EKONOMİ
Emine Sabancı Kamışlı, EGİAD Dönüşüm Sahnesi’nde İzmir iş dünyasıyla buluştu 04 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:31:43 Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının dönüşüm ajandasına yön veren liderleri üyeleriyle buluşturduğu "EGİAD Dönüşüm Sahnesi" etkinlik serisinin yeni buluşmasını İzQ İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirdi. İş dünyasında güçlü liderliği ve sosyal etki odaklı yaklaşımıyla öne çıkan ESAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı’nın konuk olduğu etkinlikte, toplumsal dönüşüm, fırsat eşitliği ve sürdürülebilir sosyal etki modelleri çok paydaşlı bir perspektifle ele alındı. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, günümüz iş dünyasında dönüşümün yalnızca teknolojik ya da ekonomik bir başlık olmadığını vurgulayarak, "İçinde bulunduğumuz dönem, sıradan bir değişim süreci değildir. Dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve toplumsal ihtiyaçların kesişiminde şekillenen çok katmanlı bir dönüşüm çağındayız. EGİAD olarak bu süreci ‘Üçüz Dönüşüm’ yaklaşımıyla ele alıyor; yalnızca izleyen değil, dönüşüme yön veren bir iş dünyası olmayı hedefliyoruz" dedi. Özhelvacı, gerçek dönüşümün insanı merkeze alan, fırsat eşitliğini güçlendiren ve toplumsal fayda oluşturan bir anlayışla mümkün olabileceğini ifade etti. EGİAD’ın kurumsal yapısına ve etkisine de değinen Özhelvacı, "EGİAD, 35 yılı aşan kurumsal hafızasıyla yalnızca bir iş dünyası örgütü değil; toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket eden, değer üreten ve dönüşüme liderlik eden bir yapıdır. Biz burayı aynı zamanda bir liderlik okulu olarak konumlandırıyoruz" diye konuştu. Dönüşüm Sahnesi: İlham veren liderlik platformu EGİAD Dönüşüm Sahnesi’nin vizyonuna da değinen Özhelvacı, bu platformun yalnızca deneyim aktarımı değil, aynı zamanda bir etkileşim ve ilham alanı olduğunu vurgulayarak, "Bu sahne, genç iş insanlarının yeni bakış açıları kazandığı, kendi kurumlarında ve toplumda dönüşüm yapma cesareti bulduğu bir platformdur. Amacımız, başarı hikâyelerinin ötesine geçerek gerçek dönüşüm hikâyelerini görünür kılmaktır" diye konuştu. Kaan Özhelvacı, Esas Sosyal’in iş dünyası için önemli bir referans modeli olduğuna da dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Gençlerin istihdama katılımı yalnızca bireysel bir başarı değil; aynı zamanda ekonomik kalkınmanın ve sosyal adaletin temelidir. Esas Sosyal’in ortaya koyduğu model, iş dünyasına güçlü bir sorumluluk çağrısıdır. Diliyoruz ki bu buluşma; yeni iş birliklerine, yeni gönüllülere ve daha fazla gencin hayatına dokunacak sürdürülebilir projelere zemin hazırlasın. Çünkü gerçek dönüşüm, birlikte hareket ettiğimizde mümkün." EGİAD bu etkinin bir parçası EGİAD’ın Esas Sosyal programıyla doğrudan temas halinde olduğuna dikkat çeken Özhelvacı, derneğin bu sosyal etki modelini yalnızca gözlemleyen değil, uygulayan bir paydaş olduğunu vurgulayarak, "EGİAD olarak Esas Sosyal’in oluşturduğu etkinin içindeyiz. Program kapsamında iki genç arkadaşımızı istihdam ederek bu dönüşümün somut çıktısına birebir tanıklık ediyoruz. Bu deneyim, sosyal etkinin gerçek gücünü bize doğrudan gösteriyor" dedi. Toplumsal dönüşümün güçlü modeli: Esas Sosyal Etkinliğin ana odağını oluşturan Esas Sosyal, gençlerin eğitimden istihdama geçiş süreçlerini destekleyen ve fırsat eşitliği temelinde şekillenen yapısıyla öne çıktı. Emine Sabancı Kamışlı, Esas Sosyal programlarının ortaya çıkış hikâyelerini, gelişim süreçlerini ve oluşturduğu etkileri katılımcılarla paylaştı. Emine Sabancı Kamışlı: "Her dört gencin biri işsiz" Emine Sabancı Kamışlı’nın İzmir’de katıldığı etkinlikte, iş dünyası sosyal etki odağında buluştu ve genç istihdamında fırsat eşitliği vurgulandı. Sabancı Kamışlı, "Bugün bir genç mezun olduktan sonra 15 ay işsiz kalıyor. Bu bir sosyal problemdir ve biz bu problem için çalışıyoruz" dedi. Etkinlikte ESAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı Esas Sosyal’i, "Bugün 5 kıtada bir sürü ortakla el ele yürütüyoruz. Esas Sosyal adına 2015 senesinde baktık ki yapmamız gereken en önemli şeyleri yapmışız. Hangi alana odaklanacağımıza ve kimlerle yapacağımıza o sene karar verdik. Takımımızı etkili ve yetkin kurduk. Yapacağımız şeyin bir heves değil, sürdürülebilir bir iş olması lazım dedik. Sosyal yatırım diğer yatırımlardan farklıdır. Sosyal yatırımda hata yaparsan umudu etkilersin. Biz Esas Sosyal’i diğer işlerimize olan bakış açımızla kurduk. Esas Sosyal vakıf veya dernek değil, bir sosyal yatırım birimi. Kıt kaynakları israf etmeye gerek yok. Biz halihazırda var olan vakıflarla, derneklerle ve özel sektör kurumlarıyla iş birliği içinde çalışıyor, el ele veriyoruz" diye konuştu. "Düşünce lideri olduk" Sabancı Kamışlı, "Biz yurt dışında ülkemizi tanıtırken ‘Türkiye’nin şahane gelişmiş genç nüfusu var’ diyoruz. Bu yüzden gençler için bir şey yapalım diyerek işe koyulduk. Üniversite eğitimini tamamlamış ancak fırsat eşitsizliğine maruz kalmış gençlere yönelik çalışmalar yapalım ki onlar hayal edebilsin dedik. Bu çalışmaların ardından hayata geçirdiğimiz Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat, Hayırlı Sabancı Desteğiyle İngilizce Fırsatım ve Mezun Programlarıyla biz bir düşünce lideri olduk. Önemli olan bağış yapmak değildir, bir araya getirebilmektir. Bu bir araya gelişlerin sonucunda programların etrafında aralarında sivil toplum ve özel sektör kurumlarının da olduğu güçlü bir ekosistem oluştu" dedi. "İstihdama geçişte fırsat eşitsizliğine maruz kalan üniversite mezunu gençlerimiz için işe geçişini kolaylaştırdık" diyen Sabancı Kamışlı, "Bugün bizim programımızda işsizlik oranı yüzde 1. Program dışındaki bir genç ise mezun olduktan sonra 15 ay işsiz kalıyor. Her dört gencin biri işsiz. Bu bir sosyal problemdir. Biz bu problem için çalışıyoruz. Sosyal yatırım anlayışıyla geri dönüşümün faydası paha biçilemez" ifadelerini kullandı. "Bugün sosyal yatırım modellerimizle ulusal ve uluslararası ödüller alıyoruz" diyen Sabancı Kamışlı, "Esas Sosyal ilk kurulduğunda 15 genç ile başlayan yolculuğumuzun bugün 5 bini aşkın kişi ve kurumdan oluşan geniş bir ekosisteme evrilmesi bizi mutlu ediyor. Paylaşımcı bakış açısıyla hayata geçirdiğimiz programların etrafında 55 STK ve 70 Kurumsal Destekçimiz var. Gelen her bir fikir, bir iyilik daha oluşturuyor. Hepimiz emanetçiyiz önemli olan senden sonra yıllar boyunca yaşaması" diyerek sözlerini tamamladı. Çok paydaşlı iş birliği ile sürdürülebilir etki Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panelde Esas Sosyal Direktörü Özlem Akgün Eşmeler moderatörlüğünde İnci Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ece Elbirlik Ürkmez, Sadık Ventures Kurucusu Canberk Mersin, Koruncuk Vakfı Kaynak Geliştirme Müdürü ve Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat 4. Dönem Mezunu Hacer Yıldırım Gündüz’ün katılımıyla sosyal etki ekosistemi çok yönlü olarak ele alındı. Panelde iş dünyası, sivil toplum ve girişimcilik ekosisteminin birlikte hareket etmesinin sürdürülebilir ve ölçülebilir toplumsal fayda oluşturmadaki kritik rolü vurgulandı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:49 UİB, Nisan ayında 4 milyar 18 milyon 719 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi Uludağ İhracatçı Birlikleri’nin (UİB) 2026 yılı Nisan ayı ihracatı, 4 milyar 18 milyon 719 bin dolar olarak gerçekleşti. UİB’in2026 Nisan ayı ihracat rakamları açıklandı. Nisan ayındaki ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24 oranında artarak 4 milyar dolar olanUİB’in, yılın ilk dört ayındaki ihracat tutarı da yüzde 10’luk artışla 14 milyar 351 milyon 207 bin dolar olarak gerçekleşti. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) Nisan ayında ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25,2 oranında artarak 3 milyar 447 milyon 241 bin dolar olarak gerçekleşirken, bu yılın dört aylık dönemindeki ihracat toplamı da yüzde 10,7’lik artışla 12 milyar 301 milyon 424 bin dolara ulaştı. Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nin (UTİB), Nisan ayı ihracatı yüzde 19 oranında artarak 117 milyon 175 bin dolar olarak gerçekleşirken, 2026’nın ilk dört ayındaki ihracat toplamı ise 418 milyon 440 bin dolara ulaştı. Nisan ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15 oranında artarak 79 milyon 896 bin dolar olan Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (UHKİB), 4 aylık ihracatı toplamı ise 270 milyon 234 bin dolar seviyelerinde gerçekleşti. Nisan ayında 17 milyon 712 bin dolar ihracat yapan Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (UMSMİB), 2026 yılının ilk dört aylık ihracatı ise 69 milyon 968 bin dolar düzeyinde gerçekleşti. Nisan ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 33’lük artışla 10 milyon 622 bin dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB), 4 aylık dönemde toplam 48 milyon 176 bin dolarlık dış satışa imza attı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:38 Kırsalda süt üreticilerinin emeği kazanca dönüşüyor Erzurum’un önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden biri olan İspir’de kırsal kalkınmayı güçlendirecek önemli bir proje hayata geçiriliyor. İspir Belediyesi tarafından hazırlanan ve Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından desteklenen "Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor" projesi, kırsal mahallelerde faaliyet gösteren süt üreticilerinin emeğini ekonomik değere dönüştürmeyi hedefliyor. Yaklaşık olarak 9 milyon 500 bin TL bütçeye sahip proje, ilçedeki süt üretim altyapısını güçlendirerek sütün hijyenik koşullarda toplanması, muhafaza edilmesi ve pazara ulaştırılmasını sağlayacak. Proje ile birlikte üreticilerin gelir seviyesinin artırılması, süt kalitesinin yükseltilmesi ve kırsal ekonominin sürdürülebilir şekilde büyümesi amaçlanıyor. Uzmanlar tarafından kırsal kalkınma açısından önemli bir model olarak değerlendirilen proje, aynı zamanda yerel yönetimlerin üretime dayalı kalkınma stratejilerinin sahadaki güçlü örneklerinden biri olarak gösteriliyor. İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, İspir’in kalkınma stratejisini turizm, tarım ve hayvancılık ekseninde şekillendirdiklerini belirterek üretime dayalı projelerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal dönüşümün de anahtarı olduğunu ifade etti. "Toprağımızı işleyen çiftçimiz, İspir’in gerçek hazinesidir. Üretime verilen her destek aslında geleceğe yapılan bir yatırımdır. İlçemizin ekonomik kalkınmasının tarım ve hayvancılıktan başka alternatifi olmadığını biliyoruz. Bu nedenle göreve geldiğimiz günden bu yana üretime dayalı projeleri öncelikli gündemimiz haline getirdik" diyen Coşkun, belediye yönetim anlayışlarını "Birlikte Yönetim - Bütüncül Yaklaşım" ilkesi üzerine kurduklarını belirterek kamu kurumları, üreticiler ve yerel paydaşlarla güçlü bir iş birliği içinde çalıştıklarını dile getirdi. Soğuk zincir süt projesiyle başlayan dönüşüm hikâyesi projenin başlatılması ve sürdürülmesi konusunda büyük emek veren Başkan Coşkun; projenin öncesi ve gelinen mevcut durumu hakkında bilgi vererek projenin bölge ve bölge halkı için önemini şu ifadeler ile anlattı; "Bizim önceliğiniz her zaman vatandaşımızın memnuniyetini ve yaşam kalitesinin artması üzerine olmuştur. Bunun içinde halkımızın istek ve taleplerini dinleyerek ilçemizin potansiyelini ortaya çıkaracak, geleceğe değer katacak projeleri hayata geçirmek olmuştur. İlçemizin en büyük potansiyeli de tarım ve hayvancılık üzerinedir. Bizlerde bu mevcut potansiyelini açığa çıkarmak ve katma değere dönüştürmek üzere çalışmalar başlatarak "Soğuk Süt Zincir Projesini" ilçemizde çiftçilerimiz ve halkımız ile buluşturduk. Projenin ilk aşamasında ilgili müdürlük ve personelimiz ile proje stratejimizi belirlemek üzere 101 mahallemizi ziyaret edip çiftçilerimizi, üreticilerimizi ve hayvan sayılarımızı belirledikten sonra onların istek, talep ve sorunları üzerine bir çalışma planı hazırladık. İlk aşama 1 süt aracı ile 5 mahalleden süt toplamaya başladık. Daha sonra Çörmeli bölgesi diye adlandırdığımız 26 mahallemize eşit uzaklıkta bir merkezde süt toplama merkezi kurarak burayı hem toplama alanı hem de makine ikmal alanı olarak belirledik. Daha sonra Erzurum Ticaret Borsası ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile mahallelerimize ve çiftçilerimize süt toplama tankı ve süt sağım makineleri dağıtımını sağladık. İlgili birim müdürlüklerimiz tarafından mahallelerde örgütleme ve bilinçlendirme çalışmaları yaparak projenin sürdürülmesini sağladık. Daha sonrası süt toplama aracını 5 e yükselterek toplamda süt topladığımız mahalleleri 35 e çıkarttık ve yaklaşık olarak 200 üreticimizden süt alım yaparak yaklaşık olarak her yıl ortalama 200 ton sütün üreticilerden alınarak mandıralara ulaşımını sağladık. Geldiğimiz nokta itibari ile Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı KUDAKA ya sunmuş olduğumuz proje kapsamında 10 farklı mahallemizde süt toplama alanı kurarak sütün daha hijyenik korunması ve muhafazasını sağlayarak üreticilerimize desteğimizi sürdürmekteyiz. Oluşturulan kelebek etkisi ve örgütlenme sayesinde projenin diğer projelere ön ayak oluşturulması ve diğer projelerinde alt yapısını oluşturması sayesinde 101 mahalleye yayılarak tarım ve hayvancılık konusunda ilçemiz marka olacaktır." Başkan Coşkun, belediyecilik hizmetlerinin yalnızca rutin çalışmalarla sınırlı olmadığını belirterek, "İspir Belediyesi olarak klasik belediyecilik anlayışının ötesine geçmeye çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın sorunlarını, istek ve taleplerini dinleyerek ilgili müdürlüklerimiz ve teknik personellimiz ile çalışmalar başlatarak bu sorunlar üzerine projeler üretiyoruz, geliştiriyoruz ve uyguluyoruz. Erzurum Valiliği ve Erzurum Ticaret Borsası tarafından tarım ve hayvancılıkta dönüşüm hikâyesi olarak adlandırdığımız "Soğuk Zincir Süt Projesi" de bunlardan bir tanesidir. Yine projenin gelişim sürecine ve sürdürülebilirliğine katkı sunmak amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza sunmuş olduğumuz "Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor" Projemiz onaylanmış olup bu yıl içerisinde hizmete başlayacağız" dedi. Soğuk zincir altyapısının kurulması ve üreticilerin örgütlenmesi sayesinde diğer projelerin de ön hazırlığının yapıldığını belirten İspir Belediyesi Proje Koordinatörü Hasan İşler, tarım ve hayvancılığın stratejik bir kalkınma aracı olarak ele alındığı bu çalışmaların, yerel yönetimlerin üretime dayalı ekonomik modeller geliştirmesine imkân sağladığını ifade ederek bölgede yürütülen yeni kalkınma projelerini değerlendirdi. Proje Koordinatörü Hasan İşler, bu tür projelerin hayata geçirilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için yerelde güçlü bir altyapı desteğinin zorunlu olduğuna dikkat çekti. İşler, İspir’in coğrafi olarak engebeli ve zor bir yapıya sahip olması, yaylacılık kültürünün güçlü şekilde sürdürülmesi, geleneksel ahır sistemlerinin yaygınlığı, tarım arazilerinin yeterince verimli kullanılamaması gibi faktörlerin, bütüncül bir kırsal kalkınma planını zorunlu kıldığını belirtti. İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun’un ifade ettiği gibi, İspir Belediyesi’nin proje üreten, geliştiren ve uygulayan bir belediye olduğunu vurgulayan İşler, başlatılan bu çalışmanın diğer projelerle entegre şekilde ilerleyebilmesi için kapsamlı bir yerel kalkınma stratejisinin hazırlanmasının kritik olduğunu söyledi. Hazırlanacak bu stratejinin merkezinde ise kırsal kalkınma odaklı bir dönüşüm modeli yer alacak. Bu kapsamda çiftçilere yönelik kooperatifleşme modelleri, üretim planlaması ve destek mekanizmaları oluşturulacak; yem maliyetlerini azaltmaya yönelik yerel üretim ve tedarik zinciri çözümleri geliştirilecek. Ayrıca modern ve verimli hayvancılık için yeni nesil ahır sistemlerinin kurulması, gübre yönetim probleminin çözülmesi ve hayvansal atıkların biyogaz ve organik gübre üretimine entegre edilmesi planlanıyor. Bu yaklaşımın yalnızca bir proje değil, aynı zamanda zincirleme bir kalkınma etkisi oluşturacağını belirten İşler, atılacak bu ilk adımın "kelebek etkisi" oluşturarak bölgedeki diğer tarım ve hayvancılık projelerine de zemin hazırlayacağını, uzun vadede ise Doğu Anadolu için örnek bir kırsal kalkınma modeline dönüşeceğini ifade etti. Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, şehir yaşamının ekonomik ve sosyal baskılarından uzaklaşmak isteyen çok sayıda girişimci ve gencin yeniden memleketlerine dönerek üretim odaklı faaliyetlere yöneldiğini belirtti. Başkan Coşkun, kırsalın yeniden bir cazibe merkezi haline geldiğini vurgulayarak, "Şehir yaşamı her birey için aynı ölçüde ekonomik fırsat üretmiyor. Buna karşılık kırsalda hayata geçirilen tarım ve hayvancılık projeleriyle birlikte İspir, üretim gücü yüksek, ekonomik potansiyeli artan ve kendi kendine yetebilen bir yapıya kavuşmuştur. Bugün geldiğimiz noktada kırsal alanlarımız adeta tarım ve hayvancılığın yeniden altın çağını yaşamaktadır" dedi. Coşkun, özellikle gençlerin ve yatırımcıların köylerine dönerek üretim süreçlerine dahil olmasının bölge ekonomisine doğrudan katkı sağladığını ifade ederek, "Tersine göç yalnızca nüfus hareketi değil, aynı zamanda ekonomik bir dönüşümdür. Üretim artmış, gelir düzeyi yükselmiş ve kırsal ekonomi şehirle rekabet edebilir bir seviyeye ulaşmıştır. Bu bizim için en büyük kazanımlardan biridir" ifadelerini kullandı. Başkan Coşkun, bu sürecin sürdürülebilir hale gelmesiyle birlikte İspir’in yalnızca göç veren değil, aynı zamanda göç alan bir ekonomik merkez haline geleceğini de sözlerine ekledi. İspir Belediye bünyesinde Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün kurulmasının, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin daha profesyonel, kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması açısından kritik bir adım olduğunu ifade eden İspir Belediyesi Veteriner Hekimi Arif Özden, yürütülen çalışmaların sahadaki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özden, özellikle süt üretimine dayalı projenin başlangıç aşamasında Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün aktif bir rol üstlendiğini belirterek, "Sahada gerçekleştirdiğimiz en önemli müdahalelerden biri hayvan sağlığı ve hastalık yönetimi oldu. Bu süreçte zamanında yapılan teşhis ve müdahalelerle üretim kayıplarının önüne geçtik, aynı zamanda üreticinin sisteme olan güvenini yeniden tesis ettik. Bu da süt verimliliğine dayalı projenin temelini oluşturdu" dedi. Yürütülen çalışmalar kapsamında üreticilere düzenli olarak hayvan sağlığı, besleme teknikleri, süt kalitesinin artırılması ve modern hayvancılık yöntemleri konusunda eğitimler verildiğini belirten Özden, bu sürecin yalnızca teknik bir destek değil aynı zamanda kırsal örgütlenmeyi güçlendiren bir yapı oluşturduğunu vurguladı. Özden, "Kırsal mahallelerde üreticilerin bir araya gelmesini, birlikte hareket etmesini ve daha planlı üretim modellerine geçmesini sağladık. Bu, sahada sürdürülebilirliğin en önemli ayağıdır" ifadelerini kullandı. Saha çalışmalarının merkezinde aktif rol aldığını belirten Arif Özden, düzenli bilgilendirme ve yönlendirme mekanizmaları sayesinde üreticilerin artık daha bilinçli kararlar aldığını, Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün ise bu sürecin kurumsal omurgasını oluşturduğunu ifade etti. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda bölgede verimli hayvan ırklarına yönelimin arttığını, süt üretiminde hem kalite hem de verimlilik açısından önemli iyileşmeler sağlandığını belirten Özden, modern hayvancılık uygulamalarının sahaya entegre edilmesiyle birlikte üreticilerin sektöre daha profesyonel katılım gösterdiğini ve özellikle genç üreticilerin bu alana ilgisinin belirgin şekilde arttığını sözlerine ekledi. Bölgesel Güçlenmeden KUDAKA’nın Kurumsal ve Kırsal Kalkınma Hamlesi İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, hayata geçirilen kırsal kalkınma projesinin onaylanması ve uygulama sürecine geçilmesinde kurumsal iş birliklerinin belirleyici rol oynadığını vurguladı. Coşkun, başta Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır olmak üzere, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Genel Sekreteri Oktay Güven’e ve tüm kalkınma ajansı ekibine katkılarından dolayı teşekkür etti. Başkan Coşkun, "Böylesine kapsamlı projelerin hayata geçmesinde merkezi idare ile yerel yönetimlerin uyumu son derece kritiktir. Sayın Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’ın vizyoner yaklaşımı ve KUDAKA’nın bölgeye sağladığı güçlü destek sayesinde yerel kalkınma projeleri daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmaktadır. ‘Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor’ projemizin desteklenmesi de bunun en somut göstergesidir" dedi. Coşkun, sağlanan desteklerle birlikte üreticilerin emeğini daha güçlü bir ekonomik değere dönüştürme imkânı bulacağını belirterek, kırsal kalkınma modelinin bölge için stratejik bir dönüşüm niteliği taşıdığını ifade etti. İspir’de üretime dayalı kalkınma modelini kararlılıkla sürdürdüklerini dile getiren Coşkun, "Hedefimiz sadece bugünü değil, yarının İspir’ini inşa etmektir. Tarım ve hayvancılığı güçlendiren, gençlerin üretime katıldığı, kadınların ekonomide daha aktif rol aldığı sürdürülebilir bir kırsal yapı oluşturmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz" sözleriyle açıklamasını tamamladı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:59 Kastamonu’da yatırım destekleri bilgilendirme toplantısı yapılacak Kastamonu Valiliği ile Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında yatırımcılara sunulan destekler, fırsatlar ve yatırım konularıyla ilgili bilgilendirme toplantısı gerçekleştirilecek. 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında Kastamonu Valiliği ile Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) iş birliğinde yatırımcılara sunulan destekler, fırsatlar ve yatırım konularına ilişkin bilgilendirme toplantısı düzenlenecek. Kastamonu Valisi Meftun Dallı başkanlığında gerçekleştirilecek bilgilendirme toplantısı, 06 Mayıs 2026 Çarşamba günü saat 14.30’da KUZKA Toplantı Salonu’nda yapılacak. Toplantıda Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’nın temel hedefleri, sunulan destek unsurları ile başvuru sürecine ilişkin detaylar yatırımcılarla paylaşılacak. Program çerçevesinde, öne çıkan öncelikli yatırım alanları ve Kastamonu’ya özel fırsat başlıklarının yer alacağı toplantıda, yatırımcılara süreç boyunca sağlanacak rehberlik ve destek mekanizmaları da aktarılacak. Başvurular 15 Mayıs’a kadar devam edecek Başvuruların 15 Mayıs 2026 tarihine kadar devam edeceği program kapsamında, iş dünyasının tüm paydaşlarının toplantıya katılımı bekleniyor. Kamu-özel sektör iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen toplantı, bölgedeki yatırım ikliminin geliştirilmesi ve yerel potansiyelin harekete geçirilmesi açısından kritik önem taşıyor. Yatırım fırsatlarını değerlendirmek isteyen tüm firmaların davet edildiği toplantıya, Valilik ve KUZKA tarafından yatırımcılara her aşamada destek sağlanacak.
Salihli’de turizmde yeni dönem: ‘Paranın Doğduğu Kent’te stratejik buluşma
07 Kasım 2025 Cuma - 13:40 Salihli’de turizmde yeni dönem: ‘Paranın Doğduğu Kent’te stratejik buluşma Paranın ilk kullanıldığı Lidya Devleti’nin başkenti Salihli’nin Sardes Antik Kentinin turizm potansiyelinin güçlendirilmesi amacıyla Salihli Kaymakamlığı öncülüğünde "Paranın Doğduğu Kent Salihli’de Turizmi Geliştirme Buluşması" düzenlendi. Manisa’nın Salihli ilçesinde turizmin mevcut durumunu değerlendirmek ve geleceğe yönelik stratejiler belirlemek amacıyla Salihli Kaymakamlığı öncülüğünde "Paranın Doğduğu Kent Salihli’de Turizmi Geliştirme Buluşması" adıyla geniş katılımlı Turizm İstişare Toplantısı düzenlendi. Salihli Öğretmenevinde düzenlenen toplantıda, ilçenin sahip olduğu termal kaynakların, tarihi mirasın ve doğal güzelliklerin daha etkin tanıtılması, turizm altyapısının geliştirilmesi ve hizmet kalitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar ele alındı. Hazırlanan eylem planı kapsamında, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Sardes Antik Kenti başta olmak üzere kültürel miras alanlarının tanıtımı, termal turizm yatırımlarının teşviki ve Jeopark turizminin desteklenmesi yönünde önemli kararlar alındı. Toplantı kapsamında ayrıca, Hafsa Sultan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri tarafından geliştirilen ve TÜBİTAK’tan tescil belgesi alan "Aslan Figürlü Kurabiye" de tanıtıldı. Yöresel lezzetleri harmanlayan bu özel ürünün, Salihli’nin tanıtımına katkı sağlaması hedefleniyor. Kaymakam Ali Güldoğan, toplantının sonunda yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Salihli’nin sadece bir geçiş noktası değil, aynı zamanda güçlü bir destinasyon merkezi olması temel hedefimizdir. Tüm paydaşlarımızla iş birliği içinde, ilçemizin turizm vizyonunu geliştirecek projeleri kararlılıkla hayata geçireceğiz." Toplantı, belirlenen stratejik hedeflere yönelik çalışmaların koordinasyon içinde sürdürülmesi kararıyla sona erdi.
Türk Telekom geleceğin şehirlerini 5G ile inşa edecek
07 Kasım 2025 Cuma - 13:36 Türk Telekom geleceğin şehirlerini 5G ile inşa edecek Türk Telekom, teknoloji birikimini hayatın tüm alanlarına aktararak değer odaklı faaliyetlerini sürdürüyor. "Yeni Nesil Şehirler" vizyonu ile 2015’ten bu yana 51 şehirde 119 kurumla ortak çalışmalar yürüten Türk Telekom, akıllı ulaşım sistemlerinden, enerji yönetimine kadar birçok alanda verimliliği ve sürdürülebilirliği merkeze alan projeler hayata geçiriyor. Şirket, Nisan 2026’da geçiş yapılacak 5G teknolojisinin gücünden faydalanarak şehirlerin dijitalleşme sürecini daha da hızlandırmayı hedefliyor. Türk Telekom, yerel yönetimlerin dijitalleşme süreçlerine katkı sağlayan yeni nesil şehir dönüşümüne teknolojileriyle öncülük ediyor. Yaşam kalitesi yüksek, sürdürülebilir ve daha erişilebilir şehirler inşa etmek amacıyla Türk Telekom tarafından "Yeni Nesil Şehirler" vizyonu ile başlatılan çalışmalarda kent sayısı 51’e yükseldi. Türk Telekom, 51 şehirde 119 kurumla yaptığı çalışmalarla akıllı ulaşım sistemlerinden, enerji yönetimine kadar birçok alanda verimliliği ve sürdürülebilirliği merkeze alan projeler hayata geçiriyor. "81 Yeni Nesil Şehir, 5G ile birbirine bağlı bir Türkiye" 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü öncesinde açıklamalarda bulunan Türk Telekom Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Özden, "Türk Telekom olarak dijital dönüşüme öncülük ederken, ‘insanı’ merkeze alan stratejimizle hayatın tüm alanlarına dokunan çalışmalara imza atıyoruz. "Yeni Nesil Şehirler" vizyonumuz kapsamında; teknoloji birikimimizi ulaşım, enerji, çevre, sağlık ve güvenlik gibi birçok alana aktardığımız verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı projeleri hayata geçiriyoruz. 51 ilde uyguladığımız akıllı şehir çözümleriyle verimliliği ve tasarrufu artırıyoruz. Günümüzde akıllı şehirler hem ekonomik hem de sosyal kalkınmanın temel unsurlarından biri. Şehirleri uçtan uca güçlü altyapımızla donatıyor, teknoloji ve dijitalleşmeyle ilişkilendirilebilecek her alanda ekonomik ve toplumsal fayda sağlayacak çalışmalara imza atıyoruz. Nisan 2026’da geçiş yapacağımız 5G’nin sunacağı avantajlarla birlikte, güçlü fiber altyapımız ve 5G’deki öncü çalışmalarımızın getirdiği deneyimle sensör ağları, otonom sistemler ve gerçek zamanlı veri paylaşımıyla şehir hayatını daha sürdürülebilir, erişilebilir ve konforlu hale getirmeyi hedefliyoruz. 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü’nü kutluyor, 81 Yeni Nesil Şehir, 5G ile birbirine bağlı bir Türkiye amacıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi. Akıllı şehir çözümleri ile tasarruf ve verimlilik artıyor Türk Telekom’un "Yeni Nesil Şehirler" vizyonu doğrultusunda akıllı şehir çözümleriyle uygulamalar birçok alanda tasarruf ve verimliliğe katkı sunuyor. Türk Telekom’un imar süreçlerinin dijitalleştirilmesi projesi kapsamında önemli ölçüde yakıt tasarrufu sağlanırken, kentlerde hayata geçirilen aydınlatma projeleri ile enerji tasarrufu elde ediliyor.
MTSO Başkanı Çakır: "Üretici ve tüketici halleri korunmalı"
07 Kasım 2025 Cuma - 13:35 MTSO Başkanı Çakır: "Üretici ve tüketici halleri korunmalı" Yeni Hal Yasa Taslağı’na ilişkin beklentiler, mevcut sorunlar ve çözüm önerileri Mersin’de düzenlenen toplantıda masaya yatırıldı. MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, üreticinin korunmasının yanında tüketicinin de eş zamanlı korunmasının önemine değinerek, bu kapsamda, hem üretici hem de tüketicinin menfaatini gözeten, günlük piyasa fiyatlarının oluştuğu üretici ve tüketici hallerinin korunması gerektiğini ifade etti. ’Yeni Hal Yasası’nın şekillendirilmesine yönelik son toplantı, İç Ticaret Genel Müdürü Adem Başar ve beraberindeki bürokratların katılımıyla Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda (MTSO) gerçekleştirildi. MTSO öncülüğünde gerçekleşen toplantıyla sektörün tüm tarafları aynı masa etrafında buluşarak ’Yeni Hal Yasası Taslağı’na sahadan gelen görüşlerin yansıtılmasını sağladı. İç Ticaret Genel Müdürlüğü yetkilileri, toplantı öncesinde Mersin Hali’nde sabah saatlerinde saha incelemelerinde bulundu. Ardından MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır moderatörlüğünde ve İç Ticaret Genel Müdürü Adem Başar’ın katılımıyla MTSO’da düzenlenen toplantıyla çalışmaların Mersin ayağı tamamlandı. Toplantıya, Mersin Ticaret Borsası Meclis Başkanı, Mersin Halciler Derneği Başkanı ile Sebze Meyve Komisyoncuları Meslek Komitesi Meclis üyeleri katıldı. Başar ve beraberindeki heyetle Mersin’in öncülüğünde, önceki gün Adana ve Antalya hal temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda belirlenen sorunlar ve çözüm önerilerinden hazırlanan ortak rapor paylaşıldı. Yeni Hal Yasa Taslağı’na ilişkin beklentiler, mevcut sorunlar ve çözüm önerileri karşılıklı olarak değerlendirildi. İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün çalışma alanına giren konulardaki talepler paylaşıldı. "Önceliğimiz üretimin sürdürülebilirliğini güvence altına almak" Toplantıda konuşan MTSO Başkanı Çakır, davet üzerine Mersin’e gelerek sektörü yerinde dinleyen Genel Müdür Başar ve ekibine teşekkür ederek sözlerine başladı. Çakır, önceliğin ürünün sofraya ulaşmasını sağlayan üreticinin korunması olması gerektiğine dikkat çektiği konuşmasında, "Üretici emeğinin karşılığını alabilmeli" dedi. Çakır, üreticinin korunmasının yanında tüketicinin de eş zamanlı korunmasının önemine değinerek, bu kapsamda, hem üretici hem de tüketicinin menfaatini gözeten, günlük piyasa fiyatlarının oluştuğu üretici ve tüketici hallerinin korunması gerektiğini ifade etti. Öte yandan yasada yer alan, ’meyve sebze komisyoncuları tarafından marketler ve tüccarlara satılan mal bedelleri en geç 30 gün içinde ödenir’ maddesinin uygulanmasının sağlanması, Mersin halindeki komisyoncu ve sevkiyat bölümündeki dükkan kiralamalarına müsaade edilmesi, ihracatçıların yaşadığı fire oranlarının Tarım Bakanlığı ile görüşülerek giderilmesi, künyede yazan fiyatlarla fatura rakamları arasında uyum sağlanması için Maliye ve Ticaret Bakanlığı’nın koordineli çalışması da talepler arasında yer aldı. Çakır, "Hem üretilen hem de depolanan ürünlerin miktarını bilmemiz ona göre planlama yapmamız gerekir" dedi. "Önceliğimiz kayıt dışının önüne geçmek" İç Ticaret Genel Müdürü Adem Başar ise toplantıdaki değerlendirmesinde ’Hal Yasası’nın temel amacının sektördeki kayıt dışılığı azaltmak ve rekabeti adil hale getirmek olduğunu söyledi. "Yeni yasa ile hem üretici hem de tüketiciyi koruyarak hal dışında faaliyet gösteren tüccarların kayıt altına alınmasını ve kontrollü çalışmasını hedefliyoruz" diyen Başar, bu sayede hem haksız rekabetin önüne geçileceğini hem de piyasada şeffaflığın sağlanacağını ifade etti. Sorunların çözümü için ’Hal Kanunu’nun bir araç olduğunu kaydeden Başar, "Mutlak bir çözüm değil ama bir an önce çıkarmak istiyoruz. Onun dışında atacağımız adımlar da olacak. Biz de sizinle beraberiz ve hedeflerimiz aynı doğrultuda" ifadelerini kullandı.
Çöp yolculuğu kısaldı, tasarruf arttı
07 Kasım 2025 Cuma - 12:29 Çöp yolculuğu kısaldı, tasarruf arttı Manisa’nın Yunusemre ilçesinde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hibesi ve İller Bankası kredisi ile finanse edilerek hayata geçirilen Katı Atık Transfer İstasyonu sayesinde, çöp toplama araçlarının Uzunburun Katı Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesisi’ne gitmesine gerek kalmayacağı ve uygulama ile ayda 45 bin kilometre yol tasarrufunun sağlanmasının hedeflendiği açıklandı. Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından çevre kirliliğinin önlenmesi ve atık yönetiminde verimliliğin artırılması amacıyla hayata geçirilen Yunusemre Katı Atık Transfer İstasyonu, düzenlenen törenle hizmete başladı. Yunusemre ilçesine bağlı Barbaros Mahallesi’nde 9 dönümlük alan üzerine inşa edilen tesisin açılışı yapılırken, tesiste Manisa’nın merkez ilçeleri olan Yunusemre ve Şehzadeler’in atıklarının transferi gerçekleştirilecek. Törene Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay, Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Emine Özge Arslan, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste ve Genel Sekreter Yardımcıları Ata Temiz, Ali Kılıç, Ulaş Aydın, Pınar Mine Hacıalibeyoğlu, daire başkanları, siyasi parti temsilcileri ve tesis yetkilileri katıldı. Merkez ilçe belediyelerine ait çöp toplama araçlarının düzenli olarak getireceği günlük 400 ton atık, daha sonra Manisa Büyükşehir Belediyesi’ne ait tırlara aktarılarak Uzunburun Katı Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesisi’ne taşınacak ve bertaraf edilecek. Yeni tesisin hayata geçmesiyle birlikte oluşturulan sistemle özellikle merkez ilçe belediyelerinin çöp toplama araçlarının doğrudan Uzunburun Katı Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesisi’ne gitmek zorunda kalmayacağı ve bu sayede aylık ortalama 45 bin kilometre daha az yol yapacağı öğrenildi. Önemli ölçüde yakıt tasarrufu sağlayacak ve araç bakım maliyetlerini azaltacak tesis sayesinde hem trafik yükü hem de karbon salınımı önemli ölçüde düşecek. Atıklar daha kısa sürede taşınacağı için çöp konteynerlerinin daha sık boşaltılacağı ve vatandaşlara daha hızlı hizmet sunulacağı açıklandı. Tesisin, Katı Atık Programı (KAP) kapsamında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hibesi ve İller Bankası A.Ş. kredisi ile finanse edildiği öğrenildi. "Tek hedefimiz vatandaşımıza daha iyi hizmet sunabilmek" Açılışı yapılan tesiste incelemelerde bulunan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, çevreye yönelik yatırımların Manisa’nın geleceği için büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Yunusemre Katı Atık Transfer İstasyonu hem Şehzadeler hem de Yunusemre ilçemize hizmet verecek. Tesisimize 400 tonun üzerinde çöp transfer edilecek. Artık ilçe belediyelerimiz Uzunburun’a kadar gitmeyecek. Böylece ayda 45 bin kilometre daha az yol yapılacak. Hem çöp toplama hizmeti daha verimli olacak hem de daha ekonomik olacak ve karbon salınımı da daha az olacak. Bu hizmeti daha hızlı yapacağımız için vatandaşlarımızın bu yöndeki şikayetleri de azalacak. Şehzadeler, Yunusemre ve Manisa Büyükşehir Belediyesi her konuda ortak çalışmaya devam edecek. Tek bir hedefimiz var, vatandaşlarımızın daha iyi hizmet alması. Hayırlı uğurlu olsun." dedi. Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay ise tesisin sağladığı kolaylığa dikkat çekerek, "Geldiğimiz günden bu yana en çok emek verdiğimiz hizmetlerimiz arasında çöp ve temizlik konusu da vardı. Sadece bir aracımız için 20 kilometre yol kısalacak. Toplamda 45 bin kilometre gibi bir mesafede yol kısalacak. Bu da daha verimli hizmet vereceğimiz anlamına geliyor. Daha temiz bir Manisa için el ele verdik. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız nezdinde emek veren herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu.
THY’den üçüncü çeyrekte 1,1 milyar dolar kar
07 Kasım 2025 Cuma - 12:02 THY’den üçüncü çeyrekte 1,1 milyar dolar kar Türk Hava Yolları (THY) 2025 yılının üçüncü çeyreğinde 1,1 milyar dolar esas faaliyet karı elde ettiğini açıkladı. THY, yılın ilk 9 ayında ise toplam gelirlerinin 17,8 milyar doları aştığını duyurdu. THY, 2025 yılı üçüncü çeyrek rakamlarını açıkladı. Şirketin, 3’üncü çeyrek esas faaliyet karının 1,1 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtildi. Bu vesileyle hava yolu şirketinin Ocak-Eylül 2025 dönemi esas faaliyet karının 1,7 milyar dolara ulaştığı ifade edildi. Konsolide varlıklarda 43,2 milyar dolarlık büyüme görüldüğü belirtilirken, tüm iştirakleri ile birlikte toplam istihdamın 101 binin üzerine çıktığı kaydedildi. Böylece, dolaylı etkiler de dahil edildiğinde yılın ilk 9 ayında ortaklıkların Türkiye ekonomisine katkısı 46 milyar dolar düzeyine ulaştı. "Toplam gelirler 17,8 milyar doları aştı" 2033 hedefleri kapsamında yatırımlara devam edildiği belirtilirken, yatırımların yılın ilk 9 ayındaki değerinin 3,6 milyar dolar olduğu kaydedildi. Yolcu sayısında yüzde 19, taşınan kargo hacminde ise yüzde 16’lık artış kaydedildiği ifade edildi. Ekim ayı trafik sonuçları ve ileri dönem rezervasyonlarıyla 2025 yılı FAVKÖK marjının uzun vadeli ortaklık hedefi dahilinde yüzde 22-24 aralığında gerçekleşmesinin öngörüldüğü belirtildi. Hava yolu şirketinin 2025 yılının üçüncü çeyreğinde toplam gelirleri yıllık bazda yüzde 4,9 artarak yaklaşık 7 milyar dolara ulaştı. Yılın ilk 9 ayında ise toplam gelirler 17,8 milyar doları aştı. Yılın üçüncü çeyreğinde de ticari iş birliklerini artırmaya yönelik çalışmalara ara vermeden devam edildiğini belirten Türk Hava Yolları, dünyanın dört bir yanından birçok hava yolu ile yaptığı codeshare anlaşmalarına ek olarak; İspanya’nın önde gelen havayollarından Air Europa ile azınlık hisselerinin alınması üzerine anlaşma sağladığını açıkladı. Bu anlaşma ile Türk Hava Yolları’nın; Latin Amerika bölgesinde yeni turizm pazarlarının açılmasına ek olarak İspanya ile Türkiye arasındaki yolcu ve kargo uçuş ağını geliştireceği, Türkiye’ye gelen turist sayısını ve ekonomik katkıyı artıracağı, beraber küresel bağlantı gücünü pekiştirmeyi amaçlayacağı ifade edildi. Filodaki uçak sayısı 506 oldu 2033 yılında 800 uçağı aşan bir filoya sahip olmayı amaçladığını açıklayan Türk Hava Yolları, uçak üretiminde yaşanan darboğaza karşılık 2025 yılının Eylül ayı itibarıyla filosunu yıllık bazda yüzde 8,4 büyüterek uçak sayısını 506’ya çıkarttığını vurguladı. Operasyonel verimliliği, esnekliği ve yolcu konforunu bir üst noktaya taşıyabilmek için 50 adedi kesin, 25 adedi opsiyonlu olmak üzere B787-9/10 ve 100 adedi kesin, 50 adedi opsiyonlu olmak üzere B737-8/10 MAX uçak siparişleri için Boeing ile görüşmelerini tamamladığını kaydetti. "Amacımız yalnızca karlılık değil, odağımızda her zaman uzun vadeli başarı yer alıyor" 2025 yılı üçüncü çeyrek sonuçlarını değerlendiren Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, "2025 yılının üçüncü çeyreğinde elde ettiğimiz kar Türk Hava Yolları’nın çeşitlendirilmiş gelir yapısıyla her türlü faaliyet ortamına uyum sağlama yeteneğinin altını bir kez daha çizdi. Türkiye’nin uluslararası arenadaki en değerli markası olarak, 2033 stratejimiz kapsamında büyümemize ve yatırımlarımıza ara vermeden devam edeceğiz. Amacımız yalnızca karlılık değil, odağımızda her zaman uzun vadeli başarı yer alıyor" dedi.
Merkez Bankası Başkanı Karahan: "Sıkı para politikamızın sonuçlarını kademeli bir şekilde almaya devam ediyoruz"
07 Kasım 2025 Cuma - 11:57 Merkez Bankası Başkanı Karahan: "Sıkı para politikamızın sonuçlarını kademeli bir şekilde almaya devam ediyoruz" Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Dr. Fatih Karahan, "Sıkı para politikamızın sonuçlarını kademeli bir şekilde almaya devam ediyoruz. 2024 yılı haziran ayından bu yana devam eden dezenflasyon süreci son dönemde yavaşlasa da atacağımız adımlarla enflasyonun ara hedeflerle uyumlu şekilde seyretmesini sağlayacağız" dedi. TCMB Başkanı Dr. Fatih Karahan, yılın dördüncü enflasyon raporunu İstanbul Finans Merkezi’nde yapılan toplantıda kamuoyuyla paylaştı. Yıllık enflasyon tahminlerini açıklayan Başkan Karahan, "2025 yıl sonunda enflasyonun yüzde 31 ile yüzde 33 arasında olacağını tahmin ediyoruz. Enflasyonun 2026’da yüzde 13 ile yüzde 19 aralığında olacağı tahmin ediliyor. 2025, 2026 ve 2027 yılları için enflasyon ara hedeflerimizi, sırasıyla yüzde 24, yüzde 16 ve yüzde 9 olarak koruyoruz. Enflasyonun 2027 yılında yüzde 9’a geriledikten sonra yüzde 5 aralığında tutunmasını varsayıyoruz" şeklinde konuştu "Enflasyonda yavaşlama eğiliminin sürdüğünü görüyoruz" İthalatın yılın ikinci yarısında hız kestiğini ve cari işlemler açığının tarihsel ortalamaların altında kaldığının altını çizen Karahan, "Son iki ayda dezenflasyon sürecinin yavaşladığı bir dönemden geçtik. Yılın geri kalanında dezenflasyonist görünümün devam etmesini bekliyoruz. Enflasyon gelişmelerinde gıda enflasyonunun etkisi öne çıktı. Enflasyonda yavaşlama eğiliminin sürdüğünü görüyoruz. Ana eğilim göstergeleri dezenflasyon sürecinin yavaşladığına işaret ediyor" ifadelerini kullandı. Kira enflasyonu yavaşladı Kira enflasyonunun öngörülenden dirençli seyretmekle birlikte son aylarda yavaşladığını kaydeden Başkan Karahan, şunları söyledi: "Enflasyonda 12 ay sonrası beklentilerde gerileme yavaşladı. Enflasyonda beklentiler hala tahminlerimizin üzerinde. Sıkı parasal duruş, makro ihtiyati tedbirler ve likidite yönetimi ile destekleniyor. Önümüzdeki dönemde, enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin, para politikasındaki kararlı duruşumuz ve bunun neticesinde düşmeyi sürdürecek enflasyon rakamlarıyla destekleneceğini öngörüyoruz."
Antalya’ya Ekim ayında en çok turist Almanya’dan geldi
07 Kasım 2025 Cuma - 11:07 Antalya’ya Ekim ayında en çok turist Almanya’dan geldi Akdeniz’in turizm başkenti Antalya, 2025 yılı Ekim ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artışla 2 milyon 216 bin 554 yabancı ziyaretçi ağırlayarak ekim ayları içinde tüm zamanların en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştı. Bir aylık dönemde Antalya’ya en çok turist gönderen ülke, 639 bin 445 ziyaretçiyle Almanya oldu. Rusya Federasyonu 583 bin 4 ziyaretçiyle ikinci sırada yer alırken, İngiltere 182 bin 201 ziyaretçiyle üçüncü oldu. İngiltere’yi 140 bin 829 ziyaretçiyle Polonya, 65 bin 233 ziyaretçiyle Hollanda, 50 bin 920 ziyaretçiyle Litvanya, 48 bin 904 ziyaretçiyle Ukrayna, 39 bin 276 ziyaretçiyle İsviçre, 24 bin 729 ziyaretçiyle Belarus ve 24 bin 79 ziyaretçiyle Danimarka izledi. Geçen yılın aynı dönemine göre Almanya yüzde 8, Rusya Federasyonu yüzde 12, Polonya yüzde 6, Litvanya yüzde 14, Ukrayna yüzde 17 ve İsviçre yüzde 5 oranında artış gösterdi. Bu artışlar, Antalya’nın farklı pazarlardaki güçlü konumunu ve talep çeşitliliğini ortaya koydu. Antalya Havalimanı dış hatlar terminalinden 4 Ekim Cumartesi günü 93 bin 403 yabancı ziyaretçi giriş yaptı. Bu rakam ekim ayları içinde bugüne kadar en yüksek günlük ziyaretçi sayısı olarak kayıtlara geçti. Ocak-Ekim döneminde 16 milyon aşıldı 2025 yılının on aylık verilerine göre Antalya’ya gelen toplam yabancı ziyaretçi sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 176 bin 884 artarak 16 milyon 308 bin 937 oldu. Bu dönemde 3 milyon 889 bin 889 kişiyle Rusya Federasyonu en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında ilk sırada yer aldı. Almanya 3 milyon 342 bin 550 kişiyle ikinci, İngiltere ise 1 milyon 475 bin 24 kişiyle üçüncü oldu. İngiltere’yi 1 milyon 248 bin 756 ziyaretçiyle Polonya, 453 bin 867 ziyaretçiyle Hollanda, 413 bin 28 ziyaretçiyle Ukrayna, 410 bin 667 ziyaretçiyle Romanya, 368 bin 255 ziyaretçiyle Kazakistan, 287 bin 381 ziyaretçiyle Çek Cumhuriyeti ve 242 bin 399 ziyaretçiyle Litvanya takip etti.