EKONOMİ - 23 Ağustos 2019 Cuma 09:36

2 bin rakımda doğal "bal" bereketi

A
A
A
2 bin rakımda doğal "bal" bereketi

Elazığ’ın Sivrice ilçesinde bulunan 2 bin 350 rakımlı Hazar Baba Dağı’nın 2 bin rakımında kurulan arıcılar, bu yıl mevsim şartlarının elverişli olması nedeniyle bin ton civarında bal hasadı yaptı.

Elazığ’ın Sivrice ilçesinde bulunan 2 bin 350 rakımlı Hazar Baba Dağı’nın 2 bin rakımında kurulan arıcılar, bu yıl mevsim şartlarının elverişli olması nedeniyle bin ton civarında bal hasadı yaptı. Geçtiğimiz yıl 300 ton bal hasadının yapıldığı kentte, bu yıl rakamın bin tona çıkması arıcıları sevindirdiği kadar sektörün de ilerisi için önemli bir gelir oldu.


Bin 100 arıcı ve 120 bin kovanın bulunduğu Elazığ’da bal sağım sezonunun büyük bir bölümü tamamlandı. Sağım işleminde dolu petekler kovandan alınırken, arılara kış mevsiminde yetecek kadar bal bırakıldı. Bir çok arıcının tercih ettiği zengin bitki türünün bulunduğu 2 bin 350 rakımlı Hazar Baba Dağı’nın, 2 binli rakımına yerleştirilen kovanlarda da sağım yapılarak toplanmaya başladı. Organik olarak elde edilen ballar, sağım işleminin ardından paketlenerek sofralara sunulmak üzere hazır hale getirildi. Bu yıl hem yağışların yoğun hem de mevsimin istenildiği gibi olması nedeniyle geçtiğimiz yıl 300 ton hasat yapılan bal miktarı bin tona yükseldi. Bin ton bal hasadının yapılması arıcıların ve sektörün yüzünü güldürdü.



Arıcılar, son yılların en iyi sezonunu geçirdi


Hazar Baba Dağı’nın 2 bin 100 rakımlı eteklerinde olduklarını anımsatan arıcılardan Yusuf Kapan, “Kapan ailesi olarak bin 500 civarında kovanımız mevcut. Tamamen organik bir üretim yapmaya çalışıyoruz. Geçen yıl çok düşük bir verim vardı. Fakat bu yıl için rekolte bayağı yüksek. İyi bir sezon geçirdik. Tabi bu ürettiğimiz organik balları, petek süzme ve kara kovan olarak pazarlamaktayız. Bulunduğumuz bölge çoğunluk keven bitkisinden oluşuyor. Diğer bitkiler ise kekik kökenli. Son birkaç yılın en iyi sezonuydu. İyi bir verim elde ettik. 2018 yılında bir kovan kendi kışlık balını çıkaramazken bu sene kovan başına ortalama 15 kilogram bal üretimi gerçekleştirdik ve tamamen organik. Hiçbir katkı yok” dedi.



Katkısız doğal bal


Bu yıl verimin çok güzel olduğuna değinen aynı aileden Mücahit Kapan ise, “Bu sene verim çok güzeldi. Memnun kaldık. Burada ağırlık olarak keven bitkisi var. Bunun dışında kekik, sütleğen, kenger ve daha değişik bitkiler var. Arı bunlardan istifade ediyor. Neticesinde çok lezzetli bir bal çıkıyor. Dünyada sıralamada kalite olarak 5’inci. Aynı zamanda üniversitede kalite testide yapıldı. Herhangi bir katkı olmadığı yönünde sağlam sonuçlara ulaşıldı. Biz halkımıza öneririz. Geçen sene çok düşüktü. Kovan başı 1-2 kiloydu. Bu sene 15 kilogram civarı aldık. Tabi kovana göre değişebiliyor. Ama çok şükür güzel, verimli bir seneydi. İnşallah seneye de böyle olur” diye konuştu.



"Sektör için olumlu bir gelişme"


2018 yılında iklim şartları nedeniyle verimin düşük olduğunu anımsatan Elazığ Arıcılar Birliği Başkanı Fırat Canbay, “2019 yılı tahminlerimizin üzerinde bir iklim koşulları oluştu. Sektör için çok olumlu bir gelişim sağlandı. Bu olumlu gelişim bizim rekolteye de olumlu olarak etki yaptı. Geçen yıl kovan başı 3 kilogram olurken bu yıl 15 kilograma kadar bal elde ettik. 2018 yılı verilerini baz aldığımız zaman çok ciddi bir rakama ulaştığımıza inanıyorum" ifadelerini kullandı.


Arıcılığın sürdürebilirliği konusunda çok iyi bir verim olduğunu anımsatan ve rekoltenin ortalama bin ton civarında olduğuna da değinen Canbay, "En yoğun gezgin arıcının yer aldığı ve bin 100 aktif arıcının yoğunluklu olarak kullandığı Hazar Baba Dağı, bu manada çok ciddi rekolteye sahip. Özellikle doğal bir unsura sahip. Yerleşim alanlarından uzak. İklim koşulları elverişli gittiği takdirde çok ciddi verimlere ulaşmaktayız” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.