EKONOMİ - 18 Ekim 2025 Cumartesi 12:50

Başkan Alan: "Amacımız Baskil kayısısının marka değerini ortaya koymak"

A
A
A
Başkan Alan: "Amacımız Baskil kayısısının marka değerini ortaya koymak"

Elazığ TSO olarak amaçlarının Baskil coğrafyasında üretilen kaysıların farkını ortaya koymak ve Malatya kayısı ile anılmasının yanlışlığına dikkat çekmek olduğunu aktaran Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, "Amacımız Baskil kayısısının marka değerini ortaya koymaktır" dedi.



Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, MHP Milletvekili Semih Işıkver’in, Baskil ilçesinde yetişen kayısının ‘Malatya Kayısısı’ adıyla tanıtılmasının yanlışlığını gündeme getirmesinin ardından açıklamalarda bulundu.



Başkan Alan, "Bilindiği gibi Baskil sınırları içinde yetiştirilen ve kendine has tadı, aroması ve şekeri olan Baskil kayısımız, Malatya Kayısısı olarak ülke ve dünya piyasasında satılmakta ve Baskil yöresinin kayısısı da bu marka ile pazarlanmaktadır. 2023 depreminde birlikte Malatya Kayısı Borsası’nın yıkılması sonrası kayısı borsasının Baskil’de kurulmasını önerdik ve bu tarihte Etak’ı kurmaya başladık. Üreticilerimizle yaptığımız istişareler sonucu ilçemizde üretilen ürünlerin işlenip, paketlendikten sonra ‘Baskil Kayısısı’ markası ile pazarlanması amacıyla Elazığ Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin (ETAK) kurulmasını sağladık. 3 bin 500 metrekare alan üzerine kurulan tesis hem istihdam oluşturması hem de bölgede üretilen kayısıların değerinden alınmasını sağladı" diye konuştu.



Elazığ TSO olarak 2023 yılında yaşanan depremin hemen ardından Kayısı Borsasının Baskil’de kurulması yönündeki açıklamaların Malatya medyasının tepkisini çektiğini ifade eden Başkan Alan, "Hem siyasiler, hem kamu kurum ve kuruluşları hem de Malatya basını tarafından ‘Elazığ’dan Malatya Sınırı Aşan Meydan Okuma’, ‘Alan’ın Hedefinde Neden Hep Malatya Kayısısı Var’, ‘Malatya Kayısısını Artık Malatya Kaysısı Olarak Tanıtacağız’, ‘Elazığlı Başkan Coştu. Malatya Kayısısı Aslıda Baskil kayısıymış’ gibi tezvirat dolu manşetlerle eleştiri sağanağına tutulduk. Şunu öncelikle belirtmeliyiz ki ne benim ne de Milletvekilimiz Semih Işıkver’in Malatya kayısısı ve Malatyalı kardeşlerimizle alıp- veremediğimiz yoktur. Malatya bölgesinde üretilen kayısıların elbette ki kendine has özellikleri ve marka değeri vardır. Bu değerin ülke ve dünya pazarlarında yer bulması komşu il olarak bizleri de gururlandırmaktadır. Amacımız ve tek derdimiz, Baskil ilçemiz sınırlarında üretilen kayısıların da Malatya kayısısı olarak tescillemesi ve bunun resmi belgelerde de açıkça belirtilmesidir. Baskil yöresinde üretilen ve aroması, lezzeti ve şekeri ile Malatya kayısısından daha özel bir konumda duran Baskil kayısısının ‘Malatya Kayısısı’ markası ile pazarlanması ve Baskil kayısısının görmezden gelinmesi yanlışlığını dile getirmektir" şeklinde konuştu.



Alan, "Elazığ TSO olarak ‘İlçeleriyle Birlikte Büyüyen Elazığ’ projemiz kapsamında tüm ilçelerimizle birlikte Baskil ilçemizde üretilen kayısımızın gereken ekonomik değerine ulaşması yönünde çalışmalar yürütüp ETAK projemizi hayata geçirirken ve kendi ürünümüze sahip çıkma yönünde açıklamalar yaparken, Malatya kayısısını da görmezden gelmiyoruz. Milletvekilimiz Işıkver’in de Elazığ TSO olarak bizlerin de tek derdi Baskil coğrafyasında üretilen kaysılarımızın farkını ortaya koymak ve Malatya kayısı ile anılmasının yanlışlığına dikkat çekmektir. Amacımız Baskil kayısısının marka değerini ortaya koymaktır. İlimizin değerlerine sahip çıkmaya yönelik geçmişte bizlere gösterilen tepkilerin aynısının MHP Milletvekilimiz Semih Işıkver’e de gösterilmesini gereksiz ve anlamsız buluyor, vekilimizin bu konudaki açıklama ve çalışmalarını destekliyoruz. Amacımız, her bir şehrimizin ürettiği ürünlerin kendi adıyla ve tatlı bir rekabet içinde yarışmasını sağlamaktır. Zira Malatya kayısısı da Baskil kayısımız da ülkemizin bir değeridir. Ama Baskil coğrafyasında üretilen kayısılarımız ‘Baskil Kayısısı’dır. Ve bu gerçek artık kabul edilmelidir" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Milli Savunma Bakan Yardımcısı Ayhan: "Cephelerde savaşlar bitti, akıllı savaşlar olacak" Bolu’da üniversite ve lise öğrencileriyle bir araya gelen Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, "Artık akıllı makinelerin, bilgisayarların, dronların, yani elektronik harp dönemi olacak. Cephelerde savaşlar bitti" dedi. Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, Bolu’da düzenlenen ’İhtisas Akademi 26’ programında üniversite ve lise öğrencileriyle bir araya geldi. Programda gençlerin merak ettiği soruları yanıtlayan Bakan Yardımcısı Ayhan, gündeme ve geleceğin savunma teknolojilerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Dünyadaki harp konseptinin tamamen değiştiğine dikkat çeken Ayhan, savunma sanayisinin önemine vurgu yaptı. "Bu coğrafyada ayakta kalmak için buna ihtiyaç var" Klasik askeri çatışmaların yerini teknolojik ve elektronik sistemlere bıraktığını ifade eden Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, "Şimdi İran-İsrail-ABD savaşını gördünüz. Bir barış, bir savaş. Bugün tekrar gemi vurdu, gemi vurmadı gibi söylenmeler var. Yani yarın bugünden çok farklı olacak. Nasıl 10 yıl, 15 yıl önce farklıysa, yarın da çok farklı olacak. Yani topların, pompaların, askerlerin cephede olduğu bir savaş yok artık. Yani artık akıllı makinelerin, bilgisayarların, dronların, yani artık elektronik harp olacak. Bunu bilim kurgu filmlerinde seyrediyorsunuz. Onların hiçbiri tesadüf değil. Aslında hepsi bir hayalin, bilgisayarların ürettiklerinin bir yansımasıdır. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte dron ve robot orduları olacak. Yani bir komuta kontrol merkezinde oturacaksınız. Yüzlerce, binlerce dron aynı anda kalkacak. Onlara yapay zeka ile harita, hedef gibi veri yüklenecek. Artık bunlar kalkacak. Bu coğrafyada ayakta kalmak için buna ihtiyaç var. Biz yurtta sulh, cihanda sulh kavramını korumak için savunma sanayiinde güçlüyüz" dedi. "Veriye ve teknolojiye hakim olan dünyayı dönüştürüyor" Bölgesel krizlerden çıkarılması gereken derslere ve Türkiye’nin diplomatik gücüne de değinen Ayhan, "Bugün Orta Doğu’da, Türkiye gibi arabulucu ülkede ana motorsa bu güç sayesinde. Sayın Cumhurbaşkanım ne diyor? ‘Sahada değilsen masada olamazsın, masada yoksan benimlesin diyor.’ Bu ifade çok anlamlıdır. İşte sürü dronları olacak, siberli uzay savaşı olacak. Yani bir anda senin telefonunu kesebilir. Artık şehrin her tarafı dijital. Bir anda hat gidebilir. Şehrin elektrik kapasitesi vardır. Kapandığı zaman bir anda şehir karanlık kalır. Trump diyor ya ‘İran’ı Orta Çağ’a göndereceğim’. Onu diyorken neyi kastediyor; aslında elektrik hat yapısını vurduğu anda Orta Çağ’a gitti. 20, 30, 50 yıl sonra çok hızlı karar verenler kazanacak. Yani veriye hakim olan, teknolojiye hakim olan dünyayı dönüştürüyor. İşte İran-İsrail-Amerika savaşı aslında bize çok şey gösterdi. Ukrayna-Rusya savaşı çok şeyler gösterdi. Bunları iyi takip edebilirsek, arka taraftaki dönüşümleri görebilmekteyiz. Yani 20, 30, 50 yıl sonra akıllı savaşlar olacak. Cephelerde savaşlar bitti" diye konuştu.