EKONOMİ
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "İş dünyamızın en büyük sıkıntısı finansmana erişim" 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:18:38 TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, küresel ticaret savaşlarının yoğunlaştığı bir dönemde Türkiye’nin sanayisini koruyacak yeni adımlar atılması gerektiğini belirterek, "Şu anda iş dünyamızın en büyük sıkıntısı finansmana erişim. Kredi hacmindeki daralma ve yüksek faiz oranları özellikle KOBİ’lerimizin ayağına pranga oluyor" dedi. TOBB 2026 yılı Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla TOBB İkiz Kuleler’de gerçekleştirildi. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde düzenlenen törene, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da katıldı. Programda konuşan Hisarcıklıoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Türk özel sektörünün üretim, ihracat ve istihdam alanlarında önemli başarılara imza attığını ifade etti. Türkiye’nin 1,6 trilyon doları aşan milli gelir ve 400 milyar dolarlık mal-hizmet ihracatıyla İslam dünyasının en büyük ekonomisi haline geldiğini belirten Hisarcıklıoğlu, "Dünya üzerinde ulaşmadığımız, malımızı satmadığımız ülke kalmadı. ‘Made in Türkiye’ imzası artık dünyada tanınıyor, biliniyor ve tercih ediliyor" dedi. Savunma sanayi alanındaki gelişmelere de değinen Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin savunma sanayi ihracatında dünyada 11’inci sıraya yükseldiğini belirterek, bunun ülkenin caydırıcı gücünü pekiştirdiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, NATO Zirvesi, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 ve Türk Devletleri Teşkilatı zirvesinin bu yıl Türkiye’de düzenleneceğini ifade ederek, söz konusu organizasyonların Türkiye’nin küresel diplomasi alanındaki konumunu daha da güçlendireceğini kaydetti. Küresel ticarette korumacı politikaların yaygınlaştığını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, ABD, Avrupa Birliği ve Çin’in kendi üreticilerini koruyan politikalar izlediğini belirterek, Türkiye’nin de sanayi üretimini destekleyecek yeni tedbirler alması gerektiğini söyledi. "Sanayi Koruma ve Dönüşüm Stratejisi" çağrısında bulunan Hisarcıklıoğlu, nihai ürün ithalatında daha sert tedbirler alınması gerektiğini ifade ederek, yerli üretimi teşvik edecek uygulamaların artırılmasını istedi. İhracat desteklerinin sürdürülmesinin önemine işaret eden Hisarcıklıoğlu, reeskont kredi hacminin artırılması gerektiğini kaydetti. Hisarcıklıoğlu, "Şu anda iş dünyamızın en büyük sıkıntısı finansmana erişim. Kredi hacmindeki daralma ve yüksek faiz oranları özellikle KOBİ’lerimizin ayağına pranga oluyor. Piyasada ödemeler aksıyor, ticaret yavaşlıyor, neticede büyüme ivme kaybediyor. Bu sıkıntıları aşmak için KOBİ’lerimize pozitif ayrımcılık yapmalıyız. KOBİ kredileri ile ticari kredi kartlarını aylık kredi büyüme sınırları dışına çıkartmalıyız. Böylelikle piyasada önemli bir rahatlama sağlayabiliriz" diye konuştu.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:10 İnşaat sektörünün genç girişimcisi Kızılgüney’den Londra’da temaslar İnşaat sektörünün genç iş insanlarından Ömer Faruk Kızılgüney, sektörün uluslararası iş birliği kapasitesini artırmak, küresel pazarlardaki gelişmeleri yerinde incelemek ve yeni ticari fırsatları değerlendirmek amacıyla Londra’da kapsamlı bir dizi çalışma gerçekleştirdi. İş insanı Ömer Faruk Kızılgüney, Londra’da bir dizi ziyaretler gerçekleştirdi. Programı kapsamında üst düzey görüşmeler ve teknik incelemeler yapan Kızılgüney, Türk inşaat sektörünün küresel arenadaki gücünü ve yenilikçi yüzünü İngiltere’de temsil etti. Ömer Faruk Kızılgüney, Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş’ın ev sahipliğinde Konsoloslukta düzenlenen stratejik görüşmeye katıldı. Buluşmada, inşaat ve yapı malzemeleri sektörünün dış ticaret potansiyeli, Türkiye-İngiltere hattında geliştirilebilecek yeni yatırım fırsatları ve küresel pazarlara açılım stratejileri üzerine kapsamlı istişareler gerçekleştirildi. Temaslarının ardından dünyanın en büyük yapı ve inşaat organizasyonlarından biri olan UK Construction Week’i ziyaret eden genç iş insanı; sektörün dönüşümüne yön veren inovatif üretim sistemlerini, sürdürülebilir yapı çözümlerini ve modern inşaat teknolojilerini yerinde inceledi. Londra’da düzenlenen uluslararası mermer fuarını da ziyaret eden Kızılgüney, mermer ve doğal taş sektöründe kullanılan yüksek teknolojili işleme makineleri ve katma değerli üretim sistemleri hakkında detaylı bilgi aldı. Program kapsamında fabrikalara yapılan teknik ziyaretlerle üretim ve ihracat potansiyeli sahada değerlendirildi. Modern yapı malzemelerinin pratik uygulamalarını gözlemlemek amacıyla İngiltere’deki iki büyük şantiyede incelemelerde bulunan Kızılgüney, İngiliz proje yönetim süreçleri ve ileri yapı teknolojileri hakkında önemli gözlemler yaptı. Program boyunca Londra’da faaliyet gösteren Türk iş insanları ve MÜSİAD üyeleriyle özel bir istişare yemeğinde bir araya gelindi. Görüşmelerde, uluslararası iş birliklerinin artırılması ve ortak ticaret vizyonunun güçlendirilmesi hedeflendi. "Küresel ölçekte yeni iş birlikleri geliştirmeye devam edeceğiz" Üreten, geliştiren ve dünyaya entegre olan bir Türkiye vizyonuyla hareket ettiğini vurgulayan Kızılgüney, genç nesil liderliğin getirdiği dinamizmle Türk inşaat sektörünü uluslararası platformlarda daha güçlü temsil etmeye odaklandığını belirtti. Kızılgüney, modern teknolojileri ve sürdürülebilir projeleri merkeze alarak küresel ölçekte yeni iş birlikleri ve yatırımlar geliştirmeye devam edeceğinin altını çizdi.
Başkan Seçer, Tarsus ve Çamlıyaylalı üreticilerle buluştu
08 Ekim 2025 Çarşamba - 10:29 Başkan Seçer, Tarsus ve Çamlıyaylalı üreticilerle buluştu Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen ’Mısır Flake, Nergis Soğanı, Güneş Paneli ve Sıvı Gübre Dağıtım Töreni’ne katıldı. Tarsus Cumhuriyet Meydanında düzenlenen törende Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde yaşayan üretici ve çiftçilere 4 farklı proje başlığı altında destek verildi. Program kapsamında; 98 üreticiye mobil güneş enerjisi sistemi, 602 üreticiye 36 bin 120 litre sıvı gübre, 120 yetiştiriciye 90 ton yem ve 3 üreticiye 4 bin 500 adet nergis soğanı dağıtıldı. Toplam 823 üreticiye 41 milyon TL değerinde destek sağlandığı belirtildi. Üreticilere seslenen Başkan Seçer, Türkiye’nin bir tarım ülkesi olduğunu vurgulayarak, "Türkiye bir tarım ülkesi. Biz çiftçi bir milletiz. Mersin tarım bölgesi, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı da tarımın içinden gelen, tarımın önemini bilen birisidir. Üretim ve çiftçi bizim için değerli ve kutsaldır" dedi. Belediye gelirlerinin halka adaletli hizmet olarak dönmesi gerektiğini dile getiren Seçer, siyasi ayrım yapmadan destek verdiklerini belirtti. Seçer, "Biz adaletsizliği toprağın 7 kat dibine gömdük. Herkes bizim gözümüzde eşit yurttaştır. Bize oy veren de vermeyen de sağ olsun. Çünkü biz halkın belediyesiyiz" diye konuştu. Konuşmasında birlik ve beraberlik mesajı da veren Seçer, "Biz Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden gidiyoruz. Bizi birliğimiz, kardeşliğimiz ve dayanışmamız korur. Hangi siyasi görüşten olursak olalım, birbirimizi seveceğiz, sayacağız. Türkiye Cumhuriyeti kimliğiyle al bayrağımızın altında kardeşçe yaşayacağız" ifadelerini kullandı. Tarsus ve Çamlıyayla’da yürütülen tarımsal desteklerin yanı sıra kentte yapılacak yeni yatırımlar hakkında da bilgi veren Seçer, "2025 yılında tarımsal destek bütçemizi yüzde 80 artırarak 215 milyon TL’ye çıkardık. 2026 yatırım programımıza Tarımsal İnovasyon Merkezini dahil ettik. Ayrıca Karaduvar’a Balık ve Su Ürünleri Hali, Tarsus’a ise 324 dairelik sosyal konut projesi yapacağız. Sözümüzü tutacağız, 2029’da verdiğimiz bütün vaatleri yerine getirmiş olacağız" dedi. MESKİ’nin Tarsus’ta 2 milyar 100 milyon TL’lik yatırım yaptığını kaydeden Seçer, kente yeni arıtma tesisleri, spor alanları, kültür parkları ve yol yatırımları kazandıracaklarını belirterek, "İşimiz gücümüz Mersin, Tarsus, milletimiz, bu güzel ülkemiz ve vatanımız. İmkanlarımızı en iyi şekilde değerlendirip halkımıza hizmet etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Cengiz Enerji Özbekistan’daki yeni santralinin finansman kapanışını tamamladı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 10:22 Cengiz Enerji Özbekistan’daki yeni santralinin finansman kapanışını tamamladı Türkiye’nin önde gelen enerji kuruluşlarından Cengiz Enerji’nin grup şirketi Cenergo, Özbekistan’daki en büyük enerji projelerinden biri olan 550 MW kurulu güce sahip Cizzak Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali’nin finansman kapanışını tamamladı. Toplam 164,25 milyon euro tutarındaki uzun vadeli kredi, DZ BANK ve DenizBank AG tarafından Euler Hermes ihracat kredi sigortası güvencesiyle sağlandı. Santral, 1 Ocak 2027’de devreye alınacak. Cengiz Enerji’nin tüm faaliyetlerinde benimsediği verimlilik ve sürdürülebilirlik yaklaşımının bir yansıması olarak, Özbekistan’daki grup şirketi Cenergo LLC tarafından Cizzak bölgesinde inşa edilen 550 MW kurulu güce sahip Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali’nin (CCGT) finansman kapanışı başarıyla tamamlandı. Proje, DZ BANK ve DenizBank AG tarafından sağlanan ve Euler Hermes’in ihracat kredi sigortası (ECA cover) güvencesi altında verilen 164,25 milyon euro tutarındaki uzun vadeli yatırım kredisi ile destekleniyor. Toplam 12 yıl vadeye sahip kredi, santralin devreye alınmasından itibaren 10 yıl içinde geri ödenecek. Özbekistan’ın enerji dönüşümüne katkı Yapılan açıklamaya göre, Özbekistan’ın 2030 yılına kadar olan enerji dönüşümü ve karbon azaltım planında stratejik öneme sahip olan Cizzak Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali, verimsiz ve yaşlı Sovyet dönemi konvansiyonel santrallerin yerine geçerek modern ve yüksek verimliliğe sahip altyapısıyla hizmet verecek. Proje, uluslararası çevresel ve sosyal yönetişim (ESG) standartlarına uygun olarak geliştiriliyor ve Ekvator Prensipleri, OECD Ortak Yaklaşımları ve IFC Performans Standartları ile uyumlu olacak. Ayrıca, projenin sürdürülebilirliği AB Taksonomisi’nin ‘asgari güvence’ ile ‘önemli derecede zarar vermeme’ kriterlerine uygunluğuyla vurgulanıyor ve bu yatırım Uluslararası Sermaye Piyasası Birliği’nin (ICMA) Yeşil Tahvil İlkeleri uyarınca ‘Yeşil Dönüşümü Etkinleştiren Proje’ olarak değerlendiriliyor. "Geleceğin enerji sistemlerine bugünden hazırlanıyoruz" Cengiz Holding Yönetim Kurulu Danışmanı Arzu Özgiray, yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Cizzak Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali, finansman yapısıyla olduğu kadar uluslararası çevresel ve sosyal standartlara uyumuyla da örnek teşkil eden bir yatırım oldu. Eski ve verimsiz santrallerin yerine geçerek Özbekistan’ın enerji arz güvenliğini güçlendirecek olan tesisimiz, aynı zamanda yakıt olarak doğalgazın yanı sıra gerekli yatırımlar tamamlandığında yüzde 50 hidrojen kullanımına hazır olacak altyapısıyla geleceğin enerji sistemlerine bugünden hazırlanıyor. Siemens Energy’nin SGT5-4000F model gaz türbinleriyle donatılan santral, yüzde 60’ın üzerinde verimlilikle çalışacak. Projemiz, OECD üyesi ülkeler tarafından genişletilen İklim Değişikliği Sektörel Anlayışı (CCSU) kapsamında, yüzde 50 hidrojenle çalışabilme sertifikasına sahip ilk kombine çevrim santrali olma özelliği taşıyor. Ayrıca proje, AB Taksonomisi’nin ‘asgari güvence’ ve ‘önemli derecede zarar vermeme’ kriterlerine tam olarak uyum sağlamakta ve bu yatırım Uluslararası Sermaye Piyasaları Birliği (ICMA) Yeşil Tahvil İlkeleri kapsamında, düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırma ve ölçeklendirme rolü sayesinde bir ‘Yeşil Dönüşümü Etkinleştiren Proje (Green Enabling Project)’ olarak nitelendirilmekte. Cizzak Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali tüm bu özellikleriyle hem sürdürülebilirliğe hem de ülkenin enerji dönüşümüne uzun vadeli katkı sağlayacak." İstihdam ve verimlilikle bölgesel kalkınmaya destek Açıklamaya göre, santral devreye alındığında, istihdam olanakları oluşturarak ve Özbekistan’ın enerji altyapısına uzun vadeli katkı sağlayarak bölgesel kalkınmayı da destekleyecek. Özbekistan, yenilenebilir enerji kaynaklarını önemli ölçüde artırmayı ve 2030 yılına kadar 25 GW yenilenebilir enerji kapasitesi geliştirerek, elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların payını yüzde 40’a çıkarmayı hedefliyor. Bu doğrultuda Cizzak Kombine Çevrim Santrali, baz yük santrali olarak güvenilir bir elektrik kaynağı işlevi görecek ve yenilenebilir enerji üretiminin kesintili doğasını dengelemek için istikrarlı ve sürekli elektrik arzı sağlayacak.
Türkiye’nin kestane borsası Alaplı’da kuruldu
08 Ekim 2025 Çarşamba - 10:08 Türkiye’nin kestane borsası Alaplı’da kuruldu ZONGULDAK (İHA) – Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde orman köylülerince toplanarak pazarda satışa sunulan coğrafi işaretli "Alaplı kuzusu" kestanesi rağbet görüyor. Fiyatı 200 ila 500 lira arasında değişen kestane, özellikle İstanbul, Bursa ve Ankara’dan gelen alıcıların gözdesi haline geldi. İlçede günün ilk ışıklarıyla birlikte kurulan kestane pazarı, her yıl olduğu gibi bu sezon da büyük ilgi gördü. Yurdun dört bir yanından Alaplı’ya gelen vatandaşlar, sabah saat 04.00’ten itibaren yol kenarında açılan tezgâhlarda kıyasıya pazarlık yaparak ürünlerini satın alıyor. Alaplı-Yığılca dağlarında köylülerce doğal şekilde toplanan kestaneler, Kılburnu mevkiinde kurulan pazarda satışa sunuluyor. Bu yıl irili ufaklı olmasına göre 200 ila 500 lira arasında değişen fiyatlarla satılan kestaneler, bölgeyi adeta Türkiye’nin "kestane borsası"na dönüştürdü. İlçede bu sezon yaklaşık 30 ton kestane satışı bekleniyor. "Zahmetli bir ürün, toplaması zor" Pazarda alışveriş yapan vatandaşlardan Mustafa Keskin, "Alaplı kuzu kestanesinin en belirgin özelliği çiğ olarak tüketilebilmesidir. Ormanlardan doğal, organik şekilde köylülerimiz topluyor. Zahmetli bir ürün, toplaması zor. İnşallah bu yıl bol ürün olur ve fiyatlar dengelenir" dedi. "Lezzeti için kilometrelerce yol geliyoruz" İstanbul’dan gelen Mehmet Meşeli, "Bursa’dan, İstanbul’dan, farklı illerden kestane almaya gelenler var. Alaplı kestanesi lezzetli, kabuğu ince ve kuzu kestanesi olduğu için bu kadar yolu geliyoruz. Herkes bu bölgenin kestanesini tercih ediyor" diye konuştu. Düzce’den gelen Resul Lafcı ise, "Batı Karadeniz bölgesinin en meşhur kestane pazarı Çarşamba günleri burada kuruluyor. Buranın kestanesi küçük ama çok lezzetli. O yüzden herkes Alaplı’yı tercih ediyor" dedi. "Bu kestane kışın ilaç" Ankara’dan gelen Ahmet Keskin, "Ankara’dan sırf kestane almak için geliyoruz. Bu kestane, İç Anadolu’da en çok tercih edilen tür. Bursa, Kütahya, İzmir tarafında da var ama Alaplı kestanesi daha tatlı ve şekerli. Doyurucu özelliğinin yanı sıra içerdiği vitamin ve minerallerle kışın ilaç gibi geliyor" ifadelerini kullandı.
Eylül ayında en çok külçe altın kazandırdı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 10:06 Eylül ayında en çok külçe altın kazandırdı Aylık en yüksek reel getiri, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 8,39 oranlarıyla külçe altında gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül ayı Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları’nı açıkladı. Buna göre, aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 9,14, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 8,39 oranlarıyla külçe altında gerçekleşti. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından, mevduat faizi (brüt) yüzde 0,63 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 0,38, Euro yüzde 0,40, Amerikan Doları yüzde 1,27 ve BİST 100 yüzde 3,48 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise mevduat faizi (brüt) yüzde 0,06, DİBS yüzde 1,07, euro yüzde 1,08, Amerikan doları yüzde 1,95 ve BİST 100 yüzde 4,15 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. BIST 100 endeksi, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 9,32, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 8,68 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde Amerikan Doları; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 2,03, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 2,60 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Altı aylık değerlendirmeye göre külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 19,49, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 20,92 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; aynı dönemde BİST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 6,01, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 4,89 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede en yüksek reel getiri külçe altında gerçekleşti Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 36,01, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 29,18 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından mevduat faizi (brüt) yüzde 11,26, DİBS yüzde 2,78, euro yüzde 1,30 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Amerikan doları yüzde 4,12 ve BIST 100 endeksi yüzde 11,65 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise mevduat faizi (brüt) yüzde 5,67 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; DİBS yüzde 2,39, euro yüzde 3,79, Amerikan doları yüzde 8,94 ve BIST 100 endeksi yüzde 16,09 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.
Türkiye’nin kestane borsası Alaplı’da kuruldu
08 Ekim 2025 Çarşamba - 10:00 Türkiye’nin kestane borsası Alaplı’da kuruldu Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde orman köylülerince toplanarak pazarda satışa sunulan, coğrafi işaret tescilli "Alaplı kuzusu" kestanesi Türkiye genelinde yoğun ilgi görüyor. Fiyatı 200 ila 500 lira arasında değişen kestane, özellikle İstanbul, Bursa ve Ankara’dan gelen alıcıların gözdesi haline geldi. İlçede günün ilk ışıklarıyla birlikte kurulan kestane pazarı, her yıl olduğu gibi bu sezon da büyük ilgi gördü. Türkiye’nin dört bir yanından Alaplı’ya gelen vatandaşlar, sabah saat 04.00’ten itibaren yol kenarında açılan tezgâhlarda kıyasıya pazarlık yaparak ürünlerini satın alıyor. Alaplı-Yığılca dağlarında köylüler tarafından doğal şekilde toplanan kestaneler, Kılburnu mevkiinde kurulan pazarda satışa sunuluyor. Bu yıl irili ufaklı olmasına göre 200 ila 500 lira arasında değişen fiyatlarla satılan kestaneler, bölgeyi adeta Türkiye’nin "kestane borsası"na dönüştürdü. İlçede bu sezon yaklaşık 30 ton kestane satışı bekleniyor. "Zahmetli bir ürün, toplaması zor" Pazarda alışveriş yapan vatandaşlardan Mustafa Keskin, "Alaplı kuzu kestanesinin en belirgin özelliği çiğ olarak tüketilebilmesidir. Ormanlardan doğal, organik şekilde köylülerimiz topluyor. Zahmetli bir ürün, toplaması zor. İnşallah bu yıl bol ürün olur ve fiyatlar dengelenir" dedi. "Lezzeti için kilometrelerce yol geliyoruz" İstanbul’dan gelen Mehmet Meşeli, "Bursa’dan, İstanbul’dan, farklı illerden kestane almaya gelenler var. Alaplı kestanesi lezzetli, kabuğu ince ve kuzu kestanesi olduğu için bu kadar yolu geliyoruz. Herkes bu bölgenin kestanesini tercih ediyor" diye konuştu. Düzce’den gelen Resul Lafcı ise, "Batı Karadeniz Bölgesi’nin en meşhur kestane pazarı Çarşamba günleri burada kuruluyor. Buranın kestanesi küçük ama çok lezzetli. O yüzden herkes Alaplı’yı tercih ediyor" dedi. "Bu kestane kışın ilaç" Ankara’dan gelen Ahmet Keskin, "Ankara’dan sırf kestane almak için geliyoruz. Bu kestane, İç Anadolu’da en çok tercih edilen tür. Bursa, Kütahya, İzmir tarafında da var ama Alaplı kestanesi daha tatlı ve şekerli. Doyurucu özelliğinin yanı sıra içerdiği vitamin ve minerallerle kışın ilaç gibi geliyor" ifadelerini kullandı. (EY-OA)
Düzce’de yüzde 75 destekli 232 bin 500 adet marul fidesi dağıtıldı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 09:54 Düzce’de yüzde 75 destekli 232 bin 500 adet marul fidesi dağıtıldı DÜZCE(İHA) – Düzce’de marul yetiştiriciliği yapan 114 üreticiye, 30 dekar alan için 232 bin 500 adet sertifikalı marul fidesi dağıtıldı. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bahçesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen 2025 yılı Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projeleri kapsamında marul fidesi ve Alternatif Üretim Yöntemlerinin Geliştirilmesi Projesi kapsamında sera naylonu dağıtım töreni gerçekleştirildi. Vali Selçuk Aslan, tarımsal üretimde atıl arazilerin ekonomiye kazandırılmasının önemine dikkat çekerek modern tekniklerle "Bir karış yerin boş bırakılmaması" gerektiğini vurguladı. Vali Aslan, gençlerin ve kadınların tarıma yönelmesini destekleyen teşviklerin olumlu sonuçlar verdiğini belirterek kahverengi kokarca ile topyekun, planlı ve etkili mücadelenin zorunlu olduğunu ifade etti. Üretimde verimliliği artıracak projelere vilayet olarak her türlü katkıyı sunmaya devam edeceklerini dile getirdi. İl Genel Meclisi Başkanı Fazlı Koç, valinin öncülüğünde tarım yatırımlarının istikrarlı biçimde sürdüğünü belirterek, "Çiftçilerimizin emeği ülkemizin kalkınmasına doğrudan katkıdır" mesajını verdi. Atıl arazilerin üretime kazandırılmasına yönelik tüm çalışmalara İl Özel İdaresi olarak destek vermeyi sürdüreceklerini söyledi. Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, Atıl Tarım Arazilerinin Etkinleştirilmesi Projesi kapsamındaki Marul Üretimini Geliştirme Projesi ile il genelinde marul yetiştiriciliği yapan 114 üreticiye, 30 dekar alan için 232 bin 500 adet sertifikalı marul fidesi dağıtıldığını; projenin yüzde 75 Bakanlık katkısı yüzde 25 çiftçi katkısıyla yürütüldüğünü ve bütçesinin 666 bin 666 TL olduğunu açıkladı. Sertifikalı fide kullanımının verim/kaliteyi yükselttiğini, hastalık-zararlı riskini azalttığını ve üretici gelir istikrarına katkı sunduğunu belirtti. Uzun, Alternatif Üretim Yöntemlerinin Geliştirilmesi Projesi ile doğal afetlerden zarar gören sera örtülerinin yenilenmesi, atıl seraların tekrar üretime kazandırılması ve modern seracılığın yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini; proje kapsamında 93 üreticiye, 132 adet farklı ölçülerde sera naylonu dağıtıldığını, yaklaşık 63,25 dekar alanın kapsandığını ve yüzde 50 Bakanlık – yüzde 50 çiftçi katkısıyla yürütülen projenin toplam bütçesinin 1 milyon 800 bin 000 TL olduğunu aktardı. Tören, Vali Selçuk Aslan tarafından üreticilere marul fidesi ve sera naylonunun teslimi ile hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
EGİAD Melekleri’nden Skymod’a 100 bin dolarlık yatırım
08 Ekim 2025 Çarşamba - 09:52 EGİAD Melekleri’nden Skymod’a 100 bin dolarlık yatırım İzmir merkezli melek yatırım ağı EGİAD Melekleri, yapay zekâ teknolojileri alanında faaliyet gösteren Skymod Teknoloji’ye 100 bin dolarlık yatırım yaptı. Bu yatırım, Ege Bölgesi’nden çıkan yenilikçi teknoloji girişimlerinin ulusal ve uluslararası ölçekte büyümesine katkı sunma hedefinin bir göstergesi olarak değerlendirildi. 2023 yılında İzmir Bilimpark’ta Oltan Dere ve Gizem Argunşah tarafından kurulan Skymod, kurumsal firmaların operasyonel verimliliğini yeniden tanımlamayı hedefleyen, Türkiye pazarına özel optimize edilmiş yerli büyük dil modeli Goat ve SkyStudio platformuyla dikkat çekiyor. SkyStudio, şirketlerin üretken yapay zekâ modelleriyle doğal dilde etkileşime girebildiği, ERP ve CRM gibi sistemlerle entegre çalışan asistan ve ajan modülleri sunuyor. Bu sayede kurumlar; doküman, görsel ve veri analizi gibi alanlarda kendi verileriyle "konuşarak" iş akışlarını akıllıca otomatize edebiliyor. Otomotivden perakendeye, üretimden teknolojiye uzanan 30’dan fazla kurumsal müşteriye sahip olan Skymod, yüksek veri güvenliği ve özelleştirilebilir yapısıyla küresel rakiplerinden ayrışıyor. EGİAD Melekleri’nin yatırımı, Skymod’un Ar-Ge çalışmalarını hızlandırmasına, SkyStudio platformunu geliştirmesine ve yurt dışı açılımını güçlendirmesine imkân tanıyacak. EGİAD Melekleri İcra Kurulu Başkanı Arda Yılmaz, yatırımın stratejik önemine dikkat çekerek, "Skymod’un vizyonu global ölçekte rekabet edebilecek bir yapay zeka markası oluşturmak. Bu yatırım, İzmir’den dünyaya açılabilecek güçlü bir hikayenin başlangıcıdır" dedi. Skymod CEO’su Oltan Dere, yatırımı "ekibin vizyonuna olan inancın göstergesi" olarak nitelendirirken, "Türkiye’de yerli ve güvenli yapay zekâ çözümleri üretme misyonumuzla global pazarlarda büyümemizi hızlandıracağız" ifadelerini kullandı. Kurucu ortak Gizem Argunşah ise "EGİAD Melekleri’nin desteği yalnızca finansal değil, stratejik bir ortaklık anlamına geliyor. SkyStudio platformumuzu geliştirerek Türkiye’den çıkan bir teknoloji lideri olma hedefimize hızla ilerleyeceğiz" dedi. EGİAD Melekleri, yatırımın yanı sıra mentorluk, stratejik yönlendirme ve geniş iş ağı desteğiyle Ege Bölgesi’nin inovasyon ekosistemine katkı sunmayı sürdürecek. Skymod’un Gelecek Hedefleri Yatırım turuna ilişkin konuşan Skymod Teknoloji Kurucu Ortağı ve CEO’su Oltan Dere, "Bu yatırım, ekibimizin vizyonuna ve geliştirdiğimiz patentlenebilir eşsiz teknolojiye olan inancın somut bir göstergesidir. Türkiye’de yapay zeka alanında yerli, güvenli, yüksek doğrulukla çalışabilen ve sektörlerin problemlerine özelleştirilmiş çözümler sunma misyonumuzu sürdürürken, elde ettiğimiz bu ivme ile global pazarlarda da büyümemizi hızlandıracağız. Yakın gelecekte, başta SkyStudio platformumuz olmak üzere, kurumsal firmalara özel çözümlerimizi yeni yeteneklerle zenginleştirerek pazar liderliğine yürüyebileceğimize dair inancımız tamdır." dedi. Skymod Kurucu Ortağı Gizem Argunşah ise alınan yatırımın şirket için büyük bir motivasyon olduğunu belirterek şunları söyledi: "EGİAD Melekleri’nin desteği, bizim için yalnızca finansal değil, aynı zamanda stratejik bir ortaklık anlamına geliyor. SkyStudio platformumuzu daha da geliştirecek, yapay zekâ çözümlerimizi farklı sektörlerde yaygınlaştıracak ve Türkiye’den çıkan bir teknoloji lideri olma hedefimize hızla ilerleyeceğiz." Bölgesel Ekosisteme Katkı EGİAD Melekleri, finansal yatırımın yanı sıra girişimcilere mentorluk, stratejik yönlendirme ve geniş iş ağı desteği sunuyor. Skymod yatırımı da bu yaklaşımın somut bir yansıması oldu. Bu süreç, Ege Bölgesi’nin inovasyon ve teknoloji ekosisteminin güçlenmesine katkı sağlayarak yeni girişimlerin önünü açacak bir gelişme olarak görülüyor.
Gaziantep’te kadınların ’acı’ mesaisi
08 Ekim 2025 Çarşamba - 09:46 Gaziantep’te kadınların ’acı’ mesaisi Gaziantep’te kırmızı biber hasadının ardından başlayan kış hazırlıkları kapsamında salça üretimi yapan kadınların ’acı’ mesaisi devam ediyor. Salçalık biberler, meşakkatli bir sürecin ardından kadınların elinde salçaya dönüştürülüyor, lezzeti ve kalitesiyle Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Gaziantep mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden olan salça yapımıyla kadınlar ev ekonomisine katkı sağlamanın yanı sıra geleneksel mirası da devam ettiriyor. Sonbaharın gelmesiyle birlikte evlerin yanı sıra işletmelerde de kışlık salça hazırlıkları hız kazandı. Kadınlar, acı ve tatlı biber çekimi yapan işletmelerde çalışarak biberden kazandıkları parayla da aile bütçelerine katkıda bulunuyor. Salçalık biberler, meşakkatli bir sürecin ardından kadınların elinde salçaya dönüştürülüyor Tarlalardan toplandıktan sonra çuvallara doldurulan salçalık biberler, meşakkatli bir sürecin ardından kadınların elinde salçaya dönüştürülüyor. Biber çekim işletmelerinde imece usulüyle çalışan kadınlar, yıkayıp çekirdeklerinden ayırdıkları biberleri çekim makinesine gönderiyor. Makinelerde çekilen acı ve tatlı biberler, ayrı olacak şekilde daha sonra 25 kilogramlık bidonlara konuluyor. Evlere götürülen ve tuzlanarak kuruması için güneş gören açık alanlara serilen salça bir hafta boyunca güneşin altında bekletiliyor. Gün içerisinde sık sık kontrol edilerek karıştırılan salça, suyunu iyice çekmesinin ardından tuz konularak tüketime hazır hale geliyor. Kadınların bin bir emek ve zahmetle hazırladığı salça daha sonra sofralardaki yerini alıyor. Aile bütçelerine katkıda bulunmak için özenle çalışıyor, günde 30 ton biberi salçaya dönüştürüyorlar Maharetli kadınlar, kilolarca acı ve tatlı biberleri salça haline getirmek için sabahın erken saatlerinde bir araya geliyor. İşletmelerde özenle çalışan kadınlar, zahmetli olsa da aile bütçelerine katkıda bulunmanın yanı sıra kış hazırlıkları için mesai yapıyor. Kadınlar, çeşitli yemeklerde kullanılmak üzere hazır hale getirilen biberleri salçaya dönüştürmek için akşam saatlerine kadar çalışıyor. Ev ekonomisine katkıda bulunmak için çalışan kadınlar, günde 30 ton biberi salçaya dönüştürüyor. Üretilen biber salçası, lezzeti ve kalitesiyle Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor Acı ve zor olsa da bu işi yapmak zorunda olduklarını belirten kadınlar, imece usulüyle yaptıkları salçayı hazırlamak için büyük emek verdiklerini dile getirdiler. Gaziantep’te üretilen biber salçasının lezzeti ve kalitesiyle Türkiye’nin dört bir yanına gönderildiğini dile getiren kadınlar, uzun ve zahmetli bir sürecin ardından biberleri salçaya dönüştürerek evlerine ekmek parası götürmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. "Kadınlar olarak para kazandığımız için çok mutluyuz" Biber hasadı ile birlikte başlayan salça sezonu boyunca aile ekonomisine katkıda bulunmak için çalıştıklarını belirten kadınlardan Birgül Yağmur, "Sabah saat 08.00’de evden geliyoruz, akşam saat 22.00’a kadar çalışıyoruz. Gün boyu hijyenik ortamda biber temizliyoruz ve çekilen biberler salça oluyor. Kadınlar olarak para kazandığımız için çok mutluyuz. Çalışmak ve insanın emek vererek para kazanması çok güzel. Acıdan ve alnının akıyla para kazanmak daha güzel ve bizi daha mutlu ediyor. Biber temizlerken acıdan dolayı zorlanıyoruz ama ekmek parası için çalışmak zorundayız. Burada çalışarak aile bütçemize katkıda bulunuyoruz" dedi. "Aileme yardımcı olmak için çalışıyorum, acı biber temizlerken acısı nedeniyle zorlanıyorum" Ailesine destek olmak için çalışan üniversite öğrencisi Selime Demir de ekimden hasada, biberin salça haline gelmesine kadar her aşamasında kadınların büyük emeğinin bulunduğuna dikkat çekerek, "Aileme yardımcı olmak için çalışıyorum. Tatlı ve acı biber çekimi yapıyoruz. Biberleri temizliyoruz. Tatlı biber temizlerken pek fazla sorun olmuyor ama acı biber temizlerken acısı nedeniyle zorlanıyoruz. Aşırı derecede öksürüyoruz. Burada ablalarımız ve teyzelerimiz çalışıyor. Ekmeğimizi adeta acıdan çıkarıyoruz" diye konuştu. "Kadınlar biber temizlemede daha iyi ve tecrübeli oldukları için kadın çalıştırıyoruz" İşletme sahibi Celal Yazgan da, "17 bayan çalışanımız var. Her makinenin başında 8 kadın var. Kadınlar burada biber temizliyor, ayıklama yapıyor. Biber çekiminde özellikle kadın eleman çalıştırıyoruz. Çünkü kadınlar tesisleşme olmadan önce geleneksel yöntemlerde mahallede bir araya gelir, biberleri salça yaparlardı. Kadınlar biber temizlemede de daha iyi ve tecrübeli oldukları için biz de kadın çalıştırıyoruz" şeklinde konuştu.