EKONOMİ
Ticaret Bakanı Bolat: "Nisan ayında ihracat 25,4 milyar dolara yükseldi" 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:01:47 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Nisan ayında ihracat rakamlarının geçen yıla göre yüzde 22,3 artarak 25,5 milyar dolara yükseldiğini söyledi. Çeşitli programlara katılmak üzere Ordu’da bulunan Bakan Ömer Bolat, Ordu Üniversitesi Ceren Özdemir Konferans Salonu’nda düzenlenen 2026 yılı Nisan ayı dış ticaret verileri basın toplantısına katıldı. Burada yaptığı açıklamada Türkiye’nin dünyadaki enerji krizleri, sıcak savaşlar ve ekonomik durgunluk gibi faktörlere rağmen dirençli bir ekonomiye sahip olduğuna değinen Bakan Bolat, son 22 çeyrektir, 2020 yılının ikinci çeyreğinden sonra Türkiye’nin sürekli büyüyen bir üretim ve ekonomik güce sahip olduğuna değindi. "İşsizlik oranı son 38 ayın en düşüğü" Türkiye’nin 2025 yılı sonu itibarıyla dünyanın 16. büyük ekonomisi büyüklüğüne ulaştığına dikkat çeken Bolat, "2002’de dünyada 21. sıradaydı ve Avrupa’nın da 6. büyük ekonomisi konumuna ulaştık. Toplam milli gelirimiz 1,6 trilyon dolara, kişi başı milli gelirimiz de 18 bin 40 dolara yükseldi. Mart ayı verileri açıklandı, yüzde 8,1 işsizlik oranı; son 38 ayın en düşük oranları ve son 38 aydır tek hanede seyrediliyor. İstihdam rakamımız 32 milyon 425 bin civarında. İşsizlik rakamımız da 2 milyon 830 bin civarında, 3 milyonun altını seyretmektedir" dedi. "Nisan ayında ihracat rakamı yüzde 22,3 arttı" Nisan ayında ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artarak 25,4 milyar dolara yükseldiğini ifade eden Bakan Bolat, "Nisan ihracat artışları, hem oran olarak hem mutlak değer olarak son 53 ayın Kasım 2021’den bu yana en fazla ihracat artışı sağlanan ay oldu. Ve Nisan ayı itibarıyla yıllıklandırılmış son 12 ayda 275,8 milyar dolara ulaşarak 276 milyar dolara yaklaşmış olduk, bu da bir rekordu. Mal ve hizmet ihracat toplamımız Nisan itibarıyla yıllık bazda 398 milyar dolara yükseldi. Emtialardaki ocak ve şubat ayındaki müthiş artışlara rağmen ve enerji krizine rağmen, enerji maliyetlerindeki büyük artışlara rağmen, yanı başımızdaki yaklaşık 12 ülkeyi olumsuz etkileyen Körfez Savaşı’na rağmen ihracatta, ihracatçılarımızın ve bakanlığımızın yoğun çalışmaları ile elde edilen Nisan ayı sonuçları hamdolsun yüz güldüren sonuçlar olarak tarihe geçti. Nisan ayının ihracat rakamı 25,4 milyar dolar olarak gerçekleştirildi. Aralık ayındaki 26,3 milyar dolardan sonra en büyük artış. Bu artışımız yüzde 22,3. Geçen yıl Nisan ayında 20 milyar 800 milyon dolar olan ihracatın 25,4 milyar dolar olmasıyla nette 4,6 milyar dolar artış sağladık, bu büyük bir rakam" şeklinde konuştu. Programa Ordu Valisi Muammer Erol, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, siyasi parti temsilcileri ve ilgililer katıldı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:01 Olivtech Fuarı’nda Ege’nin gastronomik mirası keşfe çıkıyor İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech Fuarı, Ege’nin zengin gastronomik mirasını keşfetmek isteyenleri bir araya getiriyor. Yerel yönetimler, üreticiler ve uzmanların katıldığı panellerde, kaliteli üretimden sürdürülebilirliğe kadar pek çok başlık ele alınırken, Mutfak Atölyesi’nde Ege mutfağının özgün tatları şefler tarafından benzersiz tariflerle sunuluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen fuar, ortaya çıkardığı ticari hacmin yanı sıra birbirinden farklı konuların ele alındığı geniş programıyla sektördeki güncel başlıkları ele alıyor. Fuar kapsamında düzenlenen ve yerel yönetim, kamu ile kooperatif temsilcilerini bir araya getiren, "Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek" başlıklı panelin moderatörlüğünü, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür üstlendi. Bademli Kooperatif Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Kooperatif Başkanı Çağatay Özcan Kokulu ile Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu konuşmacı olarak yer aldı. Zeyin Konseyi kuruldu Bülent Üngür, zeytinciliğin İzmir için stratejik bir üretim alanı olduğuna dikkat çekerek, "Zeytin sadece bir tarım ürünü değil, bu coğrafyanın kültürü, ekonomisi ve geleceği. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üreticiyi güçlendiren, kooperatifleri destekleyen ve yerel kalkınmayı önceleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Kooperatiflerimizin daha güçlü hale gelmesi, üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik önemde. Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz Zeytin Konseyi’nde, İzmir’in ve Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında güçlü bir konumda olduğu, ancak asıl hedefin katma değerli üretimi artırmak ve markalaşmak olduğu net şekilde ortaya kondu. En önemli başlıklardan biri de sektör genelinde kalite standardizasyonunun sağlanması" dedi. Büyükşehir’den tarıma dev destek İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sağlanan tarımsal destekler ve kooperatiflerden yapılan alımlara da dikkat çeken Üngür, "İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi olarak 2026 yılında tarıma ayırdığımız destekler 1,4 milyar TL’yi buluyor. Bununla da yetinmedik; üretim, hastalık ve zararlılarla mücadele ile sulama desteklerinin yanı sıra İZTARIM tarafından bu yıl 22’ncisi açılan İZMAR şubeleri aracılığıyla 2025 yılında doğrudan kooperatiflerden yaklaşık 694 milyon TL’lik alım gerçekleştirildi" diye konuştu. "İzmir Büyükşehir Belediyesi tarımda adeta bir bakanlık gibi çalışıyor" Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Çağatay Özcan Kokulu, "Gödence’de, tarımsal amaçlı kooperatiflerin yerel yönetimlerle birlikte hareket etmesinin ne kadar önemli olduğunu bizzat deneyimledik. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu noktada adeta bir bakanlık gibi çalışıyor. Üreticiye dokunan, sahayı bilen ve çözüm üreten bir yaklaşım sergiliyor. Zeytinin anavatanı Türkiye’dir ve özellikle Kuzey Ege, Edremit bölgesi bu anlamda çok özel bir yere sahiptir. Bu değeri koruyarak geleceğe taşımak hepimizin sorumluluğu" dedi. "Hasat, kaliteyi belirleyen en kritik aşama" Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu, zeytinyağında kaliteyi belirleyen en önemli unsurların başında hasadın geldiğini vurgulayarak, "Zeytin kesinlikle yere düşmeden, mümkün olduğunca elle hasat edilmeli. Hasadın erken ya da geç yapılması da doğrudan kaliteyi etkiler. Bu nedenle doğru zamanda hasat, büyük önem taşıyor. Zeytin ve zeytinyağında taklit ve tağşişe karşı güçlü bir altyapıya sahibiz. Tüm bu süreçlerin doğru yönetilmesi kaliteyi güvence altına alıyor" ifadelerini kullandı. "İmalat süreçleri de en az üretim kadar önemli" Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hurşit Nallı, zeytin ve zeytinyağı üretiminde yalnızca bahçe bakımının yeterli olmadığını vurgulayarak, "Bir üreticinin sadece bahçesindeki iyi bakım artık yeterli değil, imalat süreçleri de en az üretim kadar önemli. Zeytinyağında kaliteyi yükseltmek için tüm zincirin doğru yönetilmesi gerekiyor" dedi. "Bu yapı Türkiye’ye örnek olmalı" "Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri" başlıklı panelin moderatörlüğünü, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Raşit Uysal yaptı. Uysal, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kooperatiflerine verdiği desteğin altını çizerek, bunun ekonomik değerinin yanı sıra aynı zamanda gıda güvenliği açısından da kritik olduğunu belirtti. Uysal, "İzmir’de belediye ve kooperatif iş birliğiyle uzun yıllardır uygulanan süt dağıtım projeleri hem üreticiyi güçlendirdi hem de toplumun sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimini artırdı. Bu yapı doğru bir yapı ve tüm ülkeye örnek olmalı" dedi. "Kaliteli ürünün temeli kaliteli hammadde" Panelde konuşan Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, değer zincirinin çiftlikte başladığını vurgulayarak, kaliteli ürünün temelinin kaliteli hammadde olduğunu belirtti. "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz" Tire Süt Kooperatifi Genel Müdür Yardımcısı Fatih Karataş ise değer zincirinin üreticiyle başladığını vurgulayarak, "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz. Planlı üretim ve sürecin doğru yönetilmesi bu işin temeli. İzmir’de ortaya çıkan model Türkiye için önemli bir örnek; belediyeler kooperatiflere sahip çıktığında üretici, kooperatif ve yerel yönetim aynı hedefte buluşuyor ve bu da sahada karşılığını buluyor" dedi. Belediyelerin ve kooperatiflerin kurduğu market yapısına da değinen Karataş, ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştığını belirterek, "Aracısız yapı hem üreticiye hem tüketiciye katkı sağlıyor. İnsanlar doğduğu topraklarda üretmek ve yaşamak istiyor. Bu modeli güçlendirdikçe üretim de refah da artacak" diye konuştu. "Değer zinciri bütüncül bir yapı ile ele alınmalı" Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel ise süt ve süt ürünlerinde değer zincirini süt temininden lojistiğe, işleme süreçlerinden ambalajlamaya ve dağıtıma kadar bütüncül bir yapı içinde ele aldıklarını belirterek, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve katma değerli ürünlerin sektörün geleceğini şekillendirdiğini ifade etti. Fonksiyonel ve yüksek proteinli ürünlere talebin arttığını belirten Önel, bu doğrultuda geliştirdikleri yeni ürünlerle hem farklılaştıklarını hem de katma değer oluşturduklarını söledi. Bağdan şişeye kalite yolculuğu konuşuldu "Bağdan Şişeye: Terroir, Teknoloji ve Trendler" başlıklı bir diğer oturumunun moderatörlüğünü ise Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli üstlendi. Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Yücel, Usca Bağcılık ve Şarapçılık Kurucusu ve Urla Bağ Yolu Derneği Başkanı Serpil Erdurak ile Danışman Önolog Işık Gülçubuk konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, kaliteli şarabın temelinin bağda atıldığı ve terroirin belirleyici rolü vurgulanırken, Türkiye’nin zengin üzüm çeşitliliğinin korunmasının önemi, iklim şartlarının üretime etkisi ve gıda teknolojisinin üzümden şaraba uzanan süreçte kaliteyi belirleyen temel unsurlardan biri olduğu ifade edildi. Mutfak Atölyesi’nde Ege lezzetleri ziyaretçi ile buluşuyor Fuar kapsamında düzenlenen Mutfak Atölyesi, Ege mutfağının özgün tatlarını ziyaretçilerle buluşturuyor. Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde gerçekleştirilen atölyede, alanında uzman isimler özel reçetelerini paylaşıyor. DoubleTree by Hilton Executive Chef’i İlhami Dinç, Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak ve öğrencileri ile birlikte, Ege’nin zengin bitki çeşitliliğini benzersiz bir tarifle yorumladı. Atölyede hazırlanan "Çağla bademli ballı Ege otları harmanı", bölgenin doğallığını ve lezzet mirasını yansıtan özel bir sunum olarak öne çıkarken katılımcılardan büyük beğeni kazandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:36 GSO Başkanı Adnan Ünverdi nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, nisan ayında Gaziantep’ten geçen yılın aynı ayına göre yüzde 25,4 oranında artışla 967 milyon 492 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini kaydetti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Ünverdi, Gaziantep’ten ocak-nisan döneminde ise geçen yılın aynı dönemine göre 3,9 oranında artışla 3 milyar 371 milyon 280 bin dolar ihracat yapıldığını belirtti. Gaziantep’in hem aylık hem dönem bazında 6’ncı sırada yer aldığını dile getiren Ünverdi, "Böylesi bir dönmede azim ve kararlılıkla çaba gösteren üreticilerimize, sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve tüm çalışanlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Büyük bir özveriyle ellerinden gelenin de daha fazlasını yapmak için çaba gösteriyorlar" ifadelerini kullandı. Hem iç hem dış piyasa şartları sebebiyle üreticilerin zorlu bir süreçten geçtiğine işaret eden Ünverdi, "Para sıkılaşma ile birlikte enflasyonla mücadele sürecinde; finansman maliyetleri, faizin yüksek seyretmesi, banka kredilerine ulaşımın güçleşmesi reel sektörün direncini kırmıştır. Bu süreçte en fazla yükü çeken sanayicilerimiz olmuştur. İç piyasada nakit akışının durmasının yanı sıra sadece ülkemizde değil savaşla birlikte hammadde, enerji, nakliye ve tüm girdi maliyetlerindeki artışlar dış pazardaki rekabet gücümüzü olumsuz etkilemiştir. Dezenflasyon sürecinde önemli mesafeler katedildi fakat, küresel gelişmelerin sürece yansımaları ile sanayici üzerindeki baskı daha da artmıştır" ifadelerini kullandı. Politika faizinde yapılan indirimlerin umut verdiği bir dönemde İran geriliminin artmasıyla birlikte faizin nisan ayında stabil bırakıldığını hatırlatan Ünverdi, "Ticari krediler zaten politika faizinin çok üzerinde seyrediyor. Bu doğrultuda zaman uzadıkça sanayiciler olarak gücümüz azalıyor. Biz şartlar ne olursa olsun mücadelemizi devam ediyoruz fakat, reel sektörü rahatlatacak, üretim, ihracat ve istihdamımızı koruyacak tedbirlerin alınmasını istiyoruz. Pandemi ve savaşın etkileri ile birlikte depremi yaşamış bir kent olarak, şehrimiz ve bölge sanayimize can suyu olacak ve ayakta kalmasını sağlayacak özel teşvik uygulamaları bekliyoruz. Mart ayında yapılan yeni düzenleme ile deprem bölgesine tanınan kredi büyüme sınırı muafiyetleri sona erdirilmiştir. Bölge şartları göz önünde bulundurularak kredi büyüme muafiyetlerinin en azından bölgesel riskler azalıncaya kadar yeniden uygulanmaya alınmasını veya kademeli bir geçiş sürecine bağlanmasını çok önemli buluyoruz. Tabii ki devletimiz tarafından açıklanan yeni yatırım ve destek programları bu süreçte çok önemlidir ve bunlar devam etmelidir. Biz ülkemizin gücüne inanıyoruz. Nisan ayı ihracat rakamlarındaki artışın da şehrimiz ve ülkemiz adına devam etmesini ümit ediyor ve reel sektör olarak düzlüğe çıkmak için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz" ifadelerine yer verdi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:25 Manisalı sağlıkçı genç kangal yetiştiricisi oldu Manisa’nın Köprübaşı ilçesine bağlı Kıranşeyh Mahallesi’nde yaşayan 23 yaşındaki fizyoterapist Hasan Yılmaz, aileden gelen tarım ve hayvancılık geleneğini yenilikçi projelerle büyütüyor. Uzun yıllardır tarım ve hayvancılıkla uğraşan aile çiftliğinde üretime yeni bir soluk getiren Yılmaz, Manisa’da bir ilke imza atarak Sivas Kangalı üretimine başladı. Zeytincilik başta olmak üzere tarımsal üretimin sürdürüldüğü aile çiftliğinde küçükbaş hayvancılık da yapan Yılmaz ailesi, daha önce de bölgede ilklerden biri olarak De France koyunu yetiştiriciliğine başlamıştı. Geleneksel üretim modellerini modern girişimlerle geliştirmeyi hedefleyen Hasan Yılmaz, şimdi de Türkiye’nin en değerli yerli ırklarından biri olarak bilinen Sivas Kangalı üzerine yatırım yaptı. Kangal köpeklerine olan ilgisinin uzun yıllara dayandığını belirten Yılmaz, kapsamlı araştırma ve hazırlık sürecinin ardından üretime başladıklarını söyledi. İlk yavruların dünyaya geldiğini ifade eden Yılmaz, çiftlikte şu anda 30 günlük yavrular bulunduğunu ve yoğun ilgi gördüklerini dile getirdi. Kangal köpeklerinin sürü koruma kabiliyeti, güçlü içgüdüleri, sadakati ve dayanıklılığıyla öne çıktığını vurgulayan Yılmaz, bu ırkın bölgedeki hayvancılık faaliyetlerine önemli katkı sağlayabileceğini belirtti. Yılda iki kez yavrulayabilen kangalların üretim potansiyeliyle de dikkat çektiğini ifade eden genç girişimci, amaçlarının bu ırkı Manisa ve çevresinde yaygınlaştırmak olduğunu kaydetti. Genç yaşta kırsal üretime yönelmesiyle dikkat çeken Hasan Yılmaz, fizyoterapist kimliğinin yanı sıra girişimci yönüyle de örnek oluyor. Geleneksel tarımı yenilikçi üretim anlayışıyla buluşturduklarını belirten Yılmaz, "Hem çiftliğimizi geliştirmek hem de bölgemize yeni bir değer kazandırmak istiyoruz. Kangal yetiştiriciliği konusunda Manisa’da öncü olmayı hedefliyoruz" dedi. Kangal sahiplenmek ya da bu ırk hakkında bilgi almak isteyenleri çiftliklerine davet eden Yılmaz, projeyi büyüterek bölgesel ölçekte örnek bir üretim modeli oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Köprübaşı’nda genç bir girişimcinin öncülüğünde başlayan bu çalışma, hem hayvancılık sektörü hem de kırsal kalkınma açısından dikkat çeken bir adım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye genelinde Ekim ayında 164 bin 306 konut satıldı
13 Kasım 2025 Perşembe - 10:06 Türkiye genelinde Ekim ayında 164 bin 306 konut satıldı Türkiye genelinde konut satışları Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,5 oranında azalarak 164 bin 306 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim ayı Konut Satış İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, Türkiye genelinde konut satışları Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,5 oranında azalarak 164 bin 306 oldu. Konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 26 bin 305 ile İstanbul, 14 bin 681 ile Ankara ve 8 bin 678 ile İzmir olurken, en az olduğu iller sırasıyla 86 ile Ardahan, 135 ile Bayburt ve 143 ile Tunceli olarak gerçekleşti. Konut satışları Ocak-Ekim döneminde yüzde 16,2 arttı Konut satışları Ocak-Ekim döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16,2 oranında artarak 1 milyon 293 bin 33 olarak gerçekleşti. İpotekli konut satışları 23 bin 527 olarak gerçekleşti Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,5 oranında artarak 23 bin 527 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 14,3 olarak gerçekleşti. Ocak-Ekim döneminde gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 64,0 oranında artarak 186 bin 20 oldu. Ekim ayında 5 bin 919; Ocak-Ekim döneminde ise 44 bin 490 ipotekli konut satışı, ilk el olarak gerçekleşti. Diğer satış türleri sonucunda 140 bin 779 konut el değiştirdi Türkiye genelinde diğer konut satışları Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,3 oranında azalarak 140 bin 779 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 85,7 olarak gerçekleşti. Ocak-Ekim döneminde gerçekleşen diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10,8 oranında artarak 1 milyon 107 bin 13 oldu. İlk el konut satış sayısı 54 bin 866 olarak gerçekleşti Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,9 oranında azalarak 54 bin 866 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı yüzde 33,4 oldu. İlk el konut satışları Ocak-Ekim döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10,9 oranında artarak 397 bin 507 olarak gerçekleşti. İkinci el konut satışlarında 109 bin 440 konut el değiştirdi Türkiye genelinde ikinci el konut satış sayısı Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,8 oranında artarak 109 bin 440 oldu. Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı yüzde 66,6 oldu. İkinci el konut satışları Ocak-Ekim döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 18,8 oranında artarak 895 bin 526 olarak gerçekleşti. Yabancılara Ekim ayında 2 bin 106 konut satışı gerçekleşti Yabancılara yapılan konut satışları Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,8 oranında azalarak 2 bin 106 oldu. Ekim ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 1,3 olarak gerçekleşti. Yabancılara yapılan konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 729 ile Antalya, 725 ile İstanbul ve 192 ile Mersin oldu. Yabancılara yapılan konut satışları Ocak-Ekim döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11,3 oranında azalarak 17 bin 50 oldu. Ülke uyruklarına göre en çok konut satışı Rusya Federasyonu vatandaşlarına yapıldı Ekim ayında ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı sırasıyla 315 ile Rusya Federasyonu, 191 ile Almanya ve 172 ile İran vatandaşlarına yapıldı.
Kışın şerbeti bol tüketip vücudu sıcak tutsun diye tatlıda ’Hacıbaba’ kampanyası
13 Kasım 2025 Perşembe - 09:56 Kışın şerbeti bol tüketip vücudu sıcak tutsun diye tatlıda ’Hacıbaba’ kampanyası Kilogramı bin 500 liraya kadar çıkan tatlı fiyatlarından dolayı Hacıbaba Pastaneleri vatandaşın kaliteli tatlıyı ucuza yemesi için kampanyalar yapmaya devam ediyor. "En iyisi, en ucuza" sloganıyla yola çıkan firma, kışın şerbeti bol tüketip vücudu sıcak tutsun diye fiyatları yarı fiyatına indirdi. Diyarbakır’ın köklü tatlı firmalarından Hacıbaba Pastaneleri, 41’inci yılına özel olarak birçok ürünün fiyatlarında yarı yarıya indirime gitti. Hacıbaba Pastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Elaldı, öncelikle Gürcistan’da düşen uçakta şehit olan ve Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde hayatını kaybeden vatandaşlara başsağlığı diledi. Elaldı, "Bizim de başımıza gelen vahim bir olaydan dolayı insanlarımızın bu firmaya sahip çıkması, bu firmanın yanında olması hoşumuza gitti. Biz de buna istinaden 41’inci yılımıza özel dedik ki vatandaşların bu güzelliğine karşılık verelim. Güzel bir kampanya yaptık. Kampanyamız halen devam ediyor. Bunun yanında 14 Kasım Cuma günü 2-3 tane daha ürün ekleyeceğiz. Ay sonuna doğru da fıstıklı tatlılarda çıkacak AR-GE sonucu fıstıklı ürünlerimizde de güzel bir kampanya yapacağız. İnsanlarımız bu firmayı benimsedi, bu firmada insanları benimsiyor. İnsanlarımızın alım gücünü rahatlatmak için biz de elimizden geleni yapacağız. Diyarbakır’da 17, İstanbul’da 8 şube ile toplamda 300’e yakın eleman istihdamı yaptık. Ürünlerimizi yetiştiremediğimiz zaman sorun oluyordu. Sadece gündüz vardiyası ile ürün çıkarmaya çalıştığımızda sıkıntı yaşıyorduk. Buna istinaden biz de akşam vardiyası yaptık. Bir vardiya gece, bir vardiya sabah olmak üzere 2 vardiya halinde insanlarımıza yetişmeye çalışıyoruz. Sirkülasyonda güzel. İnsanlarımıza teşekkür ediyoruz. Bu sözü onlara veriyorum her zaman en iyi, en ucuza. Fiyatımıza güvenmeyen varsa tahlile götürsünler bozuk ya da kötü çıkan herhangi bir ürün için ben yüz kat cezaya razıyım" ifadelerini kullandı. "Ben ucuz tatlı satmıyorum, kaliteyi ucuza satıyorum" Hacıbaba Pastaneleri olarak yatırımcı bir firma olduklarını ve genel olarak alınan kredileri yatırıma dönüştürdüklerini ve tüm kredilerin ödemelerinin yapıldığını vurgulayan Elaldı, "Sıkıntılı sürecin yüzde 80’ini atlattık. Kaza bela olmazsa 3-5 ay sonra biraz daha rahatlayacağız. AR-GE’lerimiz şuanda nerelerde şubeler açabiliriz, yurt dışına ne zaman gidebiliriz. Bir finans çalışması yapıyoruz. Allah kaza, bela vermezse 1 yıl içerisinde eski yatırımcı, en iyisini en ucuza veren Hacıbaba Pastaneleri tekrar Türkiye sahasında olacak. Bir dondurma fabrikası açtık o zamanın kuruyla 8 milyon dolar yatırım yapmıştık. Dondurmaya 250-300 TL dediğim zaman herkes ‘ne var içinde’ tahlil serbest dedim. 800-bin TL’lik dondurmalarla birlikte benim dondurmamı da tahlile götürün. Benim dondurmam onlarınkinden daha kaliteli çıkmazsa ben bu işi yapmam. Ben ucuz tatlı satmıyorum. Ben kaliteyi ucuza satıyorum" diye konuştu. Kendine yöneltilen ithamlara da değinen Elaldı, "Bugün 12 Kasım. Diyarbakır’ın Tesisler semtindeki fabrikamdayım. Kulağıma gelen şeyler ‘Hacıbabalar kaçmış, yokturlar’ mekanımızdayız, işimizin başındayız. Müsterih olsunlar. Herkes gelip fabrikamızı da gezebilir, bizi de ziyaret edebilir, çayımızı, kahvemizi de içebilirler" şeklinde konuştu.
Kuşadası Yaşam, Kültür ve Spor Merkezi’nin yapımı sürüyor
13 Kasım 2025 Perşembe - 09:41 Kuşadası Yaşam, Kültür ve Spor Merkezi’nin yapımı sürüyor Kuşadası Belediyesi tarafından kentin kültür, sanat ve spor faaliyetlerini tek bir çatı altında toplamak amacıyla eski toprak saha olarak bilinen alanda projelendirilen ’Kuşadası Yaşam, Kültür ve Spor Merkezi’nin’ yapımı tüm hızıyla sürüyor. Çalışmaları yerinde inceleyen Başkan Ömer Günel, "Merkezin planlanandan 2 yıl önce hizmete açılacağını müjdelemek istiyorum. Kuşadası’na çok güzel ve keyifli bir yaşam alanı kazandırıyoruz" dedi. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel tarafından kente değer ve kalite katmak amacıyla geliştirilen vizyon projelerden biri olan Kuşadası Yaşam, Kültür ve Spor Merkezi, eski toprak saha olarak bilinen alanda hızla yükseliyor. Yapım çalışmaları Başkan Ömer Günel’in bir diğer önemli vizyon projesi olan Lütfi Suyolcu Kent Meydanı ve Yaşam Merkezi ile eş zamanlı olarak devam eden projede tiyatro, spor ve etkinlik salonlarının yanı sıra yeşil alanlar yer alıyor. Merkez, sahip olacağı yeşil alan ve ticari ünitelerle de kent merkezine sosyal ve ticari canlılık getirecek. Kuşadası Yaşam, Kültür ve Spor Merkezi ayrıca Kuşadası’nın otopark sorununu da hafifletecek. Başkan Günel, kent merkezinde bulunması nedeniyle Kuşadası sakinleri ve turistler açısından oldukça ulaşılabilir bir konumda yer alan Kuşadası Yaşam, Kültür ve Spor Merkezi’nin proje alanını ziyaret ederek yapım çalışmalarını yerinde inceledi. Belediye başkan yardımcıları ve meclis üyelerinin de yer aldığı saha gezisinde, Başkan Ömer Günel alanı dolaşıp, Proje Genel Koordinatörü İnşaat Mühendisi Yusuf Güneş ve Şantiye Şefi Mimar Mehmet Salih Sağrap’tan çalışmalar hakkında detaylı bilgi aldı. "Kuşadası Belediyesi’nin kamu yatırımıdır" Kuşadası Yaşam, Kültür ve Spor Merkezi’nde gerçekleştirilen imalatların ihale şartnamesi, sözleşme ve ruhsata uygun bir şeklide yapıldığına dikkat çeken Proje Genel Koordinatörü İnşaat Mühendisi Yusuf Güneş, "Burası üst kullanım hakkının devriyle yapılıyor. Dolayısıyla Kuşadası Belediyesi’nin bir kamu yatırımı söz konusu. Herkesin kullanımına açık olan merkez, tüm Kuşadalıların malıdır" dedi. Başkan Ömer Günel’den gençlere müjde Kuşadası Belediye Başkanı Günel ise, "Göreve geldiğimiz günden bu yana geçen sürede kentimize değer katan birçok projeyi yaşama geçirdik. Kentimizi daha da güzelleştirmek ve modern bir turizm kenti haline getirmek için ekip arkadaşlarımla birlikte ikinci hizmet dönemimizde de durmadan çalışıyoruz. Eski toprak saha olarak bilinen yerde çok güzel bir yaşam alanı inşa ediyoruz. Projeyle ilgili gençlere de bir müjde vermek istiyorum. Kuşadası Yaşam, Kültür ve Spor Merkezi’nde bir de buz pateni pistimiz olacak. Her şey teknik şartnameye ve hukuka uygun gidiyor. Yakın zamanda kentimizde, tapusu Kuşadası Belediyesi’ne ait ve bize ciddi gelir sağlayan bir merkeze sahip olacağız. Emeği geçen herkese teşekkür ederim. Şimdiden kentimize hayırlı ve uğurlu olsun" diye konuştu.
Ticaret Bakanlığı kasım ayı indirimlerini sıkı takipte: Aldatıcı indirimlere geçit yok
13 Kasım 2025 Perşembe - 09:36 Ticaret Bakanlığı kasım ayı indirimlerini sıkı takipte: Aldatıcı indirimlere geçit yok Ticaret Bakanlığı, kasım ayında tüketicilerin aldatıcı indirim kampanyalarıyla mağdur edilmemesi için piyasa ve dijital mecralardaki denetimlerini sürdürüyor. Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, kasım ayında yürütülen tüm indirimli satış, reklam ve tanıtım faaliyetlerini yakından izliyor. Gerçeğe aykırı fiyat, sahte indirim veya yanıltıcı görseller tespit edildiğinde idari yaptırım uygulanıyor. Ticaret Bakanlığı, aldatıcı reklam ve uygulamalara karşı tüketicilerden gelen başvuru ve şikayetleri de titizlikle değerlendiriyor. Tüketiciler, aldatıcı reklam ve uygulamalara ilişkin başvurularını ‘https://ticaret.gov.tr/tuketici/ticari-reklamlar/reklam-kuruluna-nasil-basvurulur’ bağlantısı üzerinden Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu’na iletebiliyor. Bakanlık, vatandaşların mağduriyet yaşamamaları için şu noktalara dikkat etmelerini önerdi: "Gerçek ihtiyaçların belirlenmesi ve fiyat karşılaştırması yapılması. ‘Şok indirim’, ‘en düşük fiyat’ gibi iddiaların doğruluğunun kontrol edilmesi. Sosyal medya yönlendirmeleriyle ulaşılan sitelerde güvenlik unsurlarının (SSL, 3D Secure) kontrol edilmesi. Şartlı kampanyalarda (‘1 alana 1 bedava’, ‘3 al 2 öde’ vb.) ayrıntıların dikkatle okunması." Ticaret Bakanlığı, tüketicilerin haklarının korunması, adil ve dürüst ticaretin sağlanması ve piyasa dengesinin gözetilmesi amacıyla kasım ayı boyunca sahadan dijitale tüm indirim kampanyalarının kararlılıkla takibe devam edileceğini bildirdi.
Mut’da bu yıl 120 bin ton zeytin rekoltesi bekleniyor
13 Kasım 2025 Perşembe - 09:21 Mut’da bu yıl 120 bin ton zeytin rekoltesi bekleniyor Türkiye’de zeytin ve zeytinyağının yaklaşık yüzde 20’sini karşılayan Mersin’in Mut ilçesinde hasat sezonu devam ediyor. Bu yıl ilçede 120 bin ton zeytin ve 10 bin ton civarında zeytinyağı rekoltesi bekleniyor. Türkiye’nin önemli zeytin üretim merkezlerinden biri olan Mut’ta hem sofralık hem de yağlık zeytin üretimi sürüyor. Sabahın erken saatlerinde bahçelere giren işçiler, taraklarla zeytin hasadı yapıyor. Hasat edilen zeytinler boylarına göre eleklerle ayrılarak sofralık olarak tüketilmek üzere veya yağ üretim tesislerine gönderiliyor. Elek numarasına göre kilogramı 30 ila 70 lira arasında değişen sofralık zeytinin yanı sıra, zeytinyağının litre fiyatı ise 250 ile 350 TL arasında alıcı buluyor. Zeytinyağı fabrikası çalışanı Harun Çınar, üretim süreciyle ilgili bilgi vererek, "Bahçelerden toplanan zeytinler fabrikaya getiriliyor. Burada yıkanarak kırıcıdan geçiyor ve belli bir sıcaklıkta bekletildikten sonra sıkım işlemine alınıyor. Müşterilerimize kaliteli yağ sunmak için titizlikle çalışıyoruz" dedi. Mut Ziraat Odası Başkanı Muharrem Yılmaz ise ilçedeki üretim kapasitesine ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Mut ilçemizde kayıtlı 700 bin dönüm arazinin 300 bininde zeytin üretimi yapılmaktadır. Rekolte geçen yıla göre biraz düşük olsa da fiyatlar üreticinin yüzünü güldürdü. Zeytinyağı litre fiyatı 250-350 TL arasında, sofralık zeytin ise 30-70 TL arasında satılıyor. İlçemizde 11 adet salamura, 21 adet zeytinyağı fabrikası bulunuyor. Ürettiğimiz zeytinyağları Fransa, Japonya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelere ihraç edilmektedir."
ABD ile LNG anlaşması, jeopolitik sigorta
13 Kasım 2025 Perşembe - 09:20 ABD ile LNG anlaşması, jeopolitik sigorta Türkiye, enerji arz güvenliğini güçlendirmek amacıyla ABD kaynaklı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedariki için 20 yıllık yeni bir anlaşmaya imza attı. ABD ile 20 yıllık enerji iş birliği, maliyet tartışmalarını ve Türkiye’nin enerji sepetinde önemli bir değişimi beraberinde getiriyor. Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Emin Selahattin Umdu, yeni LNG anlaşmasının arz kesintilerine karşı jeopolitik sigorta işlevi göreceğini söyledi. Dr. Öğretim Üyesi Umdu, Türkiye’nin bu anlaşma ile müzakere gücünün artacağını belirterek, "Türkiye’nin birçok uzun vadeli boru hattı anlaşması, özellikle Rusya ile yapılanlar 2026 civarında sona erecek. ABD ile yapılan bu LNG anlaşması Türkiye’ye yeni kontratlarda daha güçlü pazarlık imkânı verecek. Ayrıca bu anlaşma, Türkiye’nin uzun süredir hedeflediği "bölgesel doğal gaz ticaret merkezi" olma stratejisini de destekliyor" dedi. Anlaşmanın avantajları ve dezavantajları ile ilgili değerlendirme yapan Dr. Öğretim Üyesi Umdu şunları söyledi: "Türkiye 20 yıl boyunca 70 milyar metreküp ABD kaynaklı Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) alacak. Yani yılda ortalama 4 milyar metreküp civarında. Yıllık ortalama 55-60 milyar metreküp talep baz alındığında, bu tek anlaşma Türkiye’nin toplam yıllık doğal gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 6,5 ila yüzde 8’ini karşılayacak. Daha da önemlisi bu çeşitlendirme ve enerji güvenliğinin arttırılmasını sağlayarak başka avantajlarda sunacak. Güvenilir bir kaynaktan yirmi yıl boyunca istikrarlı bir arzı garanti ederek Türkiye’nin uzun vadeli enerji güvenliğini olası jeopolitik aksaklıklara veya arz kesintilerine karşı artırır. Rusya’nın ardından yüzde 20 ile Azerbaycan ve yüzde 15 ile İran geliyor. Olası bir politik krizde gaz aktarımının azalması ülke için kritik kayıplara yol açabilir. Diğer önemli avantaj ise Türkiye’ye sağlayacağı pazarlık gücü. Türkiye’nin uzun vadeli boru hattı sözleşmelerinin birçoğu (Rusya ile yapılan büyük sözleşme gibi) 2026 civarında sona erecek. Bunun gibi büyük, uzun vadeli bir alternatif arzın güvence altına alınması, Türkiye’ye yeni sözleşmelerinde daha uygun fiyatlar ve esnek şartlar müzakere etmek için önemli bir kaldıraç sağlıyor. Bu durumun bir başka yönü de Türkiye’nin bölgesel bir doğal gaz ticaret merkezi olma yönündeki uzun süredir devam eden politikasını desteklemesi. Ancak önemli bir dezavantajı da var. Her zaman daha pahalı olmasa da LNG, boru hattı gazına kıyasla sıvılaştırma (ABD’de) ve yeniden gazlaştırma Türkiye için önemli ek maliyetler içeriyor." Doğalgaz ticaret merkezi Anlaşmanın Türkiye’nin mevcut ve gelecekteki enerji politikası açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Umdu, "Anlaşma özellikle de Rusya’ya aşırı bağımlılığını sona erdirme politikasının şimdiye kadarki en açık sinyalini veriyor. Bu değişim aynı zamanda piyasanın serbestleşmesini de hızlandırarak ülkeyi katı, eyaletler arası boru hattı anlaşmalarından uzaklaştırıp daha esnek, piyasaya dayalı bir tedarik portföyüne doğru hareket ettiriyor. Bu tedarik kaynaklarını birbirine bağlayacak bir altyapıyı gerektiriyor. Karadeniz sahasındaki yerli üretimin artırılmasının desteklenmesi de bunun bir parçası. Ayrıca Türkiye de kapasite altı çalışan biyogaz tesislerinin verimliliğe göre önceliklendirilerek ve gerekli yatırımlar sağlanarak yerli üretime destek sağlaması da mümkün. Bunun yanında Kuzey Avrupa ülkelerinin yapmakta olduğu gibi yenilenebilir elektrik kullanan ve karbon tutan teknolojilerle doğalgaz üretimine yatırım yapılması bize ithalata karşı bir alternatif sunacaktır" dedi. Yerli üretim umut vadediyor Ülkemizin yerli doğalgaz üretiminin umut vaat ettiğini söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Umdu, "Türkiye’nin Karadeniz’de önemli bir yerli doğal gaz sahası Sakarya da bulunmaktadır. 2024 yılının tamamında 2,3 milyar metreküp üretim yapıldı. 2025 ortası itibarıyla günlük üretim 9,5-10 milyon metreküp (m/gün) civarına yükseldiği biliniyor. Uzun vadeli planları düşünülürse 15 milyar metreküp/yıl üretim ile Sakarya sahası Türkiye’nin mevcut yıllık talebinin yaklaşık yüzde 25-30’unu karşılayabilecektir. Bu, Türkiye’yi kendi kendine yeterli hale getirmese de ithalata bağımlılığı önemli ölçüde azaltacaktır" diye konuştu.
Hamsi denizlerde yüzünü gösterdi tezgahlarda fiyatını korudu
13 Kasım 2025 Perşembe - 09:18 Hamsi denizlerde yüzünü gösterdi tezgahlarda fiyatını korudu Çanakkale’de balık av sezonunun ortalarına doğru gelinirken hamsi ve sardalya fiyatını koruyarak vatandaşın gözdesi türler arasına girdiler. Çanakkale Boğazı’nda lüfer balığının göç akımının bitmesiyle 750, bin lira arasında seyreden lüfer balığı şu an ise bin 500 lira ile bin 700 lira bandında tezgahlarda yerini alıyor. Geçen sene balıkçıların ağlarını şenlendiren palamuttan ise bu sene ses gelmedi. Tezgahlarda fiyatını koruyarak bolluk gösteren hamsi ve sardalya ise 200, 250 lira bandında seyrederek vatandaşın tercihi oldu. Çanakkale’de balıkhali esnaflarından Hasan Doğuş Tunç, "Sezonumuz güzel başladı. Sezonun başında lüfer yüzünü gösterdi. Ondan sonra lüferin fiyatları 800 liraya, 750 liraya, 1000 liraya kadar o aralıklarda seyretti. Ondan sonra ufak bir akım oldu. Akımın sonrasında biraz lüferin azalmasıyla beraber şu anda güncel fiyatlar bin 500 lira, bin 700 lira bandında. Tezgahlarda o fiyatlara kadar yükseldi. Bunu da neye bağlıyoruz? Suların ve hava ısısının sıcak gitmesi, iklimsel değişiklikler, balıkların göç yönünün değişmesi. Yani lüfer hızlı bir şekilde Çanakkale Boğazı’na girdi ve geçti. Şimdi azalmasından dolayı fiyatı da otomatik olarak yükseldi" dedi. Bu sene palamut yok Denizlerde palamut balığının az olduğuna dikkat çeken balıkçı Hasan Doğuş Tunç, "Palamut çok azdı bu sene. Palamutumuz yoktu. Palamut da 500 liradan başladı fiyatlar. O da iyice azalmasıyla beraber tane 600, 700, 800 lira bandında. Balığın boyutuna göre palamut fiyatı da o aralıklarda geziyor" diye konuştu. Hamsi, istavrit ve sardalyanın fiyatları uygun Uygun fiyatlı balıklara değinen Hasan Doğuş Tunç, "Ucuz balıklarımıza gelelim. Hamsimiz gayet ucuz. Bu sene hamsi yüzünü gösterdi. Vatandaşın ve balıkçının, büyük balıkçının yüzünü hamsi güldürdü. Balık tezgahlarında hamsinin fiyatı da 200 ve 250 lira bandından satılıyor. Çanakkale’nin meşhur sardalyası o zaten hiç kesmedi. Onun da fiyatı 200, 250 lira bandında. Onun yanı sıra diğer balık çeşitlikleri de ortalamanın iki tık üzerinde diyebiliriz. Hamsi ve istavrit, sardalya bunların fiyatları gayet makul ve uygun. Ama diğer balıklar ortalamanın üzerinde seyrediyor şu anda" ifadelerini kullandı. Balıkçılar lüfer, palamut ve torik’in peşinde Balıkçıların lüfer, palamut ve torikin peşinde olduğunu söyleyen Tunç, sözlerine şöyle devam etti: "Biz açıldığımız zaman bu alamana dediğimiz ağlarla lüfer, palamut ve torik yani o üç balığı onun peşindeyiz. Şu anda bütün balıkçılar onun peşinde. Çünkü: eylül, ekim, kasım, aralık sezonuna kadar bu üç balığın Çanakkale Boğazı’nda göçü gerçekleşiyor ve balık Karadeniz’den Marmara’dan Ege’ye doğru göç ettiği için Çanakkale bölgesindeki geçiş noktası oluyor. Bütün balıkçılarda palamutun, lüferin, torikin peşinde." Balıkhane tezgahlarında hamsinin kilosu 250, sardalya 250, istarvit 300, karagöz 400, çipuranın kilosu 500, mezgit 550, levrek 600, palamutun tanesi ise 800 liradan liradan satılıyor.