EKONOMİ
Domateste üretim planlaması fiyat dengesinin anahtarı 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:12:49 Antalya’da yaş sebze ve meyve piyasasında yılbaşından bu yana özellikle domates fiyatlarında dikkat çeken bir seyir yaşanırken, sektör temsilcileri fiyat istikrarı için üretim ve tüketim dengesinin daha sağlıklı kurulması gerektiğini belirtiyor. Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan, bu yıl domateste arzın düşük olduğunu belirterek, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım " dedi. Akcan, fiyatlardaki dalgalanmaların önüne geçilebilmesi için yıl bazında üretim planlamasının önem taşıdığını vurguladı. "Domates 80-100 TL bandında istikrarlı gitti" Domatesin ocak ayından sonra yüksek fiyat bandında seyrettiğini ifade eden Nevzat Akcan, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Ürün yok bu sene. Geçen sene bu zamanlar domates fiyatı çok düşüktü" dedi. Geçen yıl üreticinin özellikle domateste beklediği geliri elde edemediğini belirten Akcan, bunun sonraki üretim dönemlerinde ekim tercihlerini etkilediğini anlattı. Akcan, "Bizim esas çektiğimiz sıkıntı bu. Yıl bazında 12 ay boyunca kaç ton, hangi şehirde, hangi bölgede ne kadar üretim var, ne kadar tüketim var, bu dengeyi sağlayamıyoruz. Üretici ne yapıyor? Geçen yıl hangi ayda para etmişse oraya odaklanıyor. Bu kez de devamlı boşluklara denk geliyoruz, fiyat istikrarını yakalayamıyoruz" diye konuştu. "Yüzde 45 ürün kaybı ciddi bir rakam" Geçen yıl domates üreticisinin yılın ilk aylarında para kazanamadığını belirten Akcan, üreticinin daha sonra çift ekim yapılan dönemlere yöneldiğini söyledi. Akcan, sadece domateste değil, biber, patlıcan ve diğer ürünlerde de benzer bir tablo yaşandığını dile getirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı istatistiki bilgilere göre ürün kaybının yüksek olduğunu belirten Akcan, "Geçtiğimiz günlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden istatistiki bilgiler aldım, yüzde 45 ürün kaybı var. Yüzde 45 çok ciddi bir rakam. Ürün az, az olunca ne olacak? Hangi ürün az olursa o ürün daha çok para ediyor" ifadelerini kullandı. "Domates hariç ürünler 15-30 TL bandında" Domates dışındaki sebze fiyatlarının ise daha düşük bantta seyrettiğini söyleyen Akcan, üretici açısından gelir dengesinin korunmasının önemine işaret etti. Akcan, "Domates hariç diğer ürünler 15-30 TL bandında. Biber, patlıcan, kabak hepsinin fiyatı birbirine yakın. Biz bu çiftçiye para kazandıramadığımız takdirde önümüzdeki seneler için tehlike çanları çalıyor. Onun için çiftçiyi nasıl koruyacağız, onun hesabını yapmamız lazım. Sebze ve meyve fiyatlarının enflasyon sepetinden kesinlikle çıkarılmasını istiyoruz. Yerli üreticimize sahip çıkmamız lazım. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım ki tüketici de İstanbul’da, Ankara’da, Anadolu şehirlerinde rahatça sebze tüketebilsin. Üretimden düşersek ne yapacağız? İthalat çözüm değil" diye konuştu. "Geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum" Aile mesleği olan çiftçiliği sürdüren 22 yaşındaki Akdeniz Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü öğrencisi Baha Karacula ise tarımsal üretimde maliyetlerin ve risklerin yüksek olduğuna dikkat çekti. Öğrencilik hayatının yanında üretime devam ettiğini belirten Karacula, çiftçiliğin doğal afetlerden maliyet artışlarına kadar birçok risk barındırdığını söyledi. Karacula, "Öğrenciyim, aynı zamanda aile mesleğim olan çiftçiliği sürdürüyorum. Akdeniz Üniversitesi’nde Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü okuyorum. 22 yaşındayım. Bu mesleğin risk oranı çok yüksek. Herhangi bir doğal afette bütün senenin mahsulü yerle bir olabilir, bütün kazanç kaybedilebilir. O açıdan geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum. Sigortacılık yapmak istiyorum. Ama yine de elimizden geldiğince sürdürmeye çalışıyoruz" dedi. Tarımda girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki etkisine değinen Karacula, özellikle tarım ilacı, gübre, mazot ve döviz kuruna bağlı maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirtti. Karacula, "Bu mesleğin geleceğini parlak görmüyorum. Girdilerin yükselmesi, tarım ilaçlarını ve gübreleri üretmiyor oluşumuz, bunların yurt dışından gelmesi bizim için yüksek maliyet oluşturuyor. Mazotun yükselmesi de etkili. Dışa bağlı olduğumuz için de üretim sektörü bizim için bir hayli zor geçiyor" ifadelerini kullandı. Sadece kokteyl domates ürettiklerini söyleyen Karacula, ürününü markete verdiğini belirterek, "Kilosunu muhtemelen 50 TL civarı satarız, maliyeti de tahminim 50 lira" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:11 Domateste üretim planlaması fiyat dengesinin anahtarı Antalya’da yaş sebze ve meyve piyasasında yılbaşından bu yana özellikle domates fiyatlarında dikkat çeken bir seyir yaşanırken, sektör temsilcileri fiyat istikrarı için üretim ve tüketim dengesinin daha sağlıklı kurulması gerektiğini belirtiyor. Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan, bu yıl domateste arzın düşük olduğunu belirterek, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım " dedi. Akcan, fiyatlardaki dalgalanmaların önüne geçilebilmesi için yıl bazında üretim planlamasının önem taşıdığını vurguladı. "Domates 80-100 TL bandında istikrarlı gitti" Domatesin ocak ayından sonra yüksek fiyat bandında seyrettiğini ifade eden Nevzat Akcan, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Ürün yok bu sene. Geçen sene bu zamanlar domates fiyatı çok düşüktü" dedi. Geçen yıl üreticinin özellikle domateste beklediği geliri elde edemediğini belirten Akcan, bunun sonraki üretim dönemlerinde ekim tercihlerini etkilediğini anlattı. Akcan, "Bizim esas çektiğimiz sıkıntı bu. Yıl bazında 12 ay boyunca kaç ton, hangi şehirde, hangi bölgede ne kadar üretim var, ne kadar tüketim var, bu dengeyi sağlayamıyoruz. Üretici ne yapıyor? Geçen yıl hangi ayda para etmişse oraya odaklanıyor. Bu kez de devamlı boşluklara denk geliyoruz, fiyat istikrarını yakalayamıyoruz" diye konuştu. "Yüzde 45 ürün kaybı ciddi bir rakam" Geçen yıl domates üreticisinin yılın ilk aylarında para kazanamadığını belirten Akcan, üreticinin daha sonra çift ekim yapılan dönemlere yöneldiğini söyledi. Akcan, sadece domateste değil, biber, patlıcan ve diğer ürünlerde de benzer bir tablo yaşandığını dile getirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı istatistiki bilgilere göre ürün kaybının yüksek olduğunu belirten Akcan, "Geçtiğimiz günlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden istatistiki bilgiler aldım, yüzde 45 ürün kaybı var. Yüzde 45 çok ciddi bir rakam. Ürün az, az olunca ne olacak? Hangi ürün az olursa o ürün daha çok para ediyor" ifadelerini kullandı. "Domates hariç ürünler 15-30 TL bandında" Domates dışındaki sebze fiyatlarının ise daha düşük bantta seyrettiğini söyleyen Akcan, üretici açısından gelir dengesinin korunmasının önemine işaret etti. Akcan, "Domates hariç diğer ürünler 15-30 TL bandında. Biber, patlıcan, kabak hepsinin fiyatı birbirine yakın. Biz bu çiftçiye para kazandıramadığımız takdirde önümüzdeki seneler için tehlike çanları çalıyor. Onun için çiftçiyi nasıl koruyacağız, onun hesabını yapmamız lazım. Sebze ve meyve fiyatlarının enflasyon sepetinden kesinlikle çıkarılmasını istiyoruz. Yerli üreticimize sahip çıkmamız lazım. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım ki tüketici de İstanbul’da, Ankara’da, Anadolu şehirlerinde rahatça sebze tüketebilsin. Üretimden düşersek ne yapacağız? İthalat çözüm değil" diye konuştu. "Geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum" Aile mesleği olan çiftçiliği sürdüren 22 yaşındaki Akdeniz Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü öğrencisi Baha Karacula ise tarımsal üretimde maliyetlerin ve risklerin yüksek olduğuna dikkat çekti. Öğrencilik hayatının yanında üretime devam ettiğini belirten Karacula, çiftçiliğin doğal afetlerden maliyet artışlarına kadar birçok risk barındırdığını söyledi. Karacula, "Öğrenciyim, aynı zamanda aile mesleğim olan çiftçiliği sürdürüyorum. Akdeniz Üniversitesi’nde Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü okuyorum. 22 yaşındayım. Bu mesleğin risk oranı çok yüksek. Herhangi bir doğal afette bütün senenin mahsulü yerle bir olabilir, bütün kazanç kaybedilebilir. O açıdan geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum. Sigortacılık yapmak istiyorum. Ama yine de elimizden geldiğince sürdürmeye çalışıyoruz" dedi. Tarımda girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki etkisine değinen Karacula, özellikle tarım ilacı, gübre, mazot ve döviz kuruna bağlı maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirtti. Karacula, "Bu mesleğin geleceğini parlak görmüyorum. Girdilerin yükselmesi, tarım ilaçlarını ve gübreleri üretmiyor oluşumuz, bunların yurt dışından gelmesi bizim için yüksek maliyet oluşturuyor. Mazotun yükselmesi de etkili. Dışa bağlı olduğumuz için de üretim sektörü bizim için bir hayli zor geçiyor" ifadelerini kullandı. Sadece kokteyl domates ürettiklerini söyleyen Karacula, ürününü markete verdiğini belirterek, "Kilosunu muhtemelen 50 TL civarı satarız, maliyeti de tahminim 50 lira" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:11 Kuzey Ege zeytinyağında ortak akıl Ayvalık’ta buluştu AGROAYVALIK 2026 Kuzey Ege Tarım ve Hayvancılık Fuarı kapsamında düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi, Kuzey Ege’nin zeytin ve zeytinyağı sektörünü buluşturdu. Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı İsmail Uğural koordinasyonunda gerçekleştirilen zirvede, bölgenin ticaret odası başkanları zeytinyağında küresel marka olmanın yol haritasını tartıştı. "Kuzey Ege Zeytinyağında Küresel Marka Yolculuğu: Coğrafi İşaret Yönetimi ve Lisanslı Depoculuk" başlıklı oturumun moderatörlüğünü Dr. Hakkı Çetin yaptı. Oturuma, Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin ve Burhaniye Ticaret Odası Başkanı Hasan Varol konuşmacı olarak katıldı. Başkanlar, coğrafi işaretin korunmasından lisanslı depoculuğa, ürün kimliğinden uluslararası pazarlamaya kadar birçok stratejik konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. "Coğrafi işaret yalnızca bir logo değil, güven sistemi" Oturumda ilk sözü alan Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, Türkiye’de coğrafi işaretli ürünlerin gerçek değerine henüz ulaşamadığını söyledi. Avrupa’da coğrafi işaretli ürünlerin standart ürünlerin iki katı fiyatına satıldığını hatırlatan Uçar, Türkiye’de ise sistemin daha çok başlangıç aşamasında olduğunu ifade etti. Ayvalık Zeytinyağı’nın önemli bir marka gücüne sahip olduğunu ancak aynı zamanda en fazla taklit edilen ürünlerden biri haline geldiğini belirten Uçar, özellikle sosyal medya ve e-ticaret platformlarında denetimsiz satışların ciddi bir sorun oluşturduğunu söyledi. Uçar, "Tüketici çoğu zaman ürünün gerçekten coğrafi işaret kriterlerini taşıyıp taşımadığını bilmiyor. Coğrafi işaret yalnızca bir logo değildir. O ürünün üretiminden ambalajına kadar belirli standartlarla üretildiğinin garantisidir" dedi. Coğrafi işaretli ürünlerde denetim, tanıtım ve izlenebilirlik sisteminin büyük önem taşıdığını vurgulayan Uçar, üreticiye katma değer sağlamayan bir coğrafi işaret modelinin sürdürülebilir olmayacağını söyledi. "Üretici coğrafi işareti neden kullanmak istesin? Ona ekonomik bir avantaj sağlaması lazım. Bunun için de ürün kimliği oluşturulmalı, izlenebilirlik sistemi kurulmalı ve kalite belgelenmeli" diye konuştu. "Premium marka oluşturmadan dünya raflarına giremeyiz" Ali Uçar, dünya pazarında güçlü olabilmek için yalnızca kaliteli üretimin yeterli olmadığını belirterek ürün hikâyesinin de oluşturulması gerektiğini söyledi. Toskana örneğini veren Uçar, "Orada ürünün hangi bahçeden toplandığı, hangi üreticiden çıktığı, hangi kimyasal değerlere sahip olduğu tüketiciye anlatılıyor. Bizim de premium marka oluşturabilmemiz için bunu yapmamız gerekiyor Biz QR kod uygulamamız ile bunu gerçekleştirdik. Tüketicimizin ve markalarımızın hizmetine sunduk " dedi. Ayvalık’ta şu anda 33 markanın aynı anda coğrafi işareti kullandığını belirten Uçar, bunun tarihi bir gelişme olduğunu söyledi. Uçar, "Ayvalık Ticaret Odası çatısı altında kümelenme modeli oluşturmak istiyoruz. Kendi içimizde birlikteliği sağladığımızda Kuzey Ege markasını çok daha güçlü hale getirebiliriz" ifadelerini kullandı. "Lisanslı depoculuk zeytinyağının bankacılık sistemi olacak" Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin ise lisanslı depoculuk sisteminin Türkiye’de tarım ticaretini değiştirecek çok önemli bir adım olduğunu söyledi. Dünyada zeytinyağı depolama sistemlerinin büyük ölçüde kooperatifler tarafından yürütüldüğünü anlatan Çetin, İspanya’daki örnekleri paylaşarak Türkiye’de ilk kez böyle bir yapının kurulmaya çalışıldığını belirtti. Çetin, lisanslı depoculuğu "zeytinyağının bankacılık sistemi" olarak tanımlayarak şunları söyledi: "Üretici yağını lisanslı depoya koyacak. Ürün analizlerden geçecek. Ardından elektronik ürün senedi oluşturulacak. Üretici isterse ürününü borsada satabilecek, isterse bekletecek, isterse bankaya gidip uygun faizli kredi kullanabilecek. Bu sistem tamamen üreticinin lehine çalışacak." Bugün zeytinyağı piyasasında sağlıklı bir fiyat mekanizmasının oluşmadığını ifade eden Çetin, lisanslı depoculuk sayesinde ürünün gerçek değerinin ortaya çıkacağını söyledi. "Artık herkes bir kurumun fiyat açıklamasını beklemeyecek. Piyasa kendi değerini oluşturacak. Üretici de ihracatçı da neyle karşı karşıya olduğunu görecek" dedi. Körfez’den Çanakkale’ye uzanan ortak proje Lisanslı depoculuk projesinin yalnızca Körfez’i değil, geniş bir bölgeyi kapsadığını ifade eden Çetin, projeye Balıkesir Valiliği ve Güney Marmara Kalkınma Ajansı başta olmak üzere çok sayıda kurumun destek verdiğini söyledi. Ayvalık Ticaret Odası, Edremit Ticaret Odası ve Burhaniye Ticaret Odası öncülüğünde yürütülen çalışmanın zaman içerisinde Bergama’dan Çanakkale’ye kadar genişleyen bir yapıya dönüştüğünü ifade eden Çetin, şirketin kurulduğunu ve ruhsat aşamasına gelindiğini açıkladı. Çetin, "Bu proje yalnızca depolama değil, aynı zamanda ürün envanteri oluşturacak. Türkiye’de şu an ne kadar yağın nerede olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Lisanslı depoculuk sistemiyle bu veri de ortaya çıkacak" dedi. "Kuzey Ege markasını birlikte büyüteceğiz" Burhaniye Ticaret Odası Başkanı Hasan Varol ise Kuzey Ege’nin zeytinyağında ortak bir kültüre sahip olduğunu vurgulayarak, geçmişte coğrafi işaret süreçlerinin ayrı ilerlediğini ancak bugün güçlü bir birlikteliğin oluştuğunu söyledi. Varol, "Ayvalık, Burhaniye, Edremit, Havran ve Gömeç arasında ürün kalitesi açısından büyük fark yok. Biz bugün Kuzey Ege markasını birlikte büyütmeye çalışıyoruz. Geçmişte tek bir coğrafi işaret çatısı altında birleşilebilseydi bugün çok daha güçlü bir noktada olabilirdik" diye konuştu. "Dünya artık belgeli ve izlenebilir ürün istiyor" Hasan Varol, Burhaniye Ticaret Odası bünyesinde kurulan akredite laboratuvar sayesinde dünya standartlarında analiz yapılabildiğini belirtti. Coğrafi işaretin ancak güçlü denetim sistemiyle korunabileceğini söyleyen Varol, ürün kalitesinin depolama aşamasında da korunmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. "Bizim ürünümüz çok değerli ama aynı zamanda çok hassas. Yanlış depolandığında bütün kalite kaybolabiliyor. Lisanslı depoda ise ürün sigortalı, analizli ve kontrollü olacak. Dünya artık belgeli ve izlenebilir ürün istiyor. Biz de bu sisteme geçmek zorundayız" diyen Varol, lisanslı depoculuk sisteminin ihracatta da büyük avantaj sağlayacağını dile getirdi. "Dünyada örneği olmayan bir modeli kuruyoruz" Körfez’de kurulacak lisanslı zeytinyağı deposunun dünyada sayılı örneklerden biri olacağını ifade eden Varol, projenin başlangıçta zorluklar yaşayabileceğini ancak uzun vadede sektöre yön vereceğini söyledi. Varol, "Dünyada lisanslı zeytinyağı deposu konusunda örnek çok az. Biz ilklerden biri olmaya çalışıyoruz. Belki ilk yıllarda zorluk yaşayacağız ama bu model Türkiye’ye örnek olacak. Sonrasında farklı bölgelerde de benzer sistemler kurulacak" dedi. Zirvede yapılan değerlendirmelerde, coğrafi işaretin yalnızca bir tescil belgesi olmadığı, aynı zamanda kaliteyi, güveni ve bölgesel kalkınmayı temsil ettiği vurgulanırken, Kuzey Ege’nin ortak hareket ederek dünya zeytinyağı pazarında çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceği mesajı verildi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:48 Atakum Belediyesi Tarım Tesisi’nin temeli atıldı Samsun Atakum Belediyesi Tarım Tesisi’nin temel atma töreni yoğun katılımla gerçekleştirildi. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel tarımla uğraşan ailelere nefes aldıracak Atakum Belediyesi Tarım Tesisini hayata geçiriyor. Alanlı Mahallesi 3379. Cadde’nin bulunduğu mevkide inşa edilecek tesisin temel atma töreni, CHP Grup Başkan Vekili Hukukçu ve Ziraat Mühendisi Doç. Dr. Gökhan Günaydın’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Hayvancılıkla uğraşan ailelere yem kırma hizmeti sunacak tesiste, tohum eleme makinası ile çiftçinin daha kaliteli tohuma ulaşması ve birim alanda alınan verimin artırılması hedefleniyor. "Üreticiye geniş hizmet" 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü içeren haftada düzenlenen tören yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programda konuşma yapan Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, "Belediyecilik yalnızca yol, kaldırım, park yapmak değildir. Belediyecilik, bu görevleri yaparken vatandaşın geçimine, üretimine, sofrasına ve emeğine de dokunabilmektir. 2025 yılı verilerine göre Atakum’da 160 bin dekardan fazla tarım arazimiz bulunuyor. Ne yazık ki bu arazilerin önemli bir kısmı bugün kullanılmıyor ya da tarım dışı kalmış durumda. Biz Atakum Belediyesi olarak, girdi maliyetlerinin, tohumun, gübrenin, mazotun üreticiyi zorladığı böyle bir dönemde çiftçimize sadece ’kolay gelsin’ deyip kenara çekilemeyiz. Elimizdeki imkânları üreticimizin hizmetine sunmak zorundayız. Temelini atacağımız Tarım Tesisi de bu anlayışımızın bir ürünüdür. Bu tesisle hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımız için yem kırma hizmeti vereceğiz. Tohum eleme makinamızla çiftçimizin daha kaliteli tohuma ulaşmasına katkı sağlayacağız. Fındık üreticilerimiz için kurutma makinamızı sezonda hizmete alacağız. Ayrıca fındık kırma, kavurma ve paketleme bölümlerinden oluşacak işleme tesisimizi de hayata geçirmek istiyoruz. Çünkü üreticimizin ürünü yalnızca dalından toplandığı haliyle değil, işlenmiş ve değer kazanmış haliyle de kazanç sağlamalı. Çiftçimizin emeğinden çok daha fazlasını kazanmasını istiyoruz" dedi. "Yeni projeler kapıda" Başkan Türkel daha önce üreticilere fide ve fidan desteği sunduklarını belirterek, " Ata tohumu çalışmalarımızı, kanatlı aşılama hizmetlerimizi ve yem desteklerimizi sürdüreceğiz. Ayrıca Türkiye Belediyeler Birliği’nin desteğiyle kuracağımız sebze fidesi serasında üreteceğimiz fideleri vatandaşlarımıza ücretsiz dağıtacağız. Böylece hem üretimi teşvik edecek hem de aile ekonomilerine katkı sunacağız. Atakum Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğümüz ve Atakum Kent Konseyi proje ekipleri çalışmalarıyla İncesu Mahallesi’nde bulunan hayvan çiftliğimizde Bafra sakızı ırkı damızlık koyun üretimine başlıyoruz. Bu üretim çiftliğimizde çiftçilerimize ekonomik fiyatla damızlık sağlıklı koyunlar vermeyi amaçlıyoruz. Üretirsek başarırız, üretirsek kalkınırız" diye konuştu. "Faiz yükünde kurtuluyoruz" Başkan Türkel kentte en iyi hizmeti sunmak için kesintisiz çalışma sürdürdüklerini vurgulayarak, "Atakum’da çok uzun zamandır var olan yol sorunlarını biliyoruz. Taş parke tesisimiz maksimum kapasitede üretim sağlıyor. Fen işleri müdürlüğümüz ise günde ortalama 700 metrekare taş döşüyor. Ama yol sorunu o kadar büyük ki kendimiz üreterek sorunları bitiremeyeceğimizi biliyoruz. 2024 Ağustos ayında SGK’nın belediyelere iller bankası üzerinden yapmış olduğu kesintiler ve faizler nedeniyle çok zor günlerden geçiyoruz. Bürokratlarımız ile yapmış olduğumuz çalışmalarla eğitim araştırma ek bina ve taşınmazların devri ile ortalama borcumuzun yarısı kapatılıyor, diğer yarısınıda taksitlendirerek faiz yükünden kurtuluyoruz. Bununla birlikte hem personelimizin alacak sorununu çözmüş olacağız, hem de Atakumda yol sorun olmaktan çıkacak. Fen işleri müdürlüğümüz yapmış olduğu İhaleler ile 180 bin metre kare parke, 150 km sathi kaplama, 7500 metre kare asfalt yama için bismillah diyoruz" şeklinde konuştu. Programda konuşan CHP Grup Başkan Vekili Hukukçu ve Ziraat Mühendisi Doç. Dr. Gökhan Günaydın, "Bugün, Atakum Belediyesi Tarım Tesisinin açılışındayız. Bu son derece önemli bir adımdır. Hem belediye başkanımızı, hem belediye çalışanlarını, emekçilerimizi, tüm kardeşlerimizi gönülden kutluyorum. Emeklerinize sağlık. Çiftçi buradan kapasitesi ve sayısı artan makineleri belirli zamanda alarak tarlasını işleyebilmeli. O halde ortak makine parkını burada hayata geçirebilmeliyiz. Kaliteli tohumunu, yemini burada temin edebilmeli ki yükselen fiyatlara karşı çiftçimizi koruyabilmeliyiz. Atakum Belediyemizi bu güzel açılışından dolayı kutluyorum" ifadelerini kullandı.
Sofralık zeytinde bereketli hasat, kilogram fiyatı 55 TL’den tarladan alıcı buluyor
16 Ekim 2025 Perşembe - 09:01 Sofralık zeytinde bereketli hasat, kilogram fiyatı 55 TL’den tarladan alıcı buluyor Hatay’da sofralık zeytinin hasadına başlandı. Çiftçinin umudunun yüksek olduğu ürün tarladan kilogram fiyatı 55 TL’den alıcı buluyor. Türkiye’nin en verimli toprakları arasında yer alan Amik Ovası’nın Hassa ilçesi kısmında sofralık zeytin hasadına başlanıldı. Tadı ve kalitesiyle rağbet gören zeytinde çiftçi rekolteden memnun durumda. Kuraklığın etkili olduğu bölgede ürün kaybının olmaması ve zeytindeki bereket çiftçi Mehmet Çömez’i sevindirdi. Sofralık zeytinin kilogram fiyatının tarlada 55 TL’de olduğunu söyleyen Çömez, Hatay’dan Türkiye’nin çeşitli illerine zeytin gönderildiğini ifade etti. "Kilogram fiyatı 55 TL bandında gidiyor ama dışarıya göre bizim fiyatlarımız düşük" Sofralık zeytinde hasattan memnun olduklarını söyleyen Çömez, ürün fiyatının düşük olduğuna dikkat çekerek, "Bu yıl zeytin, iklimsel şartlardan dolayı bazı bölgelerde yok ama çok şükür bizim zeytinlerimiz iyi. Tonajımız tahminimizi tutuyor ve çok şükür iyi. Bu zeytinlerimiz sofrada tüketilmek için hasat edildi. Biz kutulara dolduruyoruz ve yeşil zeytin olarak vatandaşlara sunuyoruz. Şuan fiyat olarak 55 TL bandında gidiyor ama dışarıya göre bizim fiyatlarımız düşük. Şu anda mahsulümüzü tarladan çıkarttık, araçla fabrikalara gönderiyoruz. Elendikten ve temizlendikten sonra kutulara doldurularak çeşitli illere sofralık olarak gönderiliyor" dedi.
Sofralık zeytinde bereketli hasat, kilogram fiyatı 55 TL’den tarladan alıcı buluyor
16 Ekim 2025 Perşembe - 08:55 Sofralık zeytinde bereketli hasat, kilogram fiyatı 55 TL’den tarladan alıcı buluyor Hatay’da verimin yüksek olduğu sofralık zeytinde hasada başladı. Çiftçinin umudunun yüksek olduğu sofralık zeytin tarladan kilogram fiyatı 55 TL’den alıcı buluyor. Türkiye’nin en verimli toprakları arasında yer alan Amik Ovası’nın Hassa ilçesi kısmında sofralık zeytin hasadına başlanıldı. Tadı ve kalitesiyle Türkiye’de tercih seviyesi yüksek olan zeytinde çiftçi rekolteden memnun durumda. Kuraklığın etkili olduğu bölgede ürün kaybının olmaması ve zeytindeki bereket çiftçi Mehmet Çömez’i sevindirdi. Çiftçi Çömez, sofralık zeytinin kilogram fiyatının tarlada 55 TL’de olduğunu söyleyerek Hatay’dan Türkiye’nin çeşitli illerine zeytin gönderildiğini ifade etti. "Kilogram fiyatı 55 TL bandında gidiyor ama dışarıya göre bizim fiyatlarımız düşük" Sofralık zeytinde hasattan memnun olduklarını söyleyen Mehmet Çömez, ürün fiyatının düşük olduğuna dikkat çekerek "Bu yıl zeytin, iklimsel şartlardan dolayı bazı bölgelerde yok ama çok şükür bizim zeytinlerimiz iyi. Tonajımız tahminimizi tutuyor ve çok şükür iyi. Bu zeytinlerimiz sofrada tüketilmek için hasat edildi. Biz kutulara dolduruyoruz ve yeşil zeytin olarak vatandaşlara sunuyoruz. Şuan fiyat olarak 55 TL bandında gidiyor ama dışarıya göre bizim fiyatlarımız düşük. Şuanda mahsulümüzü tarladan çıkarttık, araçla fabrikalara gönderiyoruz. Elendikten ve temizlendikten sonra kutulara doldurularak çeşitli illere sofralık olarak gönderiliyor" dedi.
TŞOF Genel Başkanı Mehmet Yiğiner’in öncülüğündeki ‘Danışma Kurulu’ toplantısı Antalya’da gerçekleştirildi
15 Ekim 2025 Çarşamba - 16:26 TŞOF Genel Başkanı Mehmet Yiğiner’in öncülüğündeki ‘Danışma Kurulu’ toplantısı Antalya’da gerçekleştirildi Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Genel Başkanı Mehmet Yiğiner’in başkanlığında düzenlenen Danışma Kurulu toplantısı Antalya’da geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Toplantıya, 6. Bölge Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birliği Başkanı Ahmet Tural, Türkiye Kahveciler, Kıraathaneciler ve Büfeciler Esnaf ve Sanatkarlar Federasyonu Genel Başkanı Murat Ağaoğlu ile birlikte Aksaray, Ankara, Ardahan, Artvin, Bayburt, Bingöl, Bolu, Burdur, Denizli, Edirne, Erzincan, Gaziantep, Giresun, Iğdır, Kahramanmaraş, Karabük, Kastamonu, Kırklareli, Kütahya, Mersin, Ordu, Sakarya, Samsun, Şırnak, Tekirdağ, Tunceli, Uşak, Yalova ve Yozgat illerinin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ESOB) Başkan ve Başkan vekilleri katılım sağladı. "Sorunları ortak akıl ve istişareyle çözüyoruz" Toplantının açılış konuşmasını yapan TŞOF Genel Başkanı Mehmet Yiğiner, esnaf ve sanatkarların sorunlarının çözümü konusunda istişare kültürünün önemine vurgu yaptı. Yiğiner, "Toplantımızda, esnaf ve sanatkarlarımızın hem genel düzeyde hem de sektörel olarak karşılaştıkları sorunları tüm yönleriyle ele aldık. Başkanlarımızın illerinde yürüttükleri çalışmalar, edindikleri gözlemler ve öneriler doğrultusunda sorunların çözüm yollarını ortak akıl çerçevesinde değerlendirdik" dedi. Federasyonun çalışmaları sunumla anlatıldı Yiğiner, konuşmasının devamında federasyonun yürüttüğü projeler ve tesislerdeki modernizasyon çalışmaları hakkında bilgi vererek, "Federasyonumuzda ve tesislerimizde yürüttüğümüz çalışmalar ile elde ettiğimiz kazanımlara ilişkin hazırladığımız video sunumunu Başkanlarımızla paylaştık. Ulaşım esnafımızın sorun, talep ve beklentilerine yönelik yürüttüğümüz faaliyetleri ve tesislerimizdeki yenileme süreçlerini kapsamlı şekilde aktardık" ifadelerini kullandı. Birlik ve dayanışma mesajı Toplantı sonunda çekilen hatıra fotoğrafı ile Türkiye’nin dört bir yanından gelen ESOB başkanları birlik ve dayanışma mesajı verdi.
Samsun Tarım Fuarı kapılarını açtı: Son 6 yılın en düşük firma katılımı
15 Ekim 2025 Çarşamba - 15:53 Samsun Tarım Fuarı kapılarını açtı: Son 6 yılın en düşük firma katılımı TÜYAP tarafından Samsun’da bu yıl 10’uncusu düzenlenen Tarım Fuarı, Fuar ve Kongre Merkezi’nde açıldı. Bu yıl son 6 yılın en az firma katılımıyla gerçekleşen fuarda 54 firma yer aldı. Açılış töreninde protokol konuşmaları yapılmazken, kurdelenin kesilmesinin ardından katılımcılar stantları gezerek ürün ve teknolojiler hakkında bilgi aldı. "Samsun tarımsal potansiyeli oldukça yüksek olan bir il" Açılışın ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Samsun’un Türkiye’nin önde gelen tarım illerinden biri olduğunu vurgulayarak, "Samsun tarımsal potansiyeli oldukça yüksek olan bir il. Bitkisel üretim, hayvancılık ve su ürünleri açısından Türkiye’de önemli bir konumdayız. Özellikle son yıllarda tarımsal üretimde modernleşme ve teknolojik yeniliklerin artmasıyla birlikte verimlilikte ciddi bir yükseliş yaşanıyor. Bu potansiyelin geliştirilmesi, sürdürülebilir tarımın sağlanması ve üreticilerimizin rekabet gücünün artırılması için bu tür fuar organizasyonları çok büyük önem taşıyor" dedi. "Tarımsal üretim çok önemli" Fuarın 5 gün boyunca açık kalacağını da dile getiren Yılmaz, "Her geçen gün tarımın önemi artıyor. Tarımsal üretim çok önemli, üreticilerimiz çok önemli. Geçen seneyle mukayese ettiğimiz zaman önceki yıla yakın sayıda bir firmanın bu senede gene stantta yer aldığını görüyoruz. Ancak alan olarak bir önceki yıldan daha geniş bir alanda stantların kurulduğunu söyleyebiliriz. İlk gün olmasına rağmen yoğun bir katılımcı var. Fuar 15-19 Ekim tarihleri arasında açık kalacak" diye konuştu. Ayrıca açılışa Samsun Vali Yardımcısı Mehmet Fikret Çavuş, Tekkeköy Kaymakamı Enver Hakan Zengince, Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Necmi Çamaş ile Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu katıldı. 54 firma katıldı 2020’de 83 firma, 2021’de 72 firma, 2022’de 100 firma, 2023’te 63 firma, 2024’te 71 firmanın katıldığı fuara bu sene ise 54 firmanın iştirak etmesi dikkat çekti. Fuar 15-19 Ekim tarihleri arasında açık kalacak.
Gaziantep’te Tekstil Makineleri Fuarı başladı
15 Ekim 2025 Çarşamba - 15:40 Gaziantep’te Tekstil Makineleri Fuarı başladı Türkiye’nin tekstil üretim şehirlerinden Gaziantep’te Tekstil Makineleri Fuarı 2025 açılışı gerçekleştirildi. Gaziantep Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Sanayi Odası, Gaziantep Ticaret Odası, Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nin destekleriyle düzenlenen fuar Ortadoğu Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Fuarda Almanya, İsviçre, İtalya ve Belçika’nın yanı sıra Çin ve Hindistanlı yatırımcıların stantları ile 15 ülkeden 228 katılımcı yer aldı. Yerli üretim makinelerin de tanıtıldığı fuarda, yalnızca makine sergileri değil aynı zamanda teknoloji lansmanları, inovatif çözümler ve AR-GE odaklı yeniliklerin tanıtıldığı bir platform haline getirildi. Açılışta konuşan Gaziantep Valisi Kemal Çeber, kentte yapılan fuarları desteklediklerini ifade ederek, Gaziantep’in tekstil alanında da iyi bir seviyede olduğunu dile getirdi. "Bu ihracat rakamlarımızı fuar destekleriyle, ihracat destekleriyle daha yukarıya taşımaya gayret ediyoruz" Açılış töreninde konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, "Gaziantep biraz evvel de bahsedildi, Anadolu’nun aslında parlayan yıldızı, ilk lider şehirlerden birisi. Gaziantep, ben de Kayseriliyim, Kayseri ve Konya, gerçekten Anadolu’da sanayinin, organize sanayi bölgelerinin kurulmasıyla sanayinin hızlıca ilerlediği ve sanayi kültürünün olduğu şehirler. Kayseri, Kayseri ve Konya buralar yapmış olduğu ihracat rakamlarıyla da zaten kendileri belli ediyorlar. Bunlara hızlıca yenili katıldı daha sonra Kahramanmaraş, Malatya gibi. Şimdi katılmaya da devam ediyor. OSB’ler kuruldu, orada çok ciddi yatırımlar var. Diğer illerimizde de, Şanlıurfa’da olsun, diğer Anadolu illerimizde de çok hızlı yatırımlar oluyor. Asya ve Avrupa’nın kesişim noktasında. İpek yolu üzerinde olan ülkemiz ve İpek yolu üzerinde olan şehrimiz bu noktada kendini her alanda gösteriyor ve artık Türkiye sahip olduğu konumu, gelişmiş lojistik altyapısı ve güçlü sanayi kapasitesiyle Türkiye küresel ticaretin ana arterlerinden biri haline gelmiş durumda. Bu da tabii bizim ticaret bakanlığı olarak görev ve yetki alanımıza. Çok yakın olarak giriyor. Özellikle sanayicimizin ihracatında, yine ithalat yapılan mallarda sanayicimizi koruma yönünde tedbirler almaya devam ediyoruz. İhracatta desteklerimiz devam ediyor. Şöyle baktığımızda ihracatımızın 2025 yılı Eylül ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3 arttığını görebiliyoruz. Yani 22.6 milyar dolar. Eylül ayında Türkiye’nin ihracatı var. 2025 yılı Ocak-Eylül döneminde ise yüzde 4.1’lik bir ihracat artışı var. Sadece Ocak ayından Eylül ayına kadar 200.6 milyar dolar ihracatımız oldu. İthalatımız da bu dönemde 267.6 milyar dolar seviyesine geldi. Yıllıklandırmış olarak baktığımızda, yüzde 3.2’lik bir artışla Türkiye’nin ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre 269.7 milyar dolara çıktı. Yıl sonu hedefimiz 273.8 milyar dolarla bu yılı rekor seviyede kapatmak. Bununla alakalı sanayicilerimizin gayretleri, çalışmaları özgürle görüyoruz. Bizler de bakanlık olarak destekliyoruz. Bu ihracat rakamlarımızı fuar destekleriyle, ihracat destekleriyle daha yukarıya taşımaya gayret ediyoruz" diye konuştu. Törende konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise bu tarz fuarları desteklediklerini söyledi. Açılışa, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım, Gaziantep Sanayi Odası yetkilileri ve Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Cengiz Şimşek katıldı.
Sultanhisar’da "genel tarım sayımı eksik parseller" konulu toplantı yapıldı
15 Ekim 2025 Çarşamba - 15:30 Sultanhisar’da "genel tarım sayımı eksik parseller" konulu toplantı yapıldı Aydın’ın Sultanhisar ilçesinde Tarım ve Orman Bakanlığı ve Türkiye istatistik kurumu başkanlığı arasında yapılan protokol kapsamında genel tarım sayımına ilişkin olarak "genel tarım sayımı eksik parseller" konulu toplantı yapıldı. Sultanhisar ve Yenipazar ilçelerine bağlı mahalle muhtarları toplantıda bilgilendirildi. Tarım ve Orman Bakanlığının; tarımsal üretimin güncel ve doğru verilerle izlenmesini sağlamayı, kırsal kalkınma politikalarına katkıda bulunmayı, sahadaki çalışmalar için gerekli iş birliği ve koordinasyonu oluşturmayı amaçlayan, Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı tarım sayımı olarak nitelendirilen 2025 yılı genel tarım sayımı çalışmalarında sona yaklaşılıyor. Aydın genelinde yapılan çalışmalar kapsamında Sultanhisar ve Yenipazar ilçelerine bağlı mahalle muhtarları da bilgilendirildi. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Sultanhisar MYO’nun ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya Sultanhisar Kaymakam vekili Murat Karataş, ADÜ Sultanhisar MYO Müdürü Prof.Dr.Ahmet Kılıçkan, Belediye Başkan Yardımcısı Okan Yalçınkaya, Sultanhisar Tarım ve Orman İlçe Müdürü Dr.Taner Bozbek, Yenipazar Tarım ve Orman İlçe Müdürü Erkan Kasırga, her iki ilçenin protokol üyeleri ile muhtarlar katıldı. Son gün 24 Ekim 2025 Aydın Tarım ve Orman İl Müdürlüğünden Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdür Vekili Mustafa Özsemerci, toplantıya katılanlara çalışmalar hakkında bilgi vererek özellikle muhtarların 24 Ekim 2025 tarihine kadar çalışmalarını tamamlamalarını istedi. Yapılan bilgilendirmede: "Tarım sayımı tarımsal üretimin temel yapısal görünümünü yerleşim yeri bazında ortaya koyan en kapsamlı veri kaynağıdır. Sayım kapsamında, çiftçilerimizin faaliyetleri doğru, eksiksiz ve güncel verilerle kayıt altına alınacak ve arazi büyüklüğünden ürün çeşitliliğine; hayvancılıktan makine parkına kadar 300 farklı değişkene ait veri toplanacaktır. Tarımsal faaliyet (bitkisel ve/veya hayvansal üretim) gerçekleştiren tüm tarımsal işletmeler (hanehalkı, hanehalkı ortaklığı, şirket, kooperatif vs.) sayım kapsamındandır ve tamamından bilgi derlenecektir. Gıda ve tarım politikalarının doğru bir şekilde planlanabilmesi ve etkinliğinin izlenebilmesi için ihtiyaç duyulan çok önemli verilerin elde edileceği bu çalışmaya Bakanlığımız ve TÜİK başta olmak üzere tüm kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşları her türlü destek ve katkıyı seferberlik ruhu ile sağlayacaktır. Çiftçilerimizin sayıma katılımı farklı tanıtım kanallarıyla teşvik edilecektir. Çiftçilerin sayım bürolarına davet edilmesi, bir takvim dâhilinde SMS yoluyla TÜİK tarafından organize edilecektir. Ayrıca çiftçilerimiz web üzerinden e-devlet doğrulamasıyla soru formunu kendi başlarına, büroya gelmeden doldurabilecektir. Çiftçilerimizin anket öncesinde, tasarruflarında bulunan (tarım + tarım dışı) tüm alanların ada, parsel numarası, büyüklüğü, sahibi ya da ortağı olduğunuz traktör ve biçerdöverin plakaları, hayvan varlığınız vb. bilgileri yanında bulundurması önem arz etmektedir. Dökümü alınan listeler İlçe Sayım Komitesi Başkanlıkları tarafından ilgili mahalle/köy muhtarlarına teslim edilecektir. Muhtarlar tarafından, kendilerine teslim edilen formlardaki araziler ile ilgili tespit çalışması ivedilikle gerçekleştirilecek, listelerdeki yer alan arazilerin tarımsal niteliğinin olup olmadığı, tarımsal niteliği olan alanların kullanılıp kullanılmadığı, kullanılan alanların hangi tarımsal işletmeler tarafından tasarruf edildiği bilgileri formlara işlenecektir. Tamamlanan formlar, muhtarlar tarafından imzalanarak Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlüklerine teslim edilecektir" denildi.