Son Dakika
|
DÜNYA
Zuhal Böcek’in ifadeleri ortaya çıktı
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET’e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Başakşehir’de akaryakıt istasyonunda tekmeli yumruklu kavga
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez Ankara’dan ayrılıyor
İtalya’da şampiyon Inter
Uşak’ta 7 aracın karıştığı zincirleme kaza: 4 ölü, 34 yaralı
Gaziantep'te sağanak: Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi, araçlar suya gömüldü
Diyarbakır’da şampiyonluk kutlamalarında 11 yaralı, 10 gözaltı
Kırmızı ışık ihlali yapan otomobil ortalığı savaş alanına çevirdi: 1’i ağır 4 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Vershinin’den Anıtkabir’e ziyaret
Gaziantep’te eğitime fırtına engeli
CENTCOM Komutanı Cooper’dan İran’a ABD ordusundan uzak durması uyarısı
İnegöl’de sular altında kalan araziler havadan görüntülendi
Ankara İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek düzenlenen törenle görevine başladı
Pes dedirten görüntü: Otoyolda tırdan sarkan tavuklar kameraya yansıdı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuveyt Dışişleri Bakanı Sabah’ı kabul etti
EKONOMİ
Vezirköprü OSB’de yatırım süreci: Firmaların talepleri ve projeler değerlendirildi
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 21:15:38
Samsun’un Vezirköprü ilçesinde yapımı ve gelişim süreci devam eden Karma Organize Sanayi Bölgesi’nde(OSB) yürütülen çalışmalar, düzenlenen müteşebbis heyeti toplantısında ele alındı. Toplantıya başkanlık eden Samsun Valisi Orhan Tavlı, bölgenin yatırım ve istihdam açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. Vezirköprü Orman İşletme Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen toplantıda OSB’de gelinen son durum hakkında bilgilendirme yapıldı. Firmalardan gelen talepler değerlendirilirken, bölgenin karayolu bağlantı güzergahı ile yol genişletme çalışmalarına ilişkin süreç de masaya yatırıldı. Arsa satış ve tahsislerinde yatırımcıya kolaylık sağlanması amacıyla taksit süresinin 12 aydan 24 aya çıkarılması önerisi de görüşülen başlıklar arasında yer aldı. Toplantıda ayrıca OSB’nin içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanmasına yönelik Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen su isale hattı çalışmaları kapsamında planlanan depo projesi ele alındı. Küçük imalat ve tamirat alanlarının oluşturulmasına yönelik planlamalar da değerlendirildi. Toplantının ardından Vali Orhan Tavlı, beraberindeki heyetle birlikte Vezirköprü Karma Organize Sanayi Bölgesi sahasında incelemelerde bulundu. Heyet, ilçenin tarım ve hayvancılık potansiyelini geliştirmesi hedeflenen Tarıma Dayalı İhtisas Besi OSB öneri alanını da yerinde inceledi. Program kapsamında ayrıca yapımı devam eden İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün yeni hizmet binasında incelemelerde bulunularak çalışmalar hakkında bilgi alındı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:31
Emine Sabancı Kamışlı, EGİAD Dönüşüm Sahnesi’nde İzmir iş dünyasıyla buluştu
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının dönüşüm ajandasına yön veren liderleri üyeleriyle buluşturduğu "EGİAD Dönüşüm Sahnesi" etkinlik serisinin yeni buluşmasını İzQ İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirdi. İş dünyasında güçlü liderliği ve sosyal etki odaklı yaklaşımıyla öne çıkan ESAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı’nın konuk olduğu etkinlikte, toplumsal dönüşüm, fırsat eşitliği ve sürdürülebilir sosyal etki modelleri çok paydaşlı bir perspektifle ele alındı. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, günümüz iş dünyasında dönüşümün yalnızca teknolojik ya da ekonomik bir başlık olmadığını vurgulayarak, "İçinde bulunduğumuz dönem, sıradan bir değişim süreci değildir. Dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve toplumsal ihtiyaçların kesişiminde şekillenen çok katmanlı bir dönüşüm çağındayız. EGİAD olarak bu süreci ‘Üçüz Dönüşüm’ yaklaşımıyla ele alıyor; yalnızca izleyen değil, dönüşüme yön veren bir iş dünyası olmayı hedefliyoruz" dedi. Özhelvacı, gerçek dönüşümün insanı merkeze alan, fırsat eşitliğini güçlendiren ve toplumsal fayda oluşturan bir anlayışla mümkün olabileceğini ifade etti. EGİAD’ın kurumsal yapısına ve etkisine de değinen Özhelvacı, "EGİAD, 35 yılı aşan kurumsal hafızasıyla yalnızca bir iş dünyası örgütü değil; toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket eden, değer üreten ve dönüşüme liderlik eden bir yapıdır. Biz burayı aynı zamanda bir liderlik okulu olarak konumlandırıyoruz" diye konuştu. Dönüşüm Sahnesi: İlham veren liderlik platformu EGİAD Dönüşüm Sahnesi’nin vizyonuna da değinen Özhelvacı, bu platformun yalnızca deneyim aktarımı değil, aynı zamanda bir etkileşim ve ilham alanı olduğunu vurgulayarak, "Bu sahne, genç iş insanlarının yeni bakış açıları kazandığı, kendi kurumlarında ve toplumda dönüşüm yapma cesareti bulduğu bir platformdur. Amacımız, başarı hikâyelerinin ötesine geçerek gerçek dönüşüm hikâyelerini görünür kılmaktır" diye konuştu. Kaan Özhelvacı, Esas Sosyal’in iş dünyası için önemli bir referans modeli olduğuna da dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Gençlerin istihdama katılımı yalnızca bireysel bir başarı değil; aynı zamanda ekonomik kalkınmanın ve sosyal adaletin temelidir. Esas Sosyal’in ortaya koyduğu model, iş dünyasına güçlü bir sorumluluk çağrısıdır. Diliyoruz ki bu buluşma; yeni iş birliklerine, yeni gönüllülere ve daha fazla gencin hayatına dokunacak sürdürülebilir projelere zemin hazırlasın. Çünkü gerçek dönüşüm, birlikte hareket ettiğimizde mümkün." EGİAD bu etkinin bir parçası EGİAD’ın Esas Sosyal programıyla doğrudan temas halinde olduğuna dikkat çeken Özhelvacı, derneğin bu sosyal etki modelini yalnızca gözlemleyen değil, uygulayan bir paydaş olduğunu vurgulayarak, "EGİAD olarak Esas Sosyal’in oluşturduğu etkinin içindeyiz. Program kapsamında iki genç arkadaşımızı istihdam ederek bu dönüşümün somut çıktısına birebir tanıklık ediyoruz. Bu deneyim, sosyal etkinin gerçek gücünü bize doğrudan gösteriyor" dedi. Toplumsal dönüşümün güçlü modeli: Esas Sosyal Etkinliğin ana odağını oluşturan Esas Sosyal, gençlerin eğitimden istihdama geçiş süreçlerini destekleyen ve fırsat eşitliği temelinde şekillenen yapısıyla öne çıktı. Emine Sabancı Kamışlı, Esas Sosyal programlarının ortaya çıkış hikâyelerini, gelişim süreçlerini ve oluşturduğu etkileri katılımcılarla paylaştı. Emine Sabancı Kamışlı: "Her dört gencin biri işsiz" Emine Sabancı Kamışlı’nın İzmir’de katıldığı etkinlikte, iş dünyası sosyal etki odağında buluştu ve genç istihdamında fırsat eşitliği vurgulandı. Sabancı Kamışlı, "Bugün bir genç mezun olduktan sonra 15 ay işsiz kalıyor. Bu bir sosyal problemdir ve biz bu problem için çalışıyoruz" dedi. Etkinlikte ESAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı Esas Sosyal’i, "Bugün 5 kıtada bir sürü ortakla el ele yürütüyoruz. Esas Sosyal adına 2015 senesinde baktık ki yapmamız gereken en önemli şeyleri yapmışız. Hangi alana odaklanacağımıza ve kimlerle yapacağımıza o sene karar verdik. Takımımızı etkili ve yetkin kurduk. Yapacağımız şeyin bir heves değil, sürdürülebilir bir iş olması lazım dedik. Sosyal yatırım diğer yatırımlardan farklıdır. Sosyal yatırımda hata yaparsan umudu etkilersin. Biz Esas Sosyal’i diğer işlerimize olan bakış açımızla kurduk. Esas Sosyal vakıf veya dernek değil, bir sosyal yatırım birimi. Kıt kaynakları israf etmeye gerek yok. Biz halihazırda var olan vakıflarla, derneklerle ve özel sektör kurumlarıyla iş birliği içinde çalışıyor, el ele veriyoruz" diye konuştu. "Düşünce lideri olduk" Sabancı Kamışlı, "Biz yurt dışında ülkemizi tanıtırken ‘Türkiye’nin şahane gelişmiş genç nüfusu var’ diyoruz. Bu yüzden gençler için bir şey yapalım diyerek işe koyulduk. Üniversite eğitimini tamamlamış ancak fırsat eşitsizliğine maruz kalmış gençlere yönelik çalışmalar yapalım ki onlar hayal edebilsin dedik. Bu çalışmaların ardından hayata geçirdiğimiz Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat, Hayırlı Sabancı Desteğiyle İngilizce Fırsatım ve Mezun Programlarıyla biz bir düşünce lideri olduk. Önemli olan bağış yapmak değildir, bir araya getirebilmektir. Bu bir araya gelişlerin sonucunda programların etrafında aralarında sivil toplum ve özel sektör kurumlarının da olduğu güçlü bir ekosistem oluştu" dedi. "İstihdama geçişte fırsat eşitsizliğine maruz kalan üniversite mezunu gençlerimiz için işe geçişini kolaylaştırdık" diyen Sabancı Kamışlı, "Bugün bizim programımızda işsizlik oranı yüzde 1. Program dışındaki bir genç ise mezun olduktan sonra 15 ay işsiz kalıyor. Her dört gencin biri işsiz. Bu bir sosyal problemdir. Biz bu problem için çalışıyoruz. Sosyal yatırım anlayışıyla geri dönüşümün faydası paha biçilemez" ifadelerini kullandı. "Bugün sosyal yatırım modellerimizle ulusal ve uluslararası ödüller alıyoruz" diyen Sabancı Kamışlı, "Esas Sosyal ilk kurulduğunda 15 genç ile başlayan yolculuğumuzun bugün 5 bini aşkın kişi ve kurumdan oluşan geniş bir ekosisteme evrilmesi bizi mutlu ediyor. Paylaşımcı bakış açısıyla hayata geçirdiğimiz programların etrafında 55 STK ve 70 Kurumsal Destekçimiz var. Gelen her bir fikir, bir iyilik daha oluşturuyor. Hepimiz emanetçiyiz önemli olan senden sonra yıllar boyunca yaşaması" diyerek sözlerini tamamladı. Çok paydaşlı iş birliği ile sürdürülebilir etki Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panelde Esas Sosyal Direktörü Özlem Akgün Eşmeler moderatörlüğünde İnci Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ece Elbirlik Ürkmez, Sadık Ventures Kurucusu Canberk Mersin, Koruncuk Vakfı Kaynak Geliştirme Müdürü ve Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat 4. Dönem Mezunu Hacer Yıldırım Gündüz’ün katılımıyla sosyal etki ekosistemi çok yönlü olarak ele alındı. Panelde iş dünyası, sivil toplum ve girişimcilik ekosisteminin birlikte hareket etmesinin sürdürülebilir ve ölçülebilir toplumsal fayda oluşturmadaki kritik rolü vurgulandı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:49
UİB, Nisan ayında 4 milyar 18 milyon 719 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi
Uludağ İhracatçı Birlikleri’nin (UİB) 2026 yılı Nisan ayı ihracatı, 4 milyar 18 milyon 719 bin dolar olarak gerçekleşti. UİB’in2026 Nisan ayı ihracat rakamları açıklandı. Nisan ayındaki ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24 oranında artarak 4 milyar dolar olanUİB’in, yılın ilk dört ayındaki ihracat tutarı da yüzde 10’luk artışla 14 milyar 351 milyon 207 bin dolar olarak gerçekleşti. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) Nisan ayında ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25,2 oranında artarak 3 milyar 447 milyon 241 bin dolar olarak gerçekleşirken, bu yılın dört aylık dönemindeki ihracat toplamı da yüzde 10,7’lik artışla 12 milyar 301 milyon 424 bin dolara ulaştı. Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nin (UTİB), Nisan ayı ihracatı yüzde 19 oranında artarak 117 milyon 175 bin dolar olarak gerçekleşirken, 2026’nın ilk dört ayındaki ihracat toplamı ise 418 milyon 440 bin dolara ulaştı. Nisan ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15 oranında artarak 79 milyon 896 bin dolar olan Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (UHKİB), 4 aylık ihracatı toplamı ise 270 milyon 234 bin dolar seviyelerinde gerçekleşti. Nisan ayında 17 milyon 712 bin dolar ihracat yapan Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (UMSMİB), 2026 yılının ilk dört aylık ihracatı ise 69 milyon 968 bin dolar düzeyinde gerçekleşti. Nisan ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 33’lük artışla 10 milyon 622 bin dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB), 4 aylık dönemde toplam 48 milyon 176 bin dolarlık dış satışa imza attı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:38
Kırsalda süt üreticilerinin emeği kazanca dönüşüyor
Erzurum’un önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden biri olan İspir’de kırsal kalkınmayı güçlendirecek önemli bir proje hayata geçiriliyor. İspir Belediyesi tarafından hazırlanan ve Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından desteklenen "Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor" projesi, kırsal mahallelerde faaliyet gösteren süt üreticilerinin emeğini ekonomik değere dönüştürmeyi hedefliyor. Yaklaşık olarak 9 milyon 500 bin TL bütçeye sahip proje, ilçedeki süt üretim altyapısını güçlendirerek sütün hijyenik koşullarda toplanması, muhafaza edilmesi ve pazara ulaştırılmasını sağlayacak. Proje ile birlikte üreticilerin gelir seviyesinin artırılması, süt kalitesinin yükseltilmesi ve kırsal ekonominin sürdürülebilir şekilde büyümesi amaçlanıyor. Uzmanlar tarafından kırsal kalkınma açısından önemli bir model olarak değerlendirilen proje, aynı zamanda yerel yönetimlerin üretime dayalı kalkınma stratejilerinin sahadaki güçlü örneklerinden biri olarak gösteriliyor. İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, İspir’in kalkınma stratejisini turizm, tarım ve hayvancılık ekseninde şekillendirdiklerini belirterek üretime dayalı projelerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal dönüşümün de anahtarı olduğunu ifade etti. "Toprağımızı işleyen çiftçimiz, İspir’in gerçek hazinesidir. Üretime verilen her destek aslında geleceğe yapılan bir yatırımdır. İlçemizin ekonomik kalkınmasının tarım ve hayvancılıktan başka alternatifi olmadığını biliyoruz. Bu nedenle göreve geldiğimiz günden bu yana üretime dayalı projeleri öncelikli gündemimiz haline getirdik" diyen Coşkun, belediye yönetim anlayışlarını "Birlikte Yönetim - Bütüncül Yaklaşım" ilkesi üzerine kurduklarını belirterek kamu kurumları, üreticiler ve yerel paydaşlarla güçlü bir iş birliği içinde çalıştıklarını dile getirdi. Soğuk zincir süt projesiyle başlayan dönüşüm hikâyesi projenin başlatılması ve sürdürülmesi konusunda büyük emek veren Başkan Coşkun; projenin öncesi ve gelinen mevcut durumu hakkında bilgi vererek projenin bölge ve bölge halkı için önemini şu ifadeler ile anlattı; "Bizim önceliğiniz her zaman vatandaşımızın memnuniyetini ve yaşam kalitesinin artması üzerine olmuştur. Bunun içinde halkımızın istek ve taleplerini dinleyerek ilçemizin potansiyelini ortaya çıkaracak, geleceğe değer katacak projeleri hayata geçirmek olmuştur. İlçemizin en büyük potansiyeli de tarım ve hayvancılık üzerinedir. Bizlerde bu mevcut potansiyelini açığa çıkarmak ve katma değere dönüştürmek üzere çalışmalar başlatarak "Soğuk Süt Zincir Projesini" ilçemizde çiftçilerimiz ve halkımız ile buluşturduk. Projenin ilk aşamasında ilgili müdürlük ve personelimiz ile proje stratejimizi belirlemek üzere 101 mahallemizi ziyaret edip çiftçilerimizi, üreticilerimizi ve hayvan sayılarımızı belirledikten sonra onların istek, talep ve sorunları üzerine bir çalışma planı hazırladık. İlk aşama 1 süt aracı ile 5 mahalleden süt toplamaya başladık. Daha sonra Çörmeli bölgesi diye adlandırdığımız 26 mahallemize eşit uzaklıkta bir merkezde süt toplama merkezi kurarak burayı hem toplama alanı hem de makine ikmal alanı olarak belirledik. Daha sonra Erzurum Ticaret Borsası ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile mahallelerimize ve çiftçilerimize süt toplama tankı ve süt sağım makineleri dağıtımını sağladık. İlgili birim müdürlüklerimiz tarafından mahallelerde örgütleme ve bilinçlendirme çalışmaları yaparak projenin sürdürülmesini sağladık. Daha sonrası süt toplama aracını 5 e yükselterek toplamda süt topladığımız mahalleleri 35 e çıkarttık ve yaklaşık olarak 200 üreticimizden süt alım yaparak yaklaşık olarak her yıl ortalama 200 ton sütün üreticilerden alınarak mandıralara ulaşımını sağladık. Geldiğimiz nokta itibari ile Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı KUDAKA ya sunmuş olduğumuz proje kapsamında 10 farklı mahallemizde süt toplama alanı kurarak sütün daha hijyenik korunması ve muhafazasını sağlayarak üreticilerimize desteğimizi sürdürmekteyiz. Oluşturulan kelebek etkisi ve örgütlenme sayesinde projenin diğer projelere ön ayak oluşturulması ve diğer projelerinde alt yapısını oluşturması sayesinde 101 mahalleye yayılarak tarım ve hayvancılık konusunda ilçemiz marka olacaktır." Başkan Coşkun, belediyecilik hizmetlerinin yalnızca rutin çalışmalarla sınırlı olmadığını belirterek, "İspir Belediyesi olarak klasik belediyecilik anlayışının ötesine geçmeye çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın sorunlarını, istek ve taleplerini dinleyerek ilgili müdürlüklerimiz ve teknik personellimiz ile çalışmalar başlatarak bu sorunlar üzerine projeler üretiyoruz, geliştiriyoruz ve uyguluyoruz. Erzurum Valiliği ve Erzurum Ticaret Borsası tarafından tarım ve hayvancılıkta dönüşüm hikâyesi olarak adlandırdığımız "Soğuk Zincir Süt Projesi" de bunlardan bir tanesidir. Yine projenin gelişim sürecine ve sürdürülebilirliğine katkı sunmak amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza sunmuş olduğumuz "Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor" Projemiz onaylanmış olup bu yıl içerisinde hizmete başlayacağız" dedi. Soğuk zincir altyapısının kurulması ve üreticilerin örgütlenmesi sayesinde diğer projelerin de ön hazırlığının yapıldığını belirten İspir Belediyesi Proje Koordinatörü Hasan İşler, tarım ve hayvancılığın stratejik bir kalkınma aracı olarak ele alındığı bu çalışmaların, yerel yönetimlerin üretime dayalı ekonomik modeller geliştirmesine imkân sağladığını ifade ederek bölgede yürütülen yeni kalkınma projelerini değerlendirdi. Proje Koordinatörü Hasan İşler, bu tür projelerin hayata geçirilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için yerelde güçlü bir altyapı desteğinin zorunlu olduğuna dikkat çekti. İşler, İspir’in coğrafi olarak engebeli ve zor bir yapıya sahip olması, yaylacılık kültürünün güçlü şekilde sürdürülmesi, geleneksel ahır sistemlerinin yaygınlığı, tarım arazilerinin yeterince verimli kullanılamaması gibi faktörlerin, bütüncül bir kırsal kalkınma planını zorunlu kıldığını belirtti. İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun’un ifade ettiği gibi, İspir Belediyesi’nin proje üreten, geliştiren ve uygulayan bir belediye olduğunu vurgulayan İşler, başlatılan bu çalışmanın diğer projelerle entegre şekilde ilerleyebilmesi için kapsamlı bir yerel kalkınma stratejisinin hazırlanmasının kritik olduğunu söyledi. Hazırlanacak bu stratejinin merkezinde ise kırsal kalkınma odaklı bir dönüşüm modeli yer alacak. Bu kapsamda çiftçilere yönelik kooperatifleşme modelleri, üretim planlaması ve destek mekanizmaları oluşturulacak; yem maliyetlerini azaltmaya yönelik yerel üretim ve tedarik zinciri çözümleri geliştirilecek. Ayrıca modern ve verimli hayvancılık için yeni nesil ahır sistemlerinin kurulması, gübre yönetim probleminin çözülmesi ve hayvansal atıkların biyogaz ve organik gübre üretimine entegre edilmesi planlanıyor. Bu yaklaşımın yalnızca bir proje değil, aynı zamanda zincirleme bir kalkınma etkisi oluşturacağını belirten İşler, atılacak bu ilk adımın "kelebek etkisi" oluşturarak bölgedeki diğer tarım ve hayvancılık projelerine de zemin hazırlayacağını, uzun vadede ise Doğu Anadolu için örnek bir kırsal kalkınma modeline dönüşeceğini ifade etti. Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, şehir yaşamının ekonomik ve sosyal baskılarından uzaklaşmak isteyen çok sayıda girişimci ve gencin yeniden memleketlerine dönerek üretim odaklı faaliyetlere yöneldiğini belirtti. Başkan Coşkun, kırsalın yeniden bir cazibe merkezi haline geldiğini vurgulayarak, "Şehir yaşamı her birey için aynı ölçüde ekonomik fırsat üretmiyor. Buna karşılık kırsalda hayata geçirilen tarım ve hayvancılık projeleriyle birlikte İspir, üretim gücü yüksek, ekonomik potansiyeli artan ve kendi kendine yetebilen bir yapıya kavuşmuştur. Bugün geldiğimiz noktada kırsal alanlarımız adeta tarım ve hayvancılığın yeniden altın çağını yaşamaktadır" dedi. Coşkun, özellikle gençlerin ve yatırımcıların köylerine dönerek üretim süreçlerine dahil olmasının bölge ekonomisine doğrudan katkı sağladığını ifade ederek, "Tersine göç yalnızca nüfus hareketi değil, aynı zamanda ekonomik bir dönüşümdür. Üretim artmış, gelir düzeyi yükselmiş ve kırsal ekonomi şehirle rekabet edebilir bir seviyeye ulaşmıştır. Bu bizim için en büyük kazanımlardan biridir" ifadelerini kullandı. Başkan Coşkun, bu sürecin sürdürülebilir hale gelmesiyle birlikte İspir’in yalnızca göç veren değil, aynı zamanda göç alan bir ekonomik merkez haline geleceğini de sözlerine ekledi. İspir Belediye bünyesinde Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün kurulmasının, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin daha profesyonel, kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması açısından kritik bir adım olduğunu ifade eden İspir Belediyesi Veteriner Hekimi Arif Özden, yürütülen çalışmaların sahadaki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özden, özellikle süt üretimine dayalı projenin başlangıç aşamasında Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün aktif bir rol üstlendiğini belirterek, "Sahada gerçekleştirdiğimiz en önemli müdahalelerden biri hayvan sağlığı ve hastalık yönetimi oldu. Bu süreçte zamanında yapılan teşhis ve müdahalelerle üretim kayıplarının önüne geçtik, aynı zamanda üreticinin sisteme olan güvenini yeniden tesis ettik. Bu da süt verimliliğine dayalı projenin temelini oluşturdu" dedi. Yürütülen çalışmalar kapsamında üreticilere düzenli olarak hayvan sağlığı, besleme teknikleri, süt kalitesinin artırılması ve modern hayvancılık yöntemleri konusunda eğitimler verildiğini belirten Özden, bu sürecin yalnızca teknik bir destek değil aynı zamanda kırsal örgütlenmeyi güçlendiren bir yapı oluşturduğunu vurguladı. Özden, "Kırsal mahallelerde üreticilerin bir araya gelmesini, birlikte hareket etmesini ve daha planlı üretim modellerine geçmesini sağladık. Bu, sahada sürdürülebilirliğin en önemli ayağıdır" ifadelerini kullandı. Saha çalışmalarının merkezinde aktif rol aldığını belirten Arif Özden, düzenli bilgilendirme ve yönlendirme mekanizmaları sayesinde üreticilerin artık daha bilinçli kararlar aldığını, Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün ise bu sürecin kurumsal omurgasını oluşturduğunu ifade etti. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda bölgede verimli hayvan ırklarına yönelimin arttığını, süt üretiminde hem kalite hem de verimlilik açısından önemli iyileşmeler sağlandığını belirten Özden, modern hayvancılık uygulamalarının sahaya entegre edilmesiyle birlikte üreticilerin sektöre daha profesyonel katılım gösterdiğini ve özellikle genç üreticilerin bu alana ilgisinin belirgin şekilde arttığını sözlerine ekledi. Bölgesel Güçlenmeden KUDAKA’nın Kurumsal ve Kırsal Kalkınma Hamlesi İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, hayata geçirilen kırsal kalkınma projesinin onaylanması ve uygulama sürecine geçilmesinde kurumsal iş birliklerinin belirleyici rol oynadığını vurguladı. Coşkun, başta Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır olmak üzere, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Genel Sekreteri Oktay Güven’e ve tüm kalkınma ajansı ekibine katkılarından dolayı teşekkür etti. Başkan Coşkun, "Böylesine kapsamlı projelerin hayata geçmesinde merkezi idare ile yerel yönetimlerin uyumu son derece kritiktir. Sayın Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’ın vizyoner yaklaşımı ve KUDAKA’nın bölgeye sağladığı güçlü destek sayesinde yerel kalkınma projeleri daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmaktadır. ‘Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor’ projemizin desteklenmesi de bunun en somut göstergesidir" dedi. Coşkun, sağlanan desteklerle birlikte üreticilerin emeğini daha güçlü bir ekonomik değere dönüştürme imkânı bulacağını belirterek, kırsal kalkınma modelinin bölge için stratejik bir dönüşüm niteliği taşıdığını ifade etti. İspir’de üretime dayalı kalkınma modelini kararlılıkla sürdürdüklerini dile getiren Coşkun, "Hedefimiz sadece bugünü değil, yarının İspir’ini inşa etmektir. Tarım ve hayvancılığı güçlendiren, gençlerin üretime katıldığı, kadınların ekonomide daha aktif rol aldığı sürdürülebilir bir kırsal yapı oluşturmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz" sözleriyle açıklamasını tamamladı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:20
Kahramanmaraş’ta kurbanlık fiyatlarında esnaftan indirim kararı
2
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 14:16
Tekirdağ’da ayçiçeği ekimi
3
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:45
Bosch’un ‘köpek annesi’ reklamı, tepkiler üzerine yayından kaldırıldı
4
28 Nisan 2026 Salı- 09:55
Turfanda patateste hasat başladı
5
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:00
Kurbanlıklar satışa çıktı, pazarlıklar kızıştı
07 Kasım 2025 Cuma - 11:07
Antalya’ya Ekim ayında en çok turist Almanya’dan geldi
Akdeniz’in turizm başkenti Antalya, 2025 yılı Ekim ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artışla 2 milyon 216 bin 554 yabancı ziyaretçi ağırlayarak ekim ayları içinde tüm zamanların en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştı. Bir aylık dönemde Antalya’ya en çok turist gönderen ülke, 639 bin 445 ziyaretçiyle Almanya oldu. Rusya Federasyonu 583 bin 4 ziyaretçiyle ikinci sırada yer alırken, İngiltere 182 bin 201 ziyaretçiyle üçüncü oldu. İngiltere’yi 140 bin 829 ziyaretçiyle Polonya, 65 bin 233 ziyaretçiyle Hollanda, 50 bin 920 ziyaretçiyle Litvanya, 48 bin 904 ziyaretçiyle Ukrayna, 39 bin 276 ziyaretçiyle İsviçre, 24 bin 729 ziyaretçiyle Belarus ve 24 bin 79 ziyaretçiyle Danimarka izledi. Geçen yılın aynı dönemine göre Almanya yüzde 8, Rusya Federasyonu yüzde 12, Polonya yüzde 6, Litvanya yüzde 14, Ukrayna yüzde 17 ve İsviçre yüzde 5 oranında artış gösterdi. Bu artışlar, Antalya’nın farklı pazarlardaki güçlü konumunu ve talep çeşitliliğini ortaya koydu. Antalya Havalimanı dış hatlar terminalinden 4 Ekim Cumartesi günü 93 bin 403 yabancı ziyaretçi giriş yaptı. Bu rakam ekim ayları içinde bugüne kadar en yüksek günlük ziyaretçi sayısı olarak kayıtlara geçti. Ocak-Ekim döneminde 16 milyon aşıldı 2025 yılının on aylık verilerine göre Antalya’ya gelen toplam yabancı ziyaretçi sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 176 bin 884 artarak 16 milyon 308 bin 937 oldu. Bu dönemde 3 milyon 889 bin 889 kişiyle Rusya Federasyonu en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında ilk sırada yer aldı. Almanya 3 milyon 342 bin 550 kişiyle ikinci, İngiltere ise 1 milyon 475 bin 24 kişiyle üçüncü oldu. İngiltere’yi 1 milyon 248 bin 756 ziyaretçiyle Polonya, 453 bin 867 ziyaretçiyle Hollanda, 413 bin 28 ziyaretçiyle Ukrayna, 410 bin 667 ziyaretçiyle Romanya, 368 bin 255 ziyaretçiyle Kazakistan, 287 bin 381 ziyaretçiyle Çek Cumhuriyeti ve 242 bin 399 ziyaretçiyle Litvanya takip etti.
07 Kasım 2025 Cuma - 11:07
Türkiye’de sezonun son patatesleri Sivas’ta sökülüyor
Türkiye’nin patates ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılayan ve mevsimsel şartlar gereği en geç sökümün yapıldığı iller arasında yer alan Sivas’ta işçilerin patates sökme mesaisi sürüyor. Türkiye’nin tohumluk patates üretiminde ilk, toplam üretimde ise 6’ncı sırada yer alan Sivas’ta patates sökümü sürüyor. Her yıl mayıs ayında toprakla buluşturulan ve çiftçiler tarafından özenle yetiştirilen patateslerin sökümü eylül ayı sonu itibarıyla başladı. Kent genelinde 110 bin dekar alanda ekilen patateslerin sökümü, yağışlar nedeniyle kasım ayı ortalarına kadar sürecek. 87 bin dekar yemeklik, 23 bin dekarlık alanda ise tohumluk patates üretilen Sivas’ın ilk 5 içerisinde yer alması bekleniyor. "Bu sene yağışlardan dolayı biraz daha uzun sürebilir" Sivas’ta yaşayan ve 30 yıldır çiftçilik yapan Mustafa Koç, "Bu yılki verim, 2024’e nazaran biraz düşüş var. Tüm çiftçi arkadaşlarımız bundan etkilendi. Rekolte düşüklüğü yazın gündüz ve gece ısı değişikliğine bağlıyoruz. Sivas’ta patates hasadı 9’uncu ayın 20’si gibi başlıyor, 11’inci ayın 20’sine kadar sürüyor. Bu sene yağışlardan dolayı biraz daha uzun sürebilir. Yağmur yağdığında söküm olmuyor, haliyle geciktiriyor. Ben yaklaşık 60 dönüm yer ekiyorum. 100 ila 110 ton ürün çıkacak gibi görünüyor" dedi. Çiftçilerin ve işçilerin patates söküm mesaisi, dron ile havadan görüntülendi.
07 Kasım 2025 Cuma - 11:05
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Dr. Fatih Karahan, "2025 yıl sonunda enflasyonun yüzde 31 ile yüzde 33 aralığında olacağını tahmin ediyoruz. 2026 sonu için ise tahminlerimiz, enflasyonun yüzde 13 ile yüzde 19 aralığına gerileyeceğine işaret ediy
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Dr. Fatih Karahan, "2025 yıl sonunda enflasyonun yüzde 31 ile yüzde 33 aralığında olacağını tahmin ediyoruz. 2026 sonu için ise tahminlerimiz, enflasyonun yüzde 13 ile yüzde 19 aralığına gerileyeceğine işaret ediyor. 2025, 2026 ve 2027 yılları için enflasyon ara hedeflerimizi, sırasıyla yüzde 24, yüzde 16 ve yüzde 9 olarak koruyoruz" dedi.
07 Kasım 2025 Cuma - 10:27
Mandalinanın fiyatı geçen seneye göre yüzde 30 düştü
Eskişehir’de kış aylarında vatandaşların çokça tercih ettiği mandalina, geçen seneye göre fiyatının yüzde 30 düşmesiyle tezgahlarda daha çok ilgi görüyor. Geçen seneye göre fiyatının yüzde 30 düşmesiyle daha erişilebilir hale gelen mandalina, vatandaşların çokça tercih ettiği bir meyve oldu. Yaklaşık 30 yıldır pazarda esnaflık yapan Adem Albayrak, bu seneki ürünlerin çok lezzetli olduğunu belirtti. Albayrak, "Mandalina bu yıl ucuz ve bol. Geçen yıl bu mandalinayı 50 liraya satıyordum, bu yıl ise 30-35 liraya satıyoruz. Vatandaşın ilgisi gayet iyi. Bu sene lezzetleri çok güzel, çok kaliteli, 10 numara mallar geldi. Kilosunu 35 liradan satıyoruz, ayrıca 3 kilo 100 lira kampanyamız var" dedi.
07 Kasım 2025 Cuma - 10:21
‘Tüketici Gözünden İndirim Dönemleri ve Beklentileri Araştırması’ sonuçları açıklandı
Bağımsız araştırma şirketi Veri Enstitüsü’nün Amazon Türkiye için gerçekleştirdiği ‘Tüketici Gözünden İndirim Dönemleri ve Beklentileri Araştırması’ sonuçları açıklandı. Araştırma fiyat karşılaştırmasının ve güvenin online alışverişte belirleyici olduğunu ortaya koydu.
07 Kasım 2025 Cuma - 10:16
Hizmet - Ticaret sektörü nihai enerji tüketimi toplam 501 bin 104 terajul oldu
Hizmet-Ticaret Sektörü Nihai Enerji Tüketim Araştırması sonuçlarına göre; hizmet-ticaret sektöründe 2024 yılında toplam nihai enerji tüketimi 501 bin 104 terajul oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı Hizmet-Ticaret Sektörü Nihai Enerji Tüketim İstatistikleri’ni açıkladı. Hizmet - Ticaret Sektörü Nihai Enerji Tüketim Araştırması sonuçlarına göre; hizmet - ticaret sektöründe 2024 yılında toplam nihai enerji tüketimi 501 bin 104 terajul oldu. Alt sektörler itibarıyla nihai enerji tüketiminde en büyük payı, yüzde 28,9 ile "toptan ve perakende ticaret; motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarımı" sektörü aldı. Bu sektörü sırasıyla, yüzde 22,0 ile "kamu yönetimi ve savunma; zorunlu sosyal güvenlik" ve yüzde 15,0 ile "konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri" sektörleri takip etti. Elektrik 286 bin 867 terajul ile en çok tüketilen enerji kaynağı oldu Hizmet - Ticaret sektöründe enerji kaynaklarının paylarına göre; yüzde 57,2 ile elektrik, yüzde 33,8 ile doğal gaz ve yüzde 4,7 ile petrol ürünleri nihai enerji tüketiminde en çok tüketilen enerji kaynakları oldu. Alt sektörler itibarıyla enerji tüketiminin en yoğun olduğu "toptan ve perakende ticaret; motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarımı" sektöründe ise en çok tüketilen enerji kaynağı yüzde 75,7 ile yine elektrik oldu. Bu sektörde, elektrikten sonra yüzde 14,8 ile doğal gaz ve yüzde 4,8 ile petrol ürünleri en çok tüketilen enerji kaynakları oldu. Veri merkezlerinde elektrik tüketimi 645 GWh olarak gerçekleşti Hizmet - Ticaret Sektörü Nihai Enerji Tüketim Araştırması sonuçlarına göre; veri merkezlerinde 2024 yılında tüketilen elektrik miktarı 645 GWh oldu.
07 Kasım 2025 Cuma - 10:12
Ekim ayında en çok altın kazandırdı
Aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 13,63, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 12,61 oranlarıyla külçe altında gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim ayı Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları’nı açıkladı. Buna göre, aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 13,63, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 12,61 oranlarıyla külçe altında gerçekleşti. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından, mevduat faizi (brüt) yüzde 1,50 ve Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 0,79 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Amerikan Doları yüzde 0,41, Euro yüzde 1,23 ve BİST 100 endeksi yüzde 3,96 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise mevduat faizi (brüt) yüzde 0,59 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; DİBS yüzde 0,12, Amerikan Doları yüzde 1,31, Euro yüzde 2,12 ve BİST 100 endeksi yüzde 4,82 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. Külçe altın, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 23,62, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 22,19 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde BİST 100 endeksi; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 3,45, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 4,56 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Altı aylık değerlendirmeye göre külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 24,80, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 25,44 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; aynı dönemde Amerikan Doları endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 3,81, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 3,32 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede en yüksek reel getiri külçe altında gerçekleşti Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 47,46, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 40,94 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından mevduat faizi (brüt) yüzde 11,60, DİBS yüzde 4,63, Euro yüzde 2,56 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Amerikan Doları yüzde 3,82 ve BIST 100 endeksi yüzde 5,69 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise mevduat faizi (brüt) yüzde 6,67 ve DİBS yüzde 0,01 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Euro yüzde 1,97, Amerikan Doları yüzde 8,07 ve BIST 100 endeksi yüzde 9,85 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.
07 Kasım 2025 Cuma - 10:10
Tercan Ovası’nda kışlık patates bereketi
Erzincan’ın Tercan ilçesinde kışlık patates hasadı sürerken, kaliteli ve lezzetli ürünler Türkiye genelinde ilgi görüyor. Erzincan’ın Tercan ilçesinde kışlık patates hasadı heyecanı yaşanıyor. Hasat sezonunun başlamasıyla birlikte çiftçiler tarlalarda hummalı bir çalışma içine girdi. Verimli topraklarıyla bilinen Tercan’da yetiştirilen kışlık patatesler, hem lezzeti hem de kalitesiyle Türkiye’nin farklı bölgelerinden talep görüyor. Çiftçiler, bu yılki verimden memnun olduklarını belirtirken, patateslerin büyük kısmının iç pazarda değerlendirileceği ifade edildi. Hasat çalışmalarının önümüzdeki günlerde de yoğun bir şekilde devam etmesi bekleniyor. Çiftçiler, hem bereketli bir sezon geçirmenin hem de emeğinin karşılığını almanın mutluluğunu yaşıyor.
07 Kasım 2025 Cuma - 09:56
Kahramanmaraş’ta KASİAD’tan ’Ekonomi Zirvesi’
KASİAD Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Dinçer, "İhracatımız 2022 yılında 1 milyar 400 milyon dolar civarındayken, 2023 yılında deprem etkisiyle 790 milyon dolar seviyesine gerilemişti. Bugün 1 milyar 250 milyon dolar seviyesine ulaşmış bulunuyoruz. Yıl sonunda 2022 rakamlarını yakalayabilecek gibi görünüyoruz." dedi.
07 Kasım 2025 Cuma - 09:50
ÖTV muafiyetine uygun araçlar
Özel Tüketim Vergisi’den muaf olarak alınan araçların, 10 yıl boyunca satılamayacağını belirten Koçaslanlar Motorlu Araçlar Genel Müdürü Didem Aras, tüketicilerin en çok merak ettiği diğer konular hakkında da bilgi verdi. Özel ihtiyaç sahibi bireyler için sunulan ÖTV’siz araç sahibi olma fırsatına ilişkin merak edilenleri açıklayan Koçaslanlar Motorlu Araçlar Genel Müdürü Didem Aras, "ÖTV’siz araç alımlarında en az yüzde 40 yerlilik oranı aranmaktadır. Renault grubundan Clio, Megane ve Duster modelleri bu kapsamda satın alınabilir. ÖTV muafiyeti kapsamında alınan, yüzde 90 ve üzeri engellilerde bu araçları, aracı alan kişinin eşi, kanuni mümessili veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılabilir. Yüzde 90’ın altında engellilik oranına sahip şahısların satın alınan aracı sadece kendilerinin kullanabilir. Söz konusu kanun kapsamında alınan araçların satış ve devri konusu, ÖTV’den muaf olarak alınan araçların, 10 yıl boyunca satılamayacağını, satılmak istenmesi halinde muaf olunan ÖTV tutarının ödenmesi gerektiği unutulmamalıdır" dedi. Türkiye otomotiv pazarında Renault’nun gerek sıfır araç, gerekse 2. el araçta güçlü konumuna değinen Aras, markanın 2025’in ilk 9 ayında binek otomobil satışlarında liderliğini sürdürdüğünü söyledi. Yaklaşık 2 bin kişinin, e-itibarını, 5 üzerinden ortalama 4,8 puanla değerlendirdiği Renault Koçaslanlar İnegöl Bayii, yüksek müşteri memnuniyetiyle dikkat çektiğini ifade eden Aras, "2026 yılında 20. yaşını kutlamaya hazırlanan bayi, Renault’nun yenilikçi teknolojileri, konfor ve performans odaklı araçları ve kusursuz satış sonrası hizmetleri ile tüketicilere eşsiz bir deneyim sunuyor. Koçaslanlar Motorlu Araçlar olarak satıştan servise tüm süreçlerde müşteri memnuniyetini önceliklendirmekteyiz. İnegöl’deki plazamızda sadece sıfır ve ikinci el araç satışı değil, yetkili servis, sigorta ve uzun dönem kiralama hizmetlerini de sunuyoruz" diye konuştu.
07 Kasım 2025 Cuma - 09:38
Dicle Elektrik’ten Mardin’in enerji altyapısına stratejik dokunuş
Dicle Elektrik, Mardin’in Nusaybin ilçesindeki enerji altyapısını 238 milyon liralık yatırımla yeniliyor. Çatalözü, Gırnavas ve İpekyolu mahallelerini kapsayan proje ile elektrik şebekesi yer altına alınırken, 24 yeni trafo tesisinin kurulumu da devam ediyor. Dicle Elektrik yetkilileri, "Bu proje, yalnızca bir altyapı çalışması değil; bölgeye uzun vadeli değer kazandırma hamlesidir" açıklamasında bulundu. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, hizmet verdiği Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda son olarak Mardin’in Nusaybin ilçesinde kapsamlı bir şebeke yenileme projesi başlatıldı. Toplam 238 milyon lira bütçeyle hayata geçirilen proje ile ilçenin Çatalözü, Gırnavas ve İpekyolu mahallelerindeki enerji altyapısı tamamen yenileniyor. 2025 yılı yatırım programı kapsamında yürütülen çalışmaların yılsonuna kadar tamamlanması planlanıyor. Modern, güçlü ve sürdürülebilir enerji altyapısı Dicle Elektrik, Mardin genelinde yürüttüğü yatırımlarla enerji arz güvenliğini artırmayı ve sürekliliği sağlayarak hizmet kalitesini yükseltmeyi amaçlıyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla enerji kalitesinin yanı sıra şebeke dayanıklılığı ve sürekliliği üst seviyeye çıkarılmış olacak. Ayrıca yer altına alınan şebeke sayesinde hava şartlarından kaynaklanan arızaların önüne geçilirken, enerji sürekliliği sağlanacak. Yatırım çalışmaları kapsamında üç mahallede farklı kapasitelere sahip toplam 24 yeni trafo tesisinin de kurulumu gerçekleştiriliyor. Böylece enerji verimliliği artırılırken, bölgenin şebeke yükü dengeleniyor. Bu altyapı sayesinde ilerleyen yıllarda artması beklenen enerji tüketim talebi de rahatlıkla karşılanabilecek. "Bu yatırım bölgeye kalıcı değer katıyor" Dicle Elektrik yetkilileri, yılsonunda tamamlanması planlanan 238 milyon liralık yatırımın yalnızca teknik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda bölgeye uzun vadeli değer kazandıran stratejik bir hamle olduğunu vurguladı. Yetkililer, "Güvenli, sürdürülebilir ve kesintisiz enerji temini önceliğimizdir. Bu yatırımlar ile bölgeye kalıcı değer katıyoruz" diyerek projenin önemine dikkat çekti.
07 Kasım 2025 Cuma - 09:37
Yüzlerce yıldır İspanya ve İtalya’dan sonra sadece Gökçeada’da yetişiyor
İspanya, İtalya ve Kanada’dan sonra Türkiye’de sadece Gökçeada’da yetişen ve tamamen doğal olan ladolia cinsi zeytinler genellikle yağlık olarak değerlendiriliyor. Gökçeada Belediye Başkanı Bülent Ecevit Atalay, Çanakkale’ye bağlı Gökçeada’nın genellikle geçim kaynağının tarım, hayvancılık ve turizm olduğunu söyledi. Adada halen Rumların yoğun yaşadığını dile getiren Atalay, kendi ailesi gibi birçok ailenin yıllar önce Trabzon’dan adaya gelip yerleştiğini anlattı. Adada tarımsal üretimde zeytinyağının öne çıktığını dile getiren Atalay, şöyle konuştu: "Ladolia cinsi zeytin, Gökçeada zeytini olarak da biliniyor. Dünyada çok fazla yerde bulunmuyor. İspanya ve İtalya’da biraz da Kanada’da bulunuyor. Türkiye’de de sadece Gökçeada’da yetişiyor. Buraya nasıl gelmiş, kim getirmiş bilen yok. Çünkü bin yıllık ağaçlarımız var." İlaç ve kimyasal gübre bulunmuyor Ada genelinde 255 bin zeytin ağacı bulunduğunu ve hasat edilen ürünlerin tamamının yağlık olarak değerlendirildiğini aktaran Atalay, ladolia cinsinin sofralık tüketilmediğini söyledi. Adanın bazı noktalarında bin yıllık ağaçlardan bile zeytin toplandığını belirten Atalay, "Hazina’ye ait özel bir alan var. 500 ila bin yıllık zeytin ağaçları bulunuyor bu alanda. Yüzlerce yıl zeytin yetişiyor burada. Tamamen doğal. Biz de hayvancılık kapalı değil serbest yapılır. Bu hayvanların gübreleriyle doğal yetişiyor. İlaç yok, kimyasal gübre yok" dedi. Jeopark yapılacak Hazineye ait yüzlerce yıllık ağaçların bulunduğu alanın jeopark yapmak için çalıştıklarını vurgulayan Atalay, bu alanı belediye olarak özellikle koruduklarını ve çok özen gösterdiklerini anlattı. Adada Rumların ve Türklerin kendi arazilerinde zeytin yetiştirerek geçimini sağladığını belirten Atalay, "Bizim büyüklerimiz ilk geldiklerinde zeytin toplayı bilmiyorlar hatta ağacını tanımıyorlar. Odun ihtiyacı için zamanında çok kesilmiş. Rumlar 3 kişi 6 çucal toplarken bizimkiler 5 kişi bir çuval ancak toplamışlar. Çünkü bizim büyükler elma toplar gibi zeytin hasat etmişler. Zamanla öğrenmişler ağacı, zeytin toplamayı ve ürünün kıymetini" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder