EKONOMİ
Toplam cironun yüzde 12,6’sı yabancı kontrollü girişimler tarafından elde edildi 06 Mart 2026 Cuma - 10:28:42 Yabancı kontrollü girişim istatistiklerine göre yabancı kontrolündeki girişim sayısı 2023 yılında 10 bin 673 ve 2024 yılında 11 bin 86 oldu. Bu girişimlerin toplam cirodaki payı 2023 yılında yüzde 12,9, 2024’te ise yüzde 12,6 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı Yabancı Kontrollü Girişim İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, yabancı kontrollü girişim istatistiklerine göre yabancı kontrolündeki girişim sayısı 2023 yılında 10 bin 673 ve 2024 yılında 11 bin 86 oldu. Bu girişimlerin toplam cirodaki payı 2023 yılında yüzde 12,9, 2024’te ise yüzde 12,6 oldu. Yabancı kontrollü girişimlerdeki çalışanlar sayısının toplam çalışanlar sayısı içinde payı 2023 yılında yüzde 5,2, 2024’te ise yüzde 5,1 oldu. Tütün ürünleri imalatı yabancı kontrolünün en yoğun olduğu faaliyet oldu Tütün ürünleri imalatı, 2024 yılında yabancı kontrollü girişimlerin ciro payının yüzde 94,6 ile en yüksek olduğu faaliyet oldu. Yabancı kontrollü girişimlerin ciro payının en yüksek olduğu ikinci faaliyet ise yüzde 40,6 ile Motorlu kara taşıtı, treyler (römork) ve yarı treyler (yarı römork) imalatı oldu. Yabancı kontrollü girişimlerde sayı ve ciroya göre en büyük paya sahip ülke Almanya oldu Yabancı kontrollü 11 bin 86 girişimden bin 309 tanesi Almanya tarafından kontrol edildi. Almanya tarafından kontrol edilen girişimlerin 2024 yılında elde ettiği cironun toplam yabancı kontrollü cirodaki payı yüzde 13,1 oldu. ABD kontrolündeki bin 10 girişimin toplam yabancı kontrollü cirodaki payı yüzde 12,3 iken Birleşik Krallık kontrolündeki 737 girişimin yabancı kontrollü cirodaki payı ise yüzde 8,3 olarak gerçekleşti.
06 Mart 2026 Cuma - 10:25 Denizli Ticaret Odası ş dünyasını aynı salonda buluşturdu Denizli Ticaret Odası (DTO); meclis üyeleri, meslek komiteleri, yüksek istişare kurulu ve yönetim kurulu üyelerini buluşturduğu geleneksel iftar etkinliğini, yoğun bir katılımla gerçekleştirdi. Bin kişiyi bir araya getiren organizasyon, samimi bir ortamda geçti; oldukça renkli görüntüler ile tadına doyulmayan sohbetlere sahne oldu. DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, iftar yemeğinin ardından üyelerine hitap etti. Odalarının dikkat çeken başarısının, üyeleri arasındaki birlik ve beraberlik ile dayanışmadan kaynaklandığını söyleyerek DTO’nun 24 bin üyesine teşekkür etti. Denizli iş dünyası, DTO’nun geleneksel iftar yemeğine büyük ilgi gösterdi. DTO’nun muhteşem organizasyonu, bin davetliyi Beyaz İnci Düğün Salonunda bir araya getirdi. DTO Başkanı Uğur Erdoğan, konuklarını Meclis Başkanı Salih Sarıkaya ve yönetim kurulu üyeleri ile kapıda karşıladı. Basın mensuplarının da kalabalık bir grup olarak yer aldığı etkinlikte, ezan öncesi eller semaya açıldı; ülkenin ve milletin bölünmez birlik ve bütünlüğünün devamı ile DTO üyesi firmaların işlerinin bereketinin artması için toplu halde dua edildi. Başkan Erdoğan büyük hedefleri olduğuna işaret etti Davetlilerin orucunu açmasının ardından, DTO Başkanı Erdoğan kısa bir hoş geldiniz konuşması yaptı. Üyelerinin ramazanlarını kutladı. En önemli faaliyetleri, projeleri ve hazırlıklarını özetledi; dur durak bilmeden iş yapma gücünü, 24 bine yaklaşan üyelerinin ilgisinden ve birliğinden aldıklarını vurguladı. 100 yılı geride bırakan odalarının şehirdeki ilklerin mimarı ve öncüsü olmanın yanında Denizli’nin en büyük ve en etkili sivil toplum kuruluşu olduğunun da altını çizdi. Erdoğan, "Ticaret Odamızın çok değerli mensupları, kıymetli hanımefendiler, beyefendiler, geleneksel iftar yemeğimize hoş geldiniz, şerefler verdiniz. Değerli dostlar; Denizli Ticaret Odamızın 100 yıllık bir tarihi var. Biz de Ticaret Odası Ailesi olarak sizlerden aldığımız güç ile 2025 yılını, ticaret odasının projeler yılı olarak ilan etti. 2026 yılını da buradan projelerimizi hayata geçirme yılı olarak ilan ediyoruz. Ticaret Odasının çok faaliyeti, aktivitesi var. Ticaret Odası, Denizli’nin en büyük sivil toplum kuruluşu ve öncü olan bir kurum. Ticaret Odası binasının ihalesini gerçekleştirdik. Bu sene inşallah yapımına başlayıp 12 ay gibi bir süre içerisinde de tamamlamanın ve Denizli’mize sunmanın gayreti içerisinde olacağız, bunu hedefledik. Yine önemli projelerimizden birini daha burada sizlerle paylaşmak istiyorum. Bereketler Mahallesinde 300 milyon lira değerinde bir yerin Milli Emlak Genel Müdürlüğümüzden Ticaret Odamıza tahsis ettik. Burada da teknoloji merkezi kurmayı planlıyoruz. Bunu da 2026 yılında Denizli’mize hizmet edecek hale getirip çocuklarımızın, gençlerimizin gelişimine katkı sağlayacak, onları teknolojiyle donatacak ve aynı zamanda onlara sosyal donatısı olabilecek bir alan da hediye edeceğiz. Yine sizlere Ticaret Odası olarak sağlayacağımız en büyük projelerimizden birini de burada ifade etmek isterim... Denizli biliyorsunuz ihracat şehri, sanayi şehri, turizm ve tarım şehri. 1.200 dönümlük bir araziyi daha Milli Emlak Genel Müdürlüğümüz ile görüşerek şehrimize kazandırmak için girişimde bulunarak 2 tane kooperatif üzerinden yeni yatırım alanı olması işlemini başlattık. Bunlardan bir tanesi Türkiye’de örnek olacak bir karma gıda sanayi sitesi kurmamızla ilgili. Model olabilecek bir sanayi sitesi kuracağız; tüm üretimi, ambalajlaması gibi işin tamamı bu alanda yapılacak. İkincisi de geri dönüşümle ilgili bir sanayi sitesi. Bunu da inşallah 2026 yılında Denizli’mize kazandıracağız. Şu an burada toplanan bu salondaki ekip, Denizli ekonomisine can ve yön veren büyük ve güçlü bir kitledir. Her birimiz Denizli ekonomisinin kalkınmasında, sanayide, turizmde ve ticarette emeği olan, binlerce insana aş ve ekmek veren Ticaret Odası’nın mensubudur. Sizin gibi dostlarımla, abilerimle, büyüklerim ve kardeşlerimle yol yürümekten büyük bir mutluluk içinde olduğumu ve büyük bir şeref ile onur duyduğumu her yerde söylüyorum, bir kez de burada ifade etmek isterim. Ramazan ayımız mübarek olsun. Ramazan birlik, kardeşlik ve paylaşma ayı; Rabbim birliğimizi, kardeşliğimizi, dostluğumuzu, yol arkadaşlığımızı daim etsin. Yaklaşan bayramınızı da kutluyorum. Bugün buraya yoğun katılımımızdan dolayı da çocuklarımızdan büyüklerimize kadar her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız" dedi. Çocuklar eğlendi, büyükler sohbet etti Geceyi çocuklar palyaço ve sahne gösterisinin bulunduğu kendilerine özel alanda geçirirlerken anne babaları da iş aleminden dünya konjonktürüne kadar farklı konulardaki koyu sohbetlere dalıp değerlendirdi. Üyeleri ile etkinlikten bir anı olarak toplu fotoğraf çektiren Başkan Erdoğan ise basın mensuplarının röportaj yapma tekliflerini de geri çevirmedi; duygu ve düşüncelerini paylaşmakla kalmadı, gündeme dair sorularını da cevapladı.
06 Mart 2026 Cuma - 10:23 Türkiye nüfusunun yüzde 49,98’ini kadınlar, yüzde 50,02’sini erkekler oluşturdu Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İstatistiklerle Kadın verisini paylaştı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle, toplam nüfusun yüzde 49,98’ini kadınlar, yüzde 50,02’sini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda yüzde 51,9 iken 90 ve üzeri yaş grubunda yüzde 69,7 oldu. Kadınların erkeklerden 5,2 yıl daha uzun yaşadığı görüldü Hayat Tabloları sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi 2022-2024 döneminde Türkiye geneli için 78,1 yıl iken kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl oldu. Genel olarak kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı ve doğuşta beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu görüldü. Doğuşta sağlıklı yaşam süresi kadınlarda 56,3 yıl oldu Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısını ifade eden sağlıklı yaşam süresi, 2022-2024 döneminde sıfır yaşında bulunan bir kişi için Türkiye genelinde 57,6 yıl iken kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 58,9 yıl oldu. Buna göre, erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,6 yıl daha uzun olduğu görüldü. Ortalama eğitim süresi kadınlarda 8,8 yıl oldu Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin yıllara göre arttığı görüldü. Türkiye geneli için 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2011 yılında 7,3 yıl, kadınlarda 6,4 yıl, erkeklerde 8,3 yıl iken, 2024 yılında Türkiye genelinde 9,5 yıl, kadınlarda 8,8 yıl, erkeklerde 10,2 yıl oldu. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 88,3 oldu Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2008-2024 yılları arasında arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 75,1 iken 2024 yılında yüzde 92,6 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 67,5, erkeklerin oranı yüzde 82,8 iken, bu oran 2024 yılında kadınlarda yüzde 88,3, erkeklerde ise yüzde 97,0 oldu. Yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 23,6 oldu Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 9,1 iken 2024 yılında yüzde 25,2 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 7,1, erkeklerin oranı yüzde 11,2 iken bu oran 2024 yılında kadınlarda yüzde 23,6, erkeklerde ise yüzde 26,8 oldu. Annesi yükseköğretim mezunu olanların yüzde 84,4’ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre ebeveynin tamamladığı eğitim düzeyine göre ferdin tamamladığı eğitim düzeyi oranına bakıldığında, ebeveynin eğitim seviyesi yükseldikçe bireyin eğitim düzeyinin yükseldiği görüldü. Annesi yükseköğretim mezunu olan 25 yaş ve üzeri nüfusun 2024 yılında yüzde 84,4’ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü. Yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 68,7 oldu Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun işgücüne katılma oranının yüzde 54,2 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 36,8, erkeklerde ise yüzde 72,0 oldu. İşgücüne katılma oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 14,6, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 27,5, lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 38,5, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 43,8 iken, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 68,7 oldu. Kadınların istihdam oranının erkeklerin yarısından daha az olduğu görüldü Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun istihdam oranının yüzde 49,5 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 32,5, erkeklerde ise yüzde 66,9 oldu. En yüksek istihdam oranı yüzde 54,7 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük istihdam oranı ise yüzde 39,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) ve TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgelerinde gerçekleşti. En yüksek kadın istihdam oranı, yüzde 39,3 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük kadın istihdam oranı ise yüzde 20,9 ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgesinde gerçekleşti. En yüksek erkek istihdam oranı, yüzde 72,3 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük erkek istihdam oranı ise yüzde 59,0 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde gerçekleşti. Kadınların istihdamda yarı zamanlı çalışma oranı yüzde 18,3 oldu Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranının 2024 yılında yüzde 12,1 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 18,3, erkeklerde ise yüzde 9,0 oldu. Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadın istihdam oranı yüzde 26,9 oldu Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında yüzde 59,8 iken 2024 yılında yüzde 60,0 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının yüzde 26,9, erkeklerin istihdam oranının ise yüzde 90,9 olduğu görüldü. Kadın büyükelçi oranı yüzde 28,4 oldu Dışişleri Bakanlığı verilerine göre kadın büyükelçi oranı 2011 yılında yüzde 11,9 iken 2025 yılında yüzde 28,4 oldu. Erkek büyükelçi oranı ise 2011 yılında yüzde 88,1 iken 2025 yılında yüzde 71,6 oldu. Kadın milletvekili oranı yüzde 19,9 oldu Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2025 yıl sonu itibarıyla 592 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 118, erkek milletvekili sayısının ise 474 olduğu görüldü. Meclisteki kadın milletvekili oranı 2007 yılında yüzde 9,1 iken, 2025 yılında yüzde 19,9 oldu. Yükseköğretimde görevli profesörler içinde kadın profesör oranı yüzde 34,9 oldu Yükseköğretim İstatistiklerine göre yükseköğretimde görevli profesörler içerisindeki kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında yüzde 27,6 iken 2024-2025 öğretim yılında yüzde 34,9 oldu. Yükseköğretimde görevli doçentler içerisindeki kadın doçent oranı ise, 2010-2011 öğretim yılında yüzde 32,2 iken 2024-2025 öğretim yılında yüzde 43,3 oldu. Üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı yüzde 21,5 oldu Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında yüzde 14,4 iken 2024 yılında yüzde 21,5 oldu. Borsa İstanbul’da işlem gören en büyük 50 şirketin (BİST 50) yönetim kurulu üyelerine bakıldığında, 2016 yılında yüzde 12,2 olan kadın üye oranı 2025 yılında yüzde 18,3 oldu. Kadın Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) personelinin oranı yüzde 34,2 oldu Belirli bir dönemde (genellikle bir takvim yılı) bir kişi ya da grup tarafından Ar-Ge faaliyetleri için harcanan sürenin aynı dönemde çalışılan toplam süreye bölünmesi yoluyla hesaplanan Tam Zaman Eşdeğeri (TZE), 0 ile 1 arasında bir değer alarak uluslararası Ar-Ge personeli karşılaştırmalarında kullanılmaktadır. Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre, TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı, 2024 yılında 106 bin 74 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının yüzde 34,2’sini oluşturdu. Sektörler itibarıyla TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel oranı, yükseköğretimde yüzde 47,9, kâr amacı olmayan kuruluşların da dâhil edildiği genel devlette yüzde 30,6, mali ve mali olmayan şirketlerde ise yüzde 28,2 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşı kadınlarda 26,0 oldu Evlenme İstatistiklerine göre resmi olarak ilk evliliğini 2025 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 26,0 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,5 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 29,6 yaş, erkeklerde 32,4 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu il ise kadınlarda 23,7 yaş ile Kilis, erkeklerde 26,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Kadınların yüzde 17,0’ının eğitim seviyelerinin eşlerinden daha yüksek olduğu görüldü ADNKS sonuçlarına göre resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2024 yılında kadınların yüzde 38,3’ünün kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının yüzde 17,0, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranının ise yüzde 43,3 olduğu görüldü. Kesinleşen boşanma davaları sonucu annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,6 oldu Boşanma İstatistiklerine göre 2025 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucu çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,6 iken babanın velayetine verilen çocuk oranı ise yüzde 25,4 oldu. Yapay zeka kullanan kadınların oranı yüzde 18,8 oldu Yapay Zeka İstatistiklerine göre İnternet kullanan bireylerden üretken yapay zeka kullandığını beyan edenlerin oranı 2025 yılında yüzde 19,2 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 18,8 iken erkeklerde yüzde 19,4 oldu. Yapay zeka kullanma oranı yaş gruplarına göre incelendiğinde, en fazla yapay zeka kullanan bireylerin yüzde 39,4 ile 16-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubundaki kadınların yüzde 40,5’inin, erkeklerin ise yüzde 38,3’ünün yapay zeka kullandığı görüldü. Beyin göçü oranı kadınlarda yüzde 1,6 oldu Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistiklerine göre yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2024 yılında yüzde 2,0 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 1,6 iken erkeklerde yüzde 2,4 oldu. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan kadınların oranı yüzde 30,1 oldu Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre yaş gruplarına göre yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oranına bakıldığında, 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9’unun risk altında olduğu, bu oranın kadınlarda yüzde 30,1 iken erkeklerde yüzde 25,6 olduğu görüldü. Aynı oranlara 18-64 yaş grubu için bakıldığında, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunan kadınların oranı yüzde 28,4, erkeklerin oranı yüzde 21,8 olarak görüldü. Kadınların en fazla maruz kaldığı şiddet türünün psikolojik şiddet olduğu görüldü Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması sonuçlarına göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 28,2’sinin psikolojik şiddete, yüzde 18,3’ünün ekonomik şiddete, yüzde 12,8’inin fiziksel şiddete, yüzde 10,9’unun ısrarlı takibe, yüzde 8,3’ünün dijital şiddete ve yüzde 5,4’ünün cinsel şiddete uğradığı görüldü. Tamamlanan eğitim seviyesi ve şiddet türüne göre şiddete maruz kalmış kadınların oranı incelendiğinde, eğitim seviyesi yükseldikçe ekonomik şiddet azalırken ısrarlı takip ve dijital şiddetin arttığı görüldü. Ekonomik şiddet, bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 31,8 iken yükseköğretim mezunlarında yüzde 8,9 oldu. Israrlı takip ise yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 16,1 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 5,3 oldu. Dijital şiddet, yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 13,4 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 2,2 oldu. Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 39,5 ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 56,0, yüzde 42,0 ve yüzde 38,3 oranları ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Ekonomik şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 66,5 ile en fazla ailelerinden biri tarafından şiddete uğradığı görüldü. Israrlı takip ve dijital şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 39,6 ve yüzde 62,3 oranları ile en fazla yabancı biri tarafından şiddete uğradığı görüldü.
06 Mart 2026 Cuma - 10:21 ASO Başkanı Ardıç: "Bizim için asıl önemli olan kadınların yalnızca istihdamda değil, karar alma mekanizmalarında da güçlü şekilde yer almasıdır" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Bugün Odamız personelinin yarısı kadınlardan oluşuyor. Ancak bizim için asıl önemli olan kadınların yalnızca istihdamda değil, karar alma mekanizmalarında da güçlü şekilde yer almasıdır" dedi. Kadın İşveren ve Sanayiciler Derneği (KAİSDER) tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen ‘EKD Ödülleri’nde ASO, ‘Meslek Odaları’ kategorisinde ‘Eşitlik Kültürüne Duyarlı İşyeri Ödülü’ aldı. Ödül töreninde konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye’de kadınların potansiyelinin yeterince fark edilmediğini ve bu durumdan dolayı toplumun güçlü ve sürdürülebilir bir kalkınma sağlayamayacağını belirtti. Kadınların emeği, vizyonu ve girişimciliğinin yalnızca ekonomik hayatın değil, toplumun bütün alanlarının gelişmesinin temeli olduğunu vurgulayan Ardıç, ASO olarak eşitlik anlayışını sözde değil uygulamada hayata geçirmeye önem verdiklerini söyledi. "Kadınların potansiyelini kullanamayan hiçbir toplum güçlü ve sürdürülebilir bir kalkınma sağlayamaz" Ardıç, KAİSDER’in iş dünyasında eşitlik kültürünün yaygınlaşması için önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirterek, "Bugün bizlere takdim edilen bu ödül, Ankara Sanayi Odamızın eşitlik anlayışını kurumsal kültürünün bir parçası haline getiren tüm çalışma arkadaşlarım adına son derece kıymetlidir. Bu ödülü aynı zamanda bir sorumluluk hatırlatması olarak görüyorum. Çünkü çok iyi biliyoruz ki kadınların potansiyelini yeterince kullanamayan hiçbir toplum güçlü ve sürdürülebilir bir kalkınma sağlayamaz" dedi. "Odamız personelinin yarısı kadınlardan oluşuyor" Oda bünyesinde kadın istihdamının güçlü bir şekilde temsil edildiğini belirten Ardıç, "Bugün Odamız personelinin yarısı kadınlardan oluşuyor. Ancak bizim için asıl önemli olan, kadınların yalnızca istihdamda değil, karar alma mekanizmalarında da güçlü şekilde yer almasıdır. Ankara Sanayi Odamızda 9 müdürlüğün beşinde kadın müdürlerimiz görev yapıyor. Kurumsal yönetim araştırmalarının bize gösterdiği çok net bir gerçek var. Kadınların daha fazla yer aldığı yönetim ekiplerinde risk yönetimi güçleniyor, inovasyon artıyor, kurumsal performans yükseliyor. Çünkü kadınların aklı, titizliği, vizyoner bakışı ve çözüm odaklı yaklaşımı, yönetim kalitesine son derece olumlu yansıyor ve başarı artıyor. Biz de ASO’da bu olumlu sonucu görmenin haklı gururunu yaşıyoruz" ifadelerine yer verdi. KAİSDER Başkanı Mehlika Gider’in ev sahipliğinde düzenlenen ödül törenine ASO Yönetim Kurulu Üyesi Burcu Özbozkurt, TSE Standard Hazırlama Merkezi Başkanı Akif Sesli, İÇASİFED Başkanı Süleyman Ekici, TÜSİAV Başkanı Veli Sarıtoprak ve TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı Aydan Biri de katıldı.
Üreten Kadınların E-Ticaret Yolculuğu Projesi’nde mentörlük süreci başladı
10 Şubat 2026 Salı - 16:42 Üreten Kadınların E-Ticaret Yolculuğu Projesi’nde mentörlük süreci başladı Kadın girişimcilerin e-ticaret alanında güçlenmesini ve ekonomik hayatta daha etkin rol almalarını hedefleyen "Üreten Kadınların E-Ticaret Yolculuğu" projesi kapsamında mentörlük desteği almaya hak kazanan girişimci kadınlar, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nu ziyaret etti. Denizli Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi koordinasyonunda; GEKA, Trendyol ve Pamukkale Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen "Üreten Kadınların E-Ticaret Yolculuğu Projesi", kadın girişimcilerin dijital ekonomiye katılımını güçlendiren önemli kazanımlarla tamamlandı. Haziran-Aralık 2025 döneminde uygulanan proje kapsamında, Denizli genelinden 173 kadın girişimci, e-ticaret, markalaşma ve dijital satış süreçlerine yönelik eğitimlere katıldı. Eğitimlerin ardından yapılan değerlendirmeler sonucunda, farklı üretim alanlarından 5 kadın girişimci mentörlük desteği almaya hak kazandı. Proje kapsamında mentörlük desteği almaya hak kazanan Işıl Karaman, Ayşegül Yurt, Fatma Avunduk, Dilek Güngördü ve Seval Topçuoğlu Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nu ziyaret etti. Kent Konseyi Başkanı Ali Marım, Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) Uzmanı İrfan Sezgin ve Trendyol Ege Bölge Satış ve İş Geliştirme Yöneticisi Nuri Erdoğan’ın da eşlik ettiği ziyarette, kadın girişimcilerin e-ticaret süreçlerinde karşılaştıkları ihtiyaçlar, mentörlük desteğinin kapsamı ve projenin sağlayacağı katkılar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. "Üreten kadınların yanındayız" Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu, ziyarette yaptığı konuşmada kadın girişimcilerin gösterdiği emek ve kararlılığın çok kıymetli olduğunu vurgulayarak, "Bu projede en çok beni mutlu eden şey, kadınlarımızın ‘ben de yapabilirim’ diyerek yola çıkması oldu. Üreten, emek veren ve hayallerinin peşinden giden kadınların yanında olmak bizim için sadece bir görev değil, aynı zamanda büyük bir mutluluk. Dijital dünyada daha fazla kadının yer alması için desteğimizi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Yunusemre’de 14 Şubat temalı "Kadın El Emeği Pazarı" kuruldu
10 Şubat 2026 Salı - 16:24 Yunusemre’de 14 Şubat temalı "Kadın El Emeği Pazarı" kuruldu Yunusemre Belediyesi ve Yunusemre Kent Konseyi iş birliğiyle Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı’nda 14 Şubat Sevgililer Günü temalı Kadın El Emeği Pazarı kuruldu. Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban’ın eşi Serap Balaban ile Belediye Başkan Yardımcısı Emine Özge Arslan pazarı ziyaret ederek üretici kadınlarla bir araya geldi. Her hafta salı günleri Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı 1’inci katta kurulan Kadın El Emeği Pazarı, bu hafta 14 Şubat Sevgililer Günü konseptiyle vatandaşları ağırladı. Pazarda sevgi temalı el emeği ürünler sergilenirken, ziyaretçiler de tezgahlara yoğun ilgi gösterdi. Serap Balaban ve Başkan Yardımcısı Emine Özge Arslan, pazarda üretici kadınlarla sohbet etti, el emeği ürünleri inceledi. Ziyarette Yunusemre Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Suzan Cömert Özata, Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Şaver Yüksel ile Kadın Dayanışma ve Eğitim Merkezleri Koordinatörü Burçin Umut Doğru da yer aldı. "Sevgi paylaştıkça çoğalıyor" Ziyaret sırasında açıklamalarda bulunan Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Emine Özge Arslan, 14 Şubat’ın sadece çiftler için değil, tüm insanlık için bir sevgi günü olduğunu vurgulayarak, "14 Şubat sadece çiftlerin birbirine sevgisi değil, insanların birbirine, doğaya ve hayvanlara olan sevgisini yansıtan bir sevgi günüdür. Biz de belediyemizin kadın dayanışma ve eğitim merkezleri ile kent konseyimizle birlikte düzenlediği Kadın El Emeği Pazarı’nda 14 Şubat Sevgililer Günü konseptiyle hazırlanan tezgahları ziyaret ettik. El emeği ürünlerimizi inceledik. Tüm hemşehrilerimizi sevdiklerini mutlu etmek adına ufak da olsa hediye almak üzere Kadın El Emeği Pazarımıza bekliyoruz" dedi.
Miilux OY, FNSS ve Nurol Makina Türk savunma sanayii için güçlerini birleştirdi
10 Şubat 2026 Salı - 16:18 Miilux OY, FNSS ve Nurol Makina Türk savunma sanayii için güçlerini birleştirdi Türkiye savunma sanayiinin önde gelen firmaları Miilux OY-FNSS ve Nurol Makina güç birliği protokolü için bir araya geldi. FNSS ve Nurol Makina’nın gerçekleştireceği projelerde ihtiyaç duyacağı tüm zırh çeliği, Türkiye’nin önde gelen yerli üreticilerinden Miilux OY Türkiye tarafından temin edilecek. Bu kapsamda 3 firma arasında gerçekleştirilen "Teknik İş Ortaklığı Protokolü", World Defense Show’da FNSS standında imzalandı. Türkiye’nin zırh çeliği alanında dışa bağımlılığını ortadan kaldırma ve millileşme hedefi ile OYAK’ın şirketleri arasına kattığı Miilux OY, FNSS Savunma Sistemleri A.Ş. ve Nurol Makina ile Türk savunma sanayii için güçlerini birleştirdi. Savunma sanayiine katkı sağlayacak, global pazarda Türkiye’nin gücünü artıracak "Miilux OY - FNSS - Nurol Makina Teknik İş Ortaklığı Protokolü" imza töreni, World Defense Show’da bugün gerçekleştirildi. FNSS’nin standında yapılan imza törenine taraf şirketlerin üst düzey yöneticileri ve ziyaretçiler katıldı. Protokol kapsamında, FNSS ve Nurol Makina’nın üretimleri sırasında ihtiyaç duyacağı tüm zırh çeliği, Türkiye’nin önde gelen yerli zırh çeliği üreticilerinden Miilux OY’dan temin edilecek. Mevcut yurt içi ve yurt dışı projeler dikkate alınarak, talebin karşılanabilmesi amacıyla Miilux OY’un üretim hatlarına yönelik de yeni yatırımlar gerçekleştirilecek. "Gelecek nesil savunma sanayii projelerine katkı sunacağız" Protokol imza törenine katılan Miilux OY Türkiye Genel Müdürü Yavuz Yeldan, "FNSS ve Nurol Makina ile imzaladığımız bu teknik iş ortaklığı protokolü, Miilux OY Türkiye’nin savunma sanayiindeki uzun vadeli büyüme vizyonunun önemli bir parçasıdır. Bu iş birliğiyle, yalnızca mevcut projelere değil, gelecek nesil savunma sanayii projelerine de yüksek kalite standartlarımız ve teknik yetkinliğimizle katkı sunmayı hedefliyoruz" dedi. Hedef yurt dışı ve yurt içinde stratejik ortaklıklar Söz konusu iş birlikleriyle Türkiye’nin uluslararası prestijine katkı sağlayacak projelerde ana zırh çeliği tedarikçisi olacak Miilux OY’un, stratejik konumunun ve kurumsal itibarının önemli ölçüde güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu iş birliği ile aynı zamanda Miilux OY’un zırh çeliği alanındaki küresel yetkinliğinin, FNSS ve Nurol Makina’nın mühendislik ve platform kabiliyetleriyle bir araya getirilerek uluslararası pazarlarda güçlü ve sürdürülebilir bir savunma sanayii ekosistemi oluşturulması amaçlanıyor.
Söke’de yıllardır konuşulan ‘Mahsuplaşma’ konusuna Başkan Arıkan’dan tarihi hamle
10 Şubat 2026 Salı - 15:17 Söke’de yıllardır konuşulan ‘Mahsuplaşma’ konusuna Başkan Arıkan’dan tarihi hamle Söke Belediyesi’nin uzun yıllardır gündeme gelen devlet borçlarıyla ilgili mahsuplaşma süreci, Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan’ın girişimleriyle somut çözüme kavuştu. Belediyeye ait araziler üzerinde yer alan ve aktif olarak kullanılan devlet binalarının, Hazine’ye ait taşınmazlarla trampa (takas) edilmesini kapsayan süreçte ilk ve en önemli adım atıldı. Bu kapsamda, Yenikent Mahallesi’nde bulunan ve halen Öğretmen Nebahat Alpan İlkokulu ve Ortaokulu olarak hizmet veren okul binası, devletle yapılacak mahsuplaşmaya konu edildi. Konu, Şubat ayı Söke Belediye Meclisi’nin ilk oturumunda Plan ve Bütçe Komisyonu’na havale edildi, komisyonun detaylı incelemesinin ardından meclisin ikinci oturumunda karara bağlandı. Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından yapılan değerlendirmede; belediyeye ait Yenikent Mahallesi 1337 ada 3 parselde bulunan, 9 bin 719,78 metrekare büyüklüğündeki ve Temel Eğitim Alanı imarlı taşınmazın değerinin 194 milyon 395 bin 600 TL olduğu tespit edildi. Hazine tarafından trampa için önerilen taşınmazlar incelendiğinde, Kuşadası İlçesi Türkmen Mahallesi’nde yer alan ve ağaçlandırılacak alanda kalan, yakın gelecekte imar alması mümkün görünmeyen parsel uygun bulunmadı. Bunun yerine, Didim İlçesi Hisar Mahallesi’nde bulunan iki ayrı Hazine taşınmazının trampasının daha doğru ve kamu yararına uygun olacağı yönünde görüş bildirildi. Komisyon kararında; Didim Hisar Mahallesi 1749 ada 3 parsel (4 bin 792,02 m - 124 milyon 592 bin 520 TL), Didim Hisar Mahallesi 2 bin 402 ada 1 parsel (5 bin 990,93 m - 143 milyon 782 bin 320 TL) olmak üzere toplam 268 milyon TL’yi aşan iki taşınmazın trampa edilmesinin uygun olacağı belirtildi. Yapılan hesaplamalar sonucunda, trampa işlemi sonrası Hazine lehine oluşan 73 milyon 979 bin 240 TL’lik farkın, belediye bütçesinin imkânları doğrultusunda peşin ya da taksitli olarak ödenmesi kararlaştırıldı. İşlemin, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18/e maddesi kapsamında yapılmasının hukuken uygun olduğu vurgulandı. Plan ve Bütçe Komisyonu’nun raporu, Söke Belediye Meclisi’nin ikinci oturumunda görüşülerek oy birliğiyle kabul edildi. Böylece Söke Belediyesi’nin yıllardır çözüm bekleyen devlet borçlarıyla ilgili mahsuplaşma sürecinde en önemli eşik aşılmış oldu. Kararın alınmasından sonra Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan; "Bu madde belediyemiz için çok önemliydi. Belediyenin sırtındaki bir yükün yıllar sonra çözüme kavuşması, kararın iktidarı ve muhalefetiyle birlikte oy birliğiyle alınması sevindirici. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum" dedi. Alınan kararla birlikte, Söke Belediyesi hem mali yükünü daha yönetilebilir hale getirmeyi hem de fiilen devlet tarafından kullanılan belediye mülkleriyle ilgili belirsizliği ortadan kaldırmayı hedefliyor. Başkan Arıkan’ın bu adımı, "Yıllardır konuşulan ama çözülemeyen bir sorunun, kararlı ve planlı bir yaklaşımla çözüme kavuşturulması" olarak değerlendiriliyor.
Bodrum Kent Lokantası’ndan uygun fiyatlı yemek
10 Şubat 2026 Salı - 15:13 Bodrum Kent Lokantası’ndan uygun fiyatlı yemek Bodrum Belediye A.Ş. tarafından hizmete açılan Bodrum Kent Lokantası, bir yıldır vatandaşlara uygun fiyatlı ve sağlıklı yemek hizmeti sunuyor. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci tarafından, 10 Şubat 2025 tarihinde açılışı gerçekleştirilen Bodrum Kent Lokantası’nda, geride kalan bir yılda 70 bin 169 tabldot yemek çıkarıldı. Bunun yanında 827 öğrenci tabldotu da öğrencilere ulaştırıldı. Kent Lokantası’nda uygulanan askıda yemek sistemi kapsamında ise hayırseverler tarafından satın alınan 3 bin 292 tabldot yemek, ihtiyaç sahibi vatandaşlara verildi. Günlük ortalama 300-350 kişiye hizmet verilen Kent Lokantası’nda menüler, uzman ekipler tarafından kalori hesabı yapılarak hazırlanıyor. Baştan sona üretim süreci Bodrum Belediye A.Ş. tarafından yürütülen lokanta, hijyen, lezzet ve sunumuyla vatandaşlardan da tam not alıyor. Bodrum Kent Lokantası, uygun fiyatlı, dengeli ve sağlıklı beslenmeyi herkes için erişilebilir kılmayı hedefleyerek hizmet vermeye devam edecek. Kent Lokantası’nın müdavimlerinden Dilek Özal, sunulan hizmetlerden duyduğu memnuniyetini şu sözlerle dile getirdi: "Bir kere deneyeyim dedim, o gün bugündür buradayım. Çok memnunum, çok beğeniyorum. Personel, temizlik, yemeklerin lezzeti, her şey mükemmel. Protein dengesi diyetisyen nezaretinde, çok güzel. Bodrum Belediyesi’ne böyle bir hizmet sunduğu için teşekkür ediyorum."
Van’da Ramazan öncesi tahin üretimi zirve yaptı
10 Şubat 2026 Salı - 14:53 Van’da Ramazan öncesi tahin üretimi zirve yaptı Van’da sahur sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan tahinin üretimi yaklaşan Ramazan’la birlikte zirve yaptı. Ramazanın ayına sayılı günler kala Van’da tahin üretiminde ciddi artış yaşanıyor. El değmeyen yöntemlerle üretilen ve katkı maddesi içermeyen tahin, özellikle sahurda tercih edilmesi nedeniyle vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Van’da normal dönemlerde aylık 2 ila 3 ton arasında üretilen tahin, Ramazan ayıyla birlikte 10 ila 15 ton seviyelerine kadar çıkıyor. "Ramazan ayında daha çok tercih ediliyor" Konuya ilişkin konuşan işletme müdürü Murat Varlı, tahin üretiminde yaklaşık 7 yıldır faaliyet gösterdiklerini belirtti. Ramazan ayı öncesi siparişlere yetişmekte zorlandıklarını ifade eden Varlı, "Kaliteli ve doğal üretime önem veriyoruz. Yaklaşık 7 yıldır bu işi yapıyoruz. Sürekli kalitemizi artırmaya çalışıyoruz. Bugüne kadar da her zaman güzel, lezzetli ve doğal bir tahin ürettik. Tahinin tok tutması, vücudu koruyucu özellikleri ve faydaları nedeniyle özellikle Ramazan ayında daha çok tercih ediliyor" dedi. "Ramazan ayında 10-15 tonlara kadar üretim yapıyoruz" Satışlarda ciddi bir artış yaşandığını dile getiren Varlı, "Normal aylarda 2-3 ton üretim yaparken, Ramazan döneminde bu rakam 10-15 tonlara kadar çıkıyor. Şu an siparişlere yetişmekte zorlanıyoruz. Vatandaşlarımızdan alışverişlerini son günlere bırakmamalarını, şimdiden gelerek doğal ve sıcak tahinlerini temin etmelerini istiyoruz" diye konuştu.
"Yüzyılın Konut Projesi" kapsamında inşa edilecek bin 419 adet sosyal konutun kura çekimi gerçekleştirildi
10 Şubat 2026 Salı - 14:48 "Yüzyılın Konut Projesi" kapsamında inşa edilecek bin 419 adet sosyal konutun kura çekimi gerçekleştirildi Bilecik’te "Yüzyılın Konut Projesi" kapsamında inşa edilecek bin 419 adet sosyal konutun kura çekimi gerçekleştirildi. 11 bin 632 başvurunun yapıldığı projenin kura çekim töreninde başvuru yapan şehit, gazi aileleri ve gazi yakınları kuraya girmeden hak sahibi oldu. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Spor Salonu’nda gerçekleştiren kura çekimine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürü Fatih Ekmekçi, TOKİ Başkan Yardımcısı Ömer Canikli, Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, AK Parti Bilecik İl Başkanı Serkan Yıldırım, kurum müdürleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Programda öncesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajı katılımcılara okundu. "O gün devletimiz, milletimizle omuz omuza vererek tarihin en büyük inşa seferberliğini hayata geçirmiştir" Programda konuşan Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, "Bugün burada ’Yüzyılın Konut Projesi’ kapsamında ilimizde inşa edilecek bin 419 konut için ’Hak Sahiplerini Belirleme Kura Çekiliş Töreni’ vesilesiyle bir araya gelmiş bulunuyoruz.6 Şubat depremlerinde yaşadığımız büyük yıkım, milletçe hafızalarımıza kazınan derin bir acı olmuştur. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. O gün devletimiz, milletimizle omuz omuza vererek tarihin en büyük inşa seferberliğini hayata geçirmiştir. Böylesine büyük bir yıkımın ardından çok kısa bir süre içinde 455 bin konut tamamlanmış ve hak sahiplerine teslim edilmiştir. Bu tablo, devletimizin gücünü, kapasitesini ve vatandaşına sahip çıkma iradesini en somut şekilde göstermiştir" dedi. "2027 yılı Mart ayından itibaren konutlarımız peyderpey teslim edilmeye başlanacaktır" Vali Sözer açıklamasının devamında, "Şimdi ise aynı kararlılıkla ’Ev Sahibi Türkiye’ vizyonuyla başlatılan 500 bin sosyal konut seferberliği ile yeni bir adım daha atıyoruz. Nasıl ki 455 bin konutu tamamlayıp teslim ettiysek, şimdi de 500 bin yeni yuvayla vatandaşlarımızı ev sahibi yapıyoruz. Kura çekilişleri tamamlanır tamamlanmaz temeller atılacak ve 2027 yılı Mart ayından itibaren konutlarımız peyderpey teslim edilmeye başlanacaktır" dedi. "Bilecik’te 11 bin 632 başvuru bulunmaktadır" Vali Sözer son olarak, "İlimizde yürütülen bu süreçte 11 bin 632 başvuru bulunmaktadır. Bugün noter huzurunda gerçekleştirilecek kura çekimiyle hak sahipleri şeffaf ve güvenilir bir şekilde belirlenecektir. Devletimiz, ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla her şartta vatandaşının yanında olmaya devam etmektedir. Sosyal konut projeleri; dar gelirli vatandaşlarımızdan gençlerimize, emeklilerimizden şehit yakınları ve gazilerimize kadar toplumun her kesimini kucaklayan sosyal devlet anlayışının en güçlü ve en somut yansımalarından biridir. Bugün kurasını çekeceğimiz bu konutlar yalnızca birer yapı değil; çocuklarımızın güvenle büyüyeceği, ailelerimizin huzur bulacağı, komşulukların güçleneceği, sosyal hayatın canlanacağı sıcak yuvalardır. Aynı zamanda sağlamlığıyla güven veren, planlı ve modern yapısıyla nitelikli yaşam alanlarıdır. Kura çekilişinin Bilecik ilimize, ülkemize ve hak sahibi tüm vatandaşlarımıza hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum. Yeni yuvalarına kavuşacak tüm hemşehrilerime sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir yaşam diliyorum" ifadelerine yer verdi. Konuşmaların ardından kura çekimi gerçekleştirilerek hak sahipleri belirlendi.
Van’da Ramazan öncesi tahin üretimi zirve yaptı
10 Şubat 2026 Salı - 14:47 Van’da Ramazan öncesi tahin üretimi zirve yaptı Ramazan ayına sayılı günler kala, uzun süre tok tutması ve enerji vermesiyle sahur sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan tahinin üretimi Van’da hız kazandı. Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte Van’da tahin üretiminde ciddi artış yaşanıyor. El değmeyen yöntemlerle üretilen ve katkı maddesi içermeyen tahin, özellikle sahurda tercih edilmesi nedeniyle vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Van’da normal dönemlerde aylık 2 ila 3 ton arasında üretilen tahin, Ramazan ayıyla birlikte 10 ila 15 ton seviyelerine kadar çıkıyor. "Ramazan ayında daha çok tercih ediliyor" Konuya ilişkin konuşan işletme müdürü Murat Varlı, tahin üretiminde yaklaşık 7 yıldır faaliyet gösterdiklerini belirtti. Ramazan ayı öncesi siparişlere yetişmekte zorlandıklarını ifade eden Varlı, "Kaliteli ve doğal üretime önem veriyoruz. Yaklaşık 7 yıldır bu işi yapıyoruz. Sürekli kalitemizi artırmaya çalışıyoruz. Bugüne kadar da her zaman güzel, lezzetli ve doğal bir tahin ürettik. Tahinin tok tutması, vücudu koruyucu özellikleri ve faydaları nedeniyle özellikle Ramazan ayında daha çok tercih ediliyor" dedi. "Ramazan ayında 10-15 tonlara kadar üretim yapıyoruz" Satışlarda ciddi bir artış yaşandığını dile getiren Varlı, "Normal aylarda 2-3 ton üretim yaparken, Ramazan döneminde bu rakam 10-15 tonlara kadar çıkıyor. Şu an siparişlere yetişmekte zorlanıyoruz. Vatandaşlarımızdan alışverişlerini son günlere bırakmamalarını, şimdiden gelerek doğal ve sıcak tahinlerini temin etmelerini istiyoruz" diye konuştu. (YS-MSA-Y)
Bakan Şimşek ‘Gelişmekte Olan Ülkeler Konferansı’nın sonuçlarını paylaştı
10 Şubat 2026 Salı - 14:40 Bakan Şimşek ‘Gelişmekte Olan Ülkeler Konferansı’nın sonuçlarını paylaştı Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından düzenlenen Gelişmekte Olan Ülkeler Konferansı’nın (ACEME) ardından, konferanstan çıkarılacak temel sonuçları değerlendirdi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Suudi Arabistan’ın El-Ula kentinde Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ile Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından düzenlenen Gelişmekte Olan Ülkeler Konferansı’na katıldı. Konferansın ilk gününde ‘Borç Kırılganlıkları Yuvarlak Masa Toplantısı’ başlıklı oturuma katılan Şimşek, burada ikili temaslarda bulundu. Şimşek, Özbekistan Başbakan Yardımcısı Jamshid Kuchkarov, Asya Altyapı Yatırım Bankası Başkan Yardımcısı Sherard Cowper-Coles, Dünya Bankası Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdürü Anna Bjerde ile bir araya geldi. Şimşek, Pakistan, Nijerya, Katar ve Suudi Arabistan’ın maliye bakanlarıyla kısa görüşmeler de gerçekleştirdi. Bakan Şimşek konferansın ikinci gününde ise ‘Yükselen Piyasalar İçin Dayanıklılık ve Ekonomik Dönüşüm Yolculuğu’ başlıklı kapanış oturumunda panelist olarak yer aldı. Konferansın bitiminin ardından sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Bakan Şimşek, konferanstan çıkarılacak temel sonuçları şu şekilde sıraladı: "Gelişmekte olan piyasalar, küresel GSYİH’nin yaklaşık yüzde 60’ını oluşturmakta ve küresel büyümenin yüzde 70’inden fazlasını yönlendirmektedir. Günümüzün zorlukları artık döngüsel değil. Ticaretin parçalanması, borç ödeme baskıları ve zayıf büyüme yapısal sorunlardır. Fiyat istikrarı büyümenin önünde bir engel değil; sürdürülebilir yüksek büyümenin ön koşuludur. Kurumlar planlardan daha önemlidir. Güvenilirlik duyurulardan değil, uygulamadan gelir. Parçalanmış bir dünyada, uluslararası işbirliği her zamankinden daha önemlidir. Özel sektör öncülüğünde büyüme kilit önem taşıyor: Bürokrasiyi azaltmak, sermaye piyasalarını derinleştirmek ve yönetişimi güçlendirmek gerekiyor. Bölgesel entegrasyon, küresel ticaretin parçalanmasını telafi etmeye yardımcı olabilir. Bağlantıya yapılan yatırımlar karşılığını verir. Gelişmekte olan ülkelerde borç kırılganlığı artıyor. Borç yeniden yapılandırmalarında hız, koordinasyon ve öngörülebilirlik önem taşıyor. Yapay zekâ destekli verimlilik artışları umut verici ancak otomatik değil; beceriler ve yaygınlaşma kritik önem taşıyor. Gelişmekte olan piyasaların artan ağırlığını ve sesini yansıtacak şekilde reforme edilmiş bir küresel yönetim sistemine ihtiyaç vardır."
Lastik sektöründe 4 bin 500 işçiyi ilgilendiren toplu sözleşme görüşmeleri başladı
10 Şubat 2026 Salı - 14:35 Lastik sektöründe 4 bin 500 işçiyi ilgilendiren toplu sözleşme görüşmeleri başladı Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Alaaddin Sarı, sendikanın örgütlü olduğu Brisa, Pirelli ve Prometeon fabrikalarıyla gerçekleştirilen ilk oturumun ardından yaptığı açıklamada, sürecin müzakereyle yürütüleceğini ancak kazanılmış haklardan taviz verilmeyeceğini vurguladı. Lastik sektöründe yeni dönem toplu iş sözleşmesi süreci Kocaeli’de başladı. Lastik-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu Brisa, Pirelli ve Prometeon fabrikalarında çalışan yaklaşık 4 bin 500 işçiyi kapsayan görüşmelerin ilk toplantısının ardından Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Alaaddin Sarı, sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Biz tavize karşıyız ama müzakereye açığız" Müzakereye açık olduklarını belirten Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Alaaddin Sarı, "Toplu sözleşmemizi Brisa, Pirelli ve Prometeon ile yaptık. Gün içerisinde de Goodyear fabrikasıyla toplu sözleşme görüşmemiz olacak. Görüşmelerde karşılıklı sunumlar yapıldı; işverenler kendi sıkıntılarını, problemlerini ve rekabet şartlarındaki genel durumlarını anlattı. Yapılan müzakere neticesinde Brisa fabrikasında 9 madde, Prometeon ve Pirelli fabrikalarında ise 8 madde geçtik. Önümüzdeki toplantı tarihleri belli, süreç bu doğrultuda devam edecek. Biz tavize karşıyız ama müzakereye açığız; bu, kazanılmış olan haklarımızı hiçbir şekilde vermeyeceğimiz anlamına geliyor. Daha adil, karşılıklı bir anlaşma istiyoruz. İşverenlerin sorunlarını biliyoruz ancak çalışan arkadaşlarımızın taleplerini ve kazanılmış haklarını da biliyoruz" dedi. "Kolay bir sözleşme olmayacak" Toplu sözleşmenin 4 bin 500 işçiyi kapsadığını belirten Sarı, "Bu toplu sözleşme sürecini sadece 4 bin 500 işçi olarak değerlendirmemek gerekir; aileleriyle birlikte Kocaeli’yi yakından ilgilendiren bir süreçtir. Şu ana kadar ağırlıklı olarak idari maddeler görüşüldü, maddi maddelere henüz geçilmedi. Bu nedenle kolay bir toplu sözleşme olmayacak. Dünyada ve Türkiye’de yaşanan gerilim ortamına rağmen biz meseleleri müzakere ortamında, karşılıklı sulh ile masada çözmekten yanayız" diye konuştu.
Söke’de tarihi cezaevi sosyal tesise dönüştürüldü
10 Şubat 2026 Salı - 14:27 Söke’de tarihi cezaevi sosyal tesise dönüştürüldü Aydın’ın Söke ilçesinde, kentin hafızasında önemli bir yere sahip olan tarihi cezaevi binası, kapsamlı bir restorasyon ve güçlendirme çalışmasının ardından sosyal tesis olarak hizmete açıldı. Yürütülen çalışmalar kapsamında yapının zemin ve duvarları güçlendirilirken, elektrik, mekanik ve altyapı sistemleri tamamen yenilendi. Tavan, pencere ve kapı sistemleri ise tarihi dokuya uygun şekilde restore edilerek yapı, özgün kimliğini koruyan modern bir görünüme kavuşturuldu. Restorasyonun ardından sosyal tesis olarak yeniden işlevlendirilen yapı; hükümlülerin topluma kazandırılmasına katkı sağlamak, aynı zamanda vatandaşlara güvenilir, kaliteli ve uygun fiyatlı ürünler sunmak amacıyla hizmet verecek. Aynı anda yaklaşık 500 kişiye hizmet kapasitesine sahip tesiste; restoran, çay bahçesi, şark odası, çocuk oyun alanı ve Türkiye genelindeki cezaevlerinde üretilen ürünlerin satışının yapılacağı bir satış ofisi bulunuyor. Tesisteki son hazırlıkları yerinde inceleyen Söke Cumhuriyet Başsavcısı Yaşar Özkan, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un talimatları doğrultusunda İşyurtları Kurumu bünyesinde hayata geçirilen projenin önemine dikkat çekti. Başsavcı Özkan, "Hükümlülerin topluma kazandırılması amacıyla ilçemizde restoran ve satış ofisi olarak hizmet verecek bu tesisten tüm vatandaşlarımız yararlanabilecektir. Tesisin yargı teşkilatımıza ve ceza infaz sistemimize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Özkan, projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç başta olmak üzere tüm ilgili kurum ve yetkililere teşekkür etti.
Bakliyatın önemi Mersin’de düzenlenen programda anlatıldı
10 Şubat 2026 Salı - 14:22 Bakliyatın önemi Mersin’de düzenlenen programda anlatıldı Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, bakliyatın yüksek protein, vitamin ve mineral içeriği sayesinde sağlıklı beslenmede önemli bir yer tuttuğunu belirterek, "Uzun raf ömrü sayesinde kolay saklanabilen bu ürünlerin özellikle genç nesillere doğru şekilde tanıtılması gerekiyor" dedi. Dünya Bakliyat Günü dolayısıyla Mersin Ticaret Borsası tarafından bakliyat ürünlerinin tanıtıldığı program düzenlendi. Bir otelde gerçekleştirilen programa Mersin Valisi Atilla Toros, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, sektör temsilcileri ve davetliler katıldı. Programda konuşan Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, bakliyatın tarih boyunca bu topraklarda üretildiğini ve dünyaya buradan yayıldığını belirterek, "Bakliyat kültürel mirasımızın önemli bir parçasıdır. Toprağın azot dengesini koruyarak kimyasal gübre ihtiyacını azaltır, üretim maliyetlerini düşürür ve biyolojik çeşitliliği artırır. İklim değişikliğiyle mücadelede de önemli bir üründür" ifadelerini kullandı. Bakliyatın yüksek protein, vitamin ve mineral içeriği sayesinde sağlıklı beslenmede önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Özdemir, uzun raf ömrü sayesinde kolay saklanabilen bu ürünlerin özellikle genç nesillere doğru şekilde tanıtılması gerektiğini ifade etti. Özdemir, Türkiye’de bakliyat üretiminin artırılması için destekleme sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiğini kaydetti. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ise konuşmasında, yerel yönetimler olarak iş dünyasının önünü açacak çalışmalara önem verdiklerini söyledi. Kentin gelişimiyle birlikte bazı sorunların da ortaya çıktığını belirten Seçer, özellikle trafik konusunun çözümü için çeşitli projelerin sürdüğünü ifade etti. Seçer, "Kentimiz büyüyor ve gelişiyor. Bu süreçte ulaşım ve altyapı yatırımlarını hızlandırıyoruz. Yaptığımız yollar, kavşaklar ve düzenlemelerle hem vatandaşlarımızın hem de iş dünyasının yaşamını kolaylaştırmayı hedefliyoruz. Ancak her şeyden önemlisi kentte birlik ve beraberliğin sağlanmasıdır. Mersin’in huzuru, Türkiye’nin huzuru demektir" diye konuştu. Program, bakliyat ürünlerinden hazırlanan yemeklerin ikram edilmesiyle sona erdi.