EKONOMİ
Akıncı: "Su, üretimin ve geleceğin en stratejik kaynağı"
21 Ekim 2025 Salı - 16:00 Akıncı: "Su, üretimin ve geleceğin en stratejik kaynağı" Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, artan sıcaklıklar ve azalan yağışların tarımsal üretim üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, su kaynaklarının korunması ve verimli kullanılmasının ülke ekonomisi için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Akıncı, suyun sadece bir doğal kaynak değil, aynı zamanda üretimin, istihdamın ve gıda güvenliğinin temelini oluşturduğunu söyledi. Türkiye genelinde ve özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşanan kuraklığın artık dönemsel bir sorun olarak değil, kalıcı bir gerçeklik olarak ele alınması gerektiğini belirten Akıncı, "İklim değişikliği artık kapımızda değil, evimizin içinde. Yağış rejimleri değişti, sıcaklıklar yükseldi, su kaynakları giderek azalıyor. Bu tablo, artık ‘doğal bir döngü’ değil, yapısal bir dönüşümün göstergesi. Bu nedenle suyun etkin yönetimi, üretim dengemizin korunması açısından hayati önem taşıyor" dedi. Gaziantep’in hem tarımsal üretim hem de sanayi açısından suya bağımlı olduğuna dikkat çeken Akıncı, "Fırat Havzası’ndaki her damla su, sadece tarımı değil; sanayiyi, ihracatı ve istihdamı da besliyor. Ancak barajlardaki düşen su seviyesi ve yeraltı sularının aşırı kullanımı tarımsal üretim üzerinde baskı oluşturuyor" ifadelerini kullandı. Suyun planlı ve verimli kullanılmasının artık bir zorunluluk olduğunu kaydeden Akıncı, modern sulama sistemlerine geçişin hızlandırılması gerektiğini söyledi. Damla ve yağmurlama sulama yöntemleriyle su kayıplarının azaltılabileceğini aktaran Akıncı, "Suyun her damlası, üretim ve gelecek için hayati bir değer. Bu nedenle suyu planlı ve verimli kullanmak artık bir seçenek değil, zorunluluk. Nitekim Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2025 Su Yılı Raporu’na göre, Türkiye genelinde yağışlar uzun yıllar ortalamasının yüzde 26, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 29 altında gerçekleşti. Bu veriler, ülkemizin son 52 yılın en kurak dönemini yaşadığını ortaya koyuyor" dedi. Suyun stratejik bir değer olduğuna işaret eden Akıncı, devlet kurumları, yerel yönetimler, sanayi kuruluşları ve çiftçilerin ortak sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini dile getirdi. Akıncı, "Suyu sadece tüketilecek bir kaynak olarak değil, korunması gereken bir değer olarak görmek zorundayız. Çünkü her damla, üretimin, emeğin ve geleceğin teminatıdır" diye konuştu.
50 milyon euroluk destek programı GTO’da anlatıldı
21 Ekim 2025 Salı - 15:37 50 milyon euroluk destek programı GTO’da anlatıldı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK) IPARD 3 Programı 10. Başvuru Çağrı İlanı kapsamında yatırımcılara sağlayacağı 50 milyon euroluk destek programı, Gaziantep Ticaret Odası (GTO) ev sahipliğinde düzenlenen bilgilendirme toplantısında anlatıldı. TKDK Gaziantep Ofisi iş birliğiyle gerçekleştirilen ve programın tüm detaylarıyla ele alındığı toplantıda konuşan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, "tarımın bir ülkenin sadece ekonomisinin değil, bağımsızlığının, güvenliğinin ve geleceğinin de teminatıdır" diyerek IPARD 3 Programının çok önemli fırsatlar sunduğunu ve pek çok sektörde yatırım yapan girişimcilere destek sağladığını belirtti. Yıldırım, "Bu program, hem üreticimiz hem sanayicimiz için yeni bir hareket alanı açılıyor. Program kırsal bölgelerimizde yeni işletmeler kurulmasını, istihdamı, üretimin daha modern ve sürdürülebilir hale gelmesini destekleyecek" dedi. Gaziantep çevresindeki illerin üretim potansiyelini de harekete geçiriyor "Gaziantep yalnızca kendi üretimiyle değil, çevresindeki illerin üretim potansiyelini de harekete geçiren bir merkezdir" Diyen Başkan Yıldırım, tarımsal sanayinin gelişmesinin sadece Gaziantep’in bölgenin de refahını artıracağını ifade etti. Yıldırım, "Tarım; sanayinin hammaddesidir, ticaretin itici gücüdür, istihdamın kaynağıdır. Kısacası, toprağa değer vermek, ülkenin yarınlarına yatırım yapmaktır. Gaziantep, üretim kültürünü topraktan sofraya taşıyan bir şehirdir. Biz, köklü üretim kültürümüzü ve girişimcilik ruhumuzu, tarımsal sanayi, hayvansal üretim, gıda sanayisi ve gastronomiyle birleştirerek benzersiz bir değer zinciri oluşturuyoruz. Türkiye’nin en güçlü hububat, bakliyat ve unlu mamuller sanayisine sahip şehriyiz. İhracatımızın en büyük payı bu sektörden geliyor. Bulgurdan bakliyata, undan makarnaya, yemden gıdaya uzanan bu üretim zinciri, hem ülkemizi besliyor hem de dünyanın dört bir yanına Gaziantep markasını taşıyor. Bugün tanıtımını yaptığımız IPARD 3 Programı’nın 10. Başvuru Çağrı Dönemi, bu zinciri daha da güçlendirmek için çok önemli bir fırsat sunuyor" şeklinde konuştu. TKDK Bölge Koordinatörü Harun Reşit Genç ise, "Geçtiğimiz yıl da yine bu destek programı için burada bir araya gelmiştik. O zamanlarda destek verdiğimiz herhangi bir proje yoktu fakat bugüne baktığımızda Gaziantep’te 5 projeyi desteklediğimizi görüyoruz. Yaklaşık 42 milyon TL’lik destek sağladık. Bugünkü toplantının asıl amacı da işleme sektöründe faaliyet gösteren firmalarımıza sağlayacağımız destekleri anlatmak. Amacımız aklınızda herhangi bir soru işareti kalmaması. Başvuru sürecinde bilinmesi gereken her şeyi sizlerle paylaşmak ve olabildiğince işletmemize katkı sağlamak" ifadelerini kullandı. Toplantının devamında TKDK Gaziantep İrtibat Ofisi Sorumlusu Dr. Fırat Karaköy, IPARD 3 Programı 10. Başvuru Çağrı İlanı kapsamında sağlanacak destekler hakkında sunum yaparak katılımcıları bilgilendirdi. Toplantı soru-cevap bölümüyle sona erdi.
"Doğru bilgiyi paylaşmak sürdürülebilir madenciliğin ilk adımı"
21 Ekim 2025 Salı - 15:20 "Doğru bilgiyi paylaşmak sürdürülebilir madenciliğin ilk adımı" İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 4’üncü Sektör-Akademisyen-Öğrenci Buluşması, bu yıl madenciliğin geleceği ve çevreyle uyumlu üretim modellerine odaklandı. Altın sponsorluğunu Yeniköy Kemerköy Enerji’nin üstlendiği ‘Sorumlu ve Sürdürülebilir Madencilik’ temalı etkinlik, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü yetkililerini, akademisyenleri, öğrencileri ve sektör temsilcilerini bir araya getirdi. İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi 4’üncü Sektör-Akademisyen-Öğrenci Buluşması’nda sorumlu madencilik konuşuldu. İTÜ Ayazağa Kampüsü’nde düzenlenen etkinliğe; Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) Genel Müdürü Arslan Narin, İTÜ Maden Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kumral, Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya ve Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık katıldı. Bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen buluşma, madencilikte sürdürülebilirlik, yeşil enerji dönüşümü, sürdürülebilirlik standartları ve çevresel rehabilitasyon konularına odaklandı. Akademisyenler, öğrenciler ve sektör temsilcileri ‘sorumlu ve sürdürülebilir madencilik’ anlayışını bilimsel ve uygulamalı örneklerle tartıştı. Madenciliğin geleceği gençlerle şekilleniyor Etkinliğe ev sahipliği yapan İTÜ Maden Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kumral, "Madenler olmadan hayat olmaz. Ancak bu kaynakları çıkarırken toprağın üstünü de korumamız gerekiyor. Bugün burada öğrencilerimizle birlikte sürdürülebilir madenciliğin geleceğini tartışıyor olmak bizler için çok değerli. Bugün burada hem sektörün hem akademinin hem de öğrencilerin buluşması, madenciliğin geleceğini daha bilinçli ve sürdürülebilir bir temele taşıyacak" değerlendirmesinde bulundu. Etkinlik boyunca öğrenciler, sektör temsilcileriyle birebir görüşerek staj ve kariyer fırsatları hakkında bilgi aldı. "Doğru bilgiyi paylaşmadan sürdürülebilir madencilik mümkün olamaz" Etkinlikte konuşma yapan Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 Raporu’na değindi. Rapora göre, ‘dezenformasyon’ ve ‘yanlış bilgi’nin önümüzdeki dönemin en ciddi küresel riski olduğunu söyleyen Işık, "Zeytin taşıma faaliyetleri ile ilgili kamuoyunda çok ciddi bir dezenformasyon söz konusu. Zeytin taşınabilen bir ağaçtır. Sadece Türkiye değil, zeytin üretiminde önde gelen tüm ülkelerde zeytin taşıma sıklıkla başvurulan yöntemler arasında bulunuyor. Türkiye’de son 15 yılda zeytin ağacı varlığı yaklaşık iki katına çıktı. Böyle bir tabloda zeytin yok ediliyor demek gerçeği yansıtmamaktadır" dedi. Zeytin taşıma sürecini bilimsel yöntemlerle gerçekleştirdiklerini ve sürecin tüm akademik raporlarıyla kamuya açık ve şeffaf olduğunu belirten Işık, "Ankara Üniversitesi öncülüğünde yürüttüğümüz çalışmada, maden sahasındaki 151 zeytin ağacını bilimsel yöntemlerle taşıdık ve aynı bölgeye 300 yeni fidan diktik. Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya’nın denetiminde yürütülen süreç, şu ana kadar sıfır fireyle ilerledi. Ayrıca Türkiye Tabiatını Koruma Derneği de tüm paydaşlar adına süreci şeffaf bir şekilde izleyip raporlayacak" diye konuştu. "Köyler yok olacak söylemi büyük bir dezenformasyon örneğidir" ‘Maden ruhsat alanı’ sınırı ve ‘kazı alanı’ kavramlarının farkına dikkat çeken Işık, "Milas’ta köyler ve insanlar yerlerinden edilecek şeklinde asılsız söylemler var. Bizim kazı alanımız, ruhsatlı maden sahamızın sadece yüzde 3,7 sini oluşturuyor. Köy merkezlerini etkileyecek, bölge halkını yaşadıkları yerlerden edecek bir maden kazı çalışması söz konusu değildir." "Gerçekleri anlatmak da sorumlu madenciliğin bir parçası" Sürdürülebilir madenciliğin maden açılmadan başlayıp maden kapatıldıktan sonra da devam eden bir süreç olduğunu vurgulayan Işık, maden fakültesi öğrencilerine de önemli mesajlar verdi: "Bugün burada paylaşılan her bilimsel veri, dezenformasyona verilmiş bir cevaptır. Madencilik, bilim rehber edindiğinde tüm ekosistemle barışık olabilir. Mesleki kariyerinizde bilimin ışığından, şeffaf ve hesap verebilir olmaktan şaşmayın."
Bolu’da tiftik keçisine 3 milyon liralık destek
21 Ekim 2025 Salı - 15:09 Bolu’da tiftik keçisine 3 milyon liralık destek Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Ankara (Tiftik) keçisini koruma ve ıslah çalışmaları kapsamında Bolu’nun Seben ilçesinde 500 baş keçi üretilecek. Seben’de 2025 yılında üretilmesi planlanan 7 bin 157 kilogram tiftik için toplam 3 milyon 130 bin 496 lira destek sağlanacak. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yürüttüğü "Evcil Hayvan Genetik Kaynaklarının Yerinde Korunması ve Sürdürülebilir Kullanımı Ülkesel Projesi" kapsamında, 2005’ten beri Kırıkkale ve Siirt’te sürdürülen tiftik keçisi koruma çalışmaları, 2023’te Bolu’nun Seben ilçesinde de başlatıldı. Seben’de 5 üreticiye ait 500 tiftik keçisi koruma altına alınırken, düzenli destek ve ıslah çalışmaları da yürütülüyor. 3 milyon 130 bin 496 lira destek 2025 yılı itibarıyla, Cumhurbaşkanlığı Kararı kapsamında gen kaynaklarının korunmasına yönelik projeyle hayvan başına 600 lira destek verilecek. Ayrıca üreticilere, ürettikleri tiftiğe kilogram başına ödeme yapılacak. Bu kapsamda, Seben’de 2025 yılında üretilmesi planlanan 7 bin 157 kilogram tiftik için toplam 3 milyon 130 bin 496 lira destek sağlanacak. Yıl içinde doğacak oğlaklar için ise üreticilere 300 ila 600 lira arasında değişen miktarlarda ek destek verilecek. Yetkililer, tiftik keçisinin tarihi ve ekonomik açıdan önemli bir gen kaynağı olduğunu, projeyle hem hayvan varlığının korunmasının hem de üreticinin desteklenmesinin amaçlandığını belirtti.
Selden zarar gören Ortaca’lı üreticiye büyükşehir desteği
21 Ekim 2025 Salı - 14:06 Selden zarar gören Ortaca’lı üreticiye büyükşehir desteği Muğla Büyükşehir Belediyesi, Ortaca’da geçtiğimiz hafta etkili olan yoğun yağışların ardından seraları zarar gören üreticilere destek oldu. Karaburun ve Dereköy mahallelerinde selden etkilenen 34 üreticiye, yaklaşık 110 dekarlık alanda kullanılmak üzere 550 litre aminoasit ve organik madde içeren gübre desteği sağlandı. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, yağışların hemen ardından bölgede hasar tespit çalışması yaparak üreticilerin ihtiyaçlarını belirledi. Özellikle seralarında ürün kaybı yaşayan çiftçilere gübre desteği verilerek bitkilerin yeniden toparlanması ve üretimin kısa sürede devam etmesi hedeflendi. Ekşiliyurt Mahalle Muhtarı Meral Uysal, sağlanan desteğin üreticiler için moral kaynağı olduğunu vurgulayarak: "Yağışlar sırasında belediyemiz anında müdahale etti, suların tahliyesine destek verdi. Bugün verilen gübre desteği üreticimiz için adeta bir can suyu oldu. Ahmet Başkanımıza teşekkür ediyorum" dedi. Karagöz: "Sel felaketi sonrası yaklaşık 110 dekarlık alanın zarar gördüğünü tespit ettik" Muğla Büyükşehir Belediyesinde görevli Ziraat Mühendisi Turgut Karagöz, Ortaca’da bir sel felaketi yaşandığını Başkan Aras’ın talimatı ile ilk günden itibaren zarar tespit çalışmalarını başlattıklarını belirtti. Turgut Karagöz; "Sel felaketi sonrası üreticilerimizin yanında olmak için çalışmaları başlattık. Yaklaşık 110 dekarlık alanın selden zarar gördüğünü tespit ettik. Bitkinin stres ve hastalık faktörü var. Bunları ortadan kaldırmak için elimizde bitki besleme ürünü vardı. Bunların dağıtımını yapmak ve vatandaşlarımızı bilgilendirmek için buradayız. Buradaki amacımız bitkinin stres faktörünü ortadan kaldırmak, hastalık dayanımlarını arttırmak üçüncüsü de vatandaşın da hemen üzerindeki meyveyi almasını sağlamak" Başkan Aras: "Üreticimizi yalnız bırakmadık, dayanışmayla yaralarımızı sarıyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, afet sonrası tarımsal üretimin kesintiye uğramaması için hızla harekete geçtiklerini belirterek, "Ortaca’da yaşanan sel felaketinin ardından üreticilerimizin yanında olduk. İlk andan itibaren ekiplerimizi sahaya yönlendirip zarar tespiti yaptık. Şimdi de bitkilerin yeniden güçlenmesi ve üretimin devamı için gübre desteği sağlıyoruz. Bizim için tarımsal üretim yalnızca ekonomik değil, toplumsal dayanışmanın da temeli. Muğla’nın bereketli topraklarında üreticimizin emeğini korumak için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Aydın’da sezonun ilk kestanesi kilosu 550 TL’den alındı
21 Ekim 2025 Salı - 12:45 Aydın’da sezonun ilk kestanesi kilosu 550 TL’den alındı Aydın’ın AB Coğrafi İşaret Tescilli kestanesinde 2025 sezonu ilk mahsulleri, Aydın Ticaret Borsası tarafından sembolik olarak kilosu 550 TL’den satın alındı. Aydın’ın coğrafi işaretli ürünlerinden ve önemli ihracat mahsullerinden olan kestanede 2025 sezonu başladı. 2025 yılının ilk kestanesi düzenlenen törenle Aydın Ticaret Borsası tarafından satın alındı. Borsa binasında yapılan törende, Aydın Ticaret Borsası’na sezonun ilk ürününü teslim eden üreticilerin kestanesi Aydın Ticaret Borsası Başkanı Fevzi Çondur tarafından 12 üreticiden toplamda 131 kilogram kestane sembolik olarak kilogramı 550 TL’den alındı. Türkiye’deki kestane üretiminin yaklaşık yüzde 33’ü Aydın ilinde gerçekleştiğini belirten Aydın Ticaret Borsası Başkanı Fevzi Çondur, "İlimizin ve bölgemizin önemli tarım ürünleri arasında yer alan ve borsamız tarafından Avrupa Birliği coğrafi işareti alınan Aydın Kestanesi, ilimiz ekonomisine önemli bir katkı sağlamaktadır. 2024 yılında ülkemizde 74 bin 300 ton kestane üretilmiş olup, bu üretimin 24 bin 315 tonu ilimize aittir. İlimiz, TÜİK verilerine göre Türkiye kestane üretiminde ilk sırada yer almaktadır. Türkiye’de 1 Ekim 2024-30 Eylül 2025 arasında toplam 12 bin 157 ton kestane tescili yapılmış, bu tescilin 5 bin 669 tonu ilimizde gerçekleştirilmiştir 2024 - 2025 sezonu müstahsil alım ortalama kg fiyatı 121,55 TL olarak gerçekleşmiştir. 2024 yılı itibariyle Türkiye genelinde kestane ağacı varlığı 3 milyon 17 bin 855 adet olup, Aydın olarak yüzde 29’luk pay ile 871 bin 211 adet kestane ağacına sahiptir. TÜİK verilerine göre, ülkemiz 2024-2025 sezonunda 6 bin 995 ton kestane ihracatından 17 milyon 890 bin dolar gelir elde etmiştir. Aynı dönemde kestane ithalatımız ise 944 ton karşılığında 827 bin dolar olarak gerçekleşmiştir. İlimizde ise 2024 yılında gerçekleşen kestane ihracatı 771 ton olmuştur. 2025 yılının ilk 9 ayında ülkemizde bin 135 ton kestane ihracatından 2 milyon 664 bin dolar gelir elde edilmiştir. Aynı dönemde kestane ithalatımız 771 ton karşılığında 698 bin dolar olarak gerçekleşmiştir. İlimizde ise aynı dönemde gerçekleşen kestane ihracatı 478 ton olarak kaydedilmiştir. 2025-2026 sezonunun ilk kestanesi Aydın Ticaret Borsası tarafından sembolik olarak kilosu 550 TL’den teslim almıştır. Tüm üreticilerimize, tüccarımıza ve ihracatçılarımıza bereketli bir hasat sezonu geçirmelerini diler, sezonun hayırlı ve uğurlu olmasını temmenni ederim" dedi. Kestane üreticisi İsmail Bacak ise, "Hem üreticiyiz hem de ihracat yapıyoruz. Çok şükür sezon bereketli. Yağışlardan dolayı ürünlerimizde yüzde 40 fazlalık var, kalitesi de güzel. Hasadın şu anda yüzde 60’ı bitti. Yüzde 40’ı daha devam ediyor. Hasat sezonu bir 15 gün daha sürer. Ürünün de alım-satımı önümüzdeki yılın Mart ayına kadar devam eder. Şu anda fiyatlar 100-200 arası ama sezonu gelince biraz daha düşer, 100-150 TL arası olur diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Hepsiburada, iş ortaklarıyla Efsane Kasım öncesinde bir araya geldi
21 Ekim 2025 Salı - 12:32 Hepsiburada, iş ortaklarıyla Efsane Kasım öncesinde bir araya geldi Hepsiburada, ‘İş Ortağım’ platformu kapsamında düzenlediği buluşmada binlerce iş ortağıyla Efsane Kasım öncesi bir araya geldi. İş Ortağım platformunun ve Efsane Kasım’ın 10’uncu yılını kutlayan Hepsiburada, Türkiye’nin dört bir yanındaki üretici, KOBİ ve girişimcilerle bir araya gelerek e-ticaretin en yoğun dönemine yaklaşırken iş ortaklarının satışlarını artıracak, rekabet güçlerini ve dijital yetkinliklerini geliştirecek stratejilerini aktardı. Açılış konuşmasında Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin, e-ticaret platformunun 25 yıllık yolculuğuna ve Türkiye’ye e-ticareti kazandıran öncü vizyonuna değinerek, Efsane Kasım’ı Türkiye’ye getiren şirket olarak Türkiye’de e-ticaret kültürüne büyük bir etki yaptıklarını ifade etti. Gökçetekin, şirket olarak ülke genelinde on binlerce işletmenin büyümesine, istihdam üretmesine ve dijitalleşmesine katkı sağlayan güçlü bir ekosistem oluşturduklarını belirtti. Etkinlikte farklı kategorilerde e-ticaret üzerinde satış yapan KOBİ’ler ve girişimciler; operasyonel, dijital ve ticari stratejileri doğrudan Hepsiburada kategori liderlerinden dinleme, birebir iletişim kurma ve sektördeki yeni fırsatları, trendleri ve büyüme alanlarını yakından değerlendirme imkanı buldu. ’’Efsane Kasım’ın 10’uncu yılında birlikte büyümenin sorumluluğunu taşıyoruz ’’ Hepsiburada Ticari Grup Başkanı Ender Özgün, Hepsiburada pazaryerinin ve Efsane Kasım’ın 10’uncu yılına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Bu yıl hem pazaryerimizin hem de Efsane Kasım’ın 10’uncu yılını kutluyoruz. On yıl önce attığımız bu adım, bugün Türkiye’nin dört bir yanındaki üreticilerin, KOBİ’lerin ve girişimcilerin büyümesine yön veren güçlü bir ivmeye dönüştü. Efsane Kasım bizim için bir kampanya dönemi olmaktan öte, birlikte büyüdüğümüz iş ortaklarımıza karşı duyduğumuz sorumluluğun bir yansıması. Bu sorumluluk bilinciyle, ortak başarımızı her yıl bir adım ileriye taşımak, iş ortaklarımızın gücünü müşterilerimize daha iyi bir alışveriş deneyimi olarak yansıtmak için tüm ekosistemimizle birlikte çalışıyoruz. Tüm yıl boyunca bu hedef doğrultusunda hazırlandık. Pazarlama gücümüzü, teknolojimizi ve lojistik altyapımızı paylaşarak birlikte büyüyoruz. Bu yıl da aynı kararlılıkla; müşteriyi odağına alan, güveni merkeze koyan ve e-ticaretin geleceğini şekillendiren bir planla yola çıktık. Efsane Kasım’da bir kez daha birlikte rekorlar kıracağımıza inanıyorum."
Tavşanlı pazarında mantar mesaisi
21 Ekim 2025 Salı - 12:25 Tavşanlı pazarında mantar mesaisi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesindeki semt pazarında, yörenin gözde mantarları tezgahlardaki yerini aldı. Melki, Epcin veya Kanlıca olarak bilinen lezzetli mantarlar büyük ilgi görürken, fiyatların düşebileceği müjdesi de geldi. Dedebölük mantarları ise daha uygun fiyatıyla alıcı buluyor. Tavşanlı semt pazarında mantar sezonunun hareketlenmesiyle birlikte vatandaşlar tezgahlara akın etti. Özellikle Melki mantarı olarak bilinen ve damaklarda eşsiz bir tat bırakan bu tür, geçtiğimiz hafta 300 TL ile 400 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunuluyordu. Ancak bölgede Melki mantarının bu hafta Harmancık ve Dursunbey ilçelerinde bolca bulunması, önümüzdeki günlerde fiyatlarda düşüş yaşanabileceği beklentisini oluşturdu. Mantar satıcıları, Melkinin bolluğuna göre fiyatların daha makul seviyelere inebileceğini belirtiyor. Pazarda Melkinin yanı sıra Dedebölük mantarı da tezgahlarda yerini aldı. Dedebölük mantarları, 150 TL’den alıcı bularak daha ekonomik bir alternatif sunuyor. Mantar toplayıcısı Neslihan Uzun, melki gibi değerli mantarların doğada zor bulunduğunu ve toplanırken dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Uzun, "Bu mantarlar zor bulunuyor. İnsanlar toplarken dikkat etmeli, kaybolma olayları yaşanabilir. Ayrıca bilmeyenlerin zehirli mantarlarla karıştırma riski de var. Bu yüzden sadece bildiğimiz mantarları toplamalı veya güvenilir yerlerden temin etmeliyiz" uyarısında bulundu.