EKONOMİ
Bakan Bolat: "Hollanda, Türkiye’nin AB üyesi ülkeler arasındaki en önemli ticaret ortaklarındandır 29 Nisan 2026 Çarşamba - 23:16:11 ANKARA (İHA) – Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Hollanda bugün, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler arasındaki en önemli ticaret ortaklarındandır" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Hollanda’nın Ankara Büyükelçiliği tarafından "Kral Günü" vesilesiyle büyükelçilik rezidansında düzenlenen resepsiyona katıldı. Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands’ın katıldığı resepsiyonda konuşan Bolat, Türkiye ile Hollanda arasındaki 500 yılı aşkın köklü dostluğun, küresel ticaret ve finansın gelişimine de yön verdiğini aktardı. İki ülke arasındaki ilişkilerin sağlam temeller üzerinde kurulduğunu kaydeden Bolat, "Bugün Birleşmiş Milletler, NATO ve Avrupa Konseyi gibi platformlarda yan yana duran iki müttefik olarak, ortak önceliklerimiz doğrultusunda bölgesel ve küresel istikrara katkı sağlamaya devam ediyoruz. İnanıyorum ki sahip olduğumuz bu sağlam bağlar, ekonomik ve ticari iş birliğimizi çok daha ileri seviyelere taşıyacaktır" açıklamasında bulundu. "Türkiye, Avrupa için önemli bir üretim ve tedarik merkezi" Bolat, bölgesel istikrarsızlıklar ve ekonomik şoklar gibi küresel zorluklara rağmen Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını ve gücünü sürdürdüğünü ve büyümeye devam ettiğine işaret ederek, "AB ise bu büyüme sürecinde her zaman temel ortağımız olmuştur. Türkiye, Avrupa için önemli bir üretim ve tedarik merkezi haline gelmiş, AB Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı, Türkiye ise AB’nin 5’inci büyük ticaret ortağı olmuştur" ifadelerini kullandı. Bölgedeki jeopolitik gelişmeler, artan korumacılık eğilimleri ve enerji krizlerinin güçlü ekonomik ilişkiler kurmayı her zamankinden daha kıymetli hale getirdiğini vurgulayan Bolat, "Türkiye olarak, başta Hollanda olmak üzere AB’deki kilit ortaklarıyla ekonomik işbirliklerimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Hollanda ile ilişkilerimizi hem ikili hem de AB çatısı altında daha da geliştirmeyi önemsiyoruz. Hollanda bugün, Türkiye’nin AB üyesi ülkeler arasındaki en önemli ticaret ortaklarındandır. Hollanda ile ikili ticaret hacmimiz 2015’te 6,4 milyar dolar seviyesinden 2025’te 13,3 milyar dolara yükselmiştir. Hedefimiz, 2026 yılı sonunda 15 milyar dolar seviyesine ulaşmaktır. Ülkelerimiz arasında haftalık 145 frekans havayolu taşımacılığı güçlü bağlantısallığımızı adeta tescil etmektedir. Bunu turizm verilerimizde de görmekteyiz. 2025 itibarıyla ülkemizde 1,3 milyon Hollandalı’yı misafir ettik" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Hava Kuvvetleri Komutanlığı Bandosu tarafından İstiklal Marşı ve Hollanda Milli Marşı çalındı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 21:03 "Antalya Markaları Kongresi" başladı Antalya Halkla İlişkiler Derneği (AHİD) organizasyonuyla, bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Antalya Markaları Kongresi başladı. Antalya Halkla İlişkiler Derneği (AHİD) Başkanı Güldal Siğinç, açılış konuşmasına Antalya Markaları Kongresi henüz daha fikir aşamasındayken verdiği destekle gerçekleşmesine büyük katkıda bulunan merhum ATSO Başkanı Ali Bahar’ı anarak başladı. Siğinç, "Bu kongre sayesinde, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde eğitim gören 30 öğrenciye, TEV aracılığı ile burs imkanı sağlandığına dikkat çekti. Siğinç , "Antalya’nın ticari dehasını ve marka gücünü harmanlayarak yarınlarını hep birlikte inşa edeceğiz, buradan yeni kapılar aralanacak, yeni ufuklar doğacak" dedi. Antalya ekonomisi önemli markalara sahip Antalya Markaları Kongresi’nin daha köklü ve kurumsal bir yapıya kavuştuğunu ifade eden Vali Hulusi Şahin, "Antalya’nın insanı çalışkan ve girişimci; bir ekonomide ihtiyaç duyulan en önemli unsurların hepsini bünyesinde barındırıyor. Antalya’da hem bölgesel hem ulusal, hatta küresel markalar ortaya çıktı. Antalya ekonomisi, Türkiye’nin en büyük ekonomilerinden biri; dünyada da özellikle bazı sektörlerde hatırı sayılır ekonomilerden biri hâline geldi. Bunu nasıl devam ettireceğiz ve nasıl daha da büyüyeceğiz? Öncelikle bunu başaranlardan bu başarı hikâyelerini almamız lazım. Bu tecrübelerin yanında, yeni kurumsal hamleler yaptıysalar onları da öğrenmemiz lazım. En kıymetli şey bilgidir. O bilginin de tecrübelerle ortaya çıkması gerekir. Gençlerimiz önemli başarı hikâyelerini bu kongre sayesinde dinleyecek, öğrenecek ve istifade edecek. Düzenlenen bu kongreyi bu açıdan çok kıymetli buluyorum" dedi. "İmmüterapi ve yenilikçi tedavi yöntemleriyle sağlıkta marka" Memorial Sağlık Grubu Antalya ve Göztepe Onkoloji Merkezi Kurucu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, tıbbi onkoloji alanındaki uzmanlığı; özellikle meme, baş-boyun ve jinekolojik kanserler üzerine yürüttüğü çalışmalarıyla tanınan Özdoğan İmmünoterapi ve yenilikçi tedavi yöntemleri ile kanserle ilgili istatiksel bilgiler vererek bu alanda sürdürdükleri çalışmalardan bahsetti. "Hayalimiz turizmde geniş bir yelpazede hizmet verecek markaydı" Corendon Grubu Kurucu Ortağı, Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer ise Hollanda’da tur operatörlüğüyle başlayan girişimcilik yolculuğunu, havacılık ve turizm sektörüne nasıl açıldıklarını, sonrasında Corendon Airlines’ın global bir markaya dönüşümünün hikayesini anlattı. Girişimciliğinin ilk yıllarındaki hayalinin turizmde geniş bir yelpazede hizmet verecek bir marka ortaya çıkarmak olduğunu ifade eden Karaer, bugün havayolu, tur operatörlüğü ve otelcilik alanlarında uluslararası ölçekte faaliyet gösteren güçlü bir turizm ekosistemine ulaşmalarının sırrının "iyi hizmet" olduğunu söyledi. Karaer, "Turizm sektöründe iyi ürünler ortaya çıkardığımızı düşünüyorum. Markamızı yurtdışında anlatabilmek için sosyal sorumluluk projeleri ve spor sponsorluklar yapıyoruz. Böylece hem uluslararası alanda doğru ifade etme fırsatı buluyoruz hem de Türkiye markasına katkıda bulunmuş oluyoruz" dedi. Kongrede Antalya’nın önde gelen markaları başarı hikayelerini anlatırken sanatçı kimliğinin yanı sıra araştırmacı ve kültür elçisi yönüyle de öne çıkan Türk Halk Müziği’nin sevilen isimlerinden Sümer Ezgü ise hikayesinin memleketin hikayesi olduğunu söyleyerek, "Çevremde enstrüman çalanlara özenerek müziğe adım attım. Yıllara yayılan sanat hayatımda; derlemeleri, sahne performansları ve televizyon programlarıyla kültürel değerlerin korunmasına ve yaşatılmasına katkı sağladım. Biz sadece türkü söylemiyor, biz bir şeyler anlatıyoruz. Sanat daima yaşama ışık tutan bir olgudur. Sanat, insanları birleştirir" diyerek konuşmasını tamamladı. Kongrede Antalya’nın öne çıkar markalarının başarı hikayeleri paylaşıldı. Antalya’nın değerlerine vefa oturumu Kongrenin ilk gününün finali "İz Bırakan Hikayelerle Şehre Dokunanlar" başlıklı Antalya Değerlerine Vefa Oturumu ile yapıldı. AHİD Genel Sekreteri Gazeteci, Editör ve Halkla İlişkiler Uzmanı Aysen Ovalı Binbir’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda Nadire Konuk ve Selçuk Akıltopu konuk olarak yer aldı. Antalya için çok büyük girişimlerde bulunmuş, Antalyaspor’un da Kurucu Başkanı olan ve Antalya milletvekilliği de yapmış Atilla Vehbi Konuk’un kızı Nadire KonuK, Antalyaspor’un kuruluş hikayesini anlattı. Antalya’nın mimari ve kültürel hafızasında derin izler bırakmış isimlerinden, ilk diplomalı Mimar Tarık Akıltopu’nun oğlu Selçuk Akıltopu ise babasının kent için yaptıklarını dile getirdi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 19:47 Manisa’da 131 bin dekarlık alanda domates mesaisi Türkiye’nin önemli bitkisel üretim merkezlerinden biri olan Manisa’da, hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte domates fidelerinin dikim mesaisi başladı. İl genelinde 131 bin dekar alanda gerçekleştirilecek üretimin ilk mahsullerinin Haziran ayında hasat edilmesi planlanıyor. Manisa’nın verimli ovalarında Nisan ayı ile birlikte çiftçiler tarlalara inerken, domates fidesi dikim çalışmaları Şehzadeler ilçesinde yoğunlaştı. Şehzadeler ilçesine bağlı Yeni Harmandalı Mahallesi’nde gerçekleştirilen dikim çalışmalarını yerinde inceleyen Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Karayılan, üreticilerle bir araya gelerek yeni sezonun başlangıcını yaptı. Salçalık üretimde Türkiye ikincisi Manisa’nın salçalık domates üretiminde stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan İl Müdürü Karayılan, kentin bu alanda Türkiye genelinde ikinci sırada yer aldığını hatırlattı. Karayılan, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerini paylaşarak şu ifadeleri kullandı: "Manisa, salçalık domates üretiminde ülke genelinde ikinci sırada yer almaktadır. İlimizde ÇKS kayıtlarına göre yaklaşık 7 bin 500 üreticimiz 131 bin dekar alanda domates dikimi gerçekleştiriyor. 25 bin dekar alanda da sofralık domates yetiştiriciliği yapılmaktadır. Geri kalan alanda salçalık ve kurutmalık domates yetiştiriciliği gerçekleştirilmektedir. Yeni üretim sezonunun üreticilerimize hayırlı olmasını temenni ediyor, mahsulü bol ve bereketli bir yıl diliyorum." Çalışmalara; İl Müdürü Mehmet Karayılan’ın yanı sıra İl Müdür Yardımcısı Ali Gök, şube müdürleri, ilçe müdürü, konu sorumlusu teknik personel ve çok sayıda üretici katıldı. Haziran ayı itibarıyla başlaması beklenen hasat dönemiyle birlikte Manisa domatesinin hem iç piyasada hem de sanayideki yerini alması hedefleniyor.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 19:22 Garanti BBVA’nın yılın ilk 3 ayında net kârı 33 milyar 615 milyon 247 bin TL oldu Türkiye Garanti Bankası A.Ş., 31 Mart 2026 tarihli finansal tablolarını açıkladı. Bankanın konsolide finansal tablolarına göre, yılın ilk 3 ayında, net kârı 33 milyar 615 milyon 247 bin TL oldu. Aktif büyüklüğü 4 trilyon 783 milyar 750 milyon 292 bin TL seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Garanti Bankası A.Ş., 31 Mart 2026 tarihli finansal tablolarını açıkladı. Bankanın konsolide finansal tablolarına göre, yılın ilk 3 ayında, net kârı 33 milyar 615 milyon 247 bin TL oldu. Aktif büyüklüğü 4 trilyon 783 milyar 750 milyon 292 bin TL seviyesinde gerçekleşirken, ekonomiye nakdi ve gayri nakdi krediler aracılığıyla sağladığı destek ise 3 trilyon 566 milyar 251 milyon 702 bin TL oldu. Fonlama bazını dinamik bir şekilde yöneten Garanti BBVA’nın fonlama kaynakları içindeki en büyük ağırlığı yüzde 66 ile müşteri mevduatları oluşturmaya devam etti. Müşteri mevduat tabanı yılın ilk 3 ayında yüzde 0,5 büyüme ile 3 trilyon 160 milyar 943 milyon 617 bin TL oldu. Güçlü sermaye odağını koruyan bankanın sermaye yeterlilik oranı yüzde 16,2, özkaynak kârlılığı yüzde 30,3, aktif kârlılığı ise yüzde 2,9 seviyelerinde gerçekleşti. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten şunları söyledi: "2026 yılına, jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu belirsizliklerin, karar alma süreçlerinde hız ve çevikliği daha da kritik hale getirdiği bir ortamda başladık. Finansal piyasalarda artan riskten kaçınma eğiliminin yanı sıra enerji başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki yükseliş, küresel ölçekte daha zayıf büyüme ve enflasyonist baskıları beraberinde getiriyor. Bu dönemde, Merkez Bankası, enflasyonla mücadelede temkinli politika duruşunu sürdürüyor. Artan dış finansman ihtiyacı ve bunun kur üzerindeki potansiyel etkisiyle, finansal istikrara daha fazla öncelik verilen bir yapı görüyoruz. Mart başında yaşanan gelişmelerle birlikte sektörde fonlama maliyetlerinde yükselişler gözlemledik. Bu artışın, özellikle ikinci çeyrekte daha görünür olmasını bekliyoruz. Bununla birlikte, güçlü bilanço yapımız ve ilk çeyrekte beklentilerin üzerinde gerçekleşen performansımız sayesinde bu süreci etkin şekilde yönetme kapasitesine sahibiz. 2026 yılının ilk çeyreğinde toplam aktiflerimiz 5 trilyon TL’ye yaklaştı ve bunun yüzde 56’sını krediler oluşturuyor. Kredilerdeki sağlam duruşumuz devam ederken; güçlü vadesiz mevduat tabanımız, dijital kanallarda oluşturduğumuz müşteri değeri ve etkin sermaye yönetimimiz sayesinde sektörde pozitif ayrışmayı sürdürdük. Geniş müşteri tabanımız ve güçlü pazar konumumuz, bu performansı sürdürülebilir kılan en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bu süreçte marjlardaki iyileşmenin katkısıyla özsermaye kârlılığımızı yüzde 30 seviyesinde tutmayı başardık. Bu performansımızın temelinde, müşteri deneyimini stratejik bir öncelik olarak ele alan ve bunu veriye dayalı karar süreçleriyle destekleyen yaklaşımımız yer alıyor." Bankanın stratejik önceliklerine değinen Akten sözlerini şöyle sürdürdü: "Radikal Müşteri Perspektifi yaklaşımımız doğrultusunda, müşteri deneyimini yalnızca temas anlarıyla sınırlamıyor; karar alma süreçlerinden ürün tasarımına kadar her aşamada işimizin merkezine alıyoruz. Müşteriyi dinlemek ve anlamak en önemli önceliğimiz olmaya devam ediyor. Bu doğrultuda müşterilerimizle etkileşimimizin en yoğun olduğu kanalımız Garanti BBVA Mobil’de memnuniyet anketleri gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda 18 milyon aktif mobil müşterimizin yüzde 90’ına ulaştık ve müşterilerimizden 2 milyon geri bildirim aldık. Hiper kişiselleştirilmiş hizmet yaklaşımımızla müşterilerimizin günlük 20 milyon aksiyonunu takip ediyor, bu verileri yapay zekâ ile analiz ederek hızlı ve etkili aksiyonlara dönüştürüyoruz. Günlük 10 milyon müşterimizin ihtiyaçlarını anlık olarak anlayıp doğru çözümler sunabiliyoruz. Üretken yapay zekâ ile yeniden tasarladığımız dijital asistanımız Ugi ise bugün yaklaşık 200 farklı konuda müşterilerimize destek sunuyor." Akten, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu her alanda yanlarında yer alıyor, ana bankaları olma rolümüzü güçlendiriyoruz. Risk-getiri dengesini gözeten, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir alanlara odaklanan büyüme anlayışımızla yolumuza devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türk lirası odaklı, dengeli büyümemizi sürdürerek ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz. Bu başarıda emeği geçen çalışma arkadaşlarıma ve bize güvenen tüm paydaşlarımıza teşekkür ederim."
Murzioğlu: "170 ülkeye ihracat yapan, 11 organize sanayi bölgesi bulunan güçlü bir üretim şehriyiz"
18 Kasım 2025 Salı - 15:37 Murzioğlu: "170 ülkeye ihracat yapan, 11 organize sanayi bölgesi bulunan güçlü bir üretim şehriyiz" Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) yönetimi, Polonya ile karşılıklı iş birliği ve ticareti artırmak, yeni iş imkanları sağlamak amacıyla Varşova’da iş forumu düzenledi ve bazı temaslarda bulundu. Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Samsun’un lojistik ve üretim kapasitesine dikkat çekerek, "170 ülkeye ihracat yapan, 11 organize sanayi bölgesi bulunan güçlü bir üretim şehriyiz" dedi. Samsun TSO Avrupa İşletmeler Ağı Projesi kapsamında, proje ortağı KOSGEB iş birliğinde Polonya’nın başkenti Varşova’ya üç gün süren çalışma gezisi düzenledi. Samsun TSO heyeti ilk olarak Samsun-Varşova İş Forumu’nda Polonyalı iş insanlarıyla bir araya geldi. Polonya Ticaret Odası’nda Türkiye Cumhuriyeti Varşova Büyükelçisi Rauf Alp Denktaş, Polonya Türkiye İş Konseyi Başkanı Büyükelçi Jerzy Drod, Polonya-Türkiye Ticaret Odası Başkanı Marek Nowakowski’nin de katıldığı forumda iki ülke arasındaki ticari potansiyelin geleceğine dair önemli mesajlar verildi. "Samsun heyetinin ziyareti yeni bir dönemin başlangıcı" Forumun ev sahibi olan Polonya Ticaret Odası Başkanı Marek Kloczko, Samsun iş dünyasının ilk kez bu ölçekte Polonya’yı ziyaret ettiğini belirterek, memnuniyetini dile getirdi. Kloczko konuşmasında, "Polonya ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkiler son derece dinamik bir gelişim gösteriyor. Ancak iki ülkenin potansiyeli mevcut ticaret hacminin çok daha üzerinde. Bugünkü temasların yeni iş ortaklıklarının başlangıcı olacağına inanıyorum" dedi ve Polonya-Türkiye iş birliğinin gelecek yıllarda daha da güçleneceğine işaret etti. "Samsun, Türkiye’nin kuzeye açılan kapısıdır" Samsun TSO Başkanı Salih Zeki Murzioğlu da yaptığı konuşmada şehrin lojistik ve üretim kapasitesine dikkat çekti. Konuşmasında, Samsun’un kara, hava, deniz ve demiryollarının kesiştiği stratejik bir merkez olduğuna vurgu yapan Başkan Murzioğlu, "170 ülkeye ihracat yapan, 11 organize sanayi bölgesi bulunan güçlü bir üretim şehriyiz. Polonya ile tarım makineleri, enerji sistemleri, savunma, lojistik ve sağlık teknolojilerinde büyük bir sinerji oluşturabiliriz" ifadelerine yer vererek, iki ülke firmaları arasında uzun vadeli ortaklık kurmaya hazır olduklarını ifade etti. "12 milyar avroluk ticaret tesadüf değil" Türkiye Cumhuriyeti Varşova Büyükelçisi Rauf Alp Denktaş ise yaptığı konuşmada hem tarihi bağlara hem de ekonomik verilere vurgu yaparak, "Polonya ile ticaret hacmimiz 2019’da 5 milyar dolar seviyesindeydi, bugün 12 milyar avroyu aştı. Bu artış iki ülkenin birbirini tamamlayan ekonomilerinin doğal sonucudur. Ekonomik ortaklığımız, karşılıklı güven ve birbirini tamamlayan güçlü yanların sağlam zemininde gelişiyor" diye konuştu. Denktaş ayrıca, dijitalleşme, savunma sanayi, enerji dönüşümü ve yenilenebilir enerji gibi yüksek katma değerli alanlarda Türkiye ile Polonya’nın güçlü ortaklıklar geliştirebileceğini de sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının ardından Samsun heyetinde yer alan firmalar kendilerini Polonyalı iş insanlarına tanıttı. İnşaattan tıbbi cihazlara, un sanayinden mobilyaya, soğutma sistemlerinden liman işletmeciliğine kadar farklı sektörlerden temsilciler, Polonyalı firmalarla bire bir 60’a yakın iş görüşmesi gerçekleştirdi. Toplantı sonunda ise, Polonya Ticaret Odası Marek Kloczko, Samsun TSO’ya iki ülke arasındaki 600 yılı aşkın tarihi dostluğun simgesi olan anlamlı bir hediye takdim edildi. Kyoczko, Osmanlı Sultanı II. Bayezid’in Leh tüccarlarının Osmanlı topraklarında serbest ticaret yapabilmelerine izin veren fermanının özel bir replikasını Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu’na takdim ederek, Türkiye-Polonya ticari ilişkilerinin tarihi derinliğini ve günümüzdeki stratejik önemini vurguladı. Murzioğlu, Samsun’u anlattı Samsun heyeti ardından ise, TÜRKPOL Derneği Başkanı Mehmet Göktürk İplikçioğlu ve Polonya-Türkiye İşadamları Derneği Başkanı Habeş Fakıbaba’yı ayrı ayrı ziyaret ederek istişarede bulundu. Heyet çalışma gezisinin son gününde ise, Türkiye Cumhuriyeti Varşova Büyükelçisi Rauf Alp Denktaş’ı ziyaret etti. Denktaş, Samsun TSO heyetine Türk firmalar için başta Varşova olmak üzere Polonya pazarındaki fırsatlar hakkında bilgilendirmede bulundu. Murzioğlu ise oldukça yoğun geçen ziyaretlerde, Samsun’un ekonomik gücü, sanayi ve ihracat potansiyelinin yanısıra öne çıkan sektörleri hakkında bilgiler verdi. "Samsun-Polonya ticaret köprüsünü güçlendiriyoruz" Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Varşova’da gerçekleştirilen üç günlük çalışma gezisinin ardından yaptığı değerlendirmede, ziyaretin hem Samsun iş dünyası, hem de Türkiye-Polonya ticari ilişkileri açısından son derece verimli geçtiğini söyledi. Murzioğlu, "Bu çalışma gezisi, Samsun’un üretim gücünü, ihracat kapasitesini ve yatırım potansiyelini Polonya gibi stratejik bir pazara tanıtmamız açısından önemli bir fırsat sundu. Polonya Ticaret Odası’nda düzenlediğimiz iş forumu, iki ülke firmalarının birbirlerini daha yakından tanımasına, ortak proje ve yatırımların zemininin oluşmasına imkân sağladı. Özellikle tarım makineleri, enerji, savunma, lojistik ve sağlık teknolojileri gibi alanlarda güçlü bir iş birliği potansiyeli olduğunu bir kez daha gördük. Yaptığımız ziyaretlerde de ifade ettiğimiz gibi; Samsun, Türkiye’nin kuzeye açılan kapısı. Samsun olarak 170 ülkeye ihracat yapan, geniş OSB altyapısına sahip, lojistik avantajları yüksek bir şehiriz. Bu avantajlarımızı uluslararası platformlarda daha görünür kılmak için bu tür temasları artıracağız. Amacımız, Samsun firmalarının yurtdışı pazarlarında daha fazla yer edinmesini sağlamak, şehrimizin ticaret hacmini büyütmek ve yeni ortaklıklar oluşturmak" ifadelerine yer verdi. Murzioğlu’nun başkanlığında düzenlenen çalışma gezisine Meclis Başkanı Haluk Akyüz ve çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren yönetim kurulu üyeleri ve meclis üyeleri katıldı.
26. İş Dünyası Zirvesi Antalya’da
18 Kasım 2025 Salı - 15:36 26. İş Dünyası Zirvesi Antalya’da BAKSİFED ev sahipliğinde düzenlenecek 26. İş Dünyası Zirvesi bu yıl Antalya’nın Kemer ilçesinde gerçekleştirilecek. BAKSİFED Başkanı Mustafa Cengiz, "İlk 25 zirveden daha iyi bir organizasyon hazırladık. İş dünyasının dertleşmeye ihtiyacı varmış, taleplerden görüyoruz" dedi. Batı Akdeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (BAKSİFED) ev sahipliğinde, Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) organizasyonuyla gerçekleştirilecek 26. İş Dünyası Zirvesi, 28-30 Kasım tarihlerinde Antalya’nın Kemer ilçesinde düzenlenecek. Zirvenin tanıtım toplantısına BAKSİFED Başkanı Mustafa Cengiz’in yanı sıra ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş da katıldı. Zirvenin içeriğini anlatan BAKSİFED Başkanı Mustafa Cengiz, Antalya’nın ev sahipliğini güçlendirmek için programı üç güne çıkardıklarını söyledi. Cengiz, "Açılışı Phaselis’te yapacağız. Antalya’nın tarihi ve kültürel dokusunu, ticaret merkezinin ülke ekonomisine katkısını kıymetli hocamız anlatacak. Ardından 2026 ekonomik görünümüne dair sunumlar olacak" dedi. "İş dünyası dertleşecek bir platform arıyor" Zirveye olan yoğun ilgiyi değerlendiren Cengiz, "250 oda ile başladık, talep 310 odaya ulaştı. İş dünyası gerçekten dertleşme platformu arıyor. Bu zirve onlar için en uygun ortam" ifadelerini kullandı. Cengiz, yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, gençlik ve kadın istihdamı gibi başlıklarda alt komisyon toplantıları yapılacağını da belirtti. Bu yılki motto olan "Küresel Kırılma Döneminde Türkiye" temasına dikkat çekerek, ticaret savaşları ve ekonomik kırılmaların tüm ülkeleri etkilediğini, şirketlerin kısa ve orta vadeli konumlanmasının hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.
Başkan Dumandağ, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ile bir araya geldi
18 Kasım 2025 Salı - 15:35 Başkan Dumandağ, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ile bir araya geldi Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile bir araya geldi. Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nu makamında ziyaret ederek, Elazığ’ın ekonomik vizyonu ve bölgesel kalkınmaya yönelik projeler hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Elazığ’ın tarım, hayvancılık ve ticaret alanındaki mevcut durumu masaya yatırılırken, ilerleyen dönemde hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar da ele alındı. Başkan Dumandağ, özellikle besicilerden üreticilere, ihracatçılardan yatırımcılara kadar geniş bir kesimi yakından ilgilendiren yapısal konular hakkında detaylı bilgi paylaşımında bulundu. Elazığ’ın önemli sorunlarını ve çözüm önerilerini aktarma fırsatı bulduklarını kaydeden Dumandağ "Biz sadece Elazığ’a değil Muş, Tunceli ve Bingöl illerine de hizmet veren bir bölge borsası konumundayız. Bu kadar geniş bir yelpazede üretim yapan besicilerimiz de üyelerimiz de bizim için değerli. Onların sorunlarının tespiti ve çözümü noktasında azami gayret sarf ediyoruz. Kıymetli başkanımızla yaptığımız görüşmede temmuz ayından bugüne ülkemizi, özellikle de Doğu Anadolu bölgemizi etkisi altına alan şap hastalığı, hayvan ithalatına bağımlılığın azaltılması, kuru dut üretimi ve ihracatı, Elazığ’daki yem fabrikalarına, TMO Elazığ Şube Müdürlüğü stoklarında yer alan arpanın tahsisinin sağlanması, Elazığ Şeker Fabrikası tarafından veya bölgedeki diğer şeker fabrikalarından melas ihtiyacının karşılanması için Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’nin katkıları gibi konular üzerine görüşlerimizi aktardık" dedi. Başkan Dumandağ ayrıca, borsa olarak göreve geldikleri günden itibaren üreticinin yanında duran, tarımsal verimliliği artırmayı hedefleyen ve bölgenin ekonomik büyümesine katkı sunan çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini ifade etti. Şehrin stratejik konumunu, potansiyelini ve yatırım fırsatlarını TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’na aktararak, bu alanlarda daha güçlü desteklerin önemine dikkat çekti. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ise Başkan Dumandağ’ın değerlendirmelerini dikkatle dinleyerek, Elazığ’ın her zaman özel bir konuma sahip olduğunu ve iş dünyasının güçlenmesine katkı sunacak projelere TOBB olarak destek vermeye devam edeceklerini söyledi. Hisarcıklıoğlu, Elazığ Ticaret Borsası’nın son dönemde hayata geçirdiği çalışmaları takdirle karşıladığını belirtti. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Başkan Dumandağ’ın Elazığ Ticaret Borsası’na kazandırdığı dinamizme ve sahadaki güçlü duruşuna dikkat çekerek, "Mehmet Ali Dumandağ, hem Elazığ’ın hem de bölgenin ekonomi dünyasında güven veren, çalışkan ve vizyoner bir başkan. Üreticinin, besicinin, yatırımcının derdini en iyi şekilde ifade eden, çözüm odaklı yaklaşımıyla her zaman örnek gösterdiğimiz bir borsa başkanımızdır. Elazığ’a değer katan her projede onun imzasını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz" diye konuştu. Ziyaret, karşılıklı iş birliği mesajları, geleceğe yönelik ortak hedefler ve Elazığ’ın ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacak yeni projeler konusunda mutabakat sağlanmasıyla sona erdi. Ziyarete; Meclis Başkanı Aydın Torgut, Genel Sekreter Murat Çiçek, Karakoçan Ziraat Odası Başkanı Necmettin Turgut, Elazığ Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mahmut Sezer, Elazığ Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Çiçek, Elazığ Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ümit Fırat Turan, Muş Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cemal Aral, Süt Üreticileri Birliği Başkanı Halef Ortaç, Başkan Yardımcıları Mehmet Şekerdağ, Mehmet Emin Ayaz, Yönetim Kurulu Üyeleri Mustafa Demir, Recep Polatcan, Yüksek İstişare Kurulu Üyeleri Hayrettin Karakaya, Mehmet Güler, Ferhat Tunç ile Basın ve Halkla İlişkiler Sorumlusu Serdar Yüksel katıldı.
Fındıkta çok dal, çok fındık anlamına gelmiyor
18 Kasım 2025 Salı - 15:27 Fındıkta çok dal, çok fındık anlamına gelmiyor Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, fındık ocaklarında çok dal bulunmasının çok fındık vereceği anlamına gelmediğini belirterek, doğru budamanın fındık verim ve kalitesini artıracağını söyledi. Terme’de Halk Eğitim Merkezi aracılığı ile açılan ‘Fındık Budama Kursu’na 31 kişi kayıt yaptırdı. Kursa devamlılık sağlayan ve başarılı olan 16 kursiyer, eğitim sonunda sertifika almaya hak kazandı. Toplam 30 saat süren eğitimlerin, 6 saati teorik ve 24 saati uygulamalı gerçekleşti. Eğitimlerde ayrıca fındıkta tozlanma ve döllenme biyolojisi, gübreleme, bahçe tesisi, aşılama, budama gibi çeşitli konularda da üreticilere bilgiler verildi. Uygulama dersleri kapsamında Yerli ve Altunlu Mahallelerinde farklı bahçelerde 40 dekar alanda budama yapıldı. Kursu başarı ile bitiren 16 kursiyer, bugün Terme-Geçmiş Mahallesi’ndeki fındık bahçesinde düzenlenen törenle sertifikalarını aldı. Ayrıca kursun tamamına katılarak devamsızlık yapmayan 10 kursiyere içerisinde koruyucu giyim, biyosidal ve bitki koruma ürünü olan kahverengi kokarca ile mücadele çantası hediye edildi. Kurs sonunda yapılan yazılı sınavda 1. olan kursiyere de 50 kiloluk kompoze gübre hediye edildi. "Fındıkta çok dal çok fındık anlamına gelmiyor" Ocaklarda bulunan dalların sıklığı verimi ve kaliteyi düşürdüğünü ifade eden Müdür Kemal Yılmaz, "Fındıkta verim ve kalitenin artırılması için bakım ve budama işlemlerinin, zirai mücadele çalışmalarının eksiksiz yapılması gerekiyor. Bahçelerde budama ihmal edildiği zaman verimde ciddi düşüşler yaşanıyor. Üretici ziyaretlerimizde bahçelerin çok sık olduğunu, fındık ocaklarında çok sayıda dal olduğunu gözlemliyoruz. Bir fındık ocağında çok sayıda dalın bulunması o ağaçtan çok sayıda fındık alınacağı anlamına gelmiyor. Ocaktaki dal sayısını olması gerekene indirmemiz gerekiyor. Bu dal sayısı da bahçenin dikim sıklığına ve çeşitlere göre değişkenlik gösteriyor" dedi. Budamanın da sulama ve zirai mücadele kadar önemli olduğunun altını çizen Yılmaz, "Budama da fındıkta verimin artması için çok önemli. Bu konuda il ve ilçe müdürlüklerimizde eğitim faaliyetleri düzenleniyor. Terme’de eğitim faaliyetleri kapsamında kurs açıldı. Bu kurslarda hem teorik hem de uygulamalı olarak bilgiler verildi. Bizzat uygulamalı olarak da sahada gösterildi. Üreticilerimizin artık ‘budama elemanı benim’ diyebilecek seviyelere gelmesi için bu eğitimlerde tüm bilgi aktarımı yapıldı. Üreticilerimize budamanın nasıl yapılması gerektiğini uygulamalı olarak da gösteriyoruz. Bundan sonraki süreçte de budama ve verim artıracak tüm uygulamalarda eğitim faaliyetlerimiz devam edecek. Üreticilerimizin budama konusundaki eksikliklerini gidermek istiyoruz. Samsun 125 bin hektar alan fındık arazisi olan bir il. Bu potansiyeli, verimi artırmak suretiyle üreticilerimizin çok daha fazla kazanmasını temin etmeye çalışacağız" diye konuştu. Törene ayrıca Terme Kaymakamı Metin Maytalman ve mahalleler de katılırken, kursiyerler bir fındık bahçesindeki ocakları budayarak ağaçları daha verimli ve kaliteli meyve verecek hale getirdiler.
Üreticiye nefes aldıran çalışma
18 Kasım 2025 Salı - 15:25 Üreticiye nefes aldıran çalışma Yunusemre Belediyesi ekipleri, ova yolu bakım ve onarım çalışmalarını sürdürüyor. Ekipler, Türkmen Mahallesi’nde tarlalarına ulaşmakta zorluklar çeken vatandaşların yoğun olarak kullandığı ova yolunda ulaşım konforunu artırmak amacıyla malzeme serim çalışması gerçekleştirdi. Üreticinin sorunlarına çözüm üreten Yunusemre Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, Türkmen Mahallesi’nde yaşayan vatandaşların tarlalarına ulaşımını kolaylaştırdı. Ekipler tarafından 6 kilometre uzunluğunda ova yolunda bakım ve onarım çalışması gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalar sayesinde bölgede yaşayan üreticiler mal ve ürünlerini pazarlara rahat bir şekilde ulaştırırken, tarla ve bağlarına ulaşımda toz ve çamurdan kurtuldu. Amaçlarının üreticinin sorunlarını en aza indirmek olduğunu dile getiren Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Türkmen Mahallemizde alın teriyle üreten çiftçilerimizin ulaşım sorunu vardı. Bozulmuş ova yollarında tarlalarına ulaşım mücadelesi veriyorlardı. Fen işleri müdürlüğü ekiplerimizi yönlendirerek düzeltme ve malzeme serim çalışması gerçekleştirdik. Ova yolu bakım çalışmalarımız belirli bir program dâhilinde devam edecek" dedi. "Zorlu ulaşım anları geride kaldı" Yapılan çalışmadan duyduğu memnuniyeti dile getiren Türkmen Mahallesi sakini Metin Solmaz ise Yunusemre Belediyesi’ne teşekkür ederek şunları söyledi: "Yolumuz çok bozuktu, bataklıktı. İnsanların burada bağları zeytinleri var. Gençlerimiz şehirde çalışıyor ancak hafta sonları da araçları ile gelip tarlarına ulaşmaya çalışıyorlardı. Artık zorlu ulaşım anları geride kaldı. Semih Balaban Başkanımız olmak üzere belediyemize ve burada çalışan arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz."
KOBİ’lere yeni TOBB nefes kredisi fırsatı
18 Kasım 2025 Salı - 14:50 KOBİ’lere yeni TOBB nefes kredisi fırsatı Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, KOBİ’lere uygun şartlarda finansman desteği sağlamak amacıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde hayata geçirilen Nefes Kredisi’nin ikinci paketinde toplam kredi hacminin 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye yükseltildiğini belirterek, bu adımın işletmelerin nakit akışını güçlendirmek ve ekonomik canlılığını sürdürmek açısından son derece önemli olduğunu ifade etti Akıncı, yaptığı açıklamada, TOBB, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankaların iş birliğiyle oluşturulan Nefes Kredisi’nin, özellikle KOBİ’lerin finansmana erişim noktasında kritik bir destek sağladığını söyledi. 2 Ekim 2025 itibarıyla başlayan ilk dönemin ardından, TOBB Nefes Kredisi’nin ikinci paketinde toplam kredi hacminin 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye yükseltildiğini belirten Akıncı, bu adımın işletmelerin nakit akışını güçlendirmek ve ekonomik canlılığını sürdürmek açısından son derece önemli olduğunu ifade etti. Kredi başvurularının 19 Kasım 2025 Çarşamba günü itibarıyla alınmaya başlanacağını kaydeden Akıncı, açıklamasında, "Krediler, işletmelerimizin üretim ve istihdamı sürdürmelerine, çarkların dönmesine ve KOBİ’lerimizin geleceğe güvenle bakabilmesine önemli katkı sağlıyor. Gaziantep gibi üretim ve ihracat odaklı şehirlerde bu tür finansman desteği, sadece yerel değil, ülke ekonomisinin de büyümesi açısından kritik bir rol oynuyor. Her sağlanan kredi, yeni bir üretim, yeni bir istihdam ve yeni bir ihracat anlamına geliyor" dedi. Başvuruların Halkbank, Vakıfbank, Ziraat Bankası, Denizbank, Garanti Bankası, Akbank ve Ziraat Katılım şubeleri aracılığıyla yapılabileceğini hatırlatan Akıncı, "TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu başta olmak üzere KGF yönetimine ve destek veren tüm banka yöneticilerine teşekkür ediyor, bu kredinin KOBİ’lerimiz için hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.
Trendyol’dan e-ihracatta bir günde 600 bin paket
18 Kasım 2025 Salı - 14:47 Trendyol’dan e-ihracatta bir günde 600 bin paket Trendyol, Kasım ayının ilk kampanyası olan Süper Alışveriş Günleri’ni hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda başarıyla tamamladığını duyurdu. 15 ülkede eş zamanlı yürütülen kampanya döneminde Trendyol, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Romanya, Yunanistan, Bulgaristan ve Moldova’da en çok indirilen alışveriş uygulaması oldu. Trendyol, bu yıl Türkiye ile birlikte 15 ülkede eş zamanlı olarak 6-11 Kasım tarihlerinde gerçekleştirdiği Süper Alışveriş Günleri kampanyasının sonuçlarını açıkladı. E-ihracat hacmi Süper Alışveriş Günleri’nin en yoğun günü olan 11 Kasım’da zirveye ulaşan platform, Türk üreticilerinin ve satıcılarının toplam 600 bin paketini bir günde sınır ötesine gönderdi. Trendyol, bölgedeki güçlü lojistik ağıyla Orta ve Doğu Avrupa bölgesine her gün 15 TIR’lık ürün gönderimi gerçekleştirdi. Ayrıca Körfez bölgesinde 6 ülkeye günde 15 uçuş gerçekleştirerek uluslararası müşterilerine siparişlerini ulaştırdı. Kampanya döneminde platformun operasyon hacmi de tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. 1 günde 5 milyondan fazla paket teslimatı ile Trendyol, tarihinin en yüksek günlük kargo sevki hacmine imza attı. Trendyol uygulaması uluslararası pazarlarda zirveye yerleşti Trendyol ayrıca, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Romanya, Yunanistan, Bulgaristan ve Moldova’da en çok indirilen alışveriş uygulaması oldu. İstanbul, İzmir ve Ankara dışında Kasım ayında e-ihracatta öne çıkan şehirler Bursa, Denizli ve Gaziantep olurken; iç pazarda satıcı performansı en yüksek şehirler Kocaeli, Bursa ve Kayseri olarak öne çıktı. Kampanya boyunca Trendyol platformunda ortalama günlük aktif kullanıcı sayısı 30 milyonun üzerine çıkarken, bu rakamın 10 milyonunu uluslararası kullanıcılar oluşturdu. Platforma bu dönemde toplam ziyaret sayısı 1 milyara yaklaşırken, 280 milyonu uluslararası müşterilerden geldi. Aynı dönemde, Trendyol satıcıları üzerinden 65 milyon ürünü müşterilerine gönderdi. Trendyol, 27 Kasım-2 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek ikinci kampanya dönemi Efsane Kasım ile birlikte, ay boyunca 20 milyonu yurt dışı olmak üzere toplam 130 milyon ürünü müşterilerle buluşturmayı hedefliyor.
Growtech Antalya Tarım Fuarı rekor katılımla kapılarını açtı
18 Kasım 2025 Salı - 14:30 Growtech Antalya Tarım Fuarı rekor katılımla kapılarını açtı Antalya’da bu yıl 24’üncüsü düzenlenen Growtech Antalya Tarım Fuarı, 36 ülkeden 725 firmanın katılımıyla açıldı. Fuar Direktörü Engin Er, "Bir ticaret platformu oluştu artık; dünya tarım sektörünün buluşma noktası Antalya" dedi. Dünyanın en büyük örtü altı tarım fuarı olarak gösterilen Growtech Antalya Tarım Fuarı’nın 24’üncüsü, Antalya’da sektör temsilcilerini bir araya getirdi. ANFAŞ Kongre ve Fuar Merkezi’nde düzenlenen fuar, 18-21 Kasım tarihlerinde ziyaretçilerini ağırlayacak. Açılış günü açıklamalarda bulunan Growtech Antalya Tarım Fuarı Direktörü Engin Er, bu yıl katılımcı ve metrekare büyüklüğü açısından rekor seviyelere ulaştıklarını söyledi. Er, "Bu yıla kadarki en yüksek rakamlara ulaştık. Hem katılımcı sayısı açısından hem metrekare büyüklüğü açısından. 135 ülkeden ziyaretçimiz geldi geçen sene. Bu sene de en az aynı miktarı bekliyoruz. 36 ülkeden katılımcımız var. 725 firmamız katılıyor. 725 firmanın 135 ülkeden gelen ziyaretçiyle buluşma noktası artık Growtech Antalya. Bir ticaret platformu oluştu artık. Dünya tarım sektörünün buluşma noktası Antalya" dedi. "Growtech, Antalya’dan doğan bir marka; fuarı dünyaya taşıyoruz" Growtech markasının Türkiye’den çıkıp dünyaya yayılan bir marka olduğunu vurgulayan Engin Er, yurt dışı organizasyon planlarına değindi. Er, "Growtech markası Antalya’dan, Türkiye’den doğan bir marka. Bu markayı yurtdışında dünya tarımının olduğu noktalara taşımak istiyoruz. Bunun ilk ayağı Endonezya’ydı. 2026’da Dubai’ye gidecek. Ondan sonraki yıllarda da yine dünyanın farklı noktalarına bu fuarı taşıyacağız. Antalya bir buluşma noktamız ama dünyanın farklı noktalarında da tarımı hem üreticilerle hem firmaların ürünleriyle buluşturmak istiyoruz" diye konuştu. Bu yıl birçok ülkeden yüksek talep aldıklarını ifade eden Er, ticaret hacmine de dikkat çekerek, şu ifadelere yer verdi: "Firmalar aslında bir yıl boyunca bu dört günü bekliyorlar. Çünkü bu buluşma noktasında ticari anlaşmalarını yapıyorlar, ön görüşmelerini yapıyorlar ve bir yıllık siparişleri neredeyse bu fuarda bağlamaya çalışıyorlar. Her yıl üstüne koya koya gittikleri için verim aldıklarını düşünüyoruz." "Fuar, turizmi de destekliyor" Growtech Direktörü Engin Er, fuarın Antalya turizmine sağladığı katkıya da işaret etti. Er, "Etrafımızda dolaşan insanlara baktığımızda herkes farklı dillerden konuşuyor, farklı renkte dolaşıyorlar. Bu da birçok ülkeden ziyaretçinin buraya gelip kendi yaptıkları işteki verimi nasıl artıracaklarını bulmak için geldiklerini gösteriyor. Antalya zaten bir turizm şehri. Geldiklerinde fuarın öncesinde ya da sonrasında ziyaretlerde bulunuyorlar, geziyorlar. Üç gün fuar dolaşıyorlar, iki gün tatil yapıyorlar. Dünyada bu kadar çok otelin ve ulaşım imkanının rahat olduğu çok az sayıda fuar şehri var" ifadelerini kullandı. Çin, 140 firma ile en büyük pavilyon katılımını yaptı Bu yıl 36 ülkeden katılımcının yer aldığı Growtech’te 6 ülke milli pavilyon oluşturdu. Engin Er, en geniş katılımın Çin’den olduğunu belirterek şöyle konuştu: "36 ülkeden gelen katılımcının 6 tanesi pavilyon şeklinde yani milli katılım şeklinde geliyor. Bunların en büyüğü Çin. 140 firma katılıyor Çin’den. Bu firmaların büyük bir kısmı gübre, ilaç ve tohum ağırlıklı firmalar. Ürünlerini dünyadan gelen tüm tarım profesyonellerine tanıtmak için geliyorlar. Hindistan çok hızlı ilerliyor yine tarım sektöründe. Onlar da 30’dan fazla firmayla katılıyorlar. Sri Lanka, Japonya, Kanada gibi ülkelerden de katılımcılarımız var." "Tarım artık milli güvenlik sektörü" Tarım sektörünün geleceğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Engin Er, sektörün stratejik öneminin giderek arttığını söyledi. Er, "Türk tarımı gelişmek zorunda. Çünkü tarım sektörü dünyada insanlık var oldukça ölmeyecek bir sektör. Kimileri artık şöyle söylüyor, nasıl savunma sanayinde ilerlediyse tarım sektörü de artık milli güvenlik sektörü olarak görülüyor. Biz de aynı kanaatteyiz. O yüzden elimizden geldiği kadar sektöre destek olmaya çalışıyoruz. Tüm dünyada her ülke bir yapıyorsa bizim üç dört yapıyor olmamız lazım ki onlara yetişelim geçelim" dedi. Rusya, Körfez ülkeleri ve Kuzey Afrika’da pazar hareketliliği Growtech’in paydaşlarından Serkonder ile sık sık değerlendirme yaptıklarını söyleyen Er, küresel seracılık pazarlarındaki yönelimi de şöyle aktardı: "Bir ara çok fazla Rusya’ya sera kuruluyordu. Rusya’nın hedefi, belli bir zaman sonra Türkiye gibi ülkelerden domates almamak. Kendi seramı kurayım, kendim üreteyim. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, Rusya’nın belli bir güneyinin haricinde seralarla çok fazla verim alamadıklarını söylüyor bizim seracılar. Azerbaycan, Özbekistan ilk etapta Türk firmalarının gittiği pazarlar. Şu anda biraz sıkışmış vaziyetteler. Körfez tarafına gitmeye çalışıyorlar. Suudi Arabistan çok büyük alanlarda çölde zeytin yetiştiriyor. Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri bu işe yatırım yapıyor. Çünkü petrol bir gün bitecek. Kendi ihtiyaçlarını bir şekilde karşılamaları gerekiyor. Kuzey Afrika tarafında da yine bir hareket var seracılıkta. Hollanda’da ise durgunluk var."
Martı, New York Borsası’ndan pozitif not aldı
18 Kasım 2025 Salı - 14:29 Martı, New York Borsası’ndan pozitif not aldı New York Borsası’na kote olan teknoloji şirketi Martı Technologies için uluslararası araştırma kuruluşları, "AL" tavsiyesini yineledi. Oak Ridge Financial Research’ün raporunda, "Yerel köklere sahip bir süper uygulama" olarak tanımlanan Martı için 5 dolar hedef fiyat belirlendi. ABD merkezli uluslararası araştırma kuruluşu Oak Ridge Financial Research, Türkiye’nin New York Borsası’na doğrudan kote teknoloji şirketi Martı Technologies (NYSE: MRT) için yayımladığı analiz raporunda, "AL" tavsiyesini yineleyerek, 5 dolar hedef fiyat belirledi. Bu değerlendirme, kısa süre önce Benchmark Equity Research’ün aynı yöndeki raporunun ardından geldi. İki bağımsız uluslararası araştırma kuruluşunun "AL" tavsiyesi, Türkiye’nin önde gelen mobilite uygulamalarından Martı’nın büyüme potansiyelini, operasyonel performansını ve uzun vadeli stratejik konumuna dair olumlu beklentiyi teyit etti. Şirketten konuyla ilgili şu açıklama yapıldı: Güçlü operasyonel performans ve TAG büyümesi Oak Ridge raporu, şirketin 2025’in ilk yarısında 14,3 milyon dolar gelir elde ederek yüzde 70 yıllık büyüme kaydettiğini ortaya koydu. Raporda, şirketin yılı 34 milyon dolar gelir ile tamamlamasının beklendiğini ve 5 dolar hedef fiyatın korunduğu vurgulandı. Analistler, Martı’nın TAG markası altında sunduğu yenilikçi ulaşım hizmetiyle Türkiye’nin hızla büyüyen ulaşım pazarında liderliğini pekiştirdiğini kaydetti. Raporda ayrıca, şirketin teknoloji tabanlı operasyon modeli ve verimlilik odaklı büyüme stratejisinin kârlılığı desteklediği ifade edildi. Türkiye’nin mobilite dönüşümünde liderlerinden ve küresel oyuncu Oak Ridge raporunda; Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu sayesinde modern ulaşım çözümleri için büyük bir potansiyel sunduğu belirtilirken, 85 milyonluk nüfusun yüzde 70’inden fazlasının 50 yaş altı olmasının ve şehirleşme oranının hızla artmasının, Martı gibi yenilikçi platformlar için geniş bir büyüme alanı oluşturduğu ifade edildi. İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya başta olmak üzere 10 şehirde 128 milyonun üzerinde yolculuk ve 6,4 milyon tekil kullanıcıya ulaşarak, Türkiye’nin en büyük mobilite platformlarından biri olan şirket için Oak Ridge analistleri; şirketin TAG markasıyla artık yalnızca mikromobilite değil, çok modlu ulaşım hizmetleri sunan Türkiye’nin ilk "Mobility Super App"i haline geldiğini kaydetti. Analistler, Martı’yı "Türkiye’nin ulaşım sorununa teknolojik bir çözüm getiren, yerel köklere sahip bir süper uygulama" olarak tanımladı. Raporda, şirketin Türkiye’de araç çağırma sektöründe pazara ilk giren şirket (‘first mover’) olmanın sağladığı avantajı yakaladığı belirtildi. Analistler, şirketin bu avantajı kullanarak pazar payını istikrarlı biçimde artıracağını ve sektörün kurumsallaşmasında öncü rol oynamaya devam edeceğini öngördü. Martı Kurucusu Oğuz Alper Öktem açıklamasında şunları söyledi: "Türkiye’nin New York Borsası’na doğrudan kote ilk ve tek teknoloji şirketi olarak, uluslararası analistlerin Martı’ya olan ilgisinin artması bizim için önemli bir gösterge. Oak Ridge ve Benchmark gibi kuruluşların aynı yönde değerlendirme yapması, Martı’nın hem Türkiye’de hem bölgede mobilite dönüşümünü temsil eden bir marka haline geldiğini gösteriyor. Amacımız, Türkiye’nin inovasyon gücünü dünya sahnesinde daha da görünür kılmak ve sürdürülebilir büyüme yolculuğumuzu kararlılıkla sürdürmektir."
MTSO Başkanı Çakır: "Güçlü KOBİ, güçlü ekonomi demektir"
18 Kasım 2025 Salı - 14:27 MTSO Başkanı Çakır: "Güçlü KOBİ, güçlü ekonomi demektir" KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla başlatılan ’TOBB Nefes Kredisi’nin ikinci paketinde kredi hacmi 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye yükseltildi. Kararı değerlendiren Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, kredi artışının KOBİ’ler için hayati önemde olduğunu belirterek, "TOBB Nefes Kredisinin hacminin artırılması KOBİ’lerimize gerçekten nefes olacaktır. Üreten KOBİ’leri korumak milli bir meseledir" dedi. TOBB, KGF ve bankalar işbirliğinde sağlanacak kredi kapsamında 24 ay vadeye kadar yüzde 33, 24 ay üzeri vadelerde ise yüzde 32 faiz uygulanacak. Kredi 6 ay anapara ödemesiz, azami 36 ay vadeli olacak. Firmalar en fazla 1,5 milyon TL kredi kullanabilecek. TOBB’a bağlı tüm oda ve borsa üyesi işletmeler programa başvurabilecek. "KOBİ’lerin ihtiyacı uygun finansmana erişimdir" MTSO Başkanı Çakır, yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti: "Ekonomide hem küresel hem ulusal anlamda zorlu süreçlerden geçiyoruz. Böyle dönemlerde işletmelerin en büyük ihtiyacı uygun şartlarda finansmana erişimdir. Özellikle ekonomisi KOBİ’lere dayanan bir ülkeyseniz, üreten ve ihraç eden bir ülkeyseniz, öncelikle küresel rekabet için, daha sonra KOBİ’leri yeni çağa adapte edebilmek için finansman en önemli ihtiyaç haline geliyor. Bu ihtiyaçları karşılamak bir KOBİ için kolay değil. Bu anlamda işletmelerimize bir nefes olan TOBB Nefes Kredisinin, ikinci bir paketle kredi hacminin yükseltilmesi KOBİ’lerimize gerçekten nefes olacaktır. " İlave kredi paketinin önemine dikkat çeken Çakır, "Oda ve borsalar olarak bu ihtiyacı TOBB’a iletmiştik. Konuyu yakından takip eden ve ikinci paketle KOBİ’lere rahat nefes aldıran üst kuruluşumuz TOBB’a, KGF’ye ve ilgili bankalara teşekkür ediyoruz. Güçlü KOBİ güçlü ekonomi demektir, istihdam ve ihracat demektir. Üreten KOBİ’leri korumak milli bir meseledir" ifadelerini kullandı.
Growtech Antalya Tarım Fuarı rekor katılımla kapılarını açtı
18 Kasım 2025 Salı - 14:21 Growtech Antalya Tarım Fuarı rekor katılımla kapılarını açtı Antalya’da bu yıl 24’üncüsü düzenlenen Growtech Antalya Tarım Fuarı, 36 ülkeden 725 firmanın katılımıyla açıldı. Fuar Direktörü Engin Er, "Bir ticaret platformu oluştu artık; dünya tarım sektörünün buluşma noktası Antalya" dedi. Dünyanın en büyük örtü altı tarım fuarı olarak gösterilen Growtech Antalya Tarım Fuarı’nın 24’üncüsü, Antalya’da sektör temsilcilerini bir araya getirdi. ANFAŞ Kongre ve Fuar Merkezi’nde düzenlenen fuar, 18-21 Kasım tarihlerinde ziyaretçilerini ağırlayacak. Açılış günü açıklamalarda bulunan Growtech Antalya Tarım Fuarı Direktörü Engin Er, bu yıl katılımcı ve metrekare büyüklüğü açısından rekor seviyelere ulaştıklarını söyledi. Er, "Bu yıla kadarki en yüksek rakamlara ulaştık. Hem katılımcı sayısı açısından hem metrekare büyüklüğü açısından. 135 ülkeden ziyaretçimiz geldi geçen sene. Bu sene de en az aynı miktarı bekliyoruz. 36 ülkeden katılımcımız var. 725 firmamız katılıyor. 725 firmanın 135 ülkeden gelen ziyaretçiyle buluşması artık Growtech Antalya. Bir ticaret platformu oluştu artık. Dünya tarım sektörünün buluşma noktası Antalya" dedi. "Growtech, Antalya’dan doğan bir marka; fuarı dünyaya taşıyoruz" Growtech markasının Türkiye’den çıkıp dünyaya yayılan bir marka olduğunu vurgulayan Engin Er, yurt dışı organizasyon planlarına değindi. Er, "Growtech markası Antalya’dan, Türkiye’den doğan bir marka. Bu markayı yurtdışında dünya tarımının olduğu noktalara taşımak istiyoruz. Bunun ilk ayağı Endonezya’ydı. 2026’da Dubai’ye gidecek. Ondan sonraki yıllarda da yine dünyanın farklı noktalarına bu fuarı taşıyacağız. Antalya bir buluşma noktamız ama dünyanın farklı noktalarında da tarımı hem üreticilerle hem firmaların ürünleriyle buluşturmak istiyoruz" diye konuştu. Bu yıl birçok ülkeden yüksek talep aldıklarını ifade eden Er, ticaret hacmine de dikkat çekerek, şu ifadelere yer verdi: "Firmalar aslında bir yıl boyunca bu dört günü bekliyorlar. Çünkü bu buluşma noktasında ticari anlaşmalarını yapıyorlar, ön görüşmelerini yapıyorlar ve bir yıllık siparişleri neredeyse bu fuarda bağlamaya çalışıyorlar. Her yıl üstüne koya koya gittikleri için verim aldıklarını düşünüyoruz." "Fuar, turizmi de destekliyor" Growtech Direktörü Engin Er, fuarın Antalya turizmine sağladığı katkıya da işaret etti. Er, "Etrafımızda dolaşan insanlara baktığımızda herkes farklı dillerden konuşuyor, farklı renkte dolaşıyorlar. Bu da birçok ülkeden ziyaretçinin buraya gelip kendi yaptıkları işteki verimi nasıl artıracaklarını bulmak için geldiklerini gösteriyor. Antalya zaten bir turizm şehri. Geldiklerinde fuarın öncesinde ya da sonrasında ziyaretlerde bulunuyorlar, geziyorlar. Üç gün fuar dolaşıyorlar, iki gün tatil yapıyorlar. Dünyada bu kadar çok otelin ve ulaşım imkanının rahat olduğu çok az sayıda fuar şehri var" ifadelerini kullandı. Çin, 140 firma ile en büyük pavilyon katılımını yaptı Bu yıl 36 ülkeden katılımcının yer aldığı Growtech’te 6 ülke milli pavilyon oluşturdu. Engin Er, en geniş katılımın Çin’den olduğunu belirterek şöyle konuştu: "36 ülkeden gelen katılımcının 6 tanesi pavilyon şeklinde yani milli katılım şeklinde geliyor. Bunların en büyüğü Çin. 140 firma katılıyor Çin’den. Bu firmaların büyük bir kısmı gübre, ilaç ve tohum ağırlıklı firmalar. Ürünlerini dünyadan gelen tüm tarım profesyonellerine tanıtmak için geliyorlar. Hindistan çok hızlı ilerliyor yine tarım sektöründe. Onlar da 30’dan fazla firmayla katılıyorlar. Sri Lanka, Japonya, Kanada gibi ülkelerden de katılımcılarımız var." "Tarım artık milli güvenlik sektörü" Tarım sektörünün geleceğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Engin Er, sektörün stratejik öneminin giderek arttığını söyledi. Er, "Türk tarımı gelişmek zorunda. Çünkü tarım sektörü dünyada insanlık var oldukça ölmeyecek bir sektör. Kimileri artık şöyle söylüyor, nasıl savunma sanayinde ilerlediyse tarım sektörü de artık milli güvenlik sektörü olarak görülüyor. Biz de aynı kanaatteyiz. O yüzden elimizden geldiği kadar sektöre destek olmaya çalışıyoruz. Tüm dünyada her ülke bir yapıyorsa bizim üç dört yapıyor olmamız lazım ki onlara yetişelim geçelim" dedi. Rusya, Körfez ülkeleri ve Kuzey Afrika’da pazar hareketliliği Growtech’in paydaşlarından Serkonder ile sık sık değerlendirme yaptıklarını söyleyen Er, küresel seracılık pazarlarındaki yönelimi de şöyle aktardı: "Bir ara çok fazla Rusya’ya sera kuruluyordu. Rusya’nın hedefi, belli bir zaman sonra Türkiye gibi ülkelerden domates almamak. Kendi seramı kurayım, kendim üreteyim. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, Rusya’nın belli bir güneyinin haricinde seralarla çok fazla verim alamadıklarını söylüyor bizim seracılar. Azerbaycan, Özbekistan ilk etapta Türk firmalarının gittiği pazarlar. Şu anda biraz sıkışmış vaziyetteler. Körfez tarafına gitmeye çalışıyorlar. Suudi Arabistan çok büyük alanlarda çölde zeytin yetiştiriyor. Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri bu işe yatırım yapıyor. Çünkü petrol bir gün bitecek. Kendi ihtiyaçlarını bir şekilde karşılamaları gerekiyor. Kuzey Afrika tarafında da yine bir hareket var seracılıkta. Hollanda’da ise durgunluk var."