GÜNDEM - 08 Şubat 2026 Pazar 09:48

Annesi ölen buzağıyı elleriyle besliyorlar

A
A
A

Elazığ’da Cömert ailesi, annesinin doğum esnasında öldüğü buzağıyı kendi çocuklarından ayırt etmeyerek kendi elleriyle özenle besliyor.

Elazığ’ın Sugözü Mahallesi’nde hayvancılıkla geçimini sağlayan İlhan Cömert’in büyükbaş hayvanı doğum yaparken öldü. Yeni doğan buzağıyı ilk başlarda soğuktan üşümesin diye evinde besleyen Cömert, bir süre sonra büyükbaş hayvanlarının bulunduğu ahıra aldı. Buzağıyı kendi çocuklarından ayırt etmeyen aile, sabah uyanır uyanmaz kendi hayvanlarından sağdıkları sütü buzağıya içirdikten sonra tımarını yapıyor. İlhan Cömert, buzağı kendini toparlayana kadar elleriyle besleyeceklerini belirtti. Cömert, "Bir ay önce buzağımızın annesi doğarken öldü. Biberonla besliyoruz. Hayvan elimizde ölmesin diye diğer hayvanlardan sağdığımız ve dışarıdan aldığımız sütle besliyoruz. Sabah kalktığımızda 3 çocuğum var, buzağıyı da bizim çocuklarımızın yerine koymuşuz. Sabah hemen koşup karnını doyuruyoruz. Sütünü verip tımarını yapıyoruz. Hayvancılığı seviyoruz ama zorlukları da çok fazla. Onu görmesek olmuyor. Buzağı bizim maskotumuz oldu" dedi.

Annesi ölen buzağıyı elleriyle besliyorlar

Ahmet Mücahid Kantarcıoğlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de yürüyüş ve bisiklet yolları 20 kamerayla izleniyor Mersin Büyükşehir Belediyesi, sahil bandında yaya ve bisiklet kullanıcılarının güvenliğini artırmak amacıyla Elektronik Denetleme Sistemi’ni (EDS) devreye aldı. Mezitli ilçesi Babil Kavşağından Mersin Limanına kadar uzanan sahil bandı, yerleştirilen 20 kamera ile 7 gün 24 saat izleniyor. Zabıta Dairesi Başkanlığı koordinesinde 1 Ocak 2026 tarihinde hayata geçirilen sistemle, yürüyüş ve bisiklet yollarında motorlu taşıt kullanımı anlık olarak tespit ediliyor. İhlal yaptığı belirlenen sürücülere 3 bin 705 lira idari para cezası uygulanırken, cezanın bir ay içinde ödenmesi halinde yüzde 25 indirim uygulanıyor. Kamera görüntülerinin, Mersin Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde (MEŞOT) kurulan sistem odasından takip edildiği bildirildi. "Motorlu araçların geçişini engellemek için kurduk" Zabıta Dairesi Başkanlığına bağlı Denetleme Zabıta Şube Müdürü Zülküf Aktürk, motorlu araçların sahildeki yürüyüş ve bisiklet yollarından geçişini engellemek amacıyla sistemi kurduklarını söyledi. Aktürk, "Babil Kavşağından Mersin Limanına kadar denetimlerimiz 20 kamera ile 1 Ocak 2026 itibarıyla başladı. İhlal yaptığı tespit edilen motorlu araç sürücülerine, Büyükşehir Belediyesi Emir ve Yasaklar Yönetmeliğinin 25. maddesine göre işlem yapıyoruz. SCADA sistem odamızda personelimiz 7/24 çalışıyor. Elektronik olarak düşen plakaları teyit ettikten sonra cezai işlemi posta yoluyla vatandaşa gönderiyoruz" dedi. Sahilde yayalar ve bisiklet sürücüleri için ayrılan yolların motorlu araçlara kapalı olduğunu hatırlatan Aktürk, uygulamanın vatandaşların daha güvenli ve konforlu alanlarda hareket etmesini sağlamak amacıyla başlatıldığını ifade etti. Vatandaşlar uygulamadan memnun Vatandaşlardan Doğan Köksal, uygulamanın yerinde olduğunu belirterek, "Yayaların rahat yürüyebilmesi için kamera sistemleri çok iyi oldu. Bazen çocuğumuzla yürürken korkuyoruz. Cezalar caydırıcı olacaktır" diye konuştu. Sahilde sık sık yürüyüş yaptığını söyleyen Rauf Kaban ise "Zaman zaman arkamızdan hızla gelen motorlardan korkuyoruz. Bu çalışma bizim için çok önemli" ifadelerini kullandı. Fatoş Azbulunur da sistem sayesinde sahilin daha güvenli olacağını belirterek, "Ben erken saatlerde yürüyüşe çıkıyorum. Bir kadın olarak tedirgin oluyordum. Motorlar çok hızlı geçiyordu. Bu sistem çok iyi oldu" dedi.
Antalya Kolu ve bacağı kopan hastalar 10 saatte aynı anda ameliyat edildi Antalya’da 10 kişinin hayatını kaybettiği otobüs kazasında kolu ve bacağı kopan hastalar aynı anda 10 saat süren ameliyatyla opere edildiler. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan tarafnıdanh yapılan operasyon sonrası hastalar yoğun bakımdan çıkıp serviste tedavilerine devam ediliyor. Antalya’nın Döşemealtı İlçesi yakınlarında yolcu otobüsünün virajda bariyerlere çarpıp, devrildiği kazada, 10 kişi öldü, 25 kişi de yaralandı. Kazada yaralanan bir gencin kolu, başka birinin ise bacağı koptu. Jandarma olay yerinde kol ve bacak aradı. 2 yaralı aynı anda Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde yüz, rahim ve kol naklinde Türkiye’nin ilki olan Prof. Dr. Ömer Özkan ve Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın ekibi tarafından ameliyat edildi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesine getirilen yaralılar arasında Yavuz Selim Yiğit, Neziha Kutlu, Firdevs Sarı, Sedef Sarı ve Abdou Nazirou Gninkougui tedavi altına alındı. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan tarafından kolu kopan ve bacağı kopan hastalar aynı anda yürütülen operasyonlarla birlikte kopan uzuvları yerlerine opere ettiler. Kötü bir haberle hepimiz çok ciddi sarsıldık Yapılan operasyonlara ilişkin açıklamalarda bulunan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Tabii olay herkesi dehşete düşürdü. Aslına bakarsanız pazar sabahı güzel bir güne uyanmışken kötü bir haberle hepimiz çok ciddi sarsıldık. Çünkü çok yüksek oranda kayıplar oldu. Bu korkunç kazada tam Antalya’ya yoluna dönüşünde bir kaza olmuş bildiğimiz kadarıyla oradan bize 5 tane yaralı geldi, 3’ünün durum ağırdı. Bir tanesi genel cerrahi, ikisi de plastik cerrahi ekibimiz tarafından tedavi edildi. Bir bayan hasta 27 yaşında. Sedef Sarı, 21 yaşında da yine Yavuz Selim isminde kolu kopan bir hastayı biz devraldık. Hızlıca ameliyata aldık. Bunlar tabi majör travmalar, büyük travmalar." dedi. 2 vakayı 2 odada aynı anda ameliyat ettik Rektör Özkan, "Hemen bulamamışlar kol ve bacağı daha sonra insanların aklına geliyor ve uygun şartlar altında getirildiği için biz kolu ve bacağı yerine dikebildik açıkçası. Uzun süren bir ameliyattı. Dün 2 ekip çalıştık. 2 ekip aynı anda 2 odada yan yana o 2 vakayı aldık. Allah’a şükürler olsun ki şu anda durumları gayet iyi ama tabi hep ifade ediyoruz. Mikro cerrahide bu böyledir. Bir hafta 10 günlük süre sıkıntılı damarlarla tekrar tıkanma olabiliyor. Keza bunlar büyük yaralanmalar, büyük organ doku kopmaları, bundan da elbette hayati riski devam ediyor. Şu anda birkaç gün bizim için hayati risk açısından da önem arz ediyor, kol ve bacağını takip açısından da önem arz ediyor." şeklinde konuştu. Organ kayıplarında kritik zaman 4-5 saat Organ kayıplarının yaşandığı vakalarda parçaların doğru şekilde ulaştırılması gerektiğini ifade eden Rektör Özkan, "Elbette tabii burada en önemli olan şey parçaların doğru şekilde bize ulaştırılması. Burada en önemli olan şey bir vakit kaybetmemek. Hani orada burada vakit kaybettiğiniz zaman biz çok zorlanıyoruz. Çünkü 4-5 saatten sonra o organları dikmek. Zarar veriyor dikilmemesi gerekiyor. Çok kritik bir zaman bu 4-5 saat. 4-5 saatte sonra siz ameliyata da yeni başlamış oluyorsunuz. Bunlar çok ciddi zaman kayıpları. O anlamda bir, çok hızlı gelmesi gerekiyor. 2’de buzla direkt temas etmeyecek şekilde bunlar ıslak bir spanca temiz spanca sarılacak ve yanlarında direkt temas etmeyeceği şekilde buz olacak. Serin bir ortamla gelmeleri gerekiyor. Tabi direk buza temas etmemeli, suya koymamaları bazen esef ya da suyun içinde gelebiliyor. Bunlar da olmaması gerekiyor. Bize doğru şartlarda geldi dokular o anlamda da hem hasta hem biz tabi işimiz kolaylaştı hastalar açısından ve bizim açımızdan." dedi. Türkiye’nin ilk yüz naklisi Uğur Acar’ın akrabası Ameliyat edilen Yavuz Selim’in Türkiye’nin ilk yüz naklisi Uğur Acar’ın akrabası olduğunu ifade eden Rektör Özkan, "Oda dışarıda bekliyordu. Ameliyat sonrası onlarla karşılaştık. Her 3 ailenin de yakınları tabi büyük bir merakla bizim çıkışımızı bekliyorlardı. O kadar çok insanın gözlerindeki o dehşeti ve sizden aman dilenmesini görmek hakikaten zor bir süreç doktor açısından da öyle iyi haberleri verdik bütün ailelere. Evet Uğur’da onlardan bir tanesiydi. Hatta bir hasta yine bu kolunu transfer ettiğimiz hasta, replant ettiğimiz hastanın da yine yıllar önce başka bir yakınının yine kolunu aynı şekilde kopmuştu ve biz replante etmiştik. Ondan sonra hani o da değişik bir tabi rastlantı oldu açıkçası. Evet, ilginç bir tesadüf gerçekten tabii. Zor bir süreç." ifadelerini kullandı. Yıllar önce kolunu ameliyat ettiğimiz hastanın yakını Rektör Özkan, "Vedat Sarı’ydı hastamız onun da yine bir kolu kopmuştu. Yıllar çok yıllarca ben asistandım o zaman. Onun kolunu Ömer hocayla beraber yine repland etmiştik. Aynı şekilde o arayınca tabi ilginç bir tesadüf oldu. 2 hasta da çok zor hastalardı açıkçası. Ama umuyorum başarılı geçti ameliyatları ama dediğimiz gibi şu bir hafta on günlük süreç kıymetli ama eğer her şey yolunda giderse tabii hastaların çok ciddi bir kazanımları olacak." dedi. Tedaviye katılan herkese teşekkür ediyorum Rektör Özkan, "Bunlar komplike ameliyatlar kolay ameliyatlar değil. Çünkü bu keskin temiz bir kesi değil koparak yerinden çıkmış. Hem kol hem bacak için söylüyorum bunu. Tabii bunlar çok teknik detaylar ama alıcı damarlarda sıkıntı oluyor. Bu anlamda çok ciddi tabi. Ekibi zorladı. Komplike ameliyatlardı ama dediğim gibi inşallah sonucu bir hafta on gün sonra yine size pozitif bir şekilde veririz. Bu tür ameliyatlarda dakikanın önemi var. Öyle olunca 2 hastada aynı anda ameliyata başlandı. Neredeyse aynı anda ameliyatları da sonlandırdık. Aynı hızla gitti. İkisi de yan yana 2 odada multi travma hastası bunlar. Bu anlamda ekibimiz de çok tabi tecrübeli. Bütün ekibe çok teşekkür ediyorum. Katkısı olan herkese buraya gelmesini sağlayan, organları yine ekstra getiren dokuları yine burada tedavi eden, tedaviye katılan herkese teşekkür ediyorum. Bir insanın hayatına katkı sunmak bizim işimizin en kıymetli, en maneviyatı yüksek tarafı elbette." dedi. Keşke ayağını kurtardığımıza sevinebilseydi Rektör Özkan, "Maalesef bir hastamız uyurken bize soruyordu, çocuğum ne oldu diye. Tabi ona öyle bir haber gidecek. Maalesef çocuğunu kaybetti, o vahim kazada. Keşke ayağını kurtardığımıza sevinebilseydi. Gerçekten çok insanın içine ezen içini burkan bir olay. Allah sabır versin onlara da. Allah kimseye göstermesin." şeklinde konuştu. Ameliyattayken gelen haber maalesef bütün ekibi çok üzdü Rektör Özkan, "Çocuğum nerede diye tam uyutulurken soruyordu tabi bu kaza hemen bize gelmedi. Önce şey Antalya Şehir Hastanesinden bize geldi bu hastalar. O anlamda biz hangi hastanede nerede olduğunu bilmediğimiz için biz de çok vakıf değildik açıkçası çocuğun akıbetine. Ancak daha sonra biz ameliyattayken gelen haber maalesef bütün ekibi çok üzdü. Çocuğu kaybetmişiz. Allah ailesine sabır versin çok, çok zor bir süreç." ifadelerini kullandı. Kopan kol ve bacak aynı anda ameliyat edildiler Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, "Buraya 5 hastamız geldi. Geldikleri gün itibariyle 3 tanesi ameliyat edildi. 2 tanesi bizim bölümümüz tarafından ameliyat edildi. Genel durumları tabi orta ağır. Elimizden geldiğince işte kolu kopan hastamızı ve bacağı kopan hastamızı aynı anda ikisini beraber, ekibimizle beraber ameliyat ettik. Şu anda genel durumları iyi yakın takip ediyoruz. İnşallah güzel bir sonuç alırız." dedi. Ameliyatlar 10 saat sürdü Ameliyatların 8 ila 10 saat arasında sürdüğünü ifade eden Prof. Dr. Ömer Özkan, "Şu an için sağlık durumları tabii orta." şeklinde konuştu. Kazadan sonra jandarma tarafından uzuvların bulunup getirildiği sorusuna Prof. Dr. Ömer Özkan, "Tabi o kısmı ben de yeni öğreniyorum. Maalesef öyle olduğu içinde tabi biraz kirli. O biraz daha sonra enfeksiyon riski getiriyor inşallah o kısmı da atlatırız. Organların taşınma eğitiminin verilmesi gerekir. Basit de olsa okullara veya genel toplum kamu spotu açısından bunları da bildirmekte fayda var. Buda önemli bir konu oldukça." şeklinde konuştu.