EKONOMİ
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 20:17 Büyükşehir’den Halk Ege Et’de Anneler Günü indirimi Aydın Büyükşehir Belediyesi’ne ait Halk Ege Et şubelerinde Anneler Günü dolayısıyla sucuk ve kıymada uygulanan yüzde 20 indirim vatandaşlardan yoğun ilgi görürken, sabahın erken saatlerinden itibaren şubelerde uzun kuyruklar oluştu. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu tarafından Aydın’a kazandırılan, güvenilir, hijyenik ve uygun fiyatlı ürünleri vatandaşlarla buluşturan Halk Ege Et şubelerinde, Anneler Günü nedeniyle uygulanan indirim vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılandı. Efeler Çarşamba, Efeler Balık Hali, Efeler Kurtuluş, İncirliova, Germencik, Nazilli, Söke, Kuşadası Merkez, Kuşadası Karaova, Didim Merkez ve Didim Çamlık Halk Ege Et şubelerinde sucuk ve kıymada uygulanan yüzde 20 indirim, sabahın erken saatlerinden itibaren vatandaşlardan yoğun ilgi gördü, şubelerde uzun kuyruklar oluştu. Halk Ege Et’ten duydukları memnuniyeti dile getiren vatandaşlar, kendilerini uygun fiyatlı, kaliteli ve güvenilir ürünler ile buluşturan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Başkan Çerçioğlu, çalışmalarıyla vatandaşların yanlarında olmaya devam edeceklerini belirterek "Halk Ege Et şubelerimizde uyguladığımız indirim vatandaşlarımız tarafından ilgiyle karşılandı. Hizmetlerimizi Aydınımız ile buluşturmaya, projelerimizle vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Şimdiden tüm annelerimizin Anneler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum" ifadelerini kullandı.
Bakan Bayraktar: "Rezervuarların dilini çözüyor, enerji bağımsızlığımıza güç katıyoruz
25 Ekim 2025 Cumartesi - 11:33 Bakan Bayraktar: "Rezervuarların dilini çözüyor, enerji bağımsızlığımıza güç katıyoruz Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sosyal medya hesabından Türkiye Petrolleri (TPAO) Ar-Ge Merkezi’ne ilişkin bir video paylaşarak "Petrol ve doğal gaz jeolojisi ve teknolojileri alanında, Türkiye’nin ve dünyanın ihtiyaç duyduğu analizleri en yüksek standartlarda yerli imkânlarla gerçekleştiriyoruz. Rezervuarların dilini çözüyor, enerji bağımsızlığımıza güç katıyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yerli ve milli kaynakların ekonomiye kazandırılması amacıyla yapılan çalışmalar devam ederken Türkiye Petrolleri (TPAO) AR-GE Merkezi de kuyulardan çıkarılan petrol ve doğal gazın analizinde önemli bir görev üstleniyor. Sahadan gelen örnekler, ilk olarak TPAO Ar-Ge Merkezi’nde analiz ediliyor ve keşfin kapısını aralıyor. Türkiye’nin kamu sermayeli ilk AR-GE Merkezi olarak faaliyetlerini yürüten TPAO Ar-Ge Merkezi, enerji bağımsızlığı yolunda kritik bir rol üstleniyor. Yerli petrol ve doğal gaz üretimi için arama ve sondaj çalışmaları sürerken kuyudan gelen örnekler, ilk olarak bu merkezde inceleniyor. "Enerji bağımsızlığımıza güç katıyoruz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, konuya ilişkin sosyal medya hesabından TPAO Ar-Ge Merkezi’ne ilişkin bir video paylaşarak "Enerjide tam bağımsız Türkiye hedefiyle yürüdüğümüz bu yolda, TPAO Ar-Ge Merkezimiz petrol ve doğal gaz keşiflerinde kritik bir rol üstleniyor. Petrol ve doğal gaz jeolojisi ve teknolojileri alanında, Türkiye’nin ve dünyanın ihtiyaç duyduğu analizleri en yüksek standartlarda yerli imkânlarla gerçekleştiriyoruz. Rezervuarların dilini çözüyor, enerji bağımsızlığımıza güç katıyoruz. Yerli mühendislik, ileri teknoloji, güçlü Türkiye" ifadelerini kullandı. "Tüm analizler gerçekleştirilebiliyor" TPAO Ar-Ge Merkezi’ndeki çalışmalar hakkında bilgi veren TPAO Ar-Ge Merkezi Daire Başkan Yardımcısı Aksel Tuğba Türkecan ise, petrol jeolojisi ve petrol teknolojisi alanında ihtiyaç duyulan tüm analizleri ve teknik çalışmaları TPAO Ar-Ge Merkezi’nde en yüksek teknolojiyle hayata geçirdiklerini söyledi. Türkecan, "Birçok dev petrol şirketi kendi analizlerini dışarıdan danışmanlık hizmeti olarak alıyor ama biz ihtiyacımız olan tüm analizleri, merkezimizde gerçekleştirebiliyoruz" diye konuştu. Petrol ve Doğal Gaz Mühendisi Candan Kızılırmak da, "Merkez olarak, yerin yüzlerce hatta binlerce metre derinliklerinde bulunan rezervuarların dilini anlamaya çalışıyoruz. Yerin derinliklerinden gelen bu kayaç, petrol, su ve gaz numunelerini, dünya çapında kullanılan cihazlar ve akredite yöntemlerle analiz ederek yer altının karakterizasyonunu sağlıyoruz" şeklinde konuştu. Jeoloji Mühendisi Hasan Çağlar Üstün ise numunelere yapılan analizlerin bazılarının sadece TPAO Ar-Ge Merkezi’nde yapılabildiğine dikkat çekerek "Bu da bizi, bu alanda tek adres haline getiriyor" diye konuştu. Simülasyon ile uzman eğitimi TPAO Ar-Ge Merkezi, bünyesinde barındırdığı Kuyu Kontrolü Eğitim Merkezi ile de sondaj güvenliğini artıracak olan nitelikli uzmanlar yetiştiriyor. Eğitim merkezinde, gerçeğe yakın şartlarda eğitim imkânı sunan bir simülatör de kullanılıyor. Böylece, alınan teorik eğitim de pratiğe dönüştürülüyor.
Edremit’te 2. Zeytinyağı Tadım Festivali FestOlive başladı
25 Ekim 2025 Cumartesi - 10:58 Edremit’te 2. Zeytinyağı Tadım Festivali FestOlive başladı Edremit Ticaret Odası ve Edremit Ticaret Borsası iş birliğiyle düzenlenen 2. Zeytinyağı Tadım Festivali FestOlive, Balıkesir’in Edremit ilçesi Güre Sahili’nde görkemli bir açılış töreniyle başladı. Festival, Edremit’in bereketli topraklarını ve dünyaca ünlü zeytinyağını tanıtmanın yanı sıra bölgedeki üreticilerin emeğini ön plana çıkarıyor. Organizasyon kapsamında ziyaretçiler, zeytinyağının farklı çeşitlerini tadarak Edremit’in köklü zeytin kültürünü ve Ege’nin eşsiz lezzetlerini yakından deneyimleme fırsatı buldu. Festivalin açılış konuşmasını yapan Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin "Zeytin’in bereketini, emeğin gücünü, doğanın şifasını paylaşmak üzere bir arada olduğumuz FestOlive 2. Edremit Zeytinyağı Tadım Festivali’ne hoş geldiniz. Bugün burada sadece bir festivali değil, bir kültürü, bir yaşam biçimini, bir mirası kutluyoruz. Edremit körfezinin kalbinde, Güre Sahilinde bir aradayız. Çünkü biz Edremit’i, Ayvalık’ı, Burhaniye ayrı ayrı değil, Balıkesir’i bir ağabey gibi görüyoruz, bir bütün olarak, bir körfez olarak görüyoruz. Midilli’yi de unutmuyoruz. Aynı denizin tuzunu, aynı toprağın bereketini, aynı zeytin ağacının gölgesini paylaşıyoruz ve bu birlikten doğan değerle bu yıl bir kez daha zeytinyağının altın yolculuğunu onurlandırıyoruz" dedi. Çetin zeytinin buluşturucu özelliğine değinerek "Sadece bir fuar ya da sahne değil burası. Bir kültürün, emeğin doğayla uyumlu yaşama nefes aldığı bir yer. Elbette, Edremit Yeşil Çizik Zeytini ile Edremit Zeytinyağı Avrupa Birliği coğrafi işareti alması sadece bir tescilli değil, Balıkesir’imizin güzide topraklarında üretilen emeğin, sabrın kalitenin dünyaya atılmış bir imzasıdır. Bu başarı, bölgemizin ürünlerinin benzersiz niteliklerini, üretim disiplinini tüm dünyaya kanıtlamıştır. Kazdağlarının yeşil tabiatı, meltem rüzgarlarıyla beslenen havası, termal suları ve bereketli toprağıyla yoğrulan bu zeytin bugün sınırları aşarak Türkiye’nin seksen bir ilinden gelen üreticileri ve yurt dışından misafirlerimizi aynı sofrada buluşturuyor" dedi. Tağşişe karşı bu fuarın önemli bir adım olduğunu ifade eden Edremit Zeytin ve Zeytinyağı Borsası Başkanı Tarkan Denizer "Tadım Festivali’nin bir özelliği de sadece tadım yapmak değil, sizlerle beraber, sizlerden aldığımız güçle, bize karşı olumsuzluklarla mücadeleyle beraber yapmak istememizdir. O da şu, tağşiş biz, devletimiz, Tarım Bakanlığı tek başına mücadele edemez. Burada hep beraber iyi bir zeytinyağının ne olduğunu, zeytinyağının muhtelif kötü özelliklerini, neden onu istemediğimizi ve istemediğimiz zeytinyağıyla nasıl mücadele edeceğimiz kısmını beraber hareket etmek istediğimiz için buradayız. Bunun için de şu gerçek, iki, iki daha dört eder değil mi? Herkes buna itiraz etmiyor. Eğer hep beraber kötü bir zeytinyağının tağşişi ne olduğunu bilirsek biz tağşiş yapanlara karşı mücadelemizde başarılı olacağımıza inanıyorum" dedi. Zeytinin bir emek olduğuna değinen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın "Balıkesir’imizde on iki milyonun üzerinde zeytin ağacımız var. Zeytin konusunda da Türkiye’nin en önde gelen illerden başında. Bunun üç milyonun üzerinde olanı da şu anda bulunduğumuz Edremit’imizde. Zeytinyağı üretimi bakımından da baktığınız zaman Türkiye’de dördüncü sıradayız. Yani hem üretiyoruz, hem de bununla ilgili bir üretim alanımız var, hem sanayimiz var, hem de bununla ilgili bir ticaretimiz ve emek verdiğimiz insanlarımız var. Yani büyük bir emek. Edremit’in 20 bin hektarlık bir zeytin arazisine sahip" dedi. Van Edremit’ten, Balıkesir Edremit’e zeytinin yolculuğu için geldiklerini ifade eden Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Necdet Takva "Ben bu kürsüden bir Edremitli olarak konuşuyorum. Çünkü benim kütüğümde de Edremit yazar, evim de Edremit’tedir, ben de deniz kenarındayım. Dolayısıyla bugün burada çok değerli yönetim kurulu üyelerimizle, meclis üyelerimizle, değerli hanımefendi eşlerimizle, ailemizle, 22 kişilik bir heyetle Edremit’ten Edremit’e, Edremit to Edremit anlayışını ve bu bağı güçlendirme gayreti içerisinde buradayız. Bu vesileyle ben başta Sayın Valim, başta Büyükşehir Belediye Başkanı ve değerli belediye başkanları, politikacılar, milletvekillerinden ricam şu, bizim şu anda havalimanımız kapalı ve yaklaşık 20 saatlik bir yolculukla buraya geldik. Muş’tan İstanbul’a İstanbul’dan buraya bir seyahatimiz oldu. Dolayısıyla sizden üç yıl önce başlattığınız kamuoyu ile paylaştığınız Edremit’ten Edremit’i uçak seferine konusunda destek istiyoruz. Hatta bir adım ilerleyerek söz istiyoruz. Çünkü burada 17 bin civarında hemşerimiz yaşıyor. Bu vesileyle ben Balıkesir’lere, Balıkesir’e, Edremitli’lere kucak dolusu sevgilerini, saygılarımı sunuyorum. İnanılmaz başarılı bir etkinlik olduğunu söyleyebilirim."dedi. Takva ayıca turizmde artık gurme tercihlerin çok büyük önem taşıdığına dikkat çekerek "Çünkü artık gastronomi ve gurme işi dünyada turizmin en önemli destinasyonları haline geldi. İnsanlar artık kaleleri gezmek istemiyorlar. Ama bulundukları yerdeki yemekleri tatmak istiyorlar. Zeytinyağını tatmak istiyorlar. Zeytin’in tadına bakmak istiyorlar. Zeytin’in kerametine ermek istiyorlar. Van Kahvaltısını tatmak istiyorlar. Van’ın lezzetli etlerini görmek istiyorlar. Yöresel ürünlerini görmek istiyorlar. Doğru yoldasınız. Ahmet Başkan’ı ve Tarkan Başkan’ı kutluyorum. Tekrar buradan Truva’dan Tuşpa’ya selamlarınızı götüreceğim" dedi. Türkiye’de zeytin ağacı sayısının artığına dikkat çeken AK Parti Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey, "Zeytinyağının coğrafi işaretine alınması, zeytinin desteklenmesi ve daha fazla zeytin ekilmesiyle alakalı çok uğraştık. İki yüz on milyon zeytin ağacı var şu anda Türkiye’de. Yani iki bin yılların başında seksen yedi milyon ağaç şu anda iki yüz on milyona gelmiş durumda. Yani hem zeytini destekliyoruz hem zeytin ağacını destekliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın bize verdiği bir vizyon doğrultusunda da ülkemizin gelişmesi için, bölgemizin gelişmesi için şehirlerimizin gelişmesi için gayret sarf ediyoruz. Birbirini tamamlayan bir zincirin halkaları gibi birbirini tamamlayan Ayvalık’ımız, Burhaniye’miz, Gömeç’imiz, Havran’ımız ve Edremit’imiz hepsi inci tanesi gibi zeytinin başkentleridir. Burada üretilen her bir zeytin, her bir zeytinyağı hem ülkemizin dört bir tarafında insanlarımıza dağılıyor, insanlarımızı doyuruyor hem de dünyanın birçok yerinde satılıyor. Ama bir sorunumuz var. Sorunumuz şu, zeytinin ve zeytinyağının marka olarak satılabilmesi bizim en büyük problemimiz. Dökme zeytinyağı satma huyundan bizim vazgeçmemiz gerekiyor. Dökme zeytinyağını bırakıp markalaşmaya ağırlık vermemiz gerekiyor. Bununla ilgili de son dönemde gerek ambalajlama yapılması gerek reklam ve algı çalışması gerekse de zeytinin uluslararası pazarlarda satılmasıyla ilgili çok önemli kararlar alındı ve bundan sonra da inşallah bu yöndeki çalışmalarımıza devam edeceğiz. Değerli arkadaşlar az önce ifade ettim. Zeytin ve zeytinyağı konusunda bizim desteklerimiz devam edecek. Bu konuda çalışmalarımızı sürdüreceğiz." Dedi. Balıkesir Edremit ile Van Edremit arasında havayolu ile bir kardeşlik köprüsü kurulması gerektiğine değinen Canbey, "Ta Edremit’ten. Ama ta diyoruz ama inşallah o ta olmayacak. İnşallah o uçağı getireceğiz biz. İnşallah uzak olmayacak Edremit bize. O yirmi saati inşallah iki buçuk saate düşüreceğiz" dedi. Zeytininin tüm kutsal inançlarda yer aldığını ifade eden Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, "Edremit, Zeytinyağı Festivali bizim bu anlamda emeği geçen herkese ben özellikle şükranlarımı sunuyorum. Zeytin tabii ki bizim inancımızda, kültürümüzde, kadim geçmişimizde zeytinin çok özel bir yeri var. İşte biraz önce konuşmacılarımızdan birisi de söyledi. Tüm dinlerde ortak olarak geçen en önemli meyvelerden birisi zeytin ve incir. Bu topraklarda bunun ana vatanı. Bu anlamda bizim inancımızda Kur’an-ı Kerim’de de 4 surete ve 6 yerde zeytinden bahsediliyor. Çünkü zeytin demek, birlik demek. Zeytin demek, kardeşlik demek. Zeytin demek, rahmet demek, bereket demek. O anlamda tüm dillerde, tüm kutsal inançlarda olduğu gibi bizde de ayrı bir yeri var zeytinin" dedi. Açılış törenine, Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Edremit Kaymakamı Ahmet Odabaş, Havran Kaymakamı Muhammed Evlice, Balıkesir İl Emniyet Müdürü Şükrü Yaman, Balıkesir İl Jandarma Komutanı Murat Özer, Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, Havran Belediye Başkanı Emin Ersoy, Van Edremit Belediye Başkanı Rabia Başak Koç, Balıkesir Ticaret Odası Başkanı Rahmi Kula, Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Necdet Takva, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Naki Çetin, Midilli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Konstantinos Sotirakis, Bozüyük Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Veli Çelik, Aydın Ticaret Borsası Başkanı Fevzi Çondur, Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, Meclis Başkanı Bayram Kayahan, Edremit Ticaret Borsası Başkanı A. Tarkan Denizer ve Burhaniye Ticaret Odası Meclis Başkanı Erhan İnam katıldı.
Düzce İş Kulübü, iş veren ile işçi arasında köprü oluyor
25 Ekim 2025 Cumartesi - 10:05 Düzce İş Kulübü, iş veren ile işçi arasında köprü oluyor Düzce Belediyesi tarafından kurulan Düzce İş Kulübü, şehirde iş verenler ile işçiler arasında köprü olmaya ve istihdama katkı sağlamaya devam ediyor. İş kulübü tarafından her hafta Cuma günü yayınlanan ilanlarla güncel açık işçi pozisyonları, özelliklerine ve cinsiyetlere göre ayrılarak işçilerin iş bulması kolaylaştırılıyor. Düzce Belediyesi İş Kulübü tarafından yayınlanan ilanlarda, iş arayan firmalar kategorilerine göre ayrılarak, aradıkları işçilerin özellikleri ve çalışacakları alanlar yer alıyor. Her hafta Cuma günleri güncellenen ilanlarda firmaların aradığı işçilerin cinsiyetlerine göre ayrımı da belirtiliyor. Bu sayede iş arayanlar kendi özelliklerine ve cinsiyetlerine göre daha kolay başvuru yapabiliyorlar. İş kulübü meslek uzmanları iş başvurularını yakından takip ederek, firma yetkilileri ile işçileri buluşturuyor. Bu hafta yayınlanan ilanlarda ambalaj ve su üretimi yapan firma için makine operatörü, ağaç palet ustası, forklift operatörü arandığı, aranan kişilerin deneyimli ve erkek olması gerektiği bildirildi. Savunma sanayi alanında makine mühendisi (5 yıl tecrübeli, kadın-erkek), argon kaynakçısı (erkek), montaj ustası (erkek), teknik ressam (kadın/erkek), ofis servis ve temizlik elemanı (kadın), kalite kontrol görevlisi (tekniker – kadın/erkek), temizlik personeli (erkek), şoför (ağır vasıta ehliyetli – erkek), iş güvenliği uzmanı (kadın/erkek), çevre mühendisi (erkek). Ahşap ve orman ürünleri alanında beden işçisi (tasnif, makine besleme – erkek), ustabaşı (hat deneyimli – erkek), forklift operatörü (25–45 yaş / 3 yıl deneyimli – erkek), katı yakıt kalorifer ateşçisi (erkek), kepçe operatörü (25–45 yaş / 3 yıl deneyimli – erkek). Ambalaj üretimi alanında depo personeli (forklift sertifikalı – erkek). Otomotiv sektörü alanında montaj operatörü (teknik lise mezunu – erkek), cnc operatörü (erkek), tır şoförü (yurt içi / yurt dışı – erkek), lazer-abkant operatörü (erkek), işe alım uzmanı (kadın/erkek), organizasyonel gelişim uzmanı (kadın/erkek), temizlik personeli / meydancı (erkek), kalite ve müşteri ilişkileri uzmanı (kadın/erkek). Ev eşyaları ve mobilya alanında üretim elemanı (erkek). Panel üretimi alanında yatar daire operatörü (erkek). Otomotiv ve beyaz eşya parça üretimi alanında forklift operatörü (erkek), pres operatörü (erkek). İnşaat ve enerji alanında kalite mühendisi (kadın/erkek), proje mühendisi (yenilenebilir enerji deneyimli – kadın/erkek), iş güvenliği uzmanı (a/b sınıfı – kadın/erkek), bakım personeli (erkek), forklift operatörü (erkek), proses mühendisi (elektrik–elektronik / makina / mekatronik – erkek). Motosiklet ekipmanları alanında kaynakçı / boyacı (erkek). Elektronik kart üretimi alanında IT ve bilgi işlem sorumlusu (tecrübeli – kadın/erkek), muhasebe sorumlusu (tecrübeli – kadın/erkek), kalite mühendisi (kadın/erkek). Kerestecilik alanında beden işçisi (kadın/erkek), ahşap profil freze ustası (erkek), kazan operatörü (erkek). Akustik tasarım alanında CNC operatörü (erkek), montaj personeli (erkek), kalıp tasarım teknikeri/teknisyeni (solidworks bilen – erkek). Alüminyum ve çelik tank üretimi alanında elektrostatik toz boyacı (otomotiv tecrübeli – erkek), beden işçisi (boya ön hazırlık – erkek). Gıda ve içecek alanında üretim elemanı (3 vardiya – erkek). Mekanik profil üretimi alanında satış mühendisi (kadın/erkek), beden işçisi (erkek), makina operatörü (erkek), teknik öğretmen (kaliteci-erkek), torna tezgâhı operatörü (erkek), muhasebe yardımcısı (erkek), insan kaynakları / ofis boy (erkek). Döşeme sistemleri alanında depo sevkiyat sorumlusu (tecrübeli-erkek). Cam üretimi alanında ön muhasebe uzmanı (2 yıl tecrübeli-erkek), proses kaliteci (min. 1 yıl tecrübeli-kadın/erkek). Santrifüj pompa üretimi alanında mekanik bakım-onarım ustası (erkek). Isıtma ve soğutma sistemleri alanında kaynakçı (erkek), montaj personeli (erkek). Yapı market alanında kasiyer (sektör tecrübeli-kadın/erkek) olmak üzere 21 değişik iş alanında 65 farklı işçinin arandığı bildirildi.
Komşu Yunanistan, Türkiye’ye sınırı olan kapılarını yeniliyor
25 Ekim 2025 Cumartesi - 10:01 Komşu Yunanistan, Türkiye’ye sınırı olan kapılarını yeniliyor Komşu ülke Yunanistan, Türkiye ile bağlantılı iki ana sınır kapısında kapsamlı modernizasyon çalışması başlattı. Edirne’nin İpsala ilçesindeki İpsala Sınır Kapısı’nın karşısında bulunan Kipi’de yeni köprü ve ek şeritler inşa edilirken, Pazarkule Sınır Kapısı’nın karşısındaki Kastanies’te ise sıfırdan yeni bir sınır istasyonu kuruluyor. "Türkiye tarafı yıllar önce yenilenmişti" Yunanistan tarafında yenileme çalışmaları devam ederken, Türkiye tarafındaki İpsala ve Pazarkule Sınır Kapıları, Ticaret Bakanlığı ve TOBB iş birliğiyle geçtiğimiz yıllarda tamamen yenilenmişti. Modern tesisleriyle yolcu ve yük trafiğinde konfor ve hız açısından bölgenin en gelişmiş geçiş noktalarından biri haline gelmişti. "Kipi, Doğu’dan Batı’ya ticaretin ana kapısı" Yunanistan İçişleri Bakan Yardımcısı Konstantinos Gkoulekas, Kipi Gümrük Binası’nın yenileme projesine ilişkin yüklenici firmanın belirlendiğini açıkladı. Proje kapsamında mevcut istasyonun tamamen yenileneceğini, yeni şeritlerle hem ağır vasıta hem de ziyaretçi geçişlerinin hızlanacağını belirtti. Gkoulekas, son yıllarda İpsala-Kipi hattında sıkça görülen uzun araç kuyruklarının sona ereceğini ifade ederek, "Kipi yalnızca Yunanistan ile Türkiye arasındaki bir geçiş noktası değil, Doğu’dan Batı’ya uzanan Avrupa ticaretinin ana kapısıdır" dedi. "Yeni köprü mevcut köprünün üzerine inşa edilecek" İki ülke arasında yapılan anlaşma doğrultusunda, yeni Kipi Köprüsü mevcut köprünün 6 metre üzerine inşa edilecek. Gkoulekas, "Bu proje ülkemizin imajını güçlendirecek, Türkiye tarafındaki modern tesislerle dengeyi sağlayacak" diye konuştu. Yenileme kapsamında bina modernizasyonu, ileri teknolojili kontrol sistemleri ve iyileştirilmiş trafik altyapısının da yer aldığı bildirildi. "Kastanies’e yeni sınır kapısı kurulacak" Gkoulekas ayrıca, Evros’un Kastanies (Pazarkule karşısı) bölgesinde yeni bir sınır kapısı inşa edileceğini açıkladı. Mevcut tesisin yetersiz kaldığını belirten Gkoulekas, yeni istasyonun kamuya ait 40 dönümlük bir arazi üzerine kurulacağını ifade etti. "Bugün mevcut bir tesis var ama açıkça yeni bir yapı inşa edilmesi gerekiyor" dedi.
Gayrimenkul zirvesinde "500 bin konut değerlendirmesi"
25 Ekim 2025 Cumartesi - 09:43 Gayrimenkul zirvesinde "500 bin konut değerlendirmesi" Gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren yerli ve yabancı özel sektör temsilcileri LaBiance Turizm tarafından İstanbul’da düzenlenen panelde bir araya geldi. Emeral City Properties L.L.C. firmasının sponsorluğunda ve Kamu Araştırmaları Vakfı (KAV) Başkanı M. Ulvi Saran’ın moderatörlüğünde "Türkiye Ve BAE Örneğinde Gayrimenkul Sektörünün Yatırım İklimi" başlıklı etkinlik düzenledi. Etkinliğe Gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren yerli ve yabancı özel sektör temsilcileri katıldı. KAV Başkanı Vali Saran tarafından Türkiye’deki gayrimenkul sektörüne ilişkin genel ön bilginin paylaşılmasının ardından sırayla söz alan panel konuşmacıları birbirini tamamlayıcı konular hakkında dinleyicilerin ilgisini çekti. Panelin açılış konuşmasını RePie Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. M. Emre Çamlıbel gerçekleştirdi. İnşaat mühendisliği alanında lisans ve lisansüstü eğitimini tamamlayan Çamlıbel, yurtiçi ve yurtdışında gayrimenkul, finans ve yatırım alanlarında faaliyet gösteren çeşitli şirketlerde üst düzey yönetici olarak görev almış, sektörün tüm dinamiklerine hakim bir iş insanı olarak panel dinleyicilerine hitap etti. "Türk Yatırımcısının Yurtiçi ve Yurtdışı Gayrimenkul Yatırımlarına Yaklaşımı: Eğilimler, Beklentiler ve Risk Algısı" başlıklı konuşmasında, sektördeki birikimi ve gözlemleri doğrultusunda yatırımcı davranışlarındaki güncel eğilimleri değerlendirdi. Türk bireysel ve kurumsal yatırımcıların yurtiçi ve yurtdışındaki gayrimenkul yatırımlarının yanısıra yabancı yatırımcıların Türkiye’deki gayrimenkul yatırımlarına dair istatistiki veriler de paylaşan Çamlıbel, Türkiye pazarında yıllık 2 ile 3 milyar dolarlık bir yabancı yatırım hacminin olduğuna dikkat çekti. Çamlıbel’in ardından söz alan BAE merkezli Emerald City Properties L.L.C. firması CEO’su Kirill Degtyarev de BAE’nin gayrimenkul sektörünün yatırım iklimine ilişkin yabancı yatırımcı gözüyle edindikleri deneyimi panel dinleyicileri ile paylaştı. Rusya’da büyük inşaat projelerine imza atan Arsenal Grubun çeşitli proje geliştirme süreçlerini yöneten Degtyarev bu deneyimlerini BAE’ne yaklaşık 2 yıl önce yatırımcı olarak nasıl aktardıklarından bahsetti. Türk gayrimenkul sektöründe de yabancı yatırımcı adayı olarak konuşan Degtyarev Türk pazarına sadece inşaat yapan sıradan bir developer firma olarak değil, aynı zamanda Dubai’deki gayrimenkul projelerinde kullandıkları teknolojik satış ve pazarlama yöntemlerini de beraberinde getirmeyi planladıklarını vurguladı. Bahsekonu panelin bir diğer konuşmacısı geniş sektörel deneyim sahibi olan Ziraat Katılım Bankası A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Osman Karakütük idi. "Gayrimenkul Yatırımlarında Türk Finans Kuruluşları ile İşbirliği İmkanları: Yaygın Finansman Modelleri, Yeni Trendler Ve Beklentiler" başlıklı bir konuşma yapan Karakütük bu noktada gayrimenkul sektörüne yönelik Türkiye’deki finansman şartlarına dair panel dinleyicilerine bilgi verdi. Özellikle makro ekonomik düzeydeki enflasyon azaltıcı önlemlerin muhtemel sonuçlarına göre Türkiye pazarında gayrimenkul sektörünün finansman şartlarının daha da belirginleşeceğinin altını çizen Karakütük, disiplinli mali politikalardaki sürdürülebilirliğin önemine değindi. Panelin son konuşmacısı olarak Gümrük ve Ticaret Eski Bakanı Bülent Tüfenkci de salonda hazır bulunan yerli ve yabancı yatırımcı adayı dinleyicilere yönelik Türkiye Cumhuriyeti’nin sağladığı bir dizi yatırım kolaylığını anlattı. AK Parti’de milletvekilliğini ve bakanlık yapan bir isim olarak Tüfenkci’nin konuşması bilhassa yabancı yatırımcı adayı dinleyiciler arasında merak edilen "Türkiye’de ne gibi yatırım avantajları var" sorusuna karşılık gelen bir içerikteydi. "Türkiye’de Gayrimenkul Sektöründe Yatırım İklimi: Yabancı Yatırımcılar İçin Kamu Teşvikleri, Destekler ve Diğer Kolaylıklar" başlıklı konuşmasında Eski Bakan Tüfenkci Türkiye’deki konut ihtiyacını karşılamak adına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından "500 bin Sosyal Konut" projesini hayata geçirme yönünde gerekli çalışmaların başlatıldığına dikkat çekti. Gayrimenkul projelerinin gerçekleştirilme sürecinde merkezi hükümet ile yerel yönetimler arasında mevzuatın ötesinde uygulama yönünde bazı farklılıklar olabildiğine, bu tür uyuşmazlık arz eden durumların giderilmesi adına bazı konularda mevzuatsal yeniliklere gereksinim olduğunu gözlemlediğini dile getirdi. Konuşmacılarının sözlerini tamamlamasının ardından dinleyiciler ile soru-cevap aşamasına geçilen panelde gayrimenkul sektörüne dair katılımcılar tarafından konuşmacılara merak edilen bir dizi soru yönetildi. Özellikle gayrimenkul sektöründeki fiyatlama eğilimi, kredi imkân ve faiz oranları, küresel piyasalardaki gelişmelerin Türkiye ve BAE pazarına muhtemel etkileri irdelenen soruların başında geldi.
Hamsinin ihracatına boy engeli
25 Ekim 2025 Cumartesi - 09:33 Hamsinin ihracatına boy engeli Karadeniz’de av sezonunun başlamasıyla birlikte erken zamanda bol miktarda tezgâhlarda yerini alan hamsinin henüz istenen boyutlara ulaşamaması nedeniyle ihracat standartlarını karşılamadığı belirtildi. Türkiye karasularında avlanan hamsilerin ortalama boyutları ile bir kiloda yaklaşık 140 adet civarında olduğu, ihracat bakımından ise Avrupa pazarının talep ettiği hamsi boyutlarının bir kiloda 90-100 adet arasında olması gerektiği kaydedildi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Denizer Balıkçılık Yönetim Kurulu Başkanı Recep Denizer, sezon başında hamsinin bol olacağı yönünde beklentiler olsa da, şu anda piyasada bulunan hamsilerin yalnızca Türkiye karasularından elde edildiğini ifade ederek henüz Rusya ve Azak Denizinden Türk karasularına hamsi girişinin olmadığını söyledi. "Hamsi avı çok bolmuş gibi görünüyor ancak..." Denizer, dışardan bakıldığında hamsinin çok bolmuş gibi göründüğünü ancak öyle olmadığını belirterek "Hamsi avının erken başlaması, palamutun olmamasına neden oldu. Başta bol olacağını düşündük ancak şu anda bulunan hamsiler, yalnızca kendi karasularımızdaki hamsiler. Henüz Rusya tarafından, Azak Denizi’nden hamsi gelmedi. Dışarıdan bakıldığında hamsi çok bolmuş gibi görünüyor ama aslında öyle değil. Asıl hamsinin bol olduğundan, Karadeniz’de fabrikalara hamsi verilmeye başlandığında bahsedebiliriz. Şu anda hamsi az olmasına rağmen denize çok sayıda ağ atılıyor. 70 tekne hamsi avı çıktığını düşünürsek bu da yaklaşık 70 bin kasa yapıyor. Bu hamsiler piyasa sürülmek zorunda fabrikalara gitmeyip doğrudan piyasaya sürülünce, otomatik olarak fiyatlar düşüyor" dedi. "Azak Denizi’nden de hamsi gelirse bolluk olur" Azak Denizinden de Türk karasularına hamsinin gelmesi durumunda bolluk olacağını kaydeden Denizer, "Hamsinin bol olup olmayacağını şu anda kestirmek çok zor. Deniz suyu sıcaklığı şu an 20-21 derece civarında. Ancak umutluyuz; Sinop açıklarında iri ve ana hamsi gözleniyor. İnşallah Azak Denizi’nden de hamsi gelirse bolluk olur. Aralık ayının sonuna kadar iri hamsi çıkmaya devam ederse, halkımız da lezzetli hamsi yemeye devam eder diye düşünüyoruz. Geçen seneki satışların şu anda belki beşte biri bile yok" diye konuştu. "Palamut olmaması balıkçıyı üzdü" "Tekneler denize açıldıklarında mutlaka balık bulmak zorundalar" diyen Denizer "Normalde hamsiyi bulmak için 30-35 mil, yani 3-3,5 saat açığa çıkıyorlar. Palamut olsaydı bu kadar erken dönemde hamsi avına çıkılmazdı. Hamsi genellikle eylül aylarında bu kadar tutulmazdı, ancak bu yıl havaların bazen serin gitmesi nedeniyle hamsiye yöneldiler. Şu ana kadar durum pek iç açıcı değil. Hiçbir balıkçı hamsinin bu kadar çıkmasından memnun değil. Geçen yılın satışlarının belki beşte biri kadar bile kazanç yok. Bu yıl palamut hiç olmadığı için balıkçılar zor durumda. İnşallah önümüzdeki dönemde hamsi bol olur da balıkçılar kendilerini kurtarabilirler" diye konuştu. "Hamsi ihracatı bu sene biraz sıkıntılı" Bu sene hamsi ihracatının bir sıkıntılı olduğunu Avrupa’nın beklediği hamsi ebatlarının şuana kadar oluşmadığını kaydeden Denizer, "Mevcut hamsilerin boyutları ihracat için istenen ebatta değil. Kendi karasularımızdaki hamsilerin ortalama boyu bir kiloda 140 tane olacak şekilde. Oysa Avrupa’nın istediği hamsi, bir kiloda 90-100 tane olmalı. Bu yüzden ihracat şu anda sıkıntılı ancak ilerleyen dönemde hamsi bol olursa, yılbaşına kadar ihracatın yoğun bir şekilde devam edeceğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. "Hamsinin yağ yüzdesi şuan yüzde 20 civarında" Şu anda hamsinin yağı oranı yüzde 20 civarlarında olduğuna da dikkat çeken Denizer, "Şu an tam hamsi yeme zamanı. Şu anda hamsinin yağ oranı yüzde 20 civarında. Ocak-şubat aylarında bu oran yüzde 5’e kadar düşebiliyor. Bu nedenle şu dönemde hamsi inanılmaz lezzetli; mutlaka yenmesinde fayda var" diye konuştu.
Tespih mezatı her ay binlerce koleksiyoner ve meraklıyı bir araya getiriyor
25 Ekim 2025 Cumartesi - 09:31 Tespih mezatı her ay binlerce koleksiyoner ve meraklıyı bir araya getiriyor Adana’da gelenek haline gelen tespih mezatı, her ay binlerce koleksiyoner ve meraklıyı bir araya getiriyor. Nadir tespihlerin el değiştirdiği mezatta fiyatlar malzeme kalitesi, ustalığı ve nadirliğine göre değişiyor. Adana’da Vakıflar Tesbihçiler ve Antikacılar Çarşısı’nda geleneksel hale gelen mezatlarda, ustaların el emeğiyle ürettiği özel tespihler açık artırma usulüyle satışa çıkarılıyor. Her ay 3 gün süren ve binlerce kişinin katıldığı mezatta, tespih fiyatları malzeme kalitesi, ustalığı ve nadirliğine göre değişiyor. Bazı özel koleksiyon ürünleri ise 10 bin lirayı aşan fiyatlara alıcı buluyor. Adanalı tespih ustaları, bu etkinliklerde hem tespih kültürünü yaşatıyor hem de yeni nesillerin bu geleneğe ilgi duymasını hedefliyor. "Her bütçeye uygun tespih bulunuyor" İhlas Haber Ajansı’na konuşan Adana Tespihçiler Çarşısı Yönetim Kurulu Başkanı Rıza Türkmenoğlu, "Her ay bu mezatı düzenliyoruz ve çok yoğun bir katılım oluyor. 3 gün süren bu mezatta her bütçeye uygun tespih bulmak mümkün. Tespihe ilgi her geçen gün artıyor ve bu bizi çok mutlu ediyor" dedi. Stant açan Meriç Davarcı’da "Her ay burada kurulan mezata geliyorum. Oldukça canlı ve güzel bir mezat oluyor. Ülkemizin dört bir yanından esnaf arkadaşlarımız geliyor, her ilden müşteriler geliyor. İşler güzel" diye konuştu. Kahramanmaraş’tan mezata gelen Mehmet Demir ise Osmanlı sıkma kehribar tespih baktığını anlatarak, "Her ay Adana’ya tespih almaya, satmaya geliyorum. Çok güzel bir mezat oluyor. Fiyatlar çok değişken, aradığım modeli bulursam alacağım veya bendeki tespihleri isteyen olursa satacağım" ifadelerini kullandı.
En ucuz meyve: Mandalina bahçede 8 TL’ye kadar düştü
25 Ekim 2025 Cumartesi - 09:29 En ucuz meyve: Mandalina bahçede 8 TL’ye kadar düştü Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden Adana’da bahçede 15 TL’den başlayan mandalinanın fiyatı 8 TL’ye kadar düştü. Üretimin merkezlerinden Çukurova’da bir çok üründe hasat sürüyor. Sonbahar ve kış aylarının vitamin deposu mandalina,rekoltesiyle üreticiyi sevindirdi. Dalında 15 TL’den alıcı bulan ancak şuanda 8 TL’ye kadar gerileyen mandalina, mevsimin en uygun fiyatlı meyvesi oldu. Kozan ilçesi Bucak bölgesinde hasat tüm hızıyla sürerken, işçiler sabahın ilk ışıklarından itibaren yoğun mesai yapıyor. Bu yıl kuraklık ve don nedeniyle portakal ile limonda rekolte düşerken, mandalina da hem üreticinin hem de narenciye işçilerinin yüzünü güldürdü. 10 dönümlük bahçede hasat yapan Mehmet Kopçak, "Mandalinanın ilk hasadına 15 TL’den başlamıştık, şu anda 8 TL’ye düştü. Rekolte güzel ama diğer narenciye ürünleri, özellikle limon ve portakal, bu yıl çok az. Bucak bölgesi Adana’da portakal denilince akla gelen, tescilli lezzetleriyle bilinen önemli bir üretim merkezi. Mandalina ise bölgeye özgü aromasıyla yoğun talep görüyor. 20 kişiyle bahçede 580 kasa hasat yaptık. Ancak mandalina dalında 8 TL’ye düşünce tüccarlar kesim yaptırmakta zorlanıyor, biz de iş bulmakta zorlanıyoruz" dedi. Hasatta çalışan tarım işçilerinden Meryem Durmuş ise "Sabah 6’da mesaimiz başlıyor, 8 saat boyunca hasat yapıyoruz. Bu yıl mandalina hasadı çok güzel geçti. Don vurduğu için işsiz kalırız diye korktuk ama Rabbim rızkımızı verdi. Yevmiyelerden biraz şikâyetçiyiz, kira ödüyoruz, çocuk okutuyoruz, yetmiyor. Yevmiyelere zam yapılmasını istiyoruz." diye konuştu. Bir diğer işçi Ayşe Kocakaplan da, "580 kasa doldurduk, soğuktan dolayı ürün olmaz diye düşünüyorduk ama çok güzel mandalina oldu" ifadelerini kullandı.