Son Dakika
|
Fatma Nur öğretmen son yolculuğuna uğurlandı
İsrail, İran'da füze ve savunma sistemlerinin bulunduğu tesisleri vurdu
Artvin-Şavşat karayolunda heyelan
İsrail Savunma Bakanı Katz: "Hamaney'in halefi de kesin bir hedef olacak"
İran: "Avrupa Birliği, uluslararası hukuka bağlılığını sürdürmeli"
Pezeşkiyan: "Ülke durma noktasına gelmedi"
Gri kategoride aranan FETÖ firarisi Şadan Sakınan yakalandı
ABD, Kuveyt Büyükelçiliği'ni kapattı
Beşiktaş’ta metruk bina park halindeki aracın üzerine çöktü
İsrail-ABD ordusunun vurduğu Gandi Hastanesi’ndeki hasar görüntülendi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Kar yolları kapattı, öğretmenler yolda kaldı
Artvin-Şavşat karayolunda heyelan
İran'daki okul saldırısında ölenler için cenaze töreni
Hamaney saldırısının istihbaratını Trump’a Netanyahu’nun verdiği iddia edildi
Kuveyt ordusunun engellediği füzenin enkazı evin üzerine düştü: 1 ölü, 4 yaralı
Suudi Arabistan 2 seyir füzesi ve 9 İHA’nın engellendiğini açıkladı
ABD’nin Dubai Konsolosluğu’na İHA saldırısı
EKONOMİ
Aydın’da bir ayda 77 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi
04 Mart 2026 Çarşamba - 14:18:29
Aydın, Şubat ayında 77 milyon dolarlık ihracatla dikkat çekerken, 17 milyon dolar zeytin ve zeytinyağı, 83 milyon dolar ile kuru incir ihracatı yapıldı. Aydın ekonomisi, Şubat ayında kaydedilen 77 milyon dolarlık ihracat geliriyle dış ticaretteki performansını sürdürdü. Kentin ihracat rakamları, bölge genelindeki güçlü sektör katkılarıyla desteklendi. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Şubat ayında 17 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Zeytin ve zeytinyağı sektöründeki ihracat performansı, bölge ekonomisine önemli katkı sağladı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ise 83 milyon dolarlık ihracatı kayda alarak Ege Bölgesi’nin dış ticaret hacminde belirleyici rol oynadı. Kuru meyve ve mamulleri sektörü, geleneksel pazarların yanı sıra yeni pazarlarda da etkinliğini artırmaya devam etti. Şubat ayı verileri, Aydın ve Ege Bölgesi’nin tarımsal sanayiye dayalı ihracat gücünü koruduğunu ortaya koyarken, üretim ve dış ticaret odaklı büyüme eğiliminin sürdüğüne işaret etti.
04 Mart 2026 Çarşamba - 14:15
Kırşehir’de yorgancılara kış bereketi
KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’de yorgancılar, yaz ve sonbahar döneminin dışında ilk kez kış mevsiminde yün yorgan satışlarında artış yaşadı. Şehirde 30 yılı aşkın süredir yorgancılık yapan Cengiz Gök, sert ve soğuk havaların satışları doğrudan etkilediğini söyledi. Kırşehir’de el işi yün yorganlara talebin arttığını belirten Gök, "Bizim işlerimiz daha çok yaz aylarında artış gösterir. Kış mevsiminde bu yıl iş artışı oldu. Bunu da havaların sert ve soğuk olmasına bağlıyoruz. Açıkçası bizler de beklemiyorduk" dedi. Soğuk hava dalgasının etkisini artırmasıyla birlikte vatandaşların doğal ve sıcak tutan ürünlere yöneldiğini ifade eden Gök, özellikle el emeğiyle hazırlanan yün yorganların tercih edildiğini belirtti. Vatandaş Nazilli Bozkurt ise yün yorganların kış mevsiminde önemli bir ihtiyaç olduğunu aktararak, "Yün yorganlar kışın sıcak tutuyor. Şehrimizde de yün yorgan geleneği var. Bu nedenle tercih ediyoruz" diye konuştu. Kentte hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin altına düşmesiyle birlikte yorgancılarda yaşanan hareketliliğin önümüzdeki günlerde de sürmesi bekleniyor.
04 Mart 2026 Çarşamba - 14:07
Ticaret Bakanı Bolat: "Hizmet ve mal ihracatında 2026 yılı hedefimiz 410 milyar dolar"
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Türkiye’nin 273,4 milyar doları mal, 122,6 milyar doları hizmet olmak üzere toplamda 400 milyar dolara yaklaşan ihracata ulaştı. 2026 hedefimiz ise 410 milyar dolar" dedi. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) tarafından İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen Texhibition İplik, Kumaş ve Tekstil Aksesuarları Fuarı (Texhibition İstanbul) kapılarını ziyaretçilere açtı. Fuarda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, bölgedeki savaş ve çatışmaların gölgesinde Ramazan ayının buruk geçtiğini belirterek, "Özellikle İran’a yönelik saldırılar ve artan gerilim endişe verici" dedi. Türkiye’nin barıştan yana net bir tutum sergilediğini vurgulayan Bolat, bir yandan diplomatik girişimlerle ateşkes çağrısını yinelediklerini, diğer yandan ekonomide üretim, ihracat ve istihdamı desteklemeye devam ettiklerini ifade etti. "Biz hiçbir komşumuzun ve dünya ülkelerinin ateş içinde olmasını asla istemiyoruz" Bölgede yaşanan savaştan kaynaklı buruk bir Ramazan geçirdiklerini ifade eden Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Bölgemiz büyük bir ateş çemberinin tam ortasında. Son birkaç yıla baktığımızda kuzeyimizde, güneyimizde, doğumuzda ve batımızda maalesef çatışmaların, bölgesel savaşların, krizlerin yoğun bir şekilde olduğunu görüyoruz. Biz hiçbir komşumuzun ve dünya ülkelerinin ateş içinde olmasını asla istemiyoruz. Komşumuz İran’a yönelik olarak İsrail üzerinden yoğun bir saldırı oldu ve burada İran tarafının da Körfez ülkelerine, bölge ülkelerine yönelik ateş açması söz konusu oldu. Bu anlamda biz bu saldırıların bir an önce sona erdirilmesini, ateşkesin sağlanmasını gerçekten güçlü bir şekilde istiyoruz. Mübarek Ramazan ayında bu saldırılar gerçekten büyük bir infiale sebebiyet verdi. Ama buna rağmen ekonomide ve toplumsal hayatta her şey devam etmek zorunda. Bu nedenle Texhibition Fuarı da İstanbul’umuzun, Türkiye’nin en büyük fuar merkezi İFM’de gerçekleştiriliyor" şeklinde konuştu. "Geçen yıl bütçemizin yüzde 60’ını Ticaret Bakanlığı olarak ihracatçılarımıza desteklerde kullandık" Türkiye’nin batıdan Fas’a, doğudan Çin’e kadar olan coğrafyada en gelişmiş sanayi ülkesi olduğunu vurgulayan Bolat, "Biz bu sanayimizle 273,4 milyar dolar geçen yıl ihracat yaptık ve bu ihracatın yüzde 93’ü sanayi ürünleriydi. Yine hizmetler sektöründe 122,6 milyar dolar ihracat yaptık. Toplamda 400 milyar dolara yaklaşmıştık. Bu yıl için de 410 milyar dolar mal ve hizmet ihracatı hedefimizi gerçekleştirmek için sizlerle birlikte çok büyük gayret ve çalışmanın içindeyiz. Geçen yıl bütçemizin yüzde 60’ını Ticaret Bakanlığı olarak ihracatçılarımıza desteklerde kullandık. Bu çok önemli bir oran ve hükümet olarak KOBİ’ler için, başta tekstil, giyim, deri, ayakkabı, mobilya sektörlerinde istihdamı korumak kaydıyla kişi başına 2 bin 500 lira destek verdik. Geçen hafta hükümetimiz 100 milyar liralık KGF kredi paketini hazırladı. Piyasa şartlarından çok çok iyi oranlarda firma başına 50 milyon lira üst limitli olarak bu destek de 36 ay vadeli olarak sizlerin istifadesine sunuldu. Eximbank ve Türkbank, Ziraat Bankası, diğer özel bankalar, Vakıfbank; Merkez Bankası’ndan aldığımız ihracat reeskont kredilerini sizlere aktarıyorlar. Bu kredilerin toplamı da 1 trilyona ulaştı. Bunun finansman sübvansiyon açısından ihracatçılarımıza getirdiği yarar 250 milyar Türk lirası" dedi. "Ocak ayından bu yana bütün fuarlarda çok yoğun ilgi var" Eximbank’ın geçen yıl 54 milyar dolarla desteklerini kapattıklarını belirten Bolat, "Bu yıl bu rakam 59-60 milyar dolara çıkacak. Türkbank 75 milyar liraya çıkmıştı, o da bu yıl 100 milyarı inşallah geçecek. İGE 210 milyar lira kefalet veriyor. Bütün bu çabalarımız sizler için. 2026’da fuarlarımız çok canlı başladı. Bütün arkadaşlardan aldığımız bilgilere göre, Ocak ayından bu yana bütün fuarlarda çok yoğun ilgi var. Eğer bu fuarda prestijli fuar desteğinden yararlanılmak istenmez, başka bir fuarda bu hakkımı kullanacağım denirse de 393 bin liraya kadar yine Ticaret Bakanlığı desteği sizin emrinizde. Mart ayında geçen yıl yapılan Texhibition fuarlarına biz bakanlık olarak yaklaşık 140 milyon lira katılımcıların ve fuar organizasyonunun tanıtım giderlerine desteklerimizi sunduk. Avrupa Birliği gibi ülkelerle mukayese ettiğimizde Türkiye büyüme yarışında ilk üçün içinde. Türkiye 1,6 trilyon dolarlık bir milli gelire sahip. 10 yıl önce, 20 yıl önce hiçbirimiz böyle bir rakamı hayal bile edemezdik. Kişi başına milli gelir 2025 yılı sonunda 18 bin 40 dolar oldu. İhracatımız 400 milyar dolara geldi mal ve hizmetler bazında. Bütün bu yapılanlar halkımızın, vatandaşımızın takdirine her zaman mazhar oldu. Halkımıza minnet borçluyuz, şükran borçluyuz" diyerek sözlerini tamamladı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 13:51
"Ortadoğu’da yükselen savaş, ticari sözleşmeleri uygulanamaz hale getirebilir"
Türk Borçlar Hukuku’nda "mücbir sebep" tanımının olmadığına dikkat çeken Av. Dr. Umut Metin, "Tarafların kontrolü dışında gerçekleşen, öngörülemeyen ya da öngörülse dahi bu ölçüde etkili olacağı tahmin edilemeyen ve alınan tüm önlemlere rağmen engellenemeyen olaylar mücbir sebep olarak yorumlanabilir. Sadece savaş değil, deprem gibi insan iradesiyle durdurulamayacak olaylar da mücbir sebep kapsamında değerlendirilebilir" dedi. ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın hukuki etkilerini ve özellikle bu ülkelerde faaliyet gösteren şirketlerin durumu hakkında açıklamalarda bulunan Av. Dr. Umut Metin, yaşanan savaşın ticari sözleşmelere olan etkisi konusunda bilgiler verdi. EPTALEX hukuk şirketinin Yönetici Ortağı Umut Metin, EPTALEX olarak savaştan etkilenen Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Lübnan’da aktif şekilde faaliyet gösterdiklerini ifade ederek, hukuki hizmetlerde herhangi bir aksama olmaksızın çalışmaya devam ettiklerini söyledi. Metin, ancak yaşanan ve devam edeceği anlaşılan bu savaşın hukuki etkileri konusunda yoğun sorular aldıklarını belirterek, özellikle Dubai ve Abu Dabi gibi şehirlerde yatırımı bulunan Türk iş insanlarının yatırım güvenliği, ödeme taahhütleri ve alacak tahsilatları konusunda ciddi tereddütler yaşadıklarını gözlemlediklerinin altını çizdi. "Bir kısım ticari sözleşmeler, savaşın doğrudan olumsuz etkisi altında" Metin, "Savaşın ve şiddetin yaşandığı bir bölgede uygulanan sözleşmelerin, ister yerel ister uluslararası ticari sözleşmeler olsun, savaştan etkilenmediğini söylemek mümkün değildir. Nasıl ki, şiddet cana ve mala zarar verirse, aynı şekilde sözleşmelere ve ticari hayata da zarar verir. Savaş varken şirketlere, hiçbir şey olmamış gibi sözleşmeye aynen uy, sözüne sadık kal demek adil bir beklenti değildir. Hayat değişirken hukukun bu değişimi görmezden gelmesi düşünülemez" dedi. "Savaş hali, mücbir sebep olarak değerlendirilebilir" Türk Borçlar Hukuku’nda "mücbir sebep" tanımının olmadığına dikkat çeken Metin, "Bunun karşılığı, ’ifa imkânsızlığı’ veya ’ifa zorluğu’dur. Basit ifadeyle bu durum, sözleşme gereğinin yerine getirilememesi veya söze sadakatin aşırı derecede zorlaşmasıdır. Tarafların kontrolü dışında gerçekleşen, öngörülemeyen ya da öngörülse dahi bu ölçüde etkili olacağı tahmin edilemeyen ve alınan tüm önlemlere rağmen engellenemeyen olaylar mücbir sebep olarak yorumlanabilir. Sadece savaş değil, deprem gibi insan iradesiyle durdurulamayacak olaylar da mücbir sebep kapsamında değerlendirilebilir" dedi. "Savaşın etkilerinin hayatı ve ticareti durma noktasına getirdiği bir tabloda, taahhüdün geçici olarak askıya alınması ya da ifanın imkânsız hale gelmesi halinde sözleşmeden dönülmesi hukuken gündeme gelebilir" diyen Av. Dr. Umut Metin, "Savaş, her sözleşme için mücbir sebebe neden olmaz. Uluslararası ticari sözleşmeler, savaş ortamında normal zamanlardaki gibi yorumlanamaz. Savaş olsa bile taraflar yükümlülüklerini yerine getirebiliyorsa zaten mücbir sebep de, hukuken sorun da yoktur. Ancak taraflardan biri ya da her ikisi savaş nedeniyle yükümlülüğünü yerine getiremez hale gelmişse, bu durum gecikmeksizin karşı tarafa bildirilmelidir" ifadelerini kullandı. "E-posta yoluyla bildirim yeterlidir" Mücbir sebep bildirimi noter aracılığıyla yapılmak zorunda olmadığını aktaran Metin, "Ancak sözleşmede belirlenen bildirim usulüne dikkat edilmeli ve ona uyulmalıdır. Günümüzde çoğu ticari sözleşmede e-posta ile bildirim yeterli görülmektedir" dedi. "Savaş, sözleşmenin yerine getirilmesini engellemekte ise mücbir sebep ihtimali doğar" Burada belirleyici olanın savaşın varlığı değil, savaşın sözleşmedeki taahhüdün yerine getirilmesine engel teşkil eden etkisi olduğunu ifade eden Metin, sözlerine şöyle devam etti: "Eğer savaşın sözleşmeye olumsuz bir etkisi yoksa, yalnızca savaşın varlığına dayanarak yükümlülükten kaçınılamaz. Ancak savaş fiyatlarda beklenmedik ve aşırı artışlara yol açıyorsa, savaş bölgesinde faaliyet göstermeyen bir şirket dahi dolaylı etkiler nedeniyle mücbir sebep savunmasına başvurabilir." "Bir sözleşmede ’savaş mücbir sebep sayılmaz’ yazılı olsa bile, mücbir sebep gündeme gelebilir" Metin, "Sözleşmeler, kanunun üzerinde değildir. Savaş ortamında fiilen imkânsız hale gelen bir yükümlülük için tarafı mutlak biçimde sözleşmeye bağlı tutmak her zaman mümkün olmayabilir. Söze sadakat (ahde vefa) esastır. Ancak söze sadık kalmanın imkânsız olduğu hallerden biri de savaş halidir. İnsanların can güvenliğini öncelediği bir tabloda, ticari yükümlülüklerin savaş atmosferine göre yeniden değerlendirilmesi ve gerektiğinde askıya alınması mümkündür. Bu halde sözleşmede ne yazarsa yazsın, kanunun ne dediği ve olası bir davada mahkemenin durumu nasıl nitelendirdiği önem kazanmaktadır" dedi. Uluslararası ticari sözleşmelerin hemen hepsinde "Fesih" ve "Mücbir Sebep (Force Majeure)" başlıklı maddelerin yer aldığını söyleyen Metin, "Eğer sözleşmede belirli bir süre sonunda fesih hakkı tanınmışsa, taraflar mücbir sebebin süresini dikkate alarak hareket etmelidir" dedi. Körfez’de, özellikle Dubai’de gayrimenkul yatırımı bulunan Türkler için mücbir sebep ihtimali gündeme gelebileceğini söyleyen Metin, "Körfez ülkelerinde, özellikle Dubai gibi şehirlerde gayrimenkul yatırımı bulunan çok sayıda Türk bulunmaktadır. Bunların bir kısmı da Dubai’de yerleşiktir. Dubai’de ’Off plan’ olarak adlandırılan sistemde, henüz gayrimenkul inşaatı tamamlanmadan yani ’proje aşamasında’ yatırımcılar proje devam ederken ödeme planına bağlı taksit yükümlülüğü altına girerler. Savaş nedeniyle gelir akışında aksama yaşanması veya ödeme imkânının ciddi şekilde zorlaşması halinde, her somut olay kendi içinde değerlendirilmek kaydıyla, mücbir sebep ileri sürülmesi, ödemelerin ötelenmesi veya sözleşmeden dönülmesi ihtimalleri gündeme gelebilir. En azından, savaş süresi boyunca mücbir sebep durumunun Türk Yatırımcılar tarafından inşaat şirketlerine bildirilmesi, ileride doğabilecek hukuki ihtilaflarda yatırımcı açısından koruyucu bir adım olabilir. Bu noktada imza olunan gayrimenkul satış sözleşmesi hükümleri de, mücbir sebep koşulları da birlikte değerlendirilmelidir" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
03 Mart 2026 Salı- 09:21
Amasyalılardan misket elma tadında cezerye
2
03 Mart 2026 Salı- 16:43
Tekirdağ’da hamsi 50 TL’ye düştü
3
03 Mart 2026 Salı- 16:36
Savaşın faturası pompaya yansıdı
4
03 Mart 2026 Salı- 18:40
İGA İstanbul Havalimanı ve Airbus eğitim ortağı oldu
5
03 Mart 2026 Salı- 12:27
KAMİAD Başkanı Adıgüzel’den ödeme uyarısı
14 Şubat 2026 Cumartesi - 12:03
Araç Kiralamacıları Konfederasyonu Başkanı Kızmaz: "Hatalı kullanımda sigorta şirketleri mal sahibini değil aracı kiralayan kişiyi sorumlu tutmalı"
Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik Taslağı’nı değerlendiren Araç Kiralamacıları Konfederasyonu Asım Kızmaz, "Suçu kim işliyorsa o kişiye sigorta firmasının rücu etmesini istiyoruz. Yani mal sahiplerine değil kiralayan kişiye mal edilmeli. Nasıl trafik cezasında kiralayan kişi sorumluysa bu gibi işlerde de kiralayanın sorumlu olmasını ve taslakta yer almasını istiyoruz" dedi. Ticaret Bakanlığı tarafından ülke ekonomisi için stratejik öneme sahip olan motorlu kara taşıtı kiralama sektöründe, hizmet kalitesini artırmak, kayıt dışılığı önlemek ve tüketici mağduriyetlerini ortadan kaldırmak amacıyla ‘Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik Taslağı’ hazırlandı. Kamuoyunun ve sektör paydaşlarının görüşüne sunulan taslakla ticari faaliyet doğrultusunda taşıt kiralayan her işletmenin, yetki belgesi alması zorunlu olacak. Yetki belgesi verilmesi için işletmelerin meslek odasına kayıtlı olması, iş yerinin ikamet veya başka bir mesleki ya da ticari faaliyet amacıyla kullanılmaması ve vergi mükellefi olması gerekecek. Ayrıca, kiralama sorumlularının en az ilköğretim mezunu olması, belirli suçlardan hüküm giymemesi, Mesleki Yeterlilik Kurumu onaylı ‘Seviye 4’ belgesini taşıması şartı da bulunacak. Bu çerçevede, motorlu kara taşıtı kiralama faaliyetleri ile kiralamaya konu taşıtların, takip ve kontrolü amacıyla Bakanlıkça ‘Motorlu Kara Taşıtı Kiralama Bilgi Sistemi’ kurulacak. Yetki belgesi başvuruları ve diğer belgelendirme işlemleri, bu sistem üzerinden gerçekleştirilecek. Klasik taşıtlar hariç olmak üzere, 100 bin kilometrenin üzerinde veya 5 yaşından büyük taşıtlar kiraya verilemeyecek. İşletmelerin en az 5’inin, kendine ait olmak üzere, toplam en az 10 taşıta sahip olması gerekecek. Öte yandan Büyükşehirlerde faaliyet gösteren işletmeler için birinin Türkiye’de üretilmesi şartıyla, en az 2 hibrit veya elektrikli taşıtı, filolarında bulundurma zorunluluğu getirilerek, çevre dostu ulaşım teşvik edilecek ve yerli üretim desteklenecek. "2 yıl-100 bin kilometre yıpranma payını karşılamıyor" Bakanlık tarafında hazırlanan taslağa ilişkin konuşan Araç Kiralamacıları Konfederasyonu Başkanı Asım Kızmaz, Ticaret Bakanlığı’nın yapmış olduğu taslakla sil baştan bir düzenleme getireceğini kaydetti. Kızmaz, "Bu taslak çok dar kapsamlı yapılmış. Biz Araç Kiralamacıları Konfederasyonu olarak ‘rent a car’ firmalarımızı da düşünerek taslağın genişletilmesini istiyoruz. Neden derseniz çünkü bir araç maliyeti bizler de 2 yılda yüz bin kilometrede amortisman etmiyor. Bunu amortisman edebilmek için bu büyük firmalara, kurumsal firmalara uygulanan fiyat politikası bizim üyelerimize ve meslektaşlarımıza da açılması lazım. Taslağın içerisine bu girerse bu anca o zaman amortisman edebilir" dedi. "Mesleki Yeterlilik Belgesi olmazsa olmaz" Taslakta yar alan ‘Mesleki Yeterlilik Belgesi’ bulundurulmasının zorunlu kılınmasının olumlu olduğunu kaydeden Kızmaz, "Mesleki yeterlilik belgeleri bizim zaten başından belli olmazsa olmazımız. Yani Ticaret Bakanlığı’na da buradan da teşekkürlerimizi sunuyoruz bu konuyu dikkate aldıkları için. Ama yine dar kapsamlı yapılmış. Üniversite mezunu olma şartı konulmuş. Biliyorsunuz ki bu işi 25-30 senedir yapan kiralama firmalarımız var. Maalesef ilkokul mezunu olan var, lise mezunu olan var. Bunların da göze bulundurulması gerekmektedir. Taslağın içerisine bunu da yerleştirmemiz lazım" ifadelerine yer verdi. "Hatalı kullanımda sigorta şirketleri mal sahibini değil aracı kiralayan kişiyi sorumlu tutmalı" Kızmaz, kiralanan araçlarda kiralayan kişinin hatalı olmasına rağmen kiralama şirketlerinin sorumlu tutulduğunu ve bunu yeni taslağa eklenerek düzeltilmesi gerektiğini belirterek, "Müşteriye verdiğimizde araç alkolü bir kazaya karıştığında tamamıyla kiralama firmalarına rücu ediliyor. Bu sigorta kanununun da bu taslağın içerisinde yeniden değerlendirilip, anayasa maddesinin 38’inci maddesine göre suçu kim işliyorsa o kiralayan kişiye sigorta firmasının rücu etmesini istiyoruz. Yani mal sahiplerine değil kiralayan kişiye mal edilmeli. Nasıl trafik cezasında kiralayan kişi sorumluysa bu gibi işlerde de onların sorumlulu olmasını istiyoruz. Bu taslağın içerisinde bunu da koymak istiyoruz" ifadelerine yer verdi. Kızmaz, konfederasyonlarının bünyesinde bulunan tüm firmaların en yakın zamanda Mesleki Yeterlilik Belgesi’ni aldığını ifade etti.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 12:00
Vezirköprü TOKİ’de yer teslimi
Samsun’un Vezirköprü ilçesinde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından hayata geçirilecek 650 konutluk projede süreç resmen başladı, ilk etap için yüklenici firmaya yer teslimi yapıldı. Vezirköprü’de inşa edilecek projenin ilk etabı 298 konut, 18 iş yeri ve 1 camiden oluşuyor. İhaleyi kazanan firmaya yer teslimi gerçekleştirilirken, sürece Vezirköprü Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Gülburun da eşlik etti. Belediye binasında yapılan görüşmelerin ardından firma yetkilileriyle birlikte proje alanında incelemelerde bulunuldu. Saha ziyaretinde inşaat süreci, uygulama aşamaları ve planlanan takvim üzerine değerlendirmeler yapıldı. Yer tesliminin tamamlanmasıyla birlikte çalışmaların kısa süre içerisinde başlaması bekleniyor.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 11:36
Evcil hayvan sahiplerine yeni dijital platform
Evcil hayvan sahiplerinin mama ve pet ürünlerine daha kolay ve güvenilir şekilde ulaşabilmesi amacıyla kurulan www.e-mama.com, hizmete başladı. e-mama.com yönetim kurulu üyelerinden Ali İhsan Uğur, platformun çıkış amacına ilişkin yaptığı değerlendirmede, evcil hayvan sahiplerinin doğru ürüne ulaşma konusunda yaşadığı zorluklara dikkat çekti. Uğur, "Evcil hayvan sahipleri için en büyük sorunlardan biri, güvenilir ve doğru ürüne hızlı şekilde ulaşabilmek. Biz e-mama.com’u tam da bu ihtiyaca cevap vermek için hayata geçirdik. Amacımız, kullanıcıların aradıkları mama ve pet ürünlerine tek noktadan, kolayca erişebilmesini sağlamak," ifadelerini kullandı. Sadece kendi web siteleri üzerinden değil, farklı dijital satış kanallarında da yer aldıklarını belirten Uğur, "Kullanıcılara daha geniş bir erişim sağlamak adına çeşitli online pazaryerlerinde de aktif olarak yer alıyoruz. Böylece evcil hayvan sahipleri, tercih ettikleri platform üzerinden ürünlerimize ulaşabiliyor," diye konuştu. Kedi ve köpek mamaları başta olmak üzere geniş bir ürün yelpazesi sunduklarını ifade eden Uğur, e-mama.com’un kullanıcı dostu yapısıyla güvenli alışveriş deneyimini ön planda tuttuğunu vurguladı. Türkiye genelinde hizmet vermeyi hedefleyen platforma www.e-mama.com adresi üzerinden erişim sağlanabiliyor.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 11:32
Osmangazi Belediyesi’nden fırınlara ve tatlıcılara Ramazan denetimi
Osmangazi Belediyesi Zabıta ekipleri, Ramazan öncesinde fırın, pastane ve tatlı imalathanelerinde denetimlerini artırarak hijyen, ruhsat ve fiyat kontrollerine ilişkin ilçe genelinde kapsamlı incelemelerde bulundu. Osmangazi Belediyesi’ne bağlı İş Yeri ve Çevre Sağlığı Denetim Birimi ile Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Ramazan ayı öncesinde vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşabilmesi amacıyla ilçe genelinde kapsamlı denetimler gerçekleştirdi. Tatlı imalathaneleri, pastaneler, fırınlar ve gıda satış noktaları tek tek kontrol edilerek işletmelerin mevzuata uygunluğu detaylı şekilde incelendi. Ramazan hazırlıkları kapsamında çalışmalarını yoğunlaştıran ekipler, denetimlere işletmelerin ruhsat ve belge kontrolleriyle başladı. Ardından üretim alanları, depolar ve satış bölümlerinde hijyen standartları mercek altına alındı. Çalışanların kişisel temizliği, kullanılan ekipmanların uygunluğu ve üretim yapılan yerler titizlikle değerlendirildi. İmalathanelerde kullanılan hammaddelerin saklama alanları ile ürünlerin gramajları kontrol edilirken, tüketici haklarının korunması amacıyla fiyat etiketleri ve satış kuralları da denetlendi. Ayrıca gıda satışı yapılan marketlerde fahiş fiyat uygulamaları, gramaj eksiklikleri ve iştigal dışı ürün satışı gibi konularda incelemelerde bulunuldu. Gerçekleştirilen kontrollerde mevzuata aykırı durum tespit edilen işletmeler hakkında gerekli yasal işlemler uygulanırken, eksikliklerin giderilmesi için uyarılar yapıldı. Denetimi yapılan ve mevzuatlara uyduğu belirlenen imalathanenin müdürü Enes Osman, denetimlerin sıklıkla yapılması gerekliliğine işaret ederek, "Osmangazi Belediyesi’nin yaptığı denetimlerden gayet memnunuz. Daha sık olması gerekiyor tabii ki biz de işimizi doğru yaptığımızı gösterebilelim. Müşterilerde bunu güvence altında görebilsin." ifadelerini kullandı. Osmangazi Belediyesi’nin ilçe sakinlerinin sağlığını gözeterek yaptığı denetimler Ramazan ayı boyunca da devam edecek.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 11:21
Sevgililer Günü esnafa yaradı: Satışlar 2 katına çıktı
MUŞ (İHA) – Muş’ta 14 Şubat Sevgililer Günü dolayısıyla takı ve aksesuar mağazalarında yoğunluk yaşanırken, satışların ise iki kat arttığı belirtildi. 14 Şubat Sevgililer Günü’nü ile birlikte Muş’ta hediye alışverişi hareketliliği arttı. Kent genelinde takı ve aksesuar satışı yapan mağazalar, gün boyu yoğunluk yaşadı. Vatandaşlar, sevdiklerine anlamlı bir hediye almak için mağazaları dolaşarak bütçelerine uygun ürünleri tercih etti. Özellikle bijuteri mağazalarında yaşanan yoğunluk dikkat çekerken, gümüş takılarının yanı sıra küpe, kolye ve bileklik gibi ürünler en çok ilgi görenler arasında yer aldı. Sevgililer Günü’nün oluşturduğu alışveriş hareketliliği, Muş’ta esnafın yüzünü güldürdü. Vatandaşların bütçelerine uygun hediyelere yönelmesiyle birlikte takı ve aksesuar mağazalarında yoğunluğun gün boyunca devam etmesi bekleniyor. Evren Öztürkçü isimli esnaf, bu özel günün hem küçük işletmeler hem de sektör genelinde canlanma sağladığını belirterek, "Yaklaşık bir buçuk yıldır Muş merkezde, İstasyon Caddesi üzerinde takı ve aksesuar alanında hizmet vermekteyiz. Sevgililer Günü dolayısıyla Muş’ta son üç-dört gündür yoğunluk yaşıyoruz. Mağazamızda binlerce çeşit ürün bulunuyor. Yaklaşık 3-4 bin kalem ürünümüz var. Bu ürünler; gençlere, orta yaş grubuna ve yaşlılara hitap eden geniş bir yelpazeye sahip. Her bütçeye uygun ürün seçeneklerimiz mevcut. Altın ve gümüş fiyatlarının yükselmesiyle birlikte bijuteri ürünlere olan rağbet arttı. Bu durum işlerimize de olumlu yansıdı ve satışlarımız iki-üç katına yükseldi" dedi. Sevgililer Günü’nü ile birlikte mağazada son günlerde belirgin bir hareketlilik yaşandığını söyleyen Sılanaz Erkoç da, "Sevgililer Günü sebebiyle son bir haftadır mağazamızı erken saatlerde açıp geç saatlere kadar hizmet veriyoruz. Sevgililer Günü’ne özel olarak hazırladığımız özel hediye paketlerimiz de bulunmaktadır. Beyler eşleri için çanta, takı, cüzdan, yüzük ve kolye gibi ürünleri tercih edebilmektedir. Hanımlar ise eşleri için saat, bileklik, tespih ve yüzük gibi bijuteri ürünlerimizden satın alabiliyor. En çok satılan ürünlerimizin başında kolyeler ve küpeler yer alıyor. Son dönemde trend olan pandora setlerimiz de yoğun ilgi görüyor. Bunun yanı sıra Z kuşağına hitap eden takı, bijuteri ve çanta modellerimiz de ürün çeşitliliğimiz arasında bulunuyor. Ekip arkadaşlarımızla birlikte, vatandaşlarımıza en iyi hizmeti sunabilmek için yoğun bir tempoyla çalışıyoruz" şeklinde konuştu.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 10:46
Ticaret Bakanlığı’ndan Ramazan’da indirim anlaşması: Zincir marketler ile mutabakat sağlandı
Ramazan ayı öncesinde gıda arzı ve fiyat istikrarını sağlamak amacıyla harekete geçen Ticaret Bakanlığı, gıda toptancı kuruluşları, zincir marketlerin üst yönetimleri, sektör temsilcileri ve ilgili meslek odalarıyla indirim konusunda mutabakata varıldığını duyurdu. Ticaret Bakanlığı, Ramazan ayı öncesinde gıda arzı ve fiyat istikrarının sağlanmasına yönelik kapsamlı tedbirleri kamuoyuna duyurdu. Bakanlık, temel gıda ürünlerine uygun fiyatla ve kolay erişimin sağlanması amacıyla sektör temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdiğini ve indirim kampanyaları konusunda mutabakata varıldığını açıkladı. Bakanlık tarafında yapılan açıklamada, "Ticaret Bakanlığı, Ramazan ayında gıda arz ve talebinin uygun fiyatlı ve kolay erişilebilir olmasına yönelik olarak kapsamlı çalışmalar yürütmüş, gıda toptan ve perakende sektörlerinin yöneticileriyle görüşmüş ve indirim kampanyaları yapmaları konusunda mutabık kalınmıştır" ifadelerine yer verildi. Bu kapsamda gıda toptancı kuruluşları, yerel market yöneticileri, zincir marketlerin üst yönetimleri, sektör temsilcileri ve ilgili meslek odalarıyla bir dizi görüşme yapıldığı belirtilerek, özellikle temel gıda ve ihtiyaç ürünlerinde fiyat istikrarının korunması, kampanya ve indirimlerin artırılması, arz sürekliliğinin sağlanması ve fırsatçılığa izin verilmemesi konusunda uzlaşı sağlandığı aktarıldı. "Haksız fiyat artışı, stokçuluk ve spekülatif girişimlere karşı denetimler kararlılıkla sürdürülecektir" Açıklamada, gıda erişimini daha ekonomik hale getirecek adımların atıldığı vurgulanarak, "Sürekli yapılan ve devam etmekte olan Ticaret ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın koordineli iş birliği içindeki yoğun denetimleri Ramazan ayı boyunca daha sıkı şekilde devam edecek, piyasalar yakından kontrol edilecek, haksız fiyat artışı, stokçuluk ve spekülatif girişimlere karşı denetimler kararlılıkla sürdürülecektir" denildi. Ayrıca vatandaşların fahiş fiyat artışı ve haksız ticari uygulamalarla karşılaşmaları halinde başvuru kanalları da hatırlatılan açıklamada, "Vatandaşlarımızın fahiş fiyat artışı ve haksız ticari uygulamalarla karşılaşmaları halinde; Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), Ticaret Bakanlığımızın Haksız Fiyat Artışı (HFA) Bildirim Uygulaması, Ticaret İl Müdürlüklerimiz ve Alo 175 Tüketici Danışma Hattı aracılığıyla durumu bildirmeleri önem arz etmektedir. İlgili başvurular titizlikle incelenecek, gerekli idari işlemler ivedilikle tesis edilmektedir" ifadeleri kullanıldı.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 10:41
TKDK’dan Simav’da makine parkı sektörüne 9,5 milyon TL hibe
Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Kütahya İl Koordinatörlüğü, Simav ilçesinde makine parkı sektörüne yönelik önemli bir hibe desteği için sözleşme imzaladı. IPARD III Programı 7. çağrı dönemi kapsamında makine parkı sektöründen proje sunan Akdağ Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile imzalanan sözleşme çerçevesinde yatırımın yüzde 70’i hibe olarak desteklenecek. Proje kapsamında 9 milyon 543 bin 123 TL tutarındaki hibe ödemesi TKDK tarafından karşılanacak. Gerçekleştirilecek yatırımın, Simav ve çevresinde tarımsal üretimde modern mekanizasyonun yaygınlaştırılması, üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve üreticilerin ortak makine kullanımına erişiminin artırılması açısından önemli katkı sağlaması bekleniyor.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 10:28
Hayvancılıkta Samsun farkı: 19 bin 495 manda ile ilk sırada
Samsun, 19 bin 495 manda varlığı ile Türkiye’de ilk sırada yer alarak ülke genelindeki toplam manda popülasyonunun yüzde 12,3’ünü tek başına karşılıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre Samsun’un hayvan varlığı istatistikleri belli oldu. Buna göre Türkiye genelinde 162 bini aşkın manda bulunurken, Samsun sahip olduğu 19 bin 495 manda ile bu alanda lider konumda bulunuyor. İl genelinde ayrıca 98 bin 392 kültür sığırı, 200 bin 755 melez sığır ve 39 bin 799 yerli sığır yer alıyor. Mandalarla birlikte Samsun’daki toplam büyükbaş hayvan varlığı 358 bin 441’e ulaşıyor. Samsun, yerli sığır sayısında Türkiye üçüncüsü, melez sığır varlığında dokuzuncu, kültür sığırı varlığında ise 27’nci sırada bulunuyor. Küçükbaş hayvan varlığına bakıldığında ise il genelinde 232 bin 315 koyun ve 24 bin 849 keçi olmak üzere toplam 257 bin 164 küçükbaş hayvan bulunuyor. Samsun, koyun varlığında ülke genelinde 51’inci, keçi varlığında ise 61’inci sırada yer alıyor. Kanatlı hayvan varlığı 3 milyon 899 bine ulaşan Samsun, Türkiye toplamının yüzde 1,01’ine sahip olarak bu alanda 25’inci sırada bulunuyor. Bal üretiminde de ilk 25 il arasında yer alan Samsun’da yıllık 926 ton bal üretiliyor. İl genelindeki 94 bin 885 kovan sayısı ile Samsun, kovan varlığı bakımından Türkiye’de 32’nci sırada yer alıyor.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 10:25
Kişi başına düşen yumurta üretimi 15 adet azaldı
Türkiye’de geçen yıl yumurta üretimi 1 milyar 262 milyon 395 bin adet azalarak 19 milyar 892 milyon 694 bine geriledi. TÜİK’in geçen yıla ilişkin açıkladığı "Kümes Hayvancılığı Üretimi" verilerine göre, tavuk eti üretimi 253 bin 993 ton, tavuk yumurtası üretimi 1,86 milyar adet olarak gerçekleşti. Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, tavuk yumurtası üretimi yüzde 10,2 artsa da yıl bazında yüzde 6 azalarak 21 milyar 155 milyon 89 binden 19 milyar 892 milyon 694 bine düştü. Yıllık azalış 1 milyar 262 milyon 395 bin adet olurken, geçen yıl 86 milyonluk nüfusa göre ise yumurta üretimi kişi başına yaklaşık 15 adet azaldı. Ocak-Aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre, kesilen tavuk sayısı yüzde 9,8, tavuk eti üretimi yüzde 11,3 arttı.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 09:47
Kocaeli’de balık tezgahlarındaki son durum
Kocaeli’de geçtiğimiz günlerde etkili olan olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılan tekne sayısı azalırken, bu durum tezgahlardaki balık miktarına da yansıdı. Kocaeli’de geçtiğimiz günlerde Marmara Denizi ve Karadeniz kıyılarında etkili olan fırtına ve sağanak, balıkçılığı da etkiledi. Şiddetli rüzgar nedeniyle tekneler limanlara demirlemek zorunda kalınca, tezgahlardaki balık miktarı azaldı. Tezgahlarda hamsinin kilogramı 300-400 lira arasında değişirken; istavrit 200, sardalya 200-250, mezgit, levrek ve çupra ise 300-350 liradan satılıyor. Balıkçı esnafı Özcan Sevimli, balığın az gelmesine rağmen fiyatların vatandaşın alabileceği seviyelerde olduğunu söyledi. Kötü hava nedeniyle avlanmanın zorlaştığını belirten Sevimli, rüzgarlı ve fırtınalı günlerde teknelerin denize açılamadığını ifade etti. Hava şartlarının balık arzını doğrudan etkilediğini dile getiren Sevimli, denize çıkan tekne sayısının azalmasının fiyatlara yansıdığını ancak buna rağmen tezgahlarda aşırı bir pahalılık olmadığını kaydetti. "Hava estiği zaman kayıklar çıkamıyor" Özcan Sevimli, bu sezon hamsinin her zamanki gibi kaliteli ve yağlı geldiğini ancak miktar olarak az olduğunu söyledi. Sevimli, vatandaşların bazen fırtına ile balık fiyatları arasındaki ilişkiyi sorguladığını da belirterek, "İnsanlar bazen ’Fırtınanın balıkla ne alakası var?’ diyor ama çok alakası var. Hava estiği zaman kayıklar çıkamıyor, süreç zorlaşıyor. Kayık az çıkınca balık ister istemez değere biniyor. Normal şartlarda hamsinin kasasını 2 bin liraya alıyoruz. Hava estiğinde bu rakam 5-6 bin liraya kadar çıkıyor. Biz de isteriz balık ucuz olsun, halk gelsin balık yesin ama bu bizim elimizde olan bir durum değil. Denize çıkanların da işleri zor, onlar da kötü bir süreçten geçiyor" diye konuştu. "200 liraya bugün ne alıp da karnını doyurabilirsiniz" Fiyatların sanıldığı kadar yüksek olmadığını vurgulayan Sevimli, "İstavritin kilosu 200 lira, hamsi 350 lira, mezgit 300-350 lira arasında değişiyor. Levrek ve çipura da genelde 300-350 lira civarında. 400 liraları çok görmüyoruz. 200 liraya bugün ne alıp da karnınızı doyurabilirsiniz?" şeklinde konuştu. Ayrıca Sevimli, tezgahlardaki balık çeşitliliğine de değinerek, "Uskumrunun omegası yüksektir. Biz kılçığını ayıklayıp yaprak açıyoruz, çok güzel oluyor. Turna mezgiti de bu ara bol, gönül rahatlığıyla yiyebilirler. Levrek, çipura, istavrit ve mezgit 12 ay boyunca lezzetli balıklardır. Şu an hamsi de çok güzel geliyor ama az olduğu için fiyat farkı oluşuyor. Biz isteriz 100-150 liraya satalım ama bu bizim elimizde değil. Yine de balık hala uygun ve vatandaş gönül rahatlığıyla tüketebilir" ifadelerini kullandı.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 09:05
Palandöken: "14 Şubat’ta satışlar yüzde 35-40 artıyor"
Sevgililer Günü gibi özel günlerin esnaf ve sanatkarlar için umut kapısı olduğunu hatırlatan Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Satışlar yüzde 35-40 artıyor" dedi. Palandöken, "14 Şubat artık yaklaştı. Bilindiği üzere bu özel günler esnaf açısından çok olumlu. Biliyorsunuz iki tane dini bayramımız akabinde anneler günü, babalar günü, işte bu da sevgililer günü. Sevgiyi çoğaltmak için yapılacak alışverişler de esnafın yüzünü güldürüyor. Bu sefer biraz fiyatlar yükselse de ama ihtiyaçlarına göre istediğiniz şeyi siz tercih edeceksiniz veyahut onun mutlu olacağı şeyleri tercih edeceksiniz. Çiçek olur, pasta olur. Artık sevdiklerinizin ihtiyaçlarının neler olduğunu sizler daha iyi biliyorsunuz. Bu özel gün unutulmamalı" dedi. Sevgililer Günü dolayısıyla çiçekçiden kuyumcuya kadar pek çok sektörde hareketlilik başladığını ve esnafın vatandaşların taleplerine cevap vermek için hazır olduğunu belirten Palandöken, "Aynı şekilde söylediğim gibi yine sarraftan, kuyumcudan veya bijutericiden alacağınız herhangi bir şey veya giysi neyse ihtiyaçları veya imkanınız neyse daha doğrusu onları almanız onları mutlu eder. Tahmin ediyorum ki her yıl bu artarak fiyatların yükselmesinden kaynaklı. Bir de ciroları yüzde 35 yüzde 40 her yıl artırıyor. Onun için esnaf açısından özel günler olmazsa olmazımız. İnşallah ki esnafın işi iyi olur diyorum. Sevdiklerinizle birlikte olacağınız en önemli günde onların da gözlerinin içinin pırıldaması sizlere mutluluk verecek. Bu gününüz şimdiden hayırlı olsun diyorum. Bütün günlerimiz inşallah ki bu tür sevgi günleriyle dolu geçer" şeklinde konuştu.
13 Şubat 2026 Cuma - 22:02
STK temsilcileri kapatılacak gümrük kapıları için sınırda toplandı
Şam Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliğinin aldığı karar doğrultusunda, Ceylanpınar Gümrük Kapısı karşısındaki Ras Al-Ayn ve Zeytindalı Gümrük Kapısı karşısındaki Hammam gümrük kapılarının bu ay itibarıyla kapatılacak olması, Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde STK’ları harekete geçirdi. Sınırda toplanan STK temsilcileri, esnaf ve vatandaşlar, basın açıklamasıyla kararın geri alınmasını istedi. Şam Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği, başta mali sebepler olmak üzere, işletme giderleri, alternatif kapıların yakınlığı ve alanın devlete ait olmamasından dolayı Ceylanpınar Gümrük Kapısı karşısındaki Ras Al-Ayn ve Zeytindalı Gümrük Kapısı karşısındaki Hammam gümrük kapılarının kapatılacağını bildirmişti. Karar nedeniyle sivil toplum kuruluşları, esnaf ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla gümrük kapısı önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, Suriye iç savaşının başladığı ilk günden beri sınırın tüm yükünü Ceylanpınar halkının sırtladığı belirtildi. Şanlıurfa’nın milletvekillerine seslendi Vatandaş Ali Olmaz, "Ben buradan tüm yetkililere sesleniyorum, özellikle Urfa’nın milletvekillerine sesleniyorum; Ceylanpınar’ı yalnız bırakmayın. Ceylanpınar her konuda yanınızdaydı. Görüyorsunuz şu anda ticaret yapan arkadaşlarımıza haksızlık yapılmış. Başka yerlerde başka gümrük kapıları açılırken bizim Ceylanpınar’da gümrük kapısının kapatılması büyük bir haksızlıktır. Bu gümrük kapısının açılması için bütün yetkililere sesleniyorum" dedi. Kapı açıldıktan sonra ticaret canlandı Yıllarca süren iç savaşın acısını Ceylanpınar halkının çektiğini ifade eden Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Bülent Çelik, "Suriye’de devam eden iç savaşın en ağır bedelini yıllarca biz Ceylanpınarlılar ödedik. Sınırın sıfır noktasında uykusuz geceler geçirdik. Evlerimize düşen mermilerle sarsıldık. Ekonomik olarak büyük darbeler aldık ancak bir gün şikayet etmedik, hep devletimizin yanında durduk. Sınırımızın nöbetini tuttuk, savaşın bütün tozunu dumanını ciğerimize çektik ancak şu an geldiğimiz nokta tam bir vefasızlıktır. Şam Ticaret Müşavirliğinden alınan yazı doğrultusunda Resulayn ve Hammam kapılarının Şubat 2026 tarihi itibarıyla kapatılacağını büyük bir üzüntü ve şaşkınlıkla öğrenmiş bulunmaktayız. Savaşın cefasını çeken Ceylanpınar halkı huzurun sefasını hak etmiyor mu? Ticaret tam canlanmış esnaf tam nefes almışken bu kapıya kilit vurmak hangi mantığa sığmaktadır. Ceylanpınar sınır kapısı bizim için sadece betondan bir duvar, bir geçit noktası değildir. Burası evimize giden ekmektir, gencimizin iş umududur, esnafımızın rızkıdır. Bu kapının kapatılması Ceylanpınar’ı yeniden bir çıkmazı sokağı hapsetmek, bölge ekonomisini bitkisel hayata sokmaktır" ifadelerini kullandı. Suriyeli tüccar kendi hükümetine seslendi Suriyeli tüccar Abu Arap da kendi hükumetine seslenerek kapının kapatılmamasını istedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder