KÜLTÜR SANAT - 01 Ekim 2025 Çarşamba 10:02

Dağcılar ve tarih tutkunları bin yıllık Mor Ahron Manastırı’nda buluştu

A
A
A
Dağcılar ve tarih tutkunları bin yıllık Mor Ahron Manastırı’nda buluştu

Elazığ’ın Baskil ilçesinde, bin 400 metre rakımlı Muşar Dağı zirvesinde yer alan bin yıllık olduğu tahmin edilen Mor Ahron Manastırı, tarihe ışık tutan kalıntılarıyla dikkat çekiyor. ELDAK üyeleri, zorlu 7-8 kilometrelik bir yürüyüşle manastıra ulaştı ve çevresindeki su sarnıçları ile mezarları fotoğrafladı.



Elazığ’ın Baskil ilçesinde, 10. yüzyılda Süryaniler tarafından inşa edildiği tahmin edilen Mor Ahron Manastırı, tarihe ışık tutan kalıntılarıyla dikkat çekiyor. Suyatağı Köyü Işıklar mezrası sınırlarında, bin 400 metre rakımlı Muşar Dağı’nın zirvesinde yer alan manastır, çevresindeki su sarnıçları, mezar ve kalıntılarıyla bin yıllık geçmişin izlerini koruyor. Elazığ Dağcılık ve Arama Kurtarma Spor Kulübü (ELDAK) üyeleri, düzenledikleri yürüyüşle manastıra ulaştı. Yaklaşık 8 kilometrelik ve zorlu bir parkurdan geçilerek ulaşılan manastır, hem doğa hem de tarih tutkunları için unutulmaz bir deneyim sundu. Katılımcılar, yapının görkemli kalıntılarını ve çevresindeki doğal manzarayı fotoğraflayarak belgeledi. Doğa ve tarih tutkunları, Mor Ahron Manastırı gibi tarihi ve kültürel değerlerin korunması ve daha güvenli hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.


Ayrıca, Tomisa Kalesi ve Teslim Abdal Türbesi’ni ziyaret eden kafile, tarihi ve dini mekan bölgelerinin bakımsız ve ulaşım noktalarında eksikliklere dikkat çekerek ilgili kurumların gerekli hassasiyeti göstermeleri gerektiğini vurguladı.



"Bin 696 yıllık bu yapı, Elazığ’da ayakta kalan nadir ve dini anlamda önemli eserlerden biri"


Kulüp olarak önemli ve anlamlı bir gezi gerçekleştirdiklerini ifade eden ELDAK Spor Kulübü Başkanı Murat Bahçeci, "Bugün, Elazığ Dağcılık ve Arama Kurtarma Spor Kulübü üyeleri olarak Baskil ilçesi Işıklar mezrasına, Mor Ahron Manastırı’nı ziyaret etmek için geldik. Öncesinde Kömürhan Köprüsü civarındaki Tomisa Kalesi’ni de gördük. Urartu döneminden kalma bir uç kale olduğu belirtiliyor. Tarihi yerleri görebilmek amacıyla bu geziye çıktık. Bakımsız ve yol olmamasına rağmen orayı gördük ve burayı fotoğrafladık. Daha sonra Şeyh Hasan Köyü’ndeki Teslim Abdal Türbesi’ni ziyaret ettik, bölgeyi inceledik. Ardından Işıklar mezrasında yaklaşık 2 saatlik yürüyüşle, 400 metre kadar irtifa kazanarak manastıra ulaştık. Manastırın tarihi eski süreçlerden gelmekte ve bu bölge kutsal bir dağ olarak biliniyor. Bu nedenle manastırın buraya yapıldığına dair bilgiler mevcut. Manevi atmosferi, manzarası ve Fırat Nehri’ne yakınlığıyla burası özel ve güzel bir yer. Ancak ulaşım ve işaretlemeler açısından geliştirilmesi gerekiyor. Başlangıçta tabelalar ve işaretlemeler yapılırsa daha geniş kitleler burayı rahatlıkla görebilir. Bin 696 yıllık bu yapı, Elazığ’da ayakta kalan nadir ve dini anlamda önemli eserlerden biri. Biz de kulüp olarak buraya gelip insanlara Elazığ’ın tarihi ve doğal güzelliklerini göstermeye çalışıyoruz" dedi.



"Buranın varlığından çoğu kimsenin haberi yoktur"


Yürüyüşe katılanlardan Murat Karakoç ise "Öncelikle Elazığ Dağcılık ve Arama Kurtarma Spor Kulübü ekibine böyle bir etkinliği gerçekleştirdiği için teşekkürlerimi sunuyorum. Bekar memurların hayatı bellidir. Dolayısıyla evde oturup reels kaydırmaktansa böyle bir etkinliğe katılmayı tercih ettim. Çünkü doğayla iç içe olmayı seviyorum. Bugün burada bin 696 yıllık mabedin içindeyiz. Buranın varlığından çoğu kimsenin haberi yoktur. Şunu da belirteyim ki burası Elazığ’ın Baskil ilçesinde bulunan bir manastır ve bin 696 yılı önce yapılmıştır. Ben bir Elazığlı olarak ve bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, gerek memleketlerim olsun gerek Türkiye Cumhuriyeti halkını gelip görmeleri için buraya davet ediyorum. Çünkü böyle tarihi eserlere bizim millet olarak sahip çıkmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.



Dağcılar ve tarih tutkunları bin yıllık Mor Ahron Manastırı’nda buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Milli Savunma Bakan Yardımcısı Ayhan: "Cephelerde savaşlar bitti, akıllı savaşlar olacak" Bolu’da üniversite ve lise öğrencileriyle bir araya gelen Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, "Artık akıllı makinelerin, bilgisayarların, dronların, yani elektronik harp dönemi olacak. Cephelerde savaşlar bitti" dedi. Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, Bolu’da düzenlenen ’İhtisas Akademi 26’ programında üniversite ve lise öğrencileriyle bir araya geldi. Programda gençlerin merak ettiği soruları yanıtlayan Bakan Yardımcısı Ayhan, gündeme ve geleceğin savunma teknolojilerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Dünyadaki harp konseptinin tamamen değiştiğine dikkat çeken Ayhan, savunma sanayisinin önemine vurgu yaptı. "Bu coğrafyada ayakta kalmak için buna ihtiyaç var" Klasik askeri çatışmaların yerini teknolojik ve elektronik sistemlere bıraktığını ifade eden Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, "Şimdi İran-İsrail-ABD savaşını gördünüz. Bir barış, bir savaş. Bugün tekrar gemi vurdu, gemi vurmadı gibi söylenmeler var. Yani yarın bugünden çok farklı olacak. Nasıl 10 yıl, 15 yıl önce farklıysa, yarın da çok farklı olacak. Yani topların, pompaların, askerlerin cephede olduğu bir savaş yok artık. Yani artık akıllı makinelerin, bilgisayarların, dronların, yani artık elektronik harp olacak. Bunu bilim kurgu filmlerinde seyrediyorsunuz. Onların hiçbiri tesadüf değil. Aslında hepsi bir hayalin, bilgisayarların ürettiklerinin bir yansımasıdır. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte dron ve robot orduları olacak. Yani bir komuta kontrol merkezinde oturacaksınız. Yüzlerce, binlerce dron aynı anda kalkacak. Onlara yapay zeka ile harita, hedef gibi veri yüklenecek. Artık bunlar kalkacak. Bu coğrafyada ayakta kalmak için buna ihtiyaç var. Biz yurtta sulh, cihanda sulh kavramını korumak için savunma sanayiinde güçlüyüz" dedi. "Veriye ve teknolojiye hakim olan dünyayı dönüştürüyor" Bölgesel krizlerden çıkarılması gereken derslere ve Türkiye’nin diplomatik gücüne de değinen Ayhan, "Bugün Orta Doğu’da, Türkiye gibi arabulucu ülkede ana motorsa bu güç sayesinde. Sayın Cumhurbaşkanım ne diyor? ‘Sahada değilsen masada olamazsın, masada yoksan benimlesin diyor.’ Bu ifade çok anlamlıdır. İşte sürü dronları olacak, siberli uzay savaşı olacak. Yani bir anda senin telefonunu kesebilir. Artık şehrin her tarafı dijital. Bir anda hat gidebilir. Şehrin elektrik kapasitesi vardır. Kapandığı zaman bir anda şehir karanlık kalır. Trump diyor ya ‘İran’ı Orta Çağ’a göndereceğim’. Onu diyorken neyi kastediyor; aslında elektrik hat yapısını vurduğu anda Orta Çağ’a gitti. 20, 30, 50 yıl sonra çok hızlı karar verenler kazanacak. Yani veriye hakim olan, teknolojiye hakim olan dünyayı dönüştürüyor. İşte İran-İsrail-Amerika savaşı aslında bize çok şey gösterdi. Ukrayna-Rusya savaşı çok şeyler gösterdi. Bunları iyi takip edebilirsek, arka taraftaki dönüşümleri görebilmekteyiz. Yani 20, 30, 50 yıl sonra akıllı savaşlar olacak. Cephelerde savaşlar bitti" diye konuştu.