Son Dakika
|
Ekrem İmamoğlu ve diğer 3 sanığın ‘siyasal casusluk’ suçundan yargılanmasına başlandı
Muhittin Böcek ve oğlunun ifadesi 8,5 saat sürdü
La Liga’da şampiyon Barcelona
İran basını ABD’nin teklifinin kabul edilmediğini duyurdu
Hantavirüs salgının yaşandığı yolcu gemisinde tahliyeler başladı
Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldı
Özkan Yalım: "Özel’in kullandığı Mercedes marka aracın VIP dönüşüm işlemleri belediye tarafından ödendi"
Pentagon, UFO dosyalarını yayınlamaya başladı
Diyarbakır’da inşaat halindeki otelde yangın
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Havuç yerken nefes alamayan öğrenciyi, öğretmeni Heimlich manevrasıyla kurtardı
La Liga’da şampiyon Barcelona
Trump: "İran’ın cevabı kesinlikle kabul edilemez"
Netanyahu: "İran ile savaş bitmedi, daha yapılacak çok iş var"
Dışişleri Bakanı Fidan, Mısırlı mevkidaşı ile görüştü
Letonya Savunma Bakanı Spruds, petrol tesislerine düşen İHA’lar nedeniyle istifa etti
İngiltere’den Tristan da Cunha’ya hantavirüs müdahalesi kapsamında paraşütlü sevkiyat
EKONOMİ
Türk Eximbank ve UK Export Finance Mutabakat Zaptı imzaladı
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:37:21
Türk Eximbank ve Birleşik Krallık hükümetinin ihracat kredi kuruluşu olan UK Export Finance (UKEF), 7 Mayıs tarihinde bir Mutabakat Zaptı imzaladı. Anlaşma, Birleşik Krallık ve Türkiye’den yapılacak ihracat içeren üçüncü ülkelerdeki savunma projelerine iki kuruluşun ortak finansman sağlamasının önünü açmayı hedefliyor. Kuruluşlar 2017 yılında bir Mutabakat Zaptı ve kapsamlı bir reasürans anlaşması imzalamış, reasürans anlaşması kapsamında enerji ile otoyol projeleri ortaklaşa finanse edilmişti. Yeni imzalanan Mutabakat Zaptı kapsamındaki projelerle ilgili olarak Türk Eximbank ve UKEF, reasürans anlaşmasında öngörülen mekanizma çerçevesinde de iş birliği yapabilecek. Mutabakat zaptı kapsamında gündeme gelebilecek her türlü finansman düzenlemesi, her iki tarafın uluslararası yükümlülükleriyle tam uyumlu ve OECD kural ve düzenlemelerine tabi olacaktır. Anlaşma çerçevesinde karşılıklı bilgi paylaşımı, uzmanlık desteği ve danışmanlığın yanı sıra toplantı ve istişarelerin gerçekleştirilmesi de öngörülüyor. Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, UKEF’in bugüne kadar Türk Eximbank’ın başlıca ortaklarından biri olduğunu ve imzalanan mutabakatın kurumlar arasındaki zaten güçlü olan bağları daha da ileriye taşıyacağını belirterek memnuniyetini dile getirirken, anlaşmanın savunma sektörü de dahil olmak üzere üçüncü ülkelerdeki projeler için uygun finansman fırsatları sunacağını ifade etti. UK Export Finance CEO’su Tim Reid ise şunları söyledi: "2017’de reasürans anlaşmamızı imzalamamızdan bu yana, UKEF ve Türk Eximbank, büyük enerji ve ulaşım altyapı projelerinin desteklenmesi de dahil olmak üzere somut sonuçlar elde etti. Bu yeni Mutabakat Zaptı, yakalanan bu ivmenin üzerine inşa edilerek iş birliğimizi savunma sektörüne genişletmekte ve Birleşik Krallık ile Türk tedarikçilerin yeni pazarlarda yan yana fırsatları değerlendirmesine imkan sağlamaktadır."
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:31
Tera Yatırım’ın gelirleri ilk çeyrekte 2,5 katına çıktı
Tera Yatırım, büyüme trendini yılın ilk çeyreğinde de sürdürdü. 2026 yılının ilk çeyreğinde şirketin toplam hasılatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 149 oranında artarak 55 milyar 704 milyon liraya ulaşırken, net kârı da yüzde 75 artışla 20,1 milyar oldu. Tera Yatırım, 2026 yılının ilk üç aylık döneminde de gelirlerini ve kârlılığını artırmayı sürdürdü. Şirket, 2026 yılının ilk çeyreğine ait finansal tablolarını açıkladı. Şirketin Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamaya göre ilk çeyrekte toplam hasılatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 149 artarak 55 milyar 704 milyon liraya yükseldi. Bu rakam 2025 yılının aynı döneminde 22 milyar 389 milyon lira olmuştu. Şirketin aynı dönemde net kârı da yüzde 75 artarak 20 milyar 192 milyon lira oldu. Büyüme trendini bu yılın ilk 3 ayında da devam ettiren şirketin toplam varlıkları yüzde 31 artışla 187,8 milyar liraya yükselirken, özkaynakları da yüzde 80 artışla 60,2 milyar lira seviyesine çıktı. Şirketin operasyonel kârlılığını gösteren esas faaliyet kârında da yüksek artış yaşandı. Şirket, 2026’nın ilk çeyreğinde 12 milyar 178 milyon lira esas faaliyet kârı açıklarken, 2025 yılının aynı döneminde bu rakam 400 milyon 225 bin lira seviyesinde gerçekleşmişti. Sürdürülebilir büyüme Tera Yatırım Genel Müdürü Emir Münir Sarpyener, "Şirket olarak geçen yıl yakaladığımız yüksek büyüme performansını bu yıl da sürdürüyoruz. Güçlü bilanço yapısı, ürün çeşitliliği ve disiplinli risk yönetimi üzerine kurulu Tera Yatırım’ı sürdürülebilir büyüme ve karlılığa taşıdık. Şirketimizin ortaya koyduğu bu sonuçlar, kısa vadeli fırsatların değil uzun vadeli bir kurumsal stratejinin ürünüdür" dedi. Şirketin ilk üç aylık finansal verilerini değerlendiren Tera Yatırım Genel Müdürü Emir Münir Sarpyener, "Geçen yıl olduğu gibi bu yılın ilk çeyreğinde de çok ciddi bir bilanço ve özkaynak büyümesi elde ettik. Bu büyümede ilk çeyrekte gerçekleştirdiğimiz halka arzlar ve portföy büyümemiz etkili oldu" dedi. Halka arz rekoru kırdı Halka arzlardaki başarının gelirler üzerinde etkili olduğunu anlatan Sarpyener, şunları söyledi: "11 Şubat-4 Mart tarihleri arasında, 22 gün uykusuz kalarak Ata Turizm, Savur GYO, Luxera GYO ve Metropal Kurumsal Hizmetler olmak üzere toplam 4 şirketin halka arzını gerçekleştirdik. Bu, operasyonel hız ve yatırımcı güveni açısından dünya literatürüne girebilecek bir rekordur. Bunun dünyada pek örneği yoktur." "Türk ekonomisinin gücüne inanan ve bu inancı yatırıma dönüştüren bir grubuz" diyen Sarpyener, şirket olarak sadece içeride değil uluslararası birçok pazara hizmet verdiklerini, böylece önemli bir hizmet ihracı yaptıklarını da belirtti. 28 milyar liralık bedelsiz kâr payı dağıtımı Öte yandan, şirket tarafından 8 Mayıs tarihinde KAP’a yapılan açıklamaya göre, Tera Yatırım Genel Kurulu, 28 milyar TL tutarındaki kâr payının bedelsiz pay şeklinde dağıtılması kararını onayladı.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:11
Çiftliğin gözdesi 1 ton 300 kiloluk tosun oldu
Kocaeli’de Kurban Bayramı öncesi besi çiftliklerinde hareketlilik devam ederken, özenle yetiştirilen 1 ton 300 kilogram ağırlığındaki "Gravyer" adlı tosun heybetiyle dikkat çekiyor. Kurban Bayramı’na sayılı günler kala, Kocaeli’deki besicilerde hazırlıklar hız kazandı. Dededen babaya 50 yıldır besicilik yapan Serkan Moğultay’ın çiftliğinde Doğu Anadolu yaylalarından getirilen hayvanlar alıcılarını bekliyor. Çiftlikteki kurbanlıklar arasında en büyük ilgiyi ise Kars’tan getirilen ve 470-480 bin lira değer biçilen 1 ton 300 kiloluk "Gravyer" isimli tosun görüyor. Besici Serkan Moğultay, sezona yaklaşık 250-300 kurbanlık ve damızlık hayvanla hazırlandıklarını belirterek, sabit müşterilerine büyükbaşın yanı sıra Balıkesir ve Trakya yöresinden küçükbaş hayvanlarla da hizmet verdiklerini anlattı. "Biz daha çok kendi sabit müşterilerimize hitap ediyoruz" Yaklaşık 50 yıldır sektörün içinde olduklarını ifade eden Serkan Moğultay, "Dededen babaya, babadan oğula geçen bir sektörümüz var. Yaklaşık 50 senedir bu işin içindeyiz. Yıllardır olduğu gibi Doğu Anadolu Bölgesi’nden, Kars’tan kurbanlıklarımızı getirdik. Sezonun güzel ve bereketli geçmesini diliyoruz. Bu sene 250-300 civarında kurbanlığımız var. Ekstradan damızlık hayvanlarımız da bulunuyor. Kurban işine artık limitleri çok yükselterek girmiyoruz. Çünkü sektörde bu işi yapan çok arkadaşımız var. Biz daha çok kendi sabit müşterilerimize hitap ediyoruz. Genellikle büyükbaş ağırlıklı çalışıyoruz ama son 3-4 yıldır küçükbaş hayvanlarımız da oluyor. Bizden hayvan alan arkadaşlarımız küçükbaş da talep ediyor, onlara da yardımcı oluyoruz. Küçükbaşta da daha çok Balıkesir ve Trakya süt kuzusu, kıvırcık tercih ediyoruz" dedi. "Çok sanayi yemi kullanmamaya gayret ediyoruz, temizliğe de çok önem veririz" Çiftliğin en dikkat çeken hayvanının Gravyer isimli tosun olduğunu belirten Moğultay, "En gözde hayvanımız 1 ton 300 kiloluk tosun. Yan tarafta 998 kiloluk bir diğer hayvanımız var. 1 ton 300 kiloluk olana Kars hayvanı olduğu için ’Gravyer’ diyoruz. Bir de onun dişisi var, aşağı yukarı kiloları hemen hemen aynı. Bu hayvanlar Doğu Anadolu’dan, Doğu Kars bölgesinden geldiği için 8 ay yayla serüveni oluyor. Daha sonra içeriye, ’kuru besi’ dediğimiz besiye alıyoruz. Arpa, yulaf, çavdar veriyoruz. Çok sanayi yemi kullanmamaya gayret ediyoruz. Ayrıca kendi ektiğimiz tarlaların arpasını, buğdayını kullanıyoruz. Temizliğe çok önem veririz, hayvanların sağlığı konusunda da çok duyarlıyız" diye konuştu. "Biz hayvanın bakışından ne istediğini anlıyoruz" Hayvanların bakımını yakından takip ettiklerini ifade eden Moğultay, şöyle devam etti: "Geçtiğimiz sene Türkiye çapında büyük bir hastalık oldu, onun için çok dikkat ediyoruz. Bakımlarını, temizliğini, her şeyini kendi elimizle yapıyoruz. Her ne kadar bakıcı arkadaşlar olsa da sabahtan başlarız, akşam saat 21.00-22.00’a kadar hayvanların içinden çıkmayız. Ben ilkokuldan önce de kendi hayvanlarımıza çobanlık yapıyordum. Bugün 44 yaşına geldik, hala hayvanların içindeyiz. Hayvanın hemen hemen her şeyinden anlarız. ’Dili yok’ derler ya, aslında biz bakışlarından ne istediğini, ses tonundan neyin eksik olduğunu anlıyoruz. Hayvan bize onu hissettiriyor." "Hayvanın gözü parlayacak" Kurbanlık alacak vatandaşlara da tavsiyelerde bulunan Moğultay, "Kurbanlıklarda vatandaşlara tavsiyelerimiz şöyle, eskilerin tabiriyle söyleyeyim, hayvanın gözü görecek, boynuzları tam olacak, hiçbir uzvu eksik olmayacak. Yürüyüşünde ayağı topal olmayacak, kuyruğu noksan olmayacak. Sağlık bakımından da hayvan biraz bakımlı olacak çünkü çok zayıf bir hayvan kurbana çok müsait değildir, aşırı zayıfsa muhakkak bir hastalığı vardır. Hayvanın gözü parlayacak, sulu olacak. Hayvana baktığın zaman gözleri sönükse o hayvanda muhakkak bir eksiklik vardır. Bunlara dikkat etmek lazım. Bir de yaş olayı var, kurban vasfı taşıması için 2 yaşını tamamlamış olması lazım. Kesimhaneye kendi başına, rahat bir şekilde gidebilmesi lazım. Hayvan yürüyemeyecek, takatsiz bir haldeyse o kurban olmaz" ifadelerini kullandı. Ayrıca Serkan Moğultay, düşük bedelli kurban bağışlarına karşı da vatandaşları dikkatli olmaya çağırarak, "Bugün 3 bin, 3 bin 500 liralara bağışlar var. İnanın ki bu hayvanların maliyeti çok yüksek. Öyle 3 bin, 3 bin 500 liraya kurbanlar yok. Vatandaşlarımız buna dikkat etsinler" değerlendirmesinde bulundu.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:01
ING Türkiye’de üst düzey atama
ING Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti. ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcılığı ve İcra Kurulu Üyeliği görevine, bankacılık alanında önemli bir deneyime sahip olan ve Tüzel Bankacılık Mevduat, Yatırım ve Dijital Ürünler Direktörü olarak görev yapan Sezin Erken atandı. ING Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti. Bankacılık alanında önemli bir deneyime sahip olan ve Tüzel Bankacılık Mevduat, Yatırım ve Dijital Ürünler Direktörü olarak görev yapan Sezin Erken, ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcılığı ve İcra Kurulu Üyeliği görevine atandı. Sezin Erken’in yeni görevine BDDK onaylarının ardından 13 Mayıs itibarıyla başlaması planlanıyor. Erken, yeni dönemde bankanın en sevilen dijital bankası olma ve üstün müşteri deneyimi sunma hedefi doğrultusunda özel bankacılık ve yatırım alanındaki çalışmalarına liderlik edecek. ’’Sezin Erken’in stratejik hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum’’ Atama ile ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, "Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefimize ilerlerken yatırım alanını ve özel bankacılığı stratejik önceliklerimiz arasında konumluyoruz. Bu kapsamda, stratejik bakış açısı ve veri odaklı karar alma yetkinliği ile birçok başarıya imza atmış değerli bir ismin bu önemli göreve atanmasından dolayı mutluyuz. Deneyimi ve bilgi birikimiyle Sezin Erken’in stratejik hedeflerimize ulaşmamızda önemli katkı sağlayacağına inanıyorum" dedi. Açıklamaya göre Sezin Erken, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü’nde lisans eğitimini ve Columbia Üniversitesi’nde MBA programını tamamladı. McKinsey & Company’de Analist olarak başladığı kariyerine, 2003-2014 yılları arasında Capital One’da devam etti. 2014-2024 yılları arasında sırasıyla; Alternatif Bank Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı, Fibabanka Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı, Dgpays Bireysel ve Perakende Genel Müdürü olarak görev yaptı. 2025 yılında ING Türkiye’ye Tüzel Bankacılık Mevduat, Yatırım ve Dijital Ürünler Direktörü olarak katılan Erken, tüzel bankacılık bünyesinde sürdürülebilir büyümeyi destekledi ve dijital pazarlama yolculuğunun şekillenmesinde etkin rol üstlenerek müşteri deneyimini iyileştiren dijital yetkinliklerin güçlenmesine öncülük etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mayıs 2026 Cuma- 09:58
Ağrı Dağı eteklerinde kurulan strafor fabrikasına sağlanan 20 milyonluk devlet desteğiyle üretim arttı
2
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:37
Diyarbakır’da tandırda çömlek böreği
3
10 Mayıs 2026 Pazar- 12:20
Çankırı’da dev bütçeli Teşvik Programı tanıtıldı
4
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 13:56
Didim Belediyesi’nin doğal ürünleri vatandaşla buluşuyor
5
10 Mayıs 2026 Pazar- 11:30
Adana’da kimya ile büyük dönüşüm başlıyor
21 Nisan 2026 Salı - 17:10
Antalya’da 192 milyar TL’lik 458 proje yürütülüyor
Antalya’da yılın 2. İl Koordinasyon Kurulu toplantısı, Antalya Valisi Hulusi Şahin başkanlığında gerçekleştirildi. Antalya’da İl Koordinasyon Kurulu’nun 2026 yılı 2. toplantısı İl Milli Eğitim Müdürlüğü salonunda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, il genelinde 2026 yılı mart ayı sonu itibariyler 458 projenin sürdüğünü, projelerin 338’inin genel ve özel bütçeli kuruluşlar, 120’sinin ise belediyeler tarafından yürütüldüğünü söyledi. Toplam yatırım bedeli 192 milyar 62 milyon TL, 2026 yılı ödeneğinin ise 29 milyar 427 milyon TL olduğunu aktardı. Mart ayı sonu itibarıyla 4 milyar 628 milyon TL harcama yapıldığını belirten Vali Hulusi Şahin nakdi gerçekleşme oranının ise yüzde 16 seviyesinde olduğunu açıkladı. "Genel ve özel bütçeli kuruluşlar 338 adet proje üzerinde çalıştı" Genel ve özel bütçeli kuruluşların yürüttüğü 338 projenin toplam bedelinin 170 milyar 257 milyon TL olduğunu aktaran Vali Şahin, bu projeler için 2026 yılında 19 milyar 272 milyon TL ödenek ayrıldığını söyledi. Mart ayı sonuna kadar yapılan harcamaların 1 milyar 925 milyon TL olduğunu, bu alandaki nakdi gerçekleşmenin ise yüzde 10 olduğunu dile getirdi. "Belediye projelerinde yüzde 27 gerçekleşme" Belediyeler tarafından yürütülen 120 projenin toplam bedelinin 21 milyar 804 milyon TL olduğunu, bu projelere 2026 yılı için 10 milyar 155 milyon TL ödenek ayrıldığını aktardı. Mart ayı sonu itibarıyla 2 milyar 702 milyon TL harcama yapıldığını belirten Vali Şahin, nakdi gerçekleşme oranının yüzde 27 olduğunu söyledi. "En fazla harcama kamu hizmetlerinde" Yatırımcı kuruluşlar ve belediyelerce yapılan harcamanın 2 milyar 540 milyon TL ile Diğer Kamu Hizmetleri sektöründe yapıldığını ifade eden Vali Şahin, bunu 932 milyon TL ile ulaştırma-haberleşme ve 664 milyon TL ile eğitim sektörlerinin takip ettiğini açıkladı. "18 proje tamamlandı" Toplam 458 projeden 18’inin tamamlanarak hizmete alındığını belirten Vali, 291 projenin devam ettiğini, 65 projenin ihale aşamasında bulunduğunu, 83 projeye henüz başlanmadığını ve 1 projenin ise tasfiye edildiğini söyledi.
21 Nisan 2026 Salı - 16:41
Bursa Vali Yardımcısı Doğan: "30-40 yıl içinde artan dünya nüfusuna ne toprak ne de üretim yetecek"
Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan "Bursa’da Tarımın Dünü Bugünü ve Geleceği" konulu kongrenin açılışında yaptığı konuşmada, dünya nüfusundaki artışa dikkati çekerek, şu anda 8 milyarı geçen nüfusun 30-40 yıl içinde daha fazla olacağını ve bu kadar insana ne toprak ne de üretimin yeteceğini kaydetti. Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Ziraat Fakültesi ve Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliği ile düzenlenen "Bursa Tarım Kongresi" başladı. BUÜ Prof. Dr. Mete Cengiz Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Bursa’da Tarımın Dünü Bugünü ve Geleceği" konulu kongrenin açılış konuşmalarını, Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Ak, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, BUÜ Zirat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Turgut, Tarım ve Orman Bakanlığı BÜGEM İyi Tarım Uygulamaları ve Organik Tarım Daire Başkanı Başak Egesel ile Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan yaptı. Vali Yardımcısı Doğan, tarımda uluslararası rekabet olduğunu vurgulayarak, artık diğer ülkelerle hem ekonomik hem de gıda güvenliği olarak mücadele edildiğini anlattı. Dünya nüfusundaki artışa dikkati çeken Doğan, şu anda 8 milyarı geçen nüfusun 30-40 yıl içinde daha fazla olacağını ve bu kadar insana ne toprak ne de üretimin yeteceğini kaydetti. Bu yüzden babadan kalma yöntemler yerine daha bilimsel yüksek verim hedefli üretim yapılmasına gerektiğini belirten Doğan, "Gençlerin üretimde olması önemli. Kongreye katılıma baktığımızda orta yaş ve üzeri kişiler var genellikle. Gençlerin daha çok katılımının sağlanması gerekir. Salonda gençlerin olması gerekir" ifadesini kullandı. Hatunoğlu ise pandemi, küresel krizler ve savaşların tarımsal üretimi ekonomik değil stratejik bir zorunluluk olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Gıda güvenliğinin bağımsızlık kadar önemli hale geldiğine dikkati çeken Hatunoğlu, "Tarımın geleceği gençlerdedir. Tarıma olan ilgilerinin azaldığını görüyoruz. Gençler tarımda kazanabildiklerini görmeli. Sektöre adım atabilmeli, bilgi ve eğitimlerini katma değerli üretime dönüştürebilmelidirler. Bu yüzden gençlerin teşvik edilmesi çok önemli. Özel finans modelleri ve uygulamalı eğitimler gibi somut adımların hayata geçirilmesini önemsiyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından "Tarımsal Üretim" başlıklı panele geçildi. Oturum başkanlığını Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği Başkanı Prof. Dr. Uygun Aksoy’un yaptığı panelde; Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ali Cihan "Bursa Tarım Eğitiminde 135. Yıl", Ziraat Fakülteleri Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (ZİDEK) Başkan Yardımcısı Prof .Dr. Ayzin Küden "Tarım Eğitiminde Akreditasyon", Tarım ve Gıda Etiği Derneği Başkanı Prof. Dr. Cemal Taluğ "Tarımsal Üretim ve Etik", BUÜ Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayrettin Kuşcu "Tarımsal Kuraklık ve Sulama Yönetimi", BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüsamettin Çoban ise "AB Yeşil Anlaşması ve Tarım Sektörü" konulu konuşma yaptı. Kongrenin öğleden sonraki programı "Tarımda Sürdürülebilirlik" başlıklı panel ve kongre çalıştay raporlarının sunumuyla devam etti. Yarınki oturumlarda ise, güncel üretim yapısı ve sektörel sorunlar, küresel iklim değişikliğinin tarımsal üretime etkileri, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği, tarım–sanayi entegrasyonu, AB Mevzuatı ve regülasyonlar, ihracat ve markalaşma, dijitalleşme, akıllı tarım uygulamaları ve gelecek vizyonu gibi konular, akademisyenler, kamu temsilcileri, sanayiciler, üreticiler ve sektör paydaşlarının katılımıyla çok yönlü ele alınacak.
21 Nisan 2026 Salı - 16:31
Diyarbakır’da "17. Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk, Süt Endüstrisi ve Veterinerlik Fuarı" açıldı
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen "17. Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk, Süt Endüstrisi ve Veterinerlik Fuarı", yaklaşık 125 firmanın katılımıyla başladı. Fuar ve Kongre Merkezindeki açılışa, Diyarbakır Vali Yardımcısı Aziz Gölbaşı, İl Tarım ve Orman Müdürü Adil Alan, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, belediye başkanları, borsa, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, firma temsilcileri ve çiftçiler katıldı. Vali Yardımcısı Aziz Gölbaşı burada yaptığı konuşmada, fuarın, potansiyelin ortaya konulduğu, bölge üreticisinin dünyaya açılan penceresi olduğunu söyledi. Valilik olarak, kalkınma önce toprakla başladığını bildiklerini belirten Gölbaşı, "Tarımı güçlü olan bir bölgenin ekonomisi de sosyal hayatı, geleceğe güvenle bakışı da güçlü olur. Bu anlayışla kamu kuruluşlarımız, üniversitemiz, sivil toplum kuruluşlarımız, özel sektörümüz bir araya gelerek bu fuarı bir gelenek haline getirmiştir. Bu fuarın en kıymetli yanı sadece makine ve ekipman sergilenmesi değil, çiftçimizde üreticinin, alıcıyla satıcının bilgi ile tecrübenin buluştuğu eko sistemdir. Bu yıl ki fuarda yurt dışından özelikle komşularımızdan gelen yoğun ilgi bizi ayrıca memnun etmiştir" dedi. "Dünyanın en iyi üç ovasından biri olan Çukurova’ya rakip olarak Mezopotamya Ovası geliyor" İl Tarım ve Orman Müdürü Adil Alan, kentin yaklaşık 6,5 milyon tarım arazisine sahip olup bunun 4 milyon 220 bin dekarı ekonomik olarak sulanabilir durumda olduğunu ifade etti. Bugün itibariyle 1 milyon 587 bin dekarı sulanıyor olup bunun da 1 milyon 23 bin dekarı DSİ tarafından, geriye kalan 564 bin dekarı da çiftçiler tarafından sulanmakta olduğunu aktaran Alan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yapımı devam eden Silvan Barajıyla birlikte 2 milyon 350 bin dekarlık alınımız daha sulanmaya açılmış olacak ve bu da Türkiye’de ikinci bir Çukurova olacak. Bundan sonraki süreçte dünyanın en iyi üç ovasından biri olan Çukurova’ya rakip olarak Mezopotamya Ovası geliyor. Biz, tarımsal üretimde çok ciddi bir üretim potansiyeline sahibiz. Ancak katma değeri düşük ürünlerimiz var. Bu fuarında ürünlerimizin katma değerini artıracağına, ona vesile olacağına canı gönülden inanıyorum." Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya ise başta valilik, büyükşehir belediyesi olmak üzere bize destek veren, bu fuara güç veren tüm kurum ve kuruluşlara çok teşekkür ettiğini söyledi. Fuarın 5 gün süreceğini belirten Kaya, "Diğer fuara göre daha katılımcının arttığı bir fuar düzenliyoruz. Geçen yıl yaklaşık 126 bin kişinin ziyaret ettiği fuarımıza bu yıl 300 marka burada sergilenecek. Yaklaşık 125 firmamızın çatısı altında 300 marka fuarda çiftçilerimizle buluşacak. Tarım, bu bölgenin vazgeçilmezi" diye konuştu. Silvan Barajının yapılmasıyla birlikte sulanabilir alan 4 milyon dönüm olacağını kaydeden Kaya, "Nerdeyse Hollanda’nın yarısı kadar sulanabilir bir alanımız var. Hollanda’nın ihracatına baktığımız zaman tarım ihracatı 120 milyar avro civarında. Bizde güneş, toprak, beşeri kaynağımız, suyumuz da var. Burada bir yanlış yapıyoruz. Aslında tarımın temel unsurları olan suyu, toprağı, güneşi ve insan kaynağını doğru değerlendirdiğimiz takdirde Türkiye’nin değil ithal etmek, tek başına Diyarbakır bile Türkiye’nin tarım ihtiyacını karşılayacak potansiyelde olduğunu görebiliyoruz. Bu fuarlar tam da bunlar için önemli. Çiftçimizi sıradan üretimlerden çıkarıp modern, ekonomik katma değeri fazla nasıl ürünlere yönlendirebiliriz, bunu yapmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.
21 Nisan 2026 Salı - 16:29
Diyarbakır’da "17. Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk, Süt Endüstrisi ve Veterinerlik Fuarı" açıldı
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen "17. Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk, Süt Endüstrisi ve Veterinerlik Fuarı", yaklaşık 125 firmanın katılımıyla başladı. Fuar ve Kongre Merkezindeki açılışa, Diyarbakır Vali Yardımcısı Aziz Gölbaşı, İl Tarım ve Orman Müdürü Adil Alan, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, belediye başkanları, borsa, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, firma temsilcileri ve çiftçiler katıldı. Vali Yardımcısı Aziz Gölbaşı burada yaptığı konuşmada, fuarın, potansiyelin ortaya konulduğu, bölge üreticisinin dünyaya açılan penceresi olduğunu söyledi. Valilik olarak, kalkınma önce toprakla başladığını bildiklerini belirten Gölbaşı, "Tarımı güçlü olan bir bölgenin ekonomisi de sosyal hayatı, geleceğe güvenle bakışı da güçlü olur. Bu anlayışla kamu kuruluşlarımız, üniversitemiz, sivil toplum kuruluşlarımız, özel sektörümüz bir araya gelerek bu fuarı bir gelenek haline getirmiştir. Bu fuarın en kıymetli yanı sadece makine ve ekipman sergilenmesi değil, çiftçimizde üreticinin, alıcıyla satıcının bilgi ile tecrübenin buluştuğu eko sistemdir. Bu yıl ki fuarda yurt dışından özelikle komşularımızdan gelen yoğun ilgi bizi ayrıca memnun etmiştir" dedi. "Dünyanın en iyi üç ovasından biri olan Çukurova’ya rakip olarak Mezopotamya Ovası geliyor" İl Tarım ve Orman Müdürü Adil Alan, kentin yaklaşık 6,5 milyon tarım arazisine sahip olup bunun 4 milyon 220 bin dekarı ekonomik olarak sulanabilir durumda olduğunu ifade etti. Bugün itibariyle 1 milyon 587 bin dekarı sulanıyor olup bunun da 1 milyon 23 bin dekarı DSİ tarafından, geriye kalan 564 bin dekarı da çiftçiler tarafından sulanmakta olduğunu aktaran Alan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yapımı devam eden Silvan Barajıyla birlikte 2 milyon 350 bin dekarlık alınımız daha sulanmaya açılmış olacak ve bu da Türkiye’de ikinci bir Çukurova olacak. Bundan sonraki süreçte dünyanın en iyi üç ovasından biri olan Çukurova’ya rakip olarak Mezopotamya Ovası geliyor. Biz, tarımsal üretimde çok ciddi bir üretim potansiyeline sahibiz. Ancak katma değeri düşük ürünlerimiz var. Bu fuarında ürünlerimizin katma değerini artıracağına, ona vesile olacağına canı gönülden inanıyorum." Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya ise başta valilik, büyükşehir belediyesi olmak üzere bize destek veren, bu fuara güç veren tüm kurum ve kuruluşlara çok teşekkür ettiğini söyledi. Fuarın 5 gün süreceğini belirten Kaya, "Diğer fuara göre daha katılımcının arttığı bir fuar düzenliyoruz. Geçen yıl yaklaşık 126 bin kişinin ziyaret ettiği fuarımıza bu yıl 300 marka burada sergilenecek. Yaklaşık 125 firmamızın çatısı altında 300 marka fuarda çiftçilerimizle buluşacak. Tarım, bu bölgenin vazgeçilmezi" diye konuştu. Silvan Barajının yapılmasıyla birlikte sulanabilir alan 4 milyon dönüm olacağını kaydeden Kaya, "Nerdeyse Hollanda’nın yarısı kadar sulanabilir bir alanımız var. Hollanda’nın ihracatına baktığımız zaman tarım ihracatı 120 milyar avro civarında. Bizde güneş, toprak, beşeri kaynağımız, suyumuz da var. Burada bir yanlış yapıyoruz. Aslında tarımın temel unsurları olan suyu, toprağı, güneşi ve insan kaynağını doğru değerlendirdiğimiz takdirde Türkiye’nin değil ithal etmek, tek başına Diyarbakır bile Türkiye’nin tarım ihtiyacını karşılayacak potansiyelde olduğunu görebiliyoruz. Bu fuarlar tam da bunlar için önemli. Çiftçimizi sıradan üretimlerden çıkarıp modern, ekonomik katma değeri fazla nasıl ürünlere yönlendirebiliriz, bunu yapmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.
21 Nisan 2026 Salı - 16:21
Mart ayında 2,6 trilyon TL tutarında ödeme kartla yapıldı
Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Mart ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 49 artarak 2,6 trilyon TL oldu. Bankalararası Kart Merkezi (BKM), Mart ayına ilişkin kartlı ödeme verilerini açıkladı. Buna göre, Mart ayında 2,6 trilyon TL tutarında 1,8 milyar adet kartlı ödeme işlemi gerçekleşti. Mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız gerçekleşti. İnternetten kartlı ödeme tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53 büyüme ile 791,4 milyar TL oldu. Kart sayıları gelişimi Mart ayı itibarıyla Türkiye’de kredi kartı sayısı 146,2 milyon, banka kartı sayısı 214,7 milyon ve ön ödemeli kart sayısı 97,9 milyon adet oldu. 2025 yılının Mart ayı ile kıyaslandığında kredi kartı adedinde yüzde 11’lik, banka kartı adedinde yüzde 8’lik artış, ön ödemeli kart adedinde ise yüzde 13’lük düşüş yaşandı. Toplam kart sayısı ise 458,8 milyon adede ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artış gösterdi Kartlı ödeme tutarı gelişimi Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Mart ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 49 artarak 2.608,3 milyar TL oldu. Kartlı ödemelerin 2.218,8 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 380,9 milyar TL’sinde banka kartları, 8,6 milyar TL’sinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartı ile yapılan ödemelerde önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı yüzde 50, banka kartı ile yapılan ödemelerde yüzde 60 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödemelerde ise bu oran yüzde -76 oldu. Kartlı ödeme işlem adedi gelişimi Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Mart ayında yapılan toplam ödeme adedi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artarak 1,8 milyar adet oldu. Kartlı ödemelerin 1.021,3 milyon adedi kredi kartları ile yapılırken 697,6 milyon adedinde banka kartları, 34,7 milyon adedinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartları ile yapılan ödeme adetlerinde büyüme oranı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12, banka kartları ile yapılan ödeme adetlerinde yüzde 26 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödeme adetlerinde ise bu oran yüzde -73 oldu. İnternetten kartlı ödeme tutarı gelişimi İnternetten kartlı ödemeler, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53 artarak 791,4 milyar TL’ye yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 31 oldu. İnternetten kartlı ödeme adedi gelişimi İnternetten kartlı ödeme adedi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artarak 257,2 milyon adede yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 15. Temassız ödeme tutarı gelişimi Kartlarla yapılan temassız ödeme adedi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artarak 1.153,2 milyon adet oldu. Temassız ödeme tutarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50 artarak 849,8 milyar TL oldu. Mart ayında mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız gerçekleşti.
21 Nisan 2026 Salı - 16:02
Başkan Oral: "Birliktelik ve kümelenme ile Erzurum ticaretine yeni bir ufuk açıyoruz"
Erzurum Ticaret Borsası, şehrin ticari geleceğini şekillendirecek önemli bir yatırım için ilk resmi adımı attı. Yeni Borsa Binası ve İş Merkezi Kompleksi Projesi kapsamında kurulan Sınırlı Sorumlu Borsa Toplu İşyeri Yapı Kooperatifinin ana sözleşmesi imzalanarak süreç resmen başlatıldı. Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral, Meclis Başkanı Yavuz Güney, Proje Geliştirme ve İnceleme Komisyonu Başkanı Cemal Aras ile yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen imza töreni, kent ekonomisi açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak kayda geçti. Başkan Hakan Oral, projenin yalnızca yeni bir hizmet binası yatırımı olmadığını, Erzurum’da birliktelik, kümelenme, kooperatifçilik ve ortak ticaret kültürünü güçlendirecek stratejik bir adım niteliği taşıdığını belirtti. Oral, "Bu proje sadece bir yapı yatırımı değildir. Bu adım, üyelerimizin aynı çatı altında güç birliği oluşturmasını sağlayacak, ticarette dayanışmayı artıracak ve ortak hareket kültürünü güçlendirecek bir kalkınma modelidir. Erzurum ticaretini daha güçlü, daha organize ve daha rekabetçi bir yapıya kavuşturmak için çalışıyoruz" dedi. İş dünyasındaki dağınık yapıyı daha güçlü ve sürdürülebilir bir organizasyon modeline dönüştürmeyi hedeflediklerini vurgulayan Oral, kümelenme ve kooperatif anlayışının projenin temelini oluşturduğunu ifade etti. Oral, "Birlik ve beraberlik içinde hareket eden ticaret yapıları her zaman daha güçlü olur. Bu projeyle yalnızca bugünü değil, Erzurum’un gelecekteki ticaret altyapısını da inşa ediyoruz. Üyelerimize yeni fırsatlar sunacak, şehrimizin ekonomik gelişimine katkı sağlayacak önemli bir yatırımın ilk adımını atıyoruz" ifadelerini kullandı. Yeni Borsa Binası ve İş Merkezi Kompleksi’nin; ticaretin geliştiği, ortak iş birliklerinin kurulduğu ve üyelerin aynı ekosistem içinde güç kazandığı bir merkez olarak planlandığı bildirildi. Erzurum Ticaret Borsası’nın son dönemde kooperatifleşme, ortak akıl, birliktelik ve kümelenme ekseninde geliştirdiği projeler dikkat çekerken, bu yatırım da söz konusu vizyonun en somut ve en güçlü adımlarından biri olarak öne çıktı. Önümüzdeki dönemde temel atma sürecine geçilmesi planlanan proje, Erzurum’da ticari birlikteliği güçlendirecek ve kent ekonomisine yeni bir ivme kazandıracak önemli yatırımlar arasında yer alıyor.
21 Nisan 2026 Salı - 15:18
Manisa TSO’da TKDK destekleri anlatıldı
Manisa Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen bilgilendirme toplantısında, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından sağlanan destekler üreticilere anlatıldı. 2026 yılı destek çağrıları öncesinde gerçekleştirilen toplantının, yatırım yapmak isteyen üretici ve girişimcilere yol gösterici olduğu belirtildi. Toplantı, TKDK İl Müdürü Murat Akın koordinasyonunda yapılırken, açılış konuşmasını Manisa TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sezen Şenay gerçekleştirdi. Şenay konuşmasında, tarım sektörünün Türkiye ekonomisindeki stratejik rolüne dikkat çekerek, Manisa’nın sanayi gücünün yanı sıra yüksek tarımsal üretim kapasitesiyle de öne çıktığını ifade etti. Tarım ve sanayinin entegre gelişiminin sürdürülebilir kalkınma açısından kritik olduğunu vurgulayan Şenay, TKDK desteklerinin üreticilerin rekabet gücünü artırdığını ve kırsal kalkınmaya önemli katkı sunduğunu söyledi. Desteklerin özellikle tarımsal işletmelerin modernizasyonu, işleme ve pazarlama kapasitesinin artırılması, altyapı yatırımları ve iş çeşitliliğinin geliştirilmesi alanlarında önemli fırsatlar sunduğunu belirten Şenay, Manisa TSO olarak üyelerin bu imkanlardan en etkin şekilde yararlanması için bilgilendirme ve rehberlik çalışmalarını sürdürdüklerini dile getirdi. Toplantıda ayrıca 2026 yılı içerisinde açılması planlanan destek çağrılarına ilişkin başvuru süreçleri, uygunluk kriterleri ve hibe oranları detaylı şekilde anlatıldı. "Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar (M1)", "Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması (M3)", "Kırsal Alanda Kamu Altyapı Yatırımları (M6)" ve "Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme (M7)" başlıkları toplantının ana gündemini oluşturdu. Toplantının, Manisa’da yatırım yapmak isteyen girişimciler için önemli fırsatlar sunduğu ve kırsal kalkınmaya katkı sağlayacak projelerin önünü açacağı ifade edildi.
21 Nisan 2026 Salı - 14:59
Şırnak’ta istihdam ve eğitim masaya yatırıldı
Şırnak’ta istihdamın artırılması ve mesleki eğitimin güçlendirilmesine yönelik önemli kararların alındığı İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulunun 2026 yılı 2. olağan toplantısı gerçekleştirildi. Şırnak Valisi Birol ekici başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, il genelinde istihdamın artırılmasına yönelik yürütülen çalışmalar değerlendirilirken, iş gücü piyasasının ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanların yetiştirilmesi konusu ele alındı. Mesleki eğitim kurslarının etkinliği, işsizlik oranlarının düşürülmesine yönelik projeler ve kamu-özel sektör iş birliği çerçevesinde yapılabilecek çalışmalar detaylı şekilde görüşüldü. Ayrıca, gençlerin ve kadınların iş gücüne katılımının artırılması, dezavantajlı gruplara yönelik mesleki eğitim programlarının yaygınlaştırılması ve yerel ekonomiyi canlandıracak adımlar toplantının ana gündem maddeleri arasında yer aldı. Toplantı, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve alınan kararların kararlılıkla uygulanması vurgusuyla sona erdi. Belediye Başkanı Mehmet Yarka, Şırnak İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Murat Çiçek, Şırnak Üniversitesi Rektör Yrd. Prof. Dr. İbrahim Hüseyni ile ilgili kurum müdürleri katıldı.
21 Nisan 2026 Salı - 14:27
Yerel kalkınma hamlesi teşvik programı Erzurum’da tanıtıldı: Hedef yüksek katma değerli yatırım
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Erzurum’da düzenlenen bilgilendirme toplantısında, ilin öncelikli yatırım alanları ve yatırımcılara sunulan destekler kapsamlı şekilde ele alındı. Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen programa; Erzurum Valisi Aydın Baruş, Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz, ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven ile kamu kurumu ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Toplantının açılışında konuşan KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nın yalnızca bir destek mekanizması olmadığını, aynı zamanda bölgesel kalkınmayı yönlendiren stratejik bir araç niteliği taşıdığını vurguladı. Güven, 2026 yılı için Erzurum’da desteklenecek öncelikli yatırım alanlarını; en az 500 baş kapasiteli entegre büyükbaş hayvancılık, en az 100 yatak kapasiteli özel hastane yatırımları, derinin işlenmesi ve madenlerin katma değerli ürünlere dönüştürülmesi olarak sıraladı. Erzurum’un tarihsel olarak ticaret, sağlık ve eğitim alanlarında bölgesel bir merkez konumunda bulunduğunu belirten Güven, ekonomik altyapının güçlendirilmesi ve sektörlerin ekosistem yaklaşımıyla geliştirilmesinin il ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz ise konuşmasında kentin tarihsel önemine dikkat çekerek, Erzurum’un geçmişte Avrupa’nın bazı önemli şehirleriyle benzer nüfus büyüklüğüne sahip olduğunu hatırlattı. Ancak savaşlar ve yıkımların etkisiyle 20. yüzyılın başlarına kadar ciddi bir nüfus kaybı yaşandığını belirten Öz, bu sürece paralel olarak şehirde biriken sermayenin de büyük ölçüde il dışına ve yurt dışına yöneldiğini ifade etti. Bu tarihsel kırılmanın etkilerinin günümüzde de hissedildiğini dile getiren Öz, vatandaşların kamu desteklerinden yararlanma konusunda zaman zaman çekimser davranabildiğini söyledi. Bu noktada, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı gibi mekanizmaların etkin tanıtımının ve başarılı uygulama örneklerinin yaygınlaştırılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Erzurum Valisi Aydın Baruş da konuşmasında, Erzurum’un tarih boyunca yalnızca bir savunma noktası değil, aynı zamanda önemli bir ticaret ve üretim merkezi olduğunu ifade etti. Şehrin sahip olduğu tarihî birikimin ekonomik potansiyelle bütünleştirilerek yeniden bölgesel bir cazibe merkezi hâline getirilmesinin hedeflendiğini belirten Baruş, doğru planlama ve stratejik yatırımlarla Erzurum’un geçmişteki güçlü ticaret konumuna yeniden ulaşabileceğini dile getirdi. Küresel ekonomik dengelerin yeniden şekillendiği günümüzde yerel kalkınma hamlelerinin millî gücün temel unsurlarından biri hâline geldiğine dikkat çeken Baruş, Erzurum’un sahip olduğu potansiyelin etkin şekilde değerlendirilmesiyle istihdam, üretim ve refah düzeyinde önemli artışlar sağlanabileceğini kaydetti. Toplantının devamında KUDAKA Erzurum Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Dr. Serkan Timur tarafından programın kapsamı, başvuru şartları ve sağlanan destek unsurlarına ilişkin detaylı bir sunum gerçekleştirildi. Katılımcılara teşvik mekanizmaları ve başvuru süreçleri hakkında kapsamlı bilgi verildi. Toplantı, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
21 Nisan 2026 Salı - 14:14
Adlıhan Dere: "Şimdi birlik zamanı"
TESK Genel Başkan Vekili ve AESOB Başkanı Adlıhan Dere, ilçe ziyaretlerine Gazipaşa ve Alanya’da devam etti. Program boyunca birlik, istikrar ve güçlü teşkilat vurgusu yapan Dere, "Şehrimiz ve esnafımız kazansın diye ‘Şimdi birlik zamanı’ çağrısında bulunuyor, ‘Gücümüz birlikten’ diyerek omuz omuza yol yürüyoruz" dedi. Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nde (AESOB) oda başkanları ve yönetim kurulu üyeleri ile sürdürülen istişare ve temaslar devam ediyor. İlçe ziyaretleri kapsamında beşinci günün durağı Gazipaşa ve Alanya oldu. Bu kapsamda Gazipaşa Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Gazipaşa Ulaştırma Hizmetleri Esnaf Odası, Alanya Metal İşleri Demirciler Oto Elektrikçiler Kaportacılar Oto Tamirciler Esnaf Odası, Alanya Mobilyacılar Hızarcılar ve Doğramacılar Esnaf Odası, Alanya Elektrikçiler Elektronikçiler ve Sıhhi Tesisatçılar Esnaf Odası, Alanya Minibüsçüler Otobüsçüler ve Servis Araçları İşletmecileri Esnaf Odası, Alanya Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Alanya Otelciler Pansiyoncular Lokantacılar Kafeteryacılar ve Turistik Eşya Satıcıları Esnaf Odası, Alanya Bakkallar ve Bayiiler Esnaf Odası, Alanya Seyyar ve Sabit Pazarcılar Manavlar Esnaf Odası, Alanya Şoförler Nakliyeciler Otomobilciler Esnaf Odası ziyaret edilerek istişarelerde bulunuldu. "Gücümüz birlikten" Başkan Adlıhan Dere, AESOB’un Antalya esnaf ve sanatkarının ortak aklını, gücünü ve iradesini temsil eden en büyük çatı kuruluş olduğunu belirterek, "Bizim yolumuz ayrışmanın değil, kaynaşmanın yoludur. Bizim anlayışımızda söylemler değil kalıcı hizmet vardır. AESOB, yılların tecrübesiyle teşkilatına yön veren, esnaf ve sanatkarımızın hak ve menfaatlerini her zeminde koruyan köklü bir yapıdır. Göreve geldiğimiz günden bu yana AESOB’un kurumsal yapısı ve vizyonu hem Antalya’da hem Ankara’da esnaf ve sanatkarını güçlü şekilde temsil etmiştir. AESOB şehrin birleştirici gücü, huzuru ve bereketidir. Teşkilatımızın en büyük gücü, birliğini muhafaza eden, tecrübesine sahip çıkan ve geleceğe birlikte yürüyen iradesidir. Bugün de aynı bilinçle, aynı sorumlulukla ve aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
21 Nisan 2026 Salı - 13:44
Milletvekili Çopuroğlu: "Elektrikli araç kullanıcısı korunmalı"
AK Parti Kayseri Milletvekili ve İçişleri Komisyonu Üyesi Şaban Çopuroğlu yaptığı basın açıklamasında, elektrikli araç şarj istasyonlarında yaşanan fiyat farklılıklarına dikkat çekerek önemli değerlendirmelerde bulundu. Elektrikli araç kullanımının hızla arttığını ve bu dönüşümün Türkiye’nin enerji vizyonu açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Çopuroğlu, sahadan gelen geri bildirimlerin ise ciddi bir soruna işaret ettiğini belirtti. Farklı marka ve işletmelere ait şarj istasyonlarında uygulanan fiyatların aynı şehirde, hatta aynı güzergâh üzerinde dahi büyük değişkenlik gösterdiğini vurgulayan Çopuroğlu, bu durumun vatandaş açısından belirsizlik oluşturduğunu ve tüketici güvenini zedelediğini ifade etti. Çopuroğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Nasıl ki akaryakıt sektöründe belirli bir fiyat disiplini ve denetim mekanizması varsa, elektrikli araç şarj hizmetlerinde de benzer bir düzenleme kaçınılmazdır. Bugün gelinen noktada, piyasanın tamamen serbest şekilde fiyatlanması, vatandaşımızın aleyhine sonuçlar doğurabilmektedir." Elektrikli araç kullanımının yaygınlaşmasının teşvik edilmesi gerektiğini belirten Çopuroğlu, kontrolsüz fiyatlandırmanın bu sürece zarar verebileceğini dile getirdi. Bu kapsamda ilgili kurumlara çağrıda bulunan Çopuroğlu, elektrikli araç şarj hizmetlerinde; aşırı fiyat farklılıklarının önüne geçilmesi, vatandaşın öngörülebilir ve adil fiyatlarla hizmet alabilmesi, piyasada dengeli ve sağlıklı rekabet ortamının korunması amacıyla üst fiyat sınırı veya referans fiyat uygulamasının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumların bu konuda gerekli düzenlemeleri yapacağına inandığını belirten Çopuroğlu; elektrikli araç dönüşümünün sağlıklı ilerleyebilmesi için vatandaş memnuniyetinin esas alınmasının şart olduğunu vurguladı.
21 Nisan 2026 Salı - 13:43
(Düzeltme) 2 bin 600 dolara ‘eski’ deyip 44 buçuk yerine 40 TL’den bozmaya çalıştılar
Eskişehir’de motosiklet satışı karşılığında aldığı 2 bin 600 Amerikan dolarını Türk lirasına dönüştürmek için bir döviz bürosuna giden esnaf, paranın eski olması nedeniyle 44 buçuk lira yerine 40 TL’den bozulacağını öğrenince şaşkınlık yaşadı. Dolarları güncel kurun altında bozdurması nedeniyle yaklaşık 12 bin TL zararı olan esnaf, kalan tutarı müşteriden tahsil etti. Tepebaşı ilçesi Şarhöyük Mahallesi Gaziyakupsatar Caddesi üzerinde motosiklet satışı yapan Fevzi Oral’ın dükkanına ilçeden bir müşteri geldi. 3 tekerlekli kasalı motosiklet almak isteyen müşteri, ödemeyi 26 adet 100 Amerikan doları ile yapmak istedi. Döviz karşılığında motosikleti satan Oral, doları bozdurmak için bir döviz bürosuna gitti. Burada dolarları veren esnaf farklı ilginç bir cevap aldı. Dolarların eski olduğunu söyleyen döviz bürosu çalışanı 44,5 TL yerine 40 TL’den bozdurdu. 11 bin 700 TL zararı olan esnaf durum karşısında şaşkınlık yaşadı. Eksik kalan parayı müşterinden talep eden ve durumu anlatan esnaf eksik kısmı tahsil etti. İlk defa böyle bir durumla karşılaşan esnaf şaşkınlık yaşadı. "44 lira 50 kuruş olan dolar kurunu 40 liradan bozdular" Konuyla alakalı konuşan Fevzi Oral, "Müşterimiz şehir merkezine uzak bir ilçeden gelip üç tekerlekli motosiklet almak istedi. Bize ’dolarla ödeme yapmak istiyorum’ dedi. Anlaşıp dolarları aldık. Tabii bunlar eski dolar, yeni dolar olduğu için biz bilmiyorduk. Döviz bürosuna gittik. Döviz bürosunda eski dolar olduğunu söylediler. Orada 44 lira 50 kuruş olan dolar kurunu 40 liradan bozdular. Yani o dolarlar 2 bin 600 dolarda 11 bin 700 TL zararım oldu. Biz tabii ki dövizciden yine dolarları geri aldık. Durumu anlatıp müşterimize parayı geri verdik. Müşterimiz normal hak ettiğimiz parayı verdi. Yani ben anlamlandıramıyorum. Şaşırdım kaldım yani böyle bir şey mağdur oldum yani müşteriye de mahçup olduk. Türk lirası ile çalışmak gerekiyor. Biz Türkiye’de yaşıyoruz. Başıma hiç böyle bir şey gelmedi bu yaşıma kadar. İlk defa böyle bir eski dolar muhabbeti oldu, zarar etme durumu oldu. Döviz yatırımcısı çok fazla olduğu için bence Türk parası daha önemli. Türk parasında eski yeni yok. Türk parasıyla alışveriş edilmesi daha iyi olur. Biz Amerika’da yaşamıyoruz, Türkiye’de yaşıyoruz. Türk parası bizim en büyük paramızdır, en iyi paramızdır" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder