POLİTİKA - 21 Ekim 2025 Salı 15:00

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saral: "Kıbrıs’ın kaderi Türkiye’nin kaderidir"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saral: "Kıbrıs’ın kaderi Türkiye’nin kaderidir"

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Elazığ’da düzenlenen programda Türkiye’nin gücüne vurgu yaparak, Kıbrıs’ın kaderinin Türkiye’den ayrılamayacağını ve cezasızlığa karşı en ağır cezaların uygulanması gerektiğini söyledi.


Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu Üyesi Oktay Saral, bir dizi ziyarette bulunmak üzere Elazığ’a geldi. Kentteki temasları kapsamında bir otelde düzenlenen programda gazetecilerle bir araya gelen Saral, burada önemli açıklamalarda bulundu.


Gazze ve Filistin’de yaşanan zulme dikkat çeken Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saral, "Şeytanın arzu ettiği, şeytanın mutlu olduğu bir çağda yaşıyoruz. İki seneyi aşkın Gazze ve Filistin’de çok basit, birtakım bahanelerle Gazzelilere, Filistinlilere, Murabba-ı Şeria da dahil, sadece Filistin’le sınırlı değil, dünyada birçok bölgede Müslüman olduğu için zulme maruz kalan ve feryat eden ama maalesef bu zulüm karşısında hiçbir şekilde mazlumların yanında olmayan sadece sözle sözüm ona sahip çıkan bir İslam coğrafyası var. İslam dünyası, İslam coğrafyası birbirinden çok kopuk, zaman zaman bir araya geliniyor, bir takım kararlar alınıyor ama kınamaktan başka öteye gidebilecek bir şey olmadığını görüyoruz ve buna herkes de alıştı. Bu İsrail’e hiç kimse ses çıkaramıyor ve bu İsrail dünyanın huzurunu kaçıran, dünyayı huzursuz kılan bir İsrail. Sessiz, suskun bir dünya var ama halkın vicdanı susmadı. Bu dünya yaşanılır bir dünya değil" dedi.



"Türkiye’nin ayakta durması demek İslam coğrafyasının da tüm dünyasının da ayakta durması demektir"


Açıklamalarının devamında Saral, "Cumhurbaşkanımız da bunu söylüyor. Gezi olaylarından başlayan, dışarıdaki bir takım güçlerin Türkiye’yi bitirmesi, yok etmesi noktasındaki planları, içerideki taşeronlar, başta bazı siyasi farkları olmak üzere bir takım kuruluşlarla beraber Türkiye’nin gücünü kırmak, kardeşliğine halel getirmek, iç dinamiklerini birbiriyle kavgalı hale getirmek için her şeyi yaptı. Bunlar spontane olmadı. Mısır durduruldu, Suriye’de yaşananları görüyoruz ve Irak’ta yapılanları gördük. Birçok İslam coğrafyasında akan kan ve gözyaşını hep izledik. En son kale Türkiye. Bu kadar sorunlar, bu kadar sıkıntılar, bu kadar operasyonlar yapıldı ve elhamdülillah Allah’a şükürler olsun Türkiye dimdik ayakta. Sendeledik ve topal kaldık ama en son kale Türkiye yıkılmadı. Güçlü liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın dik duruşu ve halkının ona destek vermesi ki, 15 Temmuz bu konuda gerçekten halkıyla hükümetin, iktidarının ne kadar güçlü olduğunu, ne kadar bir ve bütün olduğunu, ne kadar ülkesi, milleti için kalbinin attığını herkes gördü. Bu kadar operasyonlar, bu kadar senaryolar uygulandı. Elhamdülillah bu ülke yıkılmadı. Türkiye’nin ayakta durması demek İslam coğrafyasının da tüm dünyanın da ayakta durması demektir. Çivisi çıkmış dünyanın, bu kötülerin elinde olan dünyanın gerçekten ama gerçekten Türkiye’ye ihtiyacı var. Türkiyesiz yeni bir dünya düşünülemez. Bakın bütün dışarıdaki Amerika’sı, Rusya’sı, Çin’i bakıyorsunuz, Türkiye’yi dış siyasette hepimiz izliyoruz. Ama içerideki kıskançlar, içerideki hainler bunu görmüyor, görmek istemiyor" şeklinde konuştu.



"Kıbrıs’ın kaderi Türkiye’nin kaderidir"


Devlet Bahçeli’nin Kıbrıs’a yönelik açıklamalarını yerinde bulduğunu ve bu noktada Bahçeli’ye teşekkürlerini ileten Saral, "Kıbrıs’ta yeni bir değişim oldu. Federal devlet arzusu içerisinde olan ve seçmenin de bu meyandaki görüşlerine itibar eden ve bunları seçim öncesi konuşan bir cumhurbaşkanı seçildi. Seçilen cumhurbaşkanı başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere bir teşekkür metni yayınladı. ’Dış siyasette Türkiye bizim hamimiz, Türkiye bizim büyüğümüz ve Türkiye ile birlikte adım atacağız’ dediler. Doğrusu, aklıselim ve sağduyu budur. Bahçeli de aslında, titreyip kendine gelmesi için ’Aman ha sakın yanlış bir adım atarsın’ noktasında söylediği bir sözdür ve bence çok doğru olmuştur, çok isabetli olmuştur. Aklını başına topla, Kıbrıs böyle bir takım ayak oyunlarıyla, senin bir takım sözlerinle federe devlet olabilecek, birilerinin emellerine alet olabilecek bir ülke değildir. Kıbrıs’ın kaderi Türkiye’nin kaderidir. Bizim ayrılmaz bir parçamızdır. Ona göre Devlet Bahçeli’ye teşekkür ediyorum. Güzel söylemiştir. Siyasette bazı şeyler temenniden ibarettir. Konuşması doğruydu, yerinde bir konuşmaydı ama bu Kıbrıs’ın şu anki mevcut yönetiminin kendine gelmesi, kendini bulması, kendi olması noktasında Türkiye’den asla ve hatta ayrı adım atmaması noktasında bir mesaj mı dersiniz, başka bir şey mi dersiniz, böyle bir şey olmuştur" diye konuştu.



"Bu cezasızlık algısı bitmeli"


15 Temmuz’dan sonra yeni bir inşa sürecinin olduğunu, bürokraside, yargıda, emniyette, bütün önemli makamlarda bunun sıkıntılarını yaşadıklarını belirten Saral, "Ben adalet sisteminde bugünkü Türk yargısını çok kadük buluyorum. Maşerî vicdanda kabul görmediğini ben de görüyorum, öyle zalimler, öyle alçaklar var ki, mesela kadın cinayetleriyle ilgili olsun, bir sürü yani akla hayal edemeyecek cinayetler yaşanıyor. Bunlar yapanın yanına kar kalır bir vaziyette, geliyor cezaevinde yatıyor, milletin parasıyla besleniyor, daha beter oluyorlar. İşte bu kadın cinayetlerinde yok akli dengesi bozukmuş gibi böyle garip garip şeyler görüyoruz, yaşıyoruz. Bence idam bildiğimiz idam şekliyle değil ama ben kesinlikle canilerin, kesinlikle millete kasteden, masum insanlara kasteden, hiçbir gerekçesi olmadan bu vahşeti, bu öldürmeleri yapan kim varsa öldürülmelerini istiyorum. Ya elektrikli sandalye mi olur, başka bir şey mi olur, kesinlikle bunların bu toplumda yok edilmesi gerekiyor. Bir hadisi şerif var; ’öyle bir zaman gelecek ki, öldüren neden öldürdüğünü, öldürülen niçin öldürüldüğünü bilmeyecek.’ O noktaya doğru hızla gidiyoruz. Ama bu cezasızlık algısı bitmeli" ifadelerini kullandı.



Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saral: "Kıbrıs’ın kaderi Türkiye’nin kaderidir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Çocuklar Şahinbey Belediyesi’nin cami etkinliğinde buluştu Şahinbey Belediyesi tarafından düzenlenen Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında çocuklar, Şahinbey Millet Camii ve Külliyesi’nde bir araya geldi. Ramazan ayı boyunca çocukları birbirinden renkli etkinliklerle buluşturmaya devam eden, çocuklara yönelik sosyal ve kültürel etkinliklerini de sürdüren Şahinbey Belediyesi yayınladığı oyun videoları milyonlarca kez izlenen ve çocuklar tarafından "Sertaç Abi" olarak tanınan Sertaç Güngör, "Cami Buluşmaları" kapsamında çocuklarla bir araya geldi. Çocuklarla keyifli bir sohbet gerçekleştiren Güngör, dijital dünyaya dair merak edilenlerle ilgili çocuklara önemli bilgiler verdi. Eğitici ve bilgilendirici oyun içerikleriyle milyonlara ulaşan Güngör’ün programı çocukların yanı sıra ailelerinden de yoğun ilgi gördü. Program boyunca çocuklarla milli ve manevi değerler üzerine samimi bir sohbet gerçekleştiren Güngör, sosyal medya ve internet kullanımında karşılaşılabilecek zararlı içeriklere dikkat çekti. Dijital dünyanın imkanlarını doğru ve bilinçli kullanılması konusunda önemli mesajlar veren Güngör, soru-cevap şeklinde ilerleyen buluşmada çocukların merak ettikleri sorulara içtenlikle yanıt verdi. Programda, "Sertaç Abi" olarak tanınan dijital içerik üreticisi Sertaç Güngör çocuklara Filistinlilere destek olmaları için tavsiyelerde bulundu. Yazar Merve Gülcemal de çocuklara Filistin’le ilgili masal anlattı. Güngör, Şahinbey Belediyesi’nin çocukları önceleyen bu tür etkinliklerinin örnek gösterilecek nitelikte olduğuna vurgu yaptı. Şahinbey Belediye Başkanı Tahmazoğlu, bu tür programlarla çocukların camiye gitmeleri konusunda teşvik ettiklerini belirterek, "Şahinbey Millet Camii ve Külliyesi zaten çocuk dostu bir cami. Biz burayı inşa ederken çocuklarımız düşünerek külliye kısmında özellikle 4-6 yaş grubu için 4 tane sınıf yaptık. Çocuklarımızın burada eğitim görmesi için kütüphanelerimiz var. Çok amaçlı salonumuz var. Çocuk oyun alanlarımız var. Çocuklara yönelik kurslarımız var. Dolayısıyla biz istiyoruz çocuklar her zaman ki camide olsun, hatta büyükler çocukları camiye getirmesin, çocuklar büyüklerine ‘camiye beraber gidelim’ diye camiye davet etsin. Hep bunu amaçladık ve bu amacımıza da ulaştık. Çocuklarımızın bizden, ‘Sertaç abiyi’ bize getirir misin?’ şeklinde bir talebi vardı. Biz de onu davet ettik. Camimiz çocuklarla doldu. Her cumartesi günü öğle namazından sonra inşallah çocuklarımıza yönelik burada programlar yapacağız" dedi.
Erzurum Erzurumspor FK-Manisaspor FK maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 29. haftasında oynanan Erzurumspor FK-Manisaspor maçının ardından iki takımın teknik sorumluları açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 29. haftasında Erzurumspor Fk, konuk ettiği Manisaspor FK’yı 8-1 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Erzurumspor FK Teknik Direktörü Serkan Özbalta ve Manisa FK Teknik Sorumlusu Ahmet Pektaş mücadeleyi değerlendirdi. Erzurumspor FK Teknik Direktörü Serkan Özbalta, güzel ve önemli bir galibiyet aldıklarını ifade ederek, "1-0 kazandığınızda da 3 puan alıyorsunuz, bugün bu skorla kazandığınızda da 3 puan alıyorsunuz. Ama oyuncularımızın sezonu iyi geçirmesi, kariyer rekorlarını kırmaları, farklı oyuncuların gol ve asist katkısı vermesi hem oyuncularımız hem de kulübümüz açısından bizi oldukça onurlandırıyor ve mutlu ediyor. Bu açıdan da önemli bir galibiyetti. Sonuçta yine 3 puanı aldık. Ayrıca averajımıza katkı sağlayan bir skor olması da bizim için ayrı bir mutluluk verici oldu. Taraftarlarımıza çok teşekkür ediyorum. Gerçekten bugün hava çok soğuktu, Erzurum’un soğuk günlerinden birini yaşadık. Ramazan ayına rağmen gelip bizleri desteklediler. Hepsine tek tek teşekkür ediyorum. Bizi bağırlarına basıyorlar, bu destek bizim için çok değerli. Önümüzde artık makasın daraldığı bir döneme giriyoruz. Ama baktığınız zaman hâlâ oynanacak 9 maç var ve ortada alınması gereken 27 puan bulunuyor. Ayaklarımızın yere sağlam basması gerekiyor. Çok önemli rakiplere karşı oynayacağız. Çarşamba günü bu rakiplerden biri olan Ümraniyespor ile karşılaşacağız. Bu hafta üç maçın oynandığı bir haftaya girdik. Ümraniye de dün aldığı puanlarla 35 puana ulaştı. Onlar da bu süreçte bir an önce rahatlamak isteyen bir takım. Belki de üst sıraları kovalamayı düşünecekleri bir maça çıkacaklar. Biz bunun bilincindeyiz ve çok önemli bir haftaya girdik. Bugünkü galibiyeti bugün yaşamak lazım. Bazen mutlulukları da sindirmek gerekir. Ama yarından itibaren hemen Ümraniyespor maçını düşünmemiz gerekiyor. Son olarak şunu söylemek istiyorum. Göreve geldiğimiz günden beri bize büyük destek veren Onursal Başkanımız Mehmet Sekmen’e teşekkür ediyorum. Özellikle bir parantez de Ahmet Dal Başkanımıza açmak istiyorum. Tüm Erzurum halkının, sadece Erzurum’dakilerin değil, Türkiye’de, Avrupa’da ve dünyanın farklı yerlerindeki Erzurumluların bilmesini isterim ki, Ahmet Başkan kulübü inanılmaz bir şekilde, tam bir profesyonel gibi yönetiyor ve idare ediyor. Son 3-5 aydır çok zorlu bir süreçten geçiyor. Daha önce de kısaca bahsetmiştim, annesiyle ilgili hassas bir durum var. Buradan herkesin dualarını esirgememesini rica ediyorum. Bugünkü galibiyeti de Ahmet Başkanımıza hediye etmek istiyoruz. Bu süreçte tüm gücüyle ayakta kalıp kulübe destek vermeye çalışıyor. Bu nedenle hem kendisine teşekkür ediyorum hem de annesine buradan dualarımı gönderiyorum" diye konuştu. "Genç oyuncular kazanarak yarışı sürdüreceğiz" Manisa FK Teknik Sorumlusu Ahmet Pektaş, Erzurum’un çok zor bir deplasman olduğunu ifade ederek, "Bunun bilincinde buraya geldik. Bizim kulüp olarak misyonumuz ve vizyonumuz belli. Tüm bunları yaparken genç oyuncu kazanmak istiyoruz. Genç oyuncuları kazanarak bu yarışın içinde kalmayı hedefliyoruz. Bunun bilincindeyiz. Tabii bunu yapmanın zaman zaman ağır bedelleri oluyor. Bugün de aslında bu bedellerden birini ödedik. Kadromuza dikkat ettiyseniz, oyuna giren oyuncularımıza baktıysanız çoğu pırıl pırıl genç kardeşlerimiz. Kulüp olarak amacımız bu kardeşlerimizi kazanmak. Şanssızlıkları ise çok formda bir takıma karşı, çok zor bir deplasmanda oynamaları oldu. Ama her birinden çok memnunuz. Ortada ağır bir mağlubiyet var ama bunun faturası tamamen bize ait. Hiçbir oyuncumuzun bir sorumluluğu yok. Erzurumspor’a başarılar diliyorum. Bizim ligdeki durumumuz, puan tablosundaki yerimiz ve kulüp yapımız itibariyle tek amacımız oyuncu kazanmak. Genç oyuncuları takımın içine dahil etmek, onlara dokunabilmek istiyoruz. Bunu da korkmadan, gerekirse bugün olduğu gibi ağır bedeller ödeyerek yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Erzurumspor’a kalan maçlarında ve şampiyonluk yolunda başarılar diliyorum" dedi.