Son Dakika
|
Şampiyon Galatasaray üstü açık otobüsle şehir turu attı
Baklava kutusunda rüşvet davasında karar çıktı!
Tepebaşı Belediyesi operasyonunda gözaltı sayısı 25’e yükseldi
Üsküdar Belediyesi’ne yönelik irtikap operasyonu: 7 gözaltı
Trump: "Xi, İran ile anlaşma sağlanması için yardım teklif etti"
Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı
Tepebaşı’nda şirket kurup paraları kripto hesaplara aktarmışlar
MSB'den deniz yetki alanları kanun çalışması açıklaması
Tepebaşı Belediyesi’ne operasyon
Rusya'dan Ukrayna'ya 56 füze ve 670'ten fazla İHA ile saldırı: 1 ölü
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
Osmaniye’de sağanak: Evleri ve tarlaları su bastı
Marketten alınan çiğköfte öğrencileri zehirledi
Sunrooftan çıktı, ceza yiyince beddua etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan TDT zirvesi için Türkistan’da
Trump: "Xi, ABD’yi gerileyen bir ülke olarak görmekte haklıydı"
Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"
Ordu’da yedikleri yemek sonrası rahatsızlanan 21 işçi hastanelik oldu
EKONOMİ
Diyarbakır’da tekstil sektörünün geleceği ele alındı
15 Mayıs 2026 Cuma - 20:33:21
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), Moda ve Hazır Giyim Federasyonu, Güneydoğu Tekstil Sanayi ve İş İnsanları Derneği ile Ekonomi Gazetesi iş birliğiyle düzenlenen "Tekstil ve Hazır Giyim Sektöründe Yeni Konumlanma Arayışı: Diyarbakır Çalıştayı", sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Armen Tekstil ev sahipliğinde, Diyarbakır Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleştirilen çalıştaya; DTSO Başkanı Mehmet Kaya, MHGF Başkanı Hüseyin Öztürk, GÜNTİAD Başkanı Şeref Gökçe, Ekonomi Gazetesi Başdanışmanı Dr. Rüştü Bozkurt, İTÜ Tekstil ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevin Çiğdem Gürsoy ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Çalıştayda konuşan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, teşvik politikalarını eleştirerek, çözüm üretme süreçlerinde yerelin görüşlerinin dikkate alınmadığını savundu. Kaya, "Ankara’dan İstanbul’a giderken kendinizi Bolu’da bulursanız, ne kadar hızlı giderseniz gidin hedeften uzaklaşırsınız. Öncelikle yönü doğru kurmanız lazım. Türkiye’de kriz anlarında getirilen çözümlerde de maalesef yön doğru belirlenemiyor" dedi. 2002 yılından bu yana uygulanan teşvik sisteminin hedeflerine ulaşamadığını ifade eden Kaya, "Teşviklerin temel amacı bölgeler arası kalkınmışlık farkını azaltmaktı. Ancak 1. ve 2. bölgeler teşviklerden yüzde 61 pay alırken, 5. ve 6. bölgelerdeki 29 ilin aldığı pay yalnızca yüzde 10’da kaldı. Bu da farkın kapanmadığını, tam tersine büyüdüğünü gösteriyor" diye konuştu. Diyarbakır Tekstil İhtisas OSB’nin yaklaşık 10 yıl önce kurulduğunu hatırlatan Kaya, bölgede faaliyet gösteren çok sayıda fabrikanın bugün kriz yaşadığını söyledi. İstanbul merkezli yatırımcıların bölgeye gelerek üretim yaptığını belirten Kaya, "Bugün 100’e yakın fabrikanın önemli bir kısmı kapanma noktasına geldi. Sanayi yatırımı bir dükkan açıp kapatmak gibi değildir. İnsanlar büyük sermayeler koyuyor, yıllarca geri dönüş bekliyor. Ancak kısa sürede değişen ekonomik koşullar nedeniyle üretici çıkmazın içine sürükleniyor" ifadelerini kullandı. Bölgedeki tekstil sektöründe ciddi istihdam kayıpları yaşandığını vurgulayan Kaya, "Hedefimiz 20 bin kişilik istihdam oluşturmaktı. Bir dönem 7 bin çalışan seviyesine ulaştık ancak kriz nedeniyle bugün yaklaşık 4 binlere kadar azaldı" dedi. Tekstil sektörünün Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu dile getiren Kaya, sektörün korunması gerektiğini söyledi. Kaya, "Cumhuriyetin kuruluşunda tekstil sektörünün önemli bir rolü vardı. Bu sektör bu toprakların genetiğine işlemiş durumda. Ne yapılırsa yapılsın, tekstil bu ülkede kalmalı" diye konuştu. Türkiye’nin sanayi üretimini destekleyecek güçlü kurumlara sahip olduğunu ifade eden Kaya, kamu kaynaklarının üretim ve sanayi yatırımlarına daha fazla yönlendirilmesi gerektiğini belirtti. Çalıştayın sektör adına önemli sonuçlar doğuracağına inandığını belirten Kaya, merkezi yönetimin sektör temsilcilerinin önerilerine kulak vermesi gerektiğini kaydetti. Toplantıda konuşan Moda ve Hazır Giyim Federasyonu Başkanı Hüseyin Öztürk, tekstil ve hazır giyim sektörünün geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Federasyonun 35 dernek, 12 bin 500 üye ve bölgesel-sektörel sivil toplum kuruluşlarından oluştuğunu belirten Öztürk, 2024 yılında gerçekleştirilen genel kurulda sektörün geleceğine yönelik önemli kararlar aldıklarını hatırlattı. Çalıştayların amacının sektörün sadece kendi içinde değil, dünya ölçeğinde düşünmesini sağlamak olduğunu dile getiren Öztürk, sektörün mevcut sorunlarını sürekli konuşmak yerine geleceğin iş modellerine odaklanması gerektiğini söyledi. İşçi maliyetleri, enerji ve finansmana erişim gibi konuların ötesine geçilmesi gerektiğini belirten Öztürk, "Biz geleceğimizi nasıl inşa edeceğimizi konuşmalıyız. Öğretilmiş yanlışlarla hareket etmeyi bırakıp kendi gerçeklerimizle yüzleşmeliyiz" diye konuştu. Konuşmasının sonunda Diyarbakır’ın önemine de değinen Öztürk, "Diyarbakır sadece kendisi için değil, bölgesi için de büyük anlam taşıyan bir şehir. Bizim için her zaman ayrı bir heyecan ve sevda olmuştur. Bu çalıştayın Diyarbakır için de önemli sonuçlar doğuracağına inanıyorum" dedi. GÜNTİAD Başkanı Şeref Gökçe de, tekstil sektöründe öngörülebilirlik vurgusu yaptı. Tekstil sektörünün yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve bölgesel kalkınma açısından da stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Gökçe, bölgedeki firmaların artık dünya markalarına üretim yapan güçlü yapılara dönüştüğünü ifade etti. Tekstil sektörünün bugün karşı karşıya olduğu temel sorunun yalnızca maliyetler olmadığını ifade eden Gökçe, üreticinin önünü görmek istediğini söyledi. Gökçe, "Sanayici önünü görebildiği sürece yatırım yapar, istihdam sağlar ve büyür. Bizler destek talep eden değil; rekabet edebileceği sürdürülebilir bir ortam isteyen üreticileriz. Tekstil; istihdamdır, sosyal dengedir, bölgesel kalkınmadır. Fabrikaların ışığı yanıyorsa, bu şehir üretmeye devam ediyor demektir. Güçlü bir tekstil sektörü, güçlü bir bölge demektir" şeklinde konuştu.
15 Mayıs 2026 Cuma - 19:05
DESOB Başkanı Ebedinoğlu’dan zincir market yasası talebi
Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu, 29 oda başkanıyla birlikte esnafın finansa erişimi için çağrıda bulunarak, zincir market yasasının çıkartılmasını talep etti. TESK Genel Başkan vekili ve DESOB Başkanı Alican Ebedinoğlu, kentteki 29 oda başkanlarıyla birlikte DESOB binası önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, enerji maliyetleri, stopaj yükü, kira artışları ve POS komisyonları gibi giderlerin esnafın belini büktüğünü söyledi. Zincir marketlerin kontrolsüz büyümesi karşısında mahalle esnafının her geçen gün daha fazla güç kaybettiğini, küçük işletmeler korunmadan yerel ekonominin de korunamayacağına dikkat çeken Ebedinoğlu, Diyarbakır genelinde esnafın ancak yüzde 35’inin primlerini düzenli ödeyebildiğini dile getirdi. Geriye kalan yüzde 65’lik kesimin her geçen gün faiz yükü altında ezildiğini aktaran Ebedinoğlu, esnafın aylık yaklaşık 11 bin 800 TL Bağ-Kur primi ödemek zorunda bırakıldığını, buna karşın emekli maaşlarının 20 bin TL ile 21 bin TL arasında kaldığını söyledi. Sosyal güvenlik sistemindeki bu durumun büyük bir adaletsizlik olduğunu savunan Ebedinoğlu, yıllardır söz verilmesine rağmen prim gün sayısının 9 binden 7 bin 200’e düşürülmesi konusunda henüz somut bir adım atılmadığını ve bu beklentinin artık ertelenmemesi gerektiğini dile getirdi. Esnafın krediye ulaşamadığı için ticaretini sürdüremediğini, kira, elektrik, personel ve hammadde giderlerini karşılayamaz duruma geldiğini aktaran Ebedinoğlu, yüksek banka faizleri ve piyasadaki durgunluk nedeniyle tahsilat yapılamadığını, bu durumun domino etkisi oluşturacak binlerce işletmeyi kapanma riskiyle karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Hükümete ve ilgili kurumlara çağrıda bulunan Ebedinoğlu, esnafın ödeme gücüne göre Bağ-Kur primlerinin yeniden düzenlenmesini, gecikme faizlerinin silinmesini veya makul seviyelere çekilerek kapsamlı bir yapılandırma sisteminin hayata geçirilmesini istedi. Kredilerdeki vergi ve SGK borcu şartının esnetilmesi gerektiğini belirten Ebedinoğlu, küçük esnaf için düşük faizli destek paketlerinin hazırlanması, zincir market yasasının çıkarılması ve elektrik ile kira gibi kalemlerde esnafa özel destek mekanizmalarının oluşturulması çağrısında bulundu. Esnaf ve sanatkarın ülkenin omurgası olduğunu hatırlatan Ebedinoğlu, esnafın olmadığı yerde üretimin, istihdamın ve sosyal hayatın olamayacağını belirterek, esnafın haklı taleplerini her platformda dile getirmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:23
Safranbolu ve Düzce arasında kardeş oda protokolü imzalandı
Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) ile Safranbolu TSO arasında kardeş oda protokolü imzalandı. Düzenlenen imza törenine Düzce TSO Başkanı Erdoğan Bıyık, Meclis Başkan Yardımcısı Metin Topal, Safranbolu TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Altuntepe, Meclis Başkanı Cengiz Ünal, her iki odanın yönetim kurulu üyeleri katıldı. Erdoğan Bıyık, bölge odalar ile sürekli istişare halinde olduklarını belirterek, "Bölgemizin gelişimi için, planlı ve istikrarlı büyüme hedeflerimize ortak çalışmalar ile ulaşmaya çalışıyoruz. Düzce’den başlatmış olduğumuz Turizm atağında bölgemizi de kapsayan önemli adımlar atıyoruz. Batı Karadeniz Bölge Destinasyonu çalışması ile bölgemizin turizm potansiyellerini verimli şekilde değerlendirmeyi, konaklamalı turizm pastasından bölge olarak hak ettiğimiz payı almayı amaçlıyoruz. Bugün burada Safranbolu TSO ile yapmış olduğumuz Kardeş Oda protokolü hem turizm hem de sınai konularda kapsamlı iş birliklerini kapsıyor. İmzaladığımız protokolün odalarımıza, üyelerimize ve bölgemize hayırlar getirmesini temenni ediyoruz" ifadelerini kullandı. Erol Altuntepe, YÖREX fuarında Safranbolu Safranı ve Konuralp Pirincini bir araya getirerek atılan adımın bugün kardeş oda protokolü imzalanması aşamasına gelmesinden dolayı büyük mutluluk yaşadıklarını, protokol ile bölgenin kazanımlarının daha da artacağına inandıklarını da sözlerine ekledi. Yapılan konuşmaların ardından Kardeş Oda olmasına yönelik protokol imza altına alındı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:14
Ayvalık’ta tarihi tarımsal buluşma
Kuzey Ege’nin üretim gücü, tarım vizyonu ve zeytincilik mirası Ayvalık’ta aynı çatı altında buluştu. Bölgenin ilk ihtisas fuarı olma özelliğini taşıyan Agro Ayvalık 2026 Ayvalık Tarım ve Hayvancılık Fuarı, görkemli bir törenle kapılarını açarken, eş zamanlı düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi de sektörün en önemli buluşma platformlarından biri oldu. 15-18 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek organizasyonun açılış törenine siyasetçiler, belediye başkanları, iş insanları, akademisyenler, üreticiler ve sektör temsilcileri yoğun ilgi gösterdi. Açılışa katılımın yüksek olması, Agro Ayvalık’ın daha ilk yılında bölgesel sınırları aşan güçlü bir organizasyon haline geldiğini ortaya koydu. "Agro Ayvalık önemli bir ticaret merkezi olacak" Açılışta konuşan Kare Fuarcılık İcra Kurulu Başkanı Ercüment Er, Kuzey Ege’de düzenlenen ilk ihtisas fuarını hayata geçirmenin gururunu yaşadıklarını söyledi. Fuarda tarım ve hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren firmaların ürün ve hizmetlerini sergileme imkânı bulacağını belirten Er, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale’den çok sayıda heyetin fuarı ziyaret edeceğini ifade etti. Eş zamanlı düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi’nin de üretici, akademisyen ve ihracatçıları bir araya getirerek sektörün ihtiyaçlarının konuşulacağı önemli bir platform olacağını dile getiren Er, Agro Ayvalık’ın gelecek yıllarda da büyüyerek devam edeceğini kaydetti. "Altınova üretimin merkezi" Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar ise konuşmasında Altınova’nın tarım açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bölgeye "Altınova" adını verdiğini hatırlatan Uçar, bu bereketli toprakların modern tarım teknikleriyle daha ileri taşınması gerektiğini söyledi. Tarım ve hayvancılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda milli bağımsızlık ve gıda güvenliği açısından stratejik bir alan olduğunu belirten Uçar, teknoloji, markalaşma ve sürdürülebilir üretim vurgusu yaptı. Uçar ayrıca fuarların kent ekonomisine büyük katkı sunduğunu belirterek, fuar turizminin Ayvalık’ın marka değerini artıracağını ifade etti. "Tarım Ayvalık’ın kalbinin atışı" Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin de Ayvalık’ın tarih boyunca üretimle anılan özel bir kent olduğunu söyledi. Tarım ve hayvancılığın yalnızca bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda kültür ve yaşam biçimi olduğunu belirten Ergin, zeytin ve zeytinyağının ilçenin kimliğini yansıttığını ifade etti. İklim krizi ve artan maliyetler nedeniyle tarımda yeni teknolojilerin önem kazandığını vurgulayan Ergin, Agro Ayvalık 2026’nın sektör temsilcileriyle üreticileri buluşturarak önemli bir vizyon ortaya koyduğunu söyledi. "Tarım milli güvenlik meselesidir" İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez ise konuşmasında tarım ve hayvancılığın siyaset üstü bir konu olduğunu belirterek, üretimin milli güvenlik meselesi olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin tarım ve zeytincilik potansiyeline rağmen üreticinin artan maliyetlerle mücadele ettiğini dile getiren Çömez, çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Tarım sektörünün stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Çömez, Agro Ayvalık’ın bölge ekonomisine ve üreticilere önemli katkılar sağlayacağını kaydetti. 156 firma katıldı Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından açılış kurdelesi kesildi ve katılımcı stantları ziyaret edildi. Altınova Kapalı Pazaryeri’nin 8 bin 600 metrekarelik alanında düzenlenen fuarda 156 firma ve firma temsilciliği yer aldı. Fuarda yeni nesil traktörler, tarım makineleri, akıllı sulama sistemleri, dijital tarım teknolojileri, hayvancılık ekipmanları, yem teknolojileri, sera çözümleri ve yenilenebilir enerji uygulamaları yoğun ilgi gördü. Ayvalık zeytinciliğin karar merkezi oluyor Agro Ayvalık 2026’yı farklı kılan en önemli unsur ise aynı çatı altında düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi oldu. Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı İsmail Uğural koordinasyonunda gerçekleştirilen zirvede; üretimden ihracata, coğrafi işaretten lisanslı depoculuğa kadar sektörün kritik başlıkları ele alınıyor. Yerel yönetimlerin tarım politikaları, üreticilerin maliyet sorunları, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve kadın üreticilerin kırsal kalkınmadaki rolü gibi konuların masaya yatırıldığı zirvenin, sektör adına önemli çözüm önerileri ve iş birliklerine zemin hazırlaması bekleniyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
15 Mayıs 2026 Cuma- 12:53
Savunma sanayinde Sivas üs oluyor
2
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 17:37
2. Karadeniz Ordu Tarım, Hayvancılık ve Fındık Fuarı açıldı
3
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 15:33
Burhaniye’de Ören esnafı ilgi bekliyor
4
12 Mayıs 2026 Salı- 12:25
Kırşehir’de SGK’dan kayıt dışı istihdam uyarısı
5
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 18:00
Sinop’ta 2 bin adet mersin balığı denize bırakıldı
20 Ekim 2025 Pazartesi - 10:36
Ticaret Bakanlığı, fahiş fiyat, stokçuluk ve fiyat etiketi denetimlerinde 2 milyar 100 milyon lira ceza uyguladı
Ticaret Bakanlığı, fahiş fiyat, stokçuluk ve fiyat etiketi denetimlerinde yaklaşık 427 bin firma ve 26,9 milyon ürün denetleyerek, toplamda 2 milyar 100 milyon lira idari para cezası uyguladı. Ticaret Bakanlığı, ekonomik refahı bozacak, iç piyasa istikrarını olumsuz etkileyecek ve arz-talep dengesini bozabilecek fiillere karşı piyasa denetimlerine hız kesmeden devam ediyor. Bu çerçevede 1 Ocak-30 Eylül tarihleri arasında yürütülen denetimler neticesinde 426 bin 474 firma ve 26 milyon 865 bin 521 ürün denetlenerek, 2 milyar 99 milyon lira idari para cezası uygulandı. Otomotiv, stokçuluk, emlak ve kuyum sektöründe 773 milyon 687 bin 156 lira idari para cezası uygulandı İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından 2025 yılının ilk 9 ayında gerçekleştirilen otomotiv, stokçuluk, emlak, kuyum, fahiş fiyat, haksız ticari uygulamalar ve ödeme süreleri kapsamındaki denetimlerde 94 bin 256 gerçek ve tüzel kişi incelenmiş, 4 bin 101 kişi ve firmaya toplam 773 milyon 687 bin 156 lira idari para cezası uygulandı. Denetim sonuçlarına göre; haksız ticari uygulamalar ve ödeme sürelerinde 290 milyon 172 bin 370 lira, fahiş fiyat uygulamalarında 254 milyon 574 bin 435 lira, kuyum sektöründe 19 milyon 38 bin 653 lira, emlak sektöründe 86 milyon 407 bin 917 lira, otomotiv sektöründe 88 milyon 694 bin 267 lira, elektronik ileti ve çalışma saatleri denetimleri ise 34 milyon 799 bin 513 lira tutarlarında ceza uygulandı. Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından 491 milyon 839 bin 17 lira ceza uygulandı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından da 2025 yılının ilk 9 ayında 25 bin 462 gerçek ve tüzel kişi denetlenmiş, mevzuata aykırılık tespit edilen bin 650 kişi ve firmaya toplam 491 milyon 839 bin 17 lira idari para cezası uygulandı. Denetim alanları ve ceza miktarlarına bakıldığında ise tüketici sözleşmelerinde 266 milyon 597 bin 681 lira, reklam ve haksız ticari uygulamalarında 188 milyon 716 bin 434 lira, ürün güvenliği ve piyasa gözetimi denetimlerinde 36 milyon 524 bin 902 lira idari para cezası uygulandı. Yılın ilk 9 ayında 307 bine yakın firma denetlendi, 834 milyon liraya yakın idari para cezası uygulandı Ticaret İl Müdürlükleri aracılığıyla 2025 yılının ilk 9 ayında 306 bin 756 firma denetlenerek, aykırılık tespit edilen 66 bin 447 firmaya toplam 833 milyon 814 bin 709 lira idari para cezası uygulandı. Eylül ayı özelinde ise 35 bin 126 firma ve 3,6 milyon ürün denetlenerek, 8 bin 158 firmaya 78,4 milyon lira ceza kesildi. En yoğun denetim yapılan iller bakıldığında ise, 7 milyon 711 bin 150 ürün denetimiyle İstanbul ilk sırada yer alırken, 155 bin 152 ürün için 562 milyon 287 bin 915 lira idari para cezası kesildi. Öte yandan Ankara’da 4 milyon 519 bin 643 ürün, Antalya’da ise 3 milyon 953 bin 429 ürün denetlendi. 2025 yılının ilk 9 ayında, Rekabet Kurumu’ndan 7,6 milyar lira ceza Rekabet Kurumu tarafından yürütülen incelemeler kapsamında da 2024 yılında 223 firmaya 7,7 milyar lira, 2025 yılının ilk 9 ayında, 191 firmaya 7,6 milyar lira idari para cezası uygulandı. Ceza uygulanan sektörler arasında gıda endüstrisi, sigorta hizmetleri, finans, inşaat ve kimya alanları öne çıkmaktı.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 10:23
Net UYP açığı Ağustos ayında 341,7 milyar dolar oldu
Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) 2025 yılı Ağustos ayı itibarıyla eksi 341,7 milyar ABD doları oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı Ağustos ayı Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmeleri’ni açıkladı. Buna göre, Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu Ağustos ayı itibarıyla eksi 341,7 milyar ABD doları oldu. Ağustos ayı itibarıyla Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, bir önceki ay sonuna göre yüzde 2,2 oranında artışla 386,9 milyar ABD doları, yükümlülükleri ise yüzde 0,8 oranında artışla 728,6 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Rezerv varlıklar 9,1 milyar ABD doları artarak 178.4 milyar ABD doları ile tarihsel olarak en yüksek değere ulaştı. Varlık kalemleri bir önceki ay sonuna göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi yüzde 1,1 oranında artarak 71,6 milyar ABD doları olurken, diğer yatırımlar kalemi yüzde 1,2 oranında azalarak 132,6 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Bankaların yabancı para efektif ve mevduat varlıkları yüzde 2,6 oranında azalarak 39,8 milyar ABD doları oldu. Yükümlülükler altındaki portföy yatırımları alt kalemlerinden Genel Hükümet’in DİBS yükümlülükleri yüzde 8,9 oranında artarak 15,5 milyar ABD doları oldu. Yükümlülükler alt kalemleri bir önceki aya göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi, BIST 100 endeksindeki artışın etkisiyle, 2025 yılı Temmuz ayına göre yüzde 1,2 oranında artışla 223,6 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Portföy yatırımları kalemi yüzde 1,6 oranında artarak 127,9 milyar ABD doları ve diğer yatırımlar kalemi yüzde 0,4 oranında artarak 377,1 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 10:22
Ecogreen Enerji halka arz oluyor
Yenilenebilir enerji sektöründe faaliyet gösteren Ecogreen Enerji halka arz oluyor. Halka arz 22-23-24 Ekim 2025 tarihlerinde ECOGR koduyla "Sabit Fiyatla Talep Toplama" yöntemi ile gerçekleşecek. Pay başına satış fiyatı 10,40 TL olarak belirlenirken, halka arz büyüklüğünün 1 milyar 144 milyon TL’ye ulaşması bekleniyor. Halka arzı, şirketin Türkiye’nin enerji bağımsızlığına katkıda bulunması ve sürdürülebilir büyüme hedefi yolunda atılmış stratejik bir adım olarak değerlendiren Ecogreen Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Osman Uğurlu, "Ecogreen Enerji olarak Türkiye’nin sekiz ilinde yer alan toplam otuz güneş, üç biyogaz, iki biyokütle enerji üretim santralimiz ve 179,586 MW (hibrit yardımcı kaynak dahil 181,686 MW) seviyesinde toplam kurulu gücümüz ile ülkemizin enerji dönüşümüne öncülük ediyoruz. Halka arzla birlikte sermaye yapımızı daha da güçlendirerek hem mevcut yatırımlarımızı finanse etmeyi hem de yurt içi ve yurt dışında yeni yatırım fırsatlarını değerlendirmeyi planlıyoruz. Böylece sürdürülebilir enerji yatırımlarımızla önümüzdeki dönemde de ‘Temiz, Yeşil ve Güçlü Bir Gelecek’ inşa etme yolunda ilerleyerek Türkiye’nin enerji bağımsızlığına katkıda bulunmayı hedefliyoruz" dedi. Yenilenebilir enerji sektöründeki yatırımlarıyla Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden Ecogreen Enerji Holding A.Ş halka arz ediliyor. Gedik Yatırım liderliğinde 22-23-24 Ekim 2025 tarihlerinde "Sabit Fiyatla Talep Toplama" yöntemiyle gerçekleşecek halka arzda, pay başına satış fiyatı 10,40 TL olarak belirlendi. Halka arza ECOGR koduyla katılım sağlanabilecek. Halka arz işlemi sermaye artırımı yoluyla gerçekleşecek. Gedik Yatırım liderliğinde oluşturulacak konsorsiyum tarafından yapılacak işlemde; şirket sermayesinin 430 milyon liradan 540 milyon liraya çıkarılması nedeniyle artırılacak olan 110 milyon TL nominal değerli paylar Borsa İstanbul’da satışa sunulacak. Halka arzda pay başına satış fiyatı 10,40 TL olarak belirlenirken, halka açıklık oranının yüzde 20,37 olarak gerçekleşmesi planlanıyor. Halka arz büyüklüğünün yaklaşık 1 milyar 144 milyon TL’ye ulaşması öngörülürken, halka arzdan 1 milyar 73 milyon 606 bin TL net gelir elde edilmesi bekleniyor. Halka arzdan elde edilecek net gelirin yüzde 70’i yatırım finansmanında, yüzde 20’si kredi ödemesi ve geri kalanı işletme sermayesinde değerlendirilecek. "Halka arz Türkiye’nin enerji bağımsızlığı yolunda stratejik bir adım olacak" Halka arzı, şirketin Türkiye’nin enerji bağımsızlığına katkıda bulunması ve sürdürülebilir büyüme hedefi yolunda atılmış stratejik bir adım olarak değerlendiren Ecogreen Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Osman Uğurlu, "Ecogreen Enerji olarak kuruluşumuzdan bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla, Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük ederek sürdürülebilir geleceğe katkıda bulunuyoruz. Ülkemizin 8 ilinde toplam otuz güneş, üç biyogaz ve iki biyokütle enerji üretim santralimiz ve bir gübre fabrikamızla faaliyet gösteriyoruz. 179,586 MW (hibrit yardımcı kaynak dahil 181,686 MW) seviyesinde toplam kurulu gücümüz ve yıllık 90.000 ton organomineral gübre üretim kapasitemizle geleceğin enerjisine ve sürdürülebilir tarıma yatırım yapıyoruz. Ecogreen Enerji olarak, sürdürülebilir bir gelecek için yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmanın ve çevre dostu çözümler geliştirmenin önemine inanıyoruz. Halka arz sürecimizle birlikte, paydaşlarımızı da bu yeşil dönüşümün bir parçası haline getirerek gelecek nesillere daha temiz bir dünya bırakmayı hedefliyoruz. Halka arzdan elde edeceğimiz yeni fonla, sermaye yapımızı daha da güçlendirip ülkemize hem çevresel hem ekonomik açıdan değer oluşturacak proje ve yatırımları hayata geçireceğiz" diye konuştu. "Yeni yatırımlarla ‘Temiz, Yeşil ve Güçlü Bir Gelecek’ inşa yolunda hızla ilerleyeceğiz" Halka arzdan elde edilecek gelirin büyük bir bölümünün yatırımların finansmanında değerlendirileceğini ifade eden Uğurlu, şöyle devam etti: "Ecowind 3 şirketi altında proje süreci başlatılan 100 MWe Kırklareli-3 Elektrik Depolamalı Rüzgar Enerji Santrali yatırımımıza ilişkin çalışmalar halen devam ediyor. Ön lisansı alınan projemizi elektrik depolamalı RES olarak planlıyoruz. Şu anda ölçüm istasyonlarıyla birlikte harita ve jeolojik etüt çalışmalarımızı ve ÇED ile imar gibi lisans için gerekli olan süreçleri yürütüyoruz. Bu projenin yanı sıra enerji sektöründe şirketimizin yatırım kriterlerine uygun oluşabilecek yeni yatırım fırsatlarını da yakından takip ediyoruz. Elektrik Depolamalı Güneş ve Rüzgar Enerji Santrali gibi yenilenebilir kaynaklardan enerji üretmek amacıyla ‘Proje geliştirme’ veya ‘Yeni Satın Alma’ yoluyla yurt içinde veya yurt dışında yatırım fırsatlarını değerlendirmeyi planlıyoruz. Sürdürülebilir enerji yatırımlarımızla önümüzdeki dönemde de ‘Temiz, Yeşil ve Güçlü Bir Gelecek’ inşa etme yolunda ilerleyerek Türkiye’nin enerji bağımsızlığına katkıda bulunacağız." 2025 yılı ilk yarısında satışları, geçen yıla göre yüzde 111 oranında artış gösterdi Şirketin finansal sonuçları hakkında da bilgi veren Osman Uğurlu, şunları söyledi: "Ecogreen Enerji olarak sektördeki güçlü konumumuzu son yıllarda gösterdiğimiz yüksek performansımız ve finansallarımız ile de tescillemiş durumdayız. Şirketimizin daha önce yapımına başladığı ve tamamlanan enerji santrallerinin devreye alınması ve yeni projelerin de etkisiyle birlikte bu yılın ilk yarısında ciromuzu önemli oranda artırmayı başardık. Şirketimizin net satışları, 30 Haziran 2025 itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 111 gibi rekor oranda artış göstererek 3 milyar 342 milyon TL’ye ulaştı. Toplam aktiflerimiz yine aynı dönem itibarıyla 29,5 milyar TL seviyesini aşarken, esas faaliyet karımız 30 Haziran 2025 itibarıyla 784 milyon 759 bin 803 TL oldu. Halka arzın büyüme ivmemize sağlayacağı katma değerle birlikte önümüzdeki dönemde finansal gücümüzü daha da pekiştireceğimize inanıyoruz"
20 Ekim 2025 Pazartesi - 10:14
Ar-Ge harcaması 2024 yılında 651 milyar 822 milyon TL’ye yükseldi
Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge) harcaması 2024 yılında 651 milyar 822 milyon TL’ye yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması’nın sonuçlarını paylaştı. Buna göre, Gayrisafi yurt içi Ar-Ge harcaması 2024 yılında bir önceki yıla göre 274 milyar 279 milyon TL artarak 651 milyar 822 milyon TL’ye yükseldi. Ar-Ge harcamasının gayrisafi yurt içi hâsıla (GSYH) içindeki payı yüzde 1,46 oldu Gayrisafi yurt içi Ar-Ge harcamasının GSYH içindeki oranı 2023 yılında yüzde 1,39 iken, 2024 yılında 44 trilyon 587 milyar 225 milyon TL’lik GSYH içindeki oranı yüzde 1,46 oldu. En fazla Ar-Ge harcaması mali ve mali olmayan şirketler tarafından yapıldı Ar-Ge harcamalarında mali ve mali olmayan şirketler yüzde 64,8 ile en büyük paya sahip olurken, bunu yüzde 30,9 ile yükseköğretim takip etti. Kâr amacı olmayan kuruluşlar tarafından yapılan Ar-Ge harcamalarının da dâhil olduğu genel devlet Ar-Ge harcamalarının toplam Ar-Ge harcamaları içindeki payı ise yüzde 4,3 oldu. Ar-Ge harcamaları içerisinde personel harcamaları yüzde 59,5 ile en büyük harcama kalemini oluşturdu. Mali ve mali olmayan şirketler Ar-Ge finansmanında yüzde 53,8 ile ilk sırada yer aldı Ar-Ge harcamalarının 2024 yılında yüzde 53,8’i mali ve mali olmayan şirketler tarafından finanse edilirken genel devlet Ar-Ge harcamalarının yüzde 30,4’ünü, yükseköğretim yüzde 12,9’unu, yurt dışı kaynaklar yüzde 2,9’unu ve diğer yurt içi kaynaklar yaklaşık olarak yüzde 0,01’ini finanse etti. Tam zaman eşdeğeri cinsinden 310 bin 473 Ar-Ge personeli çalıştı Tam zaman eşdeğeri (TZE) cinsinden 2024 yılında toplam 310 bin 473 kişi Ar-Ge personeli olarak çalıştı. Sektörler itibarı ile dağılımına bakıldığında ise TZE cinsinden toplam Ar-Ge personelinin 2024 yılında yüzde 67,1’i mali ve mali olmayan şirketlerde, yüzde 30,0’ı yükseköğretimde ve yüzde 2,9’u kâr amacı olmayan kuruluşların da dâhil edildiği genel devlet sektöründe yer aldı. TZE cinsinden kadın Ar-Ge personelinin oranı yüzde 34,2 oldu TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı, 2024 yılında 106 bin 74 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının yüzde 34,2’sini oluşturdu. Sektörler itibarıyla TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel oranı yükseköğretimde yüzde 47,9, kâr amacı olmayan kuruluşların da dâhil edildiği genel devlette yüzde 30,6, mali ve mali olmayan şirketlerde ise yüzde 28,2 oldu. Ar-Ge personelinin yüzde 30,6’sı doktora veya eşdeğeri eğitim seviyesine sahip Ar-Ge personeli öğrenim durumuna göre incelendiğinde, Ar-Ge personelinin yüzde 39,9’unun lisans eğitim düzeyine sahip olduğu görüldü. Bunu sırasıyla yüzde 30,6 ile doktora veya eşdeğeri, yüzde 20,3 ile yüksek lisans, yüzde 4,9 ile meslek yüksekokulu ve yüzde 4,4 ile lise ve altı kategorileri takip etti. TZE cinsinden Ar-Ge personelinin eğitim durumuna göre dağılımı ise sırasıyla; yüzde 48,9 ile lisans, yüzde 21,2 ile doktora veya eşdeğeri, yüzde 19,1 ile yüksek lisans, yüzde 5,8 ile meslek yüksekokulu ve yüzde 5,0 ile lise ve altı eğitim düzeyi şeklinde oldu. En fazla Ar-Ge harcaması TR10 (İstanbul) bölgesinde gerçekleşti İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 2. Düzeye göre 2024 yılında Ar-Ge harcamalarının en yüksek olduğu bölge toplam Ar-Ge harcamasının yüzde 33,4’ünü gerçekleştiren TR10 (İstanbul) iken, bunu yüzde 27,8 ile TR51 (Ankara) ve yüzde 9,4 ile TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) bölgesi takip etti. Toplam Ar-Ge personel sayısının yüzde 32,6’sı TR10 (İstanbul), yüzde 19,2’si TR51 (Ankara) ve yüzde 8,3’ü TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) bölgesinde istihdam edildi. Mali ve mali olmayan şirketlerde Ar-Ge harcamasının yüzde 52,7’si Ar-Ge merkezlerinde yapıldı Mali ve mali olmayan şirketler tarafından 2024 yılında gerçekleştirilen 422 milyar 307 milyon TL Ar-Ge harcamasının yüzde 52,7’si Ar-Ge merkezlerinde gerçekleştirildi. Ar-Ge merkezlerinde yapılan Ar-Ge harcamasının yüzde 89,4’ü, 250 ve üzeri çalışan sayısına sahip olan girişimler tarafından yapıldı. En fazla Ar-Ge harcaması yüksek teknoloji faaliyetlerindeki girişimler tarafından yapıldı İmalat sanayinde Ar-Ge faaliyeti yürüten girişimler teknoloji düzeylerine göre sınıflandırıldığında, 2024 yılında imalat sanayinde gerçekleştirilen 210 milyar 506 milyon TL Ar-Ge harcamasının yüzde 46,9’unun yüksek teknoloji faaliyetinde yer alan girişimler tarafından gerçekleştirildiği görüldü. İmalat sanayindeki toplam Ar-Ge harcamasının yüzde 40,2’si orta yüksek teknoloji faaliyetindeki girişimler, yüzde 8,2’si orta düşük teknoloji faaliyetindeki girişimler ve yüzde 4,7’si düşük teknoloji faaliyetindeki girişimler tarafından yapıldı. İmalat sanayinde Ar-Ge faaliyeti yürüten girişimlerdeki araştırmacı sayıları incelendiğinde 2024 yılında en fazla araştırmacının 31 bin 701 kişi ile orta yüksek teknoloji faaliyeti yürüten girişimler tarafından istihdam edildiği görüldü. Bunu 22 bin 93 araştırmacı istihdamı ile yüksek teknoloji faaliyeti yürüten girişimler takip etti. TZE cinsinden araştırmacı sayıları dikkate alındığında da en fazla değerin 28 bin 957 ile orta yüksek teknoloji faaliyeti yürüten girişimlerde olduğu saptandı. Dolaylı Ar-Ge teşviklerinin özel sektör Ar-Ge harcaması içerisindeki payı yüzde 25,1 oldu Dolaylı Ar-Ge teşviklerinin, mali ve mali olmayan şirketlerin Ar-Ge harcaması içerisindeki payı 2015 yılında yüzde 14,8 iken 2024 yılında yüzde 25,1’e yükseldi. Mali ve mali olmayan şirketlerin Ar-Ge harcaması 2015 yılında 11,2 milyar TL iken, bu harcamalar 2024 yılında 422 milyar TL’ye ulaştı.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 10:08
Tarım-GFE yıllık yüzde 34,09 arttı
Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) yıllık yüzde 34,09 arttı, aylık yüzde 1,30 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi verilerini paylaştı. Buna göre, Tarım-GFE’de, Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1,30 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 23,81 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 34,09 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,94 artış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 1,55 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 0,18 azalış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 35,07 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 28,51 artış gerçekleşti. Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 59,79 artış ile veteriner harcamaları, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 3,94 artış ile gübre ve toprak geliştiriciler oldu.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 10:05
Yurt dışı üretici fiyat endeksi yıllık yüzde 27,71 arttı
Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) yıllık yüzde 27,71 arttı, aylık yüzde 2,01 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül ayı Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, YD-ÜFE 2025 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 2,01 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 27,55 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,71 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 25,19 artış gösterdi. YD-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 27,72 arttı Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 27,06 artış, imalatta yüzde 27,72 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 24,54 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 33,50 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 33,45 artış, enerjide yüzde 22,76 artış, sermaye mallarında yüzde 26,91 artış olarak gerçekleşti. YD-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 2,01 arttı Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,49 artış, imalatta yüzde 2,01 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 1,84 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 2,41 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 2,75 artış, enerjide yüzde 3,39 artış, sermaye mallarında yüzde 1,26 artış olarak gerçekleşti.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 09:31
Türkiye’deki traktörlerin yüzde 34’ü 10 şehirde bulunuyor
Türkiye’de trafiğe kayıtlı traktörlerin yüzde 34’ü tarımsal üretimin fazla olduğu 10 şehirde yer alıyor. TÜİK’in bu yılın eylül ayına ilişkin açıkladığı ’Motorlu Kara Taşıtları’ istatistiklerine göre, eylül ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların 1,8’ini traktörler oluşturdu. Eylül ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre traktörde yüzde 13,6 artarken, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 43,1 azaldı. Türkiye’deki 2 milyon 303 bin 621 traktörün 776 bin 687’i yani yaklaşık yüzde 34’ü ilk 10’daki şehirlerde bulunuyor. Afyonkarahisar’ın 50 bin 422’ye ulaşmasıyla 50 bin adedin traktörün bulunduğu şehir sayısı 11’e ulaşırken ilk 10’daki şehirlerin her birinden 60 binin üzerinde traktör kullanılıyor. Türkiye’de traktör sayısında lider olan Manisa yine bu unvanını korudu ve traktör sayısını 110 binin üzerine çıkararak 2025’in ocak ayına göre 109 bin 270’ten 111 bin 34’e taşıdı. Bursa 70 bin 8 olan traktör sayısını 80 bin 717’ye ulaşırken, "hububat ambarı" Konya’da bu yıl satışlar iyi gitmedi ve sadece 899 adetlik artışla 104 bin 38’den 104 bin 937’e çıktı. Tarımsal üretimdeki mekanizasyon seviyesini gösteren bu verilere göre, en yüksek traktör sayısına sahip ilk 10 il ve Afyonkarahisar’ın traktör sayıları aşağıdaki tabloda yer aldı: İl Traktör Sayısı (Ocak 2025) Traktör Sayısı (Ağustos 2025) Manisa 109.270 111.034 Konya 104.038 104.937 İzmir 84.680 86.717 Bursa 79.008 80.538 Ankara 72.570 74.539 Denizli 64.119 65.211 Samsun 63.663 64.700 Antalya 63.476 64.566 Adana 62.861 63.180 Aydın 60.165 61.265 Afyonkarahisar 49.758 50.422
20 Ekim 2025 Pazartesi - 09:28
Londra’da kazandıklarıyla memleketine toprak yatırımı yaptı
Bursa’nın Karacabey ilçesinden genç yaşlarında yabancı dil öğrenmek için gittiği Londra’da fast food zinciri kuran Seçim Gezegen, kazandıklarının bir bölümüyle son 10 yılda bin dönüm arazi satın alarak tarıma yatırım yaptı.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 09:21
Serbest piyasada döviz fiyatları
Dolar 41,9480 liradan, euro ise 49,0060 liradan haftaya başladı. İstanbul Kapalıçarşı’da 41,9460 liradan alınan dolar 41,9480 liradan, 49,0040 liradan alınan euro ise 49,0060 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 41,94 liradan, euro ise 48,99 liradan satılmıştı.
19 Ekim 2025 Pazar - 22:09
Yediemin sektörünün geleceği Bursa’da masaya yatırıldı
Türkiye Yediemin İşletmeleri Federasyonu Başkanı Onur Özdemir, çeşitli illerden gelen dernek başkanlarıyla Bursa’da sektörün geleceğine yönelik değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Mövenpick Otel’de düzenlenen toplantıya Türkiye Yediemin İşletmeleri Federasyonu’na bağlı derneklerin Kayseri, Isparta, Burdur, İzmir, Konya, İstanbul, Ankara ve Bursa temsilcileri katıldı. Toplantıda sektörün güncel sorunları, mevzuat düzenlemeleri ve federasyonun yürüttüğü projeler ele alındı. Türkiye Yediemin İşletmeleri Federasyonu Başkanı Onur Özdemir, toplantının ana gündeminin ülke genelinde çekici ve otopark ücretlerinde uygulama birliği sağlanması olduğunu belirterek, "Her şehirde farklı uygulamalar vatandaşta kafa karışıklığı oluşturuyor. Ülke genelinde standart ücret tarifesi getirilmeli" dedi. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile gündeme gelen özelleştirme sürecine de değinen Özdemir, "Yedieminlik hizmetinin geleceği açısından en doğru model kamu–özel iş birliği ortaklığıdır. Adalet Bakanlığı lisans modeliyle uyumlu bir geçiş süreci sağlanmalı" ifadelerini kullandı. Toplantıda ayrıca İçişleri Bakanlığı PRODES sistemi üzerinden yürütülen mesleki eğitim projesi değerlendirildi. Özdemir, "Projemiz onaylandığında 81 ilde yedieminlik ve mevzuat eğitim seminerleri düzenleyeceğiz" dedi. Uzun süre otoparklarda bekleyen araçların ekonomik değerini kaybettiğine dikkat çeken Özdemir, "Bu durum milli servet kaybı anlamına geliyor. Tasfiye süreçlerinin hızlanması için mevzuat düzenlemeleri yapılmalı" diye konuştu. Meslek itibarının güçlendirilmesinin federasyonun önceliği olduğunu vurgulayan Özdemir, "Gitgide büyüyen bir aileyiz. Sektörün sesi olabilmek için birlikte hareket ediyoruz" dedi.
19 Ekim 2025 Pazar - 22:04
Yediemin sektörünün geleceği Bursa’da masaya yatırıldı
Türkiye Yediemin İşletmeleri Federasyonu Başkanı Onur Özdemir, çeşitli illerden gelen dernek başkanlarıyla birlikte Bursa’da sektörün geleceğine yönelik değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Mövenpick Otel’de düzenlenen buluşmaya Kayseri, Isparta, Burdur, İzmir, Konya, İstanbul, Ankara ve Bursa temsilcileri katıldı. Ziyarette, sektörün güncel sorunları, mevzuat düzenlemeleri ve federasyonun yürüttüğü projeler ele alındı. Özdemir, toplantının ana gündeminin ülke genelinde çekici ve otopark ücretlerinde uygulama birliği sağlanması olduğunu belirterek, "Her şehirde farklı uygulamalar vatandaşta kafa karışıklığı oluşturuyor. Ülke genelinde standart ücret tarifesi getirilmeli" dedi. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle gündeme gelen özelleştirme sürecine de değinen Özdemir, "Yedieminlik hizmetinin geleceği açısından en doğru model kamu-özel iş birliği ortaklığıdır. Adalet Bakanlığı lisans modeliyle uyumlu bir geçiş süreci sağlanmalı" ifadelerini kullandı. Toplantıda ayrıca İçişleri Bakanlığı PRODES sistemi üzerinden yürütülen mesleki eğitim projesi değerlendirildi. Özdemir, "Projemiz onaylandığında, 81 ilde yedieminlik ve mevzuat eğitim seminerleri düzenleyeceğiz" açıklamasını yaptı. Uzun süre otoparklarda bekleyen araçların ekonomik değerini kaybettiğine dikkat çeken Özdemir, "Bu durum milli servet kaybı anlamına geliyor. Tasfiye süreçlerinin hızlanması için mevzuat düzenlemeleri yapılmalı" dedi. Meslek itibarının güçlendirilmesinin federasyonun önceliği olduğunu vurgulayan Özdemir, "Git gide büyüyen bir aileyiz. Sektörün sesi olabilmek için birlikte hareket ediyoruz" ifadelerini kullandı.
19 Ekim 2025 Pazar - 17:02
Marina, bin 194 yolcu getirdi
Muğla’nın Bodrum ilçesine gelen "Marina" isimli yolcu gemisi, toplam bin 194 yolcu getirdi. Marshall Adaları bayraklı 239 metre boyundaki, 32 metre genişliğindeki "Marina" adlı kruvaziyer sabah saatlerinde İzmir’in Dikili Limanı’ndan Bodrum’a geldi. 2012 yılında üretilen 66 bin 84 grostonluk gemide ağırlıklı olarak Amerikalı olmak üzere toplam bin 194 yolcu, 753 personel bulunuyor. Gemi, gece saatlerinde Kuşadası Limanı’na hareket edecek.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder