GÜNDEM - 06 Eylül 2025 Cumartesi 11:01

‘ Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek’ projesi ilk meyvesini verdi

A
A
A
‘ Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek’ projesi ilk meyvesini verdi

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2025 yılında hayata geçirilen ‘Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek’ projesi ilk meyvesini Elazığ’da verdi. Devletten 15 adet adet etçi ırk angus cinsi büyükbaş hayvan alan Kerim Şimşek’in hayvan sayısı, doğumlarla birlikte sayısı 23’e çıktı.


Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, hayvancılık sektörünü desteklemek ve kırsaldaki aile işletmelerini güçlendirmek amacıyla başlattığı "Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek’ projesi devam ediyor. Proje kapsamında Elazığ’da 78 kişi hak sahipliği kazandı. Bu çerçevede Baskil ilçesi Bilaluşağı köyünde yaşayan Kerim Şimşek’te başvuru yaparak etçi ırk yetiştirmeye hak kazandı ve TİGEM’den aldığı 15 angusu ahıra getirerek beslemeye başladı. İlk yavrularını da alan Şimşek’in hayvan sayısı, 8 angusun doğurmasıyla birlikte toplamda 23’e ulaştı. Projenin kendisine çıkmasından dolayı mutlu olduğunu belirten Şimşek, hedefinin sayıyı olabildiğinde arttırma olduğunu ifade etti.


Proje hakkında bilgi veren İl Tarım ve Orman Müdürü Saadettin Taşkesen, "Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2025 yılında yürürlüğe koymuş olduğu ‘Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek’ projesi kapsamında ilimizde başvuranlar arasında 78 kişi asil, 117 kişi de yedek olarak hak sahipliği kazanmıştır. Baskil ilçesinde Kerim Şimşek arkadaşımıza toplamda 15 tane etçi ırkı düve almaya hak kazandı. 15 angusun 8’i yavruladı. Elazığ’da ilk doğum gerçekleşti ve ilk milli hayvanımız doğmuş oldu. Bakanlığımız proje kapsamında bir yıl boyunca karşılıksız ve hibe olarak üretim masrafları için bin 500 lira destek veriyor. İlk bir yıl boyunca da TARSİM’in tamamını bedelsiz olarak karşılıyor. Bu projeyle bakanlığımız ülkemizdeki et ihtiyacını karşılamayı planlıyor. Bu proje çerçevesindeki hayvanlarımızın cinsi, etçi ırklardır. Türkiye’de süt üretimi kendisine yeten bir ülkedir. Et ihtiyacını da karşılaması açısından bu projeyle ülkemizdeki et ihtiyacımızı karşılamayı planlıyoruz. Etçi ırkların adaptasyonu ve yöreye uygunluk bakımından son derece uygundur. Bu projenin gelişmesi ve üretimin artmasıyla beraber Türkiye’de et bakımından kendi kendimize yeten bir ülke haline inşallah geleceğiz. 2025 yılında bize müracaat eden ve tüm şartları taşıyan üreticilerimizden 78 kişi asil olmak üzere kent genelinde 4 kişiye 15 adet toplamda 60 adet hayvanı ilk etapta teslim edildi. 78 kişi arasında herhangi bir şekilde teslim almak istemeyen üreticilerimiz arasından yedekte bekleyen 117 üreticimiz arasından seçilerek peyderpey teslim edilecektir" dedi.


Taşkesen, "Bu proje 3 yıl boyunca devam edecek. 2026-2027 yılında da etçi ırkları üretmek isteyen üreticilerimiz bakanlığımızın taşra birimlerine başvuruda bulunup hak sahipliği kazanabilirler. Bakanlığımızın yeni üretim planlaması içerisinde Elazığ ilimiz et üretimi bakımından proje içerisinde olan illerimizden birisidir. Üretim planlaması içerisinde etçi ırkları yetiştiren üreticilerimiz buzağı başına yüksek miktarda ücret ve karşılıksız hibe alacaklardır" ifadelerini kullandı.


Geçmiş yıllarda da hayvancılıkla uğraştığını aktaran Angus yetiştiricisi Kerim Şimşek, "Böyle bir projenin olduğunu duydum. Projeye başvuruda bulundum. TİGEM tarafından mesaj gelerek hak sahibi olduğumu söylediler. Hak sahibi olduğumu duyunca prosedürleri yerine getirdim. 15 tane hayvanımı aldım. 15 hayvanım ve 8 tane buzağım var. Bu işi ilerletmeyi düşünüyorum. Önümüzdeki yıllarda inşallah sayımızı arttırarak daha iyi yerlere gelmeyi hedefliyorum" cümlelerini kullandı.



‘ Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek’ projesi ilk meyvesini verdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.