EKONOMİ
17 Mayıs 2026 Pazar - 23:01 Isparta’da elma piyasasında stok iddialarına yanıt Isparta’da soğuk hava depolarında bekleyen elmalarla ilgili gündeme gelen "stokçuluk" iddiaları üzerine İl Tarım ve Orman Müdürlüğü açıklama yaptı. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul, depolardaki ürünlerin rutin satış süreci içinde olduğunu belirterek, "Isparta’da bu sezon ekim ayında yaklaşık 800 bin ton elma hasadı gerçekleştirildi. Bunun 507 bin tonu soğuk hava depolarında muhafaza altına alındı. Şu anda bu ürünlerin yalnızca yüzde 8-9’luk kısmı depolarda kalmış olup, ekim ayından bu yana yaklaşık yüzde 90’ı satılmıştır. İlde elma stokçuluğu değil, normal ve rutin bir satış sürecinin devam ettiği görülmektedir" dedi. Isparta’da geçtiğimiz günlerde soğuk hava depolarında bekleyen yaklaşık 50 bin ton elmanın alıcı beklemeye devam etmesi, kamuoyunda üretici ve tüccarın stok yaptığı yönünde tartışmalara neden oldu. Konuya ilişkin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden açıklama geldi. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul, bu sezon Isparta’da ekim ayında yaklaşık 800 bin ton elma hasadı gerçekleştirildiğini, bunun 507 bin tonunun atmosfer kontrollü soğuk hava depolarında muhafaza altına alındığını ifade etti. Tuğrul, depolardaki ürünlerin yalnızca yüzde 8-9’luk kısmının kaldığını ve bu ürünlerin de hazirana kadar kademeli şekilde satışa sunulmasının beklendiğini aktardı. "Ekim ayında hasat edilen ürün hava deposunda muhafaza edilerek yıl içerisinde satılıyor" Tuğrul, "Isparta elmacılığın ağırlıkta olduğu bir il. Yıllık ortalama 1 milyon ton civarında elma üretimiyle Türkiye’de en ön sırada yer alıyoruz. Geçen yıl don olayları nedeniyle yaklaşık 800 bin ton civarında üretim gerçekleşti. Bunun 507 bin tonu soğuk hava depolarında muhafaza altına alındı. Ekim ayında hasat edilen ürün yıl boyunca satışa sunuluyor. Yıllık ortalama 800 bin ile 1 milyon ton arasında olan üretimin yaklaşık 500 bin tonu, il genelindeki 116 soğuk hava deposunda muhafaza edilerek yıl içerisinde satılıyor" dedi. "Elmada stokçuluk değil, rutin satış sürüyor" Tuğrul, son günlerde gündeme gelen elmada stokçuluk iddialarına ilişkin, "507 bin ton elmanın şu anda yalnızca yüzde 8-9’luk kısmı depolarda kaldı. Bu da 15 Haziran’a kadar satılmaya devam ediyor. Atmosfer kontrollü soğuk hava depolarında ise satışlar haziran sonu, hatta temmuz ayına kadar sürüyor. Ekim ayından bu zamana kadar ürünün yüzde 90’ı satıldı. Geriye kalan ürün ise söylendiği gibi tüccara değil, üreticiye ait elma. Geçtiğimiz hafta yaptığımız tespitlerde depodaki ürünün sadece yüzde 32’sinin tüccara, geri kalan kısmının ise üreticiye ait olduğunu belirledik. Dolayısıyla ilde elma stokçuluğu değil, normal rutin bir satışın devam ettiği görülmektedir" açıklamasını yaptı. "Elma fiyatlarında maliyetler etkili oluyor" Elmaların soğuk hava depolarına kasalarla girdiğini ve yıl boyunca bu şekilde muhafaza edildiğini belirten Tuğrul, "Ürünler birinci kalite, ikinci kalite, üçüncü kalite ve meysu olarak ayrılıyor. Bir kısmı da meyve suyu fabrikalarına gidiyor. Elma fiyatlarında zaman zaman artış oluyor. Geçen yıl sezon ortasında fiyat yaklaşık 45 lira civarındaydı. Bunun içerisinde ikinci ve üçüncü kalite ürünler de bulunuyor. Bozulan elmalarla birlikte maliyetler 45 liranın çok daha üzerine çıkıyor. Paketleme ve benzeri maliyetler eklendiğinde fiyatlar giderek yükseliyor. Dolayısıyla buradaki 45 liralık fiyatla karşılaştırma yapmak şu an çok yerinde değil. Bazı yerlerde elmanın 100 lira olması, ürünün işlenmesiyle ilgili. Bu süreçte stokçuluk veya yüksek kâr söz konusu değil. Şu anda bununla ilgili piyasa araştırmalarını zaten kontrol altında tutuyoruz" şeklinde konuştu. Bu yıl elma rekoltesinde 1 milyon ton beklentisi Bu yıl elma rekoltesinin 1 milyon tonun üzerine çıkmasını beklediklerini dile getiren Tuğrul, "Geçen yıl don olaylarından çok etkilenmedik ancak lokal olarak etkilenen bölgeler nedeniyle üretim 800-850 bin ton civarında gerçekleşti. Bu sene ise 1 milyon ton üzeri bir beklentimiz var" dedi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 22:53 TZOB Başkanı Bayraktar: "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şanlıurfa’da önceki hafta "süper hücre" fırtınasının vurduğu Birecik ve Bozova ilçelerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 3 Mayıs’ta meydana gelen "süper hücre" fırtınasının hasara neden olduğu Şanlıurfa’nın Birecik ilçesine bağlı kırsal Mezra Mahallesi ile Bozova ilçesine bağlı kırsal Pirhalil Konaklı Mahallesi’nde incelemelerde bulundu. Ziyarette Birecik Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı Hüseyin Özateş, "Özellikle bu afetten en çok çiftçilerimiz etkilenmiştir. Fıstık ağaçlarında büyük hasar oluşmuştur" dedi. Bağlarbaşı Mahallesi Muhtarı Mehmet Öztürk, "Gördüğünüz gibi süper hücrenin vurduğu zarar, fıstıklar zaten iki yıldır mahsul vermiyordu, şimdi de gelecek iki yıl, gelecek yıla da zarar verdi. Çiftçilerimiz perişan durumda. Gelecek yılın karagözleri bile açtı" ifadelerini kullandı. Mezra Mahallesi’nde çiftçilik yapan Hanifi Görenler, "Bu hale gelen fıstık yaklaşık 2-3 yıl içerisinde hiç verim vermeyecek durumda. Karagözler gitmiş, dallarda yaralanmalar olmuş" şeklinde konuştu. Birecik Ziraat Odası Başkanı Abdulcelil Arıcı, "Şimdi burada 3 Mayıs tarihinde gelen doğal afetten dolayı 2 bin 910 çiftçimiz zarar görmüş, 3 mahallemizde zarar var. Yaklaşık 210 bin dekarda hasar tespit ettik. Durum bundan ibaret. Yüzde 20 ile yüzde 90 arasında hasar var" dedi. Meydan Mahallesi Muhtarı Kazım Özateş, "İlçemizde yaşanan doğal afet sonrası fıstık ağaçlarımızda zarar meydana gelmiştir. Meyve ağaçlarımız, sebze alanlarımız kullanılamaz hale gelmiştir" diye konuştu. Çiftçilerin zararının karşılanması için gerekli girişimler yapılacak Ziyaretinde çiftçilerle görüşen Şemsi Bayraktar, yaşanan felaketin boyutunun büyük olduğunu belirtti. Bayraktar, "Urfa’da doğal afet gören çiftçilerimizi ziyaret etme imkanımız oldu. Çiftçilerimizi dinleme imkanımız oldu. Bu afetler devam edecek gibi de görünüyor. Geçen sene yaklaşık bin 11 afet yaşadık, yani bu önemli bir rakam. Başta kuraklık ve don olmak üzere her türlü afeti gördük. Bu sene de aşırı yağışlar devam ediyor. Bu aşırı yağışlar sonucunda da sel felaketleriyle karşı karşıyayız. Tarım alanlarını su basıyor. Geçen sene don felaketini çok geniş şekilde yaşadık ama yine bazı illerde don felaketi yaşıyoruz. Geçen hafta ben Iğdır’daydım. Don felaketi maalesef geniş alanda ürünlerimize zarar verdi. Bu gölgelerde, Antep ve Urfa’da gördüğümüz gibi dolu felaketi ve son yıllarda da çok artış gösteren hortum felaketiyle karşı karşıyayız. Bunlar da tarımsal üretime zarar veriyor. Burada TARSİM kapsamında olan üreticilerimize TARSİM belli oranlarda yardımlarda bulunacak ama TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var. Çiftçimiz de haklı olarak bize ’Hem örgütlerimizi hem de devletimizi böyle bir zamanda yanımızda görmemiz lazım’ diyorlar. Fevkalade haklılar. Tabii bir de örgütler olarak buradayız. Ben de Ziraat Odaları Genel Başkanı olarak bütün afet bölgelerinde bulunmaya çalışıyorum. Gördüklerimizi de, çiftçilerimizin taleplerini de başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili bakanlara intikal ettiriyoruz. İnşallah bu afetten zarar gören çiftçilerimize yardım alırız, onların borçlarının yapılandırılmasını sağlarız" diye konuştu.
İnşaat maliyet endeksi yıllık yüzde 22,82 arttı
10 Ekim 2025 Cuma - 10:04 İnşaat maliyet endeksi yıllık yüzde 22,82 arttı Ağustos ayında inşaat maliyet endeksi yıllık yüzde 22,82 arttı, aylık yüzde 1,05 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos ayı İnşaat Maliyet Endeksi’ni açıkladı. Buna göre, inşaat maliyet endeksi, 2025 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1,05 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,82 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 1,46 arttı, işçilik endeksi yüzde 0,28 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 19,17 arttı, işçilik endeksi yüzde 30,16 arttı. Bina inşaatı maliyet endeksi yıllık yüzde 22,53 arttı, aylık yüzde 1,15 arttı Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 1,15 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,53 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 1,67 arttı, işçilik endeksi yüzde 0,23 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 18,92 arttı, işçilik endeksi yüzde 29,54 arttı. Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi yıllık yüzde 23,75 arttı, aylık yüzde 0,72 arttı Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,72 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,75 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 0,84 arttı, işçilik endeksi yüzde 0,48 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 19,94 arttı, işçilik endeksi yüzde 32,37 arttı.
Kibar Holding’e TİDE’den ’Kurumsal Farkındalık’ ödülü
10 Ekim 2025 Cuma - 09:59 Kibar Holding’e TİDE’den ’Kurumsal Farkındalık’ ödülü Kibar Holding, Türkiye İç Denetim Enstitüsü’nün (TİDE) düzenlediği Farkındalık Ödülleri’nde, güçlü yönetişim kültürünü destekleyen iç denetim uygulamaları ile ’Kurumsal Farkındalık’ kategorisinde ödüle layık görüldü. Kibar Holding, Türkiye İç Denetim Enstitüsü’nün (TİDE) düzenlediği 15’inci İç Denetim Farkındalık Ödülleri kapsamında, ’Kurumsal Farkındalık’ kategorisinde ödül kazandı. Kibar Holding İç Denetim Ekibi, mesleki farkındalığın gelişimine katkı sağlayan iletişim ve eğitim faaliyetleriyle TİDE jürisi tarafından örnek gösterildi. Ödül, Topluluk genelinde etik, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerini güçlendiren iç denetim yaklaşımının bir yansıması olarak değerlendirildi. Ödül, Türkiye İç Denetim Enstitüsü’nün 30’uncu kuruluş yılı vesilesiyle düzenlenen 29’uncu Uluslararası Türkiye İç Denetim Kongresi kapsamında verildi. 01-02 Ekim tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen kongre, ‘30 Yılın Yankısı, Geleceğin Pusulası’ temasıyla iç denetim mesleğinin geçmişini ve geleceğini bir araya getirdi. Kongrede, iç denetim mesleğinin stratejik rolü; teknoloji, yapay zekâ ve insan odağında ele alınırken, 37 farklı oturumda 71 konuşmacı yer aldı. Kongreye iki bin 172 kişi katılım sağladı, 19 kurum sponsorluk desteği verdi. TİDE’nin 30’uncu yılına özel olarak düzenlenen etkinlikler arasında, Farkındalık Ödülleri’nin yanı sıra akademik tez yarışmaları, sürdürülebilirlik alanında yeni sertifikasyon programları ve uluslararası iş birlikleri de yer aldı.
Sındırgı’da kadınlar üretiyor, doğal peynirler sofralara ulaşıyor
10 Ekim 2025 Cuma - 09:47 Sındırgı’da kadınlar üretiyor, doğal peynirler sofralara ulaşıyor Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA) tarafından desteklenen "50 Peynirli Şehrim" projesi kapsamında kurulan Sındırgı Belediyesi Butik Mandıra, kadınların emeğiyle üretime devam ediyor. Balıkesir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen proje, Sındırgı Belediyesi’nin öncülüğünde yerel üreticiyi güçlendiren, kadın istihdamını artıran ve yöresel ürünleri markalaştıran önemli bir girişim olarak dikkat çekiyor. Kadın kooperatifinden doğallığıyla öne çıkan lezzetler Sındırgı Emekçi Kadınlar Kooperatifi üyeleri tarafından işletilen butik mandırada, tamamen katkısız sütlerden doğal peynirler üretiliyor. Günlük yaklaşık 500 kilogram sütün işlendiği mandırada, sütler önce Süt Birliği kontrolünden geçiyor, ardından mandıraya getirilerek işleniyor. Üretimde sepet peyniri, lor ve isteğe göre köy peyniri bulunuyor. Sepet peyniri; çörek otlu, kekikli, acılı ve sade gibi farklı çeşitleriyle hem yerel halktan hem de şehir dışından gelen tüketicilerden tam not aldı. Doğal üretim süreci ilgi çekiyor, dünya markası olması yolunda ilerliyor Üretim aşamalarında geleneksel yöntemlerin modern hijyen standartlarıyla buluşturulduğu mandıra, özellikle doğal ve yerel lezzet arayan tüketiciler için cazibe merkezi haline geldi. Sındırgı Emekçi Kadınlar Kooperatifi Başkanı Selda Yüksel, üretim sürecinin tamamen doğal şartlarda gerçekleştirildiğini belirterek şu bilgileri verdi: "Sütlerimiz doğrudan bölgedeki üreticilerden toplanıyor ve katkı maddesi kullanılmadan işleniyor. Şimdilik ürün çeşitliliğimiz sınırlı olsa da çok olumlu geri dönüşler alıyoruz. Satışlarımız arttıkça yeni çeşitler ekleyip daha fazla kadına iş imkânı sağlamayı hedefliyoruz. Sadece Sındırgı’da ve Balıkesir’de değil Balıkesir’imize Sındırgı’mıza özgü peynirlerimizle dünya çapında tanınmayı hedefliyoruz. Sizler de Emekçi Kadınlar Kooperatifimizden alışveriş yaparak kadınlarımıza katkı sağlayabilirsiniz." Sütler doğal, üretim yerel, lezzet geleneksel Sındırgı merkezinde ve çevre ilçelerde satışa sunulan doğal peynirler, özellikle şehir dışından gelen ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor. Ürünleri tadan vatandaşlar, doğal aroması, tuz dengesinin yerinde olması, hijyenik, katkısız üretimin yapılması ve ev yapımı lezzetini andırması nedeniyle peynirleri beğeniyle tüketiyor. İlçeye ziyaret için gelen bir vatandaş, "Marketten aldığımız peynirlerin tadı yok, buradaki peynirler çocukluğumuzun lezzeti gibi. Her gelişimizde alıyoruz" ifadelerini kullandı. Kadın emeğiyle kalkınan bir Sındırgı "50 Peynirli Şehrim" projesi, kadın üreticilerin el emeğiyle doğal ürünleri tüketiciyle buluşturarak hem ekonomik hem sosyal açıdan örnek bir kırsal kalkınma modeli oluşturuyor. Sındırgı Belediyesi’nin desteğiyle üretim kapasitesi ve ürün çeşitliliği her geçen gün artarken, kadınların ürettiği yöresel peynirler hem Balıkesir’de hem de farklı şehirlerde sofralarda yer buluyor.
Akbank’a ‘Yapay Zekâda Dünyanın En İyi Bireysel Bankası’ unvanı
10 Ekim 2025 Cuma - 09:46 Akbank’a ‘Yapay Zekâda Dünyanın En İyi Bireysel Bankası’ unvanı Akbank, AI in Finance Awards 2025’te, ‘Yapay Zekâda Dünyanın En İyi Bireysel Bankası’ unvanına layık görüldü. Global Finance tarafından bu yıl ilk defa düzenlenen ’AI in Finance Awards 2025’ kapsamında Yapay Zekâ çözümleriyle ’Yapay Zekâda Türkiye’nin ve Batı Avrupa’nın En İyi Bankası’, ’Akbank LLM’ ile ’Ödeme İşlem Yönetiminde Türkiye’nin ve Batı Avrupa’nın En İyi Bankası’ ödüllerini kazanarak uluslararası bir başarıya imza atan Akbank, küresel kazananların açıklandığı ödül töreninde ‘Yapay Zekâda Dünyanın En İyi Bireysel Bankası’ unvanına layık görüldü. Konuya ilişkin yaptığı açıklamada Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, "Bugün yapay zekâ kurumların nasıl düşündüğünü, nasıl karar aldığını ve nasıl değer ürettiğini belirleyen temel bir unsur haline geldi. Biz Akbank’ta bu dönüşümü erken dönemde öngördük ve yapay zekâyı bankamızın bütün reflekslerine entegre edecek bir strateji belirledik. Bu sayede süreçleri hızlandıran, karar alma kalitesini artıran, iç görüyü destekleyen, hem müşteri deneyimini hem de ekip memnuniyeti ve verimliliğini derinleştiren bir sistem inşa ettik" dedi. "Yapay zekâyı bankacılık faaliyetlerimizde kullanmanın yanı sıra, bu alanda yol gösterici rolünü de sahipleniyoruz" Gür, "Bugün Akbank Asistan’dan büyük dil modellerine, müşteriyle gerçek zamanlı ve bağlamsal iletişim kurabilen uygulamalardan belge otomasyonuna kadar geniş bir yapay zekâ altyapısıyla çalışıyoruz. Akbank Asistan her ay 2 milyonun üzerinde etkileşimle müşterilerimizin bankacılık ihtiyaçlarını anlıyor, taleplerini gerçekleştiriyor. Ürettiğimiz yapay zekâ destekli satış motorumuz, 2 bini aşan ayrı veri setinden beslenerek 200 adet makine öğrenme modeli ve 200 kadar da müşteri profilleme analitik model stokumuzu, 5 milyonlara ulaşan günlük mobil kullanıcımıza ulaştırıyor. Tüm kanallardaki satış ve pazarlama dünyamız, tüm ürün ve servis geliştirme çalışmalarımız bu sisteminin ürettiği çıktılara göre şekilleniyor. Akbank Mobil’deki yapay zekâ tabanlı iletişim alanımızda ayda 40 milyondan fazla tamamen kişiye özel akıllı ipucunu müşterilerimizle buluşturuyor, böylece onların finansal kararlarını destekliyoruz. Akbank’ta yapay zekâyı bankacılık faaliyetlerimizde kullanmanın yanı sıra, bu alanda yol gösterici rolünü de sahipleniyoruz. 2025’in ilk çeyreğinde yayınladığımız "Sorumlu Yapay Zekâ Manifestosu" ile benimsediğimiz ilkeler kapsamında, yapay zekâ teknolojilerinin kullanım rehberini herkese açık kaynaklarda ve şeffaf bir şekilde sunuyoruz" diye konuştu. "Yapay zekâda başarımızı küresel çapta teyit etmiş olmanın gururunu yaşıyoruz" "Türkiye’de ve dünyada dijital bankacılık hızla gelişirken biz, insan odaklılığımızı koruyarak bunu dijitalle entegre eden bir denge kurduk" diyen Gür, sözlerini şöyle tamamladı: "Şubelerimizi birer uzmanlık ve güven merkezi olarak konumlandırırken, yapay zekâyı bu temas noktalarını destekleyen görünmez ama akıllı bir katman haline getirdik. Akbank’ı farklılaştıran bu yaklaşım ve yüksek teknoloji yetkinliğimizle yapay zekâda başarımızı küresel çapta teyit etmiş olmanın gururunu yaşıyoruz. Akbank böylece bir kez daha sadece ülkemizde değil, uluslararası finans arenasında da öncü konumunu görünür kıldı. Bu başarının mimari olan tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ederim."
Fonmap, yapay zeka destekli kişisel yatırım danışmanlığı hizmetini duyurdu
10 Ekim 2025 Cuma - 09:45 Fonmap, yapay zeka destekli kişisel yatırım danışmanlığı hizmetini duyurdu Türkiye’nin yeni fon platformu Fonmap, çalışmalarını yapay zekâ teknolojisiyle sürdürüyor. Platform, yapay zeka destekli kişisel yatırım danışmanlığı hizmetine başladığını duyurdu. Platform, yapay zekâ desteği sayesinde herkesin kişisel yatırım danışmanına sahip olmasını hedefliyor. Türkiye’nin yeni fon platformu Fonmap, tasarruf sahiplerine sunduğu yeni hizmetlerle çalışmalarını sürdürüyor. TEFAS fonlarıyla birlikte, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) onaylı alternatif yatırım fonlarına mobil uygulamayla dijital erişim sunuyor. Şimdi ise herkese yapay zeka destekli kişisel yatırım danışmanlığı hizmetine başladı. Bankalar ve portföy yönetim şirketleri kişisel yatırım danışmanlığı gibi özel bankacılık hizmetlerinde belli büyüklükte portföye sahip olma şartı ararken, Fonmap’te özel hizmetler için portföy büyüklüğünde sınır bulunmuyor. Fonmap’in yapay zeka teknolojisiyle özel yatırım danışmanlığı hizmetinden, portföy büyüklüğü fark etmeksizin herkes yararlanabiliyor. "15 ay gibi kısa bir sürede hizmet vermeye başladık" Fonmap Kurucu Ortağı Sami Güzel, "Fonmap, dijital fon platformu olarak hizmet vermeye başlayalı 15 ay gibi kısa bir süre oldu. Bu sürede Türkiye’nin en kapsamlı fon platformu haline geldik. Toplam yatırımcı sayısı 5,5 milyon yatırımcıyı geçen TEFAS fonlarının yanı sıra 400 bine yakın yatırımcının olduğu girişim sermayesi ve gayrimenkul yatırım fonlarına (GSYF ve GYF) dijital erişim sağlıyoruz. Start-Up olarak kurulan Fonmap, şimdi başlangıç evresinden, büyüme evresine geçti. Kendi geliştirdiğimiz yerli ve milli teknolojimiz sayesinde tüm kullanıcılarımıza sunduğumuz yapay zekâ destekli yatırım danışmanlığı hizmetimizle büyümemizi hızlandıracağız" ifadelerini kullandı. "35 milyon dolar değerleme" Platform, tohum yatırım turunu tamamladı. Turkcell Yeni Teknolojiler GSYF, Tera GSYO ve RePie Portföy’ün katılımıyla gerçekleşen yatırım turunda Fonmap, 35 milyon dolar değerleme üzerinden 3 milyon dolar yatırım aldı. Güzel, "Bu yatırımla birlikte, yatırım alışkanlıklarını dönüştürmeye, yatırımcıların kararlarını veriyle güçlendirmeye ve sermaye piyasalarının gelişimine öncülük etmeye devam edeceğiz. 2024 Haziran ayında hizmete giren platform, aradan geçen 15 aylık dönemde 10 bin kullanıcıya ulaştı. Platform, 20 portföy yönetim şirketinin yönettiği GSYF ve GYF’lere de yatırım imkânı sunuyor" dedi. Yapay zeka özel portföyü profesyonel algoritmalarla oluşturuyor Yapılan açıklamaya göre; Fonmap yapay zekâ yatırımcıya özel portföy oluştururken çok katmanlı ve profesyonel bir algoritma uyguluyor. İlk aşamada yatırımcının risk profili, vade tercihleri ve yatırım amacı dikkate alınıyor. Ardından, fonların tema, kategori, risk seviyesi ve geçmiş performansları benzer ürünlerle karşılaştırılıyor. Bu süreçte özellikle Sharpe oranı (risksiz varlığa kıyasla performans oranı), Sortino oranı (portföyün gelirleri yatırım hedefine göre puanlamak), ortalama getiri ve volatilite gibi teknik performans göstergeleri esas alınıyor. Böylece yalnızca mutlak getiri değil, risk ayarlı başarı da değerlendirmeye katılıyor. Makroekonomik boyutta ise fonların son KAP raporundaki varlık dağılımları incelenerek, ilgili varlık sınıflarının ve sektörlerin mevcut makroekonomik görünümü ile eşleştiriliyor. Örneğin, devlet tahvili ağırlığı yüksek bir fon için faiz ve enflasyon trendleri; hisse senedi yoğun portföylerde ise büyüme verileri, sektör bazlı gelişmeler ve küresel piyasa dinamikleri göz önünde bulunduruluyor. Ayrıca, dalgalanmalara karşı hedge stratejileri eklenerek portföyün farklı senaryolara karşı dayanıklılığı artırılıyor.
EPDK: "Karadeniz’de üretilen yerli doğal gaz sıvılaştırılarak ihracatın önü açılacak"
10 Ekim 2025 Cuma - 09:44 EPDK: "Karadeniz’de üretilen yerli doğal gaz sıvılaştırılarak ihracatın önü açılacak" Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı (EPDK), Karadeniz’de üretilen yerli doğal gazın gerek boru hatları ile gerekse de sıvılaştırma tesisleri vasıtasıyla sıvılaştırılarak ihraacatının önünün açılacağını bildirdi. EPDK tarafından yapılan yazılı açıklamada, Karadeniz’de üretilen yerli doğal gazın boru hatları ve sıvılaştırma tesisleriyle sıvılaştırılarak ihracata kazandırılacağı belirtilerek, doğal gaz ithalatı ve ihracatında hem özel sektör hem de kamu şirketleri açısından süreçlerin hızlandırılarak ticaret hacminin artırılmasının hedeflendiği vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu’nda TBMM tarafından 2023 ve 2024 yıllarında yapılan önemli değişiklikler sonrasında EPDK tarafından başlatılan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile koordineli olarak yürütülen yönetmelik değişikliği çalışmalarında son aşamaya gelindi. EPDK’nın internet sitesinde Doğal Gaz Piyasası Lisans Yönetmeliği ve bununla bağlantılı 4 adet mevzuatta kapsamlı değişiklikler içeren mevzuat değişiklik taslakları piyasanın ve kamuoyunun görüşlerine açıldı. 24 Ekim 2025 tarihine kadar 15 gün süreyle EPDK internet sitesinde görüşte kalacak olan mevzuat değişiklik taslaklarında başlıca kanun değişikliği ile doğal gaz piyasasında yeni bir faaliyet türü olarak tanımlanan doğal gaz sıvılaştırma faaliyeti yapmak isteyen tüzel kişilerin lisans başvuru koşulları ile hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesine yönelik hükümler, doğal gaz depolama yatırımlarının teşvik edilmesi amacıyla depolama tesislerinin üçünü tarafların erişimine açılma kuralına Bakanlık görüşü alınarak, Kurul tarafından istisna tanınmasına yönelik hükümler, ülkemizin doğal gaz arz esnekliğinin arttırılması ve uluslararası piyasalardaki ticari fırsatların değerlendirilmesi amacıyla yüzen sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tesislerinin yerinden ayrılması ve ihtiyaç olan başka bölgelerde hizmet verebilmesine yönelik hükümler, doğal gaz ihracat lisansı işlemlerinin kolaylaştırılması ve süreçlerin hızlandırılması amacıyla birden fazla ülke için tek ihracat lisansı verilmesine imkan tanıyan hükümler, doğal gaz ithalat lisansı başvurularında aranacak koşullar ile Kuruma sunulacak ithalat sözleşmelerinde yer alması veya yer almaması gereken hususlara ilişkin hükümler, Türk karasularında bulunan yerli veya yabancı deniz taşıtlarının yakıt ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla doğal gaz toptan satış lisansı sahibi tüzel kişilerce sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) satışı gerçekleştirilmesine yönelik hükümler, organize doğal gaz piyasasında ticaret hacminin arttırılması amacıyla ithalat lisansı sahibi şirketlerce organize piyasada doğal gaz alım satımı yapılmasına veya gönüllü teşvik mekanizmaları kapsamında işlem yapılmasına ilişkin hükümler, doğal gaz iletim sistemi üzerinde kapasitelerin daha verimli şekilde kullanılmasının sağlanması ve kapasiteleri verimli kullanmayan lisans sahiplerinin faaliyetlerinin Kurul tarafından geçici olarak durdurulmasına yönelik hükümler yer alıyor. Yapılması planlanan mevzuat değişiklikleri ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından belirlenen politikalarla uyumlu olarak Türkiye’nin enerjide tam bağımsız bir ülke olma hedefi yolunda arz güvenliği ve kaynak çeşitliğinin artırılması hedefleniyor. Ayrıca bu süreçte Karadeniz’de üretilen yerli doğal gazın gerek boru hatları ile gerekse de sıvılaştırma tesisleri vasıtasıyla sıvılaştırılarak ihracatın önü açılacak. Doğal gaz ithalatı ve ihracatında hem özel sektör hem de kamu şirketleri açısından süreçler daha da hızlandırılarak ticaret hacminin artırılması, doğal gaz depolama yatırımlarının teşvik edilmesi ve iletim sisteminin daha etkin işlemesi de düzenlemenin hedefleri arasında. Yüzen LNG tesislerinin daha aktif ve verimli kullanılması ile Akdeniz’den geçiş yapan gemilerin yakıt ihtiyaçlarının ülkemizden LNG olarak karşılanması da düzenlemenin kapsamı içinde yer alıyor. Yapılacak düzenlemenin Türkiye’nin bölgesinde gerek boru hatları ile gerekse LNG ticareti yoluyla enerji dengelerinde oyun kurucu rolünün güçlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor."
TÜRSAB’da değişim zamanı
10 Ekim 2025 Cuma - 09:42 TÜRSAB’da değişim zamanı TÜRSAB Güney Marmara Bölge Temsil Kurulu’nun (BTK) yapılan seçiminde yeni başkan İznikli iş insanı Engin Balta oldu. TÜRSAB Güney Marmara Bölge Temsil Kurulu seçiminde Engin Balta başkan seçildi. Bursa’da yapılan oylamada Balta 107 oy aldı. Yeni başkan Balta, turizm acentelerine eşit ve şeffaf bir yönetim vaat etti. TÜRSAB Yönetim Kurulu, 30 Ağustos 2022 tarihinde aldığı olağan karar doğrultusunda, Güney Marmara Bölge Temsil Kurulu seçime gitti. Gerçekleşen seçimde mavi listeden aday olan Engin Balta TÜRSAB’ın yeni başkanı olarak seçildi. Gerçekleşen seçimde Bursa ve Yalova dahil olmak üzere 260 seyahat acentesi Merinos’ta gerçekleşen seçimde oylarını kullandı. Mavi listeden Engin Balta, beyaz listeden Nilay Korkmaz Demiraya, yeşil listeden Doğan Sağer adaylığını koydu. Oylama sonucunda Nilay Korkmaz 98 oy, Doğan Sağer 54 oy alırken mavi listeden adaylığını koyan Engin Balta 107 oy alarak TÜRSAB’ın yeni başkanı olarak seçildi. Seçim sonrası kısa bir açıklama yapan TÜRSAB’ın yeni Başkanı Engin Balta, turizm acentelerinin her zaman yanında olacaklarını, sorunlara beraber çözüm bulacaklarını ve hiç bir turizm acentasını birbirinden ayırmaksızın eşit, adil ve şeffaf bir yönetim sergileyeceklerini belirtti. Engin Balta (Balen Turizm) başkanlığındaki yeni yönetime; Gülşen Erice (Erice Turizm), Ömer Eski (Nesgün Turizm), Banu Şadan Erkmen (Croco Tur), İbrahim Sevinç (İbrahim Sevinç Turizm), Hayrettin Bodur (Notus Turizm) ve Ömer Aydoğdu (Yeni Yıl Tur) seçildi.
Kırmızı et fiyatlarının ateşi düştü
10 Ekim 2025 Cuma - 09:34 Kırmızı et fiyatlarının ateşi düştü Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Başkanı Müslüm Doğru, şap ve üç gün hastalığı nedeniyle kesime giden hayvan sayısının arttığını belirterek, "Hem ineklerimizin hem danalarımızın birdenbire erken kesime gidiyor olması da et fiyatlarını biraz düşürmeye başladı." dedi. Doğru, Bursa Tarım Fuarı’nda yaptığı açıklamada, büyükbaş hayvan yetiştiricilerinin şap ve üç gün hastalığı nedeniyle zor dönemler geçirdiğini söyledi. Şap ve üç gün hastalıklarının hem sütü hem kırmızı eti etkilediğini vurgulayan Doğru, şöyle konuştu: "Besi hayvanlarında şap hastalığı girdiği zaman genelde besicilerimiz bunun tedavisi ile uğraşmak istemiyorlar. Eğer kesime biraz varsa bile zamanı ölebilir düşüncesiyle hemen kesime gidiyor. Çoğu besi işletmemizde sigortalı değil hayvanlar çünkü uzun süre bakmıyor ve sigorta maliyetleri fazla geliyor. Besi işletmelerinde de normal böyle bir salgın falan olmadığı sürece kayıp o kadar da olmaz. Dolayısıyla şap hastalığı olduğu zaman bir işletmede, besi işletmesinde veya üç gün olduğu zaman bu hayvanlar erken kesime gidiyor." "Erken kesim verimin düşük olması demektir" "Erken kesim ne demektir? Verimin düşük olması demektir" diyen Doğru, bunun karkas veriminin düşük olması, daha az kırmızı et alınması anlamına geldiğini anlattı. Üç gün hastalığının ise yüksek ateş yaptığını ve eğer hayvan gebeyse düşüklere neden olduğunu belirten Doğru, "Yüksek ateşle de yem yemesi daralır ve daha az yem yer dolayısıyla süt üretimi de çok azalmış olur. Şap hastalığında da ayak ve ağızlara vurduğu için yem konusunda yeme gitmede azalma olur ve yem az yediği için sütü azalır." ifadesini kullandı. Kesime giden hayvanların fazlalığı kırmızı et fiyatlarını frenledi Şap hastalığı üç gün hastalığı kadar olmasa da ölüme götürmese de hayvanlarda verimi çok düşürdüğüne dikkati çeken Doğru, şunları söyledi: "Şap hastalığında da ölümle sonuçlanma görülebilir. Besici, hastalıklar nedeniyle verim düşmüşse gebe de değilse bu hayvanı kesime gönderiyor. Şu anda bir de şöyle bir şey oldu. Şap hastalığının ve üç gün hastalığının piyasaya etkisi oldu. Et fiyatları çok yavaş da olsa yükselişteydi. Hem ineklerimizin hem danalarımızın birdenbire erken kesime gidiyor olması da et fiyatlarını biraz düşürmeye başladı. Çok değil ama bir tırmanıştaydı tam besicilerimizi ümitlendirecek boyuta geliyordu ve maalesef şu anda hastalığın etkisiyle biraz geri geldi. Hastalık yüzünden kesime giden hayvanların fazlalığı yani arzın fazlalığı fiyatı tabii ki düşürdü." Doğru, kırmızı etteki yükselişe şap ve üç gün hastalığının fren yaptırdığını belirterek, hastalıklarla ilgili daha etkin mücadele gerektiğini sözlerine ekledi.
ETSO’dan bakanlığa 4 önemli başlık vurgusu
10 Ekim 2025 Cuma - 09:25 ETSO’dan bakanlığa 4 önemli başlık vurgusu Erzurum Ticaret Ve Sanayi Odası, Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı’na kalkınma odaklı bir çalışma ziyareti gerçekleştirildi. Çalışma ziyaretinde; Erzurum’un sanayi, eğitim, teknoloji ve kalkınma yatırımlarını içeren kapsamlı dosya, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan’a sunuldu. ETSO Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın, 2. OSB Bölge Müdürü Fırat Karakaya, ETSO Meclis Üyesi Abdullah Samancı ve Atatürk Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Yakup Uzun ,Bakan Yardımcısı İnan’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette, Erzurum’un üretim kapasitesini artırmayı, sanayi altyapısını güçlendirmeyi ve dijital dönüşümü hızlandırmayı hedefleyen yatırım dosyası paylaşıldı. Başkan Saim Özakalın: görüşme ilgili yaptığı değerlendirmede "Erzurum, sahip olduğu bilimsel birikim, üniversite altyapısı ve girişimci potansiyeliyle Türkiye’nin doğusunda yüksek teknolojinin üretim üssü olmaya hazır. Bakanlığımızın destekleriyle hayata geçecek bu dört proje, Erzurum’un kalkınma vizyonunu somut yatırımlara dönüştürecektir" dedi. Görüşmede 4 temel yatırım başlığı ETSO’nun bakanlık ziyaretinde; "Mesleki Eğitim ve Teknik Eğitim Kampüsü (1. OSB), Sanayiyle eğitimi entegre eden bu kampüs; uygulamalı öğrenme, teknik gelişim ve istihdam odaklı eğitim modüllerini bir araya getirecek. Yerel iş gücü yetiştirilecek, genç istihdamı güçlenecek. Erzurum, eğitimde üretimle bütünleşmiş "model şehir" olacak. Model Fabrika ile Dijital Dönüşüm ve Verimlilik. KOBİ’lere ve sanayicilere yalın üretim, dijital üretim teknolojileri ve verimlilik artırma alanında eğitimler sunulacak. Erzurum, Doğu Anadolu’nun dijital üretim üssü konumuna taşınacak. TRA1 Bölgesi Kalkınma Hamlesi. Bölgesel üretim kapasitesi, lojistik altyapı, ihracata dönük sanayi tesisleri ve yenilikçi girişimcilik destekleriyle Erzurum’un bölgesel liderliği güçlendirilecek. Yüksek İrtifa ve Soğuk İklim Test Merkezi (ATA Test Merkezi). Erzurum’un iklimsel avantajları, savunma, otomotiv ve enerji sektörleri için stratejik test altyapısına dönüştürülecek. 1850-3200 m rakım aralığında test sahaları, ISO/IEC 17025 standartlarında akreditasyon, %40 maliyet düşüşü, %25 Ar-Ge hızlanması, İlk etapta 100 teknik istihdam ve 200 milyon TL ekonomik katkı" başlıkları gündeme geldi.
İTO Başkanı Avdagiç’ten Nefes Kredisi türünde "rotatif kredi" önerisi
10 Ekim 2025 Cuma - 09:15 İTO Başkanı Avdagiç’ten Nefes Kredisi türünde "rotatif kredi" önerisi İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, TOBB Nefes Kredisi’nin, özellikle küçük ölçekli işletmelere gerçek anlamda nefes aldırdığını belirterek, "İstanbul iş dünyası olarak beklentimiz, Hazine’nin de kaynak yönüyle destek vermesiyle, finansman koşulları normale dönene kadar TOBB Nefes Kredisi türünde bir kredi mekanizmasının, süreklilik arz eden bir rotatif kredi niteliğine kavuşturulmasıdır" dedi. İTO’dan yapılan yazılı açıklamaya göre Avdagiç, Oda’nın Ekim ayı Meclis toplantısında bir konuşma yaptı. Avdagiç, Meclis konuşmasına İsrail’in başlattığı Gazze soykırımının üzerinden tam 2 yıl 2 gün geçtiğini belirterek başladı. Hamas-İsrail görüşmelerinin Gazze’de ateşkesle sonuçlanmasının memnuniyet verici olduğunu belirten Avdagiç, şu açıklamayı yaptı: "İş dünyası olarak ateşkesi büyük bir memnuniyetle karşılıyor ve kalıcı barışa dönüşmesini diliyoruz. Ülkemizin Ortadoğu’da adil bir düzenin gerçekleşmesi, İsrail katliamlarının durdurulması ve başkenti Kudüs olan özgür Filistin devletinin tesis edilmesi için ortaya koyduğu gayreti takdirle karşılıyor ve destekliyoruz. Bu arada geçen hafta boyunca Gazze’yi dünya gündemine taşıyan Sumud gönüllülerini, Avrupa ülkelerinin meydanlarını ve statlarını Filistin rengine boyayan vicdanlı insanların çabalarını da şükranla anıyorum. Türkiye olarak Filistinlilerin haklı davasında bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hep yanlarında olacağımızın altını bir kez daha çizmek istiyorum. Bundan sonraki süreçte, başkenti Kudüs olan bir Filistin devletinin gerçek anlamıyla tesis edilmesini diliyorum. İki yıl boyunca İsrail bombardımanında hayatlarını kaybeden Filistinlileri rahmetle anıyorum. Gazzeli kardeşlerimizin tüm Filistinlilerle birlikte özgürce yaşayacakları günlere bir an evvel kavuşmasını diliyorum." "Parasal aktarımda kısmi iyileşme en kötünün geride kaldığına işaret ediyor" İş dünyasındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avdagiç, dezenflasyon süreci devam ederken, Türkiye ekonomisinin dirençli görünümünü koruduğunu belirtti. İTO Başkanı Avdagiç, "Enflasyondaki yavaşlama ve finansal istikrarla birlikte parasal aktarım mekanizmasında kısmı iyileşme, enflasyonun ardından finansmana erişimde de en kötünün geride kaldığına işaret ediyor. Bununla birlikte sanayi üretimindeki seyri de dikkatle izliyoruz." açıklamasını yaptı. Finansman ihtiyacına yönelik temmuz ayında TOBB tarafından hayata geçirilen "Nefes Kredisi"nin, bir kez daha uygulanmaya konulmasının memnuniyet verici olduğunu belirten Avdagiç, "İstanbul iş dünyası olarak beklentimiz, Hazine’nin de kaynak yönüyle destek vermesiyle, finansman koşulları normale dönene kadar TOBB Nefes Kredisi türünde bir kredi mekanizmasının, süreklilik arz eden bir rotatif kredi niteliğine kavuşturulmasıdır. Nefes Kredisi, gerçekten de bir öncekine göre daha uygun maliyetiyle işletmelerimizi rahatlatacak. Başka TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin gıda enflasyonu diye bir sorunu yaşamaması gerekir" İTO Başkanı Avdagiç, enflasyonla mücadelenin ekonomide temel öncelik olmaya devam ettiğini vurguladı. Avdagiç, aylık enflasyon artışının üçüncü çeyreğin sonunda yukarı yönlü bir eğilim gösterdiğini, buna rağmen yıllık TÜFE’deki düşüş eğiliminin trendini koruduğunu kaydetti. Şekib Avdagiç, şöyle devam etti: "Son TCMB Para Politikası Kurulu’nda belirtildiği gibi enflasyonda Eylül ayındaki yüksek oranlı artışın geçici olduğu kanaatindeyiz. Bununla birlikte çeşitli vesilelerle dile getirdiğimiz gibi gıda enflasyonu acil çözüm bekleyen sorunlarımızdan biri olmaya devam ediyor. Bu kapsamda bir kez daha vurgulamak isteriz ki, eşsiz potansiyeli dikkate alındığında, Türkiye’nin gıda enflasyonu diye bir sorunu yaşamaması gerekir. Dolayısıyla bu konuya ciddiyetle yaklaşılmalı. Bizi hiçbir neden, yüksek gıda enflasyonuna mecbur etmemeli. Tarım, Türkiye ekonomisinin bugün de yarın da değişmez yapı taşıdır. O nedenle tarımda üretimi artıracak ve potansiyel büyümeyi harekete geçirecek tedbirleri en kısa zamanda planlayıp uygulamalıyız." "Enflasyonda aşağı yönlü seyrin devamı için kritik bir döneme girildi" Şekib Avdagiç, enflasyonda yukarı yönlü risklerin artmasının Merkez Bankası’nın faiz indirim döngüsünü de olumsuz etkileyeceğinin, bunun da finansman maliyetlerindeki gevşemeyi sınırlayacağını hatırlatarak, "Dolayısıyla yıllık enflasyondaki düşüş eğiliminin kesintisiz sürmesini vazgeçilmez önemde görüyoruz" dedi. Avdagiç, "Enflasyonda ancak aşağı yönlü seyrin devamı için kritik bir döneme girildiğini de vurgulamak gerekir. Yaklaşan kış mevsimi nedeniyle giyim, gıda ve enerji başta olmak üzere oluşacak fiyat artışlarının etkisini sınırlı tutmak, büyük önem taşıyor. Ayrıca vergi, ceza ve harçlar için belirlenecek yeniden değerleme oranı da bir artış getirecek. Bunun da enflasyona kaçınılmaz yansıması olacak. Dolayısıyla, izleyen aylarda yıllık artış hızındaki düşüşün dikkatle takip edilmesi ve yukarı yönlü harekete neden olabilecek gelişmelere fırsat verilmemesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.