EKONOMİ
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 20:17 Büyükşehir’den Halk Ege Et’de Anneler Günü indirimi Aydın Büyükşehir Belediyesi’ne ait Halk Ege Et şubelerinde Anneler Günü dolayısıyla sucuk ve kıymada uygulanan yüzde 20 indirim vatandaşlardan yoğun ilgi görürken, sabahın erken saatlerinden itibaren şubelerde uzun kuyruklar oluştu. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu tarafından Aydın’a kazandırılan, güvenilir, hijyenik ve uygun fiyatlı ürünleri vatandaşlarla buluşturan Halk Ege Et şubelerinde, Anneler Günü nedeniyle uygulanan indirim vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılandı. Efeler Çarşamba, Efeler Balık Hali, Efeler Kurtuluş, İncirliova, Germencik, Nazilli, Söke, Kuşadası Merkez, Kuşadası Karaova, Didim Merkez ve Didim Çamlık Halk Ege Et şubelerinde sucuk ve kıymada uygulanan yüzde 20 indirim, sabahın erken saatlerinden itibaren vatandaşlardan yoğun ilgi gördü, şubelerde uzun kuyruklar oluştu. Halk Ege Et’ten duydukları memnuniyeti dile getiren vatandaşlar, kendilerini uygun fiyatlı, kaliteli ve güvenilir ürünler ile buluşturan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Başkan Çerçioğlu, çalışmalarıyla vatandaşların yanlarında olmaya devam edeceklerini belirterek "Halk Ege Et şubelerimizde uyguladığımız indirim vatandaşlarımız tarafından ilgiyle karşılandı. Hizmetlerimizi Aydınımız ile buluşturmaya, projelerimizle vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Şimdiden tüm annelerimizin Anneler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum" ifadelerini kullandı.
Kırmızı ete zam beklentisi
27 Ekim 2025 Pazartesi - 11:13 Kırmızı ete zam beklentisi Kayseri Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ercan Aras, üreticilerin girdi maliyetlerine her gün eşit oranda zam geldiğini söyleyerek, "Üreticimizin daha fazla zarar etmemesi ve üretime devam edebilmesi için maalesef et fiyatlarının yükselmesi lazım" dedi. Girdi maliyetlerinin arttığı dönemde et fiyatlarının 3 yıldır stabil kaldığını söyleyen Kayseri Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ercan Aras, "Tabi şap olayı daha Türkiye’nin gündeminde ve şu anda hala kısım kısım devam ediyor. Bakanlığımızın çok yoğun bir aşılaması sonunda belli bir durulma görülmektedir. Bu arada bizim yerli besilik hayvan alan üreticimiz gerçekten şu anda çok büyük bir sıkıntıda. Çünkü ham maddenin her gün arttığı samanın, yemin ve girdi maliyetlerinin her gün eşit oranda arttığı bir durumda son 3 yıldır et fiyatları stabil şekilde duruyor. Biz üretici olarak et fiyatlarının yükselmesini istemeyiz ama nihayetinde biz de bir tüketiciyiz. Tüketicilerimizin de ucuz fiyata yemesini isteriz. Fakat bizim girdi maliyetlerimiz eğer yükseliyorsa et fiyatlarının da yükselmesi lazım. Eğer biz eti kendi değerinde fiyatlara satamazsak bir şap hastalığı geçirdik, üretim zaten çok geriye gitti. Bu sefer de zarar edersek, bizim üreticilerimiz hiç üretim yapamaz hale gelecekler. O yüzden et fiyatları yükselmesin deniliyor ama maalesef et fiyatlarının yükselmesi lazım. Şu anda karkas etin 600 civarına çıkması lazım ki üreticimizin rahat bir nefes alması lazım. Şu an karkas fiyatları 450 bandında. Bunun 600 bandına çıkması lazım yoksa bizim üreticimiz para kazanamaz. Tabi yurtdışından gelen ithal hayvanlar belki belli bir nebze bu fiyatı kurtarıyor ama gelen hayvanların kapasitesi yüzde 10. Yani kapasitemizin yüzde 6-7 oranında hayvan verilmekte. Yerli üretimden eti tedarik ediyoruz biz" dedi. Aras, ülke şartlarına göre fiyat belirlenmesi gerektiğini söyleyerek, "Maalesef şu anda yerli aldığımız hayvanların alımı da çok pahalı olduğu için et üretimi de pahalı. Girdi fiyatları, yem fiyatları, saman fiyatları hepsi yüksek ama ülkemizde yıllık yüzde 35 ile 50 arasında enflasyon olan bir yerde eğer 3 yıl boyunca et fiyatları stabil şekilde duruyorsa burada bir sorun vardır. Siz ithalatla eti getirip de burada fiyatları bir düzene koymak istiyorsanız o zaman üreticiye de bir sıkıntı vardır. Üreticinin elindeki malın yüksek olması lazım, kendini kurtarır şekilde olması lazım ki üreticilerimizin üretimi devam ettirebilmesi için. Et pahalı diyemeyiz ve bizim kendi ülke şartlarımıza göre et fiyatlarını oluşturmamız lazım. Yabancı ülkelere göre et fiyatlarını oranlarsak yanlış yapmış oluruz. Bu sefer de ithalatla baskılayıp et fiyatlarını düşürme konusuna gelirsek ve bu sistemden devam edersek yerli üretici diye piyasada kimseyi bulamayız. Üreticimiz para kazanamadığı için zaten yavaş yavaş bu sistemden çekiliyor. Zaten şu an kapasitelerinin yüzde 30-40’ı boş ve daha çok boşalacak. Bu sefer de daha çok ithalata yöneleceğiz. Acil olarak üreticimizin kendini koruması ve ürettiği hayvanları değerinde satabilmesi için belli bir fiyat oranına gelmesi lazım. Enflasyon oranına ve üreticinin şu anda ayakta kalması için karkas et fiyatlarının 600 TL bandına çıkması lazım diyoruz" ifadelerini kullandı.
Aral: "Ülkemizin tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda çalışıyoruz"
27 Ekim 2025 Pazartesi - 11:13 Aral: "Ülkemizin tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda çalışıyoruz" Samsun Yurt Savunma Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Aral, "Samsun Yurt Savunma Grup şirketleri olarak bizler, Cumhuriyet’imizin bize kazandırdığı bu değerlere her zaman sahip çıkıyor, savunma sanayiinde yerli ve milli çözümlerimizle ülkemizin tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda çalışıyoruz" dedi. Zafer Aral yaptığı açıklamada, "Dünya sahnesindeki 2 bin 234 yıllık Türk varlığının, çağdaş kimliğini kazandığı büyük yürüyüşün 102. yılında; gururumuz, coşkumuz ve inancımızla Cumhuriyet’imizi kutluyoruz. Nice yüzyıllar boyunca, bağımsız, güçlü ve üretken bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz. 29 Ekim, milletimizin özgürlük ve bağımsızlık yolundaki kararlılığının, çağdaş bir devlet olma iradesinin en güçlü ifadesidir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan Cumhuriyet’imiz, sadece bir yönetim biçimi değil; aklın, bilimin, üretimin ve bağımsızlığın teminatıdır. Samsun Yurt Savunma Grup şirketleri olarak bizler, Cumhuriyet’imizin bize kazandırdığı bu değerlere her zaman sahip çıkıyor, savunma sanayiinde yerli ve milli çözümlerimizle ülkemizin tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda çalışıyoruz. Bu bilinçle geliştirdiğimiz her ürün, ürettiğimiz her teknoloji, sadece Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ve güvenlik güçlerimizin gücüne güç katmakla kalmıyor; aynı zamanda Cumhuriyet’imizin en büyük dayanağı olan bağımsız ve güçlü Türkiye idealini geleceğe taşıyor. Bağımsızlığın sürdürülebilirliğini, ancak üretimle, teknolojiyle ve güçlü bir sanayi altyapısıyla koruyabiliriz. Bu anlayışla, savunma sanayiinin ülkemizin hem güvenliği hem de barışı için taşıdığı stratejik rolün farkındayız" ifadelerini kullandı. Aral, sözlerini şöyle tamamladı: Cumhuriyet’imizin temel ilkeleriyle uyumlu olarak, ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesinden aldığımız ilhamla, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın barışına katkı sağlayan teknolojiler üretmeye devam ediyoruz. Yerli ve milli teknolojilerimizle ülkemizin uluslararası alandaki imajına ve etkinliğine katkıda bulunuyoruz. Özellikle son dönemde bölgemizde ve dünyada yaşanan gelişmelerde Türkiye’nin üstlendiği sorumluluklar da bu çabaların ne kadar değerli olduğunu somut şekilde ortaya koymaktadır. Cumhuriyet’imizi bize emanet eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanı için fedakarlık gösteren tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum."
Mersin’de LGS’ye hazırlanan öğrencilere destek
27 Ekim 2025 Pazartesi - 11:08 Mersin’de LGS’ye hazırlanan öğrencilere destek Mersin Büyükşehir Belediyesi, LGS’ye hazırlanan öğrenciler için kurs merkezlerinde günlük yaklaşık 3 bin öğrenciye sıcak öğle yemeği desteği verdiği bildirildi. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Liselere Giriş Sistemi (LGS) sınavına hazırlanan öğrencilere hem eğitim hem de öğle yemeği desteği sağlıyor. Mersin merkez ve Tarsus’ta bulunan 15 Eğitim ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezi’nde günlük yaklaşık 3 bin öğrenciye öğle yemeği veriliyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Aşhanesi’nde Gıda Mühendisleri denetiminde hazırlanarak kurs merkezlerine ulaştırılan yemek hizmeti sayesinde sabah kursa gelen öğrenciler okul öncesi, öğleden sonra kursa katılanlar ise okul dönüşü sıcak öğle yemeği imkanından yararlanıyor. Öğrencilerin zihinsel gelişimlerinin yanı sıra fiziksel ve zihinsel gelişimlerine de katkı sunmayı amaçlayan Büyükşehir Belediyesi bu hizmetle sağlıklı ve dengeli beslenme imkanı da sağlıyor. "Öğrencilerin fiziksel ve zihinsel gelişimleri için beslenmenin öneminin farkındayız" Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığına bağlı Eğitim Hizmetleri Şube Müdürü Cem Karakuş, merkez ilçelerde ve Tarsus’ta bulunan 15 LGS Kurs Merkezi’nde günlük yaklaşık 3 bin öğrenciye öğle yemeği desteğinde bulunduklarını anlattı. Karakuş"Bunu geçen yıllarda da uygulamıştık. Velilerimizden ve öğrencilerimizden gelen memnuniyetle, öğle yemeği hizmetimizi bu yıl da artırarak sürdürüyoruz. Öğrencilerimizi zihinsel alanda desteklerken, aynı zamanda hem fiziksel hem de zihinsel gelişimleri için beslenmelerinin öneminin farkındayız. Bunu da aşhanemizde pişen ve Gıda Mühendisleri tarafından denetlenen yemeklerimizle sağlıyoruz" dedi. Karakuş, sabah kursa gelen öğrencilerin okula gitmeden, öğleden sonra grubunun ise okul dönüşü öğle yemeklerini yediğini sözlerine ekledi. Kurs merkezinden de öğle yemeklerinden de çok memnun olduğunu kaydeden 12 yaşındaki Miraç Karvar, "Okuldan çıktıktan sonra buraya geliyoruz. Buranın yemek imkanları bizi gerçekten çok iyi etkiliyor. Yemekler çok güzel, annemin yaptıkları gibi. Kurs merkezinin öğle yemeği imkanı olmadan önce, maddi şartlardan dolayı çok zorlanıyorduk" diye konuştu.
Van’da 31 kilometrelik enerji hattı tamamlandı: Çalışmalarda yabani kuşlar gözetildi
27 Ekim 2025 Pazartesi - 11:04 Van’da 31 kilometrelik enerji hattı tamamlandı: Çalışmalarda yabani kuşlar gözetildi Van’ın İpekyolu ilçesinde 31 kilometrelik yüksek gerilim hattı tamamlandı. Çalışmalar, yabani kuş üreme alanları gözetilerek yürütüldü. Erçek Mahallesi’nden Organize Sanayi Bölgesi’ne 31 kilometrelik yüksek gerilim hattı çekildi. Hat çalışmaları sırasında yabani kuşlar da gözetildi. Van’da enerji altyapısını güçlendirmek amacıyla Erçek Mahallesi’nden Van Organize Sanayi Bölgesi’ne kadar uzanan 31 kilometrelik yüksek gerilim hattı tamamlandı. Zorlu arazi şartlarında yürütülen çalışma, bölgedeki sanayi tesislerinin enerji ihtiyacını güvenli şekilde karşılamayı hedefliyor. Çalışmalar sırasında doğaya ve yaban hayatına zarar verilmemesi için özen gösterildi. Özellikle Erçek Gölü çevresinde yaşayan yaban kuşlarının göç yolları ve beslenme alanları dikkate alınarak direklerin konumları belirlenerek çekilen enerji hattı tellerine kırmızı beyaz toplar yerleştirildi. Van merkez ile Erçek arası 4 devre 4.77 kW enerji nakil hattı çektiklerini ifade eden firma yetkilisi Tekin Çelik, "Güneş enerjisinden enerji sağlanan bir sistem bu. İşimizde şu anda son safhasındayız. Allah nasip ederse bugün bitim noktasındayız. İnşallah vatana millete hayırlı olur. Yaklaşık 31 kilometrelik alana 304 direk üzeri 4 devre olarak hat çektik. Bayağı bir uzun bir hat. Arazinin kod yapısına göre yaklaşık 15 metre ile 25 metre arası direk kullanılıyor. Bazı durumlarda bu 30’a çıkıyor, 15’e iniyor. Bu arada bu yükselip indikçe ara mesafeyi de etkiliyor. Yaklaşık 100 metre ile 200-250 metre arası bir fark oluşturuyor" dedi. "Bizim ekip futbol takımı gibi" İşlerinin zorluğunu anlatan Çelik, "Birincisi gurbet ellerde olmak. İkincisi, doğa şartlarında çalışıyorsun. Mesela birincisi ayda da, ikinci ayda da olabilir, soğuk hava şartlarında. Yine aynı şekilde Ağustos ayında da olsan sıcağın etkisi sonuçta dışarıdasın. Ama her türlü şartlarında bu iş yapılıyor. Bu işi de yaparken güvenlik ön planda. Yüksekte çalışırken kemersiz çıkma kesinlikle yok. Örneğin ölü akım oluyor bunlarda, endeksiyon akımı diye. Onun önlemini topraklamalarla alıyoruz. Bu şekilde devam ediyoruz. Bir de arkadaşlarımız bu işin ustası. Aceminin bu işle çalışma şansı yok. Yani bu işte çalışmayan bir insanın gelip de bu işte çalıştığı anda hata yapmama şansı yok. Bu işte aynen futbol takımı gibi. Usta takım gibi kadroyla hatasız çalışacaksın" diye konuştu. Yaban kuşları için reflektörlü top Elektrik nakil hatlarına yerleştirilen kırmızı-beyaz toplar hakkında bilgi veren Çelik, "Bunlar birinci derecede direklerin boyuna göre örneğin 18-20 metre civarı yüksek olan direklerde yerden yüksek olduğu için birinci derece oluyor. Birinci derecedeki manası helikopter ve uçakların uçuşunu kontrol altına almak. Arkamızdaki bölgede de bunu yoğunlaştırdık. Arka kısımda helikopter ve uçaklara göre vurduk. Geri kısmımızdaki olayda da burada biliyorsunuz bir kuş cenneti var. Burada kuşların uçuşunu kuşların tellere gelmeme, telleri görmesi babında reflektör kullanarak topların sayısını sıklaştırarak yerleştirdik. Harici bir reflektör yaparak kuşların tellere gelmemesini engellemek için kullandık. Uyarıcı kırmızı direklerin tepesine kamera konacak. Kameradan kuşların tellere irtibatı zaman aşımıyla bakılarak tellere değiyor mu değmiyor mu kontrol yapılacak. Ona göre yetkililer farklı bir karar verecek" şeklinde konuştu.
Sunar Yatırım, sürdürülebilir büyüme hedeflerini paylaştı
27 Ekim 2025 Pazartesi - 10:59 Sunar Yatırım, sürdürülebilir büyüme hedeflerini paylaştı Yarım asrı aşan üretim geçmişiyle Türkiye’nin gıda, tarım ve biyoendüstri alanında öncü gruplarından Sunar Yatırım, sürdürülebilir büyüme stratejisini basın mensuplarıyla paylaştı. Grup, yenilenebilir enerji, sürdürülebilir tarım ve biyo-bazlı üretim yatırımlarıyla çevreyle uyumlu sanayi dönüşümüne öncülük ederken entegre yapısı ve global ihracat ağıyla ülke ekonomisine katma değer sağlamaya devam ediyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, biyoendüstrinin geleceğin en stratejik alanlarından biri olduğuna dikkat çekerek, "Doğadan ilham alan bu yeni nesil üretim anlayışıyla hem çevreyi koruyor hem de ülkemizin sanayi kapasitesinin artışına katkı sunuyoruz. Yerli kaynaklarla, dünya standartlarında üretim yaparak Türkiye’nin rekabet gücünü kalıcı şekilde artırmayı hedefliyoruz. Bu alanda üretim artması, dış ticaret açığımızın azalması anlamına geliyor" dedi. Gıda, tarım ve biyoendüstri alanında 50 yılı aşkın deneyimini, sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarla geleceğe taşıyan Sunar Yatırım, Adana’da düzenlenen basın toplantısında grubun, biyoendüstri alındaki öncü adımları başta olmak üzere yenilenebilir enerji projelerini, biyo-bazlı ürün geliştirme çalışmalarını ve sürdürülebilir tarım programının somut sonuçlarını paylaştı. Toplantıda konuşan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, "Geleceğin dünyasında başarı, çevreyle uyumlu ve verimli üretim modellerini benimsemekten geçiyor. Biz Sunar olarak bu dönüşümü hayata geçiriyoruz. Amacımız yalnızca üretmek değil, doğayla uyum içinde kalıcı değer ve güven inşa etmek" dedi. Sürdürülebilirliğin moda bir kavram olmaktan öte iş yapış biçimlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Çomu, "Üretimin her aşamasını, doğaya, topluma ve insana saygı temelinde yeniden tasarlamaya gayret ediyoruz. Bizim için büyüme, ekonomik girdinin yanında, bu topraklardan aldığımız bereketi geleceğe aktarma sorumluluğu" diye konuştu. Yerelden beslenip küreselde büyüyor Sunar ürünlerinin bugün 6 kıtada, 100’ü aşkın ülkeye ulaştığını ve ihracat gelirlerinin 250 milyon doların üzerinde olduğunu aktaran Çomu, özellikle Türkiye’de tek üreticisi oldukları sorbitol başta olmak üzere, dekstrin, mısır yağı ve nişasta segmentlerinde Türkiye’nin ihracat liderleri arasında yer aldıklarını söyledi. Mustafa Nuri Çomu, "Adana’dan dünyaya yayılan üretim zincirimiz ile yerelden beslenip küresel pazarlarda büyüyoruz. Bizim için globalleşme, yerel değerleri dünyaya taşımak demek. Yatırımlarımızın merkezinde hem bölge kalkınması hem de uluslararası rekabet gücü bulunuyor" dedi. Çomu ayrıca, Türkiye’de büyük oranda ithal edilen sodyum glukonatı üreten ilk firma olduklarını hatırlatarak, "25 Mayıs 2025’te Ticaret Bakanlığı, yerli üreticilerin başvurusu üzerine Çin menşeli sodyum glukonat ithalatına damping soruşturması açtı. Soruşturmada, sodyum glukonat ve diğer komponentlerin fiyatlarının yerli üreticilere zarar verdiği ve anti dumping vergisi uygulanmasının değerlendirildiği belirtildi. Sunar olarak adil rekabet ve yerli sanayinin korunmasına yönelik yürüttüğümüz çalışmaların kamu nezdinde de ses getirmesinden memnuniyet duyuyoruz" ifadelerini kullandı. 180 günde doğada kaybolan biyobozunur plastik Sunar NP bünyesinde yürütülen Ar-Ge çalışmalarıyla geliştirilen 180 günde doğada kaybolan biyobozunur ve bitki bazlı ham maddeler, ambalaj ve plastik sektörlerinde alternatif çözümler sunuyor. Grup, termoplastik nişasta (TPN) ve biyopolimer üretiminde attığı adımlarla döngüsel ekonomi hedeflerine katkı sağlarken bu ürünlerin ticarileştirilmesiyle dışa bağımlılığın azaltılmasına yönelik somut ilerlemeler kaydetmeyi amaçlıyor. Biyoendüstrinin geleceğin en stratejik alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Çomu, "Doğadan ilham alan bu yeni nesil üretim anlayışıyla hem çevreyi koruyor hem de ülkemizin sanayi kapasitesinin artışına katkı sunuyoruz. Yerli kaynaklarla, dünya standartlarında üretim yaparak Türkiye’nin rekabet gücünü kalıcı şekilde artırmayı hedefliyoruz. Bu alanda üretimin artması dış ticaret açığımızın azalması anlamına da geliyor" diye konuştu. Biyo-bozunur poşetlerin Geri Kazanım Katılım Payı (GEKAP) vergisine tabi tutulmadan ayrı sınıflandırılması gerektiğine de dikkat çeken Çomu, "Bu konuda yapılacak düzenlemeler, çevre dostu ürünlerin yaygınlaşmasını hızlandıracaktır" açıklamasını yaptı. 10 yılda 180 çiftçi ile 20 bin dönüm arazide sürdürülebilir tarım Mısır yağı ihracatında dünyada ilk üçte, Türkiye’de ilk sırada yer alan grup şirketi Elita Gıda’nın tarımsal sürdürülebilirliğe yönelik yaklaşık 10 yıldır aralıksız sürdürdüğü projesiyle ilgili de bilgi veren Mustafa Nuri Çomu, "Programımız, şimdiye dek 180 üreticiyle iş birliği içinde 20 bin dönümü aşan sahada uygulandı. Türkiye’de ayçiçek üretiminde sürdürülebilir tarım modelini ilk kez uygulayan şirketimiz Elita Gıda, geçtiğimiz aylarda SAI (Sustainable Agriculture Initiative / Sürdürülebilir Tarım Girişimi) platformu tarafından yürütülen FSA (Farm Sustainability Assessment) denetiminden de başarıyla geçti. Su ve enerji tasarrufu, toprak verimliliği, karbon salımının azaltılmasına odaklanan projemiz ile çiftçilere eğitim ve teknoloji transferi sağlayarak tarımın geleceğine katkı sunmayı amaçlıyoruz" dedi. Çomu ayrıca, kuraklık ve ithalat artışının sektörel etkilerine değinerek, "2024-2025 döneminde Türkiye’nin mısır ithalatı yüzde 45 arttı, kuraklık nedeniyle ayçiçeği üretiminde yüzde 10’dan fazla düşüş bekleniyor. Bu durum, yerli üretimin stratejik değerini daha da artırıyor. Sunar’ın entegre üretim yapısı, bu açığı kapatma gücüne sahip" değerlendirmesinde bulundu. İnsan, Ar-Ge ve teknoloji odağı Nişasta sektöründe Türkiye’nin ilk Ar-Ge merkezine sahip olduklarını vurgulayan Mustafa Nuri Çomu, "Değeri, 1 milyon ABD dolarını aşan teknoloji altyapısına sahip merkezimizde; mühendis, biyomühendis ve gıda mühendislerinden oluşan uzman bir ekibimiz var. Projelerimiz, ticarileşen ürünlerle Türkiye sanayisine katkı sağlıyor. Merkezimizde kurulduğu günden bu yana Ar-Ge çalışmalarıyla geliştirerek endüstriye sunduğumuz ürün oranı, tüm ürünlerimiz içinde yüzde 30’u geçti. Bununla beraber, Ar-Ge ekibimizde yüksek oranda kadın ve lisansüstü yetişmiş çalışma arkadaşlarımızın bulunması bizim için gurur verici" şeklinde konuştu. EXCIPACT GMP (İyi Üretim Uygulamaları) sertifikasını aldıklarını da paylaşan Çomu, "Bu belge, ilaç ve eksipiyan endüstrisine yönelik yüksek güvenlik ve kalite standartlarına sahip üretim yapabildiğimizin uluslararası göstergesi. Avrupa’da bu sertifikaya sahip sayılı üreticiler arasındayız" dedi. Enerjide yeşil dönüşümü ve karbon hedefleri Türkiye’nin yeşil dönüşüm politikalarına doğrudan katkı sunduklarını ifade Mustafa Nuri Çomu, 2025’te devreye alınan güneş enerji santralleriyle yenilenebilir enerji kapasitesini artırdıkları bilgisini verdi. 2026 sonuna kadar, tüm tesislerinin enerji ihtiyacının yüzde 95’ini GES yatırımları ile karşılayacaklarını açıklayan Çomu, "GES projelerimiz, yıllık bazda 80 bin tonun üzerinde karbon salımının önüne geçilmesini sağlıyor. Hedefimiz, 2030 yılına kadar karbon nötr üretim modeline tam geçiş yapmak. Enerjide yeşil dönüşümü sadece çevresel değil aynı zamanda ekonomik bir değer olarak görüyoruz" şeklinde konuştu.
’GAMEON Revival 2025’ League of Legends turnuvası kayıtları başladı
27 Ekim 2025 Pazartesi - 10:40 ’GAMEON Revival 2025’ League of Legends turnuvası kayıtları başladı Türk Telekom’un oyun markası GAMEON, espor ekosistemini bir araya getiren turnuva serisine 2025 yılında da devam ediyor. Türk Telekom GAMOEN ile toplam 750 bin TL ödül havuzuna sahip "GAMEON Revival 2025" League of Legends turnuvası kayıtları başladı. Oyuncuların ve profesyonel esporcuların bir araya geleceği turnuva kayıtları 10 Kasım’a kadar devam ediyor. Türk Telekom GAMEON, oyun ekosistemine katkı sağlamaya devam ediyor. GAMEON, League of Legends’ın Türkiye resmi ligi GAMEON Şampiyonluk Ligi isim sponsorluğunun ardından yeni sezon öncesi oyuncuları ve espor takımlarını bir araya getirecek yeni turnuvasını duyurdu. "GAMEON Revival 2025" ile hem kendi takımını kuran hem de profesyonel arenada boy gösteren oyuncular bir araya gelecek, 750 bin TL ödül havuzu içerisinde en yüksek pay için mücadele edecek. Turnuvaya başvurular 10 Kasım’a kadar devam ederken 14 Aralık’ta ESA Arena’da gerçekleştirilecek final ile son bulacak. Espor ve oyun ekosisteminin gelişmesini hedefleyen GAMEON, oyuncu topluluğunun ihtiyaçları ve istekleri çerçevesinde hareket ederek oyunseverleri bir araya getiren etkinliklerine devam ediyor. Çevrim içi ve fiziksel etkinliklerde oyuncularla etkileşimini sürdüren GAMEON, League of Legends’ın Türkiye’deki resmi ligi GAMEON Şampiyonluk Ligi isim sponsorluğunun ardından League of Legends komünitesi ile "GAMEON Revival 2025’te sezon sonrasında da bir araya geliyor. GAMEON Revival 2025 ile profesyonel arenada sahne almak isteyen takımlar, "gameon.com.tr" adresinden kayıt olabiliyor. Oyuncular ve takımlar bir arada GAMEON Revival 2025, oyuncuların kendi kurdukları takımların yanı sıra profesyonel arenadan bildiği takımların katılımıyla kasım ayında başlıyor. 10 Kasım’a kadar sürecek olan kayıt sürecinin ardından grup aşaması 15-27 Kasım tarihleri arasında çevrim içi oynanacak. Play-off maçları ise 5-7 Aralık’ta yine çevrim içi olacak. Play-off aşamasını da geçerek adını finale yazdıran iki takım, ESA Arena’da taraftarların karşısında 750 bin TL’lik ödül havuzundan en yüksek payı almak, sezon öncesi turnuvasında kupaya uzanmak için oynayacak. GAMEON Revival 2025’in karşılaşmaları play-off aşaması itibariyle GAMEON Twitch & YouTube ve Tivibu Spor 4 kanallarından canlı yayınlanacak.
Kayseri Ticaret Borsası II. Geleneksel Et ve Et Ürünleri Çalıştayı tamamlandı
27 Ekim 2025 Pazartesi - 10:25 Kayseri Ticaret Borsası II. Geleneksel Et ve Et Ürünleri Çalıştayı tamamlandı Kayseri Ticaret Borsası (KTB) tarafından düzenlenen ’II. Geleneksel Et ve Et Ürünleri Çalıştayı’ yoğun katılımla gerçekleştirildi. Et ve et ürünleri sektöründe sürdürülebilir üretim, kalite yönetimi, yenilikçi teknolojiler ve sektörel dönüşüm temalarının ele alındığı çalıştay, ulusal ve uluslararası düzeyde büyük yankı uyandırdı. Çalıştay; Polonya, Belçika ve Hırvatistan’dan gelen akademisyenlerin fiziki katılımıyla uluslararası bir bilim platformu haline geldi. Ayrıca Erciyes Üniversitesi, Kayseri Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi gibi Türkiye’nin önde gelen akademik kurumlarından öğretim üyeleri, sektöre dair güncel araştırma ve uygulama sonuçlarını paylaştı. Katılımcılar arasında Kayseri Valiliği, yerel yönetimler, kamu kurumları, özel sektör temsilcileri ve Ar-Ge merkezleri de yer aldı. Bu yönüyle çalıştay, bilim, kamu ve sanayiyi aynı masa etrafında buluşturan öncü bir platform haline geldi. Et ve gıda sektörünün önde gelen markalarından Ar-Ge temsilcileri, ayrıca Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen büyük gıda işletmelerinin Ar-Ge merkezi uzmanları, çalıştayda yer alarak sektöre yön verecek deneyim ve yenilikçi uygulamaları paylaştı. Bu katılım, özel sektörün sürdürülebilir üretim vizyonuna bilimsel katkı sunma iradesini somut biçimde ortaya koydu. "Kayseri, et ve et ürünleri alanında bilgi ve sürdürülebilirlik üssü oluyor" Kayseri Ticaret Borsası (KTB) Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış; kapanış konuşmasında Kayseri’nin et sektöründe sadece üretim gücüyle değil, bilgiye dayalı sürdürülebilir yaklaşımıyla da öncü bir şehir haline geldiğini vurguladı. Bağlamış; "Kayseri, üretim potansiyelini bilimsel bilgiyle birleştirerek tarım ve gıda sektöründe fark oluşturuyor. Bu çalıştayla birlikte, et ve et ürünleri sektörünün geleceğini sürdürülebilirlik, kalite, teknoloji ve çevresel duyarlılık ekseninde yeniden ele aldık. Kayseri Ticaret Borsası olarak amacımız, bilim temelli, çevreye duyarlı ve yenilikçi bir üretim kültürü oluşturmak; bu alanda Türkiye’ye örnek olmaktır" dedi. 2 gün süren çalıştayda; et üretiminde kaynak verimliliği, hayvan refahı, karbon ayak izinin azaltılması, enerji etkinliği, dijital izlenebilirlik ve kalite standartları gibi başlıklar masaya yatırıldı. Katılımcılar, sektörde sürdürülebilir büyüme, eğitimli insan kaynağı, bilimsel üretim ve Ar-Ge yatırımlarının stratejik önemine dikkat çekti. Çalıştay sonunda, tüm öneri ve sonuçların ’Çalıştay Bildiri Kitapçığı’na dönüştürülmesi planlandı. ’ Başkan Bağlamış; çalıştayın yalnızca bir etkinlik değil, sektörün geleceğini şekillendiren bir vizyon platformu olduğunu vurgulayarak, "Kayseri Ticaret Borsası olarak biz, üretimle bilimi buluşturan, sektörün geleceğini planlayan bir anlayışla hareket ediyoruz. Gelenekten geleceğe uzanan bu süreçte, hem yerel hem de uluslararası düzeyde sürdürülebilirlik ve yenilik odağını güçlendirmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Reel Kesim Güven Endeksi Ekim ayında 1,2 puan arttı
27 Ekim 2025 Pazartesi - 10:22 Reel Kesim Güven Endeksi Ekim ayında 1,2 puan arttı Ekim ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya göre 1,2 puan artarak 102,0 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Ekim ayı İktisadi Yönelim İstatistikleri ve Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) verilerini paylaştı. İktisadi Yönelim Anketi sonuçları, imalat sanayinde faaliyet gösteren 1828 iş yerinin yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi. 2025 yılı Ekim ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya göre 1,2 puan artarak 102,0 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, mevcut mamul mal stoku, mevcut toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki toplam istihdam, gelecek üç aydaki üretim hacmi, genel gidişat, sabit sermaye yatırım harcaması ve gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarına ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, son üç aydaki toplam sipariş miktarına ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi. Mevsimsellikten arındırılmamış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) bir önceki aya göre 0,6 puan artarak 100,8 seviyesinde gerçekleşti. Son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacminde artış bildirenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre güçlendiği, iç piyasa sipariş miktarında azalış bildirenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre zayıfladığı, ihracat sipariş miktarında azalış bildirenler lehine olan seyrin ise artış bildirenler lehine döndüğü görüldü. Mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya göre zayıfladığı görüldü. Mevcut mamul mal stokları seviyesinin mevsim normallerinin üzerinde olduğunu bildirenler lehine olan seyrin ise mevsim normallerinin altında olduğunu bildirenler lehine döndüğü gözlendi. Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi, ihracat sipariş miktarı ve iç piyasa sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre zayıfladığı görüldü. Gelecek üç aydaki istihdama ilişkin azalış yönlü beklentilerin zayıfladığı, gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin artış yönlü beklentilerin ise güçlendiği gözlendi. Ortalama birim maliyetlerde, son üç ayda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin zayıfladığı, gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin güçlendiği görüldü. Gelecek üç aydaki satış fiyatına ilişkin artış yönlü beklentilerin ise zayıfladığı gözlendi. Gelecek on iki aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak yüzde 34,3 seviyesinde gerçekleşti. 2025 yılı Ekim ayında, ankete katılan işyerlerinin yüzde 54,0’ü üretimlerini kısıtlayan faktör bulunmadığını belirtirken, yüzde 13,7‘si talep yetersizliğinin üretimlerini kısıtlayan en önemli faktör olduğunu belirtmiş, onu sırasıyla mali imkansızlıklar, işgücü yetersizliği, hammadde-ekipman yetersizliği ve diğer faktörler izledi. İçinde bulunduğu sanayi dalındaki genel gidişat konusunda, bir önceki aya kıyasla daha kötümser olduğunu belirtenler lehine olan seyrin zayıfladığı görüldü.
Şanlıurfa’da turizmde sonbahar bereketi
27 Ekim 2025 Pazartesi - 10:20 Şanlıurfa’da turizmde sonbahar bereketi Tarihi, kültürü, gastronomisi ve inanç turizmiyle öne çıkan Şanlıurfa’da sonbahar aylarında yaşanan turizm hareketiyle otellerdeki doluluk oranı yüzde 100 seviyesine çıktı. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Göbeklitepe ve Karahantepe ile Hazreti İbrahim’in doğduğu ve ateşe atıldığı yer olarak rivayet edilen Balıklıgöl gibi önemli tarihi alanlara sahip Şanlıurfa’da, eylül-ekim aylarında otellerdeki doluluk oranı yüzde 100 seviyesine ulaştı. Kente gelen yerli ve yabancı misafirler, Şanlıurfa’nın binlerce yıllık tarihini yerinde keşfetmenin mutluluğunu yaşıyor. "Otellerde doluluk oranı yüzde 100" Şanlıurfa’da turizmci-otel işletmecisi Ahmet Küçük, "Şanlıurfa bu dönemlerde çok yoğun bir turizm sezonu yaşıyor. Özellikle Nisan, Mayıs, Eylül ve Ekim aylarında havaların serinlenmesiyle birlikte turist akınına uğruyor. Şu anda doluluklarımız yüzde 100 ve bu şekilde devam ediyor. Aralık ortasına kadar bu şekilde ve bayağı bir yoğun teveccüh var. İnsanlar artık biraz şehir otellerinden uzaklaşma ihtiyacı hissediyorlar. Urfa’nın da bu anlamda çok büyük bir potansiyeli var. Kültür turizmi var, yemeklerimiz çok ön planda, tarih deseniz binlerce yıllık geçmişe sahibiz. Göbeklitepe, Karahantepe ve Harran gibi ören yerlerimiz var. Yine inanç turizmi deseniz Hz. İbrahim ve diğer peygamberlerin burada yaşadığı biliniyor. Artık insanlar farklı arayışlar içerisine giriyor. Artık insanlar şehir otellerinden sıkıldılar diyebiliriz. Bu anlamda Şanlıurfa’ya bayağı teveccüh var" dedi. "Ekim ayı her zaman yılın en güzel ve en verimli ayı olmuştur" Turizm Rehberi Mehmet Kamil Türkmen, Şanlıurfa’ya her geçen gün ilginin arttığını belirterek, "Urfa’da 12 aya bakıp baktığınız zaman Ekim ayı her zaman yılın en güzel ve en verimli ayı olmuştur. İstatistikler bunu böyle söyler. Dolayısıyla arkamızda, sağımızda, solumuzda ve önümüzde baktığımız zaman bu güzel mahşeri kalabalığı görürsünüz. Bu durum gerçekten bizi son derece mutlu kılıyor. Otellerimizde de şuan Ekim ayı için doluluk oranları gayet güzel. Dolayısıyla turizmde Şanlıurfa hak ettiği payı alabilmelidir ve almalıdır diye düşünüyoruz" şeklinde konuştu. "Yerli turistten çok yabancı turistler geliyor" Esnaf Recep Çelik ise yoğunluk dolayısıyla mutlu olduklarını ifade ederek, "Urfa’da yerli turistten çok yabancı turistler geliyor. Balıklıgöl’ü ziyaret etmek için geliyorlar. Ziyaretçiler buraya gelerek bizden alışveriş yapıyorlar. İsot, fıstık gibi Urfa ürünlerini alıyorlar. Keşke her mevsim böyle kalabalık geçse, kalabalıktan dolayı son derece memnunuz. Geçtiğimiz günlerde Japonya kraliçesinin de Şanlıurfa’ya yaptığı ziyaret, kentin tanıtımına ciddi manada katkı sağladı diyebiliriz. Urfa daha da tanındı" diye konuştu. Şanlıurfa’ya yurt içinden ve yurt dışından gelen ziyaretçiler ise kenti gezmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.