EKONOMİ
2026 yaş çay sezonu 15 Mayıs’ta başlıyor 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:18:16 Çay işletmeleri (ÇAYKUR) Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yeni sezon öncesi tüm hazırlıkların tamamlandığını belirterek, kampanyanın 15 Mayıs’ta başlayacağını açıkladı. ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yaptığı açıklamada yeni çay sezonuna hazır olduklarını belirterek, sabah tüm fabrika müdürleriyle bir araya geldiklerini ve sahadaki durumun detaylı şekilde değerlendirildiğini söyledi. Çay hasadının henüz başlamaya hazır seviyede olmadığını ifade eden Alim, "Genelde erken hasat Artvin’in Kemalpaşa ilçesinden başlar ancak şu anda görünürde hasat edilecek seviyeye gelen bir çay yok. Buna rağmen her yıl olduğu gibi bu yıl da 15-20 Mayıs tarihleri arasında kampanyayı açmayı planlıyoruz" dedi. Tüm fabrikaların bakım ve onarım çalışmaları tamamlanarak yeni sezona hazır hale getirildiğini belirten Alim, "Tüm bakım onarım işlemlerimizi bitirdik. Oluşabilecek aksaklıklara karşı tekrar kontrollerimizi yapıyoruz. Temizlik, alım yerlerinin düzenlenmesi ve üreticiyle koordinasyon gibi tüm hazırlıklarımız tamamlandı. Şu an sadece kampanya tarihini bekliyoruz" diye konuştu. Çay üreticilerinin ÇAYKUR’a çay verebilmesi için bahçelerinin 10’da 1’ini budaması kuralına da değinen Alim, üreticilere önemli bir uyarıda bulundu. Normal şartlarda 1 Mayıs’ta sona eren budama işlemlerinin bu yıl 15 Mayıs’a kadar uzatıldığını belirten Alim, "Budamasını tamamlamayan üreticilerimizin 15 Mayıs’a kadar işlemlerini bitirmesi gerekiyor. Aksi halde çay tesliminde mağduriyet yaşayabilirler" dedi. ÇAYKUR’un günlük işleme kapasitesinin 9 bin 250 ile 10 bin ton arasında olduğunu hatırlatan Alim, yoğunluk yaşanması durumunda kapasitenin zorlanabileceğine de dikkat çekerek, üreticileri sağ duyulu olup ürünlerini hızlı şekilde toplayıp bitirme gibi bir düşüncenin içerisine girmemeleri için uyardı. Üretimde kalite vurgusu yapan Alim, bu sezon daha sıkı denetimler uygulanacağını belirterek, "Çayın içine yabancı madde, ot veya kök karışmaması gerekiyor. Herkes çayını temiz toplamalı. Sezon sonunda kalite konuşuluyor ama hasat sırasında aynı hassasiyet gösterilmiyor. Her yıl kaliteye önem gösteriyoruz tabii ki ama bu yıl kaliteye daha fazla önem vereceğiz" dedi. Makineleşmenin bilinçli kullanılması gerektiğini de dile getiren Alim, hızlı ve kontrolsüz hasadın kaliteyi düşürdüğünü belirtti. Toplanan çayın 24 saat içinde işlenmesi gerektiğini hatırlatan Alim, kapasitenin üzerinde alım yapılmasının hem kaliteyi hem de süreci olumsuz etkilediğini söyledi. Alim, "Biz teknolojik gelişmelere karşı değiliz ama insanlar aslında her geçen gün yapılan makineleşmeyle olan tarımı daha sağlıklı, kendi menfaati için kullanması lazım. Yarım gün toplayıp dinlenmesi lazım belki ama biz sabah başlıyoruz, akşama kadar hepsini topluyoruz. Hepsi toplandığı zaman 24 saat içerisinde bu çayın işlenmesi lazım. Kapasite belli, alınan çayın da işlenebilmesi için verilen limitlere uyulması gerekir" ifadelerini kullandı. Çay sezonunun dengeli ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Alim, "Kampanya süreci 30-40 güne yayılmalı. Eğer birkaç günde tüm çay toplanıp teslim edilirse hem kalite düşer hem de çalışanlarımız için istihdam süreci olumsuz etkilenir. Hep birlikte belirlenen kurallara uyarak sağlıklı bir sezon geçirebiliriz" dedi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:50 Kastamonu’da Kurban Bayramı hareketliliği: 850 kilogramlık tosun 340 bin liraya alıcı buldu Kastamonu Hayvan Pazarı yaklaşan Kurban Bayramı’yla birlikte hareketlenirken pazarın gözdesi 850 kilogramlık "Polat" isimli tosun, 340 bin TL’ye alıcı buldu. Türkiye’de simental ırkında önde gelen şehirler arasında yer alan Kastamonu’da canlı hayvan pazarında yaklaşan Kurban Bayramı sebebiyle hareketlilik yaşanıyor. Farklı illerden kente gelen vatandaşlar hayvan pazarında hareketlilik oluşturuyor. Hayvan sahipleriyle kurbanlık hayvan almak isteyen vatandaşlar arasında sıkı pazarlıklar yaşanıyor. Pazarın gözdesi 850 kilogramlık "Polat" isimli tosun 340 bin TL’ye alıcı buldu. 340 bin liraya kurbanlık alan Hakkı Sevdiyar, "850 kilogram geliyor danamız, 340 bin TL’ye aldık. İsmini de ’Polat’ koyduk. İnşallah bundan kurban olur. Buğday, arpa ile doğal beslenmiş. Hayvanı İstanbul Sultangazi’ye götüreceğiz" dedi. "Satış noktasında her şey şu anda iyi" Daday ilçesinde hayvancılık yapan Okan Çiftçi ise kurbanlık hayvanlara talebin fazla olduğunu dile getirerek, "Bu yıl her şeye zam geldi. Kurbanlıkların fiyatı da aynı şekilde yükseldi. Baskül fiyatı 350-400 liradan alıcı buluyor. Kesim ya da bakım için alım olursa daha yüksek fiyattan satımı yapılıyor. Fiyatlar Kurban Bayramı’na kadar bu şekilde devam edecek. Satışlarımız iyi, talep var. Önümüzdeki hafta İstanbul’a kurbanlık götüreceğiz. İstanbul’daki müşterilerimiz de bizleri arıyorlar. Satış noktasında her şey şu anda iyi" şeklinde konuştu. 164 bin TL’ye kurbanlık hayvan satışı yapan Necati Demirbaş da, "3-4 yıl önce bu fiyatlarla 3-4 tane kurbanlık hayvan alınıyordu, fakat şimdi bir tane alınabiliyor. Yine de şükürler olsun, satışlarımız oluyor, insanlar alıyor, bizler de hayvan beslemeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Dijitalleşmeyi merkeze alan ING Türkiye’nin aktif büyüklüğü 266,3 milyar TL’ye ulaştı
06 Kasım 2025 Perşembe - 09:33 Dijitalleşmeyi merkeze alan ING Türkiye’nin aktif büyüklüğü 266,3 milyar TL’ye ulaştı ING Türkiye, 2025 yılına ait üçüncü çeyrek konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Dijitalleşmeyi stratejisinin merkezine alan ING Türkiye’nin, 2025 yılı üçüncü çeyrek sonunda konsolide aktif büyüklüğü 266,3 milyar TL, özkaynak tutarı ise 22,9 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olmayı hedefleyen ING Türkiye, 2025 yılına ait üçüncü çeyrek konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Dijitalleşmeyi stratejisinin merkezine alan bankanın 2025 yılı üçüncü çeyrek konsolide aktif toplamı 266,3 milyar TL, net kârı ise 2 milyar TL oldu. Toplam özkaynakları 22,9 milyar TL olarak gerçekleşen banka, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde Türkiye ekonomisine 141,3 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 170 milyar TL’lik kredi desteği sağladı. Bankanın mevduat büyüklüğü ise 173,1 milyar TL olarak gerçekleşti. "Ülke ekonomisine sağladığımız kredi desteğini yüzde 36 oranında artırdık" Finansal sonuçlar ile ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, "Yılın üçüncü çeyreğinde küresel ekonomi, jeopolitik gelişmeler, gümrük tarifeleri ve faiz kararları odağında şekillenirken; Türkiye’de ise Merkez Bankası’nın faiz indirimleri ve enflasyonun düşürülmesine yönelik izlenen adımlar öne çıktı. Biz de bu dönemde, Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefimiz doğrultusunda yatırımlarımızı sürdürdük ve ekonomiye katkı sağladık. Bu çeyrekte finansal tablolarımızda güçlü bir performans sergileyerek, yıl sonuna göre mevduatta yüzde 33, aktif büyüklüğümüzde yüzde 34 oranında artış kaydettik, ayrıca ülke ekonomisine sağladığımız kredi desteğini yüzde 36 oranında artırdık" dedi. "Dijitalleşmeyi merkeze alarak teknoloji odağında yatırımlarımıza devam ettik" Ekonomiyi desteklerken, dijitalleşmeyi merkeze alan stratejileriyle teknoloji odağında yatırımlarına devam ettiklerini aktaran Gökgöz, "2025 yılının başında hayata geçirdiğimiz yapay zekâ (AI) ve üretken yapay zekâ (GenAI) temelli operasyonel dönüşüm programının sonuçlarını, iş süreçlerimize yüzde 85 başarı oranıyla yansıttık. Yapay zekâ destekli yeni operasyonel modelimizle, insan kaynağımızın zamanını operasyonel iş yükünden müşteri iletişimine ve katma değerli hizmetlere yönlendirmeyi hedefliyoruz. Bununla birlikte bağlı ortaklığımız ING Yatırım’da teknoloji alanında gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla dijital dönüşümde önemli adımlar attık. Bütün bunların sonucu olarak ING Yatırım’da hesap açılışlarının tamamı dijitalden yapılırken, VIOP işlem hacminin ise yüzde 99’u dijital kanallardan gerçekleşiyor" diye konuştu. "Müşterilerimizin hayatlarını kolaylaştırırken, birikimlerine değer katıyoruz" Dijital ve zahmetsiz bankacılık anlayışıyla müşterilerinin hayatını kolaylaştırırken, Turuncu Hesap gibi ürünlerle birikimlerine değer kattıklarına değinen Gökgöz, şöyle devam etti: "Müşterilerimize, esnek bir deneyim sunduğumuz Turuncu Hesap ürünümüzü genç segment odağında genişlettik. Sürdürülebilirlik yaklaşımımızın bir parçası olarak gençlerin tasarruf alışkanlığı kazanmalarına destek olmayı önemsiyoruz. Türkiye’nin Z kuşağına özel ilk yatırım fonundan sonra Turuncu Genç Hesap ile gençlere sunduğumuz ürün gamını genişletmekten mutluyuz."
ŞOK Marketler’in cirosu yılın ilk dokuz ayında 199 milyar TL’ye ulaştı
05 Kasım 2025 Çarşamba - 22:46 ŞOK Marketler’in cirosu yılın ilk dokuz ayında 199 milyar TL’ye ulaştı ŞOK Marketler, yılın ilk dokuz ayında 199 milyar TL ciroya ve 11 bin 57 mağazaya ulaşarak, istikrarlı büyümesini sürdürdü. ŞOK Marketler, 2025 yılının ilk dokuz aylık finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Türkiye’nin 81 ilindeki yaygın mağaza ağıyla, 199 milyar TL’ye ulaşan cirosu ve 11 bin 57 mağazasıyla firma, 2025 yılının ilk dokuz aylık döneminde de istikrarlı büyümesini sürdürdü. Temel ihtiyaç ürünlerini müşterilerine en uygun fiyatla sunma hedefinin yanında özel kampanyaları da devam eden firma, kart ayındaki "100 üründe geçen senenin fiyatları" kampanyasını bu yıl jasım ayında yeniden hayata geçirerek. müşterilerinin bütçesine katkı sağlamayı sürdürüyor. Öz markalarla yerli üretime destek Firma, çiftçiden doğrudan alım yaparak hem yerli tarımı destekliyor hem tüketicilere ekonomik ve sağlıklı ürünler sunarak, "Tarladan Sofraya" tedarik modeliyle yerli üreticileri desteklemeyi sürdürüyor. Kadın kooperatifleriyle yürütülen sosyal sorumluluk projesi "ŞOK’ta Ben de Varım" projesi kapsamında Türkiye’nin farklı illerindeki kadın kooperatiflerinden alınan el emeği ürünler, seçili mağazalarda müşterilerle buluşturuluyor. Proje kapsamında kadınların üretime katılıp ekonomik ve sosyal olarak güçlenmesine katkı sağlanıyor. Kaliteli, uygun fiyatlı ürünlerle müşterilerinin bütçesine katkı sağladıklarını belirten ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel, 2025 yılının ilk 9 aylık finansal sonuçlarını değerlendirerek, "Yılın ilk dokuz aylık döneminde istikrarlı büyümemizi sürdürürken müşterilerimize en kaliteli ürünleri en uygun fiyatlarla ulaştırmak için kararlılıkla çalıştık. Her gün ucuz fiyat politikamız ve kazandıran kampanyalarımızla müşterilerimizin bütçesine destek oluyoruz. Mart ayındaki ‘100 Üründe Geçen Senenin Fiyatları’ kampanyasını kasım ayında tekrar ederek müşterilerimizin bütçesine katkı sağlamayı sürdürüyoruz. Kadın kooperatifleriyle yürüttüğümüz ‘ŞOK’ta Ben de Varım’ projemiz ve öz markalarımızla yerli üreticilere desteğimiz devam ediyor. Önümüzdeki dönemde de istikrarlı büyümemizi sürdürürken, perakende sektöründeki öncü uygulamalarımızla paydaşlarımıza destek olmaya devam edeceğiz" dedi,
TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Şap hastalığından etkilenen üreticilere destek verilmesi gerekiyor"
05 Kasım 2025 Çarşamba - 17:50 TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Şap hastalığından etkilenen üreticilere destek verilmesi gerekiyor" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Şap hastalığından etkilenen üreticilere destek verilmesi gerekiyor" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, bir dizi ziyarette bulunmak üzere Bayburt’a geldi. İlk olarak İl Tarım ve Orman Müdürlüğünü ziyaret eden Bayraktar, İl Müdürü Ebubekir Köse’den kentte yürütülen tarımsal faaliyetler hakkında bilgi aldı. Daha sonra Bayburt Ziraat Odası’nı ziyaret eden Bayraktar, burada üreticilerle bir araya gelerek, sorunlarını dinledi. Bayburt Ziraat Odası Başkanı Abuzer Yıldırımtepe de üreticilerin yaşadığı sıkıntıları iletti. Ziraat Odası’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayraktar, özellikle şap hastalığı nedeniyle mağduriyet yaşayan üreticilere destek verilmesi gerektiğini vurguladı. Bayraktar, son dönemde bazı illerde etkili olan şap hastalığının yurtdışı kaynaklı ölümcül bir virüs olduğunu belirterek, "Bu virüs birçok bölgemizde etkili oldu. Bazı illerimizde hayvan kayıpları yaşadık. Kaybetmediğimiz, ölmeyen hayvanlarımızda da ciddi verim kayıpları var. Tarım Bakanlığı bu konuda çalışma yürütüyor, sürekli aşı üretiyor ve sahada uyguluyor. Ancak bugünlerde pazarların yeniden kapandığını duyuyoruz. Bu mücadeleyi çok sıkı vermemiz lazım" dedi. Aşılama programlarının düzenli yapılmasının önemine dikkat çeken Bayraktar, ilkbahar ayında aşılama çalışmalarına erken başlanması gerektiğini kaydetti. Şap hastalığından zarar gören üreticilere destek verilmesinin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu söyleyen Bayraktar, "Nasıl dondan zarar gören üreticilerimize destek verildiyse, hayvansal üretim yapanlara da destek sağlanmalı. Üreticilerimiz bu işi bırakmak istemiyorlar, hayvancılığa devam etmek istiyorlar. Onları ahırlarda tutmamız lazım. Bu desteği alırsak üreticilerimiz de hayvancılık faaliyetlerine devam ederler" ifadelerini kullandı. Tarım sektörünün göç verdiğini, gençlerin tarımda tutulamadığını vurgulayan Bayraktar, "Şu an göçmenlerle idare ediyoruz. Ama onlar ülkelerine döndüğünde bu ülkeyi kim besleyecek? Bize çiftçi lazım, bu ülkenin çiftçisi lazım. Gıdayı da kendi çiftçimizle üretmemiz gerekiyor. Gençlerimize pozitif ayrımcılık yapılmalı" diye konuştu. Bayraktar, ayrıca tarım sektöründeki verilerin netleştirilmesi gerektiğini ifade ederek, "Tarım sektöründe bizim bazı rakamları netleştirmemiz lazım. Bu rakamları netleştiremezsek hedefler koyamayız. Ne kadar hayvan varlığımız var, ne kadar ekipmanımız var, bunları bilmemiz lazım. Odalarımız bu manada üzerine düşeni layıkıyla yapıyorlar. Birçok gittiğim yerde bizim salonlarımızda TÜİK’in elemanları çalışıyor, çiftçiyle buluşuyor, bu sayımı yapıyorlar. TÜİK’in elemanları Bayburt’ta da odamızdan istifade ediyorlar" dedi.
Fındıkta verim artacak, toprak trüfle zenginleşecek
05 Kasım 2025 Çarşamba - 17:16 Fındıkta verim artacak, toprak trüfle zenginleşecek Samsun’un Çarşamba ilçesinde yürütülen "Organik Fındık Bahçelerinde Dijital İzleme ve Trüf Mantarı Entegrasyonu" projesiyle hem fındıkta verim artışı hem de toprak kalitesinde iyileşme hedefleniyor. Çarşamba Ticaret ve Sanayi Odası(TSO) Toplantı Salonu’nda düzenlenen açılış toplantısı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) koordinasyonunda ve Küresel Çevre Fonu Küçük Destek Programı (GEF-SGP) desteğiyle gerçekleştirildi. Proje; Çarşamba TSO ev sahipliğinde, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin akademik katkıları ile yürütülüyor. Toplantının amacının, bölgesel kalkınma ve sürdürülebilir tarım alanında yenilikçi üretim modellerini tanıtmak olduğunu belirten yetkililer, proje kapsamında fındık üretiminde dijital izleme sistemlerinin kullanımı ve trüf mantarı entegrasyonunun örnek uygulamalarının paylaşılacağını ifade etti. Programın açılış konuşmasını yapan Çarşamba TSO Meclis Başkan Yardımcısı Uğur Gökçe, "Organik fındık üreticilerinin daha verimli ve sürdürülebilir üretim gerçekleştirmeleri için dijital izleme sistemleri ile trüf mantarı entegrasyonunun nasıl olacağını öğreneceğiz. Hep birlikte daha sağlıklı bir tarım geleceğine katkı sağlamayı hedefliyoruz" dedi. Toplantının devamında, çiftçilere projenin uygulama adımları anlatılarak trüf mantarının özellikleri ve üretim süreçleri hakkında bilgi verildi. Programa OMÜ Ziraat Fakültesi’nden Prof. Dr. Kürşat Demiryürek, Prof. Dr. Aysun Pekşen, Doç. Dr. Nur İlkay Abacı ve çok sayıda çiftçi katıldı.
"8 buzağımızı şapa verdik"
05 Kasım 2025 Çarşamba - 17:00 "8 buzağımızı şapa verdik" Bursa’nın Yenişehir ilçesinde süt sığırcılığı yapan Mustafa Arslan, 8 buzağısını şap hastalığı nedeniyle kaybettiklerini ifade etti. Yenişehir’in Karaköy Mahallesi’nde süt sığırcılığı yapan Mustafa Arslan, 15 yıl önce 20 hayvanla başladığı hayvancılıkta bugün 300 başa ulaşırken, şap hastalığı yüzünden 10 günde tüm yatırımı heba oldu. Arslan, şap salgınına ilişkin "Deprem gibi oldu yıktı geçti" dedi. Mustafa Arslan, 260’ı sağmalık 300 hayvanı bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Bunun 130’u kesime gitti. Geri kalanları da damızlık özelliğini yitirdi kesime gidecek. Bugün sağmalık sığır alsanız 200 bin lira ama biz 80 bine kesime gönderdik. Buzağı ölümleri oldu, yavru atmalar yaşandı. 8 buzağımızı şapa verdik. Biri 50 bin liradan sadece buzağı zararımız bile 400 bin lira." "Yenilemeyi düşünseniz giden 100 hayvan yerine 40 baş alabiliyorsun" Yaklaşık 15 yıl önce 20 hayvanla başladıkları hayvancılıkta tüm çiftliği kendi buzağılarını büyüterek genişlettiklerini anlatan Arslan, 300 hayvanın 80’er bin liradan kesime gideceğini belirterek, "Buzağı ölümleri, yavru atmalar derken zarar daha da fazla" diye konuştu. Zararlarının çok büyük olduğuna dikkati çeken Arslan, "Tekrar sıfırdan başlayabilir miyiz bilmiyorum. 100 hayvanınız gidiyor yerine ancak 40 baş koyabiliyorsunuz. Resmen 10 günde, 15 yıl geriye gittik" diye konuştu.
Rize’de hamsinin fiyatı sevenlerinin yüzünü güldürüyor
05 Kasım 2025 Çarşamba - 17:00 Rize’de hamsinin fiyatı sevenlerinin yüzünü güldürüyor Türkiye’nin en çok tüketilen balığı olan hamsinin kilogram fiyatı Rize’de tezgahlarda 50 TL’den alıcı buluyor. Vatandaşın sofralarının vazgeçilmezi olan hamsi, hem balıkçının hem de esnafın yüzünü güldürüyor. Rize’de balıkçılar bu sezon hamside bolluk yaşandığını ve kaliteli olduğunu belirterek, ekonomiye de canlılık kattığını ifade etti. "Şu anda halkımız hamsiyi 50 TL’den yiyebiliyor" Hamsinin bu fiyatlara düşmesiyle birlikte vatandaşların hamsiye doyabileceğini söyleyen balıkçı esnafından Kadir Ali Şimşek, "Şu anda halkımız hamsiyi 50 TL’den yiyebiliyor. Hamsinin fiyatı çok iyi durumda. Bu durum vatandaşımıza çok iyi yaradı. 2 kilogram hamsi ile birlikte 4-5 kişilik aile doyabiliyor. Bundan 1-2 ay öncesinde hamsi 100 TL ile 150 TL arasında satılıyordu. Rabbime şükürler olsun bize hamsiyi verdi. Allah eksikliğini göstermesin. Fakiri fukarası bu fiyattan yararlanıyor. Evine et alamayanlar oluyor. Bizim işlerimiz de iyi" ifadelerini kullandı. "Hamsi fiyatları bu sene çok güzel" Hamsinin tezgahlarda bol olduğunu ve ucuza bulabildiklerini ifade eden Hasan Kurt, "Hamsi fiyatları bu sene çok güzel. Palamut çıkmadı ama hamsi çok bol bu yıl. Şu anda 50 TL’ye satılıyor. Ben de 2 kilogram eve aldım. Tutanlardan Allah razı olsun" dedi. "Hamsi hem taze hem de bol" Hamsinin bu yıl da çok taze olduğunu dile getiren Hatice Yıldırım ise, "Fiyatlar çok güzel, çok uygun. Hamsi hem taze hem de bol. Ben her zaman hamsi alırım. Bu yıl çok bereketli Allah daha da arttırsın. Hamsi milletin kavurmasıdır" şeklinde konuştu.
Gaziantep Ticaret Odasında Erasmus+ Etkinliği
05 Kasım 2025 Çarşamba - 16:26 Gaziantep Ticaret Odasında Erasmus+ Etkinliği Gaziantep Ticaret Odası (GTO) ve Hasan Kalyoncu Üniversitesi iş birliğinde Erasmus+ Projesi kapsamında düzenlenen etkinlik ile Türk ve yabancı öğrenciler bir araya getirildi. Gaziantep Ticaret Odası ve Hasan Kalyoncu Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilen etkinlikte Avrupa Birliğinin en fazla ilgi çeken programlarından biri olan Erasmus+ kapsamında 10 farklı ülkeden Gaziantep’e gelen öğrenciler Türk öğrencilerle buluşturuldu. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştirerek Gaziantep ve Gaziantep Ticaret Odası hakkında etkinlik katılımcısı öğrencileri bilgilendiren GTO Genel Sekreter Yardımcısı Gülbin Çalışkantürk, "Gaziantep, Türkiye’nin en dinamik şehirlerinden biri olarak girişimci ruhu ve güçlü sanayi altyapısıyla tanınmaktadır. Şehrimiz aynı zamanda tarih, kültür ve yeniliğin bir araya geldiği bir şehir. Gastronominin ve iş birliğinin şehri olan Gaziantep, geçmiş ile geleceği birbirine bağlayan gerçek bir köprüdür. Gaziantep Ticaret Odası olarak bizler de 40 bini aşkın üyemizin rekabet gücünü artırmak, yenilikçiliği ve dijital dönüşümü teşvik etmek, uluslararası iş birliklerini geliştirmek için çalışıyoruz. Ulusal ve AB destekli projelerimiz aracılığıyla daha sürdürülebilir, kapsayıcı ve girişimci bir bölgesel ekonomi inşa etmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Etkinlikte Gaziantep Ticaret Odasının yürüttüğü dış kaynaklı çalışmalar, kurum faaliyetleri ve projeler hakkında da GTO Dış İlişkiler ve Proje Geliştirme Müdürlüğü Uzman Yardımcısı Liudmyla Yıldırım sunum yaptı. Etkinlik, Avrupalı katılımcılar ve Türk üniversite öğrencilerinin grup çalışmalarıyla sona erdi.