Son Dakika
|
Hantavirüs salgının yaşandığı yolcu gemisinde tahliyeler başladı
Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldı
Özkan Yalım: "Özel’in kullandığı Mercedes marka aracın VIP dönüşüm işlemleri belediye tarafından ödendi"
Pentagon, UFO dosyalarını yayınlamaya başladı
Diyarbakır’da inşaat halindeki otelde yangın
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Pakistan’da karakola bombalı saldırı: 12 ölü, 2 yaralı
Belçika Kraliçesi Mathilde, Türkiye’de
Bağdat Caddesi’nde tansiyon yükseldi, polis önledi
Galatasaraylı futbolculardan, basın toplantısında sulu kutlama
Okan Buruk: "Şampiyonluğu yakaladığımız için çok mutluyum"
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Galatasaray’a tebrik mesajı
Jandarma Genel Komutanlığı SAHA EXPO’da sergilediği teknolojik ürünleriyle dikkat çekti
EKONOMİ
Başkan Demir’in "Ardahan’da işsizliği bitireceğim" sözü verilerle tescillendi
10 Mayıs 2026 Pazar - 13:42:07
Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in 2019 yılında göreve gelmeden önce verdiği "işsizlik sorununu" çözme sözü, Türkiye İstatistik Kurumu verileriyle tescillendi. TÜİK’in açıkladığı son istatistiklere göre Ardahan, %4’lük rekor işsizlik oranıyla Türkiye’nin işsizliği en düşük ili olma unvanını kazandı. TÜİK tarafından paylaşılan "İşsizlik Oranı En Düşük 10 Şehir" listesinin zirvesine yerleşen Ardahan, bu başarısıyla kentin sosyo-ekonomik tablosunda yeni bir sayfa açtı. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla bu gururu hemşerileriyle paylaşan Belediye Başkanı Faruk Demir, yıllar önce verdiği vaadin gerçeğe dönüşmesinin haklı mutluluğunu yaşadı. Öte yandan, bölgedeki diğer illerle kıyaslandığında komşu şehir Erzurum, %5,8’lik oranla ancak listenin 10’uncu sırasında yer alabildi. DÜŞÜK RAKAMLARIN ARKASINDAKİ YEREL DİNAMİKLER VE TEKSTİL HAMLESİ Türkiye genelinde işsizlik oranının %8,1 ile son 21 yılın en düşük seviyesine gerilediği bu dönemde; Ardahan, Kastamonu ve Burdur gibi illerin genel eğilimden pozitif ayrışması dikkat çekti. Bu başarının temelinde yerel kalkınma modellerinin olduğu vurgulanırken, özellikle Ardahan Belediyesi’nin girişimleriyle il merkezinde hayata geçirilen tekstil atölyelerinin istihdama doğrudan katkı sunduğu belirtiliyor. Bu atölyeler sayesinde işsizliğin minimize edildiği ve Başkan Demir’in "işsizliği bitirme" vizyonunun sahada karşılık bulduğu ifade ediliyor. İSTİHDAMDA CİNSİYET TEMELLİ AYRIŞMA VE MEVSİMSEL RİSKLER Başarı tablosuna rağmen veriler, istihdamın niteliği ve geleceğine dair kritik analizleri de içeriyor. 2025 yılı itibarıyla Türkiye’de işsiz sayısı azalarak 2 milyon 966 bin kişiye düşse de erkeklerde %6,8 olan işsizlik oranının kadınlarda %11,3 seviyesinde seyretmesi, cinsiyet temelli ayrışmanın devam ettiğini gösteriyor. Ayrıca, Türkiye genelindeki %29,7’lik atıl işgücü oranı, resmi rakamların ötesinde bir risk olarak varlığını koruyor. Ardahan gibi tarım ve hayvancılığın lokomotif olduğu şehirlerde, ekonomik faaliyetlerin büyük ölçüde mevsimsel çalışma şartlarına bağlı olması ise farklı bir tartışmayı tetikliyor. İşgücünün yılın her döneminde tam verimle kullanılamaması, istihdam başarısını tescillerken bir yandan da üretim niteliğinin artırılması ve işgücü verimliliği üzerine yeni bir süreç başlatıyor.
10 Mayıs 2026 Pazar - 13:02
Sanayideki nitelikli çalışan sıkıntısına Asya çözümü
Türkiye genelinde sanayi sektöründe yaşanan nitelikli personel sıkıntısı büyürken, iş gücü göçü de çözüm olarak konuşulmaya başlandı. Körfez Ticaret Odası Başkanı Recep Öztürk, "Nitelikli göç ülkemiz için getirilmeli, çalışma şartları kolaylaştırılmalı ancak bu göç; dilimize, dinimize ve geleneklerimize yakın olan Asya’dan olmalı" dedi. Mesleki eğitimin sektördeki karşılığına da değinen Öztürk, "Meslek lisesinden mezun olup kendi işini yapan hiçbir genç asgari ücretle çalışmaz" diyerek meslek liselerinin öneminin altını çizdi. Fabrika çarkları hızla dönmeye, işletmeler kapasitelerini artırmaya devam ederken, sanayicinin önündeki en büyük bariyer olan ’nitelikli personel eksikliği’ her geçen gün daha derinden hissediliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Körfez Ticaret Odası Başkanı Recep Öztürk, küresel ölçekte yaşanan kalifiye çalışan bulma sıkıntısının yerel firmaları da etkilediğine vurguladı. Öztürk, "Şuanda piyasa şartlarına göre, büyüme içerisine giren firmalarımızın yetişmiş çalışma arkadaşı bulma imkanı gittikçe zayıflıyor. Tabii ki tüm dünyada aynı konu geçerli ama firmalarımızın da büyümesi için insan kaynağının yetiştirilmesi lazım" dedi. Bu noktada, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) nezdinde hayata geçirilen protokol okulu ile öğrencilerin eğitim kalitesini en üst seviyeye çıkararak sahada iş bulmalarını hedeflediklerini kaydeden Öztürk, "Bunun için en üst seviyede hem maddi olarak hem de tüm bilgi birikimlerimizle, okul yönetimiyle birlikte buradaki öğrencilerimizin en iyi şekilde yetişmesini ve sahada iş bulmasını sağlamaya çalışıyoruz ama esas olan şu; okulumuza gelecek öğrenci kalitesinin en üst seviyeye çıkarılması. İşletmeler büyüdü. Meslek liselerinin sayısının artırılması gerekiyor" diye konuştu. "Nitelikli göç Asya’dan olmalı" Büyüyen işletmelerin ihtiyaçlarına ve meslek liselerinin sayısının artırılması gerektiğine dikkat çeken Öztürk, iş gücü göçü hakkında da şu değerlendirmelerde bulundu: "Nitelikli göç bence ülkemiz için getirilmeli, çalışma şartları kolaylaştırılmalı ama bu nitelikli göç dilimizin ve dinimizin, gelenek göreneklerimizin yakın olduğu Asya’dan olmalı. Böyle girişim şu şekilde var; Türk devletlerle yapılan anlaşma neticesinde, Türkiye’ye geleceklerin çalışma imkanları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyla eş değer bir hale getirilmeye çalışılıyor. Böyle bir yasa çıktığını biliyorum." "Meslek liselerimiz önem kazanmaya başladı" Mesleki eğitimin öneminin sanayi için giderek arttığının altını çizen Başkan Öztürk, Körfez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden her yıl mezun olan 90 öğrencinin 70’inin doğrudan staj yaptığı yerlerde veya kendi iş kolunda istihdam edildiğini söyledi. Öztürk, "Bu öğrencilerimizden 15’i yüksek öğrenim kurumlarına gidiyor, 5’i de kariyer planlamasını mezun olduğu meslekte değil, diğer meslek kolunda yapıyor. Aslında çok ciddi manada kendi mesleğini yapan insan sayısı artmaya başladı. Meslek liselerimiz önem kazanmaya başladı. Bizde bunun yaygınlaşması için elimizden geleni yapıyoruz. Ayrıca yine Oda olarak çalışma arkadaşlarımızla birlikte 60 öğrencimize niteliğini artırmak için burs veriyoruz" ifadelerini kullandı. "Meslek lisesinden mezun olmuş, mesleğini yapan hiçbir öğrenci asgari ücretle çalışmaz" Öztürk, meslek lisesi mezunlarının avantajlarına da değinerek, "Piyasayı gezin. Meslek lisesinden mezun olmuş, mesleğini yapan hiçbir öğrenci asgari ücretle çalışmaz. Bu çok önemli bir etkendir. Dünyanın neresine giderse gitsin, meslek sahibi insan ailenin geçimini en iyi şekilde sağlar. Ayrıca, şu çerçeveden de bakılması gerekiyor; meslek lisesinden mezun olan bir öğrencinin ekonomik sermayeye ihtiyacı yoktur. Serbest meslek yapabilmesi için birkaç arkadaşın bir araya gelmesiyle, hiçbir sermayeye tabii olmadan sadece bir vergi levhasıyla çıkıp serbest mesleği yapabilirler ama bir üniversite mezunu bunu yapamaz. Bu çerçeveden baktığımız zaman son yıllarda meslek liselerine öğrencilerimizin katılım oranı artmaya başladı. İnsanlarımız da bunun farkına varmaya başladı" dedi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 12:45
Demirci’de klasik otomobil rüzgarı
Manisa’nın Demirci ilçesinde her hafta pazar günü kurulan 2. el oto pazarı, bu hafta nostaljik araçların geçidine sahne oldu. 1976 model orijinal Land Rover Jeep ve 1973 model Murat 124’ler, modern araçları geride bırakarak pazarın ilgi odağı haline geldi. Demirci Belediyesi tarafından hizmete sunulan ve kısa sürede bölgenin ticaret merkezi haline gelen 2. el oto pazarı, çevre il ve ilçelerden gelen binlerce vatandaşı ağırlamaya devam ediyor. Gördes, Köprübaşı, Selendi, Kula, Salihli ile Kütahya’nın Simav ve Balıkesir’in Sındırgı ilçelerinden gelen alıcı ve satıcılar, pazarda yoğunluk oluşturuyor. Orijinal arabalar pazarın yıldızı oldu Bu hafta kurulan pazarda, modelli araçların yanı sıra satışa sunulan nostaljik otomobiller vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Yarım asrı geride bırakan ve orijinalliklerini koruyan araçlar pazarın gözdesi oldu. Özellikle 1976 model, sadece 11 bin kilometrede olan ve orijinalliğiyle göz dolduran Land Rover Jeep, arazi aracı tutkunlarını başına topladı. Türk sinemasına ve yollarına damga vuran 1973 model Murat 124’ler ise pazarın en çok konuşulan araçları arasında yer aldı. Nostalji tutkunları, orijinal parçaları ve bakımlı halleriyle dikkat çeken bu araçları yakından inceleyerek araç sahipleriyle sıkı pazarlıklara girişti. Bölge ekonomisine "Demirci" dopingi İlçedeki ticari hayatı canlandıran pazar, çevre ilçelerden gelen yoğun katılım sayesinde bölge ekonomisine ciddi bir sirkülasyon sağlıyor. Hem araç ticareti hem de dışarıdan gelen misafirlerin ilçe esnafından yaptığı alışverişler, Demirci’nin ekonomik canlılığını artırıyor. "Ticaretin kalbi Demirci’de atıyor" Pazardaki yoğunluğu ve nostaljik araçlara olan ilgiyi değerlendiren Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara, pazarın bölgesel bir güç haline geldiğini belirtti. Başkan Kara yaptığı açıklamada; "Demirci’mizde kurduğumuz bu pazar, artık sadece bir araç alışveriş noktası değil, çevre illerin ve ilçelerin buluşma noktası oldu. Bugün burada 1976 model bir Jeep’in veya bir Murat 124’ün gördüğü ilgi, pazarımızın ne kadar renkli ve tercih edilen bir yer olduğunu gösteriyor. Amacımız ilçemize hem sosyal hem de ticari bir hareketlilik kazandırmaktı; bugün görüyoruz ki çevre ilçelerden gelen binlerce vatandaşımızla bunu başardık. Esnafımız memnun, vatandaşımız memnun. Demirci’yi bölgenin çekim merkezi yapmaya devam edeceğiz" dedi. Pazarda araçlarını sergileyen satıcılar, her hafta artan ilgiden memnun olduklarını dile getirirken; alıcılar ise hem modelli hem de klasik araçları bir arada bulabildikleri için Demirci 2. El Oto Pazarı’nı tercih ettiklerini ifade etti.
10 Mayıs 2026 Pazar - 12:22
Küresel ticarette "savaş bahanesi" ödemeleri geciktiriyor
Dünyanın gündeminde olan ve 71 gündür devam eden İran-İsrail savaşının etkilerinden olan, stratejik konumuyla ticarette önemli rol oynayan Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından Türkiye’de ihracat yapan firmalar zor günler yaşamaya başladı. Sakarya’nın Arifiye ilçesinde süt ve süt ürünleri entegre tesis makineleri ihraç eden STK Makina Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Tecelli, Hürmüz Boğazı’nın kapanması ile son dönemde uluslararası ticarette ödeme disiplininin bozulduğunu, savaş ortamının bazı firmalar tarafından bahane olarak kullanıldığını dile getirdi. Küresel pazarda ciddi bir ödeme trafiğini yönettiğini ifade eden Tecelli, "Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim elbette dünya ticaretini etkiliyor. Ancak savaşla doğrudan ilgisi olmayan ülkelerdeki bazı firmalar da ödemeleri geciktirmek için bu süreci gerekçe gösteriyor. Kanada’daki bir şirket bile ödeme ertelemesini savaş riskine bağlayabiliyor" dedi. "Tahsilat süreçleri uzuyor" Uluslararası ticarette güven unsurunun zedelenmeye başladığını kaydeden Tecelli, özellikle üretici ve ihracatçı firmaların nakit akışında ciddi baskı oluştuğunu söyledi. Küresel lojistikte maliyetlerin arttığını vurgulayan Tecelli, "Sadece navlun değil, finansal süreçlerde de ek yükler oluşuyor. Bankacılık işlemleri, transfer süreleri ve tahsilat süreçleri uzuyor" diye konuştu. "Ödeme disiplininin korunması gerekiyor" Türk makine sektörünün kriz dönemlerinde dahi üretim ve ihracata devam ettiğini belirten Tecelli, "Süt ve süt ürünleri entegre tesisleri alanında dünyanın birçok ülkesine teknoloji ihraç ediyoruz. Buna rağmen küresel ticarette yaşanan bu belirsizlikler, özellikle ödeme tarafında yeni riskler oluşturuyor. Türk sanayicisi üretmeye devam ediyor ancak finansal sürdürülebilirlik için ödeme disiplininin korunması gerekiyor" şeklinde konuştu. Sektör temsilcileri, jeopolitik krizlerin dünya ticaretinde yeni bir risk bahanesi dönemini başlattığını, özellikle ihracatçı firmaların tahsilat süreçlerinde daha dikkatli hareket etmek zorunda kaldığını ifade etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mayıs 2026 Cuma- 09:58
Ağrı Dağı eteklerinde kurulan strafor fabrikasına sağlanan 20 milyonluk devlet desteğiyle üretim arttı
2
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:37
Diyarbakır’da tandırda çömlek böreği
3
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 13:56
Didim Belediyesi’nin doğal ürünleri vatandaşla buluşuyor
4
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 17:16
Diyarbakır OSB’de seçim heyecanı
5
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 20:17
Büyükşehir’den Halk Ege Et’de Anneler Günü indirimi
24 Ekim 2025 Cuma - 11:30
Enerjisa Enerji ’Daha İyi Bir Gelecek Buluşmaları’nın ilkini Gaziantepli KOBİ’lerle gerçekleştirdi
‘Herkes İçin Daha İyi Bir Delecek’ vizyonuyla 2023 yılından bu yana verimlilik odaklı çalışmalar yürüten Enerjisa Enerji, Gaziantep Ticaret Odası ve IDEMA iş birliğiyle "Daha İyi Bir Gelecek Buluşmaları"nın ilkini Gaziantep’te gerçekleştirdi. Gaziantepli KOBİ’lerin verimlilik ve dijital dönüşüm yolculuğuna ışık tutan etkinlikte; ekonomik verimlilikten etkili iletişime pek çok başlık ele alındı. KOBİ’lere yönelik yenilikçi dijital çözümler tanıtılırken, FutureBright araştırma şirketi tarafından hazırlanan "KOBİ’lerin Veri Analitiği Karnesi" raporu da ilk kez kamuoyuyla paylaşıldı. "Daha İyi Bir Gelecek" Platformu, Türkiye’nin ekonomik verimliliğine katkı sunmak amacıyla 2023 yılında Enerjisa Enerji tarafından kuruldu. Platform; kamu, akademi, iş dünyası, uluslararası kuruluşlar, sivil toplum ve sanat çevrelerinden paydaşları bir araya getirerek işletmelerin veriye dayalı karar alma mekanizmaları geliştirmelerine imkan tanıyor ve gelecek nesillere daha akıllı, yeşil bir dünya bırakmak için çalışıyor. Enerjisa Enerji, platformun tek özel sektör paydaşı olarak bu çok paydaşlı girişime liderlik ediyor. Enerjisa Enerji, 2023 Temmuz ayında gerçekleştirdiği platform lansmanından bu yana verimlilik odaklı çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Platformun ilk somut çıktıları olarak Türkiye genelinde işletmelerin mevcut verimlilik düzeyini ortaya koyan ‘Türkiye Verim Araştırması Raporu’ ve ‘Türkiye Verim Haritası’ yayımlanmıştı. Daha iyi bir gelecek buluşmalarının ilk durağı: Gaziantep Enerjisa Enerji liderliğindeki Daha İyi Bir Gelecek Platformu, işletmelerin verimliliğine katkı sunmak amacı ile yerel buluşmalarını da başlattı. İlk olarak Gaziantep’te kamu, akademi, sivil toplum, üniversite öğrencileri ve KOBİ temsilcilerinden oluşan 200’ü aşkın katılımcıyla ortak bir vizyon için buluştu. Etkinlikte KOBİ’lerin enerji ve operasyonel verimliliklerini artırmaya yönelik dijital araçlar, iyileştirme önerileri ve ücretsiz eğitim imkanları gibi platformun somut faydaları katılımcılarla paylaşıldı. Alanında uzman isimler; işletmelerin ekonomik verimliliği, etkili iletişim yöntemleri ve enerji verimliliğine ilişkin güncel mevzuat gelişmeleri üzerine deneyim ve görüşlerini aktardı. Bu sayede katılımcı işletmeler, verimlilik odaklı dönüşüm için gereken bilgi birikimine ve ilham verici örneklere ilk elden ulaşma imkânı buldu. Etkinliğin öne çıkan çıktılarından biri, "KOBİ’lerin Veri Analitiği Karnesi" raporunun lansmanı oldu. FutureBright tarafından hazırlanan bu kapsamlı rapor, KOBİ’lerin veri kullanımı konusundaki mevcut durumunu ve gelişime açık alanlarını ortaya koyarak işletmelere önemli içgörüler sunuyor. "Verimliliği sürdürülebilir kılmanın yolu, veriye dayalı bir dönüşümden geçiyor." Etkinliğin Enerjisa Enerji adına açılış konuşmasında etkinliğin vizyonundan bahseden Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, "Bugün Gaziantep’te daha iyi bir gelecek buluşmalarının ilk durağı Gaziantep Ticaret Odası’nın (GTO) ev sahipliğinde hem iş ortaklarıyla hem de kamu paydaşlarıyla hem de Gaziantep’in dört bir tarafından gelen işletmelerimizle beraberiz. 3 yıl önce başlayan bir yolculuk. Bugün de burada KOBİ’ler için veri analitiği karnesini hep beraber konuşuyoruz, tartışıyoruz hatta beraber deneyimliyoruz. Verimliliğin sadece ekonomiyle, üretimle ilgili olmadığını aslında bütünsel ekonominin, kalkınmanın ana kolaylaştırıcısı insan odağını ve bunu da yaparken beraber yol almanın kıymetini burada hep beraber paydaşlarımızla tartışıyoruz konuşuyoruz. Tüm işletmelerin yaşadığı bir sürü problem var. bunları gidermekte de en önemli şey şu anda nerede olduklarını verim alanlarında, kaynak verimliliğinde, süreç verimliliğinde, enerji verimliliğinde şu anki durumlarının skorunu, tablosunu görebilmeleri onların eksiklerini tamamlayabilme, daha iyi olabilme yolculuğunda onlara çok büyük bir güç katacak. Aslında biraz kendi öz değerlendirmelerine ulaşma fırsatı vermeye çalışıyor" ifadelerini kullandı. "Gaziantep’ten yükselecek bu vizyonun, tüm Türkiye’ye ilham olacağına yürekten inanıyorum" Gaziantep Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, büyümenin anahtarının kaynakları tüketmekte değil, kaynakları akıllıca yönetmekte olduğunu ifade ederek, "Gaziantep Ticaret Odası (GTO) birlikte proje ortakları olarak sürekli yol almaktan mutluluk duyduğu Enerjisa, İhtiyaç Haritası ve IDEMA ile bir güzel projeye daha imza atıyoruz. Bizim İhtiyaç Haritasıyla ve Enerjisa ile proje başlangıcımız dünyanın en uzun 1 buçuk dakikasıyla başlar. bitmeyen 90 saniyeyle depremin yaralarını ihtiyaç haritası ile birlikte sarmaya başladık. Dar günümüzde hep yanımızdalardı. Enerjisa da bizim bu şehirdeki en büyük paydaşlarımızdan bir tanesi. IDEMA ile yapmış olduğumuz projeler birlikte ortak çalışma kültürünün yüksek olduğu kurum olmak kaydıyla bizde her zaman için yer bulmuştur. Şehir içi güzel faaliyetler yapıyoruz Gaziantep için ülkemiz için. Artık günümüzde enerji verimliliği büyük ihtiyaç. Çünkü küresel ısınmayla birlikte başlayan kuraklık, yağışların azalması, elektrik üretiminin artık farklı mecralarda yenilenebilir enerji alanına kaymasını gerektiriyor. Bu da bizde enerji verimliliği ihtiyacını doğuruyor. Bundan dolayı birlikte yol almaktan büyük keyif aldığımız Enerjisa, IDEMA, İhtiyaç Haritası’na teşekkür ediyoruz" dedi. Gaziantep’in yüzyılı aşkın süredir üretmeyi bilen, ürettiğini dünyayla paylaşan bir şehir olduğunu fakat bu kültürü artık bir adım öteye taşımak istediklerini vurgulayan Yıldırım, "Daha akıllı, daha verimli, daha sürdürülebilir bir üretim modeline geçmenin zamanı geldi. Çünkü artık geleceği şekillendiren şey sadece sermaye değil! Geleceği şekillendiren bilgi, veri ve iş birliği. Bilgiyi veriye, veriyi farkındalığa, farkındalığı da eyleme dönüştürebildiğimiz ölçüde güçlü olabiliriz. Bugün burada olmamıza vesile olan ‘Daha İyi Bir Gelecek Platformu’ tam da bu anlayışın güzel bir örneği. Enerjisa’nın öncülüğünde, IDEMA’nın katkılarıyla yürütülen bu değerli platformla biz geçmişte de birlikte çalıştık. ‘Herkes İçin Daha İyi Bir Gelecek!’ hayallerine ortak olduk. Anlamlı iş birlikleri için tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu.
24 Ekim 2025 Cuma - 11:03
Mersin’de üreticiye 85 milyon liralık destek
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, ’destek büyükşehirden üretim çiftçiden’ sloganıyla düzenlenen ’Küçükbaş Hayvan, Yem, Nergis Soğanı, Mısır Flake, Sıvı Gübre ve Güneş Paneli Dağıtım Töreni’ne katıldı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığınca Akdeniz, Toroslar, Yenişehir, Mezitli, Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde yürütülen projeler kapsamında, Eski Mezitli Mahalle Muhtarlığı önünde düzenlenen törende, bin 427 üretici ve yetiştiriciye toplam 85 milyon 687 bin TL değerinde destek sağlandı. "Çalışan, üreten insandan zarar gelmez" Konuşmasında üretimin önemine vurgu yapan Başkan Seçer, "Çalışan, üreten, alın terinin değerini bilen insandan zarar gelmez. Üretime destek, alın teri dökmek, helalinden kazanmak kadar hayırlı bir şey yok" dedi. ’Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesinin 6. yılına girdiklerini belirten Seçer, bugüne kadar 9 bin küçükbaş hayvanın yetiştiricilere dağıtıldığını söyledi. Projeden faydalanan üreticilerin yem ve veteriner hizmetlerinin de ücretsiz olarak karşılandığını ifade etti. "Paranın çarçur edilmemesi işte böyle sağlanır" Dağıtımı yapılan desteklerin toplam maliyetinin 85 milyon 687 bin TL olduğunu, ancak Mersin Büyükşehir Belediyesinin kasasından 47 milyon 587 bin TL çıktığına dikkat çeken Seçer, aradaki 37 milyon 500 bin TL’nin ise önceki yıllarda dağıtımı yapılan küçükbaş hayvanların yavrularının toplanması ile sağlandığını söyledi. 6. yılına giren projede şimdiye kadar 300 üreticiye toplam 7 bin 500 küçükbaş hayvan dağıtımı yapıldığının bilgisini paylaşan Seçer, "Bu yılla birlikte üretici sayımız 360 olacak ve bugün dağıtacağımız 1500 hayvanla birlikte 9 bin küçükbaş hayvan dağıtmış olacağız. Bu 1500 hayvan artık önceki yıllarda dağıtım yaptığımız üreticilerimizden geliyor ve biz onu yeni üreticilere veriyoruz. Yeni üretim çiftlikleri kuruyoruz. ‘Sonuç alıcı proje’ dediğin budur. Paranın, kaynağın çarçur edilmemesi işte böyle sağlanır, ülkeler böyle büyüyor" ifadelerini kullandı. Kadın üreticilere pozitif ayrımcılık Küçükbaş hayvan desteğinden faydalanan 360 üreticiden 198’inin kadın olduğunu açıklayan Seçer, "Kadınlar çalışmak istiyor, üretmek istiyor. Devletin görevi de bunu görmek ve destek olmaktır" şeklinde konuştu. Seçer, konar-göçer Yörükler için verilen güneş paneli desteğinin yıl sonuna kadar 400 adede ulaşacağını söyledi. Ayrıca zirai dondan zarar gören 6 bin 500 üreticiye 390 bin litre sıvı gübre desteği sağlandığını, süt üreticilerine yüzde 50 hibeli yem desteği verildiğini ve 90 bin adet nergis soğanı dağıtılacağını kaydetti. "Tarımda inovasyon merkezi geliyor" Seçer, Halkkent’te kurulacak Tarımsal İnovasyon Merkezi hakkında da bilgi vererek, "Çocuklar için tarım alanları, hidroponik tarım uygulamaları ve üretim eğitimlerinin yapılacağı bir merkez kuruyoruz. Tarımsal bilinci artıracağız" ifadelerini kullandı. Sulama kooperatiflerine yüzde 50 hibeli Güneş Enerji Santrali (GES) Desteği başlattıklarını söyleyen Seçer, balıkçılar için planlanan ’Modern Balık ve Su Ürünleri Hali’nin 2026 programına alındığını duyurdu. "Vatandaşın sevgisi bizi daha çok çalıştırıyor" Mersin’de hizmetlerin kesintisiz süreceğini vurgulayan Seçer, "Vatandaşın sevgisi ve saygısı bizim çalışma isteğimizi artırıyor. En güzel hizmetleri sunmaya devam edeceğiz. Her şey ülkemiz ve çocuklarımızın geleceği için" dedi.
24 Ekim 2025 Cuma - 11:02
DSO Başkanı Kasapoğlu: "Krediye erişim kolaylaşmadan indirim kararları sahaya yansımıyor"
Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) ekim ayı Para Politikası Kurulu toplantısında alınan faiz indirimi kararına ilişkin yazılı bir açıklamada bulundu. Kasapoğlu açıklamasında "Bugün politika faizi yüzde 39,5’e düşmüş olabilir; ancak reel sektöre yansıyan kredi faizleri hâlen yüzde 49’un üzerinde seyretmektedir. Bu fark, işletmelerin yatırım planlarını ertelemelerine, üretim ve istihdam kapasitelerinin baskı altına girmesine yol açmaktadır." değerlendirmesine yer verdi. Ayrıca, kararların reel etkilerine odaklanan adımların hızla devreye alınması ve üretici kredisini tüketici kredisinden ayrıştıracak düzenlemelerin gerçekleştirilmesi beklentisi içinde olduklarını vurguladı. Üretici kredisi ve tüketici kredisinin ayrıştırılması gerektiğini belirten DSO Başkanı Kasapoğlu açıklamasında, "Merkez Bankası’nın aldığı 100 baz puanlık faiz indirimi kararını olumlu karşılamakla birlikte, reel sektörün yaşadığı gerçeklik ile politika kararları arasındaki makasın giderek açıldığını belirtmek isterim. Bugün politika faizi yüzde 39,5’e düşmüş olabilir; ancak reel sektöre yansıyan kredi faizleri hâlen yüzde 49’un üzerinde seyretmektedir. Bu fark, işletmelerin yatırım planlarını ertelemelerine, üretim ve istihdam kapasitelerinin baskı altına girmesine yol açmaktadır. Uzun süredir vurguladığımız üzere; Faiz indirimi kararlarına rağmen, bankaların kredi büyüme sınırlarındaki katılık reel sektörü zorlamaya devam etmektedir. Özellikle KOBİ’ler ve ihracatçı firmalar için finansmana erişim neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Bir yıl sonrası için enflasyon beklentisi yüzde 20’nin altında iken yaklaşık 50 puanlık piyasa faizi yüksek bir reel faiz oluşturmaktadır. Üretim ekonomisinin sürdürülebilirliği için, üretici kredilerinin tüketici kredilerinden ayrıştırılması artık kaçınılmaz hale gelmiştir. Reel sektörün ihtiyaçlarına özel, uzun vadeli, düşük maliyetli ve üretim odaklı bir kredi sistemine geçilmesi gerekmektedir. Beklentimiz, Merkez Bankası ve ilgili tüm kurumların önümüzdeki dönemde kararlarını sahadaki fiili finansman şartları da dikkate alarak şekillendirmesidir. Çünkü üretici için asıl belirleyici olan, kâğıt üzerindeki oran değil, bankadan ulaşabildiği reel faiz düzeyidir. Reel sektör olarak, üretimin, ihracatın ve istihdamın sürdürülebilirliği için sanayicinin üzerindeki faiz yükünün hafifletilmesini ve finansmana erişimin kolaylaştırılmasını bir kez daha güçlü biçimde vurguluyoruz. Türkiye ekonomisinin dayanıklılığının temeli üretimdir; üretim gücünü koruyamazsak, büyümenin de ihracatın da sürdürülebilirliğini konuşamayız" ifadelerini kullandı.
24 Ekim 2025 Cuma - 11:01
Konut almak isteyenler için yeni kampanya fırsatı
Sur Yapı, konut almak isteyenler için "Eve Geç Kalma Türkiye" sloganıyla yeni kampanyasını duyurdu. Kampanya, bankasız, kefilsiz, yüzde 10 peşinat ve 48 ay vade farksız ödeme fırsatı sunuyor. Sur Yapı, konut sahibi olmak isteyenler için yeni bir kampanya başlattığını duyurdu. Sur Grup Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas, yeni kampanya hakkında şunları söyledi: "Sur Yapı olarak, ‘Eve Geç Kalma Türkiye’ kampanyamızla konuttaki alım avantajını hatırlatıyor ve konut alım fırsatını kaçırmamak adına konut sahibi olmak isteyenler için sunduğumuz bankasız, kefilsiz, düşük peşinatlı ve vade farksız 48 ay ödeme seçenekleriyle, kira öder gibi ev sahibi olma imkânı tanıyoruz. Hem oturumcu hem de yatırımcıya yeniden ’eve geç kalma Türkiye’ çağrısında bulunmak istiyorum. Konut almak için doğru zaman." "Ev almayı erteleme, eve geç kalma Türkiye" Elmas, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün Türkiye’de birçok insan ev sahibi olma arzusunu ertelemek zorunda kalıyor. Biz bu kampanyayla, o ertelemeyi ortadan kaldırmak istiyoruz. ‘Eve Geç Kalma Türkiye’ çağrımız, aslında bir toplumsal davet. Çağrımız ile Sur Yapı olarak, insanları kendi geleceklerine ve kendi yaşam alanlarına yatırım yapmaya davet ediyoruz. Her projemizde, insanların hayatlarının en değerli kararlarından birine aracılık ediyoruz. Bizim için her teslim ettiğimiz daire, bir ailenin geleceğine attığı güçlü bir yatırımdır." "Bu kampanya, yalnızca ev sahibi olmayı kolaylaştırmak değil; Sur Yapı’nın güven, erişilebilirlik ve sürdürülebilir değer üretme vizyonunu daha fazla insana ulaştırmak için tasarlandı" diyen Altan Elmas, "Biz, projelerimizi sadece bugünün koşullarına göre değil, yıllar boyu sürecek bir yaşam kalitesine göre şekillendiriyoruz. Sur Yapı olarak amacımız, konut üretmekten öte, insanların hayatlarına dokunan, onların geleceğine katkı sunan projeler geliştirmek. ‘Eve Geç Kalma Türkiye’ kampanyamızda bu yaklaşımımızın bir uzantısı" şeklinde konuştu. Elmas, gayrimenkul sektörünün ekonomideki önemine de şöyle dikkat çekti: "Gayrimenkul sektörü Türkiye ekonomisinin lokomotifidir. Gayrimenkul sektörü; istihdam oluşturur, sanayiyi büyütür, şehirleri dönüştürür ve insanları mutlu yuvalarına kavuşturur. Biz Sur Yapı olarak 33 yıldır bu zincirin en güçlü halkalarından biri olmaya devam ediyoruz." 7 bin 500 konut teslim edildi Avrupa’nın ve Türkiye’nin en büyük kentsel dönüşüm projesi olan Sur Yapı Antalya’nın 1. etabını tamamlayarak 7 bin 500 adet konut teslimi yapan Sur Yapı, 25 bin kişiyi yuvalarına kavuşturdu. Antalya’da Vitrin Antalya, Antalya Suites, Turkuaz ve Sur Cadde, İstanbul’da ise Cevher Ümraniye, Topkapı Suites, Excellence Koşuyolu, Axis Suites ve Topkapı Evleri projeleriyle de her daire tipine ve farklı ödeme şartlarına uygun seçenekler sunuluyor.
24 Ekim 2025 Cuma - 10:31
Finansal hizmetler güven endeksi Ekim ayında arttı
Ekim ayında finansal hizmetler güven endeksi, bir önceki aya göre 3,7 puan artış kaydederek 180,8 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ekim ayına ilişkin Finansal Hizmetler İstatistikleri ve Finansal Hizmetler Güven Endeksi (FHGE) verisini açıkladı. 2025 yılı Ekim ayında Finansal Hizmetler Anketi sonuçları, finansal sektörde faaliyet gösteren 147 kuruluşun yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi. Ekim ayında FHGE, bir önceki aya göre 3,7 puan artış kaydederek 180,8 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, son üç aydaki iş durumunun FHGE’yi artış yönünde etkilediği, son üç aydaki hizmetlere olan talep ile gelecek üç aydaki hizmetlere olan talep beklentisinin ise FHGE’yi azalış yönünde etkilediği görüldü. İş durumu ve hizmetlere olan talebe ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda iş durumunda iyileşme olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya kıyasla güçlendiği gözlendi. Son üç ayda hizmetlere olan talepte artış olduğu yönündeki değerlendirmeler ile gelecek üç ayda hizmetlere olan talepte artış olacağı yönündeki beklentilerin ise zayıfladığı görüldü. İstihdama ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda istihdamda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin zayıfladığı, gelecek üç ayda istihdamda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin ise güçlendiği gözlendi. Kârlılığa ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda kârlılıkta artış olduğunu bildirenler ile gelecek üç ayda kârlılıkta artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin bir önceki döneme kıyasla güçlendiği gözlendi. 2025 yılı Ekim ayında, NACE Rev.2 sektör sınıflamasına göre ‘Finans ve Sigorta Faaliyetleri’ sektöründe güven endeksleri alt sektörler itibarıyla değerlendirildiğinde, bir önceki aya göre ‘64-Finansal Hizmet Faaliyetleri (sigorta ve emeklilik fonları hariç)’ ve ‘66-Finansal Hizmetler ile Sigorta Faaliyetleri için Yardımcı Faaliyetler’ sektörlerinde sırasıyla 4,1 ve 1,5 puanlık artış, ‘65-Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Fonları (zorunlu sosyal güvenlik hizmetleri hariç)’ sektöründe ise 1,9 puanlık azalış olduğu gözlendi.
24 Ekim 2025 Cuma - 10:23
Bakan Bayraktar: "Güneş enerjisi kurulu gücümüzün payı yüzde 19,9’a ulaştı"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, eylül ayında elektrik üretiminde güneş enerjisinin payının yüzde 19,9’a ulaştığını belirterek, "Yerli kaynakların kurulu güç içindeki payı yüzde 71 ile rekor kırdı" dedi. Türkiye’nin elektrik kurulu gücü, eylül ayında 121 bin 418 megavat olarak gerçekleşti. Elektrik kurulu gücünde artış devam ederken, yenilenebilir enerjinin kurulu güç içindeki payı da yükselmeyi sürdürdü. Toplam elektrik kurulu gücünün yüzde 61,6’sına karşılık gelen 74 bin 746 megavatlık kısmını yenilenebilir enerji oluşturdu. Rüzgâr ve güneş kurulu gücü toplamı 38 bin 363 megavatı bulurken, bu iki kaynağın kurulu güç içindeki toplam payı ise yüzde 31,6 olarak kayıtlara geçti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yaptığı açıklamada elektrik üretiminde sadece güneşin payının yüzde 19,9 olduğuna dikkat çekerek, "Başka bir deyişle toplam kurulu gücün 5’te 1’i güneşten. Rüzgârı da eklediğimizde toplam kurulu gücün yüzde 31,6’sının bu iki kaynağa dayalı olduğunu görüyoruz" dedi. Yerli kaynakların kurulu güç içindeki payı yüzde 71 Eylül sonu itibarıyla toplam kurulu güç içinde yerli kaynakların payının yüzde 71 ile rekor kırdığını belirten Bakan Bayraktar, kurulu gücün 86 bin 219 megavatının yerli kaynaklardan oluştuğunu ifade etti. Türkiye’deki tüm hanelerin yıllık elektrik ihtiyacının sadece rüzgâr ve güneş santrallerinden üretilen elektrikle karşılandığını hatırlatan Bakan Bayraktar, "Yaptığımız hamlelerle hem elektrik sektörümüzü geliştiriyor hem de büyük bir dönüşüme imza atıyoruz. Yenilenebilir enerjide 2002’de 12 bin megavat olan kurulu gücü, bugün yaklaşık 75 bin megavat seviyesine getirdik. Türkiye bu sayede yenilenebilir enerji alanında dünyada 11’inci, Avrupa’da ise 5’inci sıraya çıktı. Rüzgâr ve güneşte 38 bin megavatı aşan kurulu gücümüzü gelecek 10 yılda 120 bin megavata çıkarmayı hedefliyoruz" açıklamasında bulundu.
24 Ekim 2025 Cuma - 10:20
Danıştay kararıyla Martı, e-ulaşım lisansını almaya hak kazandı
Mobilite platformu Martı, uzun süredir devam eden e-ulaşım lisans sürecinde önemli bir dönüm noktasına ulaştı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) karşı yürütülen yasal süreç, Danıştay kararıyla kesin olarak sonuçlandı ve Martı’nın lisans alma hakkı resmen tescil edildi. İstanbul 7. İdare Mahkemesi daha önce Martı’yı haklı bularak, İBB’nin lisans vermeme kararının hukuka aykırı olduğuna hükmetmiş ve kararı iptal etmişti. İBB’nin istinaf başvurusu da reddedilerek Martı lehine karar onanmıştı. Süreci Danıştay’a taşıyan İBB, burada da aynı sonucu aldı: Danıştay, Martı’nın haklılığını bir kez daha onayladı. Bu kararla birlikte tüm yasal süreçler tamamlanmış oldu. Martı Kurucusu Oğuz Alper Öktem, kararla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Bu kararla birlikte İstanbul’da dijital ulaşımın bir parçası olduğumuz kesinleşti. İlk günün heyecanıyla yürümeye devam ettiğimiz bu yolda, idari konuların son ve en üst mercii olan Danıştay’ın da bizi haklı bulmuş olması son derece gurur verici. Teknoloji ve yenilikle İstanbul’un ulaşımına katkı sunmaya devam edeceğiz."
24 Ekim 2025 Cuma - 10:17
Bitkisel üretimin bir önceki yıla göre azalacağı tahmin edildi
Üretim miktarlarının, 2025 yılı ikinci tahmininde bir önceki yıla göre tarla ürünleri olan tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde (yem bitkileri hariç) yüzde 10,4, sebzelerde yüzde 0,8, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde yüzde 30,4 oranında azalacağı tahmin edildi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Bitkisel Üretim 2’nci Tahmini’ni açıkladı. Buna göre, üretim miktarlarının, 2025 yılı ikinci tahmininde bir önceki yıla göre tarla ürünleri olan tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde (yem bitkileri hariç) yüzde 10,4, sebzelerde yüzde 0,8, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde yüzde 30,4 oranında azalacağı tahmin edildi. Buna göre, yaklaşık üretim miktarlarının tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 67,1 milyon ton, sebzelerde 33,3 milyon ton, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde ise 19,8 milyon ton olarak gerçekleşeceği öngörüldü. Tahıl üretiminin 2025 yılında bir önceki yıla göre azalacağı tahmin edildi Tahıl ürünleri üretim miktarlarının 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 12,4 oranında azalarak yaklaşık 34,2 milyon ton olacağı tahmin edildi. Bir önceki yıla göre, buğday üretiminin yüzde 13,9 oranında azalarak 17,9 milyon ton, arpa üretiminin yüzde 25,9 oranında azalarak 6 milyon ton, çavdar üretiminin yüzde 20,9 oranında azalarak yaklaşık 203 bin ton, yulaf üretiminin yüzde 22,3 oranında azalarak 303 bin ton, mısır üretiminin ise yüzde 4,9 artarak 8,5 milyon ton olacağı öngörüldü. Kuru baklagiller grubunda nohut, kuru fasulye ve kırmızı mercimek üretiminin sırasıyla 406 bin ton, 247 bin ton ve 230 bin ton olacağı tahmin edildi. Yumru bitkilerden patatesin ise bir önceki yıla göre yüzde 13,0 oranında azalarak 6 milyon ton üretileceği tahmin edildi. Yağlı tohumlardan soya üretiminin yüzde 17,4 oranında azalarak yaklaşık 149 bin ton, ayçiçeği üretiminin ise yüzde 17,6 oranında azalışla yaklaşık 1,8 milyon ton olacağı öngörüldü. Şeker pancarı üretiminin yüzde 4,1 oranında azalarak 21,5 milyon ton olarak gerçekleşeceği tahmin edildi. Sebze üretiminin 2025 yılında bir önceki yıla göre azalacağı tahmin edildi Sebze ürünleri üretim miktarının 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 0,8 azalarak yaklaşık 33,3 milyon ton olacağı tahmin edildi. Sebzeler grubu ürünlerinden karpuzda yüzde 8,3, kuru soğanda yüzde 2,6, kavunda yüzde 17,5 oranında üretim artışı; domateste yüzde 7,6, salçalık kapya biberde yüzde 6,3, taze fasulyede yüzde 8,3 oranında üretim azalışı olacağı tahmin edildi. Meyve üretiminin 2025 yılında bir önceki yıla göre azalacağı tahmin edildi Meyveler, içecek ve baharat bitkileri üretim miktarının 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 30,4 oranında azalarak yaklaşık 19,8 milyon ton olacağı tahmin edildi. Meyveler grubunda, bir önceki yıla göre elmada yüzde 48,3, çilekte yüzde 1,9, şeftalide yüzde 46,1, nektarinde yüzde 44,1, kirazda yüzde 70,6, üzümde yüzde 24,5 üretim azalışı öngörüldü. Turunçgil meyvelerinden mandalinada yüzde 7,1 oranında üretim artışı beklenirken, portakalda yüzde 15,0, limonda yüzde 34,8 oranında üretim azalışı öngörüldü. Sert kabuklu meyvelerden fındıkta yüzde 38,5, cevizde yüzde 38,1, Antep fıstığında yüzde 61,1 oranında üretim azalışı olacağı tahmin edildi. Geçen yıla göre muz üretiminin yüzde 1,6, zeytin üretiminin ise yüzde 34,7 azalacağı öngörüldü.
24 Ekim 2025 Cuma - 10:16
Kışlık elmalar dallardan indirilmeye başlandı
Van’ın Erciş ilçesinde elma yetiştiricileri kışlık elmaları dallardan indirmeye başladı. Hazmı kolaylaştırması, sinir ve bağışıklık sistemine iyi gelmesi ve içeriğinde bulunan C, A, K, B6 ve E vitaminleri ile vücuda oldukça faydalı olan elma, kış mevsiminin vazgeçilmez meyvelerinden biri olarak yerini alıyor. Van’ın Erciş ilçesinde yaklaşan kış mevsimi öncesi dallardan indirilen elmalar, muhafaza edilmesine kadar zorlu bir süreçten geçiyor. Serin ve kuru bir yerde birbirine değmeyecek şekilde muhafaza edilmesi gereken elma, uygun bir şekilde muhafaza edildiğinden aylarca tazeliğini koruyabiliyor. Tekevler Mahallesi’nde ikamet eden elma yetiştiricisi Selahattin Yılmaz, "Yaklaşık 35 yıllık bir çiftçiyim. 35 yıldır elma yetiştiriyorum. Elmamız kışlıktır. Kışlık elma diyorlar. Tabii masrafı da bayağı oluyor. Buna da gübre olarak büyükbaş hayvan gübresi kullanıyoruz. İlaçla da külleme yapıyoruz. Elmamızın toprağından olsa gerek tadı çok güzel. Elmaları Ekim’in başında başlanır sonuna kadar toplanır. Biraz soğuk alırsa daha iyi daha güzel olur. Bu yıl elmasına göre fiyatı kilosu 30 ila 40 lira arasında değişiyor" dedi.
24 Ekim 2025 Cuma - 10:14
Ticaret Bakanlığı duyurdu: Körfez ülkelerinden 15 milyar dolar ticaret hedefiyle döndük
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kuveyt, Katar ve Umman’ı kapsayan Körfez turuna ilişkin Ticaret Bakanlığı, Türkiye-Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ve Serbest Ticaret Anlaşması (STA) ile 15 milyar dolar ticaret hedefiyle dönüldüğü bildirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21-23 Ekim 2025 tarihleri arasında Kuveyt, Katar ve Umman’ı kapsayan Körfez turunu tamamladı. Ziyaretin ekonomik ayağında Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye’nin bölge ülkeleriyle ticari ve yatırım ilişkilerini derinleştirmeye yönelik görüşmelere öncülük etti. Ziyaretin en önemli gündem maddelerinden biri, Türkiye-Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Serbest Ticaret Anlaşması (STA) olarak öne çıktı. Kuveyt, Katar ve Umman’ın da üyesi olduğu KİK ile yürütülen müzakerelerde sona yaklaşılırken, anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle hem mal ve hizmet ticareti hem de yatırımlar açısından yeni bir dönem başlayacak. Konuya ilişkin Bakanlıktan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Kuveyt, Katar ve Umman ile önümüzdeki dönemde ticaret ve yatırım ilişkilerimizde yeni bir dönüm noktasını teşkil edecek gelişmelerin başında ülkemiz menfaatleri doğrultusunda yürütülen Türkiye-Körfez İşbirliği Konseyi Serbest Ticaret Anlaşması (STA) müzakerelerinin tamamlanması ve STA’nın hayata geçirilmesi gelmektedir. Kuveyt, Katar ve Umman’ın da üyesi olduğu Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ile ülkemiz arasında mal ticaretinin yanı sıra hizmet ticareti, yatırımlar, dijital ticaret ve yatırımları da içerecek kapsamlı bir Serbest Ticaret Anlaşmasının (STA) tesis edilmesi, tüm KİK ülkeleri ile ticaretimize yeni bir ivme kazandıracaktır." Açıklamada, Türkiye’nin KİK ülkeleri ile 2024 yılında ihracatının 14,7 milyar dolar, KİK ülkelerinden ithalatın ise 13 milyar dolar gerçekleştiği ve ticaret hacminin ise 27,7 milyar dolar seviyesine ulaştığı ifade edildi. Ayrıca, 2024 yılında Türkiye’nin KİK ülkeleri ile ticaret hacminin yüzde 16’sının 713 milyon dolarla Kuveyt, 1,1 milyar dolarla Katar ve 1,3 milyar dolarla Umman ile gerçekleştiğini ifade edildi. Ziyaretin Katar bölümünde Bakan Bolat ile Katar Sanayi ve Ticaret Bakanı Al Thani tarafından imzalanan Ortak Bakanlar Mutabakatı ile Türkiye-KİK STA müzakereleri gerçekleştirildi. Katar ziyaretinde, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Katar Sanayi ve Ticaret Bakanı Şeyh Faisal Al Thani arasında imzalanan mutabakatla STA sürecine ilişkin güçlü bir siyasi irade ortaya konduğu belirtilen açıklamada, aynı şekilde, Umman’da yapılan görüşmelerde de müzakerelerin hızlandırılması konusunda mutabakata varıldığı kaydedildi. Ziyarette, Kuveyt 2035, Katar 2030 ve Umman 2040 vizyonları çerçevesinde altyapı, üretim ve sanayi alanlarında iş birliğinin artırılması da ele alındı. Türk müteahhitlerin bugüne kadar bu üç ülkede 37,5 milyar dolar değerinde 315 proje üstlendiği kaydedildi ve Bakan Bolat’ın, Türk firmalarının Körfez ülkelerinin kalkınma projelerinde daha fazla rol alacağını söylediği vurgulandı. Ticari bağların güçlendirilmesi iş konseylerinin daha sık yapılması da amaçlandığı açıklamada, bu çerçevede Haftalık karşılıklı 290 uçuş frekansı ile Kuveyt, Katar ve Umman ile gelecek dönemde iş insanlarını daha sık bir araya getirileceği bildirildi. Ziyarette ayrıca Kalkınma Yolu Projesi ve Suriye’nin yeniden inşası gibi alanlarda ortak yatırım imkanları da ele alındı. Katar’da yapılan görüşmelerde Türkiye-Katar Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) toplantısının Doha’da yapılması kararlaştırıldı. Umman’da ise sanayi bölgeleri, yatırım fırsatları ve rekabet politikaları üzerine kapsamlı bir iş birliği protokolü imzalandı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin Kuveyt, Katar ve Umman ile ticaret hacmini her biriyle 5 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirtti.
24 Ekim 2025 Cuma - 09:52
En Yakıt’tan kullanıcılarına ‘4 Kat Mil’
En Yakıt, Türk Hava Yolları Miles&Smiles ile ’’Her Şarj Yeni Bir Yolculuk’’ temasıyla başlattığı ‘4 kat Mil’ kampanyasını duyurdu. Elektrikli araçlarını şarj eden kullanıcılar, üyelik statülerine göre değişen oranlarda mil kazanacak. Türkiye’nin önde gelen elektrikli şarj ağı işletmecilerinden En Yakıt, Türk Hava Yolları (THY) Yolcu Programı Miles&Smiles ile hayata geçirdiği yeni kampanyasını duyurdu. ’’Her Şarj Yeni Bir Yolculuk’’ temasıyla başlatılan kampanya kapsamında elektrikli araç kullanıcıları araçlarını şarj ederken 4 kat mil kazanacak. Şirketten yapılan açıklamaya göre, 25 Ekim ile 2 Kasım tarihleri arasında 4 kat mil verilecek kampanya kapsamında Classic, Classic Plus üyeler her 1 kWh için mevcutta kazandıkları 1 mil yerine 4 mil, Elite, Elite Plus üyeler her 1 kWh için mevcutta kazandıkları 1,5 mil yerine 6 mil kazanacaklar. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle hayata geçirilen kampanya hakkında bilgi veren En Yakıt Genel Müdürü Tayfun Şenses, "Şirketimizin yüksek hızlı şarj istasyonlarında elektrikli araç kullananlar, harcadıkları her 1 kWh için, Türk Hava Yolları yolcu programı Miles&Smiles’a üye olmaları durumunda, üyelik statülerine göre değişen oranlarda Mil kazanabiliyor. Kazanılan Miller ise ödül bilet düzenleme, uçuşta kabin sınıfını yükseltme gibi ayrıcalıklar için kullanılabiliyor veya Miles&Smiles’ın diğer Mil harcama seçeneklerinde değerlendirilebiliyor" dedi. Kampanya şartları şöyle açıklandı: Kampanyadan yararlanmak isteyen ve Miles&Smiles üyesi olmayan kişiler öncelikle programa kayıt yaptırmalı. Mil kazanmak isteyen kullanıcılar, Miles&Smiles üyelik numarasını En Yakıt uygulamasına kaydetmeli. Her ücretlendirme işlemi için yalnızca bir defa mil kazanılabiliyor. Classic ve Classic Plus üyeleri 1 kWh başına 4 mil, Elite ve Elite Plus üyeleri 1 kWh başına 6 mil kazanacak. Ücretlendirme hizmetinden mil kazanmak için, kayıt sırasında veya sonrasında En Yakıt uygulamasına Miles&Smiles üyelik numarasının girilmiş olması gerekiyor. 4 kat mil fırsatı 25 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında geçerli olacak.
24 Ekim 2025 Cuma - 09:50
TOBB Malatya Genç girişimciler kurulu tarafından kadın girişimci Hafure Adak’a plaket
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Malatya Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Abdurrahman Baydemir ve yönetim kurulu üyeleri, kırsal kalkınma alanında örnek bir girişimcilik hikayesine imza atan kadın girişimcimiz Hafure Adak’ı işletmesinde ziyaret etti. Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) desteğiyle hayvancılık sektörüne yatırım yapan Hafure Adak, 48 büyükbaş hayvanla başladığı üretim faaliyetini kısa sürede 120 hayvana ulaştırarak dikkat çekici bir başarıya imza attı. Yüksek kapasiteli modern çiftliğiyle üretime devam eden Adak, bölge ekonomisine ve istihdama önemli katkılar sağlıyor. Ziyaret kapsamında, TOBB Malatya Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Abdurrahman Baydemir ve yönetim kurulu üyeleri tarafından Hafure Adak’a, tarım ve hayvancılığa sağladığı katkılardan dolayı bir teşekkür plaketi takdim edildi. Başkan Baydemir burada yaptığı açıklamada kadın girişimcilerin üretim sahasındaki başarılarının Malatya için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek "Kadın girişimcilerimiz, kırsal kalkınmanın ve sürdürülebilir üretimin temel taşlarıdır. Hafure Hanım’ın bu başarısı, azimle çalışan her girişimci için ilham verici bir örnektir" dedi. Kadın girişimci Hafure Adak ise üretim kapasitesini daha da artırmayı hedeflediğini belirterek, çiftliğinde üretilen sütü kendi tesisinde işleyebilmek için yeni bir yatırım hazırlığında olduğunu ifade etti. Adak ayrıca, "Kadınların girişimcilikten korkmaması gerekiyor. Özellikle ev hanımları ve boşta kalan kadınlar cesaretle adım atmalı, üretim sürecinin bir parçası olmalı. Başlangıçta zor görünse de emek veren her kadın başarıya ulaşabilir" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder