Son Dakika
|
Suudi Aramco rafinerisine İHA'lı saldırı
İran Kızılayı: "3 günde 555 kişi hayatını kaybetti"
Güney Kıbrıs’taki İngiliz üssüne İHA saldırısı
ABD'ye ait F-15 savaş uçağı Kuveyt'te düştü
Lübnan Sağlık Bakanlığı: "İsrail saldırılarında 31 kişi öldü, 149 kişi yaralandı"
İran’dan BM’ye mektup: "Hamaney’in öldürülmesi uluslararası hukuka yönelik bir saldırı"
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "Orta Doğu, uzayan bir savaştan büyük zarar görecektir"
İran’dan Kudüs’e füze saldırısı: En az 5 yaralı
Almanya, Fransa ve İngiltere'den İran’a gözdağı
Larijani: "ABD ile müzakere etmeyeceğiz"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
Galatasaray kupada Alanyaspor deplasmanında
Suudi Aramco rafinerisine İHA'lı saldırı
Çin’den saldırıya kınama
Japonya Başbakanı Takaichi'den diplomasiye dönme çağrısı
Mili futbolcu Cenk Özkacar Dünya Kupası’ndan emin
Güney Kıbrıs’taki İngiliz üssüne İHA saldırısı
Yaşlı kadını altınları için darp edip, ağır yaraladılar
EKONOMİ
Ramazan’ın favorisi tavuk eti sağlıklı beslenmenin anahtarı
02 Mart 2026 Pazartesi - 13:24:34
HasTavuk AŞ. Genel Müdürü Müfit Yavuz, Ramazan ayında sağlıklı beslenmenin en önemli unsurlarından birinin tavuk eti olduğunu söyledi. Yavuz, dünyada en fazla tüketilen protein kaynaklarının başında gelen tavuk etinin, vitamin ve mineraller bakımından zengin yapısıyla hem tok tutucu özelliği hem de düşük kalori ve kolesterol seviyesiyle Ramazan sofralarının vazgeçilmezi olduğunu dile getirdi. Tavuk etinin sağlığa katkıları Yavuz, tavuk etinin özellikle kolesterol ve tansiyonun kontrol altına alınmasında önemli rol oynadığını belirtti. İçeriğinde bolca bulunan selenyum sayesinde bağışıklık fonksiyonlarını çalıştırdığını, metabolizmayı güçlendirdiğini ve kilo vermeye yardımcı olduğunu ifade etti. Ramazan’da uzun süreli tokluk hissi sağlayan tavuk etinin, sindirim problemlerinden uzak, hafif ve sağlıklı bir yaşam için ideal olduğunu söyleyen Yavuz, "Sağlığımız yerindeyse soframızın tadı da yerindedir. Bu nedenle proteini, tavuk etini ve yumurtayı sofralarımızdan eksik etmemeliyiz" dedi. Göğüs eti ile fit bir Ramazan Ramazan’da sağlıklı kilo vermek isteyenlere yağsız ve derisiz göğüs eti ürünleri olan fileto ve bonfileyi öneren Yavuz, bu ürünlerin kas gelişimini desteklediğini, kalp sağlığını koruduğunu ve kilo vermeye yardımcı olduğunu aktardı. Tavuk etinde bulunan triptofan amino asidi sayesinde serotonin seviyesinin yükseldiğini, bunun da stresin azalmasına, moralin düzelmesine ve uyku düzeninin sağlanmasına katkı sunduğunu belirtti. Tavuk ciğeri ile cilt ve göz sağlığı Tavuk ciğerinde bulunan B2 vitamini sayesinde dudak çatlamaları, ağız aftları ve kuru cilt sorunlarının giderilebileceğini söyleyen Yavuz, tavuk etinin içerdiği niasin ile kansere ve genetik hasarlara karşı savunma sağladığını, A vitamini türevleri ile göz sağlığını desteklediğini, fosfor açısından zengin yapısıyla da kemik ve dişleri güçlendirdiğini ifade etti. Has lezzetler serisi Ramazan sofralarında HasTavuk, ileri işlenmiş ürünler alanında pazara sunduğu "Has Lezzetler" serisiyle tüketicilere kolay, hızlı ve ekonomik protein sunduğuna da dikkat çeken HasTavuk AŞ. Genel Müdürü Müfit Yavuz, döner, tantuni, çıtır tavuk, madam köri, baby şiş ve şinitzel gibi pişirilmeye hazır ürünler özellikle çalışan kesimin Ramazan sofralarında pratik çözümler sağlıyor" dedi. Yavuz, "Çok üretip satmaktan ziyade son tüketiciye daha fazla fayda sağlayan ürünler üretmeye çalışıyoruz. İnovatif ürünlerle ileri işlenmiş gıda alanında yatırımlarımızı sürdüreceğiz" diye konuştu. Tavuk eti ekonomik ve ulaşılabilir protein Gelişmekte olan ülkelerde yaşam standartlarının değişmesiyle birlikte tüketim alışkanlıklarının da farklılaştığını belirten Yavuz, tavuk etinin ekonomik, kolay ulaşılabilir ve besleyici yapısıyla öne çıktığını söyledi. Günümüz şartlarında insanların daha az zamanda pratik ve lezzetli ürünlere yöneldiğini vurgulayan Yavuz, HasTavuk’un bu ihtiyaca yönelik çözümler sunduğunu ifade etti.
02 Mart 2026 Pazartesi - 13:22
Vodafone Türkiye ve YouTube’tan iş birliği
Vodafone, Mobil Dünya Kongresi’nde, tüm Vodafone mobil faturalı müşterilere YouTube Premium üyeliğini ilk 3 ay boyunca ücretsiz sunacağını duyurdu. Üyelikler, ücretsiz dönemin bitiminde Vodafone Pay üzerinden faturaya yansıtılarak devam ettirilebilecek. Vodafone, 5G’ye hazır altyapısını global içerik sağlayıcılarla yaptığı işbirlikleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Vodafone, Google ile uzun süredir devam eden işbirliği kapsamında attığı bu yeni adımla, tüm mobil faturalı müşterilere ilk 3 ay YouTube Premium üyeliğini ücretsiz sunacak. Vodafone müşterileri, ücretsiz dönem sonrasında, üyeliklerini Vodafone Pay üzerinden faturaya yansıtarak devam ettirebilecek. Vodafone’lular, bu işbirliğiyle, Vodafone 5G altyapısı üzerinden yüksek hız ve düşük gecikme avantajıyla, reklamsız ve kesintisiz YouTube deneyimine erişebilecek. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, şunları söyledi: "Vodafone olarak, dünya genelinde en fazla ülkede 5G hizmeti sunan mobil operatör markasıyız. 5 kıtada edindiğimiz 5G tecrübemizi Türkiye pazarında güçlü global teknoloji işbirlikleriyle birleştiriyoruz. 5G’ye geçiş sürecinde yalnızca altyapıyı değil, müşterilerimizin yeni nesil dijital deneyimlere hazır olmasını da odağımıza alıyoruz. Google ile başlattığımız yeni işbirliği, premium içerik deneyimini 5G altyapımızla buluşturarak bu dönüşümü destekleyecek. Türkiye genelinde 5G destekli video kullanımının yaygınlaşmasını ve müşterilerimizin 5G’yi günlük hayatlarında daha yoğun kullanmalarını öngörüyoruz. Bu nedenle müşterilerimizin en çok kullandığı uygulamalarda işbirlikleri yapmaya odaklandık. Bu işbirliğiyle, müşterilerimiz için en çok kullandıkları uygulamalarda fayda oluşturuyoruz. Aynı zamanda, Vodafone Pay’in dijital abonelik ekosistemindeki rolünü güçlendiriyor, entegre ve sade bir ödeme deneyimi sunuyoruz. Böylece, 5G’nin sunduğu potansiyel gerçek değeri, premium içerik, dijital abonelik yönetimi ve entegre ödeme çözümleriyle ortaya koyuyoruz. Dünyanın bir numaralı 5G markası olarak, dünyanın en güçlü teknoloji oyuncularıyla bir araya gelerek dijital dünyanın potansiyelini Türkiye’de gerçek deneyimlere dönüştürmeye devam edeceğiz." YouTube EMEA Ürün İş Birlikleri Direktörü Mahesh Bhalerao ise şöyle konuştu: "Vodafone Türkiye ile iş birliğimizi tüm faturalı müşteri tabanını kapsayacak şekilde genişletmekten büyük heyecan duyuyoruz. Bu iş birliği, Türkiye’deki topluluğumuza değer ve yüksek kaliteli dijital eğlence sunma konusundaki kararlılığımızı ortaya koyuyor." Güçlü kullanıcı tabanı 2025 yılında Vodafone Pay ile Faturana Yansıt yöntemiyle Google Play’de 2,5 milyonu aşan tekil kullanıcı 5 milyar TL’yi aşkın işlem hacmine ulaştı. Aynı dönemde yaklaşık 1 milyon kullanıcı YouTube Premium üyeliğini Vodafone Pay ile Faturana Yansıt yöntemi ile başlattı.
02 Mart 2026 Pazartesi - 13:20
Bakan Şimşek: "2025 yılında ekonomimiz yüzde 3,6 büyüdü"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "2025 yılında ekonomimiz yüzde 3,6 büyüdü ve milli gelir 1,6 trilyon dolara yükseldi" dedi. Bakan Şimşek sosyal medya hesabından 2025 yılında ekonominin yüzde 3,6 büyüdüğünü ve milli gelirin ise 1,6 trilyon dolara yükseldiğini belirttiği bir paylaşım yaptı. Küresel belirsizlikler nedeniyle 2025 yılında net dış talep büyümeyi sınırlasa da cari açığın milli gelire oranı yüzde 1,6 ile sürdürülebilir seviyede gerçekleştiğini aktaran Şimşek, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "2025 yılında ekonomimiz yüzde 3,6 büyüdü ve milli gelir 1,6 trilyon dolara yükseldi. Kalıcı refah artışı hedefimiz için kritik bir eşik olan yüksek gelirli ülkeler grubuna dahil olduğumuzu öngörüyoruz. Tüketim ile yatırım arasındaki dengeli görünüm devam ederken üretim kapasitemiz ve potansiyelimiz için önem arz eden makine ve teçhizat yatırımları yüzde 5 arttı. Küresel belirsizlikler nedeniyle 2025 yılında net dış talep büyümeyi sınırlasa da cari açığın milli gelire oranı yüzde 1,6 ile sürdürülebilir seviyede gerçekleşti. Maliye politikasındaki disiplinli duruşumuz sayesinde deprem harcamaları hariç faiz dışı fazla yüzde 1,2 oldu. Uyguladığımız politikalar sayesinde ekonomimizin temellerini güçlendirdik ve dayanıklılığını önemli ölçüde artırdık. Jeopolitik gelişmeleri yakından takip ediyoruz ve ekonomimize yansımalarını en aza indirmek için her türlü tedbiri alıyoruz. Fiyat istikrarını tesis ederek sürdürülebilir yüksek büyümeyi ve daha adil gelir dağılımını sağlamak için programımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz."
02 Mart 2026 Pazartesi - 13:06
Sarıgöl’de istiridye mantarı üretiminde örnek buluşma
Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen DERİM Projesi kapsamında düzenlenen programda, istiridye mantarı üretimi yapan Hasan Hüseyin Yamık bilgi ve tecrübelerini üreticilerle paylaştı. Uygulamalı olarak gerçekleştirilen buluşmada üretim süreçleri yerinde incelendi. Sarıgöl ilçesine bağlı Tırazlar Mahallesi’nde istiridye mantarı üretimi yapan Hasan Hüseyin Yamık’ın işletmesinde gerçekleştirilen programda, Deneyim, Eğitim, Rehberlik ve İletişim Modeli (DERİM) Projesi çerçevesinde üreticiler bir araya geldi. Sarıgöl İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik ekiplerinin katılım sağladığı etkinlikte üretim aşamaları uygulamalı olarak ele alındı. Teknik personeller tarafından istiridye mantarı yetiştiriciliğinde dikkat edilmesi gereken hususlar, üretim alanının hazırlanması, hijyen şartları, uygun nem ve sıcaklık dengesi ile verim artırma yöntemleri hakkında bilgiler verildi. Üretici Hasan Hüseyin Yamık ise mantar üretimine başlama süreci, karşılaştığı zorluklar ve elde ettiği verim konusunda deneyimlerini aktarırken, katılımcı üreticiler üretimin tüm aşamalarını yerinde görme fırsatı buldu. Yetkililer, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen DERİM Projesi ile önder çiftçilerin bilgi ve tecrübelerinin yaygınlaştırılmasının kırsal kalkınmaya ve alternatif gelir kaynaklarının artırılmasına önemli katkı sunduğunu belirtti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Şubat 2026 Cuma- 15:47
Erzurum’da Halk Pazarları’nın 13. Şubesi açıldı
2
01 Mart 2026 Pazar- 16:09
Ceylanpınar’da gümrük kapısı nöbeti
3
28 Şubat 2026 Cumartesi- 13:10
Ortaca ve Dalaman’a 545 Milyon TL’lik yol yatırımı
4
27 Şubat 2026 Cuma- 15:32
Adana’nın sanayi vizyonu bakanlıkta masaya yatırıldı
5
26 Şubat 2026 Perşembe- 16:56
Lüleburgaz’da pırasa hasadı
13 Şubat 2026 Cuma - 09:15
Serbest piyasada döviz fiyatları
Dolar 43,7350 liradan, euro ise 51,8680 liradan güne başladı. İstanbul Kapalıçarşı’da 43,7330 liradan alınan dolar 43,7350 liradan, 51,8660 liradan alınan euro ise 51,8680 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 43,64 liradan, euro ise 52,00 liradan satılmıştı.
13 Şubat 2026 Cuma - 09:09
Elektrik dağıtım şirketinden Orta Karadeniz’e 62 milyar TL’lik yatırım
Samsun merkezli elektrik dağıtım şirketi 2026–2030 dönemini kapsayan yatırım ve bakım programı kapsamında Samsun, Ordu, Çorum, Amasya ve Sinop’ta toplam 62 milyar TL tutarında yatırım ve bakım çalışması gerçekleştirecek. "Geleceğin enerji altyapısını inşa etme" vizyonuyla hareket eden şirket, dijitalleşme ve proaktif müdahale sistemleriyle kesintisiz enerji arzında çıtayı yükseltmeyi hedefliyor. Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ), Orta Karadeniz’in enerji altyapısını daha modern, dayanıklı ve akıllı bir yapıya dönüştürmeyi hedefleyen 2026–2030 yatırım ve bakım programını açıkladı. 62 milyar TL’yi aşan bu bütçe; şebeke yenileme, kapasite artış, genişleme yatırımlarından yeni dağıtım trafo merkezlerine, yeraltı kablo projelerinden ileri teknoloji dijital izleme sistemlerine kadar geniş bir operasyonel yelpazeyi kapsıyor. Bakım programı ile kesintilere karşı proaktif yaklaşım Yatırım programına ek olarak bakım programı çerçevesinde; arıza önleyici periyodik bakım faaliyetleri, havai hat ve direk kontrolleri, trafo bakım ve revizyon çalışmaları, izolasyon iyileştirmeleri, şebeke temizlik ve hat altı budama faaliyetleri ile iklim kaynaklı riskleri azaltmaya yönelik güçlendirme uygulamaları yürütülecek. Bu çalışmalar, hem kesinti sürelerinin azaltılmasına hem de enerji arz güvenliğinin artırılmasına doğrudan katkı sağlayacak çalışmaları kapsıyor. 2 buçuk milyonu aşkın aboneye operasyon YEDAŞ’tan alınan bilgilere göre, elektrik dağıtım şirketi hizmet verdiği bölgede yıllık toplam elektrik tüketimi yaklaşık 6 TWh seviyesinde gerçekleşiyor. Tüketimin yüzde 45’i mesken, yüzde 32’i ticarethane, yüzde 15’i sanayi, yüzde 6’sı aydınlatma ve yüzde 2’si tarımsal sulama abonelerinden oluşuyor. Toplam iki buçuk milyonu aşkın aboneye hizmet sunan şirket; 88 bin kilometreyi aşan dağıtım hattı, 22 bini aşkın trafo ve 600 bini aşkın aydınlatma armatürü ile bölgenin enerji altyapısını yönetiyor. 2 bin 500’ü aşkın personeliyle 7 gün 24 saat esasına göre görev yapan şirket, Orta Karadeniz’in engebeli coğrafyası ve zorlu iklim şartlarına rağmen enerji arz güvenliğini kesintisiz şekilde sürdürmeyi hedefliyor. Kesinti sürelerinde tarihi iyileşme ve 2030 vizyonu Şirketin gerçekleştirdiği şebeke yenileme yatırımları ve dijital izleme sistemleri, hizmet kalitesine somut şekilde yansıyor. Müşteri başına ortalama kesinti süresini ifade eden SAIDI verilerine göre 2019 yılında bin 513 dakika olan kesinti süresi, 2024 itibarıyla 650 dakikaya geriledi. Şirket, 2030 yılına kadar bu süreyi 480 dakikaya indirmeyi hedefliyor. Benzer şekilde, müşteri başına ortalama kesinti sayısını gösteren SAIFI göstergesinde de önemli bir iyileşme sağlandı. 2019 yılında 17,6 olan yıllık kesinti sayısı, 2025’te 10,0 seviyesine düşürüldü. 2030 hedefi ise bu değerin 6,1 seviyesine indirilmesi olarak açıklandı. Bu iyileşme, planlı bakım faaliyetleri, şebeke güçlendirme yatırımları, Alçak Gerilim İzleme Sistemi (AGİS) ile proaktif arıza tespiti ve dijital kontrol altyapısının yaygınlaştırılması sayesinde sağlandı. Şirketin 2030 vizyonu doğrultusunda Orta Karadeniz’de daha az kesinti yaşanan, daha dayanıklı ve daha güçlü bir şebeke yapısını kalıcı hale getirmeyi amaçlıyor. Dijital dönüşüm: AGİS ile ihbardan önce müdahale YEDAŞ, dijitalleşme yatırımlarıyla klasik şebeke işletmeciliği anlayışının ötesine geçerek veri temelli ve proaktif bir yönetim modelini hayata geçiriyor. Bu dönüşümün en önemli adımlarından biri olan Alçak Gerilim İzleme Sistemi (AGİS) sayesinde şebekenin yüzde 99’u uzaktan izlenebilir hale geldi. AGİS ile arızalar, vatandaşlardan herhangi bir ihbar gelmeden tespit ediliyor; ekipler hızla sahaya yönlendirilerek müdahale süreci başlatılıyor. Bu yaklaşım, kesinti sürelerinin azaltılmasına ve enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesine doğrudan katkı sağlıyor. Dijital altyapı yatırımları kapsamında Otomatik Sayaç Okuma Sistemi (OSOS) haberleşme oranı da yüzde 99 seviyesine ulaştı. Elektrik üretiminin tamamı uzaktan izlenirken, sokak aydınlatma sistemleri yüzde 100 oranında dijital altyapı üzerinden yönetiliyor. Böylece şebeke performansı anlık olarak takip ediliyor, operasyonel verimlilik artırılıyor ve hizmet süreçleri daha şeffaf bir yapıya kavuşuyor. Genel Müdür Yunus Emre Bilgi: "Enerji geleceğini inşa ediyoruz" Yatırım sürecine dair stratejik hedefleri paylaşan YEDAŞ Genel Müdürü Yunus Emre Bilgi, "Biz yalnızca bugünün enerji ihtiyacını karşılayan bir altyapı kurmuyoruz; bölgemizin enerji geleceğini inşa ediyoruz. Dağınık yerleşim ve zorlu iklim şartlarına rağmen, güçlü mühendislik altyapımız ve 2 bin 500’ü aşkın personelimizle en zorlu şartlarda dahi kesintisiz enerji sunuyoruz. Hedefimiz; daha dayanıklı, daha dijital ve müşteri deneyimini merkeze alan bir sistemi kalıcı hale getirmektir" ifadelerini kullandı. Elektrikli araçlar, ısı pompaları ve yeni teknolojiler Elektrik dağıtım şirketinden yapılan açıklamada 2026–2030 dönemini kapsayan yatırım yaklaşımı yalnızca bugünün şebeke ihtiyaçlarına değil, aynı zamanda gelecekte elektrik talebini hızla artırması beklenen yeni teknolojilere yönelik hazırlıkları da içerdiği belirtildi. Elektrikli araçların yaygınlaşması, ısı pompası kullanımının artması, yeni nesil sanayi teknolojileri ve dijitalleşmenin etkisiyle bölgede elektrik tüketim profilinin değişmesi bekleniyor. Bu kapsamda şirket kapasite artırımı, şebeke güçlendirme, trafo merkezi yatırımları ve dijital izleme altyapısıyla, geleceğin talebini karşılayacak öncü altyapı çalışmalarını hayata geçiriyor. Kayıp-kaçakla mücadele Elektrik dağıtım şirketi yürütülen teknik ve operasyonel çalışmalar sonucunda kayıp-kaçak oranının yüzde 5,79 seviyesine gerilediğini açıkladı. Bu sonucun; şebeke yenileme yatırımları, ekonomik ömrünü tamamlamış iletkenlerin yenilenmesi, teknik kayıpları azaltmaya yönelik mühendislik uygulamaları ve yük dengeleme çalışmalarıyla elde edildiği belirtildi. Şirket, kaçak kullanımın önlenmesine yönelik saha denetimlerini artırırken, risk analizine dayalı kontrol mekanizmaları ve veri odaklı izleme sistemleriyle kayıp-kaçakla mücadeleyi sistematik ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürdü. Akıllı sayaç uygulamaları, Otomatik Sayaç Okuma Sistemi (OSOS) ve Alçak Gerilim İzleme Sistemi (AGİS) sayesinde şebeke üzerindeki enerji akışı anlık olarak takip ediliyor; olağan dışı tüketim hareketleri hızlı biçimde tespit edilerek etkin müdahale sağlanıyor. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde YEDAŞ, hem teknik kayıpların azaltılması hem de adil ve güvenli enerji kullanımının sağlanması konusunda istikrarlı bir performans ortaya koyuyor.
13 Şubat 2026 Cuma - 09:09
Gümüşhane’nin coğrafi işaretli lezzeti Siron’da Ramazan hazırlığı başladı
Gümüşhane’nin tescilli lezzeti ve Ramazan sofralarının baş tacı olan "Gümüşhane Sironu", yaklaşan on bir ayın sultanı öncesinde evlerde hummalı bir çalışmayla hazırlanıyor. Kadınların imece usulüyle bir araya gelerek hazırladığı hem pratikliği hem de doyuruculuğuyla bilinen bu coğrafi işaretli ürün, sahur ve iftar sofralarını süslemek için gün sayıyor. Gümüşhane mutfağının asırlık mirası olan ve 2018 yılında tescillenerek coğrafi işaret alan Gümüşhane Sironu, Ramazan ayı öncesinde şehrin dört bir yanındaki mutfaklarda yeniden hayat buluyor. Geleneksel yöntemlerin yaşatıldığı hazırlık sürecinde, komşular bir araya gelerek imece usulüyle sironlar hazırlanıyor. Hamurdan Sofraya Uzanan Titiz Yolculuk Sironun hazırlık süreci, sadeliği ve emeği bir araya getiriyor. Un, su ve tuzun yoğrulmasıyla elde edilen hamur, maharetli ellerde ince yufkalar halinde açılıyor. Odun ateşinde veya modern ocaklardaki sacların üzerinde pişirilen yufkalar, henüz sıcakken rulo haline getirilip küçük parçalar şeklinde kesiliyor. Ardından fırınlanarak kurutulan sironlar, uzun süre muhafaza edilebilme özelliği sayesinde Ramazan boyunca pratik bir çözüm sunuyor. "Sahurda Tok Tutuyor, İftarda Pratiklik Sağlıyor" Hazırlık yapan Gümüşhaneli kadınlardan Bina Yıldırım, sironun özellikle kolaylığı nedeniyle tercih edildiğini belirterek, "Yemeklerin yanında mutlaka bir çeşit olarak bulunduruyoruz. İster sahurda ister iftarda, yoğurdunu döküp hemen hazır hale getiriyoruz" dedi. Bir diğer maharetli el Hacer Yurt ise sironun sadece yoğurtlu değil; kıymalı, sütlü ve hatta şerbetli tatlı versiyonlarının da yapıldığını vurgulayarak ürünün mutfaktaki zenginliğine dikkat çekti. Geleneksel İmece Ruhu Yaşıyor Hazırlıklara on gün önceden başladıklarını ifade eden Cevriye Berker, bu sürecin aynı zamanda bir sosyal etkinlik olduğunu belirtti. Berker, eskiden odun ateşinde yapılan bu işlemin günümüzde modern ocaklarda devam ettiğini, ancak lezzetinden ve paylaşma ruhundan hiçbir şey kaybetmediğini ifade etti. Hem evlerde geleneksel olarak üretilen hem de kentteki işletmeler tarafından endüstriyel olarak satışa sunulan Gümüşhane Sironu, bölge ekonomisine ve turizmine de önemli bir katkı sunmaya devam ediyor.
12 Şubat 2026 Perşembe - 23:59
Mersin tekstili için küresel açılım adımı
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) tarafından tekstil sektörüne yönelik planlanan Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Projesi Bilgilendirme Toplantısı düzenlendi. Toplantıda, projeye ilişkin başvuru şartları, destek kapsamı ve izlenecek süreç hakkında teknik bilgiler paylaşıldı. MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın da katıldığı toplantıda, hedef firmaların doğrudan yurtdışı pazarlara açılmasının sağlanması, UR-GE desteğinden yararlanan firmaların aralarında MTSO’nun da yer aldığı Avrupa İşletmeler Ağı konsorsiyumu ile eşleştirilerek uluslararası pazarlarda kalıcı olmalarına yönelik stratejilerin oluşturulmasının hedeflendiği vurgulandı. Toplantıda konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin’in tekstil sektöründeki potansiyeline dikkat çekerek sektör temsilcilerinin birlik içinde hareket etmesinin önemine işaret etti. Yakın zamanda düzenlenen uluslararası fuarın bu gücü ortaya koyduğunu belirten Çakır, "Birlikte hareket ederek sektörümüzün gücünü gösterdik. Aynı birlikteliği sürdürerek UR-GE projesini hayata geçirmeli ve yeni başarı hikayeleri yazmalıyız" dedi. Türkiye genelinde tekstil sektörünün zorlu bir süreçten geçtiğini ifade eden Çakır, Mersin’in bu süreçte olumlu bir tablo ortaya koyduğunu belirtti. UR-GE projesi kapsamında verilecek eğitimler, ihtiyaç analizleri ve hedef pazar ziyaretlerinin firmaların rekabet gücünü artıracağını kaydeden Çakır, küresel rekabetin giderek sertleştiğini dile getirdi. Hindistan’ın önemli bir rakip olarak öne çıktığını belirten Çakır, "Eksiklerimizi hızla giderdiğimiz takdirde dünya pazarlarında yer alamayacağımız bir ülke yok. Fırsatlar artık kendiliğinden gelmiyor. Proaktif davranarak yeni pazarlara açılmalıyız. Mersin’in yeni başarı hikayelerine ihtiyacı var. Tekstil devini artık küresel pazarlara taşıma zamanı" ifadelerini kullandı.
12 Şubat 2026 Perşembe - 16:46
Balık sizden, mazot bizden
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal üretimi desteklemek ve artan girdi maliyetlerini azaltmak amacıyla çiftçilere sağladığı yüzde 100 hibeli mazot desteğinden balıkçılar da yararlanabilecek. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen yüzde 100 hibeli ‘Mazot Desteği’ projesi üreticilerden yoğun ilgi görürken, ekmeğini denizden çıkaran balıkçılar da unutulmadı. 5 bin TL’lik mazot desteğinden faydalanmak isteyen balıkçılar, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin resmi internet sitesi üzerinden 1 Mart 2026 tarihine kadar başvurabilir. Projeden duydukları memnuniyeti dile getiren Gemlik Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Hüseyin Dalarel, zor şartlar altında denize çıkan balıkçılara sağlanan mazot desteğinin önemli olduğunu belirterek tüm balıkçılar adına Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.
12 Şubat 2026 Perşembe - 16:03
Borsa İstanbul’da yeni rekor
Borsa İstanbul BIST 100 endeksi 14.000 puanı aşarak tarihin en yüksek seviyesini gördü. Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi tarihinin en yüksek seviyesini gördü. Güne 7,19 puan ve yüzde 0,05 artışla 13.795,00 puandan başlayan BIST 100 endeksi, tarihinde ilk kez 14.000 puanı aştı. Endeks yüzde 3’e yakın yükselerek 14.170 puan seviyelerini gördü.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:58
Bakan Bayraktar: "Başta Kerkük sahaları olmak üzere Irak’ta iş birliğine bakıyoruz"
Türkiye Petrolleri (TPAO) ile İngiliz enerji devi BP’nin petrol ve doğal gaz alanında stratejik iş birliğine yönelik mutabakat zaptı töreninde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "En temel öncelikli projemiz Irak’ta iş birliği. Başta Kerkük sahaları olmak üzere Irak’ta iş birliğine bakıyoruz" dedi. TPAO, 8 Ocak’ta Exxonmobil ve 5 Şubat’ta da Chevron ile yaptığı anlaşmaların ardından petrol ve doğal gaz aramaları konusunda geliştirdiği iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. TPAO ile İngiliz enerji şirketi BP, petrol ve doğal gaz alanında stratejik iş birliğine yönelik bir mutabakat zaptı imzaladı. Mutabakat zaptına TPAO Genel Müdürü Cem Erdem ile BP Uluslararası Petrol ve Doğal Gaz İş Geliştirme Başkanı Andrew McAuslan imza koydu. Bakan Bayraktar’ın refakat ettiği mutabakat zaptı, petrol ve doğal gaz sahalarının geliştirilmesi, arama potansiyeli bulunan alanların değerlendirilmesi ile petrol ihracat kapasitesi ve doğal gaz taşıma altyapısı konularında uluslararası ve bölgesel düzeyde iş birliği yapılmasına yönelik bir çerçeve ortaya koyuyor. Bayraktar, imza töreninin ardından anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2028’de TPAO’nun yaklaşık 500 bin varil petrol ve doğal gaz üreten bir şirket haline geleceğine işaret eden Bakan Bayraktar, söz konusu üretimi 1 milyon varile çıkarmak hedefiyle bu adımları attıklarını söyledi. "Başta Kerkük sahaları olmak üzere Irak’ta iş birliğine bakıyoruz" Türkiye Petrolleri ile BP’nin daha önce de iş birliği yaptığı projeler olduğunu hatırlatan Bakan Bayraktar, bugün imzalanan mutabakat zaptıyla bu iş birliğini farklı sahalara ve farklı ülkelere götürmek istediklerini belirterek, "Burada en temel öncelikli projemiz Irak’ta iş birliği. Özellikle başta Kerkük sahaları olmak üzere Irak’ta iş birliğine bakıyoruz. Yine ortak konularımızdan bir tanesi Libya. Libya’da iş birliğini düşünüyoruz. Orta Asya’da Kazakistan ve Azerbaycan’da farklı projeler noktasında da bu iş birliklerini değerlendireceğiz. İnanıyorum ki bu yıl içerisinde bunlarla ilgili somut gelişmeleri kamuoyumuzla paylaşırız" diye konuştu. Yeni anlaşma yolda Gelecek hafta bir anlaşma daha imzalayacaklarını ifade eden Bayraktar, "Diğeri daha farklı bir anlaşma; daha somut ve net, yeri ve ülkesi belli bir ortaklık yapacağız. Onu da önümüzdeki hafta imzalamayı planlıyoruz" dedi. "Türkiye Petrolleri, bu sahalarda hem karada hem denizde yüzde 40 ortak olacak" TPAO’nun dün Libya’da düzenlenen ihalede biri denizde, biri de karada olmak üzere iki blokta ruhsat alma hakkı kazandığını hatırlatan Bakan Bayraktar, "Libya yaklaşık 17 yıl aradan sonra ilk kez böyle bir uluslararası ihaleye çıktı. İki blokta teklif vermiştik, o iki blokta da bu ruhsatı almaya hak kazandık. Bu sefer İspanyol ortağımız Repsol ile birlikte doğal gaz ve petrol arayacağız. Türkiye Petrolleri, bu sahalarda hem karada hem denizde yüzde 40 ortak olacak. Denizdeki sahada ortaklarımızdan bir tanesi de Macar MOL şirketi. Onlarla da önemli bir stratejik iş birliğimiz var. ‘Dışarıda büyüme stratejimizin’ gereği olarak adımları ilerletiyoruz. Bu hedefi önümüzdeki süreçte daha güçlü bir şekilde geliştireceğimiz projelerle yakalayacağız" değerlendirmesini yaptı.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:53
2. el araç pazarında ‘16 yaş ve üzeri’ devrimi
Quick Finans ev sahipliğinde gerçekleşen ‘2. El Oto’nun Yıldızları Çalıştay ve Ödül Programı’nda, kredi engelini aşan ‘16 yaş ve üzeri’ hamlesi ve Ticaret Bakanlığı’nın 2. el oto pazarına yönelik projeleri katılanlardan büyük ilgi gördü. ‘Türkiye Otomotiv Pazarını 2. El Belirler’ mottosuyla Türkiye’nin ilk 2. El Oto Zirvesi’nde ve takiben Ankara ve İzmir Bölge Çalıştaylarında bir araya gelen 2. El oto ekosistemi, bu kez 6-8 Şubat tarihleri arasında Kıbrıs’ta düzenlenen organizasyonda bir araya geldi. Quick Finans’ın ev sahipliğindeki programda 2. el otomotiv ticaretinde güven, dijitalleşme ve finansman modelleri tüm yönleriyle ele alındı. Zirvenin açılış konuşmasını yapan Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, grubun 2017 yılında Quick Sigorta ile başlayan yolculuğunun bugün finansal bir ekosisteme dönüştüğünü vurguladı. Dünyadaki örneklerin aksine Türkiye’de sistemin önce bankalar üzerinden kurulduğuna dikkati çeken Yaşar, holding olarak bu yapıyı sigorta ve fon oluşturan şirketlerle entegre bir hale getirdiklerini belirtti. Grubun temel amacının iş ortaklarıyla rekabete girmek değil, acenteleri ve bayileri birer ‘finansal market’ haline getirmek olduğunu ifade eden Yaşar, bu modelin detaylarını paylaştı. Sadece sigorta veya kredi ile sınırlı kalmayıp gayrimenkulden mobiliteye kadar grubun ürettiği tüm enstrümanların satışında acentelere rol verileceğini belirten Yaşar, bu sayede iş ortaklarının bütünleşik hizmet sunan merkezlere dönüşeceğini kaydetti. Koruma açığına karşı KASKONOMİQ ve birikim odaklı ‘Lüküs Hayat’ Sektördeki koruma açığına yönelik çözümlere değinen Yaşar, Türkiye’deki araçların yüzde 75’inin kaskosuz olduğu gerçeğinden hareketle geliştirilen KASKONOMİQ ürününün önemine değindi. Sigorta şirketlerinin genellikle belirli yaşın üzerindeki araçları sistem dışı bıraktığını hatırlatan Yaşar, KASKONOMİQ ile riskin tamamını üzerinde taşıyan vatandaşlara, trafik sigortası primlerine yakın bedellerle muafiyetli bir koruma sağladıklarını aktardı. Özellikle gençlerin otomobile erişimini kolaylaştırmak amacıyla kurgulanan Lüküs Hayat Sigortası hakkında da bilgi veren Yaşar, bu ürünün döviz bazlı bir birikim modeli sunduğunu belirtti. Belirli bir birikim seviyesine ulaşan kullanıcılara grup bünyesindeki QCAR Mobilite üzerinden tek taraflı bir taahhütle otomobil alma garantisi verdiklerini ifade eden Yaşar, sigortanın bu yönüyle bir hayat planlama aracına dönüştüğünü vurguladı. Mobilite ve gayrimenkulde sigorta güvencesi Ekosistemin mobilite ayağında QCAR Mobilite ile yıllık 200 bin gün ikame kiralama hacmine ulaştıklarını belirten Yaşar, 2026 yılı hedeflerinin 81 ilin tamamında hizmet ağını canlandırmak olduğunu söyledi. İnşaat sektöründe ise müteahhitlikten ziyade ‘gayrimenkul geliştirme’ odaklı ilerlediklerini ifade eden Yaşar, bina tamamlama sigortasının önemine dikkati çekti. İstanbul Kurtköy’deki Quick Residence projesinin Türkiye’de temelden itibaren yüzde 100 teslim garantili ve sigorta korumalı nadir projelerden biri olduğunu hatırlatan Yaşar, bu projelerin aynı zamanda acenteler için yeni birer komisyon geliri kapısı olacağını da sözlerine ekledi. Pazarda 16 yaş ve üzeri devrimi ve satış rekorlarındaki servet etkisi 2. el oto ekosistemini tüm paydaşları ile kapsayacak iş modelleri ile sahiplenme ve iş birlikleri ile grubun gücünü katarak gelişimine katkı sunma vizyonuyla hareket ettiklerini belirten Quick Finans Genel Müdürü Nihat Karadağ ise, 2. el pazarının sıfır araç pazarının 8 ila 10 katı büyüklüğünde devasa bir ekosistem olduğunu belirterek, son 3 yılda pazarda yaşanan rekorlar serisinin temel dinamiklerinin elektrikli araçlarda çağın dönüşümü ile SUV araçlarla gelen teknoloji dönüşümü ve reel fiyatlarda düşüş olduğunu, ‘altın fiyatlarındaki artışa bağlı servet etkisi’nin de arz esnekliği olan otomotiv sektöründe talebe yansıdığını vurguladı. Finansmana erişimdeki engellerin aşılmasına yönelik olarak devrim niteliğindeki bir gelişmeyi de paylaşan Karadağ, bankacılık ve finans sektöründe uygulanan 15 yaş sınırıyla kredi dışı kalan araç parkı için Quick Finans’ın, Quick Sigorta’dan Kaskonomiq ile sigortalı 16 yaş ve üzeri araçlara kredi vermeye başlayacağını duyurdu. Karadağ, bu ay itibarıyla hayata geçecek bu modelin finansa ve araca erişilebilirliği artırarak pazarın büyümesine ciddi katkı sağlayacağını belirtti. Kredi dışı kalan 6,5 milyon araç için yeni finansman modeli Finansmana erişimde sektördeki en büyük bariyerlerden biri olan ‘yaş sınırı’ konusuna çözüm getirdiklerini müjdeleyen Karadağ, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye’deki 33,6 milyonluk araç parkının yüzde 37’si 16 yaş ve üzeri araçlardan oluşuyor. Bu grup büyük ölçüde kredi imkanlarından yoksun. Quick Finans olarak bu ay itibarıyla 16 yaş ve üzeri araçlara kredi vermeye başlayacağız. Yaş sınırıyla kredilendirme dışı kalan yaklaşık 6,5 milyonluk araç parkı, bu hamleyle sisteme dahil olacak. Bu model sadece satış hacmini değil, yaygın bir şekilde uygulanan takas sistemine de katkı sağlayarak pazarın sürdürülebilir ve istikrarlı gelişimini de destekleyecektir." Sektörel trendlerde SUV ve elektrikli araç dominasyonu Pazarın segment bazlı dikkat çeken dönüşüm ve trendlerine de değinen Karadağ, hibrit ve elektrikli araç satışlarının son 3 yılda yüzde 576 gibi rekor bir büyüme sergilediğini, SUV modellerin pazar payının ise yüzde 61,9 seviyesine ulaştığını aktardı. Tüketici tercihlerindeki bu radikal dönüşümün finansman ihtiyaçlarını da çeşitlendirdiğini belirten Karadağ, Quick Finans olarak her ay yayınladıkları 2. El Oto Raporu ile bu verilerin analiz ve yorumlarını şeffaf bir şekilde sektörle paylaşarak, piyasaya ışık tutmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi. Ekspertizde Merkezi Bilgi Sistemi hakkında bilgi verildi Toplantıda konuşan Ticaret Bakanlığı Otomotiv Ticareti Daire Başkanı Özgür Karacaoğlu da Bakanlığın piyasayı şeffaf ve adil hale getirme stratejilerini aktararak, ‘Merkezi Ekspertiz Bilgi Sistemi’ projesi ile ilgili gelişmeleri anlattı. Ayrıca kayıt dışılıkla mücadele kapsamında ‘Elektronik İlan Doğrulama Sistemi’ne değinen Karacaoğlu, bu düzenlemelerin temel gayesinin dürüst çalışan kayıtlı işletmelerin haklarını korumak olduğunu ifade etti.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:44
Burhaniye’ de çiçekçiler 14 Şubat’ı bekliyor
Burhaniye ilçesinde, çiçekçiler 14 Şubatta kullanacak Sevgililer Gününü bekliyor. 35 yıllık çiçekçi olan Güler Çankaya, özel günlerde daha çok çiçek sattıklarını söyledi. Burhaniye de 14 Şubat Sevgililer Günü hazırlıkları tamamlanırken, çiçekçiler de umudunu 14 Şubat’a bağladı. Hürriyet Caddesinde çiçek satan Güler Çankaya’da, !4 Şubat için hazırlandığını söyledi. Özel günlerde çok çiçek satıldığını kaydeden Güler Çetinkaya, "Ben 35 yıldır çiçekçilik yapıyorum. Sevgililer Günü ve Anneler Günü gibi özel günlerde çok çiçek satılıyor. Ben de Sevgililer Günü için hazırlığımı yaptım. İnşallah iyi satış yaparız. Şu anda sümbül ve nergisin demetini 100 liradan. kasımpatının demetini de 200 liradan satıyorum" dedi.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:38
Başkan Tatık’tan tütün firmalarına ’Alım takvimi açıklayın’ çağrısı
Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, 2025 sezonunda üretilen ve Kasım ayında kolilenerek satışa hazır hale getirilen tütünlerin hâlâ firmalar tarafından alınmadığını belirterek üreticilerin ekonomik olarak zor durumda bırakıldığını söyledi. Bölgedeki kredi borcunun 100 milyon TL’yi aştığı ifade edildi. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, tütün firmalarının 2025 sezonunda üretilen tütünleri henüz satın almamasına tepki gösterdi. Kasım ayında kolilenerek satışa hazır hale getirilen ürünlerin hâlâ alıcı bulamaması nedeniyle üreticilerin ciddi bir ekonomik sıkıntı yaşadığını belirten Tatık, firmalara net bir alım takvimi açıklamaları çağrısında bulundu. Tütün üretiminin aylar süren yoğun emek ve maliyet gerektiren bir süreç olduğunu vurgulayan Başkan Tatık, "Tütün üretimi, aylar süren ağır bir emeğin ve alın terinin ürünüdür. Fidesinden hasadına, kurutmasından tavlanıp kolilere konmasına kadar üretici bir sezon boyunca borçlanarak çalışır. 2025 Kasım ayında kolilenmiş tütünler; bir sezonluk emeğin tamamlanmış, satışa hazır hale gelmiş halidir" dedi. Geçtiğimiz yıl tütünlerin yılbaşına kadar firmalar tarafından satın alındığını hatırlatan Tatık, bu yıl ise henüz hiçbir alım yapılmadığını belirterek, "Tüccarlar aracılığıyla ‘yılbaşında alınacak’ bilgisi verilmiş, fakat ortada resmi bir takvim ve net bir güvence oluşmamıştır. Şubat ayının ortasına gelmiş bulunuyoruz. 2026 yılı üretimi için hazırlıkların başlaması gerekirken, üreticimiz hala geçen yılın mahsulünü satamamıştır. Bu belirsizlik, yeni sezon üretimini de riske atmaktadır" ifadelerini kullandı. Bölgedeki üreticilerin büyük bir borç yükü altında olduğunu da dile getiren Tatık, "Üreticilerimizden gelen bilgilere göre yalnızca Tavas, Kale ve Beyağaç bölgesindeki kredi borcu 100 milyon TL’nin üzerindedir. Köylümüz; gübresini, ilacını, mazotunu borçla almış, aylarca emek vermiş, ancak bugün tonlarca tütün elinde satın alınmayı beklemektedir. Bu durum açık bir mağduriyettir" dedi. Tütün üreticisinin yalnız olmadığını vurgulayan Başkan Tatık, yetkililere ve firmalara çağrıda bulunarak şunları kaydetti: "Aylarca alın teri döken çiftçimizin emeği sahipsiz değildir. Yetkilileri ve ilgili firmaları, bir an önce net bir alım takvimi açıklamaya ve üreticimizin mağduriyetini giderecek adımları atmaya davet ediyoruz. Biz, üreticimizin yanındayız. Bu topraklarda alın terinin karşılığı mutlaka verilmelidir."
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:34
RE-SEED Projesi GSO’da konuşuldu
Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ev sahipliğinde, Alman Uluslararası İşbirliği Kurumu (GİZ) tarafından hayata geçirilen "Türkiye’nin Depremden Etkilenen Bölgelerinde Sürdürülebilir İstihdam ve Sosyoekonomik Kalkınma Projesi (RE-SEED)" ikinci değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, GİZ Türkiye Ülke Direktörü Robert Künne, Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçiliği Ekonomi Bölümü Başkanı Stefanie Seedig, Avrupa Birliği Delegasyonu İnsan ve Sosyal Gelişim Bölümü Başkanı Esther Bouma, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Şengül Altan Arslan, GSO Genel Sekreteri Yusuf İzzettin İymen ile yerel ve uluslararası kuruluşların temsilcileri katıldı. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, "GİZ ile uzun yıllara dayanan iş birliğimiz, bizim için sadece bir proje ortaklığı değil; Gaziantep sanayisinin güncel ihtiyaçlarına her cephede yanıt verebilen stratejik bir yol arkadaşlığıdır. Biz bu yolculukta sizlerle birlikte çok yönlü bir başarı hikayesi yazdık. 2019’da sanayimizin ’can suyu’ olan mavi yakalı iş gücünü yetiştirirken, diğer yandan 2021’de Avrupa ile ticaretimizin geleceği olan ’yeşil dönüşüm’ vizyonunu birlikte kurguladık. Bugün ise 2025 Aralık ayında başlayan ve sanayicimizin üzerindeki yasal ve mali yükleri hafifleten ’mesleki yeterlilik’ projemizle yine sahadayız. İş birliğimiz; en temel iş gücü ihtiyacından en stratejik vizyon çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede devam etmektedir. Bu vizyoner iş birliğinin artarak devam etmesi dileğiyle, destekleriniz için teşekkür ediyor, bu özel toplantının da bu kapsamda yeni iş birliklerine pencere açacağını umut ediyoruz’’ diye konuştu. Depremden etkilenen bölgelerde ekonomik toparlanmayı desteklemek, sürdürülebilir istihdam imkanlarını artırmak ve sosyoekonomik kalkınmayı güçlendirmek amacıyla yürütülen proje kapsamında düzenlenen toplantıda, mevcut çalışmalar ve geleceğe yönelik planlamalar ele alındı. Programda, yerel ekonomilerin yeniden canlandırılması, üretim kapasitesinin artırılması, istihdamın desteklenmesi ve bölgesel kalkınma süreçlerinin güçlendirilmesine yönelik başlıklar değerlendirildi. Toplantıda ayrıca kamu kurumları, yerel yönetimler, sanayi temsilcileri ve ilgili paydaşlar arasında iş birliğinin geliştirilmesi, ortak projelerin yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir kalkınma odaklı uygulamaların artırılması konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde yerel aktörlerin rolünün güçlendirilmesi ve bölgesel dayanıklılığın artırılmasına yönelik çalışmaların önemi vurgulandı. Farklı kurum ve kuruluş temsilcilerinin katılım sağladığı toplantı, bilgi ve deneyim paylaşımının ardından iş birliği imkanlarının değerlendirilmesiyle sona erdi.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:14
Merkez Bankası’nın toplam rezervleri azaldı
Merkez Bankası toplam rezervleri 6 Şubat ile biten haftada 10 milyar 676 milyon dolar azaldı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Haftalık Para ve Banka İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre; Merkez Bankası toplam rezervleri 6 Şubat ile biten haftada 10 milyar 676 milyon dolar azalarak, 207 milyar 482 milyon dolar oldu. Brüt döviz rezervleri 5 milyar 533 milyon dolarlık azalışla 84 milyar 405 milyon dolardan 78 milyar 872 milyon dolara indi. Altın rezervleri ise 6 Şubat haftasında 5 milyar 142 milyon dolar azalarak 133 milyar 753 milyon dolardan 128 milyar 611 milyon dolara indi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder