EKONOMİ
15 Mayıs 2026 Cuma - 09:18 Dünya kalitesinde üretim Manisa’dan yükseliyor Manisa’nın Salihli ilçesinde faaliyet gösteren Petkon Yaş Mama Fabrikası, günlük 480 bin adet üretim kapasitesiyle Türkiye’nin dışa bağımlılığı konusunda önemli bir görev üstlenirken, üretim teknolojisi ile de göz kamaştırıyor. Afet durumlarında insan gıdası üretebilecek fabrikaların ilk sırasında yer alan Petkon Yaş Mama Fabrikası Müdürü Meltem Akın, "Ürünlerimizi insan gıdası hassasiyetiyle üretiyoruz. Yemediğimiz hiçbir şeyi hayvanlara yedirmiyoruz" dedi. Manisa’da Salihli Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren kedi ve köpek yaş maması üreticisi Petkon, geliştirdiği üretim teknolojisi ve ihracat başarısıyla dikkat çekiyor. Hermos kuru mama fabrikasının yan kuruluşu olarak kurulan Petkon, günlük yüz binlerce adet üretim kapasitesiyle 32 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Petkon Fabrika Müdürü Meltem Akın, fabrikanın kuruluş sürecinin yaklaşık 2 yıllık Ar-Ge çalışmasının ardından hayata geçirildiğini belirterek, "Hermos’un yönetim kurulu başkanı ve genel müdürünün hayali yaş konserve fabrikası kurmaktı. Bana destek olur musun dediler, biz de başladık. Kalite kontrol müdürümüz ve makine enerji müdürümüzle birlikte 2 yıl boyunca hem makine hem de reçeteler konusunda Ar-Ge yaptık. Fabrikamızı kurduktan sonra ilk üretimimiz beş tır ihracat oldu. İlk çıkışımız ihracat olarak gerçekleşti" dedi. Kadın istihdamına önem verdiklerini ifade eden Akın, "Kadın çalışan ağırlıklı bir firmayız. Ona özen gösteriyoruz. Kadın çalışan sayımız buradaki çoğu fabrikadan çok çok fazla. Kadınlarımıza istihdam oluşturmaya çalışıyoruz. Şu an 144 tane personelimiz var ve bunun yarısı kadın. Fabrikalarda kadın ve erkek çalışan sayısının yarı yarıya olması zor görülen bir durumdur. 32 ülkeye ihracat yapıyoruz. Türkiye’nin her yerine mama gönderiyoruz. Günlük 340 bin adet 400 gramlık konserve ve 140 bin adet de pouch konserve üretimimiz var. Bunların hiçbirinde insan gıdasına uygun olmayan ürün kullanmıyoruz. Bütün analizleri tetkikleri, kalitesel değerlendirmeleri insan gıdasıymış gibi değerlendiriliyor. Yemediğimiz hiçbir şeyi yedirmiyoruz. O mantıkla hareket ediyoruz. Ham maddelerimizi kendimize alırmış gibi alıyoruz, kendimize yiyecek yaparmış gibi yapıyoruz" dedi. "Afet durumunda insan gıdası üretebilecek" Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü yetkililerinin tesisi ziyaret ettiğini belirten Akın, fabrikanın hijyen ve üretim standartlarının büyük takdir topladığını belirterek, "Şu ana kadar bizim ürünlerimizden dolayı rahatsızlanan ya da şikayet edilen hiçbir konu olmadı. Çok şükür daha çok beğenerek sevilerek yendiğini söylediler. Tarım Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürümüz tesadüfen burada başka bir fabrikaya gelmiş vakti olduğu için bize aniden bir ziyaret yaptığında hayretler içerisinde kalmıştı. Demişti ki birçok gıda firmasından çok çok daha iyi konumdasınız. Hatta en iyisisiniz diyebiliriz demişti o zaman için. Bize teşekkürlerini iletmişti. Bize kızmıştı. Neden bunun tanıtımını yapmadınız? Neden dünya çapında bir tesisinizi de bize duyurmadınız diye. Biz kendi kendimize ürünlerimizle gündeme gelmeyi tercih etmiştik. Öyle de devam ediyoruz. Gıda Kontrol Genel Müdürümüz Ersin Dilber buraya geldiğinde bize şöyle dedi. Yanındaki çalışan bir arkadaşına döndü ve ’Burayı afet durumlarında gıda üretecek tesislerin başına ilk olarak onu yazabilirsiniz’ dedi birinci sıraya ve biz şu an birinci sıradayız. Allah korusun inşallah olmaz ama afet durumunda insan gıdası üretebilecek fabrikalardan bir tanesiyiz. Onunla da gurur duyuyoruz" diye konuştu. Dışa bağımlılık azalıyor Türkiye’de yaş mama sektörünün uzun yıllar dışa bağımlı olduğunu ifade eden Akın, "Şu an, mama sektöründe, yaş mama sektöründe Türkiye, bizden önce yüzde 20 Türkiye’de üretiyordu yüzde 80 dışa bağımlıydı. Bizden sonra bu yüzde 40’lara çıktı. Sonra yeni fabrikalar da kuruldu. Şu an, ilerleyen zamanlar gösterecek ki biz, bağımlılığımızı azaltıyoruz. Hatta ihracat yapıyoruz ve dünya kalitesinde mamaları üretiyoruz. Bu da bir gerçek. Yurt dışı müşterilerimiz bize bunları söylüyorlar kendileri de. ’Biz Avrupa’da sizin gibi üreten göremedik’ diyorlar. İhracatımız, Orta Doğu, Avrupa, Asya, Afrika hepsine var. Avrupa’da bütün Balkanlar, İspanya, Fransa oralara gönderiyoruz. Orta Doğu’nun tamamına gönderiyoruz diyebiliriz. Doğuda da Asya ülkelerinden uzak Malezya’ya, Endonezya’ya oralara gönderiyoruz" şeklinde konuştu. "Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdik" Petkon’un üretim teknolojisinin Türkiye’de bir ilk olduğunu vurgulayan Akın, düşük sıcaklık ve düşük basınçta çalışan ekstruder sistemi sayesinde daha besleyici ürünler elde ettiklerini ifade ederek açıklamasını şöyle tamamladı: "Üretim teknolojisi çok farklı. Türkiye’de bir ilki yaptık biz. Bu teknoloji Türkiye’ye daha yeni yeni bizden sonra tekrar gelmeye başladı. Bizim mamalarımız düşük sıcaklık ve düşük basınçta ekstruder sisteminde üretilen mamalar ve bunlar mamanın protein denatürasyonuna engel oluyor. Yavaşlatıyor ve sindirilebilir proteini daha fazla oluyor. Mamanın nemini doğal vitaminlerini kaybettirmeden biz ön pişirme yapıyoruz. Normalde upuzun bir oven sistemiyle yapılıyor bu ve orada buhar vererek yapılıyor. Direkt buhar verildiği için bazı proteinlerin de bozulmaları oluyor. Ama bizimkinde öyle bir şey yok. Bizim bu teknolojimiz sayesinde biz daha besleyici, daha kaliteli üretimler yapıyoruz. Hayvanlar da çok seviyor bu ürünü. Döner kesim bizim ürünlerimiz. Bildiğiniz insan gıdası olan döner şeklinde üretim yapıyoruz. Hatta biz döner kebap yediriyoruz diyoruz hayvanlara. Bizim çalışanlarımız hep şöyle söylüyor. ‘Biraz alalım da bir üzerine sos dökelim, yiyelim falan oluyoruz. O kalitede, o güzellikte ve yepyeni bir teknoloji. Türkiye’de ilk defa biz yaptık bunu."
15 Mayıs 2026 Cuma - 08:54 Bin dönüm arazide ekimi yapılan fasulyede bereketli hasat Hatay’ın Dörtyol ilçesinde yaklaşık bin dönüm arazide ekimi yapılan fasulyede hasat başladı. Dörtyol Kaymakamı Mehmet Keklik, bin ton fasulye rekoltesi beklendiğini ifade ederek mahsulün büyükşehirlere gönderildiğini söyledi. Türkiye’nin en bereketli topraklarından Hatay’da havaların ısınmasıyla birlikte tarımsal ürünlerde hasatlar başladı. Dörtyol ilçesinde çiftçiler tarafından yaklaşık bin dönüm araziye ekimi yapılan fasulyede de hasat başladı. Dörtyol Kaymakamı Mehmet Keklik’in katılımıyla Yeniyurt Mahallesi’nde fasulye hasadı gerçekleştirildi. Tarım işçileriyle birlikte hasat yapan Keklik, çiftçilere bereketli hasat diledi. Kaymakam Keklik, Dörtyol’da üretilen fasulyelerin İstanbul, Ankara, Adana gibi büyükşehirlere gönderildiğini ifade ederek, "Şehrimizde de bin dönüme yakın fasulye tarlası mevcut. Yaklaşık bin tonluk bir rekolte var. Bu açıdan da hakikatten Dörtyol’umuz hem narenciyede çok önemli bir yere sahip, aynı zamanda da birçok tarım ürününün üretildiği çok önemli bir tarım merkezi. Bu noktada başta Dörtyol’da çiftçilikle uğraşan olmak üzere buradan bütün çiftçilerimizin gününü tebrik ediyorum. Allahım, yüce Rabbim nasip hepsinden razı olsun. Çünkü onlar gerçekten üretiyorlar, onlar alın teriyle üretiyorlar. Çok büyük bir fedakarlıkla, çok büyük bir zorlukla üretiyorlar. Yazın sıcağında, kışın soğuğunda sürekli dışarıdalar bu anlamda hakikaten büyük bir özveriyle bu mesleği icra ediyorlar yüce rabbimiz hepsinden de razı olsun. Buradan fasulyeler İstanbul’a gidiyor. Konservelik ürünler ise Çanakkale ve Bursa’ya gidiyor" dedi.
Yurt dışı üretici fiyat endeksi yıllık yüzde 27,71 arttı
20 Ekim 2025 Pazartesi - 10:05 Yurt dışı üretici fiyat endeksi yıllık yüzde 27,71 arttı Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) yıllık yüzde 27,71 arttı, aylık yüzde 2,01 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül ayı Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, YD-ÜFE 2025 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 2,01 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 27,55 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,71 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 25,19 artış gösterdi. YD-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 27,72 arttı Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 27,06 artış, imalatta yüzde 27,72 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 24,54 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 33,50 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 33,45 artış, enerjide yüzde 22,76 artış, sermaye mallarında yüzde 26,91 artış olarak gerçekleşti. YD-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 2,01 arttı Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,49 artış, imalatta yüzde 2,01 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 1,84 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 2,41 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 2,75 artış, enerjide yüzde 3,39 artış, sermaye mallarında yüzde 1,26 artış olarak gerçekleşti.
Türkiye’deki traktörlerin yüzde 34’ü 10 şehirde bulunuyor
20 Ekim 2025 Pazartesi - 09:31 Türkiye’deki traktörlerin yüzde 34’ü 10 şehirde bulunuyor Türkiye’de trafiğe kayıtlı traktörlerin yüzde 34’ü tarımsal üretimin fazla olduğu 10 şehirde yer alıyor. TÜİK’in bu yılın eylül ayına ilişkin açıkladığı ’Motorlu Kara Taşıtları’ istatistiklerine göre, eylül ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların 1,8’ini traktörler oluşturdu. Eylül ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre traktörde yüzde 13,6 artarken, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 43,1 azaldı. Türkiye’deki 2 milyon 303 bin 621 traktörün 776 bin 687’i yani yaklaşık yüzde 34’ü ilk 10’daki şehirlerde bulunuyor. Afyonkarahisar’ın 50 bin 422’ye ulaşmasıyla 50 bin adedin traktörün bulunduğu şehir sayısı 11’e ulaşırken ilk 10’daki şehirlerin her birinden 60 binin üzerinde traktör kullanılıyor. Türkiye’de traktör sayısında lider olan Manisa yine bu unvanını korudu ve traktör sayısını 110 binin üzerine çıkararak 2025’in ocak ayına göre 109 bin 270’ten 111 bin 34’e taşıdı. Bursa 70 bin 8 olan traktör sayısını 80 bin 717’ye ulaşırken, "hububat ambarı" Konya’da bu yıl satışlar iyi gitmedi ve sadece 899 adetlik artışla 104 bin 38’den 104 bin 937’e çıktı. Tarımsal üretimdeki mekanizasyon seviyesini gösteren bu verilere göre, en yüksek traktör sayısına sahip ilk 10 il ve Afyonkarahisar’ın traktör sayıları aşağıdaki tabloda yer aldı: İl Traktör Sayısı (Ocak 2025) Traktör Sayısı (Ağustos 2025) Manisa 109.270 111.034 Konya 104.038 104.937 İzmir 84.680 86.717 Bursa 79.008 80.538 Ankara 72.570 74.539 Denizli 64.119 65.211 Samsun 63.663 64.700 Antalya 63.476 64.566 Adana 62.861 63.180 Aydın 60.165 61.265 Afyonkarahisar 49.758 50.422
Yediemin sektörünün geleceği Bursa’da masaya yatırıldı
19 Ekim 2025 Pazar - 22:09 Yediemin sektörünün geleceği Bursa’da masaya yatırıldı Türkiye Yediemin İşletmeleri Federasyonu Başkanı Onur Özdemir, çeşitli illerden gelen dernek başkanlarıyla Bursa’da sektörün geleceğine yönelik değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Mövenpick Otel’de düzenlenen toplantıya Türkiye Yediemin İşletmeleri Federasyonu’na bağlı derneklerin Kayseri, Isparta, Burdur, İzmir, Konya, İstanbul, Ankara ve Bursa temsilcileri katıldı. Toplantıda sektörün güncel sorunları, mevzuat düzenlemeleri ve federasyonun yürüttüğü projeler ele alındı. Türkiye Yediemin İşletmeleri Federasyonu Başkanı Onur Özdemir, toplantının ana gündeminin ülke genelinde çekici ve otopark ücretlerinde uygulama birliği sağlanması olduğunu belirterek, "Her şehirde farklı uygulamalar vatandaşta kafa karışıklığı oluşturuyor. Ülke genelinde standart ücret tarifesi getirilmeli" dedi. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile gündeme gelen özelleştirme sürecine de değinen Özdemir, "Yedieminlik hizmetinin geleceği açısından en doğru model kamu–özel iş birliği ortaklığıdır. Adalet Bakanlığı lisans modeliyle uyumlu bir geçiş süreci sağlanmalı" ifadelerini kullandı. Toplantıda ayrıca İçişleri Bakanlığı PRODES sistemi üzerinden yürütülen mesleki eğitim projesi değerlendirildi. Özdemir, "Projemiz onaylandığında 81 ilde yedieminlik ve mevzuat eğitim seminerleri düzenleyeceğiz" dedi. Uzun süre otoparklarda bekleyen araçların ekonomik değerini kaybettiğine dikkat çeken Özdemir, "Bu durum milli servet kaybı anlamına geliyor. Tasfiye süreçlerinin hızlanması için mevzuat düzenlemeleri yapılmalı" diye konuştu. Meslek itibarının güçlendirilmesinin federasyonun önceliği olduğunu vurgulayan Özdemir, "Gitgide büyüyen bir aileyiz. Sektörün sesi olabilmek için birlikte hareket ediyoruz" dedi.
Yediemin sektörünün geleceği Bursa’da masaya yatırıldı
19 Ekim 2025 Pazar - 22:04 Yediemin sektörünün geleceği Bursa’da masaya yatırıldı Türkiye Yediemin İşletmeleri Federasyonu Başkanı Onur Özdemir, çeşitli illerden gelen dernek başkanlarıyla birlikte Bursa’da sektörün geleceğine yönelik değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Mövenpick Otel’de düzenlenen buluşmaya Kayseri, Isparta, Burdur, İzmir, Konya, İstanbul, Ankara ve Bursa temsilcileri katıldı. Ziyarette, sektörün güncel sorunları, mevzuat düzenlemeleri ve federasyonun yürüttüğü projeler ele alındı. Özdemir, toplantının ana gündeminin ülke genelinde çekici ve otopark ücretlerinde uygulama birliği sağlanması olduğunu belirterek, "Her şehirde farklı uygulamalar vatandaşta kafa karışıklığı oluşturuyor. Ülke genelinde standart ücret tarifesi getirilmeli" dedi. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle gündeme gelen özelleştirme sürecine de değinen Özdemir, "Yedieminlik hizmetinin geleceği açısından en doğru model kamu-özel iş birliği ortaklığıdır. Adalet Bakanlığı lisans modeliyle uyumlu bir geçiş süreci sağlanmalı" ifadelerini kullandı. Toplantıda ayrıca İçişleri Bakanlığı PRODES sistemi üzerinden yürütülen mesleki eğitim projesi değerlendirildi. Özdemir, "Projemiz onaylandığında, 81 ilde yedieminlik ve mevzuat eğitim seminerleri düzenleyeceğiz" açıklamasını yaptı. Uzun süre otoparklarda bekleyen araçların ekonomik değerini kaybettiğine dikkat çeken Özdemir, "Bu durum milli servet kaybı anlamına geliyor. Tasfiye süreçlerinin hızlanması için mevzuat düzenlemeleri yapılmalı" dedi. Meslek itibarının güçlendirilmesinin federasyonun önceliği olduğunu vurgulayan Özdemir, "Git gide büyüyen bir aileyiz. Sektörün sesi olabilmek için birlikte hareket ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Samsun TSO Başkanı Murzioğlu: "Karadeniz’de yeşil ve dijital lojistik ağı kuruluyor"
19 Ekim 2025 Pazar - 12:15 Samsun TSO Başkanı Murzioğlu: "Karadeniz’de yeşil ve dijital lojistik ağı kuruluyor" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı ve Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Karadeniz Havzası’nda sürdürülebilir lojistik ve iş birliği ağı kurulacağını belirterek, "Bu proje, bölge ticaretine yeni bir ivme kazandıracak, Karadeniz’in geleceğini yeşil ve dijital temeller üzerine inşa edeceğiz" dedi. TOBB Doğu Karadeniz Bölgesi Odalar ve Borsalar Müşterek Toplantısı, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası’nın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Samsun’un yanı sıra Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane il ve ilçelerinden oda ve borsa başkanlarının katıldığı toplantıya TOBB Başkan Yardımcısı ve Samsun TSO Başkanı Salih Zeki Murzioğlu başkanlık etti. Toplantıda bölgesel kalkınma, yatırım teşvikleri, finansmana erişim, lojistik altyapı, tarım ve turizm gibi stratejik başlıklar ele alındı. Bölge illerinin ekonomik potansiyelini artırmaya yönelik iş birliği yolları tartışıldı. AB destekli lojistik ağı bölgeye güç katacak Murzioğlu, Samsun TSO öncülüğünde hayata geçirilecek Karadeniz Havzası Sürdürülebilir Lojistik ve İş Birliği Ağı Projesi hakkında bilgi verdi. Gürcistan Acara ve Bulgaristan Varna Ticaret ve Sanayi Odaları ile ortak yürütülecek projenin, Avrupa Birliği tarafından desteklendiğini belirten Murzioğlu, "Bu proje sadece fiziki lojistik altyapıların değil, dijital ve sürdürülebilir çözümlerle desteklenen yeni bir iş birliği ağının kurulmasını hedefliyor" diye konuştu. Murzioğlu, projenin Karadeniz ülkeleri arasında ticaretin gelişmesine katkı sağlayacağını vurgulayarak, "Yeşil dönüşüm ve dijitalleşme kavramları artık bölgesel kalkınmanın merkezinde yer alıyor. Biz de Karadeniz’i bu dönüşümün merkezine taşımak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Toplantının genel değerlendirmesinde başkanlar, Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nin hızla hayata geçirilmesi, KOBİ’lerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, tarımsal üretimde kalite sorunlarının çözülmesi ve çevre dostu üretim modellerinin teşvik edilmesi konularında ortak görüş bildirdi. Murzioğlu ise, "İllerimizin tek başına kalkınması mümkün değil. Ortak akıl ve iş birliği ile hareket etmeliyiz. TOBB olarak bu sürece liderlik etmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. Toplantı kapsamında dile getirilen sorunların ve önerilerin, TOBB aracılığıyla ilgili bakanlıklara ve kurumlara iletilmesi kararlaştırıldı. Gerçekleştirilen toplantıda oda ve başkanları özetle şu görüşleri dile getirdi: "Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nin acilen hayata geçirilmesi, lojistik sektöründe kalifiye iş gücü yetiştirilmesi için mesleki eğitimler artırılması, tekstil gibi emek yoğun sektörlerin desteklenerek istihdamın korunması, finansmana erişimin kolaylaştırılması, özellikle KOBİ’ler için kredi imkanlarının genişletilmesi, TOBB destekli nefes kredileri ve KGF teminatlı kredilerin yaygınlaştırılması ancak limitlerin artırılması, fındık ve çayda kalite sorunlarının çözülmesi, çevre dostu ve sürdürülebilir üretimin teşvik edilmesi, bölgesel kalkınma planlamalarının yapılması ve yeni ekonomik eksenlerin belirlenmesi, bölgenin güçlü ve zayıf yönlerinin analiz edilmesi, SWOT temelli Bölgesel Master Plan hazırlanması, turizm, yeşil ekonomi ve endemik bitki çeşitliliği gibi yeni kalkınma eksenlerine yönelinmesi, Karadeniz’de İhracat Platformu ve KOBİ Ar-Ge/Danışmanlık Merkezleri kurulması, kamu kurumlarının özel sektöre yönelik yaklaşımı destekleyici ve rehberlik edici nitelikte olması."
Devletten 49 yıllığına bedelsiz kiralanan arazilerde ceviz bereketi
19 Ekim 2025 Pazar - 11:35 Devletten 49 yıllığına bedelsiz kiralanan arazilerde ceviz bereketi Edirne’nin İpsala ilçesine bağlı Karaağaç köyünde, devletin 49 yıllığına ceviz ekilmesi şartıyla bedelsiz kiraya verdiği 2 bin dekar arazide ceviz hasadı başladı. Yöre halkı, ata mesleği haline gelen ceviz üretimini imece usulüyle sürdürüyor. Silkeleme makinesi ile ağaçlardan dökülen cevizler, kadın ve erkek işçilerin el birliğiyle toplanıyor. Çuvallanan cevizler soyma ve kurutma makinelerinde işlenerek satışa hazır hale getiriliyor. Üretilen cevizler, Türkiye’nin önde gelen kuruyemiş firmalarına gönderiliyor. "Ailece ceviz üretiyoruz" Ceviziyle meşhur Karaağaç köyünde ailece ceviz üretimi yaptıklarını dile getiren Tanju Özgür, "Önce makinelerle ceviz ağaçlarını silkeleyerek meyveleri düşürüyoruz. Kadın işçilerimiz kovalara doldurup çuvallara aktarırken, erkek işçiler de römorklara yüklüyor. Römorklardan eve getirip soyma makinesine alıyoruz. Tesisimiz çok profesyonel değil ama kendi imkânlarımızla kurduk, elimizden geldiğince geliştirmeye çalışıyoruz" dedi. Bu yıl mevsim şartlarının üreticiyi zorladığını belirten Özgür, "İlk kez ciddi bir don olayıyla karşılaştık. Erkek tozlayıcı türler çok zarar gördü, bu yüzden cevizler yeterince tozlanamadı. Ancak çevre illerden tozlayıcı temin ederek ağaçlara astık ve verimi bir nebze artırabildik. Geçen yıla göre bu yıl biraz daha iyi durumdayız. Şu anda bulunduğumuz bahçede cevizler gayet güzel, hasada başladık. İnşallah birkaç gün içinde toplama tamamlanacak, ardından kurutma ve paketleme süreci başlayacak" diye konuştu. "Yüzde 40’ına yakınını perakende satıyoruz" Hasat sonrası fiyatların henüz netleşmediğini dile getiren Özgür, beklentinin toptanda 240-260 TL, perakendede ise 290-310 TL civarında olduğunu söyledi. Özgür, "Geçen yıl cevizlerimizin bir kısmı Ankara’ya satılmıştı. Bu yıl da İstanbul, Ankara, Tekirdağ gibi illerden kuruyemişçiler ve tüccarlar köyümüze gelmeye başladı. Cevizlerimizin yüzde 30-40’ını perakende, kalanını toptan olarak değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Toplam 400-500 ton civarında ceviz elde ediyoruz" Karaağaç köyünde yaklaşık 2 bin 500 dekar alanda ceviz üretimi yapıldığını belirten Özgür, "Ağaçlarımızın yaşları 2 ila 25 yıl arasında değişiyor. Toplamda 400-500 ton civarında ceviz elde ediyoruz. Köyün neredeyse tamamı ceviz üretimiyle geçiniyor. Yaklaşık 15-20 yıl önce babam yerli ceviz türleriyle başlamıştı. Daha sonra aşı yöntemiyle Chandler cinsine geçtik. Bu tür hem hastalıklara dayanıklı hem de verimi yüksek olduğu için piyasada çok tercih ediliyor. Şu anda köydeki ağaçların yüzde 98’i Chandler türü" dedi.