EKONOMİ
Körfez turizminde dev atak 12 Mayıs 2026 Salı - 16:21:49 Almanya’dan Koca Seyit Havalimanı’na uçuşların artmasıyla birlikte, bölge turizmini canlandırmak için dev bir operasyon başlatıldı. Alman ve Rus acente temsilcilerini Edremit Körfezi’nde ağırlayan Edremit Ticaret Odası ve TURSAB Balıkesir Çanakkale Bölge Temsilciliği, bölgeyi Antalya ve Alanya’ya alternatif "yeni destinasyon" olarak dünyaya tanıtmayı hedefliyor. Balıkesir’in Edremit Körfezi, Avrupa pazarında hak ettiği payı almak için kapılarını yabancı seyahat acentelerine açtı. TURSAB Balıkesir-Çanakkale Bölge Başkanlığı, Edremit Ticaret Odası ve COOP TRR (Turizm Acenteleri Birliği) iş birliğiyle düzenlenen organizasyon kapsamında; Almanya, Rusya ve Avrupa’nın çeşitli noktalarından gelen acente temsilcileri bölgenin tarihi, doğası ve tesislerini incelemek üzere 1 haftalık tura başladı. "Uçuşlar sadece yolcu değil, turist taşımalı" TURSAB Balıkesir Çanakkale Bölge Başkanı ve Edremit Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Ergün, Almanya uçuşlarındaki artışın turizm hareketliliğine dönüşmesi gerektiğini vurguladı. Ergün, "Acentelerimizi 1 hafta boyunca bölgemizde ağırlayacağız. Tesislerimizi, tarihimizi ve kültürümüzü yerinde göstereceğiz. İlerleyen aşamada kendilerine hazır tur paketleri sunacağız. Amacımız, bu uçuşların sadece bir ulaşım aracı olarak kalmaması, bölgedeki turist sayısını ve beklentisini artırmaktır" dedi. "Edremit kabuğundan çıkıyor" COOP TRR Genel Başkan Yardımcısı Halil Yalçın ise Edremit Körfezi’nin Türkiye’nin ilk destinasyon alanlarından biri olduğunu hatırlatarak, "Maalesef yıllar içinde bölge kabuğuna çekilmiş ve dışarıyla teması kesmiş. Biz Türkiye’nin ilk turizm alanı olan bu körfezi yeniden canlandırmak istiyoruz. Alman, Rus ve Türk acentelerle birlikte buradayız. Tanıtım için taşın altına elini koyan arkadaşlara teşekkür ediyorum. Bu güzellikleri yeniden dünyaya tanıtacağız" ifadelerini kullandı. "Türkiye sadece Antalya ve Alanya’dan ibaret değil" COOP TRR Almanya Müdürü Tatjana Kabadayı, özellikle Almanca ve Rusça konuşan acenteleri bölgeye getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Kabadayı, "Türkiye’nin farklı bir yüzünü; termal otellerini, Kaz Dağları’nı ve denizini göstermek istiyoruz. Sağlık turizmi ve kültür turları için buradayız. Avrupalı turiste Türkiye’nin sadece Antalya ve Alanya’dan ibaret olmadığını, buraların zengin kültürünü kanıtlamak amacındayız" diye konuştu. Heyet, 1 hafta sürecek program kapsamında Kaz Dağları’ndan termal tesislere, antik kentlerden kıyı bölgelerine kadar geniş bir rotada incelemelerde bulunacak.
12 Mayıs 2026 Salı - 16:17 Harley kültürüne karşılık Türk tasarımcıdan BÖRÜ motosiklet geldi Yeni chopper modeli BÖRÜ, özel organizasyonla gün yüzüne çıktı. Etkinlikte BÖRÜ sahipleri kendi şase numaralarını seçerek rezervasyon süreçlerini tamamladı. 001 numaralı ilk şase Oktay Kaynarca tarafından alınırken, 0023 numaralı şase ise Berk Oktay adına ayrıldı. TT Custom tarafından geliştirilen yeni chopper modeli BÖRÜ, düzenlenen özel organizasyonla tanıtıldı. BÖRÜ sahipleri kendi şase numaralarını seçerek rezervasyon süreçlerini tamamladı. 001 numaralı şase de Kurtlar Vadisi’nin Çakır’ı Oktay Kaynarca tarafından alınırken, 0023 numaralı şase ise Berk Oktay adına ayrıldı. Buluşmada kullanıcılar Tarhan Telli ile bir araya gelerek kendi şase numaralarını belirledi. Yoğun ilgi nedeniyle 2027 yılının ikinci 6 ayına kadar olan tüm BÖRÜ modellerinin sahiplenildiği açıklandı. Üretim ve teslimat süreçleri, seçilen şase numarası sıralamasına göre ilerleyecek. Normal satış bedeli 1 milyon 599 bin TL olan özel üretim model, lansmana özel olarak ilk 21 adet için 888 bin TL fiyat ayrıcalığıyla satışa sunuldu ve 10 dakika içinde motosikletler sahiplerini buldu. Etkinlikte konuşan Tarhan Telli, "BÖRÜ sadece bir motosiklet değil, yılların emeği ve custom kültürünün gerçeğe dönüşmüş halidir. 2027 yılının ilk altı ayına kadar planlanan tüm TT Custom BÖRÜ üretimleri sahiplenildi ve üretim haklarının tamamen satıldı. Bu bizim için büyük bir gurur. Türkiye’nin markası olmak ve bu kadar güçlü şekilde sahiplenilmek bizleri çok mutlu etti. Türk insanı tarih boyunca sadece savaş meydanlarında değil; üretimde, sanatta, ticarette ve hayallerinin peşinden giderken de gücünü tüm dünyaya göstermiştir. BÖRÜ de tam olarak bu ruhun yansımasıdır. Bir motosikletten fazlası Bir duruş, bir karakter, bir kimliktir’’ dedi. Berk Oktay ise 023 numaralı TT Custom BÖRÜ şasesini tercih ettiğini, bu sayının uğurlu rakam olduğunu ve basketbol oynadığı dönemlerde Michael Jordan’ın formasından etkilenerek bu numaraya özel bir bağ kurduğunu ifade etti. Eti Bisküvileri Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emir Turan, Tarhan Telli ile olan uzun yıllara dayanan çocukluk arkadaşlığının ardından, 013 numaralı özel TT Custom BÖRÜ siparişini kendisine ayırttığını açıkladı.
12 Mayıs 2026 Salı - 16:12 Bakan Işıkhan: "Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tarihleri arasında hesaplarına yatırıyoruz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Emeklilerimizin Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tarihleri arasında hesaplarına yatırıyoruz" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, bu sene 10’uncusu düzenlenen Uluslararası İş sağlığı ve Güvenliği Konferansı’na katıldı. ‘Geleceği Birlikte Şekillendiriyoruz, Herkes İçin Sürdürülebilir İş Sağlığı ve Güvenliği’ temasıyla gerçekleştirilen programda iş kazaları oranlarının en aza indirilmesi ve gerekli önlemlerin en üst seviyede alınması hedefledi. Burada bir konuşma gerçekleştiren Bakan Işıkhan, insan emeğinin olduğu her yerde güvenlik ihtiyacı olduğunu fakat modern anlamda iş sağlığı ve güvenliği anlayışının Sanayi Devrimi’yle birlikte çok daha görünür hale geldiğinin altının çizdi. Işıkhan, zaman içerisinde iş sağlığı ve güvenliği anlayışının ‘iş kazası olduktan sonra müdahale eden’ klasik yaklaşımdan, ‘risk oluşmadan önce önlem alan’ koruyucu ve önleyici yaklaşıma evrildiğini aktardı. Gelişmiş ülkelerin iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca bir yükümlülük değil, sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olarak gördüğünün altını çizen Işıkhan, "Uluslararası Çalışma Örgütü’nün güvenli ve sağlıklı çalışma ortamını temel bir çalışma hakkı olarak kabul etmesi de bunun en güçlü göstergelerinden biridir. Türkiye olarak bizler de; bu dönüşümü yakından takip eden değil; bu dönüşümün aktif bir parçası olan ülkelerden biriyiz" şeklinde konuştu. "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı, aynı zamanda sosyal devlet yaklaşımımızın temelidir" Işıkhan, Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliğinin tarihi oldukça köklü olduğunu belirterek, 2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun önemli bir kilometre taşı olduğunu söyledi. Işıkhan, "Bu Kanun ile birlikte; kamu dahil tüm çalışanlarımız aynı koruma şemsiyesi altına alınmış, risk değerlendirmesi zorunlu hale getirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı ve işyeri hekimliği sistemi güçlendirilmiş, iş yerlerinde önleyici yaklaşım esas alınmıştır. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye; iş sağlığı ve güvenliği alanında müstakil bir kanuna sahip, uluslararası standartlarla uyumlu, kapsamlı mevzuat altyapısı bulunan ülkeler arasında yer almaktadır. Bizler, insanı merkeze alan bir medeniyet anlayışının mensuplarıyız. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı, aynı zamanda sosyal devlet yaklaşımımızın temelidir" ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son 24 yılda iş sağlığı ve güvenliği alanında da insan odaklı çok güçlü reformları hayata geçirdiklerini vurgulayan Işıkhan, Çalışanların sağlığını, güvenliğini ve insan onuruna yaraşır çalışma hakkını daima öncelikli meselelerimizden biri olarak gördüklerini ifade etti. "2026-2030 Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politika Belgesi ile yeni dönemin yol haritasını oluşturuyoruz" Işıkhan, gelinen noktada, artık iş sağlığı ve güvenliği alanında yalnızca işyerlerinde ortaya çıkabilecek klasik risklerin konuşulmadığını söyleyerek, "İş sağlığı ve güvenliği politikalarımızı da çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde güncelliyoruz. Bu kapsamda hazırladığımız 2026-2030 Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politika Belgesi ile yeni dönemin yol haritasını oluşturuyoruz. Bu belge; "sorumlu işveren, bilinçli çalışan ve etkin otorite" ilkeleri üzerine kurulmuştur. Belge kapsamında; önleyici güvenlik kültürünün güçlendirilmesi, dijital denetim sistemlerinin yaygınlaştırılması, veri temelli politika üretimi, uzaktan çalışma süreçlerinin düzenlenmesi, risk odaklı denetim modellerinin geliştirilmesi, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin erken yaşlardan itibaren yaygınlaştırılması gibi çok önemli hedefler belirledik. Yakında belgeyi kamuoyuyla paylaşacağız" ifadelerini kullandı. Özellikle çocukların güvenlik kültürünün erken yaşta oluşmasını çok önemsediklerini dikkati çeken Işıkhan, güvenlik kültürünün toplumun bütününde oluşması gerektiğine inandıklarını söyledi. "Konferansın küresel iş birliğini güçlendireceğine yürekten inanıyorum" Işıkhan, Türkiye’nin iş sağlığı ve güvenliği alanında yalnızca kendi içinde dönüşüm yaşayan bir ülke değil, aynı zamanda bölgesel ve uluslararası iş birliklerinde önemli rol üstlenen bir ülke olduğunu vurgulayarak, "Uluslararası konferanslarımız, teknik iş birliklerimiz, Avrupa Birliği projelerimiz, İslam İşbirliği Teşkilatı kapsamındaki çalışmalarımız ve uluslararası kuruluşlarla yürüttüğümüz ortak programlarımız bu anlayışın en somut göstergesidir. Bu konferansın da ülkeler arasında bilgi paylaşımını artıracağına, iyi uygulama örneklerinin yaygınlaşmasına katkı sunacağına ve küresel iş birliğini güçlendireceğine yürekten inanıyorum. Elbette önümüzde bizleri bekleyen hâlâ önemli sorumluluklar bulunmaktadır. İş kazalarını ve meslek hastalıklarını daha da azaltmak zorundayız. Özellikle çok tehlikeli sektörlerde, daha güçlü tedbirler almak zorundayız. KOBİ’lerimizin kapasitesini artırmak zorundayız. Teknolojiyi insan hayatını koruyan bir araç haline getirmek zorundayız. Ama şunu çok açık ifade etmek isterim ki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu konuda güçlü bir iradeye sahiptir" ifadelerini kullandı. "Emeklilerimizin Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tarihleri arasında hesaplarına yatırıyoruz" Konuşmasında emeklilerin Kurban Bayramı ikramiyelerinin yatırılacağı tarihleri de paylaşan Işıkhan, "Emeklilerimizin aylık ödemeleri ile Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tarihleri arasında hesaplarına yatırıyoruz. Tüm emeklilerimizin ödemelerinin hayırlı olmasını diliyor, sağlık ve huzur içerisinde nice bayramlara ulaşmalarını temenni ediyorum. Şimdiden mübarek Kurban Bayramı’nın ülkemize, milletimize ve tüm İslam alemine hayırlar getirmesini diliyorum" dedi. Buna göre gelir aylıklarının ödeme günü ayın 17, 18, 19, 20, 21 ve 22’si olanların mevcut gününde; gelir aylıklarının ödeme günü ayın 23’ü ile 24’ü olanlar ayın 21 Mayıs’ta ve gelir aylıklarının ödeme günü ayın 25’i ve 26’ı olanlar ise 22 Mayıs’ta bayram ikramiyeleri ve aylıklarını alacak. Program, Bakan Işıkhan’ın konuşmasının ardından ‘İş Sağlığı ve Güvenliğinin Geleceği: Sürdürülebilir İnsan Odaklı Yaklaşımlar’ oturumuyla devam etti.
12 Mayıs 2026 Salı - 16:10 Sumitomo Rubber AKO lastik fabrikası işçileri greve çıkacak Çankırı’da bulunan Sumitomo Rubber AKO lastik fabrikası ile Petrol-İş Sendikası arasında yaklaşık 5 aydır süren toplu iş sözleşmesinde anlaşmaya varılmaması sebebiyle grev kararı alındı. Türkiye’nin en büyük lastik üretim tesislerinden biri olan Çankırı’daki Sumitomo Rubber AKO lastik fabrikası ile Petrol-İş Sendikası arasında süren toplu iş sözleşmesinde taraflar arasında anlaşma sağlanmaması sebebiyle grev kararı alındı. 7 Mayıs’ta alınan karar kapsamında anlaşmaya varılamazsa fabrika işçileri 2 Haziran’da iş bırakacak. Alınan kararla ilgili açıklamalarda bulunan Petrol-İş Sendikası Çankırı Şube Başkanı Halil İbrahim Topçu, ocak ayından beri devam eden görüşmelerde netice alamadıkları için grev kararını aldıklarını ifade etti. "Anlaşma olmazsa grev hakkımızı kullanacağız" 2024 yılında da işçilerin haklarını 43 süren grevle aldığını dile getiren Topçu, "Petrol-İş Sendikası ile Sumitomo arasında devam eden toplu iş sözleşmesi sürecimiz ocak ayında başladı. Ancak geçen süreçte ne yazık ki herhangi bir sonuç elde edemedik. 7 Mayıs tarihinde grev kararımızı aldık, işverene tebliğ ettik, ilan panolarına astık ve kamuoyuyla paylaştık. Grevimizi uygulayacağımız tarih ise 2 Haziran’dır. Bu tarihe kadar görüşmelerimiz devam edecek. Müzakereyle sonuç alınırsa masada anlaşacağız, aksi halde grev hakkımızı kullanacağız. 2024 yılında da aynı süreci yaşadık. Son ana kadar taleplerimize yanaşmadılar ve biz greve çıktık. 43 gün süren grevin sonunda da haklı taleplerimizi elde ettik" dedi. "İşverenin çalışanlarına reva gördüğü ücretler bizi bu noktaya getirdi" Taleplerinin firma tarafından karşılanmadığını söyleyen Topçu, "Yaşanan enflasyon ve kayıplarımızın telafisi için bir taslak oluşturduk. 14 Nisan’da arabulucu toplantımızı gerçekleştirdik. Ancak işveren, 6 aylık enflasyon oranının üzerine çıkmadı. İlk olarak yüzde 13-19 arasında teklif sundular, sonrasında yüzde 13’te kaldılar. Biz ise taslağımızdaki yüzde 33’lük talebi yüzde 25’e kadar esnetmemize rağmen işveren bunu da kabul etmedi. Bizim için grev bir amaç değil, araçtır. Ancak mecbur kalındığında kullanmaktan da çekinmeyiz. İşverenin gece gündüz emek veren çalışanlarına reva gördüğü ücretler bizi bu noktaya getirdi. Anadolu’da da grev yapılabileceğini biz gösterdik. 43 gün boyunca aslanlar gibi mücadele ettik. Biz masada anlaşmak istiyoruz ancak işveren mevcut kazanımlarımızı geriye götürmek istiyor. Üç ay boyunca ciddi bir teklif sunulmadı ve enflasyonun altında teklifler verildi. Bu anlayış devam ederse, 2 Haziran’da yeniden greve çıkacağız" dedi.
DTO, KOBİ’ler için bir ilke daha imza attı
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:24 DTO, KOBİ’ler için bir ilke daha imza attı Denizli Ticaret Odası (DTO) KOBİ’lerin dijital dönüşümünü hızlandırmak amacıyla hayata geçirilen iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. İş birliği kapsamında, Ege Bölgesi’nde ilk olarak DTO’nun üyeleri, platformun sunduğu e-dönüşüm çözümlerinden yararlanma fırsatı elde etti. Vakıf Katılım, tüm KOBİ ve işletmelerin hayatını kolaylaştıracak e-Yönetim Platformu olan p@ket’i devreye aldı. Denizli Ticaret Odası ile bir iş birliğine imza attı. Firmaların finansal ve operasyonel ihtiyaçlarına tek noktadan erişim sağlayan p@ket ile, Ege Bölgesi’nde ilk olarak DTO üyeleri e-dönüşüm hizmetlerinden ücretsiz faydalanacak. Vakıf Katılım Nakit Yönetimi ve Sigorta Yönetimi Başkanı Taner Akkurt, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Denizli, ülkemizin üretim gücünde ve ihracat kapasitesinde stratejik öneme sahip şehirlerinden biridir. Vakıf Katılım olarak, KOBİ’lerimizin dijital dönüşüm süreçlerini desteklemek amacıyla geliştirdiğimiz p@ket e-Yönetim Platformu ile, finansal işlemler ve ön muhasebe süreçlerinin tamamını sadece bir uygulama üzerinden yönetme imkânı sunuyoruz. Bu iş birliğimiz ile Denizli’deki işletmelerin iş yüklerini hafifletmeyi, zaman tasarrufu sağlamayı ve finansal yönetimlerini daha verimli hale getirmeyi amaçladık. Dijitalleşmenin rekabet gücünü artıracağına inanıyoruz ve Denizli Ticaret Odası ile imzaladığımız protokolün şehirdeki işletmelere değer katmasını diliyoruz. Denizli Ticaret Odası ile başlattığımız bu iş birliğinin bölgedeki işletmelerimize güçlü bir dijital dönüşüm desteği sunacağını da düşünüyoruz. Tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor, protokolümüzün hayırlı olmasını diliyoruz." "Tüm çabamız, üyelerimizin daha iyi imkânlara kavuşmaları için" DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan ise üyelerinin finansal altyapılarının ve hizmet şartlarının iyileştirilmesi yönündeki çalışmalarını sürdüklerini belirterek yeni iş birliğinin sektörler için hayırlı ve uğurlu olmasını diledi. Başkan Erdoğan, "Üyelerimizin dijitalleşme süreçlerine katkı sağlamak, finansal işlemlerini daha hızlı ve kolay hale getirmek, öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Vakıf Katılım ile hayata geçirdiğimiz bu protokol sayesinde üyelerimiz, bankacılık işlemlerini fiziksel evrakla uğraşmadan dijital ortamda gerçekleştirebilecekler. Aynı zamanda e-dönüşüm çözümlerine de erişim sağlayarak operasyonel süreçlerinde hız ve verimlilik avantajı elde edecekler. Bu iş birliğinin, Denizli iş dünyasının rekabet gücünü artıracağına inanıyoruz ve tüm üyelerimize hayırlı olmasını diliyoruz" dedi. İkili, kurumları arasındaki iş birliği protokolünü DTO hizmet binasının başkanlık makamında düzenlenen törenle imzaladı.
OYAK’tan uluslararası iş birliği hamlesi
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:18 OYAK’tan uluslararası iş birliği hamlesi OYAK ve Umman Yatırım Otoritesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Umman ziyareti esnasında dört stratejik anlaşma imzaladı. Madencilik, tarım-gıda ve bilişim alanlarında somut adımlar atılacak. Umman’ı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki ülke arasındaki iş birliği ile ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla Umman Sultanı Heysem bin Tarık ile görüştü. İki ülkenin en üst makamları arasında yapılan görüşmeler esnasında, OYAK ve Umman Yatırım Otoritesi heyetleri dört anlaşmaya imza attı. Yapılan açıklamaya göre, OYAK ve Umman Yatırım Otoritesi arasındaki stratejik ortaklığa resmiyet kazandıran anlaşmalar çerçevesinde, madencilik, tarım-gıda ve bilişim alanlarında somut adımlar atılacak olup bu kapsamda 23 Ekim 2025 tarihinde: Bentonit madenciliği alanında faaliyet gösteren OYAK iştiraki Samaş Sanayi Madenleri A.Ş.’nin azınlık hisselerinin, OYAK ile Umman Yatırım Otoritesi tarafından ortaklaşa kurulan OYAK Turkoman Yatırım A.Ş. (TOI) tarafından devralınmasına yönelik Hisse Edinim Ön Sözleşmesi imzalandı. Tarım alanında ise, OYAK iştiraki olarak bitki koruma ve besleme ürünleri geliştirmek amacıyla Özbekistan’da kurulan Hektaş Asia LLC şirketine, OIA ile Özbekistan İmar ve Kalkınma Fonu ortaklığında kurulu bir fon olan Uzbek-Oman Investment Company LLC tarafından azınlık ortak olarak Yatırım yapılmasını içeren bir Hisse Edinim Ön Sözleşmesi imzalandı. Gıda sektöründe, OYAK’ın bu alandaki çatı kuruluşu olan OYAK Gıda ve Tarım Holding A.Ş. ile Umman Yatırım Otoritesi’nin gıda yatırımlarını yöneten çatı şirketi Oman Food Capital arasında, farklı coğrafyalarda gıda alanındaki tecrübe ve iş birliklerinin değerlendirilmesine yönelik bir İş Birliği Anlaşması imzalandı. Bilişim alanındaki stratejik iş birliği çerçevesinde ise, OYAK bünyesindeki Innovance Bilgi Teknolojileri A.Ş. ile Umman Yatırım Otoritesi’nin telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösteren iştiraki Oman Datapark arasında çeşitli iş ortaklıklarının geliştirilmesini öngören bir başka İş Birliği Anlaşması imzalandı. Umman Sultanlığı’nın yatırım fonu olan Umman Yatırım Otoritesi (OIA) ile her iki kurumun 250’şer milyon dolar katkı sağlamayı taahhüt ettiği toplam 500 milyon dolar büyüklüğündeki yatırım fonunun Türkiye ile Umman arasında ekonomik iş birliğini güçlendireceğini ifade eden OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, "Bu stratejik ortaklık aynı zamanda OYAK ile Umman Yatırım Otoritesi arasında uzun vadeli ve çok boyutlu bir iş birliği zemini oluşturacaktır. Kurulan ortaklık, şirketimizin portföyünü çeşitlendirmek ve uzun vadeli, inovasyon odaklı büyümeyi güvence altına almak için uluslararası bağlantılardan faydalanma stratejimizin de bir sonucudur" şeklinde konuştu. İmzalanan dört anlaşma ile OYAK ve Umman Yatırım Otoritesi arasındaki stratejik iş birliğinin resmiyet kazandığını ifade eden Yalçıntaş, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Şirketimizin uluslararası alandaki yatırımlarını genişletmesine katkı sağlayacak bu anlaşmalar, OYAK’ın küresel yatırım platformunda güçlü ve güvenilir bir oyuncu olarak mevcut konumunu güçlendirmesinin yanı sıra ülkemize yabancı sermaye girişi de sağlayacaktır. Umman Yatırım Otoritesi’nin çeşitli sektör ve coğrafyalardaki tecrübelerinden yararlanılmasına ve maden, liman, tarım ve gıda gibi farklı alanlarda karşılıklı bilgi paylaşımına imkân verecek bu imzalar; büyüme ve inovasyona yönelik uzun vadeli stratejimizin de önemli bir bileşeni olacaktır."
Türkiye E-Ticaret Haftası 21-22 Kasım’da İstanbul’da düzenlenecek
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:10 Türkiye E-Ticaret Haftası 21-22 Kasım’da İstanbul’da düzenlenecek "Future-Commerce / Geleceğin Ticareti" temasıyla düzenlenecek Türkiye E-Ticaret Haftası, 21-22 Kasım tarihlerinde İstanbul’da gerçekleşecek. Ticaret Bakanlığı tarafından, ETİD ve TOBB Türkiye E-Ticaret Meclisi katkılarıyla "Future-Commerce / Geleceğin Ticareti" temasıyla düzenlenen Türkiye E-Ticaret Haftası, 21-22 Kasım tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek. 90 milyar dolarlık hacme ulaşan e-ticaret sektörü, Türkiye ekonomisinin en hızlı büyüyen alanlarından biri haline gelirken; etkinlik, dijital dönüşümün tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturacak. Çağatay Yasin Karaboğa: "Türkiye dijital ekonomide üretici konuma geçti" Ticaret Bakanlığı Elektronik Ticaret Daire Başkanı Çağatay Yasin Karaboğa, e-ticaretin Türkiye ekonomisindeki stratejik önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Türkiye artık sadece tüketen değil, dijital altyapısını üreten ve ihraç eden bir ülke konumuna geldi. E-ticaret, 90 milyar doları aşan hacmiyle ülkemizin büyümesine, istihdamına ve ihracatına doğrudan katkı sağlıyor. Türkiye E-Ticaret Haftası, bu dönüşümün tüm aktörlerini bir araya getirerek hem sektörün vizyonunu hem de küresel rekabet gücünü pekiştirecek. Amacımız, dijital ticarette adil, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir ekosistem oluşturmak." Hakan Çevikoğlu: "E-ticaret ekonominin yeni büyüme motoru" Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkanı Hakan Çevikoğlu ise sektörün büyüme ivmesine vurgu yaparak şunları söyledi: "E-ticaret artık ekonominin yeni büyüme motoru. Tüketici davranışları dijitalleşirken, KOBİ’ler üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçlerini yeniden yapılandırıyor. Bu etkinlik, Türkiye’nin dijital ticaretteki gücünü ortaya koymanın ötesinde; sektörün gelecek on yılına yön verecek fikirlerin üretileceği bir platform olacak. Türkiye’nin e-ihracattaki potansiyeli her geçen gün güçleniyor; biz de bu dönüşümün merkezinde olmayı sürdüreceğiz." Paneller, Masterclass’lar ve yeni nesil iş modelleri Etkinlikte "Yapay Zeka ile Dönüşen Ticaret", "Davranış Bilimi ve Tüketici Zihni", "Sürdürülebilir Dijital Ticaret" ve "Fintech Yenilikleri" gibi başlıklar ele alınacak. S2B (Startup to Business) görüşmeleri kapsamında start-up’lar, yatırımcılar ve markalar yeni iş birliklerinin temellerini atarken; Dijital Zihinler ve Gelecek Fabrikası alanı genç girişimciler, üniversiteler ve teknopark projelerine ev sahipliği yapacak. Katılımcılar ayrıca S2C (Startup to Corporate) görüşmeleri, yapay zeka atölyeleri, girişimcilik oyunları ve inovatif eğitim modülleriyle yeni nesil ticaret modellerini deneyimleyecek. Etkinlik kapsamında düzenlenecek Türkiye E-Ticaret Ödülleri, dijital dönüşümün öncülerini sahneye taşıyacak. Yılın en yenilikçi girişimleri, kadın girişimciler ve sürdürülebilir markalar ödüllendirilecek. Etkinlik boyunca kurulacak Gelecek Zihinler alanında katılımcılar, dijital kampanya tasarımı, kullanıcı deneyimi ve veri analitiği üzerine uygulamalı içeriklerle geleceğin ticaretini keşfedecek.
Merkez Bankası faizi yüzde 39,5’e indirdi
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:09 Merkez Bankası faizi yüzde 39,5’e indirdi Merkez Bankası faizi 100 baz puan düşürerek yüzde 40,5’ten yüzde 39,5 seviyesine indirdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararını açıkladı. Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 40,5’ten yüzde 39,5’e indirilmesine karar verdi. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 43,5’ten yüzde 42,5’e, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 39’dan yüzde 38’e indirdi. Karar metninde şu ifadelere yer verildi: ’’Enflasyonun ana eğilimi eylül ayında yükselmiştir. Son döneme ait veriler talep koşullarının dezenflasyonist düzeyde olduğuna ancak dezenflasyon sürecinin yavaşladığına işaret etmektedir. Başta gıda olmak üzere son dönem fiyat gelişmelerinin enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları kanalıyla dezenflasyon süreci üzerinde oluşturduğu riskler belirginleşmiştir. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Adımların büyüklüğü, enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla gözden geçirilmektedir. Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin bir biçimde ayrışması durumunda, para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.’’
Gıda sektörünün kalbi Bursa’da atıyor
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:09 Gıda sektörünün kalbi Bursa’da atıyor Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde KFA Fuarcılık tarafından düzenlenen Bursa Food Point Fuarı ile Network Fuarcılık organizasyonunda gerçekleştirilen 6. Turfood Horeca Fuarı, kapılarını açtı. Bu yıl ilk kez eş zamanlı olarak düzenlenen fuarlarda 105 firma stant açarken, BTSO’nun çalışmalarıyla 200’ü aşkın yabancı alıcı, Bursa firmalarıyla iş görüşmeleri gerçekleştirecek. Bursa Fuar Merkezi’nde düzenlenen iki önemli fuar organizasyonu kapılarını açtı. Dondurulmuş, işlenmiş, kuru ve paketli gıda ürünleri, içecek, unlu mamuller, şarküteri ve atıştırmalık ürün grupları, gıda üretim ve paketleme teknolojileri, soğutma ve lojistik sistemleri alanlarındaki yenilikleri kapsayan Bursa Food Point ile ev dışı tüketim profesyonellerini odağına alarak otel, restoran, kafe ve catering sektörlerine yönelik ekipman, ürün ve hizmetleri bir araya getiren 6. Turfood Horeca Fuarı başladı. Fuarın açılış programına Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, BTSO ve KFA Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Network Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Eker, Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, YESİDEF Başkanı Hüseyin Bozdağ, Bursa Aşçılar Derneği Başkanı Necmettin Baştürk ve sektör paydaşları katıldı. Fuarın açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, fuar organizasyonlarının kentin tüm dinamiklerinin katkısıyla oluşturulan bir ekosistemin ürünü olduğunu söyledi. Burkay, "Bu fuar organizasyonları, tek bir kurumun altından kalkabileceği işler değil. Bütüncül bir yaklaşımla, kentin tüm paydaşlarının katkı koyduğu bir vizyon gerekiyor. Daha önce gıda alanında iki ayrı fuar düzenliyorduk, bugün bu fuarlar birleşti. KFA ve Network Fuarcılık iş birliğiyle güzel bir eser ortaya çıktı. Network Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Hasan Eker ile BTSO Meclisi’mizde de güzel işler yapıyoruz. Dün sabah Uludağ Gıda Zirvesi’ni düzenledik. Gıda, artık tarım ve hayvancılıkla birlikte sektörel bir konu olmaktan ziyade savunma sanayii gibi stratejik bir alan haline geldi. Bu alanda yapacağımız çalışmalar, ülkemizin tam bağımsızlığı için olmazsa olmaz" dedi. Burkay, gıda ve tarım sektörünün stratejik önemine dikkat çekerek, "Kendi kendine yetebilen bir ülke olamazsak bağımsızlığımız mümkün değil. Bu süreçte kentlerin ve ülkelerin kaynaklarını nasıl kullandığı kritik bir konu. Su kaynaklarının yüzde 70’i tarımda, yüzde 20’si konutta, yüzde 10’u sanayide kullanılıyor. Bursa’da 17 OSB’mizde ileri arıtma sistemleriyle proses suyunu sanayiye geri kazandırıyoruz. Bunu mutlaka yaygınlaştırmamız gerekiyor. Tarımda da teknolojiyi devreye alarak, dijital takip sistemleriyle vahşi sulamayı terk etmeli ve altyapısı güçlü projelerle sektörü desteklemeliyiz. Bu çerçevede STK’ların öncü projeler üretmesi çok değerli. Fuara katılan tüm paydaşlara ve iş birliği yapanlara teşekkür ediyor, bu birlikteliğin hayırlı olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. Network Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Eker, şirketlerinin 2016 yılında Bursa fuarcılığını desteklemek ve büyütmek amacıyla kurulduğunu belirterek, "24’üncü fuarımızı açıyoruz. Gıda, kozmetik, ayakkabı, eğitim, su ve çevre alanlarında fuarlar düzenledik. Sürdürülebilir bir şekilde yolumuza devam ediyoruz. Bursa, ekonomik anlamda ülkemizin en büyük şehirlerinden biri. Ancak 2024’te fuar sayısına baktığımızda İzmir 34, Antalya 20, Ankara 15 fuar düzenlerken Bursa’da bu rakam 14’te kaldı. Ekonomik gücümüzle fuar kapasitemiz paralel değil. BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay’ın ortaya koyduğu vizyonla Bursa’yı fuarcılıkta hak ettiği yere getireceğiz" dedi. Eker, Bursa Fuar Merkezi’nin KFA’ya devredilmesinin ve buradaki bakım, onarım ile yenileme çalışmalarının önemine dikkat çekerek, son dönemde artan fuar sayılarıyla bunun meyvelerini almaya başladıklarını ifade etti. Fuarcılığın gelişmesi için 7 temel faktörün bulunduğunu hatırlatan Eker, "Ulaşım, modern fuar alanları, konaklama ve turizm imkanları, güçlü ekonomi, ticari ekosistem, uluslararası tanıtım, marka bilinirliği, profesyonel organizasyon şirketleri ile ekonomik ve politik istikrar. Bursa’da fuar için gereken tüm kriterler mevcut. Frankfurt, Münih veya Barselona’dan çok eksiğimiz yok. İyileştirmelerle çok üst düzeye çıkacağız" İfadelerini kullandı. Güçlü bir fuarcılık ekosisteminin inşasında birlikte hareket etmenin çok önemli olduğunu dile getiren Hasan Eker, Bursa’da Mayıs ve Ekim aylarında düzenlenen iki gıda fuarını birleştirdiklerini ve eş zamanlı olarak düzenlediklerini söyledi. Eker, "Kısa sürede yoğun bir çalışmayla gıda fuarlarımızda 60 olan stant sayısı 105’e yükseldi. BTSO’nun çalışmalarıyla fuarımıza 200’ü aşkın yabancı alıcı geldi. Gelecek yılı da şimdiden ilan ettik. Bu birlikteliğin bizi fuar şehri kimliğine taşıyacağına inanıyorum." diye konuştu. Eker, HORECA ve gıda üreticileri bölümlerinin yer aldığı fuar için gelecek yıl pastacılık, mutfak ekipmanları, dondurulmuş gıda, yaş sebze meyve ile çok büyük bir etkinlik planladıklarını belirterek, destek veren kurumlara ve tüm katılımcılara teşekkür etti. Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Bursa’nın gıda konusunda örnek bir şehir olduğunu belirterek, "Bursa, her alanda lider bir kent. Böylesine lider bir şehirde gıda alanında böyle bir fuar düzenlemek yerinde bir karar. Bu fuar, Bursa’nın gıda sektöründeki liderliğini pekiştirecek. Emeği geçen BTSO, KFA Fuarcılık ve Network Fuarcılık’a teşekkür ediyorum." dedi. Konuşmasında su kıtlığı ve israfa dikkat çeken Hulusi Doğan, "Dünyada su kıtlığı ciddi bir sorun. En etkili çözüm, su israfını önlemek. Vahşi sulama, su sorununun en büyük nedenlerinden biri. Yüz yıl önce dünya nüfusu 1 milyarın altındayken, bugün 8 milyarı aştı ve gelecekte 20 milyara ulaşabilir. Ancak toprak miktarı artmayacak. Bu yüzden suyu ve toprağı daha verimli kullanmalı, gıda israfını önlemeliyiz" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, gıdanın stratejik önemine vurgu yaparak Bursa’yı bölge çapında bir gıda merkezi haline getirme hedeflediklerini dile getirdi. Bozbey, "Bursa, tarımda ve sanayide öncü bir şehir. Kentimizin bu birikimini teknoloji ve sürdürülebilirlik ile geleceğe taşımak zorundayız. Gastronomi festivalimizle gıdanın önemini vurgulayan bir vizyon ortaya koyuyoruz. Bu fuar da üreticiden ihracatçıya tüm paydaşların omuz omuza verdiği ortak aklın bir ürünü. Bu dayanışma, Bursa’yı küresel gıda ağlarının güçlü bir halkası yapacak. Bu fuarda sergilenen her ürün, Bursa’nın geleceğine katkı sunacak. Üretimi, doğayı, toprağı, suyu ve emeği koruyarak Bursa’yı gıda merkezi yapacağız. Fuarın düzenlenmesinde emeği geçen BTSO, KFA Fuarcılık ve Network Fuarcılık’a teşekkür ediyorum" diye konuştu. Yemek Sanayicileri Dernekleri Federasyonu (YESİDEF) Başkanı Hüseyin Bozdağ, Horeca sektörünün önemine dikkat çekti. Bozdağ, "Türkiye’de tüketilen gıdanın yüzde 55’i Horeca sektöründen geçiyor. Bu sektörde işlem hacmi 6,5 milyar doları buluyor ve bunun 2,8 milyar dolarlık kısmını yemek sanayicileri oluşturuyor. Bursa, bu sektör için stratejik bir merkez ve bizim için çok kıymetli. Bu fuarın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." dedi. Bursa Aşçılar Derneği Başkanı Necmettin Baştürk ise 6 yıldan bu yana fuarda yer aldıklarını belirterek, fuarın hayırlı olması temennisinde bulundu. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından protokol üyeleri fuarda stant açan firmaları ziyaret etti. Bu yıl fuarda, trend ve network alanları da dikkat çekiyor. Trend 360 alanında "Geleceğin Sofraları" temasıyla süper besinler, yeni nesil atıştırmalıklar, yeni nesil bağlayıcılar ve tatlandırıcılar ile biyobozunur malzemelere odaklanılırken "Taste and Talk" network alanında ise BTSO Mutfak Akademi tarafından yorumlanan Bursa’nın coğrafi işaretli lezzetleri ziyaretçilere sunuluyor.
ATO Başkanı Baran: "Güçlü aile olmadan, güçlü Türkiye olmaz"
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:49 ATO Başkanı Baran: "Güçlü aile olmadan, güçlü Türkiye olmaz" Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, aile kurumunun toplumların gelişimi üzerindeki etkisine dikkati çekerek, "Aile toplumun temelidir. Güçlü aile olmadan güçlü toplum olmaz. Güçlü aile olmadan güçlü ekonomi, güçlü Türkiye olmaz" dedi. Ankara Ticaret Odası (ATO) Aile Çalışma Grubu’nun, İstanbul Aile Vakfı ve İnternet Medya ve Bilişim Federasyonu (İMEF) iş birliği, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü desteğiyle gerçekleştirdiği ‘Aile Birliğinin Güçlendirilmesinde Medyanın Rolü Semineri’ ATO Meclis Salonu’nda yapıldı. Programın açılış konuşmaları, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Tuncay Cevheroğlu, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler ve Bilgi İşlem Daire Başkanı Fahrettin Kaya, İMEF Başkanı ve Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Başkanı Dr. Süleyman Basa ve İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Eryılmaz tarafından yapıldı. ATO Başkanı Gürsel Baran yaptığı konuşmada, 2025 yılının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ‘Aile Yılı’ olarak ilan edildiğini hatırlatarak, bu kapsamda çalışmalar yapmak üzere Ankara Ticaret Odası’nda ‘Aile Çalışma Grubu’nu hayata geçirdiklerini kaydetti. Güçlü ailelerin bulunduğu toplumların gelişiminin de güçlü olduğunu ifade eden Baran, "Aile toplumun temelidir. Güçlü aile olmadan güçlü toplum olmaz. Güçlü aile olmadan güçlü ekonomi, güçlü Türkiye olmaz" dedi. Medyanın dijital platformlar ve internet aracılığıyla hayatın merkezinde daha fazla yer almaya başladığını ifade eden ATO Başkanı Gürsel Baran, "Biz de bu kapsamda, bu ülkenin geleceğini inşa eden en köklü, en güçlü ve en kutsal yapı olan ailenin medya ile ilişkisini ve medyanın bu yapı üzerindeki etkisini konuşmak üzere bir araya geldik. Amacımız, iş dünyasında, medyada, eğitimde, her alanda aileyi güçlendirecek politikaları desteklemek, modeller üretmek, farkındalık oluşturmak" dedi. "Aile dağılırsa, ekonomi dağılır" ATO’nun 68 meslek komitesi aracılığıyla temsil ettiği 170 bini aşkın üyenin gelişimi için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Baran, "Ülkemizin ve Ankara’mızın üretiminden istihdamına, ihracatından inovasyonuna kadar her alanda gelişimi için var gücümüzle çalışıyoruz. Tüm bunların arkasındaki temel direğin aile kurumu olduğunu biliyoruz. Bir iş yeri sahibinin sabah işine huzurla gelmesini sağlayan, bir girişimcinin risk almasını cesaretlendiren, bir çalışanı ayakta tutan, bir toplumun vicdanını diri tutan şey aile desteğidir. Aile dağılırsa, ekonomi dağılır. Aile güçlenirse, üretim artar, refah artar, huzur artar. O yüzden biz ATO olarak sadece ticareti değil, aynı zamanda değerleri korumayı da bir vazife olarak görüyoruz" diye konuştu. Medyanın görevinin sadece bilgi vermek değil, aynı zamanda milletin ortak değerlerini yaşatmak olduğu ifade eden Baran, "Medyada, saygıyı, sevgiyi, sabrı, edebi, adabı, aile bağlarını unutturmayan ve topluma örnek olan bir dil kullanılmalı, milli kimliğimizin taşıyıcısı, aile yapımızın savunucusu olmalıdır" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Tuncay Cevheroğlu da yaptığı konuşmada, Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı 2024-2028 hakkında bilgi vererek, "Ailenin korunması yalnızca bir bakanlığın değil, tüm kamu kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün ortak sorumluluğudur. Dijitalleşen dünyada ebeveyn-çocuk ilişkilerini güçlendirmek, sağlıklı aile yapısını korumak hepimizin görevidir. Söz konusu eylem planında 5 stratejik amaç, 15 görev, 100 faaliyet var. 5 tane stratejik amaçtan bir tanesi dijitalleşen dünyada ailelerin desteklemesidir. Söz konusu amaçlar birbirlerine aittir. Diğer bir başlığımız küresel riskler karşısında ailenin korunması ve desteklemesidir. Dolayısıyla dijitalleşen dünyada ailenin desteklenmesi için ebeveyn ve çocuk ilişkilerinin sağlam bir zemine oturtulması ve sağlıklı bir aile yapısının kurulması, korunması çok önemli" dedi. "Çocuklara değerleri küçük yaşlarda öğretmeliyiz" İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler ve Bilgi İşlem Daire Başkanı Fahrettin Kaya, ailenin toplumsal değerlerin ilk öğrenildiği yer olduğuna dikkat çekerek, "Çocuklarımıza ahlaki değerleri küçük yaşlarda öğretmeliyiz. Öğretmezsek ne devlet ne sivil toplum bunu telafi edebilir. Her şey ailede başlıyor ve ailede bitiyor" ifadelerini kullandı.
Demirci-Selendi yolu için ihale süreci başlıyor
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:09 Demirci-Selendi yolu için ihale süreci başlıyor AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, Demirci-Selendi yolu için Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yeni ihale sürecinin başladığını duyurdu. Baybatur, yaptığı açıklamada, 44,5 kilometrelik Demirci-Selendi yolunun kalan kesimlerinin tamamlanması amacıyla hazırlanan ’Toprak Tesviye, Sanat Yapıları ve Üstyapı İkmal İşi’ ihalesinin 21 Kasım 2025 tarihinde yapılacağını belirtti. Yıllardır beklenen bu yatırımın tamamlanması için süreci yakından takip ettiklerini ifade eden Baybatur, "Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan yeni ihale ile birlikte yolun eksik kalan kesimleri tamamlanacak, köprü ve üstyapı çalışmalarıyla proje nihai hale getirilecek. İhale kapsamında, mevcut 18,8 kilometrelik bölümün ardından kalan kesimlerde tek köprü ve 25 kilometrelik yol sathi kaplama seviyesinde tamamlanacak. Demirci-Selendi yolu, yalnızca iki ilçeyi değil, tüm kuzey hattını birbirine bağlıyor. Tarım, ticaret ve sosyal hayat açısından stratejik bir güzergah. Bu yeni ihale süreciyle yolun tamamı modern standartlarda hizmete girecek." dedi. Manisa genelinde ulaşım yatırımlarının kararlılıkla sürdüğünü vurgulayan Baybatur, "Manisa’mızın her noktasında söz verdiğimiz yatırımları tek tek hayata geçiriyoruz. Demirci-Selendi yolu da bu vizyonun önemli bir parçası. Takip ediyoruz, sonuç alacağız." ifadelerini kullandı.