GÜNDEM - 14 Şubat 2026 Cumartesi 23:13

Depremden sonra müziğe sarılan anne çocuklarıyla üç enstrüman çalıyor

A
A
A
Depremden sonra müziğe sarılan anne çocuklarıyla üç enstrüman çalıyor

Elazığ’da deprem sonrası evleri ağır hasar alan ve konteyner kentte kalan Kaplan ailesi, pandemi döneminde müziğe başladı. Anne bağlama, oğlu keman, kızı gitar çalıyor. Aile bugün, Elazığ Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ADEM bünyesinde destek alarak çalışmalarını sürdürüyor.


Elazığ’da 2020 yılında meydana gelen Sivrice merkezli deprem sonrası evleri ağır hasar gören Kaplan ailesi, bir süre konteyner kentte kaldı. Pandemi döneminde evde geçirilen zamanın artmasıyla birlikte anne ve çocukları müziğe yöneldi. Anne Başak Kaplan ve çocukları, Elaziz Kültür Eğitim ve Yardımlaşma Derneği tarafından Onur Şahin öncülüğünde ücretsiz olarak açılan enstrüman kursuna katılarak müzik eğitimi almaya başladı. Yaz dönemi boyunca devam eden kursun tamamlanmasının ardından okul döneminin başlaması ve özel kursların ücretli olması nedeniyle aile eğitime dışarıdan devam edemedi. Buna rağmen çalışmalarını bırakmayan aile, evde videolar ve kaynaklardan yararlanarak müzik çalışmalarını sürdürdü. Anne Başak Kaplan bağlama çalarken türkü söylüyor, 12 yaşındaki Çınar Kaplan keman performansıyla dikkat çekiyor, 10 yaşındaki Zehranur Kaplan ise gitarı hobi olarak sürdürüyor. Kaplan ailesi şu anda Aile Destek Merkezi (ADEM) bünyesinde hem maddi hem manevi destek alıyor. Elazığ Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı koordinasyonunda faaliyet gösteren merkezde eğitim gören anne ve çocukları, burada da müzik çalışmalarına devam ediyor.



Anne Kaplan: "Müzik, çocukluğumda içimde bir ukde kalmıştı"


Müziğe başlama süreçlerini anlatan anne Başak Kaplan, "5 çocuk annesiyim, 32 yaşındayım. Oğlum, kızım ve ben müziğe karşı oldukça ilgiliyiz. Aslında müzik benim çocukluğumdan gelen bir şey. Çocukluğumda içimde bir ukde kalmıştı. O dönemin şartları, yaşam koşulları ne yazık ki bize bu fırsatı vermedi. Biz çocuklarımla müziğe depremden sonra başladık. Biliyorsunuz çoğu ev yıkıldı, çoğu ev hasar gördü. Biz de depremzedelerden biriydik ve konteynerde yaşamaya başladık. Kısa bir süre sonra pandemi geldi, Covid-19 derken sokağa çıkma yasakları başladı ve sürekli evdeydik. Çok sıkılıyorduk. O dönemde Elaziz Kültür Eğitim ve Yardımlaşma Derneği tarafından Onur Şahin, çocukları uyuşturucudan, sigaradan ve kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için enstrüman dersleri veren kurs açtı. Bunu duyunca çok sevindik ve hemen başvuru yaptık. Sağ olsun, isteğimizi kabul etti ve orada müziğe başladık. Üç aylık kurs ücretsizdi. Kurs bitince ve okullar açılınca özel kurslara devam edecek imkanımız olmadı. Şu an bulunduğumuz kurum, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Aile Destek Merkezi (ADEM). Vakıf Müdürü Tayyip Özer beyin öncülüğünde ve destekleriyle burada sadece ders veya kurs görmüyoruz. Aynı zamanda psikolojik, maddi ve manevi gibi her türlü desteği görüyoruz. Oğlum kemanda aşırı derecede yetenekli, evde kendi kendine geliştirdi. Kızım da gitar çalıyor ama asıl alanı spor. Gitarı daha çok hobi olarak sürdürüyor. Sporda birçok dalda belgelerimiz ve madalyalarımız var. Okçulukta il birincisi oldu. Fırat Üniversitesi Toplum Destekli Polislik birimi tarafından da ödüllendirildik" dedi.



"Ev hasar aldı ve konteynere taşınmak zorunda kaldık"


Deprem sonrası kemanla tanıştığını ifade eden Çınar Kaplan, "12 yaşındayım, altıncı sınıfa gidiyorum ve keman çalıyorum. Benim keman çalma serüvenim birkaç yıl önce depremle başladı. Elazığ depremi olduğunda bizim ev hasar aldı ve konteynere taşınmak zorunda kaldık. Bir süre sonra pandemi geldi, Covid-19 derken sokağa çıkma yasakları başladı ve sürekli evdeydik. Çok sıkılıyorduk. O dönemde Onur Şahin çocukları kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için enstrüman dersleri veren kurs açtı. Bunu duyunca çok sevindik ve hemen başvuru yaptık. Sağ olsun kabul etti. Aslında annem beni bağlamaya yazdıracaktı ama ben keman istedim. Annem kemanın zor olduğunu söyledi ama ben denemek istedim. İki üç ay kursa gittim. Orada hocam bana öğretti. Üç aylık kurs bitince ve devam edecek imkanımız olmadığı için okullar da açılınca kursa gidemedim. Okuldan geldikten sonra evde internetten ve telefondan videolar izleyerek kendi kendime çalıştım ve kemanı devam ettirmeye çalıştım" şeklinde konuştu.


Müziği hobi olarak sürdürdüğünü ve en büyük hayalinin sporcu olmak olduğunu belirten Zehranur Kaplan ise "10 yaşındayım ve 5. sınıfa gidiyorum. Ben gitarı daha çok hobi olarak kullanıyorum. En çok spora özeniyorum ve sporda birçok başarım var ama en çok futbolu seviyorum. Elazığ’da futbol takımı olmadığı için futbola gidemiyorum. Annem bağlama çalıyor, abim keman çalıyor, ben de gitar çalıyorum. Müziği daha çok hobi olarak sürdürüyoruz. Benim hayalim sporcu olmak, özellikle de futbolcu olmak" diye konuştu.



Depremden sonra müziğe sarılan anne çocuklarıyla üç enstrüman çalıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türk firma, düşman İHA’larını avlayacak "avcı dron" geliştirdi Türk FPV dron şirketi, düşman İHA ve dronlarını havada imha edecek "avcı dron" geliştirdi. Avcı dronun yalnızca elde değil, farklı platformlardan da kullanılabileceğini belirten Mehmet Öztekin, "Bu sistem kara araçlarından, deniz platformlarından, hatta küçük bir bot üzerinden bile rahatlıkla kullanılabilir. Aynı zamanda hava platformlarından bırakılabilecek şekilde de tasarlıyoruz" dedi. Modern savaşın doğasını kökten değiştiren insansız sistemler, yeni nesil "avcı" (interceptor) dronlarla farklı bir boyuta taşınıyor. Özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı ile birlikte düşük maliyetli, yüksek hızlı ve hedefe kilitlenebilen sistemlerin sahadaki etkisi artarken, Türk savunma sanayisi bu alanda da iddiasını ortaya koyuyor. Türkiye’nin ilk önleme (interceptor) dronu Skydagger tarafından geliştirildi. Hava tehditlerine karşı anlık reaksiyon göstererek imha edebilen avcı dron operasyonel kabiliyeti de artıracak. Avcı dron insansız hava araçlarını, kamikaze dronları veya mini/mikro dron sürülerini tespit edip, havada imha etmek için tasarlandı. Avcı dron, mühimmatlı olarak 10 dakika maksimum uçuş süresi ve saatte 320 km/s ulaşabilen yüksek sürati sayesinde hava tehditlerine karşı anlık reaksiyon gösterebiliyor. Bünyesinde çift kamera bulunduran avcı dron, 500 gramlık harp başlığıyla hedefe doğrudan çarparak yüksek imha gücü sağlıyor. "320 kilometre hıza ulaşan avcı dron geliştirdik" Skydagger Genel Müdürü Mehmet Öztekin, geliştirdikleri yeni nesil interceptor dron sistemine ilişkin detayları paylaştı. Öztekin, sistemin yüksek hız ve etkin hedef imha kabiliyetiyle öne çıktığını belirterek, "Sektörde benzer platformlar var ancak biz daha yüksek hız, daha fazla menzil ve daha büyük harp başlığına odaklandık. Düz uçuşta 320 kilometre hıza ulaşabiliyoruz. Hedefe dalış anında bu hız 350-360 kilometre seviyelerine çıkıyor" dedi. Dünyada benzer ölçekte yaklaşık 30-35 farklı platform bulunduğunu ifade eden Öztekin, geliştirdikleri sistemin özellikle performans değerleriyle ayrıştığını vurguladı. "Tüfek gibi elde ateşlenebilecek" Sistemin en dikkat çeken özelliklerinden birinin kullanım kolaylığı olduğunu belirten Öztekin, platformun elde taşınarak ateşlenebileceğini söyledi. Öztekin, "Bu sistemi adeta bir tüfek gibi düşünün. Personel, hedefi gördüğü anda yönlendirerek ateşleyebilecek. Kalkışı manuel olarak hedef doğrultusunda yapılıyor. Bu da sahada büyük esneklik sağlıyor" diye konuştu. Sistemin iki farklı çalışma prensibine sahip olduğunu belirten Öztekin, bu kabiliyetlerin sahadaki etkinliği artırdığını dile getirdi. "Hedefe kilitlenip otonom imha yapıyor" İlk kullanım senaryosunda operatörün görsel temasla hedefe kilitlenme sağladığını ifade eden Öztekin, şunları söyledi: "Yakın mesafede gördüğünüz hedeflerde hem gündüz hem termal kamerayla görüntü kilitleme yapıyorsunuz. Kilit atıldıktan sonra sistem tamamen otonom şekilde hedefe yöneliyor ve imha görevini gerçekleştiriyor. Kalkıştan itibaren süreci kendisi yönetebiliyor." "Radar destekli yönlendirme ile hedefe ulaşıyor" İkinci senaryoda ise sistemin radar verileriyle yönlendirildiğini belirten Öztekin, şu bilgileri verdi: "Radar, hava tehdidini algılıyor ve enlem, boylam, yükseklik bilgilerini yer istasyonuna aktarıyor. Bu veriler pilotun önüne düşüyor. Sistem, yönlendirici imleçlerle operatörü hedef bölgesine götürüyor. Görsel temas sağlandıktan sonra yine kilitleme yapılarak hedef etkisiz hale getiriliyor." "500 gramlık harp başlığıyla etkili imha gücü" Sistemin harp başlığına ilişkin de bilgi veren Öztekin, toplamda yaklaşık 500 gramlık bir mühimmat yapısına sahip olduğunu belirtti. Öztekin, "Bunun yaklaşık 100 gramı patlayıcı, 280 gramı ise bilya şeklinde tahrip unsurlarından oluşuyor. Bu yapı sayesinde hedef üzerinde yüksek etki oluşturabiliyoruz" dedi. "Her platformdan kullanılabilecek şekilde tasarlandı" Yeni nesil interceptor dronun yalnızca elde değil, farklı platformlardan da kullanılabileceğini belirten Öztekin, sistemin çok yönlü kullanımına dikkat çekti. Öztekin, "Bu sistem kara araçlarından, deniz platformlarından, hatta küçük bir bot üzerinden bile rahatlıkla kullanılabilir. Aynı zamanda hava platformlarından bırakılabilecek şekilde de tasarlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Seri üretim hedefi yüz binler" Üretim süreçlerinde yüksek adetli imalata odaklandıklarını belirten Öztekin, enjeksiyon ve 3D üretim tekniklerini birlikte kullandıklarını söyledi. Öztekin, "Dünyada bu tür sistemler genelde 3D printer ile üretiliyor. Ancak biz seri üretim hedeflediğimiz için enjeksiyon yöntemine geçiyoruz. Tasarımlarımızı buna uygun hale getiriyoruz. Amacımız yüz binler seviyesinde üretim yapmak" diye konuştu.