SAĞLIK - 02 Mart 2026 Pazartesi 11:22

Cumhuriyet tarihinin ilk fakültesine ait hastanede, bir yılda 9 bin 600 hayvan şifa buldu

A
A
A
Cumhuriyet tarihinin ilk fakültesine ait hastanede, bir yılda 9 bin 600 hayvan şifa buldu

Cumhuriyet tarihinin ilk Veterinerlik Fakültesi unvanını elinde bulunduran aynı zamanda Doğu Anadolu’nun merkezi durumunda olan, 19’u profesör 32 kişilik ekiple hizmet veren Fırat Üniversitesi (FÜ) Hayvan Hastanesi’nde aylık ortalama 800 hayvanın tedavisi yapılıyor. Geçtiğimiz yıl 9 bin 600 hayvanın sağlığına kavuşturulduğu hastane 4 farklı ana bilim dalıyla bölge hastanesi gibi hizmet veriyor.



Türkiye’de kurulan ikinci Cumhuriyet tarihinin ise ilk fakültesi olan Fırat Üniversitesi Veterinerlik Fakültesine ait Hayvan Hastanesi 19 profesör, 4 doçent, 8 araştırma görevlisi ve 1 doktor öğretim üyesi, ile hizmet veriyor. Küçük ve büyük hayvan merkezi olarak 2 bölümden oluşan hastanede doğum, cerrahi, iç hastalıkları ve suni tohumlama klinikleri bulunuyor. Röntgen, tomografi, ultrason ve endoskopi olmak üzere bir çok olanağa sahip olan hastane, Doğu Anadolu’nun merkezi durumunda yer alması nedeniyle geçtiğimiz yıl 9 bin hayvanının bakımını gerçekleştirdi. Aynı zamanda bölge hayvancılığı için önemli bir yere sahip olan hastane, online randevu sistemi ile, hayvan sahiplerine kolaylık sağlıyor.



‘Bölge hayvancılığına hizmet eden hastanemiz var’


Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kazım Şahin, "Fakültemiz çok köklü bir fakülte. Ülkemizde kurulan ikinci, Cumhuriyet döneminin de birinci fakültesidir. Bu anlamda çok yol kat etti. Şu an itibariyle uluslar arası akreditasyona sahibiz. Aynı zamanda ulusal akreditasyonumuz var. Bu, fakültemiz uluslararası düzeyde eğitim, araştırma ve topluma katkı sunuyor. Biz öğrenci yetiştiriyoruz. Fakülte olarak dünyaca ünlü kişilerle ve üniversitelerle çalışmalarımız var. Hastanemiz de çok köklü bir hastanedir. 1970 yılında kurulan bir fakülteyiz. Bugün itibariyle bölge hayvancılığına hizmet eden bir hastanemiz var. Hastanemizde yaban hayvanlarından tutun, kedi, köpek ve büyükbaşların tedavi ve muayeneleri yapılıyor. Bölgeye de çok ciddi manada hayvan hastanemizin katkısı oluyor. Dışarıda ki kliniklerin sahipleri de öğrencilerimizdir, alanlarında çok iyilerdir ama bizim dallarda hocalarımız çok iyi. İnsan hekimliğinde nasıl hizmet sunuluyorsa bizim fakültemizde de aynı şekilde hizmet sunuluyor" dedi.



‘Hastanemiz 24 saat hizmet vermektedir’


Fırat Üniversitesi Hayvan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Seyfettin Gür, "Hastanemiz 1998 yılında kuruldu. Cerrahi, tohum, suni tohumlama ve dahiliye olmak üzere 4 ana bilim dalında burada hizmet vermektedir. Hastanemizde, toplam 32 personel görev yapmaktadır. Hastanemiz 24 saat hizmet vermektedir. Acil ünitemiz bulunmaktadır. Acil ünitemiz hafta sonları da dahil olmak üzere 08.00 ile 17.00 arası hizmet vermektedir. Hastanemizde özellikle veteriner hekimler ve uzman hekimler de görev alıyor. Hastanemiz bölgeye hitap ediyor. Malatya, Tunceli ve Bingöl’den gelen hastaları da burada tedavi etmekteyiz. Yaban hayvanları da hastanemize gelmektedir. Gelen yaban hayvanların da tedavisini yapıyoruz. Bizim hastanemizde, online randevu sistemimiz mevcut. Vatandaşlar online randevu alabiliyorlar. Burada değişik türde hayvanların tedavileri yapılıyor. Özellikle, sığır, koyun, keçi, at, kedi ve köpek ağırlıklı yapılıyor. Aylık baz da değerlendirdiğimizde 800 hayvan tedavisi gerçekleştiriyoruz. Bunun dışında hastanemizde, operasyonlar için küçük hayvan kliniğimizde 2 tane modern anlamda ameliyathanemiz, röntgen ünitemiz, büyük hayvanda ise 4 ana bilim dalının klinikleri bulunuyor. Burada iki amacımız var, birinci amacımız, öğrencileri yetiştirmek ikincisi ise halka hizmet etmektir" ifadelerini kullandı.



Cumhuriyet tarihinin ilk fakültesine ait hastanede, bir yılda 9 bin 600 hayvan şifa buldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Seyh’ül Kurra Hafız Yılmaz, Vali Makas’ı ağırladı Düzce Valisi Mehmet Makas, Seyh’ül kurra, Kur’an-ı Kerim’i yedi kıraat ve on rivayet üzere ezberleyip, bu alanda icazet almış hafızların, kıraat ilmi konusunda en üst düzey yetkinliğe sahip olan, en bilgili ve en kıdemli öğretici hayırsever Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Son Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Düzce’ye atanan Mehmet Makas, Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Mehmet Makas, "Kıymetlilerimizden Kurra Hafızımız Fahri Yılmaz Hocamıza iadeyi ziyarette bulunarak duasına talip olduk. Rabbim ilim ve kurana hizmet yolunda uzun sağlıklı ömürler versin" dileğinde bulundu. Yılmaz’da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti. Ziyarette Fahri Yılmaz’ın oğlu İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Damadı Cihan Karadayı’da hazır bulundu. Vali Mehmet Makas, Yılmaz’ın kütüphanesini inceledi bilgiler aldı. Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz Kimdir? 1946 yılında Düzce Merkez Beçiyörükler Köyü’nde doğan Fahri Yılmaz, küçük yaşlarda Kur’an-ı Kerim eğitimine başladı. Konuralp Merkez Camii’nde aldığı derslerin ardından Düzce Merkez Kur’an Kursu’nda hafızlığını tamamladı ve 1962 yılında diplomasını aldı. İmam hatip eğitimini bitirdikten sonra çeşitli camilerde görev yaptı. 1980 yılında İzmir Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun oldu. Düzce Cedidiye Camii’nde uzun yıllar imam hatiplik yapan Yılmaz, İstanbul Haseki’de ilmi kıraat eğitimi alarak 1986’da icazetname aldı. Yaklaşık 25 yıl ders veren Yılmaz, çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Köy camisinin yeniden inşasına öncülük ederek 2014 yılında ibadete açılmasını sağladı. Halen ilmi ve hayır çalışmalarını sürdürüyor.
Ankara TFMD ‘Yılın Basın Fotoğrafları’ yarışmasında İHA’ya 4 ödül Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD) tarafından 41 yıldır düzenlenen "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının sonuçları açıklandı. Yılın basın fotoğrafı ödülü İHA’ya verilirken, İHA foto muhabirleri Ahmet Faruk Sarıkoç ve İsmail Coşkun toplamda 4 ödüle layık görüldü. Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) düzenlediği "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının 2026 sonuçları açıklandı. Yarışmanın 41. yılında, ödüller çevre sorunları ve iklim değişikliğine dikkat çeken karelere verildi. Yarışmada, İHA foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç’un Arnavutköy’de çektiği fotoğraf "Yılın Basın Fotoğrafı" seçilirken, aynı kare çevre kategorisinde de birincilik ödülüne layık görüldü. İHA foto muhabiri İsmail Coşkun da iki ödüle layık görüldü. Coşkun, İstanbul’da çektiği fotoğraflarla TFMD Özel Ödülü ile Deprem Şehitleri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. 5 binin üzerinde fotoğrafın arasından seçildi 2025 yılında meydana gelen olaylardan 5 binin üzerinde fotoğrafın değerlendirildiği Yılın Basın Fotoğrafları’nda 6 farklı kategoride 23 fotoğraf ve 3 fotoğraf serisi ödüle layık görüldü. TFMD’nin her yıl bir isme verdiği Yaşam Boyu Onur Ödülü’ne bu sene 75 yaşındaki tecrübeli foto muhabiri Kadir Can layık görüldü. Organizasyona 343 foto muhabiri ve fotoğrafçının yanı sıra 47 öğrenci olmak üzere toplam 390 kişi katıldı. Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, ASKA Lara Resort, AJet, SGDD-ASAM ve Vakıflar Genel Müdürlüğü desteği ile düzenlenen yarışmada verilen toplam para ödülü ise 335 bin lira olarak açıklandı. Yılın basın fotoğrafının hikayesi İhlas Haber Ajansı foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç, ödül alan fotoğrafının hikayesini şu sözlerle aktardı: "İstanbul’un kuzeyinde, Arnavutköy ilçesine bağlı Hacımaşlı Mahallesi üzerinde drone ile yaptığım bir çekim sırasında bu kareyi yakaladım. Gökyüzünden baktığınızda İstanbul’un nasıl büyüdüğünü, hatta nasıl yön değiştirdiğini çıplak gözle görmek mümkün oluyor. Bir tarafta henüz yeşilliğini koruyan tarım arazileri, diğer tarafta hızla yükselen yüzlerce konut Ortada ise İstanbul’un su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı. Bu üç unsur aynı kadrajda buluştuğunda, aslında tek bir fotoğraf değil; İstanbul’un dönüşüm hikâyesi ortaya çıkıyor. Dronu yüzlerce metre yükselttiğimde karşıma çıkan manzara çarpıcıydı: Bir zamanlar tarlaların ve boş arazilerin bulunduğu bölgede dev bir şantiye yükseliyordu. İnşaatların oluşturduğu beton dokusu, hemen yanındaki canlı yeşil tarlalarla keskin bir tezat oluşturuyordu. Bu fotoğrafı çekerken amacım sadece bir manzara kaydetmek değildi. İstanbul’un büyümesini, şehirleşmenin doğayla olan sınırını ve geleceğe bırakacağımız manzarayı tek karede anlatabilmekti. Çünkü yukarıdan bakınca şehir, sadece binalardan ibaret değil; kararlarımızın ve tercihlerimizin de bir haritası gibi görünüyor. ‘Büyüyen İstanbul’ adlı bu kare, bir metropolün genişleme hızını ve doğayla kurduğu hassas dengeyi anlatan sessiz bir belge niteliğinde." Yılın Basın Fotoğrafları Genel Jüri Başkanlığını Foto Muhabiri Coşkun Aral, Türkiye Güzellikleri Jüri Başkanlığını ise Fotoğraf Sanatçısı İzzet Keribar üstlenirken, yarışmanın jüri üyeleri arasında Depo Photos Yayın Yönetmeni Tolga Adanalı, Medya İş Genel Başkan Yardımcısı Zihni Oğuz Akın, AFP Foto Muhabiri Adem Altan, İhlas Haber Ajansı Genel Yayın Koordinatörü İrfan Altıkardeş, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Seçil Deren Van Het Hof, TFMD Başkanı Rıza Özel, Foto Muhabiri Sebati Karakurt, Fotoğraf Sanatçısı Sefa Yamak bulunuyordu. Özel jüri olarak ise Vakıflar Genel Müdürlüğü Temsilcisi Gül Aşık, Gençlik ve Spor Bakanlığı Temsilcisi İlhan Demir, ASKA Otels Temsilcisi Cengiz Kesici, SGDD-ASAM Başkanı Cumhur Özen, AJET Temsilcisi Saffet Yiğit yer aldı.