinin geliştirilmesi için Çarşamba OSB bünyesinde kurulan Samsun Üniversitesi Teknoloji Transfer Destek Ofisi, bölgedeki sanayi tesislerinin AR-GE süreçlerine akademik destek sağlayacak. Ofisin özellikle MKE yatırımıyla entegre çalışması, üretim süreçlerinde yenilikçi malzemeler, yazılım destekli üretim yöntemleri ve prototipleme çalışmalarını hızlandıracak. Bu yapı sayesinde savunma sanayisi için ihtiyaç duyulan teknik dönüşüm, bölgedeki firmalara doğrudan aktarılacak; üreticilerin hem yerli savunma projelerine hem de ihracata dönük ürün geliştirmelerine zemin hazırlanacak. Vali Tavlı üretim tesislerini gezdi, yatırımlar hakkında bilgi aldı Samsun Valisi Orhan Tavlı, Çarşamba TSO Başkanı Ayhan Sonkaya ve Çarşamba OSB Müdürü Mehmet Dalgıç ile birlikte bölgede savunma sanayisiyle ilişkili üretim altyapısını yerinde inceledi. Vali Tavlı ve beraberindekiler; MKE Samsun Üretim Kampüsü’nün inşaat alanında yürütülen çalışmaları değerlendirirken, kampüsün üretim hatları, teknolojik altyapısı ve planlanan kapasite artırımları konusunda yetkililerden brifing aldı. Ardından Çarşamba OSB’de faaliyet gösteren üretim tesisleri ziyaret edildi. Savunma sanayisine doğrudan veya dolaylı katkı sunan işletmelerde yapılan incelemelerde; savunma araçlarında kullanılan kauçuk aksamlar, teknik yedek parçalar ve yüksek dayanımlı zemin/paspas ürünleri üreten tesiste, malzeme dayanımı ve tedarik zinciri kapasitesi değerlendirildi. Savunma ve otomotiv sektörüne yönelik plastik bileşen üretimi yapan, 6 bin metrekarelik kapalı alan üzerinde faaliyet gösteren tesiste, seri üretim hatları ve enjeksiyon teknolojileri incelendi. Askeri amaçlarla da kullanılan dayanıklı sentetik ürünler ve çuval üretimi gerçekleştiren 20 bin metrekarelik tesisin üretim bantları gezildi. Lojistik ve askeri taşımacılıkta kullanılan treyler, tanker ve ağır yük ekipmanları üreten fabrikada, platform dayanıklılığı ve taşıma sistemlerinin teknik süreçleri hakkında bilgi alındı. Baraj ve HES projelerine yönelik türbin, cebri borular ve ağır metal aksam imalatı yapan tesisin, bu altyapıyı savunma sanayisine yönelik ağır çelik üretimlerinde kullanma potansiyeli değerlendirildi. Vali Orhan Tavlı, savunma sanayisine entegre olabilecek tüm üretim kapasitesinin Samsun’un kalkınmasında kritik rol oynadığını belirterek, bölgenin milli savunma projelerine daha güçlü katkı sunacağını ifade etti.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 20:07
Bakan Göktaş: "Girişimci kadınlara yüz yüze e-ticaret eğitimlerini Türkiye’nin dört bir yanında yaygınlaştıracağız"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kadın girişimcilere yönelik yeni bir projeye imza attıklarını belirterek, "Hepsiburada ile girişimci kadınlara yüz yüze e-ticaret eğitimlerini Türkiye’nin dört bir yanında yaygınlaştıracağız" dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), TOBB Kadın Girişimciler Kurulu (KGK) ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) iş birliğinde gerçekleştirilen, Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Yarışması Ödül Töreni TOBB Konferans Salonu’nda düzenlendi. Burada açılış konuşmasını yapan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kadın girişimci olmanın kendi yolunu açmak olduğunu vurgulayarak, "Kimsenin fark etmediği bir kıvılcımı içinde taşımak, herkesin ‘Olur mu?’ diye baktığı yerde, içinden yükselen bir güvenle ‘Olacak.’ demektir. Kadın girişimcilerin attığı her adım, ülkenin geleceğine güçlü bir iz bırakır. Bu yol, çoğu zaman sessiz başlar. Mutfak tezgahının kenarında, çocuklar uyuduktan sonra kurulan küçük bir masada. Belki bir defter, bir fikir, bir ihtimal. O fikri büyütmek, hayali ayağa kaldırmak, sadece ekonomik bir girişim değil, bir toplumun dönüşüm hikayesidir. Kadın girişimcilerin kurduğu her işletme, sadece bir ticari başarı değil. Ailelerin güçlenmesine, şehirlerin canlanmasına, yerel değerlerin korunmasına ve yeni fırsatların doğmasına hizmet eder" şeklinde konuştu. "Eylem Planı, kadınların tüm alanlarda daha güçlü adımlar atması için yol haritası sunuyor" Kadın potansiyelini güçlendirmek adına çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Göktaş, "Kadınların sosyal, ekonomik ve toplumsal hayattaki konumunu güçlendirmek için ortaya koyduğu irade, çalışmalarımıza yön veren temel güçtür. Her fırsatta kadın girişimciliğini Türkiye’nin kalkınmasının temel unsuru olarak görmekte ve kadınların ülkemize kattığı değeri vurgulamaktır. ‘Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı’ tam da bu vizyonun bir yansımasıdır. Eylem Planı, kadınların eğitimden istihdama, girişimcilikten karar alma süreçlerine uzanan tüm alanlarda daha güçlü adımlar atması için bize kapsamlı bir yol haritası sunuyor" ifadelerini kullandı. Bakan Göktaş, 8 Mart’ta yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle kurulan Koordinasyon Kurullarıyla, tüm çalışmalarını yerelde daha etkili bir şekilde yürüttüklerini hatırlattı. Göktaş, "Aynı zamanda kadının güçlenmesi politikalarımızı sahada somut sonuçlara dönüştürüyoruz. Bu vesileyle, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu temsilcilerinin, Koordinasyon Kurullarımızda ve alt komitemizde aktif görev aldığını belirtmek istiyorum. Sizlerden beklentimiz oldukça fazla" diye konuştu. "Hepsiburada ile girişimci kadınlara yüz yüze e-ticaret eğitimlerini Türkiye’nin dört bir yanında yaygınlaştıracağız" Bakan Göktaş, çalışmalarına bir yenisinin daha eklendiğini söyleyerek, şunları kaydetti: "Bugün, 19 Kasım Dünya Kadın Girişimciler Günü vesilesiyle güzel bir haberi de paylaşmak isterim. Yeni dönemde, Hepsiburada ile girişimci kadınlara yüz yüze e-ticaret eğitimleri Türkiye’nin dört bir yanında yaygınlaştıracağız. Bu eğitimlerle kadınların dijital ekonomideki varlığını artırmayı ve e-ticarette liderleşmelerini hedefliyoruz. Buluşmalarımızda e-ticaretin sunduğu fırsatlar, program avantajları ve iş geliştirme adımları doğrudan aktarılacak. Kadın girişimcilerimize ve kooperatiflerimize ihtiyaçlarına uygun yönlendirme desteği sunulacak. Böylece kadınlara işlerini büyütmelerine, yeni pazarlara ulaşmalarına ve sürdürülebilir kalkınmanın güçlü aktörleri haline gelmelerine destek olacağız."
19 Kasım 2025 Çarşamba - 19:53
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Kadınların sosyal hayatta, iş hayatında daha fazla ve aktif rol almasını istiyoruz"
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Kadınların iş dünyasına katılımını teşvik etmek, her ülkenin ekonomik potansiyelini tam olarak gerçeğe dönüştürmesinde hayati bir öneme sahip olduğunu da biliyoruz. Kadınların, sosyal hayatta, iş hayatında daha fazla ve aktif rol almasını istiyoruz" dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), TOBB Kadın Girişimciler Kurulu (KGK) ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) iş birliğinde gerçekleştirilen, Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Yarışması Ödül Töreni TOBB Konferans Salonu’nda düzenlendi. Burada açılış konuşmasını yapan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, sahada kadın ve genç kızlar için, girişimciliğin özendirilmesi, geliştirilmesi yönünde yol gösterici çalışmalar yürüttüklerini belirterek, "Yeşil dönüşümden e-ticarete, yapay zekadan ihracata kadar pek çok alanda eğitimler veriyor, mentörlük desteği sağlıyoruz" diye konuştu. Anadolu’nun her köşesinin kendi potansiyelini barındırdığına dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, "Konuşmaya ve birbirimizden ilham almaya devam etmeliyiz. Sizlerin emekleriyle, son 20 yılda ülkemizdeki girişimciler içinde kadınların oranı ikiye katlandı, yüzde 12’ye ulaştı. Bu başarıda en büyük pay siz ve Kadın Girişimciler Kurulumuzda olan kardeşlerim. Kadın girişimciliğin ülke genelinde yaygınlaşmasını sağlayan tüm başkanlarımız müthiş bir iş başarıyor. Bu başarıyı kutluyor ve tekrar hepinizi alkışlıyorum" ifadelerini kullandı. "TOBB Kadın Girişimciler Kurulu, dünyadaki oda camiasında bir marka haline geldi" Hisarcıklıoğlu, "TOBB Kadın Girişimciler Kurulu kurulduktan sonra, yani 2008 yılında camiamızda Kadın Meclis Başkanı sayısı sadece 1’di. Bugün 2 tane Yönetim Kurulu Başkanımız, 7 tane Meclis Başkanımız görev yapıyor. 2008’de kadın Yönetim Kurulu Üyesi sayısı 9’du, bugün bu sayı 56’ya ulaştı. 2008’de 98 olan kadın Meclis Üyesi sayımız 334’e geldi. Bu coğrafyanın en büyük, en kapsamlı ve en yetkin networkü olan TOBB Kadın Girişimciler Kurulu, dünyadaki oda camiasında bir marka haline geldi" açıklamasında bulundu. "Kadınların, sosyal hayatta, iş hayatında daha fazla ve aktif rol almasını istiyoruz" Hisarcıklıoğlu, 6 kategoride 20 şirketin ödül alacağını ifade etti. Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti: "Girişimcinin bir özelliği vardır o da kesinlikle karamsar olamaz. Hep umut içinde olur. Eğer karamsarsan hiç girişimci olmaya niyetlenmeyin. Dün, dünde kalmıştır. Bugün yeni şeyler yapmak lazım diye çok güzel bir söz var. Yürüdüğümüz yolda zorluk var mı var, elbette var, var olmaya da devam edecek. Zorluklar hep olacak. Üretimin ve istihdamın sürdürülebilirliği açısından nakit akışının, finansmana erişimin özellikle kadın girişimciler için ne kadar önemli olduğunun farkındayız. Kadınların iş dünyasına katılımını teşvik etmek, her ülkenin ekonomik potansiyelini tam olarak gerçeğe dönüştürmesinde hayati bir öneme sahip olduğunu da biliyoruz. Kadınların, sosyal hayatta, iş hayatında daha fazla ve aktif rol almasını istiyoruz. Bu sayede kadınların emekleriyle, ülkemizin daha güçlü ve kalkınmış olacağına inanıyoruz. İş dünyası, bilim, eğitim, kültür, sanat ve sporda büyük başarılara imza atan kadınlarımızla gurur duyuyoruz. Her zaman söylüyorum. Kadın, hayatın her alanında olmalıdır. Kadın iş hayatında güçlenirse, Türkiye güçlenir. Kadın güçlü olursa, toplum güçlü olur."
19 Kasım 2025 Çarşamba - 17:48
Erzincan Tarıma Dayalı İhtisas Besi OSB için Altyapı ve Fizibilite Projesi Protokolü imzalandı
Erzincan’da, "Erzincan Tarıma Dayalı İhtisas Besi OSB Altyapı Planlama ve Fizibilite Projesi" kapsamında protokol imza töreni düzenlendi. Törene Vali Yardımcısı Hüseyin Aydın, KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven, İl Tarım ve Orman Müdürü Alper Koçaker, Erzincan Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Lokman Altunbilek ve Erzincan İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Şube Başkanı Yaşar Faruk Günay katıldı. 2025 Yılı Fizibilite Desteği Programı çerçevesinde kabul edilen ve Erzincan Tarıma Dayalı İhtisas Besi OSB tarafından yürütülecek proje ile bölgenin altyapı planlama ve fizibilite çalışmalarının tamamlanması hedefleniyor. Hazırlanacak fizibilite çalışmasının, hayvancılık sektöründe rekabet gücünü artırması, üretim verimliliğini yükseltmesi ve sürdürülebilir bir üretim altyapısı oluşturması bekleniyor. Modern ve çevreye duyarlı altyapı ile Erzincan’ın bölgesel kalkınmasına ve hayvancılık sektörünün güçlenmesine katkı sağlanması amaçlanıyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder