EKONOMİ
Bakan Kacır: ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ 08 Mayıs 2026 Cuma - 22:56:57 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Turkcell’in hayata geçirdiği ‘Yarının Teknoloji Liderleri’ proje yarışmasında ödül töreninde konuştu. Kacır, ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir’’ dedi. Turkcell’in, gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini ortaya çıkarmak amacıyla bu yıl ikincisini düzenlediği "Yarının Teknoloji Liderleri" proje yarışmasının ödül töreni Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ev sahipliğinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleşti. Türkiye’de üniversitelilere yönelik proje yarışması olan "Yarının Teknoloji Liderleri"nde birinci olan SIGNIFY projesi 1 milyon TL, ikinci MEMOVISION projesi 800 bin TL, üçüncü SMELLCONTROL projesi ise 600 bin TL ile ödüllendirildi. Ayrıca jüri tarafından belirlenen CYBERKIDS, ENERATICS ve KAZAI projelerine de 300 bin TL’lik para ödülü takdim edildi. Törende açıklamalarda bulunan Bakan Kacır, ‘‘Türkiye’nin teknoloji alanında elde ettiği kazanımlar, kendine has bir ekosistem inşasını ve kendine has bir teknoloji geliştirme yolculuğunu da ifade ediyor. Kendine has bir ekosistem dediğimizde aslında çok bileşenli bir yapıdan bahsediyoruz. Altyapılarıyla, üniversiteleriyle, araştırma merkezleriyle, laboratuvarlarıyla, teknoparklarıyla, yazılımcılarıyla ve elbette girişimcileriyle adeta bir sinir ağında ortaklaşa çalışan inovasyon zekası Türkiye’nin teknoloji ekosistemi. Bu zeka dünyada parmakla gösterilen başarılara imza atıyor" dedi. Türkiye’de teknoloji ve inovasyona yapılan yatırımlara ilişkin de bilgi veren Bakan Kacır, ‘‘Türkiye son 23 yılda araştırma, geliştirme ve inovasyona daha önceki dönemlerle mukayese edildiğinde çok daha fazla kaynak ayırıyor. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 1 milyar dolardı. Şimdi Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 20 milyar dolar. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin 29 bin Ar-Ge insan kaynağı vardı. Şimdi Türkiye’de 311 bin Ar-Ge insan kaynağı var. 23 yıl önce Türkiye milli gelirinin yüzde 0,5’ini Ar-Ge’ye ayırmaktaydı. Şimdi milli gelirimizin yaklaşık yüzde 1,5’ini araştırma geliştirme faaliyetlerine ayırıyoruz. İtalya gibi, İspanya gibi ülkelerle milli gelirimizden Ar-Ge ayırdığımız pay çok yakın seviyelerde. Türkiye bugün 114 teknoparkında 13 bin teknoloji girişiminin inovasyon yaptığı bir ülke. Türkiye bugün özel sektörde bin 700’den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezine sahip bir ülke’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ Teknoloji girişimlerinin sermayesinin maddi olmadığını vurgulayan Kacır, ‘‘Borçlanma enstrümanları yani daha yaygın kullandığımız haliyle krediler, çoğunlukla sizin sunacağınız teminatlar karşılığında size verilir. Yani bir kredi talep ettiğinizde çoğunlukla o krediyi geri ödeyememeniz halinde hangi teminatlarla borcunuzu karşılayabileceğiniz, daha açık ifadesiyle tapunuzun, araba ruhsatınızın olup olmadığı sorulur. Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir. Teknoloji girişimlerinin büyümesini sağlayacak olanlar borçlanma değil, sermaye yatırımları, sermaye ortaklıklarıdır’’ diye konuştu. ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı’’ Türkiye’de teknoloji girişimlerine yapılan girişim sermayesi yatırımlarını büyütmeye çalıştıklarını söyleyen Kacır, ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı. Bir önceki beş yılda bu tutar 550 milyon dolardı. Ondan önceki beş yılda bu tutar 280 milyon dolardı. Yani katlanarak büyüyen bir yatırım ölçeğinden bahsediyoruz. Bu ölçeğin büyümesi için pek çok tedbir alıyoruz. Bir yandan kamu kaynaklarını girişim sermayesi fonlarına yönlendiriyoruz. Fonların fonu mekanizmaları kuruyoruz. Eş finansman mekanizmaları kuruyoruz. Kamunun bir lirasını özel sektör üç lira, beş lira eklesin ve Türkiye’nin teknoloji girişimleri yatırım ortaklıklarıyla büyüsün istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Turkcell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insan için faydaya dönüştürmek" Törenin açılış konuşmasını yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ise gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini desteklemek amacıyla geçtiğimiz yıl başlatılan projenin önemine işaret ederek şunları söyledi: "Turkcell olarak ülkemizin dijitalleşme yolculuğuna 30 yıldan uzun süredir öncülük ediyoruz. Bu yolculukta Turkcell’i Türkiye’nin teknoloji lideri yapan en temel yaklaşım ise ‘Teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek’. Bizim için teknoloji; insanın hayatına dokunduğunda, bir ihtiyaca cevap verdiğinde ya da bir gencimizin önünde yeni bir kapı açtığında gerçek anlamını buluyor. Yarının Teknoloji Liderleri Proje Yarışması da bu anlayışın somutlaşmış hali. Gençlerimizden aldığımız motivasyonla bu yıl yarışmanın kapsamını daha da genişlettik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de projemizi açtık. 71 ilden 161 üniversitenin katılımıyla toplam 829 proje yarıştı. Yarının Teknoloji Lideri olmak için geliştirilen projelerin sayısı geçen yılın iki katını aştı. Bu başarının arkasında güçlü bir ekosistem var. Devletimizin ortaya koyduğu vizyon, sağladığı destek ve açtığı alan, gençlerimizin yolunu açıyor. Kamu, üniversite ve özel sektörün aynı hedefte buluştuğu bu yapı, ülkemizin teknoloji yolculuğuna hız kazandırıyor." "Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" Konuşmasında gençlere de seslenen Genel Müdür Koç, "Bir fikre sahip çıkmak, yarına sahip çıkmaktır. Bu cesaretin, herhangi bir ödülden daha değerli olduğunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Yalnızca ödül alanlar değil; fikrinin peşinden gitme cesareti gösteren herkes bu yarışmanın kazananıdır. Ortaya koyduğunuz her fikir, yazdığınız her bir kod, bu ülkenin güçlü yarınlarına atılmış birer imzadır. Bundan böyle de sizlerin yanında olmaya ve ‘Turkcell ile Yarınlar Senin!’ demeye devam edeceğiz. Ödül almaya hak kazanan arkadaşlarımızı, finale kalan 12 ekibi ve başvuru yapan her bir gencimizi yürekten kutluyorum. Bu vesileyle vizyonlarıyla bu sürece yön veren Sayın Bakanımıza ve devletimizin değerli temsilcilerine saygılarımı sunuyorum. Ayrıca İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcımız Erkan Durdu liderliğinde İnsan Kaynakları ekiplerimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, kıymetli jürimize ve üniversitelerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Yarının teknoloji liderlerinin geliştirdiği projeler Yarışmada birincilik ödülünü "Signify" projesi kazandı. Proje, işitme engelli bireylerin bankacılık ve sağlık gibi temel hizmetlerde tercümana bağımlı kalmamalarını hedefliyor. Signify, mahremiyet ve iletişim kopukluğunu, yapay zekâ destekli çift yönlü anlık çeviri ile ortadan kaldırmayı sağlıyor. İkinciliği ise dijital reklamcılıkta içeriklerin etkisini ölçmek için kullanılan kampanya sonrası yöntemlerin maliyetli ve yavaş olması sorununa çözüm getiren "MEMOVISION" kazandı. "Smellcontrol" projesi ise üçüncülük ödülünü kazandı. Endüstriyel tesisler ve kentsel alanlardaki gaz sızıntıları ile uçucu organik bileşiklerin (VOC) geleneksel yöntemlerle ayırt edilememesi sorununu, çoklu gaz karışımlarını eş zamanlı analiz ederek çözmeyi amaçlıyor. İlk 3’ün yanı sıra 300’er bin TL para ödülüne layık görülen projeler ise şunlar oldu: "Sosyal Okuryazarlılık" ödülüne "Cyberkids" projesi layık görüldü. Proje, internet kullanım yaşının düşmesiyle çocukların maruz kaldığı siber zorbalık, veri ihlalleri ve oltalama (phishing) gibi tehditleri, çocukların bilişsel seviyesine uygun oyunlaştırılmış yöntemlerle önlemeyi amaçlıyor. "Sürdürülebilir Gelecek" ödülünü "ENERATICS" projesi aldı. Eneratics, veri merkezlerinde enerji maliyeti ve karbon ayak izini düşürmek için IT iş yükü, soğutma (HVAC) ve batarya sistemlerini koordine eden gerçek zamanlı bir enerji orkestrasyon katmanı sunuyor. "Ölçeklenme Potansiyeli" ödülünün sahibi "KazAI" projesi oldu. Yarışmaya katılan ve trafik kazaları sonrası manuel yürütülen ve haftalar sürebilen hasar tespiti, kusur oranı belirleme ve maliyet hesaplama süreçlerini dijitalleştirerek, operasyonel yükü ortadan kaldırmayı hedefliyor.
08 Mayıs 2026 Cuma - 20:47 Bakan Yumaklı: "Tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım" dedi. Bir dizi programa katılmak için Yalova’ya gelen Bakan Yumaklı, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Bereketin, emeğin ve üretimin şehri Yalova her ne kadar yüzü ölçümü açısından en küçük ilimiz de olsa üretim gücü, üretim kapasitesi, üretim iradesi açısından bizlerin son derece memnun olduğu bir şehir açıkçası. Bugün İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüzün Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni vesilesiyle bir aradayız. Değerli kardeşlerim bu kapsamda çiftçilerimize sera damlama sulama sistemi ve sebze fideleri temin ediyoruz. TAKE projesi olarak adlandırdığımız bu proje aslında ülkemizin dört bir tarafında 81 ilinde, hangi ilimizde uygulanıyorsa o ilin kendi özellikleri, dinamikleri açısından veya üretim gücü açısından neler önemliyse neyi öne çıkarmak istiyorsak bu anlamda uyguladığımız çok da başarılı giden bir proje. Bugün inşallah Yalova’nın bitkisel üretim altyapısını güçlendirecek olan bu temin töreniyle beraber çiftçi kardeşlerimize, üreticilerimize bunları vermiş olacağız" diye konuştu. Tarımın sadece ekonomik faaliyet değil aynı zamanda bir milletin bağımsızlığını ifade eden bir husus olduğunu anlatan Yumaklı, şöyle konuştu: "Tarımın sofradaki ekmeğin güvencesi olması şehirlerin huzuru olması kırsalın umudu olması yarının da temeli olması işte bizi bu düşünceye sevk ediyor. Eğer bir ülke toprağına sahip çıkıyorsa kendi insanlarının gıda ihtiyacını karşılayabiliyorsa hatta bunun da ötesinde buradan ülkesi için bir ekonomik fayda sağlayabiliyorsa ki bu konuda biliyorsunuz ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa’da birinci dünyada da ilk on ülke arasında. Bugün artık dünyada stratejik güç toprağını koruyan suyunu verimli kullanan ve üretimini sürdürülebilir halde tutan veya bunu getirebilen ülkelerin elinde. Hepimiz takip ediyoruz iklim krizleri var. Bölgemizde başta olmak üzere birçok jeopolitik kriz var, problem var. Ülkeler arasında çatışma var. Kargaşa var. Yani aklınıza ne gelirse gıda arz güvenliği açısından yani bir ülkenin insanlarının ya biz acaba gıdamızı temin edebilir miyiz endişesini oluşturacak olan ne varsa şu anda dünyada onları yaşıyoruz hepimiz görüyoruz. Bu sebeple tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım." "Bundan sonraki en büyük gündemimiz su" Bakan Yumaklı, maliyetleri azaltan ve verimi artıran projeleri hayata geçirdiklerini dile getirerek, "Modern üretim teknikleri bu açıdan son derece önemli. Yani en basitinden en zoruna kadar tarımsal üretim açısından ne gerekiyorsa bütün bunları temin etmek kararlılığındayız. Yalova Marmara’nın incesi. Bununla da kalmıyor örtü altı üretimin süs bitkisi özellikle ve katma değerli tarımında bir merkez haline gelmiş durumda. Bugünlerde özellikle bilinçli bir üretimin bilinçli bir çiftçiliğin yapıldığı bu ilimizde arkadaşlarımızın farklı projelerle tekrar üreticimizin, çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğini söylemek istiyorum. 5 bin 400 dekar alanda süs bitkisi üretiliyor. 3 bin 200 dekar alanda da örtü altı sebze yetiştiriliyor. Peki bugün ne olacak? Yaklaşık 46 ton sera örtüsü ve 130 dekarlık alan yeniden üretime katılmış olacak. Yüz yetmiş bine aşkın sebze fidesi toprakla buluşmuş olacak. 650 rulo damlama sulama hortumu suyu israf etmeden o can suyunu toprağa taşımış olacak. Ben üç gün önce beşinci İstanbul Su Forumundaydım. Dünyanın çok farklı yerlerinden bakanlar, akademisyenler, teknik ekipler geldi. Herkesin dilinde şu var. Bundan sonraki en büyük gündemimiz su. Damlasını adeta hesabını yapacak şekilde kullanmak zorundayız. Eğer biraz hafızalarımızı tazelersek 2023 yılında saygıdeğer Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde biz su verimliliği seferberliği başlattık. Tabii daha sonra hemen birkaç gün sonrasında maalesef ki o asrın felaketi deprem sebebiyle bir ara vermek zorunda kaldık. Hiçbir zaman için bu projemizden vazgeçmedik. Şimdi tekrar ülkemizdeki her bir damla suyun çoğunluğunu kullanan, tarıma doğru, verimli bir şekilde üretime gitmesi işte endüstride kullanımı, evde kullanımının en verimli, en olabilecek iyi halde gerçekleşmesini sağlamak üzere çalışıyoruz, çabalıyoruz. Suyun sadece bir kaynak olmadığını geleceğin en kıymetli bir metası olduğunu da bu sebeple tekraren ifade etmek istiyorum" dedi. Konuşmanın ardından Bakan Yumaklı, çiftçilere desteklenen malzeme ve fidelerin dağıtımını gerçekleştirdi. Programa Vali Ahmet Hamdi Usta, AK Parti Genel Başkanı, Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Yalova Milletvekilli Meliha Akyol, Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa İlmeç ve çiftçiler de katıldı.
Diyarbakır’da Mezopotamya Tarım ve Hayvancılık Fuarı’na yoğun ilgi
24 Nisan 2026 Cuma - 10:41 Diyarbakır’da Mezopotamya Tarım ve Hayvancılık Fuarı’na yoğun ilgi Diyarbakır’da düzenlenen 17. Mezopotamya Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk, Süt Endüstrisi ve Veterinerlik Fuarı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Diyarbakır Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde 21 Nisan’da başlayan 17. Mezopotamya Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk, Süt Endüstrisi ve Veterinerlik Fuarı’nda 300 marka ve 120 firma stant açtı. İki bölümden oluşan fuarın gıda kısmında kahvaltılık ürünler, soslar ile çeşitli yiyecek ve içecekler yer alırken, tarım bölümünde traktörler, tarım dronları ve tarla ekipmanları sergileniyor. Geçen yıl 126 bin kişinin ziyaret ettiği fuara bu yıl 185 binden fazla kişinin katılması bekleniyor. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Erdal Avşar, fuarla ilgili yaptığı açıklamada, "Amacımız, tarımın daha da gelişmesi ve çiftçilerimizin teknolojiyle buluşmasını sağlamak. Özellikle dron teknolojileri ve traktörlere entegre edilen yeni sistemler fuarımızda dikkat çekiyor. Toplamda 300 marka ve 120 firmanın katılımıyla fuarımız gerçekleşiyor. Bu yıl yağışların bol olduğu bir dönemden geçiyoruz. Umarım fuarımızla birlikte çok daha verimli bir yıl olur. Geçtiğimiz yıl fuarımızı 126 bin ziyaretçi ziyaret etti. Bu yıl ise 180 bin ziyaretçi bekliyoruz. Fuarımızın başta çiftçilerimiz olmak üzere, üreticilerimiz ve tarım sektöründe faaliyet gösteren tüm firmalar için hayırlı olmasını diliyorum. Tüm bölge insanını, özellikle Diyarbakırlı hemşehrilerimizi fuarımıza davet ediyoruz. Fuarımız 21-25 Nisan tarihleri arasında her gün sabah 09.00’dan akşam 17.00’ye kadar ziyaretçilere açıktır" dedi.
Global Finance Sürdürülebilir Finansman Ödülleri’nde Akbank’a üç önemli bölgesel ödül
24 Nisan 2026 Cuma - 10:34 Global Finance Sürdürülebilir Finansman Ödülleri’nde Akbank’a üç önemli bölgesel ödül Global Finance Sürdürülebilir Finansman Ödülleri 2026 kapsamında Akbank, Orta ve Doğu Avrupa bölgesinde üç önemli kategoride ‘En İyi Banka’ seçildi. Akbank, sürdürülebilir finansmanı gelecek vizyonunun merkezine yerleştiren yaklaşımıyla uluslararası arenada önemli başarı elde etti. Global Finance Sürdürülebilir Finansman Ödülleri 2026 kapsamında Akbank, Orta ve Doğu Avrupa bölgesinde üç önemli kategoride ‘En İyi Banka’ seçildi. Yapılan açıklamaya banka; pozitif etki odaklı tabana yaygın ve terzi usulü sürdürülebilir finansman çözümleri; şeffaflık ve hesap verilebilirlik çalışmaları ve sürdürülebilir dış borçlanma çalışmaları ile ‘Etki Odaklı Yatırım Çözümünde’, ‘Sürdürülebilirlik Şeffaflığında’ ve ‘Sosyal Bonolarda’ Orta ve Doğu Avrupa’nın En İyi Bankası ödüllerine layık görüldü. Bu üçlü başarı, Akbank’ın sürdürülebilir finansmanda bölgesel bir referans haline geldiğini gösterirken; bankanın uzun vadeli değer oluşturma vizyonunu uluslararası platformda bir kez daha tescillemiş oldu. Konuyu değerlendiren Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, "Sürdürülebilir finansman bizim için geçici bir gündem maddesi olmaktan öte; iş modelimizin ve değer üretme anlayışımızın temeli konumunda. Finansal performansla çevresel ve sosyal etkiyi aynı denklemde ele alıyor, geleceğin ekonomisini bugünden inşa ediyoruz. Orta ve Doğu Avrupa’da üç ayrı kategoride ‘En İyi Banka’ seçilmek, doğru yönde ilerlediğimizi gösteren güçlü bir teyit. Önümüzdeki dönemde de şeffaflıkta referans noktası olmayı, sosyal etkiyi büyütmeyi ve finansmanı pozitif dönüşüm için harekete geçirmeyi sürdüreceğiz" şeklinde konuştu. Açıklamaya göre banka, pozitif etki odaklı sürdürülebilir finansman çözümleriyle yalnızca finansal getiri üretmeyi hedefleyen bir yaklaşımın ötesine geçiyor. Sürdürülebilir Finansman modelleriyle çevresel ve sosyal fayda oluşturan, bu faydayı ölçen, raporlayan ve sürekli geliştiren bütüncül finansman modeli sayesinde, yatırımcıları ve müşterileri için uzun vadeli değer oluşturuyor. Etki odaklı yatırım çözümlerindeki bu liderlik, bankanın sürdürülebilirliği stratejik bir yönetişim anlayışı olarak ele aldığının güçlü bir göstergesi niteliğinde. Öte yandan, bankanın sürdürülebilir finansmandaki tabana yaygın, çeşitli ve terzi usulü çözümleri; güçlü raporlama altyapısı, hesap verebilirlik yaklaşımıyla ulusal ve uluslararası standartlarla uyumlu şeffaflık uygulamalarıyla destekleniyor. Bu kapsamlı yaklaşım, bankayı Sürdürülebilirlik Şeffaflığında Orta ve Doğu Avrupa’nın en iyisi konumuna taşıyor. Bankanın sürdürülebilir dış borçlanma çalışmaları kapsamında gerçekleştirdiği sosyal bono ihraçlarıysa, Akbank’ın sosyal etki oluşturma konusundaki kararlılığını pekiştiriyor. Bölgesel ölçekte Sosyal Bonolarda En İyi Banka seçilmesi, bankanın küresel sermaye piyasalarındaki güvenilirliğini ve sürdürülebilir finansman alanındaki uzmanlığını da ortaya koyuyor.
Inovance’den 280 milyon dolarlık motor tesisi yatırımı
24 Nisan 2026 Cuma - 10:30 Inovance’den 280 milyon dolarlık motor tesisi yatırımı Inovance, net sıfır hedefli ağır sanayi sektörüne yönelik motor tesisine 280 milyon dolar yatırım yaptı. Inovance Technology, Çin’in Liaoning eyaletinin Dalian kentindeki Jinpu Yeni Bölgesi’nde Ar-Ge ve üretim tesisinin temel atma törenini gerçekleştirdi. Tesisin, yüksek gerilimli sabit mıknatıslı senkron motorların (PMSM) geliştirilmesi ve üretimine odaklandığı belirtilirken, bu yatırımın yaklaşık 280 milyon ABD doları tutarında olduğu kaydedildi. 174 bin 500 metrekarelik bir alanı kaplayacak olan tesis, iki aşamada inşa edilecek olup, birinci aşama üretim, Ar-Ge ve idari tesisler dahil olmak üzere yaklaşık 160 bin metrekarelik bir inşaat alanını kapsıyor. İnşaatın 2027 yılı sonuna kadar tamamlanması bekleniyor. Tesis, tam kapasiteyle çalışırken yıllık 10 bin adet PMSM seti üretecek; bu setler 30 ila 3 bin kW arası güç aralığını, 380 V ila 10 kV arası nominal gerilim aralığını ve 3 ila 200 kN arası tork çıkışını kapsayacak. Öngörülen yıllık üretim değeri yaklaşık 5 milyar Çin Yuanı. Motorların; madencilik, liman işletmeciliği, enerji üretimi ve metalurji gibi ağır sanayi sektörlerinde kullanılması planlanıyor. Inovance’ın Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Zhu Xingming, "Dalian, Çin’in kuzeyindeki ilk büyük yatırımımız ve küresel pazarlara yönelik yüksek güçlü motor üretim kapasitemizi genişletme yolunda attığımız önemli bir adımdır. Kentin liman altyapısı ve mühendislik alanında yoğunlaşan yetenek havuzu, yüksek verimli tahrik sistemlerinin vazgeçilmez olduğu madencilik, liman ve diğer ağır sanayi sektörlerindeki müşterilerimize hizmet sunmak için ideal bir konumda olmasını sağlıyor" dedi.
Bir kilogram zeytin için 6798 litre suya ihtiyaç duyuluyor
24 Nisan 2026 Cuma - 09:54 Bir kilogram zeytin için 6798 litre suya ihtiyaç duyuluyor Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Hayrettin Kuşcu, tarımsal üretimde su kullanımının geldiği kritik noktaya dikkati çekerek, bir kilogram zeytinin tarladan sofraya gelene kadar 6 bin 798 litre su tükettiğini açıkladı. Bursa Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BUSİAD), BUÜ Ziraat Fakültesi ve Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen Bursa Tarım Kongresi, BUÜ Prof. Dr. Mete Cengiz Kongre Merkezi’nde yapıldı. Kongre kapsamında düzenlenen Tarımsal Üretim panelinde konuşan Prof. Dr. Hayrettin Kuşcu, Tarımsal Kuraklık ve Sulama Yönetimi başlıklı çarpıcı bir sunum gerçekleştirdi. Tatlı suyun yüzde 77’si tarıma gidiyor Dünyada ve Türkiye’de tatlı su kaynaklarının en büyük tüketicisinin tarım sektörü olduğunu vurgulayan Kuşcu, Türkiye’de yıllık kullanılan 57 milyar metreküp tatlı suyun 44 milyar metrekübünün tarımsal sulama için çekildiğini ifade etti. Kuşcu, sanayi ve evsel kullanımın tarımın yanında oldukça küçük bir paya sahip olduğunu belirtti. Türkiye’deki 24 milyon hektarlık tarım alanının yaklaşık yüzde 30-32’sinin sulanabilir olduğunu kaydeden Kuşcu, sulamanın toplam üretime katkısının yüzde 55-60 civarında seyrettiğini dile getirdi. Ürün ihraç ederken suyumuzu da gönderiyoruz Her ürünün üretim aşamasında harcanan su miktarını ifade eden su ayak izi kavramına değinen Prof. Dr. Kuşcu, zeytin örneği üzerinden önemli bir uyarıda bulundu. Kuşcu, "Bir kilogram zeytinin su ayak izi 6798 litre. Yani bir kilogram zeytin tarladan sofraya gelene kadar, sanayi kısmı da dahil olmak üzere bu kadar su harcanıyor. Biz bir ürünü ihraç ederken aslında dolaylı yoldan kendi tatlı suyumuzu da ihraç ediyoruz. Bu yüzden akılcı su kullanımı hayati önem taşıyor" dedi. Bursa ovalarında su stresi artıyor Bursa özelinde yeraltı suyu kullanımının hızla yükseldiğine dikkati çeken Kuşcu, Nilüfer, Mustafakemalpaşa ve Karacabey ovalarında sulama suyu baskısının arttığını söyledi. Meyve ve sebze üretiminde ciddi su stresi yaşandığını belirten Kuşcu, kuraklığın doğal afetler sıralamasında birinci sıraya yükseldiğini vurguladı. Suyun doğru yönetilmesi halinde ekonomik kalkınmanın mümkün olacağını ifade eden Kuşcu, şu tavsiyelerde bulundu: "Yağış azlığına müdahale edemeyiz ama suyun yönetimine müdahale edebiliriz. Bitkilere yüzde 25-30 daha az su verilirse, verim kaybı sadece yüzde 5-10 civarında kalacaktır. Bu, gıda güvenliği için çok kıymetlidir. Ayrıca İran ve Fas gibi ülkelerde uygulanan su hasadı yöntemlerini ülkemizde de mikro ve makro ölçekte yaygınlaştırmalıyız."
Erzurum’da kadınlara kırmızılahana ve kereviz yetiştiriciliği eğitimi
24 Nisan 2026 Cuma - 09:32 Erzurum’da kadınlara kırmızılahana ve kereviz yetiştiriciliği eğitimi Erzurum’da 7 ilçeden 40 kadın çiftçiye "Kırmızılahana ve Kereviz Yetiştiriciliğinin Tanıtılması ve Yaygınlaştırılması Projesi" kapsamında eğitim verildi. Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı tarafından tarımsal yeniliklerin kadın çiftçiler tarafından öğrenilmesi, uygulanması ve kadın odaklı yaygınlaştırılması amacıyla Bakanlığa bağlı Araştırma Enstitüsü Müdürlükleri ve İl Müdürlükleri iş birliği ile "Kadın Çiftçiler Tarımsal Yeniliklerle Buluşuyor Programı" yürütülüyor. Erzurum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitü Müdürlüğü işbirliği ile hazırlanan "Erzurum’da Kırmızılahana ve Kereviz Yetiştiriciliğinin Tanıtılması ve Yaygınlaştırılması Projesi" kapsamında Aziziye ve Palandöken ilçelerinde kadın çiftçilere eğitim verildi. 7 ilçeden 40 kadın çiftçinin katılım sağladığı eğitim sonrasında kadın çiftçiler katılım belgelerini Tarım ve Orman İl Müdürü Alpaslan Kenger, Aziziye İlçe Müdürü Abdulbaki Bakır, Palandöken İlçe Müdürü Serkan Tercan, Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Muhammed Ali Kaya, Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitü Müdürlüğünden İsmail Fatih Çakırbay ve Abdullah Bakan’dan aldılar. Proje kapsamında eğitim alan kadın çiftçilere Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü tarafından kırmızılahana ve kereviz fideleri dağıtılacak. Fide dikiminden hasata kadar kadın çiftçilere teknik destek sağlanacak.
CANiK, Güney Afrika’da zirveye ilerliyor
24 Nisan 2026 Cuma - 09:26 CANiK, Güney Afrika’da zirveye ilerliyor CANiK, son 3 yılda satışlarını 20 kat artırdığı ve en çok tercih edilen ilk iki markadan biri olmayı başardığı Güney Afrika’da, HuntEx Fuarı ile yeni ürünlerini tanıtıp iddiasını üst seviyeye taşıyacak. Samsun Yurt Savunma Grup çatısı altında faaliyet gösteren küresel ateşli silah pazarının öncü markalarından CANiK, uluslararası alandaki iddiasını güçlendirecek çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. CANiK, 25-27 Nisan tarihleri arasında Güney Afrika’nın en büyük avcılık ve atıcılık fuarı HuntEx 2026’ya katılıp gövde gösterisi yapacak. Güney Afrika’da son 3 yılda 20 katlık rekor büyüme yakalayan ve pazar liderliğine yürüyen CANiK, bir kez daha ortaya koyacağı teknolojik üstünlükle iddiasını tescilleyecek. Bilinçli kullanıcı kitlesi ve yüksek teknik beklentileriyle bilinen Güney Afrika, CANiK için ABD dışındaki en hızlı büyüyen pazar konumunda bulunuyor. CANiK, uyguladığı bütüncül strateji sayesinde kısa sürede bölgede en çok tercih edilen ilk iki markadan biri olmayı başardı. HuntEx 2026 kapsamında CANiK, ABD’de satış rekorları kıran yeni modeli PRIME RADIAN’ın bölge lansmanını gerçekleştirecek. Geçen yılın favorisi METE MC9 PRIME’ın yakaladığı ivmeyi daha da yukarı taşıması beklenen PRIME RADIAN, henüz lansman öncesinde gördüğü yoğun ön taleple fuarın en çok konuşulan ürünlerinden biri olmayı başardı. CANiK’in Güney Afrika’da yakaladığı başarının arkasında ürünü sadece bir donanım olarak değil, bir yaşam tarzı ve hizmet paketi olarak sunması yatıyor. CANiK Academy aracılığıyla bugüne kadar 300’den fazla kullanıcıya profesyonel eğitim verildi. Satış sonrası hizmetler, sahada aktif ve hızlı çözüm üretecek şekilde yeniden yapılandırıldı. CANiK Güney Afrika Atış Takımı ve IPSC Dünya Şampiyonası’ndaki başarılar, markanın performansını en zorlu parkurlarda kanıtladı ve prestijini artırdı. Bu bütüncül yaklaşım, kullanıcı sadakati ve marka güveni ile birleşerek kısa sürede önemli bir pazar payı elde edilmesini sağladı. SYS Grup CEO’su Cahit Utku Aral, şu değerlendirmelerde bulundu: "Güney Afrika, bilinçli kullanıcı kitlesi ve yüksek beklentileri ile oldukça özel bir pazar. Biz bu pazara yalnızca ürün sunmakla kalmıyor, aynı zamanda eğitim, satış sonrası hizmet ve kullanıcı deneyimi ile bütüncül bir değer önerisi getiriyoruz. Son 3 yılda elde ettiğimiz 20 kat büyüme de bu yaklaşımın ne kadar doğru olduğunu açıkça göstermektedir. Bu yıla damgasını vuran PRIME RADIAN modelimiz ile pazardaki güçlü konumumuzu daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Güney Afrika’nın avcılık, spor atıcılığı ve açık hava yaşam tarzı için önde gelen tüketici fuarı olan HuntEx 2026, bu hedef yolunda bize önemli fırsatlar sunuyor. Fuara sağlayacağımız güçlü katılımla bu fırsatları en iyi şekilde değerlendirmeyi ve yeni iş birliklerine imza atmayı hedefliyoruz."
DSO, DENİB ve Denizli OSB’den üretim ve ihracatta güç birliği
24 Nisan 2026 Cuma - 09:01 DSO, DENİB ve Denizli OSB’den üretim ve ihracatta güç birliği Denizli Sanayi Odası (DSO), Genel Kurul seçimlerini tamamlayan Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) ve Denizli Organize Sanayi Bölgesi (Denizli OSB) yönetimlerine hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Bu kapsamda DENİB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Uğurlu ve Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu ziyaret edildi. Görüşmelerde üretim, ihracat ve sanayi altyapısının güçlendirilmesine yönelik ortak hedefler ele alındı. DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu’nun öncülüğünde gerçekleştirilen ziyarete; Başkan Yardımcısı Mehmet Serter, Yönetim Kurulu Üyeleri E. Emre Boz, Ali Fuat Özel, Caner Çınar, Levent Çaputçu ve Orçun Alptekin ile Genel Sekreter Dr. Sezgi Akbaş katıldı. Denizli İhracatında Yeni Yol Haritası DSO heyetinin ilk durağı Denizli İhracatçılar Birliği oldu. Başkan Osman Uğurlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarette, Başkan Yardımcısı Cüneyt Demirkan, İrfan Ertuğrul, Denetim Kurulu Üyesi Bekir Serdar Mutlubaş ve Genel Sekreter Uğur Dayıoğlu ile bir araya gelindi. Ziyarette, Denizli’nin ihracat odaklı büyüme vizyonu çerçevesinde hedef pazar araştırmaları ve firmaların küresel rekabet gücünü artıracak çalışmalar ele alındı. Özellikle Turquality ve Ur-Ge projelerinde ortak hareket edilmesinin önemi vurgulanırken, uluslararası pazarlarda daha etkin konumlanmak adına ortak organizasyonlar yürütülmesi ve özellikle Afrika başta olmak üzere hedef pazarlara yönelik sektörel ticaret ve alım heyetlerinin planlanması konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ile koordinasyon içinde fuar katılımlarının güçlendirilmesi, Denizli’de gerçekleştirilecek alım heyeti organizasyonlarının daha etkin hale getirilmesi ve firmaların uluslararası finansman kaynaklarına erişimini kolaylaştıracak ortak projeler geliştirilmesi gündeme geldi. Sanayide Altyapı Atılımı ve Teknoloji Odaklı Dönüşüm DSO heyeti daha sonra Denizli Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü’nü geçerek Başkan Selim Yaymanoğlu ve yönetimiyle bir araya geldi. Görüşmeye, Başkan Yardımcısı Ali Fuat Özel, Yönetim Kurulu Üyeleri Cemalcan Sirkeci, İbrahim Onur Yıldırım, Sevde Şensöz Çelik, Orhan Tahtalı ve Bölge Müdürü Ahmet Taş katıldı. Denizli OSB’de devam eden mevcut yatırım ve proje süreçlerine ilişkin kapsamlı bilgilendirmelerin yapıldığı görüşmede, Denizli sanayinin gelişimini destekleyecek altyapı yatırımları ele alındı. Denizli Model Fabrika ve DSO Verimlilik Merkezi çalışmaları, ileri arıtma tesisi yatırımları, ikinci arıtma tesisi faaliyetleri ve teknopark kurulum sürecine ilişkin güncel gelişmeler paylaşıldı. Teknopark bünyesinde DSO ile birlikte hayata geçirilebilecek ortak üretim alanları, uygulama atölyeleri ve Ar-Ge merkezleri üzerine değerlendirmeler yapılırken, katma değerli üretim ve teknolojik dönüşümün hızlandırılmasına yönelik iş birliği imkanları ele alındı. Eğitimde Kurumlar Arası İş Birliği Temaslarda, kurumlararası eğitim ve akademi faaliyetlerinin daha koordineli bir takvimle planlanması, kamu kurumlarıyla birlikte yürütülen bilgilendirme ve farkındalık seminerlerinin ortaklaştırılmasında görüş birliğine varıldı. Kasapoğlu, Denizli’nin üretim kültürü, girişimcilik ruhu ve ihracat kabiliyetiyle Türkiye ekonomisinin önde gelen şehirlerinden biri olduğunu belirterek, bu gücün daha ileri taşınması için kurumlar arası iş birliğinin stratejik önemine dikkat çekti. Her iki kurumla yapılan ziyaretler, karşılıklı iyi niyet temennileri ve iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik ortak irade vurgusuyla sona erdi.